DC Evreni’nin yeniden şekillendiği bu dönemde, James Gunn’ın yönetmenliğini üstlendiği yeni Superman filminin ilk fragmanı en sonunda bizlerle buluştu. İki dakikayı aşkın süresiyle dikkat çeken fragman, DC’nin en ikonik karakterlerini modern bir bakış açısıyla tanıtarak büyük bir heyecan yarattı.
Superman filmi 10 Temmuz’da geliyor!
James Gunn, Superman’i eski moda değerlerin, nezaketin ve insanlığın bir simgesi olarak yeniden tasarlamayı hedeflediğini söylüyor. Fragmanda, genellikle yenilmez bir kahraman olarak gördüğümüz Superman’in daha insani yönleri ön plana çıkarılmış. Gunn, karakterin duygusal derinliğine odaklanarak, izleyicilerin daha önce görmediği bir Superman hikayesi sunmayı amaçladığını belirtti.
Filmde, Superman’in Krypto adlı süper köpeğiyle olan ilişkisine de yer verilecek. Krypto, bu sayede ilk kez sinema perdesinde karşımıza çıkacak. Gunn, Superman ve Krypto arasındaki dinamiğin sadece sadık bir dostluk değil, aynı zamanda daha karmaşık bir bağ olduğunu ifade etti.
Fragmanın bir diğer dikkat çeken yanı ise Superman ve Lex Luthor arasındaki ideolojik çatışma. Gunn, Luthor’un yalnızca bir kötü adam olmadığını, onun da kendi nedenleri ve inançları olduğunu vurguluyor. Bu yaklaşım, Superman ile Luthor arasındaki savaşı daha derin ve anlamlı bir hale getiriyor.
Filmin en dikkat çeken detaylarından biri de Superman’in klasik kırmızı şortlu kostümüne dönüş yapması. Gunn, bu konuda hem hayranlardan hem de başrol oyuncusu David Corenswet’ten ilham aldığını söyledi. Corenswet, Superman’in çocuklar için korkutucu bir figür olmaması gerektiğini savunarak bu tasarımı destekledi.
James Gunn’ın Superman’i, DC Evreni’nin yeniden başlangıcını temsil ediyor. Film, 10 Temmuz’da sinemalarda izleyicilerle buluşacak. Peki, siz bu yeni Superman yorumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı ihmal etmeyin!
Yemek takımları, sofraların şıklığını tamamlayan ve aynı zamanda işlevselliğiyle hayatımızı kolaylaştıran önemli parçalardır. Doğru bir yemek takımı seçimi, yalnızca sofralarınızın estetiğini artırmakla kalmaz, aynı zamanda pratiklik ve uzun ömürlülük açısından da büyük önem taşır. Farklı tasarım, malzeme ve özelliklerde pek çok yemek takımı arasından seçim yapmak bazen kafa karıştırıcı olabilir. İşte tam da bu nedenle, yemek takımı alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini öğrenmek hem bütçenizi doğru yönetmek hem de ihtiyaçlarınıza uygun bir ürün bulmak açısından kritik öneme sahiptir. Şimdi, yemek takımı seçimiyle ilgili tüm detayları ele alalım.
1. Malzeme Seçimi: Dayanıklılık ve Estetiğin Dengesi
Yemek takımları Karaca gibi geniş koleksiyonlara sahip satıcılarda pek çok farklı malzemeyle karşınıza çıkar. Porselen veya bone porselen yemek takımı modelleri zarif ve hafif olmaları nedeniyle sıklıkla tercih edilirken, günlük kullanımda da dayanıklıdır. Porselen takımlar uygun şartlar altında uzun yıllar boyunca ilk günkü gibi kalabilir. Bununla birlikte porselenin ince ve hafif yapısı, özel davet sofralarında da şıklığıyla dikkat çeker.
Stoneware gibi daha rustik bir görünüme sahip malzemeler ise sağlam yapılarıyla öne çıkar. Bu tür takımlar, günlük kullanıma uygun olmalarının yanı sıra modern ve doğal bir görünüm sunar. Özellikle pastel tonlardaki tasarımları, sade ve zarif bir sofra yaratmak isteyenler için idealdir. Stoneware yemek takımlarının pek çoğunun bulaşık makinesinde yıkanabilir olması, kullanıcılar için büyük bir avantajdır.
Cam yemek takımları, hafiflikleri ve şeffaflıkları ile estetik bir görünüm sunar. Özellikle minimalist bir tarz benimseyenler için şık bir seçenek olan cam takımlar, sıcak ve soğuk yiyecekler için uygundur. Ancak camın kırılgan yapısı dikkatli kullanım gerektirir. Uzun süre dayanıklı bir kullanım için cam takımların kalın yapılı olanlarını tercih etmek önemlidir.
Seramik yemek takımları ise el işçiliğiyle üretilen modelleriyle farklı bir atmosfer yaratır. Doğal tonlarda ve dokularda sunulan seramik takımlar, rustik ve bohem tarzlara uyum sağlar. Ancak seramiğin gözenekli yapısı, bazı durumlarda lekelenmelere neden olabilir, bu yüzden kullanım sırasında özen göstermek gerekir.
Melamin gibi dayanıklı plastik malzemeler çocuklu aileler için gerçek bir kurtarıcıdır. Hafif ve darbelere dayanıklı olan bu yemek takımları, özellikle piknik gibi açık hava etkinlikleri için idealdir. Melamin yemek takımları, renk ve desen çeşitliliğiyle de dikkat çeker ancak bu malzemenin sıcak yiyecekler için uygun olmadığını unutmamak gerekir.
