Samsung henüz Galaxy S26 serisini resmi olarak duyurmadı, ancak One UI 8.5 yazılımı, serinin en büyük tasarım detaylarından birini, yani renk seçeneklerini şimdiden açığa çıkarmış olabilir. Yazılım içinde keşfedilen yeni duvar kağıtları, Galaxy S26 Ultra için parlak turuncu dâhil olmak üzere cesur bir renk paletine işaret ediyor. Bu parlak turuncu, 2026’nın imza rengi haline gelebilir.
Turuncu, Gümüş ve Turkuaz Renkler Yolda
Duvar kağıtları ilk olarak daha az bilinen bir kaynak tarafından fark edilmiş olsa da, ünlü sızıntı kaynağı Ice Universe bu bulguyu destekledi ve bu sızıntıyı dikkate almayı zorlaştırdı. Her duvar kağıdı belirgin bir renge odaklanmış, turuncu, gümüş, beyaz, pembe, siyah ve turkuaz. Eğer bu renkler doğrudan lansman serisine karşılık geliyorsa, alıcıların altı farklı renk seçeneği arasından seçim yapabilmesi bekleniyor.
Samsung’un bazı tonları özel tutmayı sevdiği biliniyor. Son dönemdeki desenler göz önüne alındığında, Siyah, Beyaz, Gümüş ve Pembe’nin standart perakende seçenekleri olması muhtemel. Buna karşın, daha gösterişli turuncu ve turkuaz versiyonları, S24 ve S25 serilerinde gördüğümüz gibi, Samsung.com’a özel veya bölgesel özel renkler olarak piyasaya sürülebilir.
Google Keşfet, haber başlıklarını yapay zeka ile değiştiren yeni bir özelliği test ediyor. Ancak sistem yanıltıcı hatalar yapıyor.
Özellikle olası turuncu varyantı ilgi çekici. Bu durum, Samsung’un S26 Ultra için bu kez daha canlı, dikkat çekici bir renk ile denemeler yaptığına dair daha önceki fısıltılarla örtüşüyor. Ultra serisinin genellikle daha sade tonlara sadık kaldığı düşünüldüğünde, bu görünümde dikkat çekici bir değişiklik olacaktır.
Galaxy S26 Ultra’nın yalnızca Qualcomm’un Snapdragon 8 Elite Gen 5 çipini kullanması beklenirken, standart ve Plus modellerinin çoğu pazarda Samsung’un kendi 2 nm tabanlı Exynos 2600 çipiyle geleceği bildiriliyor. Exynos çipi şimdiden bazı etkileyici kıyaslama rakamları göstermiş olsa da, bu sonuçların nasıl elde edildiği konusunda hala şüpheler bulunuyor.
Mevcut sızıntılara göre S26 serisindeki kamera yükseltmeleri mütevazı görünüyor. Ancak Samsung, nihayet her üç modelde de uygun Qi2 manyetik şarj desteğini ve temel ile Plus modelleri için biraz daha büyük bataryaları tanıtabilir.
Lansman tarihine daha epey bir zaman olsa da, bu tür erken sızıntılar genellikle kalıcı olur. Duvar kağıtları gerçekten Samsung’un planlarını yansıtıyorsa, S26 Ultra, Ultra serisinin gördüğü en farklı renk seçeneklerinden biriyle piyasaya sürülebilir.
Kötü niyetli aktörlerin sayısındaki katlanarak artış ve en son yapay zekâ modellerini kullanarak dolandırıcılık yöntemlerini daha da incelikli hale getirmesiyle birlikte, Google kullanıcılarını korumak için yeni bir adım atıyor. Circle to Search özelliği, artık şüpheli mesajları veya web içeriklerini tespit ederek, kullanıcıların bir dolandırıcılık girişiminin parçası olabilecekleri konusunda uyarıda bulunacak.
Android 16 QPR2 Güncellemesiyle Geliyor
Google’ın Circle to Search özelliği, ister kısa mesaj ister diğer web içerikleri şeklinde olsun, dolandırıcılık girişimlerini hedef alan yeni bir işlevi kullanıma sunuyor. Kullanıcılar, Circle to Search’ü etkinleştirdikten sonra şüpheli gördükleri mesajları veya metin öbeklerini daire içine alabilecek ya da vurgulayabilecek.
Seçim otomatik olarak AI Overview paneline açılacak. Panel, o mesajın veya içeriğin neden bir dolandırıcılık girişimi olabileceğine dair, web genelinden toplanan bilgilerle desteklenen ayrıntılı bir açıklama ve aynı zamanda izlenmesi gereken önerilen adımları sunacak.
Apple, iOS 18 kullanıcılarını iOS 26 güncellemesi için uyarıyor. Yeni Ayarlar menüsü düzeni ve güvenlik detayları burada.
Çoğu çevrimiçi dolandırıcılığın benzer formülleri takip ettiği göz önüne alındığında, Circle to Search, bu “kırmızı bayrakların” tamamını bulup işaret etmeyi hedefliyor, bu da son kullanıcının güvenliği açısından büyük fayda sağlıyor.
