Yapay zeka veri merkezi yatırımlarındaki beklenmedik artış, bellek piyasasını ciddi şekilde etkiledi ve DRAM fiyatlarında keskin bir yükselişe yol açtı. Sektörün devlerinden Samsung, Eylül ayından bu yana tekil bellek çiplerinin fiyatını yüzde 60’a varan oranlarda artırdı.
Samsung, DRAM fiyatlarında artışa gitti
Kısa süre önce ise masaüstü bilgisayarlar için kullanılan DRAM bellek modüllerinin yıllık bazda yüzde 170’i aşan bir artış gösterdiği haberleri geldi. Bu talep patlamasına rağmen bellek üreticileri, talebin aniden düşme ihtimaline karşı üretimlerini artırma planı yapmıyor.
2025 yılı boyunca yapay zeka altyapısının hızla yayılması, kritik donanım bileşenlerinde talebe bağlı pek çok darboğaza neden oldu. Yılın başında piyasaya sürülen yeni ekran kartı serileriyle birlikte GPU kıtlığı ortaya çıktı.
Bu sorun hafiflerken, veri merkezi inşaatlarının yoğunlaştığı bölgelerde enerji maliyetleri artış gösterdi. Öyle ki, Microsoft bile satın aldığı GPU’ları çalıştıracak yeterli gücü bulmakta zorlandı. Aynı dönemde Elon Musk’ın xAI şirketi büyük miktarlarda gaz türbini satın aldı ve hatta bir enerji santralini ithal etti.
Audi, Formula 1 aracı ile karşımıza çıkıyor. Konsept tasarım, yenilikçi hatlarıyla dikkat çekiyor.
Yapay zeka patlamasının dalga etkisi artık daha geniş alanlara yayılıyor ve bu durum birkaç aydır bellek piyasasını derinden etkiliyor. DRAM fiyatları hızla yükseliyor ve perde arkasında Samsung’un çip fiyatlarına çok sert zam yaptığı netleşiyor. Gelen son bilgilere göre, Eylül ayında 32 GB DDR5 bellek için kontrat fiyatı 149 dolarken, bu fiyat şimdi 239 dolara ulaştı.
Nintendo, Süper Mario Kardeşler filminin ticari başarısının ardından yeni projeler için harekete geçti. Güvenilir bir çevrimiçi yorumcuya göre, merakla beklenen Donkey Kong filmi için yeni bir iddia ortaya atıldı. Söylentilere göre film şimdiden yapım aşamasında.
Donkey Kong filmi ne zaman vizyona girecek?
Sızıntılarıyla tanınan “MyTimeToShineHello” adlı kaynak, Nintendo’nun beklenen animasyon filmi hakkında önemli bir paylaşım yaptı. Bu paylaşıma göre filmin 2028 yılında vizyona girmesi hedefleniyor. Bu durum, Nintendo’nun sinematik evrenini genişletme konusundaki kararlılığını gösteriyor.
SCOOP: The Donkey Kong movie is already in the works and is slated to be released in 2028! pic.twitter.com/Hecd8g62R1
İddialar sadece bir vizyon tarihinden ibaret değil. Aynı kaynak, filmin üretim sürecinin “zaten başladığını” da öne sürdü. Super Mario Kardeşler filminin elde ettiği büyük başarı göz önüne alındığında, Nintendo ve Illumination stüdyolarının zaman kaybetmek istememesi oldukça mantıklı.
Netflix'in yeni filmi Frankenstein, ilk haftasında seyirci rekoru kırmayı başardı.
Super Mario’nun başarısı
Super Mario Kardeşler filmi, dünya çapında büyük bir gişe hasılatı elde ederek Nintendo’nun sinema sektöründeki iştahını kabarttı. Donkey Kong, Mario filminde önemli bir yan karakter olarak yer almıştı. Bu nedenle, izleyicilerin sevdiği bu karaktere odaklanan bir solo film, stüdyo için bir sonraki mantıklı adım olarak görülüyor.
Peki, yeni Donkey Kong filmi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
X (eski adıyla Twitter), uzun zamandır beklenen mesajlaşma güncellemesini yayınladı. Platform, standart DM’lerin yerini alan yeni X Chat özelliği için dağıtıma başladı. Bu yeni sistem, uçtan uca şifreleme ve görüntülü arama gibi önemli yenilikler getiriyor.
