Sony’nin yeni nesil konsolu PS5 Pro, lansman haftasında önceki modeli PS4 Pro ile benzer bir satış performansı sergiledi. İlk verilere göre, ABD’deki PS5 Pro satışları, PS4 Pro ile neredeyse aynı seviyede gerçekleşti. Ancak Japonya’da PS5 Pro’nun satışları, PS4 Pro’ya göre 13 bin adetlik farkla öne geçti.
PS5 Pro için daha yüksek fiyat, güçlü talep
PS5 Pro, 699,99 dolarlık fiyat etiketiyle piyasaya sürülmesine rağmen güçlü bir ilgiyle karşılaştı. 2016 yılında 399,99 dolardan satışa sunulan PS4 Pro’nun daha düşük fiyatına rağmen iki cihazın başlangıç satışları arasında büyük bir fark olmaması dikkat çekici. Sony’nin tahminlerine göre PS5 Pro, toplam PS5 satışlarının %15’ini oluşturacak ve özellikle premium kullanıcı segmentine hitap edecek.
Sony, PS4 Pro döneminde test ettiği orta nesil konsol stratejisini PS5 Pro ile devam ettiriyor. Cihaz, daha yüksek çözünürlük ve gelişmiş ray tracing gibi teknolojileriyle özellikle performans odaklı oyunculara hitap ediyor. İlk haftanın verileri, bu stratejinin başlangıç aşamasında başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak uzun vadeli etkiler için kullanıcı memnuniyeti ve cihazın oyun performansı belirleyici olacak.
Öğrenciler için dizüstü bilgisayarlar ders çalışmak, proje hazırlamak, araştırma yapmak ve online derslere katılmak gibi birçok akademik ihtiyaç için gerekli. Bu kapsamda kullanıcılar kasmayacak, günlük işlemlerde yüzüstü bırakmayacak modellere yöneliyor diyebiliriz.
Öğrenciler için ideal bir dizüstü modelinde yeterli depolama alanı, ortalama bir işlemci, sağlam batarya ve yüksek çözünürlüklü ekran gibi özellikler aranıyor. Bunların yanı sıra eğitimde kullanılan çeşitli programları destekleyen işletim sistemi ve yeterli RAM kapasitesi de oldukça önemli. Peki, yüksek meblağlara çıkmak istemeyen öğrenciler için uygun laptop modelleri hangileri?
Not: Haberimizde bilindik markalardan birer dizüstü modeline yer verdik. Listemizde daha fazlasını görebilirsiniz.
Listemizin ilk sırasında Asus X515-EJ4322 bulunuyor. Günlük kullanımlarda kullanıcıları üzmeyecek teknik özelliklerle gelen dizüstü, 15.6 inç Full HD bir ekrana ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda, kompakt ve ince sayılabilecek tasarımıyla kolayca taşınabiliyor.
Modelde Intel Core i3 1115G4 işlemci kullanılıyor. Maksimum 4,1 GHz hızlarına çıkabilen bu donanıma ek olarak 8 GB DDR4 bir RAM bizleri karşılıyor. Dahası, 256 GB SSD’ye ve 4-6 saat arası kullanım ömrü sunan bir bataryadan besleniyor. Giriş segmentte tercih edilebilecek modellerin başında gelen dizüstünün fiyatı ise 9 bin 999 TL. Ürünün kutudan Freedos olarak, yani içinde herhangi bir işletim sistemi yüklü olmadan çıktığını belirtelim.
Listemizdeki bir diğer model ise Lenovo V14G4 AMN 82YT00HBTX. Dizüstü modelinde 14 inçlik FHD bir ekran yer alıyor. Tasarımsal açıdan çok fazla bir şey vadetmese de, günlük ve ders amacıyla kullanımlar için ideal bir yapıda olduğunu söyleyebiliriz.
Ürüne AMD Gold 7220U işlemcisi güç veriyor. Bununla dışında, 8 GB RAM ve 256 GB SSD’si ile görevleri yerine getirmede herhangi bir sorun yaşamıyor. Ürünün fiyat etiketi ise 9 bin 941 TL.
HP 15-FC0003NT modelinde 15.6 inç FHD çözünürlüklü bir ekran mevcut. İnceliğiyle ön plana çıkan bu model mobiliteyi odağına alması sayesinde kolayca taşınabiliyor.
