Mobil Bing Artık Daha Fonksiyonel

Google adına an itibariyle en önemli rakip olarak görülen Bing, şu sıralar sükûnet içersinde olsa da aslında içten içe büyük bir hızla gelişmeye devam ediyor. Bing’in mobil yüzü konusunda da ince eleyip sık dokuyan Microsoft, daha kullanışlı bir mobil arama motoru yaratmak çabasında.

Mobil cihaz operatörlerinin, belirli ücretler karşılığında kullanıcılarına sunduğu, sinema seansları, maç sonuçları gibi bilgileri son derece basit bir biçimde ekrana getirmeyi amaçlayan Bing, şu anda sadece Amerika için geçerli olmak koşuluyla detaylı maç sonuçları, futbolcu verileri gibi bilgileri getirebiliyor. Bunun yanı sıra uçak kalkış saatleri, uçuş numaraları gibi bilgilere de Bing ekranından erişmek oldukça basit.

Tüm bunların yanı sıra Bing’in sunduğu en önemli özellik ise, arayüzünün dokunmatik ekranla daha uyumlu hale getirilmesi. Artık m.bing.com adresinde ekran klavyesini kullanmak son derece kolay ve keyifli. Microsoft bu konuda yaptığı açıklamada, özellikle iPhone, Zune HD, Samsung Omnia gibi cihazların adını vermekten de kaçınmıyor.

:: Bing’i akıllı telefonunuz ile kullanıyor musunuz?

Blackberry App World Güncellendi

Çok kısa bir süre önce, mobil yazılım mağazaları rüzgârından payına düşeni almak isteyen RIM, Blackberry App World ile çok kapsamlı olmasa da temel düzeyde bir çok uygulama sağlayan bir dükkânı faaliyete geçirmişti.

Tıpkı Nokia’nın Ovi Store istemcisi gibi bir yazılıma da sahip olan mobil uygulama mağazası, ihtiyacınız olan uygulamaları aramayı ve yeni çıkan uygulamaları incelemeyi çok kolay ve keyifli hale getiriyor.


Blackberry App World diğer uygulama mağazaları ile kıyaslandığında oldukça sığ kalıyor.

Yeni güncelleme 1.1.0.23 sürüm numarasına sahip. Çoğunlukla hataları gidermeye yönelik yeniliklerin yer aldığı yükleme paketinde, özellikle Blackberry 5 ile yaşanan uygulama çökmesi, bağlantı kesilmesi gibi sorunları gideriyor.

Burada yer alan resmi Blackberry sayfasından yazılımın en yeni sürümünü indirebilirsiniz.

:: Mobil yazılım mağazalarını kullanıyor musunuz?

İnternette Bedava Reklam Fırsatı

4

Webmaster‘ların buluşma platformu R10.net ve önemli bir yatırımla tüm internet kullanıcılarına hitap eden yeni portal Ok.net‘in birlikte gerçekleştirdiği kampanya sayesinde internette bedava reklam hakkı kazanabilirsiniz.

Ne Yapmak Gerekiyor?

Yapmanız gerekenler oldukça basit. http://www.ok.net/r10 adresinde üyelik girişi yapıp (değilseniz ücretsiz üye olabilirsiniz) 3 kolay soruyu yanıtlamak. Sonrasında, 107 TL değerinde Google Adwords kuponu ile internette en etkili tanıtımı gerçekleştirebilirsiniz.

:: Bu fırsat hakkında ne düşünüyorsunuz? Merak ettiklerinizi paylaşın.

Nintendo DS’de 3G’lenecek

Nintendo başkanı Satoru Iwata, İngiliz Financial Times gazetesine verdiği röportajda Nintendo DS‘in geleceğinden bahsetti. Iwata, Amazon’un e-book okumaya yarayan “Kindle” cihazı benzeri bir altyapıyı yakın gelcekte DS konsoluna uyarlamaya çalışacaklarını, bunun iş dünyası için yeni bir model olduğunu ve kullanıcıya herhangi bir bağlantı maliyetinin yüklenmemesinin gayet mantıklı olduğunu belirtti.


