Samsung, kullanıcı güvenliğini artıran yamaların dağıtımını sürdürüyor. Şirket, bu kapsamda ürün yelpazesindeki birçok model için Şubat 2025 güncellemesini yayınlasa da, halen tam anlamıyla sonuca ulaşmış değil. Son olarak bir modelin daha güncelleme aldığı öğrenildi.
Samsung Galaxy Z Fold Special Edition için Şubat 2025 güncellemesi yayında
Şubat 2025 yamasını alan son model Galaxy Z Fold Special Edition oldu. F958NKSS2AYAA yapı numarasıyla gelen güncelleme ilk etapta Güney Kore’de yayınlandığı, ancak ilerleyen günlerde diğer ülkelere de geleceği belirtiliyor.
Galaxy Z Fold Special Edition için gelen Şubat 2025 güncellemesi 350 MB boyutlarında olmasının yanı sıra sistemdeki 34 güvenlik açığını ortadan kaldırıyor. Bununla birlikte, sistem kararlılığını artırdığını belirtelim.
Xiaomi akıllı telefonlarına kaç sene destek veriyor? İşte an itibariyle güncelleme desteğini kaybeden Xiaomi modelleri?
Eğer güncelleme bildirimi otomatik olarak cihazınıza düşmediyse, Ayarlar > Yazılım Güncellemesi > İndir ve Yükle adımlarını izleyerek telefonunuzu/tabletinizi manuel olarak yeni sürüme yükseltebilirsiniz. Bu adımları uygulamanıza rağmen güncellemeyi hala bulamıyorsanız, yamanın henüz bölgenize ulaşmamış olma ihtimaline karşın bir süre daha beklemeniz gerekebilir.
Akıllı telefon işinin başarılı oyuncularından Samsung, bugün merakla beklenen Galaxy F06′yı vitrine çıkaracak. Modelle ilgili bugüne dek çok sayıda rapor ortaya çıktı ve böylelikle neler beklememiz gerektiğine dair akıllarda çok fazla soru işareti yok. Peki, cihaz kullanıcılara neler sunacak? İşte konu ile ilgili ayrıntılar!
Galaxy F06 5G neler sunacak?
Samsung Galaxy F06 5G, 6,5 inç, HD+ çözünürlük ve 800 nit parlaklık sunan LCD bir panelle bizleri karşılayacak. Arkada 50 MP ana ve 2 MP derinlik sensörü mevcut olacak. Önde ise 8 MP’lik bir selfie kamerası bulunacak.
Ürüne güç verecek işlemci MediaTek Dimensity 6300 olacak. 6 nm mimariyle üretilen yonga seti; 2x 2.4 GHz ARM Cortex-A76 ve 6x 2.0 GHz ARM Cortex-A55 çekirdeklere ek olarak Mali-G57 MC2 grafik birimine ev sahipliği yapıyor.
Batarya performansına önem verenler için en uygun Samsung modelleri hangileri? İşte DxOMark'a göre şarjı en uzun giden Samsung telefonlar!
Modelin 6GB RAM ve 128GB dahili depolamayla raflardaki yerini alması bekleniyor. Yine de burada daha farklı bellek ve depolama ayrıntılarının olma ihtimalini akıllardan çıkarmamak önemli. Dahası, kutudan çıkar çıkmaz Android 14 tabanlı One UI 6.1.1 arayüzünü çalıştıracağını belirtelim. Bunun dışında, dört nesil işletim sistemi ve dört yıllık güvenlik güncelleştirmesi alacak.
