Stranger Things dizisi hakkında daha önce duymadığınız gerçekler!

2016’da izleyiciyle buluşan ve bugün milyonlarca hayranı olan Stranger Things, Duffer Kardeşler’in yaratıcılığıyla ortaya çıkan bir dizi. Hikaye, 1980’lerin başında, kurgusal bir kırsal kasaba olan Hawkins, Indiana’da geçiyor.

Bilim kurgu ve gerilim türlerini harmanlayan Stranger Things, kaybolan bir çocuğu arayan arkadaşları, birbirinden farklı dünyalardan gelen güçlü varlıklar ve gizemli olaylar etrafında dönüyor. Dizi, sürükleyici bir atmosfer sunuyor ve karakter odaklı hikayesiyle izleyicileri kendine çekme konusunda oldukça başarılı. Bizler de bu içeriğimizde Stranger Things hakkında ilk defa duyacağınız gerçeklerden bahsetmek istedik.

Stranger Things ile ilgili ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler

Adı “Montauk” olacaktı

Stranger Things’in geliştirilme aşamasında adı Montauk idi. Bunun nedeni, dizinin ilk başta ABD’nin New York şehrinde bulunan Montauk ilçesinde geçecek olmasıydı. Ancak daha sorasında farklı bir yer tercih edildi ve dizinin adı da “Stranger Things” olarak değiştirildi.

Stranger Things ile ilgili ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler

Yapımcılar, dizinin adını “Stranger Things” olarak belirleyerek bilim kurgu ve gizem ögelerini vurgulamak istediler. Bunun oldukça merak uyandıracağı ve böylelikle kişide izleme isteği yaratacağı düşünüldü.

Efsane dizi The Walking Dead hakkında ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler!

Efsane dizi The Walking Dead hakkında ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler!

Bu içeriğimizde, yılların efsane dizisi The Walking Dead hakkında ilk defa duyacağınız ilginç bilgileri sizler için derledik.

Bazı kısımlar gerçek olaylara dayanıyor

Dizinin yaratıcısı olan Duffer Kardeşler, Stranger Things‘in hikayesini oluştururken sadece diğer ünlü yönetmenlerin eserlerinden değil, aynı zamanda gerçek hayatta yaşanan bazı olaylardan da ilham aldıklarını ifade etti.

Stranger Things ile ilgili ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler

Örnek vermek gerekirse Eleven adlı karakterin laboratuvar deneyleri, gerçek bir olay ile alakalı. Soğuk Savaş döneminde yürütülen bazı deneylerden ilham alıyor. Dizi, hükümetin insanüstü yetenekleri test etmek için çocuklar üzerinde yaptığı deneyleri, Montauk gibi gizli hükümet programlarına dair komplo teorilerinden esinlenerek ele alıyor.

Senaryosu kabul edilmemişti

Duffer Kardeşler, Stranger Things için pek çok şirkete başvuru yaptı fakat çoğu zaman olumsuz bir karar aldılar. O zamanlar bu tür bir konseptin izleyicilerin dikkatini çekmeyeceği düşünülüyordu. Hatta bazı şirketler, Duffer Kardeşler’e diziye yeni bir yön verme çağrısında bulunarak onlara çocuklara odaklanmalarını veya dedektiflik temalı bir yapım yapmalarını önerdi.

Stranger Things ile ilgili ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler

En sonunda 21 Laps Entertainment şirketi, bu dizinin yapımcısı olmayı kabul etti. Akabinde Netflix de bu işe ortak olmak istedi ve pilot bölümün senaryosunu incelemesinin ardından platformda yayınlanması için ortak oldu. Stranger Things’in günümüzde en popüler diziler arasında yer alması, yapımı reddeden yayıncı firmaların pişman olmasına sebep olmuş mudur, burası merak konusu.

Eggo waffle satışları arttı

Dizinin ana karakterlerinden Eleven’in favori yemeği Eggo waffle’ı idi. Bakkaldan sürekli olarak waffle çalan Eleven’in bu yemeğe olan sevgisi ilerleyen bölümlerde de durmadan devam etti. Karakter, bu tatlıyla resmen özdeşleşti.

Stranger Things ile ilgili ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler

Stranger Things’in 2. sezonunun yayınlanmasıyla birlikte Eggo’nun waffle, krep ve Fransız tostu satışlarının yüzde 14 oranında arttığı ortaya çıktı. Bu artış, 2018 yılında da yüzde 9,4 olarak devam etti. Marka, önemli bir büyüme elde etti.

Çocuk oyunculara Stand By Me filminden sözler okutuldu

Stranger Things, açık hava maceralarına odaklanan ikonik 1980’ler filmlerinden biri olan Stephen King uyarlaması “Stand By Me” ile sıkça karşılaştırılıyor. Bu benzerlikler dikkate alındığında, dizi için yapılan oyuncu seçmelerinde çocuk oyunculara “Stand By Me” filminden bazı replikler okutuldu.

Stranger Things ile ilgili ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler

Duffer Kardeşler, bu yöntem ile senaryo hakkında herhangi bir ayrıntı verilmeden oyuncu olmak isteyenlerin ne kadar yetenekli olduğunu ortaya çıkardı.

Neler varmış neler: Squid Game dizisi hakkında ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler!

Neler varmış neler: Squid Game dizisi hakkında ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler!

Bu içeriğimizde, son yılların en sevilen dizilerinden Squid Game hakkında ilk defa duyacağınız ilginç bilgileri derledik.

Çocuk karakterler için 1000’den fazla aday

Stranger Things dizisinde oyuncu olmak için toplamda 1.213 çocuk başvuruda bulundu. Bu başvuruların 906’sı erkekken, 307’si kız çocuklarından geldi. Duffer Kardeşler, bu çocukların pek çoğuna “Stand By Me” filminden sözler okuttu.

4. sezonun çekimleri oldukça uzun sürdü

Duffer Kardeşler, hayranlara yazdığı açık bir mektupta heyecan verici bir haber paylaşmıştı. Buna göre Stranger Things 4. sezonunun çekimleri 2 yıl sürdü. 9 senaryo, 800 sayfa metin ve binlerce görsel efekt hazırlandı. Önceki sezona göre iki kat daha fazla zaman harcandığı belirtildi.

Stranger Things ile ilgili ilk defa duyacağınız ilginç bilgiler

Bu mektup, hayranların bekledikleri yeni sezonun ne kadar özenle hazırlandığını gösteriyordu. Duffer Kardeşler, yaratıcı ekip olarak izleyicilere daha önce hiç görülmemiş bir deneyim sunmak için titizlikle çalıştıklarını vurguladılar.

