Türk savunma sanayisinin önde gelen firmalarından Baykar, yeni bir başarıya imza attı. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, sosyal medya hesabı X (eski adıyla Twitter) üzerinden paylaştığı bir videoyla, Bayraktar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) ile GÖKÇE Yeni Nesil Güdüm Kiti’nin atış testini başarıyla tamamladıklarını duyurdu.
GÖKÇE güdüm kiti daha önce de başarılı testlerden geçmişti
Bayraktar’ın ‘Tam isabet’ notuyla paylaştığı videoda, GÖKÇE güdüm kitinin hedefi 12’den vurduğu görüldü. Test kapsamında kullanılan GÖKÇE, yüksek hassasiyet sağlayan özellikleriyle dikkat çekiyor. Baykar’ın geliştirdiği Akıncı platformu ise testin başarılı bir şekilde tamamlanmasını sağlayarak rüştünü bir kez daha kanıtladı.
Bayraktar Akıncı, GÖKÇE güdüm kitiyle ilk kez gündeme gelmiyor. Geçtiğimiz yıl da Akıncı TİHA, GÖKÇE Yeni Nesil Güdüm Kiti’ni kullanarak hedefleri başarıyla vurmuştu. ASELSAN tarafından geliştirilen GÖKÇE kiti, akıllı mühimmatlara hassas vuruş kabiliyeti kazandırarak özellikle harekat sahasında etkinliğin artmasına katkı sağlıyor.
Bu testler, ülkemizin savunma sanayisindeki yerli ve milli teknolojilerin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle milli platformlar sayesinde farklı mühimmatlarla entegrasyon sağlanarak sahadaki operasyonel kabiliyetler artırılıyor.
Hizmete sunulduğundan beri ülkemizde büyük bir ilgiyle karşılanan E-Devlet kapısı, 16. yaşını kutlarken önemli rakamlar karşımıza çıktı.
GÖKÇE Yeni Nesil Güdüm Kiti, klasik mühimmatları yüksek hassasiyetli akıllı mühimmatlara dönüştüren bir sistem olarak öne çıkıyor. Lazer güdümlü sistemin yanı sıra hedefe yönelik hassas navigasyon sağlayan GÖKÇE, farklı operasyonel senaryolarda etkin kullanım imkanı sunuyor.
Savunma sanayisinde atılan bu adımlar hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın!
Son yapılan detaylı testlere göre, yapay zeka modelleri arasında yaşanan rekabet hız kesmeden devam ediyor: Bu kez karşı karşıya gelen isimler, OpenAI’nin yeni modeli O1 ve Anthropic’in Claude 3.5 Sonnet sürümü… Her iki model de özellikle metin oluşturma, hız ve kullanım maliyeti gibi kriterlerde kıya sıya bir rekabete girdi. İşte test sonuçlarından öne çıkan detaylar…
Hangi model daha verimli?
Yapılan testlerde her iki modelin de karmaşık görevleri başarıyla yerine getirdiği gözlemlendi. Özellikle Claude 3.5 Sonnet’in daha uzun metinlerde daha tutarlı yanıtlar verdiği belirtilirken, OpenAI O1’in hız ve esneklik konusunda daha önde olduğu söyleniyor. Ancak, Claude 3.5 Sonnet’in daha ‘insani’ yanıtlar verme eğiliminde olduğu, bu nedenle kullanıcıların daha doğal bir deneyim yaşadığına dikkat çekildi.
Son yapılan detaylı testlere göre, Claude 3.5 Sonnet ve OpenAI O1 modelleri farklı kategorilerde üstünlük sergiliyor. Özellikle genel dil anlama ve akıcılık testlerinde Claude 3.5 Sonnet yüzde 92 başarı oranıyla öne çıkarken, OpenAI O1 bu alanda yüzde 88 başarı gösterdi. Ancak, hız ve işlem süreleri karşılaştırıldığında O1’in daha avantajlı olduğu görüldü; ortalama bir yanıt süresinde O1, Claude’a kıyasla yüzde 35 daha hızlı sonuç verdi.
