Apple M4 Ultra, grafik performansıyla RTX 4090’a meydan okudu!

Apple’ın büyük bir heyecan yaratan yeni M4 Ultra çipi, grafik performansıyla NVIDIA’nın en güçlü ekran kartı RTX 4090’ı geride bırakabilir. Wccftech ve popüler teknoloji YouTuber’ı Max Tech tarafından yapılan tahminlere göre, Apple M4 Ultra çipinin performansı, mevcut GPU devlerini sollayarak bir rekor kırmaya hazırlanıyor. İşte detaylar…

Analist, GPU performansının M4 Pro’dan M4 Max’e %78 arttığını, M4 Ultra’nın ise %70’lik daha yüksek bir performans artışı sağlayarak tahmini 330.000 puana ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Yapılan analize göre, M4 Ultra çipinin Geekbench 6’da yapılan OpenCL testinde 330.000 puan alacağını düşünürsek, M4 Ultra’nın şu anda RTX 4090’ın sahip olduğu 317.162 puanını aşarak NVIDIA’yı geride bırakabileceğini söyleyebiliriz. M4 Ultra’nın bu kadar iddialı bir performans sergilemesi, elbette sadece işlem gücünden ibaret değil.

Apple, bu çipi 32 çekirdekli CPU ve 80 çekirdekli GPU ile donatarak cihazın her iki alanda da olağanüstü bir performans göstermesini sağlayacak. Öyle ki, bu kadar güçlü bir yapının, yalnızca profesyonel grafik işlemleri için değil, oyun konusunda da üst seviyelerde yer alacağı belirtiliyor. Ayrıca, M4 Ultra’nın özellikle OpenCL ve Vulkan gibi API’lerde üstün performans sergilemesi de bekleniyor.

M4 Pro işlemcili Mac Mini elimde!

M4 Pro işlemcili Mac Mini elimde!

29 Ekim tarihinde Apple tarafından tanıtılan yeni Mac Mini modelleri, M4 ve M4 Pro olmak üzere iki farklı çip seçeneğiyle kullanıcılara sunuldu. M4 Pro işlemcili Mac Mini inceleme sizlerle.

Bu API’ler, grafik işleme ve 3D görüntüleme konusunda oldukça optimize olduğundan, M4 Ultra’nın Apple ekosisteminde yaratacağı farkı gözler önüne sermesi muhtemel. Uzun zamandır oyun dünyasında güçlü bir yer edinmek isteyen Apple, bu çiple bu alanda ciddi bir adım atmış durumda.

apple-m4-ultra-grafik-performansiyla-rtx-4090

Özellikle kısa süre önce duyurulan Cyberpunk 2077 gibi popüler oyunların Mac platformuna gelmesi, Apple’ın oyun sektöründe yerini sağlamlaştırmak istediğinin bir işareti. Bu yeni gelişmeyle birlikte, M4 Ultra’nın yaratacağı etkiyi ve oyun dünyasında nasıl bir fark yaratacağını merakla bekliyoruz.

Read this news article in English

DJI’ın, Neo modeline dev güncelleme! İşte yeni özellikler

DJI, kompakt drone modeli Neo için önemli bir yazılım güncellemesi yayınladı. Sadece 135 gram ağırlığında olan Neo, DJI’nin en hafif drone’larından biri olarak özellikle hobi kullanıcıları ve hızla hareket eden objeleri takip etmek isteyenler için popüler bir seçenek olmuştu. Yeni güncelleme, Neo’ya daha hızlı uçuş hızı, iyileştirilmiş takip yetenekleri ve kullanıcı deneyimini geliştiren birçok yenilik ekliyor. İşte detaylar…

Öncelikle, güncellemenin en merak edilen yeniliği Goggles N3 desteği oldu. v01.00.0400 sürüm numarasıyla gelen güncelleme paketi ile DJI Neo, artık Goggles N3 ile kullanılabikecek. Yeni FPV gözlük, Neo’nun daha önceki Goggles 3 gözlüklerine göre çok daha iyi bir izleme yeteneğine sahip.

