Galaxy S26 Ultra’nın Ön Kamerasında Büyük Gelişme

Samsung’un yaklaşmakta olan amiral gemisi Galaxy S26 Ultra modelindeki ekran deliği (Infinity-O çentiği) hakkındaki spekülasyonlar son buluyor. Daha önce maliyet düşürme veya estetik bir tercih olduğu düşünülen daha büyük ekran deliğinin ardındaki asıl neden ortaya çıktı: Geliştirilmiş bir ön kamera deneyimi.

X platformundaki PhoneArt’tan gelen bilgilere göre, kamera ekran deliğinin büyüme nedeni, Samsung’un selfie kamerasının görüş alanını (Field of View – FOV) artırmış olması. Galaxy S26 Ultra’nın ön kamerasının FOV’u 85 dereceye çıkarıldı. Buna karşılık, Galaxy S25 Ultra’nın ön kamerasının FOV değeri 80 dereceydi.

Bu yükseltme sayesinde, Galaxy S26 Ultra’nın selfie kamerası artık S25 Ultra’nın arkadaki geniş açılı kamerasıyla aynı FOV’a sahip olacak. Ön kamera, kareye daha fazla şey sığdırabilecek ve bu da özellikle daha iyi grup selfie’leri çekmeyi çok daha kolay hale getirecek.

Hyundai IONIQ 6 N Ortaya Çıktı!

Hyundai IONIQ 6 N Ortaya Çıktı!

Hyundai tarafından geliştirilen performans aracı IONIQ 6 N tüm detaylarıyla ortaya çıktı. İşte detaylar ve dahası.

Elbette, bu daha geniş görüş alanının bedeli, Galaxy S26 Ultra’nın ekranındaki selfie kamerası deliğinin büyümesi oldu. Ancak bu önemli kamera yükseltmesi göz önüne alındığında, çoğu kullanıcının bunu adil bir takas olarak görmesi bekleniyor.

Şu an için, bu önemli selfie kamerası yükseltmesinin tüm Galaxy S26 serisine mi uygulanacağı, yoksa yalnızca Ultra modele mi özel kalacağı belirsizliğini koruyor. Benzer şekilde, daha büyük Infinity-O kamera deliğinin sadece Ultra modeline mi özgü bir özellik olacağı, yoksa tüm S26 üçlüsünü mü tanımlayacağı henüz bilinmiyor.

Estetik açıdan bakıldığında, daha büyük Infinity-O kamera deliği, cihazın daha yuvarlak hatlı köşelerine daha iyi uyum sağlayabilir, ancak bunun nasıl görüneceğini görmek için cihazın lansmanını beklememiz gerekecek.

Samsung, Galaxy S26 serisini önümüzdeki yılın başlarında tanıtacak. Son raporlar, şirketin bir sonraki büyük Galaxy Unpacked etkinliğini Ocak ayında düzenleyebileceğini gösteriyor. Serinin temel olarak Base (Standart), Plus ve Ultra modellerinden oluşması bekleniyor. Samsung’un 2026’nın ilerleyen aylarında bir S26 Edge devam modelini piyasaya sürüp sürmeyeceği ise şimdilik bilinmiyor.

Huawei’den yeni nesil katlanabilir telefon yolda

Çin’den gelen yeni bir sızıntı, Huawei’nin katlanabilir telefon serisine büyük ekranlı ve yeni bir tasarımla geri dönmeye hazırlandığını gösteriyor. Güvenilir bilgi kaynağı Digital Chat Station (DCS), Weibo’da yaptığı paylaşımda, Çin’in en büyük beş akıllı telefon üreticisinden birinin büyük ekranlı, katlanabilir bir telefonu test etmeye başladığını ortaya çıkardı.

Sızıntıdaki ipuçları, cihazın büyük ihtimalle Huawei’ye ait olduğunu gösteriyor ve DCS, bunun Oppo Find N6 olma olasılığını da elediğini belirtti. Sızan bilgilere göre, bu yeni katlanabilir cihazın teknik özellikleri oldukça iddialı:

  • Ana Ekran: 7.6 inç
  • Kapak Ekranı: 5.5 inç
  • En Boy Oranı: Yaklaşık 14:10
  • İşlemci: Amiral gemisi düzeyinde bir yonga seti (“n’inci nesil amiral gemisi çipi”)
  • Kamera: Periskop telefoto kameraya sahip olacak.
  • Batarya: 6.000 mAh’in hemen altında bir pil kapasitesi.

