Norveç merkezli robot firması 1X, ev için tasarladığı insansı robot Neo Gamma’yı tanıttı. Şirket, Neo Gamma’yı dev teknoloji firmalarının geliştirdiği insansı robotlara karşı daha güvenli ve kullanıcı dostu bir seçenek olacağını söyledi.
1X’ten evlere özel yeni robot: Neo Gamma
Önceki modeli Neo Beta’nın devamı niteliğinde olan Neo Gamma, özellikle ev içi testler ve kullanım için geliştirildi. Robotun temel amacı kahve yapmak, çamaşır yıkamak ve elektrik süpürgesiyle temizlik yapmak gibi günlük ev işleri olacak.
Sanayi robotlarının aksine 1X, Gamma’yı daha “insansı” bir görünüme sahip olacak şekilde tasarladı. Robotun insanlarla olası temasında yaralanmaları azaltmak amacıyla naylon bir giysiyle de kaplandı.
Samsung’un Şubat 2025 güvenlik yamasını alan en yeni model Galaxy Z Fold 3 oldu. İşte güncellemeyle ilgili ayrıntılar!
Gamma, özellikle yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik robotların giderek önem kazandığı bir dönemde geldi. Şirket, ev için daha güvenli ve yaklaşılabilir bir seçenek sunmayı amaçladığını söyledi.
Ev robotları pazarı uzun zamandır zorlu bir alan oldu. Bugüne kadar çok az şirket hem kullanışlı hem de uygun fiyatlı sistemleri evlere taşıyabildi. Ancak 1X, Neo Gamma’nın yapay zeka ve güvenlik sistemlerindeki gelişmelerini yansıttığını söyledi. Buna göre insan tarafından uzaktan kontrol (teleoperasyon) özelliği de sağlayacak.
Şirket, ev robotlarının çevre farkındalığının yüksek olması ve zarar vermekten kaçınması gerektiğini söyledi. Neo Gamma’nın gelişmiş sensörleri ve kontrol mekanizmaları da bu konuda oldukça önemli.
Star Wars: Knights of the Old Republic 1 ve 2 şu anda mobil cihazlarda ücretsiz olarak indirilebiliyor. Bunun için kullanıcıların öncelikle bir Android akıllı telefona sahip olması gerekiyor. İkinci olarak, kullanıcılar Google’ın “zararlı” dosyaları indirme olasılığına ilişkin uyarısını dikkate almamalı.
Bu engelleri aşarak, çapraz platform oyun mağazası oluşturma stratejisinin bir parçası olarak orijinal Xbox oyunlarının remaster’larını sunan Epic Games Store sayesinde, Star Wars serisinin en iyi iki RPG’sinin keyfini çıkarmak mümkün. İşte detaylar…
Epic, engelleri aşarak Star Wars oyunlarını Android kullanıcılarına sundu
Epic Games’in iki Star Wars oyununu Android kullanıcılarıyla buluşturma girişimi, mobil cihazlar için rakip bir uygulama mağazasının açılmasına olanak sağlayan yıllar süren hukuki mücadeleler ve lobi çalışmalarının ardından Ağustos 2023’te başladı.
Bununla birlikte Fortnite, Fall Guys ve Rocket League Sideswipe gibi oyunlar birden fazla platforma geri döndü. Bu durum şirketin her satışta Apple ve Google’a ücret ödemeden iOS ve Android’de bir mobil oyun mağazası kurma girişiminin başlangıcı olarak karşımıza çıktı.
Ancak henüz sorun çözülmüş değil. AB düzenlemeleri uygulama mağazasına erişimi kolaylaştırmış olsa da ABD’deki iPhone’larda hala bu seçenek bulunmuyor. Android cihazlar erişim imkanı sunarken Google, tıpkı yeni Star Wars oyunlarında olduğu gibi, Epic Games Store’a erişirken olası virüs bulaşmaları konusunda uyarıda bulunarak kullanıcıları caydırmaya çalışıyor.