3G’li DS’ler çok yakında

Bilindiği üzere Amazon Kindle yeni e-book ve dijital döküman benzeri içerikleri indirmek için bir 3G servis sağlayıcısına bağlanıyor fakat bağlantı ücreti cihazın satış fiyatına dahil olduğu için Kindle kullanıcıları bağlantı ve indirme yaparlarken hiçbir ücret ödemiyorlar. Iwata benzer bir sistemle DS için sanal bir kütüphane kurabileceklerini ve sürekli güncellenen içeriklerle PSP GO ve İPhone‘un online uygulama merkezlerine karşı güzel bir misilleme ile cevap verebileceklerini ifade ediyor. Ayrıca Iwata DS için söz konusu 3G eklentisinin konsolun fiyatını arttıracağını ve tek korkusunun da kullanıcıların fiyat artışından şikayetçi olmaları olduğunu söylüyor.

:: 3G özellikli Nintendo DS için ne kadar ödeyebilirsiniz ?

İlk Hafta Oyunları

Geride bıraktığımız E3 ve Tokyo Game Show 09 fuarlarında kendilerinden epey söz ettiren ve hemen hemen tüm platformlardaki oyuncular tarafından çıkışları uzun süredir beklenen yapımların birçoğu Kasım ayının gelmesiyle raflardaki yerlerini birer birer alacak. İşte Kasımın ilk haftası piyasada olacak oyunlar:


Uzun süredir beklenen dört yapım

Need for Speed: Nitro–WII, DS–EA Games
Dragon Age: Origins–X360, PS3, PC–Electronic Arts
Need for Speed: Nitro–WII, DS–EA Games
Jak and Daxter: The Lost Frontier–PS2, PSP–SCEA
Jurassic: The Hunted–X360, PS3, PS2, WII–Activision
Lego Rock Band–X360, PS3, WII, DS–Warner Bros.
Pro Evolution Soccer 2010–X360, PS3–Konami
Star Wars Battlefront: Elite Squadron–PSP, DS–LucasArts
Star Wars: The Force Unleashed – U. Sith Edition–X360, PS3, PC
Agatha Christie: ABC Murders–DS
Yoga for Wii–WII–Dreamcatcher
Playmobil 2 Pack–PC–Dreamcatcher

:: Listedeki oyunlardan sizin beklediğiniz hangisi ?

Google Latitude’a Yeni Özellik

Google Latitude, Google Maps üzerinden konumunuzu bir harita üzerinde işaretleyebilmeyi ve bu konum bilgisini, istediğiniz kişilerle paylaşabilmenizi sağlayan, oldukça başarılı bir servis. Symbian, Blackberry, Windows Mobile ve iPhone üzerinde çalışabilen yazılım, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça yoğun olarak kullanılıyor.

 

Bu servisin, Google tarafından yeni duyurulan yeni yeteneği ise iki farklı fonksiyon içeriyor. İlki ise Google Konum Geçmiş fonksiyonu. Buna göre, bulunduğunuz konumlar Google Maps üzerinden belirli aralıklarla kontrol edilerek, tarihsel bir düzende kayıt altına alınıyor. Böylelikle istediğiniz tarih aralığını girerek, geçmişe dönük bir takip gerçekleştirebiliyorsunuz.

Bir diğer yenilik ise konum alarmı. Google Konum Uyarıları adı verilen bu özellik, henüz beta aşamasında. Bu yenilik sayesinde, Latitude kullanan arkadaşlarınız yakında olduğunda uyarı alabilirsiniz. Elbette ki olur olmaz yerlerde uyarı almıyorsunuz. Google’ın üzerinde çalışmaya devam ettiği servis, rutin uyarıları da sezgisel olarak filtreliyor. Filtrelenmeyip size bildirilen uyarılar ise Google tarafından şöyle ifade edilmiş: “Siz ya da arkadaşınız alışılmadık bir saatte olağan bir yerdeyseniz bilgilendirileceksiniz.”

