Telefonun Şarjı Neden Çabuk Bitiyor? Bu Ayarları Hemen Değiştirin!
Telefonun şarjı neden çabuk bitiyor diye merak ediyorsanız, yalnız değilsiniz. Çoğu zaman farkında olmadan açık bıraktığımız özellikler ve varsayılan sistem ayarları, batarya ömrünü adeta sinsi bir şekilde tüketir. Oysa birkaç küçük ayarlamayla cihazınızın kullanım süresini gözle görülür şekilde uzatmak mümkün.
Pil performansını artırmak için günlük kullanım konforunuzdan veya cihazın sunduğu imkanlardan feragat etmenize gerek yok. Doğru yapılandırılmış bir güç yönetimi, hem arka planda çalışan gereksiz süreçleri kısıtlar hem de telefonunuzun genel verimliliğini üst seviyeye çıkarır.
Batarya kullanımınızı optimize edecek en etkili ipuçlarını, pratik çözüm adımlarını ve hayat kurtaran püf noktalarını sizler için bir araya getirdik. Hazırladığımız telefonun şarjı neden çabuk bitiyor adlı videomuzda bu sorunun cevabını arıyoruz.
Telefonun Şarjı Neden Çabuk Bitiyor?
Arka planda uygulama yenileme / arka plan kullanımı
Sizin için önemli olan ve arka planda yenilenmesini istediğiniz uygulamalar haricinde, arka planda uygulama yenileme ve arka plan kullanımı, telefonlarda gereksiz pil tüketimine neden olabilen başlıca konulardan biri.
Bazı uygulamalar hem konum, hem arka planda yoğun veri tüketimi ve sürekli senkronizasyon ve daha da önemlisi sürekli bildirim atan uygulamalar, sizin telefonunuzun şarjını sömürüyor.
O yüzden önemli olmayan, arka planda yenileme yapmasa da olur dediğiniz tüm programların hem Android hem iOS’te kullanımını kısıtlayın.
Gereksiz otomatik indirme / güncelleme
Bir de günümüzde bulut servisleriyle beraber otomatik yedekleme işlemleri de epey arttı. Çektiğiniz fotoğraflar Google Photos’a ya da iCloud’a otomatik yedekleme yapıyor olabilir arka tarafta.
Otomatik yedekleme, otomatik uygulama güncelleme, bulut senkronizasyonu, otomatik video, müzik ve podcast indirme gibi özellikleri Wi-Fi ile olacağı zaman yaparsanız, mobil veri kullanımınız da artmaz hem de telefon daha az enerji tüketerek yedekleme işlemlerini yapar.
Ayrıca çok hayati olmayan servislerde otomatik indirme ve güncelleme seçeneklerini kapatıp, kendiniz el ile yapmanız da mantıklı.
Konum servisleri
Ben size bu videoda, diğer alışılagelmiş yapay zekaya yazdırılan metinlerdeki gibi GPS’i kapatın, WiFi’ı kapatın, Bluetooth’u kapatın demeyeceğim.
Bu bağlantı ve konum özelliklerini akıllıca kullanırsanız ve özellikle bu özellikleri arka planda kullanan uygulamaları düzenlerseniz zaten telefonunuz başarılı bir pil yönetimi sağlayacak.
Uygulamaların arka planda yenilemesini düzenlediğinizde zaten konum servisleriyle ilgili de bir adım atmış oluyorsunuz ama pek çok uygulama, konumla ilgili doğrudan bir özelliğe ihtiyacı olmasa bile konum verisine erişim izni isteyebiliyor ve bu izin verildiğinde konumu arka planda kullanabiliyor.
Bu hem gizlilik açısından gereksiz bir erişim hem de bazı senaryolarda gereksiz pil tüketimi anlamına geliyor.
Hem Android hem de iOS, uygulamaları ilk açtığınızda size konum servisleriyle ilgili soru soruyor. Bunu kullanıldığında yapmanız ya da hiç bir şekilde konum servisiyle ilgili işi olmayan uygulamalarda ise asla yapmanız mantıklı.
Bu ayarları toplu bir şekilde yapmak istiyorsanız da konum servisleri ayarlarından, uygulamaların hangisine, hangi yetkileri verdiğinizi kontrol edip, yönetebilirsiniz.
Bildirimleri azaltmak
Arka planda uygulamaların yenilemesini ayarlayıp, çoğu uygulamanın da bildirimlerini kapatmak size ciddi bir enerji kazanımı olarak geri dönecek.
Çoğu uygulama size bildirim göndermek istiyor. Hatta bazı uygulamalar bunu abartıyor ve günde 10 – 15 bildirim atıyor. Birçok telefonda bildirim geldiğinde ekran uyanıyor; buna ses ve titreşim de eklendiğinde gün boyunca yüzlerce küçük enerji tüketimi oluşabiliyor.
Zaten uygulamanın o bildirimi alması için arka planda çalışmasının da enerji yükünü düşünün. Kesinlikle, bildirim geldiğinde göreyim dediğiniz uygulamalar harici gereksiz bildirimleri azaltmak, küçük ama gün boyunca biriken bir enerji tasarrufu sağlayabilir.
