Notebook’lara Intel Core 7 250U ortaya çıktı! İşte özellikleri

Intel, yeni nesil Core 7 250U işlemcisiyle sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Sektörde bir süredir beklenenler listesinde olan işlemci, toplamda 10 çekirdek (2 adet performans odaklı P çekirdeği ve 8 adet verimlilik odaklı E çekirdeği) ve 12 iş parçacığı ile kullanıcıların karşısına çıkıyor. Peki, bu işlemciyi özel kılan ne? İşte detaylar…

Aslında ilginç olan nokta, bu işlemcinin önceki nesil modeller olan Core 7 150U ve i7-1355U ile birçok ortak özelliğe sahip olması. Yani performans konusunda büyük yenilikler bekleyenler için belki de küçük bir hayal kırıklığı olabilir, ama detaylar her zaman önemli.

notebooklara-intel-core-7-250u-ortaya-cikti-iste-ozellikleri

Yeni nesil işlemci, 6.5 MB L2 önbellek ve 12 MB L3 önbellek ile geliyor. Özellikle önbellek yapılandırması, Intel’in önceki nesillerde gördüğümüz Alder Lake ve Raptor Lake işlemcileriyle oldukça benzer. Ancak Core 7 250U, bu serilerden farklı olarak daha az önbellek kullanıyor. Yani, işlemcinin bazı ağır görevlerde önceki nesillere kıyasla biraz geride kalabileceği söylenebilir.

Korkunç iddia: Intel, ABD için Çin’de casusluk yapıyormuş!

Korkunç iddia: Intel, ABD için Çin’de casusluk yapıyormuş!

Dünyaca ünlü çip üreticisi Intel, korkunç bir iddia ile gündemde. Firmanın, Ulusal Güvenlik Ajansı için casusluk yaptığı iddia ediliyor.

Çekirdek hızlarına baktığımızda, P çekirdekleri 5 GHz hızında çalışıyor. Ancak bu, önceki nesil olan Core 7 150U’ya göre 400 MHz daha düşük. E çekirdekleri ise önceki modellerle aynı frekans olan 4 GHz’te çalışıyor. Yani, bu çekirdekler verimlilik odaklı görevlerde hala güçlü, ancak performans odaklı çekirdeklerde biraz hız düşüşü söz konusu.

Peki, bu işlemci kimler için? Eğer taşınabilir bilgisayarlarda uzun pil ömrü ve dengeli bir performans arayanlar arasındaysanız, Core 7 250U sizin için mantıklı bir seçenek olabilir. Üstelik, işlemcinin daha az güç tüketimi ile yüksek performans sunma iddiası, özellikle ultrabook kullanıcıları için büyük bir artı olabilir.

Kısacası, Intel Core 7 250U önceki nesillerin üzerine eklemeler yaparken bazı noktalarda ufak kısıtlamalar getiren bir işlemci gibi duruyor. Ancak yine de performans ve verimlilik dengesi açısından gayet makul bir seçenek.

Read this news article in English

Meraklar giderildi: Galaxy A36 5G ilk kez görüntülendi!

Samsung’un yeni orta segment telefonu Galaxy A36 5G’ye dair ilk bilgiler çevrimiçi ortamda sızdırıldı. Ünlü bir kaynak, cihazın hem nasıl göründüğünü hem de önceki modelle kıyasla ne kadar büyük olduğunu ortaya koydu. Galaxy A36 5G, 2025’in başlarında piyasaya sürülmesi beklenen Galaxy A35 5G modelinin yerini alacak.

Yapılan sızıntıya göre, Galaxy A36 5G’nin tasarımının, özellikle Sony’nin Xperia serisindeki cihazları andırdığı söyleniyor. Cihazın arka kısmı, özellikle Xperia 10 V veya Xperia 1 VI modellerine benziyor. Buna göre, Samsung’un Galaxy A serisinde yeni bir estetik anlayışını benimsediğini söyleyebiliriz.

