İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Sinema Dizi Akıllı Ev Motosiklet Mikromobilite Kripto Para Sağlık Teknolojileri Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Sağlıklı Yaşam
  4. Beslenme / Diyet
Beslenme / Diyet

Yoğurdu sofranızdan kaldırın

|Ⓢєччαh|15.02.201367 cevap11.043 görüntüleme
#1
Yoğurdu sofranızdan kaldırın




Hemen hemen her sofrada yer alan yoğurtla ilgili çok önemli uyarı geldi. Bizim faydalı diye yediğimiz yoğurttaki asıl tehlikeyi Çapa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Dizdar açıkladı.

Çapa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Dizdar, endüstriyel yoğurdun yoğurt olmadığını ve son dönemde artan kanser vakalarında bunun etkisinin ilk sırada olduğunu söyledi.

Kanser hastalığı her geçen gün artıyor. Etrafımızda her gün birisine kanser teşhisi konulduğunu duyuyoruz. Uzmanlar, kanserdeki bu kadar yoğun bir artışı yalnızca sigara ile alkolle ve obezite ile açıklamanın mümkün olmadığını düşünüyor.

Rotahaber’e konuşan Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi öğretim üyesi Dr. Yavuz Dizdar bu kadar çok hasta ortaya çıkmasını herkesin maruz kaldığı bir etmenle olabileceği görüşünde. Beslenme açısından da birbirinden çok farklı sosyal statüdeki insanlarda da kanserin görüldüğüne dikkat çeken Dizdar, “şunları hayatınızdan çıkarın diyebileceğiniz neler var” sorusuna şu cevabı verdi:

“Biz bilim adamları olarak geçtiğimiz yıllarda bunu çok tartıştık. Birinci sırada olan yoğurt hala ilk sıradaki yerini koruyor. Bizim ülkemizde yoğurt, diğer ülkelere göre açık ara daha çok tüketilen bir üründür. Yoğurt, beslenmeden öte insan vücudunun dengesinin korunması açısından da çok önemlidir.”

Bu sözleri ifade eden Yavuz Dizdar, bir noktanın altını çiziyor. “Ama işlemden geçmemiş, endüstriyel yoğurt olmamalı” diyor. Dizdar, endüstriyel yoğurttan niçin uzak durulması gerektiğini de şöyle anlayor:

“Çünkü endüstriyel yoğurt, yapay bir ürün. Ekşimiyor, dolapta bekleyen yoğurdu haftalar boyunca üstten yemeye devam etseniz bir şey olmuyor. Bunu ben defalarca test etmiş biri olarak biliyorum. Biraz dikkat eden herkesin de bildiğini düşünüyorum.

Bir ürün bu kadar çok tüketiliyorsa, bu kadar derin bir değişime gitti ise sorun var demektir. Bir gıdanın bozulma biçiminin dönüşmüş olması, ekşimenin ötesinde küflenmeyi bile atlıyor olması içerikte çok fazla değişiklik yapıldığını gösterir. Kimse kusura bakmasın. Bunlar yoğurt değiller. ”


Ana fermente ürünün yoğurt olduğunu hatırlatan Dizdar, maalesef Türkiye’de olmazsa olmazın başında yoğurt ve ayranın geldiğini hatırlatıyor.


HER ŞEY SON 10 YILDA DEĞİŞTİ


Türkiye’de yoğurdun bir 10-15 yıl önce kesinlikle böyle olmadığını hatırlatan Dizdar, bu yeni yoğurt yönteminin bilinçli bir şekilde Türkiye’ye dayatıldığını söyledi. Dizdar, bu güçlerin, yoğurda ilişkin Türkiye’deki yasal tebliğleri bile değiştirdiğini ifade etti. Kendisinin bu konuda eleştirileri gündeme getirdiğinde bazı endüstriyel yoğurt üreticilerinin, “Hocam size bozulmayan yoğurt verdik daha ne istiyorsunuz” diyenlerin olduğunu dile getirdi.

