Rockstar Games’in popüler oyunları GTA 5 ve Red Dead Redemption 2’nin online hizmetleri, son günlerde siber saldırılarla sarsıldı. Bu kesintilerin arkasında ise, firmanın yeni anti-hile önlemlerine karşı yapılan DDoS saldırılarının olduğu düşünülüyor. Firma, henüz bir açıklama yapmamış olsa da saldırıları kontrol altına almayı başardı.
Rockstar Games, GTA 5 için durumu kontrol altına aldı
Geçtiğimiz hafta, Rockstar, GTA Online’daki adil oyun standartlarını güçlendirmek amacıyla Battle-Eye anti-hile sistemini kullanıma sundu. Birçok oyuncu, bu hamlenin uzun zamandır beklenen bir adım olduğunu düşünse de, bu yeni kısıtlamalar modcular ve eski ya da düşük donanımlı cihazları kullananlar için kötü haber oldu.
Siber güvenlik platformu CyberInsider’a göre, saldırılar hafta sonu başladı ve GTA 5 Online ile Red Dead Online’ın tüm platformlarında bağlantı sorunlarına yol açtı. CyberInsider, saldırıları gerçekleştiren grubun BattlEye’ın devreye alınmasını protesto ettiğini belirtiyor. Ayrıca, bir Twitter kullanıcısının, “Önümüzdeki günlerde daha fazla DDoS saldırısı beklenebilir” şeklindeki paylaşımına dikkat çekiliyor.
GTA 5 oyununa eklenen BattlEye güvenlik sistemi, Linux ve Steam Deck kullanıcılarını etkiledi. Oyun artık bu sistemlerde oynanamayacak.
Rockstar, bu tür saldırılara pek de yabancı değil. Daha önce de GTA Online’da benzer sorunlarla karşılaşmıştı. Özellikle, Eylül 2022’de yaşanan devasa GTA 6 sızıntısı, firmanın başını oldukça ağrıtmıştı. O dönemde, oyunun erken geliştirme aşamalarına ait büyük miktarda bilgi internete sızmıştı.
Siz de konuyla ilgili fikirlerinizi bizle yorumlarda veya sosyal medya hesaplarımız aracılığıyla paylaşabilirsiniz.
E-ticaret dünyasında alışveriş alışkanlıkları hızla değişiyor. Online alışverişin sunduğu sayısız avantajın yanı sıra tüketicilerin karar süreçlerini daha bilinçli hale getiren en önemli unsurlardan biri fiyat karşılaştırması yapabilme imkânıdır.
Fiyat karşılaştırma siteleri, kullanıcıların aynı ürünü farklı platformlarda farklı fiyatlarla görmesine olanak tanır. Dijital dünyada binlerce ürün ve yüzlerce satıcı arasından en uygun fiyatı aramak oldukça zaman alıcı olabilir.
Fiyat karşılaştırma siteleri bu sorunu ortadan kaldırarak tüketicilere daha bilinçli ve hızlı karar alma imkanı sunar. Ayrıca söz konusu siteler, piyasa şeffaflığı sağlayarak fiyatlar üzerindeki manipülasyonları önler, daha rekabetçi bir piyasa oluşturur.
Dünden bugüne E-Ticaret ve fiyat karşılaştırması
1990’ların ortalarında internetin yaygınlaşmasıyla birlikte e-ticaret devrimi başladı. Tüketiciler artık fiziksel mağazalara gitmeden ürünleri inceleyip satın almanın konforunu yaşamaya başladılar. İnternetin erişilebilir hale gelmesiyle e-ticaret sektörü hızla gelişti ve 2000’lerin başından itibaren küresel çapta kendine yer edindi.
Çeşitlenen ürün yelpazesi ve rekabetin artması tüketicinin ürünleri yalnızca satın almakla kalmayıp fiyatları karşılaştırma ihtiyacını doğurdu. Bu ihtiyaçla birlikte fiyat karşılaştırma siteleri devreye girdi. Bu platformlar, aynı ürünün farklı satıcılardaki fiyatları hızlı bir şekilde kıyaslayarak en uygun teklifi bulma imkanı sundu. Bu gibi platformların yaygınlaşması tüketiciye daha fazla kontrol alanı sağlamaktadır. Tek tıkla farklı satıcılardan alınabilecek fiyatları görmek ve karar vermek çok daha kolay hale gelmiştir.
