Samsung’un inceliğiyle dikkatleri üzerine çekecek ve Apple’ın önümüzdeki yıl piyasaya süreceği iPhone 17 Air modeline doğrudan rakip olacak bir telefon üzerinde çalıştığı söyleniyor. Peki, Galaxy S25 Slim olarak adlandırılacak bu cihaz neler sunacak ve ne zaman tanıtılabilir?
Galaxy S25 Slim için yeni bilgiler geldi
Güvenilir kaynaklardan Max Jambor, Galaxy S25 Slim‘in Galaxy S25 serisiyle birlikte tanıtılmayacağını söyledi. Bunu biraz daha açacak olursak, serinin 2025’in başında tanıtılması ve Slim eklemesinin ise ileri tarihlerde gelmesi bekleniyor.
Bu kararın nedeni Galaxy S25 Slim‘in satışlarda serinin diğer üyelerini etkilememesi diyebiliriz. Ayrıca, geçmiş sızıntılara göre bu model bir nevi deneme sürümü olacak. Yani, Güney Koreli üretici telefonun satışlarını sağlıklı bir şekilde gözlemleyerek önümüzdeki yıllarda da devam edip etmeme konusunda bir karar verecek.
Samsung, Galaxy Z Flip FE modelinde Exynos 2400 çipseti kullanarak fiyatları aşağı çekmeyi planlıyor olabilir.
Modelin ince olması performans gibi konularda fedakarlık yapacağı şeklinde yorumlanmamalı. Zira, akıllı telefonda Galaxy S24 Ultra’da yer alan 200 Megapiksel ana kameranın kullanılması bekleniyor. Bununla birlikte, geri kalan teknik özelliklerinin de amiral gemisi standartlarında olacağı söyleniyor.
Yukarıda da belirtildiği üzere, inceliğiyle öne çıkan telefonlar genellikle donanımda, özellikle de kamerada bazı fedakarlıklar yapılmasını gerektirse de, Galaxy S25 Slim ile bu durumun değişmesi bekleniyor. Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Galaxy S25 Slim, beklentileri karşılayabilecek mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın!
NVIDIA, geçen günlerde GeForce Now için yeni üyelerde 1 Ocak 2025’ten, mevcut abonelerde ise 1 Ocak 2026’dan itibaren aylık 100 saatlik kullanım sınırı getireceğini duyurdu. Bu karar büyük tepki çekerken, akıllarda şu soru belirdi: Türkiye’de de bu kısıtlama uygulanacak mı? Son olarak, GAME+ konuya ilişkin beklenen açıklamayı yaptı. Peki, platformdaki oyun süreleri Türkiye’de de sınırlandırılacak mı?
GAME+ açıkladı: GeForce Now oyun süreleri Türkiye’de kısıtlanacak mı?
GAME+, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarla 1 Ocak 2025’ten itibaren başlaması planlanan 100 saatlik oyun süresi kısıtlamasının Türkiye’de uygulanmayacağını duyurdu. Platform, yeni ve mevcut farketmeksizin abonelerin oyun keyfine sınırsız bir şekilde devam edebileceğinin altını çizdi.
İşte yapılan açıklama;
”NVIDIA GeForce NOW Global’de 1 Ocak 2025 itibarıyla geçerli olacak süre limiti uygulamasını GeForce NOW Türkiye olarak uygulama planımız bulunmamaktadır. Oyun keyfinize sınırsız devam edebilirsiniz!”
Electronic Arts tarafından yayınlanan Star Wars Jedi: Survivor ve Star Wars Jedi: Fallen Order Steam'de indirime girdi.
Yukarıdaki açıklamayı göz önünde bulundurarak bu kararın tamamen globale ait olduğunu ve ülkemizi bağlamadığını söyleyebiliriz. Hatırlanacağı üzere GeForce Now Global, mevcut Priority üyeliğinin adını Performance olarak değiştirmesinin yanı sıra pakete 1440p çözünürlük, ultra geniş oyun desteği ve grafik ayarlarını kaydetme gibi birçok yeni özelli ekledi.