Google, bu özelliği şu sözlerle detaylandırıyor:
“Şüpheli sohbetler veya metin mesajları hakkında içiniz rahat olsun. Circle to Search ile, dolandırıcılık olduğundan şüphelendiğiniz içerikler de dahil olmak üzere ekranınızda gördüğünüz her şey hakkında kolayca daha fazla bilgi bulabilirsiniz. Web’deki bilgilerle desteklenen, içeriğin muhtemelen bir dolandırıcılık olup olmadığını size bildiren faydalı bir AI Genel Bakışı göreceksiniz. İlgili rehberlik ve önerilen sonraki adımları sağlayarak, uygulamalar arasında geçiş yapmanıza gerek kalmadan şüpheli mesajları taramanıza olanak tanır.”
Google ayrıca, bu özelliğin metnin ekran görüntüsünü alıp yükleyerek Google Lens aracılığıyla da kullanılabileceğini belirtiyor.
Bu özellik duyurusu, Google’ın daha geniş Android 16 QPR2 güncellemesinin bir parçası olarak geliyor. Bu güncelleme, istenmeyen grup sohbetlerinden daha hızlı çıkma ve giden bir numarayı ararken çağrıları acil olarak işaretleme seçeneği gibi başka güvenlik özelliklerini de içeriyor.
Circle to Search’ün yeni dolandırıcılık tespiti işlevi küresel olarak kullanıma sunulacak, ancak diğer Android 16 QPR2 eklemeleri kadar hızlı olmayabilir. Google, özelliğin “sistemlerimiz yanıtın kalitesine yüksek güven duyduğunda” daha yaygın bir şekilde görüneceğini belirtiyor.
Google, Pixel cihazlar için sunduğu kapsamlı güncellemenin hemen ardından geliştiricileri sevindiren adımı attı. Bağımsız yazılımcıların ve özel ROM topluluklarının merakla beklediği Android 16 açık kaynak kodları, Android Açık Kaynak Projesi (AOSP) platformuna resmen yüklendi.
Android 16 açık kaynak kodları ile geliştirme süreci başlıyor
Teknoloji devi, bugün yayınladığı Android 16 QPR2 güncellemesiyle eş zamanlı olarak kod paylaşımını da başlattı. Geliştiriciler, “android-16.0.0_r4” etiketi altında yayınlanan dosyalara artık erişebiliyor. Bu gelişme, Android ekosistemindeki özel ROM (Custom ROM) çalışmalarının ve sistem modifikasyonlarının önünü açıyor.
Google eski rutinine geri döndü
Bu hızlı paylaşım, aslında Google’ın “normale dönüşünü” simgeliyor. Hatırlanacağı üzere Eylül ayındaki QPR1 sürümünde şirket, kaynak kodlarını iki aydan uzun süre bekletmiş ve geliştiricileri zor durumda bırakmıştı. Kasım 2025’teki Pixel Drop etkinliğine kadar süren bu sessizlik, QPR2 sürümüyle bozuldu ve şirket eski hızlı günlerine geri döndü.
Google, Android 16 özellikleri ile kullanıcı deneyimini baştan aşağı değiştiriyor. Yeni ebeveyn kontrolleri ve yapay zeka araçları ekleniyor.
Güncelleme neler sunuyor?
Kaynak kodları paylaşılan bu yeni sürüm, teknik olarak bir “ara güncelleme” olsa da içeriği oldukça dolu. Yeni özelleştirme seçenekleri, güvenlik yamaları ve geliştiriciler için kritik API güncellemeleri bu pakette yer alıyor. Kodların AOSP’ye yüklenmesiyle birlikte, Pixel dışındaki cihazlar için de portlanmış Android 16 sürümlerini yakında görebiliriz.
Peki, yayınlanan Android 16 açık kaynak kodları ve Google’ın bu hamlesi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Avatar 3 için yapılan ilk basın gösterimi sonrası ortaya çıkan tablo, serinin yeni filminin sinema dünyasında tartışmalı bir başlangıç yaptığını gösteriyor. 19 Aralık’ta vizyona girecek olan Avatar: Fire and Ash, ABD’de düzenlenen özel gösterimde sınırlı sayıdaki basın mensubuna izletildi.
Avatar 3 basın gösterimi yapıldı
Eleştirmenler kapsamlı değerlendirmeler yayımlayamasa da sosyal medyada paylaştıkları ilk izlenimler, filmin hem övgü hem de eleştiri aldığı bir karşılamaya işaret ediyor. Bu erken yorumlar, Avatar 3’ün serinin önceki filmleriyle kıyaslandığında daha zayıf bir etki yarattığını ortaya koyuyor.
Gösterime katılanların önemli bir bölümü, Avatar 3’ün ikinci filmle dikkat çekici benzerlikler taşıdığına dikkat çekiyor. Hikâye yapısı, anlatım tercihleri ve genel atmosferin büyük ölçüde Avatar: The Way of Water çizgisinde ilerlediği belirtiliyor.