DCS, bu cihazın sektörün ilk büyük boyutlu, yatay geniş katlanabilir telefonu olabileceğini iddia ediyor. Huawei, zaten bu form faktörüne yabancı değil. Şirketin dikey katlanabilir modeli Pura X, 16:10 en boy oranına sahip 6.3 inç ana ekranıyla sektördeki ilk geniş katlanabilir telefonlardan biriydi. Bu yeni cihazın, katlanmış halde daha geniş ve kısa, açıldığında ise daha kareye yakın, tablet benzeri bir deneyim sunması bekleniyor.

Huawei XMAGE 2025’te bir Türk!

Huawei XMAGE 2025’te bir Türk!

Huawei XMAGE 2025 ödüllerinin kazananları Paris'te açıklandı. Mehmet Emin Coruş, dünya ikincisi oldu. İşte detaylar.

Bu yeni geniş ekran yaklaşımı, Huawei’nin, Apple’ın da benzer bir en boy oranına sahip olacağı söylenen katlanabilir iPhone Fold söylentilerine karşı geliştirdiği stratejik bir hamle olabilir. Sızan bilgilere göre iPhone Fold da 7.7 inç ekrana ve 14.1:10 en boy oranına sahip olacak, bu da açıldığında küçük bir iPad’i andıracağı anlamına geliyor.

OpenAI’ın başı derde girdi

Almanya’da Münih Bölge Mahkemesi, OpenAI’ın ChatGPT yapay zeka modelinin telif koruması altındaki şarkı sözlerinden “öğrenerek” Alman telif yasalarını ihlal ettiğine hükmetti.

OpenAI telif cezası ödeyecek

Bu karar, Avrupa’da yaratıcı eserlerin yapay zeka eğitimi için izinsiz kullanılmasına karşı açılan davalar arasında önemli bir emsal teşkil ediyor. Mahkeme, kararı besteciler, söz yazarları ve müzik yayıncılarının haklarını koruyan yaklaşık 100 bin üyeli bir kurum olan GEMA’nın lehine verdi. GEMA, davayı OpenAI’a karşı Kasım 2024’te açmıştı.

GEMA’nın iddiasına göre ChatGPT, “öğrenme” sürecinde dokuz ünlü Alman şarkısının sözlerinden yararlandı. Mahkeme kararında öne çıkan sanatçılar arasında Herbert Grönemeyer ve Helene Fischer yer alıyor. Mahkeme, OpenAI’ın izinsiz materyal kullanımı nedeniyle tazminat ödemesine karar verdi, ancak tazminat miktarı açıklanmadı.

GEMA hukuk danışmanı Kai Welp, kararın ardından OpenAI ile telif sahiplerinin nasıl tazmin edileceği konusunda görüşmelere başlanmasını umduklarını söyledi. OpenAI ise, modellerinin belirli şarkıları “kopyalamadığını” ve bunun yerine büyük veri kümeleri üzerinde öğrenme gerçekleştirdiğini savundu. Şirket ayrıca ChatGPT’nin ürettiği içerikten kullanıcıların sorumlu olduğunu öne sürdü, ancak mahkeme bu savunmayı kabul etmedi.

OpenAI karara ilişkin açıklama yaptı ve karara katılmadığını, temyiz sürecini değerlendirdiğini belirtti. Şirket, “Karar, sınırlı sayıda şarkı sözü için geçerlidir ve Almanya’da her gün teknolojimizi kullanan milyonlarca insanı, işletmeyi ve geliştiriciyi etkilemiyor” dedi.

Alman Gazeteciler Birliği, kararı “telif hakkı yasası için bir dönüm noktası niteliğinde bir zafer” olarak nitelendirdi. OpenAI, daha önce de ABD’de yazarlar ve medya kuruluşları tarafından benzer gerekçelerle açılan davalarla karşı karşıya kalmıştı.

Toy Story 5 fragmanı yayınlandı!

Pixar’ın tüm zamanların en sevilen animasyon film serilerinden biri olan Toy Story (Oyuncak Hikâyesi), altı yıllık bir aranın ardından beşinci filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanıyor. Serinin yeni filmi Toy Story 5, 19 Haziran 2026’da vizyona girecek. Vizyon tarihi yaklaşırken tanıtım çalışmalarına başlayan Pixar, filmden ilk fragmanı yayınladı.