Dji neo

Ayrıca, hem Goggles N3 hem de Goggles 3 ile kullanılabilir olan canlı görüntü stabilizasyonu özelliği, FPV gözlükle uçuş yaparken görüntünün daha sabit kalmasını sağlıyor. DJI, takip modu kullanıcılarına da yeni özellikler getirdi. Güncellemeyle birlikte Neo’nun takip esnasındaki uçuş hızı artırıldı.

DJI Goggles N3 için geri sayım! Yeni sızıntılar ortaya çıktı

DJI Goggles N3 için geri sayım! Yeni sızıntılar ortaya çıktı

Çok yakında piyasaya çıkacak olan DJI Goggles N3 birden fazla DJI drone modeliyle sorunsuz kullanım imkanı sunacak.

Bu özellik sayesinde drone, takip edilen objeyle daha hızlı bir senkronizasyon yakalayabiliyor. Ayrıca Neo, dikey çekim modu eklenerek sosyal medya içerikleri için ideal hale geldi. Yani, kullanıcıların video çekimlerini doğrudan sosyal medya platformlarına uygun şekilde yapmasını sağlıyor.

Canlı yayın esnasında DJI Mobile App Control üzerinden tam manuel kontrol sağlanabiliyor, böylece kullanıcılar kadraj, odak ve diğer ayarları anında değiştirebiliyor. Son olarak Neo, DJI RC-N3 veya RC-N2 kontrol cihazlarıyla kullanıldığında ses kaydı yapabiliyor. DJI, bu özellik ile ses kayıtlarına çevresel seslerin dahil edilmesini sağlarken, gürültü azaltma özelliği ile istenmeyen sesleri en aza indiriyor.

Read this news article in English

Yeni drama dizisi listeleri altüst etti! Netflix’te en çok izlenenler açıklandı

Milyonlarca abonesi ile dünyanın en büyük dijital akış platformu unvanını elinde tutan Netflix, haftanın en çok izlenen diziler listesini güncelledi. Yakın zamanda seyirciye sunulan yeni yapım, bu listenin zirvesine adını yazdırdı. İşte Netflix en çok izlenenler.

Netflix tarafından paylaşılan listeye baktığımızda Beauty in Black dizisinin sıralamanın tepesinde olduğunu görüyoruz. Toplamda 57 milyon 400 bin saat izlenme kaydeden bu drama yapımı, ekim ayının sonlarına doğru yayınlandı.

Netflix en çok izlenenler (28 Ekim - 3 Kasım 2024)

İkinci sırada ise 43 milyon saat izlenmeyle The Lincoln Lawyer: 3. sezon yer almışken, onu 36 milyon 300 bin saatle Territory: 1. sezon takip etti. Listenin devamındaysa The Diplomat: 2. sezon, Monsters: The Lyle and Erik Menendez Story ve This Is the Zodiac Speaking: 1. sezon yer aldı. Tüm sıralamaya aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Netflix interaktif dizilerin fişini çekiyor! İşte sebebi

Netflix interaktif dizilerin fişini çekiyor! İşte sebebi

Netflix, interaktif içeriklerini kaldırma kararı aldı. Bu kararla birlikte şirket, yeni ve daha büyük planlara yönelecek.

Netflix çok izlenenler şu şekilde sıralandı;

SıraDiziToplam İzlenme Süresi
1Beauty in Black: 1. sezon57 milyon 400 bin
2The Lincoln Lawyer: 3. sezon43 milyon
3Territory: 1. sezon36 milyon 300 bin
4The Diplomat: 2. sezon27 milyon 500 bin
5Monsters: The Lyle and Erik Menendez Story17 milyon 100 bin
6This Is the Zodiac Speaking: 1. sezon12 milyon 400 bin
7Nobody Wants This: 1. sezon12 milyon
8Outer Banks: 4. sezon9 milyon 700 bin
9The Manhattan Alien Abduction: 1. sezon8 milyon 300 bin
10My Wife My Abuser: Captured On Camera: 1. sezon3 milyon 200 bin

Microsoft, Windows 10’u indirmenize izin vermeyecek!

