Galaxy S26 Ultra Tasarımı Kılıf Sızıntısıyla Ortaya Çıktı

Merakla beklenen Samsung Galaxy S26 Ultra tasarımı, piyasaya sürülen yeni bir kılıf sayesinde bir kez daha netlik kazandı. Teknoloji dünyasının gündemine oturan bu yeni sızıntı, telefonun kamera modülü ve genel hatları hakkında daha önceki söylentileri doğrulayarak, cihazın son halini büyük ölçüde gözler önüne seriyor.

Samsung Galaxy S26 Ultra Tasarımı Nasıl Olacak?

Sızdırılan kılıf görselleri, Galaxy S26 Ultra’nın en dikkat çekici tasarım değişikliklerinden birinin kamera bölümünde olacağını gösteriyor. Önceki modellerin aksine, bu yeni modelde üç kamerayı dikey olarak bir araya toplayan tek ve oval bir kamera adası bulunuyor. Bu değişiklik, cihazın arka yüzüne daha modern ve bütüncül bir görünüm kazandırıyor.

Samsung Galaxy S26 Ultra yeni kılıf tasarımı
Samsung Galaxy S26 Ultra kamera detayı
Samsung Galaxy S26 Ultra kılıf sızıntısı

Samsung Galaxy S26 Ultra kılıf görüntüleri

Tasarımda öne çıkan bir diğer önemli detay ise cihazın köşeleri. Gelen bilgilere göre S26 Ultra, bugüne kadarki en yuvarlak köşeli Ultra modeli olacak. Bu durum, telefonun daha ergonomik bir tutuş hissi sunmasını sağlayabilir. Ayrıca, bu yuvarlak köşe yapısının sadece Ultra modeline özgü olmayacağı, tüm S26 serisinde standart bir tasarım dili olarak benimseneceği de belirtiliyor.

Manyetik Şarj Desteği ve Diğer Detaylar

Sızdırılan kılıfın özellikleri arasında manyetik kablosuz şarj desteği de yer alıyor. Ancak bu noktada bir belirsizlik mevcut. Manyetik şarj özelliğinin doğrudan telefonun kendisinde mi bulunacağı, yoksa bu işlevin sadece kılıf aracılığıyla mı sağlanacağı henüz net değil. Samsung’un bu konuda Apple’ın MagSafe teknolojisine benzer bir adım atıp atmayacağı merak konusu.

Galaxy S26 Ultra kılıfının diğer görüntüleri
Galaxy S26 Ultra yan profilden görünüm
Galaxy S26 Ultra kılıf detayları

Samsung Galaxy S26 Ultra’nın kılıf içindeki diğer görüntüleri

Peki, yeni Samsung Galaxy S26 Ultra tasarımı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Apple Creator Studio Duyuruldu! Yaratıcı Uygulamalar Tek Pakette!

Apple, içerik üreticileri ve profesyoneller için heyecan verici bir adım atarak Apple Creator Studio adını verdiği yeni abonelik paketini resmen duyurdu. Bu yeni paket, şirketin en güçlü yaratıcı yazılımlarını uygun bir aylık ücret karşılığında tek bir çatı altında topluyor.

Aylık abonelik ücreti ve içerik detayları

28 Ocak’ta kullanıma sunulacak olan paketin aylık ücreti 12.99 dolar, yıllık ücreti ise 129 dolar olarak belirlendi. Öğrenciler ve eğitimciler ise bu pakete aylık sadece 2.99 dolar ödeyerek sahip olabilecek. Yeni aboneler için bir aylık ücretsiz deneme süresi de bulunuyor.

Paket kapsamında kullanıcılar; Mac ve iPad üzerinde Final Cut Pro, Logic Pro ve Pixelmator Pro’ya erişim sağlayabilecek. Ayrıca Mac için Motion, Compressor ve MainStage uygulamaları da pakete dahil. Bunlara ek olarak Keynote, Pages ve Numbers uygulamaları için premium içerikler sunulurken, ilerleyen dönemde Freeform uygulamasının da pakete ekleneceği belirtildi.

Uygulamalara gelen yeni özellikler

Apple bu duyuruyla birlikte popüler uygulamalarına gelen yenilikleri de tanıttı. Final Cut Pro, sesleri bulmak için Transcript Search ve anları tarif ederek bulmayı sağlayan Visual Search özelliklerine kavuşuyor. iPad sürümüne ise hızlı kurgu için Montage Maker özelliği ekleniyor.

2024 yılında Apple tarafından satın alınan Pixelmator Pro ise ilk kez iPad’e gelerek tam Apple Pencil desteği sunacak. Logic Pro tarafında ise Synth Player ve doğal dil ile arama yapma gibi yetenekler kullanıcıları bekliyor.

Adobe Firefly GPT-Image 1.5 Desteğine Kavuştu

Adobe Firefly GPT-Image 1.5 Desteğine Kavuştu

Adobe Firefly GPT-Image 1.5 güncellemesi yayınlandı. Pro ve Premium üyelere özel sınırsız üretim fırsatı başladı.

iWork ailesi ve yapay zeka desteği

Creator Studio aboneliği, Pages, Numbers ve Keynote uygulamalarında İçerik Merkezi’ni açarak yüksek kaliteli stok fotoğraflara ve grafiklere erişim sağlıyor. Ayrıca Keynote için metin taslaklarından sunum oluşturma gibi beta yapay zeka özellikleri de kullanıma sunulacak. Apple, bu uygulamaların tek seferlik satın alma seçeneklerinin Mac App Store’da devam edeceğini, iWork uygulamalarının ücretsiz sürümlerinin de kalacağını not düştü.

Peki, Apple Creator Studio paketi ve fiyatlandırması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Xiaomi 17 Max Özellikleri Şov Yapacak

Xiaomi, amiral gemisi serisine bomba gibi bir model eklemeye hazırlanıyor. Mevcut Xiaomi 17, 17 Pro ve Ultra modellerinin yanına katılması beklenen yeni cihazla ilgili ilk sızıntılar, teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Sızdırılan bilgilere göre, yakında tanıtılması beklenen Xiaomi 17 Max özellikleri, özellikle batarya ve performans konusunda rakiplerini geride bırakacak iddialı donanımlar içeriyor. Bu yeni model, akıllı telefon kullanım alışkanlıklarını kökten değiştirebilecek potansiyele sahip.

Sızdırılan Xiaomi 17 Max Özellikleri Neler?

Güvenilir kaynaklardan gelen ilk bilgilere göre Xiaomi 17 Max, standartların çok ötesinde bir donanım paketiyle geliyor. Cihazın en dikkat çeken yanı, şüphesiz batarya kapasitesi ve şarj teknolojileri. Xiaomi, bu modelle birlikte akıllı telefonlarda sıkça karşılaşılan şarj sorununu tarihe gömmeyi hedefliyor gibi görünüyor. İşte sızdırılan ve heyecan yaratan o özellikler:

  • Devasa Batarya: Tam 8.000 mAh kapasiteli bir batarya.
  • Hızlı Şarj: 100W kablolu ve 50W kablosuz şarj desteği.
  • Yeni Nesil İşlemci: Gücünü henüz duyurulmamış Snapdragon 8 Elite Gen 5 yonga setinden alması bekleniyor.
  • Gelişmiş Kamera: Optik yakınlaştırma için bir periskop telefoto kamera.
  • Tasarım Farkı: Diğer Pro modellerinin aksine arka ekrana sahip olmaması.

Bu özellikler, Xiaomi 17 Max’in sadece bir amiral gemisi değil, aynı zamanda belirli kullanım senaryolarına odaklanan niş bir güç merkezi olacağını gösteriyor. Özellikle mobil oyuncular, içerik üreticileri ve yoğun telefon kullanan profesyoneller için bu telefon ezber bozan bir seçenek olabilir.