Toy Story 5 yakında geliyor

Toy Story 5, Woody, Buzz Lightyear, Jessie ve Forky gibi serinin ikonik oyuncaklarının eğlenceli maceralarını anlatmaya devam ediyor. Bu sevilen karakterleri seslendiren Tom Hanks (Woody), Tim Allen (Buzz Lightyear), Joan Cusack (Jessie) ve Tony Hale (Forky) yeni film için yeniden bir araya geldi.

Yayınlanan ilk fragman, Woody ve Buzz Lightyear’ın öncülük ettiği ekibin bu kez yeni ve elektronik bir rakiple karşılaşacağını ortaya koyuyor: Lilypad adında bir oyun tableti. Bu yeni karakter, Bonnie’nin favori oyuncaklarını bir kenara attıracak. Lilypad’i Greta Lee seslendiriyor.

Ayrıca ünlü komedyen ve sunucu Conan O’Brien da filmin seslendirme kadrosunda yer alıyor. Yönetmen koltuğunda ise daha önce Wall-e ve Finding Nemo gibi filmlerle tanınan Andrew Stanton oturuyor. Toy Story 5, 2026 yazında sinemalarda olacak.

Film, serinin temelindeki “oyuncak olmanın anlamı” ve değişen sahiplerle kurulan duygusal bağlar temalarını sürdürüyor. Serinin hayranları, özellikle Woody ve Buzz arasındaki dostluğun yeni bir teknolojik tehdit karşısında nasıl bir sınav vereceğini merak ediyor.

Red Dead Redemption PS5 sürümü geliyor

Rockstar Games hayranlarını heyecanlandıran önemli bir gelişme yaşandı. Ortaya çıkan yeni bir yaş derecelendirmesi, Red Dead Redemption PS5 sürümünün yolda olduğunu net bir şekilde gösteriyor.

Red Dead Redemption PS5 güncellemesi geliyor

Oyun dünyasında sızıntılar genellikle yaş derecelendirme kuruluşlarından çıkar. Bu sefer de gelenek bozulmadı. İnternete düşen yeni bir kayıt, efsanevi kovboy oyununun doğrudan PlayStation 5 için listelendiğini ortaya koydu.

Bu durum basit bir hatadan ibaret değil. Çünkü liste, oyunun geriye uyumluluk modundan farklı olduğunu belirtiyor. Yani oyun, yeni nesil konsolun gücünü kullanacak şekilde yeniden paketleniyor.

Teknik iyileştirmeler bekleniyor

Mevcut PS4 sürümü zaten yeni konsollarda çalışıyor. Ancak oyuncular daha fazlasını istiyor. Yerel bir uygulama, teknik sınırları ortadan kaldıracaktır.

Bununla birlikte görsel kalitede artış bekliyoruz. Özellikle yükleme sürelerinin kısalması büyük bir avantaj sağlayacaktır. Ayrıca DualSense kontrolcüsü için özel titreşim özellikleri de eklenebilir.

Valve onayladı: Android oyunları Steam’e geliyor

Valve onayladı: Android oyunları Steam’e geliyor

Valve, Android oyunlarının resmen Steam'de destekleneceğini duyurdu. Yeni Steam Frame başlığı, mobil APK'larını çalıştıracak.

Çözünürlük ve performans artışı

Oyuncuların en büyük beklentisi akıcı bir deneyimdir. Yeni sürüm muhtemelen 60 FPS desteği sunacaktır. Buna ek olarak 4K çözünürlük seçeneği de standart hale gelebilir.

Rockstar Games henüz resmi bir tarih vermedi. Fakat bu tür derecelendirmeler, duyurunun çok yakın olduğunu müjdeliyor. Yakında resmi fragmanı görebiliriz.

Peki, Red Dead Redemption hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Google Play beklenen özelliği sundu

Mobil cihazların ayrılmaz bir parçası olan uygulamalar, söz konusu enerji tüketimi olduğunda her zaman başarılı olamıyor. Özellikle arka planda çalışmaya devam eden ve yüksek güç harcayan uygulamalar, düşük kapasiteli bataryalı cihazlarda büyük bir sorun yaratıyor. Google Play mağazası, bu duruma karşı kısmi bir önlem alarak yeni bir döneme giriyor.