Yaratıcılık ve tutarlılık testlerinde ise Claude 3.5 Sonnet, özellikle hikaye yazma gibi uzun metinlerde daha başarılı bir performans ortaya koydu. Bin kelimelik bir hikaye oluşturma testinde Claude yüzde 94’lük bir tutarlılık oranı yakalarken, O1 yüzde 87’de kaldı. Öte yandan, teknik sorun çözme ve kod yazımı gibi spesifik görevlerde O1’in Claude’dan yüzde 25 daha verimli olduğu belirtildi.
ChromeOS kullanıcılarının uzunca zamandır gelmesini beklediği özellik, yeni yayınlanan 131 numaralı sürümle sonunda geldi. İşte detaylar..
Her iki model de farklı kullanım senaryolarında üstünlük sağlıyor. Daha hızlı ve teknik detaylara odaklanan bir yapay zeka arayan kullanıcılar için OpenAI O1 cazip bir seçenek olabilir. Buna karşın, doğal dil işleme yeteneklerinde daha tutarlı sonuçlar arayanlar Claude 3.5 Sonnet daha uygun…
Gelelim sözün özüne: Belki fazla basite indirgemiz olacağız ama eğer sayısalcıysanız OpenAI O1, sözelciyseniz Claude 3.5 Sonnet daha sizlik bir çözüm sunuyor diyebiliriz.
Peki, siz bu modeller hakkında ne düşünüyorsunuz? Hangisini tercih edersiniz? Yorumlarda görüşlerinizi paylaşmayı unutmayın!
Bildiğiniz gibi bürokrasi, tüm dünyada olduğu gibi geçtiğimiz dönemlerde ülkemizde de ciddi vakit kaybına neden oluyordu: Bu alanda yaşanan sorunların giderilmesi için 2008 yılında devreye sokulan E-Devlet kapısı, bugün 16. yaşını kutluyor. Hizmetin yeni yaşını kutlarken, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkan Vekili Yusuf Tancan, interaktif kamu hizmetiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
E-Devlet kullanıcı sayısı 66.6 milyonu buldu!
Yusuf Tancan, E-Devlet Kapısı’nı kullanan kullanıcı sayısının 66 milyon 656 bin 540’a ulaştığını belirtti. Ayrıca, 2024 yılı başından bu yana toplam giriş sayısının 4 milyarı geçtiğini vurgulayan Tancan, Togg üzerinden yapılan girişlerin de 327 binin üzerinde olduğunu açıkladı.
Hizmetin uluslararası arenada da büyük bir başarı yakaladığını ifade eden Tancan, Türkiye’nin Avrupa Komisyonu e-Devlet Kıyaslama Raporu’nda 37 ülke arasında 10. sırada yer aldığını dile getirdi. Ayrıca, Birleşmiş Milletler e-Devlet Araştırmaları 2024 sonuçlarına göre, Türkiye’nin 193 ülke arasında 21 sıra birden yükselerek 27. sıraya yerleştiğini söyledi.
Tancan, platformun sunduğu hizmetlerin kullanıcı memnuniyetinde de zirvede olduğunu belirterek, son 3 yılda memnuniyet oranının yüzde 95 seviyesinde korunduğunu ifade etti. 8 bin 379 dijital hizmet sunulan platformda, kullanıcı geri bildirimlerinin hizmetlerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığını vurguladı.
ChromeOS kullanıcılarının uzunca zamandır gelmesini beklediği özellik, yeni yayınlanan 131 numaralı sürümle sonunda geldi. İşte detaylar..
2024 yılının başından bu yana en çok kullanılan hizmetlerin sıralamasını paylaşan Tancan, SGK Tescil ve Hizmet Dökümü/İşyeri Unvan Listesi’nin 707,8 milyon kez, Çalışma Hayatım Bütünleşik Hizmeti’nin 304,2 milyon kez, Vergi Borcu Sorgulama ve Ödeme Hizmeti’nin ise 272,4 milyon kez kullanıldığını açıkladı.
Siz E-Devlet Kapısı’nı hangi hizmetler için kullanıyorsunuz? Sizce sisteme eklenmesi gereken yeni hizmetler neler olmalı? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın!