Ayrıca, Galaxy A36 5G’nin kamerası da Galaxy Z Fold6 ile benzer bir tasarım çizgisine sahip. Hatta, bu tasarımın gelecekteki Galaxy S25 Ultra modeline de gelmesi bekleniyor. Galaxy A36 5G’nin, selefi olan Galaxy A35 5G’den bazı karakteristik özellikleri koruduğu da belirtiliyor.

Orta segmente kral olacak: Samsung Galaxy A36 özellikleri sızdırıldı!

Orta segmente kral olacak: Samsung Galaxy A36 özellikleri sızdırıldı!

Tıpkı kardeşi A35 gibi orta segmentin güçlü cihazlarından biri olması beklenen Samsung Galaxy A36 için teknik özellikler sızdırıldı!

Cihazın Key Island tasarım motifini sürdürdüğü, ancak alt çerçevesinin diğer taraflara göre daha kalın olduğu aktarılıyor. Boyutlarına bakıldığında, 162.6 x 77.9 x 7.4 mm ölçülerinde olan cihaz, Galaxy A35 5G’den biraz daha uzun, dar ve ince olacak.

galaxy-a36-5g-ilk-kez-goruntulendi

Sızıntılarda ayrıca, Snapdragon yonga seti kullanacağı söylenen Galaxy A36 5G’nin, Samsung’un Exynos yonga setlerinden ziyade Qualcomm’un işlemcilerini tercih edeceği öne sürülüyor. Bu bilgi, Geekbench testlerinde görülen sızıntılarla da örtüşmüş durumda.

Kısacası, Galaxy A36 5G’nin, Sony’nin Xperia serisinden esinlenmiş tasarımı ve Snapdragon işlemcisiyle Samsung’un orta segment telefonları arasında epeyce dikkat çekeceğini söyleyebiliriz.

Read this news article in English

Huawei, Apple’a cevap vermeye hazırlanıyor! Tarih sızdı

Huawei, Apple’ın Vision Pro’suna rakip olarak geliştirdiği yeni nesil sanal gerçeklik (VR) gözlüğünü 22 Ekim’de düzenleyeceği etkinlikte tanıtıp tüketici VR pazarına iddialı bir giriş yapmaya hazırlanıyor.

Huawei, VR pazarına giriş yaparak Apple Vision Pro’ya rakip olmayı hedefliyor. İddiaya göre üst seviye VR gözlüğü, 22 Ekim’de tanıtılacak. Şirket, cihazla ilgili detayları gizli tutuyor olsa da, son sızıntılar Apple’ın gözlüğüne karşı geliştirildiğini ortaya koydu.

Vision Pro Avrupa

Eski Meizu yöneticisi Li Nan’a göre Huawei’nin VR gözlüğü, Vision Pro’nun yüksek çözünürlüğüne denk 4K Sony mikro-OLED ekran kullanacak. Ayrıca Huawei’nin kendi geliştirdiği Kirin yonga setine sahip olacağı söyleniyor.

vivo X200, kamerasıyla Samsung ve Apple’ı üzmüş olabilir!

vivo X200, kamerasıyla Samsung ve Apple’ı üzmüş olabilir!

vivo'nun yeni amiral gemisi X200 Pro'un kamerası, Galaxy S24 Ultra ve iPhone 16 Pro gibi devleri geride bıraktı.

En dikkat çekici iddia ise gözlüğün 600 gramlık Apple Vision Pro’dan çok daha hafif olacağı yönünde. Buna göre VR gözlük sadece 350 gram ağırlığında olabilir.

Beklenen diğer özellikler arasında gecikmesiz hareket kontrolleri ve arayüz deneyimde farklılık yer alıyor. Gözlüğün tek şarjla tüm gün kullanım sağlayacak pil ömrü sunması da muhtemel.

apple-visionos-2-duyuruldu-gelen-yenilikler

Fiyatlandırmanın da Apple’ın altında olması bekleniyor. Huawei VR gözlüğünün yaklaşık 2 bin dolar civarında olması bekleniyor. Apple’ın Vision Pro için 3500 dolar istediğini düşünürsek, bu fiyat oldukça iddialı görünüyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlardan bizimle paylaşın.