 Microsoft, Windows 10’un ömrünün sonuna yaklaşmasıyla birlikte kullanıcılarını Windows 11’e taşımak için kapsamlı bir kampanya başlattı. Buna göre Windows 10 indirme aracını devre dışı bırakıp kullanıcıları Windows 11’e yönlendiriyor.

Microsoft, Windows 10 kullanıcılarını Windows 11’e geçirmek için çalışmalarını hızlandırdı. Şirket, eski işletim sisteminin kullanım ömrünün sonuna yaklaşmasıyla ilgili mesajları daha sık göstermeye başladı. Windows kurulum medyası oluşturma sayfası dahil çeşitli destek sayfalarında ise kullanıcılara Windows 10 desteğinin Ekim 2025’te sona ereceği belirtiliyor.

Bu uyarı mesajlarında Microsoft, 14 Ekim 2025’ten sonra Microsoft’un Windows 10 için ücretsiz yazılım güncellemeleri, teknik destek veya güvenlik düzeltmeleri sağlamayacağını açıkça belirtiyor. Kullanıcıları Windows 11’e geçmeye teşvik eden uyarılar, Windows 10’un kullanım ömrünün sonu hakkında daha fazla bilgi içeriyor.

Microsoft’un yapay zeka özelliği Windows’u karıştırdı!

Microsoft’un yapay zeka özelliği Windows’u karıştırdı!

Windows Recall bir kez daha ertelendi. Yapay zeka tabanlı özellik, güvenlik konusunda kullanıcıları tatmin edemiyor.

Microsoft, son dönemde Windows belgelerinde ve destek sayfalarında da değişiklikler yaptı. Örneğin, eski sistemlerden Windows 11’e yükseltmek isteyen kullanıcılar için yeni bir bilgisayar satın almalarını öneren destek makalesini güncelledi. Ayrıca Windows 11’in Windows 10’a göre önemli performans avantajları sunduğunu gösteren çalışmaya da dikkat çekildi.

Şubat ayında yayınlanan bir reklamda Microsoft, kullanıcılara neden Windows 11’e yükseltmenin daha iyi bir seçenek olduğunu anlatmıştı. Bu yaklaşım, teknoloji devinin Windows 10 kullanıcılarını destek süresi dolmadan önce yeni işletim sistemine geçmeye ikna etmek istediğini gösteriyor.

windows-11-hotpatch-belgesi-pc

Windows 10 için ücretsiz güvenlik güncellemelerinin Ekim 2025’ten sonra sona ereceğini ve şirketin bu tarihten sonra genişletilmiş güvenlik güncellemeleri (ESU) için ücret talep edeceğini belirtmek gerekiyor.

Sims ve GTA karışımı oyun bir başka bahara kaldı!

Sims benzeri yaşam simülasyonu oyunu inZOI, erken erişim için çıkış tarihini ertelediğini duyurdu. Büyük bir heyecanla beklenen oyun, 2024 sonu için planlanan çıkış tarihini 28 Mart 2025’e erteledi.

Oyunun yapımcısı Kjun, Discord sunucusunda yaptığı açıklamada, bu kararın Ağustos ayında yayınlanan demodan alınan geri bildirimler ve çeşitli oyun testlerinden elde edilen verilerin analizine dayandığını belirtti. Kjun açıklamasında, “inZOI: Karakter Stüdyosu’ndan aldığınız geri bildirimleri inceledikten ve çeşitli oyun testlerimizden elde ettiğimiz verileri analiz ettikten sonra, inZOI’yi 28 Mart 2025’te yayınlama kararı aldık” dedi.

sims rakibi inzoi

Erteleme kararından dolayı üzgün olduklarını belirten Kjun, inZOI ile iyi bir başlangıç yapmayı planladıklarını dile getirdi. Geçtiğimiz aylarda yayınlanan Karakter Stüdyosu demosu büyük beğeni toplamıştı.