Laptopta karşımıza çıkan işlemci AMD Ryzen 3 7320U diyebiliriz. Dahası, 8 GB RAM ve 256 GB SSD ile geliyor. Batarya konusunda iddialı olan ürün, 12 saate kadar kesintisiz kullanım ömrü vadediyor. Tabii, bunların fabrika verileri olduğunu ve gerçek kullanımda değişebileceğini unutmamak gerekiyor. Freedos olarak kutudan çıkan cihazın fiyatı ise 9 bin 399 TL.
Öğrenciler için ideal dizüstülerden bir diğeri Acer Aspire 3 A315-24P. Modelde 15.6 inçlik FHD çözünürlük sunan bir ekran mevcut. Sade bir tasarımla gelen laptop, AMD Ryzen 3 7320U işlemcisinden güç almasının yanı sıra 8 GB RAM ve 256 GB SSD ile kullanıcıların karşısına çıkıyor. Bu sayede çoklu görevlerde takılmıyor ve hızlı bir deneyim vadediyor. Freedos olarak kutudan çıkan modelin fiyatı ise 9 bin 473 TL.
Bilgisayar işindeki köklü markalardan Dell tarafından geliştirilen Vostro 3510 modeli giriş segmente hitap ediyor. Bu fiyat aralığında tercih edilebilecek önemli seçeneklerden birisi olan dizüstünde 15.6 inçlik FHD çözünürlüklü bir panel bizleri karşılıyor.
Intel Core i3-1115G4 işlemcisinden güç alan modelde 8 GB RAM ve 256 GB SSD bulunuyor. Windows 11 Pro işletim sistemiyle kutudan çıkan ürünün fiyatı 10 bin 801 TL.
Jake Paul ile Mike Tyson arasında gerçekleşen ve merakla beklenen boks karşılaşması, sadece ringde değil, ekranlarda da büyük bir ilgiyle izlendi. YouTube ve Netflix üzerinden yayınlanan bu dev maç, izlenme rakamlarıyla da adeta tarihe geçti. İşte, Paul ve Tyson arasında geçen mücadeleyi dünya genelinde kaç kişinin izlediğine dair detaylar…
Netflix’te 60 milyon hane izledi!
Netflix, Jake Paul ve Mike Tyson arasında gerçekleşen karşılaşmayı dünya çapında 60 milyon haneye ulaştırdığını açıkladı. Platformun yaptığı resmi açıklamaya göre, bu sayı yalnızca ilk 72 saati kapsıyor. Bu, YouTube’un geleneksel yayıncılıktan dijital platformlara geçişte nasıl bir etkileyici başarı yakaladığını bir kez daha ortaya koydu.
Jake Paul’un YouTube kanalı üzerinden gerçekleştirilen yayın ise milyonlarca kişi tarafından canlı olarak izlendi. YouTube, bu karşılaşmanın platform tarihindeki en fazla canlı izlenen spor içeriklerinden biri olduğunu duyurdu. Net izlenme rakamları açıklanmasa da tahminler, YouTube’un da en az 10 milyon canlı izleyiciye ulaştığı yönünde.
Jake Paul ile Mike Tyson arasında gerçekleşen ve tüm dünyanın merakla beklediği boks karşılaşması sona erdi. Kaybeden ise Netflix oldu...
Bu yüksek izlenme rakamları, YouTube ve Netflix gibi platformların, boks dünyasında yeni bir dijital çağ başlattığını gözler önüne seriyor. Geleneksel yayınların yanı sıra, dijital platformların sunduğu erişim kolaylığı, spor organizasyonlarını daha geniş bir kitleye ulaştırıyor.
Siz maçı izlediniz mi? Maçın ‘tiyatro’ olduğu görüşlerine katılıyor musunuz? Fikirlerinizi yorumlara bekliyoruz!
Huawei, 2024 yılında piyasaya sürdüğü MateBook X Pro modeliyle taşınabilirlik, performans ve şık tasarımı bir araya sunmaya devam ediyor. Intel’in en yeni işlemcisi ve gelişmiş donanım özellikleriyle gelen bu laptop hem profesyoneller hem de günlük kullanıcılar için güçlü bir seçenek. Peki neler sunuyor?
