Samsung’un merakla beklenen amiral gemisi telefonuyla ilgili yeni bilgiler gelmeye devam ediyor. Sızdırılan son görseller, Galaxy S26 Ultra tasarımı hakkında önemli ipuçları vererek cihazın her açıdan nasıl görüneceğini ortaya koyuyor.
Huawei'nin yeni katlanabilir amiral gemisi Huawei Mate X7 Türkiye pazarına giriş yapıyor. Hem de hediyeleri ile.
Lansmanına kısa bir süre kala sızıntıların ardı arkası kesilmeyen telefon, özellikle tasarım tarafında dikkat çekici bir değişiklikle gelebilir. Bu sızıntılar, Samsung’un premium amiral gemisi modelinin dış görünüşüne dair beklentileri büyük ölçüde şekillendiriyor.
Galaxy S26 Ultra Tasarımı: İşte İlk Detaylar
Ortaya çıkan yeni 360 derecelik render görüntüleri, Galaxy S26 Ultra’nın genel hatlarını ve en belirgin tasarım değişikliğini gözler önüne seriyor. Görüntülere göre en büyük fark, cihazın arka panelindeki kamera kurulumunda yaşanıyor. Önceki modellerde ayrı ayrı çıkıntılara sahip olan lenslerin aksine, yeni modelde lensleri çevreleyen hafifçe yükseltilmiş bir kamera adası bulunuyor.
Bu tasarım değişikliği, hem estetik bir farklılık yaratıyor hem de telefonun genel yapısıyla ilgili önemli bir detaya işaret ediyor. Kamera adası, lensleri tek bir modül içinde toplayarak daha bütüncül bir görünüm sunuyor.
İncelen Gövde ve Diğer Söylentiler
Kamera tasarımındaki bu değişikliğin arkasındaki ana nedenin, cihazın incelen gövdesi olduğu düşünülüyor. Söylentilere göre Galaxy S26 Ultra, selefine kıyasla daha ince bir yapıya sahip olacak. Bu nedenle Samsung, kamera performansından ödün vermemek için lensleri koruyan ve gerekli donanımı barındıran bu çıkıntılı adayı tercih etmiş olabilir.
Bununla birlikte, cihazla ilgili diğer söylentiler de mevcut. Bazı kaynaklar, S26 ve S26+ modellerinde fiyat artışı beklenirken, Galaxy S26 Ultra modelinin fiyatının sabit kalabileceğini öne sürüyor. Ayrıca, cihazın Qi2 manyetik şarj teknolojisini desteklemeyeceği de konuşulanlar arasında yer alıyor. Samsung’un yeni amiral gemisi serisini şubat ayının sonlarına doğru tanıtması bekleniyor.
Peki, yeni Galaxy S26 Ultra tasarımı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Apple CEO’su Tim Cook emeklilik planları hakkında yapılan spekülasyonlara, çalışanlarla yaptığı bir toplantıda dolaylı bir yanıt verdi. Cook, net bir tarih vermekten kaçınsa da şirketin gelecekteki liderliği üzerine yoğunlaştığını belirterek önemli ipuçları sundu.
A101 uygun fiyatla teknolojik ürünleri satmaya tam gaz devam ediyor. A101 şimdi de iPhone 17 serisini uygun fiyata satışa sundu.
Tim Cook Emeklilik Planları Hakkında Ne Söyledi?
Perşembe günü gerçekleştirilen şirket içi toplantıda, kendisine yöneltilen emeklilik soruları karşısında Tim Cook, planları hakkında ser verip sır vermedi. Bunun yerine, Apple’ın uzun vadeli geleceğine odaklandığını vurguladı. Cook, “Beş yıl, on yıl sonra bu odada kimlerin olacağını düşünerek çok zaman harcıyorum. Hatta bu benim için bir takıntı; 15 yıl sonra bu odada kimler olacak?” ifadelerini kullandı.
Bu açıklamalar, Cook’un doğrudan bir emeklilik tarihi vermekten çok, kendisinden sonraki dönem için sağlam bir liderlik yapısı kurmaya odaklandığını gösteriyor. Analistler, bu sözleri Cook’un görevden ayrılma sürecinin başladığına ancak bunun aceleye getirilmeyeceğine bir işaret olarak yorumluyor.
Daha önce basında çıkan bazı haberlerde Cook’un 2026 yılı başlarında görevden ayrılabileceği iddia edilmişti. Ancak sektördeki güvenilir kaynaklar bu zaman çizelgesinin pek olası olmadığını belirtiyor. Cook’un en azından 2026 Dünya Geliştiriciler Konferansı’na (WWDC) kadar görevde kalması bekleniyor.
Cook’un Yerine Geçecek Muhtemel İsim: John Ternus
Tim Cook sonrası dönem için en güçlü aday olarak Apple’ın Donanım Mühendisliğinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı John Ternus gösteriliyor. Ternus’un CEO’luk için en olası halef olduğu görüşü oldukça yaygın. Yakın zamanda Cook’un, Apple’ın tasarım ekiplerinin denetimini de Ternus’a devretmesi, bu iddiaları daha da güçlendirdi. Bu hamle, Ternus’un liderlik için hazırlandığının açık bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Ağustos 2011’den beri Apple’ın CEO’su olan Tim Cook, geçen yıl 65 yaşına girerek tipik emeklilik yaşına ulaştı. Görevden ayrıldıktan sonra Cook’un, yönetim kurulu başkanı olarak şirketteki bazı kararlar üzerinde kontrolünü sürdürebileceği de konuşulanlar arasında. Şirketin başındaki zamanının yavaş yavaş sonuna yaklaştığı kesin olsa da, bu geçişin önümüzdeki aylarda mı yoksa daha ileriki bir tarihte mi olacağı belirsizliğini koruyor.
Peki, Tim Cook’un emekliliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Sınırları zorlayan yapay zeka modelleri her geçen gün daha da gelişip özelleşirken, kullanıcılar doğru cevaplara ve en iyi model seçimlerine ulaşmak için genellikle Perplexity gibi platformları tercih ediyor. Sadece Perplexity, piyasadaki en iyi yapay zeka modellerinin tümüne erişim imkanı sunuyor ve veriler, model performansının farklı görevlerde giderek daha fazla çeşitlilik gösterdiğini kanıtlıyor.
İş dünyasında OpenAI Frontier devrimi başladı. Kurumsal firmalar gerçek iş yapan yapay zeka ajanlarını kullanıma sunuyor.
Perplexity Model Council: Üç Dev Yapay Zeka Modeli Tek Çatı Altında
Başka bir deyişle, kodlama görevleri için en iyi olan bir model, araştırma veya yaratıcı çalışmalar söz konusu olduğunda yetersiz kalabiliyor veya hatalı sonuçlar üretebiliyor. Peki, elinizdeki özel sorgu için hangi modelin en iyi performansı vereceğini nasıl bilebilirsiniz? Perplexity, kullanıcıların sorgularını manuel olarak birden fazla modelde doğrulaması yerine, aynı sorguyu birden fazla modelde aynı anda çalıştırmasına olanak tanıyan yeni araştırma özelliği Model Council’i resmen kullanıma sundu.
