Ruhi Çenet’e müjde: Google, çalınan YouTube hesaplarını geri almak için yeni bir araç geliştirdi

Son zamanlarda birçok içerik üreticisi, YouTube hesaplarının çalınmasıyla büyük sorunlar yaşadı. Google ise bu sorunu çözmek adına önemli bir adım attı ve çalınan YouTube hesaplarını geri almak için yeni bir araç geliştirdi. Bu yeni araç, “YouTube hesap geri alma” işlemlerini oldukça kolaylaştırıyor.

Google’ın geliştirdiği bu yeni araç, çalınan YouTube hesaplarını geri almak isteyen içerik üreticileri için büyük bir kolaylık sunuyor. Şirketin açıkladığına göre, bu araç sayesinde kullanıcılar, hesaplarının hacklendiğini düşündüklerinde adım adım rehberlik eden bir dizi soru ile hesaplarını güvence altına alabilecekler.

Google, bu aracı geliştirirken yapay zekâdan faydalanarak, hesap kurtarma sürecini otomatikleştirdi ve destek ekibi ile iletişime geçmeye gerek kalmadan hesaplara yeniden erişim sağlama imkanı sundu.

Google, bu yeni aracı kullanıcılara sunarken yapay zekânın gücünden yararlanıyor. Eğer aracın doğrulaması sonucunda bir hesabın hacklendiği tespit edilirse, kullanıcılar hemen hesaplarına yeniden erişim sağlayabiliyor.

Google, içerik üreticilerine hesaplarının hacklenip hacklenmediğini anlamaları için profil fotoğrafı değişiklikleri, AdSense hesaplarına yapılan müdahaleler veya izinsiz video yüklemeleri gibi belirtileri kontrol etmelerini tavsiye ediyor. Eğer hesaplarının çalındığını düşünürlerse, YouTube Yardım Merkezi üzerinden bu yeni araca erişebiliyorlar.

Şu anda sadece İngilizce olarak sunulan bu araç, Google’ın belirttiğine göre yakında tüm içerik üreticilerine açık hale getirilecek. Ancak şu an için bazı sınırlamalar söz konusu ve bazı özellikler sadece belirli kullanıcılar için aktif.

Ronaldo şimdi de YouTuber oldu! Abone sayısıyla şaşırttı

Ronaldo şimdi de YouTuber oldu! Abone sayısıyla şaşırttı

Cristiano Ronaldo YouTube kanalı açtı. 39 yaşındaki ünlü oyuncu, birkaç saatte milyonlarca abone topladı.

Google, bu aracın dışında da destek sunuyor ve eğer araç istenilen sonucu vermezse, içerik üreticileri @TeamYouTube Twitter/X hesabı üzerinden yardım talebinde bulunabiliyor. Bu yeni yapay zeka tabanlı araç, YouTube platformundaki güvenliği artırmayı hedeflerken, kullanıcıların hesap geri alma süreçlerini de oldukça hızlandırıyor. Bu yeni araç hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın!

Read this news article in English

Cezalar Apple’ı zorladı! App Store yöneticisi istifa ediyor

App Store departmanında değişim rüzgarları esiyor. Bloomberg’in haberine göre, Apple’ın App Store Başkan Yardımcısı Matt Fischer, Ekim ayında şirketten ayrılacak. Bu ayrılığın ardından Apple, App Store ekibini yeniden yapılandırarak iki ayrı ekibe bölecek. Bu ekiplerden biri App Store’un genel yönetimini üstlenirken, diğeri alternatif uygulama dağıtım kanallarını denetleyecek. Peki, App Store yöneticisi neden istifa ediyor? Detaylar haberimizde…

Bu kritik değişimin, Apple’ın Avrupa Birliği’nin Dijital Pazarlar Yasası’na (DMA) uyum sağlamak amacıyla aldığı bir dizi tedbirin parçası olduğu söyleniyor. Apple bu yasa gereği, iOS uygulamalarının AB’deki alternatif uygulama mağazaları ve web sitelerinden indirilebilmesine izin vermeye başlamıştı.

apple-dma-app-store-baskan-istifa

App Store’un liderlik yapısında gerçekleşen bu değişikliklerin ardındaki isim, App Store’un başındaki Phil Schiller. Schiller, Apple’ın uygulama dağıtımı ve alternatif ödeme yöntemleriyle ilgili düzenleyici uyumluluk sorunlarını yönetmek için departmanda bu tür bir yeniden yapılandırmaya gidiyor.

Apple’dan kafa karıştıran App Store kararı! Artık böyle ödenecek

Apple’dan kafa karıştıran App Store kararı! Artık böyle ödenecek

Apple, App Store komisyonlarında yeni döneme geçti. Avrupa'nın DMA yasası kapsamında kullanıcılara özgürlük tanınacak.