Bildiğiniz üzere oyun dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan The Game Awards 2024, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilmiş ve ‘Yılın Oyunu’ ödülü ile birlikte onlarca farklı kategoride ödül sahibini bulmuştu: Buna karşın, Çinli oyuncular tarafından büyük bir heyecanla beklenen en büyük ödüle Black Myth: Wukong değil, Astro Bot layık görülmüştü. Bu karar sonrası, oyunun yapımcısından bir açıklama geldi.
Wukong yapımcısı, konuşmasını 2 sene önce yazmış!
Game Science CEO’su Feng Ji, Çinli sosyal medya platformu Weibo’da yaptığı uzun açıklamada hem hayal kırıklığını dile getirdi hem de gelecek için umutlu mesajlar verdi. Feng Ji, Black Myth: Wukong’un The Game Awards 2024’te dört farklı kategoride aday gösterildiğini hatırlatarak, ‘En İyi Aksiyon Oyunu’ ve ‘Oyuncuların Seçimi’ ödüllerini kazanmaktan mutlu olduklarını belirtti. Buna rağmen ‘Yılın Oyunu’ ödülünü alamamalarının kendisini derinden etkilediğini söyledi.
İşte Game Science CEO’su Feng Ji’nin açıklamaları:
“İtiraf etmeliyim, içimde bir kayıp ve pişmanlık hissi var. İki yıl önce, ‘Yılın Oyunu’ ödülü için kabul konuşmamı yazmıştım ama o konuşmayı asla yapma fırsatı bulamadım. Bazıları, bu kadar deneyimsiz bir ekibin tek oyunculu bir oyunla böyle bir başarı elde etmesini tesadüf olarak görüyor. Ancak bu, bir tesadüf değil. Bu, Çin’in oyun endüstrisi ve dünyanın dört bir yanındaki oyuncuların bir araya gelmesinin doğal sonucudur.”
The Game Awards 2024 ödül töreni, bu sabah yapılan canlı yayınla heyecan verici bir etkinliğe imza attı. İşte kazanan oyunlar...
Oyunun yapımcısı, Black Myth: Wukong’un dünya genelinde büyük bir etki yarattığını, buna rağmen asıl amaçlarının daha fazla insana mutluluk ve eğlence sunmak olduğunu belirtti. Feng Ji geleceğe umutla baktığını dile getirerek, Black Myth: Wukong’un hikayesinin başkalarına ilham olmasını dilediğini ve yeni oyunlarıyla Yılın Oyunu ödülünü alacaklarına inandığını söyledi.
Sizce Black Myth: Wukong, ‘Yılın Oyunu’ ödülünü hak etmiş miydi? Astro Bot’un ödülü almasını doğru buldunuz mu? Görüşlerinizi yorumlara bekliyoruz!
Geçtiğimiz günlerde Hindistanda’da tanıtılan Redmi Note 14 serisinin Avrupa pazarı için yapılacak olan lansmanı büyük bir heyecanla bekleniyor. Son günlerde Redmi Note 14 4G ve Note 14 Pro 4G modellerine ait render görüntüleri ve teknik özelliklerin sızmasının ardından, cihazın Avrupa pazarında ne kadara satışa sunulacağı da sızmış gibi görünüyor. Detaylar haberimizde…
Redmi Note 14 için Avrupa fiyatları belli oldu
91Mobiles tarafından paylaşılan bilgilere göre Redmi Note 14 serisinin Avrupa fiyatları ortaya çıktı. Seride Note 14, Note 14 Pro ve Note 14 Pro+ modelleri yer alırken, bu cihazlara ek olarak, Avrupa pazarına 4G destekli Redmi Note 14 4G modeli de giriş yapacak. Bu modelin 8 GB RAM + 256 GB depolama seçeneğiyle 240 Euro civarında bir fiyata sahip olacağı bildiriliyor. Cihaz, Gece Yarısı Siyahı, Okyanus Mavisi ve Lime Yeşili olmak üzere üç farklı renk seçeneğiyle satışa sunulacak.
Bunun yanı sıra Redmi Note 14 5G, Mercan Yeşili, Lavanta Moru ve Gece Yarısı Siyahı renk seçenekleriyle geleceği ve 8 GB RAM + 256 GB modeli için 300 Euro civarında bir fiyat etiketine sahip olacağı sızdırıldı. Xiaomi’nin daha uygun fiyatlı bir 6 GB RAM seçeneği sunması da ihtimaller arasında ancak bu konuda henüz bir netlik yok.