Rockstar Games tarafından geliştirilen ve büyük merakla beklenen GTA 6, Malezya'da bir mağazada ön siparişe açıldı.
Raporun yazarı, oyunları indirmeye çalıştığında “zararlı” dosyalar hakkında anında bir uyarı aldığını, ancak Epic’in kurulum sürecini kolaylaştıran bir kılavuzu bulduğunu, bunun sadece oyun oynamak isteyen daha az deneyimli kullanıcıları caydırabileceğini belirtti.
Tüm zorluklara rağmen bu hamle mobil oyun dünyasında önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor. Star Wars: Knights of the Old Republic 1 ve 2 gibi klasik oyunlara ücretsiz erişim imkanı cazip gelse de, kurulum süreci bazıları için korkutucu olabilir.
Tesla, Supercharger istasyonlarında yaşanan kuyruk sorununa nihayet çözüm buldu. Uzun süredir talep edilen bu özellik, tartışmaya neden olan olayla birlikte duyuruldu. Peki Tesla, bu sorunu nasıl çözecek? İşte detaylar…
Tesla, Supercharger istasyonlarında kuyruk sistemini denemeye başlıyor
Tesla, uzun süredir Supercharger istasyonlarında kuyruk oluşturulması gerektiği yönündeki talepleri nihayet dikkate alarak sanal sıra sistemini test etmeye karar verdi. Bu adım, geçtiğimiz günlerde Tesla sahipleri arasında yaşanan bir kargaşa sonrasında geldi.
Tesla, Supercharger istasyonlarının genellikle dolu olduğu zamanlarda şarj istasyonlarına gelen sürücülerin fiziksel olarak sıraya girmeye çalıştığını ancak bu durumun bazen park alanı yetersizliği ve karmaşa yaratmasıyla sorun haline geldiğini belirtiyor.
Son Android Auto güncellemelerinin ardından birçok kullanıcı, kablosuz bağlantı sorunlarıyla karşı karşıya.
Tesla sahiplerinin yaklaşık yüzde 1’inin karşılaştığı bu sorun, nadir de olsa bu tip kavgalara yol açabiliyor. Geçen yıl Elon Musk’ın şarj ekibini görevden almasının ardından Tesla’nın Supercharger ağı genişlemesi beklenenden daha yavaş olmuştu. Şirketin hedefi, bu sorunu çözmek için Tesla uygulaması ve araç içi sistem üzerinden sanal bir kuyruk oluşturmak. Bu sayede sürücüler, istasyonlara geldiklerinde sıraya girebilecekler.
Tesla, yılın ikinci çeyreğinde bazı lokasyonlarda sanal kuyruk pilot uygulamalarına başlayacak ve bu sistemin daha geniş bir şekilde yayılması için olumlu geri bildirim almayı hedefliyor. Ayrıca şirket, Supercharger ağını her yıl yüzde 20 oranında büyütmeye devam edeceğini açıkladı. Bu sanal kuyruk sistemiyle Tesla, sadece Tesla sahiplerinin değil, ağda yer alan diğer elektrikli araç sahiplerinin de deneyimlerini iyileştirmeyi planlıyor. Ancak sistemin nasıl çalışacağı ve özellikle Tesla dışı araçlarla uyumlu olup olmayacağı hala belirsizliğini koruyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
GeoHealth’te yayınlanan makalede, Mars tozunun akciğer hastalıklarına ve görme sorunlarına yol açabileceği ifade edildi. Bu tozun ay tozuna benzer özelliklere sahip olduğu, çok ince ve ayrıca elektrik yüklü olduğu belirtildi. Bu nedenle son derece rahatsız edici olduğu, elektrostatik etkisiyle her şeye yapıştığını ve ondan kurtulmanın kolay olmadığını aktarıldı.
