E-postanın Kölesi Olduk

1

Araştırmaya katılan 1700 çalışandan beşte biri, sürekli e-postalarını kontrol
ettiğini ve ulaşamadığı anda da panik yaşadığını ifade ederken, e-posta kullanımının
bağımlılık yarattığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 75 oldu. Türkiye’nin de içinde yeraldığı EMEA Bölgesi (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) nde
gerçekleştirilen araştırmada, e-posta hacminin son bir yıl içinde yüzde 47 arttığı
da belirlendi. Bu oran 500 veya daha fazla kişi çalıştıran büyük şirketlerde
yüzde 200’e çıkıyor.

Çalışanların yüzde 15’i e-posta için 2 çalışma gününü ayırıyor
Araştırmaya katılanların yüzde 52‘si gelen e-postalarını okuma, cevaplama
ve yazımı için günde iki saat ve üzerinde zaman harcıyor. Yüzde 15‘i ise günde
4 saat bir diğer ifadeyle beş çalışma gününün ikisini sadece bu işe ayırıyor.

Çalışanların yüzde 54‘ü e-postalarını sabah saat 9’dan önce kontrol ediyor.
Bu grupta yeralanların bir bölümü bu işlemi sabah 6’da yapıyor.

Çoğunluk e-posta
kontrolünü saat 5 civarında sona erdirirken, araştırmaya katılanlardan bu işlemi
gece yarısında yaptığını söyleyenler de var.

Araştırma, e-posta’nın çalışanlar tarafından temel bir iş aracı olarak görüldüğünü
de ortaya çıkardı. Çalışanlar, e-posta’yı, toplantı detaylarını kontrol etmek
(yüzde 74), kontak bilgilerini yönetmek (yüzde 62), belge bulmak (yüzde 74)
ve görev delege etmek (yüzde 46) gibi aktivitelerin de dahil olduğu iş faaliyetleri
için bir ana sistem olarak kullanıyor.

Ofis dışında mobil cihazlardan e-posta kontrolü yaygın
Araştırma, mobil cihazların da e-posta kontrolünde yaygın olarak kullanıldığını
ortaya çıkardı. Katılımcıların yüzde 31‘i e-posta’larına erişebilmek için mobil
cihazları kullanıyor. Bu cihazları tercih edenlerin yüzde 34‘ü sabah kalktıklarında
ilk olarak e-posta’larını kontrol ediyor.

Yüzde 30‘u ise gece yatmadan önce
bu kontrolü yapıyor. Katılımcıların yüzde 72‘si e-postalarını ofis dışında kontrol
ederken, bunların yüzde 40‘ı kontrollerini tatilde veya hasta olduklarında gerçekleştiriyor.

Mobil e–posta kullanıcılarının yüzde 65‘i mobil cihazlarını ortaklarının veya
yakın arkadaşları ve ailelerinin yanında işle ilgili olarak kullanıyor.

Katılımcıların yüzde 27‘si e-postalarını iş saatlerinin dışında kontrol etmenin
stresi artırdığını söylerken, yüzde 23 gibi önemli bir bölümü ise bunun stresi
azalttığını ifade ediyor.

Mobil e-posta kullanıcılarının yüzde 43‘ü ofis dışından
e-postaya erişimin kendilerini daha verimli kıldığını, yüzde 75‘lik grup ise
e-posta sistemi kullanımının kontrol altında tutulmasının işverenlerinin değil
kendi sorumlulukları olduğuna inandıklarını belirtiyor.

Artık e-posta karekterleri de var!
Araştırma, bilgisayar kullanıcılarını e-posta kullanımlarına göre disiplin
yanlısı olanlar, bağımlılar, fobisi olanlar ve bunalmış olanlar şeklinde 4 ana
kategoriye ayırıyor.

Disiplin Yanlısı Olanlar: Katılımcıların yüzde 49’u e-posta’yı nerede ve
ne zaman kullanacakları konusunda kesin kuralları var. Bu gruba dahil olanlar
e-posta kullanımını, iş saatleri ve işyerleriyle sınırlandırıyor.

Bağımlılar: Katılımcıların yüzde 21’i dürtüsel olarak e-postalarını kontrol
ediyor ve erişemedikleri anda da paniğe kapılıyor.