Dizdar, “Peki hayatımızdan her şeyi ile yoğurdu çıkarmalı mıyız?” sorusuna da kesin bir cevap veriyor. “Kesinlikle hayatımızdan çıkarmamalıyız. Tam tersine mümkün olduğu kadar daha çok yer açmalıyız. Ama, endüstriyel yoğurdu bırakıp yoğurdu evde yapmalıyız” diyor.

kaynak
Cevaplar
#2
artık tamam hiç bişey yemicez yani işin b...ku çıktı..
#3
Endüstriyel yoğurt sadece Türkiye'de mi satılıyor.
Türkiye'de daha fazla tüketiliyordur tabi doğru.
Bu uluslarası bir konu, bu platformda tartışır eğer haklıysan ispatlar ve ünlenirsin.
|Ⓢєччαh| Konuyu açan
#4
Ben Kenobi dedi: ↑
Endüstriyel yoğurt sadece Türkiye'de mi satılıyor.
Türkiye'de daha fazla tüketiliyordur tabi doğru.
Bu uluslarası bir konu, bu platformda tartışır eğer haklıysan ispatlar ve ünlenirsin.
bu yeni birşey değil sevgili Ben Kenobi, bunu yıllardır duyuyorum ünlü gıda uzmanlarından.
freewill
#5
valla bizim burada pazarlarda köyden gelen teyzeler yağlı süzme yoğurt getiriyor :) ekmeğin üzerine sürün biraz kimyon ve renk biberi atıp az tuzlayın valla 10 numara oluyor :D yazında ayranını yapın buz atın susurluk ayranı halt etmiş yanında o kadarını söyleyeyim :D
#6
Yok artık. Bu yaştan sonra alkole sigaraya başlayacam ve paso kırmızı yağlı et yiyecem ve hergün asitli kola içecem. Öylede ölüyoruz böylede ölüyoruz.
#7
Yıllardır ev yapımı yoğurt yediğim için sıkıntı yok, sütümüzüde köyden alıyoruz :)
#8
Her apartmana 1 inek 10 tavuk kampanyası başlatalım en iyisi.:) Nereye gidecek bu işin sonu anlanadım.
#9
Çok doğru tespit. Her 10 firmadan 9,5'i böyledir.
#10
En sevdiğim şeydir yoğurt :(
#11
Atatürk orman çiftliğinin yoğurdunu alıyorum. Cam kasede satışı yapılıyor. Tavsiye ederim.
#12
Atın ölümü arpadan olsun :) Yoğurt, ayran candır.
#13
bu kadarıda abartı yoğurtsuz soframı olur
#14
kapataçdüzelir dedi: ↑
artık tamam hiç bişey yemicez yani işin b...ku çıktı..
Kendi el yapımı ürünlerimiz varken niye hazıra başladık ki? En güzeli ev yapımı bence.
Misafir
#15
hamza5806 dedi: ↑
bu kadarıda abartı yoğurtsuz soframı olur
Dizdar, “Peki hayatımızdan her şeyi ile yoğurdu çıkarmalı mıyız?” sorusuna da kesin bir cevap veriyor.“Kesinlikle hayatımızdan çıkarmamalıyız. Tam tersine mümkün olduğu kadar daha çok yer açmalıyız. Ama, endüstriyel yoğurdu bırakıp yoğurdu evde yapmalıyız” diyor.
arkadaşlar, yazıyı iyi okumuş olsaydınız bu tepkileri vermenize gerek kalmazdı. çünkü adam yoğurdu hiç yemeyin demiyor, doğal, evde mayalanan yoğurt yeyin diyor.
#16
geçenlerde yoğurt yapma makinası konusunda da bahsi geçmişti, yoğurt evde yapılır saygılar.
#17
Neyi yiyeceğimizi şaşırdık. Geçen Fransız bilim adamı kolestrolün tamamen ilaç lobisinin ürettiği bişey olduğunu, bunu savunan bilim adamı, doktorların bu ilaç firmalarının bünyesinde çalıştığını yanlı olduğunu belirtti.