Google Play, enerji verimliliğini artıracak

Google, yaptığı açıklama ile Google Play mağazasının enerji tüketimi rehberlerine uyum sağlamakta zorlanan geliştiricilerin uygulamalarını etiketlemeye başlayacağını duyurdu. Bu uygulamanın hedefinde özellikle cihazın uyku moduna geçmesini engelleyen uygulamalar bulunuyor.

Ekran kapalıyken dahi arka planda çalışıp sistemin uykuya geçmesini önleyen uygulamaları, Google batarya tüketimini en çok artıran unsurlardan biri olarak görüyor. Kurala göre, 24 saatlik bir periyotta arka arkaya iki saat boyunca cihazın uykuya geçmesini engelleyen uygulamalar bu kapsama dahil oluyor. Ancak müzik oynatma ve kullanıcı tarafından başlatılan veri transferi gibi belirli senaryolar istisna kabul ediliyor.

Eğer bir geliştirici, belirlenen süre sonunda uygulamasını bu kural kapsamına uygun hale getirmezse, uygulamanın Google Play mağazası sayfasında özel bir etiket görünüyor.

Bu etiket, uygulamanın yüksek arka plan aktiviteleri nedeniyle beklenen enerji tüketiminin daha üzerinde olabileceğini ziyaretçilere bildiriyor. Google, bu uygulamanın bir sonraki adımı olarak, belirli senaryolarda bu tip uygulamaların mağazanın keşfet kısmında görünmesini de engelleyecek. Bu yeni kurallar 1 Mart tarihinden itibaren geçerli olmaya başlayacak.

iPhone HMO ekran ile devrim yaratabilir

Apple, iPhone’larda çığır açacak yeni bir ekran teknolojisini araştırıyor. Şirket, mevcut LTPO ekranların yerini alacak olan iPhone HMO ekran teknolojisi (Yüksek Hareketli Oksit) üzerinde çalışmalara başladı. Bu teknoloji, yalnızca güç tüketimini azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda üretim maliyetlerini de önemli ölçüde düşürme potansiyeli taşıyor.

iPhone HMO ekran teknolojisi nasıl çalışıyor ve ne sunuyor?

HMO teknolojisi, mobil cihazlar için kritik faydalar sağlayacak. Temelde, mevcut oksit ince film transistör (TFT) teknolojisine kıyasla elektron hareketliliğini artırıyor. TFT’ler, piksel operasyonunu akım akışını ayarlayarak kontrol eder. Ancak mevcut oksit TFT’lerin bir sınırı bulunuyor. HMO, bu akışı daha da hızlandırarak elektriksel sinyal işlemeyi ivmelendirir ve güç tüketimini azaltır.

Üretim maliyetleri düşecek mi?

Evet, düşecek. Sektör kaynaklarına göre, bu teknolojinin Apple için toplu üretiminin daha ucuz olmasının sebebi var. LTPO’ya kıyasla daha az ekipman ve daha az sayıda üretim adımı gerektiriyor. Ayrıca, maliyetleri düşürmesi, Apple’ın bu teknolojiye hızlıca geçiş yapmasını sağlayabilir. Unutmamak gerekir ki, bu yeni teknoloji henüz %60 olasılıkla “makul” bir söylenti seviyesinde değerlendiriliyor.

iPhone yavaş şarj uyarısı alan bir kullanıcı

HMO ekranlar ne zaman iPhone’lara gelecek?

Bu teknolojinin iPhone’lara ne kadar hızlı entegre edileceği belirsiz. Apple’ın LTPO için izlediği yol dikkat çekici. İlk LTPO patentini 2014’te aldı, 2018’de Apple Watch Series 4’te kullandı ve nihayet 2022’de iPhone 14 Pro serisine getirdi. Bu yaklaşık 8 yıllık bir süreç. Bununla birlikte, benzer bir bekleme süresi HMO için de geçerli olabilir, eğer Apple süreci hızlandırmazsa.

Ayrıca, Apple’ın tandem OLED teknolojisini iPad Pro’lara getirme çabası da vardı, ancak Samsung büyük bir sipariş isteyince bu gerçekleşti. Bazı raporlar, tandem OLED’in 2028’den önce iPhone’lara gelmeyebileceğini belirtiyor. Bu nedenle, HMO ekranların 2028’den sonra piyasaya sürülmesine tanıklık edebiliriz.