2. Kapasite ve Parça Sayısı: İhtiyacınıza Göre Seçim Yapın
Bir yemek takımını seçerken, kaç kişilik bir set almanız gerektiğine karar vermek önemlidir. Genellikle 4, 6, 8 veya 12 kişilik setler halinde sunulan yemek takımları, aile büyüklüğüne ve kullanım amacına göre seçilmelidir. Küçük bir aile için 4 veya 6 kişilik bir set yeterli olurken, geniş aileler ya da sık sık misafir ağırlayanlar için 12 kişilik setler daha uygun olacaktır.
Parça sayısı da seçim yaparken dikkat edilmesi gereken bir diğer unsurdur. Standart bir yemek takımı; yemek tabağı, çorba kasesi, servis tabağı ve tatlı tabağından oluşur. Fakat bazı setlerde kahve fincanı, çay tabağı ve sosluk gibi ek parçalar da bulunur. Eğer yemek takımlarını günlük kullanım için alıyorsanız, çok fazla ekstra parçaya gerek olmayabilir. Ancak özel davetler için kullanılan yemek takımlarını farklı sunum ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde daha kapsamlı setlerden tercih etmelisiniz.
Yemek takımlarında bulunan parçaların boyutları da önemlidir. Büyük tabaklar, bol porsiyonlu yemekler için ideal olsa da saklama alanı konusunda zorluk yaratabilir. Dolayısıyla, mutfak dolaplarınızın kapasitesini göz önünde bulundurarak uygun boyutlarda yemek takımları tercih etmelisiniz. Tabii boyutun yanı sıra tabakların derinliği ve kenar yapısı gibi detayları da pratiklik açısından ele alarak değerlendirmelisiniz.
Özel günlerde kullanmak için bir yemek takımı alıyorsanız, misafir sayısını göz önünde bulundurarak yedek parça almayı düşünebilirsiniz. Zaman içinde oluşabilecek kırılmalara karşı yedek parça bulundurmanız takımın bütünlüğünü korumanıza yardımcı olur. Yedek parçaların veya setteki tabak takımlarının ekstradan temin edilebilirliği de seçim sırasında dikkat edilmesi gereken bir kriterdir.
Eğer çok sık misafir ağırlıyorsanız, birden fazla yemek takımı edinmek isteyebilirsiniz. Biri günlük kullanım için sade bir tasarım sunarken, diğeri özel günlerde kullanmak üzere daha şık ve gösterişli bir seçenek olabilir. Böylece her durumda uygun bir sofra hazırlayabilirsiniz.
3. Renk ve Desen Seçimi: Sofranızın Tarzını Belirleyin
Yemek takımı seçerken renk ve desen, sofranızın genel tarzını belirleyen en önemli unsurlarda başta gelir. Gözünüzde bir canlandırın: Beyaz yemek takımları, zamansız ve her tür dekorasyona uyum sağlayan bir seçenektir. Üstelik beyazın sadeliği hem günlük hem de özel kullanım için mükemmeldir. Ayrıca, yemeklerinizi ön plana çıkararak görsel bir şölen yaratır.
Desenli yemek takımları ise sofranıza hareketlilik katmak için harika bir seçenektir. Çiçek motiflerinden geometrik desenlere kadar geniş bir yelpazede sunulan bu modeller sayesinde kişisel tarzınızı yansıtma şansı bulursunuz. Ancak desen seçiminde dikkatli olmanız gerekir çünkü yoğun desenler, bazı durumlarda göz yorucu olabilir. Daha dengeli bir görünüm için desenli tabaklarla sade parçaları bir arada kullanabilirsiniz.
Renkli yemek takımları, modern ve enerjik bir atmosfer yaratmak isteyenler için idealdir. Canlı renkler sofranıza dinamik bir hava katarken, pastel tonlar ile daha sakin ve huzurlu bir ambiyans elde edebilirsiniz. Renk seçerken mutfağınızın genel dekorasyonunu ve diğer sofra aksesuarlarınızı göz önünde bulundurmanız önemlidir.
Minimalist tarzda yemek takımları, sade çizgileri ve nötr tonlarıyla dikkat çeker. Bu tür takımlar modern bir görünüm yaratmak isteyenler için idealdir. Üstelik minimalist tasarımları farklı dekoratif unsurlarla kolayca kombinleyebilirsiniz.
Özel günlerde kullanılmak üzere bir yemek takımı almayı planlıyorsanız, altın veya gümüş detaylı modelleri tercih edebilirsiniz. Bu tür yemek takımları, sofistike bir şıklık sunarak resmi davetlerde göz alıcı bir etki yaratır. Fakat bu takımları ilk günlü parlaklığıyla kullanmaya devam etmek istiyorsanız elde yıkamayı ihmal etmemeli ve genel kullanımda da hassasiyet göstermelisiniz.
Yemek takımı seçimi hedeflediğiniz estetik algıyı oluşturmayı ve pratik ihtiyaçlarınızı karşılamayı gerektiren, dikkat ve özen isteyen bir süreçtir. Malzeme, kapasite, renk ve desen, fonksiyonellik ve fiyat gibi kriterleri göz önünde bulundurarak yapacağınız doğru bir seçim sofralarınızı daha keyifli ve şık hale getirecektir. Her detayı inceleyerek, yalnızca bugün değil, uzun yıllar boyunca keyifle kullanabileceğiniz bir yemek takımı edinebilirsiniz. Karaca yemek takımı modelleri arasından beklentilerinizi karşılayanları kolayca tespit edebilir, hızlıca sipariş verebilirsiniz. Yemek sofralarınıza yenilik katmak için bugün adım atmaya ne dersiniz?
İngilizce özel ders platformu Preply, 1940’lardan bu yana kullanılan Myers-Briggs kişilik testine göre yabancı dil öğrenmede en başarılı kişilik tiplerini açıkladı. Araştırmaya göre ENFJ, ENTJ ve ENTP kişilik tiplerinin, dil öğrenmede diğerlerine göre daha başarılı olduğu görüldü.