Fobisi Olanlar: Katılımcıların yüzde 10’unun e-posta konusunda teknofobisi
var. Bu grupta yeralanlar, en basit işlevleri kullanıyor ve sözlü haberleşmeyi
tercih ediyor.

–  Bunalmış Olanlar: E-posta bombardımanından bunaldıklarını belirten ve katılımcıların
yüzde 6’sını oluşturan bu gruba dahil olanlar ise e-posta kutusunu açmaktan
bile ürküyor. Bunun sonucunda da e-posta’ların çoğu okunmuyor.

E-posta’nın son yıllarda sadece bir haberleşme aracı olmaktan çıkarak, kritik
bir iş aracına dönüştüğünü ifade eden Symantec EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı
Lindsey Armstrong
, teknolojinin çalışan nüfus üzerindeki hakimiyetini endişe
verici bulduklarını söyledi.

Armstrong, kuruluşların çalışanların tamamen bunalacakları
zamanı beklemek yerine artan bilgi akışını yönetebilmelerine yardımcı olacak
politikalar ve yol göstericilerin üretilmesi konusunda şimdiden düşünmeye başlamaları
gereğinin de altını çizdi.

Çalışanlara öneriler
Araştırmanın sonunda çalışanlara e-postaları yönetme konusunda bazı tavsiyelere
de yer verildi.

1. E-postanıza ne zaman ve nerede eriştiğinizi düşünün

2. Acil bir haberleşme beklemediğiniz sürece işlerinizi bitirebilmek için belirli
sürelerde çevrimdışı olarak çalışmaya gayret edin. Başka bir e-posta haberleşmesinin
içine çekilmek için kendinizi mecbur hissetmeyin.

3. Gelen posta kutunuzu yönetin. Bir e-postayı okuyup, gereğini yaptıktan
sonra dosyalayın. Gelen posta kutunuzdaki e-postaların sayısını azaltmak için
sadece sizin aksiyon almanızı gerektirenleri saklayın. Çünkü bu mesajlar daha
sonra sizin “yapılması gerekenler” listenizi oluşturacak.

4. Elektronik haberleşmeye dayanan bir dünyada kaşılıklı konuşma çok daha değerlidir.
Sadece karşılıklı konuşmanın mümkün veya uygun olmadığı zamanlarda e-postayı
kullanın.

5. Sizin mesajınızı gerçekten kimlerin bilmesi gerektiğini düşünün ve ona göre
kopyalayın. Bir e-posta’ya dahil edilmiş iseniz "hepsini cevapla” seçeneğinin
gerçekten gerekli olup olmadığına karar verin.

Kurumlara öneriler
Symantec, mevcut e-posta salgını ile mücadele etmeye yardımcı olmak için kuruluşlara
önerilerini ise şöyle sıraladı:

1. Yöneticilerin, bilgi depolamayı merkezi olarak kontrol edebilmesine ve düşük
maliyetli katmanlı depolama çözümlerine imkan veren arşivleme çözümlerinin uygulanması.

2. Kullanıcılara gelen istenmeyen mesajların miktarını kontrol altında tutmaya
yardımcı olacak spam filtereleri kullanılması. Bunlar özellikle uzaktan erişen
çalışanlar için e-posta indirme süresini azaltması açısından son derece yararlı.

3. Çalışanlar e-postalarını nasıl etkin olarak yönetebilecekleri konusunda
eğitilmeli. Böylece mesajlarını duruma göre ya dosyalarda saklayacaklar ya da
silecekler.

4. Çalışanların BT bölümleri ile ortak çalışması sağlanmalı. Böylece tüm gerekli
sistem yedeklemeleri zamanında ve doğru olarak yapılacaktır.

5. Çalışanlar e-posta göndermek yerine mümkünse meslektaşları ve müşterileri
ile konuşmaya teşvik edilmeli.

6. Çalışanlar gereksiz olarak çok sayıda kişiye e-posta’ların kopyalarını nezaketen
göndermeyi bırakması konusunda teşvik edilmeli.

7. Çalışanlar ‘bölgesel ofis’ bilgilerini içeren mesajların şirket içinde haberleşmeye
açık olarak gönderilmesi gibi gereksiz e-posta gönderimini bırakması konusunda
teşvik edilmeli.