Perplexity ana arayüzünden Model Council seçildiğinde, yazdığınız sorgu platformda mevcut olan Claude Opus 4.6, GPT 5.2 ve Gemini 3.0 gibi üç farklı model üzerinde aynı anda çalıştırılıyor. Ardından devreye giren bir sentezleyici model, ortaya çıkan çıktıları gözden geçiriyor, mümkün olan yerlerde çelişkileri çözüyor ve modellerin nerede hemfikir olduğunu veya nerede ayrıştığını net bir şekilde gösteren tek bir kapsamlı yanıt sunuyor.
Tim Cook, Apple Intelligence’ın en popüler özelliği görsel zekayı övdü. iPhone 16 ve iOS 26 sonrası özellik AirPods ve gözlüklere geliyor.
Bilindiği üzere her yapay zeka modelinin bağlamı gözden kaçırabileceği, belirli bakış açılarına yönelebileceği veya bilgi boşluklarını tahminlerle doldurabileceği kör noktaları bulunuyor. Model Council, modeller arasında sürekli geçiş yapmak yerine hepsini aynı anda sorgulayarak bu riski büyük ölçüde azaltıyor. Modeller bir noktada birleştiğinde daha hızlı ve güvenle hareket edebilirken, aralarında anlaşmazlık olduğunda konuyu daha derinlemesine araştırmanız gerektiğini anlıyorsunuz.
Bu yeni özellik özellikle borsa ve piyasa analizleri içeren yatırım araştırmaları, büyük satın almalar gibi karmaşık kararlar, yaratıcı beyin fırtınaları ve bilgi doğrulama gibi doğruluk ve bakış açısının kritik olduğu durumlarda kullanıcılara büyük değer katıyor. Model Council şu anda web üzerindeki Perplexity Max aboneleri için kullanılabilir durumda ve çok yakında mobil uygulama desteğinin de gelmesi planlanıyor.
Sam Altman, Anthropic'in Super Bowl reklamına sert çıktı. OpenAI CEO'su, rakibini dürüst olmamakla ve zenginlere hizmet etmekle suçladı.
Yapay zeka dünyasındaki bu çoklu model yaklaşımı, doğru bilgiye ulaşma ve doğrulama süreçlerimizi kökten değiştirebilir gibi görünüyor. Peki siz bu yeni özellik hakkında ne düşünüyorsunuz, kritik kararlar alırken tek bir modele güvenmek yerine farklı modellerin ortak kararını görmeyi tercih eder misiniz?
Çoğumuz eski Symbian tabanlı telefonlarımızı çoktan çekmecelere kaldırdık ve onları unuttuk. Ancak geliştiriciler, efsanevi Nokia N8 modelini tekrar hayata döndürmek için kolları sıvadı. “Reborn” adı verilen yeni bir özel yazılım projesi, bu klasik cihazı tozlu raflardan kurtarıp yeniden günlük kullanıma uygun hale getirmeyi amaçlıyor.
Xiaomi'nin MWC'de tanıttığı devrim niteliğindeki takılabilir lensli telefon konsepti seri üretime geçti. Profesyonel fotoğrafçılık cebinize giriyor. Detayları kaçırmayın!
Symbian Efsanesi Nokia N8 Özel Bir Projeyle Günümüze Uyarlanıyor
2010 yılında piyasaya sürülen Nokia N8, özellikle donanım özellikleriyle dikkat çekiyordu. O dönemde sahip olduğu 12MP Carl Zeiss kamerası ve güçlü Xenon flaşı, birçok modern kameralı telefondan bile daha iyi performans gösteriyordu. Ancak cihaz, aslında tuşlu telefonlar için tasarlanmış olan Symbian işletim sistemiyle geldiği için dokunmatik ekran deneyimi zamanla yetersiz kaldı.
iPhone ve Android telefonlar piyasayı ele geçirdiğinde Nokia, Nokia Belle arayüzü ile yanıt verdi ancak bu güncelleme hazır olduğunda sunucular çoktan kapanmaya başlamıştı. Bugün elinize bir N8 alırsanız, büyük ihtimalle yavaş çalışan ve bağlantıları kopuk bir cihazla karşılaşırsınız. Ancak geliştirici topluluğu, on beş yıldan fazla bir süre sonra bu durumu değiştirmek için devreye girdi.
Geliştirilen yeni ROM, orijinal telefonun ana sorunlarını çözüyor ve Symbian’ın son büyük sürümü olan Nokia Belle üzerine inşa ediliyor. Geliştiriciler sisteme çalışan ve güncel bir uygulama mağazası ekledi. Bu değişiklik, N8’i sadece bir koleksiyon parçası olmaktan çıkarıp, donanımın gerçek gücünü gösterebileceğiniz bir telefona dönüştürüyor. Arayüzün artık çok daha akıcı çalıştığı ve o meşhur kameranın kullanıma hazır hale geldiği belirtiliyor.
A101 uygun fiyatla teknolojik ürünleri satmaya tam gaz devam ediyor. A101 şimdi de iPhone 17 serisini uygun fiyata satışa sundu.
Yeni yazılım, eski bir cihazda günümüz internetinde güvenle gezinmek için gerekli olan güncellenmiş HTTPS imzalama sertifikalarını da içeriyor. Ayrıca teknoloji meraklıları için en güzel haber, güncellemenin Symbian’ın katı imzalama kurallarını kaldırması. Böylece kullanıcılar, eski bürokratik engellerle uğraşmadan diledikleri uygulamaları dışarıdan yükleyebiliyor.
Bu projeyi denemek isteyenlerin ise biraz dikkatli olması gerekiyor. Windows 10 sürücüleri ile eski Nokia yükleme araçları bazen çakışabiliyor ve bilgisayarda Mavi Ekran hatasına (BSOD) yol açabiliyor. Donanım tarafında ise eskiyen kameralar veya bükülmüş SIM pimleri gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Yine de bu telefonların sağlam yapısı sayesinde, birkaç farklı cihazdan parçalar birleştirilerek tam çalışan bir telefon elde edilebiliyor.
Samsung Galaxy S26 serisi için tasarlanan yeni Qi2 destekli Magnet Wireless Charger ve özellikleri detaylı görsellerle ortaya çıktı.
Nokia’nın bu efsanevi modelinin yıllar sonra bile geliştiriciler tarafından desteklenmesi gerçekten etkileyici bir durum. Peki, siz evinizdeki eski telefonları saklıyor musunuz yoksa geri dönüşüme mi gönderiyorsunuz? Yorumlarda bizimle paylaşın.