Bunun hemen ardından ismi değişen Performance ve Ultimate paketleri için 100 saatlik süre sınırı geleceği duyuruldu. Hatta, sınırı aşan kullanıcılar için 15 saatlik ek süre satılacağı da ifade edildi.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Game+’ın açıklaması hakkındaki görüşleriniz nedir?Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Otomotiv pazarındaki faaliyetlerini günden güne artıran Togg, T10X siparişlerini sahiplerine ulaştırmaya devam ediyor. Peki, bugüne dek kaç adet Togg T10X sahiplerine teslim edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır son açıklamasında bu konuya değindi.
Bugüne kadar toplam kaç Togg T10X teslim edildi?
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bugüne kadar 40 binden fazlaTogg T10X‘in sahiplerine teslim edildiğini söyledi. Ayrıca, dünyanın en değerli elektrikli araç markasının altıncı yılında ulaştığı üretim adedine yalnızca bir buçuk yılda eriştiklerine dikkat çekti.
40 binden fazla Togg yollarda. 🇹🇷
Dünyanın en değerli elektrikli araç üreticisinin 6. yılında ulaştığı sayıya biz 1,5 yılda eriştik.
Sadece bunlarla sınırlı değil. Zira Kacır, elektrikli araç şarj istasyonlarını 81 ilde sunduklarıdesteklerle son derece yaygınlaştırdıklarını belirtti. Ayrıca, ülke genelinde 24 bin 400 halka açık şarj bağlantısı sayısıyla araç başına düşen şarj noktası sayısında Avrupa’da lider olduğumuzu ifade etti.
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), Ekim 2024 ayında Türkiye'de en çok satılan elektrikli otomobilleri açıkladı.
Bunun dışında Togg, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamayla T10X modellerine YouTube uygulamasının geldiğini duyurdu. Araç sahipleri, uygulamayı Tru.Store üzerinden indirerek istedikleri videoları izleyebilecek.
Yerli üreticinin açıklamasına göre, kullanıcılar Tru.Store üzerinden indirecekleri YouTube uygulamasıyla kesintisiz bir izleme deneyimi yaşayabilecek. Bu sayede, yolculuk sırasında yolcu koltuğunda veya araç şarjdayken platformdaki milyonlarca videoyu izleme imkânına sahip olacaklar.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Togg T10X teslimatları nasıl gidiyor? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
iPhone 16’nın kullanıcılar tarafından çok sevilmemesinin ardından Apple, iPhone 17’nin ve hatta iPhone 18’in dosyasını erkenden açmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde ise Apple’ın iPhone 17’nin üretimine başlamış olabileceği iddiası gelmeye başladı. Son gelen sızıntılar ise yeni iPhone 18 Pro özelliğini gösteriyor.
iPhone 18 Pro’nun kamerası değişken diyaframa sahip olabilir
Yıllar boyunca birçok Android telefon değişken diyafram değerini içerisinde bulundurdu. Lakin Apple, Android üreticilerin aksine değişken diyaframa sahip ana kamera fikrine çok sıcak bakmadı. Lakin Apple analistlerinden Ming Chi Kuo son sızıntısında, gelecek olan iPhone 18 Pro’nun değişen diyafram açıklığına sahip bir ana kameraya sahip olabileceğini söylüyor. Lakin Ming Chi Kuo’dan öncesinde iPhone 17 serisinin değişken diyafram açıklığına sahip bir kamera ile gelmesi bekleniyor.
iPhone 17 serisinin değişken diyafram açıklığına sahip bir ana kamera içerebilecek olması ise Ming Chi Kuo’nun iddialarının doğru olabilme ihtimalini ise arttırıyor. Ayrıntılara girmeyen analist Ming Chi Kuo ise En son sektör anketim, Sunny Optical’ın birincil deklanşör tedarikçisi (ikincil olarak Luxshare ile) ve ikinci değişken diyaframlı lens tedarikçisi (Largan Precision’dan sonra) olacağını gösteriyor. Sunny Optical’ın avantajları arasında Android müşterileri için değişken diyaframlı kameralar tasarlama ve üretme deneyimi bulunurken, deklanşör siparişlerindeki güçlü konumları lens siparişi beklentilerini destekliyor sözlerini kullanıyor.