SDN

Google, Araç Çubuğunu Büyüttü

8

Kullandığınız tarayıcının Internet Explorer ya da Firefox olması fark etmiyor.
Google, bu araç çubuğunu tarayıcınızla bütünleştirmeye niyetli. Her ikisi için
de kurulum dosyası mevcut. Bu dosyaların en güncel olanlarını SDN Download sayfasında
bulabilirsiniz. Google Toolbar’ın son sürümü olan Google Toolbar 4.0’da ise bazı etkili yenilikler bulunuyor.
Önce bu yeniliklerden kısaca bahsedelim, daha sonra da araç çubuğunun
kurulup kullanılması ile ilgili bilgileri vereceğiz.

Yenilikler!


Google Toolbar, adres satırının hemen altında kendine yer buluyor.


Spellcheck(Yazım denetimi):
Diyelim ki SDN forumlarına süper bir mesaj yazacaksınız
ama bu mesajınızın imla hatalarına uygun olmasını da can-ı gönülden istiyorsunuz.
Tıpkı Microsoft Word’ün yaptığı yazım denetimi gibi bir uygulamayı bu alanlarda
da kullanabilirsiniz. Google Toolbar’ın bir butonuna basarak.

AutoFill (Otomatik Doldurma): Formlarda girmeniz gereken bilgiler genelde her
zaman aynıdır. Adınız, soyadınız, e-posta adresiniz, vs… Bu bilgileri her forma
girmekten sıkılan kişilerdenseniz o zaman Google Toolbar, bu işlemleri de sizin
yerinize gerçekleştirebiliyor.

AutoLink (Otomatik Link): Bu özellik sadece Amerikanya için geçerli. Adresinizi
yazdığınızda, söz konusu adrese anında bir link veriliyor. Ne linki mi? Google
Maps’deki yeri. Türkiye’deki şehirler ve sokaklar henüz bu veritabanı içerisinde
yer almıyor. Google Maps’in bu hizmeti ülkemize gelene kadar en yakın Tekel
bayiini kullanmaya devam edeceğiz.

AutoUpdate (Otomatik Güncelleme): Google Toolbar’ın yeni versiyonu var mı yok
mu diye araştırmanıza da gerek kalmadı. Otomatik güncelleme ile yeni versiyon
yayınlanır yayınlanmaz anında size haber veriliyor ve yeni versiyon kısa süre
otomatik olarak yükleniyor.

Google Tolbar nasıl yüklenir?
Öncelikle kullandığınız tarayıcı bilmelisiniz. Biz, üşenmeyip her iki tarayıcı
için de nasıl kurulum yapıldığını adım adım açıklayacağız.

Firefox için Google Toolbar Kurulumu


Firefox’ta Google Toolbar kurulumu

 Siz de SDN editörleri gibi
Firefox kullanıyorsanız buraya tıklayarak kurulum
dosyasını indirebilirsiniz. Firefox "Yazılım Kuırulumu" penceresi geri
sayımdan sonra kuruluma başlamak için sizden onay isteyecektir. "Şimdi
kur" butonuna basarak kısa süre içerisinde Google Toolbar‘ı
tarayıcınıza yüklemiş olacaksınız.

Firefox kullanıcıları, Google Toolbar‘ın aktif olması için tarayıcılarını kapatarak
yeniden açmaları gerekiyor. Bu adımdan sonra araç çubuğunun kurulu olduğunu
görebileceksiniz.

Internet Explorer için Google Toolbar Kurulumu


Internet Explorer’da Google Toolbar kurmak için
kurulum dosyasını indirmeniz gerekiyor.

Internet Explorer kullanmakta ısrar edenlerdenseniz o zaman Google Toolbar kullanmak
için buraya http://toolbar.google.com/ tıklayın. "Download Google Toolbar"
butonuna tıklayarak 550 KB‘lık kurulum dosyasını indirdikten sonra veya direkt
olarak çalıştırın.

Bu pencerede ülkenizi seçmeniz gerekiyor. Daha sonra aşağıda bulunan "Agree
& Continue
" butonuna basmalısınız.

