Doom: The Dark Ages tanıtıldı! Fragman ve çıkış tarihi

Bethesda ve Id Software, Xbox Games Showcase’de Doom serisinin yeni oyununu tanıttı. Doom: The Dark Ages olarak adlandırılacak yapım, 2016’da çıkış yapan Doom’u ve 2020’de sunulan Doom Eternal’ın öncülü olacak. İşte The Dark Ages platformları ve çıkış tarihi.

The Dark Ages, Doom Slayer’ın başlangıç hikayesini anlatacak. Oyuncular sadece tanıdık düşmanlar ile değil, aynı zamanda yeni tehditlerle de karşı karşıya gelecek. Savaş, yıkılabilir düşmanlar ve yakın dövüş saldırılarıyla gerçekleşecek.

Doom Slayer ayrıca savaş sırasında çeşitli makineler de kullanabilecek. Bu makineler arasında yukarıdan ateş yağdırmak için kullanılabilecek Mekanik Ejderha ve devasa yumruklara sahip Atlan mekanizması bulunuyor. Ayrıca fırlatılabilir Shield Saw gibi yeni silahlar da tanıtıldı.

Google Chrome performansı uçuşa geçecek! İşte sebebi

Google Chrome performansı uçuşa geçecek! İşte sebebi

Google, Chrome için hedefli optimizasyonlar yayınlıyor. Bu kapsamda tarayıcı performansı yüzde 70'den fazla arttı.

Id Software yeni oyunu idTech oyun motoruyla geliştirdi. Hikaye odaklı tek oyunculu deneyime odaklanacak The Dark Ages; PC, Xbox Series X/S ve PlayStation 5 için 2025’te piyasaya sürülecek. Ayrıca lansman gününde Game Pass’a da çıkacak.

Oyunun Orta Çağ konseptli olması ilginç görünüyor. Bu, fütüristik bilim kurgu evreninde geçen seri için köklü bir değişikliğe de işaret ediyor. Buna göre The Dark Ages, ana karakterin Orta Çağ dönemlerindeki yaşamını konu alacak.

Orta Çağ dokunuşuyla seriye yeni bir soluk getiren The Dark Ages; karanlık fantezi dünyasını yeniden gündeme getirecek gibi duruyor. Dört yıllık bekleyişin ardından 2025’te aksiyona doyuracak gibi duruyor.

Call of Duty: Black Ops 6 tanıtıldı! İşte Türkiye fiyatı

Activision, Xbox Games Showcase etkinliği sırasında yeni Call of Duty oyununu paylaştı. Call of Duty: Black Ops 6 olarak adlandırılacak oyunun fragmanı, çıkış tarihi ve platformları belli oldu. Game Pass’a da sunulacak Black Ops 6 neler vadediyor?

Treyarch ve Raven Software tarafından geliştirilen Black Ops 6; casus-gerilim senaryosunu konu alarak seriyi 1990’ların Soğuk Savaş dönemine götürecek. Geliştiricinin açıklamasına göre, tek oyunculu hikaye Sovyetler Birliği’nin çöküşü ve Amerika Birleşik Devletleri’nin süper güç olarak yükselişinin arka planını ele alacak.

Gerçek dünyadaki olaylarla birlikte kurgusal bir hikayeyi anlatacak. Black Ops 6’da dinamik görevler, yüksek riskli soygunlar ve gizli casusluk faaliyetlerinin olacağı belirtildi. Bu kapsamda oyunda sinematik deneyim sunulacağı aktarıldı.

Laptoplarda devrim! GeForce RTX 50 mobil serisi ortaya çıktı

Laptoplarda devrim! GeForce RTX 50 mobil serisi ortaya çıktı

NVIDIA GeForce RTX 50 mobil serisi GPU'lar ortaya çıktı. Dizüstü bilgisayarlarda 16GB'a kadar bellek sunulacak.

Black Ops 6, çok oyunculu tarafta ise diğer Call of Duty oyunlarını yansıtacak. 6’ya 6 maçların oynanacağı 16 yeni harita olacak. Rekabetçi çok oyunculu ve tur tabanlı zombi co-op gibi popüler oyun modları da Black Ops 6 ile geri dönecek.

