Savunma Sanayi

    KAAN İçin Türkiye-Mısır Teması: Ortak Üretim Masada

    Al-Monitor'un 9 Eylül 2026 tarihli haberine göre Türkiye ve Mısır, Kahire'nin KAAN programına katılım ihtimalini değerlendiriyor.

    Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı KAAN, uluslararası ortaklıklar açısından yeni bir döneme giriyor.

    Al-Monitor’un 9 Eylül 2026 tarihli haberine göre Türkiye ve Mısır, Kahire’nin KAAN programına katılım ihtimalini değerlendiriyor. Bu ihtimalin yalnızca uçak tedarikiyle sınırlı kalmayabileceği, Mısır’ın ortak üretim sürecine dahil edilmesinin de seçenekler arasında bulunduğu aktarılıyor.

    Ancak şu aşamada iki ülke tarafından KAAN konusunda imzalanmış nihai bir ortak üretim anlaşması bulunmuyor. Dolayısıyla gelişmeyi, Mısır’ın KAAN programına kesin olarak dahil olduğu şeklinde değil, ortaklık modelinin görüşüldüğü yeni bir diplomatik ve savunma sanayii teması olarak değerlendirmek gerekiyor.

    Bu gelişme, KAAN açısından özellikle önemli. Çünkü Türkiye ilk kez uçağın geliştirme ve üretim ekosistemini farklı bir ülkenin sanayiiyle daha geniş ölçekte birleştirme ihtimalini değerlendiriyor.

    Mısır neden önemli?

    Mısır, Afrika ve Orta Doğu’nun en büyük askeri güçlerinden biri olmasının yanı sıra geniş bir savunma sanayii altyapısına sahip.

    Kahire’nin özellikle hava kuvvetleri tarafında F-16, Rafale, MiG-29 ve Su-35 gibi farklı kaynaklardan tedarik edilmiş platformları bulunuyor. Bu çeşitlilik, Mısır’ın gelecekte beşinci nesil savaş uçağı kabiliyeti kazanması halinde KAAN’ı potansiyel seçeneklerden biri haline getirebilir.

    Ancak olası KAAN iş birliğinin yalnızca Mısır’ın uçak ihtiyacından ibaret olması beklenmiyor. Asıl dikkat çekici nokta, Mısır’ın üretim kabiliyetinin KAAN ekosistemine dahil edilmesi ihtimali.

    Al-Monitor da Türkiye’nin Mısır’la savunma ilişkilerini geliştirirken doğrudan satışların yanı sıra ortak üretim ve teknoloji transferi fırsatlarını değerlendirdiğine dikkat çekiyor.

    Millî Muharip Uçak KAAN tedarik sözleşmesi imzalandı | DefenceTurk

    Ankara-Kahire hattında savunma ilişkileri hızlandı

    KAAN görüşmelerinin arkasında son dönemde hızlanan Türkiye-Mısır savunma ilişkileri bulunuyor.

    İki ülke, Şubat 2026’da Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında sanayi, teknoloji transferi ve ortak üretim alanlarında iş birliğini geliştirme konusunda mutabakata vardı. Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, karşılıklı yatırımların ve ortak sanayi projelerinin desteklenmesi ile teknoloji transferi, inovasyon ve kapasite geliştirme alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi vurgulandı.

    Savunma alanındaki temaslar da bunun ardından yoğunlaştı.

    13 Temmuz 2026’da Türkiye ve Mısır savunma bakanları savunma iş birliği konusunda niyet mektubu imzaladı. Aynı ziyarette Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile Mısır Savunma Bakanlığı yetkilileri arasında da savunma sanayii iş birliğine yönelik ayrı bir niyet mektubu imzalandı.

    Bu çerçeve, KAAN konusunda konuşulan olası ortak üretim modelinin tamamen bağımsız bir gelişme olmadığını gösteriyor.

    TRHaber's video on X

    KAAN Mısır’da da sergilendi

    Türkiye’nin Mısır’a yönelik savunma sanayii açılımı, Eylül ayında düzenlenen El Alamein Uluslararası Havacılık Fuarında da kendisini gösterdi.

    TUSAŞ, ASELSAN ve MKE’nin katıldığı fuarda Türkiye’nin yeni nesil savaş uçağı KAAN da sergilendi. Al-Monitor’a göre fuar, Ankara’nın Kahire ile savunma sanayii ilişkilerini derinleştirme ve yeni ihracat fırsatları oluşturma hedefinin önemli göstergelerinden biri oldu.

    KAAN’ın Mısır gibi bölgesel bir hava gücünün bulunduğu ülkede sergilenmesi, uçağın yalnızca teknik bir platform olarak değil, Türkiye’nin gelecekteki savunma ihracat portföyünün merkezindeki sistemlerden biri olarak konumlandırıldığını gösteriyor.

    KAAN için ortak üretim ne anlama geliyor?

    Mısır’ın programa dahil olması halinde ortaklığın kapsamı kritik önem taşıyacak.

    Ortak üretim modeli; uçağın belirli yapısal parçalarının Mısır’da üretilmesi, alt sistemlerde Mısır savunma sanayii şirketlerinin görev alması, bakım ve lojistik altyapısının ülkede kurulması veya daha ileri aşamada belirli üretim hatlarının oluşturulması gibi farklı seviyelerde uygulanabilir.