Yine çok sevilecek gibi görünen yeni Latitude özellikleri, elbetteki aktif hale getirdiğiniz takdirde kullanılabiliyor. Konum takip işlemleriniyse Google Desktop üzerinden gerçekleştirebiliyorsunuz. Hemen buradan Latitude adresine gidebilir ve servisi Google hesabnızla aktif hale getirebilirsiniz.

:: Google’ın gelişen “Latitude” servislerinin kişisel özgürlükleri kısıtladığını düşünüyor musunuz?

Blu-Ray Üreticilerinin Başı Dertte

DVD‘den Blu-Ray teknolojisine geçiş beklenenden yavaş oluyor. Bunda en büyük pay, iki sistem arasındaki yüksek fiyat farkı. Blu-Ray disklerin piyasaya çıkışının üzerinden hatırı sayılır bir zaman geçti, ancak bu teknoloji fiyat olarak çok kayda değer bir gerileme göstermedi.


Artık bu teknolojiye çok daha ucuza ulaşma şansımız var.

Yaşanan bu olay, Amerikan Adalet Departman’ını (US Justice Department) harekete geçirdi. Departman, üretici şirketlerin anlaşma yaparak fazladan kar aldığını iddia ediyor. Bu yüzden, Sony, Toshiba ve Hitachi markalarına soruşturma açıldı. Yasal işlemler bittikten sonra eğer bu firmalar haksız bulunursa, çok daha ucuza Blu-Ray disk ve okuyucu üretmek zorunda kalacaklar.

:: Fiyatlar ucuzlarsa Blu-Ray teknolojisine geçmeyi düşünür müsünüz?

Wii Nabız Cihazının Çıkış Tarihi Açıklandı

İlginç kontrol sistemleriyle ilgi çeken Wii konsoluna yeni bir özellik daha geliyor. Wii Vitality Sensor adlı bu cihaz parmağınıza takılacak ve nabzınızı ölçecek. Nintendo Başkanı Satoru Iwata, yaptığı açıklamada bu yeni kontrol sisteminin 2010 yılında piyasaya sürüleceğini açıkladı.


Wii yakında şeker ölçer çıkartırsa şaşırmayın

Iwata ayrıca bu cihazın sadece bir nabız ölçer olmayacağının altını çizdi. Şirket bu teknolojiyi çok daha eğlenceli amaçlarla kullanacak. Anlaşılan önümüzdeki yıl çıkacak olan Wii oyunlarını kalp atışlarımızla bile kontrol edebileceğiz.

:: Kalp atışlarıyla oyun kontrol etmek eğlenceli olabilir mi?

Apple’ın MS’ten Esinlendiği 10 Özellik

Steve Jobs, bir keresinde “Windows işletim sistemi fikri Apple’dan alıntı” demişti. Bu iddiasında ne kadar haklı bilemeyiz. Bildiğimiz bir şey varsa o da, hem Mac OS X‘in hemm de Windows serilerinin bugünlere gelmesi, diğerinin gelişimi sayesinde oldu. Zira iki dev teknoloji firması da birbirlerinden birçok defa esinlendi.

Geçtiğimiz hafta Microsoft’un Apple’dan esinlendiği 10 özelliği yazdık. Şimdi de Apple’ın Microsoft’tan esinlendiği özellikleri inceliyoruz. İki taraf da birçok defa birbirlerinin özelliklerini kendi işletim sistemlerine entegre ettiğinden, ana hatları dışında kullanım açısından birbirine benzeyen özelliklerde işletim sistemleri çıkmış oldu.

