Mobil Dünya Kongresi (MWC) 2025, teknoloji dünyasının en heyecan verici etkinliklerinden biri olmaya hazırlanıyor. İspanya’nın Barcelona kentinde 3 Mart’ta başlayacak bu büyük etkinlik, akıllı telefon dünyasının en önemli markalarının yeni cihazlarını tanıtacağı bir platform olacak.
Geçmişte olduğu gibi MWC, teknoloji tutkunları ve endüstri profesyonelleri için büyük bir vitrin işlevi görüyor. Ancak bu yıl beklentiler daha fazla heyecan yaratacak gibi duruyor. Peki MWC 2025’te dikkat çekecek yeni akıllı telefonlar hangileri?
MWC 2025 etkinliğinde tanıtılması beklenen yeni telefonlar
2025 Mobil Dünya Kongresi, özellikle akıllı telefon dünyasında büyük yeniliklere sahne olacak. Etkinlik, Nothing’in Phone 3a serisiyle başlayacak. Şirket 4 Mart’ta yeni bir cihaz tanıtmayı planlıyor ve bu modelin yanında bir “Pro” versiyonunun da olacağı söyleniyor.
Xiaomi, 2024’teki 14 Ultra modelinin ardından 15 Ultra’yı tanıtmaya hazırlanıyor. 26 Şubat’ta önceden duyurulması beklenen bu telefon, güçlü bir kamera donanımıyla dikkat çekecek. 1 inç ana sensör ve 200 megapiksellik periskop telefoto lensi ile fotoğraf tutkunlarına hitap edecek.
Yılın ilk Apple lansmanı 19 Şubat'ta gerçekleşecek. Buna göre AirTag 2, iPhone SE 4 ve dahası bekleniyor.
HMD Global ise yıllardır MWC’nin vazgeçilmez bir parçası. Bu yıl şirketin 100 doların altındaki HMD Key modelini global pazarda tanıtması bekleniyor. Samsung, Galaxy S25 Edge’i büyük ihtimalle MWC’de tanıtmayacak olsa da sürpriz bir duyuru yapabilir. 2011’den itibaren her yıl Galaxy S serisinin yeni modelleri Barcelona’da tanıtılmıştı ancak bu yıl bir değişiklik olabilir.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Yapay zeka dünyasında önemli gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Elon Musk’ın liderliğindeki xAI şirketi, Grok 3 duyurusu yapmaya hazırlanıyor. Merakla beklenen bu yeni model, yapay zeka dünyasında yeni bir dönüm noktasını işaret ediyor. İşte ayrıntılar!
Elon Musk’ın şirketi xAI, Grok 3 sohbet botunu kullanıma sunuyor
xAI, Grok 3 adlı yeni sohbet botunu kullanıcılara sunmaya hazırlanıyor. Elon Musk, bu yeni yapay zeka modelini “Dünyanın en akıllı yapay zekası” olarak tanımlayarak heyecan yarattı.
Grok 3, kullanıma sunulmadan önce 8 Şubat’ta Dubai’deki Dünya Hükümet Zirvesi’nde Musk tarafından yapılan bir video konferans ile duyuruldu. Ünlü iş insanı, Grok 3’ün şu ana kadar piyasaya sürülen tüm rakip yapay zeka araçlarını geride bırakacak kadar güçlü olduğunu belirtti.
Meta, yapay zeka ile beyin okuma konusunda önemli bir başarıya imza attı. Buna göre yapay zeka artık aklımızdan geçenleri tahmin edebilecek.
Yeni sohbet botu, 17 Şubat Pazartesi günü kullanıma sunulacak. Yapay zekaların eğitiminde genellikle kullanılan geleneksel verilerden farklı olarak Grok 3, sentetik verilerle eğitildi.
Bu yeni eğitim yöntemi, modelin daha karmaşık hatalar yapmasını ve ardından bu hataları geriye dönük analiz ederek mantıklı ve tutarlı sonuçlara ulaşmasını sağlıyor.