İki yıl sonra piyasaya sürülecek iPhone 18 Pro, Apple Watch akıllı saatlerde yer alan önemli bir teknolojiye sahip olabilir.
Yeni tanıtılan iPhone 16 serisi de sahip olacak şekilde tüm mevcut iPhone telefonların içerisinde sabit diyafram açıklığına sahip kameralar bulunduruyor. Değişken diyafram açıklığının önemi ise kullanıcıların değişken diyafram açıklığı ile kamera lensi içerisine girebilecek ışığı kontrol edebilemelerini sağlıyor. Tüm bu bilgiler konusunda ise Apple tarafından henüz bir açıklama yapılmadı.
Peki siz konu hakkında neler düşünüyor musunuz? Lütfen düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın.
Oppo, katlanabilir telefon sektöründe çıtayı bir hayli yükseltmeye hazırlanıyor. Sızıntılara göre, Oppo Find N5 modeli, bir çok yenilikle kullanıcıların karşısına çıkacak ve 2025 yılının en çok konuşulan katlanabilir telefonlarından biri olmaya aday. Peki, bu cihazı özel kılan ne?
İlk olarak manyetik kablosuz şarj özelliği ile dikkat çeken Find N5 modelinin, Oppo’nun kablosuz şarj ekosistemine uyumlu olacak şekilde tasarlandığını belirtelim. Bu yenilikçi özellik, kullanıcıların telefonlarını sadece kablosuz olarak şarj etmekle kalmayıp, Apple’ın MagSafe aksesuarlarıyla da uyum sağlayarak esnek bir kullanım sunacak.
Önceki model olan Find N3’te kablosuz şarj desteği bulunmuyordu, bu nedenle bu özellik kullanıcılar için önemli bir gelişme. Tasarım konusunda da önemli değişikliklere giden Oppo, Find N5’i daha ince ve hafif bir yapıda sunmayı planlıyor. Bir önceki model Find N3, katlanmamış halde 5.8 mm, katlanmış halde ise 11.7 mm kalınlığa sahipti.
Oppo Find X8 Ultra, bahsedilen kamera teknolojisiyle yılın en ilgi çekici cihazlarından biri olmaya aday. İşte sızdırılan detaylar...
Ancak Oppo’nun, Find N5’i bu ölçülerden daha ince yaparak Honor Magic V3’ün 4.4 mm katlanmamış, 9.3 mm katlanmış incelik rekoruna yaklaşmak istediği belirtiliyor. Bu incelik, Find N5’i katlanabilir telefonlar arasında oldukça çekici bir seçenek haline getirebilir. Ayrıca cihazın yapısal dayanıklılığı artırılmış ve daha sağlam bir çerçeveye sahip olduğu da sızıntılar arasında.
Yeni modelin, Galaxy Z Fold 6’nın sahip olduğu IPX8 su geçirmezlik standardına yaklaşarak suya karşı daha dirençli olacağı bekleniyor, yani açık havada kullanım için önemli bir avantaj sağlayacak. Find N5’in performans tarafında da önemli yenilikler sunacağı söyleniyor. Cihaz, Qualcomm’un üst düzey Snapdragon 8 Elite işlemcisi ile donatılacak.
Bu güçlü çipset, Find N5’in sadece daha hızlı bir performans sergilemesini sağlamakla kalmayacak, batarya ömrünü uzatacak. İlginç bir şekilde, bu özelliklerin uluslararası pazarda OnePlus Open 2 adıyla satılacak olan modelde de bulunması bekleniyor. OnePlus Open 2’nin, Find N5’in yeniden markalanmış bir versiyonu olması öngörülüyor, böylece Oppo bu teknolojiyi daha geniş bir kullanıcı kitlesine sunmuş olacak.
