Samsung telefonlarda APK yüklemek tarih mi oluyor?

Apple ürünlerine göre çok daha serbestlik sunmasıyla bilinen Android, sideloading (APK yükleme) yüzünden eleştiriler de alıyor. Bu kapsamda Samsung da cihaz güvenliğini tehlikeye atan sideloading yöntemine karşı yeni bir önlem alıyor.

Samsung, yeni Galaxy modellerine Auto Blocker adı verilen bir güvenliği özelliği yerleştirmeye hazırlanıyor. Bu hizmet sayesinde yetkisiz kaynaklardan gelen uygulamaların yüklenmesini engellemeyi amaçlıyor. Bu da APK yüklemenin daha da zahmetli hale geleceğini gösteriyor.

Auto Blocker; Samsung’un Android 14 tabanlı OneUI 6 arayüzünde ortaya çıktı. Bu arayüze sahip cihazlarda varsayılan olarak etkinleştirilirken, Ayarlar > Güvenlik ve Gizlilik bölümünde görüldü.

Samsung, akla hayale gelmeyecek derecede farklı telefonlar geliştiriyor!

Samsung, akla hayale gelmeyecek derecede farklı telefonlar geliştiriyor!

Samsung Electronics Mobil Dünya Başkanı ve CEO'su TM Roh, şirketin yeni akıllı telefonları ile ilgili beklenmedik bir açıklama yaptı.

Auto Blocker, Google Play Store ve Galaxy Store gibi resmi uygulama mağazaları dışında indirilen uygulamaların yüklenmesini engelleyecek. Samsung bu şekilde Galaxy cihazlarını korumayı hedefliyor. Üçüncü taraf sitelerden uygulama yüklemek, kullanıcıları kötü amaçlı yazılımlara ve gizlilik risklerine maruz bırakıyor.

Tabii Android işletim sisteminde uygulamaları sideloading yöntemiyle yüklemeye izin veriliyor. Auto Blocker ise izin verilmiş olsa bile yetkisiz uygulamalara karşı kullanıcıları uyaracak. Bu da Samsung kullanıcılarına ekstra güvenlik katmanı sağlayacak.

Auto Blocker özelliğinin devre dışı bırakılabildiğini hatırlatalım. Bunun için Güvenlik ve Gizlilik bölümüne gidebilir ve istediğiniz kaynaktan uygulama yükleyebilirsiniz.

Musk’ın mobil jeneratörleri çevresel endişelere yol açtı!

Elon Musk’ın devasa projesi Memphis Supercluster AI veri merkezi faaliyete geçti, ancak şu anda 14 mobil jeneratörle çalıştırılıyor ve bu durum ciddi çevresel endişelere yol açtı. İşte Musk’ın devasa projesinin tüm detayları…

Memphis Supercluster, 100 bin adet sıvı soğutmalı H100 GPU kullanarak “dünyanın en güçlü AI eğitim kümesi” olarak tanımlanıyor. Her bir H100 GPU’nun en az 700 watt güç tükettiğini düşünürsek, bu merkez tam kapasite çalıştığında 70 megawatt’tan fazla elektrik gerekiyor. Ancak, şu anda yerel elektrik şebekesi ile anlaşma yapılmadığından, Musk bu devasa tesisi 14 mobil jeneratörle çalıştırıyor.

AI ve yarı iletken analisti Dylan Patel, başlangıçta sosyal medyada bu devasa veri merkezinin elektrik kısıtlamaları nedeniyle çalışamayabileceğini belirtmişti. Şu anda sadece şebekeden 7 megawatt güç çekiliyor ve bu da yaklaşık 4000 GPU’yu çalıştırmaya yetiyor. Tennessee Valley Authority (TVA), Ağustos başına kadar 50 megawatt elektrik sağlayacak, ancak xAI gerekli anlaşmayı imzalamak zorunda. Bu arada, 150 megawatt kapasiteli bir trafo merkezi inşa ediliyor ve bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor.

Musk açıkladı: ChatGPT rakibi xAI neler sunacak?

Musk açıkladı: ChatGPT rakibi xAI neler sunacak?

Yakında sınırlı sayıda kullanıcıyla test edileceği belirtilen xAI ile ilgili ilk bilgiler paylaşıldı. İşte xAI özellikleri...

Patel, Elon Musk’ın bu sorunu 14 VoltaGrid mobil jeneratörle çözdüğünü belirtti. Her bir jeneratör, 2.5 megawatt güç sağlıyor ve toplamda 35 megawatt güç elde ediliyor. Bu jeneratörler ve şebekeden gelen güçle birlikte, merkez şu anda 43 megawatt güçle çalışıyor ve bu da 32.000 GPU’yu çalıştırmaya yetiyor. Ancak tam kapasite için 155 megawatt gerekiyor, bu da daha fazla jeneratör veya trafo merkezi tamamlanana kadar mümkün değil.