Kostüm için izin alındı

Stranger Things yapımcıları, dizide kullanılacak bir kostüm için Hayalet Avcıları’nın yönetmeni Ivan Reitman’dan izin istemek zorunda kaldı. Reitman, telefon görüşmesinde “Bundan çok gurur duyduk. Elbette bunu kullanmanızı çok isteriz.’ diyerek izin isteğini kabul etti.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Stranger Things dizisini nasıl buluyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

İçinizi ısıtacak en iyi romantik film önerileri (2024)

Romantik bir akşam geçirmek isteyenler için içlerinizi ısıtacak birbirinden kaliteli filmleri bir araya getirdik. En iyi romantik film önerileri ile karşınıza çıktığımız bu listede türüne damga vuran, yer yer gözyaşı döküp zaman zaman da yüzünüzde tatlı bir tebessüm bırakacak o yapımları sıraladık. İşte son dönemin en iyi romantik filmleri…

Romantik film önerileri

Aşk filmleri ile dolu bu listemizde sizler için romantik film önerileri sunuyoruz. İçinizi ısıtacak ve bittikten sonra üzerinizde hoş bir tat bırakacak o filmler ile karşınızdayız! İşte sevgiliniz ile birlikte izleyebileceğiniz bol ödüllü ve eleştirmenlerden tam not alan o filmler…

En iyi animasyon filmleri – 2024

En iyi animasyon filmleri – 2024

Eğer siz de bu yılın en popüler animasyon filmlerini izlemek isterseniz, işte 2024 yılının en iyi ve en çok izlenen animasyon filmleri...

Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan) – 2004

Erkek arkadaşı Joel ile yaşadığı bazı problemler nedeniyle Clementine onunla yaşadığı tüm anılarını sildirmek için bu prosedürün uygulandığı bir kliniğin başkanı Dr. Howard Mierzwiak’a başvurur. Neşeli ve dışa dönük bir kadın olmasına rağmen Clementine sonuna kadar gitmeye karar verir. Joel onunla barışmak için onu aradığında Clementine geçmişe dönük hiçbir şey hatırlamaz. Hayal kırıklığına uğrayan Joel de aynı hafıza sildirme işlemini gerçekleştirmeye karar verir.

Bu işlem sırasında adam onu Clementine’e bağlayan tüm anıları yeniden yaşamaya başlar. Fikrini değiştirmiş olmasına rağmen anılarını silinmekten kurtaramaz. Ertesi gün bir parti sırasında Clementine ile yeniden tanışır ve işler iyice içinden çıkılmaz bir hal almaya başlar. Romantik film önerileri listemizin ilk sırasında yer alan Sil Baştan içinizi ısıtacak bir hikaye sunuyor. Michael Gondry tarafından yönetilen, Charlie Kaufman tarafından yazılan ve başrollerini Jim Carrey ile Kate Winslet’ın paylaştığı film ayrıca Kirsten Dunst, Tom Wilkinson, Mark Ruffalo ve Elijah Wood gibi yıldızları da bir araya getiriyor.

Lost in Translation (Bir Konuşabilse) – 2003

Bob ve Charlotte Tokyo’da bulunan iki Amerikalıdır. Bob reklam filmi çekecek olan bir film yıldızıdır, Charlotte ise bir fotoğrafçı ile evli olan genç bir kadındır. Bob ve Charlotte kaldıkları otelin barında tesadüfen tanışırlar ve aralarında hemen bir dostluk doğar. Belirli karşılaşmalar arasında hayatlarında yeni ufuklar için çeşitli olasılıkların bulunduğunu keşfederler. Sofia Coppola tarafından yazıp yönetilen film eleştirmenler ve izleyicilerden tam not aldı. Film ayrıca 2004 yılında senaryo dalında Oscar ödülüne layık görüldü.

Marriage Story – 2018

Bir tiyatro yönetmeni olan Charlie ve bir aktris olan Nicole evli ve bir çocuklu aile olarak filmin hatlarını oluşturuyor. Bu iki karakteri birleştiren şey karşılıklı saygı ve her konuda olağanüstü anlayıştan geçiyor. Ancak görünüşte pastoral bir tablonun arkasında, ilişkinin bozulmasına yol açabilecek bazı parçalar yer alıyor. Durum böyle olunca gidecekleri yol en ayrılık yolu oluyor ve olaylar gelişiyor.

Romantik film önerileri listemizin olmazsa olmaz yapımları arasında yer alan bu film eleştirmenlerden tam not alıyor. Noah Baumbach’ın yazıp yönettiği film ayrılık temasını incelik ve derinlikle işliyor. Venedik Uluslararası Film Festivalinde prömiyerini yapan filmin başrollerini ise Adam Driver ile Scarlett Johansson paylaşıyor.

(500) Days of Summer (Aşkın (500) Günü) – 2009

Tom Hansen (Joseph Gordon-Levitt) tebrik kartlarını dolduran bir şirkette iş bulan genç bir mimardır. Bir gün ofiste patronun yeni asistanı Sole Summer Finn (Zooey Deschanel) ile tanıştığında hayatı tam anlamıyla altüst olur. Benzersiz bir flörte ve aşkın doruğuna ulaşan bu aşkta görünüşte aşılamaz olan sorun, ikisi arasındaki bariz karakter farkıdır. Bu da onları yavaş yavaş tartışmaya sevk eder.

Adam daha duygusal, kadın ise kendini bırakmaya daha az meyillidir. Günler geçer ve Tom’un aşk acıları giderek daha belirgin hale gelir, olaylar gelişir… Yönetmenliğini Marc Webb’in üstlendiği ve senaryosunu Scott Neustadter ile Michael H. Weber’in kaleme aldığı yapım modern dönemin en iyi romantik filmleri arasında gösteriliyor.

The Fault In Our Stars (Aynı Yıldızın Altında) – 2014

Hazel Grace Lancaster (Shailene Woodley) ve Gus Waters (Ansel Elgort) hastalığa karşı zorlu mücadeleyi paylaşan iki gençtir. Rastgele tanışan bu ikili kısa sürede birbirine aşık olur. Bu iki karakter kitaplara karşı çılgınca bir tutkuyla birleşir. Hazel’ın favorisi Peter Van Houten’in (Willem Dafoe) yazdığı An Imperial Affliction kitabıdır. Hazel kitabın yazarıyla birkaç kez iletişime geçmeyi denemiş ancak sonuç alamamıştır. Bunun üzerine Gus dileğinin gerçekleşmesi için çalışmaya başlar. Yazardan Amsterdam’daki bir toplantıya davet gelir ve olaylar gelişir.

Crazy, Stupid, Love (Çılgın Aptal Aşk) – 2011

Cal Weaver, Emily ile evli ve üç çocuk babasıdır. Her şey yolunda gidiyor gibi görünse de bir gün karısı onu aldattığını itiraf edip boşanma talebinde bulunur. Cal derin bir üzüntüye kapılır ve bu üzüntüyü sık sık gece kulüplerine ve yeni insanlara gitmeye başlayarak atlatmaya çalışır. Bir akşam Jacob Palmer adlı biri ona yaklaşır ve Cal’e yeni romantik fırsatlar bulma fırsatı sunar. Bundan sonra işler Cal’in hiç beklemediği noktalara doğru ilerlemeye başlar. Steve Carell, Julianne Moore, Ryan Gosling ve Emma Stone’dan oluşan oyuncu kadrosuna sahip filmin yönetmenliğini John Fuqua üstleniyor.