Özetle, Oppo Find N5, hem estetik açıdan hem de işlevsellik anlamında kullanıcıların ihtiyaçlarına hitap eden bir cihaz olacak gibi görünüyor. Manyetik kablosuz şarj, daha ince ve hafif yapı ile gelişmiş su geçirmezlik özelliği, bu modeli diğer katlanabilir telefon modellerinin önüne taşıyabilir.
Yapay zekanın insan hayatının her alanına girmesi ile beraber Google, Microsoft, Apple gibi şirketler ise yapay zekayı ürünlerinin ve yazılımlarının içerisine dahil etmeye çalışıyor. ChatGPT gibi sohbet robotlarının ardından DALL-E vb. üretken yapay zeka araçlarının ortaya çıkmasının ardından görsel, SORA gibi araçlarından ardından ise yapay zeka ile video üretim çağı başladı. Google ise bu yılın başlarında tanıttığı Google Vids adlı video sunum hazırlama uygulamasını kullanıma sunuyor.
Google Vids, Workspace üyeleri için kullanılabilir
Google’ın geçtiğimiz Nisan ayında tanıttığı video destekli sunum hazırlayabilen uygulaması Google Vids kullanıma sunuldu. Google Gemini AI desteği ile çalışan Google Vids, doğru komutlar ile kullanıcıya istediği tarzda sunum ve video verebiliyor. Uygulamanın en dikkat çekici özelliği ise kullanıcıların birkaç basit adımda videolar oluşturabilmesinden geliyor. Google Workspace uygulaması olarak tanıtılan Google Vids ise Workspace’in diğer araçları olan Docs, Sheets, Sliders gibi uygulamalar ile hızlıca entegre olacabiklecek ve proje oluşturma sırasında Google Drive içindeki dosyalardanda hızlıca veri çekebilecek.
Aynı zamanda diğer Workspace uygulamalarına dahil olan dosyalardaki verileride hızlıca video içeriğine dönüştürebilecek. Google Vids’in Workspace içerisinden edindiği gerçek zamanlı iş birliği özelliği sayesinde birçok kişi tek bir proje üzerinde aynı anda çalışabilecek. Şu anda Google Workspace kullanan kuruluşların ise şu anda Google Vids’i kullanabilecekleri belirtiliyor. Ancak Google, 2026 itibariyle yapay zeka ile seslendirme gibi özellikler için sınırlandırma getirebilir.
Google, yeni nesil amiral gemileri Pixel 11 ve Pixel 11 Pro modellerinde farklı bir strateji izliyor. Detaylar haberimizde...
Google’ın yaptığı bu atılım ise şirketler içerisinde sunum ve video oluşturma sürecini baştan sona değiştirecek gibi görünüyor. Google Vids ile gelen tüm yapay zeka özellikleri şu anda İngilizce dili için destek sunuyor. Lakin ilerleyen zamanlarda sadece İngilizce dili için mevcut olan bu desteğin genişlemesi bekleniyor.
Peki siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Lütfen düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın.
Apple, amiral gemisi modelleriyle akıllı telefon pazarında büyük bir başarıya imza atarak iPhone 15’i dünyanın en çok satan telefonu konumuna taşıdı. Son pazar araştırmasına göre, iPhone 15 serisi, özellikle iPhone 15, iPhone 15 Pro Max ve iPhone 15 Pro modelleri ile ilk üç sırayı alarak tüm rakiplerini geride bıraktı. Peki, Apple nasıl bu kadar başarılı olabildi? İşte detaylar…
Apple satış rekorları kırıyor: Dünyanın en çok satan akıllı telefonu iPhone 15 oldu!
