Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates, bilgisayar pazarının bir dönem lideri olan Intel’in yaşadığı düşüşe ilişkin endişelerini dile getirdi. Gates verdiği röportajda, Intel’in eski gücünden uzaklaştığını ve toparlanmasının zor olacağını belirtti.
Bill Gates’ten Intel’e sert eleştiri
Microsoft kurucusu, Intel’in çip tasarımındaki ve üretimindeki yeniliklere ayak uydurmakta zorlandığını vurguladı. Nvidia, Qualcomm ve TSMC gibi rakiplerin bu alanda öne geçmesini eleştiren Gates; Intel kurucularının “şirketi sürekli olarak en ileri teknolojilerle donattığına” dikkat çekti.
Günümüzde ise Intel’in teknoloji geliştirme konusunda geride kaldığını ifade etti. CEO Pat Gelsinger’in görevden alınması, Intel’in yaşadığı sorunları daha da derinleştirdi. Gelsinger’in tasarım ve üretimde düzeltme sözü vermesine rağmen, bu çabalarda yetersiz kaldığı görüldü.
Warner Bros sürpriz bir kararla YouTube kanalında 30'dan fazla filmi ücretsiz yayınladı.
Intel’in yaşadığı zorluklar, Microsoft ile olan uzun süreli ortaklığı düşünüldüğünde daha da dikkat çekici. İki şirket, Wintel ittifakıyla yıllarca bilgisayar endüstrisine yön vermişti. Intel donanımı sağlarken, Microsoft ise yazılımı sunuyordu.
Ancak hem Intel hem de Microsoft, 2000’li yılların sonlarında akıllı telefon devrimini öngöremedi. Bu durum Apple ve Google gibi şirketlerin pazarda hakimiyet kurmasına olanak tanıdı. Microsoft bulut bilişim alanındaki gelişmelere adapte olarak toparlansa da, Intel aynı başarıyı gösteremedi.
Gates, Intel’in 5G ve yapay zeka gibi yükselen teknolojilerden yeterince faydalanamadığını da belirtti. Bu alanlarda Nvidia ve Qualcomm gibi şirketlerin büyüme kaydettiğini vurgulayan Gates, Intel’in uzun vadeli geleceği hakkında kaygılı olduğunu ifade etti.
GTA 6’nın piyasaya sürülmesi için heyecan giderek artarken, Rockstar Games’in çatı şirketi Take-Two’nun CEO’su Strauss Zelnick, oyunun geliştirme süreci hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Zelnick, Rockstar’ın mükemmellik arayışında olduğunu ve bu nedenle GTA 6’nın kusursuz bir deneyim sunması için titizlikle çalıştıklarını belirtti.
GTA 6 ile ilgili yapımcıların şüphesi yok
GTA ve Take2 patronu rakiplerinin de boş durmadığını vurgulayarak, “Kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. Rakiplerimiz uyanık ve biz de bunun farkındayız.” diyerek oyun dünyasında yaşanan rekabete dikkat çekti.
Şirketin finansal raporlarının açıklanmasının ardından gerçekleştirilen bir soru-cevap oturumunda konuşan Zelnick, Rockstar’ın oyun geliştirme felsefesini yineleyerek, “Kibrin, başarının en büyük düşmanı olduğuna inanıyoruz” dedi. Oyun sektörünün en yenilikçi ve yaratıcı şirketlerinden biri olduklarını belirten CEO, GTA 6’nın oyuncuların beklentilerini karşılayacağını ve bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir oyun deneyimi sunacağını söyledi.
SEGA ve Sports Interactive tarafından yapılan resmi açıklamayla iki kez ertelenen Football Manager 2025 oyununun çıkmayacağı duyuruldu.
Zelnick, daha önce de benzer açıklamalarda bulunmuş ve GTA 6’nın Rockstar’ın bugüne kadar geliştirdiği en iddialı oyun olacağını dile getirmişti. 2024 yılının şubat ayında yaptığı bir konuşmada, “Rockstar, her zaman mükemmeli arar” ifadelerini kullanan Zelnick, bu görüşünü mayıs ayında tekrar etmiş ve “Oyuncuların daha önce hiç yaşamadığı bir deneyim yaratmak istiyoruz” demişti.
Yıllardır süren bekleyişin ardından, GTA 6’nın mükemmel olup olmayacağı konusundaki tartışmalar devam ediyor. Ancak Rockstar’ın oyun geliştirme konusundaki titizliği ve Take-Two’nun rekabetin farkında olması, oyuncuların beklentilerini daha da yükseltiyor.
