DJI markasına rakip olarak gösterilen ve son dönemde adından sıkça söz ettiren HoverAir X1 Pro Max modelini bu videoda tüm detaylarıyla inceliyoruz. Satın alırken yaşadığım süreçten, kutu içeriğine, teknik özelliklerinden ilk uçuş deneyimime kadar her şeyi sizlerle paylaşıyoruz.
Bu dronun en dikkat çeken yanı, herhangi bir kumandaya ihtiyaç duymadan avuç içinden kalkıp inebilmesi ve yapay zeka destekli gelişmiş takip özellikleri. Bisiklet sürerken, koşarken veya sadece yürürken sizi otomatik olarak takip edebiliyor ve çeşitli sinematik modları kendi başına uygulayabiliyor. Kağıt üzerinde 8K video çekebilme iddiası ve otonom sürüş yetenekleri oldukça etkileyici dursa da, gerçek dünya testlerinde neler sunduğuna yakından bakıyoruz.
Cihazın malzeme kalitesi ve dayanıklılığı beni şaşırttı diyebiliriz. Havacılık standartlarında malzemeler kullanıldığı belirtiliyor ve yaptığım testlerde, hatta yaşadığım ufak kazalarda sağlamlığını kanıtladı. Ancak batarya performansı, şarj olma hızı ve uçuş sırasında çıkardığı ses seviyesi konusunda bazı önemli eleştirilerimiz var. Ayrıca rüzgar direnci ve görüntü sabitleme performansını da Amerika sokaklarında ve parklarında detaylıca test ettik.
HoverAir X1 Pro Max İncelemesi!
Peki bu cihaz, yaklaşık 500 dolarlık fiyat etiketini hak ediyor mu? DJI Neo veya Mini serisi gibi güçlü ve köklü rakipler karşısında şansı nedir? Videoda hem görüntü kalitesini hem de kullanım kolaylığını rakipleriyle kıyaslayarak yorumluyoruz. Özellikle Türkiye pazarındaki fiyatlandırma ve rekabet koşullarını düşündüğümüzde, bu cihazın kimler için uygun olduğunu detaylandırıyoruz.
Vlog çekenler ve içerik üreticileri için pratik bir çözüm gibi görünse de, bazı eksikleri ve fiyat performansı dengesi nedeniyle iade etme kararı aldığım bu ilginç teknolojik oyuncağın incelemesini umarım beğenirsiniz. Siz olsanız bu fiyata bu ürünü tercih eder miydiniz? Yorumlarınızı ve düşüncelerinizi bekliyoruz. İyi seyirler.
Sosyal medya devi Instagram, platformdaki içerik keşif mekaniğinin temel unsurlarından biri olan hashtag kullanımında radikal bir değişikliği test etmeye başladı. Yıllardır bir gönderiye otuz adede kadar etiket eklenmesine izin veren Instagram, bazı kullanıcılarda bu sayıyı üç ile kısıtlayan yeni bir uygulamayı deniyor. Bu kısıtlama, 2011’den bu yana neredeyse değişmeden kalan hashtag sistemindeki en büyük düzenleme olarak görülüyor.
Hashtag sınırı geliyor
Reddit üzerinden paylaşılan ekran görüntüleri, Instagram’ın belirli hesaplarda hashtag kullanımını üç etiketle sınırladığını ortaya koydu. Kullanıcılar gönderi açıklamasına dördüncü bir etiket eklemeyi denediğinde, uygulama bir hata mesajı vererek buna izin vermiyor.
Bu yeni sınır henüz tüm hesaplarda aktif değil. Örneğin, bazı kurumsal Instagram hesaplarında bu kısıtlama uygulanırken, bazı bireysel kullanıcılar eski sistemdeki gibi gönderi oluşturmaya devam ediyor.
Bu durum, Meta’nın uygulamayı öncelikle sınırlı bir kullanıcı grubunda denediğini gösteriyor. Platformun, daha önce tasarım güncellemelerinde yaptığı gibi, bu değişikliği de kademeli olarak tüm kullanıcılara yayması bekleniyor.