Lansman sonrasında ise ek haritalar ve karakterler ile birlikte birçok güncellemenin sunulacağı belirtildi. Microsoft ayrıca oyunun Xbox’a özel olmayacağının altını çizdi. Bu kapsamda 25 Ekim tarihinde Game Pass, PC, Xbox Series X/S ve PlayStation 5 için sunulacak.

call-of-duty-black-ops-6-woods

1999 TL’lik ön sipariş sürecinin ise yakında başlayacağı belirtildi. Bu pakete sahip olan oyuncular, açık beta testine erken erişim imkanı kazanacak. Çapraz platform desteğine sahip olacağını da belirtelim.

Uçakların arkada bıraktığı beyaz izlerin sonu geldi!

Havacılık dünyasında devrim yaratacak bir gelişme yaşandı. Yakın gelecekte uçakların arkasında bıraktığı o beyaz izler, yani kondensasyon izleri, artık olmayacak. Peki, bu mucizenin sırrı ne? Cevap: SAF, yani Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı. Peki bu izlerin kime ne zararı vardı? Detaylar haberimizde…

SAF (Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı), yenilenebilir kaynaklardan elde edilen ve geleneksel fosil yakıtlarla karıştırılarak kullanılan bir yakıt türü. Kullanılmış yemeklik yağlar, gıda artıkları gibi malzemelerden üretiliyor. Şu anda tüm uçaklar yüzde 50 SAF ve yüzde 50 fosil yakıt karışımıyla uçabiliyor. Amaç, 2030 yılına kadar tüm uçakların yüzde 100 SAF ile uçabilmesini sağlamak. Yani, gökyüzünde daha az beyaz izler ve daha temiz bir çevre demek oluyor.

ucaklar-beyaz-izler-kondensasyon-yok

Airbus, Rolls-Royce, Alman Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR) ve SAF üreticisi Neste, ECLIF3 adlı ortak çalışmada SAF’in performansını ve iklim üzerindeki etkilerini inceledi. Çalışmada, tamamen SAF ile çalışan Airbus A350 uçaklar kullanıldı. Sonuçlar gerçekten etkileyici: SAF kullanımı, uçaklar tarafından bırakılan beyaz izler içindeki buz kristallerinin oluşumunu yüzde 56 oranında azaltarak, bu beyaz izlerin iklim üzerindeki olumsuz etkilerini yüzde 26 oranında düşürdü.

Güneş görmeyen ülke, güneş enerjisi rekoru kırdı!

Güneş görmeyen ülke, güneş enerjisi rekoru kırdı!

Güneş görmeyen ülke Almanya, yenilenebilir enerji rekoru kırdı. Elde edilen elektrik üretimi ile 2024'te tarihi bir rekora imza attı.

SAF’in üretiminde birkaç başarılı yöntem var: HEFA (Hidrotrated Esters and Fatty Acids) yöntemi, bitkisel yağlar ve kullanılmış yağlardan yakıt üretiyor. Alcohol to Jet (AtJ) yöntemi, etanol ve izobütanol gibi alkolleri SAF’e dönüştürüyor. Son olarak eFuels, yeşil hidrojen ve karbondioksiti kullanarak sentetik yakıtlar üretiyor. Bu yöntemler, SAF’in daha yaygın ve erişilebilir olmasını sağlıyor.

Uçaklar tarafından bırakılan beyaz Kondensasyon izler, iklim değişikliğine katkıda bulunan unsurlardan biri. SAF kullanımı, bu izlerin oluşumunu azaltarak iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir rol oynayabilir. Çalışmalar, SAF’in yalnızca karbon ayak izini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda iklim değişikliği üzerindeki etkilerini de hafiflettiğini gösteriyor.

Daha az beyaz kondensasyon izleri ve daha düşük karbon ayak izi ile geleceğin uçakları, çevre dostu olacak. Bu, hem gezegenimiz hem de geleceğimiz için güzel haber. Peki, siz bu yenilik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın…

iPhone sahipleri için büyük gün!

Apple’ın yeni ürünlerini tanıtmak için her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği Worldwide Developer Conference (WWDC) 2024 için geri sayım başladı. Yapay zeka alanında büyük yenilikler beklenen WWDC 2024’ten ne bekliyoruz?

iOS 18 ve iPadOS 18 Yenilikleri

Apple, iOS 18 ve iPadOS 18 güncellemeleriyle birlikte önemli yenilikler sunuyor. Bu güncellemelerle RCS mesajlaşma desteği getiriliyor, böylece SMS’in yerini alacak bu özellik sayesinde Android cihazlarla okundu ve reaksiyon ekleme desteği sağlanacak. Ayrıca, Apple Haritalar’da özel rotalar, Notlar uygulamasında ses kaydı ve daha özelleştirilebilir bir ana ekran gibi yeni özellikler bekleniyor.

iOS 18’in Yapay Zeka Özellikleri

iOS 18 güncellemesi, yapay zeka özellikleriyle dikkat çekiyor. Apple Music, OpenAI araçlarını kullanarak yapay zeka tarafından oluşturulan çalma listeleri sunabilir. Yerel Apple uygulamaları da bu yapay zeka işlevlerinden faydalanabilir.