Huawei MateBook X Pro özellikleri
MateBook X Pro’nun kalbinde 16 çekirdekli (2 Verimlilik, 6 Performans, 8 Verimlilik) Intel Core Ultra 9 185H işlemci bulunuyor. 3.8 GHz temel frekans hızı Turbo Boost ile 5.1 GHz’e kadar yükselebiliyor. Bu güçlü işlemci 22 sanal çekirdek ve 24 MB Intel Smart Cache ile destekleniyor. Dolayısıyla karmaşık işlemleri ve çoklu görevleri rahatlıkla yerine getirebiliyor.
İşlemciye eşlik eden 32 GB LPDDR5X RAM, 7467 MHz frekans hızıyla akıcı bir performans sağlıyor. Depolama alanında ise 2 TB NVMe M.2 PCIe 4.0 SSD yer alıyor. Bu hızlı SSD sayesinde uygulamalar ve dosyalar anında açılıyor, sistem performansı da üst düzeyde kalıyor.
Razer, çok yönlülük, uzun pil ömrü ve göz alıcı RGB aydınlatması arayan oyuncular için tasarlanmış Barracuda X Chroma'yı piyasaya sürdü.
Grafik işlemcisi olarak Intel Arc Graphics kullanılan cihaz, günlük grafik işlemlerinin yanı sıra bazı oyunları da rahatlıkla çalıştırabiliyor. Intel AI Boost destekli NPU (Sinirsel İşlem Birimi) ise yapay zeka tabanlı uygulamaların performansını artırıyor ve 1.40 GHz frekans hızıyla çalışıyor. Sparsity desteği de NPU’nun yeteneklerini tamamlıyor.
14.2 inç boyutundaki göz alıcı OLED ekranı 3120×2080 piksel QHD+ çözünürlük ve 3:2 en boy oranıyla dikkat çekiyor. 120 Hz yenileme hızı ve 1000 nit parlaklık değeri akıcı ve canlı bir görüntü deneyimi sunuyor. %100 sRGB ve DCI-P3 renk gamı kapsamı profesyonel düzeyde renk doğruluğu sağlıyor. Dokunmatik ekran özelliği de 10 noktaya kadar çoklu dokunmayı destekliyor.
TÜV Rheinland Göz Konforu 3.0 sertifikalı ekranı göz yorgunluğunu azaltarak uzun süreli kullanımlarda konfor sağlıyor. 1.000.000:1 kontrast oranı derin siyahlar ve canlı renkler arasında denge sunuyor. 264 PPI piksel yoğunluğu ise keskin ve detaylı görüntüler oluşturuyor.
Bağlantı seçenekleri açısından zengin olan MateBook X Pro, iki adet Thunderbolt 4 destekli USB Type-C portu ve bir adet standart USB Type-C portu sunuyor. Hızlı veri transferi ve cihaz bağlantısı için ideal olan bu portlar aynı zamanda şarj için de kullanılabiliyor.
Kablosuz bağlantı tarafında ise Wi-Fi 6 (802.11ax) ve Bluetooth 5.3 teknolojileri yer alıyor. 70 Wh kapasiteli Li-Po batarya uzun saatler boyunca kesintisiz kullanım imkanı sağlıyor. Hızlı şarj özelliği sayesinde sadece 10 dakikalık şarj ile 2 saatlik kullanım süresi elde edilebiliyor.
İnce ve hafif tasarımıyla taşınabilirlik odaklı olan MateBook X Pro 310 mm genişliğe, 222 mm derinliğe ve 13.5 mm kalınlığa sahip. Sadece 980 gram ağırlığındaki cihaz mavi renk seçeneğiyle şık bir görünüm sunuyor.
Güvenlik için parmak izi okuyucu bulunan cihazda görüntülü görüşmeler için 1080p FHD kamera ve 4 adet mikrofon yer alıyor. Klavye arka aydınlatması loş ortamlarda bile rahatça yazmanızı sağlıyor. Ses deneyimini zenginleştiren 6 adet hoparlör ve Metaline anten teknolojisi de cihazın öne çıkan özellikleri arasında. Son olarak, MateBook X Pro 2024, Windows 11 Pro işletim sistemiyle kutudan çıkıyor.
Güney Kore’nin yapay zeka alanında büyüme hedefi, beklenmedik bir engelle karşı karşıya. Ülkenin devasa bütçeli süper bilgisayar projesi, dünya genelinde yaşanan çip tedarik sorunları nedeniyle ciddi gecikmeyle karşılaştı. Süper Bilgisayar No. 6 adını taşıyan ve yapay zeka araştırmalarına ivme kazandıracak 2 milyar dolarlık proje 2026 yılına ertelendi.