Hashtag sistemi 2011 yılında kullanıma açıldığından beri içeriklerin keşfedilmesi için kritik bir rol oynadı ve Instagram, gönderi başına otuz etikete kadar izin veriyordu. Yapılan bu yeni testle birlikte bu üst sınır dramatik biçimde üç etikete kadar inmiş durumda.
Android 16 açık kaynak kodları yayınlandı. Google, QPR2 güncellemesiyle birlikte AOSP dosyalarını geliştiricilere sundu.
Meta, bu değişiklikle ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Bu nedenle, testin ne kadar süreceği, kapsamının genişletilip genişletilmeyeceği veya tüm kullanıcılara uygulanıp uygulanmayacağı hakkında şu an net bir bilgi bulunmuyor.
Ancak görülen bu sınırlama, Instagram’ın platformdaki etkileşim, keşif ve içerik dağıtım dinamiklerinde köklü bir düzenlemeye gitmeyi değerlendirdiğini kesin olarak ortaya koyuyor.
Infinix, yeni amiral gemisi akıllı telefonunun nasıl bir dönemi temsil edeceğine dair ilk ipuçlarını paylaşarak, şirket için yeni bir tasarım dönemine geçişi onayladı. Yapılan duyuru, markanın yaklaşan üst düzey ürününün harici bir yaratıcı ortaklıkla şekilleneceğini ortaya koyuyor ve bu iş birliğinin gelecekteki premium ürünleri nasıl etkileyeceği konusunda merak uyandırıyor. Cihaz ve tasarım hikayesi hakkında daha fazla ayrıntının lansman tarihi yaklaştıkça paylaşılması bekleniyor.
Pininfarina İmzasıyla Yeni Amiral Gemisi
Şirket, performans araçları ve ikonik spor otomobilleri tasarlama konusundaki çalışmalarıyla tanınan ünlü İtalyan firması Pininfarina ile bir sonraki premium akıllı telefonunun tasarımı için iş birliği yaptığını resmen açıkladı. Bu ortaklığın ilk meyvesi, Pininfarina tarafından tasarlanan Infinix Note 60 Ultra olarak adlandırılacak.
Infinix’e göre bu iş birliği, Pininfarina’nın zarif mirasından, mühendislik hassasiyetinden ve yaşam tarzı odaklı tasarım anlayışından faydalanarak premium ürün serisindeki işçilik seviyesini yükseltmeyi amaçlıyor. Note 60 Ultra’nın teknik özellikleri henüz açıklanmasa da, Infinix tasarım felsefesi ve ilgili detayların yakın gelecekte duyurulacağını belirtiyor.
Google, 2025 yılının en iyi Chrome eklentilerini duyurdu. Yapay zeka destekli en popüler 10 eklentiyi sizin için inceledik.
Bu, Infinix’in otomotiv tasarımı kökenli bir şirketle yaptığı ilk proje değil. Daha önceki iş birlikleri arasında, BMW’nin DesignWorks stüdyosuyla oluşturulan Note 30 VIP Racing Edition ve Note 40 serisi yer alıyor. Her proje, motor sporlarından ilham alan farklı estetikler sunmuştu; bu da Infinix’in tasarım odaklı ortaklıklara olan ilgisinin devam ettiğini gösteriyor.
Note 60 Ultra’nın yeni bir tasarım kimliğini tanıtması beklenirken, bu serinin yakında piyasaya sürüldüğünde Infinix’in premium segmentteki iddiasını daha da ileriye taşıması muhtemel.
Küresel katlanabilir akıllı telefon sevkiyatları, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 14 oranında büyüyerek şimdiye kadarki en yüksek çeyreklik hacmine ulaştı. Counterpoint Research’ün son verileri, Samsung’un Galaxy Z7 serisinin güçlü performansının bu rekor artışta belirleyici olduğunu gösteriyor.
Katlanabilir telefon satışları arttı
Bu dönemde katlanabilir telefonlar, genel akıllı telefon pazarındaki sevkiyatların yüzde 2,5’lik payını aldı. Pazardaki bu genişleme, özellikle Samsung Galaxy Z Fold7’nin piyasaya sürülmesi ve Huawei Mate serisinin devam eden gücüyle desteklenen kitap tarzı modellerden geldi. Ayrıca Samsung’un yenilenen global serisi ve Motorola Razr 60 serisinin güçlü benimsenmesi sayesinde kapaklı modellerin sevkiyatları da arttı.