Peki ya siz romantik film önerileri listemizde yer alan yapımları nasıl buldunuz? Sizce listede yer alması gereken başka filmler var mı? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Tüylerinizi ürpertecek en iyi gerilim filmleri

En iyi gerilim filmleri izleyiciyi koltuğunun kenarına yapıştıran, kalp atışlarını hızlandıran ve adrenalin seviyesini zirveye çıkaran yapımlar olarak karşımıza çıkıyor. Beklenmedik olaylar, gizemli karakterler ve sürpriz sonlarla dolu olan bu yapımlar izleyiciyi hem korkutmayı hem de düşündürmeyi başararak diğer türlerden kendini keskin bir şekilde ayırıyor. Bu yazıda sinema dünyasının en iyi gerilim filmlerini keşfedecek, her biriyle tüylerinizin diken diken olacağı bir yolculuğa çıkacaksınız. Hazırsanız ışıkları kapatın ve gerilimin doruklarına ulaşmaya başlayın!

En iyi gerilim filmleri

Dünya çapında büyük başarılar elde eden ödüllü ve birbirinden sürükleyici en iyi gerilim filmleri ile karşınızdayız! İşte heyecan ve gerginlikten tir tir titreyeceğiniz o filmler…

The Silence Of The Lambs (Kuzuların Sessizliği) – 1991

Jonathan Demme’nin yönetmenliğini üstlendiği ve Thomas Harris’in romanından uyarladığı bu karanlık başyapıt, En İyi Film de dahil olmak üzere 7 aday arasından 5 heykelcikle Oscar’ı kazandı. Aynı zamanda Hannibal Lecter ve Ajan Clarice Starling rollerindeki ustaca performanslarıyla Anthony Hopkins ve Jodie Foster’a iki Oscar kazandırdı. Daha sonra da çeşitli uyarlamalar ve devam hikayeleriyle karşımıza çıkan film, sinema külliyatının en önemli eserlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Psycho (Sapık) – 1960

Efsane yönetmen Alfred Hitchcock’un gerilim filmi, bu türün en önemli bir referans noktalarından biri olarak tarihe geçti. Robert Bloch’un seri katil Ed Gein’in gerçek olaylarına dayanan 1959 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan film, Hitchcock’un en büyük ticari başarısı olarak da ayrı bir öneme sahip. Film, Anthony Perkins’in başrolde olduğu üç devam filmi, spin-off hikayesi Motel of Fear (1987), bir televizyon dizisi olan Bates Motel (2013-2017) ve Gus Van Sant’ın yönettiği bir uyarlama gibi çok sayıda yapıma ilham kaynağı oldu.

The Usual Suspects (Olağan Şüpheliler) – 1995

Christopher McQuarrie tarafından senaryosu yazılan ve Bryan Singer tarafından yönetilen Olağan Şüpheliler iki Oscar ödülüne layık görülerek günümüzde bir kült haline geldi. Kevin Spacey tarafından canlandırılan unutulmaz Keyser Söze karakterini de hayatımıza sokan yapım türünün şimdiye kadar yapılmış en iyileri arasında yer alıyor.

Seven (Yedi) – 1995

En iyi gerilim filmleri arasında yer alan Seven beyazperdede şimdiye kadar görülen en karanlık, en nihilist ve rahatsız edici yapımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Kevin Spacey, Morgan Freeman ile Brad Pitt’in unutulmaz performansıyla eleştirmenlerden tam not alan yapım ayrıca finaliyle şimdiye kadarki en başarılı ve şok edici sonlardan birine sahip.

The Conversation (Konuşma) – 1974

Francis Ford Coppola’nın yönettiği casus gerilim filmi, kayıtları potansiyel bir cinayeti ortaya çıkardığında ahlaki bir ikilemle karşı karşıya kalan Gene Hackman’ın canlandırdığı bir gözetleme uzmanını konu alıyor. Tüm zamanların en iyi gerilim filmleri arasında kabul edilen bu yapım, Antonioni’nin unutulmaz klasiği Blow-Up’tan esinleniyor. Sevilen yapım Cannes Film Festivali’nde en iyi film dalında Altın Palmiye ödülünü kazandı ve en iyi film dahil üç dalda Oscar’a aday gösterildi. Fakat o yıl bir başka Coppola filmi olan The Godfather Part II’nin büyük ödüle layık görüldüğünü belirtelim. The Conversation ayrıca Harrison Ford’un ilk çıkış yapan rollerinden biri olarak da ayrı bir önem taşıyor.

En iyi gerilim filmleri listemizin sonuna geldik. Peki ya sizin favori gerilim filmleriniz hangileri? Yorumlarınızı bizlerle paylaşın!

Read this news article in English

En iyi Leonardo DiCaprio filmleri

En iyi Leonardo DiCaprio filmleri listesi ile karşınızdayız! 49 yaşındaki tecrübeli Hollywood yıldızı görkemli bir sinema kariyerine sahip. Christopher Nolan, Quentin Tarantino ve Martin Scorsese gibi usta yönetmenlerle çalışan Oscar ödüllü aktör birbirinden başarılı yapımlara imza attı. Usta oyunculuğuyla adından sıkça söz ettiren DiCaprio’nun mutlaka izlemeniz gereken filmlerini sizler için bir araya getirdik.

En iyi Leonardo DiCaprio filmleri hangileri?

1990’lı yılların başından bu yana aktif olarak sinema dünyasında boy gösteren tecrübeli oyuncu Leonardo DiCaprio’nun en iyi filmleri arasında öne çıkan yapımları sıraladık. İşte birbirinden sürükleyici ve eleştirmenlerden tam not alan o filmler…

Titanic (Titanik) – 1997

En iyi Leonardo DiCaprio filmleri deyince elbette ki Titanic’ten başlamak en doğrusu olacaktır. DiCaprio’yu sinema dünyasının gerçek bir yıldızına dönüştüren bu film usta yönetmen James Cameron tarafından 1997 yılında çekildi. Aynı adı taşıyan okyanus gemisinin batığını ve beş parasız genç Jack Dawson ile görkemli Rose DeWitt Bukater (Kate Winslet) arasındaki imkansız aşk hikayesi yediden yetmişe herkesi etkilemeyi başardı. Film tüm dünyada büyük ses getiren kült bir yapım olarak anılırken, halen daha ikonik sahneleri hafızalardan silinmiyor.

Gangs of New York (New York Çeteleri) – 2002

2002 yılı DiCaprio için ayrı bir öneme sahip. Tecrübeli oyuncunun ünlü yönetmen Martin Scorsese ile ortaklığın başladığı yıl olan bu tarihte Gangs of New York ile başlayan serüven hiç şüphesiz ki başarılı oyuncunun kariyerini çok daha üst noktalara taşıdı. Herbert Asbury’nin aynı adlı romanından uyarlanan New York Çeteleri’nde DiCaprio’yu bir çete kavgasında öldürülen babasının intikamını almak için mücadele eden bir genç olarak seyrediyoruz.