İstifa edeceğini belirten App Store Başkan Yardımcısı Matt Fischer, 2003 yılında Apple’a iTunes pazarlamasından sorumlu olarak katılmış ve 2010’dan bu yana App Store Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Fischer, Apple çalışanlarına gönderdiği bir e-postada, şirketten ayrılmayı uzun süredir düşündüğünü ve bu yeniden yapılandırmanın onun için uygun bir zamanlama sağladığını belirtti.

Fischer’ın ayrılmasıyla birlikte, App Store’dan sorumlu üst düzey yönetici Carson Oliver, App Store’un genel yönetimini devralacak. App Store’un işlevlerinden sorumlu olan yönetici Ann Thai ise, alternatif uygulama dağıtım ekibini yönetecek.

Siz, bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

YouTube izlenmeleri, televizyon reytinglerini yavaş yavaş geride bırakıyor

Televizyon dünyasında dengeler hızla değişiyor ve YouTube, bu değişimde başı çekiyor. Son dönemlerde yapılan araştırmalar, televizyon izleme alışkanlıklarının büyük bir dönüşüm geçirdiğini ve dijital platformların bu yarışta öne geçtiğini gösteriyor. Nielsen’in yeni raporuna göre YouTube izlenme oranları, televizyon reytinglerine tarihi bir fark attı. Peki, bu yükselişin arkasındaki sebepler neler?

Nielsen’in yayınladığı rapor, dijital izleyici kitlesinin hızla büyüdüğünü ve streaming platformlarının artık televizyonun tahtına aday olduğunu gözler önüne seriyor. Temmuz ayında yapılan ölçümlerde, tüm televizyon izlenmelerinin yüzde 41,4’ünü streaming platformları oluştururken, “YouTube” yüzde 10 ile en büyük payı elde etti.

Bu, ilk kez bir streaming platformunun televizyon izlenmelerinde çift haneli rakamlara ulaştığını gösteriyor. Disney+ ve Roku Channel gibi diğer platformlar da kendi rekorlarını kırdı.

Televizyonun uzun süredir en güçlü olduğu kablolu yayınlar, Temmuz ayında sabit kalırken, genel televizyon kullanımı arttıkça kablo TV’nin izlenme oranı yüzde 26,7’ye geriledi. Buna karşılık, haber kanalları özellikle dikkat çekici bir yükseliş gösterdi. Fox News Channel, Temmuz ayının en çok izlenen 25 kablo programının 24’ünde yer alarak bu alandaki liderliğini sürdürdü.

Eski YouTube CEO’su Susan Wojcicki hayatını kaybetti!

Eski YouTube CEO’su Susan Wojcicki hayatını kaybetti!

Google'ın 16. çalışanı ve eski YouTube CEO'su Susan Wojcicki, 56 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybetti.

YouTube ve diğer streaming platformları, artık sadece akıllı telefonlar ve tabletlerle sınırlı kalmıyor, televizyonların büyük ekranlarında da önemli bir yer ediniyor. Geçmişte televizyon reytinglerine damga vuran programlar, artık yerini dijital içeriklere bırakıyor. Televizyonun geleceğinde streaming’in nasıl bir rol oynayacağını zaman gösterecek, ancak bu trendin devam edeceği şimdiden çok açık.

Read this news article in English

Hassas veriler sızabilir! Microsoft Copilot’ta açık bulundu

Microsoft’un yeni nesil yapay zeka platformu olan Copilot Studio, önemli bir güvenlik açığıyla gündeme geldi. DarkReading adlı teknoloji medyası, yayımladığı bir blog yazısında, Copilot Studio’nun sunucu tarafı istek sahteciliği (SSRF) olarak bilinen bir güvenlik açığına sahip olduğunu duyurdu. Bu açık, platformun bulut ortamındaki hassas verileri sızdırmasına neden olabiliyor. Peki, bu ne anlama geliyor? Detaylar haberimizde…

Copilot Studio, Microsoft’un sunduğu uçtan uca konuşma tabanlı bir yapay zeka platformu olarak tanıtılıyor. Kullanıcılar, bu platform üzerinden doğal dil veya grafiksel arayüz kullanarak asistanlar oluşturabiliyor ve özelleştirebiliyorlar. AI Studio, bu sayede hem dahili hem de harici senaryolara uyacak şekilde tasarımlar yapılmasına olanak tanıyor.