Fiyat karşılaştırma sitelerinin tüketici tercihlerini etkileme gücü
Fiyat karşılaştırma siteleri tüketici karar verme süreçlerinde önemli bir rol oynuyor. Alışveriş öncesinde ürünler hakkında detaylı bilgi edinme ve fiyatları karşılaştırma fırsatı sunan bu platformlar tüketicilerin daha bilinçli ve ekonomik seçimler yapmalarını sağlıyor.
Bu platformlar, tüketici alışkanlıklarını köklü bir şekilde değiştirerek pazar dinamiklerinde de etkili bir rol oynuyor. Eskiden tek bir mağazaya bağlı olan alışveriş süreci, artık internet üzerinden yapılan fiyat karşılaştırmaları ile farklı mağazaların sunduğu fırsatları değerlendirme imkanı yaratıyor. Bu durum pazardaki rekabeti artırarak firmaların fiyat politikalarını da gözden geçirmelerine neden oluyor.
Ürünlerin farklı satıcılar tarafından sunulan fiyatlarını yan yana görme olanağı pazardaki belirsizlikleri ortadan kaldırırken firmaları da daha açık ve rekabetçi fiyatlandırma politikaları izlemeye yöneltiyor. Bu sayede hem tüketiciler hem de satıcılar için daha adil bir pazar ortamı oluşuyor.
Fiyat karşılaştırmada modern yaklaşımlar ve pazar üzerindeki etkileri
E-ticaret sektöründeki deneyimi ile öne çıkan isimlerinden Serkan Koç Türkiye’deki e-ticaret kullanım oranının dünya standartlarının üzerinde olduğunu ifade ediyor. Koç, e-ticaret platformlarının sayısının günden güne artıyor olmasını bu durumun nedenleri arasında gösterirken tüketicilerin en uygun fiyatlı en doğru ürüne ulaşabilmeleri için ciddi aşamalar kaydetmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Bu aşamada fiyat karşılaştırma sitelerine olan ihtiyacı gözler önüne seren Koç, pazarın daha eşitlikçi ve şeffaf olabilmesi için söz konusu platformlara büyük iş düştüğünü de aktarıyor. Serkan Koç, Arabunu.com’nun da bu amaca hizmet etmek için hayata geçirildiğini ifade ediyor.
İnternet üzeri alışverişlerde fiyat karşılaştırma platformlarının önemi giderek artarken Arabunu.com yenilikçi yaklaşımları ve yapay zeka destek ve özellikleri ile sektörde fark yaratmaya devam ediyor. Arabunu, piyasaya girişinden bu yana aldığı yatırımlar sayesinde hızlı büyümeye devam ediyor.
Hem Türkiye pazarında hem de uluslararası alanda dikkat çekici bir politikaya sahip bu stratejinin temelinde, kullanıcı deneyimini iyileştiren ve tüketici ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veren modern teknolojilere sahip olması yatıyor.
Bu teknolojiye tüketicilerinin aradığı ürünleri en uygun fiyatlarla bulmalarını hızlandırırken platformun sunduğu kullanıcı dostu web sitesi ve mobil uygulaması sayesinde bu süreç oldukça kolay ve keyifli hale geliyor.
Arabunu.com, küresel pazara da uyum sağlayacak şekilde genişleme stratejilerine sahiptir. Arabunu’nun uluslararası alanda da hizmet vermeye başlaması e-ticaret sektöründe globalleşmesini sağlıyor. Ek olarak başarısındaki diğer önemli bir faktör ise hızla ve güvenilir altyapısıdır. Platform, site hızını optimize ederek kullanıcıların sorunsuz bir deneyim yaşatıyor.
Gelecekte E-Ticaretin ekosistemi ve fiyat karşılaştırma platformlarının önemi
E-ticaret, dijital teknolojilerin hızlı gelişmesi ile her geçen gün daha fazla büyüyor. Bu büyüme, fiyat karşılaştırma platformların e-ticaret ekosisteminde daha kritik bir rol üstlenmesini sağlayacak. Yapay zeka ve makine öğrenim teknolojilerinin bu platformlara entegrasyonu, alışveriş döneminde devrim yaratacak yenilikleri de beraberinde getiriyor.