Eğer gelişmiş özelliklerle kurmak istiyorsanız sıradıki pencerede ise "Enable
advanced features
" onay kutucuğunu işaretleyin. Daha sonra da "Finish"
butonuna basarak kurulumu tamamlayın.

Google Toolbar ile neler yapılabilir?
Aslına bakarsanız arama işlemleri için Google’ın web sayfasını açmanıza gerek
kalmadan anında kutucuğa yazarak arama yapmanızı sağlayan bu araç, gün geçtikçe
gelişerek daha fazla işlevsellik kazandı. Firefox, zaten bir arama çubuğu ile
kuruluyor ancak aramanın dışında bazı özellikler de sadece bu çubukta yer alıyor.

En fazla kullanılan Google Toolbar uygulamaları arasında, tek tıklamada site
içi arama, resim arama yer alıyor. Bunun dışında bulunduğunuz sayfanın Google
tarafından verilmiş olan puanını da öğrenebiliyorsunuz. Buna, Google Rank deniyor
ve neye göre verildiği ise net değil. Mesela ShiftDelete.Net’in Google Rank’ı
koskocaman bir Sıfır 🙂

Service Pack 2 ile beraber gelen açılır pencere engelleyicisi, Google Toolbar’da
da bulunuyor. Bulunduğunuz sayfa ile ilgili olarak blog’unuza (Blogger.com’dan
alınmış bir blog hesabı olmak zorunda) anında yazı yazabilmeniz için de bir
buton bulunuyor.

Seçenekler
Google Toolbar’ı kendi isteklerinize göre daha da şekillendirebilir ve kullanışlılığını
arttırabilirsiniz. Bunun için araç çubuğu üzerinde yer alan "Options"
butonuna basmanız yeterli. İlgili ayarlar aşağıdaki pencere olarak karşınıza
gelecektir.

Google Toolbar 4.0‘ın henüz Türkçe sürümü bulunmuyor. Mart sonuna kadar 16 dilde hazır olması planlanıyor.

Daha fazla bilgi için: http://toolbar.google.com

SDN

Şu Çılgın PC’ciler!

"Elin oğlu" diye hitap ettiğimiz bir takım başarılı kişiler, yine yaptılar yapacaklarını. 8 Mhz‘lik bir bilgisayarda Windows XP çalıştırmasını başardılar. Oysa Microsoft, Windows XP’nin çalışması için minimum 233 Mhz işlemci gerektiğini söyliyor. Bu kriterlere bir de 64 MB RAM ekleniyor. Aşağıdaki bağlantıya tıkladığınızda (İng.) siz de göreceksiniz ki adım adım yapılan uygulamalar ile Windows XP, 8 Mhz‘lik bir işlemci ve 20 MB‘lık RAM’i olan bir bilgisayarda çalışıyor.

Operasyonun bazı ekran görüntüleri



Daha fazlası
Tüm bu işlemlerin nasıl yapıldığını ekran görüntüleri ile beraber adım incelemek isterseniz, buraya tıklayabilirsiniz.

Kaynak: Winhistory

SDN

Telefonların En Şekeri!

Uzak…. Çok uzak bir galakside Jedi’lar Sith Lordları vardı. Evet,
teknoloji de doruklardaydı. Bu fantastik senaryo, George Lucas’ın
sahibi olduğu Lucas Arts tarafından filme çevrildi. Ve dünyadaki
bilimkurgu manyakları, bu filmin fanatiği oldular -başta ben-. Hatta
öyle ki İngiltere’de dinini Jedi olarak yazdıran binlerce kişi mevcut.
Peki, hatırladığımız karakterleri saysak; Luke -Lucas’ın Luke’u da
olabilir- Skywalker, Darth Vader sonra Princess Leia. Peki Luke kadar
meşhur bir robot desem… Tabii ki R2D2 (Artuditu diye okunuyor yanlış
olmasın).

Star Wars fanatiklerine
Evet, kendine ait fanı olan nadir robotlardan. Fan grubunu elde ederken o hiç konuşmadı,
sadece işini yaptı. İnanıyorum, çoğu kişi filmi izlerken böyle bir
robota sahip olmak istemiştir.