Pro modeller Watch 5 Lite ile geliyor
Serinin en dikkat çekici noktalarından biri, Redmi Note 14 Pro modellerinin Redmi Watch 5 Lite ile birlikte satışa sunulacak olması…
İşte beklenen fiyatlar:
Redmi Note 14 Pro 5G (8 GB RAM + 256 GB) + Redmi Watch 5 Lite: 397 Euro
Redmi Note 14 Pro 4G + Redmi Watch 5 Lite: 311 Euro
Aralık 2024 güncellemesini alan son model Galaxy S23 FE oldu. Peki güncelleme neleri beraberinde getiriyor?
Xiaomi’nin Avrupa lansmanına dair henüz resmi bir tarih açıklanmış değil. Ancak sızdırılan fiyatlar ve özellikler göz önünde bulundurulduğunda, serinin kısa süre içerisinde Avrupa pazarında satışa çıkması bekleniyor.
Xiaomi Redmi Note 14 serisi ve Watch 5 Lite’ın Avrupa fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce cihaz ülkemize ne zaman gelirr ve fiyatı ne kadar olur? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın!
Teknoloji devi Google, Willow adını verdiği yeni kuantum çipine sahip süper bilgisayarı teknoloji dünyasında çığır açan bir başarıya imza attı. Google’ın açıklamasına göre Willow, 5 dakikadan kısa bir sürede günümüzün en güçlü süper bilgisayarlarının tam 10 septilyon yıl boyunca çözemeyeceği bir problemi çözmeyi başardı.
Teknoloji devinin yeni kuantum çipi Willow, o kadar karmaşık bir hesaplama problemini çözmeyi başardı ki, günümüzün en iyi süper bilgisayarlarının bunu çözmesi tahminen 10 septilyon yıl (fikir vermesi açısından 1.000.000.000.000.000.000.000.000 yıl) sürecekti. Bu süre, bilindiği kadarıyla tüm evrenin oluşum süresinden bile daha fazla…
Google tarafından açıklanan bu bu inanılmaz gelişme, kuantum bilgisayarların geleneksel bilgisayarların çok ötesine geçtiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Kuantum bilgisayarlar, normal bilgisayarların aksine, veriyi 1 ve 0 yerine aynı anda hem 1 hem de 0 olarak tutabilen qubit adı verilen özel birimler kullanarak çalışıyor. Böylece, çok daha karmaşık hesaplamalar aynı anda yapılabiliyor.
Google Quantum AI ekibinin başındaki fizikçi Hartmut Neven, bu başarının kuantum teknolojisinin gerçek gücünü gösterdiğini belirtti. Neven, kuantum bilgisayarların, yeni ilaçların keşfi, elektrikli araçlar için daha verimli bataryalar ve yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi gibi önemli alanlarda büyük faydalar sağlayabileceğini iddia etti.
Apple, yeni seri ile daha ince olacak iPhone 17 Air modelini duyurabilir ve katlanabilir iPhone için de yeni bilgiler sızdırıldı.
Willow, Google’ın 2019’da tanıttığı Sycamore çipinin çok daha geliştirilmiş versiyonu diyebiliriz. Sycamore 53 qubit ile çalışırken, Willow 105 qubit ile çok daha güçlü bir performans sunuyor. Kuantum bilgisayarların bu hızlı ilerleyişi, bilim insanlarına ve mühendislere yıllardır çözülemeyen problemlerde yeni kapılar açacak gibi görünüyor.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu yeni geliştirilen süper bilgisayar, paralel evrenlerin keşfine kadar gidecek yolun başlangıcı olabilir mi? Görüşlerinizi yorumlara bekliyoruz!
Akıllı telefon pazarının başarılı oyuncularından OnePlus, ürün yelpazesini genişletme tüm hızıyla devam ediyor. Çinli marka bu kapsamda çok yakında Ace 5s ve Ace 5s Pro modellerini kullanıcıların beğenisine sunmaya hazırlanıyor. Son gelişmeler, OnePlus Ace 5s ile ilgili teknik detayları gözler önüne seriyor.