Fiyat karşılaştırma platformlarının gelecekteki en büyük avantajlarından biri yapay zeka ve makine öğrenimi ile desteklenen kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri olacaktır. Bu teknolojiler kullanıcıların geçmiş alışveriş tarihlerini arama alışkanlıklarını ve bütçelerini analiz ederek en uygun fiyatları ve en cazip fırsat sunanabilecek.
Ayrıca tüketicilere sadece en düşük fiyatı değil aynı zamanda ihtiyaçlarını en uygun ürün önerilerinizi sunarak alışveriş sürecine daha konforlu bir hale getirecektir. Kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri sayesinde daha bilinçli ve verimli bir alışveriş süreci yaşanabilecektir. Fiyat karşılaştırma platformları tüketici tercihlerine göre özelleşmiş seçeneklerle zaman ve maliyet tasarrufu sağlamaya devam edecektir.
Dünyanın dört bir yanındaki tüketicilere ve satıcılara erişim imkanı sağlayan bu platformlar küresel ticaretin daha şeffaf ve rekabetçi bir hale gelmesine katkıda bulunacak. Bu sayede farklı ülkelerden kullanıcılar ürünleri kıyaslayıp satın alabilecek ve küresel pazarda daha fazla fırsat yakalayabilecektir. Aynı zamanda yerel satıcıların global pazarları açılmaları ve dünya çapındaki tüketicilere ulaşmaları için de bu platformlar önemlidir.
Küçük ve yerel işletmeler fiyat karşılaştırma platformları daha geniş kitlelere ulaşabilecek ve büyük pazarlarda rekabet imkanı bulabilecektir. Sahip olan gelişmiş algoritmalar ve yapay zeka sayesinde gerçek zamanlı fırsatlara indirimleri ve kampanyalara anında ulaşılabilecek.
Arabunu, bu teknolojik yeniliklerle birlikte tüketicilere en iyi alışveriş deneyimini sunmaya devam edecektir. E-ticaret ekosisteminin vazgeçilmez bir parçası olacak ve gelecekte daha akıllı hızlı ve erişte bilir alışverişi fırsatları sunacaktır.
Dünyaca ünlü siber güvenlik şirketi Kaspersky, ABD operasyonlarını sonlandırdı. Şirket, ABD hükümetinin Kaspersky’yi ‘ulusal güvenlik tehdidi’ olarak tanımlayan bir listeye eklemesinin ardından bu kararı aldığını duyurdu. ABD’deki müşteriler, Kaspersky yazılımının bilgisayarlarından aniden silindiğini ve yerini UltraAV adlı başka bir antivirüs programının aldığını belirtiyor.
Kaspersky, ABD’de varlığını sonlandırıyor
Haziran 2024’te ABD yönetimi, Kaspersky yazılımının satışını ve güncellemelerini yasaklayacağını açıklamıştı. Bu karar, Kaspersky ürünlerinin potansiyel bir ulusal güvenlik riski oluşturduğu gerekçesiyle alındı. Şirket, Temmuz ayında çalışanlarını işten çıkarmaya başladı ve ABD’deki faaliyetlerini sonlandıracağını duyurdu.
Şirket, müşterilerine gönderdiği e-postalarda UltraAV ile bir işbirliği yaptığını ve ABD’deki kullanıcıların siber güvenlik korumasının bu programla devam edeceğini belirtmişti. Ancak, birçok kullanıcı yazılımın aniden değiştirilmesinden habersizdi. Bir sabah bilgisayarlarını açtıklarında uygulamanın yerinde UltraAV’yi bulan kullanıcılar, yaşanan bu beklenmedik değişim nedeniyle endişe duyduklarını ifade etti.
Son gelen bilgilere göre, tam 197 ülkeden 1.5 milyona yakın Android TV Box kullanıcısının cihazına virüs bulaştı. İşte detaylar...
Şirket yetkilileri, UltraAV’nin Kaspersky ile benzer özelliklere sahip olduğunu ve kullanıcıların bu geçişten olumsuz etkilenmemesi için ellerinden geleni yaptıklarını belirtti. Yine de, yazılımın habersiz bir şekilde yüklenmesi ve bazı kullanıcıların UltraAV’yi kaldırmasına rağmen yeniden yüklenmesi kullanıcıları endişelendirdi.
ABD’de 29 Eylül 2024 itibarıyla antvirüs yazılımlarına destek tamamen kesilecek. Bu tarihten sonra, yazılımlarını kullanmaya devam edenler siber güvenlik risklerine karşı savunmasız kalacak. Şirket, müşterilerinden UltraAV’nin sunduğu ek özellikleri kullanmalarını tavsiye ettiğini açıkladı.