Huawei XMAGE 2025’te bir Türk!

Huawei XMAGE 2025’te bir Türk!

Huawei XMAGE 2025 ödüllerinin kazananları Paris'te açıklandı. Mehmet Emin Coruş, dünya ikincisi oldu. İşte detaylar.

Peki, yeni iPhone ekran teknolojisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Samsung TV’ler için müjde verildi

Samsung, 2025 model televizyonlarında kullanıcıların izledikleri içerikle anlık etkileşime girmesini sağlayan yeni nesil yapay zeka özelliğini duyurdu. Şirket, bu sistemi Vision AI Companion adını verdi.

Samsung TV’lere yeni yapay zeka geliyor

Üretken yapay zeka tabanlı yeni bir Bixby sürümüne dayanan bu özellik, televizyon deneyimini klasik asistanların çok daha ötesine taşıyor. Kullanıcılar, artık ekranda gördükleri içerik hakkında doğrudan sorular yöneltiyor.

Yeni Vision AI Companion sayesinde, bir filmdeki oyuncunun kim olduğunu, o oyuncunun daha önce hangi yapıtlarda rol aldığını veya bir futbol maçının nihai skorunu televizyona sorup öğrenmek mümkün oluyor.

Sistem sadece içerik bilgisiyle sınırlı kalmıyor. Kullanıcılara film ve dizi tavsiyeleri sunuyor, yemek tarifleri paylaşıyor, seyahat ve yakın çevredeki restoran önerilerini de getiriyor. Samsung’un açıklamasına göre sistem, Microsoft Copilot ve Perplexity gibi farklı yapay zeka modellerinin bir araya getirilmesiyle çalışıyor.

Bu sayede, kullanıcıyla doğal, bağlamı kavrayabilen ve diyalog takibi yapabilen konuşmalar kuruyor. Ayrıca televizyona entegre bir şekilde çalıştığı için yanıtları yalnızca sesli değil, görsel olarak da ekran üzerinde gösteriyor.

Şirket, bu yeni asistanın aynı zamanda AI görüntü optimizasyonu ve gerçek zamanlı çeviri gibi diğer yapay zeka fonksiyonlarının da merkezinde yer aldığını belirtiyor. Eylül ayındaki IFA fuarında ilk kez tanıtılan Vision AI Companion, şimdi 2025 TV serisi için kullanıma sunulmuş durumda.

Sistem, aralarında İngilizce, Korece ve İspanyolca bulunan 10 farklı dili destekliyor. Desteklenen TV modelleri Neo QLED, Micro RGB, OLED, QLED step-up TV’ler, Akıllı Monitörler ve The Movingstyle serilerinden oluşuyor.

Akıllı hoparlör satışı yapmayan Samsung için bu yeni özellik, televizyonları firmanın ev içi yapay zeka ekosisteminin ana merkezi haline getiriyor. Akıllı buzdolapları ve çamaşır makineleri gibi ev aletleriyle birlikte, Samsung kullanıcıların yaşam alanlarına doğrudan entegre bir yapay zeka deneyimi sunuyor.

Hyundai IONIQ 6 N Ortaya Çıktı!

Hyundai’nin yüksek performanslı N departmanı, merakla beklenen son eseri Hyundai IONIQ 6 N’in tüm detaylarını nihayet gün yüzüne çıkardı. Dışarıdan markanın o akıcı hatlara sahip “elektrikli streamliner” sedanına benzese de, bu versiyon tamamen pist odaklı bir canavar olarak tasarlandı.

IONIQ 6 N, büyük beğeni toplayan IONIQ 5 N’in en iyi yönlerini alıp on bir’e katlıyor; yepyeni donanım ve yazılımlarla güçlendiriliyor. Şirket, şu sıralar gazetecilerin Kore Uluslararası Pisti’nde aracı test etmesine izin veriyor ve küresel lansmanının 2026 yılının başlarında yapılacağını resmen onayladı.

Söz konusu elektrikli otomobiller olduğunda ilk soru her zaman güç oluyor ve IONIQ 6 N bu konuda beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Çift motorlu sistemi, standart olarak 609 beygir gücü (448 kW) üretiyor. Ancak “N Grin Boost” düğmesine basılmasıyla birlikte, 10 saniye boyunca tam 650 beygir gücü (478 kW) ve 770 Nm tork serbest kalıyor.