Batarya Teknolojisinde Yeni Bir Çağ: 8.000 mAh Ne Anlama Geliyor?

Günümüz amiral gemisi telefonlarında ortalama batarya kapasitesi 5.000 mAh civarında seyrederken, Xiaomi 17 Max’in 8.000 mAh gibi devasa bir batarya ile geleceği iddiası, sektördeki tüm dengeleri değiştirebilir. Bu kapasite, teorik olarak standart bir kullanıcı için iki, hatta üç günlük bir kullanım süresi anlamına gelebilir. Yoğun kullanımda bile, kullanıcıların gün sonunda şarj endişesi yaşamadan telefonlarını kullanabilmesi mümkün olacaktır. Bu durum, özellikle uzun seyahatler yapan, sürekli dışarıda olan ve priz bulma imkanı kısıtlı olan kişiler için büyük bir avantaj sunar.

Ayrıca, bu denli büyük bir bataryanın varlığı, telefonun yüksek performans gerektiren görevlerde (örneğin 4K video kaydı veya yüksek grafikli oyunlar) bile uzun süreler boyunca kesintisiz çalışmasını sağlar. Xiaomi’nin bu hamlesi, diğer üreticileri de batarya kapasitelerini artırma yönünde teşvik edebilir ve akıllı telefonlarda yeni bir standart belirleyebilir. Bununla birlikte, 100W kablolu ve 50W kablosuz şarj desteği sayesinde bu devasa bataryanın çok kısa sürelerde doldurulabilmesi, kullanılabilirlik açısından kritik bir öneme sahiptir. Kullanıcılar, saatlerce şarj başında beklemek yerine, dakikalar içinde günlerce yetecek güce kavuşabilir.

Performans ve Kamera: Gücünü Nereden Alacak?

Xiaomi 17 Max’in kalbinde, Qualcomm’un bir sonraki nesil amiral gemisi işlemcisi olması beklenen Snapdragon 8 Elite Gen 5‘in yer alacağı söyleniyor. Henüz resmi olarak duyurulmamış bu işlemcinin, yapay zeka işlemleri, enerji verimliliği ve ham işlem gücü konularında önemli iyileştirmeler sunması bekleniyor. 8.000 mAh’lik batarya ile birleştiğinde, bu verimli işlemci sayesinde telefonun performans ve pil ömrü dengesi mükemmel bir seviyeye ulaşabilir. Bu güç, en zorlu oyunları en yüksek ayarlarda akıcı bir şekilde oynamayı ve çoklu görevleri sorunsuzca yönetmeyi mümkün kılacaktır.

Kamera tarafında ise periskop telefoto lens iddiası dikkat çekiyor. Periskop kamera teknolojisi, akıllı telefonların ince gövdesinde yüksek seviyede optik yakınlaştırma (zoom) yapılmasına olanak tanır. Bu sayede kullanıcılar, dijital zoom’un neden olduğu kalite kaybı olmadan, çok uzaktaki nesneleri bile net bir şekilde fotoğraflayabilir. Xiaomi’nin bu teknolojiyi 17 Max modeline entegre etmesi, cihazın fotoğrafçılık yeteneklerini de üst seviyeye taşıyacağını gösteriyor.

Tasarım konusunda ise ilginç bir detay var. Serinin diğer üst düzey modelleri olan 17 Pro ve 17 Pro Max’te bulunması beklenen arka mini ekranın, 17 Max modelinde yer almayacağı belirtiliyor. Bu strateji, Xiaomi’nin 17 Max’i daha çok ham güç, performans ve batarya ömrüne odaklanan, daha işlevsel bir cihaz olarak konumlandırmak istediğini düşündürüyor. Ayrıca bu kararın, cihazın maliyetini daha makul bir seviyede tutma amacı taşıması da muhtemel. Son olarak, telefonun ilk etapta yalnızca Çin pazarında satışa sunulabileceği yönündeki iddialar, global pazardaki teknoloji meraklılarını biraz üzebilir, ancak ilerleyen zamanlarda global versiyonun da çıkma ihtimali her zaman var.

Honor Magic 8 Pro’nun DxOMark Puanı Açıklandı

Honor Magic 8 Pro’nun DxOMark Puanı Açıklandı

Honor Magic 8 Pro, DxOMark testlerinde aldığı yüksek puanla en iyi kameralı telefonlar arasına girdi. Fotoğraf ve video performansı haberimizde.

Peki, Xiaomi 17 Max hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Ay’da Otel Projesi için Rezervasyonlar Başladı

İnsanlığın uzay macerasında yeni bir perde aralanıyor. GRU Space adında iddialı bir girişim, bilim kurgu filmlerini aratmayan vizyonuyla dikkatleri üzerine çekiyor ve şimdiden tarihe geçecek bir adım atıyor. Şirket, geliştirmekte olduğu Ay’da otel projesi için ilk rezervasyonları almaya başladığını duyurdu. 250.000 dolardan başlayan depozito bedelleriyle, Ay yüzeyinde konaklama hayali kuranlar için ilk somut fırsat sunulmuş oldu. Bu cesur girişim, uzay turizminin geleceğini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor ve Ay’ı sadece bilimsel bir üs değil, aynı zamanda bir turizm destinasyonu haline getirmeyi hedefliyor.

Ay’da Otel Projesi Nedir ve Arkasında Kim Var?

Peki, bu akıllara durgunluk veren projenin arkasındaki güç kim? GRU Space, henüz yolun çok başında olan ancak vizyonuyla şimdiden büyük ses getiren bir şirket. Şirketin kurucusu ise Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’den yeni mezun olmuş genç bir mühendis olan Skyler Chan. Chan’in özgeçmişi, genç yaşına rağmen oldukça etkileyici. Tesla’da araç yazılımı üzerine staj yapmış ve NASA tarafından finanse edilen bir 3D yazıcının uzaya fırlatılması projesinde yer almış. Bu deneyimler, ona uzay endüstrisinin dinamiklerini yakından tanıma fırsatı sunmuş.

Chan, uzay endüstrisinin büyük ölçüde iki ana sütun üzerinde yükseldiğini fark etti: ABD hükümeti gibi devlet kurumları ve milyarderler tarafından finanse edilen özel şirketler. Ancak bu hizmetlerin nihai müşterisinin kim olacağı sorusu zihnini meşgul ediyordu. Bu noktada, uzay turizmini Ay’a taşıyarak üçüncü ve sürdürülebilir bir ticari sütun yaratma fikri doğdu. Chan’a göre, “Kanıtlanmış bir pazar olan turizmi Ay’a genişletebilir ve oradaki ilk oteli inşa edebiliriz. Ay’da oteli inşa ettikten sonra yollar, depolar ve üsler gibi diğer yapıları da kurabiliriz. Sonra bunu Mars’ta tekrarlayabiliriz.”

Ay'da otel projesinin konsept tasarımı

Bu vizyon, sadece bir konaklama tesisi inşa etmekten çok daha fazlasını ifade ediyor. GRU Space (Galactic Resource Utilization – Galaktik Kaynak Kullanımı), adından da anlaşılacağı gibi, uzun vadede Ay, Mars ve asteroitlerden kaynak çıkararak insanlığın uzaydaki genişlemesini beslemeyi hedefliyor. Şirket, bu büyük hedefe ulaşmak için ilk ve en mantıklı adımın, ticari bir cazibe merkezi yaratmak olduğuna inanıyor. Bu nedenle, Ay’da otel projesi, sadece bir başlangıç noktası olarak görülüyor.

