Yalın ADSL Tasarruf İçin Önemli

Son dönemin en çok tartışılan konularından biri de yalın ADSL uygulaması. İnternet kullanımı için sabit telefon zorunluluğunu ortadan kaldıran yalın ADSL sisteminin nasıl uygulanacağı hâlâ tartışma konusu. Telkoder yaptığı açıklamayla sistemin ADSL ihtiyaçlarını düşereceğini belirtti.

Tüketiciler tarafından büyük bir sorun olarak görülen sabit ücret konusunda, bir vatandaşın başvurusu üzerine Rekabet Kurumu Türk Telekom’un Temmuz 2009‘a kadar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu‘na (BTK) başvuruda bulunarak “Yalın ADSL” hizmeti sunumunun başlatılması yönündeki karar almıştı.

Yalın ADSL tasarruf sunacak

Son olarak Haziran 2010‘da Türk Telekom aleyhine “sabit telefon aboneliğinin iptal edilmesi ve internet aboneliğinin devam etmesi” talebiyle açılan davada Yargıtay 13. Hukuk Dairesi de tüketicileri haklı bularak sabit telefon abonesi olmadan internet abonesi olunabileceği yönünde karar verdi.

Dernek bu uygulama yapıldığı zaman internet abonelerini sayısınında artacağını belirtti.

:: Yalın ADSL uygulamasını destekliyor musunuz?

Microsoft Size Sevindirici Bir Mail Atabilir

Microsoft geçtiğimiz gün resmi dağıtımı başlayan Office 2010‘u tüm dünyada yaygınlaştırmak için ilginç kampanyalar yapmaya devam ediyor. Bu kampanyaların birinde Office 2007 alanlara bir sonraki sürüme ücretsiz geçiş hakkı tanınacağı belirtilmişti.

Rastgele Office 2010 dağıtıyorlar

Şimdi ise firma Office 2010 Beta testlerine katılan kullanıcılara ufak bir jest yapmaya başladı. Program paketini halka açık betadan kullanan tüketiciler kayıt işlemi için kullandıkları e-posta adreslerinde Microsoft’tan gelen bir mesajla karşılaştı.

Bu mesajı açan kullanıcılar ise yazılım firmasının ufak sürpriziyle karşılaştılar. Microsoft teste katılanlara Office 2010‘un tam sürümünü ISO (sanal disk) dosyası olarak hediye etti. Ancak bu sürpriz hemen herkes için geçerli değil. Şansınız varsa sizin de kutunuza bu hediye postası gelmiş olabilir.

:: Office 2010 Beta testine katıldınız mı? Size de bu hediye içerikli posta geldi mi?

Yeni Transformers Güzeli Sette!

Yapımcı ve yönetmen Michael Bay ile yaşadığı anlaşmazlıkların ardından Transformers 3 filminin kadrosundan çıkarılan Megan Fox’un yerine kimin geleceği yalnızca birkaç hafta tartışıldı.

Michael Bay önderliğindeki yapım ekibi, kısa süre içinde Victoria Secret modeli Rose Huntington-Whiteley’i filmin kadrosuna kattı. Setinden ilk görselleri yayınlanan Transformers 3’ün karelerinde tabii ki dikkat çeken, robotlardan çok Victoria Secret güzeli oldu. İşte Rose Huntington-Whiteley’in ve Autobod’ların Transformers 3 setindeki ilk görüntüleri:

{pagebreak::Ironhide Ve Optimus Prime}

Ironhide Ve Optimus Prime

{pagebreak::Bumblebee}

Bumblebee

{pagebreak::Yeni Robotlar}

Yeni Robotlar

{pagebreak::Rose Huntington-Whiteley}

Rose Huntington-Whiteley

:: Transformers 3, sizce ilk iki film kadar başarılı olacak mı? Bu tür filmler ilginiz çekiyor mu?

Zebra, Türkiye Ofisini Açtı

Baskı çözümleri konusunda uzman Zebra Technologies firması, Türkiye ofisini İstanbul’da açtı. Gelecek ile ilgili projelerini basın ile paylaşan firmanın açılışı, Zebra Technologies Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Rod Rodericks, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Pazar Geliştirme Müdürü Mark Thomson ve Türkiye Ülke Müdürü Can Tolu‘nun katılımıyla gerçekleştirildi.

Doğu, Orta ve Kuzey Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan bölgede 40 yılı aşkın bir geçmişi bulunan Zebra, ülkemizde aktif olarak faaliyete başladı. Yakın gelecekte sağlık sektöründe ve mobil baskı konularında hizmet vermeyi projelendiren firma, sahip olduğu güçlü satış kanalları, güvenilir referansları, sağlam altyapısı ve doğru kaynakları ile İstanbul ofisinden hizmet sunuyor.