1986 senesinde bilgisayar bileşenleri üreterek faaliyetlerine başlayan MSI, 2004 senesinde başladığı laptop üretim macerasının 20. senesini kutluyor. 20 senedir ürünlerini kullanıcı deneyimine odaklayarak geliştiren MSI, geçmişten günümüze ürünlerin gelişimini aktaran etkinlikleri Kore, Polonya, Hindistan, İtalya, Vietnam, Japonya, İspanya, Fransa ve ABD ile birlikte Türkiye’de de düzenliyor. 27-28 Eylül tarihlerinde İSTANBUL KANYON ‘da gerçekleştirilecek etkinlik ücretsizdir.
Ziyaretçiler dünyanın ilk, “tek tuşla overclock” özelliği sunan MSI GX600 laptopu ile birlikte, Gaming, Creator ve Business & Productivity serilerinden güncel ürünleri deneyimlerken çeşitli hediyeler kazanma şansı elde edecekler.
Tarih: 27 Eylül Cuma – 28 Eylül Cumartesi
Saat: 27 Eylül Cuma 13:00 – 21:00 | 28 Eylül Cumartesi 10:00 – 21:00
Adres: Kanyon, Büyükdere Cad. No:185 34394 Levent – İstanbul
Anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın en büyük rakibi Telegram, kısa süre önce gelen bir açıklamayla gündem oldu. Şirketin CEO’su Pavel Durov tarafından yapılan açıklamaya göre Telegram, artık kullanıcı bilgilerini devletler ile paylaşacak. İşte ayrıntılar…
Telegram, devlet yetkilileriyle bilgi paylaşacak
Durov’un açıklamasına göre Telegram, bundan böyle devletlerin yasal talepleri doğrultusunda kullanıcıların IP adreslerini ve telefon numaralarını yetkililer ile paylaşabilecek. Daha önce kesinlikle bilgi paylaşımı yapılmıyordu. Ancak suçluların platformu kötüye kullanması nedeniyle böyle bir karar alındı.
Telegram’ın böyle bir adım atmasında şirket CEO’sunun Fransa’da tutuklanmasının da bir etkisi olduğu tahmin ediliyor. Durov, uygulamada çocuk istismarı ile ilgili içeriklerin yayılması nedeniyle suçlu bulunarak tutuklanmıştı.
Black Myth: Wukong için gelen yeni yama paketi ile birlikte Türkleri etkileyen can sıkıcı bir hata çözüldü.
Aslına bakacak olursak Telegram’ın böyle bir değişikliğe gitmesine pek de şaşırmamak gerekiyor. Zira zaten baskı yapılıyordu. Fransa bir yana İran ve Rusya gibi ülkelerde de protestocular, organize olmak için bu uygulamayı kullanıyor. Bu da sonuç olarak ayrılıkçıların ortak merkezi olduğu anlamına geliyor.
Bunun yanı sıra geçtiğimiz günlerde çıkan bir habere göre Ukrayna hükümeti, Telegram uygulamasının kullanımı konusunda kısmi bir yasak kararı aldı. Yasak, tüm vatandaşları değil; yalnızca devlet yetkilileri, askeri personel ve kritik görevlerde bulunan kamu çalışanlarının kullandığı cihazları kapsıyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Telegram uygulamasını kullanıyor musunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
AMD, oyun dünyasına bir kez daha damga vuracak yeni Z2 Extreme APU işlemci ile karşımızda. Özellikle el konsolları için geliştirilen işlemci, performans ve enerji verimliliği açısından önemli yeniliklerle karşımıza çıkacak. Sızdırılan bilgilere göre, Z2 Extreme, 3+5 çekirdekli bir yapı sunuyor ve 28W TDP değerine sahip. Yani hem yüksek performans sağlıyor hem de düşük enerji tüketimi ile el konsollarının batarya derdini çözmeye geliyor. İşte detaylar…
Yeni nesil AMD Z2 Extreme 3+5 çekirdekli bir yapıya sahip
Yeni APU, AMD’nin Zen 5 mimarisine dayanıyor. İşlemci, 3 adet Zen 5 çekirdeği ve 5 adet daha verimli Zen 5c çekirdeği ile geliyor. Bu yapı sayesinde, hem güçlü bir performans elde ediliyor hem de cihazın batarya ömrü önemli ölçüde uzatılıyor. Yani, taşınabilir oyun konsolları gibi mobil cihazlarda uzun oyun seansları için büyük bir avantaj sağlıyor.
