İngiliz otomobil markası MG, hibrit ürün gamını genişleterek yeni modeli ZS Hybrid+’ı Türkiye pazarına sunmaya hazırlanıyor. Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen marka, MG ZS Hybrid+ Türkiye lansmanının Şubat ayında yapılacağını duyurdu. Yeni model, yüksek verimlilik, zengin donanım ve gelişmiş teknolojiyi bir araya getirmeyi hedefliyor.
MG ZS Hybrid+ Türkiye Pazarına Neler Sunuyor?
MG’nin yeni SUV modeli, markanın gelişmiş Hybrid+ teknolojisi ile donatıldı. Bu teknoloji, yüksek performans ve sürüş keyfini düşük yakıt tüketimiyle birleştirmeyi amaçlıyor. Markadan yapılan açıklamaya göre, ZS Hybrid+ hem şehir içi kullanımda hem de uzun yolculuklarda verimli bir sürüş deneyimi vaat ediyor. Bununla birlikte, aracın tasarımı da oldukça iddialı. Geniş ön ızgarası, modern LED farları ve dinamik hatları ile dikkat çeken model, segmentinde fark yaratmayı hedefliyor.
Aracın iç mekanında ise ferah bir yaşam alanı ve konfor odaklı donanımlar öne çıkıyor. Özellikle açılabilir cam tavan, sürücü ve yolcular için daha aydınlık bir kabin ortamı sunarak yolculuk kalitesini artırıyor. Zengin donanım seviyesiyle gelecek olan modelin, teknolojik özellikleriyle de kullanıcıları memnun etmesi bekleniyor.
Güvenlik Donanımları: MG Pilot Standart Olacak
MG, yeni ZS Hybrid+ modelinde güvenliği ön planda tutuyor. Kapsamlı güvenlik önlemleri ve sürüş destek sistemlerini içeren MG Pilot teknolojisi, bu modelde standart olarak sunulacak. Bu durum, aracın kendi segmentindeki güvenlik standartlarını yükselten önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
MG Pilot, adaptif hız sabitleyici, şerit takip asistanı ve acil durum frenleme gibi birçok gelişmiş özelliği barındırarak sürücüye destek oluyor ve sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyor. Bu donanımın standart olarak sunulması, MG’nin Türkiye pazarındaki rekabet gücünü artıracak önemli bir faktör olarak görülüyor.
Peki, yeni MG ZS Hybrid+ hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Türkiye’nin yerli ödeme sistemi için merakla beklenen TROY 2025 verileri hakkında kapsamlı bir basın bülteni yayımladı. Açıklanan rakamlar, TROY’un kullanıcı sayısından işlem hacmine kadar birçok alanda rekor seviyelere ulaştığını ve istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü gözler önüne seriyor. Bu başarı, yerli ödeme altyapısının gücünü bir kez daha kanıtladı.
TROY 2025 Verileri ile Gelen Yeni Rekorlar
BKM tarafından paylaşılan rapora göre, TROY logolu kartların sayısı 2025 sonu itibarıyla 30 milyon adedi aştı. Bu rakam, yerli karta olan güvenin ve talebin ne denli arttığını net bir şekilde gösteriyor. Kullanıcı sayısındaki artışa paralel olarak, TROY kartlarıyla gerçekleştirilen toplam işlem hacmi de geçtiğimiz yıla oranla %70’lik bir artış göstererek 1 trilyon TL barajını geride bıraktı. Bu etkileyici büyüme, TROY’un Türkiye’deki ödeme alışkanlıklarında merkezi bir rol oynamaya başladığının en önemli göstergesi.
Bununla birlikte, TROY’un başarısı sadece kart sayısı ve işlem hacmiyle sınırlı kalmadı. Özellikle temassız ödemeler ve e-ticaret alanındaki kullanım oranları da dikkat çekici seviyelere ulaştı. Yapılan açıklamada, TROY ile yapılan her üç işlemden birinin e-ticaret platformlarında gerçekleştiği vurgulandı. Bu durum, TROY’un dijital dönüşüme ne kadar hızlı adapte olduğunu ortaya koyuyor.
E-Ticaret ve Dijital Ödemelerde TROY Etkisi
Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde, TROY’un e-ticaret sektöründeki yükselişi dikkat çekiyor. Güvenli altyapısı ve kullanım kolaylığı sayesinde tüketiciler, online alışverişlerinde TROY’u daha sık tercih etmeye başladı. Bankaların ve fintek şirketlerinin sunduğu kampanyalar da bu eğilimi destekledi.nn
Ayrıca, mobil cüzdanlara TROY kartlarını ekleyen kullanıcı sayısında da önemli bir artış yaşandı. Bu gelişme, TROY’un sadece fiziksel POS cihazlarında değil, aynı zamanda dijital ödeme ekosisteminde de ne kadar güçlü bir konuma geldiğini gösteriyor. BKM yetkilileri, önümüzdeki dönemde TROY’un yurt dışı kullanımını artırmaya yönelik yeni iş birliklerine odaklanacaklarını belirtti.
Peki, TROY’un bu yükselişi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Honor’un merakla beklenen katlanabilir telefonu Honor Magic V6’nın en dikkat çekici özelliklerinden biri olan batarya kapasitesi, 3C sertifikasyon sürecinde ortaya çıktı. Cihaz, katlanabilir telefonlar için rekor sayılabilecek bir batarya ile geliyor ve MWC 2026’da tanıtılacağı da kesinleşti.
Sızdırılan sertifika bilgilerine göre, Honor Magic V6’nın üst düzey versiyonu, 7.000 mAh nominal değere sahip çift hücreli bir batarya ile donatılacak. Bu bataryanın tipik kapasitesinin ise yaklaşık 7.150 mAh olması bekleniyor. Bu rakam, bir önceki nesle kıyasla 1.000 mAh’tan fazla bir artış anlamına geliyor ve katlanabilir telefon segmentinde yeni bir standart belirliyor. Ayrıca, cihazın farklı bir versiyonunda 6.700 mAh nominal (yaklaşık 6.850 mAh tipik) kapasiteli bir bataryanın da yer alabileceği belirtiliyor.