44 bini aşkın online yabancı dil öğretmenini tek platformda buluşturan ve bunun yanında dil, kültür ve öğrenme alışkanlıkları üzerine yaptığı araştırmalarla dikkat çeken Preply, son araştırmasında kişilik tiplerinin öğrenme süreçleriyle ilgisine odaklandı.
Online İngilizce kursu arayanların uğrak platformlarından birine dönüşen Preply tarafından yayımlanan çalışmada; 1940’lardan bu yana kullanılan ve kişilik özelliklerini 16 farklı kategoride inceleyen Myers-Briggs kişilik testinden hareketle, farklı kişilik tiplerinin yabancı dil öğrenme başarısı sıralandı.
Preply, resmî blogunda yayımladığı araştırmaya, Myers-Briggs testi tanımıyla başladı.16 kişilik testinin, analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’un kişilik tipleri teorisinden esinlenilerek 1940’larda Isabel Myers ve Katherine Briggs tarafından geliştirildiğini vurgulayan Preply, Türkiye’de 8 milyondan fazla kez çözüldüğünü hatırlattı. Özellikle genç kuşağın kendisini tanımladığı kavramlara dönüşen ENFJ, ENTJ, ENTP, INTP gibi MBTI kişilik tiplerinin tanımlarını paylaşan Preply, çalışmanın ilerleyen bölümlerinde kişilik tipinin dil öğrenme başarısına etkisini özetledi.
Yabancı dil öğrenmede en başarılı kişilik tipleri belli oldu
Preply’nin Myers-Briggs kişilik testini çözen 1.000 İngilizce öğrencisiyle yürüttüğü araştırmanın sonuçları, Protagonist / Önder (ENFJ), Buyurucu / Komutan (ENTJ) ve Tartışmacı (ENTP) kişilik tipine sahip bireylerin, dil öğrenmede diğer kişilik tiplerine kıyasla daha başarılı olduğunu gösterdi. Preply, bu araştırmasıyla bazı kişilerin dil öğrenmede neden daha fazla zorlandığına, bazı kişilerin ise dil öğrenme süreçlerini kolayca yürütebildiğine psikoloji perspektifinden bir açıklama getirdi.
Araştırmada, MBTI kişilik envanterinin tanımladığı 16 farklı kişilik tipinin, temelde bir bireyin bilgiyi algılama, özümseme, anlamlandırma ve eyleme geçirme davranışlarının farklılıklarına odaklandığı belirtildi. Tüm bu farklılıkların, kişilik tipinin yabancı dil öğrenme sürecini etkilediğini vurgulayan Preply araştırmacıları, öğrencilerin kişilik tiplerini bilmelerinin, öğrenme ihtiyaçlarını belirlemeleri açısından kritik olduğuna dikkat çekti.
Dil öğrenmede en çok “Kaşifler” zorlanıyor
Myers-Briggs kişilik testini çözen ve halihazırda online İngilizce dersi alan bin kişinin katıldığı anket sonuçlarından hareketle hazırlanan Preply raporunda, Virtüözler (ISTP), Maceraperestler (ISFP), Girişimciler (ESTP) ve Eğlendiriciler (ESFP) olarak sınıflandırılan dört kişilik tipinin, Kaşif ana başlığı altında değerlendirildiği hatırlatıldı.
Kişiselleştirilmiş yabancı dil kurslarının lider markası Preply; ISTP, ISFP ve ESTP kişilik tipine sahip olanların, yeni bir dil öğrenirken en çok zorlananlar olduğunu tespit etti. Çalışmada, kendi kendine hareket etmeyi seven, yaratıcılık ve esneklik özellikleriyle tanınan Kaşiflerin, genel sıralamada dil öğrenme başarısı açısından alt sıralarda yer aldığı belirtildi. Öte yandan bu kişilerin korkusuzluk, yaratıcılık, uyumluluk ve umutlu olma gibi özelliklerinin, dil öğrenme başarılarını artırmada önemli rol oynadığına değinildi.
Yabancı dil öğrenme başarısının yolu “kişiselleştirme”
Kendini tanımanın hayatın her alanında olduğu gibi öğrenme süreçlerinde de etkili olduğuna dikkat çeken Preply araştırmacıları, Myers-Briggs kişilik testinin bir kişinin kendini daha yakından tanıması için iyi bir başlangıç olabileceğini söyledi. 16personalities.com adresi üzerinden Türkçe dilinde de 10 dakikalık bir zaman ayırarak çözülebilecek testi öneren Preply, farklı kişilik tiplerinin öğrenme süreçlerini ve öğrenme başarısını nasıl etkilediğini bilmenin, her öğrenciyi kendi öğrenme sürecini kişiselleştirme kabiliyeti açısından güçlendireceğini hatırlattı.
Güçlü ve gelişime açık yanları keşfeden öğrencilerin İngilizce dil kursu alırken de okuma, dinleme, yazma, dilbilgisi, gramer ve kelime dağarcığı gibi farklı alanlara odaklanabileceği, online dil kursları sunan Preply gibi platformlar aracılığıyla ihtiyaçlarına yanıt verebilen öğretmenlere erişebileceği mesajı verildi.
“Kişiliğini kucakla, öğrenmeye başla”
Akademik makalelerden beslenen, anket sonuçlarıyla desteklenen, sosyoloji – psikoloji gibi bilimlerden yararlanan Preply araştırmalarının sonuncusu, hem “Kişilik tipi nasıl bulunur?” sorusuna yanıt arayanlara, hem de kişilik tipini keşfettikten sonra dil öğrenme yolculuğuna güvenle çıkmak isteyenlere rehber oluyor. Preply, kişilik tipinden bağımsız olarak herkesin hedeflediği yabancı dili yeterli motivasyon ve zamanı ayırarak öğrenebileceğine işaret ederken, “Kişiliğini kucakla, öğrenmeye başla” çağrısıyla, her seviyeden öğrenciyi 44 binden fazla yabancı dil öğretmenini keşfetmeye çağırdı.