X Chat özelliği neler sunuyor?
Yeni “Chat” sistemi, Elon Musk’ın “her şey uygulaması” vizyonunun önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor. Geleneksel DM’lerin aksine, bu özellik varsayılan olarak uçtan uca şifreleme (E2EE) sunuyor. Ayrıca, kullanıcılar artık platform üzerinden doğrudan sesli ve görüntülü arama yapabilecek.
Şifreleme ve arama özelliklerine ek olarak, “Chat” yeni kontrol araçları da sunuyor. Bunlar arasında kaybolan mesajlar, gönderilen mesajları düzenleme veya silme ve ekran görüntüsü bildirimleri yer alıyor. Şirket, yeni sistemin “reklamsız ve takipsiz” tam gizlilik sağladığını belirtiyor.
Elon Musk, rakibi Jeff Bezos'un uzay şirketi Blue Origin'in son başarısını takdir etti.
Dağıtım süreci başladı
Güncellenen mesajlaşma özellikleri, “Chat” adıyla iOS ve web platformlarında kullanıma sunulmaya başlandı. X, Android sürümünün de “yakında geleceğini” açıkladı. Bu hamle, X’i WhatsApp ve Signal gibi yerleşik mesajlaşma uygulamalarına daha güçlü bir rakip haline getiriyor.
Peki, X’in yeni “Chat” özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Beklenen Half-Life 3 duyurusu, yeni sızıntılara göre sadece birkaç hafta uzakta olabilir. Sektörün güvenilir isimleri, Valve’ın 2025 bitmeden efsanevi oyun için bir duyuru planladığını iddia ediyor. Bu iddialar, oyun dünyasında büyük bir heyecan yarattı.
Half-Life 3 duyurusu için iddialar güçleniyor
Söylentilerin merkezinde iki önemli isim bulunuyor: “GabeFollower” ve veri madencisi “Tyler McVicker”. Her iki kaynak da Valve’ın uzun süredir beklenen üçüncü oyun üzerinde çalıştığına dair güçlü kanıtlara ulaştıklarını belirtiyor. Bu durum, yıllardır süren sessizliğin yakında bozulabileceğine işaret ediyor.
Kod adı ‘HLX’ ve oynanabilir durumda iddiası
Tyler McVicker, oyunun “HLX” kod adıyla geliştirildiğini ve şu anda “cilalama” aşamasında olduğunu iddia etti. Bu aşama, genellikle geliştirme döngüsünün sonlarına yaklaşıldığını gösterir. Ayrıca McVicker, oyunun baştan sona tamamen “oynanabilir” durumda olduğunu da öne sürdü. Bu iddialar, çeşitli Dota 2 ve Counter-Strike 2 güncellemelerinde bulunan kod referanslarıyla da destekleniyor.
Red Dead Redemption mobil cihazlara geliyor. Netflix aboneleri için yayınlanacak oyunun çıkış tarihi ve detaylarını hemen inceleyin.
Muhtemel duyuru tarihleri: Kasım ayı ve TGA
Hayranlar olası duyuru tarihleri üzerinde şimdiden spekülasyon yapmaya başladı. İlk Half-Life oyununun yıldönümü olan 19 Kasım tarihi, güçlü bir aday olarak öne çıkıyor. Bir diğer beklenti ise aralık ayında düzenlenecek olan The Game Awards (TGA) etkinliği. Valve, daha önce Half-Life: Alyx oyununu 18 Kasım’da duyurarak sürpriz yapmıştı.
Elbette, bu iddiaların tamamı şu an için sadece güçlü söylentilerden ibaret. Valve tarafından resmi bir açıklama gelene kadar beklentileri dengede tutmak gerekiyor. Ancak tüm bu sızıntılar, Half-Life 3 hayalini her zamankinden daha yakın hissettiriyor.