Samsung, Galaxy Z serisiyle pazardaki etkisini bu çeyrekte açıkça ortaya koydu. Özellikle Z Fold7’nin daha ince çerçevesi, daha hafif yapısı, geliştirilmiş menteşe dayanıklılığı ve ekran katlanma izindeki azalma, cihaza olan ilgiyi beklenenin üzerine çıkardı ve üst segmentteki çekiciliğini artırdı.
Huawei, Mate serisiyle istikrarlı ivmesini korurken, HONOR ve vivo gibi markalar da yenilenen katlanabilir ürün gruplarıyla pazara katkı sağlamaya devam etti. Rekabetçi fiyatlandırması, güçlü kanal ortaklıkları ve olumlu ürün incelemeleri sayesinde Motorola, küresel çapta öne çıkan üreticilerden biri oldu ve katlanabilir cihaz tabanını genişletti.
Katlanabilir akıllı telefon kategorisi, premium kullanıcıların daha iyi dayanıklılığa sahip büyük ekranlara yönelmesiyle 2025 yılını çift haneli yıllık büyüme ile kapatma yolunda ilerliyor. Pazarın 2026’da ise daha belirgin bir genişleme aşamasına girmesi bekleniyor.
Android 16 açık kaynak kodları yayınlandı. Google, QPR2 güncellemesiyle birlikte AOSP dosyalarını geliştiricilere sundu.
Bu önemli büyümeyi sağlayacak faktörler arasında artan dayanıklılık, cihazların kalınlık ve ağırlıklarının azalması, optimize edilmiş menteşe ve panel yapıları ile yapay zekâ odaklı genişletilmiş yazılım deneyimleri bulunuyor.
Sektörün kilit oyuncusu Apple’ın 2026 yılının ikinci yarısında pazara girmesi bekleniyor; bu giriş, mevcut iPhone kullanıcı tabanından hareketle ana bölgelerde üst düzey yükseltme döngülerini güçlendirecek.
Apple’ın 2026 yılının ilk aylarında piyasaya sürmesi beklenen uygun fiyatlı modeli iPhone 17e hakkında yeni bir rapor, cihazın ekran tedariki ve tasarımıyla ilgili önemli detayları paylaştı. Kore’den gelen bilgilere göre, panel üretimi BOE, Samsung Display ve LG Display arasında bölüşülecek, ancak siparişlerin büyük çoğunluğunu Çinli üretici BOE alacak.
iPhone 16e ile Aynı Panel, Farklı Görünüm
Yeni modelin ekranı, iPhone 16e’de görülen LTPS OLED panelle aynı teknik özelliklere sahip olacak. Ancak tasarım açısından önemli bir iyileştirme bekleniyor. iPhone 17e, önceki modele göre daha ince ekran çerçevelerine sahip olacak.
Apple’ın, yılın ilk yarısında yaklaşık 8 milyon adet iPhone 17e ünitesi sevk etmeyi planladığı belirtiliyor. Bu da cihazın, özellikle bütçe odaklı pazarlarda yüksek talep görmesinin beklendiğini gösteriyor.
Google 2025 arama trendleri açıklandı. Listede Gemini zirvede. Spor, dizi ve yemek aramaları yıla damgasını vurdu.
Daha önceki söylentilere göre, iPhone 17e, Eylül ayında tanıtılan iPhone 17 ailesinin diğer üyelerinde de bulunan 18 MP selfie kamerasına sahip olacak. Performans tarafında ise, iPhone 17’nin A19 çipinden güç alması bekleniyor.
Arka kamera sisteminin ise, iPhone 16e’deki 48 MP ana kamerayı koruması muhtemel. Bu özellikler, iPhone 17e’yi uygun fiyatlı bir model olmasına rağmen güçlü performans ve güncel kamera teknolojileri sunan çekici bir seçenek haline getiriyor.