Elon Musk, Grok 3’ün bu özelliği sayesinde diğer yapay zeka araçlarından çok daha üstün olduğunu ve daha akıllı bir deneyim sunduğunu vurguluyor. Bu gelişmiş analiz yeteneği, modelin daha doğru ve mantıklı cevaplar vermesini sağlayacak, ayrıca daha fazla kişiselleştirilmiş etkileşimler mümkün hale gelecek.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Oyun sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan 28. DICE Ödülleri, 2024 yılının en başarılı yapımlarını sergiledi. ABD’de gerçekleşen gecede, 23 farklı kategoride ödüller sahiplerini buldu. Buna göre Astro Bot birden fazla ödülle geceye damgasını vurdu.
DICE Ödülleri 2024 kazananları
Astro Bot Yılın Oyunu ödülünü almakla kalmayıp aynı zamanda Animasyon, Teknik Başarı, Aile Oyunu ve Oyun Tasarımı dallarında da zirveye çıkarak beş ödülle başarısını kanıtladı. Bu oyunun ardından en çok ödüle layık görülen yapım ise Helldivers 2 oldu.
Özgün Müzik, Ses Tasarımı, Aksiyon Oyunu ve Çevrimiçi Oyun kategorilerinde dört farklı ödülün sahibi olarak geceyi ikinci sırada tamamladı. Bağımsızı yapım Balatro ve Indiana Jones and the Great Circle da üçer ödülle başarılarını gösterdi.
Oppo Find N5, 20 Şubat'ta düzenlenecek bir etkinlikte resmi olarak tanıtılacak. Peki cihaz neler vadediyor?
Baldur’s Gate 3 ve The Legend of Zelda: Tears of the Kingdom gibi geçen yılın favorilerinin aksine, bu yıl Black Myth: Wukong’dan Final Fantasy 7: Rebirth’e kadar geniş bir yelpazede oyunlar aday gösterildi.
Asus, mini PC segmentine yeni bir soluk getiriyor. Kullanıcıların daha önce yalnızca masaüstü bilgisayarlarla gerçekleştirebileceği zorlayıcı görevleri şimdi minik bir cihazla yapabilmeleri mümkün. Öyle ki şirket, NUC 15 Pro adlı yeni mini bilgisayarını tanıttı. Peki Asus NUC 15 Pro özellikleri neler? İşte detaylar!
Asus NUC 15 Pro özellikleri
Asus’un yüksek performanslı mini bilgisayarı, Intel Core Ultra (Series 2) işlemci ve entegre Intel Arc grafiklerle donatıldı. Yapay zeka model eğitimi ve veri görselleştirme gibi zorlu görevlerin altından rahatlıkla kalkabilen bu cihaz. 96 GB’a kadar DDR5 6400 MHz RAM desteği sunuyor. Böylelikle profesyonel işlerde yüksek hızda performans sağlıyor.
NUC 15 Pro, 4K çözünürlüğünde dört farklı ekranı destekleyebiliyor. Bu özellik, HDMI 2.1 bağlantı noktaları ve Thunderbolt 4 desteğiyle kullanıcıların çoklu ekran kurulumlarına olanak tanıyor. Ayrıca cihazda bulunan Intel Wi-Fi 7 teknolojisi 46 Gbps’ye kadar hızlarla dosya aktarımı sağlarken, 16 adede kadar akış cihazını aynı anda destekleyebiliyor.
Şu anda 16 yaşında olan Londra'lı gencin geliştirdiği yapay zeka asistanı Beem, 1 milyon dolarlık yatırım aldı!
Bunun yanı sıra Asus’un yeni mini bilgisayarı, Bluetooth 5.4 desteğiyle 50 Mbps’ye kadar veri transferi yapabiliyor. Intel Wi-Fi Proximity Sensing özelliği ise kullanıcının cihaz başına gelip gelmediğini algılayarak otomatik olarak açma veya kilitleme işlemi gerçekleştiriyor ve böylece güvenlik ön planda tutuluyor. Asus, bilgisayarda ayrıca Power Sync teknolojisine de yer verdi. Bu sayede bağlı Asus marka monitörleriyle uyumlu bir güç yönetimi sağlanabiliyor.