Sizce GTA 6, gerçekten bugüne kadar yapılan en iyi oyun olabilecek mi? Fikirlerinizi paylaşmayı unutmayın!
Steam, Erken Erişim (Early Access) oyunlarıyla ilgili büyük bir yeniliğe giderek, uzun süre güncellenmeyen oyunlar için özel bir uyarı sistemi getiriyor. Valve’ın yeni duyurduğu bu özellik, 12 ay veya daha uzun süredir güncelleme almamış oyunları açık bir şekilde işaretleyecek ve oyuncuların satın alma kararı vermeden önce bu bilgiyi görmesini sağlayacak.
Steam yeni döneme yeni kararlarla girdi
Yeni gelen güncelleme, özellikle tamamlanmamış veya terk edilmiş oyunlara para harcamaktan çekinen oyuncular için büyük bir avantaj sağlıyor. Daha önce birçok oyuncu, geliştiricilerin vaat ettiği özellikleri yerine getirmediği ya da güncellemeyi tamamen durdurduğu oyunlara para yatırarak mağdur olmuştu. Artık Steam, bu oyunları satın almadan önce oyunculara ‘son güncelleme tarihini’ gösterecek ve potansiyel bir risk taşıyıp taşımadıklarını belirgin hale getirecek.
Yeni uyarı sistemi, geliştiricilerin oyunlarına düzenli olarak bakım yapmasını teşvik ederken, oyuncuların da satın alma konusunda daha bilinçli bir karar vermesini sağlayacak.
Steam‘in bu hamlesi, özellikle erken erişimde olup uzun süredir güncelleme almayan oyunların durumu hakkında daha fazla şeffaflık sağlamayı amaçlıyor. Bu sayede oyuncular, satın aldıkları oyunun geliştirilmeye devam edip etmediğini kolayca anlayabilecek.
Apple tarafından uzunca süredir duyurulması beklenen iPhone SE 4 için son dönemece giriyoruz gibi görünüyor. İşte detaylar...
Valve’ın bu hamlesi, Erken Erişim sistemine olan güveni artırmayı ve oyuncuları daha bilinçli hale getirmeyi hedefliyor gibi…. Peki sizce bu özellik yeterli olacak mı? Daha farklı önlemler alınmalı mı? Görüşlerinizi bizimle paylaşın!
Google Haritalar, 20. yılını kutlarken, dünya genelinde kullanıcıların en çok incelediği lokasyonları içeren özel listeler yayımladı. Tarihi simgelerden doğal güzelliklere, turistik cazibe merkezlerinden müzelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu listeler, insanların en çok ziyaret etmek istediği veya keşfetmek için detaylarını incelediği yerleri bir araya getiriyor.
Google Haritalar en çok incelenen lokasyonları paylaştı!
2005 yılında kullanıma sunulan Google Haritalar, bugün sadece bir harita uygulaması olmanın ötesinde, dünyanın dört bir yanındaki kullanıcıların günlük hayatlarında vazgeçilmez bir rehber haline geldi.
Her ay 2 milyardan fazla kişi Google Haritalar’ı yol tarifi almak, yeni mekanlar keşfetmek, güncel bilgiler edinmek ve deneyimlerini paylaşmak için kullanıyor. Her yıl 500 milyondan fazla kullanıcı, yorum, fotoğraf ve puanlama ekleyerek bu platformun sürekli gelişmesine katkıda bulunuyor.
SEGA ve Sports Interactive tarafından yapılan resmi açıklamayla iki kez ertelenen Football Manager 2025 oyununun çıkmayacağı duyuruldu.
Google, 20. yılına özel olarak dünyanın dört bir yanından en çok incelenen mekanları belirleyerek kullanıcıların ilgi alanlarını analiz eden bir liste oluşturdu. Bu liste, Google’ın her yıl yayımladığı “Yılın Arama Trendleri” gibi, insanların merak ettiği ve keşfetmek istediği yerleri öne çıkarıyor.
Türkiye özelinde yapılan analizde, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere toplam 15 şehirden 60 farklı lokasyon listeye girmeyi başardı. Listede tarihi ve kültürel mekanlardan park ve doğa alanlarına kadar geniş bir kategori yer alıyor.