James Cameron’ın Pandora evrenini genişletirken önceki filmlerde benimsediği formülü koruması, özellikle bu yapımda yeni konseptler ve yeni anlatım denemeleri bekleyen izleyicilerde hayal kırıklığı yaratmış durumda. Filmin aynı yaklaşımı tekrar eden bir yapıya sahip olduğu yönündeki ortak görüş, eleştirilerin merkezindeki unsurlardan biri hâline geldi.
Tepkilerin yoğunlaştığı bir diğer nokta ise filmin 3 saat 15 dakikalık süresi. Cameron’ın teknik açıdan üst düzey bir iş çıkardığını dile getiren bazı eleştirmenler bile bu uzun sürenin film tarafından tam olarak doldurulmadığını ifade ediyor. Uzunluk nedeniyle ritmin zaman zaman sekteye uğradığı, özellikle orta bölümde temponun düştüğü yönünde değerlendirmeler dikkat çekiyor.
Sızdırılan iPhone 17e tasarımı, çentiğin yerini Dynamic Island'ın alacağını gösteriyor. İşte yeni modelin tüm detayları.
Öte yandan, Avatar 3’ün olumlu yorumları da güçlü bir noktada toplanıyor. İzleyenlerin büyük kısmı, Cameron’ın serinin alametifarikası hâline gelen büyüleyici dünya tasarımını yine üst seviyede sunduğunu aktarıyor.
Fire and Ash’in görsel açıdan serinin çizgisini sürdürdüğü, teknik başarı ve görüntü yönetimi açısından etkileyici bir yapım olduğu vurgulanıyor. Filmi deneyimleyenler, Avatar 3’ün mutlaka sinemada görülmesi gereken bir yapım olduğunu belirtiyor.
Kısacası ilk yorumlar, Avatar 3’ün teknik açıdan güçlü fakat içerik ve yenilik bakımından beklentilerin gerisinde kalan bir devam filmi izlenimi bıraktığını ortaya koyuyor. Serinin önceki filmlerinin yarattığı etki düşünüldüğünde, Fire and Ash’in nasıl bir gişe ve izleyici karşılaması alacağı merakla bekleniyor.
Spotify, 2025 Yılın Özeti (Wrapped) kapsamında yılın en çok dinlenen sanatçı, şarkı, albüm ve podcast’lerini duyurdu. Tüm yılın dinleme alışkanlıklarıyla şekillenen yılın “en”lerini duyuran Spotify, birçok yeni özellik içeren kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimini de dinleyicilerinin kullanımına sundu.
Listelerin zirvesinde bu yıl: BLOK3
2025 yılında Spotify’da en çok dinlenen sanatçı olan BLOK3 aynı zamanda platformun 2025 yılındaki en çok dinlenen şarkısının da sahibi oldu. Spotify’da en çok dinlenen sanatçılar listesinde BLOK3’ü Ati242 takip etti. Listenin üç, dört ve beşincisi ise sırasıyla Semicenk, Era7capone ve Lvbel C5 oldu. Spotify’da en çok dinlenenler arasında her yılın top 10’unda mutlaka yer alan Sezen Aksu, 2025’te de en çok dinlenen kadın sanatçı oldu. Top listelerde rap müziğin ağırlığı hissedilse de Dedublüman, Hande Yener, Ebru Gündeş, manifest, Simge ve Sertab Erener gibi yılın önemli çıkışlarına imza atan sanatçılar, sıkı hayranlarının ilgisiyle Türkçe Pop’u, alternatif rock’ı ve hatta arabesk gibi türleri de ilk 20’ye taşımış oldu.
En çok dinlenen ilk 100 şarkıdan 98’i yerli
Spotify’ın 2025 Yılın Özeti kampanyası, en çok dinlenenler listelerinin dışında, tüm yıla yayılan dinleme alışkanlarımız hakkında da çok şey söylüyor. Spotify’ın yeni açıkladığı veriler, Türkiye’deki yerli müzik aşkının bu yıl da artarak devam ettiğini gözler önüne seriyor. 2025’teki yerli müzik dinlenmeleri bir önceki yıla kıyasla yüzde 10’un üzerinde artış gösterirken, bu yıl Spotify’da en çok dinlenen ilk 100 şarkının 98’i yerli şarkılardan oluşuyor.
Yılın en çok dinlenen şarkısı: SEVMEYİ DENEMEDİN
2025’te Spotify’da en çok dinlenen şarkı BLOK3’ten SEVMEYİ DENEMEDİN olurken, zirveyi takip eden parça Semicenk’ten Sen Kaldın oldu. BLOK3 ve Ati242’nin Keşke’si listede üçüncü sırada yer alırken, onu Era7capone, Poizi ve SNOW’dan SONBAHAR ve Dedublüman ile Aleyna Tilki’nin hiti Sana Güvenmiyorum takip etti.