Batarya kapasitesinin yanı sıra, Magic V6’nın teknik özellikleriyle de dikkat çekmesi bekleniyor. Gelen bilgilere göre cihaz, gücünü piyasaya çıkacak en yeni ve en güçlü yonga setlerinden biri olan Snapdragon 8 Elite Gen 5‘ten alacak. Bu da amiral gemisi düzeyinde bir performans sunacağının en büyük göstergesi. Bununla birlikte, kamera tarafında da iddialı olan telefonun 200 megapiksel çözünürlüğünde bir ana kameraya sahip olacağı konuşuluyor.
Daha İnce, Daha Hafif ve Daha Güçlü
Honor’un en büyük başarılarından biri, yüksek kapasiteli bataryayı cihaza entegre ederken incelik ve hafiflikten ödün vermemesi olacak. Söylentilere göre Magic V6, böylesine büyük bir bataryaya ev sahipliği yapmasına rağmen bir önceki nesil olan Magic V5’ten bile daha ince ve hafif bir tasarıma sahip olacak. Hatırlatmak gerekirse Magic V5, katlandığında 9.0 mm, açıldığında ise 4.2 mm inceliğe ve yaklaşık 222 gram ağırlığa sahipti.
Honor Magic V6, MWC 2026 etkinliğinde tanıtıldığında, aynı dönemde piyasaya sürülmesi beklenen Oppo Find N6 gibi güçlü rakiplerle karşı karşıya gelecek. Rekabetin kızışacağı katlanabilir telefon pazarında, Magic V6’nın devasa bataryası ve üstün özellikleriyle nasıl bir fark yaratacağı şimdiden merak konusu.
Apple, Siri’nin geleceği ve çalışma prensibi konusunda büyük bir strateji değişikliğine gitmeye hazırlanıyor. Bloomberg’den Mark Gurman’ın paylaştığı bilgilere göre teknoloji devi, yeni nesil sohbet botunu kendi sunucuları yerine Google’ın bulut altyapısında çalıştırmayı değerlendiriyor. Bu hamle, şirketin şimdiye kadar izlediği “Private Cloud Compute” politikasından önemli bir sapma anlamına geliyor.
Siri İçin Google İddiası: Apple Yapay Zeka Stratejisinde Rotayı Değiştiriyor
Ortaya çıkan raporlar, Apple’ın iOS 27 ile birlikte Siri’yi çok daha gelişmiş bir sohbet botuna dönüştürmeyi planladığını gösteriyor. Şirket, bu yeni sistemi barındırmak için Google ile görüşmeler yürütüyor. Söz konusu iş birliği gerçekleşirse Apple, yapay zeka iş yükleri için özel olarak tasarlanmış Google Tensor İşlem Birimlerini (TPU) kullanacak. Bu durum, Apple’ın kullanıcı isteklerini genellikle cihaz içinde veya kendi özel donanımlarında işleme önceliğini değiştirdiğini gösteriyor.
Yakın vadede kullanıcılara sunulacak olan iOS 26.4 güncellemesindeki Siri iyileştirmelerinin ise mevcut düzende devam etmesi bekleniyor. Bu güncellemeler, Apple’ın 2024 yılında tanıttığı ve gizlilik odaklı olarak konumlandırdığı kendi sunucularında çalışacak. Yüksek performanslı Mac çipleri üzerine kurulan bu sistem, verilerin geçici olarak işlendiği ve Apple tarafından bile erişilemediği güvenli bir yapı sunuyor.
Apple, iOS 27 ile gelecek yeni Siri yapay zeka güncellemesi için Google ile anlaştı. ChatGPT ve Gemini'a rakip olacak bu devrimsel yenilikler haberimizde.
Daha ileri bir tarihte planlanan gelişmiş Siri sohbet botunun ise Google tarafından geliştirilen çok daha yetenekli bir dil modeline dayanması bekleniyor. Şirket içinde Apple Foundation Models sürüm 11 olarak adlandırılan bu yeni modelin, kapasite bakımından Google’ın Gemini modelleriyle yarışır seviyede olduğu belirtiliyor. Böyle büyük ölçekli bir modeli çalıştırmak Apple’ın mevcut altyapısını zorlayabileceğinden, Google’ın geniş bulut kapasitesine ihtiyaç duyuluyor.
Siri isteklerinin Google sunucularında işlenme ihtimali, kullanıcı verilerinin güvenliği konusunda soru işaretleri yaratsa da bu durum Google’ın verilere erişeceği anlamına gelmiyor. Apple halihazırda iCloud altyapısının belirli bölümleri için Google dahil olmak üzere üçüncü taraf sağlayıcılarla çalışıyor. Teknoloji devi bu süreçte şifreleme anahtarlarını ve veri politikalarını kendi kontrolünde tutarak güvenliği sağlamaya devam ediyor.
Apple'ın iOS 27 ile tanıtacağı yeni Siri chatbot'u ücretli mi olacak? Özellikleri, maliyet analizleri ve ChatGPT rekabeti hakkındaki tüm detaylar haberimizde.
Teknoloji dünyasındaki bu dev iş birliği ihtimali hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Sizce Apple’ın yapay zeka yarışında Google altyapısını kullanması, Siri deneyimini olumlu yönde etkiler mi?