Uzay doktorları Mars konusunda çağrıda bulundu
Apollo astronotlarının da bu soruna aşina olduğu biliniyor. Ay toprağına düştüklerinde, tozu silkelemek neredeyse imkansızdı. Toz uzay giysilerinin her cebine giriyordu.
Astronot-jeolog Harrison Schmitt’in 1972 yılında Apollo 17 görevi sırasında öksürük krizi ve alerji yaşadığına dair meşhur bir vaka bulunuyor. Schmitt, açık yüzeyden gemiye döndükten sonra uzay giysisi kaskını çıkardığında bu tozu solumuştur. Astronotlar Ay tozunun barut gibi koktuğunu söyledi.
Bu nedenle uzay doktorları, toz fırtınalarıyla ünlü Mars’taki bu tozlarla ne yapacaklarını düşünüyor. Bu tozun sadece pas (demir oksit) içermediğini, aynı zamanda kuvars, silisyum dioksit, perkloratlar ve hatta arsenik içerdiği açıklanıyor.
Doktorlar, madencilik sektöründe çalışan işçilerin, yeryüzü tozumuzdaki silisyum dioksitten büyük ölçüde etkilendiğini, silikozise yakalandıklarını, yani katı parçacıkların akciğerlere nüfuz etmesine karşı şiddetli bir iltihaplı reaksiyon gösterdiğini hatırlattı. Akciğerde skarlaşma yani fibrozis gelişiyor. Bunun sonucunda bronşit ve hatta tüberküloz bile görülebiliyor.
Polonya ve Ukrayna’da gökyüzünden düşen SpaceX'e ait büyük metal parçalar, insanları şaşkına çevirdi. İşte detaylar...
Aynı zamanda doktorlar, acil yardıma ihtiyaç duyulan en kritik durumda Ay’daki astronotların Mars’takinden çok daha iyi durumda olduğunu vurguluyor. Dünya ile Ay arasında sadece üç günlük uçuş olsa da Mars’a ve dolayısıyla Mars’tan oraya ulaşmak altı ila dokuz ay sürüyor.
Doktorlar, Kızıl Gezegen’in gelecekteki kaşiflerini bu tür sağlık sorunlarından mümkün olduğunca kurtarmak için her şeyin önceden düşünülmesi çağrısında bulundu: “Konut modüllerinde ve genel olarak kapalı alanlarda hava filtreleme sistemleri sağlayın, her türlü aerosol, antistatik kullanın. Astronotlara ayrıca makul miktarda C vitamini ve iyot takviye edin. Bu krom ve perkloratların etkilerine karşı yardımcı olacaktır.“
God of War serisi İskandinav mitolojisine veda ettikten sonra Kratos’un maceraları için yeni bir rota arıyor. God of War Ragnarök ve Valhalla DLC’si ile İskandinav hikayesini noktalayan seri, oyuncuları yeni bir yolculuğa çıkarmak yerine geçmişe gönderebilir. God of War remastered için sürpriz iddialar ortaya atıldı.
God of War serisi 20. yılında büyük sürprizlere mi hazırlanıyor?
Valhalla DLC’sinde Aztek, Mısır ve Japon mitolojilerinden esinlenen silahların yer alması, serinin rotasının farklı kültürlere yönelebileceğini gösterdi. Ancak son zamanlarda ortaya çıkan sızıntılar, bambaşka bir senaryoyu işaret ediyor.
Söylentilere göre Santa Monica Studio, serinin köklerine dönerek ilk God of War oyunlarının yenilenmiş üçlemesini hazırlıyor. Bu iddialar, ilk God of War oyununun 22 Mart’ta 20. yılını kutlayacak olmasıyla daha da güçlendi. Ragnarök yönetmeni Cory Barlog’un 20. yıla özel bazı imalarda bulunması merak uyandırdı.
God of War serisi genç Kratos ve Yunanistan'a mı dönüyor? Yeni oyun, remaster söylentileriyle çalkalanıyor.