{pagebreak::Yönlendirme Paneli}

Yönlendirme Paneli

Windows’ta dosyalar arasında gezinirken, klasörün solunda açık olan yönlendirme paneli, oldukça hoş ve kullanıcıya büyük kolaylık sağlayan bir özellik. Windows‘un bu özelliğinin adı yönlendirme paneli (Navigation Pane) iken, Apple’da bu özellik, Finder Sidebar ismiyle yer almış. Tabii Windows’tan sonraki zamanlarda… Dolayısıyla Apple’ın, Microsoft’tan esinlendiği ilk özelliklerin başında bu yönlendirme paneli geliyor.

Finder Sidebar ilk defa Mac OS X 10.3 Panther‘de görüldü. Microsoft ise bu özelliği, Panther’den 2 sene önce Windows XP’de kullanmıştı. Windows ayrıca açılıp kapanan dizin listelerini de yönlendirme paneline ekledi.

{pagebreak::Adres Çubuğu}

Adres Çubuğu

Windows kullanıcılarının, klasörler arasında kaybolmasını engelleyen adres çubuğu, diğer adıyla adres satırı, Apple’ın Microsoft’tan esinlendiği bir diğer özellik. Bu özellik, Windows Vista ile birlikte gün yüzüne çıkmıştı. Mac Path adıyla da Mac OS X 10.5 Leopard‘ta yerini hemen aldı. Hangi yolu kullanarak o klasöre gelindiğini gösteren Mac Path, Windows’taki versiyonu kadar işlevsel değildi.

Windows versiyonunda dizin yolu üzerinde hangi klasöre tıklarsak o klasöre gidebiliyoruz. dolayısıyla, özelliği işletim sistemine ilk entegre eden Microsoft, bu alanda Apple’a öncü olmuş oldu denilebilir.

{pagebreak::Yönlendirme Butonlarında İleri Geri}

Yönlendirme Butonlarında İleri Geri

Yine bir klasör özelliği ile karşı karşıyayız. Microsoft, ilk olarak Windows 2000’de hayata geçirdiği, ekranın sol üstünde bulunan ve dizin yolu üzerinde ileri geri gitmemizi sağlayan yönlendirme oklarını bulan taraf oldu. Apple da bu özelliği 2001 yılında Mac OS X 10.1 Puma‘ya dahil etti. Fakat tek bir farkla; klasörlerde sadece geri butonu vardı.

2002 yılında piyasaya sürülen Mac OS X 10.2 Jaguar‘a ileri butonu dahil edildi. Böylece Windows 2000 ile birlikte gelen ileri geri yönlendirme okları, tam anlamıyla Mac OS X serisine dahil edilmiş oldu.

{pagebreak::Simgeleri Küçültme} 

Simgeleri Küçültme

Mac OS X 10.6 Snow Leopard (Kar Leoparı), pencereleri simge durumuna küçültmek için bir seçenek daha ekledi. Bu seçenek varsayılan olarak kapalı geliyordu. Dock panelinde yeni bir ikon oluşturmak yerine dökümanın penceresini ait olduğu uygulama ikonunun içine minimize edebiliyordunuz.

Windows bunu Görev Çubuğu ile birlikte uzun süredir zaten yapıyor. Ayrıca Windows’un Görev Çubuğu’nda aynı öğeleri gruplayabilme gibi özellikler de mevcut.

{pagebreak::Uzak Masaüstü Bağlantısı}

Uzak Masaüstü Bağlantısı

Uzak Masaüstü Bağlantısı, aynı ağ üzerinde çalışan bilgisayar sistemlerinde oldukça işlevsel bir özellik. Özellikle iş yeri sahipleri, ağ uzmanları veya sistem yöneticileri birçok durumda uzak masaüstü bağlantısını kullanmak zorunda kalabiliyor. Mac OS X 10.5 Leopard ile birlikte Apple, Screen Sharing uygulamasına sahip oldu. Bu programa “/System/Library/CoreServices” dizininden ulaşılabilir. Aynı zamanda iChat üzerinden de programa erişilebilir.