Peki, Half-Life 3 duyurusu hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
WhatsApp, kullanıcıların platformda karşılaştığı teknik aksaklıkları ve sorunları bildirme sürecini kökten değiştiren bir özelliği test etmeye başladı. Uygulama, kullanıcılara karşılaştıkları bir hatayı anında iletme imkanı sunmak için cihazı sallayarak sorun bildirme yeteneğini kullanıma alıyor.
WhatsApp, yeni özelliğini test ediyor
Uygulama giderek büyürken ve yeni özellikler eklenirken hatalarla karşılaşma olasılığı doğal olarak yükseliyor. Bu durum, hem kullanıcılar hem de geliştiriciler için hata bildirim süreçlerini daha hayati hale getiriyor. Android için yayınlanan en son WhatsApp beta 2.25.34.6 güncellemesi, bu yeniliği getiriyor.
Yeni sallayarak bildirme özelliği, kullanıcıların cihazlarını salladıkları anda sorun bildirme formunu açmasına olanak tanıyor. Kullanıcı telefonu salladığında, WhatsApp bir ekran açarak sorun bildirmek isteyip istemediğini soruyor.
Bu onayın hemen ardından uygulama otomatik olarak bir ekran görüntüsü alıyor ve sorunun detaylıca açıklanacağı bir form açılıyor. Bu anlık ekran görüntüsü, kullanıcının karşılaştığı durumu geliştiricilere hızla aktarmada önemli bir rol oynuyor.
Audi, Formula 1 aracı ile karşımıza çıkıyor. Konsept tasarım, yenilikçi hatlarıyla dikkat çekiyor.
WhatsApp, kullanıcı gizliliğini korumak adına hassas kabul edilen profil fotoğrafları gibi kısımların ekran görüntüsüne dahil edilmeyeceğini kesin olarak belirtiyor. Ayrıca, kullanıcılar isterlerse otomatik olarak alınan ekran görüntüsünü bu form üzerinden kaldırabiliyor. Bu yeni yöntem, hataların kullanıcılar tarafından fark edildiği anda hızla bildirilmesini sağlıyor.
Bu sayede WhatsApp, karşılaşılan sorunları daha hızlı bir şekilde tespit edip çözme imkanı buluyor. Kullanıcılar ayrıca, bu özelliği kullanmak istemedikleri durumda ayarlardan sallama özelliğini kapatma seçeneğine sahip oluyor. Özellik şu anda yalnızca beta test kullanıcılarına sunuldu. Bu test süreci tamamlandığında, uygulamanın tüm kullanıcılara açılması bekleniyor.
Call of Duty serisinin son oyunu, Black Ops 7 Steam platformunda beklenen ilgiyi görmedi. Oyun, SteamDB verilerine göre lansman döneminde 100.000 eş zamanlı oyuncu barajını aşamayarak franchise tarihindeki en kötü Steam çıkışlarından birini gerçekleştirdi.
Black Ops 7 Steam oyuncu sayıları neden düşük?
Oyunun lansman sonrası ilk Cuma akşamı, yani en yoğun oyun saatlerinde bile rakamlar yetersiz kaldı. SteamDB verileri, oyunun 100 bin eş zamanlı oyuncuya ulaşamadığını doğruladı. Buna karşılık, rakip oyunlardan Battlefield 6’nın 24 saatlik zirvesi 271.000 oyuncuyken, ARC Raiders ise yaklaşık 421.000 oyuncuya ulaştı.
Steam tek gösterge değil
Elbette, SteamDB verileri bir oyunun genel popülaritesini ölçmek için tek başına yeterli bir ölçüt değil. Black Ops 7, PC oyuncuları için Activision’ın kendi platformu olan Battle.net üzerinde de mevcut. Ayrıca, sayısız Xbox ve PlayStation 5 oyuncusunun da konsollarında oyunu oynadığını unutmamak gerekiyor. Bu nedenle, toplam oyuncu sayısı Steam rakamlarından çok daha yüksek olabilir.
Epic Games Store, haftanın ücretsiz oyunlarını resmen kullanıma sundu.
Yapay zeka ve diğer tartışmalar
Bu yılki Call of Duty’ye olan ilginin azalmasının bir nedeni de yapay zeka kullanımıyla ilgili şikayetler. Oyuncuların bir zamanlar gurur duyduğu “Calling Cards” artık yapay zeka tarafından üretilen görseller kullanıyor ve bu durum bazı oyuncuları oyundan tamamen soğuttu. Bununla birlikte, tek oyunculu modda oyunun duraklatılamaması gibi bazı tasarım tercihleri de eleştiri topladı.