Elektrikli otomobil devi Tesla, Türkiye’deki şarj altyapısını genişletme çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Şirket, son olarak Tesla Supercharger Samsun istasyonunu devreye alarak Karadeniz Bölgesi’ndeki kullanıcıları için önemli bir adım attı. Bu yeni istasyon, Afyonkarahisar, İzmit ve Eskişehir’in ardından Türkiye’deki Supercharger ağına eklenen son halka oldu.
Tesla Supercharger Samsun İstasyonunun Özellikleri
Tesla tarafından yapılan resmi duyuruya göre, Samsun’daki yeni Supercharger istasyonu, elektrikli araç sahiplerine yüksek hızlı şarj imkanı sunuyor. İstasyon, toplam 8 adet şarj ünitesine sahip ve her bir ünite 250 kW’a kadar güç sağlayabiliyor. Bu sayede Tesla kullanıcıları, araçlarını çok daha kısa sürede şarj ederek yollarına devam edebilecekler.
Şirket, istasyonun tam adresini “Işık Sk. No: 2 Kerimbey Mh. Samsun 55330” olarak paylaştı. Konum olarak Tekkeköy’de yer alan istasyon, şehirlerarası yolculuk yapanlar için stratejik bir noktada bulunuyor.
Tesla’nın resmi X (Twitter) hesabı üzerinden de yeni istasyonun açılışı bir paylaşımla duyuruldu. Bu paylaşım, Samsun’daki yeni lokasyonun hizmete girdiğini doğruladı.
Türkiye’deki Supercharger Ağı Büyüyor
Samsun’da açılan bu yeni istasyon, Tesla’nın Türkiye’deki büyüme stratejisinin önemli bir parçası. Supercharger ağından sorumlu üst düzey yönetici Max De Zegher, daha önce yaptığı bir açıklamada Türkiye pazarına verdikleri önemi vurgulamıştı.
De Zegher, kişisel X hesabından yaptığı paylaşımda, “Altı yeni lokasyon ve altmış yeni şarj noktası şu anda yapım aşamasında ve çok yakında hizmete girecek! Türk müşterilerimiz için ‘Plaid’ modundayız.” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin farklı şehirlerinde daha fazla Supercharger istasyonunun hizmete gireceğinin sinyalini veriyor.
Peki, Tesla’nın Türkiye’deki Supercharger genişlemesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Türkiye’deki elektrikli otomobil sahipleri, şarj istasyonlarında yeni bir maliyet tablosuyla karşılaştı. Beklendiği üzere, elektrikli otomobil şarj ücretleri ülke genelinde önemli bir artış gösterdi. Bu zammın arkasındaki en büyük itici güç, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) uzun süredir beklenen esnek fiyatlandırma sistemine geçiş yapması oldu. Artan enerji maliyetleri ve elektrikli araçlara olan yoğun talep de bu artışı tetikleyen diğer önemli faktörler olarak öne çıkıyor.
BYD Manisa yatırımı hakkında iptal iddiası gündeme bomba gibi düştü. Projenin durduğu ve ihalelerin iptal edildiği söyleniyor.
Şubat 2026 Elektrikli Otomobil Şarj Ücretleri Artışının Nedenleri
Bu kapsamlı fiyat güncellemesinin temelinde birkaç ana neden yatıyor. Sektör uzmanları, bu değişimin kaçınılmaz olduğunu ve piyasanın olgunlaşma sürecinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Fiyat artışlarını daha iyi anlamak için bu nedenleri detaylıca incelemek gerekiyor.
EPDK’nın Esnek Fiyatlandırma Modeli: Yeni düzenlemenin en kritik parçası, şarj ağı operatörlerine dinamik ve esnek fiyat belirleme imkanı tanımasıdır. Daha önce daha sabit bir yapıya sahip olan ücretler, artık günün saatlerine (yoğun ve yoğun olmayan zamanlar), lokasyona (şehir merkezi, otoyol) ve şarj istasyonunun anlık doluluk oranına göre değişiklik gösterebilecek. Bu model, şebeke üzerindeki yükü dengelemeyi amaçlarken, yoğun saatlerdeki şarj maliyetlerini doğrudan artırdı.
Küresel Enerji Maliyetlerindeki Yükseliş: 2025 yılı sonundan itibaren küresel piyasalarda yaşanan enerji emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, Türkiye’deki elektrik üretim maliyetlerini de doğrudan etkiledi. Şarj istasyonları, yüksek hacimde elektrik tüketen ticari işletmeler olduğu için, bu maliyet artışını nihai tüketiciye, yani araç sahiplerine yansıtmak zorunda kaldı.
Artan Elektrikli Araç Sayısı ve Talep Baskısı: Türkiye’de elektrikli otomobil satışları, özellikle yerli marka Togg’un pazar payını artırması ve yeni global markaların ülkeye girmesiyle 2025 yılında rekor seviyelere ulaştı. Yollardaki elektrikli araç sayısının artması, mevcut şarj altyapısı üzerinde ciddi bir talep baskısı oluşturdu. Özellikle otoyol kenarlarındaki hızlı şarj (DC) istasyonlarında yaşanan yoğunluk, operatörlerin yatırım ve işletme maliyetlerini artırdı.
Altyapı Yatırımlarının Finansmanı: Artan talebi karşılamak için şarj ağı operatörleri, yeni istasyon kurma ve mevcut istasyonların kapasitesini artırma yönünde büyük yatırımlar yapıyor. Bu yatırımların geri dönüşünü sağlamak ve sürdürülebilir bir hizmet sunmak amacıyla, birim kWh başına alınan hizmet bedellerinde artışa gidildi.
Fiyat artışları, farklı şarj türlerini de farklı oranlarda etkiledi. Bilindiği gibi elektrikli araçlar temel olarak iki tür şarj ünitesi kullanır: Alternatif Akım (AC) ve Doğru Akım (DC). AC şarj istasyonları, genellikle daha yavaş dolum sunar ve AVM’ler, iş yerleri veya konut siteleri gibi uzun süreli park alanlarında bulunur. Bu istasyonların kurulum ve işletme maliyetleri daha düşüktür. Bu nedenle, Şubat 2026 tarifesinde AC şarj ücretlerindeki artış, DC’ye kıyasla daha sınırlı kaldı. Ortalama bir AC şarj ücreti kWh başına 9-11 TL bandına yerleşti.
Buna karşılık, yüksek hızlı DC şarj istasyonları, özellikle şehirlerarası yolculuklarda kritik bir rol oynuyor ve bir aracı 20-30 dakika gibi kısa bir sürede %80 doluluğa ulaştırabiliyor. Bu istasyonların gerektirdiği yüksek teknolojili dönüştürücüler, trafolar ve soğutma sistemleri, maliyetleri ciddi şekilde artırıyor. Yeni düzenleme ile birlikte, en büyük fiyat artışı da bu segmentte yaşandı. Popüler şarj ağı markaları olan Trugo, ZES ve Eşarj gibi firmaların otoyol üzerindeki DC istasyonlarında kWh başına ücretler 14-17 TL seviyelerine kadar yükseldi.