Bugüne kadar 350 milyon $ kazanılmış sırf şu kolestrol hapından.
Misafir
#18
Captivate dedi: ↑
Bugüne kadar 350 milyon $ kazanılmış sırf şu kolestrol hapından.
yanlış hatırlamışsın Captivate, 350 milyon değil, 300 milyar dolar idi o.
senin bahsettiğin rakam onlar için çerez parası olur ancak! :)
#19
Zaten yediğiniz yoğurt değil unutmayın 2,5 lt sütten 1 kg yoğurt,5,5 lt sütten 1 kg peynir olur yani 5 kg yoğurt 5 tl veya 1 kg peynir beş tl olmaz.Şimdi süttozunu nişasta ile kesiyorlar üstünede kemik tozu serpiyorlar kaymak gibi bağlıyor
#20
Her gidada oluyor artik bunlar. Ev yapimi urunlerede cogu insan ulasamiyor gunluk hayatin verdigi yogunkuktan dolayi. Bunlar hep kapitalizmin sonucu :P
#21
ashabulyemin dedi: ↑
Zaten yediğiniz yoğurt değil unutmayın 2,5 lt sütten 1 kg yoğurt,5,5 lt sütten 1 kg peynir olur yani 5 kg yoğurt 5 tl veya 1 kg peynir beş tl olmaz.Şimdi süttozunu nişasta ile kesiyorlar üstünede kemik tozu serpiyorlar kaymak gibi bağlıyor
Hocam ne yaptın keşke bilmeseydik :)

Göz görmeyince gönül katlanıyordu.
#22
Bizim mahallede inek bakanlar var :) Biz onlardan alıp kendimiz mayalıyoruz tam yağlı kaymaklı yoğurt oluyor :D Sıkıntı yok yani benim için :D O markette satılan yoğurtlardan da yiyemiyorum ben ve hiçbir yemeüği ayırt etmeden yediğim düşünülürse bu ters bir durum :)
#23
SDN Okuru dedi: ↑
yanlış hatırlamışsın @Captivate, 350 milyon değil, 300 milyar dolar idi o.
senin bahsettiğin rakam onlar için çerez parası olur ancak! :)
Evet haklısın, gözümden kaçmış :) 350 milyar $ olcak.
#24
En güzeli kendin yaptığın yoğurt tabi ki.Ancak onun içinde sütçüden orjinal süt almak lazım.Bende açıkçası sütçüden alınan sütlerin pek hijyenik olduğuna inanmıyorum.Leş gibi ellerle ineğin tezeğe bulanmış, tozlu, kirli memelerinden ağırda tezeğin, pisliğin içinde sağılan sütün hijyenik olduğunuda kimse söylemesin.Sütü kaynatıncada zaten bir anlamı kalmıyor.Nabcaz bilmiyorum.
#25
haberin dikkat çekmesi için mi böyle bir başlık yazılmış yoksa gerçekten böyle mi demiş. doğrusu bilmediğiniz yoğurdu yemeyin olacaktı. piyasada satılan hem de o ünlü markaların yoğurtlarında ciddi oranda koruyucu madde var raf ömrü uzun olsun diye özellikle katıyorlar bu da yoğurdun son kullanma tarihi bir ay geçse bile bozulmamasına neden oluyor. aldığınız yoğurtları dolapta bekletip bunu deneyebilirsiniz ben öyle yapıyorum eğer yoğurt doğal süreci içinde normal eşkiyerek bozuluyorsa bence bir problem yoktur
#26
biz yoğurdu kendimiz yapıyoruz çok da güzel oluyo
#27
Kaldırdık valla uzun zamandır yiyemiyoruz.
#28
tv'lara çıkan hiç bir doktor.profesöre inanmıyorum.daha dün aman et yemeyin aman yumurta yemeyin.2 yıl önce bangır bangır bağırıyorlardı.şimdi aynı insanlar yeyin diyorlar.birde papağan gibi yeni bir şey bulmuşlar sürekli aynı laf kendi yetiştirdiğiniz şeyleri yeyin..oldu kendi yaptığın suyu iç.kendi yaptığın sütü iç.bir şey dicem ama boş ver.:D
#29
eski usülden şaşmayacaksın gerekirse kendi yoğurdunu kendin yapacaksın zor değil hatta nette arasan tariflerini bile bulursun bizi bu hale para kazanma hırsından dolayı hasta edenler düşünsün
|Ⓢєччαh| Konuyu açan
#30

2-3 porsiyon yoğurt tüketin

Yoğurdun tansiyonun düzenlenmesinde, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkin olduğu ve diyette daha fazla kilo vermeyi sağladığı belirlendi...
Sofralardan eksik edilmeyen yoğurdun, hastalık ve enfeksiyonla savaşta rol oynayan T hücrelerini daha güçlü ve aktif hale getirdiği, içindeki dost bakterilerin de mikroplarla savaşarak bağışıklık sistemini güçlendirdiği tespit edildi.

