Twitter Yine Alkış Topladı!

Son dönemin en popüler sitelerinin başında gelen Twitter, eğlenceli bir rol üstlenmesine rağmen, hayat kurtarıcı olabilir. Geçtiğimiz günlerde dünyanın en popüler golf oyuncusu Tiger Woods, evinde bir kaza geçirmiş ve hastaneye kaldırılmıştı. Eşi tarafından evinin bahçesinde yere yığılmış bir şekilde bulunan ünlü sporcu, apar topar hastaneye kaldırılmış ve hastanede tedavi altına alınmıştı. Olayı duyan muhabirler, Tiger Woods kazasını dünyaya duyurmaya başlamıştı.

Fakat muhabirlerin unuttuğu bir şey vardı. O da; Twitter! Tiger Woods’un kaza haberi, muhabirler tarafından dünyaya duyurulmadan önce dünya tarafından biliniyordu. Zira çoktan Twitter üzerinden kaza haberi yayılmıştı. Aynı şekilde Tiger Woods’un hastaneden taburcu edildiğini de ilk defa dünya, Twitter’dan duydu.

Görünen o ki Twitter, habercilerin mesleğini de ellerinden almak üzere. Derdini 140 karakter anlatmak zorunda olan Twitter kullanıcıları, bu sayede kısa ve anlamlı cümleler kurmaya daha yatkın bir hale geliyor. Dolayısıyla Twitter’daki haberler de saf haber niteliği taşıyan kelimelerden oluşuyor.

:: Bu konu hakkındaki görüşlerinizi forumda bizimle paylaşın

HD 5970’in İçinde Ne Var?

DirectX 11 destekli HD 5000 serisi ile son dönemde büyük başarı yakalayan AMD, geçtiğimiz haftalarda bu serinin en güçlü üyesi olan çift grafik işlemcili HD 5970′i piyasaya sürdü. Zaten yeterince iyi performans veren HD 5800 serisinde kullanılan Cypress kod adlı grafik işlemcilerinden iki adet barındıran HD 5970, şu an için piyasada bulunan en güçlü ekran kartı konumunda.

2 GB belleğe sahip olan HD 5970’in her bir GPU’su 725 MHz hızda çalışıyor. 3200 adet shader barındıran ATI Radeon HD 5970, kendinden önceki en güçlü kart olan GeForce GTX 295′ten yaklaşık %25 daha fazla performans veriyor. Kartın yurtdışındaki satış fiyatı ise 599$. Bu canavarın içinde neler var merak ediyorsanız, ilerleyen sayfalara bir göz atın.

{pagebreak::1}

İki adet GPU’nun bulunduğu yerleri arkadan görebiliyoruz

Vidaları sökünce arka kısım ayrılıyor

{pagebreak::2}

Kapağı çıkarınca fan ve soğutma kanalları ortaya çıkıyor

Soğutma sisteminin arka kısmı da bu şekilde. GPU’lara denk gelen kısmı görebilirsiniz

{pagebreak::3}

Karşınızda HD 5970’in en temel hali

 

GPU’nun arkadan ve yakından görünüşü. Belleklerin bir kısmının da arka tarafta yer aldığını görüyoruz

{pagebreak::4}

Fotoğrafın sol tarafında geri kalan Hynix marka bellekleri görebilirsiniz

 

ATI’nin kendi tasarımı olan PCI Express yongası

:: AMD’nin HD 5000 serisi ile yakaladığı başarı hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Netbook’larda AMD Devri

Çift çekirdekli AMD Athlon Neo MV40 (1.5 GHz) veya Athlon X2 Neo L335 (1.6GHz) işlemcisine sahip olan Wind U230, RS780MN yonga seti ile birlikte toplam 4 GByte kapasiteli DDR2 bellekleri destekleyebiliyor. Radeon HD 3200 grafik yongasına sahip olan bu ürün, D-Sub ve HDMI çıkışları ile birlikte 12.1 inç büyüklüğündeki LCD ekranı (1366 x 768 çözünürlüğüne ulaşıyor) ile fark yaratıyor.