Projenin Aşamaları ve Zaman Çizelgesi

Bu planların sadece bir hayal olmadığını gösteren en önemli kanıtlardan biri, GRU Space’in şimdiden Silikon Vadisi’nin en prestijli girişim hızlandırıcılarından biri olan Y Combinator‘dan tohum yatırımı almış olması. Bu destek, projenin hem finansal hem de stratejik olarak sağlam bir temele oturtulmasına yardımcı olacak. Şirketin yol haritası oldukça net ve aşamalı bir ilerleme öngörüyor:

  • 2029 – İlk Görev: Ticari bir Ay iniş aracıyla 10 kg’lık bir yük gönderilecek. Bu görevde, şişirilebilir bir yapı teknolojisi test edilecek ve jeopolimerler kullanılarak Ay toprağından (regolit) “Ay tuğlaları” üretme kabiliyeti sergilenecek.
  • İkinci Görev: Ay yüzeyindeki bir çukura daha büyük bir şişirilebilir yapı indirilecek. Bu aşamada, kaynak geliştirme yeteneklerinin daha büyük ölçekli bir testi yapılacak.
  • 2032 – İlk Otel: Aynı anda dört misafire kadar konaklama imkanı sunacak olan ilk şişirilebilir otel modülünün fırlatılması hedefleniyor.
  • Gelecek Vizyonu: Bu ilk yapıların ardından, Ay tuğlaları kullanılarak inşa edilecek ve San Francisco’daki Güzel Sanatlar Sarayı’ndan ilham alan çok daha büyük ve lüks bir otelin yapımına geçilecek.

Peki, SpaceX’in Starship gibi devasa iç hacme sahip ve kanıtlanmış yaşam destek sistemleri sunan bir araç varken, Ay’da ayrı bir otele neden ihtiyaç duyulsun? Skyler Chan bu soruyu net bir analojiyle yanıtlıyor: “SpaceX, bizi oraya götürecek olan FedEx’i inşa ediyor. Ama orada kalmaya değer bir varış noktası olmalı.” Chan’a göre, insanlığın gezegenler arası bir tür haline gelmesi için çözülmesi gereken temel sorun, dünya dışı yerleşimdir. “Kuzey Amerika’ya yelken açan o ilk gemide yaşayan herkesi tutamayız, değil mi? Bugün içinde yaşadığımız yolları, yapıları ve ofisleri inşa etmeliyiz.”

Uzay Turizminin Geleceği ve Zorluklar

GRU Space’in projesi, uzay turizminin geleceği hakkında heyecan verici bir tablo çizse de, önünde aşılması gereken devasa zorluklar bulunuyor. Radyasyondan korunma, güvenilir yaşam destek sistemlerinin sürdürülebilirliği, Ay’ın aşırı sıcaklık farklarına dayanıklı yapılar inşa etme ve en önemlisi, tüm bu operasyonların astronomik maliyeti gibi konular, projenin en büyük sınavları olacak. Bununla birlikte, teknolojinin hızla ilerlemesi ve Starship gibi yeniden kullanılabilir fırlatma sistemlerinin maliyetleri düşürme potansiyeli, bu tür iddialı projeleri on yıl öncesine göre çok daha ulaşılabilir kılıyor.

Sonuç olarak, GRU Space’in Ay’da otel projesi, cesur bir vizyonun ve somut bir iş planının birleşimi olarak öne çıkıyor. Rezervasyonların açılması, bu projenin sadece kağıt üzerinde kalmayacağının, ticari bir gerçekliğe dönüştürülmek istendiğinin en net göstergesi. Belki de birkaç on yıl içinde, Dünya’ya Ay’daki bir otelin penceresinden bakmak, sadece seçkin astronotların değil, maceraperest gezginlerin de yaşayabileceği bir deneyim haline gelecektir.

Peki, bu iddialı Ay’da otel projesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Makyajlı Yeni Peugeot 408’e Yakından Bakıyoruz

Peugeot, 408 modelini ilk kez görücüye çıkardığında ona tek bir kelimeyle hitap etmişti: “Unexpected” yani Beklenmedik. Gerçekten de otomobil dünyasında segmentleri birbirine karıştıran, ezber bozan bir silüetle karşımıza çıkmıştı. Şimdi ise bu iddialı tasarım, çok daha modern dokunuşlar ve geleceğin motor teknolojileriyle tazelendi. Bugün; hem elimizdeki bu performans canavarının, yani 240 beygirlik Plug-in Hybrid versiyonun detaylarına ineceğiz, hem de Türkiye yollarında fırtına gibi esmeye hazırlanan yeni Hibrit üniteyi konuşacağız.

Tasarımda Işık Oyunları: Aslanın Yeni İmzası

Gelin, söze yenilenen ön panjurdan başlayalım. Peugeot artık sadece bir logo değil, ışıklı bir mücevher taşıyor. Izgaranın üstünde, farlara kadar uzanan boydan boya ışıklı hat, araca çok daha geniş ve vakur bir duruş katmış. Gövde rengiyle kusursuzca bütünleşen üç boyutlu yapı ve o meşhur “aslan dişleri” artık daha ince, daha keskin ve çok daha teknolojik duruyor.

Asıl sürpriz ise arka tarafta. Peugeot tarihinde bir milat yaşanıyor: Bagaj kapağındaki ‘PEUGEOT’ yazısı artık ışıklandırılmış bir formda karşımızda. Gece sürüşlerinde bu detayın yarattığı aura, 408’i yoldaki tüm araçlardan ayıracak cinsten.

Bir Renkten Daha Fazlası: Flare Green

Şu an ekranda gördüğünüz bu özel renk: Flare Green. Güneşte parıldayan bir sarıya, gölgede ise derin bir orman yeşiline bürünen adeta bukalemun karakterli bir boya. 408’in o keskin ve kaslı hatlarını vurgulamak için daha iyi bir seçenek olamazdı. Bu fütüristik görselliği, hibrit modellere özel 19 inçlik Adakite jantlar harika bir şekilde tamamlıyor.

Aracın her iki yanındaki depo kapakları dikkatinizi çekmiştir. Bu bir Plug-in Hybrid olduğu için; bir taraftan yakıtınızı doldururken, diğer taraftan bataryanızı şarj ederek elektrikli sürüşün sessizliğine adım atıyorsunuz.

Kabinde Dijital Devrim: i-Cockpit Evrimi

İç mekana geçtiğimizde o ikonik i-Cockpit bizi yine heyecanla karşılıyor. Kompakt ve sportif direksiyon yerini koruyor ancak dijital dünyada işler değişmiş. Gösterge panelinin grafikleri tamamen modernize edilmiş. GT versiyonlarından hatırladığımız o meşhur 3D derinlik algısı, artık çok daha akıcı ve tepkisel çalışıyor.

Orta konsoldaki özelleştirilebilir i-Toggles tuşları, dijital birer kısa yol gibi elinizin altında. Malzeme kalitesindeki artış ise hissedilir seviyede; yeni döşemeler ve kişiselleştirilebilir ambiyans aydınlatmasıyla içerideki “premium” algısı bir üst lige taşınmış.

Arka koltuklar ise 408’in gizli silahı. 2.79 metrelik aks mesafesi, bir SUV’un ferahlığıyla bir fastback’in şıklığını aynı potada eritiyor. Sunulan diz mesafesi ise sınıf standartlarını yeniden tanımlıyor.

Performans ve Verimlilik: Güç Sende Artık!

Gelelim bu özel versiyonun kalbine: Peugeot 408 Plug-in Hybrid 240. 180 beygirlik benzinli motora eşlik eden 92 kW’lık elektrik motoru, toplamda 240 beygir güç ve muazzam bir tork üretiyor. e-DCS7 şanzıman ise bu gücü tekerleklere ipek yumuşaklığında aktarıyor. Şehir içinde yaklaşık 85 kilometre boyunca sadece elektrikle, hiç benzin yakmadan süzülebilirsiniz. Eğer ev-iş rotanız bu sınırlar içindeyse, akaryakıt istasyonlarına veda etmeye hazırlanın!