The Batman serisinin merakla beklenen devam filmi The Batman 2, nihayet çekim hazırlıklarını hızlandırdı ve oyuncu seçimi sürecine girdi. Senaryo sorunları nedeniyle birkaç kez ertelenen filmin yapım sürecinin rayına oturduğu belirtiliyor. Gelen son haberlere göre, The Batman 2’nin kadrosuna çok önemli bir isim dahil oluyor: eski Marvel oyuncusu Scarlett Johansson.
The Batman 2 geliyor
Marvel Sinematik Evreni’nde uzun yıllar Black Widow karakterine hayat veren Johansson, DC Films ile anlaşmanın son aşamasına geldi. Henüz resmi imza atılmamış olsa da, görüşmelerin bitmek üzere olduğu biliniyor.
Johansson’ın bu filmde hangi karaktere hayat vereceği şu an için belirsizliğini koruyor. Ancak Hollywood’un önde gelen yıldızlarından birinin kadroya katılması, kendisine tahsis edilen rolün hikâye açısından kilit bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.
Devam filmi için ilk yapımdan tanıdık yüzler rollerine geri dönüyor. Robert Pattinson, ikonik Bruce Wayne/Batman rolünü tekrar üstlenecek. Ona, Colin Farrell (Penguen), Andy Serkis (Alfred) ve Jeffrey Wright (Komiser Gordon) gibi isimler eşlik edecek.
Android 16 açık kaynak kodları yayınlandı. Google, QPR2 güncellemesiyle birlikte AOSP dosyalarını geliştiricilere sundu.
Öte yandan ilk filmin ana karakterlerinden biri olan Kedi Kadın’ı canlandıran Zoe Kravitz’in bu devam hikâyesinde yer almayacağı kesinleşti. Kravitz’in karakteri, The Batman 2’nin bir parçası olmayacak.
Çekimlerine önümüzdeki yılın ilk aylarında başlanacak olan yapımın hikâyesi hakkındaki detaylar sınırlı kalıyor. Sektördeki konuşulanlara göre filmin ana kötüsü ne Penguen ne de Joker olacak. Söylentiler, hikâyenin odak noktasında Arkham Tımarhanesi ile bağlantılı, ilk filmde görmediğimiz farklı bir düşmanın yer alacağını gösteriyor.
Mercedes-Benz, 700.000’den fazla aracına havadan (Over-The-Air / OTA) MBUX 3.3 yazılım güncellemesini dağıtmaya başladı. Bu büyük güncelleme, araç içi eğlenceyi, üretkenliği ve sesli komut özelliklerini yeni bir seviyeye taşıyor.
Mercedes MBUX 3.3 Güncellemesi Geliyor
Güncellemenin en önemli yeniliklerinden biri, ses deneyimini lüks bir seviyeye çıkarması:
Amazon Music Uygulaması: MBUX 3.3 ile birlikte artık Amazon Music uygulaması doğrudan araç bilgi-eğlence sistemine ekleniyor.
Dolby Atmos Desteği: Müzik, sesli kitap ve video içeriklerinde üç boyutlu ses deneyimi sunan Dolby Atmos teknolojisi, Amazon Music, Audible ve Tidal uygulamalarında desteklenmeye başlanıyor.
IMAX Enhanced ve DTS:X: Sony Pictures’ın Ridevu uygulaması için, DTS:X sesli IMAX Enhanced formatı desteği eklenerek yolculara daha sinematik bir video deneyimi sunuluyor.
Mercedes, otomobili hareketli bir ofise dönüştüren yeni üretkenlik araçlarını da entegre ediyor:
Yeni Takvim Uygulaması: Birleşik oturum açma ve “toplantıların ve programların araç içinde daha kolay yönetilmesi için üretkenlik uygulamalarıyla entegrasyon” sunan yeni bir Takvim uygulaması ekleniyor.
Microsoft Teams Desteği: Kullanıcılar, Takvim uygulaması üzerinden doğrudan Microsoft Teams aramalarını başlatabilecekler.
Sesli Komutla Gün Özeti: Sesli kontrol sistemi sayesinde günlük planınız veya özetiniz için sesli talepte bulunmak mümkün hale geliyor.