Yapay Zekalı Siri

iOS 18’in bir parçası olarak, Siri’nin çok daha gelişmiş bir yapay zekaya kavuşması bekleniyor. Apple’ın OpenAI ile anlaştığı ve Siri altyapısında ChatGPT sunacağı belirtiliyor. Bu sayede Siri’nin çok daha iyi yanıtlar verebileceği, transkripsiyon yapabileceği ve fotoğraf düzenleme gibi görevleri gerçekleştirebileceği düşünülüyor.

macOS 15 Yenilikleri

Apple, iOS’te yer vereceği bazı yenilikleri macOS 15 ile de sunabilir. Ayarlar bölümünde Genel sekmesinin yükseltilmesi ve Ses ile Bildirim seçeneklerinin aşağıya çekilmesi mümkün görünüyor. Siri simgesi de tek renkli bir sembol olarak yeniden tasarlanabilir.

Donanım Yenilikleri

Donanım tarafında ise iPhone veya Watch beklenmiyor. Ancak, Apple’ın Mac’lerin M3 veya M4 versiyonlarını duyurabileceği düşünülüyor. USB-C destekli AirPods Max ve yenilenmiş Apple TV de bekleniyor. Vision Pro’nun ise ABD dışındaki yeni pazarlara açılabileceği belirtiliyor.

Lumia serisi Android ile geri dönüyor! İşte HMD Skyline

Nokia telefonların lisans sahibi olan HMD Global, Nokia’nın ikonik modellerini günümüze uyarlıyor. Bir süredir ortaya çıkan sızıntılar da Windows Phone tabanlı Nokia Lumia’nın geri döneceğini gösterdi. Lumia’dan ilham alan HMD Skyline modeli sızdırıldı.

Kod adı Skyline olan yeni HMD telefonu veritabanı listelerinde ortaya çıktı. Parlak sarı rengiyle Lumia modellerini yansıtacak cihazın teknik özellikleri sızdırıldı. 120Hz yenileme hızına sahip 6,5 inçlik FHD+ OLED ekranla gelecek.

Cihaz gücünü Qualcomm Snapdragon 7 Gen 2 yonga setinden alacak. Ayrıca 33W hızlı şarj destekli 4900mAh bataryadan beslenecek. Skyline’ın ekran altı parmak izi tarayıcısı, stereo hoparlör, IP67 su ve toz sertifikasına sahip olacağı iddia ediliyor.

iOS 18 ile iPhone’ların ana ekranı değişiyor! Nasıl görünecek?

iOS 18 ile iPhone’ların ana ekranı değişiyor! Nasıl görünecek?

iOS 18 güncellemesiyle iPhone Koyu Mod desteği genişleyecek. Kullanıcılar, ana ekranda da bu temayı kullanabilecek.

Kamera tarafında ise üçlü arka kuruluma yer verecek. Ultra geniş ve makro/derinlik sensörünün yanı sıra 108 Megapiksel ana kamerayla gelmesi bekleniyor. Ekrana gömülü 32 Megapiksel ön kamerasıyla günlük ihtiyaçları karşılayacak.

Skyline’ın en büyük odak noktası yazılım olacak. Nokia telefonlarında uzun süreli güncelleme vadeden HMD, aynı zamanda saf bir arayüze yer veriyordu. Kutudan Android 14 ile çıkacağı düşünülen cihaz, beş yıl boyunca güncelleme de alabilir.

HMD’nin bu yaz piyasaya sürmeyi hedeflediği Skyline’ın 500 dolar civarında bir fiyatla satılacağı bildiriliyor. Sızıntıların doğru çıkması halinde HMD Skyline, Lumia tasarımını günümüze taşımış olacak.