Son olarak cihazın 0.48 litrelik kompakt kasasında RAM ve depolama yükseltmeleri için alet gerektirmeyen bir yaylı menteşe-mekanik sistem bulunduğunu da belirtmek gerekiyor. Bu da kullanıcıların cihazı kolayca güncellemelerine imkan tanıyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
BYD, katı hal batarya teknolojisinde önemli bir adımı geride bıraktı. Şirketin lityum batarya bölümünün CTO’su Sun Huajun, bu yıl pilot üretim hattından 60Ah kapasiteli katı hal bataryaların çıkacağını duyurdu. Bu da elektrikli araç sektöründe devrim yaratması beklenen yeni nesil bataryalar için oldukça önemli.
BYD’den katı hal batarya müjdesi
BYD, katı hal bataryaların ticari kullanıma geçiş sürecinde iddialı bir yol haritası belirledi. Şirket, 2027 yılı civarında katı hal bataryaların araçlara entegrasyonuna başlamayı hedefliyor. 2030’dan sonra ise bu teknolojinin büyük ölçekli olarak yaygınlaşması bekleniyor.
Sun Huajun, üretim ölçeğinin artmasıyla birlikte katı hal bataryaların maliyetinin, günümüzde kullanılan sıvı hal bataryalarla aynı seviyeye geleceğini düşünüyor. BYD’nin ayrıca Ar-Ge çalışmalarında sülfür bazlı katı hal bataryalara odaklandığı da aktarıldı.
Broadcom, Intel'in çip tasarım birimini almak için görüşmeler yaparken TSMC de üretim tesisleri için devrede.
Şirket, 2027-2029 yıllarını sülfür katı hal bataryaların orta ve üst segment elektrikli araçlarda deneme dönemi olarak görüyor. 2030-2032 yılları arasında ise bu bataryaların yaygınlaşarak ana akımda kullanılmaya başlanması planlanıyor.
BYD, katı hal bataryaların geliştirilmesinin zaman alacağını vurguluyor. Ancak LFP bataryaların maliyet avantajı ve kontrol edilebilirliği gibi nedenlerle önümüzdeki 15-20 yıl boyunca elektrikli araç pazarında varlığını sürdüreceğini söyledi.
Katı hal bataryaların daha çok üst düzey modellerde kullanılacakken; LFP bataryalarla birlikte farklı segmentlerdeki araçlara güç verecek.
Apple Vision Pro, piyasaya çıkışının üzerinden henüz bir yıl geçmişken büyük bir güncelleme almaya hazırlanıyor. Yeni bir donanım gerektirmeden gerçekleşecek bu yükseltme, Apple’ın artırılmış gerçeklik dünyasında yeniden gündem olmasını sağlayacak.
Vision Pro güncellemesi neler vadediyor?
Sektörde dolaşan son söylentilere göre Apple Intelligence, güncellemeyle birlikte Vision Pro’ya gelecek. Geçtiğimiz Haziran ayında duyurulan Apple Intelligence ilk aşamada sadece iPhone, iPad ve Mac cihazlarını destekliyordu.
Şu anda bu yapay zeka özellikleri iPhone 15 Pro, iPhone 16 ve iPhone 16 Pro modelleri, M serisi iPad Pro ve iPad Air, iPad mini ve M serisi Mac bilgisayarlarda kullanılabiliyor. Tabii şirket Vision Pro için Apple Intelligence desteği sunacağına dair garanti vermemişti.
Yılın ilk Apple lansmanı 19 Şubat'ta gerçekleşecek. Buna göre AirTag 2, iPhone SE 4 ve dahası bekleniyor.
Cihazın ikinci nesil M serisi işlemciye sahip olması, yapay zeka olasılığını teknik olarak mümkün kılıyor. Kullanıcılar, Vision Pro’nun potansiyelini tam olarak ortaya çıkarabilmesi için yapay zeka özelliklerinin eklenmesini de bekliyor.
Bloomberg’den Mark Gurman’ın son raporu, Apple Vision Pro’nun çeşitli yapay zeka özelliklerini alacağını ortaya koydu. Bu söylentinin gerçek olması durumunda, 3500 dolarlık gözlüğün yeniden tanıtılmış gibi olacağını söylemek mümkün.