8K ve dahası! Bu oyunlar PS5 Pro’da coşacak

8K ve dahası! Bu oyunlar PS5 Pro’da coşacak

PlayStation 5 Pro için 8K çözünürlük desteği sunacak oyunlar belli oldu. Buna göre ilk aşamada 3 oyunla başlayacak.

inZOI, The Sims’e kıyasla çok daha fazla özelleştirme seçeneği ve çok daha gerçekçi bir yaşam simülasyonu deneyimi sunmayı hedefliyor. Oyun, mod veya özel içerik kullanmadan The Sims’te eksikliği hissedilen özelleştirme olanaklarını fazlasıyla sunacak gibi görünüyor.

Simülasyon oyunu ilk olarak 2023 yılında Paradox’un bu türe giriş projesi olarak ortaya çıktı. Bu kapsamda The Sims ile rekabet etmeyi hedefliyor. Erken erişim sürümü ise Eylül için planlanmıştı, ancak oyun birçok kez ertelenerek 2024’e kadar gecikti. Son kararla birlikte 2025’e ertelenmiş durumda.

Konuyla ilgili konuşan oyun yönetmeni Rod Humble, The Sims oyunlarda da çalışmış bir isimdi. Ancak projede başarısız olduklarını söyleyerek erken erişime giremediklerini açıkladı.

Elektrikli Hyundai IONIQ 5 N Türkiye’de satışa çıktı!

Hyundai, Türkiye’deki elektrikli otomobil pazarı için IONIQ 5 N’yi piyasaya sürdü. Araç kendi tasarımını korurken performans çıtasını yükseltiyor. İşte IONIQ 5 N’in fiyatı ve özellikleri.

Standart IONIQ 5’e kıyasla çok daha güçlü bir motorla donatılan IONIQ 5 N, tasarım tarafında büyük değişiklikler içermese de, kaputunun altında önemli yenilikler barındırıyor. Hyundai’nin açıklamalarına göre bu modelde 650 PS güç üretebilen bir motor bulunuyor.

Araçtaki bu motor, IONIQ 5 N’nin 0’dan 100 km/s hıza sadece 3,4 saniyede ulaşmasını sağlıyor. Aracın maksimum hızı ise 260 km/s olarak belirtiliyor. Gelişmiş tork dağıtım sistemi ve akıllı drift asistanı gibi özellikler, IONIQ 5 N’yi pistlerde bile rahatlıkla kullanılabilecek bir performans aracı haline getiriyor.

Hyundai IONIQ 5 Türkiye’de satışa çıktı! İşte fiyatı

Hyundai IONIQ 5 Türkiye’de satışa çıktı! İşte fiyatı

Hyundai IONIQ 5 Türkiye pazarına sunuldu. Yenilenen elektrikli otomobil, tasarımı ve motor özellikleriyle öne çıkıyor.

84 kWh kapasiteli bataryası sayesinde yaklaşık 450 km menzil sunan IONIQ 5 N, 350 kW DC hızlı şarj desteğiyle de öne çıkıyor. Bu sayede batarya, yalnızca 18 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80 şarj seviyesine ulaşabiliyor.

IONIQ 5 N’nin iç mekanı da performans odaklı tasarlanmış durumda. N serisi için özel olarak geliştirilen direksiyon simidi, sürücünün performans ayarlarına hızlı erişim sağlıyor.

Türkiye’de 4 milyon 930 bin TL fiyat etiketiyle satışa sunulan IONIQ 5 N, elektrikli araç pazarında yüksek fiyatlı bir seçenek olarak konumlanıyor.

Ofisi rengarenk yapan televizyon: Philips 65PUS8909 inceleme!

Philips’in yeni 65PUS8909 modeli, 65 inçlik geniş ekranı, Ambilight teknolojisi ve güçlü Titan OS işletim sistemi ile dikkat çekiyor. Hem estetik tasarımı hem de ileri teknolojik özellikleriyle evde sinema deneyimi sunmayı hedefleyen bu model, televizyon seçimi yapacaklar için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor. İşte Philips 65PUS8909 model televizyonun sunduğu avantajlar ve incelenen başlıca özellikler:

Ofisi rengarenk yapan televizyon: Philips 65PUS8909 inceleme!