Peki, Black Ops 7’nin Steam performansı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Android oyunlarının büyük çoğunluğu dokunmatik ekran kontrollerine dayalı olsa da, fiziksel oyun kontrolcüsü desteği sunan oyunların sayısı giderek artıyor. Özellikle bulut oyun servislerinin popülerleşmesi, dokunmatik olmayan PC ve konsol oyunlarının Android cihazlarda oynanmasını sağlıyor. Google, bu iki farklı giriş yöntemi arasındaki boşluğu kapatmak için Android 17 sürümünde oyunculara yönelik önemli yenilikler hazırlıyor. Bu yenilikler, kullanıcılara tuş atamaları üzerinde daha fazla kontrol imkanı sunmayı hedefliyor.
Oyun kumandası desteği güçleniyor: Android 17 tuşları yeniden atamayı sağlayacak
Bir USB veya Bluetooth oyun kontrolcüsü bağladığınızda, Android bunu bir giriş cihazı olarak algılıyor. İşletim sistemi, tuş basışlarını belirli kodlara çevirerek desteklenen oyunlarda eylemlere dönüştürüyor. Bu eşleştirme işlemi, önceden tanımlanmış yapılandırma dosyalarıyla yapılıyor ve cihazın üretici kimliğine göre belirleniyor. Android, popüler donanımlar (Xbox kontrolcüleri gibi) için özel ayarlar sunarken, birçok niş üretici de uyumluluk için bu popüler şemaları taklit ediyor. Bu strateji sayesinde Android, kutudan çıktığı gibi çok sayıda kumandayla çalışabiliyor.
Ancak mevcut sistemde önemli bir eksiklik var: Android, varsayılan olarak tuş atamalarını değiştirmeyi (remapping) desteklemiyor. Bu özellik için oyun geliştiricilerine güvenmek gerekiyor, fakat çoğu standart Android oyunu bu seçeneği sunmuyor. Oyuncuların tuşları yeniden atamak istemesinin ise erişilebilirlik, ergonomi, rekabetçi oyunlarda tepki süresini iyileştirme veya alışkın oldukları düzene geçme gibi birçok geçerli nedeni bulunuyor. Şu ana kadar kullanıcılar, ADB veya Erişilebilirlik API’si kullanan üçüncü taraf araçlara bağımlıydı, ancak bu yöntemler güvenilir değil ve ek yük getiriyor.
Son bulgular, Google’ın bu sorunu kökten çözmek için çalıştığını gösteriyor. En son Android Canary ön izleme sürümünde, ‘android.permission.CONTROLLER_REMAPPING’ adında yeni bir sistem izni keşfedildi. Bu izin, donanım giriş aygıtlarıyla ilgili bir özellik bayrağı tarafından korunuyor. Ayarlar uygulaması içinde, şu anda boş olsa da, oyun kumandalarına adanmış yeni bir menüye ait referanslar da bulundu. Bu menünün, bağlı kontrolcüleri yönetmek ve tuş atamalarını yapmak için merkezi bir nokta olması bekleniyor.
Daha derin bir analizde, “sanal oyun kontrolcüsü” (virtual gamepad) olarak adlandırılan yeni bir özelliğe işaret eden kodlar da tespit edildi. Bu, fiziksel bir kontrolcünün yazılımsal bir temsili gibi görünüyor. Sistemin, bu sanal cihazı standart donanım kimlikleriyle kaydetmesine olanak tanıyan kodlar mevcut. Bu sayede sanal kumanda, oyunları gerçek bir fiziksel kontrolcü olduğuna “ikna edebilecek”. Bu sanal cihaz; A, B, X, Y tuşları, tetikler (L1/R1/L2/R2), analog çubuklar (L3/R3) ve D-Pad dahil olmak üzere tam bir standart kontrolcü giriş setini destekliyor.
Amazon, korsan yayınları engellemek için Fire TV'de Linux tabanlı Vega OS'i duyurdu. Peki yeni sistem Android'in yerini alabilecek mi?