Avrupa otomotiv pazarı, elektrikli araç satışlarında Kasım 2024’te yeniden düşüş trendine girdi. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) tarafından paylaşılan verilere göre, Kasım ayında Avrupa Birliği’nde toplam 869.816 araç tescil edildi ve pazar %1,9 oranında daraldı. Ayrıntılar haberimizde…
Avrupa otomotiv pazarı elektrikli araç satışlarında Kasım 2024’ü düşüşle kapattı
Bir önceki ay (Ekim’de) %1,1’lik hafif bir büyüme kaydedilmişti. Kasım ayındaki düşüş, özellikle Fransa (%-12,7) ve İtalya’daki (%-10,8) kötü performansla ilişkilendiriliyor. Almanya ise %0,5’lik hafif bir artışla durumu dengeledi diyebiliriz. İspanya, %6,4’lük büyüme ile en iyi performansı sergileyen pazar oldu.
Öncelikle, Ocak-Kasım 2024 döneminde Avrupa Birliği’nde toplamda 9.726.049 araç tescil edildiğini belirtelim. Yani, toplam araç sayısında sadece %0,4’lük bir büyüme oldu. İspanya %5,1’lik artışla pozitif bir tablo çizerken, Fransa (%-3,7), Almanya (%-0,4) ve İtalya (%-0,2) düşüş yaşadı. İngiltere ve EFTA ülkeleri de eklendiğinde yılın başından itibaren %0,6’lık bir büyüme ile toplam 11.876.655 araç tescil edildi.
Kasım ayı için elektrikli araç satışlarına dair rapor paylaşıldı. Yeni bir rekor kırıldığı açıklandı. Peki satışlar ne durumda?
Kasım ayında elektrikli araç tescilleri %9,5 azalarak 130.757 adede geriledi. Bu düşüşün ana nedenleri arasında Almanya (%-21,8) ve Fransa’daki (%-24,4) büyük gerilemeler yer alıyor. Yıl başından bu yana, elektrikli araç tescilleri geçen yılın aynı dönemine göre %5,4 oranında düştü. Kasım ayında elektrikli araçlar pazarın %15’ini, yıl genelinde ise %13,4’ünü oluşturdu.
Plug-in hibrit araç tescilleri de %8,8 azaldı. Fransa (%-19,6), Belçika (%-61,4) ve İtalya (%-31,4) bu düşüşte başı çeken ülkeler oldu. Plug-in hibritlerin Kasım ayındaki pazar payı %7,6’ya düştü (geçen yıl %8,1’di). Buna karşın, tam hibrit araçlar Kasım ayında %18,5 oranında artış gösterdi ve pazar payını %33,2’ye yükseltti. Bu kategori, üst üste üçüncü ayda benzinli araç tescillerini geride bırakmayı başardı.
Kasım 2024’te benzinli araç satışları %7,8 oranında azaldı. Fransa, %31,5’lik büyük bir düşüşle başı çekerken, İtalya (%-12,3), Almanya (%-5,4) ve İspanya (%-2,3) da düşüş kaydetti. Kasım ayında 266.115 benzinli araç tescil edildi ve pazar payı %30,6’ya geriledi (geçen yıl %32,5’ti). Dizel araç tescilleri ise %15,3 azalarak pazarın yalnızca %10,6’sını oluşturdu.
Volkswagen Grubu, Kasım ayında %4,1 büyüme kaydetti. Cupra (%26,1) ve Porsche (%35) gibi markalar önemli artışlar gösterirken, Audi (%-12,4) ve Seat (%-9,5) düşüş yaşadı. Stellantis Grubu, %10,1’lik bir düşüşle zorlu bir dönem geçirirken Fiat, %42,1 oranında gerileme yaşadı. Renault Grubu ise %8,3 büyüdü; özellikle Renault markası %13,7 ile öne çıkanlar arasında.
Küresel pazarda işlerin yolunda gitmesine rağmen, sizce Avrupa’daki bu düşüşün sebebi nedir? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz…
Realme, Kopenhag’da düzenlediği bir etkinlikte dünyanın ilk soğuğa duyarlı renk değiştiren telefonu olan Realme 14 Pro modelinin ön gösterimini yaptı. Resmi lansmanın Mart 2025’te yapılması planlanan telefonun enteresan bir özelliği var. Ayrıntılar haberimizde…
Realme 14 Pro: Soğuk havalarda renk değiştiren ilk telefon oldu
Realme 14 Pro’nun en dikkat çeken özelliklerinden biri, arka kapağının sıcaklık değişimlerine duyarlı olarak renk değiştirmesi. Gelişmiş termokromik pigmentler sayesinde cihaz, 16°C’nin altındaki sıcaklıklarda inci beyazından canlı bir mavi renge dönüşüyor ve sıcaklık arttığında orijinal rengine geri dönüyor. Okyanus derinliklerinden ilham alınarak geliştirildiği söylenen teknoloji, sektörde bir ilk olma özelliği taşıyor.
Telefonun tasarlayan isimler de boş değil. Cihazın tasarımı, Bang & Olufsen ile uzun süreli iş birlikleriyle tanınan Valeur Designers tarafından oluşturuldu. Pearl White adlı özel model, kabukların doğal güzelliğinden esinlenilerek hazırlanan mat bir yüzeyle karşımıza çıkıyor. Ayrıca, her cihazın arka kapağı, biyolojik olarak parçalanabilir malzemelerden üretiliyor.
realme 14 Pro, RMX5051 model numarasıyla Geekbench veri tabanında ortaya çıktı. Peki, akıllı telefon neler sunacak?