MSI Wind U230, yakın bir zamanda piyasada olacak. Ürünün fiyatı henüz belli değil.


1.3 kg ağırlığında olan bu ürün 160, 250 ve 320 GByte kapasiteli disklerle birlikte satılacak. LAN, WLAN, Bluetooth ve üç adet USB yuvasına sahip olan U230, 3 veya isteğe göre 6 hücreli pil ile birlikte gelecek.

:: Bu ürün ilginizi çekti mi?

Nvidia GeForce Sürücülerini Yenilendi

Nvidia, 195.62 sürüm adını taşıyan yeni Geforce sürücüsü, 32 ve 64 bit Windows XP, Vista ve Windows 7 işletim sistemlerde çalışabiliyor. Beta sürümü ile kıyaslandığında herhangi bir yenilik içermeyen bu sürücü daha çok hata düzeltmeler üzerine duruldu.

 

Yeni sürücüyü yüklemek için tıkla


Nvidia’nın yeni sürücüsü özellikle oyunlar için birçok hata düzeltmeye sahip. Fallout 3, Borderlands ve Need for Speed: Shift gibi oyunlar bu yeni sürücü ile daha düzgün çalışabilecek. Bu sürücü aynı zamanda Windows Media Center ve 3DMark 2006 için düzeltmeler de içeriyor

:: Sürücü güncellemesi yapıyor musunz?

PlayStation 3’ün ABD Ordusunda Ne İşi Var?

ABD Hava Kuvvetleri, New York’ta yapılacak askeri bir araştırma için Sony’den 2200 adet PlayStation 3 satın aldığını açıkladı. Yeni alınan bu PS3’ler New York’taki Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuarı’nda kullanılmakta olan diğer 363 oyun konsolunun arasına katılacak.

ABD Hava Kuvvetlerinin, PlayStation 3′te bulunan Cell işlemcilerini çoklu radar görüntüleme ve yüksek tanımlı video işleme görevleri için kullanacağı açıklandı. Bunun dışında, PlayStation 3′lerin, verileri insan beynine benzer bir şekilde işleyen bilgisayarlar tasarlamaya odaklanan bir araştırma dalı için de kullanılacağı belirtiliyor.

:: Sizce ABD Hava Kuvvetleri PS3’leri ne için kullanacak?

Xbox’ın Kalesinden Yeni Görüntüler

Son yıllarda oyun dünyası Bioware‘in geliştirdiği yapımları konuşuyor. Yakın zamanda Dragon Age adlı hediyesiyle gündeme oturan firma geçmişte, Star Wars: Knights of the Old Republic, Neverwinter Nights ve Baldur’s Gate gibi son derece başarılı serilere imza attı. 2007’de satışa sundukları Mass Effect ise, evvela X360 için raflarda yer bularak adeta konsolun kalelerinden biri oldu. PC sürümü yaklaşık 6 ay sonra piyasaya sürülmesine karşın, PS3 için asla geliştirilmeyen Mass Effect’in devamı yolda.

26 Şubat’ta hem PC hem de Xbox360 için mağazalara dağıtılacak olan yapımın iki yeni trailer’ı yayınlandı. İşte görselleriyle büyüleyen Mass Effect 2:

#http://trailers-ak.gametrailers.com/gt_vault/10875/t_massef2_tali.flv#

{pagebreak::2}

#http://trailers-ak.gametrailers.com/gt_vault/10875/t_masse2_adept_doc.flv#

:: Bioware’in en sevdiğiniz RPG oyunu hangisi? Mass Effect 2’den neler bekliyorsunuz?

HP iPrint Ovi Store’da!

Teknoloji devi HP’nin iPhone ve iPod Touch üzerinde yer alan fotoğrafların çıktısını alabilmeyi kolay hale getiren yazılımı iPrint’in, Windows Mobile ve Symbian versiyonunu kısa bir süre önce duyurmuştu.