Ayrıca toplantıda Can Tolu, Zebra’nın, tıbbi yanlışlıklardan kaynaklanan ölümlerin önlenmesine yardımcı olmak hedefiyle geliştirdiği Z-band hasta bilekliklerinden dünya çapında 125 milyondan fazla sattığını vurguladı. Bu sayede hastalar arasında yaşanacak olası bir karışıklığın da önü alınmış olacak.

:: Sizce sağlık sektöründe Z-band’ların kullanılması olumlu etki yaratır mı?

Bilardo Oynayan Robot

Dünyanın dört bir yanındaki mühendis ve yazılımcılar insanı en iyi şekilde taklit edecek bir robotu hazırlamak için çalışmalarına devam ediyor. Bu uğurda hazırlanan robotlar genelde tek bir iş için uzmanlaştırılıyor. PR3 robot ise bilardo oynamak için tasarlanmış.

#http://video.shiftdelete.net/y/d2a7448471e1bb9b95b5c60f24cc9b3b.flv#

Bilardo vuruşlarına uygun bir kol yapısına sahip olan bu makine özel kamera sistemi sayesinde topun yerini sürekli takip edebiliyor. Arka planda çalışan yazılım ise robotun yapacağı hamleleri hesaplamasını sağlıyor.

:: Böyle bir robot ile bilardo oynamak ister miydiniz?

Hayatını Twitter Yönetecek

Eğer birinin hayatını bir hafta boyunca kontrol edebilecek olsaydınız, ona ne yaptırırdınız? Bu soruya kesin bir cevap veremiyorsanız, bunu bizzat yaşayıp öğrenmeye ne dersiniz?

Bir reklam ajansında çalışan David Perez adlı kişi, bir hafta boyunca Twitter’da kendisini takip edenlerin isteklerini yapacak.

Cannes Lions Uluslararası Reklam Festivali’ne katılacak olan David Perez, festival boyunca üzerinde webcam bulunan bir gözlükle canlı yayın yapacak. Perez, bu projenin patronunun fikri olduğunu ve kendisinin de hemen kabul ettiğini söyledi.

Canlı yayında takip

Festival süresince takipçilerinin Twitter üzerinden kendisinden istediklerini yapacak olan David Perez, David on Demand adını verdiği bu olaya günde sadece 3 saatlik uyku molası için ara verecek. (Twitter’da sansür iddiası)

David Perez’i Twitter’dan takip edip ona ne yapacağını söylemek için buraya tıklayabilirsiniz. Şu ana kadar yaklaşık 1900 kişi David Perez’i Twitter’dan takip ediyor.

:: David Perez’den festivalde ne yapmasını isterdiniz?

İşte Sony’in Tabanca Teknolojisi

Geçtiğimiz günlerde başlayan oyun fuarı E3 en çok Microsoft ve Sony‘in gövde gösterileriyle beğeni topladı. Tanıtılan oyunlardan bu iki firmanın hazırladığı ürün şovları insanların ilgisini çekti. Microsoft oyun dünyasına sadece vücut hareketleriyle yönetilen Kinect‘i katarken, Sony ise en büyük rakibine üç boyutlu oyun teknolojisi ve move adlı kontrol sistenini tanıttı.

Silahlı oyunlar daha gerçekçi olacak

Sony move adlı özel kontrol cihazını kamera ve özel kumandalarla destekliyor. Bu teknoloji için tasarlanan diğer sistem ise Call of Duty ve Crysis gibi FPS (birinci şahıs bakış açısı) oyunlarını hedef alıyor. Firma bu tarz silahlı oyunların yakaladığı satış başarısından faydalanmak için özel bir silah sistemi tasarladı.

Move shooter adlı bu özel kontrol cihazı sayesinde Sony, Call of Duty gibi birinci şahıstan silah kullanılan oyunlara gerçekçilik katılmayı hedefliyor. Sony’in bu teknolojisi aslında pek de yeni değil 80’li yıllardan bu yana çeşitli firmalar benzer silah kontrol cihazları tasarlamışlardı.

Ancak benzer ürünler sadece belirli oyunlara destek verirken move shooter tüm iddialı yapımlarda kullanılabilecek.

:: Sony’in bu silahıyla Call of Duty oynamak ister miydiniz?

Dünyanın En İyi Futbolcusu Kim?