Serinin üst modeli olan Realme 14 Pro+, %93,8 ekran-gövde oranına sahip dört kenarı kavisli Quad Curve Display teknolojisine sahip. Realme 14 Pro+, aynı zamanda üçlü bir kamera sistemine ve MagicGlow simetrik üçlü flaş teknolojisine sahip. Periskop kamera modülü, gece çekimlerinde doğal cilt tonlarını korurken uzun mesafeli çekimlerde detayları net bir şekilde yakalayabiliyor.
Cihaz, Qualcomm Snapdragon 7s Gen 3 işlemciyle geliyor ve 4nm teknolojisi sayesinde, zirvede yer almasa da yeterince yüksek performans sunuyor. IP66, IP68 ve IP69 sertifikalarına sahip olan telefon, toza, suya ve 1,5 metreye kadar su altı koşullarına dayanıklı. Ayrıca, TÜV Rheinland sertifikası sayesinde düşmelere karşı ekstra koruma sağlıyor.
Realme Başkan Yardımcısı Chase Xu, “14 Serisi, Realme’nin yenilikçi ve özgün tasarım anlayışını tam anlamıyla yansıtıyor. Bu seri, estetik ve fonksiyonelliği bir araya getirerek kullanıcıların beklentilerini aşacak,” ifadelerini kullandı. Mart 2025’teki lansmanda cihazın tüm teknik detayları ve fiyat bilgisi açıklanacak.
Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz…
The Game Awards 2024 ödül töreninde tanıtımı gerçekleştirilen oyunlardan biri olan Catly, her ne kadar oldukça sevimli ve güzel görünen bir yapım olsa da, yayınlanan videosu sonrası kripto para / blok zinciri oyunu olduğu ve yayınlanan fragmanın sadece yapay zeka kullanılarak hazırlandığı iddialarıyla cebelleşmek zorunda kalmıştı. Oyunun yapımcısı, bugün yepyeni bir video yayınlayarak cevap niteliğinde oynanış elementleri sundu.
Oynanış detayları gün yüzüne çıktı
Steam üzerinden yayınlanan yeni fragmanda, oyuncuların oyun sırasında karşılaşacakları mekanikler daha net bir şekilde gözler önüne serildi. Fragmanda, çeşitli kedilerin gerçekçi detaylarla tasarlanmış doğal ortamlarda gezdiği, farklı kıyafet seçenekleriyle özelleştirilebildiği ve oyuncuların kendi adalarını inşa ederek kedileri için hayal ettikleri dünyayı yaratabilecekleri gösterildi. Unreal Engine 5 ile geliştirilen oyunda, hiper-realist tüy detayları özellikle dikkat çekiyor.
Catly, Steam sayfasındaki açıklamalara göre, oyuncuların sadece kedileriyle ilgileneceği değil, aynı zamanda adalar inşa edip tarım simülasyonu gibi mekaniklerle zenginleştirilmiş bir deneyim sunacak. Ayrıca, çevrimiçi mod sayesinde oyuncular dünyanın dört bir yanından arkadaşlarıyla iş birliği yaparak kedilerini özelleştirebilecek ve çeşitli zorlukları birlikte tamamlayabilecekler.
Oyunun tanıtımının ardından ortaya atılan yapay zeka ve blok zinciri temelli bir yapım olduğu yönündeki spekülasyonlara karşı, SuperAuthenti resmi bir açıklama yaparak iddiaları yalanladı. Şirketin kurucu ortaklarından Kevin Yeung’un blok zinciri oyunları geliştiren bir stüdyoda da görev alması, bu spekülasyonların ana kaynağı olarak gösterilmişti. Ancak yapımcı ekip, oyunda yapay zeka veya NFT tabanlı herhangi bir unsura yer verilmediğini vurguladı.
Google Haritalar, oldukça ilginç bir olayla gündeme geldi. Ünlü harita uygulaması, bir adam kaçırma vakasınının çözülmesini sağladı.
SuperAuthenti’nin bir PR temsilcisi, “Bu tür spekülasyonlar bizi oldukça şaşırttı. Sanayi uzmanları, bu tür bir videonun şu anki yapay zeka araçlarıyla üretilemeyeceği görüşünde,” ifadelerini kullandı. Ayrıca, oyunun kesinlikle bir blok zinciri oyunu olmadığını ve hiçbir NFT barındırmadığını net bir şekilde belirtti.
Catly, oyunculara kedilerle dolu bir dünyada benzersiz bir deneyim sunmayı vaat hedefliyor. Siz bu iddialar ve oyunun fragmanı hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın!
Dünyanın en zengin insanlarından biri olan Jeff Bezos, ABD başkanı seçilen Donald Trump ve Tesla CEO’su Elon Musk ile aynı masada görüntülendi. Çarşamba gecesi Mar-a-Lago’da gerçekleşen bu özel yemek, sosyal medyada hızla yayılan görüntülerle gündeme oturdu. Bezos, nişanlısı Lauren Sanchez ile birlikte Trump’ın davetine katıldı. Buluşma, uzun süredir aralarındaki gerginlikle bilinen isimlerin yakınlaşması olarak değerlendirildi.
Elon Musk ve Bezos neler konuştu?
Elon Musk, X (Twitter) hesabında yaptığı paylaşımda bu yemeği “harika bir sohbet” olarak tanımladı. Bu görüşme, teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinden Bezos’un, rakipleri ve siyasi liderlerle ilişkilerini düzeltme çabası olarak yorumlanıyor.