Güney Kore’nin süper bilgisayar hayalleri çip sıkıntısı yaşıyor
Gecikmenin ana sebebi, yapay zeka çiplerine olan talebin küresel çapta patlama yapması. Özellikle Nvidia ve AMD gibi firmaların ürettiği GPU’lar, yapay zeka modellerinin eğitimi için hayati önem taşıyor. Ancak bu çiplerin sınırlı kapasitesi, Güney Kore’nin donanıma erişimini zorlaştırıyor.
Mevcut süper bilgisayarların yüzde 90 kapasiteyle çalışması ise ülkedeki acil hesaplama ihtiyacını gözler önüne seriyor. Buna göre hükümet, yaşanan bu gecikmenin yapay zeka alanındaki iddialı hedeflerini sekteye uğratmaması için alternatif çözümler arayışında.
2027'de çıkması beklenen OLED ekranlı MacBook Air modelleri için can sıkan bir gelişme yaşandı. İşte ayrıntılar!
Yerli çip üreticileriyle iş birliklerini güçlendirmeyi ve yapay zeka araştırmaları için bulut tabanlı hizmetlere yönelmeyi planlıyor. Ancak bu alternatiflerin de kısa vadede yaşanan çip açığını tamamen kapatması zor görünüyor.
Dünya genelinde yapay zekaya yapılan yatırımlar hızla artarken, ABD ve Çin gibi büyük oyuncular bu alanda liderliği ele geçirmek için kıyasıya yarış içinde. Güney Kore’nin yaşadığı gecikme, teknolojik olarak gelişmiş ülkelerin bile bu yarışta zorluklarla karşılaşabileceğini gösteriyor.
Elon Musk’ın yapay zeka şirketi xAI, yeni bir veri merkezi inşası için 6 milyar dolarlık dev bir yatırım yapmaya hazırlanıyor. Buna göre şirket, NVIDIA GPU’larını temel alan Memphis Veri Merkezi’ni inşa etmek için finansman arayışında. Yatırımın büyük kısmı, Orta Doğu’dan gelen 5 milyar dolarlık bir fonla desteklenirken, geri kalan 1 milyar dolar ise farklı yatırımcılar tarafından sağlanacak. Peki Elon Musk’ın asıl hedefi ne?
Elon Musk’ın xAI hedefi için 6 milyar dolarlık yatırım yapılacak
Aslında hedef, Tesla’nın tam otonom sürüş (FSD) projelerine destek sağlamak ve Musk’ın geniş kapsamlı yapay zeka vizyonunu hayata geçirmek. xAI, 2023’te piyasaya çıktığından bu yana büyük adımlar attı. Şirket, yalnızca 122 gün içinde dünyanın en büyük AI kümesini, yani Colossus’u kurmayı başardı.
Bu küme, güçlü NVIDIA GPU’larıyla donatılmış ve yapay zeka uygulamaları için özel olarak tasarlanmış bir altyapıya sahip. Yeni hedef, mevcut GPU sayısını iki katına çıkararak 100 bin birime ulaşmak. Bu cihazlardan 50 bin tanesi, NVIDIA’nın en son teknolojisi olan H200 GPU’lardan oluşacak.
Tesla; xAI'ın yapay zeka modellerini kullanarak sürücü asistanı ve tam otonom sürüş yazılımını güçlendirebilir mi? Musk açıkladı.
xAI’nin resmi web sitesine göre şirket, Musk’ın etkileyici projelerine bir yenisini daha eklemek için çalışıyor. Şirketin temel misyonunun, “evrenin gerçek doğasını anlamak” olarak tanımlandığını söyleyebiliriz. Buna göre, yapay zekayı insanlığın yararına dönüştürme vizyonu, hem Tesla’nın otonom sürüş teknolojileriyle hem de diğer ileri teknoloji uygulamalarıyla entegre bir şekilde ilerliyor.
Bu kadar büyük yatırımlardan sonra insanların aklında tek bir soru var: “Bu işin sonu nereye varacak?” Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
WhatsApp, kullanıcı deneyimini iyileştirmek için tasarımda köklü bir değişikliğe gidiyor. Platform, gri ikonlar yerine kişi ve grup sohbetlerini daha kolay ayırt etmeyi sağlayacak temalı ikonları devreye sokmaya hazırlanıyor.