Günümüzde hemen hemen tüm spor dalları istatistik biliminden faydalanıyor. Teknik direktörler, takım sahipleri ve hatta izleyiciler bile sahadaki oyuncuların her bir hareketini takip ediyorlar.

ABD’de bulunan Northwestern Üniversitesi’nden biyoloji ve kimya mühendisi Prof. Luis Amaral, Dünya Kupası heyecanının yaşandığı bu günlerde, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi oyuncusunun kim olduğunu bilimsel olarak belirleyecek bir algoritma geliştirdiğini açıkladı. (2010 Dünya Kupası bu stadyumlarda yapılıyor – GALERİ)

Geliştirilen sistem Euro 2008’in en iyi oyuncularının Xavi ve Sergio Ramos olduğunu söylüyor

Geliştirdiği algoritmayı 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası üzerinde kullanan Prof. Amaral, buradaki en iyi 20 oyuncuyu sıraladı. İlk iki sırada İspanya’dan Sergio Ramos ile Xavi Hernandez’in yer alması, Amaral’ın doğru yolda olduğunun bir göstergesi.

{pagebreak::Futbol bir takım oyunudur}

Futbol bir takım oyunudur

Prof. Amaral’ın sistemi bugüne kadar futbolcu performanslarını ölçen çalışmalardan biraz daha farklı. Daha önceleri oyuncunun bireysel olarak başardığı şeyleri dikkate alarak yapılan ölçümlerin hatalı olabileceğini belirten Amaral, futbolun bir takım oyunu olduğunun unutulmaması gerektiğini düşünüyor.

Prof. Amaral’ın geliştirdiği model ile İspanya’nın maçları böyle gözüküyor

Amaral, geliştirdiği modelde takımları bir ağ, oyuncuları da bu ağın elemanları olarak görüyor. Topu kendi arasında en çok ve farklı yollarla dolaştırıp, kaleye ulaşan takımın daha iyi olduğu bu modelde en iyi oyuncular, pas alışverişinde en büyük rolü üstlenen ve golle sonuçlanan paslaşmalarda en sık bulunan oyuncular olarak belirleniyor.

{pagebreak::Gelmiş geçmiş en iyi kim?}

Gelmiş geçmiş en iyi kim?

2010 Dünya Kupası’ndan sonra bu turnuvanın da en iyi oyuncusunun kim olduğunu belirleyeceğini belirten Amaral, geliştirdiği sistemin Arjantin-Nijerya maçının en iyi oyuncusunu Messi olarak belirlediğini söyledi.

Gelmiş geçmiş en iyi kim, bu yolla belirlenebilir

Prof. Luis Amaral, bu algoritma ile dünyanın gelmiş geçmiş en iyi oyuncusunun kim olduğu sorusunun da cevabını bulabileceklerini söyledi.

Amaral’ın algoritması, dönemin futbol mantalitesi gibi durumlardan etkilenmediği için “Pele mi, Maradona mı, Messi mi, Ronaldo mu?” gibi sorular tüm maçlar incelendikten sonra bulunabilir.

:: Sizce dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu kim?

Bu Otomobiller Aklınızı Başınızdan Alacak!

Kompakt sınıf: Diğer bir deyişle C Sınıfı veya küçük aile otomobilleri. Onlara ne derseniz deyin, dünyanın en çok satan model ailesi konumundalar. Neden mi? Çünkü isimleri gibiler ve geniş iç hacimle, üst sınıflara oranla uygun fiyatı bir potada eritmeyi başarıyorlar.

 

 

Daima zirveye oynayan VW Golf, Yıllarca Avrupa’nın en çok satan otomobili olan Opel Astra, Dünyanın en çok satan araçlarından biri olan Toyota Corolla veya Japon fenomeni Honda Civic. İşte şimdi sınıfın ötesine geçeceğiz ve spor otomobil keyfi ve kompaktın bileşimiyle ortaya neyin çıktığını inceleyeceğiz.

{pagebreak::VW Golf}

2.0 litre, hem sıkıştırılmış hem de turbo eklenmiş motoruyla 208 beygir gücü üretebiliyor. Ürettiği beygir gücü, ona 100 kilometre saat/sürate 6.9 saniyede ulaşıp, saatte 240 km. son hız yapabilmesine olanak tanıyor.

 

 

 

Golf’un işçiliği ise sınıfının zirvesinde. Alman otomobillerinin tüm iyi yönlerini yanına almış olan Golf, GTi modeliyle sınırlarının dışına taşıyor. Yine de donuk ve gerekli derecede sportif olmayan iç mekanı, fazla iddialı olmayan dış çizgileri ile zaman zaman eleştirilmekten kurtulamıyor.