2025’te kadın sanatçıların yükselişi dikkat çekti
Açıklanan verilere göre kadın sanatçıların dinlenme oranlarındaki yükseliş de dikkat çekti. 2021 yılından bu yana en çok dinlenenler listelerindeki yerli kadın sanatçıların sayısı yüzde 90’dan fazla arttı. Ayrıca, Spotify’ın kadın sanatçıların çalışmalarını güçlendirmek hedefiyle hayata geçirdiği ve 2025 yılı itibariyle 4’üncü yılını geride bırakan EQUAL programı kapsamındaki veriler ışığında ise 2025’in en çok dinlenen EQUAL sanatçılarının zirvesinde Sezen Aksu yer alıyor. Onu Gülşen, Hande Yener ve Ebru Gündeş takip ederken listenin beşinciliğine ise 2025 Eylül ayı EQUAL elçisi olan manifest yerleşti. manifest aynı zamanda 2025’te Spotify üzerindensosyal medya veya anında mesajlaşma uygulamaları da dahil olmak üzere herhangi bir platformda en çok paylaşılan sanatçı oldu.
Yılın en çok dinlenen albümlerinde nostalji rüzgarı
En çok dinlenen albümlerde geçen yılın da zirvesinde yer alan Ati242 albümü Manifesto yine birinciliğe yerleşse de 2025 Top 10 listesinde pop sound’larının da ağırlığı kendini hissettirdi. Yılın en büyük çıkışlarından birine imza atan manifest, manifestival albümüyle ikinci en çok dinlenen albüm olurken, onları BLOK3’ün OBSESIF’i, Lvbel C5’in SÖZDE KİMSELER SEVMİYOR’u ve Melike Şahin’in AKKOR’u takip etti. Top 10 albüm listesinin dikkat çekenleri ise 90’ların efsane albümlerinden Divane ile Yaşar, 2014 çıkışlı İkinci Hal albümüyle Bengü ve albümdeki pek çok şarkısı hit olan Festival’le Kenan Doğulu, yılın en çok dinlenen albümleri listesinde nostalji rüzgarları estirdi.
Bad Bunny Spotify’da dünya çapında en çok dinlenen sanatçı
Dünya çapında 19,8 milyarın üzerinde dinlenmeyle Bad Bunny, 2025 yılında Spotify’ın globalde en çok dinlenen sanatçısı oldu. 2024’ün birincisi Taylor Swift ikinci olurken onları sırasıyla The Weeknd, Drake ve Billie Eilish üç, dört ve beşinci olarak takip etti. 2025’in en çok dinlenen şarkısı ise Lady Gaga ve Bruno Mars’tan 1,7 milyardan fazla dinlenen Die With A Smile oldu. İkinci sırada Billie Eilish’ten BIRDS OF A FEATHER ve üçüncü sırada ise ROSÉ ve Bruno Mars’tan APT. yer aldı. İlk beşi tamamlayan diğer şarkılar ise Alex Warren’ın Ordinary’si ve Bad Bunny’nin DtMF parçaları oldu.
Türkiye’de 2025’te en çok dinlenen podcast Ortamlarda Satılacak Bilgi oldu
Kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimiyle işte 2025’ün sizin için özeti
Spotify’ın özel kişiselleştirilmiş 2025 Yılın Özeti Deneyimine bugün itibariyle Spotify mobil uygulaması (iOS ve Android) üzerinden erişmek mümkün. Kullanıcılar, kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimlerine ana sayfadaki 2025 Özetin akışı üzerinden kolayca ulaşabilirler.
Spotify, 2025 Özeti’nde kullanıcıların en sevdiği klasik formatları her yıl yenileyerek sunarken 2025 boyunca dinleme alışkanlıklarını daha derinlemesine keşfetmelerini sağlayan neredeyse bir düzine yeni özellik de ekledi. Yenilenen klasiklerikler arasında müzikseverlerin favorisi En Çok Dinlenen Türler, En Çok Dinlediğin Şarkı Tahmin Oyunu, En Çok Dinlediğin Sanatçı Yarışı ve kullanıcıların bu yıl en çok dinledikleri 100 parçanın her birini kaç kez dinlediklerini gösteren En Çok Dinlenen Şarkılar ve bu listeye eşlik eden çalma listesi yer alıyor. Bu yılki yeni özellikler arasında ise kullanıcıların zevklerini yaş gruplarına göre karşılaştıran Dinleme Yaşı; yıl boyunca tekrar tekrar dinlenen albümleri gösteren En Çok Dinlenen Albümler; kullanıcıların küresel olarak sıralamalarını görebildikleri Fan Liderlik Tablosu gibi özellikler yer alıyor. Kullanıcılar ayrıca dinleme stillerine göre altı farklı kulüpten birine dahil ediliyor ve ilk kez, dinleme alışkanlıklarını arkadaşlarıyla canlı bir rekabete dönüştüren yeni bir interaktif oyun olan Wrapped Party’ye katılabiliyorlar.