WhatsApp’ta kişi ve grup ikonları yenileniyor
WhatsApp yakın zamanda kullanıcıların uygulamanın ana rengini seçmelerine olanak tanıyan tema özelliğini kullanıma sundu. Bu özellik, açık mod için siyah tema ve koyu mod için beyaz gibi renk seçenekleri içeriyordu. Görsel yenilenme hamlesine şimdi ise temalı ikonlar eklenerek bir adım daha ileri taşınıyor.
Yeni ikonlar özellikle profil fotoğrafı olmayan kişiler ve gruplar için büyük kolaylık sağlayacak. Profil fotoğrafı kullanmayan veya gizlilik sebebiyle fotoğrafını gizlemeyi tercih eden kişiler, WhatsApp tarafından otomatik olarak belirgin bir temalı ikonla görünecek. Böylece benzer isimlere sahip kişiler bile ayırt edilebilecek.
Meta, FTC'nin Instagram ve WhatsApp satın alımlarıyla sosyal medya pazarında hakimiyet kurduğu iddiasıyla açtığı davada yargılanacak.
Aynı durum, grup sohbetleri ve topluluklar için de geçerli olacak. Özellikle aynı isme sahip birden fazla grubu birbirinden ayırmayı hedefleyen bu özellik, farklı renk ve tasarımlar kullanacak. Böylece kullanıcıların sohbet listesindeki grupları daha kolay tanımasına yardımcı olacak.
Seçilen tema, yalnızca tema seçen kişinin cihazında görünür olacak ve karşıdaki kişiyi hiçbir şekilde etkilemeyecek. Yani, bu temalar sadece sizin WhatsApp uygulamanızı kişiselleştirmenize hizmet edecek.
WhatsApp, kullanıcılarını memnun etmek için yeniliklerini sürdürecek gibi görünüyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Apple’ın geçtiğimiz haftalarda tanıttığı M4 MacBook Pro modelleri, ilk bakışta işlemci gücüyle öne çıksa da, ekran tarafında sessiz bir devrime koşuyor. Teknoloji devinin resmi olarak bahsetmediği bu yenilik, çeşitli incelemeler ile gün yüzüne çıktı. Buna göre Apple’ın MacBook Pro’da kuantum nokta teknolojisi kullandığı belirtildi.
MacBook Pro kuantum noktalarla renk patlaması yaşatacak
Yeni MacBook Pro’nun ekranında, önceki modellerde kullanılan kırmızı KSF fosfor filmi yerine kuantum nokta filmin tercih edildiği ortaya çıktı. Bu değişim, ilk bakışta küçük gibi görünse de renk doğruluğunda önemli bir sıçramayı beraberinde getiriyor.
Kuantum nokta teknolojisi sayesinde yeni MacBook Pro ekranları, daha geniş bir renk yelpazesi sunabiliyor. Bu sayede de görselleri daha canlı ve gerçekçi şekilde kullanıcıya ulaştırıyor. Ayrıca hareketli görüntülerde daha akıcı performans sağlıyor.
2027'de çıkması beklenen OLED ekranlı MacBook Air modelleri için can sıkan bir gelişme yaşandı. İşte ayrıntılar!
Apple’ın yeni nesil ekran teknolojilerinde genellikle temkinli bir yaklaşıma sahip olduğunu söylemek mümkün. Şirket yeni teknolojileri olgunlaştığında ve sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu hale geldiğinde benimsiyor. Kuantum nokta teknolojisini ise 2015 yılından beri iMac’te kullanmayı düşünen Apple, toksik yapısı nedeniyle bu fikri ertelemişti.
Çoğu üreticinin QLED TV ve monitörlerde yıllardır kullandığı kuantum nokta teknolojisi, çok yakın zamanda QD-OLED panellerde de yaygınlaşmaya başladı. Bu da Apple’ın teknolojiyi benimsemesine yardımcı olmuş olabilir.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlardan bizimle paylaşmayı unutmayın.
Amazon Prime Video’nun popüler dizisi Fallout, oyun serisine olan ilgiyi yeniden canlandırdı. Ancak Xbox CEO’su Phil Spencer, yeni bir Fallout oyununun piyasaya sürülmesinin diziyle bağlantılı olmadığını söyledi. Buna göre Fallout 5 için dizinin ikinci sezonunu beklemek mantıklı olmayacak.