    Ancak hangi parçaların veya teknolojilerin Mısır’a aktarılacağı konusunda şu aşamada açıklanmış resmi bir plan bulunmuyor.

    KAAN’ın mevcut programı, yüksek hassasiyet gerektiren kompozit yapılar, aviyonik sistemler, radar, elektronik harp, görev bilgisayarları ve düşük görünürlük teknolojilerini kapsayan geniş bir sanayi ekosistemine dayanıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı da programın temel hedefleri arasında yüksek yerlilik ve Türk savunma sanayiinin yeteneklerinin azami ölçüde kullanılmasını gösteriyor.

    Bu nedenle olası bir ortak üretimin, doğrudan kritik tasarım bilgilerinin paylaşılmasından ziyade belirli üretim ve sanayi iş paketlerinin ortaklaştırılması şeklinde ilerlemesi daha olası bir model olabilir. Bu ise henüz bir resmi açıklama değil, programın mevcut yapısı üzerinden yapılan bir değerlendirmedir.

    Türkiye açısından stratejik kazanım

    Mısır’ın KAAN programına katılması Türkiye açısından birkaç farklı sonuç doğurabilir.

    İlk olarak KAAN’ın üretim ölçeğinin büyümesine katkı sağlayabilir. İkinci olarak Mısır’ın geniş Afrika ve Arap coğrafyasındaki ilişkileri, KAAN’ın üçüncü ülke pazarlarına açılması açısından yeni kanallar oluşturabilir.

    Daha da önemlisi, farklı ülkelerin programa üretim ortağı olarak dahil olması KAAN’ın uzun vadede tek ülkeye bağlı bir platform olmaktan çıkıp uluslararası bir savunma sanayii programına dönüşmesini sağlayabilir.

    Türkiye’nin Suudi Arabistan ile de KAAN konusunda temas yürüttüğü biliniyor. Al-Monitor daha önce Ankara’nın Riyad’ı KAAN programına çekmeye çalıştığını ve ortak üretim ihtimalinin gündeme geldiğini bildirmişti. Ancak Suudi Arabistan konusunda da tam kapsamlı ortak üretimin kısa vadede kesinleşmiş olmadığına dikkat çekilmişti.

    Mısır seçeneğinin de eklenmesi halinde Türkiye’nin KAAN için oluşturduğu uluslararası ortaklık ağı daha da genişleyebilir.

    KAAN’ın programı Türkiye’de ilerliyor

    Uluslararası ortaklık görüşmeleri devam ederken KAAN’ın Türkiye’deki geliştirme ve üretim programı da ilerliyor.

    Türkiye, Mayıs 2026’da Savunma Sanayii Başkanlığı ile TUSAŞ arasında KAAN’ın seri üretimine yönelik tedarik sözleşmesini imzaladı. Bu sözleşme, geliştirme aşamasından seri üretim dönemine geçiş açısından programın önemli kilometre taşlarından biri oldu.

    KAAN’ın ilk üretim uçaklarında ABD üretimi F110 motorlarının kullanılması planlanırken, Türkiye uzun vadede yerli motor çözümü üzerinde de çalışıyor. 2026 itibarıyla TUSAŞ, seri üretim sürecini desteklemek üzere ilave F110 motorlarının tedariki için çalışmalarını sürdürüyor.

    Dolayısıyla Mısır’la olası ortaklık görüşmeleri, KAAN’ın teknik geliştirme sürecinden bağımsız bir satış görüşmesi değil; uçağın gelecekteki üretim, ihracat ve uluslararası sanayi yapılanmasının bir parçası olabilecek nitelikte.

    Mısır’ın KAAN’a katılımı kesinleşti mi?

    Şimdilik hayır.

    Mevcut açık kaynaklara göre Türkiye ve Mısır arasında savunma sanayii iş birliği hızla gelişiyor ve KAAN’ın da bu görüşmelerin gündeminde olduğu bildiriliyor. Ancak ortak üretimin kapsamı, Mısır’ın programa hangi seviyede dahil olacağı, finansman modeli, üretim takvimi veya herhangi bir uçak siparişi konusunda henüz resmi ve ayrıntılı bir anlaşma açıklanmış değil.

    Bu nedenle mevcut tabloyu “Mısır KAAN’a ortak oldu” şeklinde değil, “Türkiye ve Mısır, Mısır’ın ortak üretimi de kapsayabilecek şekilde KAAN programına katılımını değerlendiriyor” şeklinde tanımlamak en doğru yaklaşım.

    Eğer görüşmeler somut bir anlaşmaya dönüşürse, bu yalnızca Türkiye-Mısır savunma ilişkileri açısından değil, KAAN’ın küresel bir beşinci nesil savaş uçağı programına dönüşme süreci açısından da önemli bir dönüm noktası olabilir.

    google preferred source badge for shiftdelete
    Henüz yorum yok İlk Yorumu Yaz
    ×

    Yorumunuz gönderildi,
    onaylandıktan sonra yayımlanacak.

    Yorum Yaz