Yakın zamanda gerçekleşen State of Play etkinliğinde God of War ile ilgili herhangi bir duyuru yapılmaması, beklentileri daha da artırdı. Yenilenmiş üçleme iddiası mantıklı görünse de, Kratos’un Mısır gibi yeni mitolojik bölgelere gidebileceğini unutmamak lazım. Valhalla DLC’sindeki göndermeler bu ihtimali artırıyor.
Yeni bir oyun mu, yoksa bir remaster mı göreceğiz, yakında öğreneceğiz. Peki bu iddia hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Bayraktar TB2T-AI SİHA, turbo motor ve gelişmiş yapay zeka sistemleri ile güncellenerek muharebe sahasında yeni bir dönemi başlattı. Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil SİHA, irtifa, yüksek hız ve otonom uçuş kabiliyetiyle test uçuşlarını Keşan’da başarıyla tamamladı.
Bayraktar TB2T-AI tüm testleri geçti! Turbo motor ve yapay zeka ile güçlendi
Yeni versiyon turbo motor teknolojisi sayesinde 30.000 feetin üzerine 30 dakikadan kısa sürede çıkabiliyor. Yapılan testlerde 30.318 feet’e ulaşarak kendi irtifa rekorunu kıran aracın, mevcut SİHA’lara göre daha hızlı tırmanma ve uzun süre yüksek irtifada kalma yeteneğine sahip olduğu belirtildi. 160 knot (300 km/s) hız kapasitesine sahip yeni nesil SİHA, artırılmış kalkış ağırlığı ve faydalı yük kapasitesiyle muharebe sahasında daha etkin görev yapabilecek.
Yapay zeka destekli sistemleriyle gelen Bayraktar TB2T-AI, yeni nesil üç adet yapay zeka bilgisayarı sayesinde görsel navigasyon, arazi tanıma ve hedef analiz yeteneklerini ileri seviyeye taşıyor. Elektronik harp ortamlarında arazi referanslı görsel seyrüsefer yapabilme kabiliyetine sahip olan sistem otomatik iniş-kalkış, dinamik rota planlaması ve hedef tespiti gibi özelliklerle muharebe sahasında güvenli ve etkili operasyonlar gerçekleştiriyor.
Muharebe sahasında kritik bir kuvvet çarpanı olarak görülen yeni nesil SİHA, gelişmiş yapay zeka desteği sayesinde acil durum senaryolarında otomatik olarak güvenli bir şekilde üsse dönebiliyor. Bu yetenek, operasyonel güvenliği ve dayanıklılığı en üt seviyeye çıkarıyor.
2014’ten bu yana aktif olarak kullanılan Bayraktar TB2 SİHA’lar, Aralık 2024 itibariyle 1 milyon saatlik uçuş süresini geride bırakmış oldu. Üç ana kuvvet komutanlığının yanı sıra Milli İstihbarat Teşkilatı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü gibi birimler tarafından farklı görevlerde kullanılmaya devam ediyor.
Havacılık tarihinde önemli rekorlara imza atan Bayraktar TB2, 27 bin 30 feet ile kendi sınıfında Türkiye irtifa rekorunu kırdı. 2019 yılında Kuveyt’teki demo uçuşundaysa 27 saat 3 dakika boyunca kesintisiz uçarak yeni bir rekora ulaştı. 2024’te gerçekleştirilen test uçuşlarında ise otonom fıçı tonosu manevrasını başarıyla tamamlayan dünya üzerindeki ilk ve tek SİHA oldu.
Bayraktar TB2 SİHA’lar, ulusal ve uluslararası çatışma alanlarında etkin olarak kullanılıyor. Libya, Ukrayna, Mali ve Burkina Faso’daki operasyonların yanı sıra, Karabağ’ın işgalden kurtarılmasında da kritik bir rol oynadı.