İşte 2025 yılı boyunca Spotify’da en çok dinlenenler
Ekim ayında oyun dünyasının dev ismi Electronic Arts (EA), 55 milyar dolarlık devasa bir satın alma anlaşmasıyla borsadan çıkıp özel bir şirkete dönüşeceğini duyurmuştu. Bu süreçte alıcı konsorsiyumunda Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), Jared Kushner’ın Affinity Partners şirketi ve Silver Lake gibi isimler yer alıyordu. İlk etapta bu şirketlerin sahiplik oranları açıklanmamıştı ancak ortaya çıkan yeni bilgiler, tek bir ismin diğerlerine kıyasla çok daha fazla nakit taahhüdünde bulunduğunu gösteriyor.
EA’in yeni sahibi belli oldu: Suudi Arabistan’dan rekor hisse
Wall Street Journal verilerine dayanan rapora göre, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), EA hisselerinin %93,4’üne sahip olacak. Bu devasa oran, diğer paydaşların etkisini neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor. Konsorsiyumdaki diğer ortaklardan Silver Lake %5,5, Affinity Partners ise sadece %1,1 hisseye sahip olacak. Üstelik PIF’in bu iki küçük ortak şirkette de önemli bir yatırımcı olduğu biliniyor. Yani düzenleyici kurumlar ve hissedarlar onayı verirse, EA fiilen Suudi Arabistan’ın kontrolüne geçecek.
Satın alma işleminin finansal detayları, Brezilya’daki rekabet kurumuna yapılan bir başvuru sayesinde gün yüzüne çıktı. 55 milyar dolarlık toplam maliyetin 36,4 milyar doları öz sermaye ile karşılanırken, kalan yaklaşık 20 milyar dolarlık kısım borçlanma yoluyla finanse edilecek. PIF’in EA içinde halihazırda sahip olduğu 5,2 milyar dolarlık hisse düşüldüğünde, fonun bu satın alma için yaklaşık 29 milyar dolar nakit ödeme yapacağı anlaşılıyor.
Electronic Arts, tam 55 milyar dolarlık bedel ile satın alınıyor. Bu gelişme, oyun sektöründe geniş yankı buldu.
Suudi fonunun bu hamlesi sektörü yakından takip edenler için büyük bir sürpriz olmadı. Fonun daha önce Take-Two, Capcom, Nexon ve Nintendo gibi devlerin hisselerini satın alarak oyun endüstrisinde agresif bir büyüme stratejisi izlediği biliniyor. Ancak bu kadar büyük bir çoğunluk hissesi, EA CEO’su Andrew Wilson’ın “şirket değerlerinin ve oyunculara olan bağlılığın değişmeyeceği” yönündeki açıklamalarını sorgulatıyor. %93,4’lük bir sahiplik oranıyla şirketin kontrolünün fiilen tek bir elde toplanması, yönetimsel değişikliklerin kaçınılmaz olabileceğine işaret ediyor.
Öte yandan, PIF’in son dönemde nakit akışı konusunda bazı sıkıntılar yaşadığı da raporlara yansıyan bilgiler arasında. Ancak bu durumun oyun yatırımlarından kaynaklanmadığı, asıl nedenin çölde inşa edilen fütüristik mega şehir projesi olduğu belirtiliyor. Yine de bu mali durum, fonun oyun dünyasındaki en büyük hamlesini yapmasına engel olmamış gibi görünüyor.
Yeni PS5 modelleri, termal kararlılık iyileştirmeleri ile karşımıza çıkacak.
Düzenleyici kurumların ve hissedarların onay vermesi durumunda oyun dünyasının en köklü şirketlerinden biri tamamen el değiştirmiş olacak. Peki, siz bu devasa satın alma hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce sahiplik yapısındaki bu radikal değişim, severek oynadığımız EA oyunlarının kalitesini veya yayın politikasını nasıl etkiler?
YouTube, yıl sonuna yaklaşırken kullanıcıların platformdaki alışkanlıklarını tek bir yerde toplayan yeni Recap özelliğini devreye aldı. Spotify Wrapped’e benzer bir format sunan bu özellik, izleme geçmişini temel alarak kişisel bir yıl değerlendirmesi çıkarıyor.
YouTube izleme alışkanlıklarını paylaştı
Kullanıcılara sunulan özet, yıl boyunca en çok vakit geçirilen kategorileri, en sık izlenen içerik üreticilerini ve izleme alışkanlıklarında meydana gelen değişimleri bir araya getiriyor. YouTube, bu verileri 12 farklı kart üzerinden göstererek kullanıcıların platformdaki yolculuğunu daha anlaşılır bir hâle getiriyor.
Recap kartlarında popüler kanallar, öne çıkan içerik türleri ve yıl içinde ilginin nasıl şekillendiğine dair bilgiler bulunuyor. YouTube ayrıca bu verileri kullanarak her kullanıcıya bir kişilik profili atıyor.