Hem dokunmatik ekranlı 5. Sürüm Symbianlar’da hem de 3. Sürüm S60’larda çalışabilen mobil uygulama, ücretsiz olarak Ovi Store üzerindeki yerini de aldı. Sadece 250Kb boyutundaki yazılım, Wi-Fi desteği bulunan yazıcılardan 6″ x 4″ boyutlarında çıktı alabilmenizi sağlıyor. Doğrudan mobil cihazınızın galerisine erişen uygulama, kullanışlı ve hızlı bir arayüze sahip. Programı burada yer alan Ovi Store adresinden indirebilirsiniz.

:: Yazıcınız Wi-Fi desteğine sahip mi?

Android İçin Photoshop Artık Global

Adobe’ın mobilleşme çalışmaları kapsamında önce iPhone ardından da Android sürümü yayınlanan Photoshop, an itibariyle tüm dünyada kullanılabilir hale geldi. Yayınlandıktan hemen sonra Kanada ve Amerika’daki Androidler tarafından kullanılabilen ve bu yerler dışında Android Market üzerinden indirilmeye çalışıldığında, içeriğin bulunduğunuz konuma uygun olmadığı uyarısını veren Photoshop Mobile, artık ülkemiz dâhil her konumdan indirilebiliyor.

An itibariyle Android Market üzerinden indirilebilen Photoshop, yayınlanan ilk versiyonundan farklı bir sürüm numarasına da sahip. Özellikle kullanıcılar tarafından raporlanan hataların tümüyle giderildiği, Adobe tarafından belirtilen bir başka ayrıntı. Küçük iyileştirmelerin ve görsel rötuşların yer aldığı güncel sürüme, eski versiyon kullanıcıları da “update” seçeneğinden sahip olabilir.

:: Photoshop’u başka hangi mobil platformlarda görmek isterseniz?

 

Rapidshare ile Dosya Paylaşın

Her ne kadar başka konularla gündeme daha sık gelse de, Rapidshare aslında çok başarılı bir online dosya paylaşma servisi. Bilgisayarınızda bulunan ve birden fazla kişiyle paylaşmak istediğiniz dosyaları tek tıkla Rapidshare ağına yükleyin ve elde edeceğiniz bağlantı adresini, dosyayı indirmesini istediğiniz kişilere gönderin.

:: Rapidshare dosya paylaşım animasyonunu izlemek için tıklayın.

Bu işlemin nasıl yapılacağı hakkında kafanızda soru işaretleri varsa, sizler için hazırladığımız animasyonu izleyerek online dosya paylaşımında ilk adımlarınızı güvenle atabilirsiniz:

:: Başka hangi yöntemlerle dosya paylaşıyorsunuz?

Internet Explorer 8, 24 Saat Hizmette

Microsoft’un internet tarayıcısı Internet Explorer 8’de yer alan SmartScreen özelliğini henüz duymadıysanız; kendisi kötü niyetli web sitelerini belirleyip, IE kullanıcılarını bu sitelerden uzak tutan bir hizmet. Özellikle sahte Facebook sitelerinin şu aralar hayli gündemde olduğu sanal alemde, Microsoft yetkililerinin açıklamalarına göre her gün 2 milyona yakın zararlı URL, SmartScreen tarafından tespit edilip engelleniyor.

,

Eğer Internet Explorer’ın eski sürümlerinden birini kullanıyorsanız, Microsoft’un duyurduğu bu başarılı özellik ile son sürüme terfi etmek için artık bir sebebiniz daha var demektir.

:: Internet Explorer 8 kullanıyor musunuz?

ASUS UL30A İnceleme

Dizüstü bilgisayarlar her geçen gün daha da yaygınlaşmaya devam ediyorlar. Tüm dünyada satışlara baktığımızda dizüstü bilgisayar satışlarının, masaüstü bilgisayar satışlarının önüne geçtiğini görüyoruz. İnsanlar artık bilgisayarlarını yanında taşımak ve her yerde kullanabilmek istiyorlar. Bu sebeple dizüstü modellerin gördüğü ilgi sürekli artıyor.