Yeni Fiyatlandırma Sürücüleri ve Sektörü Nasıl Etkileyecek?
Bu yeni fiyatlandırma dönemi, hem elektrikli otomobil sahiplerinin kullanım alışkanlıklarını hem de sektörün gelecekteki dinamiklerini derinden etkileme potansiyeline sahip. Sürücüler için en belirgin etki, şüphesiz artan işletme maliyetleri olacak. Örneğin, ortalama 88.5 kWh bataryaya sahip bir Togg T10X modelinin bataryasını %20’den %80’e kadar doldurmanın maliyeti, yüksek hızlı bir DC istasyonunda 800-900 TL’yi aşabilecek. Bu durum, elektrikli araçların fosil yakıtlı araçlara kıyasla sunduğu ekonomik avantajı bir miktar törpülese de, evde şarj imkanı olanlar için hala önemli bir tasarruf potansiyeli devam ediyor.
Bu nedenle, yeni dönemde evde şarj çözümlerinin popülaritesinin daha da artması bekleniyor. Gece tarifesinden faydalanarak aracını evinde şarj eden bir kullanıcı, kamuya açık istasyonlara göre çok daha uygun maliyetlerle yolculuk yapabilecek. Bu durum, müstakil evlerde veya kendi wallbox ünitesini kurabilen apartman sakinleri için büyük bir avantaj yaratıyor.
Sektör açısından bakıldığında ise rekabetin artması ve hizmet çeşitliliğinin ortaya çıkması muhtemel. Şarj ağı operatörleri, müşterileri kendilerine çekmek için artık sadece fiyat üzerinden değil, aynı zamanda sundukları ek hizmetlerle de rekabet edecekler. Aylık abonelik paketleri, sadakat programları, belirli markalarla yapılan iş birlikleri ve rezervasyon sistemleri gibi yeniliklerin yaygınlaşması bekleniyor. Esnek fiyatlandırma, aynı zamanda operatörleri, elektriğin daha ucuz olduğu gece saatlerinde şarjı teşvik edecek indirimler sunmaya yöneltebilir. Bu da hem sürücülerin maliyetini düşürecek hem de elektrik şebekesi üzerindeki yükü dengeleyerek daha verimli bir sistem oluşturacaktır.
Sonuç olarak, Şubat 2026’da yürürlüğe giren yeni tarifeler, Türkiye’deki elektrikli otomobil ekosistemi için yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. Artan maliyetler ilk bakışta caydırıcı gibi görünse de, bu durum aynı zamanda pazarın daha rekabetçi, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için bir fırsat sunuyor. Elektrikli araç sahiplerinin ise şarj alışkanlıklarını daha bilinçli bir şekilde yöneterek bu yeni döneme adapte olması gerekecek.
Peki, elektrikli otomobil şarj ücretlerindeki bu artış hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Çoğumuz için akıllı saat, telefonun küçük bir uzantısından ibaret. Ancak bugün konuştuğumuz şey, o bildiğimiz akıllı saat kalıplarına sığmayacak kadar iddialı. Huawei Watch Ultimate 2 için lüks saatçilik zanaatının, en zorlu doğa koşullarında hayatta kalma ekipmanlarıyla aynı gövdede buluştuğu bir mühendislik harikası diyebiliriz. Dünyada ilke imza atan Sonar iletişim sistemi ve 150 metreye kadar su geçirmeyen özellikleri ile dikkat çeken Huawei Watch Ultimate 2, akıllı saatten fazlasını sunuyor.
Huawei Watch Ultimate 2 incelemesi ile karşınızdayız. 150 metre derinlikte bile mesaj gönderebilen bu saat rakiplerine fark atıyor.
Tasarım ve Malzeme: Lüksün En Sert Hali
Saati elinize aldığınızda hissettiğiniz ilk şey, o alışık olduğumuz hafif plastik veya standart çelik hissi değil. Kasa, amorf zirkonyum bazlı sıvı metalden üretilmiş. Bu materyal sadece havalı bir isimden ibaret değil; titanyumdan da, paslanmaz çelikten de çok daha dayanıklı. Çizilmesi neredeyse imkansız diyebilirim. Üzerindeki safir cam ve nanokristal seramik çerçeve, saati bir zırh gibi koruyor.
Özellikle mavi versiyondaki çift renkli seramik detayı, klasik lüks saat meraklılarını mest edecek türden. Günlük hayatta anahtarlarınızla aynı cepte kalsa ya da yanlışlıkla sert bir yüzeye çarpsanız bile acaba çizildi mi? korkusu yaşamıyorsunuz. Hatta saatin iç kısmında, profesyonel bilgisayarlardan aşina olduğumuz Shark Fin soğutma sistemi bile düşünülmüş. Bu sayede saat, çöl sıcağından kutup soğuğuna kadar her türlü ekstrem koşulda performansından ödün vermiyor.
Ekran ve Günlük Deneyim
Ön yüzde bizi 1.5 inçlik LTPO 2.0 bir ekran karşılıyor. Bir önceki nesle göre ekran-gövde oranı %4 artırılmış, bu da çerçevenin neredeyse yok olduğu anlamına geliyor. Güneşin en dik geldiği saatlerde bile ekranı okumak, bir kağıda bakmak kadar zahmetsiz. Arayüz geçişleri ise yağ gibi akıyor. Premium hissi sadece dış kasada değil, ekranın her pikselinde ve kadran tasarımlarında da hissediyorsunuz.
Derinliklerde Bir Devrim: Sualtı İletişimi
HUAWEI Watch Ultimate 2, 150 metre dalış desteği sunuyor. Piyasadaki çoğu rakibinin 100 metrede havlu attığı bir dünyada bu ciddi bir fark. 150 metredeki basıncı gözünüzde canlandırmanız gerekirse; sırtınıza 35 tane filin oturduğunu hayal edin. İşte bu saat, mikrofonu ve hoparlörü olmasına rağmen o basınca meydan okuyor.
Ancak asıl büyüleyici olan, dünyada ilk kez bu saatte gördüğümüz sonar tabanlı su altı iletişimi. Sualtında hücresel sinyal yoktur, Bluetooth çalışmaz. Ama Ultimate 2 ile dalış arkadaşınıza emoji, önceden ayarlanmış mesajlar ve acil durumlar için SOS sinyali gönderebiliyorsunuz. Üstelik bu işlem tamamen sessiz gerçekleşiyor.
Eğer bir aksilik yaşarsanız, butona 10 saniye basılı tutmanız yeterli. Saat her 25 saniyede bir otomatik tehlike sinyali yayıyor ve yakındaki diğer dalgıçlar bu sinyali alıp iletebildiği için yardım ağınız dalga dalga genişliyor.