2024 yılının üçüncü çeyreğinde yapılan satış analizlerine göre, Apple’ın amiral gemisi modellerine olan talep oldukça güçlü ve kullanıcılar, yüksek kaliteli olduğu için bu modelleri tercih ediyor. İlginç bir şekilde, satışların neredeyse yarısını baz model olan iPhone 15 oluşturuyor. Buradan, kullanıcıların Pro ve Pro Max yerine fiyatı daha uygun ve bir o kadar da güçlü bir model olan iPhone 15’e ilgi gösterdiği anlaşılıyor.
Samsung’un Galaxy S24 serisinde ise işler biraz farklı ilerliyor. Galaxy S24 modeli, listenin onuncu sırasında yer alarak sadece tek bir modelle listeye girmeyi başardı. Samsung’un premium modellerinin yanı sıra daha uygun fiyatlı Galaxy A15 5G ve 4G/LTE versiyonu da listede üst sıralarda yer aldı.
iPhone 16 serisi satışları beklentilerin altında. ABD'deki raporlar, iPhone 15 ailesine göre geride kaldığını gösterdi.
Uygun fiyatı ve geniş özellik yelpazesiyle öne çıkan Galaxy A15 serisi, amiral modellere göre daha iyi bir konumda. Diğer yandan, Samsung’un 4G ve 5G destekli bu modelleri, özellikle uygun fiyatlı telefonlara olan yüksek talebi gösteriyor. Redmi gibi markalar da 4G cihazlarıyla listede kendine yer bulurken, Android tarafındaki çeşitli markaların yoğun rekabeti dikkat çekiyor.
Son olarak, iPhone 16’nın piyasaya sürülmesiyle birlikte, Apple’ın satış liderliğinin nasıl etkileneceği de büyük bir merak konusu. iPhone 16, yeni A18 işlemcisi ve geliştirilmiş kamera modülüyle piyasaya iddialı bir giriş yaptı. Ancak, kullanıcıların iPhone 15’in sunduğu özellikler ve fiyat dengesi ile iyi bir memnuniyet yaşadığı açık.
Samsung, katlanabilir telefon pazarında yepyeni bir strateji ile ilgileri yine üzerine çekmeye hazırlanıyor. Son gelen bilgilere göre Samsung, Galaxy Z Flip FE adını taşıyacak yeni bir model üzerinde çalışıyor ve cihazın uygun fiyatlı bir katlanabilir telefon olarak karşımıza çıkması bekleniyor. İşte detaylar…
Samsung Galaxy Z Flip FE, Exynos 2400 işlemcisi sayesinde uygun bir fiyatla piyasaya çıkabilir!
Samsung’un yeni modelde, Exynos 2400 çipsetini kullanacağı belirtiliyor. Qualcomm Snapdragon çiplerine kıyasla daha uygun maliyetli olan Exynos 2400, Samsung’un Galaxy Z Flip FE modelinin fiyatını düşürerek daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmasında en büyük role sahip olacak.
Exynos 2400 çipsetinin tercih edilmesi bazı kullanıcılar için şaşırtıcı olabilir çünkü Exynos serisi işlemciler, Snapdragon çiplerine kıyasla performans ve verimlilik konusunda daha düşük puanlar alıyor. Ancak, Samsung’un maliyetleri düşürme amacıyla bu çipseti kullanması, Galaxy Z Flip FE’nin fiyat avantajı sağlaması için bilinçli bir tercih olarak değerlendiriliyor.
Samsung’un iPhone 17 Air rakibi olması beklenen Galaxy S25 Slim modeli temmuz-ağustos gibi tanıtılabilir. Peki, neler bekliyoruz?
Öte yandan, Galaxy S24 FE modelinde kullanılan Exynos 2400e çipsetinin de yeni katlanabilir modelde yer alabileceği söyleniyor. Böylelikle de Samsung, Galaxy Z Flip FE ile katlanabilir telefon modellerini daha ulaşılabilir bir seviyeye çekmeyi planlıyor.
Galaxy Z Flip FE’nin tam olarak nasıl bir konumlandırmaya sahip olacağı henüz net değil, ancak bazı uzmanlar, bu modelin 2025 yılında Galaxy Z Flip serisinin tam nesil yenilenmesinden önce piyasaya sürülerek daha uygun fiyatlı bir seçenek sunacağını öne sürüyor.