{pagebreak::Ford Focus RS}

Ford’un İngiltere’deki Mühendis takımı Tickford tarafından hayata geçirilen proje, önce Racing Puma adıyla yaratıldı. Amerika temelli bir firma olmasına rağmen, safkan bir Alman otomobili olan (Ford’un Avrupa Kanadı tarafından Köln’de üretiliyor) Ford RS, meydanı Golf’e bırakmamaya niyetli.

 

 

Ultimate Green(Nihai Yeşil) rengiyle önce göz banyosu yaptıran RS, 0-100 kilometre hızlanması için 5.9 saniyeye ihtiyaç duyup, saatte 263 kilometre/saat son sürat yaparak, Volkswagen GTi’a az da olsa( VW, elini güçlendirmek için R ailesini yarattı) üstünlük sağlıyor.

{pagebreak::Audi S3}

Alman otomobillerinden başladık, onlardan devam edelim: 2006 yılında yenilenip piyasaya sürülen S3, Volkswagen Golf’ün platform kardeşi konumunda. 2.0 litrelik Turbo şarj ünitesine sahip motor ünitesi, 261 beygir gücü kolayca üretebiliyor.

 

 

Audi S3; 0-100 kilometre ivmelenmesini 5.5 saniyede gerçekleştirebilirken, son sürati elektronik olarak 250 kilometre/saat ile sınırlandırılmış. Kardeşi TT ile motorundan, iç aksama kadar ortak yüzlerce parçası bulunan S3, sınıfının en pahalı otomobillerinden biri.

{pagebreak::Sıra İspanyol Ateşinde}

Audi S3 veya VW Golf gerçekten iyi otomobiller olabilirler ancak tasarım açısından Seat’i bambaşka bir kategoriye sokmak gerekir. 2.0 litre TSi motor ünitesi içeren Seat Leon Cupra, 6000 devirde 241 beygir güç üretmekte zorluk çekmiyor.

 

 

0-100 kilometre hızlanmasını 6.4 saniyede tamamlayan ve tasarımıyla köpekbalıklarını andıran otomobil, 250 kilometre/son sürate ulaşabiliyor. Cupra’nın eleştirilen yönü ise; dış tasarım ile karşılaştırıldığında çok sönük kalan, gri ağırlıklı iç mekanı.

{pagebreak::Civic Type R}

Ateşli kompaktlar denilince, akla ilk gelen isimlerden biri olan Type R; Japon üretici Honda’nın medari-iftiharı. Yakıcı kırmızı rengi ve şaşırtıcı iç mekanı ile otomobilden çok uzay gemisini andıran Type R, Avrupalı rakipleriyle boy ölçüşebilecek becerilere sahip.

 

 

2.0 litrelik motor ünitesi 222 beygir güç üretebilen Type R, 0-100 kilometre ivmelenmesini 6.6 saniyede tamamlayıp 238 kilometre/son sürat hıza ulaşabiliyor.

{pagebreak::Evrim başlasın: Lancer Evo}

2007 yılında Japonya, 2008 başında ise Avrupa ve Amerika pazarlarında satışa sunulan Mitsubishi Lancer Evolution, incelememizin tek sedan otomobili.  Evo’nun 10.nesli de, öncüleri gibi tüm dünyada geniş bir hayran kitlesine sahip. Sahip olduğu yetenekler ile bunu hak ediyor gibi.

 

 

280 beygir gücü üretebilen 4 silindirli 2.0 litre motor ünitesi, aracın 0-100 kilometre hızlanmasını 4.8 saniyede gerçekleştirmesine olanak tanıyor.  Evolution X, elektronik olarak sınırlandırılmış 250 kilometre son sürate sahip.

{pagebreak::Efsaneler ölmez, yalnızca şekil değiştirir: Impreza WRX STi}

Lancer Evolution’ın ezeli rakibi olarak görülen Impreza’nın son neslinde, Subaru radikat bir değişikliğe imza attı. 4 kapılı sedan tasarım yerini, 5 kapılı Hatchback’e bıraktı. Elbette bu serinin hayranlarının epey tepkisini çektiyse de, bazı şeyler değişmedi.

 

 

Impreza WRX, 2.5 litelik motoruyla 265 beygir güç barındırıyor. Bu da ona 5.0 saniyelik 0-100 kilometre ivmelenmesi ve elektronik olarak sınırlandırılmış 250 kilometre/saat son hız kazandırıyor. Hatchback kasaları ne kadar eleştirilse de ( bu nedenle pek çok pazarda sedan versiyonlar satışa sunuldu), keyif faktörü açısından kayıp olmadığı kesin.