NATO ve AB ülkelerinin envanterine giren Bayraktar TB2, rekabetçi ihale süreçlerinde rakiplerini geride bırakmayı başararak 19 Kasım 2024’te Hırvatistan ile anlaşma imzalayarak NATO üesi 6 ülkenin ve AB üesi 4 ülkenin envanterinde yer almaya başladı.
Askeri kullanımın yanı sıra, deprem ve sel gibi doğal afetler, arama-kurtarma operasyonları, düzensiz göç takibi ve orman yangınlarıyla mücadelede de aktif rol oynuyor. 2020 ile 2024 yılları arasında 4091 orman yangınını ilk anda tespit ederek büyük felaketlerin önlenmesine katkı sağladı.
Baykar, bütün projelerini kendi öz kaynaklarıyla gerçekleştirirken ihracatta da büyük bir başarıya ulaştı. 2023 yılında 1.8 milyar dolarlık ihracat hacmiyle sektör liderleri arasında yer alan şirket, 2024 yılında gelirlerinin %90’ını ihracattan elde etti. Bayraktar TB2 SİHA için bugüne kadar 34 ülke ile, Bayraktar Akıncı TİHA için ise 11 ülke ile anlaşma yapılarak toplamda 36 ülkeye yüksek teknoloji ihraç edildi.
ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) yakın zamanda Tesla Cybertruck için değerlendirmede bulundu. Aracın güvenlik konusundaki itibarını pekiştiren beş yıldızlı genel bir derecelendirme aldı.
Paslanmaz çelik gövdesine yönelik eleştirilere rağmen Elon Musk, pikapı her zaman savundu ve ona “yok edilemez” dedi. Musk bazı ifadelerini abartmış olsa da NHTSA değerlendirmesi bu iddiayı doğruluyor gibi görünüyor.
Cybertruck dayanıklılık konusunda öne çıktı
Testler, serinin en üst versiyonu olan Cybertruck Cyberbeast’in 2024 sürümü ile gerçekleştirildi. 35 mil/saatlik önden çarpışma testinde, kamyonet sürücü için beş yıldız, yolcu için ise dört yıldız aldı.
Çarpışmadan sonra diz hava yastıklarının devreye girmemiş olmasına rağmen, kapıların kapalı ve işlevsel kaldığının, zira bunlar bu özel değerlendirme için tasarlanmamış olduğunun vurgulanması önemli.
Cybertruck, yan darbe testlerinde de iyi bir performans sergileyerek bariyere veya direğe çarptığında herhangi bir sorun yaşamadı. Devrilme testinde aracın yüzde 12,4’lük bir risk oranına sahip olması, kontrol kaybını simüle eden bu değerlendirmede dört yıldızla sonuçlanmıştır. NHTSA, Cybertruck’ın dinamik değerlendirme sırasında devrilmediğini, bunun modelin güvenliği açısından olumlu bir nokta olduğunu kaydetti.
Nissan ve Tesla arasındaki olası anlaşma gündemi salladı. Buna göre Musk da açıklama yaptı.
Sonuçların açıklanmasının ardından Tesla, Cybertruck’ın güvenliğini en üst düzeye çıkarmak için aldığı önlemleri anlatan bir video yayınladı. NHTSA değerlendirmesi, daha önce kamyoneti “ölüm makinesi” olarak adlandıran muhaliflerin eleştirilerinin bir kısmını ortadan kaldırmaya yardımcı oluyor. Aracın güvenliği artık zorlu testlerle destekleniyor ve bu durum Cybertruck’a yönelik kamuoyu algısını olumlu yönde etkileyebilir.
Samsung, kullanıcı güvenliğini artırmaya yönelik yamaları sunmaya devam ediyor. Güney Koreli marka son olarak popüler bir telefonu için Şubat 2025 güvenlik yamasını yayınladı. Yeni yama modeldeki güvenlik açıklarını çözerken, sistem kararlılığını da artırıyor. Peki, hangi model güncellendi? İşte konu ile ilgili ayrıntılar!