Catch Me If You Can (Sıkıysa Yakala) – 2002

En iyi Leonardo DiCaprio filmleri arasına yer alan bu film sinema dünyasının en saygın yönetmenlerinden biri olan Steven Spielberg tarafından yönetiliyor. 2002 yapımı Catch Me If You Can çok yönlü yeteneğini ortaya koyma fırsatı bulan DiCaprio için büyük bir oyunculuk sınavını temsil ediyor. Sevilen oyuncu bu filmde bir FBI ajanının (Tom Hanks) çeşitli dolandırıcılıklarla altı milyon dolar çaldığı için takip ettiği kılık değiştirme ustası Frank Abagnale Jr. rolüne hayat veriyor.

Shutter Island (Zindan Adası) – 2010

2010 yılında gösterime giren Shutter Island, 1954 yılında Shutter Island’daki bir psikiyatri hastanesi olan Ashecliff Hastanesi’nde bir hastanın ortadan kaybolmasını araştırmak zorunda kalan FBI ajanı Teddy Daniels’ın (Leonardo DiCaprio) hikayesini anlatıyor. Aktörün büyük dramatik yeteneğini sergilediği, Martin Scorsese’nin bu esrarengiz filminde, ortaya çıkan olaylar ve sürprizler giderek artıyor. Heyecan dolu yapım eleştirmenler ve seyircilerden tam not alıyor.

Inception (Başlangıç) – 2010

2010 yılında gösterime giren film yönetmen Christopher Nolan’ın mutlak dehasını dünyaya duyuran, aynı zamanda oyuncu için bir dönüm noktasını temsil eden bir yapım olarak öne çıkıyor. Başkalarının en derin sırlarını çalabilmek için rüyalarına girme yeteneğine sahip olan Domic Cobb’un macerasını seyrettiğimiz bu yapım açık uçlu hikayesi ve derinlikli anlatısıyla unutulmazlar arasında yer alıyor.

Django Unchained (Zincirsiz) – 2012

Sergio Corbucci’nin 1966 yılında gösterime giren Django filminden ilham alan Quentin Tarantino, Zincirsiz (2012) ile izleyicileri etkileyici bir yolculuğa davet ediyor. 19. yüzyılda Mississippi’li bir toprak sahibi olan Calvin J. Candie rolü Leonardo DiCaprio’nun usta performansıyla hayat buluyor. Kötü adam rolünü muazzam bir şekilde canlandıran DiCapro burada sergilediği performansla kariyerini üst mertebelere çıkarıyor.

En iyi Leonardo DiCaprio filmleri deyince elbette ki akıllara çok daha fazla yapım geliyor. Peki ya sizin favori DiCaprio filminiz hangisi? Yorumlarınızı bizlerle paylaşın!

Read this news article in English

En iyi Adam Sandler filmleri

Adam Sandler en ünlü komedyenlerden biri olarak dünya çapına geniş bir kitleye hitap ediyor. Büyük gişe başarılarının kahramanı olan Sandler özellikle de mizah ve romantik komedi türünün akıllara gelen ilk isimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Sizler için bu içeriğimizde en iyi Adam Sandler filmleri ile ilgili bir liste hazırladık. İşte o yapımlar…

En iyi Adam Sandler filmleri hangileri?

Adam Sandler son dönemlerde komedilerden yüksek gerilim filmlerine geçerek, hem auteur sinemada hem de daha ticari ve ana akım sinemada çalışarak birbirinden başarılı işlere imza attı. Peki ya Adam Sandler’ın en iyi filmleri hangileri? İşte izlemeden geçmemeniz gereken o muhteşem filmler…

Punch-Drunk Love (Aşk Sarhoşu) – 2002

En iyi Adam Sandler filmleri arasında yer alan Aşk Sarhoşu, tecrübeli oyuncuya inanılmaz performansı sayesinde Altın Küre adaylığı kazandırdı. Paul Thomas Anderson yönetmenliğini yaptığı bu film ile Cannes Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülüne layık görüldü. Sürükleyici bir hikayeye sahip olan filmde Adam Sandler, lavabo pistonları satan küçük bir şirketin sahibi olan Barry Egan karakterini oynuyor.

You Don’t Mess with the Zohan (Zohan’a Bulaşma) – 2008

Sandler’ın hayat verdiği unutulmaz Zohan karakteri komedi sinemasının en ikonik figürleri arasına girmeyi başardı. Sandler bu rolle oyunculuk performansına oldukça yakışan, sıra dışı bir karakteri canlandırarak komedi sahnesine giriyor. Aslında kadın kuaförü olma hayaliyle yola çıkıp da Mossad ajanı olan karakter, izleyicilere kahkaha ve eğlenceli dolu bir seyir keyfi vadediyor.

Click – 2006

Adam Sandler’ın komedi ile fantastik türünü birleştiren bu film yıllar geçmesine rağmen hafızalardan silinmiyor. Michael Newman, ailesini ihmal ederek zamanının çoğunu işine ayıran bir mimardır. Bir gün evrensel bir uzaktan kumanda bulmak için bir mağazaya gider. Morty adında bir adam ona bedava bir uzaktan kumanda teklif eder. Ama onu asla geri veremeyeceği konusunda uyarır. Bu uzaktan kumanda sayesinde Michael artık hayatı durdurabilir, zamanda geri dönebilir veya ileri gidebilir. Ancak zamanın doğal akışını her değiştirdiğinde, giderek daha şok edici sonuçlara neden olur. Onu geri veremeyen Michael, uzaktan kumandayı yok etmeye çalışır ve olaylar gelişir.

Uncut Gems – 2019

Pek çok eleştirmen tarafından en iyi Adam Sandler filmleri arasında gösterilen Uncut Gems, tecrübeli aktörün kariyerinde oynadığı diğer tüm filmlerden çok daha ayrı bir konumda yer alıyor. Safdie Kardeşler tarafından yönetilen bu film, para ve kumar tutkunu bir kuyumcunun yürek hoplatan yolculuğunu anlatıyor. Her karesinde canlı ve stresli bir deneyim yaratan yapım 2012 yılında, Celtics ve 76ers arasındaki NBA yarı finalleri sırasında geçiyor. Aynı zamanda filmin kadrosunda oyuncu Kevin Garnett ve şarkıcı The Weekend de yer alıyor.

The Meyerowitz Stories (Meyerowitz Hikayeleri) – 2017

Dünya çapında ilk kez Cannes Film Festivali’nde gösterilen Meyerowitz Hikayeleri, Adam Sandler’ın filmografisindeki daha otoriter bir aşamayı temsil ediyor. Noah Baumbach tarafından yazıp yönetilen film, yönetmenin bakış açısının tüm özelliklerini ve niteliklerini taşıyor. Heyecan dolu film New York’ta farklı kuşaklar arasındaki ilişkilerin giderek kayganlaştığı bir ailenin hikayesine odaklanıyor.