Galaxy S24 FE’nin geçtiğimiz eylül ayında Galaxy Tab S10 Plus ve S10 Ultra modelleriyle aynı anda piyasaya çıkması gibi, Galaxy Z Flip FE’nin de Samsung’un diğer amiral gemisi cihazlarıyla birlikte tanıtılması bekleniyor.
Sega, başta Steam olmak üzere birçok dijital mağazadan 60’tan fazla klasik oyununu kaldıracağını duyurdu. SEGA Mega Drive ve Genesis Classics paketi ile Dreamcast Classics paketi, 6 Aralık 2024 tarihinden itibaren satın alınamayacak.
Sega, 60’dan fazla oyununu Steam’den kaldırıyor
Bu kapsamlı koleksiyonların yanı sıra Sega, dijital kütüphanesinden seçili klasik oyunları da listeden çıkaracağını açıkladı. Toplamda önümüzdeki aydan itibaren yeni kullanıcılar için erişilebilir olmayacak 60’ın üzerinde oyun bulunuyor.
Silinecek oyunlar arasında Streets of Rage üçlemesi, Crazy Taxi, Jet Set Radio, Phantasy Star serisi, Golden Axe, Shining Force ve diğer birçok sevilen Sega klasiği gibi efsanevi yapımlar yer alıyor. Ancak şirket, bu toplu silme işlemi için neden belirtmedi.
Dünyanın en çok kullanılan oyun istemcisi Steam'de, Türkiye'den Oyunlar festivali resmen başladı. İşte detaylar...
Bazı kullanıcılar bunun süresi dolan lisans anlaşmaları, yeni anlaşmalar veya Sega’nın bu oyunları yakın zamanda remake/remastered sürümleriyle yeniden piyasaya sürme planlarından kaynaklandığını öne sürdü. Şirket ise oyunculara sahip oldukları yapımlarını Steam kütüphanelerinden erişmeye devam edebileceklerinin garantisini verdi.
Bu gelişme aslında Sega’nın efsane oyunlarını yeniden geliştirme çalışmalarıyla uyumlu. Stüdyo; Jet Set Radio, Crazy Taxi, Streets of Rage, Golden Axe ve Shinobi gibi klasik serilerine dayalı yeni oyunlar geliştireceğini duyurmuştu.
Sega oyuncuları, 6 Aralık tarihine kadar ilgili oyunların listesini inceleyip Steam’den istedikleri oyunları satın alabilecek. Bu süreçte çeşitli indirimler sunulacağını da belirtelim.
Tesla, Tam Otonom Sürüş (FSD) sisteminin pazarlanması ve yetenekleri hakkında artan bir baskı altında. ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), FSD’nin gerçek kullanım için yeterli olmadığını düşünüyor.
Tesla FSD yeterince iyi olmayabilir
Tesla, Tam Otonom Sürüş (FSD) reklamlarında yanıltıcı beyanlarda bulunduğu iddiasıyla ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından soruşturma altında. ABD’de ortaya çıkan belgelere göre NHTSA, Tesla’dan kullanım kılavuzlarında belirtilen sınırlamalarla uyumlu olmasını sağlamak için reklamlarını yeniden gözden geçirmesini istedi.
Soruşturma, Tesla modellerinin sis, toz ve dumanın olduğu kötü görüş koşullarında karıştığı bir dizi kazanın ardından başladı. Buna göre Tam Otonom Sürüş ve Otopilot gibi isimlerin, kullanıcıları sistemlerin tamamen otonom olduğuna inandırdığı belirtildi. Gerçekte ise şoför denetimi gerektirdiği aktarıldı. ABD Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg, Tesla’nın pazarlama stratejisini tehlikeli olarak nitelendirdi.
Tesla, yeni Model Y Juniper üzerinde çalışırken, halihazırda satışta olan Model Y için ücretsiz şarj imkanı sunuyor.