OnePlus Ace 5s ile ilgili ilk bilgiler geldi
Sektörde sızıntılarıyla ön plana çıkan Digital Chat Station, yaklaşan OnePlus Ace 5s modeliyle ilgili ilk teknik ayrıntıları paylaştı. Buna göre akıllı telefonda 1,5K çözünürlük sunan düz tasarımlı OLED panel mevcut olacak. Aynı zamanda, ekran içi parmak izi sensörüne ev sahipliği yapacak.
Şu an için telefonun hangi işlemciden güç alacağı belli değil. Ancak kaynağa göre modelde Dimensity 9300, 9400 veya 9400+ yonga setlerinden biri kullanılacak. Bununla birlikte, cihazın 0809 titreşim motoruyla, plastik orta çerçeveyle ve 7.000 mAh’lik bir bataryayla kullanıcıların karşısına çıkması söz konusu.
Tüm dünyada pek de kayda değer bir kullanıcı sayısı olmasa da halen sadık bir kullanıcı kitlesi bulunan ChromeOS için uzunca bir süredir beklenen özellik geldi. Yakın zamanda değilse bile bir süre sonra yerini Android veya farklı bir işletim sistemine bırakmasına kesin gözüyle bakılan işletim sistemi, son gelen 131 numaralı sürümle çok daha işlevsel bir hale büründü. İşte detaylar…
ChromeOS için verileri silmeden sıfırlama özelliği
ChromeOS 131 ile birlikte Google, Chromebook’lar için ‘Güvenli sıfırlama’ adı verilen bir özellik ekledi. Bu özellik sayesinde, cihazı fabrika ayarlarına sıfırlamadan sadece ayarları sıfırlayarak birçok sorunu gidermek mümkün hale geliyor. Daha önceki sürümlerde sıfırlama (Powerwash) işlemi, tüm kullanıcı hesaplarını ve yerel verileri silerken, bu yeni seçenek kullanıcı verilerine hiçbir şekilde dokunmuyor.
Güvenli sıfırlama seçeneği, Ayarlar > Güvenlik ve Gizlilik menüsünde yer alıyor. Alternatif olarak CTRL + Shift + Search + R klavye kısayolu kullanılarak da bu işlev hızlıca erişilebiliyor. Google’a göre bu özellik; istenmeyen pop-up’ları kaldırmak, ağ sorunlarını çözmek ve çeşitli sistem hatalarını gidermek için ideal bir çözüm sunuyor. Ayrıca, sıfırlama sırasında tüm uzantılar devre dışı bırakılıyor ancak işlem sonrası bunları yeniden etkinleştirme seçeneği sunuluyor.
ChromeOS 131, erişilebilirlik açısından önemli bir yeniliği de beraberinde getiriyor. Yeni ‘flaş bildirimleri’ özelliği sayesinde, bildirimler ekranın köşesinde belirmek yerine tüm ekranı kısa bir süreyle görsel olarak uyarıyor. Bu özellik, bildirimleri kaçırma sorunu yaşayan kullanıcılar için büyük bir kolaylık sağlayacak.
Batarya performansına önem verenler için en uygun telefonlar hangileri? İşte DxOMark'a göre şarjı en uzun süre giden akıllı telefonlar!
Yeni sürümle birlikte gelen diğer dikkat çekici özellikler arasında Split DNS desteği ve ChromeOS Flex otomatik kaydı yer alıyor. Özellikle ChromeOS Flex, büyük ölçekli cihaz dağıtımlarında yöneticilere önemli bir avantaj sunacak.
ChromeOS 131 güncellemesi, tüm uyumlu cihazlara kademeli olarak dağıtılıyor. Güncellemenin cihazınızda görünmesi birkaç günü bulabilir.
2024 yılı itibarıyla akıllı telefon pazarında pek çok seçenek bulunuyor. Bu durum, yeni bir model satın almak isteyenler için bazen kafa karıştırıcı olabiliyor. Bu kapsamda bir modeli satın almadan önce kullanıcı ihtiyaçlarının dikkatlice değerlendirilmeli. Peki, batarya performansına önem veren ve şarj aletini neredeyse unutturacak bir şeyler arayanlar hangi telefonları tercih etmeli?