Grafik tarafında ise AMD, RDNA 3.5 mimarisine dayanan entegre bir iGPU ile karşımıza çıkıyor. Bu grafik birimi, içerisinde 12 hesaplama birimi barındırıyor ve taşınabilir cihazlarda bile yüksek kaliteli oyun oynatabilecek. Yani sadece işlem gücü değil, görsel performans da en üst düzeyde tutulmuş durumda.
Yeni Strix Halo serisinin bir parças olan AMD Ryzen AI Max 390, 12 çekirdekli yapısı ve Zen 5 mimarisiyle performansıyla göz doldurdu.
AMD Z2 Extreme APU’nun ortaya çıkan özelliklerine bakacak olursak, yeni nesil taşınabilir oyun konsolları için kesinlikle iyi bir seçenek olduğunu söyleyebiliriz. Hem daha akıcı bir oyun deneyimi hem de enerji tasarrufu sunan yeni APU, el konsolu piyasasını da canlandıracaktır. Önümüzdeki dönemde, daha uzun oyun süreleri ve güçlü performans sunan cihazlar görebileceğiz.
Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Paris merkezli oyun geliştirici ve yayıncı Dont Nod, 2024’ün ilk yarısına ait mali sonuçlarını açıkladı. Şirketin son oyunları Banishers: Ghosts of New Eden ve Jusant, beklentilerin oldukça altında performans sergiledi.
Don’t Nod, iki oyunu askıya aldı!
Şirketin toplam operasyonel geliri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %11 oranında azalarak 16,5 milyon eurodan 14,6 milyon euroya geriledi. Bu düşüş, özellikle Banishers‘ın tamamlanmış olması nedeniyle, geliştirme gelirlerinin 2 milyon euroya gerilemesiyle de kendini gösterdi. Sermayeleştirilmiş üretim ise, iki üretim hattının geçici olarak askıya alınmasından dolayı 1,1 milyon euroya düştü.
Ancak Dont Nod’un satışları, özellikle Vampyr ve Life is Strange serileri gibi arka kataloğundaki oyunların yanı sıra, Jusant ve Banishers ile birlikte 1,2 milyon euroya yükseldi.
Firmanın beklenenden düşük performansına karşılık olarak, Dont Nod, Jusant ve Banishers varlıkları üzerinde 24 milyon euro değerinde bir değer düşüklüğü kaybı gerçekleştireceğini belirtti. Ayrıca, şu anda tasarım aşamasında olan iki projeyi kaynakları önceliklendirmek ve en yüksek potansiyele sahip olan oyunların başarısını maksimize etmek amacıyla’ geçici olarak durdurduğunu duyurdu.
Şirketin, kısa ve orta vadede en yüksek getiri potansiyeline sahip projelere odaklanacağı belirtiliyor. Bu kapsamda, Lost Records: Bloom and Rage oyunlarının 2025’in Şubat ve Mart aylarında piyasaya sürülmesi planlanıyor.
Ayrıca, Dont Nod’un 2027’ye kadar piyasaya sürülmesi planlanan iki dahili projesi ve 2025’te piyasaya sürülecek iki harici prodüksiyon projesi bulunuyor.
Şirketin CEO’su ve başkanı Oskar Guilbert, “Son performansımızdan açıkça hayal kırıklığına uğradık, ancak özellikle rekabetçi ve seçici bir piyasada bulunuyoruz,” dedi. Guilbert, Jusant ve Banishers oyunlarının eleştirel başarılarına rağmen ticari olarak beklenen sonuçları elde edemediklerini ve 2024 yarı yılı sonuçlarının bu sebeple olumsuz etkilendiğini dile getirdi.
OpenAI CEO’su Sam Altman, “Zeka Çağı” başlıklı yeni kişisel blog yazısında, yapay zekanın (AI) gelecekteki teknolojik ilerlemeleri nasıl hızlandıracağına ve küresel refahı artıracağına dair vizyonunu paylaştı. Altman, önümüzdeki on yıl içinde süper zeki yapay zekanın (ASI) ortaya çıkabileceğini öne sürdü.