Cihazda 25W hızlarında şarj olabilen 5.000 mAh’lik bir pil kullanılacak. Yan tarafa monte edilmiş bir parmak izi tarayıcısıyla gelecek modelin Bahama Mavisi ve Açık Mor renk seçenekleriyle satılacağı ifade ediliyor.
vivo, geçen yıl V40e modelini kullanıcıların beğenisine sundu. Çinli marka, bu kapsamda telefonun halefi üzerinde çalışmaya başlarken, yeni raporlar cihaz hakkında önemli ipuçları veriyor. Son gelişmeler, vivo V50e olarak adlandırılması beklenen modelle ilgili soru işaretlerini ortadan kaldırıyor.
vivo V50e, Geekbench AI veri tabanında göründü
vivo V50e, V2428 model numarasıyla Geekbench AI veri tabanında ortaya çıktı. Bu kapsamda, cihazın bazı teknik özellikleri dolaylı yoldan da olsa belli oldu.
Akıllı telefonda MediaTek Dimensity 7300 işlemcisi kullanılacak. 4 nm mimariyle üretilen yonga seti; 4x 2.5 GHz ARM Cortex-A78 ve 4x 2.0 GHz ARM Cortex-A55 çekirdeklerinin yanı sıra Mali-G615 MC2 grafik birimine ev sahipliği yapıyor.
Geekbench AI testlerine sokulan prototipin 8 GB RAM’e sahip olduğunu belirtelim. Fakat, burada daha farklı bellek opsiyonlarının olma ihtimalini de akıllardan çıkarmamak önemli. Öte yandan, Android 15 ile kutudan çıkacağını söyleyebiliriz.
Kullanıcılara fikir vermesi açısından geçen yıl tanıtılan V40e modelinin özellikleri şu şekilde;
Özellik
Detaylar
Ekran
6.77 inç (2392 x 1080 piksel) Full HD AMOLED 20:9 oran, HDR10+, 120Hz yenileme hızı
İşlemci
2.5GHz’e kadar sekiz çekirdekli MediaTek Dimensity 7300 4nm işlemci, Mali-G615 MC2 GPU
RAM ve Depolama
8GB LPDDR4X RAM, 128GB / 256GB (UFS2.2) depolama
İşletim Sistemi
Android 14 ile FuntouchOS 14
SIM Kart Desteği
Çift SIM (nano + nano)
Arka Kamera
50MP Sony IMX 882 sensörlü ana kamera, OIS, f/1.79 diyafram, 8MP ultra geniş açı kamera, f/2.2 diyafram, Aura ışığı
Ön Kamera
50MP göz otomatik odaklama ön kamera, f/2.0 diyafram
Parmak İzi Sensörü
Ekran içi parmak izi sensörü
Ses
USB Type-C ses, Stereo hoparlörler
Boyutlar
163.72×75×7.49mm
Ağırlık
183g
Bağlantı
5G SA/NSA (n1/n3/n5/n8/n28B/n40/n77/n78 bantları), Çift 4G VoLTE, Wi-Fi 6 802.11 ac (2.4GHz + 5GHz), Bluetooth 5.4, GPS, USB Type-C
Batarya
5500mAh (min) batarya, 80W hızlı şarj
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Geçtiğimiz yıl Çin’de tanıtılan Xiaomi 15 serisi, yakında global pazarda satışa sunulacak. Şirket ayrıca 15 Ultra modeli üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Son gelişmeler, telefonların global fiyatlandırmasını ortaya koyuyor.
Xiaomi 15 ve 15 Ultra global fiyatları ortaya çıktı
Güvenilir sektör kaynaklarından billbil_kun, yaklaşan Xiaomi 15 ve 15 Ultra modellerinin global fiyat etiketlerini paylaştı. Buna göre, standart model 512 GB depolamalı versiyonuyla 1,099 eurodan alıcı bulacak. Ultra modeline geldiğimizdeyse, 512 GB sürümünün 1,499 euroluk bir fiyat etiketinin bizleri karşılayacağını belirtelim.