Apple’daki Screen Sharing, Windows’taki Uzak Masaüstü Bağlantısıyla (Remote Desktop Connection) aynı işleve sahip. Üstelik Screen Sharing, ilk defa 2007’de Leopard’ta kullanılmışken, Microsoft, 2001 yılında piyasaya sürdüğü XP’de bu özelliği kullanmaya başlamıştı. Üstelik Microsoft, Mac kullanıcıları daha Screen Sharing ile tanışmamışken, Uzak Masaüstü Bağlantısını Mac üzerinden çalıştırabilecek ücretsiz bir versiyonunu da Mac kullanıcılarına hediye etmişti.

{pagebreak::Yedekleme}

Yedekleme

Son dönemin en önemli konularının başında dosya yedekleme geliyor. Apple, Time Machine uygulaması adı altında dosyaları yedeklemeye ve sistemi geri yüklemeye olanak sağlıyor. Apple bu fikri Microsoft’tan çalmış değil. Sadece belli başlı özellikleri Windows 7’deki “Backup and Restore” uygulamasına benziyor. Windows 7 ise bu özelliği, “Sistem Geri Yükleme” gibi, önceki Windows serilerinin devamı olarak içerisinde barındırıyor.

Uzun lafın kısası, Windows ilk yedekleme ünitesine sahip işletim sistemiydi. Apple’ın yedekleme ünitesi, Microsoft‘un ilk hamlesinden sonraki yıllarda Mac OS X içerisinde hayat buldu.

{pagebreak::Kontrol Paneli}

Kontrol Paneli

Windows’taki Kontrol Paneli‘ni (bilinen adıyla: Denetim Masası) bilmeyen yoktur. Sistem ayarlarıyla ilgili hemen her ayarı bu panelden yapabiliyoruz. Apple‘da da benzer bir panel var, ve adı “System Prefences”. Fakat durum sanıldığı kadar basit değil. Apple’da “System Prefences”tan önce sistem ayarları “Kontrol Paneli” adı altında birçok ayrı dosyada bulunuyordu. Arkaplan için ayrı bir dosyayı açmamız gerekirken, çözünürlük için ayrı bir pencereyi açmamız gerekiyordu. Microsoft, bu ismi Apple’dan aldı ve kendine uyguladı. Fakat bu sefer tüm sistem ayarlarını bir yerde topladı.

Microsoft‘un bu hareketiyle kullanıcıya ne kadar kolaylık sağlandığını gören Apple da Microsoft’un yaptığını yaptı ve tüm sistem ayarlarını tek bir yerde topladı. Fakat kendilerinin bulduğu “Control Panel” ismini Windows kullanmaya başlamıştı bile. Dolayısıyla Apple da Mac OS X 10.0 Cheetah‘ta sistem ayarlarının menüsüne “System Prefences” adını verdi.

{pagebreak::Exchange 2007 Desteği}

ActiveSync ve Exchange 2007 Desteği

Mac serileri uzun süredir iş uygulamaları konusunda Windows serilerinden bir adım öndeydi. Windows’a Exchange Server geldikten sonra işler biraz değişir gibi oldu. Mac OS X 10.6 Snow Leopard, Exchange Server 2007‘deki grup düzenleme, kontak ve elektronik posta servislerine doğal destek vermeye başladı.

{pagebreak::Alt Tab}

Alt Tab

Windows‘ta, birçok uygulama penceresi açıkken, Alt+Tab tuş kombinasyonu sayesinde bu uygulamalar arasında rahatlıkla gezinebiliyoruz. Alt+Tab tuş kombinasyonu ilk defa 1990’da Windows 3.0 ile birlikte kullanıldı. O tarihten bu yana kombinasyonu, işlevini sürdürüyor. Apple da bu tür bir kombinasyonun eksikliğini hissetmiş olacak ki, 2003 yılında piyasaya sürülen Mac OS X 10.3 Panther‘e aynı işlevi gören Command+Tab tuş kombinasyonunu ekledi.

