Yapay zeka devleri arasındaki rekabet, şimdi de ekonominin en hassas alanlarından biri olan sağlık sektöründe alevleniyor. Anthropic, rakibi OpenAI’ın benzer bir hamlesinden sadece birkaç gün sonra, Pazar günü hastalar ve tıbbi sağlayıcılar için geliştirdiği Claude for Healthcare hizmetini resmen duyurdu. San Francisco’daki JPMorgan Sağlık Konferansı ile eş zamanlı yapılan bu açıklama, teknoloji şirketlerinin yapay zeka araçlarını sağlık sistemlerine entegre etme yarışını ne kadar ciddiye aldığını kanıtlar nitelikte.
Kişisel Sağlık Kayıtları Yapay Zekaya Emanet
Yeni duyurulan sistem sayesinde, Anthropic’in Pro ve Max aboneliğine sahip ABD’deki kullanıcıları, kişisel sağlık kayıtlarını doğrudan Claude sohbet robotuna bağlayarak tıbbi içgörüler ve analizler alabiliyor. Bu özellik, OpenAI’ın 7 Ocak’ta tanıttığı ve şimdiden 230 milyondan fazla haftalık kullanıcının ilgisini çeken ChatGPT Health ile doğrudan rekabet ediyor. Her iki laboratuvar da veri güvenliği için altyapı firmalarıyla ortaklık kurdu; Anthropic, 50.000’den fazla sağlık sistemini birleştiren HealthEx ile çalışırken, OpenAI ise b.well ile işbirliği yapıyor. Kullanıcılar ayrıca Apple Health, MyFitnessPal ve Function Health gibi popüler sağlıklı yaşam uygulamalarını da bu platformlara entegre edebiliyor.
Anthropic, Claude for Healthcare’in tıbbi kurumlar için HIPAA’ya hazır bir altyapı sunduğunu ve endüstri veritabanlarıyla güçlü bağlantılar kurduğunu belirtiyor. Bu veritabanları arasında Medicare & Medicaid, ICD-10 tıbbi kodlama verileri ve PubMed bulunuyor. Şirket, bu araçların klinik yönergeleri hasta kayıtlarıyla eşleştirerek ön provizyon taleplerini ve sigorta itiraz süreçlerini önemli ölçüde hızlandırabileceğini ifade ediyor. Kasım ayında yayınlanan Claude Opus 4.5 modeli tarafından desteklenen platform, ilaç geliştirme süreçlerini desteklemek amacıyla ClinicalTrials.gov ve bioRxiv entegrasyonlarını da içeriyor.
Sektörün dev isimleri de bu teknolojiyi benimsemeye başladı. AstraZeneca, Sanofi, Banner Health ve Flatiron Health gibi büyük sağlık ve ilaç şirketleri halihazırda Anthropic ile çalışmalar yürütüyor. Rakip tarafta ise OpenAI, 8 Ocak’ta GPT-5 modelleriyle güçlendirilen ve yine tıbbi kurumlar için HIPAA uyumlu araçlar sunan kurumsal ChatGPT for Healthcare sürümünü duyurmuştu.
Yerel yapay zeka kurulumunu LMStudio ile adım adım yapabilir ve bilgisayarınızda güvenli bir şekilde kullanabilirsiniz.
Bu teknolojik atılımlar, sağlık hizmetlerindeki yapay zeka sistemlerinin mercek altına alındığı hassas bir dönemde gerçekleşiyor. 7 Ocak’ta Character.AI ve Google, sohbet robotlarının gençler arasındaki zihinsel sağlık krizlerine katkıda bulunduğu iddialarıyla açılan davaları çözüme kavuşturmayı kabul etmişti. Hem Anthropic hem de OpenAI, kullanıcı sağlık verilerinin yapay zeka modellerini eğitmek için kullanılmayacağını ve görüşmelerin şifreli kalacağını vurguluyor. Ancak uzmanlar, doğrudan tüketicilere sunulan yapay zeka sağlık araçlarının HIPAA kapsamı dışında kaldığına ve olası veri ihlallerinde kullanıcıların sınırlı yasal hakka sahip olabileceğine dikkat çekiyor.
Anthropic’in yaşam bilimleri bölümünü yöneten Eric Kauderer-Abrams, bu araçların potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirtmekle birlikte önemli bir uyarıda bulunuyor: “Her detayın önemli olduğu kritik senaryolarda bilgileri kesinlikle doğrulamanız gerekir.” Sağlık sektöründe yapay zeka kullanımının bu denli yaygınlaşması ve kişisel verilerin işlenmesi hakkında siz ne düşünüyorsunuz; kendi sağlık verilerinizi analiz etmesi için bir yapay zekaya güvenir miydiniz?
Teknoloji dünyasında sular durulmuyor. Hindistan hükümeti, bir kez daha teknoloji devlerini köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Gündemdeki sıcak gelişmeye göre hükümet, başta Apple olmak üzere akıllı telefon üreticilerinden Hindistan Apple kaynak kodu erişimi talep ederek büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bu hamle, cihazların güvenliğini ve ticari sırları tehdit ettiği gerekçesiyle şirketlerin sert tepkisiyle karşılaştı.
Hindistan kaynak kodu talebiyle ne amaçlıyor?
Reuters’ın raporuna göre Hindistan, akıllı telefon üreticileri için 83 maddelik yeni bir güvenlik standartları paketi üzerinde çalışıyor. Bu tasarı, basit güvenlik güncellemelerinin bildirilmesinden çok daha fazlasını içeriyor. Hükümetin en tartışmalı talebi ise üreticilerin kaynak kodlarını devlet tarafından belirlenen laboratuvarlara inceleme için teslim etmesi.
Bu talep sadece Apple’ı değil; Google, Samsung ve Xiaomi gibi diğer devleri de kapsıyor. Teknoloji şirketleri ve endüstri grubu MAIT, bu durumun küresel bir emsali olmadığını ve ticari sırların ifşa edilmesine yol açacağını belirterek tasarıya şiddetle itiraz ediyor. 2023 yılında hazırlanan bu standartların yasalaşması gündemdeyken, tarafların Salı günü bir araya gelmesi bekleniyor.
Güvenlik riskleri ve küresel standartlar
Apple, tarihsel olarak yazılımının en hassas parçalarını koruma konusunda oldukça katı bir tutum sergiliyor. Şirket, geçmişte şifreleme konusunda hükümetlerin “arka kapı” taleplerini, kullanıcı güvenliğini riske atacağı gerekçesiyle reddetmişti. Kaynak kodunun teslim edilmesi de benzer bir risk taşıyor.