30 cm’lik dünyanın en tatlı telefonu

Üç filmde (numarayla 4-5-6) rolü
yine büyüktü. Fakat 1-2-3’te inanılmaz yeteneklere sahipti. Ama sonra
bunlara ne oldu herkes merak ediyor:) Sadede gelmek gerekirse evet
herkes böyle bir robot evinde ister.

Gelen çağrıyı cevaplamayabilirsiniz
Fakat teknoloji o kadar ileride
olmadığından ya da daha ileri olduğundan, yardımcı pilotlar direkt
makinelere yerleştirildiğinden R2D2 telefonuyla karşı karşıyayız.
Aslında sade bir robot ama eğlenceli.

Siz karşı tarafı ararken
olağanüstü yeteneklerini göremiyoruz. Ama arandığımızda bu robot 30
cm’lik boyuyla kafası dönmeye, biplemeye ve R2D2’ya özgü sesler
çıkarmaya devam ediyor.

En uygun fiyatlı robot
Star Wars’la alakalı güzel ürünler üretildiğini
söylemek biraz zor. Bu ürün, basitliğiyle ve sevimliliğiyle fanların
gönlünde yer edecek bir ürün olmaya aday. (Tabi lazer olmayıp da camdan
yapılma kılıçları saymazsak.

Sakın onlarla savaşmayın, kırılıyorlar) Ve
biri sizi arayıp da evden ulaşamadığında (Yani siz telefonu
açmadığınızda) yanında bahanesiyle birlikte 40 euro’ya satılıyor. Bence
eğlenceli ve Star Wars fanları için gerçekten de bulunmaz bir ürün.

Fiyatı: 51 Euro
Satın almak için: Boysstuff
Yazar: Fatih Yenihayat

SDN

Microsoft’un Bir Rüyası!

Microsoft, bildiğiniz gibi halen donanım sektöründe birçok ürünü ile kullanıcıların karşısına çıkan bir firma. İlk kez bu işi yapmıyor. Ama bu sefer ki sektör, biraz daha iddialı ve popüler. Microsoft, yakında MP3 çalar satmak istiyor. Tıpkı iPod gibi. Bu konudaki dedikoduları, şirketin kendisi de Perşembe günü (26 Ocak) doğruladı. Bilindiği gibi Apple, MP3 çalar pazarının neredeyse yüzde 75’ine sahip. Microsoft, yeni planında bu donanımı, Windows Media Player ile bütünleşik olarak çalıştıracak. Benzetmek gibi olmasın, tıpkı iPod-iTunes beraberliği gibi.

Donanım sektöründe sicili temiz
Donanım sektöründeki başarısına geçmişe dönük olarak üstünkörü bakarsak, gerek Xbox olsun gerekse de fare klavye setleri olarak ciddi satışlar elde ederek milyonlarca kullanıcıya ulaşmış durumda. Hatta bu konuda, yazılım sektöründe yapamadığını, fanatiklerini bile oluşturdu.

Heyecanla bekliyoruz
Tasarımı, fiyatı, teknik desteği ve yazılım desteği ile gerçekten kaliteli bir ürün ortaya koyarsa, donanım sektöründe yüzünün gülmeye devam edeceğini tahmin ediyoruz.

SDN

Windows Vista Dedikoduları

Windows Vista’nın şu sıralar P2P ağlarında bir beta sürümü dolaşıyor. Hatta bazı web siteleri direkt olarak web sayfalarından bile indirilmeye hazır etmişler. Ancak ilk beta sürüm olan bu işletim sisteminde hataların sayısı çok olduğu gibi, Windows Vista’nın nihai sürümünde olması gereken özelliklerin tamamı da bulunmuyor. İşletim sisteminin ikinci beta sürümünün(Nedir ne değildir bi bakın sürümü) tarihi ise belli oldu. Micros~1 yetkilileri bu sürümün, yazılım testçileri için Nisan 2006’da indirilmeye hazır olacağını duyurdu. 

Windows Vista’nın beta versiyonu gelişiyor.
Windows Vista konusundaki ikinci gelişme de firewall yazılımı ile ilgili. Şu anda Windows XP kullananların, Service Pack 2 ile beraber gelen güvenlik merkezinin 3 ayağından biri olan firewall yazılımından haberleri vardır.