Evi 5 günde bitirdiler! 7 büyüklüğünde depreme dayandı

Hem hızlı, hem ucuz, hem de depreme dayanıklı. Orta Asya’nın ilk 3D baskılı ucuz ev inşaatı, Kazakistan’ın Almatı şehrinde tamamlandı. Bu evin inşası sadece beş gün sürdü. Bu ev, sadece hızla inşa edilmesiyle değil, aynı zamanda güçlü depremlere dayanıklı olmasıyla da şaşırttı. Ayrıca, fiyatı da 21 bin dolar civarında. Peki bu nasıl mümkün oldu?

Bu 3D ucuz ev inşaatı ana yapısı itibarıyla, sadece beş gün içinde 3D baskı teknolojisi ile tamamlandı. BM Partners tarafından yapılan bu proje, 7 büyüklüğündeki depremlere dayanacak şekilde tasarlandı. Bunun için genellikle gökdelenler ve köprülerde kullanılan ekstra güçlü beton kullanıldı. Yani, bu ev sadece hızlı değil, aynı zamanda deprem riskini de ortadan kaldırdı.

3d-ucuz-ev-insaati-kazakistan-deprem

Evin inşası için kullanılan özel beton karışımı, sıkıştırma dayanımı neredeyse 60 MPa (8500 PSI) olan yüksek mukavemetli beton kullanılarak yapıldı. Bu, geleneksel tuğla ve taş yapılarının dayanımına oranla çok daha yüksek. Yerel malzemeler kullanılarak üretilen bu beton karışımı, Kazakistan’ın aşırı iklim koşullarına dayanacak şekilde geliştirildi.

İnşaatta çelik kadar sağlam plastik tuğla dönemi!

İnşaatta çelik kadar sağlam plastik tuğla dönemi!

Üstünden tank geçse kırılmayacak, inşaat sektörü için geliştirdikleri plastik tuğla ile plastik atıkları geri dönüştürüyorlar.

Üstelik bu evin maliyeti yaklaşık 21 bin dolar, yani ortalamanın oldukça altında. Daha ucuz, dayanıklı ve hızlı bir çözüm. Evin iç tasarımı oldukça sade ve ferah. Geniş camları ve büyük oturma odası ile modern bir yaşam alanı sunuyor. Evin duvarları tamamlandıktan sonra, insan işçiler gelip pencereleri, kapıları ve mobilyaları yerleştirdiler.

Evin tamamlanması, ilk 3D printer kurulumundan mobilyaların yerleştirilmesine kadar anahtar teslim süresi sadece iki ayda bitti. Şimdi bu yapı, 3D baskılı inşaatın potansiyelini göstermek için bir showroom olarak kullanılacak. Sizi 3D evlerin inşaatı videosu ile başbaşa bırakıyoruz. Ama değerlendirmek için yorum yapmayı ihmal etmeyin.

Bu proje, 3D baskılı evlerin sadece hızla inşatı biten yapılar olmadığını, aynı zamanda zorlu koşullara dayanıklı ve ekonomik çözümler sunabileceğini de gösterdi. Daha düşük maliyetle, daha hızlı ve dayanıklı konutlar inşa etmek mümkün olacak. Sizce 3D baskılı ucuz ev, gelecekte konut sorununa nasıl bir çözüm sunabilir? Bu evler inşaat sektörünü nasıl etkiler? Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın…

Vivo V30 Lite inceleme!

Özellikle telefonu bir süre kullandıktan sonra pil sağlığının önemli ölçüde düşmesi, kullanıcılar için büyük bir problem. Bugünkü konuğumuz Vivo V30 Lite modeli oldu. Çünkü bu telefon, iki kat pil ömrü ve 4 yıllık pil garantisiyle dikkat çekiyor. Vivo V30 Lite inceleme sizlerle.

Vivo V30 Lite satın almak için buraya tıklayın

İlk olarak kutu içeriğinden başlayalım. Kutudan bir adet şeffaf silikon kılıf çıkıyor. Bu kılıf sayesinde telefonun arka tarafında bulunan kamera çıkıntısı kapanıyor ve kullanımı zorlaştırmıyor. Hızlı şarj adaptörü veType-A – Type-C kablosu da yine V30 Lite’ın kutusunda yer alıyor.