Piyasaya yeni çıkan bir telefonun teknik özellik listesine bakarken kendimi giderek artan bir hayret ve Honor Magic 8 Pro Air özellikleri ile akıllı telefon pazarındaki yerleşik kuralları adeta yeniden yazıyor. Neredeyse kurgusal bir iPhone Air kadar ince, ondan daha hafif (sadece 155 gram) olmasına rağmen arkasında tam üç kamera barındırıyor. Stereo hoparlörlere sahip ve en etkileyici olanı, iPhone Air’in iki katından, Galaxy S25 Edge’in ise neredeyse %50 daha büyük olan devasa 5.500 mAh silikon-karbon bataryası. Bu noktada akla tek bir soru geliyor: Sektörün devleri Samsung ve Apple, neden böyle bir telefonu üretemedi?
Honor Magic 8 Pro Air Özellikleri Rakiplerini Nasıl Geride Bırakıyor?
Bahsettiğimiz bu gizemli süper telefon, Honor Magic 8 Pro Air, dünyanın ilk “Pro Air” serisi olarak karşımıza çıkıyor ve uzun zamandır beklenen kompakt amiral gemisi boşluğunu dolduruyor. Bu telefonun öne çıkan bir diğer özelliği de sadece ince ve hafif olması değil, aynı zamanda rakiplerine kıyasla çok daha kompakt bir yapıya sahip olmasıdır. Örneğin, Galaxy S25 Edge 6.7 inç, iPhone Air ise 6.5 inç ekrana sahipken, Honor’un bu modelinde sadece 6.3 inçlik bir ekran bulunuyor. Bu da onu fiziksel olarak daha dar ve daha kısa yaparak, 2026’nın en iyi küçük telefonu unvanı için en güçlü adaylardan biri haline getiriyor.
Aslında cihaz, standart iPhone 17 ile aynı ekran boyutuna sahip olmasına rağmen, ondan yaklaşık 20 gram daha hafif ve neredeyse %30 daha ince bir gövde sunuyor: iPhone’daki 8mm’ye karşılık sadece 6.1mm kalınlık. Bu, mühendislik açısından inanılmaz bir başarıyı temsil ediyor. Ayrıca, kutu içeriğinde gelen özel kılıf gibi küçük detaylar da takdiri hak ediyor. Bu kılıf, telefonun kenarlarını açıkta bırakarak ekstra kalınlık eklemeyen ve havadar hissi koruyan özel bir tasarıma sahip.
Kompakt Boyutta Profesyonel Kamera Deneyimi
Malzeme kalitesi açısından titanyum gövdeli iPhone Air kadar premium olmasa da, arkasında çok ince bir cam panel ve oldukça dayanıklı bir çerçeve barındırıyor. Elbette bu incelik, akıllara “Peki ya dayanıklılık?” sorusunu getiriyor. Honor, bu soruya lansman etkinliğinde etkileyici bir gösteriyle yanıt verdi. Şirket, dansçıların üzerinde performans sergilediği bir sahneyi, tamamen Honor Pro Air telefonlarının üzerine kurarak cihazın ne kadar sağlam olduğunu kanıtladı.
Apple ve Samsung gibi devlerin bu kadar ince bir telefona sadece bir veya iki kamera sığdırabilirken, Honor’un üç tam teşekküllü kamerayı entegre etmeyi başarması, sektördeki dengeleri sorgulatıyor. Honor Magic 8 Pro Air’in arkasında geniş, ultra geniş ve hatta bir telefoto kamera bulunuyor. Ana kamera, 1/1.3 inç sensör boyutuyla iPhone Pro Max veya Galaxy Ultra modelleriyle aynı seviyede performans vaat ediyor. 3.2X optik yakınlaştırma sunan telefoto lens ise sadece uzak mesafe çekimleri için değil, aynı zamanda portre modunda da mükemmel sonuçlar veriyor. Üstelik, tıpkı iPhone Air’de olduğu gibi fiziksel bir kamera tuşunun bulunması da kullanım kolaylığını artıran bir diğer detay.
Tasarım ve Batarya İkilemine Son Veren Teknoloji
Son dönemdeki lansmanlara bakıldığında, ince ve hafif bir telefon yapmak artık çok zor değil. Ancak asıl zorluk, bunu batarya ömründen ödün vermeden başarmaktır. Honor, bu zorluğun üstesinden gelmiş görünüyor. Şirket, bu kompakt gövdeye 5.500 mAh gibi devasa bir batarya sığdırmayı başardı. Bu rakam, iPhone Air’in bataryasından %75 daha büyük. Bu durum, Apple’ın batarya stratejisi adına oldukça düşündürücü bir tablo çiziyor.
Aşağıdaki tablo, batarya kapasiteleri arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koyuyor:
Model
Batarya Kapasitesi
Honor Magic 8 Pro Air
5,500 mAh
iPhone Air
3,149 mAh
Galaxy S25 Edge
3,900 mAh
Tüm bu donanım, fiziksel bir SIM kart yuvası korunarak sunuluyor. Bu gerçekten dikkate değer bir başarı. Şarj hızları da beklentileri karşılıyor. Honor Magic 8 Pro Air, ultra ince form faktörünün getirdiği zorluklara rağmen 80W kablolu ve 50W kablosuz hızlı şarjı destekliyor. Belki de telefonun tek gerçek zayıf noktası, yavaş USB 2.0 aktarım hızları. Ancak bu, iPhone Air’in de muzdarip olduğu bir sorun.
Sonuç: Hayranlık ve Hayal Kırıklığı Bir Arada
Sonuç olarak, Honor Magic 8 Pro Air bende hem büyük bir hayranlık hem de derin bir hayal kırıklığı bırakıyor. 5.500 mAh bataryayı ve üçlü kamera sistemini son derece ince bir telefonda bir araya getirmek, olağanüstü bir mühendislik başarısıdır. Hayal kırıklığı ise, bu durumun iPhone ve Galaxy gibi devlerin sınırlamalarını daha da belirgin hale getirmesinden kaynaklanıyor. Honor’un telefonu sadece biraz daha iyi değil; donanımıyla rakiplerinden yıllarca ileride görünüyor.