Uzmanlar, kaynak kodunun devlet kurumlarına verilmesinin, sistemdeki güvenlik açıklarının kötü niyetli kişilerce bulunmasını kolaylaştırabileceğini savunuyor. MAIT tarafından sunulan itiraz belgesinde, “AB, Kuzey Amerika ve Avustralya gibi büyük pazarlarda böyle bir zorunluluk yoktur” ifadesiyle durumun vahameti ortaya konuyor.
Apple'ın yeni bütçe dostu modeli iPhone 17e hakkında tüm sızıntılar ve beklentiler burada! Bu modelin neden tarihin en iyisi olabileceğini hemen keşfedin.
Apple bu talebi kabul edecek mi?
Bu olay, Hindistan’ın teknoloji şirketlerine uyguladığı ilk baskı değil. Hükümet daha önce de şirketlerden devlet onaylı uygulamaların cihazlara önceden yüklenmesini talep etmiş, ancak tepkiler üzerine geri adım atmıştı. Apple’ın, iOS işletim sisteminin kalbi olan kaynak kodlarını paylaşmaya yanaşması pek olası görünmüyor. Şirketin, İngiltere’deki şifreleme yasalarında olduğu gibi, bu taleplere karşı da sonuna kadar direneceği tahmin ediliyor.
Peki, Hindistan Apple kaynak kodu krizi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Google, e-ticaret dünyasında kartları yeniden dağıtıyor. Şirketin geliştirdiği yeni sistem sayesinde Google Gemini alışveriş süreci, siteler ve uygulamalar arasında mekik dokuma devrini kapatıyor. Artık beğendiğiniz bir ürünü, doğrudan yapay zeka arayüzü üzerinden saniyeler içinde satın alabileceksiniz.
Google Gemini alışveriş sistemi nasıl çalışıyor?
Universal Commerce Protocol (UCP) adı verilen yeni standart, kullanıcıların hayatını kolaylaştırmayı hedefliyor. Örneğin, Google Aramalar’da veya Gemini uygulamasında belirli bir ürünü aradığınızda, yapay zeka size en uygun önerileri sunacak. Beğendiğiniz ürünün altında beliren satın alma butonuna tıkladığınızda ise başka bir siteye gitmenize gerek kalmadan ödeme penceresi açılacak.
Bu sistem ilk etapta Google Pay altyapısını kullanacak. Eğer satıcı sitede üyeliğiniz yoksa, Google Hesabınız üzerinden tek tıkla kayıt olabilecek ve Google Wallet’taki kayıtlı adres ve ödeme bilgilerinizle siparişinizi anında tamamlayabileceksiniz. Böylece form doldurma derdi tarihe karışacak.
Rekabet kızışıyor: Amazon ve Microsoft hamleleri
Yapay zeka tabanlı alışveriş, teknoloji devlerinin yeni rekabet alanı haline geldi. Geçtiğimiz yıl ChatGPT ve Amazon’un (Rufus) attığı adımların ardından, yakın zamanda Microsoft da Copilot içerisine özel bir alışveriş sistemi entegre etmişti. Google’ın bu hamlesi, pazardaki “ajanlı alışveriş” rekabetini bir üst seviyeye taşıyarak kullanıcılara en pratik deneyimi sunmayı amaçlıyor.
Yerel yapay zeka kurulumunu LMStudio ile adım adım yapabilir ve bilgisayarınızda güvenli bir şekilde kullanabilirsiniz.
Dev ortaklıklar ve gelecek planları
Google, bu devrimsel özellik için Shopify, Etsy, Walmart ve Target gibi perakende devleriyle kapsamlı bir işbirliğine gitti. Ayrıca sistemin güvenilirliği Visa, Mastercard ve Stripe gibi finans kuruluşları tarafından da destekleniyor. Şirket, ilerleyen dönemde PayPal desteğinin ve sadakat puanı kullanımının da sisteme entegre edileceğini müjdeledi.
Peki, Google Gemini alışveriş özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
PEUGEOT 408, pazara sunulduğu günden bu yana markanın en güçlü tasarımına sahip modellerinden biri oldu. Yeni bir gövde konsepti sunan fastback siluetine sahip 408, dinamizm, sürüş keyfi ve konforu bir araya getirdi. Bununla birlikte model, SUV kodlarıyla harmanlanmış dikkat çekici fastback tasarımıyla PEUGEOT’un özgün tasarım diline etkileyici bir katkı sağlıyor. Yeni PEUGEOT 408, her zamankinden daha fazla dikkat çekici etki uyandıracak şekilde tasarlandı. Fransa’nın Mulhouse şehrinde üretilen model, benzersiz bir karakter ortaya koyuyor ve PEUGEOT’nun Fransız zarafetini ve tarzını dünya genelindeki bir elçisi olarak gururla ortaya koyuyor.
Dikkat çekici tasarım
PEUGEOT, yenilikçi modelleri ile çığır açarak cesur bir duruş ortaya koyuyor. Bu cesur duruş yeni PEUGEOT 408 ile bir kez daha kanıtlanıyor. Modelin kusursuz fastback tasarımı, keskin tasarım çizgileri, ön ve arka tasarımda yer alan özel ışık imzası gibi zarif detaylarla daha da güçlendiriliyor. Yeni PEUGEOT 408’in ön tasarımı, markanın ikonik ışık imzasının yenilikçi ve muhteşem bir yorumunu ortaya koyuyor.
Karakteristik üç pençe ışık imzasını üç adet ince, eğimli LED şerit temsil ediyor. Bunlar aynı zamanda aracın tüm genişliğini kapsayan zarif bir LED şeritle birbirine bağlanıyor ve yine bu şerit aydınlatılmış logonun üzerinde yer alıyor (GT ve GT Exclusive modellerinde). Yeni PEUGEOT 408, yeni tasarıma sahip ön ızgara ve tamponla dikkat çekiyor.
Dış tasarımda yer alan siyah rengin yoğun kullanımı, parlak ve mat yüzeyleri birleştirerek zarif bir etki üretiyor. Tamponun alt bölgesindeki trapezoid şekil ise aracın güçlü duruşunu ve karakterini daha da vurguluyor. Bu etki, parlak siyah unsurlarla gövde renginde parçaları birleştirerek gövdeyle uyumlu bir geçiş yaratan renk uygulamalarıyla optimize ediliyor. Yeni PEUGEOT 408’in tasarımında, aracın arka genişliği boyunca uzanan parlak bir şeride kusursuz entegre edilen aydınlatmalı PEUGEOT logosu yer alıyor. Yeni 408, bu tasarım özellikleriyle yollara çıkan Peugeot ürün gamındaki ilk model olma özelliğinitaşıyor.