Telefonu elime aldığımda arka kapağı dikkatimi çekiyor. Cam yüzeyli bu arka kapak, orman yeşili olarak adlandırılmış ve güneş ışığı altında renk değiştirebiliyor. Ofis ortamında ultraviyole el feneri ile test ettiğimizde daha koyu bir yeşile geçiyor ve güneş ışığına maruz kaldığında da yaklaşık 20-30 saniye içerisinde renk değiştiriyor. Bu da oldukça tatlı bir özellik. Arka tarafta dikey konumlandırılmış üçlü kamera kurulumu ve bir flaş ışığı bulunuyor. Sağ tarafında kilit tuşu, ses açma ve kısma tuşu yer alıyor. Alt tarafında hoparlör, sim tepsisi ve type C girişi bulunurken, üst tarafında bir adet daha hoparlör ve mikrofon yer alıyor. Telefonun ağırlığı ise ortalama 185-186 gram ve 7.8 milimlik inceliği ile tek elle rahatça kullanılabiliyor.

Ekran ve performans

Vivo V30 Lite modeli, 6.67 inçlik, 120 Hz tazeleme oranına sahip AMOLED panel tipi ekranla geliyor ve 1800 nit maksimum parlaklığa ulaşabiliyor. Ekran gövde oranı %91.1 olan bu telefon, tam ekran hissiyatı sunuyor. 120 Hz tazeleme oranı, oyun oynarken, video izlerken veya menüler arasında gezerken akıcı bir ekran deneyimi sağlıyor.

Telefonun güç tarafına baktığımızda, Snapdragon 685 işlemcisi bulunuyor. Bu işlemci, 2.8 GHz’lik saat hızına sahip ve 8 GB RAM ile destekleniyor. Ayrıca 8 GB dinamik RAM eklenerek toplamda 16 GB RAM bellek sunuluyor. Dahili depolama alanı ise 256 GB. Oyun oynarken veya video düzenlerken 16 GB RAM belleğin telefonun kasmasını engellediğini söyleyebiliriz.

Telefonun işlemcisinin gücünü anlamak için yaptığımız 3DMark Wildlife testinde 647 puan, Geekbench testinde ise tek çekirdekli de 472, çok çekirdekli de 1538 puan aldığını görüyoruz. GPU tarafında ise 380 puan almış. Telefonun işlemcisi orta segmentte yer almasına rağmen, sanal RAM desteği ile performansı oldukça tatmin edici.

Kamera ve video performansı

Kamera tarafına baktığımızda, ana kamera 50 megapiksellik bir lense sahip. İkinci arka kamera 2 megapiksel çözünürlüğünde derinlik algısı lensi, üçüncü arka kamera ise daha iyi fotoğraflar çekebilmek adına geliştirilmiş bir sensör. Ön tarafta ise 8 megapiksellik bir lens bulunuyor. Arka kamera 1080p 30 kare videolar çekebiliyor ve 60 kare video çekebilmek için 720p çözünürlük gerekiyor. Ön kamera ise 720p 30 kare videolar çekebiliyor.

Yaptığımız kamera testlerinde, sarsıntı önleyici modu sayesinde yürüyerek çektiğimiz videoların daha stabil olduğunu gördük. Telefonun üzerindeki mikrofonlar rüzgarlı bir havada bile net bir ses kaydı sağladı. Kamera performansı genel olarak fiyatına göre tatmin edici.

Pil performansı

Pil performansı açısından, Vivo V30 Lite modeli öne çıkan bir telefon. 5000 mAh bataryası ve 80 watt hızlı şarj adaptörü ile destekleniyor. 4 yıllık pil garantisi sunması, pil ömrü konusunda kullanıcılarına güvence veriyor. Akıllı pil sağlığı motoru ile 1600 kez şarj ve deşarj döngüsünden sonra bile pil sağlığı %80’in altına düşmüyor. Gece şarj koruması özelliği ile telefon %80’e ulaştığında otomatik olarak şarjı kesiyor.

Bağlantılar tarafında Bluetooth 5.0 destekliyor ve USB Type-C 2.0 girişi ile yüksek hızda veri aktarımı yapabiliyor. Ortalama 17.999TL’lik fiyat etiketi ile piyasaya sunulan Vivo V30 Lite modeli, uzun süreli kullanılabilecek bir telefon olarak öne çıkıyor. Mercan siyahı ve orman yeşili renk seçenekleri ile geliyor, ancak renk değiştirme özelliği yalnızca orman yeşili modelde bulunuyor.