65 inçlik büyük ekranıyla salon ortamında ideal bir görüntü sunan Philips 65PUS8909, estetik tasarımı ve ince çerçevesiyle ev dekorasyonuna uyum sağlıyor. Büyük ekranın geniş izleme açısı, özellikle kalabalık aile ortamları için avantaj sağlarken, televizyonun şık yapısı mekana modern bir hava katıyor.

Bu modelin öne çıkan özelliklerinden biri olan Ambilight teknolojisi, ekrandaki renkleri televizyonun arkasındaki duvara yansıtarak izleme deneyimini genişletiyor. Ekranın yan taraflarına yayılan bu renkli ışık, filmlerden oyunlara kadar her içeriği daha etkileyici hale getiriyor ve kullanıcıları içine çekiyor.

Philips 65PUS8909’un en büyük yeniliklerinden biri, yüksek performans sunan Titan OS işletim sistemi. Titan OS, akıcı ve hızlı arayüzü ile dikkat çekiyor; uygulamalar arası geçişlerdeki hız ve kullanım kolaylığı, kullanıcı deneyimini en üst seviyeye taşıyor. Bu işletim sistemi ile çeşitli uygulamalar ve içerik platformlarına hızlıca erişim sağlanabiliyor.

Yaklaşık 40.000 TL olan bu model, sunduğu özellikler göz önüne alındığında fiyat-performans açısından cazip bir seçenek olarak görülüyor. Yüksek ekran yenileme hızı, güçlü işlemci performansı ve oyun özellikleri, bu segmentteki diğer modellere göre avantaj sağlıyor.

Philips 65PUS8909, özellikle oyunseverler için öne çıkan özelliklere sahip. Değişken yenileme hızı (VRR) ve AMD FreeSync destekleri, oyunlarda akıcı ve kaliteli bir görüntü sunarken, bu özellikler sayesinde daha kesintisiz ve pürüzsüz bir oyun deneyimi elde edilebiliyor.

Dolby Atmos ve DTS destekli 40 watt’lık güçlü ses çıkışı, kullanıcıların evde sinema deneyimini yaşamalarını sağlıyor. Ayrıca 4K çözünürlük, HDR desteği ve gelişmiş görüntü motoru ile daha zengin renkler ve yüksek kontrast sunan model, hem görsel hem de işitsel anlamda üst düzey bir deneyim vadediyor.

Philips 65PUS8909, Amazon Alexa ve Google Asistan ile uyumlu çalışarak sesli komutla kontrol edilebiliyor. Bu sayede televizyon, akıllı ev ekosistemine entegre edilebiliyor ve kullanıcıların günlük yaşamlarını kolaylaştıran işlevler sunuyor.

Philips 65PUS8909, yenilikçi teknolojileri ve fiyat/performans dengesiyle televizyon pazarında öne çıkmayı başarıyor. Evinizde kaliteli bir izleme deneyimi arıyorsanız, Philips’in bu modeli güçlü bir alternatif olabilir.

Apple’dan Hey Siri için yeni karar!

Apple, tvOS 18.2 güncellemesiyle birlikte Siri’nin televizyon reklamlarındaki komutlara yanıt vermesini engelleyecek yeni bir “Reklam Engelleyici” çerçevesi getiriyor. Bu özellik, reklamlarda geçen “Hey Siri” gibi ifadeleri engelleyerek Siri’nin açılmasını engelleyecek.

Bu durum aynı zamanda güvenlik endişelerini de beraberinde getiriyordu. Apple’ın yeni “Reklam Engelleyici” çerçevesi, Shazam ses tanıma teknolojisini kullanarak bu sorunu çözmeyi hedefliyor. Çerçeve, Apple suncularından sesleri indirecek ve cihazın mikrofonundan aldığı sesi bu sesler ile karşılaştıracak. Eşleşme olması durumunda, “Hey Siri” komutu geçici olarak devre dışı bırakılarak Siri’nin reklamdaki komutlara yanıt vermesi engellenecek.

