Google Haritalar’a Gemini Güncellemesi

Google Maps, navigasyon deneyimini yapay zeka ile bir üst seviyeye taşıyor. Sadece araç sürerken değil, artık yürürken veya bisiklet kullanırken de yapay zeka desteği yanınızda olacak. Sürekli hareket halinde olanlar veya bilmedikleri bir şehri keşfedenler için Google, Haritalar uygulamasını çok daha kullanışlı hale getirdi. Daha önce sadece sürüş moduyla sınırlı olan Gemini entegrasyonu, artık yaya ve bisiklet navigasyonu için de aktif edildi.

Google Maps’ten Büyük Güncelleme: Bisiklet ve Yürüyüş İçin Yapay Zeka Desteği

Google, navigasyondaki Gemini deneyimini “yolcu koltuğundaki bir arkadaşla sohbet etmek” olarak tanımlıyor. Bu fikir, yaya veya bisiklet üzerindeyken de oldukça işlevsel bir hal alıyor. Telefonunuza sürekli dokunmak zorunda kalmadan, navigasyon esnasında sesli sorular sorabilir ve anlık yanıtlar alabilirsiniz. Sistem, sorularınıza Google Haritalar’ın verilerine dayalı ve bağlama uygun cevaplar veriyor.

Google Maps, Gemini, yapay zeka, navigasyon, iOS, yürüyüş rotası, bisiklet navigasyonu, Google Haritalar güncelleme

Yürüyüş yapan kullanıcılar için Gemini, etkili bir kişisel tur rehberine dönüşüyor. Bir bölgeyi gezerken “Şu an hangi mahalledeyim?” veya “Yakınlardaki en yüksek puanlı restoranlar hangileri?” gibi sorular sorabilirsiniz. Gemini, Haritalar’daki güncel yerel bilgileri tarayarak rotanız üzerindeki en iyi önerileri size sunuyor.

Chrome Tarayıcısına Yerleşik Gemini Desteği Geldi

Chrome Tarayıcısına Yerleşik Gemini Desteği Geldi

Google, Gemini yapay zeka asistanını Chrome masaüstü tarayıcısına entegre etti. Sayfa özetleme ve sekme karşılaştırma özellikleri haberimizde.

Bisikletliler içinse eller serbest yardım özelliği, yola odaklanmayı ve güvenliği artırmayı hedefliyor. Gidonu bırakmanıza gerek kalmadan “Tahmini varış sürem nedir?” veya “Bir sonraki toplantım saat kaçta?” gibi pratik soruları yöneltebilirsiniz. Ayrıca geç kalma durumlarında, “Arkadaşıma 10 dakika gecikeceğimi mesaj at” diyerek iletişim kurma yükünü de yapay zekaya devredebilirsiniz.

Google Maps, Gemini, yapay zeka, navigasyon, iOS, yürüyüş rotası, bisiklet navigasyonu, Google Haritalar güncelleme

Yürüyüş ve bisiklet navigasyonu için sunulan bu yeni özellik, Gemini’nin bulunduğu her yerde ve dünya genelinde iOS cihazlarda kullanıma sunuldu. Bu güncelleme ile teknoloji devi, kullanıcıların adımlarını durdurmadan bilgiye ulaşmasını sağlamayı amaçlıyor.

Google Gemini 3’ün Yeni Özelliği Duyuruldu

Google Gemini 3’ün Yeni Özelliği Duyuruldu

Google, Gemini 3 Flash modeline Agentic Vision özelliğini ekledi. Yapay zeka artık görselleri Python koduyla analiz ederek hata payını en aza indiriyor.

Google Maps’in sunduğu bu yeni eller serbest navigasyon deneyimi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Günlük yürüyüşlerinizde veya bisiklet sürüşlerinizde bu özelliği kullanır mısınız? Görüşlerinizi yorumlarda belirtebilirsiniz.

iPad Pro M5 İnceleme: En Güçlü Tablet Mi?

M5 çipli yeni iPad Pro incelemesi ile karşınızdayız! Apple’ın şimdiye kadar ürettiği en güçlü ve en gelişmiş tablet modeli olan iPad Pro M5’i tüm detaylarıyla masaya yatırıyoruz. Yaklaşık 75.000 TL ödeyerek satın aldığımız 13 inçlik model, sadece donanımıyla değil, yeni iPadOS 26 işletim sistemiyle de tablet dünyasında kartların yeniden dağıtılmasına neden oluyor.

Bu videomuzda, iPad Pro M5’in performans testlerinden yeni ekran teknolojisine, batarya ömründen yazılımsal yeniliklere kadar her şeyi bulabilirsiniz. Özellikle M5 çipinin içinde yer alan yeni “Neural Accelerator” birimi ve yapay zeka performansı, bu cihazı bir tabletten çok taşınabilir bir iş istasyonuna dönüştürüyor.

iPad Pro M5 İncelemesinde Neler Var? Videonun başında cihazın Türkiye fiyatlarına ve model seçeneklerine değiniyoruz. 11 inçlik model 60.000 TL bandında başlarken, bizim tercih ettiğimiz 13 inçlik versiyon 75.000 TL seviyelerinden başlıyor. Depolama tarafında 256 GB’tan başlayıp 2 TB’a kadar çıkan seçenekler sunulurken, yüksek depolama modellerinde 16 GB RAM avantajı da kullanıcıları bekliyor.

iPadOS 26 ve Uygulama Devrimi Yıllardır beklenen Instagram ve WhatsApp’ın orijinal iPad uygulamaları nihayet iPadOS 26 ile hayatımıza girdi. Artık telefonunuzu elinize almadan, Magic Keyboard üzerinden tüm mesajlarınıza yanıt verebilir, hikayelerinizi en yüksek çözünürlükle paylaşabilirsiniz. Pencereli kullanım ve geliştirilmiş çoklu görev yetenekleri sayesinde iPad Pro, artık bir bilgisayar gibi kullanılabiliyor.

iPad Pro M5 İnceleme

Güvenli bir şekilde satın almak için tıklayın

M5 Çipi ve Yapay Zeka Gücü M5 çipi, sadece hız artışı değil, mimari bir değişim sunuyor. CPU, GPU ve NPU birimlerindeki geliştirmelerin yanı sıra her çekirdeğe eklenen yapay zeka yetenekleri sayesinde; DaVinci Resolve, Final Cut Pro ve video düzenleme uygulamalarında M4 çipine göre ciddi bir performans farkı hissediliyor. Apple’ın OpenAI ve Google Gemini ile olan iş birlikleri sayesinde Siri artık çok daha akıllı ve cihaz içi yapay zeka işlemleri inanılmaz hızlı.

Ekran ve Multimedya Deneyimi Ultra Retina XDR ekran, çift katmanlı OLED (Tandem OLED) yapısıyla siyahları tam siyah, renkleri ise en canlı haliyle sunuyor. 1000 nit standart, 1600 nit HDR parlaklık değerleri ile dış mekanlarda bile kusursuz bir görüntü alabiliyorsunuz. 120 Hz ProMotion teknolojisi ise akıcılığı zirveye taşıyor. 4 hoparlörlü ses sistemi ve Dolby Vision desteği ile film izlemek veya oyun oynamak bambaşka bir keyfe dönüşüyor.

Batarya ve Bağlantı Teknolojileri iPad Pro M5, 30 dakikada %50 şarj olabilen hızlı şarj teknolojisiyle geliyor. Wi-Fi 7 ve Bluetooth 6 destekleri sayesinde en yeni nesil kablosuz ağ bağlantılarını kullanabiliyorsunuz. Bu da daha düşük gecikme ve daha yüksek veri transfer hızı anlamına geliyor.

WhatsApp’ta Ücretli Ortaklık Dönemi Başlıyor!

WhatsApp, platformunu sürekli olarak yeni özelliklerle güncelleyerek kullanıcı deneyimini zenginleştirmeye devam ediyor. Son olarak, Android için yayınlanan 2.26.4.10 numaralı beta sürümünde ortaya çıkan yeni bir özellik, özellikle içerik üreticileri ve markalar için büyük bir önem taşıyor. Geliştirme aşamasında olan bu yenilik ile Kanallar için ücretli ortaklık etiketini desteklemeye başlayacak. Bu adım, platformdaki sponsorlu içeriklerin daha şeffaf bir şekilde yönetilmesinin önünü açarak, takipçiler ile kanal sahipleri arasında güvene dayalı bir ilişki kurulmasına yardımcı olmayı hedefliyor.

WhatsApp Kanallar Ücretli Ortaklık Etiketi Nasıl Çalışacak?

WhatsApp’ın üzerinde çalıştığı bu yeni özellik, kanal yöneticilerinin, bir marka veya işletme ile yaptıkları işbirliği sonucu oluşturdukları içerikleri açıkça belirtmelerine olanak tanıyacak. Bu, günümüzde Instagram gibi diğer sosyal medya platformlarında sıkça gördüğümüz “Ücretli ortaklık” bildirimlerine benzer bir işlev görecek. Bu sayede takipçiler, gördükleri bir kanal güncellemesinin organik bir paylaşım mı yoksa sponsorlu bir reklam mı olduğunu kolayca ayırt edebilecekler.

Özelliğin işleyişi oldukça basit olacak şekilde tasarlanıyor. Bir kanal yöneticisi, sponsorlu bir içeriği kanalında paylaştıktan sonra, ilgili güncellemeyi seçerek menüden “Ücretli ortaklık ekle” seçeneğini kullanabilecek. Bu seçeneğe tıklandığında, WhatsApp yöneticiye bu etiketi eklemek isteyip istemediğini soran bir onay ekranı gösterecek. Onay verildikten sonra, güncellemenin üzerinde belirgin bir şekilde “Ücretli Ortaklık” etiketi yer alacak.

WhatsApp Kanallar için ücretli ortaklık etiketleme özelliği

Bu özelliğin en dikkat çekici yönlerinden biri, etiketin kalıcılığı. Bir güncellemeye “Ücretli Ortaklık” etiketi eklendiğinde, bu etiket geri alınamaz veya kaldırılamaz. Eğer yönetici etiketi kaldırmak isterse, tek seçeneği ilgili kanal güncellemesini tamamen silip, etiketsiz olarak yeniden yayınlamak olacak. Bu kural, şeffaflığın suiistimal edilmesinin önüne geçmeyi amaçlıyor. Ayrıca, etiketlenmiş bir kanal güncellemesi başka bir sohbete veya kanala iletildiğinde dahi bu etiket görünürlüğünü koruyacak. Bu da sponsorlu içeriğin yayılma sürecinde şeffaflığın devam etmesini sağlayacak önemli bir detay olarak öne çıkıyor.

Şeffaflık ve Güven: Yeni Özelliğin Önemi

Dijital pazarlamanın ve içerik üreticiliği ekonomisinin hızla büyüdüğü günümüzde, şeffaflık her zamankinden daha kritik bir hale geldi. Tüketiciler, takip ettikleri kişilerin ve kanalların samimiyetine ve dürüstlüğüne büyük önem veriyor. WhatsApp’ın “Ücretli Ortaklık” etiketini getirmesi, bu yönde atılmış stratejik bir adımdır. Bu özellik, takipçilerin bir ürün veya hizmet önerisinin arkasında ticari bir anlaşma olup olmadığını bilmelerini sağlayarak daha bilinçli kararlar vermelerine yardımcı olur. Bu durum, uzun vadede kanal yöneticisi ile takipçileri arasındaki güven bağını güçlendirir. Güvenilir bulunan kanalların etkileşim oranları ve takipçi sadakati de doğal olarak artacaktır.

Ayrıca, bu özellik platformun reklam ve pazarlama faaliyetleri için daha düzenli bir çerçeveye kavuşmasına da yardımcı olacaktır. Markalar, WhatsApp Kanalları üzerinden yürüttükleri pazarlama kampanyalarının şeffaflık standartlarına uygun olduğundan emin olabilecekler. Bu durum, WhatsApp’ı markalar için daha cazip ve güvenilir bir pazarlama aracına dönüştürebilir.

İçerik Üreticileri ve Markalar İçin Anlamı Nedir?

WhatsApp Kanallar, başlangıçta tek yönlü bir iletişim aracı olarak tasarlanmış olsa da, zamanla markalar ve içerik üreticileri için önemli bir kitleye ulaşma platformu haline geldi. “Ücretli Ortaklık” etiketinin getirilmesi, bu platform üzerindeki paraya dönüştürme (monetization) faaliyetlerini resmileştiren ilk adımlardan biri olarak kabul edilebilir. İçerik üreticileri, artık marka işbirliklerini yasal ve etik kurallara uygun bir şekilde yürütebilecekler. Bu durum, daha fazla markanın WhatsApp kanalları üzerinden içerik üreticileriyle çalışmasını teşvik edebilir. Markalar için ise bu özellik, yatırım getirisini (ROI) ölçümlemek ve kampanya şeffaflığını sağlamak adına değerli bir araç olacaktır. Sponsorlu içeriklerin açıkça belirtilmesi, marka imajını korumak ve hedef kitleyle dürüst bir ilişki kurmak açısından kritik bir rol oynar.

Bu özelliğin henüz geliştirme aşamasında olduğunu ve beta kullanıcılarına bile sunulmadığını belirtmekte fayda var. WhatsApp’ın bu özelliği tüm kullanıcılara ne zaman sunacağı henüz belirsiz. Ancak, dijital dünyadaki şeffaflık talebi göz önüne alındığında, bu özelliğin yakın bir gelecekte hayata geçirilmesi bekleniyor. Bu gelişme, WhatsApp’ın sadece bir mesajlaşma uygulaması olmaktan çıkıp, kapsamlı bir iletişim ve pazarlama platformuna dönüşme vizyonunun bir parçasıdır.

Peki, WhatsApp’ın yeni ücretli ortaklık özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

E-ticarette Gümüş Yatırımı Patladı: Talep Yüzde 103 Arttı

Türkiye’de yatırımcı alışkanlıkları dijitalleşmeyle birlikte yeniden şekillenirken, Hepsiburada tarafından açıklanan son veriler dikkat çekici bir trendi ortaya koydu. Platformun verilerine göre, e-ticarette gümüş yatırımı son bir yılda rekor bir artış gösterdi. Tüketicilerin gümüşe olan ilgisi, geçen yılın aynı ayına kıyasla %103 oranında arttı.

Hepsiburada Verileri Işığında E-ticarette Gümüş Yatırımı

Hepsiburada’nın paylaştığı rapor, yatırımcıların geleneksel yöntemler dışına çıkarak online platformlara yöneldiğini net bir şekilde gösteriyor. Özellikle değerli metaller kategorisinde yaşanan bu hareketlilik, gümüşün popülaritesindeki büyük sıçramayla kendini belli ediyor. Geçen yıla oranla talebin iki katından fazla artması, gümüşün artık e-ticaret sepetlerinin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini kanıtlıyor.

Bu artış, gümüşün altına kıyasla daha ulaşılabilir bir yatırım aracı olarak görülmesi ve küçük yatırımcılar için cazip bir alternatif sunmasıyla açıklanabilir. Ayrıca, online alışverişin getirdiği kolaylık ve güvenli ödeme seçenekleri de tüketicileri değerli metal alımlarında e-ticaret platformlarına yönlendiren önemli faktörler arasında yer alıyor.

Altın Yatırımında Tercihler Değişiyor

Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise altın yatırımlarıyla ilgili. Verilere göre, altın alıcıları artık daha küçük gramajlar yerine daha hacimli ve büyük gramajlı ürünlere yöneliyor. Bu durum, online platformlar üzerinden daha ciddi ve büyük ölçekli yatırımcıların da harekete geçtiğini gösteriyor. Yatırımcılar, birikimlerini daha büyük parçalar halinde altına yatırarak uzun vadeli bir strateji izleme eğiliminde.

Bununla birlikte, hem gümüş hem de altın yatırımlarındaki bu artış, e-ticaretin sadece günlük ihtiyaçlar için değil, aynı zamanda önemli finansal kararlar için de güvenilir bir kanal olarak kabul edildiğini ortaya koyuyor.

Peki, e-ticaretteki bu yatırım trendleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Turknet GigaCrew Programı Başladı: İşte Detaylar!

Türkiye’nin önde gelen internet servis sağlayıcılarından Turknet, genç ve teknoloji meraklısı kullanıcıları için heyecan verici yeni bir adım attı. Şirket, içerik üreticilerini ve marka elçilerini bir araya getirmeyi hedefleyen Turknet GigaCrew programı ile yeni bir topluluk oluşturuyor. Bu program, katılımcılara özel avantajlar ve ödüller sunarak Turknet ekosisteminin bir parçası olma fırsatı tanıyor.

Turknet GigaCrew Programı Nedir ve Kimler Katılabilir?

Turknet GigaCrew programı, temel olarak genç ve teknoloji odaklı kullanıcıları bir araya getiren bir elçilik girişimidir. Turknet, bu programla 1996 yılındaki kuruluş ruhundan ilham aldığını belirtiyor. Programın ana amacı, markanın dinamik ve yenilikçi yüzünü yansıtan gençlerle birlikte büyümek ve güçlü bir topluluk bağı oluşturmaktır. Katılımcılar, hem Turknet hizmetlerini daha yakından tanıma hem de kendi çevrelerinde birer teknoloji elçisi olma şansı yakalayacak.

Programa katılım için temel kriterler teknolojiye ilgi duymak ve dijital dünyada aktif olmak olarak öne çıkıyor. Özellikle sosyal medyada içerik üreten, blog yazan veya kendi takipçi kitlesine sahip olan gençler için bu program önemli fırsatlar barındırıyor. Bununla birlikte, Turknet’i seven ve bu tutkusunu çevresiyle paylaşmak isteyen herkesin programa katılımı hedefleniyor.

İçerik Üretimi ve Referans Sistemiyle Kazanma Fırsatı

GigaCrew programının en dikkat çekici yönlerinden biri, katılımcılara sunduğu çift yönlü kazanım modelidir. Bu model iki ana bileşenden oluşmaktadır:

  • İçerik Üretimi: Program üyeleri, Turknet’in hizmetleri ve teknolojileri hakkında özgün içerikler üreterek topluluğa katkıda bulunacaklar. Bu içerikler, video, blog yazısı veya sosyal medya gönderileri gibi çeşitli formatlarda olabilir. Üretilen içerikler karşılığında katılımcılara çeşitli ödüller ve avantajlar sunulacaktır.
  • Referans Sistemi: GigaCrew üyeleri, kendilerine özel referans kodları ile çevrelerindeki kişileri Turknet’li yapmaya teşvik edecekler. Başarılı her referans, elçilere özel indirimler, hediye çekleri veya özel ürünler gibi ödüller kazandıracak.

Ayrıca bu program, Turknet topluluğunu birlikte büyütme ve markanın geleceğine yön verme konusunda gençlere söz hakkı tanımayı amaçlıyor. Şirket, bu girişimle kullanıcılarıyla daha şeffaf ve etkileşimli bir ilişki kurmayı hedefliyor.

Peki, Turknet’in yeni GigaCrew programı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Türkiye’de Steam, Epic Games ve PlayStation Store’a Temsilci Şoku!

Oyun mağazaları temsilcilik zorunluluğu, Türkiye’deki dijital oyun pazarında yeni bir dönemi başlatıyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan yeni düzenleme, yurt dışı merkezli dev platformların Türkiye’de resmi bir muhatap bulundurmasını şart koşuyor. Bu adım, hem kullanıcı haklarının korunmasını hem de dijital içeriklerin yerel mevzuata uygunluğunu denetlemeyi amaçlıyor.

Steam ve PlayStation Store’un Türkiye’deki Geleceği Ne Olacak?

Steam ve PlayStation Store’un Türkiye’deki Geleceği Ne Olacak?

Yeni yasa taslağı, Steam ve PlayStation Store gibi oyun sağlayıcılarının rollerini belirliyor. Dijital oyun dünyasında neler değişecek?

Oyun mağazaları temsilcilik zorunluluğu ve kapsamı

Türkiye, dijital dünyadaki düzenleme ağını her geçen gün genişletmeye devam ediyor. Son alınan kararla birlikte, Steam, Epic Games Store ve PlayStation Store gibi platformların Türkiye’de resmi temsilci bulundurması gerekecek. Hükümet, bu düzenleme sayesinde kullanıcı şikayetlerine daha hızlı çözüm üretmeyi hedefliyor. Ayrıca, vergilendirme süreçlerinin daha şeffaf hale gelmesi de bu kararın temel taşlarından birini oluşturuyor.

GTA 6 Türkiye’de Yasaklanacak mı?

GTA 6 Türkiye’de Yasaklanacak mı?

GTA 6'nın çıkışı Türkiye'deki dijital yasalarla nasıl etkilenecek? Oyunseverler için tüm senaryoları listeledik.

Dijital platformlar için yerel ofis şartı

Yeni yönetmelik, sadece satış yapan mağazaları değil, aynı zamanda etkileşim sunan oyun servislerini de kapsıyor. Şirketler, Türkiye’de gerçek veya tüzel bir kişiyi resmi temsilci olarak atamakla yükümlü olacaklar. Bu temsilciler, devlet kurumlarıyla yapılacak yazışmalarda doğrudan sorumlu tutulacak. Bununla birlikte, yerel temsilcilik açmayan platformlara karşı kademeli yaptırımlar uygulanması planlanıyor.

Kullanıcı güvenliği ve vergilendirme süreçleri

Bu kararın en önemli yanlarından biri de çocukların korunması ve zararlı içeriklerin engellenmesidir. BTK, Türkiye’deki değer yargılarına aykırı içerikleri daha hızlı denetleyebilecek. Ayrıca, yerel temsilcilikler sayesinde oyun içi satın alımların takibi kolaylaşacak. Şirketler, Türkiye’den elde ettikleri gelirlerin vergisini daha net bir şekilde beyan etmek zorunda kalacaklar.

Uymayan platformları hangi cezalar bekliyor?

Düzenlemeye uymayan şirketler için oldukça ağır yaptırımlar yolda görünüyor. Belirlenen süre içinde temsilci atamayan platformlara ilk aşamada yüksek miktarda idari para cezaları kesilecek. Sorunun devam etmesi durumunda ise reklam yasakları ve bant daraltma gibi erişim engelleri gündeme gelebilecek. Bu durum, oyuncuların favori platformlarına erişimini doğrudan etkileyebilir.

Oyun dünyasında yeni bir dönem

Yerel temsilcilik hamlesi, Türkiye’nin dijital egemenlik haklarını koruma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Sektör paydaşları, bu kararın oyun fiyatlarına yansımasından endişe etse de hukuki netlik açısından olumlu buluyor. Özellikle tüketici hakları konusunda yaşanan uyuşmazlıklarda, Türk mahkemelerinin yetki alanı daha net bir şekilde tanımlanmış olacak.

Steam Ücretsiz Oyun Veriyor! Hemen Kapın!

Steam Ücretsiz Oyun Veriyor! Hemen Kapın!

Steam'de kısa süreliğine sunulan iki yeni ücretsiz Steam oyunları ile kütüphanenizi genişletin. Toplam 172 TL değerindeki bu oyunları kaçırmayın!

Peki, oyun mağazaları temsilcilik zorunluluğu hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Sürücüsüz Taksiden Cinayete Teşebbüs!

Alphabet çatısı altında faaliyet gösteren otonom sürüş şirketi Waymo’ya ait sürücüsüz bir araç, California’da bulunan bir ilkokulun yakınlarında yaya halindeki bir çocuğa çarptı. Şirket, Cuma günü gerçekleşen kazayı Çarşamba günü yayınladığı bir blog yazısıyla duyurdu ve olay günü Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) ile gönüllü olarak iletişime geçtiklerini belirtti. NHTSA, yaşanan bu kaza ve şirketin tepkisi üzerine resmi bir soruşturma başlatmayı planladığını Waymo’ya iletti.

Waymo Robotaksi Okul Bölgesinde Çocuğa Çarptı: Soruşturma Başlatıldı

Los Angeles çevresinde ve bazı diğer şehirlerde robotaksi hizmeti sunan Waymo, olay sırasında çocuğun park halindeki yüksek bir SUV aracın arkasından aniden yola fırladığını açıkladı. Şirketin verilerine göre, otonom sürüş teknolojisi çocuğu algılayarak anında sert fren yaptı ve çarpışma öncesinde hızını saatte yaklaşık 27 kilometreden 10 kilometrenin altına kadar düşürdü. Olay sırasında araçta herhangi bir güvenlik operatörü bulunmuyordu çünkü Waymo bu bölgede tamamen sürücüsüz olarak hizmet veriyor.

Waymo, Otonom Araç, Robotaksi, NHTSA, Trafik Kazası, Sürücüsüz Teknoloji, Alphabet

Kazanın ardından çocuğun ayağa kalkarak kaldırıma yürüdüğü ve yaralanmalarının hafif olduğu bildirildi. Waymo yetkilileri hemen 911’i aradı ve araç, kolluk kuvvetleri gelip inceleme yapana kadar yol kenarında bekledi. NHTSA’nın soruşturma dosyasında, olayın okul çıkış saatlerinde gerçekleştiği, çevrede başka çocukların, okul geçit görevlisinin ve çift sıra park etmiş araçların bulunduğu vurgulandı. Kurum, aracın okul bölgesinde gerekli dikkat seviyesiyle çalışıp çalışmadığını ve hız sınırlarına uyup uymadığını inceliyor.

Waymo, Otonom Araç, Robotaksi, NHTSA, Trafik Kazası, Sürücüsüz Teknoloji, Alphabet

Waymo, yayınladığı raporda güvenlik sistemlerinin önemine dikkat çekerken, dikkatli bir insan sürücünün aynı durumda çocuğa daha yüksek bir hızla çarpabileceğini iddia etti. Şirket, Mart 2025’e kadar katettikleri 71 milyon millik mesafede insan sürücülere kıyasla çok daha az yaralanmalı kazaya karıştıklarını belirtiyor. Ancak şirket daha önce inşaat alanlarında yaşadığı sorunlar, elektrik kesintilerinde yolları tıkaması ve San Francisco’da bir kediyi ezmesi gibi olaylarla da gündeme gelmişti.

Waymo robotaksi alanında zirvede!

Waymo robotaksi alanında zirvede!

Waymo firması, 20 milyon tam otonom yolculuk sayısına ulaşmayı başardı.

Sürücüsüz araç teknolojilerinin gelişimi ve şehir içi trafiğe entegrasyonu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce bu araçlar okul bölgelerinde tamamen güvenli olabilir mi?

Apple Aktif Cihaz Sayısı ile Rekor Kırdı

Teknoloji devi Apple, rekor kıran çeyrek gelirlerini açıklarken aynı zamanda ekosisteminin ne kadar devasa boyutlara ulaştığını gözler önüne seren önemli bir veriyi paylaştı. Şirketin yaptığı son açıklamaya göre, dünya genelindeki Apple aktif cihaz sayısı 2.5 milyar gibi inanılmaz bir kilometre taşını geride bıraktı. Bu başarı, özellikle CEO Tim Cook’un “baş döndürücü” olarak nitelendirdiği iPhone talebinin bir yansıması olarak görülüyor ve şirketin gelecekteki hizmet gelirleri için sağlam bir zemin oluşturuyor.

Apple Aktif Cihaz Sayısı ve Büyümenin Anlamı

Apple’ın açıkladığı 2.5 milyarlık aktif cihaz sayısı, tek başına etkileyici bir rakam olmasının ötesinde, şirketin istikrarlı büyüme trendini de kanıtlıyor. Geçtiğimiz yıl bu rakam 2.35 milyar olarak açıklanmıştı. Bu, bir önceki yıla göre tam 150 milyonluk bir artış anlamına geliyor. Daha da ilginci, 2024’ten 2025’e geçişte de büyüme rakamının yine 150 milyon olması, Apple’ın her yıl ekosistemine yüz milyonlarca yeni cihaz ekleme konusundaki tutarlılığını gösteriyor. Bu rakam, sadece satılan ürün sayısını değil, aynı zamanda aktif olarak kullanılan iPhone, Mac, iPad, Apple Watch ve diğer tüm Apple ürünlerinin toplamını ifade ediyor.

Peki, bu devasa kullanıcı tabanı Apple için neden bu kadar kritik? Cevap, şirketin son yıllarda odaklandığı hizmetler stratejisinde yatıyor. 2.5 milyar aktif cihaz, App Store, Apple Music, iCloud, Apple TV+ ve Apple Pay gibi hizmetler için potansiyel bir müşteri havuzu anlamına geliyor. Her bir aktif cihaz, Apple’a düzenli abonelik geliri getirme potansiyeline sahip. Bu nedenle, aktif kullanıcı tabanındaki artış, şirketin donanım satışlarının ötesinde, sürdürülebilir ve yüksek kârlı bir gelir modeli oluşturma hedefini doğrudan destekliyor.

Bununla birlikte, bu büyüme sadece finansal rakamlarla sınırlı değil. Aynı zamanda Apple ekosisteminin ne kadar “yapışkan” olduğunun da bir göstergesi. Bir kullanıcı iPhone satın aldığında, genellikle bu deneyimi bir Apple Watch, AirPods veya Mac ile tamamlıyor. Cihazlar arasındaki kusursuz entegrasyon ve veri senkronizasyonu, kullanıcıları ekosistem içinde tutan en önemli faktörlerden biri. Bu durum, bir cihazdan diğerine geçişi kolaylaştırırken, kullanıcıların başka bir markaya geçiş yapma olasılığını da düşürüyor. Dolayısıyla, her yeni aktif cihaz, sadece bir satış değil, aynı zamanda ekosistemin gücünü pekiştiren bir halka anlamına geliyor.

Apple mağazasında iPhone inceleyen müşteri

Apple’ın Gelecek Stratejisi: Yeni Ürünler Yolda

Apple’ın bu ivmeyi sürdürme konusundaki kararlılığı, gelecek ürün yol haritasında da kendini gösteriyor. Şirketin önümüzdeki dönemde 20’den fazla yeni ürünü piyasaya sürmeyi planladığı biliniyor. Bu iddialı plan, aktif cihaz sayısını daha da yukarılara taşımayı hedefliyor. Beklenen yeni ürünler arasında güncellenmiş Mac serileri, yeni iPhone modelleri ve giyilebilir teknoloji alanındaki yenilikler bulunuyor. Her yeni ürün kategorisi veya mevcut ürünlerdeki her büyük güncelleme, hem mevcut kullanıcıları yükseltmeye teşvik ediyor hem de yeni kullanıcıları ekosisteme çekiyor.

Özellikle Apple Silicon çiplerle donatılmış Mac’lerin yakaladığı başarı, şirketin sadece mobil alanda değil, kişisel bilgisayar pazarında da ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor. iPhone kullanıcılarının Mac’e geçiş yapma oranının artması, aktif cihaz tabanının çeşitlenerek büyümesine olanak tanıyor. Bu strateji, Apple’ın tek bir ürüne olan bağımlılığını azaltırken, genel marka sadakatini ve gelir akışını güçlendiriyor.

Şirketin bu büyüme stratejisini desteklemek için sunduğu aksesuarlar ve hizmetler de büyük önem taşıyor. İşte bu ekosistemi tamamlayan bazı popüler ürünler:

  • AirPods Pro 3: Gelişmiş gürültü engelleme ve ses kalitesi sunan kablosuz kulaklıklar.
  • MagSafe Şarj Cihazları: iPhone’lar için kolay ve hızlı kablosuz şarj imkanı sunan manyetik aksesuarlar.
  • AirTag: Kullanıcıların kişisel eşyalarını kolayca bulmalarını sağlayan takip cihazı.
  • HomeKit Uyumlu Cihazlar: Akıllı ev ekosistemini genişleten aydınlatma, kilit ve termostat gibi ürünler.

Sonuç olarak, Apple’ın 2.5 milyar aktif cihaza ulaşması, sadece bir rakamsal başarı değil, aynı zamanda şirketin son on yılda inşa ettiği ekosistem stratejisinin, marka gücünün ve inovasyon kapasitesinin bir zaferidir. iPhone’un lokomotifliğinde büyüyen bu devasa kullanıcı tabanı, Apple’ın gelecekteki büyüme ve kârlılığının en önemli güvencesi olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Apple Türkiye’de Vergileri Düşürdü!

Apple Türkiye’de Vergileri Düşürdü!

Apple, Türkiye dahil 9 ülkede vergi düzenlemeleri nedeniyle App Store fiyat güncellemesi yaptı. İşte detaylar.

Peki, Apple’ın 2.5 milyar aktif cihaza ulaşması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Microsoft Windows 11’i Kurtaracak!

Microsoft, Windows işletim sistemine olan güveni tazelemek ve kullanıcı deneyimini iyileştirmek için kolları sıvadı. Şirket mühendisleri, artık öncelikli olarak performans ve güvenilirliğe odaklanıyor. Windows’un 40 yıllık tarihinde çeşitli zorluklar yaşanmış olsa da, Windows 11’in mevcut durumu kullanıcıların sabrını daha önce hiç olmadığı kadar sınıyor. Kalıcı hatalar, performans düşüşleri, izinsiz reklamlar ve şişirilmiş yazılımlar çekirdek deneyimi zedelemiş durumda. Şirket, bu gidişatı durdurmak için “swarming” adı verilen bir süreçle mühendislerini acil sorunları çözmeye yönlendiriyor.

Windows 11 Hataları ve Güven Sorunu İçin Microsoft Harekete Geçti

Teknoloji devi, yılın geri kalanını Windows 11’deki kritik aksaklıkları gidermeye ayıracak. Windows ve Cihazlar Başkanı Pavan Davuluri, topluluktan gelen geri bildirimlerin net olduğunu ve insanlar için anlamlı iyileştirmeler yapmaları gerektiğini belirtiyor. Bu yılın ana odak noktaları sistem performansı, güvenilirlik ve genel deneyim olacak. Yapılacak çalışmalar arasında karanlık modun düzeltilmesi ve on yıldır ihmal edilen Dosya Gezgini gibi bölümlerin modernize edilmesi de yer alıyor. Sürücü kararlılığı konusunda ilerleme kaydedilse de Linux’un bazı oyunları Windows’tan daha iyi çalıştırması gibi temel sorunlar hala çözüm bekliyor.

Microsoft, Windows 11, Pavan Davuluri, güncelleme hataları, yapay zeka, Copilot, performans sorunları, Windows Insider

Son bir yılda ortaya çıkan performans sorunları ve hatalar oldukça dikkat çekici boyutlara ulaştı. Uzak Masaüstü bağlantı kopmaları, Copilot’u silen güncellemeler ve Görev Yöneticisi hataları kullanıcıları zor durumda bıraktı. Özellikle 2026’nın ilk güncellemeleri ciddi sorunlara yol açtı. Bazı makinelerde kapanma sorunları yaşanırken, işletmelerin kullandığı bilgisayarların açılmamasına neden olan hatalar için Microsoft acil durum güncellemeleri yayınlamak zorunda kaldı. Hatta karanlık modu düzeltmesi gereken bir güncelleme, Dosya Gezgini açıldığında beyaz ekran parlamasına neden olarak durumu daha da kötüleştirdi.

Windows 11 Çalıştıran Telefon Geliyor: NexPhone

Windows 11 Çalıştıran Telefon Geliyor: NexPhone

NexDock'un yeni harikası NexPhone, Android, Linux ve tam sürüm Windows 11 çalıştıran akıllı telefon olarak geliyor.

Hataların ötesinde, işletim sisteminin kullanım şekli de yoğun eleştiri alıyor. Microsoft, kullanıcıları Edge ve Bing kullanmaya zorlayan agresif yöntemlere başvuruyor. Başlat menüsü aramaları, varsayılan tarayıcınız Chrome veya Firefox olsa bile sizi Edge sonuçlarına yönlendirebiliyor. Ayarlar arayüzüne eklenen bağlantılar ve OneDrive kullanımı için yapılan ısrarlı bildirimler, kullanıcıların kendi cihazları üzerindeki kontrollerini kısıtlıyor hissi yaratıyor. Ayrıca yerel hesap oluşturmanın giderek zorlaşması da kullanıcıların tepkisini çeken bir diğer nokta.

Microsoft, Windows 11, Pavan Davuluri, güncelleme hataları, yapay zeka, Copilot, performans sorunları, Windows Insider

Güven sorunu, şirketin yapay zeka özelliklerine olan yaklaşımını da olumsuz etkiliyor. Ekran görüntülerini kaydeden “Recall” özelliği, gizlilik endişelerini artırarak şirketin telemetri verilerine olan şüpheleri körükledi. Copilot entegrasyonunun her yere yayılması, kullanıcılar tarafından her zaman olumlu karşılanmıyor. Paint ve Not Defteri gibi temel uygulamalara eklenen yapay zeka butonları, henüz kullanıcıları AI özellikli bilgisayarlar konusunda yeterince heyecanlandırmış değil. Kullanıcılar, faydalı özelliklerden çok reklam ve dayatma ile karşılaştıklarını düşünüyor.

Windows 11 için Acil Güncelleme!

Windows 11 için Acil Güncelleme!

Microsoft, Windows 11'de Outlook çökme sorununu gideren acil bir güncelleme yayınladı. OneDrive ve dosya hatalarını çözen yamanın detayları haberimizde.

CEO Satya Nadella’nın yıllar önce dile getirdiği “Windows’a ihtiyaç duymaktan onu sevmeye geçiş” vizyonu şu an oldukça uzak görünüyor. Windows Insider ekibindeki görev değişiklikleri ve programın topluluk odaklı yapısından uzaklaşması dikkat çekiyor. Güvenin zamanla kazanılacağını vurgulayan Microsoft, Linux’a geçmeyi düşünen kullanıcıları kaybetmemek için şikayetlere yanıt vermeye çalışıyor. Şirketin bu yeni taahhüdünün günlük kullanımda yaşanan can sıkıcı sorunları çözüp çözmeyeceğini ise zaman gösterecek.

Siz Microsoft’un bu yeni stratejisi ve “güveni yeniden inşa etme” planı hakkında ne düşünüyorsunuz, Windows 11 kullanırken siz de haberde bahsedilen benzer sorunlarla karşılaşıyor musunuz?

Apple Hakkında Şok İddia!

Teknoloji dünyasının gündemine bomba gibi düşen yeni bir iddiaya göre, Apple Claude kullanımı şirket içinde sanılandan çok daha derin ve yaygın. Bloomberg’den teknoloji dünyasının güvenilir kaynaklarından Mark Gurman, Apple’ın yapay zeka stratejisinin perde arkasında yaşananları gözler önüne serdi. Gurman’a göre teknoloji devi, yeni nesil Siri’yi güçlendirmek için ilk olarak Anthropic’in Claude yapay zeka modelini kullanmayı planlıyordu. Ancak, Anthropic’in astronomik fiyat talebi bu planları bozdu ve Apple’ı rakibi Google’ın Gemini modeline yöneltti. Bu gelişme, Apple’ın yapay zeka yarışındaki konumunu ve stratejik kararlarının ardındaki dinamikleri yeniden şekillendiriyor.

Apple Claude Kullanımı ve Perde Arkasındaki Gerçekler

Mark Gurman’ın açıklamalarına göre, Apple çalışanları halihazırda birçok projede Anthropic tarafından geliştirilen Claude yapay zeka modelinden aktif olarak yararlanıyor. Hatta Apple’ın kendi sunucularında çalışan, şirket için özelleştirilmiş özel bir Claude sürümünün olduğu belirtiliyor. Gurman, durumu, “Apple’ın operasyonları şu noktada resmen Anthropic’in yapay zeka sistemleriyle yürüyor. Anthropic, Apple’ın ürün geliştirme aşamasındaki pek çok çalışmasına ve kendi iç araçlarına güç veriyor” sözleriyle özetliyor. Bu, Apple’ın kendi yapay zeka çözümlerini geliştirirken bile, en azından iç süreçlerde, dış bir teknolojiye ne kadar güvendiğini gösteren çarpıcı bir detay olarak öne çıkıyor.

Bu iç kullanım, Apple’ın Claude’un yeteneklerini yakından test ettiğini ve potansiyelini ilk elden gördüğünü kanıtlıyor. Şirketin, ürün geliştirme ve verimlilik artırma gibi kritik alanlarda Claude’u kullanması, modele duyulan güvenin bir göstergesi. Ancak bu derin entegrasyon, tüketiciye sunulacak en önemli yapay zeka ürünü olan Siri için neden bir anlaşmaya dönüşemedi sorusunu akıllara getiriyor.

Apple ve Anthropic yapay zeka iş birliği

Asıl şaşırtıcı olan gelişme ise Siri ile ilgili planlarda yaşandı. Apple’ın kısa süre önce yeni nesil Siri’ye güç vermesi için Google ile kapsamlı bir Gemini anlaşması yaptığı biliniyordu. Ancak Gurman, bunun Apple’ın ilk tercihi olmadığını iddia ediyor. İddiaya göre Apple, Siri’yi temelden yenilemek ve çok daha akıllı bir asistana dönüştürmek için Claude altyapısını kullanmayı planlıyordu. Görüşmelerin oldukça ilerlediği fakat son aşamada Anthropic’in finansal talepleri nedeniyle anlaşmanın suya düştüğü belirtiliyor.

Gurman’a göre Anthropic, Apple’dan yıllık birkaç milyar dolar ve sonraki üç yıl boyunca bu ücretin her yıl ikiye katlanacağı bir fiyat talep etti. Bu fahiş talep, Apple gibi dünyanın en değerli şirketlerinden biri için bile kabul edilemez bulundu. Sonuç olarak, Apple masadan kalkarak rotasını Google Gemini’ye çevirmek zorunda kaldı. Bu durum, yapay zeka pazarının ne kadar maliyetli ve rekabetçi bir hale geldiğinin en net göstergelerinden biri.

Yapay Zeka Savaşlarında Stratejik Hamleler: Apple Neden Dışarıya Bağımlı?

Apple’ın hem Claude’u iç operasyonlarında kullanması hem de Siri için Google ile anlaşması, şirketin yapay zeka alanındaki mevcut konumunu sorgulatıyor. Uzun yıllardır kendi ekosistemini ve teknolojilerini geliştirmeye odaklanan Apple’ın, yapay zeka gibi stratejik bir alanda neden rakiplerine bağımlı kaldığı merak konusu. Bunun birkaç temel nedeni bulunuyor. Öncelikle, OpenAI’nin ChatGPT ile başlattığı üretken yapay zeka devrimine teknoloji dünyası hazırlıksız yakalandı ve Apple bu yarışta başlangıçta geride kaldı.

Kendi büyük dil modellerini (LLM) geliştirmek, milyarlarca dolarlık yatırım, devasa bilgi işlem gücü ve yıllar süren bir araştırma-geliştirme süreci gerektiriyor. Apple, bu süreci hızlandırmak ve rakipleriyle arasındaki farkı kapatmak için hazır ve kanıtlanmış modelleri entegre etme yolunu seçiyor. Şirketin WWDC’de tanıttığı “Apple Intelligence” stratejisi de bu hibrit yaklaşımı benimsiyor. Temel ve gizlilik odaklı görevler cihaz üzerinde işlenirken, daha karmaşık ve genel bilgi gerektiren sorgular için bulut tabanlı ortak modellerin (şu an için Google Gemini) kullanılması planlanıyor.

Yapay zeka pazarındaki ana oyuncular ve rekabet durumu şu şekilde özetlenebilir:

  • OpenAI: ChatGPT ile pazarı domine eden ve Microsoft’un büyük desteğini arkasına alan lider konumda.
  • Google: Gemini modeli ile OpenAI’ye en ciddi rakip olarak görülüyor ve arama motoru entegrasyonuyla büyük bir avantaja sahip.
  • Anthropic: Claude serisi ile özellikle güvenlik ve kurumsal çözümlerde öne çıkan, Google ve Amazon gibi devlerden yatırım alan güçlü bir oyuncu.
  • Microsoft: OpenAI ortaklığı ve Copilot ürünleriyle yapay zekayı tüm yazılımlarına entegre ederek pazarda güçlü bir yer edindi.
  • Apple: Apple Intelligence ile kendi ekosistemine odaklanarak, kullanıcı deneyimi ve gizliliği ön planda tutan bir strateji izliyor.

Sonuç olarak, Apple’ın Anthropic ile yaşadığı bu süreç, teknoloji devlerinin bile yapay zeka alanında ne kadar büyük zorluklarla ve stratejik kararlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Claude’un iç kullanımı devam ederken, Siri’nin geleceği şimdilik Google Gemini’ye emanet edilmiş durumda. Bu ortaklığın kullanıcı deneyimine nasıl yansıyacağı ve Apple’ın uzun vadede kendi temel modelini geliştirip geliştirmeyeceği ise zamanla netleşecek.

Peki, Apple’ın yapay zeka stratejisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Futbolda iPhone 17 Pro Detayı!

Futbol dünyasında teknoloji kullanımı her geçen gün artarken, Brezilya’dan oldukça dikkat çekici bir haber geldi. Brezilya Futbol Konfederasyonu (CBF), ülkenin en ikonik stadyumlarından biri olan Maracanã Stadyumu’na, yarı otomatik ofsayt teknolojisini desteklemek amacıyla özel bir sistem kurduğunu doğruladı. Bu yeni altyapı, maçlardaki kritik anları analiz etmek için piyasadaki en güncel yüksek teknolojili akıllı telefonlardan güç alıyor.

Brezilya Futbolunda Devrim: iPhone 17 Pro Ofsayt Kararlarını Belirleyecek

Kurulan sistemin merkezinde, stadyumun çevresindeki 12 farklı düzeneğe yerleştirilmiş toplam 28 adet iPhone 17 Pro bulunuyor. Bu cihazlar, maçları yüksek kare hızında ve 4K çözünürlükte kaydederek her oyunun dijital bir kopyasını oluşturmakla görevlendirildi. Elde edilen yüksek kaliteli veriler, yetkililerin ofsayt pozisyonlarını çok daha hassas ve doğru bir şekilde değerlendirmesine olanak tanıyacak.

Yapılan resmi açıklamaya göre, donanımlar yerleştirilmiş olsa da sistem hemen resmi maçlarda devreye alınmayacak. Bunun yerine, teknolojinin hatasız çalıştığından emin olmak için bir test ve kalibrasyon süreci başlatılacak. Aynı zamanda hakemlerin bu yeni teknolojiyi etkin bir şekilde kullanabilmeleri için gerekli eğitimleri almaları beklenecek. Sistem, ancak bu aşamalar tamamlandıktan sonra Brezilya Série A maçlarında resmi olarak onaylanacak.

iPhone 17 Pro, yarı otomatik ofsayt sistemi, Maracanã Stadyumu, CBF, futbol teknolojisi, Brezilya Série A

CBF Başkanı Samir Xaud, bu girişimin Brezilya futbolu için temel bir proje olduğunu belirterek sürecin her aşamasını titizlikle takip ettiklerini ifade etti. Xaud, teknolojinin uluslararası standartlara uygun, güvenli ve güvenilir bir şekilde uygulanmasının öncelikleri olduğunu vurguladı. Ayrıca Maracanã’nın yanı sıra Nilton Santos, Arena MRV, Mineirão ve Mangueirão stadyumlarının da bu sisteme kavuşacağı, ancak kurulum takviminin henüz netleşmediği belirtildi.

Oppo Find X10 Pro Ekranı ile iPhone 17 Pro’yu Üzecek

Oppo Find X10 Pro Ekranı ile iPhone 17 Pro’yu Üzecek

Yeni sızıntılar, Oppo Find X10 Pro ekran özellikleri hakkında heyecan verici detayları ortaya çıkardı. BT.2020 renk gamı ve 1.5K çözünürlük sizi bekliyor.

Sizce akıllı telefon teknolojilerinin, futbol gibi büyük endüstrilerde hakem kararlarını etkileyecek kadar kritik rollerde kullanılması doğru bir adım mı?

Huawei Watch Ultimate 2 ile Su Altında İletişim Devrimi

Huawei, giyilebilir teknoloji pazarında sınırları zorlayan yeni amiral gemisi akıllı saati HUAWEI WATCH Ultimate 2 modelini duyurdu. Bu yeni cihaz, özellikle dalgıçlar ve macera tutkunları için geliştirdiği sonar tabanlı su altı iletişim teknolojisi ve 150 metreye varan dalış kapasitesiyle tüm dikkatleri üzerine çekiyor.

HUAWEI WATCH Ultimate 2 ile Gelen Yenilikler Neler?

Yeni HUAWEI WATCH Ultimate 2 modelinin en çarpıcı özelliği, sektörde bir ilk olan bağımsız sonar tabanlı su altı iletişim yeteneğidir. Hücresel sinyallerin ulaşamadığı derinliklerde ses dalgalarını kullanan bu teknoloji, dalgıçların ek bir cihaza ihtiyaç duymadan birbirleriyle haberleşmesine olanak tanıyor. Bu sistem sayesinde:

  • Bağımsız Mesajlaşma: 30 metreye kadar menzilde dalış arkadaşları arasında emoji ve önceden ayarlanmış mesajlar gönderilebiliyor.
  • SOS Sistemi: Acil durum sinyalleri 60 metreye kadar iletilebiliyor ve yakındaki diğer kullanıcılar üzerinden sinyal aktarımı yapılabiliyor.
  • Sessiz İletişim: Deniz canlılarını rahatsız etmeden profesyonel bir iletişim deneyimi sunuyor.

Ayrıca, standart akıllı saatlerin 100 metrelik sınırını aşan WATCH Ultimate 2, tam 150 metre (20ATM) derinliğe kadar su geçirmezlik sunuyor. Cihaz, artan su basıncını algıladığında hoparlör ve mikrofon gibi hassas noktaları otomatik olarak mühürleyerek bu derinlikte bile işlevselliğini koruyabiliyor. Bu özellik, onu profesyonel dalgıçlar için vazgeçilmez bir ekipman haline getiriyor.

Dayanıklılık, Lüks Tasarım ve Gelişmiş Sağlık Takibi

Huawei, WATCH Ultimate 2’nin kasasında lüks saatçilik ve havacılık sektöründe kullanılan amorf zirkonyum alaşımı kullanıyor. Bu özel malzeme, titanyumdan daha hafif olmasına rağmen çizilmelere, korozyona ve zorlu koşullara karşı üstün bir dayanıklılık sergiliyor. Safir kristal cam ve seramik çerçeve ise saatin şık tasarımını tamamlıyor.

Bununla birlikte, sağlık takibi konusunda da iddialı olan saat, Huawei’nin yeni X-TAP sensörüne ev sahipliği yapıyor. Bu teknoloji, parmak ucundan sadece 10 saniyede kalp atış hızı, SpO2 (kandaki oksijen seviyesi), EKG ve vücut ısısı gibi 11 farklı sağlık verisini ölçebiliyor. Özellikle yüksek irtifa tırmanışları gibi ekstrem sporlarda aktif risk uyarıları sunarak kullanıcı güvenliğini ön planda tutuyor.

Profesyonel bir keşif aracı olarak tasarlanan HUAWEI WATCH Ultimate 2, çok yakında Türkiye’de de teknoloji meraklılarıyla buluşacak.

Peki, HUAWEI WATCH Ultimate 2 hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!