30 Ocak – 9 Şubat tarihleri arasındaki tanıtım döneminde Huawei Online Mağaza bültenine abone olan kullanıcılar, satış aşamasında geçerli FreeBuds SE 3 hediye kuponu kazanacak. 10 Şubat – 2 Mart ön satış sürecinde ise 99 TL depozito ödemesi yapanlara 1.900 TL indirim, Akıllı Tartı 3 hediyesi ve toplam 3 yıl garanti avantajı sağlanıyor.
Sağlık takibi tarafında ise bildiğiniz her şeyi unutun. X-TAP adı verilen yeni bir teknolojiyle, sadece bilekten değil, doğrudan parmak ucundan ölçüm yapabiliyorsunuz. Sensöre 3 saniye dokunuyorsunuz ve sadece 10 saniye içinde; SpO2, nabız, stres, vücut ısısı ve EKG dahil tam 11 farklı sağlık verisi önünüze seriliyor.
Parmak ucundan yapılan ölçüm, tıbbi cihaz hassasiyetine çok daha yakın sonuçlar veriyor ve Huawei Sağlık uygulaması üzerinden bunları kapsamlı bir rapora dönüştürüyor.
Navigasyon ve Outdoor: Sunflower 2.0
Doğa sporlarıyla uğraşanlar için navigasyon hayati önem taşır. Sunflower 2.0 teknolojisi sayesinde rota takibi artık %30 daha isabetli. Çift bantlı 5 sistemli konumlandırma ile binaların arasında veya yoğun ormanlık alanda bile sinyal kaybı minimuma indirilmiş.
Ayrıca Keşif Modu, çevrimdışı haritalar ve manuel işaretleme gibi özellikler tam bir profesyonel gibi çalışıyor. Yüksek irtifaya çıktığınızda saat sizi risklere karşı uyarıp nefes egzersizleri öneriyor. Yani bu saat gerçekten kaybolmamaya odaklanmış bir yardımcı.
Bir doğa tutkunu olarak Sunflower 2.0 teknolojisinin sahada yarattığı farkı hissetmek, parkurlarda zihinsel bir rahatlık sağlıyor. Özellikle rotadan sapmanın çok kolay olduğu, sık bitki örtüsüyle kaplı veya dik yamaçların GPS sinyallerini kestiği alanlarda, çift bantlı 5 sistemli konumlandırmanın hızı ve kararlılığı kendini hemen belli ediyor.
Rota takibindeki %30’luk doğruluk artışı sadece teknik bir veri değil; çevrimdışı haritalar ve manuel işaretleme özellikleriyle birleştiğinde, en ıssız patikalarda bile “Acaba yanlış bir yöne mi saptım?” şüphesini tamamen ortadan kaldırıyor.
Expedition modu sayesinde batarya ömrünü dert etmeden günler süren yolculuklara çıkarken, saatin her bir adımı titizlikle kaydetmesi ve sizi güvenli rotada tutması, bu cihazın neden gerçek anlamda “kaybolmamaya oynayan” bir yardımcı olduğunu kanıtlıyor.
Sesli Görüşme ve Pil Performansı
Cihazda kullanılan AI gürültü engelleme, rüzgarlı bir havada bisiklet sürerken bile sesinizin karşı tarafa sanki sessiz bir odadaymışsınız gibi gitmesini sağlıyor. Birinci nesle göre gürültü bastırma kapasitesi %100 artırılmış.
Hem Android hem de iOS ile Tam Uyumlu
Huawei Watch Ultimate 2, sunduğu geniş ekosistem desteğiyle de giyilebilir teknoloji dünyasında iddialı bir konumda yer alıyor. Genellikle üst segment akıllı saatlerde karşılaştığımız belirli bir markaya bağımlı kalma zorunluluğu, bu modelde yerini esnekliğe bırakmış durumda.
İster bir Android tutkunu olun ister bir iPhone kullanıcısı, Watch Ultimate 2 her iki platformda da profesyonel bir deneyim vaat ediyor. Bu durum, özellikle lüks tasarımı ve ekstrem spor özelliklerini kendi tercih ettiği akıllı telefonuyla birleştirmek isteyen kullanıcılar için büyük bir kullanım özgürlüğü anlamına geliyor.
Android tarafında, saatin tüm potansiyelini açığa çıkarmak oldukça akıcı ve kullanıcı dostu bir süreç sunuyor. Android 9.0 ve üzeri işletim sistemine sahip cihazlarla tam uyum içinde çalışan saat, Android kullanıcılarının bu premium cihazı günlük bir asistan olarak kullanmasını son derece doğal bir hale getiriyor.
iPhone kullanıcıları için ise Watch Ultimate 2, Apple ekosistemine hem estetik hem de fonksiyonel açıdan güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor. iOS 13.0 ve üzerini destekleyen cihaz, iPhone modelleriyle şaşırtıcı derecede stabil bir performans sergiliyor.
Apple Sağlık verileriyle entegre olabilen Huawei Sağlık uygulaması sayesinde, kullanıcılar mevcut sağlık verisi takibini bozmadan saatin sunduğu sonar tabanlı su altı iletişimi gibi niş özelliklerden yararlanabiliyor. Gerek uzaktan deklanşör kontrolü gerekse kapsamlı sağlık raporlarının detaylı sunumu, iPhone sahiplerine üst segment bir akıllı saatten bekledikleri o akıcı ve güvenilir deneyimi fazlasıyla hissettiriyor.
Pil ömrü konusunda ise Huawei yine şaşırtmıyor:
Android kullanıcıları için: Yaklaşık 4.5 gün
iOS kullanıcıları için: 3.5 gün
Güç Tasarrufu Modunda: Kullanım sıklığına göre 6 ile 11 gün arası
Şarj kablosunu yanınıza almadan bir haftalık bir kampa veya uzun bir yola çıkmak büyük bir özgürlük.
HUAWEI Watch Ultimate 2, yalnızca zamanı değil, aynı zamanda sizin sınırlarınızı da ölçen bir cihaz. Bileğinizde bir akıllı saat değil, her koşulda güvenebileceğiniz profesyonel bir keşif aracı taşıyorsunuz. Eğer hayatınızda macera ve lüks yan yana geliyorsa, başka bir seçenek aramanıza gerek yok.
Teknoloji dünyasının en köklü ve belirleyici isimlerinden biri olan Apple, yarım asırlık tarihini görkemli bir şekilde kutlamaya hazırlanıyor. Şirketin CEO’su Tim Cook, bu çok önemli kilometre taşı için sessiz kalmayacaklarını ve özel planlar yaptıklarını resmen doğruladı. Teknoloji devi, 1 Nisan 2026 tarihinde tam 50. yaşını doldurmuş olacak.
Apple'ın yeni Studio Display 2 modelinin 120Hz yerine 90Hz ekranla geleceği iddia ediliyor. iOS 26 kodlarındaki sızıntının detayları haberimizde.