Samsung Galaxy Z Flip 3 Şubat 2025 güncellemesi aldı
Samsung’un Şubat 2025 yamasını alan son model Galaxy Z Flip 3 oldu. Raporlar, güncellemenin şu an için Güney Kore’deki modeller için kullanıma sunulduğu, ilerleyen günlerde ise daha fazla ülkede yayınlanacağına vurgu yapıyor. Bununla birlikte, sistemdeki güvenlik açıklarını çözmesinin yanı sıra daha kararlı bir kullanıcı deneyimi vadediyor.
Eğer güncelleme bildirimi otomatik olarak cihazınıza düşmediyse, Ayarlar > Yazılım Güncellemesi > İndir ve Yükle adımlarını izleyerek telefonunuzu/tabletinizi manuel olarak yeni sürüme yükseltebilirsiniz. Bu adımları uygulamanıza rağmen güncellemeyi hala bulamıyorsanız, yamanın henüz bölgenize ulaşmamış olma ihtimaline karşın bir süre daha beklemeniz gerekebilir.
Galaxy Z Flip3 5G teknik özellikleri
Ekran:
6,7 inç / 120 Hz Dinamik AMOLED 2x / Full HD + çözünürlük (2640 x 1080 piksel)
İkinci ekran: 1,9 inç harici ekran / 60 Hz yenileme hızı / Super AMOLED
Cam koruması: Goril Cam Victus
Boyutlar ve ağırlık: Katlanınca 15.9 mm / 183 gram
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Samsung tarafından uygulanmaya başlanan güncelleme politikası nasıl? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Günümüzde akıllı telefon teknolojisi hızla gelişirken, eski modellerin güncelliğini koruyup koruyamayacağı merak konusu olmaya devam ediyor. Özellikle Apple cihazları, uzun süre güncelleme almasıyla biliniyor. Peki, 2025 yılında iPhone 11 hâlâ alınabilir bir telefon mu? Bu sorunun cevabını ve Teknoway’in sunduğu modifikasyon sürecini detaylı bir şekilde inceleyelim.
Apple’ın eski cihazlarına verdiği uzun soluklu destek, iPhone 11’in 2025 yılında hâlâ kullanılabilir olmasını sağlıyor. Cihaz, iOS güncellemelerini almaya devam ettiği sürece kullanıcı deneyiminde önemli bir sorun yaşanmıyor. Ancak tasarım açısından günümüz standartlarına kıyasla geri kalmış olabileceği düşünülüyor. İşte tam da bu noktada Teknoway devreye giriyor.
Teknoway, eski iPhone modellerini estetik ve donanımsal olarak güncelleyerek yeni modellere benzetme hizmeti sunuyor. iPhone 11’in, iPhone 16 modeline çevrilebildiği bu özel hizmetle kullanıcılar, cihazlarının görünümünü yenileyip daha yüksek hafızaya sahip olabiliyor.
Bu dönüşüm sürecinde:
Cihazın kasası tamamen değiştirilerek iPhone 16 görünümüne kavuşuyor.
Bellek yükseltme işlemi yapılarak 512 GB’a kadar artırılabiliyor.
NFC, Wi-Fi ve Face ID gibi işlevler eksiksiz çalışıyor.
Yapılan testlerde Wi-Fi çekim gücünün orijinal modelden daha iyi olduğu belirtiliyor.
Teknoway’in dönüşüm süreci, profesyonel teknik ekipler tarafından gerçekleştiriliyor. Öncelikle cihazın iç bileşenleri dikkatlice sökülerek yeni kasaya aktarılıyor. Antistatik önlemler alınarak, ekran değişimi ve donanım yükseltmeleri eksiksiz tamamlanıyor. Ayrıca, batarya değişimi gibi ek hizmetler de talebe göre sağlanıyor.