ULV sınıfı dizüstü bilgisayarlar pek fazla bilinmiyor

Ancak bir dizüstü bilgisayar almadan önce, alacağınız ürünü ne şekilde kullanacağınızı iyi düşünmelisiniz. Dizüstü bilgisayarlar kullanım alanlarına ve şekillerine göre çeşitli sınıflara ayrılmış durumdalar. Performanstan vazgeçip, çok hafif ve sadece çok basit işlemleri yapabilen bir model arıyorsanız netbook’lara, oyun oynamak, yüksek kalitede film izlemek istiyorsanız oyun dizüstülerine yönelmelisiniz. Oyun dizüstüleri pahalı geldiyse performanstan biraz ödün vererek uzun pil ömürlü ve netbook’lardan daha güçlü standart modelleri tercih edebilirsiniz. Ancak bunların da ağır olması, taşıma konusunda sıkıntı yaşatabilir.

{pagebreak::ULV sınıfının farkı}

ULV sınıfının farkı

Peki, hem hafif ve ince, hem de oyun oynayacak kadar olmasa da iyi performans veren bir dizüstü almak istiyorsanız ne yapmalısınız? Bunun cevabı ULV dizüstü modelleri olacaktır. Ultra Low Voltage’ın kısaltması olan bu üç harfi gördüğünüz zaman aklınıza incelik ve ortalama performans gelmeli.

Üründe Intel Core 2 Duo SU9400 işlemci yer alıyor

Intel’in bu sınıfa dahil işlemcilerinden çift çekirdekli Intel Core 2 Duo SU9400 işlemcisine sahip olan ASUS UL30A da bu bahsettiğimiz modellerden biri. 1,4 GHz’lik saat hızına sahip olan bu işlemciyle beraber 4 GB belleğe sahip olan ASUS UL30A’da grafik yongası olarak tümleşik Intel GMA X4500 MHD bulunuyor.

{pagebreak::PCMark Vantage}

PCMark Vantage

{GRAPH::372}

{GRAPH::373}

{GRAPH::374}

{GRAPH::375}

{GRAPH::376}

{GRAPH::377}

{GRAPH::378}

{GRAPH::379}

{pagebreak::Performans}

Performans

Sahip olduğu bu donanım sayesinde ürün, aynı sınıftaki rakiplerine kıyasla çok daha iyi performans sunuyor. Yaptığımız performans testlerinin hepsinde ASUS UL30A, diğer ULV sınıfı dizüstü bilgisayardan iyi performans verdi. Bazı alanlarda farklar göz ardı edilebilecek seviyede olsa da ürün liderliği hiçbir teste kaptırmayarak bizlerin beğenisini kazandı.

UL30A performans açısından türünün en iyileri arasında

Performanstan bahsedince aklınıza oyun oynamak gelmesin. Bu tip modellerle akıcı bir şekilde oyun oynamak imkansız. Genel olarak ince olmaları nedeniyle, içlerinde bulunan donanımın da bazı sınırları var. Ancak öte yandan film seyretmek, müzik dinlemek, ofis uygulamaları kullanmak, internete girmek gibi işlerde UL30A’nın performansı rakiplerinden bir adım ötede.

{pagebreak::İncelik ve pil ömrü dengesi}

İncelik ve pil ömrü dengesi

ULV sınıfı dizüstü bilgisayarların en önemli özelliklerinden biri küçük ve ince boyutlara sahip olmaları. Netbook modelleri kadar ufak boyutlarda değiller elbette fakat onlardan daha fazla performans veriyorlar. 32,2 x 23,3 x 1,48 cm boyutlara sahip olan ASUS UL30A’nın da pil ömrü konusunda çok muhteşem bir performans gösterdiğini söyleyemeyeceğiz. Battery Eater ile yaptığımız pil ömrü testinde üründe bulunan dört hücreli 2200mAH pil tam 154 dakika dayanabildi. ASUS’un, 12 saat dayandığını iddia ettiği pilin biraz daha uzun süre çalışmasını beklerdik.