Şarjı en uzun süre giden akıllı telefonlar
DxOMark’a göre en iyi pil performansı gösteren telefon 164 puanla geçtiğimiz ay tanıtılan Honor X9c oldu. 6.600 mAh’lik bataryayla kullanıcıların karşısına çıkan modeli 5.000 mAh pile ev sahipliği yapan 160 puanlı OPPO Find X7 Ultra takip etti.
Şarjı en uzun giden akıllı telefonlar listesinin üçüncü sırasında Honor Magic 6 Pro yer alıyor. 157 puan alan cihazın batarya kapasitesi ise 5.600 mAh. Dördüncü sırada Honor Magic 6 Lite modeli karşımıza çıkıyor. 156 puanlı akıllı telefonun pil kapasitesi 5.800 mAh.
Nike Air teknolojisi, spor ayakkabı dünyasında bir devrim yaratırken, konfor ve performansı yepyeni bir seviyeye taşıyor. Peki bu inovatif tasarımın arkasında yatan detayları ne kadar iyi biliyorsunuz? Gelin birlikte Nike Air’ın hem performansı hem de kullanıcı deneyimini nasıl yeniden tanımladığını birlikte keşfedelim. İşte sizi şaşırtacak ilginç bilgilerle bu ikonik teknolojinin 5 etkileyici özelliği!
1. Uzay teknolojisi: Hava yastığı ile destekleyici yapı
Nike Air’in en dikkat çekici yönlerinden biri, darbe emici hava yastığı sistemidir. Peki, bu teknoloji nasıl çalışır? Şöyle; basınçlı hava, esnek ve dayanıklı bir membranla çevrelenerek ayakkabının tabanında stratejik bir şekilde yerleştirilir. Bu da her adımda darbeleri emerek eklemlerinizi ve kaslarınızı korur. Böylece koşu başta olmak üzere yapacağınız tüm düşük veya yüksek tempolu fiziksel faaliyetlerde konfor ve sağlıklı kullanım sunar.
Bu teknolojinin en dikkat çekici detaylarından biri de Nike’ın bu hava yastıklarını tasarlarken NASA’dan ilham aldığıdır. Uzay teknolojisinden esinlenilen bu tasarım, astronotların ağır ekipmanlarla hareket ederken maruz kaldıkları baskıyı azaltan çözümlerden yola çıkılarak geliştirilmiştir. Böylece Nike Air yalnızca konforu artırmakla kalmaz; aynı zamanda uzun süreli kullanımda yorgunluğu da azaltır. Ayrıca bu hava yastıklarının boyutları, kullanılan spor dalına veya ayakkabı modeline göre değişir.
Örneğin, koşu ayakkabılarında darbe emici yastıklar topuk kısmında daha yoğundur; çünkü koşucular genellikle adımlarını ilk olarak topuklarına alırlar. Basketbol ayakkabılarında ise tüm tabana yayılan yastıklar, zıplama ve iniş sırasında ayak tabanına destek sağlar. Bu da markanın ürettiği teknolojiyi nasıl deneyime göre şekillendirip kişiselleştirdiğinin en güzel örneklerinden biridir.
2. Kuş kadar hafif: Basınç optimizasyonu ile performansın zirvesi
Hafiflik, performans ayakkabılarında her zaman kritik bir faktördür. Nike Air, bu konuda tam bir oyun değiştirici. Marka, geleneksel köpük veya kauçuk gibi ağır malzemeler yerine hava kabarcıkları kullanarak ayakkabıların ağırlığını ciddi şekilde azaltıyor.
Ancak asıl ilginç nokta şu: bu hava yastıkları oluşturulurken içindeki basıncı optimize etmek için özel bir mühendislik süreci kullanıyor. Bu optimizasyon sayesinde bir yandan darbelere dayanıklılığını artırırken diğer yandan hafifliğinden ödün vermiyor.