Türkiye’de en çok incelenen yerler arasında Galata Kulesi, Anıtkabir, Yerebatan Sarnıcı, Pamukkale Travertenleri, Side Antik Kenti ve Efes Antik Kenti gibi simge yapılar öne çıktı. Parklar kategorisinde Gülhane Parkı, Emirgan Korusu, Güvenpark ve Saklıkent Milli Parkı en çok dikkat çeken lokasyonlar olurken, müzeler arasında Topkapı Sarayı, Mevlana Müzesi, Miniatürk, Göbeklitepe, Rahmi Koç Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri en çok incelenenler arasında yer aldı.
Google Haritalar, 20 yıldır kullanıcılarına yalnızca keşif imkanı sunmakla kalmayıp, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. 2024 yılı itibarıyla platform, kullanıcılarına toplamda 1 trilyon kilometrelik yol tarifi sundu.
Bu mesafe, dünyanın güneş etrafında 1000 kez dönmesine eşdeğer. Google Haritalar’da 250 milyon işletme ve mekan listelenmiş durumda ve tüm bu mekanları ziyaret etmek saat başı bir mekana gidilse bile 28.500 yıl sürecek bir zaman dilimine karşılık geliyor.
Platforma her yıl 500 milyon kişi katkıda bulunarak yorum, fotoğraf ve puanlamalar ekliyor. Google Haritalar her gün 100 milyon kez güncelleniyor ve her saniye binlerce yeni bilgi haritaya ekleniyor. Google Haritalar’ın 20. yılına özel hazırlanan bu listeler, kullanıcıların seyahat ve keşif alışkanlıklarını ortaya koyarak, turistik mekanlara olan ilgiyi gösteriyor. Listeler oluşturulurken Google Haritalar’da en fazla yoruma sahip ve en yüksek puanlı mekanlar dikkate alındı.
ARM ve Qualcomm arasında Ekim ayında başlayan ARM lisans krizi şimdilik son bulmuşa benziyor. ARM, son olarak lisans iptali tecdidinden vazgeçti. Peki ama ARM ve Qualcomm lisans krizi neden çıktı ve ARM neden bir anda lisans iptalinden vazgeçti?
ARM, Qualcomm lisans krizi yeni bir dava ile devam mı edecek?
Her şey Qualcomm’un elinde bulunan ARM lisansları ile dizüstü bilgisayar piyasasına giriş yapması ile başladı. Aslında Qualcomm bunu daha önce de denedi ama pek başarılı olamadı. Ancak son denemesi sonrası Qualcomm’un önemli bir oyuncu olma ihtimali ARM ile ipleri gerdi.
ARM, Qualcomm’un verdiği lisansların ötesine geçtiği ve işlemcileri mobil dışında da kullandığı gibi bir savla, lisans iptali için bir dava açtı. Ancak Ekim ayında başlayan davalardan çıkan sonuç ARM tarafını pek memnun etmedi. İlk çıkan sonuçlar Qualcomm’un lisans dışı hareket etmediği yönünde.
ATM’nin de lisans iptalini geri çekmesinin sebebi aslında bu davaları kaybetmesi. Ancak jüri tarafında ortaya çıkan bazı çekinceler ARM’yi yeni br dava açmaya itti. Buna göre bu davalarda jüriler Qualcomm’u haklı bulsa da firmanın ARM lisans anlaşmalarını esnettiği kanısında.
Apple tarafından uzunca süredir duyurulması beklenen iPhone SE 4 için son dönemece giriyoruz gibi görünüyor. İşte detaylar...
ARM’nin de bu çekincelerden yola çıkıp yeni bir dava dilekçesi verdiği ortaya çıktı. Şu an için Qualcomm ve ARM arasındaki krizi son bulmuş olsa da henüz taraflar beyaz bayrak çekmiş değil.
ARM, bildiğiniz gibi RISC tabanı üzerinden çalışan işlemcilerin önemli lisanslarına sahip. Bu işlemciler bilgisayarlarda çalışan X86 türü CISC işlemcilerden farklı bir çalışma mantığına sahip. Kısaca anlatmak gerekirse RISC türü işlemciler işlemleri daha kısa yoldan çözümlemeyi tercih ediyor. Özellikle de işlemciyi yoran küçük çaplı işlemlerde RISC çok daha avantajlı konumda. Yine de son dönemde ARM işlemcilerin performans ölçümlerimde x86 tabanlı işlemcileri geride bırakmaya başlaması ise bu anlamda bazı ezberleri de bozdu.