Peugeot sadece bununla da kalmadı; tamamen elektrikli E-408 de aileye katıldı. 213 beygir güç ve 456 kilometrelik menziliyle, uzun yolculuklara da göz kırpan çevreci bir alternatif olmuş.

Türkiye’nin Yeni Favorisi: 145 HP Hibrit

Peki, Türkiye yollarında en çok hangisini göreceğiz? İşte burası çok kritik. Ülkemize ilk etapta giriş yapacak olan versiyon; 145 beygirlik Mild Hybrid (MHEV) seçenek olacak.

1.2 litrelik PureTech ünitenin 48V hibrit teknolojisiyle harmanlandığı bu motor, dışarıdan şarja ihtiyaç duymadan kendi kendini şarj ediyor. Şehir içi trafiğinde sürüş sürenizin %50’sini tamamen elektrik modunda geçirebilirsiniz. Bu da yakıt tüketimini 5 litre seviyelerine indirerek hem cebinizi hem de doğayı koruyor. Performanstan ödün vermeden ekonomik kalabilmek, 408’in Türkiye’deki en büyük satış başarısı olacak gibi görünüyor.

2026 Tesla Model Y: 7 Koltuk ve Yeni Özellikler Geldi!

Uzun bir bekleyişin ardından Tesla, en çok satan elektrikli SUV modeli için merakla beklenen güncellemeyi nihayet duyurdu. 2026 Tesla Model Y, özellikle geniş ailelerin ve daha fazla yolcu kapasitesine ihtiyaç duyan kullanıcıların yüzünü güldürecek yedi koltuklu oturma düzeni seçeneğinin geri dönüşüyle sahneye çıktı. Yaklaşık bir yıldır süren söylentiler ve beklentiler, ABD pazarında sunulan bu yenilikle son buldu. Ancak güncellemeler sadece ekstra koltuklarla sınırlı değil; Tesla, premium donanım seviyelerine yönelik bir dizi kozmetik ve teknolojik iyileştirme de ekleyerek Model Y’nin cazibesini artırmayı hedefliyor.

2026 Tesla Model Y ile Gelen En Büyük Yenilik: 7 Koltuk

Yenilenen Model Y’nin en dikkat çekici ve en çok konuşulan özelliği, şüphesiz üçüncü sıra koltuk seçeneğinin yeniden sunulmasıdır. 2025’in başlarında yapılan tasarım yenilemesi sırasında ABD’deki konfigüratörden kaldırılan bu opsiyon, artan talep üzerine yeniden listelere eklendi. Geniş aileler veya sık sık ek yolcu taşıma ihtiyacı duyanlar için bu gelişme büyük bir önem taşıyor. Tesla, bu opsiyon için 2.500 dolarlık bir ek ücret talep ediyor. Bu fiyat, bir SUV’u yedi kişilik bir aile aracına dönüştürmek için makul bir yatırım olarak görülebilir.

Ancak bu özelliğe sahip olmak isteyen alıcıların dikkat etmesi gereken önemli bir kısıtlama bulunuyor. Tesla, yedi koltuklu konfigürasyonu yalnızca Premium Dört Çeker Uzun Menzil (Premium All-Wheel-Drive Long Range) modelinde sunuyor. Bu durum, daha uygun fiyatlı Standart versiyonu tercih eden kullanıcıların bu opsiyondan yararlanamayacağı anlamına geliyor. Dolayısıyla, ekstra yolcu kapasitesi isteyenlerin aynı zamanda premium güç aktarma organları ve daha uzun menzil için de bütçe ayırması gerekiyor. Bu strateji, Tesla’nın daha yüksek kar marjına sahip üst donanım paketlerinin satışını teşvik etme amacını taşıyor olabilir.

Üçüncü Sıra Koltukların Pratikliği ve Boyutları

Yedi kişilik oturma kapasitesi kulağa harika gelse de, aracın iç mekanında fiziksel bir büyüme yaşanmadığını belirtmek gerekir. 2026 Model Y, standart boyutlarını koruyor: 4.750 mm uzunluk ve 2.890 mm aks mesafesi. Aracın gövdesi uzatılmadığı için, en arkadaki diz ve baş mesafesi önceki versiyonlarda olduğu gibi oldukça kısıtlı kalmaya devam ediyor. Bu nedenle üçüncü sıra, yetişkinlerden çok çocuklar için uygun bir alan sunuyor. Yetişkinler, bu koltuklarda ancak çok kısa mesafeli yolculuklarda rahat edebilirler. Bu durum, Model Y’nin üçüncü sırasını acil durumlar veya kısa şehir içi gezileri için pratik bir çözüm haline getiriyor, ancak uzun aile tatilleri için ideal bir seçenek olmayabilir.

Bu noktada önemli bir karışıklığı gidermek gerekiyor. ABD pazarındaki bu güncelleme, Ağustos 2025’te Çin’de piyasaya sürülen ve “Model YL” olarak bilinen versiyon ile aynı değil. Çin pazarına özel olarak geliştirilen bu model, “2+2+2” düzeninde altı kişilik bir oturma kapasitesine sahip. Daha da önemlisi, Çin versiyonunda ikinci sırada kaptan koltukları bulunuyor ve gerçek bir diz mesafesi sunabilmek için aracın aks mesafesi 152 mm uzatılmış durumda. CEO Elon Musk, uzatılmış Model YL’nin ABD pazarına gelip gelmeyeceğinin belirsiz olduğunu, gelse bile bunun 2026’nın sonlarını bulabileceğini belirtmişti. Şimdilik, Amerikalı alıcılar standart uzunluktaki gövdeye sıkıştırılmış üçüncü sıra koltuklarla yetinmek durumunda kalacak.

2026 Tesla Model Y iç mekan ve yeni ekran

Premium Donanımda Kozmetik ve Teknolojik İyileştirmeler

Tesla, yedi koltuk seçeneğinin yanı sıra “Premium” donanım seviyesini daha çekici hale getiren çeşitli dokunuşlar da ekledi. İç mekandaki en belirgin değişikliklerden biri, tavanı kaplayan kumaşta yapıldı. Daha önce tüm Model Y ve Model 3 araçlarında açık gri bir malzeme kullanılırken, artık Premium donanımlı 2026 Model Y’ler siyah tavan döşemesi ile geliyor. Bu koyu renkli malzeme, kabine daha bütüncül, lüks ve sportif bir hava katıyor. Eski açık renge göre iç mekanın geri kalanıyla çok daha iyi bir uyum sağlıyor.

Teknolojik güncellemeler arasında ise yeni bir merkezi ekran yer alıyor. Aracın kontrol merkezi olmaya devam eden bu ekran, artık daha yüksek çözünürlüklü 16 inçlik bir ünite olarak karşımıza çıkıyor. Daha önce sadece Performance modelinde ve Çin’deki Model YL’de bulunan bu büyük ekran, artık ABD’deki tüm Premium donanımlarda standart olarak sunuluyor. Bu, kullanıcı deneyimini iyileştiren ve araca daha modern bir his katan önemli bir yükseltmedir.

2026 Tesla Model Y üçüncü sıra koltuklar

Dış tasarımda ise Tesla, araca daha “gizli” ve agresif bir görünüm kazandıran küçük ama etkili değişiklikler yapmış. Eski krom gümüş rengindeki marka ve model amblemleri, artık siyah renkte geliyor. Buna ek olarak, opsiyonel olarak sunulan 20 inçlik “Helix” jantlar da güncellendi. Önceki yıllarda kullanılan daha açık gümüş rengi yerine artık koyu gri bir kaplamaya sahipler. Bu küçük dokunuşlar, aracın genel estetiğini olumlu yönde etkiliyor.