Ürün şık ve ince

Tasarım konusuna gelecek olursak ASUS UL30A’nın dış görünüşünün gerçekten çok şık olduğunu söylemeliyiz. Parlak siyah rengin hakim olduğu ürünün dış görünümü gerçekten çok güzel olduğunu söylemek gerek. Bu renk, tasarım ve incelik ile birleşince ortaya çok daha hoş bir görüntü çıkarıyor. Ürünün pil dahil ağırlığı 1,5 kg. Bu sayede taşıma konusunda hiçbir zorluk yaşamıyorsunuz.

{pagebreak::Ekran ve klavye}

Ekran ve klavye

Ufak boyutlara sahip dizüstü bilgisayarlarda yaşanan en önemli sorunlardan biri klavyenin kullanışsız olmasıdır. ASUS UL30A ise bu konuda hiçbir sıkıntı yaşatmıyor. Tuşların boyutları gayet büyük ve basması kolay. Tuşların büyük ve kullanışlı olmasının götürüsü ise nümerik klavyenin kaldırılması olmuş fakat bu da fazla dert edilecek bir şey değil. Touchpad ise bizim görüşümüze göre çok kullanışlı değil. Tuşlara basmak biraz zor ve parmağınızın algılanmasında ara sıra sorunlar yaşanabiliyor.

Klavyenin kullanımı oldukça rahat

ASUS UL30A’da bulunan 13,3 inçlik ekran en yüksek 1366 x 768 çözünürlüğe destek veriyor. Ekranın parlaklık seviyesi gayet tatminkar ve renkler gerçekten canlı yansıtılıyor. Bunların haricinde ürünün üzerinde üç adet USB girişi ve birer adet HDMI ve VGA çıkışı yer alıyor.

{pagebreak::Sonuç }

Sonuç

ULV sınıfı dizüstü bilgisayarlar kullanıcılar tarafından fazla bilinmiyorlar. Aslına bakılacak olursa bu sınıftaki ürünlerin sağladığı avantajlar oldukça fazla. Netbook’lara kıyasla biraz daha büyük olmalarına rağmen ULV dizüstü bilgisayarlar sunduğu performansla daha başarılı ürünler olarak göze çarpıyor. Netbook’ların performansından memnun değilseniz, incelikten ve hafiflikten ödün vermeden ULV sınıfı ürünlere yönelebilirsiniz.

UL30A bizlerin beğenisini kazanmayı başardı

Test merkezimizde konuk ettiğimiz ASUS UL30A ise bu sınıfta rastladığımız en iyi modellerden biri. Performans açısından benzerlerinden bir adım ileride olan UL30A tasarımı, hafifliği ve kullanışlılığı ile de bizlerin beğenisini kazanmayı başardı. Pil ömrü konusunda ise biraz geride kalan ürün yine de kendine yeni bir dizüstü bilgsayar almak isteyenlerin mutlaka düşünmesi gereken bir model.

{pagebreak::Teknik özellikler}

Teknik özellikler

ASUS UL30A

Dizüstü bilgisayar

İşlemci: Intel Core 2 Duo SU9400 (1,4 GHz)
Yonga seti: Mobile Intel GS45 Express
Bellek: 4 GB DDR3 1066 MHz
Ekran: 13.3″ (1366 x 768)
Grafik yongası: Intel GMA X4500MHD
Sabit disk: 2,5″ SATA 320 GB
Kart okuyucu: SD, MMC, MS, MS-Pro, XD
Kamera: 0,3 MP webcam
Pil: 4 hücre 2200mAh
Boyutlar: 32.2 x 23.3 x 1.48 cm
Ağırlık: 1.50 kg (pil dahil)
Giriş çıkışlar: 1 x Microphone-in, 1 x Headphone-out, 3 x USB 2.0, 1 x RJ45 LAN, 1 x HDMI, 1 x VGA

Bilgi için: ASUS Türkiye
Web: http://www.asus.com.tr/
Fiyat: –

:: ASUS’un bu modelini nasıl buldunuz?