Microsoft, Vista ile birlikte arabirimde büyük değişikliklere gitti. Aero arabirimi sayesinde artık Alt+Tab, görsel açıdan da hoş gözüken bir özellik. Hatta Windows 7’de bu kombinasyonun görselliği iyice artırıldı.

{pagebreak::Komut Satırı}

Komut Satırı

Bundan 15 sene kadar önce bir hayli popüler olan MS-DOS komut istemi, Windows işletim sistemlerinde kullanılıyordu. Birçok insan MS-DOS isminden dolayı bunu bir Microsoft ürünü sanıyor. Fakat aslında Microsoft da başka bir firmadan DOS’un patentini satın almış ve MS-DOS olarak kullanmaya başlamıştı.

Gelişen arabirimler sayesinde MS-DOS’a pek ihtiyaç kalmadı ve Microsoft, Windows içerisinde bu arabirimi kullanmaya başladı. Adını da Komut Satırı (Command Prompt) koydu. Komut Satırı, DOS değil fakat aynı işleve sahip bir GUI. Apple, bu arabirimi Mac serisine kopyalamadı fakat, işlevselliğinden yararlanmak için Terminal adını verdiği bir özellik ekledi.

:: Bu rekabette hangi firma sizce daha yaratıcı olmuş?

Trend Micro’dan Sunucu Güvenliği

Trend Micro, hem internet bulutunun korunmasını sağlayan, hem de fiziksel, sanal ve bulut bilgi işlem ortamlarında veri merkezlerinin veri koruma, güvenlik ve uyumluluk ihtiyaçlarını karşılamada işletmelere yardımcı ürün ve çözümleri içeren ileri düzey sunucu güvenliği stratejisini duyurdu.

Trend Micro’da ileri düzey sunucu güvenliğine yönelik ana ürün olan Trend Micro Deep Security, bütün sunucunun korunduğu sunucu güvenliği için yeni bir paradigma sunuyor. Buna, işletim sistemi, bilgi işlem ortamından bağımsız olarak üst düzeyde ve kapsamlı güvenlik için ağ ve uygulama katmanları, sanallaştırma platformu ya da veri depolama lokasyonu dahil bulunuyor.

 

Trend Micro’nun ileri düzey sunucu güvenliği çözümleri, dinamik veri merkezleri için sektörün en kapsamlı koruma ve güvenlik yönetimini sağlıyor.

 

Trend Micro Deep Security şu noktalar üzerinde duruyor:

• İster fiziksel, ister sanal, isterse bulut içinde olsun, sunucunun kendisinde bir savunma katmanı kurarak veri ihlallerini ve bozulmalarını önlemek
• Sanal ve bulut bilgi işlem ortamlarında güvenlik yönetimi maliyetini düşürmek
• PCI, SAS 70, FISMA, HIPAA dahil çeşitli düzenleme ve standartlara uyumluluğu mümkün hale getirmek
• Konusunda son derece uzman olan ve kâr için çalışan bilgisayar korsanlarının düzenlediği SQL enjeksiyonu ve sitelerarası betik çalıştırma saldırıları gibi, şirketler açısından fiziksel ve sanal dünyalarda sıkıntı yaratan anlık güvenlik sorunlarına karşılık vermek.

:: Trend Micro’nun ürünlerini kullanıyor musunuz?

Lise Öğrencilerine Vitamin

Smile adsl, smile vitamin ilköğretim paketinden sonra lise ve lise çağındaki gençlere internet üzerinden Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Dil ve Anlatım, Tarih ve İngilizce öğrenme fırsatı sunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretim programıyla uyumlu olan smile vitamin lise, liselilerin gerçek ihtiyaçlarını anlayarak bu doğrultuda özel bir öğrenme yolu sunuyor. Son derece pratik olan smile vitamin lise, gençleri okuldaki sınavlarına ve ÖSYS’ye hazırlıyor.