2026 Tesla Model Y yeni 20 inç jantlar

Sonuç olarak, 2026 Model Y güncellemesi, devrimsel bir yenilikten ziyade mevcut formülü iyileştiren bir makyaj niteliği taşıyor. Ancak bu değişiklikler, kullanıcıların bazı şikayetlerini ve taleplerini doğrudan karşılıyor. Siyah tavan döşemesi ve daha büyük ekran, Premium donanım seviyesine görsel bir değer katarken, yedi koltuk seçeneğinin geri gelmesi, geniş aileler için önemli bir işlevsellik sunuyor. Bu güncelleme, Tesla’nın rekabetin yoğun olduğu elektrikli SUV pazarındaki liderliğini sürdürmesine yardımcı olacak stratejik bir hamle olarak değerlendirilebilir.

Peki, 2026 Tesla Model Y hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Bundle Geçen Yıla Damga Vurdu!

2025, Bundle için yalnızca yeni özelliklerin eklendiği bir yıl olmadı. Haber okuma alışkanlıklarının yeniden tanımlandığı, oyunla gündemin kesiştiği ve yapay zekânın yalnızca bir teknoloji değil, günlük deneyimin parçası hâline geldiği bir dönüşüm yılıydı. Bu dönüşüm; ekrandan otomotive, editör masasından algoritmalara kadar uzandı.

Her sabah açtığın bültenden, gün içinde aldığın bildirimlere; oynadığın kelime oyunlarından arabada dinlediğin haberlere kadar… 2025’te Bundle’da öne çıkan birçok yenilik ve deneyimin arkasında görünmeyen bir ortak vardı: Yapay zekâ. Peki bu teknoloji, kullanıcı deneyimini ve Bundle’ın iş yapış biçimini nasıl kökten değiştirdi?

Yapay zekâ destekli haber deneyimi genişledi

Bundle’da 2025’in en büyük yeniliklerinden biri de yapay zekâ tabanlı Çeviri Haber özelliği oldu. Global haberleri herkes için erişilebilir kılan Bundle, İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Japonca ve daha birçok dilde içeriği Türk okuyuculara sunmayı başardı. 22 farklı ilgi alanı kapsamında on binlerce haber içeriği otomatik olarak Türkçeye çevrildi. Böylece dünya gündemi, dil bariyerleri olmadan Bundle üzerinden takip edilebilir hâle geldi.

Bununla birlikte, AI tabanlı “Daily Summary” özelliği ile gün içindeki gelişmeler iki saatte bir özetlenerek hem yazılı hem de sesli formatta kullanıcılara sunuldu. Bu sayede kullanıcılar, günün temposu ne kadar yoğun olursa olsun gündemden kopmadan takip edebildi.

Bundle’ın en sevilen ürünlerinden biri olan sabah bülteni Morning Bundle tamamen yapay zekâ destekli bir hâle getirilerek, otomatik içerik üretimiyle yeni bir deneyim sunmaya başladı. Bu dönüşüm sayesinde editör ekibinin yaklaşık yıllık 1200 saatlik operasyon emeği tamamen otomatize edilirken, editörler daha kreatif içeriklere odaklanabilme şansı buldu, kullanıcılar da her sabah kendilerine özel bir gündemle uyanmaya başladı.

Yapay zekâ yalnızca üründe değil, operasyonlarda da kullanıldı

Bundle, 2025’te yapay zekâyı yalnızca kullanıcıya dokunan ürünlerde değil, şirket içi süreçlerde de aktif olarak konumlandırdı. Operasyonel süreçlerin %18’i yapay zekâ sistemlerine bağlandı.

Bu dönüşüm sayesinde 2000 saatin üzerinde zaman tasarrufu sağlanırken, ekiplerin verimliliği ve odaklanma kapasitesi önemli ölçüde arttı.

Bundle Games büyümeyi hızlandırdı, Wordle Türkçe %39 büyüdü

Kullanıcılar Bundle’da yalnızca gündemi takip etmedi; kelimelerle düşündü, çözdü ve rekabet etti. Bu yeni deneyim, kısa sürede güçlü bir etkileşim ve büyüme ivmesine dönüştü. 2025 yılında kelime ve puzzle oyunlarından oluşan “Bundle Games” platformunu hayata geçiren Bundle, kısa sürede 300 bine yakın oyuncuya ulaştı.

Bundle Games, Bundle içinde geçirilen süreyi %9 artırırken, uygulamaya 75 binden fazla yeni kullanıcı kazandırdı.

Bununla birlikte, Bundle ekosistemindeki en popüler oyunlardan biri olan Wordle Türkçe, Bundle Games lansmanının ardından 2025 yılı boyunca %39 büyüme kaydetti. Bu artış, oyun tarafındaki stratejinin yalnızca yeni kullanıcı kazanımı değil, mevcut ürünlerin de ölçeklenmesini sağladığını ortaya koydu.

İlk AI tabanlı otomatik bildirim denemeleri başladı

Bundle, AI tabanlı ilk “automated push” bildirim özelliğini 2025’te test etmeye başladı.
Amerikan Borsası ilgi alanında, 54 bin kullanıcı özelinde yürütülen bu denemelerle, tamamen otomatik ve anlık bildirim senaryoları hayata geçirildi.

Togg’a özel yapay zekâ destekli sesli haber asistanı

Bundle, Türkiye’nin yerli otomobil markası Togg için özel olarak geliştirdiği AI tabanlı sesli haber asistanı ile binlerce Togg aracına entegre oldu.

Bu entegrasyon sayesinde sürücüler, yolculuk sırasında haberleri sesli olarak dinleyebildi ve araç içi deneyim farklı bir boyuta taşındı.

İş geliştirme tarafında rekor büyüme

2025, Bundle için iş geliştirme tarafında yalnızca sayısal bir büyüme değil; ölçek, çeşitlilik ve derinlik açısından da bir sıçrama yılı oldu. Markaların ihtiyaçlarına özel geliştirilen proje sayısı bir önceki yıla göre %45 artarken, 9’u yapay zekâ tabanlı olmak üzere toplam 46 media-first proje hayata geçirildi. Bu projelerin önemli bir bölümü, tek seferlik kampanyalar yerine uzun soluklu ve sürdürülebilir kurgularla planlandı. 

Yıl boyunca 90 yeni marka ilk kez Bundle ekosistemine dahil olurken, platformla çalışan toplam marka sayısı 800’e ulaştı. Sevgililer Günü, Black Friday ve Yılbaşı gibi dönemlerde hayata geçirilen 100’ün üzerindeki özel gün ve sezon odaklı projeyle Bundle, markalar için yalnızca bir medya alanı değil; stratejik bir iş ortağı olduğunu pekiştirdi. 

Yenilenen, yapay zekâ tabanlı Morning Bundle Bülteni’nden elde edilen ciroda 8 kat artış sağlandı. 

Devreye alınan 6 yeni display reklam modeli %80’i aşan doluluk oranına ulaştı.

Tüm bu büyümeye ek olarak, BIST 100’de yer alan 13 markanın yatırım ve özel haberlerinin ilk kez Bundle üzerinden yayınlanması, platformun güvenilir içerik dağıtım gücünü de bir üst seviyeye taşıdı.

Clickbait ile mücadelede 190 bin başlık düzeltildi

Bundle’ın 2023 yılının sonlarında, henüz generative AI teknolojileri erken aşamadayken hayata geçirdiği “Bundle AI Clickbait” sistemi, yanıltıcı ve tık tuzağı başlıklara karşı geliştirilen öncü bir çözüm olarak konumlandı.