Ancak karmaşık işlemlerde CISC türü işlemcilerin uzun satır kodları kullanması daha avantajlı hale geliyor. Dünyada bu işlemcileri ilk geliştiren firma olan İngiliz ARM, bu anlamda önemli lisanslar sağlıyor. Bugünün akıllı telefonları ve son dönem Mac M serisi işlemcileri de ARM tabanlı.
Kısacası Qualcomm bu dava tehdidinden kurtulursa gelecek on yıl ARM tabanlı işlemciler ve X86 türü işlemciler arasında verimlilik ve performans savaşları daha da artacağa benziyor.
Sizce ARM ve Qualcomm yeni lisans davası nasıl sonuçlanır? ARM gerçekten de Qualcomm’un lisansını iptal edebilir mi? Yorum ve görüşlerinizi bekliyoruz.
Bloodborne hayranları yıllardır PC’ye resmi bir sürüm beklerken, hayran yapımı projeler bir bir Sony’nin telif engeline takılıyor. Son olarak, PlayStation 1 tarzında yeniden yaratılan Bloodborne PSX adlı proje de telif hakları nedeniyle yayından kaldırıldı.
Sony, neden bu kadar katı davranıyor?
Yaşanan bu gelişme Sony’nin Bloodborne topluluğuna karşı son dönemdeki sert tutumunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Daha önce, popüler Bloodborne 60 FPS modunu engelleyen şirket, şimdi de bağımsız geliştirici Lilith ‘B0tster’ Walther tarafından yapılan Bloodborne PSX demake’ini kaldırdı. Sony’nin DMCA başvurularını yürüten MarkScan adlı şirket, hayran yapımı projeye dijital korsanlık suçlamasıyla telif ihtarı gönderdi ve oyun itch.io’dan kaldırıldı.
Geliştirici Lilith Walther, Sony’nin Bloodborne ile ilgili hayran yapımlarını neden şimdi hedef aldığını sorgularken, bu adımların Bloodborne’un geleceği için bir işaret olup olmadığı merak konusu oldu.
Apple tarafından uzunca süredir duyurulması beklenen iPhone SE 4 için son dönemece giriyoruz gibi görünüyor. İşte detaylar...
Sony, geçtiğimiz aralık ayında PlayStation 30. yıl dönümü videosunda Bloodborne’a atıfta bulunmuştu. Bu, bazı oyuncuların yeni bir sürüm beklemesine yol açarken, Sony’nin son dönemdeki hamleleri hayranları tedirgin etmeye başladı.
Sizce Sony, Bloodborne’un PC’ye çıkmasını istemediği için mi bu projeleri engelliyor? Yoksa bu, gelecekteki bir duyurunun sinyali olabilir mi? Görüşlerinizi paylaşmayı unutmayın!
Çin, yapay zeka alanındaki atılımlarına bir yenisini daha ekledi. Daha önce DeepSeek modeliyle dil işleme konusunda büyük bir rekabet başlatan Çin, şimdi de video üretim alanında önemli bir hamle yapıyor. TikTok’un çatı şirketi ByteDance, OmniHuman-1 adlı yeni bir yapay zeka modelini duyurdu. Bu model, yalnızca bir görsel veya metin girdisiyle insanları konuşurken, dans ederken, şarkı söylerken ya da müzik aleti çalarken gösterebilen videolar üretebiliyor.
OmniHuman-1, OpenAI’nin Sora modeline rakip olacak
OmniHuman-1, video üretiminde insan hareketlerini, konuşmalarını ve jestlerini gerçeğe oldukça yakın bir şekilde taklit edebilen çok modlu bir yapay zeka modeli olarak tanıtıldı. Şirketin açıklamalarına göre, bu model ister bir portre fotoğrafı, ister tam vücut görseli olsun, doğal hareketler ve gerçekçi ifadeler üretebiliyor. Bu teknoloji, OpenAI’nin geçtiğimiz Aralık ayında tanıttığı Sora modeline doğrudan rakip olarak görülüyor.
OmniHuman-1’in temel özellikleri şunlar:
Gerçekçi insan hareketleri ve yüz ifadeleri
Çoklu giriş desteği (görseller, ses ve video parçaları)
Yüksek kaliteli ve gerçekçi video üretimi
İnsan dışındaki animasyonlar için de kullanılabilme potansiyeli…
Şunu da ekleyelim: Bu tür gelişmiş yapay zeka teknolojileri, etik ve güvenlik kaygılarını da beraberinde getiriyor. Bazı uzmanlar, bu tür modellerin kötüye kullanılma potansiyeline dikkat çekerek, “Bu tür yapay zeka modelleri, derin sahte (deepfake) içeriklerin üretimini kolaylaştırabilir ve bu da bilgi kirliliğine yol açabilir. Bu nedenle, bu teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanımı sıkı bir şekilde denetlenmeli.” şeklinde görüş belirtiyor.