Biraz daha teknik konuşacak olursak; Nike Air ayakkabılarının tabanındaki hava yastıkları, 20 ila 30 PSI (basınç birimi) arasında değişen özel bir basınca sahiptir. Bu, Nike Air Force ve Air Max gibi efsanevi ayakkabıların dayanıklılığı ve performansı arasında mükemmel bir denge kurar. Aynı zamanda hafifliği sayesinde sporcuların hızını ve çevikliğini artırır ve böylece her adımda enerji tasarrufu sağlar.
3. Dayanıklılığı artıran yenilikçi tasarım
Hafiflikten bahsettik, peki ya dayanıklılık? Nike Air teknolojisi, yalnızca konfor sunmakla kalmaz; aynı zamanda uzun ömürlü bir kullanım da sağlar. Hava yastıklarının çevresindeki TPU (termoplastik poliüretan) kaplama, darbelere ve aşınmalara karşı üstün bir dayanıklılık sunar. Markanın burada kullandığı bir başka yenilik de yastıkların yerleşiminde uygulanan bölgesel basınç analizi.
Örneğin, taban tasarımında ayağın en çok baskıya maruz kalan bölgeleri tespit edilip bu alanlara ekstra destek eklenir. Bu sayede, Nike Air ayakkabıları sadece dayanıklı değil; aynı zamanda uzun süre aynı performansı sunabilen bir yapıya sahip olur.
Dayanıklılığı artıran bir başka özellik ise, bu teknolojinin suya ve hava koşullarına karşı direncidir. Örneğin, Nike Air Max ve Nike Air Force serisinde kullanılan bazı modeller, yağışlı havalarda bile içeri su almayan yapılarıyla bilinir. Bu, ayakkabılarınızı her koşulda güvenle kullanabileceğiniz anlamına gelir.
4. Move to Zero: Sürdürülebilir moda, çevre dostu teknoloji
Sürdürülebilirlik, günümüzde birçok marka için bir öncelik haline geldi. Nike da bu konuda öncü isimlerden biri. Dolayısıyla Nike Air teknolojisi, yalnızca kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz; aynı zamanda çevre dostu bir üretim sürecine sahiptir.
Nike ayakkabı modellerinin üretiminde %50’den fazla geri dönüştürülmüş malzeme kullanır. Bu, ayakkabının her bir parçasının çevresel ayak izini azaltmaya yardımcı olur. Örneğin, Air yastıklarında kullanılan TPU malzemesi, üretim sürecinde oluşan atıkları minimize eden bir geri dönüşüm döngüsüne sahiptir.
Ayrıca, Nike’ın “Move to Zero” inisiyatifi kapsamında bu teknolojiyle üretilen ayakkabılar, karbon emisyonlarını azaltma hedefiyle tasarlanmıştır. Bu, yalnızca daha çevre dostu bir ayakkabı değil; aynı zamanda sürdürülebilir bir moda anlayışının da bir parçasıdır.
5. Farklı spor dalları için özel çözümler
Bu teknolojinin en etkileyici yönlerinden biri, neredeyse her spor dalı için özelleştirilmiş çözümler sunmasıdır. Her Nike spor ayakkabı modeli, koşudan basketbola, günlük kullanımdan antrenmanlara kadar farklı ihtiyaçları karşılayacak şekilde tasarlanmıştır.
Örneğin, koşu ayakkabılarında kullanılan Air Zoom teknolojisi, ayağın ön kısmına yerleştirilen ince bir hava yastığı sayesinde hızlı tepki süreleri sunar. Basketbol ayakkabılarında ise Nike Air Max, tabanında yer alan üstün yastıklama sistemi sayesinde ekstra destek sağlar.
Nike Air ayakkabılarının yastıklama sistemi, yalnızca fiziksel performansı artırmakla kalmaz; aynı zamanda mikro travmaları da azaltır. Bu da özellikle uzun süreli spor aktivitelerinde ayak ve eklem sağlığını korumanız için önemli bir avantaj sağlar.
Nike Air teknolojisi, yalnızca bir ayakkabı tasarımı değil; inovasyonun, sürdürülebilirliğin ve performansın mükemmel bir birleşimidir. Hangi spor dalıyla ilgileniyor olursanız olun, bu teknoloji size uygun bir seçenek sunar. Her adımda bu teknolojinin farkını hissedecek ve performansınızı yeni bir seviyeye taşıyacaksınız.