Maliyet
Bu dönüşüm hizmeti belirli bir ücret karşılığında sunuluyor. Teknoway’in fiyatlandırma politikası şu şekilde:
iPhone 11’den iPhone 16’ya geçiş: 6000 TL
iPhone 11’den iPhone 16 Pro Max’a geçiş: 7000 TL
iPhone XR’den 16 Pro Max’a geçiş: 7000 TL
Günümüzde yeni nesil iPhone’ların fiyatları oldukça yüksek. Bu nedenle, mevcut bir iPhone 11’in teknik olarak yenilenmesi ve daha modern bir görünüme kavuşması cazip bir seçenek hâline geliyor. Teknoway’in sunduğu bu dönüşüm işlemi, kullanıcıların daha uygun maliyetle cihazlarını güncel tutmalarını sağlıyor.
Merakla beklenen M4 MacBook Air ile ilgili son gelişmeler, kullanıcıları heyecanlandıracak gibi görünüyor. Son gelen bilgilere göre yeni model, MacBook Pro M4 ile rekabet edecek. Peki MacBook Air, gerçekten Pro M4’ün yerini alabilir mi? İşte detaylar…
M4 MacBook Air ile performans sıçraması: Pro M4’e yaklaşan bir model
M4’lü MacBook Air, piyasaya sürülmeden önce büyük merakla takip ediliyor. Sızıntılara göre bu yeni modelin performansı oldukça iddialı. Öyle ki Geekbench üzerinde yapılan testlere göre M4 MacBook Air, önceki model olan Air M3’e göre önemli bir performans artışı sağladı. M3’ün 41.045 puanlık Metal skoru, Air M4’ün 54.806 puanlık skoru karşısında oldukça düşük kalıyor. Bu fark, Air M4’ün sadece bir üst model değil, aynı zamanda temel MacBook Pro M4’ün performansına da yaklaşmış olduğunu gösteriyor.
MacBook Pro M4, Geekbench testinde 57.596 puan aldı ve bu, Air M4’ten yalnızca biraz daha yüksek. Ancak bu fark, kullanıcılar için yüksek fiyat farkını haklı çıkaran bir performans farkı yaratmıyor. Hatta Air M4’ün performansı, temel MacBook Pro M4’ün sunduğu değeri sorgulatacak kadar yakın. MacBook Pro’nun daha güçlü M4 Pro ve M4 Max sürümleri, elbette Air M4’ten daha yüksek performans sunsa da giriş seviyesi Air M4 ile aralarındaki fark çok belirgin değil.
Honor, yapay zeka ile üretilen sahte video ve fotoğraf için önemli bir çözüm geliştirdi. Buna göre yapanın en önemli sorunu çözülmüş olabilir
MacBook Air M4’ün ne zaman satışa sunulacağı henüz kesin değil ancak önümüzdeki ay çıkması bekleniyor. Fiyatının ise mevcut MacBook Air M3 ile benzer seviyelerde, yaklaşık 1.100 dolar civarında olması bekleniyor. Apple’ın, kendi ürün yelpazesi içinde fiyat farklarını daraltarak daha güçlü Air modelini Pro modelinin önüne koyması, tüketiciler için kafa karıştırıcı bir durum yaratabilir.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple, uzun süredir iPhone’larda kullanılan Mail uygulamasındaki yeniliği sonunda iPad ve Mac kullanıcılarıyla da buluşturdu. iOS 18.2 güncellemesi ile iPhone’da başlatılan bu değişim, şimdi macOS 15.4 ve iPadOS 18.4 beta sürümleriyle test edilmeye başlandı. Mail uygulamasındaki bu yenilik, kullanıcıların e-posta yönetimini kolaylaştırmak için önemli bir adım atıyor. İşte detaylar…
Apple Mail uygulaması iPad ve Mac için yenilendi
Apple, iPhone’larda aralık ayında tanıttığı Mail uygulaması güncellemesini nihayet iPad ve Mac cihazlarına da getirdi. Artık macOS 15.4 ve iPadOS 18.4 beta sürümleriyle kullanıcılar, daha düzenli ve verimli bir e-posta deneyimi yaşayabilecekler. Yeni güncelleme, e-postaların dört ana kategoriye ayrılmasını sağlıyor: “Primary” (Ana), “Transactions” (İşlemler), “Updates” (Güncellemeler) ve “Promotions” (Promosyonlar). Bu kategoriler, kullanıcının gelen kutusundaki e-postaları daha rahat ve hızlı bir şekilde ayırt etmesini amaçlıyor.