En iyi Adam Sandler filmleri arasında öne çıkan yapımları sizlere sıraladık. Peki ya sizin favori Adam Sandler filminiz hangisi? Yorumlarınızı paylaşın!

Read this news article in English

Gözyaşınızı tutamayacağınız en iyi dram filmleri (2024)

En iyi dram filmleri arasında sinema tarihine damga vuran çok sayıda kaliteli yapım yer alıyor. Yer yer gözyaşı dökeceğiniz bu filmler, etkileyici hikayeleriyle izleyicilerin kalbinde kendine yer ediniyor. Sizler için en iyi dram filmleri arasında öne çıkan bazı yapımları bir araya getirdik. Patlamış mısırlarınız hazırsa, hadi başlayalım!

1. Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption)

En iyi dram filmleri arasında öne çıkan Esaretin Bedeli, aynı zamanda IMDb’ye göre de sinema tarihinin en iyi filmi olarak listeleniyor. Frank Darabont’un yönettiği bu film, Andy Dufresne adlı genç bir bankacının karısını öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilmesi ve Shawshank Hapishanesi’nde geçirdiği etkileyici olayları anlatıyor. Tim Robbins ve Morgan Freeman’ın başrollerini paylaştığı bu yapım umut ve dostluk temalarını mükemmel bir şekilde işliyor. Ayrıca bu yapımın En İyi Film dahil olmak üzere yedi dalda Oscar’a aday gösterildiğini belirtelim.

Mutlaka izlenmesi gereken en iyi Netflix dizileri (2024)

Mutlaka izlenmesi gereken en iyi Netflix dizileri (2024)

En iyi Netflix dizileri arasında öne çıkan ve mutlaka izlemeniz gereken yapımları sizler için bir araya getirdik.

2. Yeşil Yol (The Green Mile)

Yönetmenliğini yine Frank Darabont’un üstlendiği bu film, idam mahkumlarının bulunduğu bir hapishanede gardiyanlık yapan Paul Edgecomb’un hikayesine odaklanıyor. Stephen King romanından uyarlanan Yeşil Yol filmi Tom Hanks ve Michael Clarke Duncan’ı başrol koltuğunda ağırlıyor. Unutulmaz karelere sahip olan bu yapım, mucizeler üzerine derin bir anlatı ortaya koyuyor. Son olarak Yeşil Yol’un dört dalda Oscar’a aday gösterildiğini söyleyelim.

3. Forrest Gump

Robert Zemeckis tarafından yönetilen ve en iyi dram filmleri arasında kabul edilen Forrest Gump, düşük IQ’lu ancak iyi kalpli Forrest Gump’ın hayatını anlatıyor. Tom Hanks’in unutulmaz performansıyla hayat bulan bu yapım, Amerika tarihinin önemli olaylarına tanıklık ederek etkileyici bir hikaye sunuyor. Sevilen filmin En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu dahil altı Oscar ödülü kazandığını eklemekte fayda var.

Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler (2024)

Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler (2024)

Netflix'te izlenmesi gereken filmler listesi ile karşınızdayız! İşte platformda yer alan en kaliteli ve ödüllü film önerileri...

4. Schindler’in Listesi (Schindler’s List)

En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil yedi Oscar ödülü kazanan Schindler’in Listesi, en iyi dram filmleri arasında gösteriliyor. Steven Spielberg’in yönettiği bu film, 2. Dünya Savaşı sırasında Oskar Schindler adlı bir iş adamının, Yahudi çalışanlarını Nazi soykırımından kurtarma çabalarına odaklanıyor.

5. Hayat Güzeldir (La vita è bella)

En iyi dram filmleri listemizin olmazsa olmaz yapımlarından biri olan Hayal Güzeldir, Roberto Benigni’nin yönetmenliğini ve aynı zamanda başrolünü üstlendiği unutulmaz bir film olarak hafızalardan silinmiyor. İtalyan yapımı Hayal Güzeldir filmi 2. Dünya Savaşı sırasında bir babanın oğlunu toplama kampının dehşetinden korumak için yarattığı hayali dünyayı anlatıyor. Hem komedi hem de dram unsurlarını ustalıkla bir araya getiren yapım, En İyi Yabancı Film ve En İyi Erkek Oyuncu dahil üç Oscar ödülüne layık görüldü.

6. Piyanist (The Pianist)

En iyi dram filmleri arasında kabul edilen Roman Polanski’nin yönettiği bu film, Polonyalı piyanist Wladyslaw Szpilman’ın 2. Dünya Savaşı sırasında yaşadığı zorluklara odaklanıyor. Adrien Brody’nin başrolünde olduğu Piyanist, savaşın yıkıcılığını ve insanın hayatta kalma mücadelesini etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu dahil üç Oscar ödülü elde etti.

7. Aşk (Amour)

En iyi dram filmleri listemizin son sırasında yer alan ve En İyi Yabancı Film Oscar’ına layık görülen Michael Haneke’nin yönettiği bu film; yaşlı bir çiftin, kadının felç geçirmesi sonrası yaşadığı zorlukları ve birbirlerine olan bağlılıklarını anlatıyor. Unutulmayacak bir hikayeye sahip olan bu yapımda Jean-Louis Trintignant ve Emmanuelle Riva başrol koltuğunda oturuyor.

Peki sizin dram filmi önerileriniz neler? Yorumlarınızı paylaşın!

Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler (2024)

Netflix’te mutlaka izlemeniz gereken filmler ile ilgili sizlere kapsamlı bir rehber hazırladık. “Bu akşam ne izleyeceğim?” diye düşünenler için birbirinden heyecan verici ve sürükleyici Netflix filmlerini bir araya getirdik. İşte kafanızı dağıtacak ve sizleri eğlendirecek birbirinden kaliteli o yapımlar…

Netflix’te izlenmesi gereken filmler

Netflix platformunda çok sayıda ilgi çekici ve ödüllü sinema filmi yer alıyor. Televizyonunuz, bilgisayarınız ya da telefonunuzun başına geçip kaliteli bir film izlemek istiyorsanız Netflix’te yer alan en iyi yapımları sıraladık. İşte 2024 yılında Netflix’te mutlaka izlenmesi gereken o filmler…

En iyi anime önerileri

En iyi anime önerileri

İşte karşınızda IMDB üzerinde anime severler tarafından verilen puanlar sırasına göre en iyi animeler ve önerileri...