Peki, Honor Magic 8 Pro Air hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Teknoloji ve perakende dünyasını bir araya getiren kampanyalar tüketicilerin her zaman ilgisini çekiyor. A101 bugün akıllı ev teknolojilerine uygun fiyatlarla sahip olmak isteyenler için büyük bir fırsat sunuyor. A101, bugünden itibaren geçerli olacak yeni “A101 Ekstra” kataloğu ile teknoloji severlerin yüzünü güldürmeye hazırlanıyor. Bu haftanın yıldızı ise şüphesiz, geniş ürün yelpazesi ve Fiyat/Performans odaklı cihazlarıyla tanınan Xiaomi oluyor. Katalogda, ev temizliğinden eğlenceye, kişisel bakımdan güvenliğe kadar pek çok alanda hayatı kolaylaştıran ürünler yer alıyor.
A101’de Satılacak Xiaomi Ürünleri
A101’in yalnızca online platformu olan a101.com.tr üzerinden ve A101 Kapıda uygulamasıyla erişilebilen “A101 Ekstra” kataloğu, standart mağaza ürünlerinden farklı olarak özel ve genellikle daha yüksek segment teknoloji ürünlerini içeriyor. Hazırlanan katalog, Xiaomi’nin akıllı ev ekosistemine odaklanarak, tüketicilere birbiriyle uyumlu çalışan cihazları cazip fiyatlarla sunma stratejisi güdüyor. Bu kampanya, evini akıllı teknolojilerle donatmak isteyen ancak nereden başlayacağını bilemeyenler için de harika bir başlangıç noktası olabilir. Gelin, bu haftanın öne çıkan A101 Xiaomi ürünleri ve özelliklerine daha yakından bakalım.
Ev Temizliğinde Devrim: Xiaomi S20 Robot Süpürge
Katalogun en dikkat çekici ürünlerinden biri, şüphesiz Xiaomi S20 Robot Süpürge. Ev temizliğini tamamen otonom hale getiren bu cihaz, modern yaşamın getirdiği zaman kısıtlamalarına karşı etkili bir çözüm sunuyor. 10.899 TL‘lik fiyat etiketine sahip olan S20 modeli, sunduğu özelliklerle bu fiyatı sonuna kadar hak ediyor. İşte öne çıkan bazı özellikleri:
5000Pa Yüksek Emiş Gücü: Zeminlerdeki en inatçı kirleri, tozları ve evcil hayvan tüylerini bile kolayca temizler.
LDS Lazer Navigasyon: Evinizin haritasını hassas bir şekilde çıkararak, hiçbir noktayı atlamadan sistematik ve verimli bir temizlik sağlar.
Akıllı Paspas Özelliği: 400 ml’lik toz haznesinin yanı sıra 270 ml’lik su haznesi ile hem süpürme hem de silme işlemini aynı anda yapabilir.
Uygulama Kontrolü: Mi Home uygulaması üzerinden temizlik planlaması yapabilir, sanal duvarlar oluşturabilir ve temizlik raporlarını görüntüleyebilirsiniz.
Bu robot süpürge, özellikle yoğun çalışanlar, çocuklu aileler ve evcil hayvan sahipleri için büyük bir konfor sağlıyor.
Eğlence ve Konfor Bir Arada: Diğer Xiaomi Cihazları
A101’in teknoloji seçkisi sadece robot süpürge ile sınırlı değil. Katalogda yer alan diğer cihazlar da evdeki yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.
Mi Box S 4K Akıllı Televizyon Cihazı: Eski televizyonunuzu akıllı bir eğlence merkezine dönüştürmenin en kolay yolu olan Mi Box S, 3.699 TL fiyatıyla dikkat çekiyor. Android TV işletim sistemi sayesinde Netflix, YouTube, Prime Video gibi binlerce uygulamaya erişim sunan cihaz, 4K HDR görüntü kalitesi ve dahili Chromecast özelliği ile öne çıkıyor. Kumandasındaki Google Asistan tuşu ile sesli komutla arama yapmak da mümkün.
Mi Smart Space S Akıllı Isıtıcı: Kış aylarının vazgeçilmezi olacak bu akıllı ısıtıcı, 5.249 TL‘den satışa sunuluyor. 2200W gücündeki cihaz, Mi Home uygulaması üzerinden uzaktan kontrol edilebiliyor. Eve gelmeden evinizi ısıtmak veya zamanlayıcı kurmak gibi özellikler sunan ısıtıcı, modern ve şık tasarımıyla da her ortama uyum sağlıyor.
Xiaomi Akıllı Ev Ekosistemi ve A101 Fırsatları
Xiaomi’nin en büyük güçlerinden biri, şüphesiz geniş akıllı ev ekosistemi. A101 kataloğunda yer alan diğer ürünler de bu ekosistemin birer parçası. Örneğin, 649 TL‘ye satılan Mi Hareket Sensörlü Gece Lambası, gece kalktığınızda sizi algılayarak yumuşak bir ışıkla yolunuzu aydınlatır. 1.799 TL‘lik Taşınabilir Blender ise sağlıklı içeceklerinizi her an her yerde hazırlama imkanı sunar. Sağlığına önem verenler için 5.999 TL‘ye sunulan Musluk Tipi Su Arıtma Cihazı da dikkat çeken ürünler arasında. Bu ürünlerin tamamı, genellikle Mi Home uygulaması üzerinden birbirleriyle entegre çalışarak hayatı daha pratik hale getiriyor.