Audi Formula 1 aracını tanıttı

Audi Formula 1 aracını tanıttı

Audi, Formula 1 aracı ile karşımıza çıkıyor. Konsept tasarım, yenilikçi hatlarıyla dikkat çekiyor.

Bu sayede sedan, N Kalkış Kontrolü (N Launch Control) kullanılarak 0’dan 100 km/s hıza sadece 3.2 saniyede fırlıyor ve azami hızı 257 km/s’ye ulaşıyor. Güç, önde 166 kW ve arkada daha güçlü 282 kW’lık iki motor tarafından sağlanıyor, bu da araca arkadan itişli bir sürüş hissi veriyor.

Ancak Hyundai’nin N markası, otomobillerinin sadece düz çizgi hızından ibaret olmadığında ısrarcı. Araçlar, “Köşe Haydudu” (Corner Rascal), “Yarış Pisti Yeteneği” (Racetrack Capability) ve “Günlük Spor Otomobil” (Everyday Sportscar) olmak üzere üç kurala uyacak şekilde inşa ediliyor.

“Köşe Haydudu” adını hak etmek için IONIQ 6 N’in gövdesi ve şasisi standart araca göre çok daha sağlam. Mühendisler, onlarca ekstra kaynak noktası ve daha fazla yapısal yapıştırıcı ekleyerek çerçeveyi daha da sertleştirdi. Bu sayede tamamen yeniden tasarlanan süspansiyon görevini tam olarak yerine getirebiliyor.

Otomobilde, daha iyi denge için alçaltılmış bir devrilme merkezi, yeni burçlar ve akıllı “darbe algılayıcılı” Elektronik Kontrollü Süspansiyon (ECS) amortisörleri bulunuyor. Arkadaki elektronik sınırlı kaydırmalı diferansiyel (e-LSD) ise tüm bu gücü yönetmeye ve aracın virajlardan çekilerek çıkmasına yardımcı oluyor.

Hyundai, birçok sürücünün benzinli motorun gürültüsünü ve mekanik hissini özlediğini biliyor. Bu yüzden IONIQ 6 N, bir dizi akıllı numara ile donatılmış.

  • N e-Shift: Bu sanal şanzıman sistemi, “vitesler” arasındaki sarsıntılar ve bir devir kesici (redline) ile birlikte, 8 ileri çift kavramalı bir şanzımanın hissini taklit ediyor.
  • N Active Sound+: Bu sistem, 10 hoparlör aracılığıyla fütüristik, motorsporlarından ilham alan ve hatta jet savaş uçağı benzeri sesleri içeriye pompalıyor.
  • N Drift Optimizer: Bu özel mod, otomobilin açısını ve tekerlek kaymasını yöneterek, her seviyeden sürücünün mükemmel bir drift (yanlama) yapmasına yardımcı olmak için tasarlanmış.

Pistlere hazır bir otomobilin bile gerçek dünyada yaşaması gerekir. Hyundai IONIQ 6 N hala bir EV ve bu, pil yönetimini beraberinde getiriyor. Araç, büyük bir 84.0 kWh batarya paketiyle geliyor ve gelişmiş 800 volt mimarisi sayesinde inanılmaz derecede hızlı şarj olabiliyor. 350 kW’lık bir DC hızlı şarj cihazına takıldığında, pil sadece 18 dakikada %10’dan %80’e dolabiliyor.

N’e özgü batarya sistemi, gelişmiş termal yönetim ve ön koşullandırma özelliklerini de içeriyor. Bu sayede sürücü, performansı tutarlı tutmak için bataryayı “Drag” (maksimum güç), “Sprint” (hızlı bir tur) veya “Endurance” (pistte birden fazla tur) modlarına ayarlayabiliyor. Hyundai, aracın WLTP sürüş menzilini 487 km olarak tahmin ediyor.

IONIQ 6 N, görünüş olarak da bu performansın hakkını veriyor. Standart otomobilden daha geniş olan araç, 20 inçlik dövme alüminyum jantlarını kaplamak için 1.94 metre genişliğe ulaşıyor. Bu jantlar özel HN Pirelli P-Zero lastiklerle sarılmış.