Bu sistem sayesinde medyadaki yanıltıcı ve abartılı başlıklar otomatik olarak tespit edildi ve haber başlıkları daha şeffaf ve kullanıcı dostu hâle getirildi.

2025 yılı boyunca 190 bin haber başlığı yapay zekâ tarafından düzeltilerek kullanıcılara sunuldu. Bu sayede Bundle, haber okuma deneyimini daha güvenilir ve sade hâle getirirken, clickbait içeriklere karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdü.

Bundle, 2025 yılı boyunca attığı bu adımlarla yalnızca bir haber uygulaması olmanın ötesine geçerek, yapay zekâ destekli ürünleri, oyun platformu, otomotiv entegrasyonları ve markalara özel projeleriyle çok kanallı bir dijital medya ve teknoloji platformuna dönüştü. Kullanıcı deneyimini merkeze alan bu yaklaşım, Bundle’ın önümüzdeki dönemde de hem ürün hem de iş geliştirme tarafında yeni inovasyonlara imza atacağının güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Hepsiburada’da Büyük Ocak İndirimleri Başladı

Hepsiburada, yılın ilk büyük kampanyası olan  “Büyük Ocak İndirimleri” kapsamında, sömestir dönemi ve kış sezonuna yönelik ihtiyaçlara özel indirimler sunuyor. 18 Ocak’a kadar devam edecek kampanya boyunca karne hediyelerinden kış tatiline, soğuk havalarda öne çıkan ürünlerden ev yaşamına kadar birçok kategoride avantajlı fırsatlar kullanıcılarla buluşuyor.

Sömestir ve Karne Hediyelerinde Özel Fırsatlar

Sömestir tatilinin yaklaşmasıyla birlikte çocuklar ve gençler için hediye arayışı hız kazanıyor. Kampanya kapsamında laptoplarda sepette net yüzde 5 indirim, seçili tabletlerde ise 2.000 TL’ye varan sepet indirimi sunuluyor. Oyuncu ekipmanları ve monitörlerde sepette yüzde 5 net indirim, seçili akıllı çocuk saatlerinde ise yüzde 10 indirim uygulanıyor. Çocukların tatil döneminde öğrenme, keşfetme ve birlikte vakit geçirme deneyimlerini destekleyen oyuncaklar ve kutu oyunlarında sepette yüzde 40’a varan indirimler yer alıyor.

Kış Tatili ve Kayak Planları İçin Outdoor Ürünler

Kış tatilini kayak merkezlerinde veya doğada geçirmeyi planlayanlar için spor ve outdoor ürünlerinde mevcut indirimlere ek yüzde 15 net indirim sunuluyor. Şehir içi kullanım için tercih edilen montlarda yüzde 15 indirim, seçili marka botlarda ise sepette yüzde 50 net indirim uygulanıyor.

Kış Aylarında Ev Konforu ve Günlük İhtiyaçlar

Kış aylarının etkisini artırmasıyla birlikte, evde konforu ve günlük yaşamı destekleyen ürünlere olan ilgi yükseliyor. Büyük Ocak İndirimleri kapsamında soba ve ısıtıcılarda net yüzde 10 indirim, battaniye, ev tekstili ve dekorasyon ürünlerinde ise sepette yüzde 50’ye varan indirim fırsatları sunuluyor.

Günlük rutini kolaylaştıran ürünlerde de avantajlı kampanyalar dikkat çekiyor. Kahve ve çay makineleri gibi sıcak içecek hazırlama ürünlerinde sepette net yüzde 10 indirim, sağlık ve bakım ürünlerinde net yüzde 15 indirim, seçili kişisel bakım ürünlerinde ise sepette yüzde 50’ye varan indirimler kullanıcılarla buluşuyor.

Büyük Ocak İndirimleri kapsamında, Hepsiburada’nın Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programına dahil kadın girişimcilerin ürünleri de kampanyada öne çıkıyor. Ev yaşamından modaya, kozmetikten gıdaya kadar farklı kategorilerde kadın girişimcilerin ürünlerinde yüzde 50’ye varan indirimler sunuluyor.

Kampanya Sayfası: https://www.hepsiburada.com/dv/buyuk-ocak-indirimleri

Galaxy Z Fold 7 için Güncelleme Çıktı

Samsung, 2026 yılına hızlı bir başlangıç yaparak katlanabilir amiral gemisi telefonları için merakla beklenen ilk Galaxy Z Fold 7 yazılım güncellemesini dağıtmaya başladı. Bu yeni güncelleme, Galaxy Z Flip 7 modelini de kapsayarak cihazlara en son güvenlik iyileştirmelerini getiriyor.

Galaxy Z Fold 7 Yazılım Güncellemesi Neler Getiriyor?

Yeni yayınlanan güncelleme, Ocak 2026 güvenlik yamasını içeriyor. Bu yama, hem Android işletim sisteminde hem de Samsung’un kendi yazılım katmanında tespit edilen toplam 55 güvenlik açığını gidererek cihazların daha güvenli hale gelmesini sağlıyor. Güncelleme ilk olarak Güney Kore’deki kullanıcılar için sunuldu.

Dağıtıma sunulan firmware sürümleri ise şu şekilde:

  • Galaxy Z Flip 7 için: F766NKSS7AYLT
  • Galaxy Z Fold 7 için: F966NKSS7AYLT

Samsung’un bu güncellemeyi önümüzdeki günlerde diğer ülke ve bölgelerdeki kullanıcılar için de yayınlaması bekleniyor. Bu nedenle, güncelleme bildirimi henüz size ulaşmadıysa endişelenmenize gerek yok.

Güncelleme Nasıl Yüklenir?

Eğer Güney Kore’de yaşıyorsanız ve bu cihazlardan birine sahipseniz, güncellemeyi manuel olarak kontrol edebilirsiniz. Telefonunuzda yeni güncellemeyi denetlemek ve yüklemek için aşağıdaki adımları izlemeniz yeterlidir:

  1. Ayarlar menüsünü açın.
  2. Yazılım güncellemesi seçeneğine dokunun.
  3. İndir ve yükle butonuna basın.

Cihazınız güncellemeyi bulduktan sonra ekrandaki talimatları takip ederek kurulumu tamamlayabilirsiniz. Kurulum sırasında telefonunuz yeniden başlayacaktır.

Honor Magic 8 Pro’nun DxOMark Puanı Açıklandı

Honor Magic 8 Pro’nun DxOMark Puanı Açıklandı

Honor Magic 8 Pro, DxOMark testlerinde aldığı yüksek puanla en iyi kameralı telefonlar arasına girdi. Fotoğraf ve video performansı haberimizde.

Peki, bu yeni güncelleme hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Android Güncellemeleri Tam Gaz Devam Ediyor

Google, Android ekosisteminin can damarı olan Google Sistem Güncellemeleri için Ocak 2026 sürümünü yayınladı. Bu güncellemeler, işletim sistemi sürümünden bağımsız olarak Android telefonlar, tabletler, TV’ler ve hatta otomobiller için güvenlik, kararlılık ve yeni özellikler getiriyor. Her ay düzenli olarak sunulan bu paket, cihazınızın arka planda daha güvenli ve verimli çalışmasını sağlayan kritik iyileştirmeler içeriyor. Ocak 2026 paketi de özellikle Google Cüzdan, sistem yönetimi ve geliştirici hizmetleri alanında önemli yenilikler sunuyor.

Peki, bu güncellemeler tam olarak nedir ve neden bu kadar önemlidir? Geleneksel Android sürüm güncellemelerinin (Android 15, Android 16 gibi) aksine, Google Sistem Güncellemeleri, Google Play Hizmetleri, Google Play Store ve Google Play Sistem Güncellemesi (Project Mainline) aracılığıyla dağıtılır. Bu sayede, telefon üreticisinin büyük bir güncelleme paketi hazırlamasını beklemeden, Google doğrudan milyonlarca cihaza kritik güvenlik yamalarını ve özellik iyileştirmelerini ulaştırabilir. Bu durum, Android ekosisteminin daha güvenli ve güncel kalmasını sağlar.