Apple Yarım Asrı Deviriyor: Tim Cook’tan 50. Yıl İçin Kutlama Sözü
Bloomberg kaynaklı habere göre Tim Cook, bugün çalışanlarla gerçekleştirdiği bir toplantıda bu konuya özel olarak değindi. Cook, Apple’ın geçmişi ve mirası üzerine son zamanlarda alışılmadık derecede derinlemesine düşündüğünü belirtti. Bu tarihi anı en iyi şekilde işaretlemek ve ölümsüzleştirmek için neler yapabilecekleri üzerinde ekiplerle birlikte çalıştıklarını da sözlerine ekledi.
Tim Cook, geride kalan son 50 yılı durup düşündüğünde hissettiklerini “insanın kalbini şarkı söyleten bir duygu” olarak tanımladı. Çalışanlarına hitaben yaptığı konuşmada, bu büyük gün için mutlaka bir kutlama yapılacağının sözünü verdi.
Tim Cook, Apple Intelligence’ın en popüler özelliği görsel zekayı övdü. iPhone 16 ve iOS 26 sonrası özellik AirPods ve gözlüklere geliyor.
1 Nisan 1976 tarihinde kurulan şirket, büyük yıl dönümüne iki aydan daha kısa bir süre kala teknoloji dünyasında heyecan yaratıyor. Apple’ın yarım asırlık tarihi, büyük başarılar kadar zorlu dönemleri de barındırıyor. Özellikle 1990’ların sonunda iflasın eşiğinden dönen marka, yaptığı doğru hamlelerle 2010’ların başında dünyanın en değerli halka açık şirketi haline gelmeyi başardı.
Şirket, yarım asrı geride bırakırken finansal gücünü ve pazar hakimiyetini de korumaya devam ediyor. Geçtiğimiz çeyrekte açıklanan resmi raporlara göre Apple, tüm zamanların en yüksek gelir rekorunu kırdı. Bu büyük başarının arkasındaki en önemli etkenin ise rekor seviyelere ulaşan iPhone satışları olduğu açıklandı.
Popüler strateji oyunu Civilization VII, yarın Apple Arcade kütüphanesine ekleniyor. İşte iPhone ve iPad uyumlu oyunun özellikleri ve cihaz gereksinimleri.
Şirketin iflasın eşiğinden zirveye uzanan bu 50 yıllık yolculuğu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ve Apple’ın bu çok özel gün için kullanıcılara nasıl bir sürpriz yapmasını beklersiniz?
Google, popüler araç içi platformu Android Auto 16.1 sürümünü geniş kitleler için kararlı sürüm olarak dağıtmaya başladı. Bu yeni güncelleme, teknoloji devinin gelecek planlarına dair bazı ipuçları taşımanın yanı sıra, kullanıcıların yaşadığı kritik bir hatayı düzeltmeye odaklanıyor. Hatırlayacağınız üzere Google, bu ayın başlarında yeni bir medya oynatıcı tasarımına sahip 16.0 sürümünü yayınlamıştı ancak işler planlandığı gibi gitmemişti.
Togg sosyal medyayı sallayan yeni model görselleri hakkında konuştu. Paylaşılan o tasarımlar gerçeği yansıtmıyor
Android Auto 16.2 Beta Kodlarında Radyo ve Klima Kontrol İpuçları Görüldü
Önceki sürüm, görsel yeniliklerin yanında oldukça can sıkıcı bir hatayı da beraberinde getirmişti. Birçok kullanıcı, güncelleme sonrası direksiyon üzerindeki kontrol tuşlarının aniden çalışmayı durdurduğunu bildirmişti. Yayınlanan Android Auto 16.1 güncellemesi bu sorunu çözmüş görünüyor. Ayrıca Google, direksiyon sorunu nedeniyle geçici olarak geri çektiği Material 3 Expressive tabanlı medya oynatıcı tasarımını da bu sürümle tekrar ve sorunsuz bir şekilde kullanıcılara sunuyor.
Kararlı sürümdeki bu düzeltmelerin ardından gözler beta kanalına çevrildi. Bu hafta sessizce yayınlanan Android Auto 16.2 beta sürümü, kullanıcı arayüzünde ilk bakışta fark edilebilecek büyük bir değişiklik içermiyor. Ancak yazılımın arka planında yapılan detaylı incelemeler, Google’ın uzun süredir üzerinde çalıştığı fakat bir türlü hayata geçirmediği bazı özelliklere tekrar odaklandığını gösteriyor.
Premium karavan segmentinin yıldızı yenilenen Mercedes-Benz Marco Polo, teknolojik ve konfor odaklı güncellemelerle geldi.
Yapılan kod analizlerinde (teardown), araç içi radyo istasyonları ve klima kontrolleriyle ilgili yeni kod satırları keşfedildi. Ortaya çıkan veriler arasında “A/C OFF” ve “Stations” gibi ifadeler yer alıyor. Bu durum, Google’ın bir süredir sessiz kaldığı araç donanım kontrollerini Android Auto arayüzüne entegre etme çalışmalarına arka planda hız verdiğini doğruluyor. Ancak bu özelliklerin karmaşık uyumluluk süreçleri gerektirdiği biliniyor.
Şimdilik bu entegrasyonların ne zaman tam olarak kullanıma sunulacağı veya hangi araç modelleriyle uyumlu olacağı konusunda net bir takvim bulunmuyor. Yine de Android Auto 16.2’nin kararlı sürümünün önümüzdeki birkaç hafta içinde yayınlanması bekleniyor. Şimdilik beta sürecinde olan bu sürümde, radyo ve klima entegrasyonuna dair somut bir arayüz değişikliği henüz aktif edilmiş değil.
Apple CarPlay Ultra, Hyundai ve Kia modellerine gelirken, Tesla da standart CarPlay desteği üzerinde çalışmaya devam ediyor. İşte detaylar.
Peki, siz aracınızda Android Auto kullanıyor musunuz? Eğer 16.1 güncellemesini yüklediyseniz direksiyon kumandası sorununuzun çözülüp çözülmediğini veya yeni medya oynatıcı tasarımını beğenip beğenmediğinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Türkiye’nin lider teknoloji ve e-ticaret platformlarından sahibinden.com, yapay zeka alanındaki 8 yıllık Ar-Ge çalışmalarını sahiAI adını verdiği yeni bir çatı marka altında topladığını duyurdu. Bu lansmanla birlikte, Türkiye’de bir ilk olan sahiAI ile ilan arama özelliği de kullanıma sunuldu. Bu yenilikçi teknoloji, kullanıcıların artık filtrelerle uğraşmak yerine, günlük konuşma diliyle aradıkları emlak veya vasıta ilanlarına saniyeler içinde ulaşmasını sağlıyor.
sahiAI ile İlan Arama Nasıl Çalışıyor?