A101 gibi büyük bir perakende zincirinin bu tür teknoloji ürünlerini düzenli olarak kampanyalarına dahil etmesi, teknolojinin artık lüks olmaktan çıkıp bir ihtiyaç haline geldiğinin en net göstergesi. Tüketiciler, bu sayede hem güvendikleri bir satıcıdan alışveriş yapma imkanı buluyor hem de rekabetçi fiyatlar sayesinde bütçelerini zorlamadan en yeni teknolojilere erişebiliyorlar. Ürünlerin A101 tarafından satılması, garanti ve teknik destek konularında da tüketicilere ek bir güvence sağlıyor. Bu kampanya, Xiaomi’nin akıllı ev vizyonunu daha geniş kitlelere ulaştırması açısından da stratejik bir önem taşıyor.
WhatsApp, kullanıcıların en çok talep ettiği özelliklerden birini daha hayata geçiriyor. Yeni geliştirilen WhatsApp iOS durum gizliliği kontrol özelliği sayesinde, artık bir durumu paylaştıktan sonra kimlerin görebileceğini kolayca teyit edebileceksiniz. Bu özellik, özellikle farklı kitlelere yönelik sık sık durum paylaşan kullanıcılar için büyük bir kolaylık sağlayacak ve “Acaba doğru kişilerle mi paylaştım?” endişesini ortadan kaldıracak.
WhatsApp iOS Durum Gizliliği Özelliği Nasıl Çalışıyor?
Şu anda iOS için 26.3.10.70 beta sürümünü TestFlight üzerinden deneyen kullanıcılara sunulan bu yeni araç, oldukça basit bir mantıkla çalışıyor. Bir durum güncellemesi paylaştıktan sonra, durumu görüntüleyen kişilerin listesine girdiğinizde, ekranın alt kısmında veya menü seçenekleri arasında yeni bir “Kitle” (Audience) sekmesi göreceksiniz. Bu sekmeye dokunduğunuzda, paylaşımınızın gizlilik ayarlarıyla ilgili detaylı bir özet karşınıza çıkacak.
Bu özellik sayesinde, yanlış bir kitleyle paylaşım yaptığınızı fark ettiğinizde durumu silip yeniden yüklemek zorunda kalmayacaksınız. Bunun yerine, mevcut durumun kimlere ulaştığını anında kontrol ederek içinizi rahatlatabilirsiniz. Özellikle karmaşık gizlilik ayarları (bazı kişileri hariç tutma veya sadece belirli kişilerle paylaşma gibi) kullananlar için bu özellik, adeta bir cankurtaran niteliğinde.
“Kitle” menüsü, kullanıcılara üç temel konuda net bilgi sunar:
Kimler Görebilir: Bu bölümde, durumunuzun “Tüm kişilerim”, “Şu kişiler hariç kişilerim…” veya “Sadece şu kişilerle paylaş…” seçeneklerinden hangisiyle paylaşıldığını net bir şekilde görebilirsiniz. Eğer belirli kişileri hariç tuttuysanız, bu kişilerin listesine de buradan ulaşabilirsiniz.
Kimlerden Bahsedildi: Durum güncellemenizde birilerinden `@` işareti ile bahsettiyseniz, bu kişilerin tam listesi de bu ekranda yer alır. Bu sayede yanlışlıkla birini etiketleyip etiketlemediğinizi kolayca kontrol edebilirsiniz.
Paylaşım İzinleri: WhatsApp, durumlarınızın başkaları tarafından kendi kitleleriyle paylaşılmasına olanak tanıyan bir özelliğe sahiptir. Bu ayar varsayılan olarak kapalıdır. Ancak belirli bir durum için bu izni verip vermediğinizden emin değilseniz, bu bölümden teyit edebilirsiniz.
Android Sonrası iOS Kullanıcıları da Kavuşuyor
Aslında bu özellik, ilk olarak WhatsApp’ın Android beta sürümlerinde ortaya çıkmıştı. Android kullanıcılarının bir süredir test ettiği bu durum gizliliği kontrol aracı, şimdi iOS platformuna da getirilerek iki işletim sistemi arasında özellik eşitliği sağlanıyor. Bu, WhatsApp’ın kullanıcı deneyimini platform fark etmeksizin standart hale getirme çabasının bir parçasıdır.
Bununla birlikte, özelliğin şu anda yalnızca beta test kullanıcılarına sunulduğunu ve kademeli olarak dağıtıldığını belirtmek önemlidir. Yani, en son beta sürümünü yüklemiş olsanız bile özelliği hemen göremeyebilirsiniz. WhatsApp, test sürecini tamamladıktan ve olası sorunları giderdikten sonra bu faydalı aracı tüm iOS kullanıcılarının beğenisine sunacaktır.
Peki, WhatsApp’ın yeni durum gizliliği özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Samsung’un merakla beklenen yeni amiral gemisi Galaxy S26 Ultra hakkında ortaya atılan iddialar, akıllı telefon dünyasında heyecan yaratmaya devam ediyor. Özellikle ekran teknolojileri üzerine yoğunlaşan son raporlar, cihazın dayanıklılık standartlarını yeniden belirleyebileceğini gösteriyor. Teknoloji dünyasının güvenilir sızıntı kaynaklarından biri olan Ice Universe, yeni modelin ekranının yeni nesil yüksek mukavemetli Gorilla Glass ile korunacağını öne sürüyor.
Ekran Koruyuculara Elveda: Galaxy S26 Ultra Çok Daha Dayanıklı Geliyor
Bilindiği üzere bir önceki model olan Galaxy S25 Ultra, mat ekran koruyuculara olan ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kaldıran yansıma önleyici bir kaplama ile gelmişti. Galaxy S26 Ultra’nın ise bu teknolojiyi bir adım öteye taşıyarak Gizlilik Ekranı (Privacy Display) özelliği ile donatılması bekleniyor. Bu özellik sayesinde, kullanıcıların ekran içeriklerini meraklı gözlerden saklamak için harici gizlilik filmleri kullanmasına gerek kalmayabilir.