Bu sanal oyun kumandası mekanizması, tuşları yeniden atamanın ötesinde bir potansiyele de sahip. Kodlar, ekrandaki dokunmatik kontrollerin fiziksel tuşlara atanması için de kullanılabilir. Bu, ne yazık ki Android oyun kütüphanesinin büyük bir bölümünü oluşturan, yerel kumanda desteği olmayan oyunlar için devrim niteliğinde olabilir. Google’ın Chrome OS ve PC için Google Play Games’te benzer sistemleri zaten kullandığı biliniyor. Android 17’nin çıkışına altı aydan fazla bir süre var ve bu özelliklerin nasıl uygulanacağını bekleyip göreceğiz.
Google’ın en azından temel tuş atama özelliğini sunması bile oyuncular için önemli bir yükseltme olacak. Peki siz Android cihazınızda oyun oynamak için fiziksel bir oyun kumandası kullanıyor musunuz? Bu yeni özellikleri faydalı buluyor musunuz?
RedMagic serisinin en yeni canavarı ZTE Nubia RedMagic 11 Pro+’ı detaylı incelemeye aldık! Mobil oyun deneyimini zirveye taşımak için tasarlanan bu cihaz, gücünü yepyeni Qualcomm Snapdragon 8 Elite Gen 5 yonga setinden ve Adreno 840 GPU’dan alıyor. 24 GB’a varan RAM (1TB depolama seçeneği ile) ve UFS 4.1 Pro depolama teknolojisiyle birleşen bu işlemci, en zorlu oyunları bile terletmeden çalıştırıyor. Cihazın benzersiz yerleşik aktif soğutma fanı ve havacılık alüminyum orta çerçevesi sayesinde, performans düşüşü yaşamadan uzun oyun seanslarının keyfini çıkarın.
Oyun deneyiminizi bir üst seviyeye taşıyan RedMagic 11 Pro+, 6.85 inçlik muhteşem bir AMOLED ekranla geliyor. 144Hz yenileme hızı, 1 Milyar renk desteği ve 2000 nit tepe parlaklığı ile görseller adeta canlanıyor. Özellikle oyuncular için hayati öneme sahip olan 520Hz dokunmatik hassasiyete sahip basınca duyarlı omuz tetikleyicileri ile kontrol tamamen sizde! Stereo hoparlörler, 3.5mm kulaklık girişi ve 32-bit/384kHz Hi-Res ses desteği ise işitsel deneyiminizi tamamlayarak sizi oyunun tam ortasına taşıyor.
Bir oyun telefonundan beklenen en önemli özelliklerden biri de pil ömrüdür. RedMagic 11 Pro+, silikon/karbon tabanlı devasa 7500 mAh bataryası ile uzun süreli kullanımlarda bile sizi yarı yolda bırakmaz. Ancak asıl heyecan verici kısım şarj teknolojisi! Cihaz, 120W kablolu süper hızlı şarj desteği sayesinde pilinizi inanılmaz kısa sürelerde %0’dan %100’e ulaştırarak oyuna kesintisiz geri dönmenizi sağlar. Ayrıca, cihazın sahip olduğu IPX8 su direnci ve zarif cam-metal tasarımı, dayanıklılık ve premium hissiyatı bir arada sunuyor.
RedMagic bir oyun telefonu olsa da, kamera yeteneklerinden ödün vermiyor. Cihazın arkasında OIS destekli 50 MP ana kamera ve 50 MP ultra geniş açılı lens içeren güçlü bir çift kamera sistemi bulunuyor. Bu kurulum ile 8K@30fps ve 4K@60fps kalitesinde videolar çekebilirsiniz. Ön tarafta ise ekrana entegre 16 MP selfie kamerası yer alıyor. Peki bu canavar oyuncu telefonu, amiral gemisi rakiplerinin karşısında nasıl duruyor? Tüm detaylar, kapsamlı testler ve incelememiz için videomuzu sonuna kadar izlemeyi, beğenmeyi ve kanalımıza abone olmayı unutmayın!