Ancak, Tenable tarafından yapılan araştırmalar, bu platformda önemli bir güvenlik açığı buldu. Araştırmacılar, bu açığı kullanarak dış HTTP istekleri gönderip Microsoft’un bulut altyapısındaki iç hizmetlerle ilgili hassas bilgilere erişmeyi başardılar. Erişilen bu bilgiler arasında, örneğin Microsoft’un Cosmos DB veritabanı örnekleri ve örnek meta veri hizmeti (IMDS) gibi kritik veriler bulunuyor.

Copilot’u yeterince zorlarsanız size Microsoft’un sırlarını verebilir!

Copilot’u yeterince zorlarsanız size Microsoft’un sırlarını verebilir!

Copilot AI, kötü niyetli saldırganlar tarafından manipüle edilerek Microsoft şirketinin sırlarını elde etmede köprü görevi görebilir.

Bu güvenlik açığı, Microsoft tarafından CVE-2024-38206 koduyla izleniyor. İlgili güvenlik bültenine göre, doğrulanmış saldırganlar, Microsoft Copilot Studio’nun SSRF korumalarını atlayarak bulut tabanlı hassas bilgileri ağ üzerinden sızdırabiliyorlar.

Microsoft’un güvenlik açıklarına karşı duyarlılığı biliniyor ve bu tür olaylarda hızlı müdahalelerde bulunuyor. Ancak bu olay, bulut tabanlı hizmetlerin güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Evde denemeyin! Yazdığınızda iPhone’u çökerten dört karakterli bir kombinasyon keşfedildi

iPhone kullanıcılarının kurcalamak isteyebileceği ancak kurcalamaması gereken yeni bir yazılım hatası keşfedildi. Belirli bir dört karakterli kombinasyon, iPhone ekranı çökertip, cihazın ana ekranını kilitlenmesine neden oluyor. Hata, belirli bir metin dizisini yazarken ortaya çıkıyor ve cihazı beklenmedik bir şekilde yeniden başlatıyor. Peki, bu hatanın detayları neler ve nasıl ortaya çıkıyor?

Bu hatayı tetikleyen dört karakter “ “”:: ” kombinasyonu olarak tanımlanıyor. Bu kombinasyonu iPhone’un üç farklı arama alanına yazdığınızda, ana ekranı yöneten Springboard uygulaması çöküyor ve bu da iPhone ekranını kilitliyor.

Kombinasyonu; ana ekran arama çubuğu, uygulama kütüphanesi arama çubuğu ve ayarlar uygulamasının arama çubuğunda kullanmak, iPhone’un beklenmedik bir şekilde kilitlenmesine yol açıyor. Bu hatanın özellikle son iOS sürümlerinde ve beta testlerinde daha belirgin hale geldiği belirtiliyor.

İlk kez bir iPhone modeli Çin’de üretilmeyecek! İşte yeni üretim adresi

İlk kez bir iPhone modeli Çin’de üretilmeyecek! İşte yeni üretim adresi

Apple'ın büyük heyecanla duyurmaya hazırlandığı yeni iPhone 16 Pro ve Pro Max, Çin'de üretilmeyecek. İşte yeni iPhone üretim adresi...

Aslında bu tarz hatalar, iPhone kullanıcıları için yeni değil. Geçmişte de “metin bombası” adı verilen hatalar, kullanıcıların cihazlarının çökmesine neden olmuştu. Ancak bu kez iPhone ekranı için tehdit oluşturan bu hata, bir saldırı yerine sadece bir yazılım hatası olarak tanımlanıyor.

Geçmişteki hatalar, kullanıcıların cihazlarına zararlı mesajlar gönderilerek cihazın tamamen çökmesine neden oluyordu. Bu yeni hata ise daha çok bir yazılım testi sırasında fark edilen ve tehlike arz etmeyen bir hata olarak kabul ediliyor.

Apple’ın bu hatayı fark etmiş olması muhtemel ve gelecek iOS güncellemeleriyle birlikte bu sorunun çözüme kavuşturulması bekleniyor. Ancak o zamana kadar, bu karakter kombinasyonunu bilerek denemenizi önermiyoruz.

Cihazınızın aniden kilitlenmesi ve işlerinizi aksatması olası. Apple, yazılım hatalarını hızla düzeltmesiyle tanınan bir şirket olduğu için, iPhone kullanıcılarının bu tür sorunlarla karşılaşma riskinin kısa süre içinde ortadan kalkması bekleniyor.

iPhone ekranı için tehdit oluşturan bu hatanın çözülmesi için Apple’ın yayınlayacağı güncellemeleri takip etmekte fayda var. Cihazlarınızda bu tür hataları denemekten kaçınarak, veri kaybı ve cihaz hasarı gibi riskleri en aza indirebilirsiniz.