Yeni geliştirilen sohbet tabanlı arama özelliği, ilan arama deneyimini kökten değiştiriyor. Kullanıcılar artık “metroya yakın, ebeveyn banyolu, deniz manzaralı” bir daire veya “az yakan beyaz bir SUV” gibi spesifik ve doğal ifadeler kullanarak arama yapabiliyor. Sistem, sadece anahtar kelimeleri değil, aynı zamanda coğrafi verileri ve ilan açıklamalarını analiz ederek kullanıcının asıl niyetini anlıyor. Bu sayede, standart filtrelerde bulunmayan kriterlere göre bile en uygun sonuçlar listeleniyor.
Bununla birlikte sahiAI markası, sadece bir arama motorundan ibaret değil. Temelleri 2018 yılında “Fotoğraftan Araç Tanıma” özelliğiyle atılan bu teknoloji ailesi, içerisinde ilan görsellerinin kalitesini artıran Fotobot, evleri 3 boyutlu gezme imkanı sunan Sanal Tur ve evin dekorasyonunu anında değiştiren SahiDeko gibi birçok yenilikçi ürünü barındırıyor. Tamamen Türk mühendisler tarafından geliştirilen bu teknolojiler, platformun inovasyon gücünü ortaya koyuyor.
“Teknolojiyi İnşa Ediyoruz” Vurgusu
Lansmanda konuşan sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, yapay zeka teknolojilerini dışarıdan satın almak yerine 2018’den beri kendi Ar-Ge merkezlerinde 300’den fazla mühendisle geliştirdiklerini belirtti. Ertaş, “8 yıl önce başlattığımız bu yolculuk bugün bizi teknoloji ihraç edebilecek konuma getirdi. Türkiye’de henüz kimse yapay zekâ konuşmazken biz bu işi şirket odağımız olarak belirledik. Bugün bu ürünleri sahiAI markası altında toplamaktan gurur duyuyoruz,” ifadelerini kullandı.
sahibinden.com Ürün Geliştirme ve Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Bora Biçer ise sistemin altyapısına dikkat çekti. Biçer, “Geliştirdiğimiz sistem sohbet robotunun çok ötesinde. Arka planda katmanlı bir yapay zekâ ajan mimarisi çalışıyor. Sistem, sadece kullanıcının yazdığı cümleyi değil, o cümlenin arkasındaki arama niyetini anlıyor,” diyerek teknolojinin gücünü vurguladı. İlk etapta emlak ve vasıta kategorilerinde aktif olan özelliğin, yakında diğer kategorilere de entegre edilmesi planlanıyor.
Peki, sahibinden.com’un yeni yapay zeka özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Apple CEO’su Tim Cook, bugün şirket çalışanlarıyla gerçekleştirdiği kapsamlı toplantıda geleceğe dair kritik açıklamalarda bulundu. Bloomberg’den Mark Gurman’ın aktardığı bilgilere göre, toplantının ana gündemi teknoloji dünyasını şekillendiren yapay zeka konusuydu. Cook, bu toplantıda yapay zeka teknolojisi sayesinde mümkün olacak tamamen yeni ürün ve hizmet kategorilerinin yolda olduğunun sinyallerini verdi.
A101 uygun fiyatla teknolojik ürünleri satmaya tam gaz devam ediyor. A101 şimdi de iPhone 17 serisini uygun fiyata satışa sundu.
Apple CEO’sundan Yapay Zeka Müjdesi: Yeni Cihazlar ve Hizmetler Yolda
Toplantıda konuşulanlar sadece teknolojik gelişmelerle sınırlı kalmadı. Tim Cook, çalışanlarına göçmenlik konularında Washington’da çok daha aktif ve sıkı bir lobi faaliyeti yürüteceklerinin sözünü verdi. Bunun yanı sıra, şirket içindeki liderlik değişimleri ve gelecekteki yönetim planlamaları hakkındaki düşüncelerini de şeffaf bir şekilde paylaştı.
Ancak CEO, bu toplantıyı asıl olarak Apple ekiplerini yapay zekanın gelecekteki etkisi konusunda heyecanlandırmak için kullandı. Rakiplerin piyasaya sürdüğü yeni tür yapay zeka cihazlarına dair endişelere yanıt veren Cook, şirketin duruşunu netleştirdi. Cook, “Yapay zeka aracılığıyla etkinleştirilen yeni ürün ve hizmet kategorileri olacak ve bu fırsatlar konusunda son derece heyecanlıyız” diyerek Apple’ın bu alandaki potansiyelinin altını çizdi.
FBI, Washington Post muhabirinin iPhone'unu Kilitleme Modu yüzünden açamadı. Apple'ın güvenlik özelliği ve olayla ilgili detaylar haberimizde.
Tim Cook, şirketin bu teknolojiyi kullanma kapasitesine olan güvenini de iddialı cümlelerle vurguladı. Yaptığı açıklamada, “Müşterilerimizin yapay zekayı derin ve anlamlı yollarla kullanmasını sağlamak için Apple’dan daha iyi konumlanmış bir şirket olmadığına gerçekten inanıyorum” ifadelerini kullandı. Mark Gurman, haberinde Cook’un yeni cihazların bu teknolojinin avantajlarından kesinlikle faydalanacağını belirttiğini de ekledi.
Bahsedilen bu yapay zeka destekli yeniliklerin bazılarının tamamen hayata geçmesi yıllar alabilir. Ancak sektördeki güçlü söylentiler, en azından birkaçının bu yıl içinde gün yüzüne çıkabileceğini gösteriyor.
Apple'ın yeni Studio Display 2 modelinin 120Hz yerine 90Hz ekranla geleceği iddia ediliyor. iOS 26 kodlarındaki sızıntının detayları haberimizde.
Ürün departmanındaki en büyük beklenti Apple Glasses üzerinde yoğunlaşmış durumda. Bloomberg, bu gözlüklerin önümüzdeki yıl satışa sunulmadan önce bu yıl içinde tanıtılabileceğini daha önce rapor etmişti. Hizmetler tarafında ise, yapay zekayı merkeze alan ve yeni işletim sistemi sürümleriyle gelmesi beklenen yeni bir Apple Health+ hizmetinin geliştirildiği konuşuluyor.
Peki, siz Apple’ın yapay zeka stratejisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Apple, yapay zeka entegreli ürünlerde rakiplerini geride bırakabilecek mi?
Nintendo Direct Şubat sunumu, oyun dünyasında büyük bir heyecan yaratarak Nintendo Switch ve merakla beklenen yeni nesil konsol Switch 2 için geliştirilen üçüncü parti oyunları vitrine çıkardı. Nintendo, bu kez kendi stüdyolarından ziyade iş ortaklarının projelerine odaklanarak, 2026 yılı boyunca oyuncuları bekleyen zengin ve çeşitli oyun yelpazesini gözler önüne serdi. Etkinlik, büyük bütçeli yapımlardan bağımsız harikalara, sevilen serilerin devam oyunlarından unutulmaz klasiklerin yeniden yapımlarına kadar pek çok önemli duyuruya ev sahipliği yaptı.