Tesla, Robotaxi modelinin kablosuz şarj özelliğini duyurdu

Tesla, geçtiğimiz günlerde tanıttığı Robotaxi’nin kablosuz şarj yeteneklerini sergileyen yeni bir video paylaştı. Videoda, Tesla’nın tam otonom taşıma konseptini nasıl hayata geçirdiği gösteriliyor. Tesla’nın Robotaxi modeli, direksiyon, pedal gibi geleneksel kontroller olmadan tamamen sürücüsüz bir araç olarak olacak ve yolcuları A noktasından B noktasına herhangi bir insan müdahalesi olmadan taşıyacak.

Elon Musk’a göre, Tesla’nın otonomluk vizyonu yalnızca aracın sürüşü ile sınırlı değil. Aracın şarj edilmesi bile insan müdahalesi gerektirmiyor. Robotaxi, kendiliğinden kablosuz bir şarj pedinin üzerine gelerek şarj olabiliyor.

Aslında Tesla, bu özelliği ilk kez 2023 yılında düzenlenen Yatırımcı Günü’nde tanıtmıştı. Yeni videoda ise daha net görmüş olduk. Videoda araç, şarj pedine doğru ilerliyor ve herhangi bir kabloya ihtiyaç duymadan enerjisini yükleyebiliyor.

Tesla robotaxi modelinin tanıtımına saatler kaldı! Nasıl izlenir?

Tesla robotaxi modelinin tanıtımına saatler kaldı! Nasıl izlenir?

Tam otonom sürüş ve düşük maliyetli ulaşımı bir arada sunan Tesla Cybercab robotaxi modeli tanıtılıyor! İşte canlı yayın linki...

Paylaşılan videoda dikkat çeken bir diğer detay ise şarj gücü. Şarj pedinin gücü 25 kW olarak belirtilmiş. Tesla’nın, bu kablosuz şarj teknolojisini mevcut araçlarına uygulayıp uygulamayacağı ise henüz net değil. Özellikle, birkaç yıl önce Tesla’nın Wiferion isimli kablosuz şarj teknolojisi şirketini satın alması, bu özelliğin gelecekteki modellerde yer alabileceği konusunda spekülasyonlara yol açmıştı.

Robotaxi, hem sahipleri hem de yolcuları için büyük bir yatırım aracı olarak da lanse ediliyor. Araç sahipleri, Tesla’nın geliştireceği bir uygulama ile aracı gelir elde etmek için kullanabilecekler. Ayrıca, yolcular için de tamamen kişiselleştirilebilir bir deneyim sunulacak; sıcaklık, müzik gibi detaylar tamamen kullanıcı tercihine göre ayarlanabilecek.

Read this news article in English

Snapdragon 8 Elite, muadillerini ikiye katladı! İşte test sonuçları

Qualcomm’un yeni amiral gemisi yonga seti Snapdragon 8 Elite, performansıyla göz doldurdu. Henüz piyasaya sürülmeden yapılan AnTuTu testlerinde neredeyse Snapdragon 8 Gen 3’ün iki katı kadar güçlü olduğu görüldü. Peki hangi cihazlarla piyasaya sürülecek? İşte detaylar…

Snapdragon 8 Elite, 3,025,991 puanla AnTuTu testlerinde kendini gösterdi. Karşısında ise rakibi MediaTek Dimensity 9400 var ve aralarındaki fark aslında oldukça küçük: Dimensity 9400, 3,007,853 puan aldı. İki yonga seti arasındaki bu rekabetin ne kadar kızıştığını düşünürsek, Snapdragon 8 Elite’in liderliği göğüslediğini söyleyebiliriz.

Ama bunun sadece başlangıç olduğu söyleniyor, çünkü gerçek fark bu yonga setini taşıyan telefonlar piyasaya çıktığında daha net ortaya çıkacak. Bu arada Snapdragon 8 Elite, Realme GT7 Pro ile test edildi ve cihazın 8 Elite ile gelen ilk modellerden biri olması bekleniyor.

Snapdragon 8 Gen 4’ten güç alacak yeni telefon ortaya çıktı!