Read this news article in English

DJI AIR 3S drone ortaya çıktı! Yeni sensörlü, çift kameralı

DJI’nın merakla beklenen yeni drone modeli AIR 3S hakkında heyecan verici bilgiler sızdırıldı. Ünlü kaynaklar OsitaLV ve Igor Bogdanov, X platformunda bir dizi paylaşım yaparak DJI AIR 3S modelinin yeni fotoğraflarını ve bazı teknik özelliklerini gözler önüne serdi. İşte yenilikçi drone’la ilgili ortaya çıkanlar…

DJI AIR 3S modelinin en dikkat çekici özelliklerinden biri, üst ve ön kısmında yer alan yeni sensör dizisi. Bu dizide, ToF (uçuş süresi) sensörü ve LiDAR sensörü gibi bileşenlerin yer alabileceği tahmin ediliyor. Bu sensörler, drone’un hedefleri daha iyi takip etmesini ve engellerden kaçınmasını sağlayacak.

Geleneksel kompakt katlanabilir tasarım, DJI’nın Air serisine sadık kalan AIR 3S’de de devam ediyor. Sızdırılan görüntülerde, gri bir gövde ve siyah pervanelere sahip olan drone, önceki modellerin tanıdık estetiğini koruyor. Drone’un kolunda belirgin bir şekilde yer alan “AIR 3S” etiketi de, modelin adını doğruluyor.

DJI Avata 2 inceleme! – Drone tutkunları için üretildi!

DJI Avata 2 inceleme! – Drone tutkunları için üretildi!

Drone denince aklımıza gelen ilk marka olan DJI’ın en yeni modeli DJI Avata 2 için inceleme videomuz sizinle.

Drone’un ön tarafında yer alan çift kamera sistemi ise en dikkat çekici özelliklerden biri. Fotoğraflardan görüldüğü kadarıyla, lensler ve sensörler daha büyük boyutlarda. Bu da drone’un görüntüleme yeteneklerinde ciddi bir iyileştirme yapıldığını gösteriyor.

DJI AIR 3S modelini diğer özellikleri arasında Sony CMOS sensör (muhtemelen IMX320), 14 EV dinamik aralık, gün batımı sahneleri için optimize edilmiş dinamik aralık ve geliştirilmiş görüntü toplama için gürültü azaltma işlevi bulunuyor. Ayrıca, 13000×6500 piksel panoramik görüntü birleştirme özelliği de dikkat çekiyor.

Sızdırılan bilgilere göre, AIR 3S’nin HDR (yüksek dinamik aralık) modu, kontrast işleme kapasitesini artırıyor ve gelişmiş ISO hassasiyet ayarları, düşük ışık koşullarında daha iyi performans sunuyor. Ayrıca, 4K video kaydı ve geliştirilmiş renk üretimi ile gürültü azaltma özellikleri de bulunuyor.

DJI’nın yeni drone modeli, ileri teknoloji sensörleri ve gelişmiş kamera sistemiyle fotoğrafçılar ve drone meraklıları için tercih sebebi olabilir. Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Galaxy Tab S10 Plus ve Ultra’nın görselleri ortaya çıktı!

Teknoloji dünyasında merakla beklenen Samsung Galaxy Tab S10 serisi hakkında yeni detaylar ortaya çıktı. Android Headline adlı medya kuruluşu, bugün yayımladığı bir blog yazısında, Samsung Galaxy Tab S10 Plus ve Galaxy Tab S10 Ultra modellerine ait tanıtım materyallerini paylaştı. İşte iki yeni tablet hakkında bilinmesi gerekenler…

Öncelikle, söylentilerin doğru olduğu ortaya çıktı. Tab S10 serisi, yalnızca Tab S10 Plus ve Galaxy Tab S10 Ultra modellerini içerecek, yani bu seride giriş seviyesi bir ürün yer almayacak. Samsung, Galaxy Tab A serisi ve Galaxy Tab S FE serisine daha fazla alan açarak, bu serilerin pazarda daha geniş bir yer edinmesini sağlamayı amaçlıyor olabilir.

Galaxy Tab S10 Ultra’nın en dikkat çekici özelliklerinden biri, önceki modelde olduğu gibi, bir çentiğe sahip olmaya devam etmesi. Görsellerde, Tab S10 Plus modelinde çentik bulunmadığı görülürken, S10 Ultra modelinin ise çentikli bir ekranla geleceğini görebiliyoruz.

Samsung’un üç yeni cihaz tanıtacağı söyleniyor!

Samsung’un üç yeni cihaz tanıtacağı söyleniyor!