Öte yandan Apple, 19 Şubat Çarşamba günü düzenleyeceği özel bir lansman etkinliğiyle yeni ürünlerini tanıtmaya hazırlanıyor. CEO Tim Cook’un sosyal medyadan yaptığı “ailenin en yeni üyesi” paylaşımı, teknoloji dünyasında merak uyandırdı.
Samsung Galaxy S25 ve Apple iPhone 16 Pro, 2025 yılının en güçlü amiral gemisi telefonları olarak kullanıcıların karşısına çıkıyor. İki telefon da yüksek performans, kaliteli ekranlar ve yüksek çözünürlükte kameralar sunuyor ancak bazı alanlarda farklılıklar mevcut. Peki hangisi daha iyi? İşte Samsung Galaxy S25 ve Apple iPhone 16 Pro karşılaştırması!
Samsung Galaxy S25 ve Apple iPhone 16 Pro karşılaştırması
Tasarım ve boyut
Galaxy S25, kompakt yapısıyla öne çıkıyor. Ekranı sadece 0.1 inç daha küçük olsa da cihazın boyutları çok daha küçük. Daha kısa ve daha ince olan Galaxy S25, elde daha rahat bir kullanım sunuyor. Ayrıca cihaz, rakibinden yaklaşık 30 gram daha hafif, bu da telefonu uzun süre kullanırken fark edilir bir avantaj sağlıyor.
iPhone 16 Pro, tasarım açısından biraz daha büyük ve daha ağır bir telefon. Ancak sağlamlık konusunda bir adım önde. Titanyum çerçevesi ve Ceramic Shield camı sayesinde dayanıklılık açısından daha yüksek puana sahip. IP68 sertifikası her iki cihazda da mevcut olsa da iPhone 16 Pro, suya dayanıklılık konusunda biraz daha derine inmeyi başarıyor.
Son gelen bilgilere göre teknoloji devi Apple, Vision Pro'ya Apple Intelligence desteği eklemeye hazırlanıyor.
Ekran
Her iki telefon da yüksek çözünürlükte ekranlar sunuyor ancak iPhone 16 Pro’nun birkaç avantajı var. Apple’ın marka telefon, daha yüksek parlaklık seviyesine ve Dolby Vision desteğine sahip.
Bu, özellikle dış mekanlarda ekranı daha net görebilmek için büyük bir avantaj sağlıyor. Ayrıca ekranın çözünürlüğü de Galaxy S25’ten biraz daha yüksek. Ancak Galaxy S25’in ekranı da son derece parlak ve gün ışığında bile rahatça kullanılabiliyor. Bu yüzden çok da ciddi bir fark olmadığını söyleyebiliriz.
Batarya ve şarj
Batarya konusunda iPhone 16 Pro biraz daha yüksek puan alıyor ancak aradaki fark çok küçük. Öyle ki iPhone, sosyal medya ve web tarayıcı kullanımı gibi günlük aktivitelerde daha uzun bir süre dayanabiliyor. Galaxy S25 ise çağrı süresi ve oyun performansı konusunda biraz daha yüksek deneyim sunuyor. Video izleme ve sosyal medya kullanımı gibi genel kullanımda ise iPhone 16 Pro’yu geride bırakıyor.
Şarj konusunda ise Galaxy S25, iPhone 16 Pro’yu geride bırakıyor. Tam şarj süresi açısından S25, yaklaşık 21 dakika daha hızlı. İlk 30 dakikada ise iPhone 16 Pro biraz daha hızlı bir şarj süresi sunsa da, tam şarj konusunda Galaxy S25 daha hızlı bir performans sergiliyor.
Kamera
Kamera özellikleri, her iki telefonun da en dikkat çeken kısımlardan biri. iPhone 16 Pro, 48 Megapiksel ana kamera ve 5x optik zoom sunuyor. Bu, daha detaylı ve net fotoğraflar elde etmenizi sağlıyor. Ayrıca ultra geniş açı kamerası da 48 Megapiksel, bu da daha geniş kareler elde edebilmenizi sağlıyor.