OpenAI, yapay genel zeka (AGI) veya otonom bir “yapay zeka araştırmacısı” geliştirme hedefine henüz ulaşamadı. Ancak şirket, ChatGPT’nin “uzun tire” (em dash) işaretini yanlış kullanmasını engellemenin bir yolunu buldu. CEO Sam Altman, X platformunda yaptığı bir paylaşımda bu gelişmeyi duyurdu. Altman, “ChatGPT’ye özel talimatlarınızda uzun tire kullanmamasını söylerseniz, sonunda yapması gerekeni yapıyor!” dedi. Bu gelişmeyi “küçük ama mutlu bir kazanım”olarak nitelendirdi.
ChatGPT’nin sinir bozucu ‘uzun tire’ takıntısı için sonunda çözüm geldi
Şirket, bu yeni yeteneği Threads üzerinde yaptığı bir paylaşımla da doğruladı. Bu paylaşımda, ChatGPT’ye “uzun tireyi mahvettiği” için resmi bir özür yazısı yazdırdılar. İlginç bir şekilde, ChatGPT bu özür metnini yazarken bile uzun tire kullanmaktan geri duramadı. Bu durum, aslında çözüme dair önemli bir ayrımı da ortaya koyuyor.
Small-but-happy win:
If you tell ChatGPT not to use em-dashes in your custom instructions, it finally does what it's supposed to do!
Aslında OpenAI, ChatGPT’nin uzun tireyi varsayılan olarak daha uygun bir şekilde kullanmasını veya daha az tercih etmesini sağlamış değil. Bunun yerine, kullanıcılara sohbet robotunun kişiselleştirme ayarları üzerinden bu işareti kullanmamasını söyleme yeteneği verdi. Yani bu, modelin temel bir sorununun çözülmesinden ziyade, kullanıcı bazlı bir ayar seçeneği sunulması anlamına geliyor.
Bu yeni yetenek, OpenAI’ın en son modeli olan GPT-5.1’in piyasaya sürülmesinin ardından geldi. Şirketin yeni modelin tanıtımında vurguladığı temel iyileştirme noktalarından biri, GPT-5.1’in talimatları takip etmede daha iyi olması ve daha fazla kişiselleştirme özelliği sunmasıydı. Uzun tire kısıtlaması da, modelin temel çıktısındaki bir düzeltmeden çok, kullanıcıların modelin bu “daha uyumlu” yapısından nasıl faydalanabileceğine bir örnek teşkil ediyor.
Düzeltmenin kullanıcı bazında yapılması gerekmesi, çoğu büyük dil modelinin (LLM) hala ne kadar “kara kutu” olduğunu gösteriyor. Hatta Sam Altman’ın X’teki paylaşımına yanıt veren bazı kullanıcılar, özel talimata rağmen kendi ChatGPT sürümlerinin hala uzun tire kullandığını belirtiyor. OpenAI’ın çözümü kişiselleştirme olarak sunması, ölçeklenebilir bir çözüm bulmanın hala çok zor olduğuna işaret ediyor.
ChatGPT'ye grup sohbeti özelliği geldi. OpenAI, yapay zekayı işbirliği ve sosyal planlama için arkadaş gruplarına dahil ediyor.
Görünüşe göre şirket, bir yanıt üretirken özel talimatları hesaplamalarında daha ağır basacak şekilde bir yol bulmuş. Ancak sorunun ilk etapta neden ortaya çıktığını veya neden devam ettiğini hala tam olarak çözememiş gibi görünüyorlar. Belki de bu yüzden şirket son zamanlarda Yapay Genel Zeka (AGI) hakkında daha az konuşup, kişiselleştirme özelliklerine daha fazla ağırlık veriyor.
ChatGPT’nin bu ısrarcı uzun tire kullanımı, özellikle içerik üreticileri için can sıkıcı olabiliyordu. Siz ChatGPT kullanırken bu sorunu fark etmiş miydiniz? Şirketin sunduğu bu kişiselleştirme çözümünü yeterli buluyor musunuz?