Popüler hayatta kalma oyunu Green Hell, Steam'de kısa süreliğine ücretsiz erişime açıldı. Peki nasıl oynanır?
Bu bağlamda, bazı akademisyenler ve etik uzmanları, OmniHuman-1 gibi modellerin potansiyel riskleri nedeniyle yasaklanması veya sıkı düzenlemelere tabi tutulması gerektiğini savunuyor.
ByteDance‘in bu alandaki atılımı, gelecekte video içerik üretiminde yapay zekanın rolünü daha da artırabilir. Sizce Çin’in bu agresif yapay zeka hamleleri, sektörde nasıl bir değişime yol açacak? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz!
Dünyanın dört bir yanından milyonlarca abonesi ile en popüler dijital akış platformu Netflix, haftanın en çok izlenen dizilerini açıkladı. Sevilen yapımın yeni sezonu, listenin liderliğine oturdu. İşte 27 Ocak – 2 Şubat 2025 tarihleri arasında Netflix üzerinde en çok izlenenler!
Netflix çok izlenenler – dizi (27 Ocak – 2 Şubat 2025)
Netflix tarafından paylaşılan en çok izlenen diziler listesine baktığımızda ilk sırada The Night Agent’ın 2. sezonunu görüyoruz. 131 milyon 100 bin saat izlenme süresi kaydetti. İkinci sıradaysa 41 milyon 100 bin saatle yine aynı dizinin ilk sezonunu görüyoruz.
Üçüncüyse The Recruit 2. sezon olmuşken onu American Manhunt: O.J. Simpson 1. sezon, The Recruit 1. sezon, American Primeval, XO, Kitty 2. sezon, Ms. Rachel 1. sezon, Royal Rumble 2025 ve Raw: 2025 – 27 Ocak 2025 takip etti.
Milyonlarca kullanıcıya sahip popüler dijital oyun mağazası Steam’de oyuncuların dikkatini çeken etkinlikler devam ediyor. Bu kapsamda kısa süre önce 2K yayıncı indirimlerinin başladığı platformda şimdi ise popüler hayatta kalma oyunu kısa süreliğine ücretsiz erişime açıldı.
Steam’de Green Hell ücretsiz erişime açıldı
Dijital platformlar veya oyun geliştiricileri, kendi yapımlarını tanıtma amacıyla bazen ücretsiz erişim kampanyası yapabiliyor. Bu sayede oyuncular, oyunu ücretsiz olarak deneyebiliyor ve dilerlerse de satın alabiliyorlar. Şu anki etkinlik de benzer bir kampanya.
Creepy Jar tarafından geliştirilen Green Hell, 10 Şubat saat 21.00’e kadar ücretsiz erişime açıldı. Oyunu herhangi bir ücret ödemeden bu tarihe kadar oynayabilirsiniz. Ancak süre sona erdiğinde erişiminizi kaybedeceğinizi belirtelim.
Müzik dünyanın enlerinin belirlendiği Grammy Ödülleri'nin 67.'si resmen gerçekleşti. İşte 2025 Grammy Ödülleri kazananları!
Bilmeyenler için Green Hell, Amazon yağmur ormanlarında hayatta kalmaya çalıştığınız açık dünya hayatta kalma oyunudur. Açlık, susuzluk, hastalıklar ve vahşi doğa gibi zorluklarla mücadele ederken, doğal kaynakları kullanarak barınak inşa edebilir, avlanabilir ve el yapımı ekipmanlar üretebilirsiniz.
Green Hell’i belirtilen tarihe kadar ücretsiz oynayabilmek için öncelikle buraya tıklayarak oyunun Steam sayfasına ulaşmalısınız. Ardından “Green Hell Oynayın” başlıklı kısımdan “Oyunu Oyna” butonuna tıklayarak indirme işlemini başlatabilirsiniz.
Green Hell sistem gereksinimleri şu şekilde sıralandı;
DJI, OsmoAudio ekosistemini genişleterek içerik üreticileri için DJI Mic Mini modelini duyurdu. Sadece 10 gram ağırlığında olan bu kablosuz mikrofon, hafif ve taşınabilir tasarımıyla güçlü bir ses performansı sunuyor. DJI Mic Mini, içerik üreticilerinin yaratıcı süreçlerini kolaylaştıran gelişmiş ses teknolojileriyle geliyor.