Reklam Engelleyici şu anda yalnızca tvOS 18.2 beta sürümünde bulunuyor. Bu da HomePod akıllı hoparlörün bu özellikten yararlanan ilk cihaz olabileceği anlamına geliyor. HomePod modelleri, TV reklamlarındaki Siri komutlarına yanıt vererek kullanıcıların şikayetlerine neden olmuştu.

Avrupa Birliği, Apple’a yüklü bir ceza verebilir!

Avrupa Birliği, Apple’a yüklü bir ceza verebilir!

Uzun zamandır ödeme seçenekleri ve komisyon sorunları ile Avrupa Birliği ile kapışan Apple, Avrupa Birliği'nden yüklü bir ceza alabilir.

Apple, yeni çerçeveyle birlikte sesli asistan kullanıcılarının uzun süredir yaşadığı bir soruna çözüm sunuyor. Siri’nin reklamlardaki “Hey Siri” komutlarına yanıt vermemesini sağlamak, kullanıcı deneyimini iyeleştirmekle birlikte Apple cihazlarının güvenliğini de artıracak.

Reklam Engelleyici çerçevesini içermesi beklenen tvOS 18.2 güncellemesinin Aralık ayında yayınlanması planlanıyor. Çerçeve şu anda sadece tvOS beta sürümünde olsa da, Apple’ın gelecekte iPhone ve iPad gibi diğer cihazlara da bu özelliği getirerek tüm Apple ekosisteminde çözüm sunması mümkün.

Dünyamızın yapay zeka için ödediği bedel ortaya çıktı!

Gelişen yapay zeka teknolojisi her ne kadar heyecan verici olanaklar sunsa da, çevre üzerinde yaratacağı uzun vadeli etkiler giderek daha çok konuşuluyor. Yapay zekanın günlük hayatımıza girmesiyle birlikte veri merkezleri, devasa bilgi işlem kapasitesine sahip GPU ve CPU donanımlarıyla dolmaya başladı. Ancak, Çin Bilimler Akademisi, Kaliforniya Üniversitesi ve Lehman Üniversitesi’nin birlikte yürüttüğü yeni bir araştırmaya göre, bu donanımların oluşturacağı elektronik atık (e-atık) sorunu göz ardı edilmemeli. Araştırmacılar, yapay zekanın 2020-2030 yılları arasında toplamda 5 milyon ton e-atık üretebileceğini tahmin ediyor; bu miktar, yaklaşık 25 milyar adet iPhone 16 Pro ağırlığına denk geliyor!

E-atıkların büyük kısmı, Kuzey Amerika, Doğu Asya ve Batı Avrupa’daki veri merkezlerinden kaynaklanıyor. Araştırmaya göre, bu atıkların %58’i Kuzey Amerika’dan gelirken, Doğu Asya %25, Batı Avrupa ise %14’lük bir paya sahip. Veri merkezlerindeki donanımlar genellikle birkaç yılda bir yenileniyor; çünkü yapay zeka teknolojisi, daha fazla güç ve hız gerektiren uygulamalara doğru ilerliyor.

Özellikle büyük teknoloji şirketleri, yapay zeka yarışında geri kalmamak adına en son donanımları satın almayı tercih ediyor. Bu da, eski donanımların hızla hurdaya dönüşmesine ve e-atıkların artmasına yol açıyor. Bu konuda araştırmacılar, aslında basit bir çözüm öneriyor: Eğer yapay zeka veri merkezlerindeki sunucuların kullanım ömrü uzatılırsa, bu yolla e-atık miktarı %58’e kadar azaltılabilir.

ABD istihbaratı artık bu yapay zekayı kullanacak!

ABD istihbaratı artık bu yapay zekayı kullanacak!

Anthropic Claude 3 ve Claude 3.5 yapay zeka modelleri artık ABD istihbaratına hizmet edecek. İşte detaylar.