Bu devasa güç tüketimi ve çevresel etkileri, AI veri merkezlerinin karşılaştığı ana sorunlardan biri. Sadece 2023 yılında satılan tüm veri merkezi GPU’larının tükettiği enerji, 1.3 milyon Amerikan evinin toplam enerji tüketimini aşıyor. Bu durum elektrik şebekesi üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Yeni enerji santralleri inşa etmek yetmez, yüksek gerilim hatları ve trafo merkezleri gibi ek altyapılar da gerekiyor.

Musk’ın Memphis Supercluster’da kullandığı jeneratörler doğal gazla çalışıyor, bu da kömür veya petrol gibi fosil yakıtlara göre daha temiz, ancak yine de karbondioksit salınımına neden oluyor. Google, veri merkezlerinin enerji ihtiyacı nedeniyle 2019’dan bu yana karbon ayak izini yüzde 48 artırdığını açıkladı. Bu nedenle, Musk daha temiz enerji kaynaklarına geçmezse, xAI da benzer çevresel sorunlarla karşılaşabilir.

elon-musk-mobil-veri-merkezi-jeneratorleri-cevre

Elon Musk, xAI’yi AI geliştirme alanında lider yapmak için büyük çaba sarf ediyor ve bunun için her türlü yöntemi deniyor. Umarız mobil jeneratörlerin kullanımı geçici bir çözüm olur ve Memphis Supercluster daha temiz enerji kaynaklarına geçiş yapar. Tennessee Valley Authority’nin sağlayacağı enerji, bu geçişin bir parçası olabilir.

Elon Musk’ın bu devasa AI veri merkezi ve çevresel etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz.

Başımıza taş yağacak: Apple, iPhone 18 için Samsung ile mi anlaştı?

Önümüzdeki aylarda tanıtılması beklenen iPhone 16 için her yeni gün yeni bilgiler elimize ulaşıyor, bununla birlikte iPhone 17 ile ilgili bilgi kırıntıları da yavaş yavaş piyasaya düşüyor: Buna karşın, Daha duyurulmasına en az 2 yıl olan iPhone 18 serisine dair ilk sızıntılar ortalarda dolaşmaya başladı. İşte detaylar…

iPhone 18 kamera sensörü için Samsung ile anlaşılmış olabilir!

Apple’ın iPhone serisinin geleceği, teknoloji meraklıları ve analistler tarafından büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Son raporlar, önümüzdeki yıllarda iPhone’larda gerçekleşecek önemli değişiklikleri ortaya çıkardı.

iphone-18-icin-ilk-bilgiler-geldi-apple-ile-samsung-beraber-calisabilir-2

Apple cephesinin en ünlü analistlerinden ve sızıntı kaynaklarırndan biri olarak bilinen Ming-Chi Kuo, iPhone 18 ile ilgili ilk sızıntıyı basına duyurdu. Buna göre 2026 yılında duyurulması ve piyasaya sunulması beklenen iPhone 18 serisinde, uzunca süredir kamera sensörü konusunda Sony ile çalışan Apple, bu anlaşmaya son verecek.

iPhone 17 serisinin özellikleri ortaya çıktı! İşte tüm detaylar

iPhone 17 serisinin özellikleri ortaya çıktı! İşte tüm detaylar

Apple henüz iPhone 16 serisini tanıtmamışken, iPhone 17 modellerinin özellikleri ortaya çıktı. İşte iPhone 17 ailesinin bilinen detayları...

Kuo’nun iddiasına göre Apple, Güney Kore menşeli teknoloji devi ve akıllı telefon pazarındaki en büyük rakiplerinden Samsung ile anlaştı. Samsung, iPhone 18’de kullanılacak olan ultra geniş açılı CMOS görüntü sensörünün üreticisi olmaya çok yakın.

2024-2027 iPhone Yol Haritası

Pro Modeller:

  • 2024: Hap şeklinde çentik
  • 2025: Hap şeklinde çentik
  • 2026: Ekran altı Face ID + nokta şeklinde kamera
  • 2027: Ekran altı Face ID + ekran altı kamera.

Standart Modeller:

  • 2024: AOD ve ProMotion olmadan hap şeklinde çentik
  • 2025: AOD ve ProMotion ile hap şeklinde çentik
  • 2026: AOD ve ProMotion ile hap şeklinde çentik
  • 2027: AOD ve ProMotion ile ekran altı Face ID + nokta şeklinde kamera.

Sizler bu gelişmeyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce iPhone 18 üretiminde Samsung ile çalışılacak mı? Görüşlerinizi bizlerle yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Tribit StormBox Blast inceleme!

Tribit Stormbox Blast modeli bugünkü inceleme konuğumuz oldu. Tasarım ve performans olarak üst düzey bir hoparlör olduğunu söyleyebiliriz. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmadan gelin bu modele yakından bakalım.

Tribit StormBox Blast inceleme!

Yaz tatili döneminin ortasındayız. Bazı tatiller yapıldı, bayram dönemimizi değerlendirdik ama yeni planlar yapıyoruz. Peki bir tatilcinin yanından ayırmayacak ürün nedir? Bana kalırsa Bluetooth hoparlör listenin üst sıralarında yer alıyor. Bugün de yine üst sıralarda yer alacak bir hoparlörle karşınızdayız.

