iPhone 6s’i Türkiye’de ilk Kim Aldı?
Apple, ertelemenin ardından bugün resmi olarak iPhone 6s ve iPhone 6s Plus modellerinin satışına Apple Store’da başladı. Apple Store Zorlu Center‘da satışa sunulan iPhone 6s modelleri müşterilerin yoğun ilgisiyle karşılandı.

Apple, ertelemenin ardından bugün resmi olarak iPhone 6s ve iPhone 6s Plus modellerinin satışına Apple Store’da başladı. Apple Store Zorlu Center‘da satışa sunulan iPhone 6s modelleri müşterilerin yoğun ilgisiyle karşılandı.
Her iPhone modellerinde olduğu gibi Apple Store önünde kuyruklar oluştu. Peki, bu bekleyişte ilk iPhone 6s’i almayı başaran kim oldu?
Apple Türkiye‘nin açıklamasına göre Apple Store Zorlu Center’daki ilk müşteri Balıkesir’den Engin Kahraman oldu. Dün akşam saat 18:00’de Balıkesir’den yola çıkıp sabah 03:00’da Apple Store Zorlu Center‘da sıraya giren Engin Kahraman iPhone 6s Plus Gold modelini tercih etti.

iPhone 6s Plus 16 GB modelinin 3,499 TL, 64 GB modelinin 3,899 TL ve 128 GB modelinin 4,299 TL fiyat etiketiyle raflardaki yerini aldığını belirtelim.
Haberde hata mı var?Bize bildirin
Senin fikrin ne?
Bu gelişme hakkında sen ne düşünüyorsun?
Yorumlar (181)
Engin Kahraman ın torunlarına anlatıca bir hikayesi oldu eminim torunlarıda kendisinin bu başarısından dolayı gurur duycaktır
Türkiyenin tek sorunu bin tl kazanan bir insan üç bin tl kazanıyor gibi para harcamasıdır. Bunu ilerde anlarsınız.
millet ac falan değil. o sadece bi sembol. bunlarin agababasina çalışıyosunuz her gun. abartmayin
kahraman olmuş tebrik ediyoruz
eğer hukuk engelleyici bir faktör olmasaydı şu anda birçok şey söylemek isterdim bu beyefendiye. aslında düşüncelerimin hedefinde bu beyefendi yok. yaşanan bu olgunun kisvesinde oluşturulmuş algıya temellendirilmiş davranışlara ve bilinçsizce hareket eden herkese benim öfkem. kimsenin kazandığı parayı nasıl harcayacağı konusunda fikir belirtmek haddime değil. amacım bu da değil zaten. eğer bir amacım varsa herkesin özgürce kazanması ve kazandığını özgürce harcayabilmesi için bir hukuki düzen oluşturmak, bunu savunmak ve koruyucusu olmaktır. bu sebeple "kimin ne kazandığı, kazandığını nasıl harcadığından sanane!" düşünce kalıbına sıkışmış olanlardan yorumumun devamını okumamasını rica ediyorum. bugün eğitim sistemimizden memnun olmayıp, çocuklarımızı/gençlerimizi sorgulayıcı/yaratıcı düşünce perspektifinde yetiştirmemiz gerektiğinden demvuruyoruz. neden? üretim toplumu olabilmek için. seri üretim gençlik yetiştirmek yerine özgürce düşünebilen bireyler yetiştirmek için: ancak! eğitim denilen olgu okulla sınırlandırılmamıştır. eğitim anne rahmine girmeyle birlikte başlayan ve insanoğlu son nefesini verinceye kadar devam eden bir süreçtir; salt öğrenme-öğretme süreci değildir. örnek olma, örnek alma sürecidir eğitim. birey pekçok uygulamayla eğitilir/kendini eğitir. en nihayetinde eğitimin nihai amacı bireye istendik davranışlar kazandırılmasıdır. önce kendi sonra toplum adına ahlaklı birer birey yetiştirmektedir. iphone 6s (ya da her neyse artık), ona ilk sahip olmak marifet değildir. ve görüntüdeki gibi alkışlarla karşılamak da marifet değildir. balıkesir'den gelip sabahın üçünde sıraya girip o telefona sahip olmayı istemek/arzulamak id'e karşı koyamamaktır. zedelenmiş bir egonun id'e karşı koyamamasından kaynaklanmaktadır. o telefona sahip olmak için bu kadar (görmemiş/ahlaksız her nasıl tanımlıyorsanız) biliçsizce çaba göstermeye gerek yoktur. üzülerek belirtiyorum ki ben bugünden endişelenirken yarınımızdan da endişelenmeye başladım. çünkü türkiye'de maalesef bilinçsizlik korunç boyutlarda. iphone 6s alır mıyım? evet, alırım. peki onun için sabahtan sıraya girmek? bugünün ahlaki yozlaşması ne yazık ki yarınlarımızı mahvedecek. bu tüketim çılgınlığından kurtulmamız gerekmekte!.. ahlaki boyut zaten bu toplumu parçalamaya başladı devam de edecek. ikinci boyut: ekonomi. bugün ağızını yaya yaya yunanistan'ın ekonomisi ile dalga geçiyoruz. bilmiyoruz ki yunanistan'ın ekonomisi üretim ekonomisine dayalı değildi. tüm rezervlerini refah için kullandı. bugün ise çöküşte. toplum refahını sağlamak istiyorsanız yunanistan gibi yapmazsınız. dış borçlarımızın tamamı döviz. siz dış borçlarınızı tl ile ödeyemezsiniz. "tl basar öderiz." kafansından kurtulmamız gerekiyor. dış borcumuzu ödemek ve refah için harcama yapmak için döviz kazanmamız gerekiyor. döviz kazanmak için üretmemiz gerekiyor. üretip dış pazarlara açılmamız gerekiyor. ancak o zaman kazanırız. ancak o zaman cari fazla elde ederiz. o cari fazlayı da adaletli bir şekilde paylaşırız, saraylar yapa
Çok lazımdı
ülkemizde ve tüm dünyada milyonlarca sıkıntı ile yaşayan,ilaç tedavi parası bulamayanlar varken bu ve buna benzer eşyalara para harcayanlarda her devirde olmuş ve olacaktır. İnsanin en büyük düşmanı ve zayıflığı kendi egosudur.
Sömürgeci zihniyetin ilk koyun bireyini alkışlıyoruz.
2000 yılında RAKS marka, yerli cep telefonu üretilmiş... Ama maalesef RAKS iflas etti... Belki 3.dünya ülkesi olma sebeplerimizden biri budur. Kompleksi bırakıp çalışalım.. Bu arada, yerliyi yabancıdan pahalı satan CASPER-VESTEL de hiç masum değiller...
Apple alan bi zihniyet nas