Örneğin, bazı yapay zeka cihazlarının modülleri yeniden kullanılarak yükü daha düşük işlerde değerlendirilebilir. Ancak, büyük şirketlerin bu öneriye sıcak bakıp bakmayacağı tartışma konusu. Çünkü teknoloji devleri, hızla ilerleyen yapay zeka alanında en güncel donanımları kullanmak konusunda ısrarcı. Meta gibi şirketler de sunucuların kullanım ömrünü uzatma planını rafa kaldırarak yeni nesil cihazlara geçiş yapmayı tercih ediyor.

dunyamizin-yapay-zeka-icin-odedigi-e-atik

Yapay zeka dünyasındaki bu hızlı donanım yenileme döngüsünün, karbon ayak izimizi artırmanın yanı sıra e-atık sorununu da büyütmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Çevre dostu bir yapay zeka geleceği için, donanımların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanılması ve geri dönüşüm süreçlerinin iyileştirilmesi gerekiyor.

Gelişen teknolojinin gölgesinde, e-atık sorunu giderek daha büyük bir çevre sorunu haline geliyor ve çözüm, sadece teknolojiyi kullanmak değil, aynı zamanda onu doğru şekilde yönetmekte yatıyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Read this news article in English

İnsansı robot Ai-Da tarafından çizilen resim dudak uçuklatan fiyata satıldı!

Yapay zeka ve insansı robotların sayısı son yıllarda hızla artarak teknolojinin ne denli ileriye gittiğini gözler önüne seriyor diyebiliriz. Artık bu gibi robotlar, geçmişte olduğu gibi sadece basit görevleri yerine getirmekle kalmıyor, aynı zamanda insan benzeri düşünme, öğrenme ve adaptasyon yeteneklerine sahip olabiliyor. Bu kapsamda, dünyanın en gelişmiş insansı robotlarından Ai-Da tarafından çizilen Alan Turing portresi dudak uçuklatan bir miktara satıldı.

İngiliz matematikçi, bilgisayar bilimcisi ve kriptolog Alan Turing‘in Ai-Da isimli insansı robot tarafından çizilen bir portresi açık artırmada 1,08 milyon dolara satıldı. Bu, aynı zamanda bir robot tarafından üretilen ilk sanat eseri olduğu niteliğinde.

Aslında Alan Turing‘in portresi için ilk etapta 120 ila 180 bin dolar arasında bir fiyat beklentisi belirlense de, aldığı tamı tamına 27 teklifle bu aralığı çok kısa sürede aşarak rekor bir satış fiyatına ulaşmayı başardı.

ABD istihbaratı artık bu yapay zekayı kullanacak!

ABD istihbaratı artık bu yapay zekayı kullanacak!

Anthropic Claude 3 ve Claude 3.5 yapay zeka modelleri artık ABD istihbaratına hizmet edecek. İşte detaylar.

Ai-Da, tahmin edildiği üzere yapay zeka aracılığıyla konuşup diyaloglara girebiliyor. Bununla birlikte, gelen bilgilere göre insansı robot Alan Turing‘in fotoğraflarına bakarak bu tabloyu hazırladı. Yani, tıpkı çoğu sanatçıda olduğu gibi gör ve resmet konseptinde ilerlediğini söyleyebiliriz.

Robotun Alan Turing‘i portresine konuk etme sebebi ise 1950’lerde yapay zekayla ilgili görüşlerini dile getirmesi demek mümkün. Son olarak, bu robotun ismini ilk bilgisayar programcısı Ada Lovelace‘tan aldığını ve sanat uzmanı Aidan Meller ve Oxford ile Birmingham Üniversitelerinden yapay zeka uzmanları tarafından geliştirildiğini belirtelim.

Read this news article in English

Sony, 200 milyon dolar yaktığı oyunu savunuyor!

Sony, Concord projesinin iptal edilmesinin ardından canlı servis oyun pazarındaki mücadelesini sürdüreceğini dile getirdi. Teknoloji devi, bu başarısız girişimin ardından bu tür oyunları geliştirme ve piyasaya sürme yaklaşımını yeniden değerlendirecek.