Altman’ın ‘süper zeka’ öngörüsü…
Altman, “Önümüzdeki birkaç bin gün içinde süper zeka ortaya çıkabilir; bu süre daha uzun olabilir, ancak oraya ulaşacağımızdan eminim” şeklinde konuştu. Süper zeka, yapay genel zeka (AGI) kavramının bir adım ötesinde, insan zekasını çok aşan ve neredeyse her entelektüel görevde insanları geride bırakabilecek düzeyde bir yapay zekayı ifade ediyor.
OpenAI’nin mevcut hedefi, AGI geliştirmek, yani insan zekasıyla eşleşebilen ve özel bir eğitim gerektirmeden birçok görevi yerine getirebilen bir yapay zeka oluşturmak. Altman, blog yazısında AI’nın eğitim, sağlık, yazılım geliştirme gibi birçok alanda büyük atılımlar sağlayacağını ve kişisel AI ekipleriyle insanların hayal edebilecekleri her şeyi gerçekleştirmesine yardımcı olacağını öngörüyor.
‘Zeka Çağı’ başlıyor
Altman’a göre, insanlık tarihinin yeni dönemi ‘Zeka Çağı’ olacak. Bu çağın, Taş Devri, Tarım Çağı ve Sanayi Çağı’ndan sonra insanlığı dönüştürecek bir aşama olduğunu belirtiyor. Altman, bu yeni dönemin başarısının arkasındaki en büyük itici gücün derin öğrenme algoritmaları olduğunu ve “Derin öğrenme işe yaradı” ifadesiyle bu teknolojinin önemini vurguladı.
Bununla birlikte Altman, yapay zekanın potansiyel olumsuz etkileri ve iş gücü piyasasında yaşanabilecek aksaklıklar konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Yine de, yapay zekanın getireceği refahın toplum için büyük bir fırsat olduğunu savunuyor.
Huawei Connect 2024'te dijital dönüşüm ve yapay zeka çözümlerinin endüstrilere etkisi tartışıldı ve yeni stratejiler sunuldu.
Altman yazısında, “Sadece refah, insanları mutlu etmeye yetmez, ancak dünyanın dört bir yanındaki insanların yaşamlarını anlamlı şekilde iyileştirebilir” diyerek yapay zekanın geniş kitlelere ulaşmasının önemine dikkat çekiyor. Ayrıca, yapay zekanın sınırlı bir kaynak olmaması ve sadece zenginlerin elinde bir araç haline gelmemesi için yeterli altyapının inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
Yapay zeka alanında yaşanacak bu hızlı gelişmelerin dünya genelinde önemli değişimlere yol açacağını belirten Altman, Zeka Çağı’nın büyük riskler barındırsa da bu risklerle nasıl başa çıkılacağını öğrenmenin insanlık için büyük bir sorumluluk olduğunu ifade ediyor.
Konu hakkında sizin düşünceleriniz neler? Yorumlarda paylaşmayı unutmayın!
Samsung, orta ve üst segment akıllı telefon kataloğunu sürekli genişletirken bütçe dostu modeller de çıkarmaya devam ediyor. Son olarak marka, Galaxy M55s adlı yeni cihazını duyurdu. İşte Samsung Galaxy M55s teknik özellikleri ve fiyatı…
Samsung Galaxy M55s özellikleri ve fiyatı
Samsung Galaxy M55s, 6.7 inç boyutunda FHD+ çözünürlüğe sahip AMOLED ekranla geliyor. 120 Hz yenileme hızı sunan bu ekran, 1000 nit parlaklık sağlıyor. Qualcomm imzalı Snapdragon 7 Gen 1 işlemcisinden güç alan cihaz, 8 GB / 12 GB RAM ve 128 GB / 256 GB depolama alanıyla geliyor.
50 Megapiksel özçekim kamerasıyla gelen akıllı telefonun arka kasasında üçlü kurulum bulunuyor. Bu kurulum ise OIS destekli 50 Megapiksel ana, 8 Megapiksel ultra geniş açı ve 2 Megapiksel makro kameralardan oluşuyor.
Samsung, One UI 6.1.1 güncellemesi ile kaldırılan GIF oluşturucusu özelliğini yakında yeniden kullanıcılara sunacak.