Snapdragon 8 Gen 4’ten güç alacak yeni telefon ortaya çıktı!

vivo, yaklaşan amiral gemisi modeli iQOO 13'ün Snapdragon 8 Gen 4'ten güç alacağını dolaylı yoldan da olsa duyurdu.

Realme GT7 Pro dışında, Xiaomi 15 ve OnePlus 13 gibi diğer devler de bu yeni yonga setiyle geliyor. Yani, çok yakında daha fazla cihazda bu güçlü performansı deneyimleme fırsatı bulacağız. Ayrıca, Realme GT7 Pro’nun Samsung’un özel bir ekranı ve periskop telefoto lensi ile donatılacağı da sızan bilgiler arasında.

Söylentilere göre bu yonga seti, özellikle oyunseverler ve fotoğrafçılar için biçilmiş kaftan. Oyunlarda daha iyi grafikler ve düşük ışıkta bile önemli derecede kalitede fotoğraflar sunacak.

Read this news article in English

Dudak uçuklattı! Netflix, kaç para kazandığını açıkladı!

Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede hizmet veren ve milyonlarca aboneye sahip olan Netflix, 2024’ün üçücü çeyreğine ilişkin mali raporunu paylaştı. Böylelikle şirketin kullanıcı sayısı ve kaç para kazandığı gözler önüne serildi. İşte Netflix abone sayısı…

Netflix, özellikle son birkaç yıldır çok fazla eleştiri alıyor. Türkiye’dekiler başta olmak üzere pek çok kullanıcı, platformun artık eskisi kadar çeşitli içerik sunmadığını ve abonelik ücretine değmediğini düşünüyor. Fakat görünen o ki Netflix, halen gelir rekoru kırmaya devam ediyor.

Netflix abone sayısı 280 milyonu aştı

Netflix’in finansal raporuna baktığımızda şirketin üç aylık dönemde 9,8 milyar dolar gelir elde ettiğini görüyoruz. Buna göre yıllık bazda yüzde 15’lik bir büyüme kaydetti. Ayrıca bu çeyrek boyunca platforma 5,07 milyon yeni abone katıldı.

Netflix oyun sektöründe çok ciddi: En büyük rakibinden transfer!

Netflix oyun sektöründe çok ciddi: En büyük rakibinden transfer!

Başta sadece mobil platformlara indie oyunlar piyasaya sürmekle başlayan Netflix cephesinin oyun serüveni gitgide ciddileşiyor.

Firma, kıtalara özgü bilgiler de paylaştı. Buna göre Netflix, en fazla aboneyi APAC (Asya-Pasifik) bölgesinden kazandı. Japonya, Kore, Tayland ve Hindistan gibi ülkelerde güçlü içerikler ile dikkat çekmeyi başaran şirket, bölgede 2.28 milyon yeni kullanıcı kazandı.

ABD ve Kanada’da ise 694 bin abone kazanan Netflix, en fazla geliri de bu bölgeden elde etti. Öyle ki şirketin geliri yıllık olarak yüzde 16 artarak 4,3 milyara ulaştı. Firmanın her bir üyeden ortalama 17,06 dolar kazandığı bildirildi.

Netflix abone sayısı 280 milyonu aştı

Türkiye’nin de bulunduğu EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesinden 2.2 milyon abone kazanan şirket, LATAM’da (Latin Amerika) ise 68 bin kullanıcı kaybetti. Bu kaybın sebebinin fiyat artışı ve içerik yetersizliği olduğu tahmin ediliyor. Ancak şirket, buna rağmen bölgeden elde ettiği geliri artırmayı başardı.

Netflix’in mali raporundaki son bilgi ise abonelerin günlük ortalama 2 saat platformda zaman geçirdiği.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Netflix kullanıyor musunuz? Platformun sunduğu içeriklerden ve abonelik ücretinden memnun musunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Read this news article in English

vivo X200, kamerasıyla Samsung ve Apple’ı üzmüş olabilir!

vivo’nun yeni amiral gemisi X200 Pro, tanıtıldığı günden beri adından sıkça söz ettiriyor. Özellikle Zeiss imzalı kamera sistemiyle ilgileri toplayan model, kamera performansıyla Galaxy S24 Ultra ve iPhone 16 Pro gibi devlerle boy ölçüşüyor. Yapılan ilk testler de bu güveni boşa çıkarmadı.