DJI Mic Mini özellikleri
DJI Mic Mini, DJI Mic 2 modelinin yarısından daha hafif ve manyetik destekle giysilere sabitlenebilir veya doğrudan gömleğe takılabiliyor. İki seviyeli gürültü engelleme özelliği iç mekan ve dış mekan kullanımları için optimize edilmiş durumda. Ayrıca fan ve klima gibi düşük frekanslı sesleri bastırarak ses netliğini artırıyor.
Güçlü gürültü engelleme seviyesi ise kalabalık etkinlikler veya açık hava çekimlerinde arka plan gürültüsünü en aza indiriyor. Rüzgarlık aksesuarları dış mekan çekimlerinde rüzgar sesini engelleyerek daha temiz bir kayıt sağlıyor.
Galaxy A36 5G ve A56 5G modelleri GCF veri tabanında göründü. Peki, bu tam olarak ne anlama geliyor? İşte ayrıntılar!
Otomatik sınırlama özelliği yüksek ses girişlerini optimize ederek distorsiyonu önlüyor. Beş seviyeli gain ayarı, ses seviyesinin hızlı ve hassas şekilde ayarlanmasına imkan tanıyor. Küçük boyutuna rağmen DJI Mic Mini, omnidireksiyonel ses kaydı ve çift kanallı (Mono ve Stereo) kayıt seçenekleriyle profesyonel düzeyde ses sunuyor.
Alıcı iki vericiyle eşleşerek çok kaynaklı kayıt yapabilme imkanı sağlıyor. DJI Mimo uygulaması üzerinden sunulan güvenlik kaydı -6 dB düşük yedek kayıt oluşturarak ses bozulmalarını önlüyor. Kablosuz iletim menzili 400 metreye kadar çıkabiliyor böylece uzun mesafelerde dahi kesintisiz kayıt yapılabiliyor.
DJI Mic Mini tam şarjla 48 saatlik kullanım süresi sunarak uzun süreli çekimler için güvenilir bir çözüm sağlıyor. Beş dakikalık hızlı şarj ile bir saatlik kullanım mümkün olurken, alıcı ve verici sırasıyla 100 ve 90 dakikada tam şarj olabiliyor. Otomatik uyku modu ve programlanabilir otomatik kapanma ayarı, enerji tasarrufu yaparak daha uzun pil ömrü sunuyor.
DJI Mic Mini, Osmo Action 5 Pro, Osmo Action 4 ve Osmo Pocket 3 gibi DJI ürünleriyle doğrudan eşleşebiliyor, böylece alıcıya ihtiyaç duymadan hızlı kurulum imkanı sunuyor. Bluetooth bağlantısı, akıllı telefonlarla doğrudan eşleşerek üçüncü taraf film çekim uygulamalarıyla uyumlu çalışmasını sağlıyor.
DJI Mic Mini ayrıca DJI Fly uygulaması üzerinden DJI Neo drone ile bağlantı kurarak havadan çekilen videolara yüksek kaliteli ses ekleme imkanı tanıyor. Pervane gürültüsünü azaltma ve ses-video senkronizasyonu gibi ek özelliklerle içerik üreticilerine daha fazla kontrol sağlıyor.
Cihaz 3.5mm TRS bağlantısı ile kameralarla senkronize çalışabilirken, USB-C bağlantısı sayesinde harici ses oynatma ve şarj imkanı sunuyor. Akıllı telefon ve bilgisayarlarla tam uyumlu yapısı, içerik üreticilerinin cihazlar arasında kolayca geçiş yapmasını sağlıyor.
ASUS Türkiye, yeni OLED monitör serisini düzenlediği lansman etkinliğinde tanıttı. Teknoloji dünyasının önde gelen içerik üreticileri ve iş ortaklarının katılımıyla gerçekleşen etkinlik, The Game For Big Kids’te yapıldı.
Lansmanda tanıtılan modeller arasında dünyanın ilk 27 inç 4K OLED oyuncu monitörü ROG Swift OLED PG27UCDM, dünyanın ilk parlak WOLED oyuncu monitörü XG27AQDMG ve dünyanın ilk 1440p 480 Hz oyuncu monitörü ROG Swift OLED PG27AQDP de yer aldı.