Cesur ve etkilleyici bir duruş: PEUGEOT tasarımcıları, yeni PEUGEOT 408’in keskin tasarım hatları ve yeni ön ışık imzası ile muhteşem uyumunu hiçbir şeyin bozmamasını sağladılar.Farlar, tamponun alt kısmında yer alacak şekilde ve ışık imzasından uzağa yerleştirildi. Tasarımı ise üst üste yatay olarak yerleştirilmiş iki ultra ince modülden oluşuyor. Bu modüllerden biri üstte kısa huzme diğeri ise altta uzun far işlevini üstleniyor. Yine bu modüller parlak siyah bir eklentiye entegre edildikleri için kapalıyken neredeyse görünmez oluyorlar.Bu aydınlatma sistemi, Allure ve Allure Business donanım seviyelerinde PEUGEOT FULL LED teknolojisi, GT ve GT Exclusive donanım seviyelerinde ise PEUGEOT Matrix LED teknolojisini kullanılıyor.Bunun dışında yeni PEUGEOT 408’in görsel zarafetini korumak adına kısa mesafe radarı PEUGEOT logosunun arkasına gizlendi. Böylece dışarıdan tamamen görünmezken araca maksimum güvenlik sağlıyor.
Yenilikçi fastback tasarımın çekiciliği
Yenilenen jant tasarımı, PEUGEOT 408 imzası olarak öne çıkıyor. PEUGEOT 408’in hibrit versiyonları özel 19 inç Adakite jantlarla yollara çıkıyor. Geniş, elmas kesimli yüzeyler, aracın güçlü duruşunu destekliyor. Bu yeni 19 inç jantlar, hibrit motoruna sahip GT donanım seviyelerinde standart ekipman, Allure ve Allure Business donanım seviyeleri için opsiyon olarak sunuluyor. Bu donanım seviyeleri ise standart olarak parlak siyah 17 inç alaşım jantlarla sunuluyor.
Yeni PEUGEOT 408’in keskin hatlarını mükemmel bir şekilde vurgulayan dikkat çekici yeni Flare Yeşil gövde rengi bulunuyor. Hem iddialı hem de sofistike olan bu renk; güneş ışığında parlak sarıdan gölgede koyu yeşile kadar ışığa bağlı olarak muhteşem renk tonları yansıtıyor. Bu benzersiz tasarım, keskin hatları ve dinamik çizgilerle PEUGEOT 408’in son derece güçlü gövde tasarımını destekliyor.
İç mekanda eşsiz atmosfer: Geliştirilmiş grafiklere sahip dijital gösterge paneli yeni 408’de standart olarak sunuluyor. GT Exclusive ve GT donanım seviyesinde opsiyon olarak; PEUGEOT 408’in dijital gösterge paneli, artırılmış sürüş keyfi için yeni 3D grafikler sunuyor. Koltuklarda ve döşemelerde kullanılan yeni ve kaliteli malzemelerle iç mekânın kalite algısı daha da güçlendirildi. Bu yenilikler, ön konsolun akıcı tasarımı ile birleştiğinde, iç mekânda eşsiz bir atmosfer oluşuyor.
PEUGEOT i-Cockpit®’in temel unsurlarından olan beş adet i-Toggles tuşlar, ayrı ayrı kişiselleştirilebilen dokunmatik kısayollar yeni 408’de de kullanılmaya devam ediyor. Bunlar, sık kullanılan klima ayarları, sık ziyaret edilen navigasyon konumu, telefon rehberi, favori radyo istasyonları ve daha birçok işleve hızlı erişim sağlıyor. Ayrıca ön konsoldan kapı panellerine kadar uzanan ambiyans aydınlatması, sekiz farklı renk seçeneği sayesinde sürüş keyfini üst seviyeye taşıyor.
DUYGULARA HİTAP EDEN SÜRÜŞ KEYFİ
PEUGEOT tüm modellerinde üstün bir sürüş deneyimi sunmayı hedefliyor ve bu hedefi yeni PEUGEOT 408’in DNA’sına da işlemiş durumda. Benzersiz tasarımı, kedi duruşu, PEUGEOT i-Cockpit® ve güçlü motor teknolojileri. Bunların tamamı en üst düzey sürüş keyfi sunmak için tasarlandı.
Yükseltilmiş sürüş pozisyonu, dinamik yol tutuş
Yeni PEUGEOT 408, mükemmel yol görüşü için yükseltilmiş sürüş pozisyonunu şık ve sportif bir şekilde birleştiriyor. Buna ek olarak 1,48 m ile yerden yüksekliği ile, etkileyici bir dinamik denge sunuyor. PEUGEOT’ya özgü üstün sürüş özellikleri arttırılmış iz genişliği (önde 1,59 m, arkada 1,60 m) ile geliştirildi. Böylece yeni PEUGEOT 408 güçlü yol tutuş özelliklerini ortaya koyuyor. Sürüş keyfi şehir içi kullanımlarda da devam ediyor: Kaldırımdan kaldırıma sadece 11,20 metrelik dönüş çapıyla yeni PEUGEOT 408, çevik ve manevra kabiliyeti yüksek bir otomobil.
PEUGEOT i-Cockpit®: Sürüş keyfini zirveye taşıyor
Sürüş keyfinin simgesi olan PEUGEOT i-Cockpit®, yeni PEUGEOT 408’de gelişmiş ergonomi seviyesini gözler önüne seriyor. Kompakt direksiyon, yeni PEUGEOT 408’in dinamik hissini ve çevikliğini artırıyor. Ergonomik ve opsiyon olarak sunulan ısıtma özelliğine sahip olan direksiyon simidi, bilgi-eğlence sistemi (radyo, telefon) ve gelişmiş sürüş destek sistemlerinin kontrollerini de üzerinde barındıyor.
Yeni PEUGEOT 408, sürüş bilgilerinin gözleri yoldan ayırmadan takip edilebilmesi için, sürücünün göz hizasında konumlandırılan 10 inçlik dijital bir gösterge paneline sahip. Gösterge paneli, navigasyon, medya, sürüş destek sistemleri ve enerji akışı dahil olmak üzere kişiselleştirilebilir grafikler ve çok sayıda ekran modları içeriyor. Bunu 10 inçlik merkezi dokunmatik multimedya ekranı tamamlıyor. Bu ekran yolcunun kullanım kolaylığını sağlarken aynı zamanda sürücünün rahatça kullanabilmesi için biraz daha aşağıda ve sürücüye doğru eğimli olarak konumlandırılmış durumda.