Samsung, çok yakında Galaxy S24 FE telefon ve Galaxy Tab S10 Plus ve Galaxy Tab S10 Ultra tablet serisi modellerini tanıtacak.

Renk seçenekleri açısından ise Galaxy Tab S10 Plus ve Tab S10 Ultra modelleri, gümüş ve grafit (gri) olmak üzere iki farklı renkle sunulacak. Önceki model olan Galaxy Tab S9 serisinde sadece bej ve grafit renklerinin sunulmuştu. Dolayısıyla Galaxy Tab S10 serisinde de bu iki renk seçeneğinin olacağı tahmin ediliyor.

Samsung’un yeni tablet serisinin Ekim ayında piyasaya sürülmesi bekleniyor. Ayrıca, Galaxy S24 FE modeliyle birlikte tanıtılabileceği de söylentiler arasında. Bu bilgiler ışığında, Samsung’un Galaxy Tab S10 serisiyle hem tasarım hem de donanım açısından ne gibi yenilikler sunacağını görmek için biraz daha bekleyeceğiz. Özellikle üst segmentte yer alan bu modeller, teknoloji dünyasında ses getirecek gibi görünüyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Samsung’un üç yeni cihaz tanıtacağı söyleniyor!

Samsung, 2024 yılına damgasını vuracak üç yeni cihazı tanıtmaya hazırlanıyor. Ünlü sızıntı uzmanı Yogesh Brar’ın verdiği bilgilere göre, Samsung yakında Galaxy S24 FE akıllı telefon ve iki yeni tablet modeli olan Galaxy Tab serisi S10 Plus ve Galaxy Tab S10 Ultra modellerini tanıtacak. Ancak bu yıl sürpriz bir şekilde Galaxy Tab S10’un standart modeli piyasaya sürülmeyebilir. İşte yeni cihazların performansı ve özellikleri…

Samsung Galaxy S24 FE, 6.65 inç AMOLED ekranıyla, net ve canlı görüntüler sunmaya hazırlanıyor. Ekran, 1900 nit maksimum parlaklığa sahip olacak ve bu da onu en parlak ekranlardan biri yapacak. Cihaz, 50MP ana kamera, 12MP ultra geniş açılı kamera ve 10MP telefoto lensiyle kullanıcılarına üst düzey bir fotoğraf deneyimi de sunacak.

Ayrıca, telefonun Exynos 2400 işlemcisiyle donatılacağı belirtiliyor, ancak ABD pazarında bu modelin Snapdragon 8 Gen 3 işlemci ile gelme ihtimali de bulunuyor. 12GB RAM ve 512GB’a kadar depolama seçenekleriyle güçlü bir donanım sunan cihaz, 4.565 mAh bataryasıyla uzun pil ömrü sunuyor ve 25W hızlı şarj desteği sayesinde kısa sürede şarj olabiliyor. Suya ve toza karşı dayanıklılığı sağlayan IP68 sertifikası ile Galaxy S24 FE, günlük kullanımdaki dayanıklılığı da artırıyor.

Samsung Galaxy S24 FE lansman öncesinde sızdırıldı!

Samsung Galaxy S24 FE lansman öncesinde sızdırıldı!

Samsung Galaxy S24 FE tüm detaylarıyla ortaya çıktı. Orta seviye pazara hitap edecek yeni model neler sunuyor?

Yeni Samsung Tab serisi de oldukça etkileyici. Galaxy Tab S10 Plus 12.4 inçlik bir Dynamic AMOLED ekranla gelirken, Galaxy Tab S10 Ultra modeli 14.6 inçlik devasa bir ekran sunacak. Her iki model de 120 Hz yenileme hızıyla pürüzsüz bir deneyim sağlayacak. Bu tabletler, MediaTek Dimensity 9300+ işlemcisiyle donatılacak ve bu sayede yüksek performans sağlayacak.

Samsung galaxy serisi

Ayrıca, 12GB RAM ile gelen Samsung Galaxy Tab serisi, çoklu görevlerde sorunsuz bir performans sunacak. Depolama alanı konusunda da cömert davranan Samsung, bu modellerde 512GB’a kadar depolama seçeneği sunacak. Batarya tarafında ise Galaxy Tab S10 Ultra, 11.200 mAh kapasitesiyle dikkat çekiyor ve 45W hızlı şarj desteği sayesinde uzun saatler boyunca kesintisiz kullanım sunacak.

Samsung Galaxy Tab serisi özellikle grafik tasarımcılar, içerik üreticileri ve çoklu görev performansı arayan kullanıcılar için ideal olması bekleniyor. Ayrıca, Samsung’un ünlü S Pen desteği, bu tabletleri iş ve yaratıcı projeler için vazgeçilmez kılacak.

Peki, siz bu yeni Samsung cihazları hakkında ne düşünüyorsunuz? Galaxy S24 FE’nin fiyat/performans dengesi sizi cezbediyor mu? Görüşlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.

James Bond’un 25 yıldır kayıp Aston Martin’i bakın nerede bulundu!

Sinema tarihinin en ikonik araçlarından biri olan James Bond’un Aston Martin DB5’i, 25 yıllık gizemli bir kayboluşun ardından nihayet bulundu. Aracın bulunduğu yer ise duyanları şok etti. Efsanevi otomobil, Bond serisinin unutulmaz filmleri Goldfinger ve Thunderball‘da boy göstermişti ve Bond hayranları için adeta bir hazine değerinde. Ancak, 1997 yılında Florida’daki bir depodan esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuş ve o günden beri izine rastlanamamıştı… ta ki şimdiye kadar.

Aracın hikayesi neredeyse bir Bond filmi kadar karmaşık ve aksiyon dolu. Aston Martin DB5, orijinal filmlerde kullanılan bir dizi özel donanıma sahipti: fırlatma koltuğu, makineli tüfekler, lastik kesiciler ve daha pek çok Bond tarzı gadget ile donatılmıştı.

james-bond-25-yildir-kayip-aston-martin

Filmlerden sonra Aston Martin’e geri gönderilen araç, tüm bu özel ekipmanları sökülerek standart hale getirilmişti. Ancak Bond hayranı bir koleksiyoncu olan Gavin Keyzar, bu aracı satın aldıktan sonra tüm ekipmanları geri ekletti. Sonrasında araç, birkaç kez el değiştirdi ve sonra 1997 yılında ortadan kayboldu.

PS5 özel James Bond oyunu için yeni detaylar ortaya çıktı!

PS5 özel James Bond oyunu için yeni detaylar ortaya çıktı!

PlayStation 5 için özel olarak IO Interactive tarafından geliştirilen James Bond oyunu hakkında yeni detaylar ortaya çıktı!

Yıllar süren arayışlar ve dedektiflik hikayelerine konu olabilecek araştırmalar sonucunda, Art Recovery International tarafından Orta Doğu’da özel bir mülk içinde bulundu. Aracın mevcut sahibi, bu tarihi aracın çalıntı olduğunun farkında bile değildi.

Şimdi, Aston Martin DB5 tekrar gündemde ve değeri yaklaşık 25 milyon dolar olarak tahmin ediliyor. Bu fiyatıyla, araç sadece Bond hayranları için değil, tüm klasik otomobil koleksiyoncuları için de paha biçilemez bir hazine değerinde.

James Bond’un Aston Martin DB5’i Bond hayranlarını değil, sinema ve otomobil dünyasını da heyecanlandırdı. Art Recovery International, aracın mevcut sahibinden ikonik otomobili iade etmesini talep etti ve yasal yollara başvurma hakkını saklı tuttuğunu belirtti.

Peki, siz ne düşünüyorsunuz? Araç sizde olsa iade eder miydiniz? Görüşlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.

NVIDIA, Gamescom’da bombayı patlattı! İşte tüm gelişmeler

NVIDIA, Gamescom 2024’te oyun dünyası için heyecan verici gelişmeler duyurdu. Öncelikle, NVIDIA’nın RTX teknolojisi hızla yaygınlaşıyor. Geçtiğimiz Aralık ayında 500’ü aşkın RTX destekli oyun ve uygulama varken, bu sayı şimdi 600’ü geçti.

Gamescom’da ise 20 yeni oyunun daha DLSS ve RTX teknolojilerini kullanacağı açıklandı. Bu da oyuncuların daha gerçekçi grafikler, daha yüksek performans ve daha düşük gecikme süreleri ile oyun deneyimlerini iyileştirmelerini sağlayacak.

NVIDIA Gamescom

RTX teknolojisinin gücünü sergileyen oyunlardan biri de Black Myth: Wukong. Tam ışın izleme ve NVIDIA DLSS 3 ile geliştirilen oyun, özellikle GeForce RTX 40 Serisi GPU’larda ve GeForce NOW Ultimate üyelerine çarpıcı görseller sunuyor.

Tüketici kazanacak: NVIDIA ve MediaTek iş birliği yaptı!

Tüketici kazanacak: NVIDIA ve MediaTek iş birliği yaptı!

NVIDIA iş birliğiyle MediaTek Scaler bileşenlerine entegre edilen G-SYNC teknolojisi ile ucuz monitörler geliyor.

Bir diğer önemli oyun ise Star Wars Outlaws. Bu oyun için NVIDIA 19 Eylül’e kadar geçerli olan Star Wars Outlaws GeForce RTX 40 Serisi Paketini duyurdu. Bu paket oyuncuların ışın izleme, DLSS 3.5 ve NVIDIA Reflex gibi RTX teknolojilerinin tüm avantajlarından yararlanarak oyunu en yüksek kalitede deneyimlemelerini sağlayacak. GeForce RTX 40 serisi GPU’su olmayan oyuncular ise GeForce NOW üzerinden aynı deneyimi yaşayabilecekler.

Tabii RTX teknolojileri sadece yeni oyunlarda değil klasik oyunlarda da kullanılıyor. Örneğin Half-Life 2 RTX: An RTX Remix Project, Valve’ın efsanevi oyununu RTX Remix ile baştan yaratıyor. Topluluk tarafından geliştirilen bu proje oyuna tam ışın izleme, DLSS 3.5, Reflex ve RTX IO gibi teknolojileri ekleyerek modern bir görsel deneyim sunuyor.

Indiana Jones and the Great Circle, Dragon Age: The Veilguard ve Dune: Awakening gibi birçok yeni oyun da DLSS 3 ve Reflex gibi RTX özelliklerini destekleyerek piyasaya sürülecek. FINAL FANTASY XVI PC sürümü de DLSS 3, DLAA ve Reflex ile oyunculara daha akıcı ve görsel olarak etkileyici bir deneyim sunacak. Oyunun demosu 17 Eylül’deki tam sürümünden önce indirilebilecek.

NVIDIA oyun içi karakterlere daha fazla gerçekçilik ve etkileşim katmak için yapay zeka destekli ACE teknolojisini de geliştirmeye devam ediyor. Bu teknolojinin ilk örneği Gamescom’da sergilenen çok oyunculu mekanik oyunu Mecha BREAK’te görülebiliyor.

Oyunda NVIDIA NeMotron-4 ile güçlendirilen dijital insanlar daha dinamik ve gerçekçi bir oyun deneyimi sunuyor. Perfect World Games de Legends adlı demosunda NVIDIA ACE ve dijital insan teknolojilerini kullanarak oyuncularla etkileşime giren ve gerçek dünyadaki nesneleri tanımlayabilen bir karakter yaratmış.

NVIDIA aynı zamanda oyun teknolojilerini daha erişilebilir kılmak için MediaTek ile de iş birliği yapıyor. Bu iş birliği sayesinde G-SYNC teknolojisi daha fazla monitörde daha uygun fiyatlarla sunulabilecek. Yeni G-SYNC Pulsar teknolojisi ise daha akıcı ve yırtılmasız oyun deneyimi için daha etkili hareket netliği sağlayacak.

Son olarak NVIDIA’nın bulut oyun hizmeti GeForce NOW da sürekli olarak gelişiyor. Artık 2 binden fazla oyunu destekliyor ve Black Myth: Wukong, FINAL FANTASY XVI demosu gibi yeni oyunları da bünyesine katmaya devam ediyor. 22 Ağustos’tan itibaren GeForce NOW kullanıcıları Xbox profillerini bağlayarak 140’tan fazla PC Game Pass oyununa da erişebilecekler.

iOS 17 ve iOS 18’i çökerten yeni hata ortaya çıktı!

Apple Haziran ayında yaptığı WWDC 24 etkinliği ile beraber yeni yapay zeka yani Apple Intelligence destekli iOS 18’i tanıttı. Şirket, geçtiğimiz haftalarda ise iOS 18’den önceki son iOS 17 güncellemesi olan iOS 17.6’yı kullanıma sundu. Yeni gelen raporlar, iOS 17.6, iOS 18 ve iOS 18.1’i kapsayan ve iOS’in çökmesine sebep olan hatayı gösteriyor.

Bu hafta bir güvenlik araştırmacısı iOS içerisinde Spotlight Search ve App Library üzerinde iOS’in çökmesine sebep olan bir açık buldu. Hata, iOS’in tamamen kapanmasına veya açılmamasına sebep olmuyor. “”:: karakterlerini App Library ya da Spotlight’a girdiğinizde siyah bir ekran geliyor ve telefonunuz kilit ekranında yeniden açılıyor.

Söz konusu eylemde telefonun tamamen kapanması veya açık olan programların kapanmasıda söz konusu değil. Sadece telefon kilit ekranına dönüyor. Karakterleri Spotlight ve App Library’e yazınca iOS sürümüne göre farklı tepkiler alırsınız. iOS 17’nin en güncel sürümü ile test edildiğinde herhangi bir donma olmadan telefon yeniden açılıyor. Lakin henüz beta aşamasındaki iOS 18 ve iOS 18.1 ile test edildiğinde arama çubuğu çok kısa bir süre donuyor.

Apple lansmanda neler tanıtacak?

Apple lansmanda neler tanıtacak?

Apple, özel lansmanda neler duyuracak? Sihirli Elma Editörü Ali Şeftali etkinlik öncesi tüm detayları anlattı.

Buna benzer bir hata 2015 yılında karşımıza çıktı. Effective Power adlı bu hata, mesajlar uygulamasında belirli bir mesaj algılandığında ilk olarak uygulama çöküyor, sonrasında ise iPhone kendisini yeniden başlatıyordu. O zamanlar gündem olan bu hata şu anda var olan hatadan daha ciddi bir sorundu. Çünkü o zamanki hata başka birisinin size mesaj göndermesi ile iPhone’un tekrardan çökmesine yol açıyordu. Apple’ın var olan bu sorunu çözmesi için en yakın zamanda yeni bir güncelleme yayınlaması bekleniyor.

Peki siz iOS’in çökmesine sebep olan hata hakkında neler düşünüyorsunuz? Lütfen yorumlar kısmında düşüncelerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.

Read this news article in English

ABD’nin yeni silahı gemiyi saniyeler içinde ikiye böldü!

ABD Hava Kuvvetleri, savaş teknolojisinde yeni bir çığır açan Quicksink sistemini tanıttı. Paylaştıkları görüntüde bir gemiyi saniyeler içinde ikiye böldüğü görüldü. Quicksink, adından da anlaşılacağı gibi, hedefteki gemileri “hızla batırma” yeteneğine sahip, ancak bu sistemin arkasında yatan teknoloji daha da ilgi çekici. Düşük maliyetli, sıradan “basit” bombalar, bu sistem sayesinde son derece hassas ve ölümcül anti-gemi füzelerine dönüşüyor. Peki, bu nasıl mümkün oluyor?

Quicksink, temelde JDAM (Joint Direct Attack Munition) sistemine dayanıyor. JDAM, standart bombalara eklenen bir kit ile onları akıllı mühimmat haline getiriyor; bu kit, bombaya hava kanatları ve GPS yönlendirme sistemi ekleyerek, onu son derece hassas bir silaha dönüştürüyor.

abd-quicksink-gemiyi-ikiye-boldu

Ancak Quicksink, bu teknolojiyi bir adım daha ileri götürüyor. Quicksink kitine eklenen lazer sensör, bombanın hem sabit hem de hareketli yüzey gemilerine kilitlenmesini sağlıyor. Bu sayede, geleneksel torpidoların yerini alabilecek, daha esnek ve etkili bir silah ortaya çıkıyor.

ABD’nin sır gibi sakladığı İHA’sı ortaya çıktı!

ABD’nin sır gibi sakladığı İHA’sı ortaya çıktı!

ABD için "çok gizli" niteliği taşıyan Model-437 İHA sonunda ortaya çıktı. Peki Model-437'nin özellikleri neler? İşte detaylar...

Quicksink’in en büyük avantajlarından biri maliyeti. Normalde bir torpido atışı ABD’ye yaklaşık 1.2 milyon dolar gibi yüksek bir fiyata mal oluyor. Quicksink ise bu ölümcül etkiyi sadece 300 bin dolar karşılığında sunuyor. Dahası, bu sistem, bir hayalet (stealth) uçak veya bombardıman uçağı tarafından taşınabiliyor, bu da onu çok daha geniş bir menzilde etkili hale getiriyor.

Videoda da görüldüğü üzere, Temmuz ayında düzenlenen RIMPAC tatbikatında bir B-1 bombardıman uçağı, Quicksink kullanarak MV Monarch Countess adlı bir gemiyi anında ikiye böldü ve batırdı. ABD, Quicksink’in gücünü ve etkinliğini gözler önüne seren bir gösteri yapmış oldu.

Quicksink’in bir diğer önemli avantajı, mevcut teknolojiye dayalı modüler ve açık mimarisi. Bu sayede, farklı operasyonel ihtiyaçlara hızla adapte edilebiliyor. Ancak, Quicksink’in menzili 74 km ile sınırlı ve bu da saldırı uçağını düşman hava savunmasına karşı savunmasız hale getirebiliyor.

Yine de, Quicksink’in asıl hedefinin, savaş gemileri değil, daha az korunan veya silahsız ticaret gemileri ve kaçakçılık yapan gemiler olduğunu belirtmekte fayda var. Peki, sizce Quicksink, modern savaş alanında ne kadar etkili olacak? Torpidoların yerini bu akıllı bombalar alabilir mi? Görüşlerinizi paylaşmayı unutmayın.