Ama sadece haberleri vardır. Çünkü söz konusu firewall yazılımı sadece tek yönlü olarak çalışıyor. Yani bilgisayarınızdan dışarıya veri iletilmek istendiğinde size bir soru soruyor. Onu da her zaman değil.

2. beta sürümün tarihi belli oldu
Neyse, bu yazılım hakkında daha fazla şeyler söyleyerek keyfinizi kaçırmayalım. Windows Vista ile beraber gelecek olan firewall yazılımı ise daha da geliştirilmiş. Yetkililerin geliştirilmiş dediği yazılımdaki farkı hemen açıklayalım.

Artık iki yönlü olarak, yani hem bilgisayarınızdan dışarıya çıkan hem de dışarıdan gelen veri trafiğine hükmedebileceksiniz. Ayrıca firewall yazılımının yönetim paneli ile birçok ayara ulaşarak kendi isteklerinize uygun hale getirebilirsiniz.

Windows Starter Edition’u unutmadık!
Lafı burda keserek, yeni işletim sistemi hakkında duyumlarımız oldukça sizlerle de paylaşacağımızı bilmenizi isteriz. Bu arada Gates’in 30 Ocak’ta Türkiye’ye yapacağı ziyaret esnasında tanıtımını yapacağı Windows Starter Edition’ı da unutmuş değiliz.

Not: Windows Vista’nın ekran görüntülerini daha önce sitemizde yayınlamıştık. İnanmayanlar buraya tıklayabilirler.

SDN

ABIT ve USI Birleşti

Bu hafta içinde yapılan açıklamada, USI firmasının, ABIT ile uzun vadeli bir endüstriyel anlaşma imzaladığı ve her iki tarafın da birbirlerinin güçlerinden faydalanacakları belirtildi. USI, Tayvan merkezli bir endüstriyel tasarım ve üretim hizmetleri firması olarak, ABIT’in tasarım gücü ve ürünlerindeki yaklaşım farklılıklarından faydalanacak. ABIT ise, USI tarafından sunulacak mali güçle ve uluslararası servislerle daha iyi biçimde atılımlarını gerçekleştirebilecek.

USI tarafından yapılan açıklamada ise  ABIT’in bir sistem tasarım ve üretim firmasına katacakları ön planda tutularak bu birlikteliğin öneminden bahsedilmiş.

ABIT’e bu yeni döneminde başarılar dileriz.

SDN

Sağ Tuş Menüsüne İnce Ayar!

Sağ tuş menüleri, tıklandıkları dosyaya göre farklılık gösterir.  Ne olursa olsunlar, çoğunda yüzlerce yıl orda kalsa bile bir kez bile tıklamayacağımız seçenekler olabilir. Ya da en sık tıkladığınız seçeneklere bir grup altında daha kolay bir şekilde tıklamak isteyebilirsiniz. Tamam, belki sağ tuş menüsü aklınızda bile yoktu ama bunu aklınıza biz soktuk 🙂 Her neyse! Bu işi nasıl yapacağımıza bakalım.

800 KB’lık sihirbaz

:: Programı indirmek için buraya tıklayın.

Bu konuda bize yardım edecek yazılımın adı Mmm. Yazılımın nasıl kurulduğunu, nasıl kullanıldığını en ince detaylarıyla animasyonumuzda anlattık.

:: Flash animasyonu izlemek için buraya tıklayın.

SDN

3 Boyutlu PDF Geliyor!

Yeni gelişme sayesinde, elektronik kağıdın bir başka adı olan PDF dosyaları,
artık 3 boyutlu olarak da izlenebilecek. Bunun için herhangi bir 3 boyutlu yazılım
tarafından oluşturulan modeli PDF’e çevirmek yeterli. İzlemek için herhangi
bir ücret ödemenize gerek yok. Sadece Adobe Reader 7.0‘a sahip olmanız yetiyor. Ücretsiz versiyonda söz konusu dosyaları izleyebiliyor, çıktısını alabiliyor ve arama yapabiliyorsunuz. Ama, elinizde bulunan 3 boyutlu materyalleri PDF yapmak
isterseniz, Adobe 3D için 995 Dolar ödemeniz gerekiyor.

