sagir
son görülme
Son mesajları
Gülistanı mekân tutsa baykuşlar, Bülbül kahırlanır, gül kahırlanır. Kapasa yolları uçtan uca kar, Hancı kahırlanır, yol kahırlanır. Gurbetçinin elem yağar üstüne, Canavarlar girer kuzu postuna, Sitem etse dostun
GELDİM YA MEVLANA Günahkâr hâlimle, âr ede ede, Türbende mum diye yanmaya geldim. Destûr ver ya Hünkâr, Şems-i Tebrizin, Selâmın edeple sunmaya geldim. Sonsuzluğun ezel-ebet arası, Bilirim yüzümün çoktur karası, İçimde kanadı
ŞAİRİM Şairim kaf dağı sırtımda yüküm, Sırların tahtına kurulan benim. Böylesi verilmiş ezelden hüküm, Kurşunsuz, silahsız vurulan benim. İçimde tufana döner gözyaşı, Söndürür yanardağ olsa ataşı, Yaya benzetirken ince
KALMAMIŞ Sürüklenen bir hazan yaprağından farksızız, Geçmiş asırlardaki şevket-i şan kalmamış. Zamanın değirmeni öğütmüş aslımızı, Edeb-i asaletten zerre nişan kalmamış. Batı taklitçileri kuşatmış aklımızı, Basiretimiz şaşmış, millî
NAZLI DİLBER ( Ayaklı Koşma) Nazlı dilber çıkmış seyran etmeye, Müjdeler veriyor yollar yollara. Kollar kollara. Yiğidi kendine hayran etmeye, Karışmış yanakta allar allara, Güller güllere. Menekşe utanır yüzünü eğer, Patay
NE OLUR (Yedekli Koşma) Gönül deniz gibi dalgalı bugün, Bir de sen darılıp küsme ne olur. Başımda esiyor kavak yelleri, Selamı sabahı kesme ne olur. Karar tutmaz, tez darılır, Her hâlinde muamma, sır, Sevebilsem tam bi
AYAKLI KOŞMA Bir ömür üstünde huzur aradım, Usandım ey dünya huyundan senin, Hayından senin. Kabre doğru yürüdüğüm her adım, Fayda yok anladım bayından senin, Beyinden senin. Kendimi kaybettim sokaklarında, Av oldum amansız tuz
FELEĞE SİTEM Felek bana kastın husumetin ne? Geçmiş baharlardan el ediyorsun. Etme!... Gam okundan delik deşiktir sine, Gözümün yaşını sel ediyorsun. Etme!... Vefasız yâr gibi cefadır işin, Bana mı geçiyor sadece dişin, Hesabın
DOLAŞTIM ÜSKÜDARI Tirenin tik takları alıyor senden beni, Yüreğimde yürüyor bu ayrılık tireni. Beni ağlatan güzel, intizâr etmem sana, Ânı bir ömre bedel rüya yaşattın bana. İşte Beşiktaştayım, her tarafta sen
KARACAOĞLAN Şiir vadisinde bir yüce destan, Tellere dil verdi Karacaoğlan. Çukurova, yankılandı bu sesten, Sazınan, gül derdi Karacaoğlan. Döne kızdan, Kara kızdan el aldı,. Omuzda saz, sırtta heybe yol aldı, Sıla hasretiyl
Şiir sensin, mısra sensin, dil sensin, Dudağın kaside, gözün kafiye. Can evimde en esrarlı desensin, Muhabbetin redif, sözün kafiye. Endamın şah beyit, ellerin vezin, Sayfa sayfa okuyayım ver izin, Tarifi mümkün mü hen
PERİHAN Güzelliğin ölçüsü yok, dozu yok, Resim gibi çizilmiyor Perihan. Kirpiklerin hedef arayan bir ok, İlk bakışta sezilmiyor Perihan. Kumral saçın omuzunu sarıyor, Varlığın insana huzur veriyor, Gül yüzünde sanki zaman eriyor, Mısral