İlk olarak tasarım ayrıntılarıyla başlamak istiyorum. Şu anda size bakan kısımda, yani hoparlörün ön tarafında, iki adet 4 inç boyutunda woofer bulunuyor. Bu woofer’ların üst taraflarında, köşelerinde 1.2 inçlik tweeter’lar bulunuyor. Sağ ve sol tarafına baktığımızda ise üzerinde Tribit logolarının olduğu pasif radyatörler bulunuyor. Bu da woofer’ın verdiği sesle beraber bir titreşim etkisi yaratıyor. Özellikle yüksek baslı müzikler dinlerken, bu kısmın dalgalandığını göreceksiniz. Gümbür gümbür basları var ve XB ismi verilen bir modu bulunuyor. Üst taraftaki kontroller üzerinden bu modu açabiliyoruz.

Hoparlörler yalnızca ön tarafta bulunuyor, arkasında bulunmuyor. Arka tarafına geldiğimizde ise bir kapak bulunuyor. Bu silikon kapağı açtığımızda giriş çıkışlar bizleri karşılıyor. Bir adet güç girişi, Type-C girişi ve AUX girişi bulunuyor. Bu girişlerle beraber kablolu bağlantı da sağlayabiliyorsunuz. Type-C girişi üzerinden şarj etmek mümkün. Ayrıca bu hoparlör, büyük bir bataryaya sahip olduğu için power bank olarak da kullanılabiliyor ve cihazlarımızı şarj edebiliyoruz.

Hoparlörün üst tarafında bir taşıma kolu bulunuyor ve yaklaşık 5.5 kilogram ağırlığında. Hafif bir cihaz diyemem ama çok da ağır olduğu söylenemez. Yaptığınız planlarda etkinliklerde yanınızda taşıyabilirsiniz. Elinizde veya çantanızda değilse, bir aracınız varsa kısmen taşınabilir olduğunu söyleyebiliriz. 5.5 kilogramlık ağırlık tamamen sizin kullanımınıza kalmış. Bu arada arka tarafında silikon bir kapak olduğunu söylemiştik. Bunun sebebi IPX7 sertifikasına sahip olması. Bu sayede suya karşı dayanıklılığı bulunuyor. Yani havuzda, denizde herhangi bir yerde suyun içine atarak da kullanabiliyorsunuz.

Üst tarafındaki kontrolcülerden bahsetmek istiyorum. En başta güç tuşu bulunuyor, yanında Bluetooth simgesi var. Bu pairing tuşu ile buradan eşleştirme başlatabilirsiniz. Ses kısma ve ses açma tuşları bulunuyor. Bunların tam ortasında bir daire biçiminde tuş bulunuyor. Bu tuşa bir kez bastığınızda durdurma oynatma, çift tıkladığınızda ise bir sonraki şarkıya geçiyor. Bir güneş simgesi göreceksiniz. Bu da cihazın ön tarafında bulunan aydınlatmaların farklı modlara geçmesini sağlıyor. XB tuşuyla bu modu aktifleştirebilirsiniz.

Bu hoparlör 90 watt’lık çıkış gücü verebiliyor. Bu sayede kaliteli müzikleri yüksek sesle dinleyebiliyoruz. Dilerseniz hoparlörün sunduğu özelliklerle devam edelim. İlk olarak en çok beğendiğim özellik olan XB modundan bahsetmek istiyorum. Bu özellik sayesinde distorsiyonu zengin ve dengeli bir ses sağlanıyor. Bu teknolojiyle beraber ihtiyaç duyduğumuz 90 watt’lık ses çıkışını yüksek kalitede alabiliyoruz. Distorsiyon, yani sesteki bozulmalar minimuma indirgeniyor. Bu modu açarak bozulmayan sesi deneyimleyebiliyoruz.

Hoparlörün üst tarafında bulunan kontrolcülerde bir adet ışık modu düğmesi olduğunu söylemiştik. Peki bu tuş ne işe yarıyor? Bu tuşa bastığınızda, farklı aydınlatma modları arasında geçiş yapabiliyorsunuz. Cihazda 32 farklı LED ışıklandırma bulunuyor. Bu sayede açtığımız müziklere entegre bir şekilde müzik keyfimizi sürebiliyoruz. Yan taraftaki barlar, hoparlörün üzerinden sesi kısıp açarken ses seviyesini kademeli olarak gösteriyor. Telefon uzağımızda ise bu detay oldukça kullanışlı.

Teknik tarafına geçelim. İki tane 4 inçlik woofer ve 1.2 inçlik iki tane tweeter olduğunu söylemiştik. Hoparlör, 50 Hz ve 20 kHz frekans aralığında çalışabiliyor. Bu da müzikteki tüm detayları duyabilmemizi sağlıyor. Düşük frekanslarda güçlü basları, yüksek frekanslarda güzel bir tiz deneyimi yaşatabiliyor. Bluetooth 5.3 teknolojisini kullanıyor, bu sayede düşük gecikme ve uzun menzilde kesintisiz bağlantı sunmayı amaçlıyor.