Hiç bir faydası yok! Telefonlardaki gece modu özelliği fiyasko çıktı

Hepimizin akıllı telefon için kullandığı ve gözlerimizi koruduğumuzu sandığımız o gece modu özelliği aslında pek de işe yaramıyor olabilir. Gerçekten de, “Night Shift” ya da “Gece Modu” adı verilen ve mavi ışığı filtreleyerek daha iyi uyumamızı sağladığı iddia edilen bu özellik hakkında yeni bir araştırma, bu iddiaları çürüttü. İşte detaylar…

Apple’ın “Night Shift”, Android cihazlardaki “Gece Modu” olarak bilinen bu özellik, telefon ekranındaki mavi ışığı filtreleyerek ekranın renk tonlarını daha sıcak (sarı) bir hale getiriyor. Amaç, gözleri yormadan ve uyku düzenini bozmadan telefon kullanımını mümkün kılmak. Peki, bu özellik gerçekten bu iddiaları karşılıyor mu?

BYU Üniversitesi tarafından yapılan ve “Sleep Health” dergisinde yayımlanan bir araştırma, bu özelliğin etkilerini inceledi. Araştırmada katılımcılar üç gruba ayrıldı: Night Shift açık, Night Shift kapalı ve hiç telefon kullanılmayan gruplar. Katılımcılar yedi gece boyunca bu koşullarda telefon kullandı.

iPhone SE 2020’ye gece modu getirdik!

iPhone SE 2020’ye gece modu getirdik!

iPhone SE 2020 gece modu konusunda büyük bir eksikle karşımıza çıktı. Ancak Sihirli Elma YouTube kanalında, bu sorunu çözdük.

Sonuç mu? Ters köşe! Bu üç grup arasında uyku kalitesi açısından anlamlı bir fark bulunamadı. Bu da demek oluyor ki, Night Shift ve gece modu gibi özellikler aslında daha iyi bir uyku sağlamıyor. Araştırmayı yürüten Profesör Chad Jensen, mavi ışığın uyku düzenini bozduğuna dair birçok kanıt olduğunu kabul ediyor.

akilli-telefon-gece-modu-night-shift-ozelligi

Ancak, telefon kullanmanın uyarıcı etkisi sadece ışıkla sınırlı değil. Telefonların kendisi de zihinsel ve psikolojik olarak uyarıcı olabiliyor. Bu nedenle, gerçekten iyi bir uyku için telefonları tamamen kapatmak gerekiyor.

Eğer uyku düzeninizi iyileştirmek istiyorsanız, sadece Night Shift’i açmak yeterli olmayabilir. Bir saat öncesinden tüm cihazları kapatmak ve ekranlardan uzak durmak, daha sağlıklı bir uyku için en etkili yöntem gibi görünüyor. Siz de bu araştırma sonuçlarına katılıyor musunuz? Daha iyi uyumak için siz neler yapıyorsunuz? Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın…

Laptoplarda devrim! GeForce RTX 50 mobil serisi ortaya çıktı

NVIDIA, yeni nesil GeForce RTX 50 serisi ekran kartları üzerinde çalışmaya devam ediyor. İnternete sızan son bilgiler, RTX 50 mobil serisini ortaya koydu. Mobil Blackwell dizüstü bilgisayar ekran kartlarının yeni ayrıntıları oyuncuları sevindirecek gibi duruyor.

Sızdırılan bilgiler, bir dizüstü bilgisayar üreticisine yapılan fidye yazılımı saldırısından kaynaklanıyor. Clevo isimli üreticinin, henüz tanıtılmamış NVIDIA ekran kartları için yol haritası oluşturduğu belirtildi. Bu yol haritasının da RTX 50 serisine ait olduğu düşünülüyor.

Belgelere göre yeni RTX 50 mobil serisi, mevcut ekran kartlarındaki GN21 çiplerini kullanmayacak. Buna göre bir nesil yükseltilmiş GN22 PCB üzerine geliştirilecek. İki GN22 PCB çipi arasında altı yeni Blackwell modeli olduğu görüldü.

Daha küçük, daha güçlü! 32GB NVIDIA RTX 5090 ortaya çıktı

Daha küçük, daha güçlü! 32GB NVIDIA RTX 5090 ortaya çıktı

NVIDIA, RTX 5090 ile yeni bir kart tasarımına geçiş yapıyor. Ana modülü üçe ayıracak şirket, 32GB VRAM'e yer verebilir.

GN22-X11 ve GN22-X9 olarak adlandırılan en üst düzey modellerin GeForce RTX 5090 ve RTX 5080‘e karşılık geldiği düşünülüyor. Her iki model de 16GB GDDR7 belleğe sahip olacak. Bu, RTX 4090 ve RTX 4080’de bulunan 16GB ve 12GB GDDR6 bellekten daha hızlı olacağı anlamına geliyor.