Ocak 2026 Google Sistem Güncellemeleri Neler Getiriyor?

Ocak 2026 güncelleme paketi, kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen ve sistemin altyapısını güçlendiren çeşitli yeniliklerle birlikte geliyor. Google tarafından yayınlanan resmi sürüm notlarına göre, bu ayki güncellemenin odak noktaları arasında Cüzdan entegrasyonu, sistem kararlılığı ve geliştiricilere sunulan yeni araçlar bulunuyor. İşte öne çıkan başlıca değişiklikler:

Google Cüzdan (Wallet) İçin Önemli Geliştirme

Bu ayki güncellemenin en dikkat çekici yeniliklerinden biri Google Cüzdan tarafında yapıldı. Artık hem telefonunuzdaki hem de Wear OS saatinizdeki Cüzdan uygulamasından, sanal kart numaraları kullanılarak yapılan çevrimiçi alışverişleri ve diğer cihazlardaki işlemleri görüntüleyebilirsiniz. Bu özellik, kullanıcıların tüm harcamalarını tek bir yerden takip etmesini kolaylaştırarak daha bütünleşik bir finansal deneyim sunuyor. Özellikle internet alışverişlerinde güvenlik için oluşturulan sanal kartların takibinin zor olması, bu güncellemeyle birlikte ortadan kalkıyor.

Sistem Yönetimi ve Kararlılık İyileştirmeleri

Google, her güncellemede olduğu gibi bu ay da sistemin genel kararlılığına odaklanmış durumda. Yayınlanan notlarda, Android Auto, PC, Telefon, TV ve Wear OS platformları için sistem yönetimi hizmetlerinde kararlılığı artıracak güncellemeler yapıldığı belirtiliyor. Peki bu ne anlama geliyor? Bu tür iyileştirmeler, uygulamaların daha az çökmesi, cihazın genel performansının artması ve pil ömrünün optimize edilmesi gibi son kullanıcıya doğrudan yansıyan faydalar sağlar. Arka planda çalışan servislerin daha verimli hale getirilmesi, cihazınızın daha akıcı bir deneyim sunmasına olanak tanır.

Android cihazda Google Play sistem güncellemesi ekranı

Geliştirici Hizmetleri ve Google Play Store Yenilikleri

Google, uygulama geliştiricilerini de unutmuyor. Google Play Hizmetleri v26.01 sürümü ile geliştiricilere, uygulamalarında konum ve bağlamla ilgili süreçleri desteklemeleri için yeni özellikler sunuluyor. Bu, daha akıllı ve lokasyon bazlı daha isabetli çalışan uygulamaların önünü açacaktır.

Ayrıca, Google Play Store v49.7 sürümüyle birlikte kullanıcılara artık tek bir ödül yerine birden fazla ödül arasından seçim yapma imkanı tanınacak. Bu, genellikle Play Puanları gibi sadakat programlarında veya uygulama içi kampanyalarda kullanıcı deneyimini daha esnek ve cazip hale getirecek bir yeniliktir.

Android WebView Güncellemesi

Uygulamaların içinde web içeriği görüntülemesini sağlayan temel bileşen olan Android WebView da v144 sürümüne güncellendi. Bu güncelleme, güvenlik ve gizlilik iyileştirmelerinin yanı sıra hata düzeltmeleri içeriyor. WebView’un güncel olması, uygulamalar üzerinden gezindiğiniz web sayfalarında daha güvenli bir deneyim yaşamanız için kritik öneme sahiptir.

Bu Güncellemeler Cihazıma Nasıl Yüklenir?

Google Sistem Güncellemeleri genellikle cihazınıza otomatik olarak arka planda yüklenir. Ancak güncellemelerin durumunu manuel olarak kontrol etmek ve yüklemeyi başlatmak da mümkündür. Bunun için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

  • Google Play Store Güncellemesi: Play Store uygulamasını açın, profil resminize dokunun, Ayarlar > Hakkında bölümüne gidin ve Play Store sürümünün altında bulunan “Play Store’u güncelle” seçeneğine dokunun.
  • Google Play Hizmetleri Güncellemesi: Bu bileşen genellikle otomatik güncellenir ve doğrudan bir güncelleme butonu bulunmaz. Ancak Play Store üzerinden dolaylı olarak kontrol edilebilir.
  • Google Play Sistem Güncellemesi: Cihazınızın Ayarlar > Güvenlik ve Gizlilik > Güncellemeler > Google Play Sistem Güncellemesi yolunu izleyerek en son sürümü kontrol edebilir ve indirebilirsiniz. Bu menünün yeri, cihazınızın marka ve modeline göre değişiklik gösterebilir.

Sonuç olarak, Ocak 2026 Google Sistem Güncellemeleri, Android cihazınızın performansını, güvenliğini ve işlevselliğini artıran önemli iyileştirmeler sunuyor. Özellikle Google Cüzdan’a eklenen yeni işlem takip özelliği, birçok kullanıcı için pratik bir kolaylık sağlayacaktır. Cihazınızın sorunsuz çalışması için bu güncellemeleri düzenli olarak kontrol etmeniz ve yüklemeniz tavsiye edilir.

iOS 26.3 Beta 2 Çıktı!

iOS 26.3 Beta 2 Çıktı!

Apple, iPhone için iOS 26.3 ikinci beta sürümünü yayınladı. Güncelleme detayları, çıkış tarihi ve beklenen yeni Siri özellikleri haberimizde.

Peki, Ocak 2026 Google Sistem Güncellemeleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Mercedes Elektrikli Araç Satışları Ne Durumda?

Mercedes-Benz, 2025 yılını küresel çapta sattığı 2.16 milyon adet araçla güçlü bir şekilde kapattı. Alman otomotiv devinin bu başarısının arkasındaki en büyük itici güç ise rekor seviyelere ulaşan Mercedes elektrikli araç satışları oldu. Özellikle yılın son çeyreğinde yaşanan yoğun talep, 2026 için planlanan büyük ürün atağının habercisi niteliğinde.

Mercedes Elektrikli Araç Satışları Yükselişte

2025 raporundan öne çıkan en önemli başlık, bataryalı elektrikli araçlara yönelik artan talep oldu. Yalnızca dördüncü çeyrekte, tamamen elektrikli otomobil satışları bir önceki çeyreğe göre %18 oranında artış gösterdi. Bu büyüme, sürücülerin doğru seçenekler sunulduğunda elektrikli mobiliteye geçiş yapmaya hazır olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Avrupa, bu dönüşümde kilit bir pazar olmaya devam ediyor. 2025 yılında, tam elektrikli ve plug-in hibrit modelleri kapsayan elektrikli araçlar, Mercedes-Benz’in bölgedeki toplam satışlarının %40’ını oluşturdu. Bu önemli pazar payı, Avrupalı alıcıların yeni teknolojiyi ne denli benimsediğini kanıtlıyor.

Mercedes-Benz 2025 Küresel Satışları

Bu başarının arkasındaki modellerden biri de kompakt sedan segmentindeki yeni elektrikli CLA oldu. Hem müşterilerden hem de eleştirmenlerden tam not alan araç, Avrupalı otomotiv gazetecilerinden oluşan bir jüri tarafından “2026 Yılın Otomobili” seçildi. Yoğun talep nedeniyle siparişlerin 2026’nın ilerleyen aylarına kadar dolduğu belirtiliyor.