Yurt dışındaki çeşitli üniversitelerde yapılan araştırmalarda, yoğurdun insan sağlığı açısından çeşitli faydaları bulunduğu belirlendi. Araştırmalar arasında yer alan ve 14 yıl süren ''Framingham Kalp Sağlığı Çalışması''nda yoğurt tüketimi ve hipertansiyon açısından da yeni sonuçlar elde edildi.

Toplamda 2 bin 197 yetişkin üzerinde yapılan çalışmada, yoğurt tüketimi fazla olan kişilerde hipertansiyon gelişme riskinin düşük çıktığı görüldü.

DOST BAKTERİLER BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYOR

Viyana Üniversitesi tarafından yoğurdun bağışıklık sistemi üzerine etkisi ile ilgili çalışma yapıldı. Çalışmaya göre, gün içinde 3-4 porsiyon yoğurt tüketimi bağışıklık sistemi için önem taşıyor. Yoğurt, hastalık ve enfeksiyonla savaşta rol oynayan T hücrelerini daha güçlü ve aktif hale getiriyor. Yoğurdun içindeki dost bakteriler ise mikroplarla savaşarak bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Yağ yakımını yüzde 61 artırıyor

Tennessee Üniversitesi'nin araştırmasında ise diyet programlarında yoğurdun etkisi incelendi. Araştırmada, düşük kalorili diyet yapan kişilerin diyetlerine yoğurt ilave edildi ve gün içinde 3 öğün yağsız yoğurt yiyen aşırı kiloluların yoğurtsuz diyet uygulayanlara göre yüzde 22 daha fazla kilo verdikleri görüldü. Ayrıca, bu kişilerin yüzde 61 daha fazla yağ yaktıkları tespit edildi.

EVDE MAYALANMIŞ YOĞURT TERCİH EDİLİYOR

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Başdiyetisyeni Zerrin Demir Şahin, yoğurdun çok uzun süreli geçmişi olan ve ilk çağlardan bu yana tüketilen önemli bir besin olduğunu söyledi.

Yoğurdun sindirim açısından vücutla dost olduğunu vurgulayan Şahin, özellikle kalsiyum ve protein değerinin yüksekliğinden söz etti.

Şahin, yoğurt tüketimini her yaş grubu için önerdiklerinin altını çizerek, hem diyet yapanların hem de sağlıklı kişilerin günlük 3 porsiyon yoğurt tüketmesi gerektiğini ifade etti. Bir porsiyonun, yaklaşık bir kase, bir su bardağına denk gelen 200 cc olduğunu dile getiren Şahin, ''Erişkin bir kişi gün içinde yaklaşık yarım kilo yoğurt tükettiğinde ihtiyacı olan kalsiyum ihtiyacını karşılarken, proteinin de büyük bir kısmını almış olur. Çocukların ise sabahları süt içmesi zorunludur'' dedi.

Şahin, yoğurdun bağırsakları rahatlattığını belirterek, ''Kalsiyumun yeterli miktarda alındığında zayıflama diyetlerinde yardımcı olduğu gözlenmiştir. Aynı zamanda yüksek tansiyonu dengelemede de etkilidir. Bu nedenle, özellikle tansiyon hastaların diyetlerinde yoğurt tüketimi mutlaka olmalıdır. Sonuç olarak, obezite, tansiyon, bağışıklık sistemi hastaları, kalp damar hastaları ile zayıflama diyetleri yapanların gün içinde 2-3 porsiyon yoğurt tüketmesi esastır'' diye konuştu.

Öte yandan yoğurdun hazır gıdadan ziyade günlük sütten evde mayalanmış olmasını tercih ettiklerini de vurgulayan Şahin, bunun bakteriler açısından çok daha faydalı olduğunu söyledi. Şahin, ''Çünkü, pastörize sütün işlem görmesi nedeniyle yararlı bakterilerin kayba uğradığı tespit edildi'' dedi.

kaynak

şimdi bu yazıyı okuyunca bazı arkadaşlar, "bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" diyeceklerdir. çünkü bu haberin muhtevası konunun başlığı ile tamamen mutenakız gözüküyor. ama ilk haberi de dikkatli okuyunca aynı paralelde bir haber olduğu görülecektir.

altı çizilmesi gereken en önemli nokta, ev yoğurdu olmasına dikkat edilmesidir. zaten başlık da probiyotik olmayan fabrika yoğurtları içindi.

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.