Cihazın ilk incelemelerini yapan kişiler, X200 Pro’nun kamerasına tam not verdi. 135mm portre çekimleri ve 10-Bit LOG video özellikleriyle özellikle profesyonel fotoğrafçılara hitap eden cihaz, hızlı deklanşör hızıyla hareketli sahnelerde bile net görüntüler elde etmeyi başarıyor.

Fotoğraf çekmek bir yana, cihazın video kalitesi de ciddi anlamda iyileştirilmiş. Öyle ki, paylaşılan örnekler X200 Pro modelinin özellikle fotoğrafçılık açısından Galaxy S24 Ultra ve iPhone 16 Pro’yu geride bırakabileceğini gösteriyor.

Fiyat performans odaklı vivo V40 serisi Türkiye’de ön siparişe açıldı!

Fiyat performans odaklı vivo V40 serisi Türkiye’de ön siparişe açıldı!

vivo, geçen aylarda piyasaya sürülen V40 ailesini Türkiye'de ön siparişe açtı. İşte vivo V40 Türkiye fiyatları!

Bir başka inceleme ise TechTablets adlı YouTube kanalından geldi. Burada yapılan detaylı karşılaştırmada, X200 Pro’nun zoom ve düşük ışık performansı ile rakiplerini bir hayli zorladığı ortaya çıktı. Özellikle düşük ışıkta çekilen fotoğraflar, Vivo’nun bu alanda ciddi bir avantaja sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Ancak iş selfie çekimlerine gelince, X200 Pro’nun Galaxy S24 Ultra ve iPhone 16 Pro’nun biraz gerisinde kaldığı görülüyor. Yani, en iyi portreyi çekmek isterken selfielerinizde aynı kaliteyi beklememek lazım.

Tabii ki her şey toz pembe değil. Video kaydı konusunda vivo X200 Pro’nun hala biraz daha iyileştirmeye ihtiyacı var. Özellikle ultra geniş lensle çekilen videolarda fark edilir bir titreme mevcut. Yani, fotoğraf konusunda zirveye oynayan cihazın, video işine gelince biraz daha yol kat etmesi gerekebilir.

Özetle, vivo X200 Pro Zeiss destekli kamerasıyla gerçekten etkileyici bir performans sunuyor. Fotoğraf konusunda iddialı, ama video konusunda birkaç eksiği olan cihaz, yine de fotoğrafçılığa meraklı olanların radarında olmayı hak ediyor.

Read this news article in English

10/10 puanlı açık dünya oyunu geri dönüyor!

Subnautica’nın devam oyunu Subnautica 2, geliştirici Unknown Worlds ve yayıncı Krafton tarafından duyuruldu. 2025’te Xbox Game Preview programı kapsamında oyuncularla buluşacak olan oyun, erken erişim aşamasında PC oyuncuları tarafından test edilebilecek.

Subnautica 2 oyuncuları yepyeni bir gezegende, keşfedilmeyi bekleyen zengin ve yabancı ekosistemlerle dolu su altı dünyasına götürecek. Oyuncular, irili ufaklı yeni ve tuhaf deniz canlılarıyla karşılaşacak. Yayınlanan fragmanda, devasa boyutlarda, biyolüminesans özellikli ve kıvrımlı dokunaçlara sahip yeni bir leviathan türü de gösterildi. İlk oyunda olduğu gibi, Subnautica 2 de hayatta kalma mekaniklerini keşif ve üs inşa etmeyle birleştirecek.

https://shiftdelete.net/?p=466948&preview=true

Oyuncular, gezegenin sırlarını çözmek için derinliklere dalmak adına kaynak toplayıp yeni araçlar üretebilecek. Üslerini genişletmek ve dalış menzillerini artırmak için yeni ve geliştirilmiş araçlar, ekipmanlar ve yapılar inşa edilebilecek.