Listede ayrıca 12GB VRAM’li GN22-X (RTX 5080) bulunuyor. GN22-X6 ve GN22-X4 modelleri ise bir önceki modellere benzer şekilde 8GB belleğe sahip olan RTX 5070 ve 5060’ı hedefliyor gibi görünüyor. Son olarak GN22-X2, 8GB VRAM ile RTX 5050 olarak piyasaya çıkabilir.

Sızıntı ayrıca RTX 4050 gibi popüler ekran kartlarının şimdilik Blackwell’in yerini almadan, 2025’e kadar devam edeceğini ortaya koydu. Yeni nesil mobil serinin önümüzdeki aylarda görücüye çıkması bekleniyor.

iOS 18 ile iPhone’ların ana ekranı değişiyor! Nasıl görünecek?

Apple, WWDC etkinliği kapsamında iOS 18 ile gelecek yeni özellikleri tanıtacak. Ortaya çıkan iddialara göre iOS 18 güncellemesiyle iPhone Koyu Mod desteği genişleyecek. Apple’ın siyah temayı ana ekrana da sunacağı söyleniyor.

Koyu Mod ilk olarak iOS 13’te uygulamalara ve sistem öğelerine siyah renk desteği getirmişti. Bu da ışığın az olduğu ortamlarda göz yorgunluğunu azaltmaya yardımcı oluyordu. Apple, iOS 18 ile Koyu Mod’u ilk kez iPhone ana ekranına genişletecek.

iOS 18 ile birlikte Koyu Mod açıldığında, Apple uygulamalarının simgeleri ana ekranda koyu bir renk tonuna kavuşacak. Bu, tüm iOS arayüzünün karanlık olmasını sağlayacak.

iOS 18 ile gelecek özellikler!

iOS 18 ile gelecek özellikler!

Apple’ın uzun zamandır beklenen iOS 18 güncellemesi, 10 Haziran 2024’te WWDC etkinliğinde tanıtılacak. İşte iOS 18 ile gelecek özellikler.

Buna ek olarak Apple, iOS 18 ile kullanıcılara uygulama simgelerinin renklerini özelleştirme olanağı da sunacak. Özelleştirmenin nasıl olacağı henüz belirsiz, ancak otomatik koyu renk tonunun yanı sıra farklı renk seçenekleri sunulacak.

Bu sayede kullanıcılar, ana ekranda uygulama simgelerine kendi renk şemalarına göre düzenleyebilecek. Apple, Karanlık Mod ve özel renk temalarıyla birlikte iOS deneyimini daha fazla kişiselleştirmeye izin vermek istiyor.

ios-18-sesli-notlar-yapay-zeka

iOS 18’deki yeni özellikler, Apple’ın erişilebilirlik ve farklı aydınlatma koşullarında göz yorgunluğunu azaltmaya yardımcı olacak. Kararlı iOS 18 güncellemesinin Eylül ayında yeni iPhone ve Apple Watch’lar ile birlikte dağıtıma çıkması bekleniyor.

Peki sizce bu özellik kullanışlı olacak mı? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Aziz Yıldırım – Ali Koç izlerken interneti unuttuk!

Türkiyede dün akşam tarihi bir tartışma programı yayınlandı. Milyonlarca insanın merakla beklediği, kimimizin imkan bile vermediği bir buluşma gerçekleşti. Fenerbahçe eski başkanı Aziz Yıldırım ve Ali Koç, olağan genel kurul öncesinde canlı yayında bir araya geldi. İşte tam da bu saatlerde Türkiye’deki internet kullanımında önemli bir değişiklik yaşandı. Milyonlarca kişinin telefonları bir kenara bırakıp ekrana kilitlendiği ortaya çıktı. Detaylar haberimizde…

Fenerbahçe’nin olağan genel kurulu öncesinde canlı yayında karşı karşıya gelen Aziz Yıldırım ve Ali Koç konuşmaları sırasında Türkiye’deki veri merkezlerinde internet kullanımında yüzde 12 oranında düşüş yaşandığı ortaya çıktı. Program Türkiye’de o kadar ilgi çekti ki, canlı yayın sırasında internet kullanımı resmen sekteye uğradı.

aziz-yildirim-ali-koc-internet habertürk canlı yayın

Bu yüzde 12’lik oran belki düşük gibi görünebilir ama aslında örnekleri çok az. Bu tür büyük düşüşlerin daha önce, iftar saatlerinde ve “Kurtlar Vadisi” gibi popüler programların yayınlandığı zamanlarda yaşandığı aktarıldı. Peki bu ne anlama geliyor? Bu olay toplumun, canlı yayın sırasında nasıl toplu bir şekilde hareket ettiğini ve dikkatini belirli olaylara yönlendirdiğini ortaya çıkarmış oldu. Peki programda neler yaşandı?