Adventurer, Skill Builder veya Creative Spirit gibi tanımlar, izleme davranışlarının genel ritmine göre belirleniyor. Müzik tarafı tamamen dışarıda bırakılmış değil; kullanıcılar yıl içinde en çok dinledikleri sanatçı ve şarkılara dair sınırlı veriler de görüyor. YouTube Music uygulamasındaki ayrıntılı yıllık özet ise bağımsız şekilde sunulmaya devam ediyor.
Sızdırılan iPhone 17e tasarımı, çentiğin yerini Dynamic Island'ın alacağını gösteriyor. İşte yeni modelin tüm detayları.
Yeni Recap özelliği önce ABD’de erişime açıldı ve hafta boyunca küresel kullanıcılara da ulaşacak. Mobil ve masaüstünde kullanılabilen özellik, YouTube ana sayfasındaki özel Recap düğmesi veya profil menüsündeki “You” sekmesi üzerinden görüntülenebiliyor.
YouTube, Recap duyurusuyla birlikte ABD’de yılın en çok izlenen içerik üreticilerini ve trendlerini de paylaştı. MrBeast yine listenin zirvesine yerleşirken, podcast kategorisinde The Joe Rogan Experience birinci sırayı aldı. Müzik tarafında KPop Demon Hunters soundtrack’i genel listelerde öne çıkmasına rağmen Shorts içeriklerinde aynı etkiyi göstermedi.
Red Dead Redemption’ın Xbox platformlarındaki yükseltme süreci, Rockstar Games ve Microsoft’tan gelen çelişkili açıklamalar nedeniyle bir süredir belirsizliğini koruyordu. Rockstar, kısa süre önce Xbox One, PlayStation 4 ve Nintendo Switch’te oyunun dijital kopyasına sahip kullanıcılar için ücretsiz bir yeni nesil yükseltmesi sundu. Bu hamle, modern Xbox donanımlarında geriye dönük uyumluluk sayesinde zaten 4K ve 30 FPS çalışan Xbox 360 sürümüne sahip kullanıcıların da bu haktan yararlanıp yararlanamayacağı sorusunu gündeme getirdi.
Red Dead Redemption sahiplerinin yaşadığı yükseltme sorunu çözülüyor mu?
Süreç içerisinde Rockstar Destek ekibi, Xbox 360 sahiplerinin ücretsiz yükseltmeye uygun olmadığını net bir dille belirtmişti. Bir kullanıcıya verilen yanıtta, yeni sürümün ayrı bir satın alma olduğu ve geriye dönük uyumlu oyunların, yayıncı özel bir program sunmadıkça otomatik olarak yükseltilmediği ifade edildi. Ancak resmi Xbox mağazasındaki bir paket listelemesi, alıcıların hem geriye dönük uyumlu sürümü hem de yeni Xbox Series X|S sürümünü edineceğini belirterek kafaları karıştırdı. Bu durum, Xbox One için geçmişte özel bir sürümün hiç çıkmamış olmasıyla birleşince belirsizlik daha da arttı.
Microsoft destek ekibi ise konunun çözümünü tamamen Rockstar’a bırakan bir tutum sergiledi. Temsilciler, bu sorunu yaşayan başka kullanıcıların da olduğunu belirterek oyuncuları Rockstar’ın destek portalına yönlendirdi. Tüm bu karmaşanın ardından Rockstar Games, oyuncuları rahatlatacak önemli bir güncelleme paylaştı. Şirket, Xbox oyuncularının dijital Xbox 360 sürümlerini yeni sürüme yükseltemediği bir “sorunun” farkında olduklarını ve bunu çözmek için Microsoft ile birlikte çalıştıklarını resmen doğruladı.
Red Dead Redemption, PC Ultra ayarlarında 4K 60fps desteğiyle PS5 ve Xbox Series X|S’e geliyor. Çıkış tarihi ve detaylar haberimizde.
Red Dead Redemption dün itibarıyla PlayStation 5, Xbox Series X|S ve diğer platformlar için çıkışını gerçekleştirdi. Yapılan son resmi açıklama, başlangıçtaki olumsuz yanıtların aksine Xbox 360 sahiplerinin mağduriyetinin giderileceği yönünde umut verici bir gelişme oldu. Peki, siz bu yaşanan iletişim kopukluğu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce oyun şirketleri eski sürümlere sahip sadık oyuncularına karşı yeterince şeffaf davranıyor mu? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Stranger Things’in uzun bir aranın ardından gelen 5. sezonu, Netflix tarihinde yeni bir başarıya ulaştı. Platform, final sezonunun ilk dört bölümünü 27 Kasım’da izleyicilere sundu ve dizi açılış haftasında dikkat çekici bir performans sergiledi. Yayınlanan resmi verilere göre yeni sezon, yayınlandığı ilk yedi gün içinde 59,6 milyon izlenmeye ulaştı.
Stranger Things 5. sezonu büyük ilgi gördü
Böylece Stranger Things, Netflix’in İngilizce dizileri arasında bugüne kadarki en iyi açılışı yapan yapımı oldu. Bu rakam, platformda şimdiye kadar hiçbir İngilizce dizinin ilk haftada erişemediği bir izlenme düzeyi olarak kayda geçti.