PUBG evreninin yeni oyunu PUBG BLINDSPOT erken erişime sunuldu. Ücretsiz, 5v5 taktiksel nişancı deneyimi hakkında tüm detaylar haberimizde.
Nintendo Direct Şubat 2026 Etkinliğinin Öne Çıkanları
Bu özel Partner Showcase, Nintendo’nun yeni donanımı Switch 2’nin potansiyelini ve üçüncü parti geliştiricilere sunduğu olanakları sergilemesi açısından kritik bir öneme sahipti. Sunumda, özellikle Final Fantasy VII Rebirth, Indiana Jones and the Great Circle ve Resident Evil Requiem gibi dev yapımların Nintendo platformlarına gelişi, oyuncular arasında büyük bir coşkuyla karşılandı. Ayrıca, Bethesda klasiği The Elder Scrolls IV: Oblivion‘un Remastered sürprizinin de duyurulması, etkinliğin en unutulmaz anlarından biri oldu. Gelin, etkinlikte duyurulan tüm oyunlara ve detaylarına yakından bakalım.
Orbitals
Sunumun açılışını yapan Orbitals, iki oyunculu iş birliği moduna odaklanan büyüleyici bir bilim kurgu macerası sunuyor. Oyuncular, farklı özelliklere sahip araçları kullanarak yabancı gezegenleri keşfederken, çevreyle etkileşime geçerek bulmacaları çözmeye çalışacak. Bu keyifli yolculukta sevimli yoldaşlar da size eşlik edecek. Orbitals, Yaz 2026 döneminde Nintendo Switch 2 için özel olarak çıkış yapacak.
Paranormasight: The Mermaid’s Curse
2023’te büyük beğeni toplayan The Seven Mysteries of Honjo’nun devamı niteliğindeki bu yapım, gerilim ve gizem dolu bir hikaye vaat ediyor. Oyuncuları gizemli bir adanın derinliklerine çeken oyun, denizkızı laneti ve açıklanamayan ikizlenme vakalarını merkezine alıyor. Yoğun korku ögeleri ve çoklu karakter anlatımıyla dikkat çeken yapım, 19 Şubat 2026‘da Nintendo Switch oyuncularıyla buluşacak.
Captain Tsubasa 2: World Fighters
Efsanevi anime serisi, Captain Tsubasa 2: World Fighters ile sahalara geri dönüyor. Arcade tarzı oynanışı, abartılı özel hareketleri ve göz alıcı animasyonları ile futbolu aksiyon dolu bir deneyime dönüştüren oyun, serinin hayranlarını memnun edecek. Yapım, 2026 yılı içerisinde Nintendo Switch için çıkacak.
Tokyo Scramble
Tokyo’nun altında gizlenen tehlikeli bir yeraltı dünyasını konu alan Tokyo Scramble, aksiyondan çok strateji ve gizliliğe odaklanıyor. Dört oyuncuya kadar co-op desteği sunan oyunda, her oyuncu hikayeyi farklı bir perspektiften deneyimleyecek ve hayatta kalmak için tuzaklar kurup zekice hareket etmek zorunda kalacak. Oyun, 11 Şubat 2026‘da Nintendo Switch 2’ye özel olarak geliyor.
Valheim
PC platformunda fırtınalar estiren Viking temalı hayatta kalma oyunu Valheim, nihayet Nintendo Switch 2’ye geliyor. Zorlu doğa koşullarında hayatta kalma, keşif ve inşa mekanikleriyle öne çıkan yapım, 10 oyuncuya kadar çevrim içi destek sunacak. Valheim, 2026 yılı içinde Switch 2 oyuncularıyla buluşacak.
Hollow Knight: Nintendo Switch 2 Edition
Bağımsız oyun dünyasının başyapıtlarından Hollow Knight, Switch 2’nin gücünden faydalanan özel bir sürümle geri dönüyor. Geliştirilmiş görseller, daha yüksek kare hızı ve akıcı oynanış vaat eden bu sürüm, oyuna zaten sahip olanlar için ücretsiz bir yükseltme olarak sunulacak. Yapım, bugün itibarıyla Nintendo eShop’ta yerini aldı.
Final Fantasy VII Rebirth
Etkinliğin en büyük sürprizlerinden biri, Final Fantasy VII Remake üçlemesinin ikinci halkası Rebirth oldu. Cloud ve dostlarının Shinra’ya karşı destansı mücadelesini devam ettiren oyun, derin hikayesi ve yenilenmiş savaş sistemiyle dikkat çekiyor. Final Fantasy VII Rebirth, 3 Haziran 2026‘da Nintendo Switch 2 için piyasaya sürülecek.
Indiana Jones and the Great Circle
Daha önce diğer platformlar için duyurulan ve büyük merak uyandıran Indiana Jones and the Great Circle, Nintendo Switch 2’ye de geliyor. Efsanevi arkeoloğun maceralarını birinci şahıs bakış açısıyla deneyimleyeceğimiz yapım, aksiyon, bulmaca ve keşif ögelerini bir araya getiriyor. Oyun, 12 Mayıs 2026‘da Switch 2’de olacak.
The Elder Scrolls IV: Oblivion Remastered
RPG tarihinin en sevilen klasiklerinden Oblivion, tamamen yenilenmiş grafikleri ve modern oynanış mekanikleriyle geri dönüyor. Ana oyunun yanı sıra tüm genişleme paketlerini de içeren Remastered sürüm, hem eski hayranları hem de yeni oyuncuları Tamriel’in büyülü dünyasına davet ediyor. Bu efsanevi yapım, 2026 yılı içerisinde Nintendo Switch 2 için çıkacak.
Diğer Önemli Duyurular
eFootball Kick-Off!: Klasik futbol deneyimini Switch 2’ye taşıyacak yapım, Yaz 2026‘da çıkacak.
The Adventure of Elliot: The Millennium Tales: Dört farklı çağda geçen bu Square Enix RPG’si, 18 Haziran 2026‘da Switch 2’de.
Super Bomberman Collection: Klasik Bomberman oyunlarını bir araya getiren koleksiyon, bugün itibarıyla dijital olarak çıktı.
Pragmata: Hack mekaniklerine odaklanan bu bilim kurgu aksiyon oyunu, 24 Nisan 2026‘da Switch 2 için geliyor.
Turok: Origins: Dinozor avı klasiği, co-op odaklı yeni bir oyunla Sonbahar 2026‘da Switch 2’de yeniden doğuyor.
Kyoto Xanadu: Modern Japonya’da geçen bu RPG, Yaz 2026‘da hem Switch hem de Switch 2 için çıkacak.
Digimon Story Time Stranger: 450’den fazla Digimon içeren bu macera, 10 Temmuz 2026‘da geliyor.