Örnek dosya, hazır!
Bu şekilde hazırlanmış bir de örnek dosya bulunuyor. Buraya tıklayarak söz konusu dosyayı inceleyebilirsiniz. Yazılım, Windows
2000 ve üstü işletim sistemlerinde çalışıyor.

Bilgi için: Adobe

Türkiye dağıtıcısı
: Bilkom
Telefon: (216) 454 01 01 (Haftanın 7 günü 08:00-24:00)

Fax
: (216) 344 50 50

SDN

Site Sahibi Olmak (1. Bölüm)

13

Bir web sitesine neden sahip olayım ki diyebilirsiniz. Bunun için belki de
daha önce düşünmediğiniz bazı sebepler olabilir. Sadece kendiniz için de olsa,
bir web sitesi sahibi olmanın avantajları vardır. Kaldı ki, eğer bir şirket
ya da kurum için web sitesi sahibi olmayı düşünüyorsanız, geç bile kaldınız
sayılır. Yeni yasalar, her şirketin kendine ait bir web sayfası olması gerektiğini
belirtiyorlar.

Nelere ihtiyacınız var?
Web sitesi sahibi olma konusunda çoğu zaman anlaşılmayan ve tam açıklanmayan
terimler yüzünden, bu isteğini gerçekleştirmek isteyenlerin daha ilk adımda
vazgeçtiklerini biliyoruz.

Öncelikle nelerin gerekli olduğuna ve bu terimlerin
aslında ne anlama geldiğine bir göz atalım.

Domain (Alan adı): Web sitenizin öncelikle bir adrese ihtiyacı vardır. Örneğin shiftdelete.net bir alan adıdır. Alan adı ise sitenin tamamını oluşturmaz.
Sadece tarayıcınızın adres satırına yazmanız gereken yazıdan ibarettir. Tıpkı
oturduğunuz evin adresi gibi.

Alan adı, web sitesi sahibi olmak için yapmanız gereken harcamaların en küçüğünü
oluşturur. Alan adları, uzantılarına göre, bazı küçük farklılıklar gösterebilir.
Örneğin, Dataxi.com’da fiyatları öğrenmek için buraya tıklayın.

Alan adı almak için aslında ücretsiz seçenekleriniz de vardır. Ancak ücretsiz
olan hizmetlerin devamlılığı ve verdiği hizmet, yukarıdaki tablodan alacağınız
hizmete oranla tercih edilmeyebilir. Ucuzlayan alan adları, ücretsiz alan adı
ihtiyacını unutturacak kadar avantajlıdır.

Ücretsiz hizmetler, hem sizin istediğiniz
gibi www.sizinadresiniz.com şeklinde olmayıp, aynı zamanda açılan ek pencerelerle
de ziyaretçilerinizi rahatsız edecek şekilde reklâmlarla beraber gelir. Yukarıdaki
fiyatların bir yıl için geçerli olduğunu düşünürsek, siz de bize hak vereceksiniz.


Nasıl alan adı sahibi olabilirim?
Her alan adına istenen her an sahip olunamıyor. Örneğin, .com, .net, ve .org
adreslerine hemen başvuru yaparak boşta olan bir alan adını anında satın alabiliyorken,
.com.tr gibi uzantıya sahip alan adları için sizden bazı belgeler isteniyor.

Bu belgeleri, domain satın aldığınız şirket, sizin adınıza yetkililere ulaştırabiliyor.
Hangi belgelerin hangi adresler için gerekli olduğunu ve bu gönderim için nasıl
bir yol izlemeniz gerektiğini Dataxi’nin (212) 223 33 03 numaralı telefonunda
veya bilgi@dataxi.com e-posta adresinden öğrenebilirsiniz.

İstediğim alan adı boşta mı?
Satın almak istediğiniz alan adını öncelikle sorgulamalısınız. Bir başkası tarafından
kayıt edilen alan adını satın alamazsınız. Bunun için ya o alan adının süresinin
bitmesini beklemeli, ya da alternatif bir alan adını düşünmelisiniz.

Alan adı sorgulaması yapmak için https://www.dataxi.com/general/default.asp
adresindeki arama motorunu kullanabilirsiniz. Eğer arama yaptığınız alan adı
alınmış ise kimin satın aldığını da çıkan sonuçlara tek tıklama yaparak öğrenebilirsiniz.