Amazon ve Blue Origin’in sahibi olan Bezos, özellikle Trump ile geçmişte Washington Post üzerinden sert tartışmalar yaşamıştı. Ancak geçtiğimiz Temmuz ayında Trump’a yönelik bir suikast girişiminin ardından yaptığı olumlu açıklamalarla dikkat çekmiş ve buzlar erimişti. Bezos, ayrıca kısa bir süre önce Trump’ın ikinci dönemine dair ‘çok iyimser’ olduğunu ifade ederek buluşmanın sinyallerini vermişti.
Bununla birlikte Bezos ile Elon Musk arasındaki rekabet de uzun zamandır biliniyor. Bildiğiniz gibi SpaceX ve Blue Origin, NASA ve federal hükümetin büyük çaplı ihaleleri için mücadele eden iki dev şirket… Musk, Bezos’un Tesla ve SpaceX hisselerinin Trump’ın seçimleri kaybedeceği gerekçesiyle satılması gerektiğini söylediğini iddia etmiş, Bezos ise bu açıklamayı kesin bir dille yalanlamıştı.
Google Haritalar, oldukça ilginç bir olayla gündeme geldi. Ünlü harita uygulaması, bir adam kaçırma vakasınının çözülmesini sağladı.
Bu yemek, teknoloji dünyasındaki diğer büyük isimlerin de Trump ile bağlarını güçlendirme çabalarının bir devamı olarak görülüyor. Meta CEO’su Mark Zuckerberg ve Google CEO’su Sundar Pichai, son haftalarda Trump ile Florida’daki resortunda bir araya gelen isimler arasında yer alıyor. Ayrıca, Meta, Amazon ve OpenAI CEO’su Sam Altman, Trump’ın yemin töreni fonuna 1’er milyon dolar bağış yaparak dikkat çekmişti.
Görüşmede hangi konuların ele alındığı tam olarak bilinmese de, bu buluşma Trump’ın teknoloji dünyasındaki etkisini artırma çabası olarak görülüyor. Sizce bu yakınlaşma teknoloji dünyasında nasıl bir etki yaratacak? Yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın!
Microsoft, 2025 yılında Windows 10’a olan desteğini sonlandıracağını duyurmasının ardından, kullanıcıları ısrarla Windows 11’e geçmeye teşvik ediyor. Şirket, özellikle oyunculara hitap eden bir kampanya ile yeni işletim sisteminin sunduğu gelişmiş özellikleri bir bir göstermeye çalışıyor. İşte, Windows 10 kullanıcılarının kaçırdığı özellikler:
Windows 10 kullanıcılarının Windows 11’de kaçırdığı oyun özellikleri
Aslında, ne kadar iyi yanlarından bahsedilse de bu geçiş her kullanıcı için kolay olmayabilir; zira Windows 11, TPM 2.0 ve Secure Boot gibi katı donanım gereksinimlerine sahip. Yani bu durumda, pek çok kullanıcının yeni bir bilgisayar alması gerekebilir. Windows 11, oyunculara daha önce görülmemiş bir deneyim sunmayı kafasına koymuş durumda. İşte, sizin için hazırladığımız Windows 11’de öne çıkan oyun özellikleri:
Auto HDR: SDR (Standart Dinamik Aralık) oyunları otomatik olarak HDR’ye dönüştürerek görsel deneyimi iyileştiriyor.
DirectStorage: NVMe SSD’lerle yükleme sürelerini azaltıyor, daha akıcı bir oyun deneyimi sağlıyor.
Pencere Modu Optimizasyonları: Tam ekran dışındaki oyunlarda performansı artırıyor.
Wi-Fi 6E ve Wi-Fi 7 Desteği: Çevrimiçi oyunlar için daha hızlı ve güvenilir bağlantılar sunuyor.
Game Bar Compact Mode: Daha kompakt ve kullanışlı bir oyun çubuğu arayüzü.
Dynamic Lighting: Oyun içi deneyimi destekleyen ışıklandırma sistemleriyle uyumlu.
Renk Filtreleri: Daltonik oyuncular için özel renk seçenekleri.
Auto Super Resolution: ARM tabanlı PC’lerde çözünürlüğü otomatik olarak artırıyor.
Xbox Entegrasyonu: Xbox uygulaması üzerinden doğrudan oyun ve hizmet erişimi sağlıyor.
Microsoft'un açıklamasına göre Windows 11 eski sistem desteği sunmayacak. Buna göre desteklenmeyen cihazlara elveda edilecek.
Windows 11’e geçiş yapmak isteyen kullanıcıların, donanım uyumluluğu konusunda bazı engellerle karşılaşabileceği bir gerçek. Microsoft, eski donanımlarla uyumluluk sağlamayacağını net bir şekilde belirtiyor ve kullanıcıları yeni sistemlere geçmeye yönlendiriyor.
Bununla birlikte, Windows 11’in son güncellemesi (24H2) bazı oyunlarda sorunlara neden olmuş durumda. Özellikle Ubisoft oyunlarında yaşanan teknik aksaklıklar, bazı kullanıcıların tereddüt yaşamasına yol açtı. Microsoft, Windows 11’in avantajlarını anlatmak ve yanlış algıları ortadan kaldırmak için videolar ve detaylı makalelerle bir kampanya yürütüyor.
Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz…
İspanya’da gerçekleşen ve uzun süredir çözülmeyi bekleyen bir kayıp vakası, Google Haritalar – Sokak Görünümü’nün tesadüfen yakaladığı bir görüntü sayesinde ilerleme kaydetti. Soria eyaletinde, beyaz bir çantayı arabasının bagajına yükleyen bir adamın fotoğrafı, geçen yıl kaybolan bir kişinin bulunması için yürütülen soruşturmanın ipuçlarından biri oldu.