4.93 metre uzunluğundaki otomobil, agresif yeni tamponlara sahip, ancak en belirgin değişiklik devasa, motorsporlarından ilham alan kuğu boynu (swan-neck) arka kanat. Bu kanat, diğer aero parçalarıyla birlikte aracın 0.27 Cd gibi düşük bir sürtünme katsayısı elde etmesine ve yüksek hız dengesi için yeterli bastırma kuvveti yaratmasına yardımcı oluyor.

İç mekanda ise atmosfer tamamen iş odaklı; siyah bir zemin üzerine “Performans Mavisi” vurgular hakim. Derin destekli yarış koltukları Alcantara süet ve deri ile kaplanmış, özel N direksiyon simidinde ise özel sürüş modları için iki adet “N” düğmesi bulunuyor.

Hyundai, birçok kişinin beklediği tek bir teknik özellik dışında her şeyi açıkladı: fiyat. IONIQ 6 N’in küresel pazarlara 2026 yılının başlarına kadar çıkması planlanmadığı için şirket maliyet konusunda sessiz kalıyor. Spekülasyonlar, fiyatının kardeşi IONIQ 5 N’den biraz daha yüksek olacağını gösteriyor.

SSD kıtlığı yaşanabilir: Peki neden?

Yapay zeka donanımlarına yönelik hızla artan talep, yarı iletken pazarındaki dengeyi bozmaya devam ediyor. Son raporlara göre kurumsal sınıf HDD’lerin teslimat süreleri iki yılı aşmış durumda.

SSD krizi yaklaşıyor

Bu durum, büyük şirketleri depolama çözümü olarak SSD’lere yöneltti. Özellikle büyük AI merkezleri, tedarik zinciri sorunlarının etkisini azaltmak amacıyla yüksek kapasiteli QLC NAND sürücüleri toplu olarak satın alıyor.

QLC SSD’ler, TLC tabanlı muadillerine göre daha uygun fiyatlı ancak daha düşük dayanıklılığa sahip çözümler olarak biliniyor. Veri merkezlerinin tercihlerini QLC’den yana kullanması, fiyat dengesini doğrudan tüketici pazarını da etkiliyor. Analistler, bu eğilimin sürmesi halinde QLC satışlarının 2027 yılının başlarında TLC’yi geçerek pazarın ana standardı haline geleceğini öngörüyor.

Paylaşılan bilgilere göre, bazı üreticilerin üretim kapasiteleri 2026 yılına kadar tamamen dolmuş durumda ve AI şirketleri şimdiden NAND çipleri stokluyor. Bu durum, yakın gelecekte hem kurumsal hem de tüketici segmentinde SSD kıtlığı yaşanabileceği anlamına geliyor.

Ayrıca yapay zeka sektöründeki büyüme sadece GPU’ları ve hızlandırıcıları değil, aynı zamanda CPU, RAM, ağ donanımları ve depolama altyapısını da etkiliyor.

Bu baskının en somut örneği, son haftalarda DRAM fiyatlarının yüzde 50’ye varan oranlarda artması oldu. Bu nedenle, Samsung ve SK Hynix gibi büyük üreticilerin, standart DDR5 RDIMM üretimini kısıtlayarak kaynaklarını daha yüksek kâr getiren AI donanımlarına yönlendirdiği aktarılmıştı.

Tüm bu tablo, önümüzdeki aylarda hem depolama hem de bellek tarafında kullanıcıları etkileyecek yeni bir fiyat artış dalgasının habercisi olarak görülüyor.

Audi Formula 1 aracını tanıttı

Formula 1’de 2025 sezonu sona yaklaşırken, tüm dikkatler şimdiden yeni döneme çevriliyor. 2026 yılında pistlerde ilk kez Audi logosu görülecek. Alman üretici, Sauber Group’u 2022’de satın almasının ardından spora adım attı ve şimdi bu yeni başlangıcın temsilcisi olan R26 Concept tasarımını tanıttı. Bu konsept, hem yarış dünyasına hem de markanın geleceğine yön veren temel tasarımı ortaya koyuyor.

Audi, Formula 1 aracı ile geliyor

R26 Konsepti, Audi için sadece bir Formula 1 aracı tasarımı olmanın ötesinde, tüm marka kimliği için önemli bir dönüm noktası oluyor. Tasarım, titanyum, karbon siyahı ve yeni Audi kırmızısı tonlarının birleşimiyle oluşturuldu.