Android 14 tabanlı One UI 6.1 üzerinde çalışan cihaz, 5000 mAh kapasitesinde bir bataryadan güç çekiyor. Bu batarya, 45W hızlı şarjdan besleniyor. Son olarak akıllı telefonun 5G, Bluetooth 5.2 ve Wi-Fi 6 bağlantı desteği olduğunu da belirtmek gerekiyor.
Samsung Galaxy M55s teknik özellikleri şu şekilde sıralandı;
Samsung Galaxy M55s başlangıç fiyatı 240 dolar olarak açıklandı.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Akıllı telefonun özelliklerini ve fiyatını nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Eylül ayının sonu yaklaştıkça, Netflix’ten ayrılan filmlerin sayısı artıyor. Her ay, lisans anlaşmalarının sona ermesiyle birçok film Netflix kütüphanesinden kaldırılıyor. Bu ay, özellikle dikkat çeken 9 film, 30 Eylül’de platformdan ayrılıyor olacak. Bu fırsatı kaçırmadan izlemek isteyebileceğiniz bu filmleri sizin için derledik.
1. Back to the Future/Part II/Part III
Bilim kurgu klasiklerinden biri olan Back to the Future serisi, eylül sonunda Netflix’ten ayrılıyor. Bu unutulmaz üçlemeyi son bir kez izleme şansını kaçırmamanızı öneriyoruz.
2. The Breakfast Club
Bir grup lise öğrencisinin sosyal bariyerleri aştığı bu klasik film, gençlik dramalarını sevenler için unutulmaz bir yapım olarak dikkat çekiyor.
3. Clerks
Perakende sektöründeki günlük hayatı mizahi bir şekilde ele alan Clerks, alışılmadık bir iş günü geçiren iki mağaza görevlisinin hikayesini anlatıyor.
4. The Conjuring
Doğaüstü olaylarla ilgilenen paranormal araştırmacıların Rhode Island’da yaşadığı ürpertici olaylar. Korku severler bu filmi kaçırmamalı.
5. Dumb and Dumber
İki arkadaşın komik ve aptalca maceralarını konu alan bu film, son bir kez Netflix’te izlenebilir. Jim Carrey ve Jeff Daniels’in unutulmaz performanslarını platformdan ayrılmadan izlemenizi öneriyoruz.
6. Hacksaw Ridge
İkinci Dünya Savaşı’nda bir vicdani retçinin kahramanlık hikayesini anlatan Hacksaw Ridge, aksiyon ve dram severler için harika bir seçenek olarak dikkat çekiyor.
7. The Lego Movie
Sevimli minifigürlerin dünyasında geçen bu eğlenceli film, büyük bir yanlış anlama sonucu kendini bir kahraman olarak bulan sıradan bir adamın hikayesini anlatıyor.
8. Muriel’s Wedding
ABBA şarkıları eşliğinde hayatından kaçmaya çalışan bir kadının, evlilik hayalleri gerçek olduğunda yaşadığı olayları konu alan bir komedi-dram.
9. Pokémon Detective Pikachu
İnsanlar ve Pokémonların bir arada yaşadığı bir dünyada geçen bu film, bir dedektifin ortadan kaybolan ortağını bulma çabalarını konu alıyor.
Netflix’ten ayrılan diğer filmler:
Back to the Future Part II
Back to the Future Part III
The Breakfast Club
Clerks
The Conjuring
Dumb and Dumber
Hacksaw Ridge
The Lego Movie
Muriel’s Wedding
Pokémon Detective Pikachu
Siz de listedeki filmlerle ilgili görüşlerinizi bizle yorumlarda paylaşmayı ihmal etmeyin.
Apple, iPhone 16 lansmanıyla birlikte iOS 18 kararlı sürümünü erişime açtı. Buna göre milyonlarca iPhone kullanıcısına yeni işletim sistemi sunulmaya başladı. Ancak şirket, yeni sürümden iOS 17’ye geri dönüş yolunu kapattı. Yani cihazı iOS 18’e güncelledikten sonra iOS 17.7 gibi eski sürümlere dönülemeyecek.
Apple, iOS 17’ye dönüş yolunu kapattı
Apple, geçtiğimiz hafta tanıttığı ve özelleştirilebilir ana ekranlar, gelişmiş mesajlaşma gibi önemli yenilikler sunan iOS 18 ile kullanıcılarını heyecanlandırmıştı. Bu kapsamda şirket, yeni işletim sisteminin yayınlanmasının ardından iOS 17 imza sürecini durdurarak kullanıcıların eski sürüme geri dönmesini engelliyor.