Leak! Samsung is becoming the killer of screen protector manufacturers.
On the 2026 Galaxy S26 Ultra, the direction of the new generation Gorilla Glass is very clear: problems that once required screen protectors are now solved directly at the glass level.
Sızdırılan bilgilere göre, geliştirilen bu yeni cam teknolojisi sadece gizlilik sağlamakla kalmayıp, fiziksel darbelere karşı da üst düzey bir koruma sunacak. Kaynaklar, yeni camın dayanıklılık seviyesinin temperli cam ekran koruyucu ihtiyacını tamamen ortadan kaldırabileceğini belirtiyor. Bu da kullanıcılar için hem ek bir masraftan kurtulmak hem de cihazın orijinal ekran deneyimini pürüzsüzce yaşamak anlamına geliyor.
Gelecek ay tanıtılması beklenen Galaxy S26 Ultra’nın, gücünü en yeni Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemcisinden alacağı da gelen bilgiler arasında yer alıyor. Samsung’un ekran teknolojisindeki bu cesur adımları, akıllı telefon aksesuarlarına olan bağımlılığı azaltacak gibi görünüyor.
Samsung Galaxy S26 Plus, Exynos 2600 işlemcisi ve 12 GB RAM ile performans testinde görüldü. İşte yeni Galaxy S26 Plus özellikleri.
Peki, eğer bu iddialar gerçekleşirse ve ekran gerçekten vaat edildiği kadar dayanıklı olursa, siz Galaxy S26 Ultra gibi üst düzey bir cihazı hiç ekran koruyucu takmadan kullanmaya cesaret edebilir miydiniz?
Günlük ev temizliği, sürekli tekrar eden ve zaman alan bir rutin olmaktan çıkıyor. Roborock, bu süreci tamamen otomatikleştirmeyi hedefleyen yeni robot süpürgesi Qrevo L’yi tanıttı. Peki, Roborock Qrevo L özellikleri ile kullanıcılara neler vadediyor? Bu yeni nesil ev yardımcısı, temizlikle ilgili tüm kararları ve bakım adımlarını sizin yerinize üstlenerek hayatı kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Roborock Qrevo L Özellikleri Neler Sunuyor?
Roborock Qrevo L, en dikkat çekici özelliği olan tam otomasyonlu çok işlevli istasyonu ile öne çıkıyor. Bu istasyon, sadece bir şarj ünitesi olmanın çok ötesinde. Cihaz, temizlik bittiğinde istasyonuna geri dönerek paspaslarını otomatik olarak sıcak suyla yıkıyor, sıcak havayla kurutuyor, toz haznesini boşaltıyor ve su tankını yeniden dolduruyor. Bu sayede, kullanıcı müdahalesi minimuma indiriliyor ve cihaz bir sonraki temizlik görevine her zaman hazır oluyor.
Bununla birlikte, cihazın temizlik performansı da oldukça iddialı. 10.000 Pa’ya kadar ulaşan HyperForce™ emiş gücü sayesinde halılarda ve sert zeminlerde biriken en inatçı kirleri bile kolayca topluyor. Özellikle evcil hayvan sahipleri ve uzun saçlı bireyler için tasarlanan anti-dolanma fırça sistemi, fırçaya saç ve tüy dolanmasını engelleyerek bakım ihtiyacını önemli ölçüde azaltıyor. Ayrıca, Dual Lift Mop sistemi halıları algılayarak paspaslarını otomatik olarak kaldırıyor, böylece halıların ıslanmasını önlüyor.
Akıllı Navigasyon ile Engellere Takılmıyor
Bir robot süpürgenin etkinliği, navigasyon yeteneğiyle doğru orantılıdır. Roborock Qrevo L, bu konuda PreciSense® LiDAR navigasyon ve Reactive Tech engelden kaçınma teknolojilerini bir arada kullanıyor. Bu sistem, evin haritasını hassas bir şekilde çıkararak en verimli temizlik rotalarını oluşturuyor. Aynı zamanda yerde unutulmuş kablolar, oyuncaklar veya terlikler gibi nesneleri algılayarak etraflarından dolaşıyor, böylece takılma ve çarpma riskini en aza indiriyor.
Kullanıcı deneyimini daha da kişiselleştirmek için Roborock uygulaması üzerinden tam kontrol sağlanabiliyor. Uygulama aracılığıyla odalara özel temizlik programları oluşturabilir, girilmesi istenmeyen yasaklı alanlar belirleyebilir ve farklı zemin türleri için emiş gücü ayarları yapabilirsiniz. Bu esneklik, Qrevo L’nin her evin ve her yaşam tarzının dinamiğine uyum sağlamasına olanak tanıyor.
Peki, Roborock Qrevo L’nin bu özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Teknoloji dünyasının merakla beklediği Honor MWC etkinliği için resmi duyuru yapıldı. Mobil Dünya Kongresi (MWC) kapsamında Barselona’da düzenlenecek olan bu özel etkinlikte, şirketin katlanabilir telefon pazarındaki yeni amiral gemisi Magic V6 ve akıllı telefon konseptine yepyeni bir soluk getirecek olan Robot Telefon sahneye çıkacak. Bu lansman, Honor’un inovasyon ve pazar liderliği konusundaki iddiasını bir kez daha gözler önüne serecek.
Honor MWC Etkinliği Ne Zaman ve Nerede Gerçekleşecek?
Honor, teknoloji tutkunlarını heyecanlandıran lansman etkinliğinin tarihini 1 Mart olarak belirledi. Etkinlik, Barselona’nın ikonik kongre merkezlerinden biri olan Palau de Congressos de Barcelona’da, Orta Avrupa Saati ile 13:00’te başlayacak. Her yıl mobil teknolojinin nabzını tutan MWC, bu yıl da Honor’un çığır açan yeniliklerine ev sahipliği yapacak. Şirketin bu önemli platformu seçmesi, tanıtacağı ürünlerin küresel çaptaki önemini vurguluyor.
Katlanabilir Telefon Pazarında Yeni Lider: Honor Magic V6
Etkinliğin en çok beklenen yıldızlarından biri, şüphesiz Honor Magic V6. Selefi Magic V5’in başarısını daha da ileriye taşımayı hedefleyen bu yeni model, özellikle batarya teknolojisiyle pazarda devrim yaratmaya hazırlanıyor. Sektörden sızan bilgilere göre, Magic V6 katlanabilir bir telefonda şimdiye kadar görülen en büyük batarya kapasitesine sahip olabilir. Bu durum, katlanabilir cihazların en büyük sorunlarından biri olan kısa pil ömrü endişesini tamamen ortadan kaldırabilir.
Honor Magic V6’nın sızdırılan ve beklenen teknik özellikleri ise oldukça etkileyici. Cihazın gücünü, Qualcomm’un en yeni ve en güçlü yonga seti olması beklenen Snapdragon 8 Elite Gen 5 SoC‘den alacağı konuşuluyor. Bu işlemci, yapay zeka destekli görevlerden en zorlu oyunlara kadar her alanda benzersiz bir performans sunacaktır. Bununla birlikte, cihazın öne çıkan diğer özellikleri şunlardır:
Devrimsel Batarya Teknolojisi: Söylentilere göre, cihazda yaklaşık 7.000 mAh kapasiteli bir Silikon-Karbon (Si/C) batarya hücresi kullanılacak. Bu teknoloji, daha yüksek enerji yoğunluğu sunarak ince bir tasarımda rekor düzeyde pil ömrü vaat ediyor.
Yüksek Çözünürlüklü Kamera: Mobil fotoğrafçılıkta sınırları zorlaması beklenen Magic V6’nın 200MP çözünürlüğünde bir ana kameraya sahip olacağı iddia ediliyor. Bu, katlanabilir telefonlarda yeni bir standart belirleyebilir.
İnce ve Hafif Tasarım: Honor’un, önceki modellerde olduğu gibi, Magic V6’da da incelik ve hafiflik konusunda mühendislik harikası bir tasarıma imza atması bekleniyor.
Bu özellikler, Honor Magic V6’yı sadece bir katlanabilir telefon olmaktan çıkarıp, tüm akıllı telefon pazarı için yeni bir referans noktası haline getirebilir.
Akıllı Telefon Tanımını Değiştiren Cihaz: Honor Robot Telefon
Honor’un MWC etkinliğindeki bir diğer sürprizi ise uzun zamandır ipuçları verilen ve teknoloji meraklıları arasında büyük bir heyecan yaratan Honor Robot Telefon olacak. Bu cihaz, geleneksel akıllı telefon formunun dışına çıkan, fütüristik bir konsept olarak karşımıza çıkıyor. Honor’un yapay zeka ve robotik alanındaki vizyonunu yansıtan bu telefon, özellikle kamera yetenekleriyle dikkat çekiyor.
Cihazın en belirgin özelliği, robotik bir kola bağlı, geri çekilebilir 3 eksenli bir gimbal kameraya sahip olması. Bu yenilikçi sistem, hareketli nesneleri akıllıca takip etme ve onlarla etkileşim kurma yeteneği sunuyor. Özellikle içerik üreticileri, vlogger’lar ve sinematik çekimler yapmak isteyen kullanıcılar için tasarlanan bu teknoloji, profesyonel kamera ekipmanlarına olan ihtiyacı azaltabilir. Honor’un Alpha planı olarak adlandırdığı geniş yapay zeka stratejisinin bir parçası olan Robot Telefon, CES fuarında yapılan ön gösterimlerde büyük ilgi görmüştü. MWC’deki resmi lansmanla birlikte cihazın tüm teknik detayları ve yapay zeka destekli yetenekleri gün yüzüne çıkacak.
Sonuç olarak, Honor’un MWC 2026 etkinliği, mobil teknoloji dünyası için önemli bir dönüm noktası olmaya aday. Hem katlanabilir telefon segmentinde rekorlar kırması beklenen Magic V6 hem de akıllı telefon tanımını yeniden şekillendirebilecek Robot Telefon ile Honor, inovasyondaki liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor. 1 Mart’taki lansmanı heyecanla bekliyoruz.
Donanım dünyasında dengeleri altüst edecek bir gelişme yaşanıyor. İddialara göre Samsung distribütörleri, bellek ürünlerinde yüzde 80’e varan rekor bir fiyat artışına gidiyor. Sosyal medyaya sızan belgeler sektörde büyük bir endişe yarattı.
Samsung bellek fiyatları neden rekor kırıyor?
Ortaya çıkan ve yetkili bir satıcıdan geldiği öne sürülen bilgilere göre, zam kararı anında yürürlüğe girdi. Güney Kore’deki kaynaklar, bu ani artışın arkasında şirketin küresel üretim stratejilerinin yattığını belirtiyor.
Yapay zeka teknolojilerinin yükselişiyle birlikte talep patlaması yaşanmasına rağmen, Samsung’un DRAM üretimini bu yıl sadece yüzde 5 oranında artırmayı planladığı biliniyor. Arzın talebi karşılayamaması, fiyatların kontrolsüz bir şekilde yükselmesine neden oluyor.
Üretim kısıtlaması ve yapay zeka etkisi
Teknoloji devleri, yapay zeka için kritik öneme sahip olan HBM (Yüksek Bant Genişlikli Bellek) teknolojisine odaklanmış durumda. İleride yaşanabilecek bir arz fazlası riskinden çekinen üreticiler, şu an için muslukları kısarak temkinli davranmayı tercih ediyor.
Kriz sadece DRAM ile sınırlı kalmıyor. Samsung ve SK Hynix gibi devlerin, daha kârlı olan DRAM üretimine kaynak ayırmak için NAND üretim hatlarını yavaşlattığı belirtiliyor. Bu durum depolama birimlerinin fiyatlarını da doğrudan etkiliyor.
MediaTek'in yeni Dimensity 9500s işlemci özellikleri şaşırtıyor Eski nesil çekirdekleri dev bir önbellekle birleştirdi.
Pazar beklentileri ve resmi açıklama
Konuyla ilgili Samsung cephesinden gelen yanıt oldukça kısa oldu. Şirket yetkilileri, “Piyasa dedikoduları ve spekülasyonlar hakkında yorum yapmıyoruz” diyerek iddiaları ne doğruladı ne de yalanladı.
Analist raporlarına göre bellek endüstrisinin değeri 2027 yılına kadar 842 milyar dolar seviyesine ulaşacak. Üreticilerin arzı kısıtlı tutarak fiyatları yukarı çekme stratejisi, önümüzdeki aylarda son kullanıcıların cebini daha fazla yakacak gibi görünüyor.
Peki, Samsung hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Oyun dünyası için hareketli geçen bir yılın ardından 2025’in en çok satan oyunları listesi nihayet açıklandı. Sektörün önde gelen analiz şirketlerinden Circana tarafından paylaşılan veriler, ABD pazarındaki rekabetin kazananlarını ve oyuncu eğilimlerinin hangi yönde şekillendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Büyük bütçeli devam oyunlarının listeye damga vurduğu görülürken, bazı klasik yapımların yıllara meydan okuyan performansı da dikkatlerden kaçmadı. Bu liste, 2025 yılı boyunca hangi oyunların ticari başarıyı yakaladığını ve dijital eğlence dünyasındaki güç dengelerini gözler önüne seriyor.
2025’in En Çok Satan Oyunları Listesinde Zirve Tanıdık Bir İsim
Açıklanan verilere göre, 2025 yılında ABD pazarının zirvesine oturan yapım Battlefield 6 oldu. DICE tarafından geliştirilen oyun, çıkışını gerçekleştirdiği son çeyrekte büyük bir ivme yakaladı. Kasım ayında liderliği kısa bir süreliğine başka bir yapıma kaptırmış olsa da, yıl genelindeki istikrarlı satış grafiği sayesinde yılı en tepede tamamlamayı başardı. Bu başarı, serinin köklerine dönüş yapacağı yönündeki beklentileri karşılamasının ve oyunculara sunduğu geniş ölçekli savaş deneyiminin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Battlefield 6’nın bu ticari zaferi, FPS türündeki rekabetin ne kadar çetin olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Listenin geri kalanında da güçlü markaların hakimiyeti sürüyor. Zirvenin hemen arkasında, ikinci sırada NBA 2K26 yer alıyor. Spor oyunlarının ABD’deki popülaritesini kanıtlayan bu başarı, serinin sadık oyuncu kitlesi sayesinde her yıl garantileniyor. Üçüncü ve dördüncü sıralarda ise sırasıyla Borderlands 4 ve Monster Hunter: Wilds gibi heyecanla beklenen iki büyük yapım bulunuyor. Her iki oyun da kendi türlerinde getirdikleri yenilikler ve geniş içerikleriyle oyuncuların beğenisini kazanarak satış listelerinin üst sıralarına yerleşti.
Sektördeki Eğilimler: Devam Oyunları ve Eskimeyen Klasikler
2025 satış listesi, oyun sektöründeki bazı önemli eğilimleri de teyit eder nitelikte. Listenin ilk beşini tamamlayan Call of Duty: Black Ops 7, serinin ABD pazarındaki sarsılmaz konumunu bir kez daha gösterdi. Her ne kadar Battlefield 6’nın gerisinde kalsa da, Call of Duty markasının hala en çok satanlar listesinin gediklilerinden biri olması, markanın gücünü koruduğunu gösteriyor. Ayrıca, spor oyunlarının ezici üstünlüğü de dikkat çekiyor. Listede yer alan diğer spor yapımları şunlardır:
Madden NFL 26
EA Sports College Football 25
EA Sports FC 26
MLB: The Show 25
Bu durum, özellikle ABD pazarında lisanslı spor oyunlarının ne kadar büyük bir ticari potansiyele sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Oyuncular, tuttukları takımlarla dijital sahalara çıkma deneyimini her yıl yeniden yaşamak istiyor.
2025 Top 20 Best-Selling Premium Games – U.S. (Dollar Sales, Physical and Digital from digital data sharing publishers, excludes add-on content)
Listenin en ilginç yönlerinden biri ise yıllara meydan okuyan oyunların varlığı oldu. 2025 yılında çıkmamış olmalarına rağmen satış listelerinde kendilerine yer bulan Minecraft ve Grand Theft Auto V, adeta birer fenomen olduklarını kanıtlıyor. Özellikle GTA V’in, piyasaya sürülmesinin üzerinden on yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen hala en çok satanlar arasında yer alması, oyunun ne kadar kalıcı bir başarıya ulaştığının en büyük göstergesi. Bu durum, güçlü bir çevrimiçi mod ve sürekli güncellenen içeriğin bir oyunu nasıl canlı tutabileceğinin dersini veriyor.
Sonuç olarak, 2025 yılı satış rakamları, oyun endüstrisinin büyük ölçüde yerleşik markalar ve sadık oyuncu kitleleri üzerine kurulu olduğunu gösteriyor. Yeni ve özgün yapımların bu devler arasında kendine yer bulması giderek zorlaşsa da, Monster Hunter: Wilds gibi oyunların başarısı, kalitenin ve doğru pazarlama stratejisinin her zaman karşılık bulduğunu kanıtlıyor.