Markanın ikonikleşmiş dört halkası da ilk kez kırmızı renkte yeniden yorumlandı. Audi, bu yeni görünümün “markanın gelecekteki kimliğinin öncüsü” olduğunu belirtiyor ve tasarımın kademeli olarak hem Formula 1 takımında hem de diğer Audi modellerinde kullanılacağını söylüyor.

Audi’nin Formula 1 yolculuğu, tamamen sıfırdan geliştirilen güç ünitesiyle başlıyor. Takım, 1.6 litrelik turbo V6 motoru, enerji geri kazanım sistemi ve şanzıman gibi tüm bileşenleri Almanya’da tasarladı.

Takımın yönetim kadrosunda motorsporlarının tanıdık iki ismi yer alıyor: Eski Ferrari takım patronu Mattia Binotto ve Red Bull’un eski sportif direktörü Jonathan Wheatley. Pilot koltuklarında ise Nico Hülkenberg ve Gabriel Bortoleto bulunacak.

Audi’nin ilk Formula 1 aracını pistte görmeye az bir zaman kaldı. R26, ilk kez Şubat ayında Bahreyn testlerinde piste çıkacak. Ardından Mart ayında Melbourne’deki Avustralya Grand Prix’sinde yarışmaya başlayacak.

Boğaziçi Teknopark gelişmeye tam gaz devam ediyor

0

Boğaziçi Üniversitesinin eğitim ve araştırma kampüslerinin hemen yanında konumlanan yeni teknopark, akademik bilgiyle girişimcileri buluşturan stratejik bir merkez olarak üniversitenin birikimini toplumsal değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yeni teknopark, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri için de endüstriye açılan bir kapı işlevi görecek.

Boğaziçi Teknopark sayesinde, Boğaziçi Üniversitesi’nin teknolojik birikimini ve girişimcilik kültürünü yalnızca öğrencilerine değil, tüm iş dünyasına aktaran bir inovasyon köprüsüne dönüştüğünü belirten Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Boğaziçi Üniversitesinin akademik birikimiyle teknoloji ve inovasyona odaklanarak Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini büyütüyoruz.”

Boğaziçi Üniversitesinin sadece birkaç yıl önce 700 m² olan teknopark alanı, bu yeni yatırımla birlikte 20 kat büyüyerek, Türkiye’nin önde gelen teknoparkları arasında üst sıralara yükselmiş ve ülkemizin en önemli üniversite-sanayi iş birliği projelerinden biri hâline gelmiş olacak. İlan edilen teknopark alanı ile birlikte Boğaziçi Teknopark 20.000 m²’lik bina kapasitesi kazanmış olacak; böylece, araştırma laboratuvarları, Ar-Ge merkezleri ve çok sayıda kuluçka firmasını barındıracak kapasiteye ulaşacak.

Teknoparkın Yeni Hedefi: Sadece Daha Büyük Değil, Daha Etkili Bir Ekosistem

Yeni teknopark alanı yalnızca ofisler, araştırma laboratuvarları ve Ar-Ge merkezleri değil, aynı zamanda bilgi paylaşımı, mentorluk ve sektör buluşmaları için bir iş birliği platformu olmayı hedefliyor. Boğaziçi Teknopark Genel Müdürü Dr. Cem Duran, yeni dönem vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:“Yeni dönemle birlikte Boğaziçi Teknopark sadece fiziksel olarak değil, stratejik olarak da büyüyor. Akademi, girişimcilik ve sanayiyi bir araya getiren bir inovasyon üssü olma hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.”

Yeni teknopark binasında yer alacak 1.200 m²’lik geniş girişimcilik kuluçka merkezi, tüm Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine tamamen ücretsiz olarak hizmet verecek. Bu merkez; fikir aşamasından itibaren tüm süreçleri destekleyen, mentorluk ve yatırımcı erişimi sağlayan bir girişimcilik üssü olacak.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine ve akademisyenlerine sunulan bu imkân, üniversitenin bilimsel birikimini girişimlerle bir araya getirerek Türkiye’nin Ar-Ge ekosistemine ve teknoloji üretim kapasitesine doğrudan katkı sağlamayı amaçlıyor.