Ekran parlaklığı ayarı ve otomatik parlaklık
Klasik bir konu ama evet. Ekran parlaklığı da ciddi bir enerji harcayan kalem.
Otomatikte bırakmak en mantıklısı. İlk 3 maddeyi yaptıktan sonra, ben ekranı full kullanmak istiyorum diyorsanız, o da sizin konfor harcamanız olabilir.
Sonuçta burada harcanan enerji, sizin deneyiminize katkı sunan bir enerji. Gereksiz gelen bildirimler, sizden veri almaya çalışan kullanmadığınız ya da uygulamada size bir işe yaramayacak konum bilgisi ya da arka tarafta sürekli çalışan uygulamalarda size hiç bir katkı yok ve sizden ciddi bir enerji çalıyor.
Tabii bir de ekranın otomatik kapanma süresini de unutmayalım. Bunu kısa tutmak çok daha mantıklı. Çünkü süre uzadıkça, telefonu masanın üstüne koyduğunuzda ve kullanmadığınız zamanlarda da ekran kilitlemeyi unutursanız ekranınız açık kalacak.
Günümüzde çoğu telefon OLED veya AMOLED tabanlı ekran kullanıyor. Bu ekranlarda özellikle siyah pikseller tamamen veya büyük ölçüde kapatılabildiği için koyu tema kullanmak, özellikle ekranın uzun süre açık kaldığı kullanımda enerji tüketimini azaltabiliyor. LCD – IPS ekranlarda bu çok ciddi bir avantaj sağlamıyor.
Always-On Display ve Yüksek Ekran Yenileme Hızı
Yine az önce söylediğim gibi bunlar konfor ve kullanım deneyimine olumlu etki eden yansımalar özellikler. Ben kendi kullanımımda 120 Hz ekran ayarını kullanıyorum. Always on Display özelliğim de açık. Çünkü gereksiz harcanan enerji yerine, konforuma harcanan enerjiyi tercih ediyorum.
Ama Always-On Display’i kapatmak telefona göre yüzde 1 – 2 civarı enerji kazanımı sağlayabiliyor. Yüksek yenileme hızını da dinamiğe çekerseniz, o da küçük de olsa bir avantaj sağlıyor. Ama benim gözüm 120 Hz’den düşüşü algılıyor ya da hissediyor. O yüzden ben bu noktada konforu seçenlerdenim.
Pil tasarrufu modu
Pil tasarruf modu ise telefonun enerji tüketimini azaltmak için kullanabileceğiniz en güçlü seçeneklerden biri.
Pil tasarrufu modunda telefon; modele göre işlemci performansını, arka plan işlemlerini, senkronizasyonu veya ekran yenileme hızını kısıtlayabiliyor
Fakat pil tasarruf moduna geçtiğinizde işlemci hızı düştüğü için, ekran yenileme hızı düştüğü için, deneyiminiz negatif etkilenecektir. O yüzden mesela gece yatarken telefonu düşük güç tüketim modu, pil tasarruf moduna alıp yatabilirsiniz. Ya da telefonda sadece müzik dinleyip, yürüyüşe çıkacaksınız, güç tasarruf moduna geçtiğinizde negatif etkileri görmeyeceksiniz. O yüzden ara ara, sizin telefonla etkileşiminiz az olduğu noktalarda pil tasarruf, güç tasarruf modunu açabilirsiniz.
Mobil Veri
Mobil veri kullanımında özellikle şebeke sinyalinin zayıf olduğu yerlerde telefonun bağlantıyı sürdürmek için daha fazla güç harcaması mümkün.
O yüzden WiFi olan yerde WiFi kullanmak daha mantıklı. WiFi’ı kapalı tutmak size çok büyük bir güç tasarrufu sağlamayacak. Aynı şekilde Bluetooth özellikle 5.0 sürümlerinden sonra kullanılmadığında da kullanıldığında da çok düşük güç tüketimlerine sahip. O yüzden Bluetooth ve WiFi, kullanmadığınızda kapatıp açmakla uğraşmaya gerek yok.
Mobil veri demişken de şunu ekleyebiliriz;
Telefon sürekli daha iyi bir bağlantı ararken veya 5G ile 4G arasında geçiş yaparken, daha çok şarj tüketebilir. Bu tip durumlarda sadece 4G / LTE seçeneği ile ilerleyebilirsiniz.
Yüksek ısı
Yüksek sıcaklığın olduğu yerde kayıp artar. Yani çok ısınan bir telefon ya da çok ısınan bir bataryada, pil kayıpları artar. O yüzden çok güneşin altında, çok ısınan senaryolarda telefonu daha da performanslı kullanıp mesela güneşin altında oyun oynamak gibi işlemlerle telefonun şarj tüketimi çok artar. Bunlara da dikkat ederseniz, pili daha optimize kullanabilirsiniz.
Pil sağlığı
Özellikle pil sağlığı yüzde 80’in altına düşmüşse, bataryanın ilk günkü kapasitesinin ciddi şekilde azalmış olması mümkün. Böyle bir durumda ayarlarla yapabileceğiniz tasarruf sınırlı kalacaktır.

Yorumunuz gönderildi,
onaylandıktan sonra yayımlanacak.