Google Haritalar, kayıp ve şüpheli mesajlara yönlendirdi
2023 yılının Kasım ayında bir adam, kuzeni tarafından kayıp olarak bildirildi. Polise yapılan ihbarda, kaybolan kişiyle telefon üzerinden düzenli olarak iletişim kurulduğu ancak bir süre sonra gelen mesajların şüphe uyandırdığı belirtildi. Mesajlarda kayıp kişinin başka bir yere taşındığı iddia edilse de, gönderilen mesajların üslubu ve içeriği kuzeni şüphelendirdi. Bunun üzerine polis, kaybolan kişinin izini sürmeye başladı.
Polis araştırmaları sırasında, Google Haritalar’dan elde edilen bir görüntü (yukarıda), olayın çözümüne katkı sağladı. Fotoğrafta, kırmızı bir arabanın arkasında duran bir adamın, büyük ve beyaz bir paketi bagaja yerleştirdiği görülüyordu.
Araştırmalar sonucu, kaybolan adamın romantik ilişki yaşadığı bir kadının ve onun başka bir partnerinin olaya karıştığı tespit edildi. Polis, her iki şüpheliyi de gözaltına aldı ve evlerinde arama yaptı. İncelemeler sırasında, bir mezarlıkta gömülü insan kalıntıları bulundu. Bu kalıntıların kaybolan kişiye ait olduğu düşünülüyor ve detaylı adli tıp incelemeleri sürüyor.
Her ne kadar oyun serinin en çabuk ilgi gören yapımı olsa da, Call of Duty Black Ops 6 oyuncuları yapımı terk etmeye başladı. İşte sebebi...
İspanyol polisinden yapılan açıklamaya göre, Google Sokak Görünümü’nden alınan görüntü, olayın çözümünde kilit bir rol oynamasa da, yürütülen soruşturmayı destekleyen önemli unsurlardan biri oldu. Daha önce de Google Haritalar, İtalya’da tehlikeli bir suçlunun yerini belirlemek gibi bazı davalarda önemli ipuçları sunmuştu.
Peki, bu tür teknolojik gelişmelerin suçla mücadeledeki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz!
Geçtiğimiz dönemde üstü kapalı reklam uygulamaları nedeniyle birçok influencer yüklü para cezalarıyla karşı karşıya kaldı. Yüz binlerce, hatta milyonlarca liralık cezalar, sektörde büyük bir yankı uyandırdı. Bu durumun ardından cezalardan korunma yolları konusunda birçok bilgi paylaşımı yapıldı. Ancak bu paylaşımların çoğu doğru bilgiye ulaşmayı zorlaştıran bir bilgi kirliliğine yol açtı.
İşte tam da bu noktada Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi (SME Eğitimi) başlatıldı. Zorunlu olmamasına rağmen, SME Eğitimi’ne yoğun bir ilgi var. Bu ilgi, influencerların hem kendilerini hem de takipçilerini korumak adına sorumluluklarının bilincinde olduklarını gösteriyor. Peki, SME Eğitimi tam olarak nedir ve influencerlara neler vadediyor?
Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi nedir? Zorunlu mu?
Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi, sosyal medya etkileyicilerinin reklam ve pazarlama faaliyetlerini yasal ve etik standartlara uygun bir şekilde gerçekleştirmesini sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Reklam Özdenetim Kurulu iş birliğiyle düzenleniyor.
Eğitim kapsamında influencerlara tüketici hakları, etik reklamcılık ilkeleri, telif hakları ve sosyal medya içerik üreticilerinin vergilendirilmesi gibi konular detaylı bir şekilde anlatılıyor. Bu eğitimle birlikte influencerların doğru reklamcılık anlayışını benimsemeleri ve tüketiciye şeffaf bir şekilde ulaşmaları sağlanacak.
Eğitimin içeriği ve akışı
SME Eğitimi bir günlük yoğun bir programla gerçekleşiyor. Eğitimin gün içindeki akışı şu şekilde:
9:00 – 9:30: Kayıt işlemleri
9:30 – 10:15: Tüketici Haklarına İlişkin Yasal Düzenlemeler
10:15 – 11:30: Sosyal Medya Reklamlarına İlişkin Yasal Düzenlemeler
11:30 – 12:00: Kahve molası
12:00 – 13:30: Pazarlama İletişiminin Etik İlkeleri ve Hukuki Bilgiler
13:30 – 14:00: Öğle yemeği
14:00 – 15:30: Sosyal Medya Faaliyetlerinde Vergilendirme ve Yasal Yükümlülükler
Eğitimi tamamlayan katılımcılar sosyal medya dünyasında karşılaşabilecekleri hukuki ve vergisel sorumluluklar hakkında detaylı bilgi sahibi oluyor.
Reklam yatırımları içinde dijital mecraların ağırlığı giderek artıyor. Influencerlar da bu ekosistemin merkezinde yer alıyor ve yaptıkları reklam içerikli paylaşımlar markalar ve tüketiciler açısından büyük önem taşıyor. Eğitim ise aşağıdaki avantajları sunuyor:
Yasal Uyum: Influencerlar, reklam paylaşımlarında hukuki düzenlemelere uygun hareket etmeyi öğreniyor.
Güven Kazanımı: Tüketicilerin ve markaların güvenini kazanmak için etik reklamcılık ilkeleri benimseniyor.
Farklılık Yaratma: Diğer influencerlardan farklılaşarak daha profesyonel bir imaj oluşturuluyor.
Eğitim hakkında önemli detaylar
Katılım Zorunlu Mu? Eğitim gönüllülük esasına dayanıyor ve zorunlu değil.
Kimler Katılabilir? Instagram’da 100 bin ve üzerinde takipçisi olan sosyal medya etkileyicileri programa dahil olabiliyor.
Eğitim Ücretli Mi? Evet, eğitim ücreti 5.000 TL + KDV olarak belirlenmiştir.
Sertifika Verilecek Mi? Eğitim sonunda katılımcılara dijital katılım belgesi sunulacak. Ancak “sertifikalı” gibi ifadelerin kullanılması yasaktır.