Apple genellikle yeni bir iOS sürümü yayınladıktan sonra bir süreliğine önceki sürümü “imzalamaya” devam ediyordu. Bu sayede kullanıcılar, yeni sürümde karşılaşabilecekleri hata veya uyumsuzluklara karşı eski sürüme geri dönebilirdi. Ancak iOS 17 için bu süreç sona erdi.
iPadOS 18, M4 iPad Pro'ları bozduğu için geri çekildi. Apple güncellemeyi yayınladıktan iki gün sonra iptal etti.
Bu durum ise iOS 18’deki sorunlardan kaçınmak veya henüz güncellenmemiş uygulamaları kullanmaya devam etmek isteyen kullanıcılar için büyük bir sorun. iOS 18’e geçen kullanıcılar artık yeni işletim sisteminde kalmak zorunda.
Apple şimdilik tek istisnayı iPadOS 18 güncellemesinin ardından kilitlenme sorunları yaşayan M4 iPad Pro kullanıcılarına uyguluyor. Şirket, bu cihazlar için iPadOS 17.7’ye geri dönme imkanı sunmaya devam ediyor. Hatta iPadOS 18’in geri çekildiğini hatırlatmak gerekiyor.
Güncelleme konusunda kararsız kalan iPhone sahipleri, iOS 17.7’de kalmaya devam edebilir. Ancak iOS 18’in sunduğu yeniliklerden faydalanmak isteyenlerin sorunlara karşı hazırlıklı olması gerekiyor.
Google, Android 15 güncellemesini 15 Ekim’den itibaren Pixel cihazlarına sunmaya başlayacak. Bu büyük Android işletim sistemi güncellemesi, birçok yeni özellikle birlikte gelecek. Ancak, kullanıcıların özellikle çözüm beklediği bir alan, eski ve yinelenen bildirimlerin yönetimi… En sonunda Google, bu beklenen yenilikleri kullanıma sunmaya başladı.
Android 15 ile bildirimler artık çok daha akıllı olacak
Birden fazla Android cihazı kullanan ancak birini ana cihaz olarak tercih eden kullanıcılar, eski bildirimlerin diğer cihazlarda tekrar görünmesinden oldukça rahatsız oluyordu. Neyse ki, Google bu sorunu çözmeye hazırlanıyor ve Android 15’te bildirimlerle ilgili önemli iyileştirmeler test ediliyor.
Android 15’in son beta sürümü, eski bildirimlerle ilgili önemli bir çözüm getiriyor. Android Authority’den Mishaal Rahman’ın keşfettiği bu yeniliğe göre, Android 15 QPR1 Beta 2 sürümünde sistem otomatik olarak iki haftalık eski bildirimleri görmezden geliyor. Bu bildirimler artık sesli veya titreşimli uyarı yapmıyor ve tam boyutlu bildirim olarak da gözükmüyor. Ancak, bazı detaylar hala görülebiliyor, böylece kaçırdığınız uygulama veya kişilerle ilgili bilgileri gözden kaçırmıyorsunuz.
Rahman ayrıca, Android 15’te gelebilecek bazı ek bildirim iyileştirmelerinden de bahsediyor. Bunlardan biri, “bildirim soğutma” (notifications cooldown) olarak adlandırılan özellik. Bu özellik, aynı uygulamadan gelen ardışık bildirimlerin ses seviyesini düşürerek kullanıcıların rahatsız olmasını engelliyor.
Huawei tarafından geliştirilen HarmonyOS NEXT işletim sistemi şimdiden 10 bin uygulamayı bünyesinde topladı.
Google ayrıca, Android cihazlar arasında “bildirim reddetme senkronizasyonu” üzerinde de çalışıyor. Bu özellik, birincil cihazınızda reddettiğiniz bildirimlerin ikincil cihazınızda tekrar görünmesini engelliyor.
Kullanıcılar, bir cihazda bildirimleri kapattığında, diğer cihazlarında da bu bildirimlerin görünmemesini sağlayacaklar. Bu özelliklerin Android 15’in kararlı sürümünde yer alıp almayacağı zamanla belli olacak. Ancak, Google’ın kullanıcıların uzunca süredir şikayet ettiği bir konuyu ele alması şimdiden kullanıcıları mutlu ediyor.
Siz de konuyla ilgili görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı ihmal etmeyin.