:: Siz hangi otomobili tercih ederdiniz ve neden? Bizimle paylaşın.

 

 

 

 

 

 

Şimdiden Office 2013 Konuşuluyor!

Bilindiği gibi, Microsoft’un Office 2010’u, dün itibariyle dünyanın her yerinde raflardaki yerini almaya başladı. Office 2010, yeni yeni kullanıcıların kurcaladığı bir yazılım olmasına rağmen, Microsoft’un, bir sonraki Office yazılım paketi olan Office 15 (muhtemelen Office 2013 olacak) ile ilgili bilgileri gün yüzüne çıkıyor!

Firmanın sunucularında bulunan bir PDF dosyasında, Office 15 ile ilgili bilgiler herkesin dikkatini çekti! Esasında PDF dosyasını oluşturan kurum Microsoft değil, Basex isimli bir yazılım firması. Fakat Basex‘in bu dosyası (dosyanın başlığı, “Office 2010’da Ne Gibi Yenilikler Var?”), Microsoft’un sunucularında yer alıyor, ki bu da dosyayı önemli hale getiriyor.


Daha Office 2010 dün piyasaya sürülmüşken, Office 2013 konuşulmaya başlandı bile!

PDF’in içerisinde geçen bir cümlede; “Office 2010’un yayınlandığı sırada Microsoft mühendisleri Office 15 kod adlı bir sonraki ofis yazılım paketinin üzerinde çalışmaya başladı bile” cümlesi geçiyor. Ayrıca LinkedIn üyesi Microsoft mühendislerinin CV‘lerinde Office 15’in görsel tasarım ve yer alacak yeni zellikleriyle ilgili çalışmaların yapıldığı mesajı yer alıyor.

:: Siz de Office 15’in 2013’te mi piyasaya sürüleceğini düşünüyorsunuz?

 

Bada’lı Samsung Ön Siparişte

Mobil World Congress 2010 etkinliğinde duyurulan Bada işletim sistemine sahip ilk cihaz hakkındaki detayları sizlerle daha önce paylaşmıştık. Bir hayli güçlü donanımsal özelliklere sahip olan telefonun donanımından ziyade Bada işletim sistemi daha çok merak ediliyor. Ülkemize ne zaman geleceği merak konusu olan telefona dair Telpa’dan yeni bir adım geldi.

Super AMOLED ekranlı Samsung için ön sipariş toplamaya başladığını duyuran firma gri ve siyah renk seçenekleri ile cihazı satışa sunacak. 999TL fiyat ile sunulan Samsung S8500 Wave’e Telpa sayfalarından alındığı takdirde 6 taksit imkânı da sunulmuş. Siz de uzunca bir süredir Samsung’un bu en yeni cihazını bekleyenlerdenseniz hemen http://www.telpa.com/wave/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

:: Samsung S8500 Wave ülkemizde beklenen ilgiyi görür mü?

YouTube’dan Yeni Bir Editör!

Ülkemizde halen daha erişimi engelli olan dünyanın en popüler video paylaşım platformu YouTube, video yükleyicilerinin, yükledikleri videoları daha rahat düzenleyebilmesi ve üzerlerinde oynayabilmesi için yeni bir özelliği aktif hale getirdi!

YouTube Editor adını alan yeni bir bölüm sayesinde, siteye video yükleyen kullanıcılar, yükledikleri videoları düzenleyebilecek ve üzerlerinde çeşitli oynamalar yapabilecek. Üstelik bu işlemleri, videoyu yükleme esnasında yapmak zorunda olmayacaklar!

Diğer bir deyişle, 2 sene önce yüklediğiniz bir videoyu bile dilediğiniz anda yeniden düzenleyebilir, başlığını değiştirebilir, yüklediğiniz videoları ard arda ekleyebilir ve arkalarına yeni sesler ekleyebilirsiniz!

Video kolajcılar için oldukça büyük bir fırsat olan YouTube Editor‘un bir diğer artı özelliği ise, cloud-computing tabanlı, yani bulut bilişim tabanlı yapıya sahip olması! Üzerinde oynadığınız videoya yeni başlık ekleyerek, sağ tarafında bulunan Publish, yani Yayınla butonu aracılığıyla siteye eklemiş oluyorsunuz.

Bu yeni özelliği denemek için buraya tıklayabilirsiniz

:: YouTube Editor özelliğini beğendiniz mi?