Fallout dizisinin başarısı Fallout 5 için önemli değil
Paley Uluslararası Zirvesi’nde konuşan Phil Spencer; Fallout 76 ve Fallout 4 gibi yapımlarında oyuncu sayısında artış yaşandığını kabul etti. Buna göre dizinin ise yeni oyuna özel olarak planlanmış bir zaman çizelgesine sahip olmadığını belirtti.
Bu durum ise dizi yapımcılarının oyun dünyasıyla senkronize olma zorunluluğu olmadan, Fallout evreninde özgün bir hikaye anlatmalarına imkan sağladı. Spencer açıklamasında, “Aslında bu yaklaşımın, iki farklı yaratım sürecini aynı anda koordine etmeye çalışsaydık elde edemeyeceğimiz bir yaratıcı özgürlük sunduğunu düşünüyorum” dedi.
Microsoft Xbox'ta hiç beklenmedik bir gelişme yaşanıyor. Şirketin bünyesine kattığı oyun yapımcıları resmen greve gitti.
Bu açıklama, Bethesda’nın Geliştirme Lideri Todd Howard’ın acele etmeyeceklerini söylediği daha önceki demeçle örtüşüyor. Bethesda, Fallout serisinin yeni oyununu geliştirmek için zamana ihtiyaç duyduğunu, dizinin ise serinin hikaye anlatımı açısından farklı bir rol üstlendiğine inanıyor.
Oyuncular yeni bir Fallout yapımı için bir süre daha beklemek zorunda kalsa da, Microsoft’un uzun vadeli bir strateji yürüttüğünü söylemek mümkün. Bu da şirketin dizi sayesinde artan ilgiyi kullanacağını ve serinin bir sonraki oyununu daha sağlam temel üzerine geliştireceğini gösteriyor.
Fallout dizisinin ikinci sezonu için çekimler de devam ediyor. Dizinin yapımcısı Jonathan Nolan, geçmişe yönelik sahnelerinin bolca olacağını ve paralel yaklaşımının hikaye anlatımında yeni olanaklar sunacağını ifade etti.
Xiaomi, küresel pazarda taşınabilir şarj cihazı yelpazesini genişletmeye devam ediyor. Şirket son olarak ince ve hafif tasarımıyla dikkat çeken 5000mAh kapasiteli yeni powerbank modelini duyurdu. Xiaomi Ultra Slim Powerbank olarak adlandırılan model, şirketin web sitesinde listelendi. Buna göre yakın zamanda satışa sunulacak.
Xiaomi Ultra Slim Powerbank neler sunuyor?
Kullanıcıların cebine sığabilecek boyutlarda tasarlanan yeni powerbank; yalnızca 113 x 53 x 10 mm ölçülerinde ve 93 gram ağırlığında geliyor. Minimalist tasarımı ve hafifliği sayesinde, günlük kullanıma hitap ediyor.
Küçük boyutlarına rağmen, 5000mAh kapasiteli lityum iyon bataryasıyla akıllı telefon ve tableti şarj etmek için yeterli. Nominal kapasitesi 2700mAh olarak belirtilen bu batarya; 20W’a kadar çıkabilen USB-C üzerinden hızlı şarj imkanı sağlıyor.
Xiaomi CEO'su Lei Jun, kısa bir süre önce SU7 EV modelinin 100 bininci biriminin Pekin fabrikasında üretim hattından çıktığını duyurdu.
Xiaomi’nin paylaştığı verilere göre powerbank ile Xiaomi 14 model akıllı telefonu sadece 30 dakikada yüzde 39 oranında şarj etmek mümkün. USB-C bağlantı noktası aynı zamanda powerbank’in bataryasını doldurmak için de kullanılıyor.
Tersine dolumda ise 18W hızlı şarj desteği sunuyor. Bu da Xiaomi Ultra Slim Powerbank’in 105 dakikada tam kapasiteye ulaştırmayı mümkün hale getiriyor. Xiaomi ayrıca aşırı şarj, ısınma ve kısa devre gibi olası tehlikelere karşı dokuz katmanlı devre koruması sunuyor.
Şu an için Xiaomi Ultra Slim Powerbank’İn fiyatı ve çıkış tarihi netleşmiş değil. Ancak ürünün web sitesinde listelenmesi, yakın zamanda birçok ülkede satışa sunulacağını gösteriyor.