Galaxy S25 ise 50 Megapiksel ana kamera ve 10 Megapiksel telefoto kamera ile 3x optik zoom sunuyor. 12 Megapiksel ultra geniş açı kamerası da oldukça iyi. Özellikle 3x yakınlaştırma konusunda Galaxy S25, iPhone’a göre daha iyi performans gösteriyor. Ancak iPhone’un 5x yakınlaştırması ve daha güçlü telefoto lensi, bu konuda biraz öne çıkıyor.
Özetle iPhone 16 Pro’nun kameraları çok daha üstün ancak Galaxy S25, özellikle 3x yakınlaştırma ile bazı durumlarda daha iyi sonuçlar veriyor.
Performans ve depolama
iPhone 16 Pro, Apple’ın A18 Pro işlemcisinden güç alıyor. Ancak Galaxy S25’in kalbinde yer verdiği Snapdragon 8 Elite for Galaxy yonga seti daha güçlü. Bu yeni işlemci, multi-core performansında iPhone A18 Pro’yu yüzde 21 oranında geride bırakıyor. GPU performansında ise Galaxy S25, iPhone 16 Pro’yu yüzde 38 oranında geride bırakıyor.
Depolama konusunda ise Galaxy S25 512 GB’a kadar seçenekler sunarken iPhone 16 Pro’da 1TB’a kadar depolama seçeneği mevcut. Ayrıca Galaxy S25’in depolama hızı UFS 4.0, iPhone 16 Pro’nun ise NVMe daha hızlı bir yapıya sahip. Galaxy S25 12GB RAM ile gelmesiyle rakibinden daha fazla RAM sunuyor.
Fiyat
iPhone 16 Pro için dört seçenek, Samsung Galaxy S25 için iki seçenek bulunuyor. En ucuz varyasyon ise Galaxy S25’te. Aslında bu konuda bir karşılaştırma yapmak pek mümkün değil.
iPhone 16 Pro ve Samsung Galaxy S25 fiyat listesi:
Telefon
RAM
Depolama alanı
Fiyat
Samsung Galaxy S25
12 GB
128 GB
51 bin 499 TL
Samsung Galaxy S25
12 GB
256 GB
55 bin 999 TL
iPhone 16 Pro
8 GB
128 GB
82 bin 999 TL
iPhone 16 Pro
8 GB
256 GB
87 bin 999 TL
iPhone 16 Pro
8 GB
512 GB
97 bin 999 TL
iPhone 16 Pro
8 GB
1 TB
107 bin 999 TL
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Oyun uyarlamalarının Hollywood’da giderek yaygınlaştığı bir dönemde, BioShock filminin akıbeti belirsizdi. Proje o kadar uzun süredir geliştirme aşamasında ki, birçok kişi filmin rafa kaldırıldığını düşünmeye başlamıştı. Ancak Netflix uyarlamasının yönetmeni Francis Lawrence, bu endişeleri gideren bir açıklama yaptı.
BioShock filmi hala geliştirme aşamasında
2K’nın bilim kurgu oyunu BioShock, 2007 yılında piyasaya sürüldüğünde büyük beğeni toplamıştı. BioShock 2 (2010) ve BioShock Infinite (2013) gibi devam oyunlarıyla seri, önemli bir yere sahip oldu. Oyunun etkileyici dünyası da sinemaya uyarlanmak için ideal görünüyordu, ancak BioShock filmi projesi bir türlü hayata geçirilemedi.
Daha önce Gore Verbinski yönetmenliğinde bir deneme yapılmış olsa da, bu girişim başarısızlıkla sonuçlandı. 2022 yılında Netflix projeyi yeniden canlandırdı ve Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak filminin yönetmeni Francis Lawrence ile anlaştı. Ayrıca Logan filminin senaristi Michael Green’i senaryo yazarı olarak atadı.
Netflix, haftanın en popüler dizilerini açıkladı. İşte Netflix 3 Şubat - 9 Şubat 2025 en çok izlenenler sıralaması!
Netflix’teki yeni başlangıcına rağmen BioShock filmi iki yıldır geliştirme sürecinde kaldı. Yapımcı Roy Lee’nin daha önceki açıklaması, filmin bütçe kısıtlamaları nedeniyle küçültüldüğünü, ancak hala üzerinde çalışıldığını ortaya koymuştu.