Lüks ve Performans Modelleri de Gücünü Koruyor

Elektrikli araçlar geleceği şekillendirirken, Mercedes-Benz’in geleneksel üst segment modelleri de güçlü satış rakamlarına ulaşıyor. Markanın ikonik modeli G-Serisi, 2025’te tüm zamanların en iyi satış yılını yaşadı. Bu modelin teslimatları, yeni alıcıları çeken elektrikli versiyonun da katkısıyla %23 oranında arttı.

2026 Mercedes-Benz GLC

Ayrıca, performans odaklı Mercedes-AMG bölümü de başarılı bir yılı geride bıraktı. Teslimatlar %7’lik artışla 145.000 adede ulaştı. Bu durum, alıcıların ister benzinli ister elektrikli olsun, hız ve güce olan tutkusunun devam ettiğini gösteriyor.

Markanın ticari araç bölümü olan Mercedes-Benz Vans da 2025’te etkileyici bir büyüme kaydetti. Elektrikli van satışlarındaki %46’lık artış, bu alandaki dönüşümün hızlandığını gösteriyor. Şirket, 2026 yılında tamamen elektrikli vanlar için tasarlanmış yeni bir platform üzerine inşa edilen lüks VLE modelini de piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

Mercedes-Benz Segment Bazında Satışlar

Mercedes-Benz, 2026 yılı için büyük planlara sahip. Amiral gemisi S-Serisi sedan ile GLE ve GLS SUV’lar için güncellemeler yolda. Bununla birlikte, yeni elektrikli C-Serisi, GLC ve GLB SUV’ların da piyasaya sürülmesi bekleniyor. Bu yeni modeller, sürücülere daha akıllı ve sezgisel bir dijital deneyim sunmayı vaat eden yeni “MB.OS” işletim sistemine sahip olacak. Dolu sipariş defteri ve yeni teknolojilerle Mercedes-Benz, geleceğe hazır görünüyor.

Peki, Mercedes’in elektrikli araç stratejisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Samsung’dan Katlanma İzi Olmayan Ekran Geliyor

Samsung Display, katlanabilir akıllı telefon pazarını kökünden değiştirecek bir yeniliğe imza attı. Teknoloji dünyasının merakla beklediği CES 2026 fuarında tanıtılan katlanma izi olmayan ekran teknolojisi, kullanıcıların yıllardır en büyük şikayeti olan ekran ortasındaki çukurluğu tarihe gömmeye hazırlanıyor. Bu devrim niteliğindeki panelin, ilk olarak Samsung’un amiral gemisi serisinin bir sonraki üyesi olması beklenen Galaxy Z Fold 8 modelinde kullanılacağı yönündeki iddialar, heyecanı daha da artırıyor.

Katlanma İzi Olmayan Ekran Teknolojisi Nasıl Çalışıyor?

Katlanabilir telefonların ilk gününden beri var olan katlanma izi, esnek OLED panellerin bükülme noktasında zamanla oluşan ve kalıcı hale gelen bir deformasyondu. Samsung Display mühendisleri, bu sorunu çözmek için tamamen yeni bir yaklaşım geliştirdi. Aktarılan bilgilere göre, bu yeni nesil ekranın sırrı, panelin altına yerleştirilen özel bir metal plakada gizli. Bu plaka, telefon katlandığında oluşan yoğun baskıyı tek bir hat üzerinde toplamak yerine, yüzeye eşit bir şekilde dağıtıyor. Bu sayede, ekranın bükülme noktasındaki stres minimuma indirilerek, pürüzsüz ve izsiz bir yüzey elde ediliyor.

CES 2026 fuarında sergilenen prototip, mevcut Galaxy Z Fold 7 ekranıyla yan yana konulduğunda aradaki fark net bir şekilde görülüyordu. Ziyaretçiler, yeni ekranın neredeyse geleneksel bir akıllı telefon ekranı kadar pürüzsüz olduğunu rapor etti. Bu gelişme, sadece estetik bir iyileştirme değil, aynı zamanda kullanım deneyimini de doğrudan etkiliyor. Özellikle S Pen gibi kalemlerle kullanımda, ekran ortasındaki o pürüzlü his ortadan kalkarak çok daha akıcı bir yazma ve çizme deneyimi sunulacak.

Samsung'un katlanma izi olmayan yeni nesil ekran teknolojisi

Bununla birlikte, teknolojinin getireceği potansiyel faydalar şunları içeriyor:

  • Gelişmiş Görüntü Kalitesi: Ekranın ortasından geçen ve ışığı farklı yansıtan bir izin olmaması, özellikle tam ekran video izlerken veya oyun oynarken çok daha sürükleyici bir deneyim sunar.
  • Artırılmış Dayanıklılık: Baskının tek bir noktada toplanmaması, menteşe mekanizmasının ve ekranın ömrünü potansiyel olarak uzatabilir.
  • Daha İyi Dokunma Hissi: Parmağınızı ekran üzerinde gezdirirken pürüzsüz bir yüzey hissi, cihazın premium kalitesini artırır.
  • Yüksek İkinci El Değeri: Katlanma izi, ikinci el katlanabilir telefonların değerini düşüren en önemli faktörlerden biriydi. Bu sorunun ortadan kalkması, cihazların değerini daha uzun süre korumasına yardımcı olabilir.

Galaxy Z Fold 8 ve Katlanabilir iPhone için Anlamı Ne?

Güney Kore merkezli güvenilir kaynaklar, bu çığır açan teknolojinin ticari olarak ilk kez Samsung Galaxy Z Fold 8 ile piyasaya sürüleceğini iddia ediyor. Eğer bu iddialar doğru çıkarsa, Z Fold 8, katlanabilir telefon pazarında rekabeti bambaşka bir seviyeye taşıyabilir ve Samsung’un bu alandaki liderliğini pekiştirebilir. Rakiplerinin hala katlanma iziyle mücadele ettiği bir dönemde, Samsung’un pürüzsüz bir ekran sunması, satış rakamlarına doğrudan yansıyacaktır.

Daha da ilginç olan bir diğer iddia ise Apple ile ilgili. Teknoloji kulislerinde uzun süredir konuşulan ve yıl sonunda tanıtılması beklenen ilk katlanabilir iPhone modelinin de bu teknolojiden faydalanabileceği belirtiliyor. Ancak önemli bir farkla: Apple’ın kullanacağı versiyonda, metal plaka yerine cam destek plakasının yer alacağı söyleniyor. Samsung Display’in, en büyük rakibi olan Apple’a bu denli kritik bir teknolojiyi sağlaması, şirketin ekran üretimindeki tartışmasız gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu durum, katlanabilir telefon pazarının ne kadar büyüdüğünü ve Apple’ın da bu pazara ne kadar iddialı bir giriş yapmaya hazırlandığını gösteriyor.

Sonuç olarak, Samsung’un katlanma izi olmayan ekranı, sadece bir ürün güncellemesi değil, bir teknoloji devrimidir. Bu yenilik, katlanabilir cihazların benimsenmesini hızlandırabilir ve onları niş bir ürün kategorisinden çıkarıp ana akım haline getirebilir. Galaxy Z Fold 8 ve potansiyel bir katlanabilir iPhone ile başlayacak bu yeni dönem, mobil teknolojinin geleceğini şekillendirecek en önemli adımlardan biri olarak kayıtlara geçmeye aday.

Honor Magic 8 Pro’nun DxOMark Puanı Açıklandı

Honor Magic 8 Pro’nun DxOMark Puanı Açıklandı

Honor Magic 8 Pro, DxOMark testlerinde aldığı yüksek puanla en iyi kameralı telefonlar arasına girdi. Fotoğraf ve video performansı haberimizde.

Peki, Samsung’un yeni katlanma izi olmayan ekran teknolojisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!