Kurum ayrıca Tesla’nın X’te paylaştığı bazı reklamlara dikkat çekti. Buna göre sürücülerin ellerini direksiyondan kaldırarak FSD’ye güvendiğini gösteren bazı paylaşımlar bulunmuştu. Örneğin Tesla, bir adamın kalp krizi geçirirken hastaneye ulaşmak için FSD kullandığına dair bir haberi paylaştı.
Ancak Tesla, FSD ve Otopilot’un insan denetimi olmadan kullanılmasının güvenlik ve yasal onaydan geçmediğini belirtiyor. NHTSA, Tesla’ya FSD sisteminin verdiği uyarılarla ilgili ayrıntıları 18 Aralık’a kadar sunması için süre verdi.
Soruşturmanın Ocak ayına kadar tamamlanması pek olası değil, ancak 2025 yılında Tesla FSD için büyük değişiklikler yolda olabilir.
Apple, iPhone 16’nın piyasaya sürülmesinden sonra gelen eleştirilere kulak verdi ve beklenen iyileştirmeleri içeren iOS 18.2 güncellemesini paylaştı. Özellikle satış sürecinde öne çıkarılan Apple Intelligence yetenekleri, bu güncellemede resmen devreye alındı. İşte iOS 18.2’nin en iyi yenilikleri.
iOS 18.2 ile gözden kaçanlar
Apple, iPhone kullanıcılarına Apple Intelligence dahil olmak üzere yeni özellikleri getirmek amacıyla iOS 18.2 güncellemesini devreye aldı. Beklenen birçok özellikle gelen güncelleme; bir süredir eleştirilen Apple Intelligence’ın eksikliğini gidermeye odaklanıyor.
Güncellemeyle gelen en dikkat çekici yeniliklerden biri, metin tabanlı istemlerle özel görseller oluşturulmasını sağlayan Image Playground uygulaması oldu. Bu özellik, yapay zeka destekli görsel oluşturma araçlarına benzer şekilde görsel oluşturma imkanı tanıyor. Ayrıca Image Wand özelliği sayesinde kullanıcılar Notlar uygulamasında yapay zekalı görseller oluşturabiliyor.
iOS 18.2 beta ile pil sağlığı özellikleri detaylandırılacak. Buna göre Apple, şarj süresini tahmin edecek.iOS
Genmoji özelliği de iOS 18.2 ile kullanıma sunuldu. Kullanıcılar artık metinden görsele dönüştürme yeteneklerini kullanarak kendi emojileri oluşturabilecek. Çeşitli uygulamaların Dynamic Island’a entegre edilmesi de özellikle bekleniyordu. Bu navigasyon ve araç hareketiyle ilgili bilgileri Dynamic Island’da görme imkanı tanıyor.
Siri de iOS 18.2 ile önemli güncellemeler aldı. ChatGPT entegrasyonu sayesinde, sanal asistanda daha doğal etkileşimler mümkün hale geldi. Ayrıca Siri artık görsel tabanlı yanıtlar da verebiliyor.
Ses seviyesi sınırlama, varsayılan uygulama ayarlama ve App Store ve Safari gibi temel uygulamaları silme (şimdilik yalnızca Avrupa Birliği’nde) gibi özellikler de güncellemeyle birlikte geliyor.
Apple, profesyonel kullanıcılar için geliştirdiği yeni MacBook Pro modelini tanıtarak yüksek performanslı donanım ve gelişmiş özelliklerle bir kez daha dikkatleri üzerine çekiyor. Özellikle içerik üreticileri, yazılımcılar ve multimedya çalışanları için üst düzey iş akışını mümkün kılan yeni MacBook Pro, M4 Pro işlemcisi ve gelişmiş teknolojileriyle göz dolduruyor. İşte bu yeni modelin öne çıkan özellikleri ve sunduğu avantajlar.
Apple MacBook Pro kutudan çıkıyor! M4 Pro işlemcili canavar!