Son olarak yönetmen Francis Lawrence yaptığı açıklamada, hala projede yer aldığını ve filmin geliştirildiğini doğruladı. Lawrence verdiği demeçte, “Hala projeye bağlıyım. Evet, hala üzerinde çalışıyoruz ve bu proje beni çok heyecanlandırıyor” şeklinde konuştu.
BioShock filminin geliştirme sürecindeki zorluklar aslında şaşırtıcı değil. Oyunun detaylı bilim kurgu dünyasını sinemaya aktarmak için gereken görsel efektler ve prodüksiyon tasarımı, bütçeyi önemli ölçüde artırıyor.
Teknoloji devi Meta, yeni projeleriyle dev bir altyapı adımına imza atıyor. Gelen bilgilere göre şirket, 50 bin kilometrelik bir denizaltı kablosu döşeyerek internet bağlantısını dünya çapında daha hızlı ve güvenilir hale getirmeyi hedefliyor. Ancak bu sadece bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda Meta’nın küresel dijital iletişimdeki gücünü daha da artıran bir adım. İşte ayrıntılar!
Meta’nın 50 bin kilometrelik dev projesi: “Project Waterworth”
Meta, “Project Waterworth” adı verilen yeni denizaltı kablo projesini duyurdu. Firmanın açıklamasına göre gu proje, şirketin bugüne kadar sahip olduğu ilk denizaltı altyapısı olacak ve beş kıtayı birbirine bağlayacak.
50 bin kilometre uzunluğundaki bağlantı kablosu, dünya çapında dijital iletişimi daha hızlı ve verimli hale getirecek. ABD, Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika’da kara bağlantıları bulunan bu proje, teknikte de devrim yaratacak.
Broadcom, Intel'in çip tasarım birimini almak için görüşmeler yaparken TSMC de üretim tesisleri için devrede.
Meta, bu denizaltı kablosunun dünyadaki en uzun 24 fiber çiftli kablo olacağını iddia ediyor. Ayrıca ilk kez kullanılacak olan rota tasarımı sayesinde kabloların denizin 7 bin metreye kadar derinlere yerleştirileceği belirtiliyor.
Bu derinlik, deniz altındaki tehlikelerden korunmak için kritik bir öneme sahip. Çünkü kablolar yeterince derin yerleştirilmezse gemilerin çapa atması gibi olaylar büyük hasara yol açabilir. Proje, Meta’nın mevcut dijital hizmetlerini daha güçlü bir hale getirecek.
Şirket, bu altyapının dijital iletişim, video deneyimleri ve çevrimiçi işlemler için yüksek hızlı bağlantı sağlayacağını vurguluyor. Ayrıca Meta’nın zaten küresel internet trafiğinin önemli bir kısmını oluşturduğunun altı çiziliyor.
Bu büyük projeye dair ABD-Hindistan ortak açıklaması ise Hindistan’ın, Hint Okyanusu’ndaki denizaltı kablolarının finansmanı, bakımı ve onarımı konusunda katkı sağlayacağını belirtiyor. Ancak Meta sözcüsü, Hindistan’ın Project Waterworth’un finansmanına dahil olmadığını açıkladı.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Oppo, katlanabilir telefonu Find N5’in global lansmanı için geri sayıma başladı. Şirket, son yayınladığı tanıtım görselleriyle cihazın ekran özelliklerini gözler önüne serdi.
Katlanabilir Oppo Find N5 ekran özellikleri nasıl olacak?
Oppo’nun resmi Weibo hesabından paylaştığı görseller, Find N5’in iç ekranının büyüklüğünü doğruladı. Telefon açıldığında kullanıcılara 8.12 inçlik ekran sunacak. Ayrıca ekranın katlama bölmesinin belli olmayacağına dair TÜV Rheinland sertifikası da yer aldı.
Find N5’in, piyasadaki en ince katlanabilir telefon olacağı da iddialar arasında, ancak şirket tarafından henüz doğrulanmadı. Telefonun katlanmış kalınlığı, USB-C portuyla neredeyse aynı olacak. Açık halde ise sadece 4.2mm kalınlığa sahip olabilir.