Tribit Stormbox Blast modelinde yazılım desteği de bulunuyor. Uygulamayı açtığınızda mevcut aydınlatma modunu değiştirebiliyor, ses seviyesini kontrol edebiliyor, equalizer ayarlarını yapabiliyorsunuz. Yazılım güncellemeleri de buradan yapılabiliyor. Ses seviyesi gösterge ışığını, maksimum ses bip sesini kapatabiliyorsunuz. Kapanmak için geri sayım özelliği de bulunuyor.

Sony, PS5 için yeni beta güncellemesi yayınlıyor!

Sony, PS5 için yeni bir beta güncellemesi yayınlamaya hazırlanıyor. Bu güncelleme ile kişiselleştirilmiş 3D ses, remote play ve PS5 Slim için adaptif şarj gibi birçok yeni özellik getiriyor. İşte, yeni güncellemenin sunduğu yenilikler…

Bu yeni sistem, kullanıcıların PS5 konsollarında kişiselleştirilmiş 3D ses profilleri oluşturmasını sağlayacak. Pulse Elite ve Pulse Explore kablosuz kulaklıkları kullanırken, kullanıcılar bir dizi ses testi yaparak kendi işitme özelliklerine en uygun ses profilini oluşturabilecekler. Bunu yapmak için PS5’te Ayarlar > Ses > Kulaklık için 3D Ses yolunu izleyip, ekrandaki talimatları takip edebilirsiniz. Bu özellik, TV’nin yerleşik hoparlörleri ve Dolby Atmos uyumlu ses cihazlarıyla da uyumlu olacak.

Remote Play deneyimi de iyileştirildi. Bu yeni sürüm, her kullanıcı için uzak oynatma ayarlarını düzenleme ve PS5 konsoluna kimlerin uzak bağlantı kurabileceğini belirleme imkanı tanıyor.

PS5 Pro ışın izleme özelliği AMD’den geliyor!

PS5 Pro ışın izleme özelliği AMD’den geliyor!

AMD RDNA 4 ekran kartları ve PS5 Pro'ya gelen yeni ışın izleme teknolojilerine güç katacak. İşte geliştirilen özellikler...

PS5 Slim sahipleri için yeni bir adaptif şarj özelliği de geliyor. Bu özellik, kontrol cihazlarının pil seviyesine göre bekleme modunda şarj süresini ayarlayacak. Eskiden sabit 3 saatlik veya sürekli açık olan şarj seçeneklerinin yerine, adaptif şarj ile enerji tasarrufu sağlanacak. Bu özellik DualSense, DualSense Edge, PlayStation VR2 Sense ve Access kontrol cihazlarını destekliyor.

sony-ps5-icin-yeni-beta-guncellemesi

Sony’nin bu yeni test güncellemesi, oyun deneyimini daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Yeni ses profilleri, uzaktan oynatma ayarları ve adaptif şarj özelliği ile oyunculara daha kişiselleştirilmiş ve verimli bir oyun deneyimi sunulacak.

WhatsApp, AI Studio adlı yeni yapay zeka özelliğini tanıtıyor!

WhatsApp’ın Android ve iOS beta sürümünde yeni yapay zeka özelliği AI Studio görüldü. Kullanıcıların yaptığı belirli işleri basitleştirmeyi amaçlayan AI Studio, aynı zamanda farklı botlarla sohbet etmenize de olanak sunuyor. İşte bir sonraki WhatsApp güncellemesi ile gelecek olan AI Studio’nun detayları.

Günümüzde tüm platformlar yapay zeka desteği ile daha kullanışlı hale geliyor. Bu tarafta en popüler mesajlaşma uygulamasının da bazı çalışmaları var. Geçtiğimiz hafta yapay zeka botu söylemleri ile karşımıza çıkan uygulama, şimdi Android ve iOS beta sürümlerinde AI Studio özelliğini tanıtıyor.

whatsapp-ai-studio-adli-yapay-zeka-ozelligini-tanitiyor-2

Şu anda Android için 2.24.15.10 sürümünde, iOS için 24.15.10.72 sürümünde görülen AI Studio, en basit tabirle kullanıcı deneyimini geliştirmeyi amaçlıyor. WhatsApp kullanıcılarının çeşitli görevleri basitleştirmesine, sık sorulan soruları yanıtlamasına ve kişisel öneriler almasına yarayan AI Studio, içerisinde Meta ve harici geliştiriciler tarafından oluşturulan AI botları da barındırıyor.

Gelecek geldi: WhatsApp, yapay zekayla sizi bambaşka biri yapıyor!

Gelecek geldi: WhatsApp, yapay zekayla sizi bambaşka biri yapıyor!

Meta, dün duyurduğu yapay zeka yetenekleriyle kullanıcıları etkilemeyi hedefliyor: WhatsApp ile tek komutla fotoğraflar oluşturabileceksiniz.

Bu botları günlük etkinlikleri takip etmek, sohbetleri daha sezgisel hale getirmek için kullanan WhatsApp, aynı zamanda bu botlarla sohbet etmenize de izin verecek. Gizlilik kuralları nedeniyle hiçbir mesajı Meta ile paylaşmayacak olan popüler uygulama, AI Studio’nun tamamen kullanıcı deneyimini geliştirmeye odaklı bir özellik olduğunu bildiriyor.

Şimdilik beta sürümlerinde kullanıma sunulan bu özelliğin ne zaman tüm cihazlara geleceği bilinmiyor. Bakalım AI Studio gerçekten işe yarayacak mı?

Read this news article in English

Cezadan kaçamadı: TikTok yanlış bilgi verirken yakalandı

Ofcom (İngiltere İletişim Yönetim Kurulu), geçen yıl TikTok’tan “aile güvenlik eşleştirme” özelliği hakkında doğru bilgi talep etti. Eylül ayında TikTok, bu özellik hakkında veriler sundu. Ancak, tam da bu aşamada beklenmedik bir detay keşfedildi. TikTok’un yasal bilgi taleplerine uymadığı ortaya çıktı. Peki TikTok Ofcom tarafından ne kadar ceza aldı? Detaylar haberimizde…

Aralık ayında TikTok, verdiği verilerin doğru olmadığını kabul etti. Bu da Ofcom’un çocukların çevrimiçi güvenliği hakkındaki raporunun son aşamasında değişiklik yapmak zorunda kalmasına neden oldu. Ofcom’un yaptığı incelemeler sonucunda, TikTok’un veri yönetim süreçlerinde ciddi eksiklikler olduğu ortaya çıktı.

Verilerin doğruluğunu sağlamak için yeterli kontrol mekanizmaları yokmuş ve hatalar hakkında Ofcom’u zamanında bilgilendirmemişler. Yani kısacası, TikTok yasal bilgi taleplerine tam olarak uymamış. Ofcom’un icra müdürü Susan Carter, “Bizim işimiz platformların güvenlik özelliklerini incelemek ve bilgi toplamak. Verilerin doğru ve zamanında sunulması gerekiyor. Eğer bu yapılmazsa, biz de gerekli yaptırımları uygulamaktan çekinmeyiz” dedi.

TikTok, Avrupa’daki hukuk mücadelesini kaybetti!

TikTok, Avrupa’daki hukuk mücadelesini kaybetti!

TikTok, Avrupa'da antitröst yasasına karşı hukuki mücadelesini kaybetti ve yasaklanma riskiyle karşı karşıya. İşte detaylar!

Yani Ofcom, TikTok platformuna pek de sıcak bakmıyor bu konuda. TikTok da çok beklemedi ve bir açıklama yaptı. “İngiltere İletişim Yönetim Kurumu’na yanlış bilgi verdik, bu bilgi ülkedeki ‘aile güvenlik eşleştirme’ özelliği kullanımını büyük ölçüde hafife aldı. Doğru bilgiyi sonradan sağladık ama hatayı erken raporlayamadık, bunun için özür dileriz” dediler.

Ayrıca, iç süreçlerini iyileştirdiklerini ve Ofcom’un tüm taleplerine tam olarak uyacaklarını da eklediler. TikTok, Ofcom’un soruşturma sonuçlarını kabul etti ve uzlaşmaya vardı. Bu yüzden ceza miktarı yüzde 25 oranında azaltıldı. Yani, TikTok bir nebze de olsa daha az ceza ödedi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında paylaşmayı unutmayın!

Peru’da bulunan uzaylı mumya, parmak izi analizleri ile bilim insanlarını şaşkına çevirdi

Peru’da bulunan ve dünya çapında büyük ilgi gören ‘uzaylı mumyalar’ üzerine yapılan yeni parmak izi analizleri, bu kalıntıların insan kökenli olmadığını işaret ediyor. Parmak ve ayak parmaklarındaki sıra dışı diyagonal çizgiler, bu mumyaların insan dışı bir orijine sahip olabileceğini gösteriyor.

Geçen yıl UFO araştırmacısı Jaime Maussan tarafından Meksika kongresine sunulan ve o zamandan beri tartışmalara neden olan bu küçük ve garip örnekler, yeni bir parmak izi analiziyle tekrar gündemde. Eski Colorado savcısı ve şu anki savunma avukatı Joshua McDowell, ABD’den üç bağımsız adli tıp uzmanının yardımıyla bu örneklerden birini inceledi. McDowell, “Bunlar geleneksel insan parmak izi desenleri değildi” dedi.

McDowell, ‘Maria’ olarak adlandırılan ‘uzaylı’ mumyanın parmak izlerinin bilinen hiçbir insan desenine uymadığını belirtti. “Bu parmak izlerinde döngüler veya kıvrımlar görmedik, Maria’nın parmak izleri insan izleriyle uyumlu değildi.” diyen McDowell, bu durumu oldukça şaşırtıcı buldu. Jaime Maussan’ın ortaya çıkardığı diğer ‘uzaylı’ mumya örnekleri gibi, Maria da diyatomlu toprakla kaplı olarak bulundu.

McDowell, mumya vücudunun büyük bir kısmının diyatomlu toprakla kaplı olduğunu ve parmaklarındaki epidermal sırtların çoğunlukla düz çizgiler halinde olduğunu belirtti. Bu durum, mumyaların insan dışı bir orijine sahip olabileceği iddialarını güçlendiriyor. Ancak, McDowell ve ekibi, bu gizemli mumyalar hakkında kesin bir açıklama yapmanın henüz erken olduğunu vurguladı.

Nazca bölgesinde bulunan ve ‘Nazca mumyaları’ olarak adlandırılan bu örnekler, uzun kafaları ve üç parmaklı elleriyle ünlü. Maussan ve ekibi, bu mumyalar üzerindeki bilimsel ilgiyi artırmak için yoğun çaba sarf ediyorlar. Ancak, Peru Kültür Bakanlığı gibi bazı kurumlar, bu mumyaları insan yapımı sahte eserler olarak nitelendiriyor.

Uzayda yalnızlık, astronotların yemeklerinin tadını bozuyor!

Uzayda yalnızlık, astronotların yemeklerinin tadını bozuyor!

Yalnızlık, uzayda yemeklerin tadını etkileyebilir mi? Yeni araştırma, bu durumu inceleyen bulgular sunuyor.

Son parmak izi analizi, bu mumyaların ya oyuncak olmadığını ya da daha farklı ve olağandışı materyallerden yapıldığını gösteriyor. Kesin sonuçlar için daha ileri DNA çalışmaları ve karbon tarihleme yöntemleri gerekiyor.

Uzaylı mumya iddialarının doğruluğunu kanıtlamak veya çürütmek için yapılan bu araştırmalar, dünya genelinde merakla takip ediliyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Read this news article in English

Star Wars gibi: F-35’ler ile lazer savaşları çok yakında!

Star Wars serisini izleyenler bilirler; lazer silahları, ışın kılıçları ve dahası… Muhtemelen izlediğimizde “Vay canına bu mümkün olabilir mi?” sorusunu soruyorduk birbirimize. Star Wars’ın ilk filmi 1977 yılında çıktı ve aradan uzun yıllar geçti. 2024 yılında ise artık “lazer silahlarını” konuşmaya başlıyoruz. İşte Lockheed Martin tarafından yapılan açıklama ve dahası…

Savunma sanayi ve silah teknolojileri her geçen daha farklı bir boyut kazanıyor. Gelişen teknolojiyle birlikte silahların modelleri değişiyor, savaşlar daha farklı boyutlara taşınıyor. Bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz lazer savaşları içinse tarihler yaklaşıyor diyebiliriz.

Bu hususta Lockheed Martin International Başkanı Williamson tarafından yapılan bir açıklama oldukça dikkat çekici. Zira Williamson dünya üzerindeki birçok devletin ordularında füze tabanlı savunma sistemlerinden vazgeçmeye başladığını bildirdi. Bu vazgeçişin sebebi olaraksa füze tabanlı sistemlerin yüksek maliyetlerini öne sürdü.

Sınırlarımız artık ona emanet: Milli Tarama Sistemi MİLTAR!

Sınırlarımız artık ona emanet: Milli Tarama Sistemi MİLTAR!

Milli Tarama Sistemi MİLTAR yakında tüm gümrük ve sınır kapılarında! İşte konuyla ilgili ayrıntılar ve haberimiz...

Tabi burada ortaya çıkan bir açığında farkında olduklarını, füze tabanlı savunma sistemlerinin açığını kapatmak amacıyla da “lazer silahlarına” yöneldiklerini bildirdi. Burada kamikaze İHA ve dron sistemlerinin etkisine de dikkat çekildi. Zira bu sistemler füze savunma sistemlerinin etkinliklerini büyük oranda bastırıyorlar. Devamında füze sistemlerinin karmaşık yapıları da bir etken oluyor.

Lazer sistemleri ise karmaşık veya yüksek maliyetli ürünler değiller. Bu sebeple 2023 yılında Amerika Birleşik Devletleri Ordusu’nun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bir ihale düzenlendi. İhale kapsamında kazanan şirket ihtiyaçlar doğrultusunda yüksek enerjili lazer prototipi geliştirecekti.

İhaleyi kazanan Lockheed Martin, aynı zamanda F-16 ve F-35 uçaklarının üreticisi, Yüksek Enerji Lazer Ölçeklendirme Girişimi (HELSI) adı verilen sistem üzerinde çalışıyor. Aynı zamanda 2023 yılında şirket Amerikan Donanması’na entegrasyonu mümkün olan HELIOS platformunu da teslim etti.

Şu anda 300 kW kapasite ile çalışan HELSI sistemi hafifletilmeye çalışıyor. Hafifliği ile her türlü platforma entegre edilebilecek olan sistemin yakın gelecekte gücü 500 kW seviyelerine çıkarılacak.

Uzay fotoğrafçısı, arka bahçesinden Güneş’in muhteşem fotoğraflarını çekti!

Arizona’da yaşayan ve NASA’nın güneş sistemi elçisi olan deneyimli uzay fotoğrafçısı Mark Johnston, bahçesinden çektiği güneş fotoğraflarıyla hayranlık uyandırıyor. Güneş fotoğrafı çekmek, özellikle şu anki gibi yüksek güneş aktivitesi dönemlerinde, uzay fotoğrafçılarının ilgisini çeken bir alan. Johnston, özel olarak tasarladığı büyük açıklıklı güneş teleskopu ile bu fenomenal görüntüleri nasıl yakaladığını da anlattı.

Johnston, yıllardır güneşi görüntüleyen ve bu alanda uzmanlaşmış bir uzay fotoğrafçısı. Güneş fotoğrafı çekme serüveni, Covid döneminde halka açık etkinliklerde teleskop görüntülerini bir PC aracılığıyla TV’ye yansıtmakla başladı.

Bu süreçte biriktirdiği görüntülerle daha da ilerledi. “Son zamanlarda büyük açıklıklı özel bir güneş teleskopu oluşturdum ve bunu test etmek için sabırsızlanıyordum. Bu görüntülerin hepsi Temmuz 2024’te çekildi” diyor Johnston.

  • 160mm refraktör teleskop: Enerji yansıtıcı filtre ile güneşten korunuyor.
  • İki hidrojen alfa etalonu: 656.28 angstrom dalga boyunu izole etmek için kullanılıyor.
  • Yüksek hızlı monokrom astronomi kamerası: Yüksek çözünürlüklü görüntüler elde etmek için kullanılıyor.
  • 2000 x 10 milisaniye çerçeve yakalama: Yazılım, en iyi 200 kareyi seçip birleştiriyor.
  • Son işleme: Görüntüler keskinleştiriliyor, gürültü azaltılıyor ve ayarlamalar yapılıyor.

Johnston, güneşi bu detayda yakalamak için geliştirdiği özel tekniklerle yüksek çözünürlüklü fotoğraflar elde ediyor. Bu fotoğraflarda güneşin kromosferi, kenardaki prominensler ve spiküller, yüzeydeki filamentler ve güneş lekeleri, aktif plazma hareketleri gibi birçok detay net bir şekilde görülebiliyor. Bu detaylar, güneşin yüzeyindeki manyetik olayları ve bu olayların dünyamıza etkilerini anlamamıza yardımcı oluyor.

Johnston’a göre güneşi görüntülemek, her çekimde farklı bir manzara sunduğu için çok ilgi çekici. “Ay, gezegenler, galaksiler ve yıldız kümeleri, nadir süpernova gibi olaylar dışında, genellikle hep aynıdır. Ancak güneş, 30 dakika içinde aniden bir prominens fırlatabilir” diyor.

Arizona, uzay fotoğrafıları için ideal bir yer. İyi hava koşulları ve açık gece gökyüzü, kalın atmosfer tabakasının üzerine çıkma imkanı sağlayan dağlarla birleşince, mükemmel bir gözlem ve fotoğraf çekme ortamı sunuyor.

NASA, VIPER programını iptal etti! Peki neden?

NASA, VIPER programını iptal etti! Peki neden?

NASA, gelecek yıl Ay yüzeyine iniş yapmak üzere gönderilecek keşif aracı VIPER'ı iptal etti. Peki NASA, VIPER programını neden iptal etti?

Johnston, güneş fotoğrafı çekmek isteyenlere, astronomi ekipmanlarını görsel olarak kullanmada rahat olmalarını tavsiye ediyor: “Çalışmalarını beğendiğiniz fotoğrafçılara ulaşın ve tavsiye isteyin”.

Ayrıca kendisi YouTube kanalında benzer şekilde harika görüntülerin nasıl çekileceğine dair zengin bilgilerini paylaşıyor. Siz Güneş fotoğrafları hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Read this news article in English

İptal edilmesiyle herkesi kahreden 5 oyun!

Özellikle 2000’li yıllardan sonra, oyun sektörü sinema sektörünün hemen ardına yerleşerek dünyanın en büyük ikinci medya ve yapım sektörlerinden biri halini aldı: Bu anlamda birçok firma, uzun süregeliştirdiği oyunları istemeyerek de olsa iptal edebiliyor. Bu yazımızda sizler için bu oyunların bir kısmına değiniyoruz.

Scalebound

İlk olarak 2014 yılında duyurulan ve Microsoft’un Sony karşısında elini güçlendirmesine kesin gözüyle bakılan yapım, her şey yolunda gitseydi 2016 yılında piyasaya çıkacaktı. Ancak önce 2017 yılına ertelenen yapım, aynı yıl içerisinde iptal oldu. Videosuyla oldukça heyecan yaratan aksiyon rol yapma oyunu, Microsoft taraıfından tarihin tozlu raflarına gömüldü.

Days Gone 2

Sony PlayStation markasının hem konsolda hem de PC’de oldukça ilgi çeken zombi oyunu Days Gone, belki türe bir yenilik getirmiyordu ancak yapmaya çalıştığı her şeyi de iyi yapıyordu.

Sony tarafından serinin yalnızca ikinci değil, üçüncü oyunu da iptal edildi. Nitekim Days Gone bir üçleme olarak planlanıyordu. Belki de Sony, oyunun PC satışlarını hesaba katmadan erken bir iptal gerçekleştirdi. İleride Days Gone’u belki de tekrar görebiliriz.

Star Wars Battlefront 3

Son zamanların en iyi çok oyunculu oyunlarından biri olan Star Wars Battlefront 2, hem serinin hayranlarını hem de rekabetçi oyun severlerin büyük ilgisini çekmişti. Battlefront 3, normal şartlarda TimeSplitters 3’ü de geliştiren ekibe emanet edilmiş ve eski bir Free Radical Design geliştiricisinin söylediğine göre, ‘bitiş çizgisine sadece 2 metre kala’ edilmişti. EA’in oyunu neden iptal ettiği bugün bile detaylarıyla bilinmiyor.

Rainbow 6: Patriots

Sırada iptal edilerek yerini bir başka yapım olan Rainbow Six: Siege‘e bırakan bir yapım var. Ubisoft’un tam anlamıyla ne yaptığını bilmediği bir döneme denk gelen Rainbow 6: Patriots, Ubisoft’un 2011 kasım ayında duyurduğu ve daha sonra bir dizi erteleme kararı alan yapım, 2013 yılında fişi çekilerek iptal edilmişti. Oyunun taktiksel shooter açığını gidermesi ve ciddi oynanışıyla ilgi çekmesi düşünülüyordu.

Half-Life 2: Episode 3

Gelelim bu tür listelerin en olmazsa olmazına… Gabe Newell’ın bugün dahi gayet güzel (!) şekilde anılmasına sebp olan Half-Life Episode 3, hem ikinci oyun sonrası olanlar anlatan episodik maceralara bir son verecek hem de Half-Life 3 için bir köprü niteliği taşıyacaktı. Ancak o dönemde Valve’ın Steam’in para basmasıyla adeta unuttuğu ve bir daha adını dahi anmadığı bir yapım olarak kaldı. Aradan geçen 15 yıl sonra, Half-Life Alyx ile en azından oyuncuların ağzına bir parmak bal çalındı denebilir.

Sizler listeyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Aklınıza gelen başka bir oyun var mı? Görüşlerinizi bizlerle yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Dört adet 50 Megapiksel kamera: vivo V40 Pro ortaya çıktı!

vivo çok yakında yeni akıllı telefon modeli vivo V40 Pro’yu Hindistan’da tanıtacak. Ardından tüm dünyaya sunulacak olan V40 Pro, bugün şirketin web sitesinde görüldü. Bu sayede bazı özelliklerini doğrulayan V40 Pro, artık lansmana gün sayıyor.

Bugün posterleri ile tasarımını ve bazı özelliklerini doğrulayan vivo V40 Pro, farklı bir kamera tasarımı ile geliyor. Üst tarafta büyük bir dairesel ada taşıyan V40 Pro, bu siyah ada içerisinde iki adet kamera barındırıyor. Alt tarafta tasarım gövde rengi ile devam ederken, üçüncü kamera ve led flaş bu kısımda yer alıyor. Ön tarafta ise kavisli bir ekran bizleri karşılarken, ince çerçeveler göze çarpıyor.

Yine posterlere göre 50 Megapiksel ön kamera ile gelen vivo V40 Pro, arka tarafta da üç adet 50 Megapiksel kamera taşıyor. Ana kamera olarak Sony IMX921’i kullanan cihaz, bir adet ultra geniş açılı kameraya ve bir adet 2x yakınlaştırmalı Sony IMX816 telefoto kameraya sahip. Bu sayede toplam dört adet 50 Megapiksel kameraya sahip olan cihaz, fotoğraf ve video tarafında beklentilerin fazlasını karşılayacak gibi duruyor.

Vivo X100 Pro vs iPhone 15 Pro Max kamera kıyaslama!

Vivo X100 Pro vs iPhone 15 Pro Max kamera kıyaslama!

Bir tarafta iPhone 15 Pro Max, diğer tarafta ise vivo X100 Pro. Vivo X100 Pro vs iPhone 15 Pro Max kamera kıyaslama videomuz sizlerle.

Gücünü Dimensity 9200 Plus işlemciden alacağı Geekbench’te doğrulanan V40 Pro, şimdilik 8GB RAM bellek ile gözüküyor. Android 14 işletim sistemi ile çalışan V40 Pro, ön tarafta henüz boyutu bilinmeyen OLED panel taşıyor. Kasanın içerisinde 5500 mAh’lik bir pil bulunurken, bu pilin 80W hızlı şarj desteğine sahip olduğu biliniyor.

Son olarak IP68 ile suya ve toza karşı dayanıklılığa sahip olacak olan cihaz, gri ve mavi olmak üzere iki farklı renk seçeneği sunacak. Şimdilik fiyat ve lansman tarihi hakkında bir bilgi bulunmazken, sertifikalar ve testler tanıtımın yakın olduğuna işaret ediyor.