Google 2025 arama trendleri açıklandı. Listede Gemini zirvede. Spor, dizi ve yemek aramaları yıla damgasını vurdu.
Sürüş molalarını daha keyifli hale getirecek yenilikler de mevcut:
Yeni Oyun Paketi (Gamepack): Molalar sırasında veya araç dururken hızlı eğlence için tasarlanmış, “özenle seçilmiş retro tarzı mini oyunlar” paketi geliyor.
Genişletilmiş Sesli Asistan: MBUX Sesli Asistanı (Hey Mercedes), artık sesli komutla ek araç ayarlarını yapmanıza olanak tanıyor. Mercedes bu ayarların tam listesini vermemiş olsa da, kullanıcıların bu yeni komutları araçlarına güncellemeyi aldıklarında kendilerinin keşfetmesi gerekecek.
Bu güncelleme, mevcut Mercedes-Benz GLC, C-Serisi, CLE ve E-Serisi gibi üçüncü nesil yazılım platformunda çalışan 700.000’den fazla uyumlu araca OTA yoluyla dağıtılıyor.
Türkiye’nin savunma sanayisindeki öncü şirketi Baykar, insansız hava araçlarından sonra şimdi de Baykar nükleer enerji yatırımlarıyla gündeme geliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, şirketin bu alandaki yeni hamlesini resmen duyurdu.
Baykar nükleer enerji alanında neler yapacak?
Bakan Bayraktar, şirketin 40 megavat kapasiteli “Küçük Modüler Reaktör” (SMR) geliştirdiğini açıkladı. Bu prototip, tek başına 100 binden fazla hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek güce sahip olacak. Şirket, savunma sanayisindeki başarısını enerji teknolojilerine de taşımayı hedefliyor.
Özel sektör için yeni yasa yolda
Bakanlık, nükleer enerji alanını düzenleyen kapsamlı bir yasa tasarısı hazırlıyor. Yeni düzenleme ile gerekli kriterleri sağlayan firmalar, yerli SMR prototipleri geliştirme izni alabilecek. Devlet, bu alandaki Ar-Ge yatırımlarını çeşitli mekanizmalarla teşvik etmeyi planlıyor.
Türkiye’nin 2050 vizyonu
Türkiye, nükleer enerjide iddialı hedefler belirledi. Ülkenin 2050 vizyonu kapsamında 12 büyük ölçekli reaktörün devreye alınması planlanıyor. Ayrıca toplam 5 bin megavatlık SMR kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.
Selçuk Bayraktar: Stratejik bir zorunluluk
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, geçtiğimiz aylarda nükleer enerjinin önemine vurgu yapmıştı. Bayraktar, bu teknolojiyi bağımsız şekilde geliştirmenin Türkiye için stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtmişti.
Toryum ve SMR teknolojisi
Bakanlık, dünyadaki farklı SMR teknolojilerini de yakından inceliyor. Danimarka merkezli “Copenhagen Atomics” şirketiyle toryum yakıtlı reaktörler üzerine görüşmeler yapılıyor. Türkiye’nin zengin toryum rezervleri, bu süreci daha da önemli kılıyor.
Küçük Modüler Reaktör (SMR) nedir?
SMR’ler, fabrika ortamında üretilip modüller halinde taşınabilen yeni nesil santrallerdir. Geleneksel santrallere göre inşaat süreleri çok daha kısadır. Ayrıca pasif güvenlik sistemleri sayesinde insan müdahalesine gerek duymadan kendilerini soğutabilirler.
Peki, Baykar nükleer enerji yatırımı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Apple’ın uygulama mağazası App Store’un büyüme hızı keskin bir düşüş yaşadı ve ciddi bir ivme kaybına uğradı. Sektör analiz şirketi Sensor Tower’ın elde ettiği ve Goldman Sachs tarafından kullanılan son veriler, App Store harcamalarındaki yıllık büyüme oranının temmuz ayından bu yana yarı yarıya azaldığını gözler önüne seriyor.
App Store gelirleri azaldı
Temmuz 2025’te yüzde 12 olan bu büyüme oranı, ekim ayında yüzde 9’a indikten sonra, kasım 2025 itibarıyla yalnızca yüzde 6’ya geriledi. Bu yavaşlama, yıllık bazda olduğu gibi aylık bazda da belirginleşti.