Elektrikli veya Elektrik destekli Güç Aktarma Sistemleri
Güçlü elektrik motoruyla yeni PEUGEOT E-408, 213 PS (157 kW) güç ve 343 Nm torku kullanıma sunuyor. Yeni PEUGEOT E-408 tasarlanırken ve geliştirilirken performans dışında verimlilik de ön planda tutuldu. Aerodinamik; hem gövde hem de gövde altında büyük bir titizlikle ele alınmış durumda. Bu da düşük sürtünme katsayısı ile sonuçlanıyor (SCx: 0,66). Düşük sürtünme katsayısı enerji tüketiminin sadece 14,7 kWsa/100 km gibi düşük bir seviyede kalmasına katkı sağlıyor. Model, 58,2 kWsa kapasiteye sahip yüksek voltajlı NMC* batarya ile birlikte 456 km (WLTP birleşik) menzile ulaşıyor. Bu da sektör araştırmalarına göre günde ortalama 45 km yol kat eden C segment müşterinin çoğunun ihtiyaçlarını karşılayan bir menzil sağlıyor ve gerektiğinde daha uzak bölgelere daha uzun yolculuklar yapmak isteyen müşteriler için de aynı derecede uygun. PEUGEOT E-408’in entegre şarj cihazı 120 kW’a kadar destekliyor ve böylece batarya yüzde 20’den yüzde 80’e yaklaşık 30 dakikada şarj oluyor. Yeni PEUGEOT E-408, kullanıcının aracın yüksek voltajlı bataryası aracılığıyla harici cihazlara enerji sağlamasına olanak tanıyan V2L (Araçtan Şarj) işleviyle donatılmış durumda; örneğin, bir elektrikli bisikleti şarj etmek veya taşınabilir aydınlatmayı çalıştırmak gibi. Sistem 3,5 kW’a kadar güç ve 16 A akım sağlayabiliyor. Adaptör, PEUGEOT yetkili satıcılarından aksesuar olarak temin edilebiliyor.
Çok yönlü kullanım sunan PEUGEOT 408 PLUG-IN HYBRID 240 e-DCS7
PEUGEOT ürün gamındaki yeni PEUGEOT 408 için özel olarak geliştirilen güç aktarma sistemi, 180 PS (132 kW) gücündeki benzinli motoru 92 kW elektromotorla birleştiriyor ve 7 ileri çift kavramalı e-DCS7 şanzımanla eşleştiriliyor.
Yeni PEUGEOT 408 PLUG-IN HYBRID 240 e-DCS7, şehir içi tamamen elektrikli sürüşte 85 km menziliyle günlük kullanım için mükemmel bir çözüm sunarken, daha uzun yolculuklar için ise 240 PS (177 kW) toplam gücüyle güç ve çok yönlülük sağlıyor. 14,6 kWsa kapasiteye sahip lityum iyon batarya, 7,4 kW (32 A) duvar tipi şarj cihazı ve isteğe bağlı 7,4 kW tek fazlı entegre şarj cihazı ile 2 saat 5 dakika içinde tamamen şarj olabiliyor.
Hybrid sürüş keyfi: PEUGEOT 408 Hybrid 145 eDCS6
PEUGEOT 408 Hybrid, 145 HP (107 kW) gücündeki benzinli motoru 6 ileri çift kavramalı elektrikli otomatik şanzımanla eşleştiriyor. Modelde yer alan batarya, sürüş sırasında otomatik olarak şarj oluyor ve dinamik hızlanma esnasında ek tork sağlıyor. Bu motor seçeneği 5,0 lt/100 km WLTP karma tüketim değerine sahip. PEUGEOT 408 HYBRID 145 eDCS6, şehir içi sürüş koşullarında sürüş süresinin yüzde 50’sine kadar tamamen elektrikli, emisyonsuz modda yol alabiliyor.
Yolcular için üst seviye konfor
Yeni PEUGEOT 408, ergonomik duruşu destekleyen ön koltuklarla dikkat çekiyor. Bu koltuklar, bağımsız Alman ergonomi ve sırt sağlığı uzmanları derneği tarafından verilen AGR (Sağlıklı Sırtlar Kampanyası) etiketine layık görüldü. Bu sertifika, ön koltukların hem ergonomik tasarımını hem de geniş ayar aralığını onaylıyor.
Sınıfının en iyi iç mekânı
Yeni PEUGEOT 408, 2,79 metre aks mesafesi sayesinde arka yolculara olağanüstü bir yaşam alanı sunuyor. Bununla birlikte 183 mm diz mesafesiyle arka yolculara geniş yaşam alanını sunan PEUGEOT modellerinden olma özelliğini taşıyor. Ön koltukların altında yer alan özel olarak tasarlanan ayak boşluğu sayesinde ve maksimum hareket özgürlüğü sunuluyor. Modelin bagajı ise 536 litreye kadar hacim sunuyor. Arka koltukların 60/40 oranında iki parça halinde katlanmasıyla bagaj hacmi 1.611 litreye ulaşıyor. Dahası bu alana 1,89 m uzunluğa kadar eşyalar sığabilmektedir.
Segmentinde üst sınıf özellikler
Yeni PEUGEOT 408, C segmentinin üst sıralarında güçlü bir konuma sahip olup sürüş deneyimini zenginleştiren çok sayıda donanım sunuyor. PEUGEOT 408’de sağlıklı bir kabin iklimi sağlamak adına AQS (Hava Kalitesi Sistemi) ve Clean Cabin (Temiz Kabin) işlevi devreye giriyor. Her ikisi de GT Exclusive donanımda standart olup Clean Cabin GT donanımda opsiyon olarak sunulmaktadır. Bununla birlikte termal ve akustik konfor, gelişmiş cam teknolojisi ile daha da üst seviyeye çıkarıldı. Ön ve arka camlar normalden daha kalın (3,85 mm) olup ön yan camlar daha iyi ses yalıtımı ve ek güvenlik için lamine edilmiş (GT ve GT Exclusive modellerinde 3,96 mm) durumda. Opsiyon olarak sunulan açılabilir cam tavan ise kabine daha fazla ışık girmesini sağlıyor. Isı ve ses konforu, ileri cam teknolojisiyle en üst seviyeye çıkarıldı.
FOCAL® imzalı Hi-Fi Premium Sound
Yeni PEUGEOT 408’deki Hi-Fi Premium FOCAL® sistemi, PEUGEOT’nun uzun soluklu iş ortağı ve üst düzey ses uzmanı Focal ile üç yılı aşkın süredir devam eden ortak geliştirme sürecinin sonucu. ARKAMYS dijital ses işleme özelliği ile geliştirilen sistem, 10 patentli yüksek teknoloji hoparlör, TNF alüminyum ters kubbeli tweeter içeriyor. 4 adet 165 mm Polyglass woofer/mid range hoparlör, TMD süspansiyonu (Ayarlanmış Kütle Sönümleyici) ile donatılmış durumda. Polyglass center kanal. 1 adet üç sargılı Power Flower™ subwoofer. Tamamını 12 kanallı 690 W güçlendirilmiş D sınıfı amplifikatör besliyor.
Artırılmış sürüş güvenliği
Yeni PEUGEOT 408, sürüş güvenliğini arttırmak için standart olarak Sürücü İzleme Kamerası ile donatılmış durumda. Bu sistem, sürücünün dikkatini ve yorgunluk seviyesini izlemek üzere sürücü tarafındaki A sütununda bulunan bir kamera ile kullanıyor. Sistem yorgunluk vb. anormal bir durum tespit ederse görsel ve sesli bir uyarı veriyor.
Günlük yaşamı kolaylaştırmak üzere tasarlanan ev robotları alanında küresel lider olan Roborock, Las Vegas, Nevada’da düzenlenen Consumer Electronics Show 2026 (CES 2026) kapsamında yılın ilk yarısına yönelik yeni ürün serisini tanıttı.
“Zirvedekiler Zirvede Buluşuyor” (The Greatest Meeting The Greatest) teması altında gerçekleştirilen ve Roborock Başkanı Quan Gang tarafından sunulan marka açılış konuşmasında, yapay zekâ destekli tekerlekli-bacaklı mimarisine sahip dünyanın ilk robot süpürgesi olan Saros Rover tanıtıldı. Saros Rover, temizlik yaparken merdivenleri ve eğimleri insan benzeri bir çeviklikle aşabildiğini kanıtladı.
Ayrıca Roborock Saros 20, Roborock Saros 20 Sonic, Roborock F25 ACE Combo ve Roborock Qrevo Curv 2 Flow modelleri de duyuruldu. Bu ürün lansmanları, fuarın başlangıç tarihinden önce açıklanan Real Madrid Futbol Kulübü ile yapılan iş birliği kapsamında gerçekleştirildi.
Roborock, Real Madrid ortaklığından bağımsız olarak, ABD pazarına girişini de çim biçme makineleri kategorisiyle duyurdu. Bu kapsamda RockMow X1 LiDARmodeli tanıtıldı. Tüketiciler, iş ortakları ve ilgili ziyaretçiler, 6–9 Ocak tarihleri arasında, CES 2026 süresince Venetian Expo’daki #52632 numaralı Roborock standını ziyaret ederek yeni teknolojilerle tanıştı.
Roborock Saros Rover – Dünyanın İlk Tekerlekli-Bacaklı Robot Süpürgesi
Roborock, CES 2026’da bir dünya ilki olarak iki tekerlekli-bacaklı mimarisine sahip Saros Rover’ı tanıttı. Her bir tekerlek-bacak; erişim, kaldırma ve yükseklik sağlayarak insan hareketliliğini taklit ediyor. Bu yapı sayesinde robot, her bir tekerlek-bacağını bağımsız olarak kaldırıp indirebiliyor; küçük zıplamalar yapabiliyor, çevik dönüşler, ani duruşlar ve yön değişiklikleri gerçekleştirebiliyor. Tüm bu hareketleri, zemin değişse bile gövdesini dengede tutarak yapıyor.
Yazılım tarafında Saros Rover, yapay zekâ algoritmalarını, karmaşık hareket sensörleri ve 3 boyutlu mekânsal verilerle birlikte kullanarak çevresini algılıyor ve tekerlekli-bacaklarının yüksek hassasiyetle tepki vermesini sağlıyor.
Saros Rover, özellikle çok katlı evlerde üstün performans gösteriyor. İkinci kata çıkarken bir merdivenin her basamağını temizleyebiliyor; bu sayede “girilemez alanları” önemli ölçüde azaltıyor ve tek robot süpürgeyle daha önce erişilemeyen alanların temizlenmesini mümkün kılıyor.
Saros Rover yalnızca merdivenlerle sınırlı kalmıyor. Geleneksel merdivenlerin yanı sıra kavisli merdivenleri, çıkıntılı halı kaplı merdivenleri, eğimler ve yükseklik ile güç gerektiren karmaşık çok seviyeli oda eşikleri gibi düz olmayan yüzeyleri de temizleyebiliyor.
Zirvedekiler Zirvede Buluşuyor – Roborock ve Real Madrid Futbol Kulübü Güçlerini Birleştirdi
Fuarın başlamasından birkaç gün önce duyurulan iş birliği kapsamında Roborock, CES 2026’da Real Madrid Futbol Kulübü’nün Erkek ve Kadın A Takımları ile kurduğu stratejik küresel ortaklığın ilk aktivasyonunu sunuyor. Futbol tarihinin en büyük kulüplerinden biri olarak kabul edilen Real Madrid ile yapılan bu ortaklık, “Zirvedekiler Zirvede Buluşuyor ana teması altında hayata geçirildi.
Bu iş birliği, inovasyonu ortak payda olarak benimseyen ve tarih boyunca dikkat çekici başarılar elde etmiş iki kurumun marka değerleri arasındaki güçlü uyuma dayanıyor. Ortaklık sayesinde Roborock’un akıllı temizlik inovasyonları; stadyum görünürlüğü, kampanyalar ve oyuncu odaklı hikâye anlatımları yoluyla hayata geçirilecek ve “Gerçek Akıllı Temizlik” kavramının anlamı sahadan ev yaşamına taşınacak.
Roborock’un 2026’nın İlk Yarısı Robot Süpürge Serisi: Roborock Saros 20, Roborock Saros 20 Sonic ve Roborock Qrevo Curv 2 Flow
Açılış konuşmasında Roborock Ürün Pazarlama Lideri Clarbi Lu, yılın ilk yarısında tüketicilere sunulacak yeni akıllı temizlik ürünlerini tanıttı. Serinin başında, 2025’te tanıtılan amiral gemisi Saros serisinin yeni nesilleri olan Roborock Saros 20 ve Roborock Saros 20 Sonic yer aldı.
Saros 20, önceki nesillere kıyasla StarSight™ Autonomous System 2.0 yapay zekâ yeteneklerini geliştirerek 201 adede kadar nesneleri tanıyabiliyor. Ayrıca, ana tekerlek, yardımcı tekerlek ve eşik algılandığında açılan bir tırmanma kolundan oluşan AdaptiLift Chassis 3.0 ile donatılmış olduğundan, tek katmanlı 4,5 cm yüksekliğe veya çift katmanlı 4,5cm + 4cm yüksekliğe sahip eşikleri aşabilmesini sağlıyor.
Roborock Saros 20 Sonic ise ultra ince 7,98 cm gövdesine olanak tanıyan RetractSense™ Navigasyon Sistemi ve dakikada 4.000 kez ovalama yaparak, kenarlara kadar uzanabilen VibraRise® 5.0 Paspaslama Sistemi ile temizliği tamamlıyor. Her iki model de 35.000 Pa HyperForce® motor gücüne sahip ve 100°C sıcak suyla yıkama özelliği bulunan yeni RockDock® istasyonu ile destekleniyor.
Saros serisinin yanı sıra, Roborock’un en sevilen serilerinden biri olan Qrevo Serisi de yeni bir modelle genişliyor: Roborock Qrevo Curv 2 Flow. Bu model, markanın rulo donanımlı ilk robot süpürgesi olma özelliğini taşıyor. SpiraFlow™ Gerçek Zamanlı Kendini Temizleme Teknolojisi, 15 N aşağı yönlü güçlü paspas basıncı ve rulo mekanizmasının kenarlara doğru uzanmasını sağlayan Edge-Adaptive özellikleriyle her temizlik senaryosunda güç, hassasiyet ve halı koruması sunuyor.
RockMow X1 LiDAR, X1 ve RockNeo Q1: Roborock’un Kuzey Amerika Çim Biçme Makineleri Lansmanına Liderlik Ediyor
Roborock, çim biçme makineleri kategorisindeki ürün gamını da duyurdu. Kuzey Amerika pazarında yalnızca giriş seviyesi RockNeo Q1 değil, aynı zamanda amiral gemisi ürününün iki versiyonu olan RockMow X1 LiDAR ve RockMow X1de sunuluyor.
RockMow X1 LiDAR; Sentisphere™ LiDAR Çevresel Algılama, Dört Tekerlekten Çekiş (4WD), Patentli Aktif Direksiyon ve Dinamik Süspansiyon Sistemi ile kusursuz kapsama alanı, kenar hassasiyetinde kesim ve zahmetsiz kurulum sağlıyor.
RockMow X1 ise santimetre seviyesinde RTK ve VSLAM navigasyonu, güçlü 4WD çekiş, patentli Aktif Direksiyon Sistemi, Dinamik Süspansiyon Sistemi ve sektör lideri kenar kesim performansını bir araya getiriyor.
Son olarak Roborock, akıllı çim bakımını erişilebilir ve zahmetsiz hale getirmek amacıyla RockNeo Q1 modelini de Kuzey Amerika’ya sunacak. Sentisphere™ Çevresel Algılama, tam bant RTK + VSLAM navigasyon, stereo görüşlü engel algılama ve opsiyonel PreciEdge™ kesim modülü ile RockNeo Q1; küçük ve orta ölçekli bahçeler için dengeli yönlendirme, neredeyse kusursuz kenar kesimi ve kolay bir kurulum sunuyor.
Tüketici teknolojileri alanında faaliyet gösteren MOVA, Türkiye pazarındaki yapılanma süreci doğrultusunda önemli bir adım attı. Şirketin Genel Müdürlük görevine, farklı global markalarda edindiği deneyimle öne çıkan Ahmet Adıgüzel atandı.
Profesyonel kariyeri boyunca uluslararası ölçekte faaliyet gösteren markalarda çeşitli yönetici pozisyonlarında görev alan Ahmet Adıgüzel; Dyson, Stanley Black & Decker ve 3M gibi global şirketlerde satış, operasyon ve ticari yapılanma alanlarında sorumluluklar üstlendi. Farklı organizasyon yapıları ve pazar dinamikleri içinde edindiği bu deneyim, Adıgüzel’in hem stratejik hem de operasyonel bakış açısını şekillendiren önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Yeni görevinde Ahmet Adıgüzel, MOVA’nın Türkiye organizasyonunun genel yönetiminden sorumlu olacak. Bu kapsamda markanın ticari stratejilerinin belirlenmesi, operasyonel süreçlerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin hayata geçirilmesi Adıgüzel’in öncelikli sorumluluk alanları arasında bulunuyor. Aynı zamanda MOVA’nın pazardaki konumunun güçlendirilmesi ve marka yapılanmasının daha da sağlamlaştırılması hedefleniyor.
Ahmet Adıgüzel, lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı. Akademik altyapısını, global markalarda edindiği saha ve yönetim deneyimiyle birleştiren Adıgüzel, MOVA’daki yeni görevine bu birikimle başladı.
Türkiye genelinde piyasa düzenini sağlamak amacıyla yapılan çalışmaların 2025 yılı bilançosu netleşti. Bakanlık tarafından açıklanan verilere göre Ticaret Bakanlığı cezaları, geçen yıl tarihi bir seviyeye ulaşarak fırsatçılara göz açtırmadı. Fahiş fiyat artışları, stokçuluk ve haksız ticari uygulamalarla mücadele kapsamında milyarlarca liralık idari işlem uygulandı.
Ticaret Bakanlığı cezaları ve denetim raporu
Ticaret Bakanlığı ekipleri, 1 Ocak – 31 Aralık 2025 tarihleri arasında sahada yoğun bir mesai harcadı. Bu süreçte toplam 577 bin 771 firma ve 41 milyonun üzerinde ürün mercek altına alındı. Yapılan incelemeler sonucunda mevzuata aykırı hareket ettiği tespit edilen işletmelere toplamda 2 milyar 658 milyon TL idari para cezası kesildi.
Bakanlık, vatandaşların ekonomik refahını korumak ve piyasadaki arz-talep dengesini bozan eylemleri engellemek için denetimlerin hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Özellikle haksız kazanç sağlama girişimlerine karşı tavizsiz bir tutum sergilendiği belirtiliyor.
Ticaret Bakanlığı’nın 2025 Yılı Piyasa Denetim Bilançosu Belli Oldu: 577 Bin 771 Firma ve 41,3 Milyon Ürün Denetlendi. Fahiş Fiyat, Haksız Ticaret ve Kanunlara Aykırı Uygulamalar İçin Toplamda 2 Milyar 658 Milyon TL İdari Para Cezası Uygulandı.
İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda otomotiv, emlak ve kuyumculuk sektörleri öne çıktı. Stokçuluk ve fahiş fiyat gibi ihlaller nedeniyle 5 bin 793 gerçek ve tüzel kişiye yaklaşık 970 milyon TL ceza uygulandı. Otomotiv sektörüne 200 milyon TL, emlak sektörüne ise 91,5 milyon TL ceza kesilmesi dikkat çekti.
Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü ise sözleşmeler, reklamlar ve ürün güvenliği konularına odaklandı. Aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle 616 milyon TL’yi aşan cezai işlem uygulandı. Özellikle mesafeli satış sözleşmeleri ve aboneliklerdeki ihlaller sıkı takip edildi.
Çinli yapay zeka yöneticileri, borsadaki başarılara rağmen ABD ile aradaki teknolojik farkın açıldığını ve OpenAI'ı yakalamanın zor olduğunu belirtti.
İstanbul denetimlerde başı çekti
81 ilde sürdürülen çalışmalarda İl Ticaret Müdürlükleri de aktif rol oynadı. Yerel denetimlerde 92 binden fazla firmaya 1 milyar TL’nin üzerinde ceza kesildi. En yoğun denetim trafiği ise İstanbul’da yaşandı. İstanbul’da denetlenen yaklaşık 11 milyon ürün arasından aykırılık tespit edilenlere 716,8 milyon TL ceza uygulandı.
Peki, Ticaret Bakanlığı cezaları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
2026 yılı henüz yeni başlamışken Valve cephesinden gelen haberler, PC oyunculuğunun altın çağını yaşadığını kanıtlıyor. Platform, Steam oyuncu rekoru ile kendi tarihini bir kez daha yeniden yazdı. Henüz yılın ilk günlerinde olmamıza rağmen, dijital oyun devi 42 milyondan fazla eş zamanlı kullanıcıya ulaşarak ulaşılması güç bir başarıya imza attı.
Steam oyuncu rekoru nasıl gerçekleşti?
ResetEra kullanıcıları ve veri analiz platformu SteamDB tarafından tespit edilen verilere göre, Steam sıradan bir Pazar günü olan 11 Ocak’ta 42.042.778 eş zamanlı kullanıcı sayısına ulaştı. Bu rakam, platformun tarihindeki en yüksek anlık oyuncu sayısı olarak kayıtlara geçti.
İlginç olan nokta ise bu rekorun, büyük bir oyun lansmanı veya özel bir etkinlik olmaksızın, tamamen organik bir şekilde gerçekleşmesi. Hafta sonları genellikle oyun oynamak için en yoğun zaman dilimi olsa da, Counter-Strike 2, Dota 2 ve PUBG gibi demirbaş oyunların, bu devasa kalabalığın toplanmasında yine başrolü oynadığı görülüyor.
Yıllara göre inanılmaz artış
PC oyunculuğunun son yıllardaki büyüme hızı, geçmiş verilerle kıyaslandığında çok daha net anlaşılıyor. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde (Ocak 2025) zirve 38 milyon civarındayken, 2024 yılında bu sayı 33 milyon seviyelerindeydi.
Daha geriye gidip 2016 yılına baktığımızda ise zirvenin sadece 12,5 milyon olduğunu görüyoruz. Aradan geçen 10 yılda platformun kullanıcı tabanını neredeyse dörde katlaması, Steam’in endüstrideki sarsılmaz yerini koruduğunu ve sürekli büyüdüğünü gösteriyor.
Steam Machine fiyatı Çek bir perakendeci tarafından sızdırıldı. Valve'ın yeni konsolu beklenenden çok daha pahalı olabilir. İşte detaylar.
Gelecekte bizi neler bekliyor?
Bu rekorun, Valve’ın merakla beklenen yeni Steam Machine konsolunu henüz piyasaya sürmediği bir dönemde gelmesi de ayrıca dikkat çekici. Uzmanlar, yeni donanımın çıkışıyla birlikte yılın ilerleyen dönemlerinde bu sayıların çok daha yukarılara tırmanabileceğini öngörüyor.
Peki, Steam oyuncu rekoru hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Çinli teknoloji devi Vivo, popüler Y serisine güçlü bir üye daha ekledi. Geçtiğimiz yıl tanıtılan Y500 ve Y500 Pro modellerinin ardından şimdi de Vivo Y500i özellikleri ile kullanıcıların karşısına çıkıyor. Özellikle pil ömrü ve dayanıklılığa önem veren kullanıcıları hedefleyen bu yeni model, sunduğu donanım detaylarıyla giriş-orta segmentte rekabeti kızıştıracak gibi görünüyor.
Vivo Y500i özellikleri ve donanım detayları
Yeni modelin kalbinde Qualcomm’un Snapdragon 4 Gen 2 işlemcisi yer alıyor. Performans tarafında kullanıcıları yarı yolda bırakmayacak olan cihaz, 8 GB ve 12 GB RAM seçenekleriyle geliyor. Depolama tarafında ise 128 GB, 256 GB ve 512 GB olmak üzere üç farklı UFS 3.1 seçeneği sunuluyor. Ayrıca Vivo’nun bellek füzyon teknolojisi sayesinde sanal RAM desteği de mevcut.
Cihazın ön yüzünde 6.75 inç büyüklüğünde, HD+ çözünürlüğe sahip bir LCD panel bulunuyor. Bu ekran, 120Hz yenileme hızı sunarak akıcı bir deneyim vaat ediyor. Yüzde 90.60 ekran-gövde oranı ise izleme keyfini artırıyor.
Devasa batarya ve dayanıklılık
Telefonun en dikkat çekici yanı şüphesiz batarya kapasitesi. Cihaz, 7.200 mAh kapasiteli devasa bir bataryadan güç alıyor ve 44W hızlı şarj desteği sunuyor. Bu özellik, telefonu günlerce şarja takmadan kullanmak isteyenler için büyük bir avantaj sağlıyor. Dayanıklılık tarafında ise IP68 ve IP69 sertifikalarıyla suya ve toza karşı tam koruma sağlanırken, SGS Gold Label sertifikasıyla darbelere karşı direnci kanıtlanmış durumda.
Üretimi durdurulan ultra ince Xiaomi 17 Air prototipi ortaya çıktı! 5,5 mm kalınlığındaki telefonun neden iptal edildiği haberimizde.
Kamera ve fiyat bilgisi
Kamera kurulumuna baktığımızda arka tarafta 50 megapiksel çözünürlüğünde ana kamera, ön tarafta ise 5 megapiksellik bir selfie kamerası görüyoruz. Android 16 tabanlı OriginOS 6 ile kutudan çıkan modelin başlangıç fiyatı ise yaklaşık 210 dolar (1.499 Yuan) olarak belirlendi. En üst donanım seçeneği ise yaklaşık 315 dolar fiyat etiketine sahip.
Peki, Vivo Y500i özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Teknoloji dünyası Samsung’un gelecek planlarını konuşmaya başladı. Ortaya çıkan son raporlar, Exynos 2700 özellikleri hakkında heyecan verici detayları gözler önüne serdi. “Ulysses” kod adıyla geliştirilen bu yeni çip, performans ve verimlilik konusunda oldukça iddialı geliyor.
Exynos 2700 özellikleri ile performans artıyor
Güney Koreli devin 2027 yılında piyasaya sürmeyi planladığı bu işlemci, Samsung’un gelişmiş SF2P üretim sürecinden geçecek. Yeni 2nm GAA teknolojisi, önceki nesil üretim tekniğine kıyasla yüzde 12 performans artışı vaat ediyor. Ayrıca enerji tüketiminde yüzde 25 oranında bir tasarruf sağlanması hedefleniyor.
Sızıntılara göre işlemcinin ana çekirdeği 4.20 GHz saat hızına kadar çıkabilecek. Bu değerler, tek çekirdek performansında ciddi bir sıçrama yaşanacağını işaret ediyor. Geekbench skorlarında ise tek çekirdekte 4.800, çoklu çekirdekte ise 15.000 puanları hedefleniyor.
Isınma sorununa yeni çözüm
Samsung, termal yönetim konusunda da önemli bir adım atıyor. Yeni çipte kullanılacak olan gelişmiş paketleme teknolojisi (FOWLP-SbS), işlemcinin çok daha serin çalışmasını sağlayacak. Bakır tabanlı birleşik ısı bloğu, hem işlemciyi hem de bellek birimlerini kapsayarak ısıyı daha verimli dağıtacak. Bu sayede uzun süreli kullanımlarda performans kaybı yaşanmayacak.
Güvenilir sızıntı kaynağı, Galaxy S26 tanıtım tarihi için en olası zaman aralığını açıkladı. Snapdragon zirvesiyle bağlantılı bu tarih haberimizde.
Bellek ve mimari detayları
Yeni yonga seti, ARM’ın yeni nesil Cortex-C2 çekirdek mimarisini temel alacak. Donanım tarafındaki en büyük yeniliklerden biri de LPDDR6 RAM ve UFS 5.0 depolama teknolojilerine verilecek destek. Bu sayede veri aktarım hızlarında yüzde 30 ile 40 arasında bir artış bekleniyor. Grafik tarafında ise AMD tabanlı Xclipse GPU varlığını sürdürecek.
Peki, Exynos 2700 özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Apple CEO’su Tim Cook, şirketin insanlığa en büyük katkısının sağlık alanında olacağını sık sık dile getiriyor. Bu vizyonun en son halkası olan Apple Sağlık uygulaması, bu yılın ilerleyen dönemlerinde şimdiye kadarki en kapsamlı güncellemelerinden birini almaya hazırlanıyor. Ortaya çıkan son raporlar, iOS 26.4 ile birlikte gelecek dört temel yeniliğin iPhone kullanıcılarının sağlık takibini kökten değiştireceğini gösteriyor.
Apple Sağlık uygulaması tasarımı sadeleşiyor
Yayınlanan son raporlara göre uygulamanın arayüzü tamamen yenileniyor. Apple, kategoriler için çok daha anlaşılır bir düzen ve metriklerin kaydedilmesi için basitleştirilmiş bir sistem üzerinde çalışıyor. Uygulamanın kullanıcılar için giderek artan önemi göz önüne alındığında, bu sadeleşme hamlesi deneyimi iyileştirmeyi hedefliyor. Planlarda bir aksaklık olmazsa, bu yeni tasarımın önümüzdeki ay beta sürümüyle, ilkbaharda ise tam sürümle karşımıza çıkması bekleniyor.
Yemek takibi ve kalori sayımı
Sektör kaynaklarından gelen bilgilere göre güncellemenin en dikkat çekici yanı, entegre yemek takibi özelliği olacak. Apple bugüne kadar bu alandan uzak dursa da, yeni sürümle birlikte popüler kalori takip uygulamalarına doğrudan rakip oluyor. Kullanıcılar artık kalori hesabı ve kilo kontrolü işlemlerini üçüncü parti bir uygulamaya ihtiyaç duymadan, doğrudan sistem üzerinden yapabilecek.
Apple'ın yeni bütçe dostu modeli iPhone 17e hakkında tüm sızıntılar ve beklentiler burada! Bu modelin neden tarihin en iyisi olabileceğini hemen keşfedin.
Uzman videoları ve yapay zeka asistanı
Şirket ayrıca yeni bir video servisi üzerinde çalışıyor. Uyku uzmanları, diyetisyenler ve doktorlar tarafından hazırlanan bilgilendirici içerikler, kullanıcıların sağlık verilerindeki olumsuz trendlere göre otomatik olarak önerilecek. Örneğin, uyku düzeniniz bozulduğunda uygulama size konuyla ilgili bir uzmanın tavsiyelerini içeren videoyu sunacak.
Buna ek olarak, yeni bir yapay zeka sağlık asistanı da yolda. Bu asistan, tüm verilerinizi analiz ederek kişiselleştirilmiş beslenme ve sağlık tavsiyeleri verecek. Hatta egzersiz yaparken kameranızı kullanarak formunuzu kontrol edip anlık düzeltmelerde bulunabilecek.
Peki, Apple Sağlık uygulaması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Teknoloji dünyasında sular durulmuyor. Son günlerde ortaya çıkan sürücü dosyaları, uzun süredir merakla beklenen Intel Arc B770 modelinin varlığını bir kez daha doğruladı. Intel her ne kadar bu kart hakkında sessizliğini korusa da, sızdırılan BMG-G31 kod adlı veriler, şirketin arka planda yeni bir hazırlık içinde olduğunu gösteriyor.
Intel Arc B770 çıkış tarihi bilmecesi
Bir Reddit kullanıcısı Intel’in sürücü paketleri içerisinde “BMG-G31” ibaresine rastladı. Bu kod, daha önce de sızıntılara konu olan orta-üst segment tüketici ekran kartını işaret ediyor. Ancak şirket, CES fuarı da dahil olmak üzere hiçbir resmi platformda bu modelden bahsetmeye yanaşmıyor.
Bu durum, teknoloji kulislerinde Intel’in ürüne yeterince güvenmediği veya stratejik bir erteleme yaptığı şeklinde yorumlanıyor. Daha önce VTune profil yazılımında da görülen bu kod, kartın test aşamasında olduğunu kanıtlar nitelikte.
Orta segmentte rekabet kızışabilir
Mevcut piyasada Battlemage serisinden sadece Arc B580 ve B570 modelleri bulunuyor. Ancak bu kartlar orta-üst segmentteki boşluğu doldurmakta yetersiz kalıyor. Sızdırılan bilgilere göre yeni model, 16 GB VRAM kapasitesi ve daha güçlü çip yapısıyla tam da bu boşluğu hedefliyor.
Özellikle oyuncular, uygun fiyatlı ve yüksek performanslı bir alternatif arayışında. Eğer sızıntılar doğru çıkarsa, yeni model Nvidia ve AMD karşısında güçlü bir rakip olabilir.
AnTuTu'nun son Android işlemci pazar payı raporu açıklandı. Qualcomm 'i aşan payıyla liderliğini korurken, Xiaomi'nin kendi işlemcisiyle listeye girişi dikkat çekti.
Intel neden sessiz kalıyor?
Şirketin sosyal medya hesaplarında daha önce yanlışlıkla adını geçirdiği, ancak sonrasında sildiği bu model hakkındaki suskunluğu ise sürüyor. Uzmanlar, üretim sürecindeki verimlilik veya stok planlamaları nedeniyle resmi duyurunun geciktiğini düşünüyor. Önümüzdeki günlerde şirketin bu inatçı sessizliğini bozması bekleniyor.
Peki, Intel Arc B770 hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!