Tüm kategoriler değerlendirildiğinde ise Squid Game hâlâ genel listenin zirvesinde bulunuyor. Stranger Things’in 5. sezonu, ilk hafta performansıyla Squid Game’in ikinci ve üçüncü sezonlarının gerisinde kalarak üçüncü sıraya yerleşti.
Buna rağmen dizinin İngilizce yapımlar içinde yeni bir standardın oluşmasına yol açtığı görülüyor. Uzun süren bekleyişin ardından geri dönen final sezonunun izleyici ilgisi açısından güçlü bir başlangıç yapması, dizinin hâlâ geniş bir kitle tarafından takip edildiğini gösteriyor.
Sızdırılan iPhone 17e tasarımı, çentiğin yerini Dynamic Island'ın alacağını gösteriyor. İşte yeni modelin tüm detayları.
Stranger Things’in final sezonu üç parça hâlinde yayımlanıyor. İlk bölümlerin ardından ikinci kısım 26 Aralık’ta, final ise 1 Ocak’ta izleyiciyle buluşacak. Son bölümün 2 saat 5 dakikalık süresiyle bir film uzunluğunda olacağı açıklandı.
Yeni sezonda Eleven ve arkadaşları, Vecna’ya karşı verilecek son mücadele için yeniden bir araya geliyor. Hawkins’te yaşanan büyük çatışmanın finali yaklaşırken, hem karakterlerin hikâyeleri tamamlanıyor hem de dizinin yaratıcıları Duffer Kardeşler’in sık sık gönderme yaptığı Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü benzetmesi daha belirgin hâle geliyor. Final sezonu, hem epik bir yüzleşmeyi hem de izleyicilerin uzun süredir takip ettiği karakterlere veda anlarını bir arada sunacak.
Mercedes-Benz, otomobil dünyasında heyecan yaratmaya devam ediyor. Son dönemde serinin daha küçük boyutlu versiyonuyla gündeme gelen Alman üretici, bu kez ikonik tasarımın üstü açık versiyonu olan Mercedes G-Class Cabrio ile dikkatleri üzerine çekti. Marka tarafından paylaşılan yeni görseller, aracın geliştirme sürecinde sona yaklaşıldığını gösteriyor.
Mercedes G-Class Cabrio ve beklenen teknik özellikler
Paylaşılan yarı kamuflajlı fotoğraflar, modelin uzun süredir gerçek yol koşullarında test edildiğini kanıtlar nitelikte. Tasarım cephesinde büyük sürprizler beklenmiyor; araç, serinin karakteristik köşeli hatlarını korumaya devam ediyor. Henüz resmi teknik veriler paylaşılmamış olsa da, kaputun altında güçlü seçeneklerin yer alacağı konuşuluyor.
Sektörden gelen bilgilere göre yeni modelin iki farklı motor seçeneğiyle yollara çıkması muhtemel:
3.0 litrelik turbo destekli altı silindirli motor: 443 beygir güç ve 559 Nm tork.
4.0 litrelik çift turbo destekli V8 motor: 577 beygir güç ve 849 Nm tork.
Bu güçlü motor seçeneklerinin yanı sıra, aracın sınırlı sayıda üretileceği belirtiliyor. Bu durum, yeni Mercedes G-Class Cabrio modelinin oldukça yüksek bir satış fiyatıyla piyasaya sürüleceği anlamına geliyor. Koleksiyonerlerin ve lüks SUV tutkunlarının şimdiden radarına giren araç, markanın prestij modelleri arasında yerini alacak.
Motor stratejilerinde geçmişten dersler
Mercedes’in motor tercihleri son yıllarda sıkça tartışma konusu olmuştu. Özellikle 2022 yılında tanıtılan C63 S E Performance modelinde V8 yerine 2.0 litrelik dört silindirli hibrit bir üniteye geçilmesi, otomobil severler tarafından eleştirilmişti. Kağıt üzerinde 671 beygir güç sunsa da, V8 motorun sunduğu sürüş hissiyatını ve sesini veremeyen bu ünite, beklenen ilgiyi görmemişti.
Şirket içinden sızan bilgilere göre, bu eleştiriler dikkate alınmış durumda. Gelecek dönemde piyasaya sürülecek performans odaklı modellerde, daha hacimli motorların veya geliştirilmiş V8 ünitelerin tekrar ön plana çıkması bekleniyor. G-Class Cabrio’nun da güçlü motor seçenekleriyle gelmesi, bu strateji değişiminin bir sinyali olarak yorumlanıyor.
Peki, Mercedes G-Class Cabrio hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Microsoft, Windows 11 kullanıcılarına sunduğu son KB5070311 kodlu güncelleme ile karanlık mod deneyimini daha tutarlı hale getirdi ancak beraberinde beklenmedik bir sorunu da getirdi.