Xiaomi 15 Ultra modelinin bugüne dek sızdırılan özellikleri ise şu şekilde;
Wi-Fi 7, Bluetooth 5.4, NFC, Kızılötesi, USB-C 3.2
Konum
GPS, GLONASS, BDS, GALILEO, QZSS
Batarya
5400 mAh Si/C Li-Ion
Şarj
90W kablolu, 50W kablosuz, 10W ters kablosuz
Peki siz bu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce akıllı telefon beklentileri karşılayacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Dünya’nın derinliklerinde beklenmedik bir değişim yaşanıyor. Southern California Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı, gezegenimizin iç çekirdeğinde yapısal değişiklikler olduğunu keşfetti. Bu değişimlerin, Dünya’nın dönüş hızını etkileyerek günlerin çok küçük de olsa uzamasına neden olabileceği söyleniyor. Ayrıntılar haberimizde…
Yıllardır iç çekirdeğin tamamen katı bir metal kütle olduğunu düşünüyorduk. Ancak Nature Geoscience dergisinde yayımlanan yeni araştırma, çekirdeğin aslında düşündüğümüz kadar katı olmadığını gösterdi. Bilim insanları, 1991-2024 yılları arasında Antarktika çevresinde gerçekleşen depremlerin sismik dalgalarını incelediklerinde, çekirdeğin yüzeyinde sürekli bir değişim olduğunu fark etti.
Araştırmayı yöneten Prof. John Vidale, bu keşfi şu sözlerle anlattı:
“Deprem verilerini incelerken belirli bir dalga tipi dikkatimi çekti. Diğerlerinden farklıydı ve sonunda çekirdeğin tamamen katı olmadığının kanıtı olduğunu fark ettim.”
NASA astronotları, 8 aylık gecikmeli görevin ardından ISS'den dönmek için gün sayıyor. Astronotlardan yeni açıklama geldi.
Bulgulara bakıldığında, çekirdeğin zaman içinde yavaşça şekil değiştirdiğini ve dış çekirdek ile etkileşime girerek hareket ettiği ortaya çıkıyor. Bilim insanlarına göre, iç çekirdekteki bu değişimin arkasında gezegenimizin dış çekirdeğinin yarattığı etkileşim var. Dış çekirdek, sıvı halde bulunduğu için oldukça türbülanslı ve hareketli. Bu hareketlilik, iç çekirdeği de etkileyerek şekil değişikliklerine ve mikro düzeyde rotasyon kaymalarına neden oluyor.
Kısacası bu etkileşimin, Dünya’nın dönüş hızını çok küçük de olsa yavaşlatarak günlerin uzunluğuna etki edebileceği söyleniyor. Şimdilik bu değişiklik milisaniye seviyesinde, yani günlük yaşamı etkileyecek bir durum söz konusu değil. Ancak bilim insanları, bu sürecin uzun vadede nasıl ilerleyeceğini anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Peki, sürprizlerle dolu Dünya’mızda gelecekte neler görebiliriz?
Dünya’nın çekirdeği zamanla daha büyük değişimler geçirirse, dönüş hızı daha da yavaşlayabilir
Bu değişimler, manyetik alanımızı etkileyerek gezegenin korunma mekanizmasını zayıflatabilir
İklim ve okyanus akıntıları gibi doğal süreçler, gün uzunluklarındaki küçük değişimlerden etkilenebilir
Aslında, geleceğe bakabilme konusunda bilim hala çok yetersiz. Gezegenimizin merkezinde neler olup bittiğini anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Ancak kesin olan bir şey var ki, Dünya düşündüğümüzden çok daha dinamik, yaşayan ve sürprizlerle bir gezegen.
Peki bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz…
Tesla, 2026 Model Y Juniper modeliyle birlikte yeni nesil adaptif uzun far teknolojisini sunmaya hazırlanıyor. Bilmeyenlerimiz için bu teknoloji, karşıdan gelen araçların sürücülerini rahatsız etmemek için far ışığının belirli piksellerini otomatik olarak kapatıyor. Türkiye’de zaten kullanılan bu sistem, ABD’deki yasal düzenlemeler nedeniyle gecikmişti. Ancak Tesla, öncelikle ABD’de olmak üzere, hem yeni Model Y Juniper’da hem de eski Model Y araçlarda bu özelliği aktif hale getireceğini duyurdu. Ayrıntılar haberimizde…
Tesla Model Y Juniper, adaptif uzun far teknolojisi kullanacak
Tesla’nın baş mühendislerinden Lars Moravy, ABD’deki Model Y araçlar için adaptif far sisteminin birkaç ay içinde açılacağını belirtti. Yeni Model Y Juniper bu özellikle doğrudan piyasaya sürülürken, eski Model Y araçlar da bir yazılım güncellemesiyle bu özelliğe kavuşacak.
Tesla, ilk aşamada otomatik uzun far geçişini etkinleştirecek. Yani sürücüler, karşıdan gelen bir araç olduğunda farlarının otomatik olarak kısıldığını fark edecek. Daha sonra, Tesla’nın geliştirdiği piksel bazlı far teknolojisi, diğer sürücüleri rahatsız etmeden yolun daha iyi aydınlatılmasını sağlayacak.
Tesla’nın Full Self-Driving (FSD) özelliğine sahip bir Cybertruck modeli Florida'da bir trafik kazasına karıştı
Avrupa’daki Tesla Model 3 Highland gibi araçlarda uzun süredir kullanılan teknoloji, ABD’deki Federal Motorlu Araç Güvenlik Standartları (FMVSS) 108 nedeniyle gecikmişti. ABD’deki far düzenlemeleri, uyarlanabilir far sistemlerinin belirli fotometrik yoğunluk gereksinimlerini karşılamasını şart koşuyor. Ancak Tesla, bu zorlu düzenlemeleri aşmayı başardı ve ABD’de de bu sistemi aktif hale getirmeye hazırlanıyor.
Tesla’nın yeni nesil Model Y Juniper modeli Mart 2026’da satışa sunulacak. Adaptif far sistemi, ilk aşamada yalnızca uzun far geçişlerini otomatikleştirse de, ilerleyen dönemde gelişmiş piksel bazlı ışık kontrolü ile daha iyi bir sürüş deneyimi sunacak. Peki bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz…
Oyun dünyasının en çok beklenen yapımı Grand Theft Auto 6 (GTA 6), geliştirme sürecinde büyük bir eşiği geride bıraktı. Rockstar Games’in eski geliştiricilerindenMike York, oyunun tamamen oynanabilir durumda olduğunu ve şu anda son test aşamasına geçtiğini açıkladı. Peki oyunun bitmiş sayılması ne anlama geliyor? Ayrıntılar haberimizde…
GTA 6 son aşamaya geldi: Oyun tamamen oynanabilir durumda
Öncelikle, GTA 6’nın 2025’te planlandığı gibi çıkacağı konusunda artık derin bir nefes alabiliriz. GTA 6, ilk fragmanının 5 Aralık 2023’te yayınlanmasından bu yana büyük bir merakla bekleniyordu. Ancak Rockstar Games, bu süreçte resmi duyurular konusunda oldukça ketum davrandı. Tek bildiğimiz şey, oyunun PlayStation 5 ve Xbox Series X|S için 2025’te çıkacağıydı. Mike York’un açıklamalarına göre:
Oyun tamamen oynanabilir durumda ve içerik açısından eksiksiz.
Şu anda hata ayıklama ve optimizasyon süreci devam ediyor.
GTA 6 gibi büyük açık dünya oyunlarında test süreci uzun sürüyor, çünkü oyuncuların oyunu nasıl oynayacağını tahmin etmek çok zor.
Rockstar Games, GTA 6 oyununu önce yeni nesil konsollar için mi yayınlayacak, yoksa aynı anda PC versiyonu da mı çıkacak?
York, oyunun son test aşamasında olduğunu ancak ekibin halen küçük eklemeler ve düzenlemeler yaptığını belirtiyor. Bu süreçte, oyunun tüm sistemlerde sorunsuz çalışması için hata ayıklamalarına öncelik veriliyor.
Peki neden bu kadar uzun sürdü?
Aslında bir örnekle açıklayacak olursak GTA 6, The Witcher 3 gibi çizgisel ilerleyen bir RPG oyunundan farklı olarak tamamen açık dünya mekaniklerine sahip. Bu nedenle, oyuncuların her senaryoda oyunu nasıl kullanacağını tahmin etmek çok daha zor. Oyunun test süreci de tam olarak bu yüzden uzun sürüyor.
Rockstar’ın büyük ölçekli oyunlarını gecikmelere rağmen eksiksiz ve hatasız sunmaya çalıştığını biliyoruz. Bu nedenle, 2025 çıkış tarihi halen gerçekçi görünse de, son anda bir erteleme ihtimali de göz ardı edilmemeli. Peki bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? GTA 6 için heyecanlı mısınız? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz…
ABD Savunma Bakanlığı ve DARPA, L3Harris Technologies tarafından geliştirilen AMORPHOUS adlı yeni bir yazılımı tanıttı. Bu sistemle, aynı anda binlerce insansız hava, kara ve deniz aracı tek bir platform üzerinden kontrol edilebiliyor. AMORPHOUS, farklı üreticilerden gelen İHA ve insansız sistemleri tek bir ağ içinde entegre edecek ve koordineli askeri operasyonlar yürütülmesini sağlayacak. Peki AMORPHOUS nasıl çalışıyor? Ayrıntılar haberimizde…
ABD Ordusu, binlerce İHA’yı aynı anda kontrol edebilecek yeni yazılımını tanıttı! AMORPHOUS nedir ve nasıl çalışıyor?
Öncelikle, AMORPHOUS (Autonomous Multi-domain Operations Resiliency Platform for Heterogeneous Unmanned Swarms), merkezi bir komuta ve kontrol sistemi olarak geliştirilmiş. Bu sistemin en büyük avantajı, farklı platformlardan gelen araçların bağımsız kararlar almasına izin vermesi. Sistemin bazı öne çıkan özellikleri şu şekilde:
Otonom karar alma: Drone ve diğer insansız araçlar, belirlenen hedefler doğrultusunda kendi kararlarını verebiliyor.
Gerçek zamanlı kontrol: Operatörler, binlerce aracı aynı anda yönetebiliyor ve görevleri anlık olarak değiştirebiliyor.
Çoklu alan operasyonları: Hava, kara ve deniz unsurlarını aynı ağ üzerinden yönetme imkanı sunuyor.
Çin tarafından geliştirilen GL6 tipi aktif koruma sistemi (APS), tanklara karşı koruma sağlarken görüntülendi.
Şu an için AMORPHOUS’un prototipleri ABD Ordusu ve Defense Innovation Unit (DIU) iş birliğiyle test ediliyor. Hatta ilk denemeler, sistemin farklı tipte insansız hava araçlarını verimli bir şekilde kontrol edebildiğini gösterdi. Öte yandan yeni yazılım, DARPA’nın geliştirdiği OFFSET (OFFensive Swarm-Enabled Tactics) programı ile paralel ilerliyor.
OFFSET ne demek derseniz, 250’den fazla insansız hava ve kara aracının eş zamanlı kullanılmasını amaçlayan bir proje diyebiliriz. Özellikle şehir savaşları ve karmaşık operasyonlar için büyük bir potansiyel taşıdığı söyleniyor. OFFSET’in sunduğu yenilikler arasında şunlar bulunuyor:
Gelişmiş kullanıcı arayüzü: Operatörler, sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) ve sesli komutlarla dronları yönlendirebilecek.
Otomatik görev yönetimi: Drone sürüleri, belirlenen hedefleri analiz ederek en uygun saldırı ve keşif taktiklerini geliştirebilecek.
Gerçek zamanlı durumsal farkındalık: Tüm araçların konumu, hareketleri ve çevresel faktörleri anlık olarak izlenebilecek.
Aldığımız bilgilere göre bu sistem sayesinde, askeri birlikler düşman bölgelerinde hızlı keşif yapabilecek, tehditleri analiz edebilecek ve gerektiğinde anlık müdahalelerde bulunabilecek. DARPA ve ABD Ordusu, İHA sürülerinin savaş alanında devrim yaratacağına inanıyor.
Ancak bu teknolojinin geliştirilmesiyle birlikte, drone karşıtı savunma sistemlerinin de büyük önem kazanacağını söylemeden geçmeyelim. Örneğin, ABD Donanması kısa süre önce HELIOS adlı yüksek güçlü bir lazer silahı test ederek dronları uzaktan etkisiz hale getirebileceğini gösterdi.
Önümüzdeki yıllarda, AMORPHOUS gibi insansız sistemlerin askeri operasyonlarda daha bağımsız ve otonom hale gelmesi bekleniyor. Medyada ise bu durumun, güvenlik, etik ve askeri stratejiler açısından yeni tartışmalara yol açabileceği söyleniyor. Peki bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz…
Google, Android Auto platformunu daha kullanıcı dostu hale getirmek içi önemli bir güncelleme hazırlıyor. Son gelen 13.7 güncellemesi ilk bakışta küçük iyileştirmeler içeriyor gibi görünse de, detaylı incelemeler önemli yeniliklerin yolda olduğunu söylemek mümkün. Kod analizine göre, özellikle araç durduğunda kullanılabilecek yeni uygulamalar gelecek. Peki ne tarz uygulamalardan bahsediyoruz? Detaylar haberimizde…
Android Auto 2025’te büyük güncellemeler alacak: Molalarda araç içinde daha fazla uygulama kullanılabilecek
Google’ın geliştirdiği Car Ready Mobile Apps programı kapsamında, Android Auto’nun gelecekte daha fazla uygulamaya destek vereceği anlaşılıyor. Özellikle araç hareketsizken kullanılabilecek uygulamalar, eğlence ve üretkenlik açısından önemli bir yenilik olacak. Öne çıkan yenilikler arasında şunlar var:
Oyun ve multimedya uygulamaları: Araç durduğunda video izleme ve oyun oynama imkanı.
Verimlilik araçları: Yolculuk sırasında toplantı planlama, e-postaları kontrol etme veya not alma gibi özellikler.
Daha gelişmiş arayüz: Material You tasarım dilinde yapılan güncellemelerle daha modern ve sezgisel bir deneyim sunulacak.
Google tarafından Android Auto için gelen son güncelleme, yazılımda yer alan birçok hatayı gideriyor. İşte detaylar...
Bu yeniliklerin ilk aşamada Android Automotive OS (doğrudan araçlara entegre edilen Android sürümü) için sunulacağı, Android Auto kullanıcılarının ise biraz daha beklemesi gerekeceği belirtiliyor. Mevcut güncelleme ise, hata düzeltmeleri ve performans iyileştirmeleri içeriyor.
Ancak asıl büyük yenilikler, gelecekteki büyük güncellemelerle gelecek. Google, Android Auto 13.7’yi aşamalı olarak sunmaya devam ediyor. Önümüzdeki haftalarda tüm kullanıcılara ulaşmasını bekliyoruz. Sizce araç içinde daha fazla uygulama kullanmak faydalı olur mu? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz…
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve Birleşmiş Milletler, 2029 yılını “Uluslararası Asteroit Farkındalık ve Gezegen Savunma Yılı” olarak ilan etti. Bunun en büyük sebebi ise 99942 Apophis adlı dev asteroitin 13 Nisan 2029’da Dünya’nın sadece 32.000 kilometre yakınından geçecek olması. Bu mesafe, birçok telekomünikasyon uydusunun yörüngesinden bile daha yakın. Bilim insanları fırsat gördüğü bu geçiş, Apophis’in yörüngesel ve yüzeysel değişimlerini gözlemlemek için eşsiz bir an sunacak. Peki, Dünya’ya çarpma olasılığı var mı? Ayrıntılar haberimizde…
Apophis Asteroidi 2029’da Dünya’ya çok yakın geçecek! Peki tehlikeli mi?
375 metre çapındaki Apophis, 2004 yılında keşfedildiğinde Dünya’ya çarpma ihtimali olduğu düşünülmüştü. Ancak yapılan detaylı hesaplamalar sonucunda, 2029 geçişinde Dünya’ya çarpmayacağı kesinleşti. Buna rağmen, bu kadar büyük bir asteroitin gezegenimize bu kadar yaklaşması bilim dünyasında büyük bir heyecan yaratmış durumda.
ESA’nın Gezegen Savunma Ofisi Başkanı Richard Moissl, Apophis’in Dünya’nın yerçekimi nedeniyle yüzey değişikliklerine uğrayabileceğini belirtiyor. Yani, yüzeyinde küçük çöküntüler, kaya kaymaları ve yeni materyallerin açığa çıkması gibi etkiler yaratabilir. Bilim insanları, bu süreci detaylı bir şekilde gözlemleyerek asteroitlerin yapısını daha iyi anlamak istiyor.
NASA astronotları, 8 aylık gecikmeli görevin ardından ISS'den dönmek için gün sayıyor. Astronotlardan yeni açıklama geldi.
ESA, tarihi geçişi daha iyi inceleyebilmek için RAMSES (Rapid Apophis Mission for Space Safety) adını verdiği bir uzay görevini başlatmaya hazırlanıyor. 2028’de fırlatılması planlanan bu uzay aracı, 2029’un Şubat ayında Apophis’e ulaşacak ve asteroiti yakından gözlemleyecek. Görevin ana hedefleri arasında ise şunlar var:
Apophis’in yüzey yapısını ve bileşimini analiz etmek,
Dünya’nın yerçekiminin asteroit üzerindeki etkilerini incelemek,
Gelecekte benzer büyüklükteki asteroidleri takip etmek için yeni yöntemler geliştirmek.
ESA ve NASA, el birliğiyle gezegenimizi olası asteroit çarpmalarına karşı koruma konusunda büyük ilerlemeler kaydediyor. ESA’nın NEOCC (Dünya’ya Yakın Nesneler Koordinasyon Merkezi) şu anda 37.000’den fazla asteroidi izliyor. Ayrıca, yeni nesil teleskop sistemleri sayesinde gökyüzü her gece taranarak potansiyel tehditler belirleniyor.
Bu kapsamda, 2029 yılı boyunca dünya çapında halk bilgilendirme programları, gözlem etkinlikleri ve eğitim çalışmaları düzenlenecek. Uzay ajansları, halkın gezegen savunması konusunda bilinçlenmesini sağlayarak bilim insanlarıyla iş birliğini artıracak. Peki bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz…
Huawei, sağlık odaklı akıllı saat pazarında vites yükseltti. Merakla beklediğimiz Watch D2 bugünden itibaren Türkiye’de de satışa çıktı. Cihaz, tansiyon ölçümünden EKG’ye, oksijen seviyesinden uyku takibine kadar pek çok medikal hassasiyet sunan özelliklerle geliyor. Üstelik, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış bir medikal cihaz statüsünde. İşte fiyatı ve özellikleri…
Huawei Watch D2 Türkiye’de! İşte fiyatı ve özellikleri
Huawei Watch D2, rakiplerine göre klasik bir akıllı saatten çok daha fazlasını sunuyor. Tansiyon ölçümü ve ambulatuvar kan basıncı izleme (ABPM) özelliğiyle, gün içinde kan basıncınızı takip ederek daha detaylı ve güvenilir sağlık verileri sunuyor. Öte yandan cihaz, 80’den fazla egzersiz moduna sahip ve tansiyon ölçmenin dışında çok daha fazlasını yapabiliyor:
Huawei, Ekim ayında Çin'de görücüye çıkardığı Nova 13 serisini nihayet Türkiye'ye sundu. İşte detaylar.
Huawei Watch D2, 1,82 inç AMOLED ekranı ve 1500 nit parlaklığıyla gün ışığında bile rahatça görünebilir bir ekrana sahip. Fluoroelastomer ve krem deri kayış seçenekleriyle siyah ve altın renklerde satışa sunuluyor. Ayrıca, hem Android hem de iOS (iPhone) modelleriyle uyumlu. Batarya konusuna da değinecek olursak: Huawei Watch D2, tek bir şarjla tam 6 güne kadar pil ömrü sunuyor.
Huawei Watch D2 şu anda 14.499 TL etiket fiyatı ile satın alınabiliyor. Peki bu cihaz hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz…
Huawei, üst segment akıllı telefon pazarındaki iddiasını güçlendirmek için yeni katlanabilir amiral gemisi Mate X6’yı Türkiye’ye getirdi. Şık tasarımı ve güçlü özellikleriyle dikkat çeken Huawei Mate X6 Türkiye fiyatı, özellikleri ve dahası haberimizde.
Huawei Mate X6 Türkiye fiyatı, özellikleri
Mate X6, etkileyici ekran deneyimi sunuyor. Katlandığında 6.45 inç boyutunda, 3D kavisli, FHD+ çözünürlüğe ve 2500 nit’e kadar ulaşan tepe parlaklığına sahip dış ekran, günlük kullanımlar için ideal. Cihaz açıldığında ise 7.93 inç boyutundaki 2K+ çözünürlüklü, 120Hz yenileme hızlı ve 1800 nit tepe parlaklıklı LTPO OLED ana ekran, kullanıcılara geniş bir görüntüleme alanı sunuyor.
İkiye katlanan telefon gösterdim, MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar’dan üçe katlanan ile cevap aldım. Bu hayatta gaza gelmeyeceksin, onu anladım.
Performans konusunda da beklentileri karşılayan Mate X6, Kirin 9020 işlemci, 12GB RAM ve 512GB dahili depolama alanı ile güçlendirilmiş. 5110mAh kapasiteli bataryası, 66W hızlı kablolu şarj ve 50W hızlı kablosuz şarj desteğiyle uzun süreli kullanım imkanı sağlıyor.
Huawei, Ekim ayında Çin'de görücüye çıkardığı Nova 13 serisini nihayet Türkiye'ye sundu. İşte detaylar.
Mate X6, gelişmiş bir kamera sistemi sunuyor. Arka tarafta 50 Megapiksel ana kamera, 40 Megapiksel ultra geniş açılı lens, 48 Megapiksel telefoto kamera ve 1.5 Megapiksel ultra kroma kameradan oluşan dörtlü kamera kurulumu yer alıyor. Özçekimler için ise 8 Megapiksel ön kamera mevcut.
Katlandığında sadece 9.9 mm kalınlığında ve 239 gram ağırlığındaki cihaz, mermer benzeri cam panel veya vegan deri seçenekleriyle sunuluyor.
Mate X6 Türkiye fiyatı 109 bin 999 TL olarak belirlendi. Tam özellikleri şu şekilde;
Özellik
Detaylar
Ağ
GSM / CDMA / HSPA / EVDO / LTE / 5G
Boyutlar
Açık: 156.6 x 144.1 x 4.6 mmKapalı: 156.6 x 73.8 x 9.9 mm
Ağırlık
239 g (8.43 oz)
Malzeme
Cam ön yüz, naylon fiber veya silikon polimer arka (eko deri), alüminyum çerçeve
SIM
Nano-SIM + Nano-SIM
Koruma
IPX8 toz/su geçirmez (30 dakika boyunca 2m derinlikte)Havacılık sınıfı alüminyum
Ekran
Katlanabilir LTPO OLED, 1 milyar renk, 120Hz, HDR Vivid, 1800 nit (tepe parlaklık)Boyut: 7.93 inç, 202.1 cm² (~%91.5 ekran/gövde oranı)Çözünürlük: 2240 x 2440 piksel (~418 ppi yoğunluk)Koruma: Kunlun Glass 2