TME’nin ürün yelpazesi, Phoenix Contactmarkasının bağlantı kablolarıyla genişletildi. Bu şirket, enerji sistemleri, yenilenebilir enerji ve geniş bir yelpazedeki endüstriyel sistemler gibi profesyonel uygulamalar için konektör ve kabloların önde gelen tedarikçilerinden biri olarak bilinir. Bununla birlikte, Alman üretici bilgisayar, multimedya, koaksiyel, ağ ve fiber optik patch kablolar gibi ürünler de sunmakta olup, bu ürünler TME kataloğuna yeni eklenmiştir.
Aşağıdaki tabloda bu ürün grubunun ana kategorileri gösterilmiştir. Bu serinin, 0,3 m’den 20 m’ye kadar uzunluklarda kablolar içerdiğini belirtmek önemlidir. Kablolar, LSZH (low smoke, zero halogen) gibi yüksek kaliteli malzemelerle üretilmiştir ve yangın durumunda toksik olmayan, minimum miktarda duman yayar.
Diğer kablolar, PUR, PVC veya FRNC (yangına dayanıklı) dış kaplamaya sahiptir. Ayrıca, belirli ürünlerde tekli veya çift ekranlama bulunmakta olup, IP65/IP67 koruma sınıfına kadar dayanıklılık sağlar.
Ürün yelpazesi, koaksiyel kablolar (N ve SMA konektörlü), USB (A veya C tipi, 3.2 versiyon dahil) ve HDMI kabloları (standart konektörler, 4K çözünürlüğe kadar destekleyen) içerir. Ayrıca, standart ağ kabloları (RJ45) ve fiber optik patch kablolar (LC/APC, LC/UPC, SC/APC, SC/UPC, ST/UPC) da mevcuttur. Yüksek kaliteli üretim sayesinde, bu kablolar dayanıklıdır ve geniş bir sıcaklık aralığına dayanır (-40°C ile 85°C arası).
One UI 7 beta çalışmalarını sürdüren Samsung, kullanıcıların güvenliğini artıran yamaların dağıtımını ihmal etmiyor. Güney Koreli marka son olarak popüler orta segment modeli için Aralık 2024 güncellemesini kullanıma sundu. İşte ayrıntılar!
Samsung, Galaxy S23 FE için Aralık 2024 güncellemesini yayınladı
Aralık 2024 güncellemesini alan son model Galaxy S23 FE oldu. S711BXXS6DXK8 yapı numarasıyla gelen yama Avrupa’daki varyantlar için yayında. Bununla birlikte, ilerleyen günlerde diğer bölgelere de yayılacağı belirtiliyor.
Galaxy S23 FE için yayınlanan Aralık 2024 güncellemesi 300 MB boyutlarında ve 45’ten fazla güvenlik açığını ortadan kaldırıyor.
Aralık 2024 güncellemesini alan son model Galaxy S24 FE oldu. Peki güncelleme neleri beraberinde getiriyor?
Eğer güncelleme bildirimi otomatik olarak cihazınıza düşmediyse, Ayarlar > Yazılım Güncellemesi > İndir ve Yükle adımlarını izleyerek telefonunuzu/tabletinizi manuel olarak yeni sürüme yükseltebilirsiniz. Bu adımları uygulamanıza rağmen güncellemeyi hala bulamıyorsanız, yamanın henüz bölgenize ulaşmamış olma ihtimaline karşın bir süre daha beklemeniz gerekebilir.
Özellik
Detaylar
İşlemci
Bölgeye bağlı olarak Exynos 2200 veya Qualcomm Snapdragon 8 Gen 1
50 MP ana kamera, 12 MP ultra geniş açı, 8 MP 3x telefoto
Kamera (Ön)
10 MP
Batarya
4.500 mAh, 25W hızlı şarj
Grafik İşlem Birimi (GPU)
Adreno 730 (Snapdragon) veya Xclipse 920 (Exynos)
Bağlantı Teknolojileri
Wi-Fi 6E, Bluetooth 5.3
İşletim Sistemi
Android 13 ile kutudan çıkıyor
Diğer Özellikler
Uygun fiyatlı, üst segment özellikler
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Samsung’un güncelleme politikası nasıl?Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!