Yeni nesil 3D baskı titanyum menteşe mekanizması ve katlanabilir telefonlar için bir ilk olan IPX6, IPX8 ve IPX9 su geçirmezlik sertifikalarına sahip olacağı belirtildi. Önceki raporlara göre Find N5, 5600mAh batarya ve 50 Megapiksel üçlü kamera sistemine yer verecek. 120Hz yenileme hızı sunacak ekran ve Qualcomm Snapdragon 8 Elite yonga setine sahip olacak.
Oppo yakın zamanda Find N5 ve Watch X2’yi tanıtmak için 20 Şubat‘ta bir etkinlik düzenleyeceğini doğruladı. Marka bugün katlanabilir telefonun yonga setini, pil kapasitesini ve yapay zeka özelliklerini yayınladığı posterle gözler önüne serdi.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Zeekr 001 inceleme ile sizlerleyiz. Elektrikli otomobil pazarına her geçen gün yeni markalar eklenirken, Çinli üretici Zeekr de rekabete güçlü bir giriş yaptı. Avrupa pazarında satışa sunulan ancak Türkiye’de henüz resmi bir varlık göstermeyen marka, dikkat çeken modellerinden biri olan Zeekr 001 ile premium elektrikli araç segmentinde iddialı bir konumda yer alıyor.
Peki, Zeekr 001 gerçekten vaat ettiği kadar iyi mi? Donanım özellikleri, menzil kapasitesi ve teknolojik altyapısıyla öne çıkan bu modeli yakından inceliyoruz.
Çin’i sallayan Porsche benzeri Zeekr 001 inceleme!
Zeekr, Çinli otomotiv devi Geely tarafından üretilen ve premium elektrikli araç segmentine hitap eden bir marka. Avrupa’da İsveç, Hollanda ve Norveç gibi pazarlarda aktif olarak satışta olan Zeekr, Türkiye’de ise henüz resmi bir distribütöre sahip değil. Ancak markanın Avrupa’daki büyüme stratejisi, ilerleyen dönemlerde Türkiye pazarına da giriş yapabileceğini düşündürüyor. Özellikle yüksek menzil kapasitesi, güçlü donanım özellikleri ve rakiplerinden farklılaşan yazılım altyapısı ile dikkat çeken Zeekr 001, Türkiye pazarına girerse Tesla Model Y ve BMW iX3 gibi modellerle rekabet edebilir.
Teknik Özellikler ve Performans
Zeekr 001, 100 kWh kapasiteli büyük bir batarya paketi ile geliyor. Bu batarya sayesinde tek motorlu versiyon yaklaşık 620 km menzil sunarken, şehir içinde bu menzil 690 km’ye kadar çıkabiliyor. Çift motorlu versiyon ise biraz daha düşük bir menzil sunmasına rağmen performans anlamında çok daha güçlü.
• Tek Motorlu Versiyon: • 0-100 km/s hızlanma: 7.2 saniye • Maksimum menzil: 620 km • Motor gücü: 272 beygir • Çift Motorlu Versiyon: • 0-100 km/s hızlanma: 3.8 saniye • Maksimum menzil: 580 km • Motor gücü: 544 beygir
Bu verilere bakıldığında çift motorlu versiyonun yüksek performans sunduğu, ancak menzil konusunda tek motorlu versiyona göre biraz daha düşük kaldığı görülüyor. Ancak her iki modelde de 200 kW hızlı şarj desteği bulunduğundan, uygun istasyonlarda bataryanın 10 dakikada yaklaşık 250 km menzil kazanabileceği belirtiliyor.
Zeekr 001’in teknolojik altyapısı ve yazılım özellikleri de oldukça dikkat çekici. Çinli markalar, son yıllarda yazılım konusunda büyük yatırımlar yapıyor ve Zeekr de bu trendi takip eden bir model olarak öne çıkıyor.