Amazon, çalışanları resmen fırçaladı: “Beğenmiyorsanız istifa edin!”

Amazon, çalışanları resmen fırçaladı: “Beğenmiyorsanız istifa edin!”

Amazon, çalışanları 5 gün boyunca ofise gelmeyi mecbur kıldıktan sonra tepkilerin odağı olmuştu. Şirket, belli ki geri adım atmayacak.

Subnautica 2’nin en önemli yeniliklerinden biri, Xbox Game Preview lansmanından itibaren 4 oyunculu co-op modunu desteklemesi olacak. Oyuncular, hayatta kalma mücadelesinde arkadaşlarıyla güçlerini birleştirebilecek. Tek başına oynamayı tercih edenler ise tek oyunculu hikaye modunu test edebilecek.

Oyun, Xbox Game Preview erken erişim döneminden sonra Steam ve Epic Games Store’da da yayınlanacak. Bu, geliştirici ekibe tam sürüm çıkışından önce oyuncuların geri bildirimlerini değerlendirme ve oyunu geliştirme fırsatı verecek.

Subnautica 2, ilk oyunu başarılı kılan özellikleri koruyarak, yeni co-op oyun mekanikleri ve gezegensel gizemlerle oyuncuları büyülemeye hazırlanıyor.

Google, OpenAI’a karşı yapay zeka bloğu kuruyor!

Google, yapay zeka ekiplerinde yeniden yapılanmaya gidiyor. CEO Sundar Pichai, liderlik yapısında ve önemli yapay zeka bölümlerinin organizasyonunda değişiklikler açıkladı. Bu hamleler, geliştirme süreçlerini hızlandırmayı ve araştırma ile ürün ekipleri arasında daha yakın iş birliği amaçlıyor.

Google, Gemini’ın tüm ekiplerini DeepMind’ın gözetimi altına yerleştiriyor. Daha önce sadece araştırmaya odaklanan DeepMind, artık Gemini gibi temel modelleri geliştirmek ve yeni yetenekleri ürünlere daha hızlı entegre etmekten sorumlu olacak.

Gemini Live android nedir nasıl kullanılır

Gemini uygulama geliştiricilerini doğrudan DeepMind bünyesine katmak, geri bildirim döngülerini iyileştirmeyi ve güncellenmiş yapay zeka modellerinin daha hızlı dağıtımını sağlamayı hedefliyor. Bu ayrıca eğitim sonrası çalışmaları ve sürekli iyileştirmeyi daha verimli hale getirecek.

Amazon, o çok sevilen Kindle modelinin fişini çekti!

Amazon, o çok sevilen Kindle modelinin fişini çekti!

Amazon, Kindle Oasis modelini üretimden kaldırdığını duyurdu. Gelecekteki modellerde fiziksel tuşlar olmayacak.

Değişiklikler, Google’ın temel yapay zeka araştırması ve uygulama geliştirme çabalarını birleştirecek. Bu, geçen yıl Google Brain ve DeepMind’ın Google DeepMind adı altında tek bir birimde birleştirilmesinin ardından gelen bir adım.

Google ayrıca, cihazlar ve ev teknolojisine odaklanan Asistan mühendislik ekiplerini Platformlar ve Cihazlar bölümüne kaydırıyor. Bu, Asistan ürün geliştiricilerini, akıllı hoparlörler ve ekranlar gibi özellikler geliştirdikleri arayüzlere daha yakın konumlandırıyor.

Google, OpenAI gibi şirketlerin yapılarını örnek alıyor. Böylece uygulamalarına hız kazanmayı hedefliyor. Bu değişiklikler, Google’ı gelişmiş yapay zeka teknolojilerini daha hızlı geliştirmek ve dağıtmak için konumlandırıyor.

Activision, masum Call of Duty oyuncularını banladı: İşte son karar!