Her kategori, farklı türdeki içeriklere yer veriyor. “Primary” kategorisi kişisel mesajlar ve zaman duyarlı içeriklerle dolarken, “Transactions” kısmı alışveriş onayları, faturalar ve kargo bildirimleri gibi işlemleri topluyor. “Updates” kategorisinde ise kullanıcıların abone oldukları bültenler, haberler ve sosyal medya güncellemeleri yer alıyor. Son olarak “Promotions” kısmı, alışveriş fırsatları, kuponlar ve indirimlerle ilgili pazarlama içeriklerine ev sahipliği yapıyor.
Honor, yapay zeka ile üretilen sahte video ve fotoğraf için önemli bir çözüm geliştirdi. Buna göre yapanın en önemli sorunu çözülmüş olabilir
Apple, kategorilere ek olarak zaman duyarlı detaylara sahip olan e-postaların her durumda “Primary” kategorisine taşındığını belirtiyor. Ayrıca kullanıcılar, bir göndericiden gelen e-postaları açtığında, tüm mesajları bir arada gösteren bir ‘digest’ (özet) görünümüne sahip olabiliyor. Bu özellik, örneğin banka işlemleriyle ilgili uyarıları tek bir bakışta görmek isteyen kullanıcılar için oldukça faydalı.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Samsung, kullanıcı güvenliğini artırmaya yönelik güncellemelerine hız kesmeden devam ediyor. Güney Koreli marka şimdi de popüler bir orta segment modeli için Şubat 2025 güvenlik yamasını kullanıma sundu. Peki hangi model şirketin en yeni güncellemesini aldı? İşte ayrıntılar!
Samsung Galaxy Z Fold 3 Şubat 2025 güncellemesini aldı
Samsung’un Şubat 2025 güvenlik yamasını alan en yeni model Galaxy Z Fold 3 oldu. F926NKSS6JYB1 yapı numaralı yama şu an için Güney Kore’de yayınlandı. Fakat, güncellemenin önümüzdeki günlerde daha fazla ülkede kullanıma sunulması bekleniyor.
Eğer güncelleme bildirimi otomatik olarak cihazınıza düşmediyse, Ayarlar > Yazılım Güncellemesi > İndir ve Yükle adımlarını izleyerek telefonunuzu/tabletinizi manuel olarak yeni sürüme yükseltebilirsiniz. Bu adımları uygulamanıza rağmen güncellemeyi hala bulamıyorsanız, yamanın henüz bölgenize ulaşmamış olma ihtimaline karşın bir süre daha beklemeniz gerekebilir.
Galaxy Z Fold 3 teknik özellikleri
Ekran:
7.6 inç Dinamik OLED, 120Hz, 374 PPI, HDR 10, DCI-P3 / 6.2 inç Dinamik OLED, 120Hz 387 PPI
Çözünürlük: 2560 x 1440
Cam koruması: Ön ve arka cam Corning Gorilla Glass Victus, Metal kasa
Boyutlar ve ağırlık: 16 mm / 271 Gram
Donanım:
İşlemci: Qualcomm Snapdragon 888 5 nm (1x 2.84 GHz ARM Cortex-X1 (Kryo 680), 3x 2.42 GHz ARM Cortex-A78, 4x 1.8 GHz ARM Cortex-A55)