Office 2010 Beta İnceleme

Microsoft‘un merakla beklenen program paketi Office 2010 Beta olarak yayınlanmaya başladı. Test süreci sırasında, programı kullanıp fikirlerinizi firmaya aktarıyorsunuz. Bu şekilde, esas sürümün gelişmesine yardımcı olacaksınız. Sizin için bu ofis paketinin içerdiği programları inceledik.

Windows 7‘ye benzerliğiyle dikkat çeken Office 2010’un en büyük özelliği, geliştirilmiş menüleri ve her programın farklı bir renkte çalışması. Mesela Word’ün dosya menüsü maviyken, Excel’in ki yeşil. İşte merak edenler için programın Professional Plus sürümüyle ilgili detaylar.

{pagebreak::2}

Word 2010

İşi yazıyla ilgili herkesin mutlaka kullandığı Word, Office uygulamaları içerisinde en popüler olanı. Programda ilk dikkat çeken şey, Windows 7’yi daha çok andıran Ribbon menü sistemi. Bir önceki sürümde de bulunan bu sistem, şimdi daha geliştirilmiş ve görsel olarak zenginleştirilmiş. Dosyalar başlığı altında bulunan menüler artık tam sayfa. Burada üzerinizde çalıştığınız yazının bir özetiyle karşılaşıyorsunuz. Ne kadar sürede yazdığınız, yazarın adı gibi bilgiler bulunuyor.

Yeni Baskı (Print) menüsü sayesinde, çıkartacağınız sayfanın özelliklerini düzenleyebiliyorsunuz. Bir yanda, baskı yapacağınız sayfanın önizlemesini görüyorsunuz. Yaptığınız ayarlar buradan izlenebiliyor.

Recent sekmesi altında ise, daha önce hazırladığınız yazılara ulaşabiliyorsunuz. Tıkladığınız yazılar özel bir pencerede açılıyor.

Share (Paylaş) kısmına tıklarsanız, Microsoft’un sosyal platformlarda daha etkili olmak için attığı adımları göreceksiniz. Bu menüden, yazdığınız dosyayı hemen mail olarak yollayabiliyorsunuz. Dosyaları, PDF, XPF olarak da kaydedebiliyorsunuz. Ayrıca, blog’unuza, SkyDrive ve SharePoint hesaplarınızı da dosyaya kolayca yükleyebiliyorsunuz.

 

{pagebreak::3}

Klasik “Kopyala/Yapıştır” özellikleri de yeniliklerden nasibini almış. Word‘ün üzerinde sağ tıkladığınız zaman, açılan “Yapıştır” sekmesinde, resim ve yazıları programa aktarabiliyorsunuz. Bu bölüm altında çıkan, simgelerin üzerine geldiğiniz zaman yapıştırma işleminin nasıl olacağına dair ufak bir önizleme izliyorsunuz.

Web sitelerinden bilgi kopyaladığınız zaman, Keep Source Formating (Kaynağın Düzenini Koru), Merge Formating (Sayfayı Olduğu Gibi Kopyala), Keep Text Only (Sadece Yazıyı Koru) seçenekleriyle karşılaşıyorsunuz.

Yeni eklenen Text Effects (Metin Efektleri) özelliği, yazılarında rutini kırmak isteyenlerin ilgisini çekecek. Bu sekmeye tıkladığınız zaman, yazdığınız cümleleri farklı renklerde ve efektlerde düzenleyebilirsiniz.

Daha önce bulunan resimleri düzenleme özelliği geliştirilmiş. Artık eklediğiniz fotoğraflara, farklı efektler verebiliyorsunuz.

{pagebreak::4}

Power Point 2010

Sunum hazırlamak isteyen öğrenciler ve çalışanların sık kullandığı Power Point‘de bazı yenilikler mevcut. Screenshot (Ekran görüntüsü) menüsü normalde başka programlarla yapılan bir özelliği aktif ediyor. Masaüstünde o an açık olan program ve sayfaları sunumunuza ekleyebiliyorsunuz.