Bildiğiniz üzere birçok oyun yapımcısı, çevrim içi oyun ortamını hilecilerden temizlemek için katı güvenlik önlemleri almayı tercih ediyor ki Call of Duty yapımcısı Activision da bu firmalardan biri… Ünlü yapımcının geçtiğimiz günlerde devreye soktuğu yeni sistem, kurunun yanında yaşı da yakınca yüzlerce oyuncu CoD sunucularından adeta şutlanmıştı. İşte son gelişmeler…

Call of Duty oyuncularının isyanı sonuç verdi

Son günlerde, Call of Duty serisinin sevilen oyunlarından Modern Warfare 3 ve Warzone’da beklenmedik bir gelişme yaşandı. Activision’ın hile karşıtı sistemi Ricochet, hiçbir şekilde hileye karışmamış masum oyuncuları hedef alarak ciddi bir soruna yol açtı. Yüzlerce oyuncu, birbiri ardına oyunlardan ban yedi.

activision-masum-call-of-duty-oyuncularini-banladi-iste-son-karar-2

Sorunun kaynağı, güvenlik sistemindeki bir açıktan kaynaklanıyordu. Kötü niyetli oyuncular, bu açığı kullanarak masum oyunculara karşı Ricochet sistemini silah olarak kullanabiliyordu. Özellikle dikkat çeken bir iddiaya göre, sadece arkadaşlık isteği göndererek bile hedef seçtikleri oyuncuların hesaplarını banlatabilen oyuncular vardı.

Call of Duty: Black Ops 6 sistem gereksinimleri

Call of Duty: Black Ops 6 sistem gereksinimleri

Call of Duty: Black Ops 6 sistem gereksinimleri belli oldu. Serinin beklenen yeni oyunu için artık geri sayım başladı!

Activision, durumun ciddiyetini fark eder etmez harekete geçti. Şirket, etkilenen tüm hesapların geri yüklenmesi için kapsamlı bir çalışma başlattı. Güvenlik sistemlerinde detaylı bir inceleme yapılarak sorunun kaynağı tespit edildi ve gerekli düzeltmeler uygulandı. Ünlü firma, hesabı yanlışlıkla banlanan oyuncuların da banının kaldırıldığını resmen açıkladı.

Yarın yayınlanacak olan bir blog yazısıyla birlikte, Team Ricochet’in bu konuyla ilgili daha detaylı açıklamalar yapması ve gelecekte benzer sorunların yaşanmaması için alınacak önlemleri paylaşması bekleniyor.

Alan Wake ve Max Payne yapımcısından yeni oyun geliyor!

Tüm dünyaya adını Max Payne serisiyle duyuran ve devamında piyasaya çıkan Control ve Alan Wake gibi bomba yapımlarla piyasada yer edinen Remedy Entertainment, bu kez oyuncuları bambaşka bir oyunla etkilemeye çalışacak. Üstelik tecrübeli firma, bu kez daha önce hiç oyun yapmadığı FPS alanında bir yapımla karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.

Alan Wake yapımcısından FBC: Firebreak geliyor!

Xbox Partner Preview etkinliğinde sürpriz bir duyuru yapan Remedy Entertainment, ‘Project Condor’ kod adıyla bilinen yeni oyununun gerçek ismini FBC: Firebreak olarak açıkladı. Control evreninde geçecek olan bu yeni yapım, Federal Bureau of Control’ün karanlık koridorlarında geçecek üç kişilik kooperatif bir FPS deneyimi sunacak.

Oyunun yönetmeni Mike Kayatta’nın verdiği bilgilere göre, FBC: Firebreak ne bir DLC ne de bir devam oyunu olacak. Control’ün gizemli mekanı The Oldest House’a geri dönme fırsatı sunacak olan oyunda, Jesse gibi paranormal güçlere sahip olmayan karakterler kontrolümüz altında olacak.

Ancak bu durum, oyuncuların sıradan silahlarla yetineceği anlamına gelmiyor. Garip sıvılar püskürten silahlardan, tuhaf el bombalarına, hatta bahçe cücesi fırlatabilen bomba atarlara kadar çeşitli ilginç silahlar oyuncuların kullanımına sunulacak.