Eğitim Materyalleri Paylaşılacak Mı? Eğitim sırasında kullanılan materyaller, sonradan erişime açılmayacak. Ancak güncel düzenlemelere ilişkin bilgiler www.rok.org.tr adresinde yayınlanacak.
Eğitim Ne Sıklıkla Düzenlenecek? İlk eğitim 25 Kasım 2024’te gerçekleşti. Bundan sonraki eğitimler iki ayda bir yapılacak.
Eğitimi tamamlayan sosyal medya etkileyicilerinin isimleri, Reklam Özdenetim Kurulu’nun web sitesinde yayınlanacak. Katılımcılar, eğitim sürecini ve kazandıkları bilgileri takipçileriyle paylaşabilecek, ancak bu paylaşımlarda “Bakanlık onaylı” gibi ifadelerin kullanılmaması gerekiyor.
Bildiğiniz üzere Endonezya Hükümeti ile Apple arasında 2 ayı aşkın süredir ciddi bir kriz yaşanıyordu. Endonezya, Apple’ın ülkeye yapmayı vadettiği yatırımları gerçekleştirmemesi nedeniyle iPhone 16 satışlarını ülke çapında yasaklamış, hatta iPhone 16 kullandığı tespit edilen kişilere hapis cezasına varan yaptırımlar uygulayacaklarını açıklamıştı. Süreç en sonunda Apple’ın geri adım atmasıyla son buluyor. İşte detaylar…
Apple, Endonezya’ya dev yatırım sözü verdi
Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, Apple’ın 1 milyar dolarlık yatırım teklifini onayladı. Bu teklif kapsamında Apple, Singapur’a yakın bir serbest ticaret bölgesi olan Batam adasında yeni bir üretim tesisi kuracak. Bu tesisin, AirTag üretimine odaklanması ve dünya genelindeki AirTag üretiminin yüzde 20’sini karşılaması planlanıyor. İlk etapta yaklaşık bin kişiye iş imkanı sağlayacak olan bu tesis, Apple’ın Endonezya’daki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor.
Batam’ın yanı sıra Batı Cava bölgesinin başkenti Bandung’da bir başka üretim tesisi daha inşa edilecek. Bu tesisin, çeşitli Apple aksesuarlarının üretiminde rol alması bekleniyor. Ayrıca Apple, bölgede açacağı akademilerle öğrencilere kodlama gibi teknik beceriler kazandırmayı amaçlıyor. Bu adımlar, Apple’ın Endonezya ile ilişkilerini güçlendirmek adına atılmış önemli hamleler arasında.
Yatırım planının onaylanmasıyla iPhone 16 yasağının kaldırılması bekleniyor. Ancak, satışların ne zaman başlayacağına dair kesin bir tarih verilmedi.
Honor, her yeni akıllı telefon neslinde en premium özelliklerini sunduğu RSR Porsche serisine devam ediyor. İşte detaylar...
Cumhurbaşkanı Prabowo, Ekonomik İşler Koordinasyon Bakanlığı’na anlaşma şartlarını finalize etme görevini verdi. Ancak Endonezya’nın geçmişte benzer anlaşmaları yeniden gözden geçirme eğiliminde olduğu biliniyor, bu nedenle süreç hala tam anlamıyla net değil.
Peki siz bu hamleyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Apple’ın Endonezya’daki bu yatırımı sizce yeterli mi? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın!
PlayStation 5, son çıkan PS5 Pro ile birlikte eko sisteminin belki de son 2 yılına girmiş durumda: Sony tarafından bugüne değin yeni nesil PlayStation 6 ile ilgili herhangi bir resmi açıklama gelmemişti. Bu hafta içerisinde gerçekleştirilen ve PS5 Pro’nun teknik özelliklerinin detaylandırıldığı sunumda, PS6 ile ilgili ilk resmi açıklama geldi.
PlayStation 6, AMD iş birliği ile üretilecek!
Sony Interactive Entertainment (SIE), geçtiğimiz günlerde “PlayStation 5 Pro Teknik Semineri” başlıklı bir sunum videosu yayınladı. Bu videoda, PS5 Pro’nun “Gelişmiş Ray Tracing” teknolojisinin detayları, FLOPS ve TOPS arasındaki farklar ve cihazda kullanılan yapay zeka tabanlı yükseltme teknolojisi “PlayStation Spektrum Süper Çözünürlük” (PSSR) hakkında önemli teknik bilgiler paylaşıldı. Özellikle PSSR teknolojisini mümkün kılan verimli makine öğrenimi donanımları, büyük ilgi gördü.
Sunumun sonunda, AMD ile daha derin bir iş birliğine başlandığı da duyuruldu. Bu kapsamda, kod adı ‘AMEST’ (Amethyst) olan yeni bir proje ile hem makine öğrenimi için ideal bir mimari oluşturulması hem de oyun grafiklerinde kullanılmak üzere yüksek kaliteli bir Convolutional Neural Network (CNN) setinin geliştirilmesi hedefleniyor. Sony, bu alandaki gelişmeleri ilerleyen dönemlerde paylaşacağını belirtti.
Google, Chrome tarayıcısına iPhone için çoklu profil desteği ekleyerek kullanıcı deneyimini daha esnek hale getirmeye hazırlanıyor.
Ayrıca, PS6’da kullanılacak çipin geliştirilmesi için AMD’nin anlaşmayı kazandığı da resmen açıklandı. Bu durum, PS5 Pro ile tanıtılan teknolojilerin yeni nesil PlayStation’a aktarılacağını işaret ediyor. PS6 ile ilgili daha fazla detayın önümüzdeki aylarda açıklanması bekleniyor.
Sizce Sony’nin yeni nesil PlayStation hamlesi oyun dünyasında nasıl bir etki yaratacak? Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın!