Half-Life 2 Satışa Sunuldu!

Başlığa aldanıp da bunun geç kalınmış bir haber olduğunu sanmayın. Gerçekten de Half-Life 2 satışa sunuldu ama bu kez Mac platformu için. Steam üzerinden Apple’ın Mac kullanıcıları için download’a açılan yapımın büyük ilgi görmesi bekleniyor. Half-Life 2’nin Mac versiyonu için bir de tanıtım videosu yayınlandı. İşte o görüntüler:

Half-Life 2’yi Bilmeyen Var mı?

#http://trailers-ll.gametrailers.com/gt_vault/13/t_halflife2osx_freeyourself.flv#

Oyuncuların merakla beklediği Half-Life 2: Episode Three‘den ise henüz bir haber yok.

:: Half-Life 2 hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

GeForce GTX 480M Duyuruldu

NVIDIA tarafından yapılan resmi açıklamada şirketin DirectX 11 destekli ilk mobil grafik işlemcisi olan GTX 480M duyuruldu. (İlk GTX 480M söylentileri)

GeForce GTX 480M’de 352 adet shader yer alıyor. Çekirdek hızı 425 MHz olacak olan GTX 480M’nin bellek frekansı ise 1200 MHz seviyesinde ve 256-bitlik arayüz kullanılıyor.

Güç ve yeni ürünler

NVIDIA resmi açıklamada grafik işlemcinin harcadığı güç miktarına değinmese de, sızdırılan bazı bilgilere göre GTX 480M’in TDP’si 100 W civarında olacak.

GeForce GTX 480M grafik işlemcisine sahip dizüstü bilgisayarların önümüzdeki ay içerisinde piyasada olması bekleniyor.

:: GTX 480M yongalı bir dizüstü almayı düşünür müsünüz?

Facebook Güvenliği Yarın Basitleşecek

Geçtiğimiz günlerde Facebook‘un güvenlik ve gizlilik ayarlarını kolaylaştıracağını sizlere duyurmuştuk. Kullanıcılar, Facebook profillerinin gizlilik ayarlarını düzenleyebilmek için karışık, içinden çıkılamayan menülerde dolanmak zorunda kaldığı için ayarları kolaylaştırmayı amaçlayan yöneticiler, yarın itibariyle kolaylaştırma işlemlerine başlayacak.

New York‘ta gerçekleştirilen bir toplantıda Facebook yöneticilerinden Chris Cox, güvenlik ayarlarını aynı işlevde tutarak daha basit menü tasarımları geliştirdiklerini ve 26 Mayıs itibariyle yayına sokmaya başlayacaklarını açıkladı. Buna göre artık daha basit bir menüyle birlikte gizlilik ve güvenlik ayarlarını yapabileceğiz.

:: Konuyla ilgili yorumlarınızı bizimle paylaşın

iPhone 4G’den Bir Haber Daha

Apple‘ın merakla beklenen yeni nesil iPhone’u iPhone 4G ile ilgili bir söylenti daha güvenilir kaynaklar tarafından doğrulandı. Konuşulanlara  göre, iPhone 4G’de Video Chat, yani görüntülü konuşma özelliği telefonda mevcut olacak. 3G teknolojisinin kullanıcılara sunduğu görüntülü konuşmadan farklı olarak bu özellik, internet üzerinden yapılacak.

Video chat özelliğini tıpkı telefona yüklenilen Skype ile konuşmak gibi düşünebilirsiniz. Bu özellik ile birlikte telefonun internete erişebildiği her yerden görüntülü konuşma yapılabilecek. AT&T Ağı‘nın ise bununla birlikte gelecek olan ekstra trafiği nasıl karşılayacağı ise merak konusu.

:: iPhone 4G’ye eklenecek olan video chat, sizce telefonu satın almak için bir etken mi?

Chrome, 5. Versiyonuyla Huzurunuzda

İnternet tarayıcısı pazarında yaşanan rekabette Google, her geçen gün daha da avantajlı konuma gelebilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Firmanın popüler internet tarayıcısı Chrome, beşinci versiyonu v5.0 ile kullanıcıların huzuna çıktı.

Dünyanın en hızlı internet tarayıcısı olarak lanse edilen tarayıcının yeni versiyonunda, yeni v8 JavaScript geliştirmelerini barındırması sayesinde %30-%35 civarında bir hızlanma olduğu iddia ediliyor.

Ayrıca bu yeni versiyonun Mac ve Linux platformları için de stabil versiyonu yayınlandı. Böylece bu platformun kullanıcılarına Google, nihayet stabil bir Chrome deneyimi sunuyor olacak. Adobe, Flash Player 10.1‘i yayınladıktan sonra Chrome v5.0‘a bu yazılımın eklentisi de otomatik olarak yülkenecek.

Yeni tarayıcı ayrıca;

– Yeni tasarlanmış yer imleri bölümü
Lokasyon API‘leri
Uygulama ön belleği
– Dosya sürükleyip bırakma gibi özellikleri barındırıyor.

:: Yeni Chrome’daki hız artışı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Adım Adım Cepte GPS Rehberi

Cep telefonlarında yer alan GPS donanımı ve navigasyon yazılımları artık telefon seçimlerimizi etkileyen önemli birer unsur haline geldi. GPS yazılımları geliştiren firmaların son döneme damga vuracağı ve daha sı bu pazarın ciddi bir getiri oranına sahip olacağı düşünülürken, bugün gelinen nokta beklenen ile bir hayli zıt yönlerde.

Mobil işletim sistemleri ve akıllı telefon üreticileri arasındaki kıyasıya rekabet, dev isimleri bu çok tutulan özellik üzerine oynamaya teşvik ediyor. Artık işletim sistemlerine özel ücretsiz navigasyon yazılımlarının yeni trendi oluşturduğunu ve en çok da cihazlar üzerinde ön yüklü olarak gelen bu yazılımların kullanılmaya başladığını görüyoruz.

Bu yazımızda herhangi bir navigasyon yazılımından ziyade, telefonunuzdaki GPS özelliklerini kullanırken dikkat etmeniz gereken ayrıntılardan bahsedeceğiz. GPS’e dair önemli tüyoların da yer aldığı bu adım adım GPS rehberi yazısını her akıllı telefon kullanıcısının incelemesinde fayda var.

Yazımızdaki ekran görüntülerini Nokia N97’den aldık. Ancak hemen her akıllı telefonda, farklı doğrultularda da olsa anlatacağımız kişiselleştirilebilir seçeneklerin muhakkak ki yer almış olacağını özellikle vurgulayalım.

{pagebreak::Yer İşaretleri}

Yer İşaretleri

Cihazımızda GPS seçenekleri altında karşılaştığımız ilk seçenek “Yer İşaretleri” bölümü. Buraya daha önce bulunduğunuz koordinatları kayıt altına alabiliyorsunuz. Bu verileri üçüncü şahıs yazılımlarda da kullanabildiğinizden dahası bilgisayar bağlantı yazılımları ile bu bilgileri yedekleyebildiğinizden Yer İşaretleri seçeneği bir hayli önemli.

{pagebreak::GPS Verisi}

GPS Verisi

GPS’in işlevlerini tüm çıplaklığı ile görebildiğiniz en önemli ekran ise “GPS Verisi” seçeneği. Buradaki detayları ilerleyen sayfalarda.

{pagebreak::Navigasyon}

Navigasyon

Cihazımızda bir çeşit navigasyon sayılabilecek bir de bölüm bulunuyor. Bu adım sayesinde herhangi bir haritaya bağlı kalmaksızın, yani bulunduğunuz noktayı düz bir yüzey kabul ederek gitmek istediğiniz konuma görsel yönlendirme ile ulaşabilmeniz sağlanmaya çalışılıyor. Bu ekrana gitmek istediğiniz konumun koordinatlarını verebileceğiniz gibi, yer işaretleri altındaki verilerden seçebilmeniz de mümkün.

{pagebreak::Pusula Ekranı}

Pusula Ekranı

Navigasyon ekranındaki yönlendirme seçenekleri görselde gördüğünüz şekilde işliyor. Gideceğiniz koordinat yahut yer işareti, ilerleme hızınız ve bu hıza göre gideceğiniz noktaya varış süresini görebiliyorsunuz. Pusula ekranındaki ok işareti ilerlediğiniz doğrultuyu gösterirken, kırmızı nokta hedef koordinatın yerini ifade ediyor.

{pagebreak::Uydu Görünümü}

Uydu Görünümü

Seçeneklerden uydu durumuna girerek 32 GPS uydusunu görebiliyorsunuz. Görüş alanı içersinde 4 uydunun bulunması durumunda GPS uydularına başarılı bir şekilde kilitlenme sağlanmış olacaktır.

{pagebreak::Uydu Görünümü – 2}

Uydu Görünümü – 2

Aynı ekrandan görünümü değiştir diyerek uydu noktalarını yuvarlak bir düzlem üzerinden görebilme olanağına da kavuşmuş oluyorsunuz. Bu ekranın diğerine göre farkı güneş ve ay durumunu da konumunuza göre anlık olarak görebiliyor olmanız.

{pagebreak::Yol Bilgisayarı}

Yol Bilgisayarı

Yolculuk Mesafesi ekranı ise bir çeşit yol bilgisayarı vazifesi görüyor. Buradaki ayarlar sayesinde kat ettiğiniz mesafeyi, yolculukta geçirdiğiniz süreyi, ortalama ve maksimum hız gibi bilgileri görüntüleyebiliyorsunuz.

{pagebreak::Konum Ekranı}

Konum Ekranı

Bir diğer faydalı bilgi ise Konum ekranı. Bu seçenekte bulunduğunuz noktaya dair bilgiler anlık olarak sunuluyor. Ancak buradaki verilerin kesin sonuca ulaşabilmesi için sabit olarak biraz beklemeniz gerekiyor. Konum sayfası, rakım değeri, bulunulan noktanın enlem ve boylam bilgisi gibi veriler sunar.

{pagebreak::Konumlama Yöntemleri}

Konumlama Yöntemleri

GPS hakkında doğru bilinen yanlışlardan en önemlisi ise “Konumlama Yöntemleri” konusunda. Şimdi bu özelliklerin ne anlama geldiğine kısaca bir değinelim.

Yardımlı GPS, bulunduğunuz noktayı tespit edebilmek için baz istasyonu verilerinden yararlanma olanağı tanır. Tümleşik GPS ise cihazın üzerindeki GPS alıcısının aktifleştirilmesi anlamını taşıyor. Bluetooth GPS ile örneğin araçlarda yer alan GPS aygıtlarına bağlanarak verileri bu cihazdan almayı sağlar. Şebeke Tabanlı GPS de Yardımlı GPS ile benzerlik gösterse de bu seçenek işaretli olduğu takdirde telefon sürekli olarak şebeke ile iletişimde kalmaya çalışır. Wi-Fi/Ağ seçeneği biraz atıl kalmış bir bölüm. Ülkemizde etkin olarak kullanılamayan bu bölüm, konumunuzun tespit edilmesini internet üzerinden hızlandırmaya çalışır.

Görüldüğü gibi tüm seçeneklerin işaretli olması kesin olarak bir işe yaramıyor. Önemli olan ihtiyaçlarınıza ve imkanlarınıza en olanaklı olanları işaretlemek.

{pagebreak::Konumlama Sunucusu Ayarları}

Konumlama Sunucusu Ayarları

Konumlama Sunucusu konusunda sizlere burada yer alan yazımızda harika bir çözüm önerisinde bulunmuştuk. Dilerseniz bu yöntemleri uygulayabilirsiniz. Yine de bu ayarlara kısaca değinelim.

Konumlama Sunucu Kullan seçeneği ile konumlama sunucusuna bağlanılmasını isteyip istemediğinizi belirleyebiliyorsunuz. Bu konuda yetkiyi doğrudan telefona bırakmak istemezseniz Her zaman sor seçeneğini işaretleyerek, onay sorgusunu aktifleştirebilirsiniz. Erişim noktası adımından da tahmin edebileceğiniz gibi kullanmak istediğiniz mobil internet erişim noktasını tanımlamanız gerekiyor. Son satırda yer alan adres ise konumlama sunucusu adresini içeriyor. Bu adresi değiştirebilmeniz de mümkün. Bu konuda Google sunucularını kullanmak için “supl.google.com” adresini tercih edebilirsiniz.

{pagebreak::Ölçü Biçimleri}

Ölçü Biçimleri

Son olarak gösterim tercihlerinden de bahsetmeden geçmeyelim. Buradan koordinat biçimini ve ölçü birimlerini alıştığınız biçimlere göre belirleyebiliyorsunuz.

:: GPS hakkındaki soru ve sorunlarınızı SDN Forumlarında paylaşın.

iPad Kullanıcıları Cihazlarından Memnun

Apple’ın sihirli tableti iPad, duyurulduğu günden itibaren büyük ses getirmişti. Satışa çıktıktan saatler sonra tükenen, sadece 28 günde 1 Milyon adetten daha fazla satan iPad’in bu durumu, cihazın Amerika dışında satılmasının da epey gecikmesine sebep olmuştu. Şu sıralar birçok firmadan gelen Tablet PC çalışmaları da Apple’ın başarısının önemli birer kanıtı gibi görünüyor.

ChangeWave isimli bir araştırma şirketinin yaptığı araştırmaya göre iPad kullanıcıları cihazlarından bir hayli memnun. % 74 düzeyinde bir kullanıcı kitlesi cihazlarından memnun olduğunu ifade etmiş. Bu oran iPad konusunda birçok sorunun cevabı olabilecek kadar önemli.

Araştırmada ortaya çıkan bir başka ayrıntı ise iPad kullanıcılarının cihazlarındaki en çok hangi özelliklerden memnun olduğunu ortaya koyuyor. Bu oranda ekran boyutu ve ekran kalitesi % 21 ile önemli bir oranı teşkil ederken, % 15 ile kullanım kolaylığı diğer önemli etken olarak dikkat çekiyor.

iPad kullanıcılarının cihazlarında en çok yaptığı işlem ise % 83 ile internette gezinmek olarak ortaya çıkmış. Email için kullanım oranı ise % 71 ile ikinci sırada. Apple’ın ve mobil Apple ürünlerinin gücünün önemli bir ayağını teşkil eden AppStore burada da açık bir şekilde karşımıza çıkıyor. 100 kullanıcıdan 56’sı AppStore’dan iPad’ine uygulamalar indiriyor.

:: Sizin için iPad ne ifade ediyor?

Bunlar da Yan Sanayi Hollywood

Kopya ürün dendiğinde aklınıza mutlaka, sahte kıyafet ya da teknolojik cihaz geliyordur. Ancak aslında Hollywood’un yıllardan beri en büyük dertlerinden biri de taklit film serileridir.

Hollywood‘un gişe rekortmeni filmlerini hedef alan bu sahte yapımlar afiş ve isim benzerliğiyle seyircilerin ilgisini çekmeye çalışıyor. Çekimleri aylarca süren Hollywood filmlerinin aksine bu sahte yapımların filme alınış süresi sadece birkaç hafta sürüyor.

 

 

Bu yapımların en pahalısı bile sadece birkaç bin dolarlık bir bütçeyle tamamlanabiliyor. Ünlü Hollywood yıldızlarının benzerlerinin kullanıldığı bu yapımlarda ise en büyük hedef gişe rekortmeni filmlerin gelirlerinden bazı kırıntılar toparlayabilmek.

Ünlü filmler sinemada gösterimdeyken bu ufak yapımlar dikkatsiz seyircilerin satın alması için DVD olarak piyasaya sürülüyor. Üstelik bu sektör giderek o kadar büyüdü ki, sahte filmlerin aranılan yönetmeni ve yapımcıları bile ortaya çıktı.

Bazı yönetmenler kendilerinden o kadar emin ki, esinlendikleri filmlerin senaryosuna hakaret edercesine konu üzerinde değişiklikler yapabiliyor. İşte bu değişiklikler sonucunda ünlü yönetmen Sherlock Holmes bir anda robotlar ve dinazorlorla saşabiliyor.

İşte sizi güldürecek olan sahte filmler ve afişleri..

{pagebreak::Araklamada efsaneyim}

Araklamada efsaneyim

 

Will Smith’in kahramanlığına kimin ihtiyacı var ki? Ben Omega (son kalan) herkese yeter

{pagebreak::Dünyalar savaşıyor yapımcılar kazanıyor}

Dünyalar savaşıyor yapımcılar kazanıyor


Stephen Spielberg’e inat filmin bir de bu versiyonu bulunuyor

{pagebreak::Devamını önce onlar çekti}

Devamını önce onlar çekti


Jean Claude Van Damme’ın ünlü filmi Evrenin Askerleri aslında ilk önce yan sanayi olarak gösterime girdi

{pagebreak::Bu da alternatif Kill Bill}

Bu da alternatif Kill Bill

Bu film ise Kill Bill’in alternatifi olarak tasarlanmış

{pagebreak::Biraz Lost biraz da Jurrasic Park}

Biraz Lost biraz da Jurrasic Park

 


Kaza sonucu Lost benzeri bir adaya düşen grup burada yaşayan dinazorlarla karşılaşır. Jurrasic Park ve Lost konsepti bu filmde bir araya gelmiş

{pagebreak::Planets of the Apes’le yetinmeyenlere}

Planets of the Apes’le yetinmeyenlere

Bilim kurgu klasiği Maymunlar Cehennemi vampirlerle birleştirilmiş

{pagebreak::Indiana Jack ile karşılaşın}

Indiana Jack ile karşılaşın

Ünlü arkeolog Indiana Jones acaba bu yeni rakini görünce nasıl tepki verirdi?

{pagebreak::Bu da sahte şeytan çıkartma}

Bu da sahte şeytan çıkartma


Angel, The Exorcist ve Emilly Rose tek bir filmde birleşirse ne olur? İşte onun cevabı

{pagebreak::İşte sahte filmlerin şahı}

İşte sahte filmlerin şahı

Geçtiğimiz yılların bu ünlü filmi bakın aynı mantıkla nasıl kopyalanmış

:: Bu filmlerden en çok hangisi sizi güldürdü?

Genius SpeedWheel 3 MT Video

Yarış oyunlarının tutkunlarındansanız klavye ya da gamepad sizi tatmin etmeyecektir. Direksiyon seti olmadan bu oyunlardan alınabilecek keyif sınırlı kalacaktır.

Oyun kumandaları alanında birçok farklı ürüne sahip olan Genius’un SpeedWheel 3 MT adlı ürünü de yarış oyunu tutkunlarına hitap ediyor. (Genius’un bir diğer direksiyonu da burada)

12 adet tuşu bulunan, titreşim ve feedback özellikleri sunan Genius SpeedWheel 3 MTnin video incelemesini aşağıdan izleyebilirsiniz.

#video_5172#

{pagebreak::Teknik özellikler}

Teknik özellikler

Genius SpeedWheel 3 MT

Direksiyon seti

Tuş sayısı: 12
Pedal: Var (Gaz, fren)
Vites: Var
Titreşim: Var
Feedback: Var
Bağlantı arayüzü: USB

Bilgi için: Mascom
Web: http://www.mascom.com.tr
Fiyat: 120 TL

:: Yarış oyunlarını direksiyonla oynamayı seviyor musunuz?

Biyonik El Piyasaya Çıkmak Üzere

Genelde bilimkurgu filmlerinde sık sık değinilen biyonik vücut uzuvları yakın gelecekte gerçek olabilir. Dünya çapında birçok teknoloji ve sağlık firması vücut protezlerini bir sonraki adıma taşımak için araştırmalarda bulunuyor. Peki, protez konusunda engellilerin hayatını değştirecek yeni teknoloji nedir?

#http://video.shiftdelete.net/y/6949524e8400d13a4d3683a4421e27ff.flv#

Bilimkurgu gerçek oldu

Biyonik teknoloji bu konuda hayati önem taşıyor. Mühendis ve bilim adamlarının yaptığı ortaklaşa çalışmalar sonucunda insan vücudunu taklit edecek olan robot uzuvlar yapılması planlanıyor. Örneğini Star Wars filmlerinde gördüğümüz ve yapılması imkansız gibi gözüken biyonik uzuvlar üretime geçmeye hazır.

BeBionic adlı firma bugün düzenlediği basın toplantısıyla dünyanın en hasas ve gelişmş biyonik elini tasarladıklarını açıkladı. Yayınladığımız videoda bilimkurgunun artık gerçek olduğunu görebilirsiniz.

:: Bir kaza geçirsenzi kaybettiğiniz uzunuz yerine biyonik bir ürün kullanır mıydınız?

 

FPS Oyunları Tarihi

Aksiyon meraklılarının en çok ilgi gösterdiği türlerin başında belki de FPS (First Person Shooter – Birinci Şahıs Görünümlü Aksiyon Oyunu) var. Kendi görüş açınızla ilerlediğiniz bu yapımlar, hem grafik açısından en gelişmiş teknolojileri kullanır, hem de oynanabilirlik açısından takdire şayandır. İşte kronolojik sıralamayla FPS tarihinin mihenk taşları:

Wolfenstein 3D – PC (1992)

İşte FPS türünün atası! id Software‘in geliştirdiği Wolfenstein 3D‘nin adına aldanmayın. Mekanlar 3 boyutlu olsa da, düşmanlar 2 boyutluydu. Hiçbir kötü adamı arkadan göremiyordunuz. Ne yaparsanız yapın, sizi yüzü dönük karşılıyorlardı. Nazilere karşı savaş verdiğimiz yapımın final sürprizi, elinde iki adet minigun ile bizi karşılayan Hitler‘di! Yapımı, aynı yıl satışa sunulan Spear of Destiny takip etti.

{pagebreak::Doom – PC (1993)}

Doom – PC (1993)

id Software‘in Wolfenstein bombasından bir sene sonra FPS türünün bir başka kült ismi Doom satışa sunuldu. Bu kez Wolfenstein’ın aksine, düşmanları 8 farklı açıdan görebiliyorduk. Bu sayede gerçek 3 boyutluya yakın bir seviyeye ulaşılmıştı.

{pagebreak::Heretic – PC (1994)}

Heretic – PC (1994)

O yıllarda FPS türünde id Software’in imzasını taşıyan yapımlar öne çıkıyordu. Firmanın ortaklarından Raven Software‘in hazırladığı Heretic, diğer id oyunlarınından farklı ve fantastik atmosferiyle, türe yeni bir soluk getirmişti. Orta çağdan kalma mekanlar arasında gezinirken, karşımıza ne Naziler çıkıyordu, ne de elimizde minigun ile ilerliyorduk…

{pagebreak::Hexen: Beyond Heretic – PC (1995)}

Hexen: Beyond Heretic – PC (1995)

Raven ve id Software ortaklığı Hexen: Beyond Heretic’te de devam etti. Resmen olmasa da Heretic’in devamı olarak kabul gören Hexen, kasvetli atmosferiyle daha önce tatmadığımız bir FPS deneyimi yaşatmıştı.

{pagebreak::Duke Nukem 3D – PC (1996)}

Duke Nukem 3D – PC (1996)

Nihayet id Software hegemonyasını kıran bir yapım ile 1996 yılında karşılaştık. 3D Realm imzalı Duke Nukem 3D, eğlenceli yapısı ve başarılı görselleriyle kısa zamanda sevildi ve adını unutulmazlar arasına kazıdı. Buna karşın 1996’da id’nin 3D Realm’a cevabı ağır oldu.

{pagebreak::Quake – PC (1996)}

Quake – PC (1996)

Tamamen 3 boyutlu olarak geliştirilen ilk FPS oyunuydu Quake 1. 1996 yılında satışa sunulduğunda, son derece başarılı oynanabilirliğiyle dikkat çekmişti. Ayrıca oyun motoru da, id Software’in bir başka gelir kapısı olmaya başladı.

{pagebreak::Outlaws – PC (1997)}

Outlaws – PC (1997)

LucasArts’ın unutulmaz klasiği Outlaws, çizgi roman benzeri görselleri ve eğlenceli Vahşi Batı atmosferiyle büyük ilgi toplamıştı. Sürükleyici öyküsüyle başında uzun saatler yaşatan yapım tek eksiği o yıllarda yaygınlaşmaya başlayan multiplayer gibi gözüküyordu. Devamı gelmemesi üzücü oldu.

{pagebreak::Unreal Tournament – PC (1999)}

Unreal Tournament – PC (1999)

Piyasaya giren Epic Games, Unreal Tournament ile beklenmedik bir başarıya imza attı. En az Quake II kadar başarılı olan yapımın, oyun motoru da farklı firmalar tarafından kullanıldı.

{pagebreak::Quake III – PC (1999)}

Quake III – PC (1999)

id Software’in oyun satışından çok oyun motoru satışından para kazandığı dönem Quake 3 ile başladı. Bu yapımın öyle başarılı bir alt yapısı vardı ki, sayısız oyunda kullanıldı. Grafikleriyle göz dolduran yapım, sistemleri de çok fazla zorlamıyordu.

{pagebreak::Medal of Honor: Allied Assault – PC (2002)}

Medal of Honor: Allied Assault – PC (2002)

İçerdiği Normandiya çıkarmasıyla o yıllara kadar gördüğümüz en dramatik savaş atmosferlerinden birini bilgisayarlarımıza taşıyan Medal of Honor, Electronic Arts imzasını taşıyordu.

{pagebreak::Far Cry – PC (2004)}

Far Cry – PC (2004)

Başında üç Türk’ün bulunduğu Crytek’in geliştirdiği Far Cry, satışa sunulduğu anda oyun dünyasında kendine sağlam bir yer edindi. Geniş haritası, id Software’in bile yapmaya cesaret edemediği açık alanlarıyla Far Cry, sıra dışı bir deneyim sunuyordu.

{pagebreak::Doom 3 – PC (2004)}

Doom 3 – PC (2004)

id Software geri döndü! Muhteşem grafikleriyle Doom 3, adından uzun bir süre söz ettirdi. Ancak bu görsel şöleni yaşamak için çok iyi bir makineye ihtiyaç vardı.

{pagebreak::Half-Life 2 – PC (2004)}

Half-Life 2 – PC (2004)

FPS oyunlarından bahsedilir de Half-Life’dan bahsedilmez mi? İlk oyunuyla gönüllere taht kuran yapım, ikincisiyle başarısını sürdürmekle kalmayıp, daha da geniş kitlelere yaydı.

{pagebreak::F.E.A.R. – PC (2005)}

F.E.A.R. – PC (2005)

Monolith firmasının geliştirdiği F.E.A.R. satışa sunulduğunda büyük sürpriz oldu. Zira kimse böyle isimsiz bir firmadan bu denli büyük başarı beklemiyordu. Japon yapımı korku filmlerini andıran karakterleri ve ürkütücü atmosferiyle F.E.A.R., devam oyunlarından çok daha özgün ve etkileyiciydi.

{pagebreak::Call of Duty: Modern Warfare – PC (2007)}

Call of Duty: Modern Warfare – PC (2007)

Infinity Ward tarafından geliştirilen Call of Duty: Modern Warfare, serinin önceki oyunlarının aksine İkinci Dünya Savaşı’na ara vererek, modern zamanlara dönmüştü. Dramatik kurgusu ve daha önce yaşamadığımız kadar gerçekçi savaş atmosferiyle Modern Warfare unutulmazlar arasında yer aldı!

{pagebreak::Crysis – PC (2007)}

Crysis – PC (2007)

Crytek’in ikinci oyunu Crysis, tüm dünyada büyük yankı yarattı. O zaman dek görülmemiş derecede gerçekçi görselleriyle yapım, tüm oyun camiasının hayranlığını kazandı. Çok iyi bir sisteminiz yoksa en yüksek ayarlarda çalıştıramadığınız Crysis, ardından gelen ek paketiyle uzun soluklu bir serüven yaşattı.

{pagebreak::Halo 3 – X360 (2007)}

Halo 3 – X360 (2007)

Microsoft’un oyun konsolu Xbox ve Xbox 360 için geliştirilen Halo serisi, baştan sona her daim oyun dünyasının beğenisini kazanmayı bildi. Özellikle Halo 3, görselleri ve oynanabilirliğiyle, kardeşlerini geride bırakan bir yapımdı. Konsol sahipleri, özledikleri FPS fenomenini bu yapımda buldu.

{pagebreak::BioShock – PC (2007)}

BioShock – PC (2007)

Hikayesiyle gönüllere taht kuran BioShock’un altında epey sağlam bir alt yapı bulunuyordu. Rapture adı verilen ve denizin altında bir şehir tasarlayan yapımcılar, Art Deco mimarisini kullanmıştı…

{pagebreak::Left 4 Dead – PC (2008)}

Left 4 Dead – PC (2008)

Half-Life’ın yapımcısı Valve imzalı yapım, sıra dışı bir multiplayer keyfi yaşatarak, başında eğlenceli saatler geçirmemize neden olmuştu. Zombilere karşı kapıştığımız yapımda, 4 kişilik bir grubun üyesi konumundaydık…

{pagebreak::Crysis 2 – PC, PS3, X360 (2010)}

Crysis 2 – PC, PS3, X360 (2010)

Crytek’in yeni yapımı, bu yıl içerisinde satışa sunulacak. Şimdiden görselleriyle ağızları açık bıraktıran yapım, FPS meraklıları tarafından heyecanla bekleniyor.

:: Bu oyunlardan hangilerini oynadınız?

Star Trek Microsoft’la Çalışıyor

TRT‘nin tek televizyon kanalı olduğu dönemlerde Uzay Yolu (Star Trek) adlı dizi büyük küçük herkesin sevgilisiydi. Yurtdışında zaten büyük ilgi çeken bu bilimkurgu yapımı ülkemizde ise dizi yokluğundan dolayı çok daha fazla dikkat çekti.

#http://video.shiftdelete.net/y/547ef30fc3eca57d713f1266bbebcfd5.flv#

Kampüse girenler şaşırıyor

Atılgan (Enterprise) gemisiyle uzayın hiç gidilmeyen yerlerini keşfeden ekip maceraları sayesinde biliminde gelişimini belirli oranda etkilemişti. Son günlerde Star Trek yeniden basının gündeminde. Ancak bu ilginin nedeni ne seriye eklenen yeni bir film ne de dizinin devam bölümlerinin duyurulması.

Yazılım firması Microsoft, Washington’da bulunan ofislerini bu ünlü dizinin karakterleriyle süsledi. 2008 yılında bir sanatçı tarafından hazırlanan Mirror Universe adlı sergide, Kaptan Kirk, Mr.Spock ve Dr.McCoy gibi Atılgan‘ın sembolleşmiş karakterleri kullanılmıştı.

Işınlanır gibi duran bu karakterler Microsoft’un Washington kampüsünü gezenleri karşılıyor.

:: Ülkemizdeki şirketlerin de bu tarz sürprizler yapmasını ister misiniz?