Yaptığınız sunumları, Share (Paylaş) menüsündeki Broadcast Slide Show (Slide Gösterinizi Yayınlayın) seçeneğiyle, Microsoft server’larına yükleyebiliyorsunuz. Windows Live kullanıcı adı olanlar, verdiğiniz link’i girip Web tarayıcılarından sunumlarınızı o anda izleyebiliyor. Tabii bu yenilik için güçlü bir internet bağlantısı da gerekli.

 

{pagebreak::5}

Outlook 2010

Özellikle iş yerlerinde çok tercih edilen bu programın en ilgi çekici özelliği sosyal ağlara entegre olması. Şu anda beta sürümünde çalışmıyor olsa da, esas program piyasada olduğunda, elektronik postalarda gelen içerikleri kolayca Facebook ve Twitter hesabınıza aktarabileceksiniz. Posta yollayan kişileri ya da mail’de gelen adresleri de, hemen sosyal ağ hesabınıza ekleyebileceksiniz.

Posta atarken, kazayla rezil olduğunuz durumlar olmuştur. Microsoft çalışanları da bu durumdan ağızları çok yanmış olacak ki, artık Mail Tip (Posta Tüyoları) özelliği var. Postaya cevap verirken ya da onu başkasını yollarken, Outlook sizi uyarıyor. Özellikle çok yüklü bir dosya yolluyorsanız ya da patron gibi daha önceden belirttiğiniz kişilere mail atıyorsanız, program tekrar düşünmenizi söylüyor.

MSN‘deki profil penceresi gibi detaylı hale getirilmiş kişi bilgileri sayesinde, listenizdeki insanlar hakkında detaylı içeriklere ulaşıyorsunuz. Bu eski özellik, MSN yöntemiyle daha ilginç bir hale gelmiş. Gelen postanın üzerine çıkan kutucu kullanıcı profilini varsa resmini görmenizi sağlıyor.

Buradan, kişinin sosyal ağ profilinde yaptığı yenilikleri de görebileceksiniz. Ayrıca o kişiyle yaptığınız yazışmalar da bu kutucuktan ulaşabiliyorsunuz.

Exchange Server 2010 özellikleri sayesinde, sesli mesaj yollama ve alma gibi nitelikler de Outlook’a eklenmiş.

{pagebreak::6}

Excel 2010

Hesap dosyaları için kullanılan program, rakibi muhasebe yazılımlarıyla yarışmayı hedefliyor. Programın en ilgi çekici özelliği PowerPivot adını taşıyor. Buradan birçok farklı iş yaparken, bunların hepsini ayrı potalar halinde ayırabiliyorsunuz. Ayrıca network’ünüzde bulunan ya da daha önceden hazırlamış olduğunuz hesap bilgilerine de bu sistemle ulaşabiliyorsunuz.

Sparklings denilen özellikler sayesinde girdiğiniz bilgileri kısa yoldan tablolar haline getirebiliyorsunuz. Önce hangi hücrelerdeki bilgilerin bir tablo olması gerektiğini seçiyorsunuz. Daha sonra ise, bunların gösterilmesini istediğiniz hücreyi ve ne tarz bir tablo olması gerektiğini belirliyorsunuz. Sistem otomatik olarak onları toparlıyor ve size özel tablolar hazırlıyor.

Slicer adlı özellik, hazırladığınız pota tablolarını daha gösterişli ve yararlı hale getirmenizi sağlıyor. Buradan tasarladığınız hesapları, ana başlıklar altında toparlayabiliyorsunuz. Hazırladığınız dosyaları online olarak yayınlayabiliyorsunuz.

Office 2010 içerdiği online özelliklerle dikkat çekiyor. Ama tüm programlara tek tek baktığımız zaman, süslenmiş efektler ve dikkat çekici yenilikler dışında gerçekten devrim niteliği taşıyan bir şey göremiyoruz. Bazıları sadece, rakiplerinin önünü kesip Office’in çok daha yaygın bir program yapılması için hazırlanmış.

:: Office 2010 sizce Windows 7 kadar başarılı olacak mı?