Platform – 2019

Yönetmenliğini Galder Gaztelu-Urrutia’nın üstlendiği 2019 yapımı gerilim/korku filmi Platform yer altında tasarlanan ve katlara bölünmüş, ortasında devasa bir delik bulunan bir hapishanede geçiyor. Bu özel binada her türlü lezzetin yer aldığı devasa bir masa tüm katları dolaşıyor. Kurulan platform dikey olarak alçalıyor, her katta duruyor ve mahkumların sadece birkaç dakika içinde yiyebilecekleri her şeyi yemelerine olanak tanıyor. Ta ki gerçekleri bilmeden binaya giren Goreng (Ivan Massagué) adında bir adam bir şeyleri değiştirmeye çalışana kadar…

Hustle – 2022

Sinema ile sporu birleştiren bir film mi arıyorsunuz? İşte Hustle filmi tam da size göre! Netflix’te izlenmesi gereken filmler arasında yer alan bu yapımın başrolünü ünlü komedyen Adam Sandler üstleniyor. Filmde ana kahraman dünyayı gezmekten yorulmuş, imrenilen koç yardımcısı pozisyonunu elde etmeye çalışan Philadelphia 76ers’ta görev alıyor İlk olarak takımı NBA şampiyonluğuna taşıyacak oyuncuyu bulmak için kolları sıvayan karakter, İspanya’da, Bo Cruz adında kendine güveni olmayan ama yetenekli bir çocuk ile tanışıyor. Fedakarlık ve hayallerinizin peşinden gitme cesareti hakkında çok şey anlatan film ayrıca NBA dünyasının görkemli atmosferini de taşıyor.

Bıçaklar Çekildi – 2022

Netflix’te izlenmesi gereken filmler listemizin üçüncü sırasını Bıçaklar Çekildi üstleniyor. Polisiye ve komedi türlerini bir araya getiren bu filmde başrolü Daniel Craig üstleniyor. Craig’in Dedektif Benoit Blanc’ı canlandırdığı yapımda Rian Johnson yönetmen koltuğunda oturuyor. Benoit’i multimilyoner Miles Bron, diğer adıyla Edward Norton’un adasına getiren renkli ve eğlenceli devam filmi yıldızlar geçidi oyuncu kadrosunda Janelle Monae, Kathryn Hahn, Leslie Odom Jr., Kate Hudson, Dave Bautista, Jessica Henwick, Ethan Hawke, Hugh Grant ve Angela Lansbury gibi isimleri karşımıza çıkarıyor.

Şikago Yedilisi’nin Yargılanması – 2020

Vietnam Savaşı’na karşı barışçıl bir protesto gerçekleştirmeyi planlayan bir grubun eylemi polisle çok şiddetli bir çatışmaya dönüşüyor. Gerçekte yaşanan olayların kahramanları, 28 Ağustos 1968’de Demokrat Parti kongresi vesilesiyle gerçekleşen bir gösterinin ardından komplo kurmak ve isyana kışkırtmak suçlamasıyla utanç verici bir yargılamanın kurbanı oluyor. Aaron Sorkin tarafından yönetilen filmde başrolleri Sacha Baron Cohen, Eddie Redmayne, Joseph Joseph Gordon-Levitt, Yahya Abdul-Mateen II ve Michael Keaton paylaşıyor.

Mank – 2020

Yurttaş Kane’in senaristi Herman J. Mankiewicz hakkında olağanüstü bir biyografik film olarak karşımıza çıkan Mank, Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler arasında bulunuyor. Yönetmen David Fincher bu filmde sinemanın en büyük başyapıtlarından birinin doğuş hikayesini anlatıyor ve izleyiciyi Hollywood’un altın çağının ışıkları ve gölgeleri arasında siyah beyaz bir yolculuğa davet ediyor. Filmde Herman J. Mankiewicz’i usta aktör Gary Oldman canlandırılıyor.

Roma – 2018

Oscar ödüllü Alfonso Cuaron tarafından yönetilen Roma filmi bize tecrübeli sinemacının çocukluğunun geçtiği Meksika’yı, yani 1970’li yılları anlatıyor. Orta sınıf bir ailenin günlük yaşamının tutkulu ve dokunaklı bir portresi sunuluyor. Ülkenin büyük ekonomik ve politik istikrarsızlık yaşadığı bir dönemde geçen Roma, Meksika burjuvazisinin çocuklarını büyük bir özveriyle yetiştiren tüm dadılara hem sosyal bir ihbar hem de büyük bir saygı duruşu olmayı amaçlıyor.

Marriage Story – 2018

Bir tiyatro yönetmeni olan Charlie ve bir aktris olan Nicole evli ve bir çocuklu aile olarak filmin hatlarını oluşturuyor. Bu iki karakteri birleştiren şey karşılıklı saygı ve her konuda olağanüstü anlayıştan geçiyor. Ancak görünüşte pastoral bir tablonun arkasında, ilişkinin bozulmasına yol açabilecek bazı parçalar yer alıyor. Durum böyle olunca gidecekleri yol en ayrılık yolu oluyor ve olaylar gelişiyor. Noah Baumbach’ın yazıp yönettiği film ayrılık temasını incelik ve derinlikle işliyor.

The Irishman – 2019

Martin Scorsese’nin yönettiği ve aynı adlı kitaptan uyarlanan bu yapım Netflix’te izlenmesi gereken en iyi filmler arasında karşımıza çıkıyor. Film sendikacı Jimmy Hoffa’nın öldürülmesinden sorumlu mafya üyesi Frank Sheeran’ın gerçek hikayesini anlatıyor. Frank çok sayıda flashback sahnesi ile birlikte tetikçi olarak kariyerinin ve Bufalino suç ailesiyle olan ilişkilerinin izini sürüyor. Bu etkileyici gangster filminin oyuncu kadrosunda suç filmleri türünün üç efsane ismi Robert De Niro, Joe Pesci ve Al Pacino başrolleri paylaşıyor.

Peki siz bu filmlerden hangilerini izlediniz veya izlemek istiyorsunuz? Favorilerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Bu akşam ne izlesem derdine son! IMDb’ye Göre En İyi Türk dizileri

Türk dizileri denince akla pek çok yapım gelmektedir. Bizimkiler, Muhteşem Yüzyıl, Kurtlar Vadisi, Aşk-ı Memnu ve dahası… Türk dizi sektörünün dünya çapında yaptığı şan ve şöhret beraberinde de bilinirliği bizlere getirdi. Peki IMDb puanlamasına göre en iyi Türk dizileri hangileri? İşte detaylar…

Sizler için IMDb puanlamasına göre en iyi Türk dizilerini sıraladık. Sıralamamızın yanında yeni trend olmuş dizileri ve unutulmazları da ekledik.

Leyla ile Mecnun dizisi denince akan sular durur. Dizi Leyla ve Mecnun karakterlerinin hikayesini anlatsa da Erdal Bakkal gibi yan karakterler bile diziyi ele geçirecek kadar sevilmektedir. Eğer bu diziyi hiç izlemediyseniz mutlaka listenize ekleyin.

Bir Ankara pardon “Bir Angara” polisinin hikayesini anlatan Behzat Ç. ilk etapta düşük reytingler ile yayın hayatına başlamış olsa da sonrasında oldukça sevildi. Başrolde Erdal Beşikçioğlu’nun olduğu dizi yeni versiyonu ile de dijital platformlarda yer almaktadır.

en iyi türk dizileri

Bir dönemin popüler dizisi Kardeş Payı da listemizde kendine yer buldu.  Ahmet Kural ve Murat Cemcir’in başrollerini üstlendiği dizi de iki tesisatçı kardeşin başından geçen gerçekten trajikomik ve absürt olaylar anlatılmaktadır. Bol kahkahalı bir film akşamı istiyorsanız herhangi bir Kardeş Payı bölümü açmanız yeterli.

en iyi türk dizileri

Bir aile babası, karısından boşandıktan sonra büyüyen üç çocuğuyla ömür boyu sürecek ilişkileri sürdürmek için mücadele ediyor. Eşsiz Çengelköy semtinde Fikret, aşk, acı ve umutla birlikte hayatla mücadele ediyor.