Karanlık mod krizi yaşanıyor
Güncelleme, özellikle Dosya Gezgini içindeki dosya ve klasörleri kopyalama, taşıma veya silme işlemleri sırasında uzun süredir eksik olan karanlık mod uygulamasını nihayet etkinleştirdi. Artık kullanıcılar, Dosya Gezgini’nde bu işlemleri yaparken tutarlı bir karanlık arayüz görüyor.
Ancak bu iyileştirme, kullanıcıların Dosya Gezgini’ni açtıklarında kısa süreliğine can sıkıcı bir beyaz ekran flaşı ile karşılaşmalarına neden oluyor. Microsoft, bu durumu güncellemenin “bilinen sorunlar” listesinde açıkça kabul etti.
Şirket, “KB5070311’i yükledikten sonra, Dosya Gezgini’ni karanlık modda açarken sorunlarla karşılaşabilirsiniz” açıklamasını yaptı ve dosya ve klasörler yüklenmeden önce kısa bir süre boş beyaz bir ekranın görüntülenebileceğini belirtti. Özellikle karanlık modda çalışan kullanıcılar için bu kısa beyaz ekran, dikkat dağıtıcı bir etki yaratıyor.
Microsoft, sorunu çözmek için çalışmaların devam ettiğini aktardı. Resmi bir düzeltme beklemek istemeyen kullanıcılar için geçici bir çözüm de mevcut. Windhawk modunu kullanarak Dosya Gezgini’nin karanlık modunu bu sorundan etkilenmeyecek şekilde normale döndürmek mümkün.
Sızdırılan iPhone 17e tasarımı, çentiğin yerini Dynamic Island'ın alacağını gösteriyor. İşte yeni modelin tüm detayları.
Uzmanlar ve kullanıcılar, bu tür bir hatanın Microsoft’un test süreçlerinden nasıl kaçtığını sorguluyor. Şirket, genel olarak Windows 11’de daha tutarlı bir karanlık mod deneyimi sunma sözü vermişti.
Önümüzdeki dönemde Windows 11’de Çalıştır diyaloğu da karanlık mod desteği alacak. Ayrıca ilerleme çubukları, grafik görünümleri, onay ve hata diyaloğu gibi diğer sistem öğelerinde de karanlık mod iyileştirmeleri yapılması bekleniyor.
Derbilerde internet yavaşlığı, son dönemde futbolseverlerin en büyük kâbusu haline geldi. Özellikle büyük maç günlerinde yaşanan bağlantı sorunlarının teknik perde arkasını ve uzman görüşlerini sizler için derledik.
Derbilerde internet yavaşlığı ve altyapı sorunu
Geçtiğimiz günlerde oynanan Fenerbahçe – Galatasaray derbisi sırasında, Türkiye genelinde internet erişiminde ciddi aksaklıklar gözlemlendi. Yüksek hızlı paketlere sahip kullanıcılar dahi, TOD gibi dijital platformlara erişmekte güçlük çekti. Aslında bu durum sürpriz değil; zira benzer bir tablo Beşiktaş – Fenerbahçe maçında da yaşanmıştı. Peki, sorun tam olarak nereden kaynaklanıyor?
Sorunun temelinde, Türkiye’deki internet trafiğinin büyük ölçüde İstanbul merkezli bir omurga üzerinden yönetilmesi yatıyor. Anadolu’nun herhangi bir şehrindeki kullanıcı maçı izlemek istediğinde, veri akışı önce İstanbul’a yönlendiriliyor. Milyonlarca kişinin aynı anda bu ana hatta yüklenmesi, dijital bir trafik sıkışıklığına neden oluyor.
Konuyla ilgili teknik detayları paylaşan Netinternet kurucusu Osman Makal, altyapıdaki kapasite paylaşımına dikkat çekti. İşte o paylaşım:
Fiber altyapılarda kullanılan sistemler, belirli bir kapasiteyi (genellikle 10 Gbps) çok sayıda kullanıcıya (64 veya 128 kişi) paylaştırır. Normal zamanlarda bu durum sorun yaratmazken, derbi saatlerinde tüm kullanıcılar aynı anda yüksek veri tüketimi yaptığında sistem tıkanıyor. Bu da kullanıcılara hız düşüşü ve donma olarak yansıyor.
Çözüm: Bölgesel dağılım ve IXP noktaları
Yaşanan bu sorunlar, halk arasında sıkça dile getirilen “bant daraltma” uygulamasından ziyade, teknik bir kapasite yetersizliğidir. Uzmanlara göre kalıcı çözüm, trafiğin tek bir merkezde toplanması yerine bölgesel olarak dağıtılmasından geçiyor.
Bunun için Türkiye genelinde İnternet Değişim Noktaları (IXP) kurulması ve içerik sağlayıcıların önbellek sunucularını Anadolu’ya yayması gerekiyor. Böylece trafik yerelde tutularak İstanbul üzerindeki yük hafifletilebilir ve kullanıcı deneyimi iyileştirilebilir.