• Gelişmiş Otonom Sürüş Sistemi: Zeekr 001, Tesla’nın Autopilot sistemine benzer bir sürüş destek sistemine sahip. Adaptif hız sabitleyici, şerit takip asistanı ve otonom sürüş özellikleriyle donatılmış. • Yüksek İşlem Gücüne Sahip Ara Yüz: Araç içindeki infotainment sistemi, özellikle grafik arayüzü ve hız açısından başarılı olsa da bazı alanlarda geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. • Dinlence ve Sürüş Modları: Araç, sürüş deneyimini kişiselleştirmek için farklı modlara sahip. Özellikle dinlence modları, uzun yolculuklarda konfor sağlamak için tasarlanmış.
Bu yazılım altyapısı sayesinde Zeekr 001’in Tesla ve Porsche gibi markalardan esinlendiği, ancak hâlâ geliştirilmesi gereken bazı alanları olduğu belirtiliyor.
Zeekr 001, elektrikli fastback segmentinde yer alıyor ve spor otomobil estetiğine sahip bir tasarımla karşımıza çıkıyor. Aracın dış hatları aerodinamik olarak optimize edilmiş ve LED far tasarımı oldukça şık görünüyor.
İç mekânda premium malzeme kalitesi ve geniş bir bilgi-eğlence ekranı dikkat çekiyor. Merkezi ekran 15.6 inç büyüklüğünde ve Tesla modellerini andıran minimalist bir tasarım dili benimsenmiş. Ayrıca, sürücü ekranı ve artırılmış gerçeklik destekli baş üstü gösterge ekranı (HUD) da sunuluyor.
Zeekr 001, Avrupa’da yaklaşık 70.000 Euro seviyesinde bir fiyatla satılıyor. Türkiye’de satılması durumunda, vergiler ve ek maliyetlerle birlikte fiyatının 5 milyon TL seviyelerine çıkabileceği belirtiliyor. Bu fiyatlandırma, aracı Porsche Taycan veya BMW iX serisi ile benzer bir konuma getiriyor.
Bu yüksek fiyat seviyesi, Türkiye pazarında geniş bir müşteri kitlesine ulaşmasını zorlaştırabilir. Ancak, markanın gelecekte Türkiye pazarına girmesi durumunda daha uygun fiyatlı versiyonlar sunup sunmayacağı merak konusu.
ZTE, Blade V70 serisini sessiz sedasız genişletti. Seriye yeni eklenen Max modeli şirketin resmi web sitesinde listelendi. Daha önce piyasaya sürülen Blade V70 ve V70 Design modellerine katılan yeni cihaz, üst düzey özellikleriyle merak uyandırdı.
ZTE Blade V70 Max neler vadediyor?
ZTE Blade V70 Max 6.9 inçlik ekranla geliyor. 120Hz yenileme hızına sahip bu ekran, OLED panelle geliyor. Telefon enerjisini 6000 mAh kapasiteli bataryadan alırken, 22.5W kablolu şarj desteği de sunuyor.
Blade V70 Max, 50 Megapiksellik ana kamerayla donatıldı. Arka tarafta bu ana kameraya eşlik eden iki lens bulunuyor, ancak bu ek kameraların özellikleri açıklanmadı. Telefonun tasarımında ise ön kamerayı barındıran su damlası çentiği dikkat çekiyor.
Google’ın Deprem Uyarı Sistemi, Brezilya’da geçici olarak devre dışı bırakıldı. Yanlış bildirim, insanlar arasında paniğe yol açtı.
ZTE, Blade V70 Max’in dayanıklılığına da vurgu yapıyor. Cihazın 1.5 metre yükseklikten düşmelere karşı dayanıklı olduğu belirtilirken, IP54 sertifikası sayesinde toza ve su sıçramalarına karşı koruma sunuyor.
Yazılım tarafında ise Blade V70 Max, Android 15 tabanlı MyOS arayüzü ile geliyor. Şirket, kullanıcı deneyiminin dört yıl boyunca destekleyeceğini de söyledi.
Telefon ayrıca, Apple’ın Dynamic Island özelliğine benzeyen Live Island 2.0 isimli özellikle geliyor. Bu özellik sayesinde bildirimlere ve bazı kontrollere hızlı erişim sağlanabiliyor.