“Ömer iyi çocuktu ama bir kusuru vardı.” repliğini bilmeyen yoktur veya herkesin bir Eyşan’ı vardır ile repliği ile haberimize devam edelim. Ezel dizisini anlatmaya çok da gerek yok. İlk defa izleyecek olanlar ve bilmeyenler içinse gerçek bir kabadayı dizisi diyebiliriz.

en iyi türk dizileri

Evet diğer diziler de birer efsane ama bu listenin baba ismi kesinlikle 7 Numara’dır. istanbul’da aynı üniversitede okuyan ve aileleri başka şehirde olan dört kız arkadaş ile köyden eğitimleri için gelen iki erkek kuzenin ortak yaşamını merkezine alır. Dizide gençlerin bir arada yaşadıkları için yaşadığı zorluklar, anlaşmazlıklar ve günlük yaşamları anlatılır.

IMDb puanlarına göre en iyi diziler! (2023)

IMDb puanlarına göre en iyi diziler! (2023)

Bu içeriğimizde IMDb puanlarına göre en iyi dizileri sizler için bir araya getirdik. İşte IMDb Top 10 diziler...

Şehr-i İstanbul’un sahibi kim? Çakır mı, Polat mı, Memati mi yoksa Yalçın Bulut mu? Anlatsak roman olur, çeksek dizi olur türden bir yapım. İşte karşınızda Kurtlar Vadisi. Yalnız ölüler mi görür yoksa herkes izleyebilir mi orası muamma. Ama şunu söyleyebiliriz: İlk 97 bölüm fena sarıyor.

en iyi türk dizileri

Güneş Sistemi’nde bir gezegen daha olsaydı Dünya’da yaşam olur muydu?

Florida Teknoloji Enstitüsü’nden Emily Simpson ve Howard Chen adlı iki gezegen bilimci, Güneş Sistemi’nde Dünya’dan daha büyük, ancak Neptün’den daha küçük bir “Süper Dünya” gezegeninin var olması durumunda neler yaşanabileceğini inceledi. Sonuçlar ise beklediğimizden ilginç. İşte detaylar…

İlk olarak bilim insanları bir simülasyon hazırladı. Yeni gezegeni Mars ile Jüpiter arasına yerleştirdi ve adını Phaedra koyarak bilgisayar simülasyonları gerçekleştirdi. Sonuçlar, Güneş Sistemi’ndeki hassas dengeyi anlamak açısından oldukça enteresan. Simülasyonlarda, Phaedra’nın kütlesi Dünya’nın iki katından on katına kadar artırıldı ve farklı yörüngelerde test edildi.

"Phaedra ne kadar büyük olursa, sonuçlar da o kadar kötü olur. Simüle ettiğimiz en yüksek kütle, Dünya, Venüs ve Mars'ın, özellikle de Dünya'nın yörüngelerinin istikrarı açısından en kötü olanıydı."

Gezegenin varlığı, Güneş Sistemi’ndeki Merkür, Venüs, Dünya ve Mars gibi iç gezegenlerin yörüngelerini önemli ölçüde etkileyerek, bu yörüngelerin daha oval (eksantrik) veya eğik hale gelmesine yol açtı. Yörünge değişiklikleri, gezegenlerin iklimlerini de ciddi şekilde etkiledi. Simülasyonda, yazların ve kışlar çok daha aşırı hale geldi. Ayrıca, gezegenlerin hızlı bir şekilde buzul çağına girebileceği veya çıkabileceği sonucuna ulaşıldı.

Güneş’te oluşan girdap bilim insanlarını harekete geçirdi!

Güneş’te oluşan girdap bilim insanlarını harekete geçirdi!

Güneş'in kuzeyinde olağandışı bir olay meydana geldi, Prominens koparak devasa bir kutup girdabına dönüştü.

Simülasyonlar, Phaedra’nın kütlesi arttıkça etkilerinin daha yıkıcı olduğunu gösterdi. Özellikle Dünya’nın yörüngesi, yüksek kütleli Phaedra senaryolarında ciddi şekilde kararsız hale geldi. Bunun yanı sıra, Phaedra’nın çok oval bir yörüngede hareket etmesi durumunda da Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlerin yörüngeleri bozuldu ve istikrarsızlaştı. Chen, durumu şu şekilde özetliyor:

“Phaedra ne kadar büyük olursa, sonuçlar da o kadar kötü olur. Simüle ettiğimiz en yüksek kütle, Dünya, Venüs ve Mars’ın, özellikle de Dünya’nın yörüngelerinin istikrarı açısından en kötü olanıydı.”

Ancak Phaedra’nın kütlesi sadece Dünya’nın iki katı kadar olsaydı ve daha dengeli bir yörüngede hareket etseydi, Dünya üzerinde yine hayat mümkün olabilirdi. Ancak bu senaryoda bile daha sıcak yazlar ve daha soğuk kışlar gibi aşırı iklim koşulları ortaya çıkardı. Sonuçlara bakılırsa çalışma, Güneş Sistemi’nin mevcut düzeninin yaşam için ne kadar ideal bir dengeye sahip olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Sizce Güneş Sistemi’ne ek bir gezegen, yaşamın varlığı açısından ne gibi değişikliklere yol açardı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

LG, patentleri bir bir satıyor! Telefon üretimi tamamen sonlandı mı?

LG Electronics, ABD merkezli 46 standart patentini Çinli akıllı telefon üreticisi Vivo’ya sattı. LG, 2021 yılında akıllı telefon pazarından tamamen çekilmesinin ardından, sahip olduğu patent portföyünden gelir elde etmeye odaklanmış durumda. Satılan patentlerin büyük bir kısmı, dijital video ve seslerin sıkıştırılması ve çözülmesi için kullanılan codec teknolojilerine ilişkin. Peki, şirket neden elindeki patentleri satıyor?

Aldığımız bilgilere göre bu patentler arasında, çerçeve içi ve çerçeve dışı tahmin, dönüşüm kodlama, hareket vektör tahmini ve renk formatları gibi video işleme ve verimliliği artıran birçok önemli teknoloji bulunuyor. Bunlar hiç de basit teknolojiler değil, yüksek kaliteli video işleme için kritik bir öneme sahip.

lg-elindeki-patent-eritmeye-basladi-vivo-oppo-tlc

Aslında LG, 2021 yılında mobil cihaz pazarından çekilmesinin ardından sahip olduğu yaklaşık 24 bin patentle bir nevi patent yönetim şirketi (NPE) gibi hareket ediyor diyebiliriz. Şirket, 4G, 5G ve Wi-Fi gibi iletişim alanlarındaki patentlerini satarak gelir elde ediyor. Vivo dışında, OPPO ve TCL gibi diğer teknoloji firmalarına da çeşitli patentler satan LG, bu stratejisiyle sürekli bir nakit akışı sağlıyor.