Hız aşırtma (overclock) dünyasında sıra dışı ve iddialı bir denemeye imza atıldı. “Trashbench” isimli bir donanım modifikasyon uzmanı, NVIDIA’nın RTX 5050 ekran kartını neredeyse 3.5 GHz hıza ulaştırmak için bir kamp dondurucusu kullandı. Bu deneme sonucunda kartın saat hızında %23’lük bir artış sağlandı ve bir dizi dünya rekoru kırıldı. Blackwell mimarisinin en küçük GPU’su olan GB207 çipi, bu yöntemle sınırlarının ötesine taşındı.
Bu test, Trashbench’in YouTube’da “Clock Bench” isimli bir başka hız aşırtma uzmanıyla girdiği bir mücadelenin parçasıydı. İkili, GeForce RTX 5050’yi en fazla kimin zorlayabileceğini görmek için yarıştı. Kazanmaya kararlı olan Trashbench, kullandığı Gigabyte RTX 5050 modelinin güç limitlerini kaldırmak için “shunt mod” adı verilen fiziksel bir modifikasyon uyguladı.
Yapılan modifikasyon ve sıra dışı soğutma sayesinde kart, 3468 MHz’lik stabil bir saat hızına ulaştı. Bu değer, kartın 2820 MHz olan standart stok hızından %23 daha yüksek. Elde edilen bu sonuç, küçük GB207 GPU’sunu 3DMark performans testi listelerinin zirvesine taşıdı ve bu kartı muhtemelen gezegendeki en hızlı GB207 haline getirdi.
Soğutma için Techni-Ice marka bir dondurucu ve 60/40 glikol karışımı kullanıldı. Testler sırasında GPU sıcaklıklarının, uygulanan yüke bağlı olarak -12°C ile 15°C arasında seyrettiği bildirildi. Kartın 78W güç çektiği raporlansa da, shunt modu nedeniyle bu değerin tamamen yanlış olduğu belirtildi. Bu modifikasyon, kartın kendi güç tüketimini doğru algılamasını engeller ve böylece güç limitini ortadan kaldırır.
Güç limiti kalkan ve sadece voltaj ile termal limitlerle sınırlanan kart, bu sayede %23’lük etkileyici bir hıza ulaştı. Modern GPU’larda, shunt moduyla bile %10’luk bir hız aşırtma başarısının zor elde edildiği düşünüldüğünde, %23’lük artış önemli bir başarı olarak öne çıkıyor. Trashbench, yaklaşık iki hafta önce de Intel Arc B580 modeliyle bir hız aşırtma rekoru kırmıştı.
Ekran kartlarında sınırların bu denli zorlanması, donanım meraklılarının ne kadar yaratıcı olabileceğini gösteriyor. Peki siz bu tür ekstrem hız aşırtma denemeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
iPhone 17 Pro Max modellerinde daha önce yaşanan oksitlenme sorunları, “Kozmik Turuncu” rengin zamanla “Gül Altını” rengine dönüşmesine yol açıyordu. Ancak şimdi çok daha ciddi bir sorun bildirildi: boyanın tamamen soyulması. Bir iPhone 17 Pro Max sahibi, bu durumu en beklenmedik şekilde, cihazını ıslak mendille silerken keşfetti. Akıllı telefonunuzu pırıl pırıl tutmak için bu tür ürünleri kullanmak cazip gelse de, şimdilik temizlik için mikrofiber bez tercih edilmesi en güvenli yöntem olarak görünüyor.
iPhone 17 Pro Max sahiplerine kötü haber: Boyası dökülüyor
X platformunda @Rui35052730 kod adlı kullanıcının paylaştığı görsellere göre, bir kullanıcının “Kozmik Turuncu” renkli iPhone 17 Pro Max modelinin boyası, ıslak mendille silindiğinde cihazın üzerinden adeta silindi. Bu durum, amiral gemisi telefonların zaten bilinen bir zayıf noktası olan kamera çıkıntısı köşelerinin çizilmelere karşı olan hassasiyetine eklenen yeni bir sorun oldu. Cihazın kaplaması için kullanılan anodize alüminyum işleminin kusursuz olması gerekirdi, ancak bu olay “Kozmik Turuncu” kaplamanın ne kadar kolay çıkabildiğini gösterdi.