Profesyoneller için geliştirilen ProArt Display OLED PA32UCDM ve ASUS’un ZenScreen serisinin yeni OLED üyesi ZenScreen Duo OLED MQ149CD, içerik üreticilerinin ilgisini çekti. ASUS, oyunculara yönelik geliştirdiği ürünlerin yanı sıra iş dünyası ve profesyonel kullanıcılara hitap eden modeller üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor.
Lansmanda, ASUS Türkiye OPBG İş Geliştirme Müdürü Recep Kulan, OLED monitör pazarındaki gelişmeleri ve ASUS’un pazardaki konumunu değerlendirdi. ASUS’un oyuncu monitörleri alanında lider konumda olduğunu belirten Kulan, OLED monitör pazarında yüzde 23’ün üzerinde pazar payına sahip olduklarını vurguladı.
Türkiye’de de gaming monitör kategorisinde birinci marka olduklarını ifade ederek, gaming OLED pazarında geçen yıl dünya genelinde yüzde 300’ün üzerinde büyüme kaydettiklerini açıkladı. OLED teknolojisine yönelik yatırımlarını artıracaklarını belirten Kulan, önümüzdeki dönemde OLED monitör portföyünü genişletmeyi hedeflediklerini söyledi.
ASUS’un lansmanda tanıttığı modeller arasında, 240 Hz yenileme hızına ve 0,03 ms tepki süresine sahip ROG Swift OLED PG27UCDM öne çıktı. DisplayPort 2.1a UHBR20, HDMI 2.1 ve USB-C gibi bağlantı seçenekleri sunan monitör, VESA DisplayHDR 400 True Black, Dolby Vision ve HDR10 desteğiyle yüksek görüntü kalitesi sağlıyor.
32 inçlik 4K WOLED ekrana sahip ROG Swift OLED PG32UCDP modeli, 240 Hz yenileme hızının yanı sıra FHD çözünürlükte 480 Hz görüntü sunabiliyor. AI destekli ROG AI Assistant teknolojisiyle donatılan bu model, oyuncular için geliştirilmiş çeşitli yardımcı özellikler içeriyor. OLED Anti-flicker, ELMB ve Auto KVM gibi yenilikçi teknolojilerle gelen bu monitör, daha parlak ve net bir oyun deneyimi sunuyor.
Kavisli ekran tercih eden kullanıcılar için tasarlanan ROG Swift OLED PG34WCDM, 240 Hz yenileme hızı ve 0,03 ms tepki süresiyle ultra geniş bir deneyim sunuyor. 800R kavisli 34 inç OLED paneli, G-SYNC desteğiyle akıcı bir görüntüleme performansı sağlarken, yerleşik Akıllı KVM ile iki cihaz arasında tek bir klavye ve mouse ile geçiş yapılabiliyor. DisplayPort 1.4, HDMI 2.1 ve USB Type-C bağlantılarıyla geniş bir bağlantı yelpazesine sahip olan bu modelin 2024’ün ilk çeyreğinde piyasaya çıkması bekleniyor.
Dünyanın ilk 1440p 480 Hz oyuncu monitörü olarak tanıtılan ROG Swift OLED PG27AQDP, parlama önleyici WOLED panele ve 0,03 ms tepki süresine sahip. Daha net metinler için RWGB alt piksel düzeni kullanılan model, AI Crosshair, AI Sniper ve MOBA Map Helper gibi özelliklerle oyun deneyimini optimize ediyor.
Bir diğer dikkat çeken model, ROG Swift OLED PG32UCDM oldu. 32 inçlik 4K OLED ekranı ile 240 Hz yenileme hızına sahip olan monitör, QD-OLED teknolojisiyle 1000 nit maksimum parlaklık ve geniş renk gamı sunuyor. OLED paneli korumak için grafen malzeme kullanılan model, gelişmiş soğutma sistemiyle uzun ömürlü kullanım sağlıyor.
Dünyanın ilk parlak WOLED oyuncu monitörü ROG Strix OLED XG27AQDMG, gelişmiş OLED teknolojileriyle yüksek parlaklık ve net görüntüler sunuyor. OLED ekranlardaki titreşim sorunlarını azaltmak için ROG Titreşim Önleme teknolojisini kullanan model, üç farklı titreşim önleme seviyesi sunarak izleme deneyimini optimize ediyor.