Efsane geri dönüyor: LG, Samsung ortaklığında yeni bir telefon geliştiriyor

Efsane geri dönüyor: LG, Samsung ortaklığında yeni bir telefon geliştiriyor

LG ve Samsung güçlerini birleştiriyor. 2021'de telefon üretimini sonlandıran LG, Samsung ortaklığında yeni bir cihaz geliştiriyor.

Bundan önce LG Electronics patent pazarında önemli sonuçlar elde etmişti. Kasım 2023 ile Nisan 2024 arasında 55 ABD standart patentini OPPO’ya sattı. Ocak 2024’te de 14 ABD standart patenti TCL Ace’e devretti. Buna ek olarak, 2024’ün ikinci ve üçüncü çeyreğinde şirket, sırasıyla 32 ve 7 adet patentini OPPO ve TCL Ace’ye satmıştı.

Yani, 2023 ile 2024 yılları arasında, LG toplamda 100’den fazla patenti farklı şirketlere satarak önemli gelirler elde etmişti. LG, kendi telefon modellerinin üretimini bir kenara bırakmış olsa da sermayesinin büyük bir kısmını mobil alana yatırmaya devam ediyor. Patent satmak dışında diğer akıllı telefon üreticilerine ekran tedariği yapıyor.

Sizce patent yönetiminden elde edilen gelir, bir şirketin sürdürülebilirliği için yeterli olabilir mi? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

BMW, Need for Speed’teki M3 GTR modeliyle şov yapacak!

BMW, Need for Speed serisinin 30. yılını unutulmaz bir şekilde kutlamaya karar verdi. 2005 yapımı efsanevi Need for Speed: Most Wanted oyunuyla popülerlik kazanan ikonik BMW M3 GTR, gerçeğe dönüştürülerek otomobil ve oyunseverlerin karşısına çıkacak. Araç, 6 Ocak 2025’e kadar Münih’teki BMW Welt’te görülebilecek. Peki BMW M3 GTR modelini özel kılan ne?

Aslında, BMW M3 GTR’nin hikayesi, 2000’li yılların başında Amerikan Le Mans Serisi yarışlarında başlamıştı. BMW, bu yarışlara katılmak için geliştirdiği yarış otomobilinin bir sokak versiyonunu üretmek zorunda kaldı. M3 GTR Strassenversion adı verilen modelden yalnızca 10 adet üretildi. Her biri, o dönemin standart M3 modelinden daha hafif ve daha güçlüydü.

BMW, Need For Speed'teki ikonik M3 GTR modeliyle şov yapacak!

Gelelim can alıcı kısma. Otomobilin kalbinde, BMW’nin başka hiçbir yol otomobilinde kullanmadığı 4.0 litrelik V8 motor var. Motor, 346 beygir gücü ve 365 Nm tork üreterek aracı 295 km/sa hıza ulaştırıyor. Bu değerler, standart M3’ün 15 km/sa üzerinde. 6 ileri manuel şanzıman ve sınırlı kaydırmalı diferansiyel ile donatılan M3 GTR, gerçek anlamda bir mühendislik harikasıydı.

BMW Motorrad, 4 yeni modeliyle karşımızda!

BMW Motorrad, 4 yeni modeliyle karşımızda!

Borusan Otomotiv’in Türkiye temsilciliğini üstlendiği BMW Motorrad, güncellenen dört modeliyle karşımıza çıktı.

Sadece 1.350 kilogram ağırlığında olan M3 GTR, standart E46 M3 modeline göre 185 kilogram daha hafif. Titan Silver Metallic renginde üretilen otomobil, karbon fiber gövde paneller ve 19 inç jantlara sahip. Lastik boyutları ise önde 225/40, arkada 255/35.

BMW, Need For Speed'teki ikonik M3 GTR modeliyle şov yapacak!

Kısacası M3 GTR, yalnızca yarış pistlerinde ve yollarda değil, dijital dünyada da büyük bir etki bıraktı diyebiliriz. Need for Speed: Most Wanted ile başlayan macerası, serinin diğer oyunlarında da devam etti. BMW’nin özel modeli, hem otomobil severler hem de oyuncular için kült bir ikon haline geldi. O yüzden bu aracın yeri her zaman ayrı kalacaktır.

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Huawei HarmonyOS Next ne zaman PC’lere gelecek?

Son günlerde Mate 70 serisi ve yeni katlanabilir telefon modeli Mate X6 ile karşımıza çıkan Huawei, çok yakında HarmonyOS Next işletim sistemini PC cihazlarına getirmeye hazırlanıyor. Merakla beklenen yazılım şu anda şirket ekosisteminde çeşitli ürünlerde yer alırken, çok yakında bilgisayarlara da getirilmesi bekleniyor. İşte detaylar…

HarmonyOS Next için beklenen haber geldi

Ortaya çıkan bilgilere göre Huawei, yılın ilk yarısının sonuna kadar Mate serisindeki yeni işletim sistemine sahip ilk dizüstü bilgisayarını piyasaya sürecek. Daha net ifade etmek gerekirse tahminler, Çinli şirketin Ocak-Mart 2025 tarihleri ​​arasında beklenen HarmonyOS Next yazılımını PC’ler için resmi hale getirebileceğini gösteriyor.

PC için HarmonyOS Next hala geliştirilme aşamasında olduğundan ve uyarlamalar devam ettiğinden dolayı bu tahmin her an değişebilir. Fakat bir aksilik olmazsa şirket, önümüzdeki aylarda beklenen yazılımı bilgisayarlara ulaştıracak.

Huawei, HarmonyOS Next’li ilk kulaklığı FreeBuds Pro 4 ile geliyor

Huawei, HarmonyOS Next’li ilk kulaklığı FreeBuds Pro 4 ile geliyor

Huawei, HarmonyOS Next işletim sistemini destekleyen ilk kablosuz kulaklık modeli FreeBuds Pro 4 ile karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.

Merakla beklenen yazılım şua nda daha zengin geçişler sunmanın yanı sıra daha akıcı bir hale gelmek için bazı görsel ayarlamalar ve iyileştirmeler aldı. Güncelleme resmi olarak mevcut olduğunda, PC’ler için sunulan bu yazılım, akıllı telefonlarla tam entegrasyonu sağlayarak hızlı dosya aktarımına ve evrensel uygulamaların kullanımına olanak tanıyacak.

Huawei şimdilik bu konu hakkında herhangi bir yorum yapmadı. PC için HarmonyOS Next çıkış tarihini henüz doğrulamayan şirket, muhtemelen önümüzdeki haftalarda bununla alakalı bir açıklamayla karşımıza çıkabilir.

Peki ya siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?