Remedy iki yeni Control oyunu yapıyor

Remedy iki yeni Control oyunu yapıyor

Remedy, yayınladığı bir basın açıklaması ile iki yeni Control oyunu yaptığını duyurdu. Oyunlar henüz geliştirme aşamasında.

2025 yılında Xbox Series X/S ve PC platformları için çıkış yapacak olan FBC: Firebreak, Remedy Entertainment’ın şimdiye kadar deneyimlemediği bir alan olan FPS türünde kendini kanıtlama şansı yakalayacak. Control evreninin hayranları ve kooperatif FPS severler için heyecan verici bir proje olarak görünen oyun, şimdiden merakla bekleniyor.

Siz yayınlanan videoyla ilgili ne düşünüyorsunuz? Oyun ilginizi çekti mi? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı ihmal etmeyin.

Kanseri yüzde 96 oranında teşhis eden yapay zeka geliştirildi!

Yapay zeka hayatımızın her alanında oldukça keyifli, günümüze renk katan hatta zamanımızı daha verimli kullanmamızı sağlayabilen bir renk halini alsa da, insanlığa ne kadar faydalı olduğu / olacağı konusunda ciddi şüpheleri de beraberinde barındırıyordu. Buna karşın, Harvard Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren bilim insanları, dünya tarihini değiştirebilecek bir model üzerinde çalışıyor.

CHIEF ile yapay zeka dünyası değişebilir

CHIEF adı verilen bu yeni yapay zeka modelinin en çarpıcı özelliklerinden biri, kanser teşhisinde gösterdiği olağanüstü başarı. Araştırma ekibinin Nature dergisinde yayınlanan çalışmasına göre, model 19 farklı kanser türünde testlerden geçirildi ve yüzde 96’ya varan doğruluk oranlarına ulaştı.

kanseri-yuzde-96-oraninda-teshis-eden-yapay-zeka-gelistirildi-2

Harvard Tıp Fakültesi’nden Dr. Kun-Hsing Yu liderliğindeki ekip, ChatGPT benzeri bu sistemin sadece teşhisle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda hastaların yaşam beklentisini öngörebildiğini ve tedaviye nasıl yanıt vereceklerini tahmin edebildiğini belirtiyor. CHIEF, tümör dokusunun dijital görüntülerini inceleyerek kanser hücrelerini tespit ediyor ve mevcut yapay zeka sistemlerinden çok daha kapsamlı bir analiz sunuyor.

Cep telefonu kanser yapıyor mu? Dünya Sağlık Örgütü açıkladı

Cep telefonu kanser yapıyor mu? Dünya Sağlık Örgütü açıkladı

WHO cep telefonu ile kanser arasında bağ olmadığını açıkladı. Buna göre cep telefonu kullanımı beyin kanseri ile bağlantılı değil.

Modelin en dikkat çekici yanlarından biri, tümörün genetik yapısını tahmin edebilme yeteneği. Normalde haftalarca sürebilen ve maliyetli olan DNA dizileme işlemlerine alternatif olarak, CHIEF mikroskobik görüntülerden genetik değişimleri hızlı bir şekilde tespit edebiliyor. Bu özellik, özellikle genetik analiz imkanlarının kısıtlı olduğu bölgelerde hayat kurtarıcı bir rol oynayabilir.

Sistem, 24 farklı hastaneden toplanan yaklaşık 20 binden fazla görüntü üzerinde test edildi. CHIEF, sadece kanser tespitinde değil, aynı zamanda tümörün kökenini belirleme ve tedaviye yanıt ile ilişkili genleri tanımlamada da üstün başarı göstermiş durumda. Özellikle bazı kanser türlerinde, örneğin tiroid kanserindeki BRAF gen mutasyonunu yüzde 89, baş ve boyun kanserlerindeki NTRK1 gen mutasyonunu ise yüzde 91 doğrulukla tespit edebildi.

Bu gelişme, özellikle standart tedavilere yanıt vermeme riski taşıyan hastaların erken dönemde belirlenmesi hususunda oldukça kritik bir rol oynayabilir.