Lansmanda tanıtılan bir diğer model olan ROG Strix OLED XG27ACDNG, 360 Hz yenileme hızı ve 0,03 ms tepki süresiyle hızlı tepki gerektiren oyunlarda üstün performans sunuyor. Düşük APL boyutlarında parlaklık seviyelerini artıran Dinamik Parlaklık Artışı teknolojisini destekleyen model, AI Visual özelliğiyle ekranda görülen içeriğe göre otomatik görüntü ayarlamaları yapabiliyor.
Profesyonel içerik üreticileri için geliştirilen ProArt Display OLED PA32UCDM, 31,5 inçlik 4K UHD paneliyle geniş renk gamı ve yüksek doğruluk sunuyor. HDR-10 ve HLG formatlarını destekleyen model, 1000 nit maksimum parlaklığa ve gerçek 10-bit renk derinliğine sahip.
ASUS’un ZenScreen serisine yeni eklenen ZenScreen Duo OLED MQ149CD, 21 inçe kadar açılabilen 14 inçlik çift OLED ekranı ile dikkat çekti. 360° katlanabilir menteşesi sayesinde yatay ve dikey konumlandırma imkanı sunan model, yalnızca 700 gram ağırlığıyla taşınabilirlik açısından öne çıkıyor.
Apple, uzun süredir beklenen iPhone SE 4 modelini düşündüğümüzden daha erken bir tarihte duyurmaya hazırlanıyor. Sektörün bilinen analistlerinden Mark Gurman’ın aktardığına göre, Apple’ın yeni uygun fiyatlı iPhone modelini önümüzdeki hafta tanıtması bekleniyor. Daha önceki söylentiler, SE 4’ün piyasaya çıkışının yılın ilerleyen dönemlerinde olacağını öne sürüyordu. Ancak gelen son bilgiler, cihazın çok yakında görücüye çıkacağını gösteriyor.
Yeni iPhone SE için bekleyiş sona eriyor
Apple’ın SE serisi, güçlü donanımı ve nispeten uygun fiyatıyla dikkat çekerken, bu yeni modelin iPhone 14’ten tasarım öğeleri alması bekleniyor. SE 4’ün, önceki modellerde bulunan kalın çerçeveleri terk ederek, bir çentik tasarımına sahip olması ve böylece Face ID’ye geçiş yapması gündemde. Bu, iPhone SE serisinde fiziksel Touch ID’nin kaldırılacağı anlamına geliyor.
Cihazın iç donanımı da büyük bir yükseltme alacak gibi görünüyor. Apple A18 çipi ile geleceği belirtilen SE 4, Apple Intelligence desteği sunan en uygun fiyatlı model olabilir. Ayrıca, Apple’ın Qualcomm’a olan bağımlılığını azaltmak adına kendi ürettiği yeni bir modemle gelmesi de beklentiler arasında yer alıyor.
Özellikle ekran tarafında büyük bir değişiklik olacak. Mevcut iPhone SE 3, 4.7 inç LCD ekran kullanırken iPhone SE 4’ün 6.1 inç OLED ekran ile donatılacağı belirtiliyor. USB-C bağlantı noktasıyla geleceği söylenen cihazın kamera yükseltmesi de dikkat çekici. 48 MP ana kamera ve 12 MP selfie kamerası ile önceki modellere kıyasla daha iddialı bir fotoğraf deneyimi sunması bekleniyor.
Fiyat konusunda ise Apple’ın SE serisini 500 doların altında tutmaya devam etmesi mümkün gibi… Mevcut iPhone SE 3, 429 dolarlık fiyat etiketiyle piyasaya sürülmüştü. Yeni modelin biraz daha pahalı olması beklenirken yine de orta segmentte rekabetçi bir konumda kalacağı söyleniyor.
Apple, iPhone SE 4 ile ilgili verdiği bir kararla herkesi şaşırtabilir. İşte detaylar ve bilmeniz gerekenler...
Apple’ın 11 Şubat’ta Beats PowerBeats Pro 2 kulaklıklarını duyuracağı biliniyor. Uzmanlar, Apple’ın aynı dönemde iPhone SE 4’ü de tanıtmasını bekliyor. Ancak, büyük bir lansman etkinliği yerine, Apple’ın yalnızca bir basın bülteni ve kısa bir tanıtım videosu ile duyuruyu gerçekleştirmesi ihtimali yüksek.
Sizce iPhone SE 4, bu yükseltmelerle birlikte daha cazip bir seçenek haline gelir mi? Apple’ın SE serisi hakkında düşünceleriniz neler? Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın!