Sony Interactive Entertainment, PlayStation Plus kataloğundan ayrılacak oyunlar listesini sessizce güncelledi ve sisteme son bir ekleme daha yaptı. PlayStation Store’un “Oynamak İçin Son Şans” bölümünde yapılan bu değişiklikle birlikte, önümüzdeki ay hizmetten ayrılacak yapımların sayısı arttı. Sony, yaptığı son güncelleme neticesinde toplamda 10 adet oyunu 16 Aralık 2025 tarihinde PlayStation Plus Extra ve Deluxe kataloglarından kalıcı olarak kaldıracak.
Sony’den PlayStation Plus listesine son dakika eklemesi: 10 oyun veda ediyor
Listeye sonradan eklenen ve dikkatleri üzerine çeken bu yapım, Bandai Namco Entertainment ve DigixArt iş birliğiyle geliştirilen macera türündeki 11-11 Memories Retold oldu. Bu kaldırma işlemi, oyunun türüne ve bulunduğu pakete bağlı olarak hem orta seviye Extra kataloğunu hem de üst seviye Premium ve Deluxe paketlerini doğrudan etkiliyor. Bilindiği üzere bu abonelik seviyeleri, çevrimiçi çok oyunculu mod ve bulut kayıtları sunan temel Essential paketinin üzerine inşa ediliyor.
Hizmetten ayrılacak oyunların listesi ise oldukça önemli yapımları barındırıyor. 11-11 Memories Retold haricinde Battlefield 2042, Firefighting Simulator – The Squad, Forspoken, Grand Theft Auto III ve Sonic Frontiers gibi popüler oyunlar platforma veda etmeye hazırlanıyor. Listede ayrıca Star Trek Bridge Crew, Surviving Mars, Arcade Paradise VR ve Star Wars Tales from the Galaxy’s Edge gibi yapımlar da bulunuyor. Bu nedenle, bahsi geçen oyunları bitirmek isteyen abonelerin ellerini çabuk tutması ve 16 Aralık tarihine kadar bu yapımlara öncelik vermesi gerekiyor.
PlayStation Plus Aralık ayı oyunları açıklandı. LEGO Horizon Adventures, Killing Floor 3 ve The Outlast Trials 2 Aralık'ta erişime açılıyor.
Listeye son anda dahil edilen 11-11 Memories Retold, Birinci Dünya Savaşı döneminde geçen etkileyici bir hikayeyi konu alıyor. İlk kez 2018 yılında piyasaya sürülen oyunda iki farklı ana karakterin gözünden savaş anlatılıyor. Elijah Wood tarafından seslendirilen Kanadalı fotoğrafçı Harry Lambert şöhret peşinde koşarken, Sebastian Koch’un canlandırdığı Alman mühendis Kurt Waldner ise kayıp oğlunu bulmak umuduyla orduya katılıyor. Farklı motivasyonlarla savaşa giren bu iki karakterin yolları, oyunculara duygusal bir deneyim sunuyor.
PlayStation Plus kütüphanesindeki bu sirkülasyon, servisin doğası gereği sürekli devam ediyor. Peki, siz listede yer alan oyunlardan hangisinin kütüphaneden ayrılacak olmasına daha çok üzüldünüz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Oyun dünyasındaki rekabet 2025 yılında bambaşka bir boyuta taşındı. Nintendo’nun yeni nesil donanımı piyasayı kasıp kavursa da, Birleşik Krallık’tan gelen son veriler PS5 Switch 2’yi geçti başlıklarını doğruluyor. Sony’nin konsolu, zorlu rakiplerine ve fiyat artışlarına rağmen liderliği elden bırakmıyor.
Rakamlar şaşırttı: PS5 Switch 2’yi geçti
Nintendo Switch 2, 5 Haziran 2025 tarihinde gerçekleşen lansmanıyla mükemmel bir başlangıç yapmış ve stok sorunlarını aşarak rekorlar kırmıştı. Ancak Game Business verilerine göre, Ekim ayı sonu itibarıyla İngiltere’de yılın en çok satan konsolu hala PlayStation 5 oldu. Yıllık bazda fiyat artışları nedeniyle yüzde 15’lik bir satış düşüşü yaşansa da Sony, toplam satışlarda zirvedeki yerini korumayı başardı.
Ekim ayı performansı ve indirimler
Switch 2’nin piyasada olmadığı ayların avantajını kullanan Sony, özellikle Ekim ayında büyük bir atak yaptı. Konsol, satışlarını yüzde 36 oranında artırarak ayın en çok satan sistemi konumunu sağlamlaştırdı. İspanya pazarında kurduğu hakimiyet ve güçlü Black Friday kampanyalarıyla birlikte, Kasım ayında da bu ivmenin artarak devam etmesi bekleniyor.
Activision Blizzard, Efsane Cuma kapsamında birçok sevilen oyunda indirime gitti.
100 milyon barajı ve GTA 6 faktörü
Sony, rekabetten ziyade oyuncuları kendi ekosistemine dahil etmeye odaklanmış durumda. Küresel çapta 100 milyon satış barajına yaklaşan konsolun, önümüzdeki yıl piyasaya sürülecek GTA 6 öncesinde bu hedefi tutturması muhtemel görünüyor. Noel döneminde Switch 2 karşısında nasıl bir performans sergileyeceği ise merak konusu.
Peki, PS5 ve Switch 2 rekabeti hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Yapay zeka dünyasında uzun süredir tartışılan en büyük teknik engellerden biri nihayet aşılıyor. Teknoloji devi, geliştirdiği yeni çoklu oturum SDK’sı ile Anthropic yapay zeka hafızası kısıtlamalarını ortadan kaldırdığını duyurdu. Bu devrimsel adım, yapay zeka ajanlarının uzun süreli projelerde bile talimatları unutmadan çalışabilmesini sağlıyor.
Anthropic yapay zeka hafızası nasıl çalışıyor?
Kurumsal şirketlerin en büyük şikayeti, yapay zeka ajanlarının çalışma süresi uzadıkça önceki talimatları veya konuşmaları unutmasıydı. “Bağlam penceresi” (context window) dolduğunda, ajanlar ne yaptıklarını hatırlamakta zorlanıyordu. Anthropic, bu sorunu çözmek için gerçek yazılım mühendislerinin çalışma prensiplerinden ilham alan ikili bir yapı geliştirdi.
İkili ajan sistemi devrede
Şirketin mühendisleri, sorunu aşmak için “Başlatıcı Ajan” ve “Kodlayıcı Ajan” olmak üzere iki farklı mekanizma kurdu. Başlatıcı ajan çalışma ortamını hazırlayıp kayıt tutarken, kodlayıcı ajan her oturumda aşamalı ilerleme kaydediyor. Tıpkı bir insan gibi, bir sonraki çalışma oturumuna “eserler” ve notlar bırakarak hafızanın taze kalmasını sağlıyor.
Alibaba, merakla beklenen yapay zekalı gözlüğünü görücüye çıkardı.
Opus 4.5 ve karmaşık projeler
Blog yazısında dikkat çeken bir diğer detay ise Opus 4.5 modeline yapılan vurgu oldu. Şirket, bu yeni yöntem sayesinde Claude.ai klonu gibi karmaşık web uygulamalarının bile sorunsuz bir şekilde inşa edilebileceğini belirtiyor. Eskiden modeller işin yarısında bağlamı kaybedip projeyi yarım bırakabiliyordu. Ancak yeni sistem, hata ayıklama araçlarıyla birlikte süreci uçtan uca yönetebiliyor.
Peki, Anthropic yapay zeka hafızası konusundaki bu yeni çözüm hakkında sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Sony, PlayStation Store dijital mağazasında dikkat çekici bir fiyatlandırma sistemini test etmeye başladı. “Dinamik fiyatlandırma” adı verilen bu yeni yapı, aynı oyunun farklı kullanıcılara farklı fiyatlarla sunulması anlamına geliyor. Bazı oyuncular, diğerlerine göre %17’ye varan oranlarda daha avantajlı fiyatlarla karşılaşıyor.
PS Store dinamik fiyat verebilir
PS Prices tarafından paylaşılan bilgilere göre, dinamik fiyatlar şu an itibarıyla Almanya, Fransa, İspanya ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere 50’den fazla Avrupa ülkesinde uygulanıyor. Bu fiyat değişiklikleri, bilinen kampanyalar, bölgesel kurlar ya da genel fiyat politikalarıyla ilişkili değil. Uygulanan indirimler, tamamen kullanıcının PlayStation Network hesabına özel olarak yapılıyor.
Test edilen bu uygulama ile ilgili Sony’den resmi bir açıklama gelmedi. Bu nedenle, avantajlı fiyatlandırmada kullanıcının oyun oynama süresi, mağazada yaptığı toplam harcama miktarı veya başka gizli ölçütlerin mi dikkate alındığı şu an için bilinmiyor.
Önemli bir detay, dinamik fiyatların resmi etiketin üzerine çıkmıyor, yalnızca daha düşük olabiliyor olması. İlk gözlemler, mağazanın en sadık oyuncularının %17’ye varan oranlarda fiyat avantajı elde edebildiğini gösteriyor.
Test kapsamına giren yapımlar arasında WWE 2K25, Warhammer 40,000: Space Marine 2, Civilization VII, Kingdom Come: Deliverance II ve Mafia: The Old Country gibi önde gelen oyunlar yer alıyor.
Samsung, Türkiye'de Android 16 tabanlı One UI 8 güncellemesi dağıtımına devam ediyor. İşte son güncellenen modeller.
Örneğin, Alman PS Store’da WWE 2K25 bazı kullanıcılarda 74.99 euro yerine 61.82 euro’ya düşüyor. Warhammer 40,000: Space Marine 2’nin fiyatı ise 69.99 euro’dan 58.35 euro’ya kadar geriliyor. Gözlemlenen fiyat farklılıkları %5 ila %17 arasında değişiyor.
Dinamik fiyatlandırma sadece oyunlarla sınırlı kalmıyor. PlayStation Plus abonelik ücretleri de bu yeni sisteme dahil edildi. Sony’nin bu önemli test sürecine 2K Games, Take-Two Interactive, Deep Silver, Focus Entertainment ve Team17 gibi önemli yayıncılar destek veriyor.
Sony cephesinden henüz resmi bir açıklama yapılmadı, ancak mevcut veriler şirketin gelecekte kullanıcıya özel bu fiyatlandırma yapısını daha geniş kitlelere sunabileceğini gösteriyor.
Oyun dünyasında teknoloji ve etik kavramları bir kez daha karşı karşıya geldi. Epic Games CEO’su Tim Sweeney’in açıklamaları sonrası, Steam’de yapay zeka etiketleme politikası ateşli bir tartışmanın fitilini ateşledi. Valve cephesinden gelen sert yanıt, geliştiriciler ve oyuncular arasındaki kutuplaşmayı gözler önüne seriyor.
Steam’de yapay zeka etiketi neden sorun oldu?
Tartışma, Yapay Zeka Lobicisi Matt Workman’ın Steam ve diğer platformların oyunlardaki AI (Yapay Zeka) kullanımını belirten etiketleri kaldırması gerektiğini söylemesiyle başladı. Epic Games CEO’su Tim Sweeney de bu görüşe destek verdi. Sweeney, gelecekte neredeyse her oyunun AI kullanacağını ve bu nedenle etiketlerin anlamsızlaşacağını savundu. Epic Games Store’un aksine Steam, geliştiricilerin yapay zeka kullanımını şeffaf bir şekilde belirtmesini zorunlu tutuyor.
Valve çalışanından “gıda etiketi” benzetmesi
Sweeney’in bu sözlerine yanıt gecikmedi. Valve sanatçısı Ayi Sanchez, durumu marketteki gıda ürünlerine benzetti. Sanchez, tüketicilerin bir ürünü satın alırken içinde ne olduğunu bilme hakkı olduğunu savundu. Deneyimli isme göre, etiketlemeden korkanlar genellikle “ürünlerinin düşük çaba içerdiğini bilen” kişilerden oluşuyor.
Tartışmanın devamında etik değerlere vurgu yapıldı. Sanchez, bir kıyafetin çocuk işçilerle üretilip üretilmediğini veya kahvenin organik olup olmadığını bilmek gibi, oyuncuların da oyunun “nasıl” yapıldığını bilmesi gerektiğini belirtti. Valve çalışanı, kültürün “çalınması” ve fikri mülkiyet ihlalleriyle oluşturulan içeriklerin mazereti olamayacağını vurguladı.
Stranger Things 5. sezon yayınlandı, Netflix çöktü. NSEZ-403 hatası, erişim sorununun nedenleri ve çözüm detayları haberimizde.
Sektördeki işten çıkarmalar ve Black Ops 7 örneği
Geliştiricilerin bu kadar savunmacı olmasının haklı sebepleri var. Son yıllarda sektörde yaşanan toplu işten çıkarmalar ve yapay zekanın iş gücünün yerini alma ihtimali gerginliği artırıyor. Nitekim yakın zamanda piyasaya sürülen Black Ops 7, oyun içi görsellerde yapay zeka kullandığı için tepki çekmişti. Hukuki süreçler ve telif davaları devam ederken, Valve şeffaflık politikasından taviz vermeyecek gibi görünüyor.
Peki, Steam yapay zeka etiketleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Sizce oyunlarda bu uyarı yer almalı mı? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Microsoft cephesinde heyecan verici gelişmeler yaşanıyor. Şirketin merakla beklenen projeleri hakkında önemli bilgiler internete düştü. Ortaya çıkan son raporlar, 2 büyük Xbox oyunu için çıkış takvimini netleştirdi ve oyuncuların 2026 yılındaki beklentilerini yükseltti.
2 büyük Xbox oyunu ne zaman çıkacak?
Sızıntıların merkezinde yarış tutkunlarının gözdesi Forza Horizon 6 ve aksiyon severlerin beklediği Clockwork Revolution yer alıyor. Sektörün güvenilir kaynaklarından NatetheHate ve LinkedIn kayıtlarına göre, bu yapımlar 2026 yılında piyasaya sürülecek. Özellikle yeni Forza oyununun 2026’nın ilk yarısında gelmesi bekleniyor.
Japonya teması ve devasa harita
Sızdırılan bilgiler arasında en dikkat çekeni Forza serisiyle ilgili. Yeni oyunun uzun zamandır istenen Japonya temasını işleyeceği belirtiliyor. Oyuncular; Fuji Dağı, Tokyo sokakları ve Hokkaido gibi ikonik bölgelerde yarışma fırsatı bulacak. Ayrıca oyunun haritasının, serinin tarihindeki en geniş alan olacağı ifade ediliyor.
Black Friday oyun indirimleri başladı. Steam, Xbox ve PS Store'da fiyatlar düştü. İşte popüler oyunların indirimli fiyat listesi.
Resmi duyuru çok yakında
Analistler, bu sızıntıların resmiyet kazanması için çok beklemeyeceğimizi öngörüyor. Gözler, 11 Aralık 2025 tarihinde düzenlenecek olan The Game Awards etkinliğine çevrildi. Microsoft’un bu prestijli törende hem Steampunk temalı RPG oyunu Clockwork Revolution’ı hem de yeni Forza’yı sahneye çıkarması bekleniyor.
Peki, sızdırılan bu 2 büyük Xbox oyunu hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Yeni bir yıl hızla yaklaşırken, beraberinde 2026’nın başlarında piyasaya sürülmesi beklenen söylentilere konu olan yeni MacBook modellerini getiriyor. Henüz resmi bir detay bulunmasa da iddialara göre yeni modeller yeni yılda tanıtılacak. İşte yolda olan modeller.
M5 MacBook Air: Tasarım Aynı, İşlemci Yeni
Apple’ın en popüler Mac’i, 2026’nın başlarında bir güncelleme alıyor. Yeni nesil MacBook Air, M5 çipi ile gelecek, ancak bunun ötesinde hakkında pek fazla şey bilinmiyor. M5 MacBook Air’in, M4 modelindekiyle aynı tasarıma sahip olması ve 13 inç ile 15 inç boyutlarını koruması bekleniyor. Gök mavisi renginin yerini alacak yeni bir renk ve muhtemelen birkaç küçük geliştirme görebiliriz. Bu yıl M4 modeli Mart ayının başlarında piyasaya sürülmüştü ve yeni model için de benzer bir Şubat-Mart zaman dilimi bekleniyor.
M5 MacBook Pro yakın zamanda piyasaya sürülse de, şu an sadece 14 inç modeli mevcut ve henüz Pro veya Max çip seçenekleri sunulmadı. Gelecek yılın başlarında Apple’ın, daha güçlü M5 Pro ve M5 Max çiplere sahip üst düzey 14 inç ve 16 inç MacBook Pro modellerini piyasaya sürmesi bekleniyor. Mevcut M5 modelinde olduğu gibi, bu modellerde de ana yükseltmenin çip olması bekleniyor, ayrıca daha hızlı SSD performansı ve daha yüksek bellek bant genişliği de bekleniyor.
Apple yılbaşı için yeni reklam filmini yayınladı ve reklam filmi iPhone 17 Pro ile oldukça gerçekçi olarak çekildi.
Yeni bir MacBook Pro almayı düşünenler için, Apple’ın M6 çipiyle tamamen yeniden tasarlanmış bir model üzerinde çalıştığını ve bunun 2026 yılının sonlarına doğru gelebileceğini hatırlatalım.
Bu yılın başlarında, M4 MacBook Air başlangıç fiyatını 999 dolara düşürerek Apple’ın kullanıcılar için en iyi fiyat/performans ürünlerinden biri haline gelmişti. Ancak 2026’nın başlarında Apple, muhtemelen sadece “MacBook” adını taşıyacak, daha da düşük maliyetli bir Mac modeliyle geliyor.
Bu ‘MacBook’ modelinin söylentilere göre sahip olacağı özellikler:
12.9 inç ekran
A18 Pro çip
Renkler: Gümüş, mavi, pembe ve sarı içerebilir.
Fiyat: Yaklaşık 599 $ veya 699 $ civarında.
Mac, oldukça olgun bir platform olmasına rağmen, Apple hâlâ çok sayıda iPhone kullanıcısının Mac yerine PC veya Chromebook’u tercih ettiğini biliyor. Muhtemelen bu düşük maliyetli MacBook, bu durumu değiştirebilir.
Samsung, bu yıl neredeyse kusursuz iki büyük donanım yazılımı güncellemesi yayınladı ve şimdi, One UI 8.0’ın tam teşekküllü genişlemesinin ortasında, kapalı kapılar ardında bir sonraki büyük güncelleme üzerinde çalışıyor, One UI 8.5.
Büyük ihtimalle One UI 8.5, gelecek yılın başlarında Galaxy S26 serisinin lansmanıyla birlikte ilk kez tanıtılacak. Ardından, Samsung One UI 8.5’i önceki yıllarda piyasaya sürülen diğer pek çok Galaxy telefon ve tablete getirecek.
Samsung’un Dev Güncelleme Listesi
Cihazınızın One UI 8.5’i alıp almayacağını hızlıca anlamanın pratik bir yolu, One UI 8.0’a uygun olup olmadığını kontrol etmektir. Zira hem One UI 8.0 hem de 8.5, Android 16 tabanlıdır. Bu nedenle, cihazınızın alacağı son büyük Android güncellemesi Android 16 olsa bile, One UI 8.0’a uygun olduğu sürece er ya da geç One UI 8.5’i alması beklenir.
İşte, en son katlanabilir modellerden S serisi amiral gemilerine, bütçe dostu Galaxy A telefonlardan dayanıklı cihazlara kadar, One UI 8.5 alması beklenen tüm Galaxy telefon ve tabletlerin güncel tam listesi:
Seri
Modeller
Galaxy S Serisi
S25 FE, S25, S25+, S25 Ultra, S25 Edge
S24 Ultra, S24+, S24, S24 FE
S23 Ultra, S23+, S23, S23 FE
S22 Ultra, S22+, S22
S21 FE
Galaxy Z Serisi
Z Fold 7, Z Fold Special Edition, Z Fold 6, Z Fold 5
Tab S6 Lite (2024), Tab Active 5, Tab Active 5 Pro
Samsung, One UI 8.5 hakkında henüz resmi bir açıklama yapmamış olsa da, sızan erken yapılar yaklaşan özellikler ve değişiklikler hakkında ilginç ipuçları veriyor.
Samsung’un genel yazılım stratejisine dayanarak, One UI 8.5’in gelecek yılın başlarında (muhtemelen Ocak veya Şubat 2026) tanıtılması ve kademeli olarak her uygun cihaza ulaşması bekleniyor. Söylentilere göre, Galaxy S25 serisi gibi sınırlı sayıda cihaz için beta sürümünün Aralık 2025’in başlarında (8 Aralık gibi bir tarih konuşuluyor) başlayabileceği iddia ediliyor, ancak resmi bir beta planı henüz onaylanmadı.
Vodafone, şebeke yönetiminde müşteri deneyimini merkeze alan yeni nesil akıllı şebeke stratejisini hayata geçirdi. Şirket; teknik kalite, yapay zekâ destekli analitikler, deneyim izleme ve çözüm mekanizmalarını bir araya getirerek şebeke yönetiminde yenilikçi bir yaklaşım benimsiyor. Bu yaklaşım, şebeke mimarisinin yalnızca kapsama ve hız göstergelerine göre değil, müşterinin yaşadığı gerçek deneyim üzerinden yönetilmesini hedefliyor. Müşteri davranışları, kullanım alışkanlıkları, şikâyet dinamikleri, yerel kalite farklılıkları ve teknik performans verileri aynı çatı altında birleştirilerek kapsamlı bir deneyim yönetimi modeline dönüştürülüyor. Şirketin teknolojideki öncü rolünün yeni bir yansıması olan bu uygulamayla, Vodafone 5G’li yeni döneme sadece teknik altyapı değil müşteri deneyimi açısından da güçlü bir şekilde hazırlanıyor.
Şebekeyi daha akıllı hale getiriyor
Vodafone’un yeni akıllı şebeke stratejisinin önemli bileşenlerinden biri, yapay zekâ tabanlı analizlerin şebeke yönetimine entegre edilmesini sağlayan Şebeke Kalite Endeksi (NQI) modeli. Bu model, her müşterinin* ses ve internet deneyimini tek bir kişisel skorla ölçerek tüm aksiyonların müşteri memnuniyetine göre şekillenmesini mümkün kılıyor. Her müşteri için günlük olarak hesaplanan Şebeke Kalite Endeksi skorlarıyla müşterilerin ses ve internet deneyimini gerçek zamanlı olarak yansıtan bu model sayesinde, teknik performans göstergeleri doğrudan müşteri memnuniyetine dayalı bir ölçüm sistemine dönüşüyor. Şebeke Kalite Endeksi modeli, müşteri hizmetleri süreçleriyle entegre edilerek şikayet yönetimi tarafında da önemli iyileştirmeler sağlıyor.
Vodafone Türkiye CEO’suEngin Aksoy, şirketin akıllı şebeke stratejisi yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi:
“Bugün şebeke yönetiminde teknik olarak en iyi olmak tek başına yeterli değil. Odağımız, her müşterimizin yaşadığı deneyimi izlemek, oluşabilecek en küçük memnuniyetsizliği bile çözmek ve müşterilerimize başarılı bir şebeke deneyimi sunmak. Bu nedenle, stratejimizi müşteri deneyimine göre tasarlıyoruz. 23 saat 59 dakika mükemmel bir deneyim yaşayan bir müşterinin 1 dakikalık kötü deneyimi bile algıyı tamamen değiştirebiliyor. Her müşterimizin gerçek deneyimini yakından izliyor; gerektiğinde teknik çözümler ve telafi modelleriyle memnuniyeti geri kazanıyoruz. Müşteri deneyimi merkezli telafi yaklaşımımız, Vodafone Grubu tarafından da örnek olarak gösterildi. Bu yaklaşımın etkisiyle, 2025’te bir önceki yıla göre şebeke kaynaklı müşteri şikâyetlerinde %35 iyileşme kaydettik.”
Uluslararası ödüller
Vodafone’un deneyim odaklı şebeke yaklaşımı global düzeyde de örnek gösteriliyor. Şirketin “AI-enhanced Digital Twins for Best NPS Network” projesi TM Forum’da iki ödüle birden layık görüldü. Yapay zekâ algoritmaları ve büyük veri analitiği kullanılarak geliştirilen proje, yaklaşık 60 aday arasında öne çıkarak “En İyi İş Etkisi” (Best Business Impact) ve “Katılımcıların Seçimi” (Attendees’ Choice Award) ödüllerini aldı.
5G dönemine deneyim odaklı hazırlık
Vodafone Türkiye, 5G döneminde daha tutarlı, kaliteli ve dengeli bir deneyim sunmayı hedefliyor.
Engin Aksoy bu hazırlığı şöyle özetledi:
“Şebeke Kalite Endeksi modeliyle desteklenen akıllı şebeke mimarimiz, 5G geçişinin hem teknik hem de deneyim tarafındaki temelini oluşturuyor. 5G’ye yalnızca teknolojik olarak değil, müşteri memnuniyetinde de güçlü bir hazırlıkla giriyoruz. Yapay zekâ tabanlı akıllı şebeke yönetimi, müşteri davranışlarına dayalı planlama, öne çıkan telafi modelleri ve uluslararası standartlarla uyumlu mühendislik yaklaşımımızla, şebeke alanını müşteri memnuniyeti ekseninde konumlandırıyoruz. Bu strateji, şirketimizi 5G döneminde müşterilerine daha tutarlı ve güçlü bağlantı sunma hedefinde benzersiz bir konuma taşıyor.”
Altyapıyı en yeni teknolojilerle geliştirmeyi sürdürerek müşterilere en iyi dijital deneyimi yaşatmaya devam ettiklerini belirten Aksoy, şöyle konuştu:
“Şebeke Kalite Endeksi modeliyle, her müşterimizin kullanımına göre ağırlıklı bir skor hesaplayarak şebekemizde yaşadığı deneyimi takip edebiliyoruz. Bir müşterimiz*, çağrı merkezimizi aradığında veya sanal asistanımız TOBi üzerinden bize ulaştığında, son günlerde aldığı hizmet kalitesinde olumsuz yönde bir değişim olduysa, bunu görebiliyor ve müşterimize daha hızlı bir şekilde çözüm üretiyoruz. Dahası, olumsuz deneyim yaşadığını tespit ettiğimiz müşterilere telafi edici ödüller sunuyoruz. Belirli bir bölgede bulunan müşterilerimizin şebeke deneyiminde toplu bir bozulma tespit edersek de herhangi bir şikayet gelmemiş bile olsa proaktif bir şekilde düzeltici aksiyon alıyor, müşterilerimizin yaşadığı olumsuz deneyimi henüz onlar için bir şikayete dönüşmeden düzeltiyoruz.”
“Odağımız müşteri memnuniyeti
Önceliklerinin her zaman müşteri memnuniyeti olduğuna dikkat çeken Engin Aksoy, şunları söyledi:
“Vodafone olarak, Türkiye’de en düşük müşteri kaybına sahip operatör olmayı sürdürüyoruz. Son 5 yıldır sektörde müşteri kayıp oranı en iyi operatör olmamız, müşteri bağlılığı ve memnuniyeti konusundaki iddiamızı da ispatlıyor. Geçtiğimiz yıl müşteri odaklı kültürel dönüşüm yaratma hedefiyle Memnuniyet Merkezi programımızı hayata geçirdik ve bu kapsamda yürüttüğümüz çalışmalarla son bir yılda müşteri deneyiminde önemli iyileşmeler sağladık. Vizyonumuz, her bir müşterimizin en iyi deneyime ulaşması için dijital devrimin yolunu açmak.”
Tesla, Kuzey Amerika’da FSD (Supervised) V14 için 30 günlük ücretsiz deneme sürecini başlatıyor. Bu deneme, FSD (Tam Otonom Sürüş) paketini satın almamış HW4 donanımına sahip yaklaşık 1,5 milyon Tesla sahibini hedefliyor.
FSD (Supervised) V14 İçin 30 Günlük Ücretsiz Deneme Başlıyor!
FSD, İngilizce’de “Full Self Driving” (Tam Otonom Sürüş) anlamına geliyor, ancak bu ifade doğruyu yansıtmadığı için Tesla, “gözetimli ise ‘tam otonom sürüş’ olamaz” gerçeğini göz ardı etme umuduyla “Supervised” (Gözetimli) oksimoronunu eklemiş durumda. Şirket, uygun sahiplerin deneme hakkında bir e-posta ve Tesla uygulamasında bir bildirim alacağını belirtiyor.
Denemeye hak kazanmak için, ABD, Porto Riko, Meksika veya Kanada’da bir Model S, Model 3, Model X, Model Y veya Cybertruck sahibi olmanız gerekiyor. Ayrıca, aracınızın 14.2 veya daha yeni yazılım sürümünde olması şart. Bu sürüm, kablosuz (over-the-air) bir güncelleme olarak dağıtılacak. Güncellemeyi mümkün olan en kısa sürede almak için Tesla’nızı mümkün olduğunca Wi-Fi’ye bağlı tutmanız tavsiye ediliyor.
Apple yılbaşı için yeni reklam filmini yayınladı ve reklam filmi iPhone 17 Pro ile oldukça gerçekçi olarak çekildi.
Denemeyi ileri bir tarihe erteleme imkânı bulunmuyor. Yazılım sürümü 14.2 yüklendiği anda deneme başlayacak ve 30 gün sürecek (ancak Tesla, denemeyi daha erken sonlandırma hakkını saklı tutuyor).
Ekim 2025’e ait en son satış verileri, Avrupa kıtasının otomotiv manzarasında bir dönüm noktasına işaret ediyor. Yeni benzinli araç satışları keskin bir düşüş yaşayarak ilk kez pazar liderliğini hibrit ve elektrikli modellerin birleşik gücüne bıraktı.
Elektrik ve Hibritler %63,9’a Ulaştı
AB’de yeni araç tescilleri, bu yılın ilk on ayında yıllık bazda yalnızca %1,4 gibi mütevazı bir artış gösterse de, bu küçük yükselişin içinde tüketicinin tercihlerinde elektrikli ve hibrit modellere doğru devasa bir kayma gizleniyor.
Bataryalı-elektrikli (BEV), şarj edilebilir hibrit (PHEV) ve standart hibrit (HEV) modellerin birleşik gücü, Ekim ayındaki tüm yeni araç tescillerinin yaklaşık %63,9’unu oluşturdu; bu oran, bir yıl önceki %55,4’e kıyasla büyük bir sıçramadır.
TSMC'den emekli bir yöneticinin Intel'e geçmesi, iki şirket arasında büyük gerilime sebep oldu.
Standart Hibritler (HEV): AB tüketicileri için en popüler seçim olmaya devam ediyor. Bu araçlar yılbaşından bu yana pazar payının %34,6’sını alırken, tescil sayısı ilk on ayda 3.109.362 adede ulaştı. İspanya (%27,1) ve Fransa (%26,3) gibi kilit pazarlar bu segmentte başı çekerek, birçok sürücünün saf benzin gücünden uzaklaşmak için hibritleri bir “ara adım” olarak tercih ettiğini gösteriyor.
Tamamen Elektrikliler (BEV): Avrupa alıcıları Ocak-Ekim 2025 arasında 1.473.447 yeni BEV tescil ettirerek elektrikli otomobillere %16,4’lük bir pazar payı sağladı (2024’te bu oran %13,2 idi). Yalnızca Ekim ayında BEV tescilleri geçen yılın aynı ayına göre %38,6 arttı.
Şarj Edilebilir Hibritler (PHEV): Bu modeller, Ekim ayında yıllık bazda %43,2 sıçrayarak en güçlü büyüme oranını kaydetti. PHEV tescilleri Ekim sonu itibarıyla 819.201 adede ulaşarak %9,1 pazar payı elde etti. Güney Avrupa’da, İspanya’nın PHEV tescillerinde %109,6 ve İtalya’nın %76,5’lik şaşırtıcı artışlar kaydedildi.
Elektrikli ve hibrit araçların yükselişi, geleneksel içten yanmalı motorların aleyhine işliyor. Benzinli ve dizel otomobillerin birleşik pazar payı, geçen yılın aynı dönemindeki %46,3’ten yılbaşından bu yana sadece %36,6’ya düştü.
Dizel: Bir zamanlar Avrupa sürüşünün temel direği olan dizel otomobiller, pazar paylarının %10’un altına düştüğünü gördü ve tescil sayısı yılın ilk on ayında %24,5 azaldı.
Benzin: Benzinli otomobiller de pek iyi durumda değil; yılbaşından bu yana %18,3 düşüşle 2.459.151 adet tescil edildi.
Başta Fransa (%32,3 düşüş) ve Almanya (%22,5 düşüş) olmak üzere tüm büyük AB pazarları benzinli satışlarında düşüş yaşadı. Rakamlar, yeni otomobil pazarını fosil yakıtların yönettiği dönemin fiilen sona erdiğini açıkça ortaya koyuyor.
Volkswagen Grubu (Volkswagen, Skoda ve Audi dahil), Avrupa’daki lider otomobil üreticisi konumunu koruyor.
Çinli Üreticiler: Elektrifikasyon cephesinde, Çinli üreticiler hızla yükseliyor. BYD, Ekim ayında %206,8’lik şaşırtıcı bir satış artışı bildirirken, SAIC Motor da %35,9’luk bir yükseliş kaydetti.
Tesla: ABD merkezli EV lideri Tesla, Ekim ayında satış hacminde %48,5’lik keskin bir düşüş yaşayan tek otomobil üreticisi oldu. Görünüşe göre araç güncellemeleri, alıcıların CEO’nun tavırlarından dikkatini dağıtmaya yetmedi ve kısa bir ilgi patlamasının ardından satışlar düşüş eğilimini sürdürdü.
Tüm bunlara rağmen, Dacia Sandero hem Ekim ayında hem de yılbaşından bu yana Avrupa’da en çok satan otomobil modeli unvanını alarak, güç kaynağından bağımsız olarak uygun fiyatlı, daha küçük araçların hâlâ kitlesel çekiciliğe sahip olduğunu kanıtladı. Veriler, piyasadaki değişimin yapısal ve kalıcı olduğunu doğruluyor; tüketicilerin çoğu EV’lere veya hibrit çözümlere yöneliyor, ancak genel pazar hacmi henüz pandemi öncesi seviyelere tam olarak dönmedi.
Huawei’nin Mart ayında piyasaya sürdüğü Pura X, o zamana kadar alışık olduğumuz katlanabilir telefonlardan tamamen farklı bir form faktörüne sahipti. Dünya genelindeki “Flip” tarzı dikey katlanırlar gibi olmasına rağmen, açıldığında 16:10’luk oldukça alışılmışın dışında bir en boy oranına sahipti. Bu oran, onu şimdiye kadar piyasaya sürülen tüm Flip modellerinden daha geniş yapıyordu.
Pura X2, Kirin 9030 İşlemciyle Geliyor
Görünüşe göre, Huawei’nin bu form faktörü deneyi, bir halef çıkarmayı gerektirecek kadar başarılı oldu. Çin’den gelen yeni bir söylentiye göre şirket, şimdiden Pura X2 üzerinde çalışıyor. Pura X2’nin, gelecek yılın ilk çeyreğinde, yani Ocak ile Mart ayları arasında piyasaya sürülmesi planlanıyor. Söylentilere göre, cihaza Huawei’nin Kirin 9030 SoC yonga seti güç verecek.
Orijinal Pura X’te Kirin 9020’nin kullanıldığı göz önüne alındığında, Kirin 9030’a geçiş mantıklı bir seçenek olarak görülüyor. Maalesef Pura X2 hakkında henüz başka hiçbir detay sızdırılmadı, ancak gelecekte daha fazla bilgi geleceği kesin.
Apple yılbaşı için yeni reklam filmini yayınladı ve reklam filmi iPhone 17 Pro ile oldukça gerçekçi olarak çekildi.
Ayrıca Huawei tarafından geliştirilen yeni katlanabilir cihaz, Samsung’un Z Fold serisine de rakip olarak gelecek. Apple tarafında ise iPhone Fold çalışmalarının da devam ettiğini düşünürsek önümüzdeki yıllarda katlanabilir telefon pazarındaki rekabet gün geçtikçe daha da kızışıyor.