Yeni MacBook Pro’nun kalbinde yer alan M4 Pro işlemci, performans açısından önceki nesillere kıyasla büyük bir sıçrama sağlıyor. Apple, bu yeni işlemci ailesinin sunduğu hız ve verimliliği, ağır iş yüklerinde bile kesintisiz bir kullanıcı deneyimi sunmak için optimize etmiş. Özellikle video düzenleme, 3D modelleme ve kodlama gibi yüksek performans gerektiren alanlarda kullanıcıların işlerini büyük ölçüde kolaylaştırmayı hedefliyor.
Nano texture ekran teknolojisi, ışık yansımalarını minimize ederek özellikle yoğun ışık altında daha net bir görüntü sağlıyor. Bu özellik, hem renk doğruluğunu artırıyor hem de kullanıcıların göz yorgunluğunu azaltıyor. Thunderbolt 5 bağlantı desteği ise yüksek hızda veri transferi ve çoklu monitör kullanımını destekleyerek daha geniş bir çalışma alanı sunuyor.
Dolby Atmos destekli ses sistemi ve yüksek çözünürlüklü kamera, MacBook Pro’yu multimedya deneyimi açısından da güçlü bir seçenek haline getiriyor. Bu özellikler, profesyonel ses ve görüntü kalitesine ihtiyaç duyan kullanıcılar için büyük avantajlar sağlıyor. Online toplantılarda veya içerik üretiminde, net ses ve yüksek kaliteli görüntü imkanı sunarak cihazın kullanım alanlarını genişletiyor.
Apple Intelligence ile gelen yapay zeka destekli özellikler, cihazın performansını daha da ileri taşıyor. Yapay zekanın gücünü kullanarak çeşitli görevlerde verimliliği artırmayı başaran bu model, kullanıcıların günlük işlemlerini hızlandırarak zaman kazandırıyor. Ayrıca, bu yeniliklerle birlikte gelecekte yapay zekanın daha fazla işlev kazanması bekleniyor.
Uzun pil ömrü ve hızlı şarj özellikleri, kullanıcıların uzun süre priz aramadan çalışabilmesini sağlıyor. Apple, yeni modelde batarya performansını maksimuma çıkararak, yoğun iş yükleri altında bile kullanıcıları yarı yolda bırakmayan bir deneyim sunuyor. Özellikle mobil çalışanlar veya sürekli seyahat eden profesyoneller için bu özellikler önemli bir değer sağlıyor.
Apple’ın çevre dostu tasarım anlayışı, yeni MacBook Pro’da da kendini gösteriyor. Cihazın geri dönüştürülebilir materyallerden üretilmiş olması, çevreye duyarlı bir tercih sunuyor. Aynı zamanda, şarj adaptörü ve kablo tasarımında yapılan iyileştirmeler, kullanıcının iş akışını kolaylaştırmaya yönelik olarak düşünülmüş.
Yüksek fiyat etiketine rağmen, sunduğu performans ve işlevsellik göz önüne alındığında, yeni MacBook Pro’nun profesyonel kullanıcılar için önemli bir yatırım aracı olduğu belirtiliyor. Özellikle zaman ve iş gücünden tasarruf sağlayarak iş süreçlerini optimize edebilecek bir cihaz arayışında olan kullanıcılar için değerli bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Yeni MacBook Pro, güçlü donanım özellikleri, gelişmiş yapay zeka desteği ve kullanıcı dostu tasarımı ile profesyonel dünyadaki yerini sağlamlaştırıyor. İçerik üretimi, yazılım geliştirme ve multimedya işlemlerinde yüksek performans sunan bu model, profesyonellerin iş akışını bir üst seviyeye taşıyor. Apple’ın yenilikçi yaklaşımı ile piyasaya sürdüğü bu model, geleceğin iş dünyasında dijital üretim süreçlerinde önemli bir rol üstlenmeye aday görünüyor.
M4 MacBook Pro teknik özellikleri
İşlemci ve Grafik:
CPU: 12 çekirdekli (8 performans ve 4 verimlilik çekirdeği) M4 Pro çip.