Netflix, her hafta olduğu gibi bu hafta da dünya çapında en popüler dizilerin listesini güncelledi. Böylelikle 4 Kasım – 10 Kasım tarihleri arasında platformda en çok izlenen yapımlar belli oldu. İşte bu haftanın zirveye çıkan dizileri!
Netflix en popüler diziler
Netflix tarafından paylaşılan listeye baktığımızda Outer Banks dizisinin 4. sezonunu zirvede görüyoruz. Toplamda 77 milyon 100 bin saat izlenme kaydeden bu yapımı The Lincoln Lawyer: 3. sezon takip etti. Bu dizi ise 29 milyon 300 bin saat izlendi.
Outer Banks
Üçüncü sırada 29 milyon saat ile The Diplomat: 2. sezon yer almışken, onu 28 milyon saatle Beauty in Black: 1. sezon, 17 milyon 500 bin saat ile Beauty in Black: 1. sezon ve 17 milyon 500 bin saatle The Diplomat: 1. sezon takip etti.
Netflix, dün yaptığı açıklamada reklam destekli abonelik paketinin dünya çapındaki kullanıcı sayısını paylaştı.
Netflix 4 Kasım – 10 Kasım tarihleri arasında en popüler diziler şu şekilde sıralandı;
Sıra
Dizi
Toplam İzlenme Süresi
1
Outer Banks: 4. sezon
77 milyon 100 bin saat
2
The Lincoln Lawyer: 3. sezon
29 milyon 300 bin saat
3
The Diplomat: 2. sezon
29 milyon saat
4
Beauty in Black: 1. sezon
28 milyon saat
5
The Diplomat: 1. sezon
17 milyon 500 bin saat
6
Territory: 1. sezon
13 milyon 800 bin saat
7
Arcane: 2. sezon
12 milyon 600 bin saat
8
Investigation Alien: 1. sezon
7 milyon 400 bin saat
9
Countdown: Paul vs. Tyson: 1. sezon
6 milyon saat
10
This Is the Zodiac Speaking: 1. sezon
4 milyon 800 bin saat
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sıralamada görmeyi beklediğiniz bir dizi var mıydı? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Splinter Cell filmi sessiz sedasız rafa kaldırıldı. Tom Hardy’nin ikonik ajan Sam Fisher’ı canlandıracağı ve casusluk gerilimi sunacağı vadedilen film, yapım sürecindeki kronik sorunlara yenik düştü.
Splinter Cell filmi rafa kaldırıldı
On yılı aşkın bir süredir beklenen Splinter Cell filmi, oyuncuları üzecek bir haberle gündeme geldi. ABD basınında ortaya çıkan haberlere göre, başrolünde Tom Hardy’nin yer alacağı proje, yapım ekibinin senaryo ve bütçe konusunda yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle iptal edildi.
Buna göre Sam Fisher’ın beyaz perdeye uyarlanma fikri bir süre daha bekleme modunda olacak. Filmin yapımcısı Basil Iwanyk, “Harika bir film olabilirdi. Ancak senaryo ve bütçe konusunda istediğimiz noktaya ulaşamadık. Kaçan balık büyük oldu ve bu gerçekten üzücü” dedi.
Watch Dogs filmi çekimleri başladı. 10 yıllık bir bekleyişin ardından Aiden Pierce'in hikayesi beyaz perdeye taşınıyor.
Bu gelişme Splinter Cell gibi büyük bir seri için hayal kırıklığı yaratsa da, Ubisoft’un oyun dünyasını farklı mecralara taşıma çabalarını yansıtıyor. Netflix’in Geeked Week 24 etkinliğinde duyurulan animasyon dizisi Splinter Cell: Deathwatch hala hazırlık aşamasında.
Ayrıca yaklaşık on yıl önce duyurulan Watch Dogs filminin çekimleri de yakın zamanda tamamlandı, ancak henüz resmi bir vizyon tarihi açıklanmadı. Filmin başrollerinde Tom Blyth ve Sophie Wilde yer alacak.
Splinter Cell filminin iptali üzücü olsa da, Ubisoft’un sinema ve animasyon gibi alanlarda projeler geliştirmesi mümkün görünüyor. Şirketin Splinter Cell evreni için yeni bir proje planlayıp planlamadığını ise zamanla göreceğiz.