Sony Başkanı, COO ve CFO’su Hiroki Totoki, şirketin Concord deneyiminden önemli dersler çıkardığını belirtti. Totoki, yeni projelerin başarısının denenmeden bilinmeyeceğini, bu nedenle kullanıcı testleri ve dahili değerlendirmeler gibi daha fazla uygulama gerektiğini söyledi. Ayrıca daha erken aşamalarda gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Totoki, şirketin organizasyon yapısının, farklı departmanlar arasında iş birliğini zorlaştırdığını ve geliştirme sürecini olumsuz etkilediğini kabul etti. Hem birinci parti hem de üçüncü parti oyunların yayın tarihlerinin daha iyi yönetilmesi gerektiğini ve satışlarda olası bir iç rekabeti önlemek için en uygun zamanlamanın bulunmasının önemine değindi.

Fiyaskoyla sonuçlanan Concord’un maliyeti dudak uçuklattı

Fiyaskoyla sonuçlanan Concord’un maliyeti dudak uçuklattı

Sony için tam anlamıyla bir fiyasko ile sonuçlanan Concord oyununun dudak uçuklatan maliyeti ortaya çıktı.

Sony’nin Finans ve Yatırımcı İlişkileri Başkan Yardımcısı Sadahiko Hayakawa, Concord’dan alınan dersleri detaylandırdı. Hayakawa, Sony’nin başarılı olma şansı daha yüksek olan tek oyunculu oyunlara odaklanmaya devam edeceğini belirtti. Ancak canlı servis deneyimlerini de risklerine rağmen sürdüreceğini söyledi.

Concord’un ve geliştirici stüdyosu Firewalk’un kapanması, oyun endüstrisindeki büyük firmaların bile karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor. Canlı servis modeli; uzun vadeli oyuncu etkileşimi ve içerik güncellemeleri arasında hassas bir denge gerektiriyor.

8K ve dahası! Bu oyunlar PS5 Pro’da coşacak

PS5 Pro sonunda raflardaki yerini aldı ve PS5’te hayata geçirilemeyen 8K oyun desteğiyle geliyor. Sony, aslında PS5 ile 8K çözünürlük desteği sunduğunu söylemiş olsa da, her hangi bir oyunda 8K çözünürlük sunmuyordu. PlayStation 5 Pro ise bu konuda farklı bir deneyim vadediyor.

Buna göre ilk asşamada F1 24 ve Gran Turismo 7’nin 60 FPS’de, No Man’s Sky’ın ise 30 FPS’de 8K çözünürlükte çalışabildiği belirtildi. PS5 Pro’nun bu başarısının ardında, PSSR adlı yeni bir ölçeklendirme teknolojisi yatıyor. Bu teknoloji sayesinde, oyunlar render çözünürlüğü düşük olsa bile etkili bir 8K çözünürlükte görüntülenebiliyor.

Sony, PS5 Pro ile 8K hayalinin gerçeğe dönüştüğünü ve seçili oyunların artık 8K çözünürlüğe ulaşabildiğini dile getirdi. Tabii bu çözünürlüğü görüntülemek için 8K destekleyen bir televizyona ihtiyaç duyacağınızı da belirtmek gerekiyor.

Sevilen PlayStation oyunlarında yüzde 95’e varan indirim başladı!

Sevilen PlayStation oyunlarında yüzde 95’e varan indirim başladı!

PlayStation Store Kasım Tasarrufları kampanyası başladı. Buna göre birçok oyunda yüzde 95'e varan indirim sunuluyor.

PS5 Pro oyun kütüphanesinin genişlemesiyle birlikte, ilerleyen dönemde daha fazla 8K uyumlu oyunun piyasaya sürülmesi bekleniyor. Şimdilik üç oyunla sınırlı olduğunun altını çizelim.

Yeni nesil konsol, AMD’nin 8 çekirdekli ve 16 izlekli Zen 2 işlemcisi ile geliyor. İşlemcinin güçlü yapısı, konsolun işlem gücünü artırarak oyunların daha akıcı bir şekilde çalışmasını sağlıyor. Grafik tarafında ise yeni nesil 16.7 TFLOPS RDNA ailesine ait bir GPU kullanılıyor.