Reddit gibi diğer sosyal platformlarda, bu sorunu yaşayan başka bir iPhone 17 Pro Max sahibine dair bir kayıt bulunmuyor. Bu nedenle, şimdilik bunun münferit bir olay olduğunu varsaymak gerekiyor. Yine de bu haberin kısa sürede Apple’ın gündemine gelmesi bekleniyor. xAI tarafından geliştirilen yapay zeka asistanı Grok, paylaşılan görseller üzerine peroksit veya alkol bazlı ıslak mendillerin kullanılması durumunda iPhone 17 Pro Max’in Kozmik Turuncu kaplamasının soyulmaya başlayabileceğini doğruladı.
Apple, iPhone 17 Pro veya iPhone 17 Pro Max modellerini temizlerken sert kimyasal içerikli ürünlerin kullanılmaması konusunda kullanıcıları kesin bir dille uyarıyor. Bu tür temizleyiciler, boyayı çözmek için tasarlanmış güçlü bileşenler içeriyor. Şirketin bu modellerde titanyum alaşımdan tek parça alüminyum kasaya geri dönmüş olması, başka bir sorunu da beraberinde getiriyor: ezilme ve göçme. Bu durum genellikle telefonlar özellikle yüksekten düştüğünde meydana geliyor.
İddiaya göre Apple, iPhone'lara 5 yeni uydu özelliği getirecek. Haritalar ve Mesajlar uygulamaları kapsama alanı dışında da çalışacak.
Galaxy S25 Ultra ile yapılan bir düşme testi karşılaştırmasında, iPhone 17 Pro Max’in köşelerden temas etmediği sürece darbelere karşı iyi dayandığı, ancak köşelerden darbe aldığında büyük hasar gördüğü gözlemlenmişti. Boyası soyulan kullanıcının Apple’dan yeni bir değişim cihazı alıp alamayacağı henüz bilinmiyor. Ancak yaşanan bu olay, cihazlarını kir ve lekeden arındırmak için ıslak mendil kullananlar için acı verici bir hatırlatma niteliğinde.
Peki siz iPhone 17 Pro Max’in “Kozmik Turuncu” renginde yaşanan bu soyulma sorunu hakkında ne düşünüyorsunuz? Akıllı telefonunuzu temizlemek için genellikle hangi yöntemleri tercih ediyorsunuz?
ROG Xbox Ally X satışları beklentilerin çok üzerine çıktı ve ASUS, elde taşınabilir oyuncu cihazlarına yönelik hızla artan ilgiyi göz önüne alarak üretimi artırıyor. Şirketin son finansal raporunda yer alan verilere göre, taşınabilir oyun cihazı kategorisine olan talep yüksek bir ivme kazandı. Bu gelişmenin ardından ASUS, satış beklentilerini yukarı yönlü revize etti.
ROG Xbox Ally X satışları zirvede
ASUS, yılın son çeyreğinde sadece ROG Ally satışlarından 3 ila 5 milyar TWD aralığında, yani yaklaşık 96 milyon ila 160 milyon dolar arasında bir gelir elde etmeyi bekliyor.
Şirket yönetimi, bu rakamın çeyrek sonunda 130 milyon dolar seviyesine yaklaşabileceğini belirtiyor. Detaylara bakıldığında, üst düzey oyuncular hedeflenerek geliştirilen 999 dolarlık ROG Xbox Ally X modeli, ASUS’un ifadesiyle “beklenenden çok daha güçlü” bir talep ile karşılaştı.
ROG Xbox Ally X, lansmanın ardından kısa süre içinde stoklarının tükenmesiyle birlikte rekor bir talep yarattı. Bu durum üzerine ASUS, bileşen tedarikçileriyle birlikte çalışarak üretimi artırma kararı aldı.
Audi, Formula 1 aracı ile karşımıza çıkıyor. Konsept tasarım, yenilikçi hatlarıyla dikkat çekiyor.
Şirket, henüz detaylı satış rakamlarını kamuoyuyla paylaşmadı, ancak son çeyrek değerlendirmesinde ilk nesil ROG Ally ile oluşturulan kategorinin başarıyla sonuç verdiğini vurguladı. ASUS, artan bu ivmenin devam etmesini bekliyor ve yüksek talebin önümüzdeki dönemde üretim hacimlerine daha doğrudan yansıyacağını söylüyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.