Fenerbahçe Stadyumu’nun ismi değişti! Sosyal medya yıkılıyor

Fenerbahçe Stadyumu’nun ismi değişti! Sosyal medya yıkılıyor

Bugün akşam saatlerinde yapılan oylamanın ardından Cumhuriyetin 100. yılına özel Fenerbahçe Stadyumu'nun ismi değişti.

Fenerbahçe’nin eski başkanı Aziz Yıldırım ile mevcut başkanı Ali Koç, olağan genel kurulu öncesinde Fenerbahçe’nin geleceğini tartıştılar. Bu tarihi yayında, iki başkan da kulüp içindeki ve dışındaki gelişmeleri ve planlarını ortaya koydu. Aziz Yıldırım’ın Ali Koç’a yönelik eleştirileri ve Ali Koç’un cevapları, taraftarlar ve spor dünyası tarafından büyük ilgiyle takip edildi.

aziz-yildirim-ali-koc-internet

Selçuk Saraç’ın internet kullanımı verisini içeren paylaşımı yüz binlerce kez görüntülendi. Aziz Yıldırım – Ali Koç konuşmaları sırasında yaşanan internet kullanımındaki yüzde 12’lik düşüş, insanların belirli olaylara olan ilgisini açıkça ortaya koydu.

Bu tür olaylar, toplumda tsunami etkisi yaratabiliyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Canlı yayınlanan programı izlediniz mi? Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın…

Google Chrome performansı uçuşa geçecek! İşte sebebi

İnternet hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldikçe tarayıcı uygulamaları da önem kazanıyor. Günümüzde Google Chrome açık ara farkla birinci olmasına rağmen, Safari ve Edge gibi rakipleri bulunuyor. Ancak Google, son zamanlarda Chrome’un büyük performans artışları aldığını ortaya koydu.

Tarayıcı performans sonuçlarını ele alan Speedometer 3.0, Google, Mozilla, Microsoft ve Apple gibi şirketler tarafından oluşturuldu. Bu uygulama, tarayıcıları modern web sonuçları kullanarak test etmeyi amaçlıyor.

Google ise hizmetin devreye alındığı Mayıs ayından bu yana Chrome’un Speedometer 3.0’daki performansını yakından takip ediyor. Chromium projesi için yayınlanan bir yazıya göre Chrome; Google tarafından yapılan optimizasyonlar sayesinde Speedometer puanında yüzde 72’lik artış yaşadı. Bu da uygulamanın neredeyse yarı yarıya hızlandığını gösteriyor.

Android’de olan YouTube Music özelliği iPhone’a geldi!

Android’de olan YouTube Music özelliği iPhone’a geldi!

YouTube Music, iPhone kullanıcılarına sunduğu kaydırma özelliği sayesinde şarkılar arasında geçiş yapmayı kolaylaştırdı.

Google, Chrome’un Speedometer testlerindeki operasyonlarını analiz ettiğini dile getirdi. Bu kapsamda performans artışı sağlayan hedefli iyileştirmelerde bulundu. Önemli optimizasyonlar arasında Chrome’un V8 JavaScript motorunu iyileştirme de bulunuyordu.

Arm tabanlı cihazlarda yapılan tarayıcı performans testleri, Chrome’un en hızlı ana tarayıcı olduğunu ortaya koydu. Hatta Chromium motoruna dayanan Edge ve Opera gibi rakiplerin geride kaldığını gösterdi.

google chrome yapay zeka araçları

Speedometer puanlarındaki yüzde 72’lik artış, Google’ın geçtiğimiz aylardan bu yana Chrome’u bir hayli hızlandırdığı anlamına geliyor. Bu kapsamda Chrome’un performansını kullanıcılar için gözle görülür şekilde geliştirdi.

Peki siz Google Chrome performansı konusunda neler düşünüyorsunuz? Lütfen düşüncelerinizi yorumlarda belirtmeyi unutmayın.