App Store’un gelirlerine yüzde 44 gibi büyük bir payla katkı sağlayan oyun harcamalarında da düşüş kaydedildi. Ekim 2025’te yüzde 3’lük bir büyüme gösteren oyun kategorisi harcamaları, kasım ayında bir önceki yıla göre yüzde 2 oranında azalma kaydetti.
Bu düşüşün ardında, Apple’ın Avrupa Birliği (AB) içindeki yasal düzenlemeler nedeniyle atmak zorunda kaldığı adımlar yatıyor. AB’nin Dijital Pazarlar Yasası (DMA) kapsamındaki “geçit bekçisi” (gatekeeper) tanımının getirdiği baskıyla şirket, AB bölgesindeki kullanıcıların üçüncü taraf uygulama mağazalarını yüklemesine izin verdi.
Bununla birlikte, mart 2024’ten bu yana uygulanan bir diğer düzenleme ile Apple, değiştirilmiş bir programa kaydolan geliştiricilerden aldığı toplam uygulama gelirinden daha düşük bir yüzde talep etme zorunluluğu ile karşılaştı.
Android 16 açık kaynak kodları yayınlandı. Google, QPR2 güncellemesiyle birlikte AOSP dosyalarını geliştiricilere sundu.
Bu iki gelişme, App Store’un büyüme ivmesini ciddi biçimde zayıflattı. App Store harcamalarının yüzde 52’sini oluşturan en büyük dört coğrafya olan ABD, Japonya, İngiltere ve Kanada’da da büyümede ardışık düşüşler yaşandı.
Mevcut şartlar altında, Apple’ın App Store’daki bu yavaşlama eğilimini kısa vadede durdurması beklenmiyor. Buna rağmen, iCloud+, AppleCare+, Apple Music ve Apple Pay gibi hizmetlerdeki güçlü performans sayesinde Apple’ın daha geniş kapsamlı hizmetler segmentinin sağlıklı bir büyüme kaydetmeyi sürdürdüğü bildiriliyor.
HP ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), gençlerin dijital becerilerini geliştirmek ve kapsayıcı büyümeye katkıda bulunmak amacıyla yeni bir iş birliği başlatıyor. Mutabakat zaptı bugün, UNDP’nin İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi’nde (ICPSD) imzalandı. HP ve ICPSD’nin 2017’den bu yana 30’dan fazla ülkede 500’den fazla eğitmene eğitim verdiği çabaların üzerine inşa edilen bu yeni stratejik adım; dijital kapasite geliştirme, girişimcilik ve kapsayıcı inovasyon alanlarında iş birliğini genişletecek.
Anlaşma; girişimcilik ve inovasyon kültürünü desteklemeyi, dijital okuryazarlığı ve teknik becerileri geliştirmeyi ve kapsayıcı büyümeyi teşvik eden teknoloji tabanlı çözümleri yaygınlaştırmayı öngörüyor. Girişimcilik ekosistemlerini güçlendirmek ve bilgi ile deneyim paylaşımı da iş birliği alanları arasında yer alıyor.
“Kapsayıcı Bir Gelecek İçin Beceriler” girişimi kapsamındaki ortak çabalar, yerel ihtiyaçlar ve küresel önceliklerle uyumlu yeni fırsatlara açık kalırken, gençler ve dezavantajlı topluluklar için dijital ve yeşil dönüşümü destekleyecek.
HP ve UNDP bugün ayrıca “GameUP: Oyun ve İnovasyon Yoluyla Türkiye’nin Gençlerini Güçlendirmek” projesini de duyurdu. Proje, Türkiye genelinde 10.000’den fazla gence oyun geliştirme, tasarım ve programlama becerileri kazandıracak. Dokuz ay boyunca katılımcılar, çevrimiçi oturumlar aracılığıyla HP Gaming Garage eğitimleriyle tanışacak. Eğitimi başarıyla tamamlayanlar arasından 2.000 katılımcı, oyun programlama konusunda ileri düzey eğitim alacak.