Smile vitamin lise paketine üye olan öğrenciler sesli ve canlandırmalı konu anlatımları, interaktif deneyler, sorular ve çözümleri, videolu çözümlü örnekler gibi birçok eşsiz içerikten faydalanabiliyor. Ders anlatımından sonra öğrenci, bilgisini tarama testleri ile sınayabiliyor, eksik olduğunu belirlediği konularda smile vitamin lise’de arama yapabiliyor.

Akıllı bir öğretim programı olan smile vitamin lise, aranan soru ya da konuya bakarak öğrencinin temelde eksiklik yaşadığı kavramları saptıyor ve bu kavramlarla ilgili hızlı ve kolay konu anlatımlarını, çözümlü örneklere öğrencinin karşısına getiriyor.

 

Matematikten İngilizce’ye, Fizik’ten Biyoloji’ye her konuda eğitime destek veren dersler ile smile adsl, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) hazırlıkta da bir numaralı yardımcı.

 

Smile vitamin lise öğrenmeyi daha ilgi çekici hale getiriyor. Dersler arasında konularla ilgili skeçlerin ve esprilerin yer aldığı videolar öğrencilerin mola vermesi ve rahatlamasını sağlıyor. Böylece öğrenciler bir yandan eğlenirken bir yandan da öğreniyorlar.

Tüm smile adsl aboneleri, aylık sadece 7 TL‘ye ya da senelik 48 TL’ye smile vitamin lise hizmetinden faydalanabiliyor. Paket fiyatı birden çok çocuğu olan aileler için kullanıcı sayısı arttıkça azalıyor. smile vitamin lise, 2 kullanıcı için ayda sadece 13 TL’ye, 3 kullanıcı içinse ayda sadece 19 TL’ye satın alınabiliyor. Paketlerin yıllık fiyatıysa sırasıyla 84 TL ve 120 TL.

:: Smile Vitamin, TTNet Vitamin’e rakip olabilecek mi?

İşletmeler AVG’nin Koruması Altında

AVG Technologies, küçük işletmeler için geliştirdiği son güvenlik ürünlerini kullanıcılarına duyurdu. AVG Internet Security Business Edition 9.0 ve AVG Anti-Virus Business Edition 9.0 yeni nesil tüketici ürünleri, artırılmış koruma ve hız düzeyleri ile daha güvenli ve daha kolay bir yönetim sunuyor. AVG küçük işletmeler için sunduğu ürünleri ile işletmelerin sınırlı bilgi teknolojisi kapasitelerini desteklemeye devam ediyor.

 

 

AVG Internet Security Business Edition 9.0 ve AVG Anti-Virus Business Edition 9.0 ürünlerini 5 kullanıcı için bir yıllık 170.95 TL’den başlayan fiyatlarla satın alabilirsiniz.

 

AVG’nin küçük işletmelere sunduğu güvenlik çözümleri, verimlilikteki koruma etkisini en aza indirerek sistem yapısına bağlı olarak önceki sürümlerine göre taramada %50 daha hızlı. Kombine antivirus ile anti-spyware taraması sunan yeni akıllı teknoloji, sistem dosyalarını ilk taramada güvenli / güvensiz (riskli) olarak işaretliyor. Güvenli dosyalarda herhangi bir yapısal değişiklik olmaması durumunda bu dosyaları bir sonraki taramaların dışında tutuyor.

Bugünün online dünyasında artan tehditlere karşı AVG’nin işletmeler için sunduğu güvenlik çözümleri reaktif ve proaktif teknolojileri birleştirerek gerçek zamanlı optimize koruma sağlıyor. Bilenen tehditler için imzaya dayanan korumanın temeline ileri teknoloji davranış analizi, in-the-cloud (şüpheli) ve white listing (temiz liste) teknolojisini ekleyerek günde yaklaşık on binlerce tehdidi yönetiyor.

:: AVG anti virüs hakkında ne düşünüyorsunuz?