Bu arama motoru ile, arama yaptığınız ama başkası tarafından alındığını gördüğünüz
alan adları için alternatif ve o adrese en yakın alan adlarının durumunu da
görebilirsiniz. Boşta olan alan adlarının hemen yanında “Alınmamış” ibaresini
göreceksiniz.

{mosimage}Güvenlik
Alan adlarının alımını havale ile yapabildiğiniz gibi aynı zamanda internet
üzerinden kredi kartı ile ödeme yaparak da alabilirsiniz. Bu konuda önceliği
güvenlik konularına vermelisiniz.

Kredi kartı bilgilerini vereceğiniz bu bölümün
güvenilir firmalar tarafından hazırlanmış olmasına özen göstermelisiniz.

Maalesef
bu konuda birçok firma, müşterilerini aldatma yönünde yol almaktadır. Bizim
önerimiz, satın alacağınız sayfanın mutlaka "https" ile başlıyor olduğunda dikkat
edin.

Ayrıca ödeme yapmakta olduğunuz bu güvenli sayfanın hosting firmasına
ait olduğundan da emin olun. Birçok firma, ödeme konusundaki sayfalarını bazı
anonim firmalar üzerinden almaktadır. “https” örneğini dataxi.com üzerinde açıkça
görebilirsiniz.

Yazımızın ikinci bölümü olan “Hosting” başlıklı açıklamaları, yakında SDN’de
görebileceksiniz. Alan adı konusunda sormak istediğiniz her türlü soruyu Dataxi.com yetkililerine
bildirin.

Tel: +90 (212) 223 33 03

Fax:
+90 (212) 299 11 79

E-posta:
bilgi@dataxi.com

Web:
http://www.dataxi.com

A D V E R T O R I A L

Evinizdeki Fotoğraf Stüdyosu

Kodak Professional
1400 Digital Photo Printer, ister stüdyoda, isterse evde olsun, tüm mekanlarda
profesyonel kalitede baskılar alınmasını sağlıyor. Yalnızca fotoğraf baskısına yönelik
olarak geliştirilen Kodak 1400, üstün renk teknolojisiyle, canlı baskılar
sunuyor.


Ne kadar baskı alınabilir?
Kurulumu ve kullanımı son derece kolay olan Kodak 1400, PC ve Mac kullanıcıları
için özel yazıcı sürücüleri içeriyor. Yalnızca 90 saniyede ve tek sayfada, bir
adet 20×30, bir adet 20×25, iki adet 20×15, iki adet 13×18 ve dört adet 10×15
cm’lik fotoğraf basabiliyor.

Hızlı baskı
Dolayısıyla, tek kağıt üzerinde yazılım ile birden
fazla baskı alınabiliyor. USB 2.0 bağlantısı, görüntülerin yazıcıya hızla aktarılmasını
sağlıyor. Kurutma için beklemek gerekmiyor. Kuru ve mürekkepsiz bir teknoloji
kullanıldığından, görüntüler ne kadar karmaşık ve yoğun olursa olsun, baskı
başına maliyet değişmiyor.

Kodak 1400 ile basılan fotoğraflar, Xtralife laminasyon teknolojisiyle korunuyor.
Mat ya da parlak laminasyon tabakasıyla kaplanan fotoğraflar, bir ömür boyu
saklanabiliyor; suya ve parmak izine dayanıklı oluyor.

Net ve dayanıklı fotoğraflar
Kodak 1400
‘de kullanılan mürekkepsiz teknoloji, lekelenme ve kirlenmenin önüne
geçiyor. Fotoğraflar, derhal çerçeveletilmeye hazır oluyor. Baskı esnasında
herhangi bir malzeme ziyan olmuyor; mürekkep bitmesi ve dökülmesi, yazıcı kafasının
tıkanması ya da kurutma süresi gibi bir sorun yaşanmıyor.

Fiyatı
Kodak 1400
, 625 dolarlık (KDV hariç) fiyatıyla, profesyonel baskılar almak
isteyen fotoğrafseverler için maliyet avantajı da sunuyor.

Bilgi için: Kodak Türkiye

SDN