UNDP İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi (ICPSD) Direktörü Sahba Sobhani, gençlerin beceri gelişiminin istihdam ve sürdürülebilir kalkınma için kritik olduğunu vurguluyor. Sobhani görüşlerini şöyle ifade etti: “Daha kapsayıcı bir oyun endüstrisi inşa etmek ancak kolektif çabalar ve stratejik ortaklıklarla mümkün oluyor. HP gibi ortaklarla sadece ekonomik büyümeyi teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda kapsayıcı bir ekosistem yaratıyoruz.”
Dünya Bankası verilerine atıfta bulunarak 2030 yılına kadar 1 milyardan fazla gencin yeni becerilere ihtiyaç duyacağını belirten Sobhani, özel sektörün yenilikçi ve ölçeklenebilir çözümler geliştirmedeki “kritik rolüne” dikkat çekiyor. Sobhani, oyun endüstrisinin gençlere kodlama, tasarım ve kullanıcı deneyimi gibi yüksek değerli dijital beceriler kazandırabileceğini kaydediyor: “Gelişmekte olan ülkeler için bu sektör, yerel yaratıcı ekonomileri beslemek ve alternatif istihdam fırsatları yaratmak adına büyük bir potansiyel taşıyor.”
HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar, UNDP ile yapılan iş birliğini dijital eşitliğe doğru atılmış kritik bir adım olarak nitelendirerek şöyle dedi: “Bu kapsamlı iş birliğinin ilk yansıması Türkiye’de oyun alanında olacak. ‘GameUP’ projesiyle gençleri oyun geliştirme, tasarım ve programlama gibi becerilerle donatmayı ve kapsayıcı bir oyun ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz.”
Urçar ayrıca HP’nin 2030 yılına kadar 150 milyon kişi için dijital eşitliği hızlandırma hedefini duyurarak şimdiden 65 milyon kişiye ulaşıldığını belirtti: “Türkiye, Avrupa’nın en büyük ikinci oyun ekosistemine sahip. UNDP ile başlattığımız GameUP projesiyle gençleri oyun geliştirme ve dijital becerilerle güçlendirmeyi, sadece oyun sektöründe değil tüm teknoloji dünyasında istihdam fırsatları yaratmayı amaçlıyoruz. UNDP ICPSD iş birliğiyle yürütülen ‘Global Koçluk ve Gönüllülük Programı’ aracılığıyla yüksek nitelikli iş gücümüzün projelerde mentor olarak bilgi ve deneyimlerini paylaşabileceğine inanıyoruz. 2016 ve 2024 yılları arasında dünya genelinde 16 milyon kullanıcıya ulaşan HP LIFE girişimcilik programımızın Türkiye ayağını güçlendirmek de bu iş birliğinin kilit bir parçası. HP olarak vizyonumuz, dijital eşitliği artırmak, kapsayıcılığı yükseltmek ve gençler için yeni kariyer yolları açmaktır.”
Yeni duyurulan küresel iş birliği, oyun geliştirme, tasarım ve programlama alanlarında yeni fırsatları keşfetmeyi ve geliştiricilerin istihdam edilebilirlik becerilerini artırmayı hedefliyor. HP ve UNDP ayrıca eğitim programlarına girişimcilik ve sosyal beceriler gibi unsurları entegre etmeyi planlıyor; böylece sadece teknik yetkinliklere değil, aynı zamanda iş piyasasının talep ettiği çok yönlü becerilere de odaklanıyor.
The Witcher ve Cyberpunk serilerinin arkasındaki geliştirici CD Projekt RED, serinin geleceği için son derece iddialı bir yol haritası çizdi. Stüdyo, heyecanla beklenen The Witcher 4 ile başlayarak, yeni üçlemeyi yalnızca altı yıllık bir zaman diliminde tamamlamayı planlıyor. Bu, altı senede peş peşe üç yeni The Witcher oyununun piyasaya sürüleceği anlamına geliyor.
The Witcher serisi genişleyecek
Bu hızlı üretim temposunu yakalamak isteyen stüdyo, daha önce kullandığı kendi oyun motorundan vazgeçerek Unreal Engine’a geçti. Şirket yönetimi, bu köklü değişikliğin, geçmişe kıyasla çok daha fazla sayıda oyun çıkarma imkanı sağlayacağını açıkça belirtti. CD Projekt RED, bu üç oyunluk seriyi, The Witcher 4’ten sonraki devam oyunlarını üçer yıl arayla yayımlayarak tamamlayacak.
Bu büyük hedef ilk olarak 2022 yılında stüdyo yönetimi tarafından dile getirildi. O dönemde bazı çevreler bu açıklamayı, yeni motorun sağlayacağı kolaylığı vurgulayan bir halkla ilişkiler hamlesi olarak değerlendirse de, şirket yönetimi aynı planı tekrar gündeme getirerek niyetinde ne kadar ciddi olduğunu gösterdi.
Şu ana kadar net bir çıkış tarihi açıklanmamasına rağmen, The Witcher 4 için gelen bilgiler 2027 yılını işaret ediyor. Bu durum, CD Projekt RED’in önceki oyunu Cyberpunk 2077 ile The Witcher 4 arasında altı yıllık uzun bir geliştirme süresi geçtiği gerçeğini ortaya koyuyor.
Android 16 açık kaynak kodları yayınlandı. Google, QPR2 güncellemesiyle birlikte AOSP dosyalarını geliştiricilere sundu.
İlk oyunu için altı yıldan uzun bir süreye ihtiyaç duyan stüdyonun, sonraki iki oyunu üçer yıllık aralıklarla bitirme hedefi ise oldukça dikkat çekiyor. Buna göre, 2027’de dördüncü oyun çıktıktan üç yıl sonra The Witcher 5’i, ondan üç yıl sonra da yeni serinin son oyununu oyuncularla buluşturulacak.
Güney Koreli teknoloji devi Samsung, mobil işlemcilerini yeniden kendi bünyesinde tasarlama kararı aldı. Şirket, bu stratejik hedef doğrultusunda sadece bu amaca odaklanmış özel bir Sistem Çip Üzerinde (SoC) geliştirme ekibi kurdu.
Samsung, kendi işlemcisini geliştirecek
Yıllar önce kendi geliştirdiği Mongoose çekirdeklerini kullanan ancak bu tasarımlarla beklediği başarıyı yakalayamadığı için ARM’ın Cortex çekirdeklerine geri dönen Samsung, şimdi ise tamamen farklı bir yol izliyor.
Güney Kore merkezli Chosun gazetesinin bildirdiğine göre, Samsung’un Cihaz Çözümleri (Device Solutions) bölümü, Apple ve Qualcomm gibi tam bağımsızlığa sahip olmayı mümkün kılacak bu yeni grubu oluşturdu.
Bu yeni modelle Samsung, artık dışarıdan hazır tasarımları kullanmak yerine; işlemci mimarisini, yapay zeka birimlerini (NPU) ve diğer tüm fikri mülkiyet (IP) haklarını tamamen kendi içinde geliştirmeye başlıyor. Bu yeni ve kritik öneme sahip ekibin başına, daha önce Cihaz Çözümleri bölümündeki özel yarı iletken projelerini yönetmiş olan deneyimli SoC tasarım uzmanı Başkan Yardımcısı Park Bong-il getirildi.
Android 16 açık kaynak kodları yayınlandı. Google, QPR2 güncellemesiyle birlikte AOSP dosyalarını geliştiricilere sundu.
Samsung’un bu atılımda önemli avantajları bulunuyor. Şirket, halihazırda kendi kamera sensörlerini üretiyor ve Tesla gibi büyük teknoloji müşterileri için 2 nanometre GAA sürecinde üretim yapan bir dökümhane işine sahip.
Uzmanlar, dahili tedarik zincirinin varlığı sayesinde Samsung’un çip üretim maliyetlerinin, tasarımlarını dışarıda milyonlarca dolarlık “tape-out” sürecine sokmak zorunda kalan Apple ve Qualcomm’a göre daha düşük olabileceğini söylüyor. Bu girişimin, aynı zamanda şirkete gelen yeni ve büyük teknoloji müşterilerinin taleplerine bir cevap olduğu da görülüyor.