Android Hırsızlara Karşı Telefonunuzu Nasıl Koruyor?

Google, artan telefon hırsızlığı vakalarına ve bunun sonucunda yaşanan veri ihlallerine karşı Android hırsızlık koruması özelliklerini güçlendiren bir dizi yeni güncelleme yayınladı. Bu güncellemeler, yetkisiz erişimi engellemek, cihaz çalındıktan sonra oluşabilecek zararı en aza indirmek ve cihazın kurtarılmasını kolaylaştırmak amacıyla tasarlandı. Günümüzde telefon hırsızlığı sadece donanım kaybı anlamına gelmiyor; aynı zamanda finansal dolandırıcılığa ve kişisel verilerin çalınmasına da zemin hazırlıyor. Bu nedenle Google, kullanıcı verilerini daha etkin bir şekilde korumak için proaktif adımlar atıyor.

Çalınan bir telefon, eğer güvenlik önlemleri aşılırsa dakikalar içinde bankacılık uygulamalarına, kayıtlı şifrelere ve diğer tüm kişisel bilgilere erişim imkanı tanıyabilir. Google, bu yeni güncellemelerle Android cihazların kilidini açmayı, kötüye kullanmayı zorlaştırmayı ve uzaktan güvene almayı çok daha kolay hale getirmeyi hedefliyor.

Android Hırsızlık Koruması Güncellemeleri Neler Sunuyor?

Yeni güvenlik katmanları, özellikle hassas verilere erişimi zorlaştıran ve hırsızların işini neredeyse imkansız kılan yenilikler içeriyor. Bu özelliklerin birçoğu Android’in en son sürümleriyle birlikte kullanıcılara sunulacak. İşte öne çıkan bazı önemli güncellemeler:

  • Başarısız Kimlik Doğrulama Kilidi: İlk olarak Android 15’te tanıtılan bu özellik, çok sayıda başarısız kilit açma denemesinden sonra ekranı otomatik olarak kilitliyordu. Artık Android 16 ve üzeri sürümlerde, kullanıcılar bu özelliği ayarlardan doğrudan etkinleştirebilecek veya devre dışı bırakabilecekleri bir kontrol seçeneğine sahip olacak.
  • Genişletilmiş Kimlik Kontrolü: Kullanıcı güvenilir konumların dışındayken hassas işlemler için biyometrik kimlik doğrulama gerektiren bu özellik, artık Android Biyometrik İstemini kullanan tüm uygulamaları kapsayacak şekilde genişletildi. Bu, üçüncü taraf bankacılık uygulamaları ve Google Şifre Yöneticisi gibi araçların bu koşullar altında otomatik olarak biyometrik doğrulama isteyeceği anlamına geliyor.
  • Ekran Kilidi Tahminlerine Karşı Sıkı Önlemler: Android, tekrarlanan yanlış PIN, desen veya şifre denemelerinden sonraki kilitleme süresini artırıyor. Bununla birlikte, kullanıcıların yanlışlıkla kendilerini kilitlemelerini önlemek için, art arda girilen aynı yanlış tahminler artık deneme sınırına dahil edilmeyecek.

Gelişmiş Kurtarma Araçları ve Uzaktan Güvenlik

Bir cihazın çalınması durumunda sadece cihazı kilitlemek değil, aynı zamanda sahibinin gerçekten siz olduğunuzu doğrulamak da büyük önem taşıyor. Google, bu alanda da önemli iyileştirmeler sunuyor.

Kullanıcıların kayıp veya çalıntı bir cihazı android.com/lock adresi üzerinden kilitlemelerine olanak tanıyan Uzaktan Kilitleme özelliği, artık isteğe bağlı bir güvenlik sorusu veya meydan okuma adımı içeriyor. Bu ek doğrulama adımı, kilitleme talebinde bulunan kişinin gerçekten cihazın sahibi olduğunu teyit etmeye yardımcı oluyor. Bu kurtarma güncellemeleri, Android 10 ve sonraki sürümleri çalıştıran cihazlarda kullanılabiliyor.

Android Uzaktan Kilitleme Arayüzü

Ayrıca, Brezilya gibi hırsızlık oranlarının yüksek olduğu bölgelerde özel bir adım atıldı. Yeni Android cihazlarda hırsızlık koruması özellikleri artık varsayılan olarak etkinleştiriliyor. Hırsızlık Tespiti Kilidi ve Uzaktan Kilitleme, kurulum sırasında otomatik olarak açılıyor. Özellikle Hırsızlık Tespiti Kilidi, kapkaç gibi ani hırsızlık eylemlerini tespit etmek için cihaz üzerindeki yapay zekayı kullanarak ekranı hızla kilitliyor ve verileri koruma altına alıyor.

Powerbank Gibi Telefon Realme P4 Power Tanıtıldı

Powerbank Gibi Telefon Realme P4 Power Tanıtıldı

Realme P4 Power, 10.001mAh devasa batarya performansı ve 80W hızlı şarj ile geliyor. 8 yıl ömürlü pili ve dayanıklı kasasıyla öne çıkıyor.

Peki, Android’in yeni hırsızlık koruması özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

iPhone’un En İyi Kamera Uygulaması Seviye Atladı

iPhone için geliştirilen ve profesyonel fotoğrafçılar arasında büyük bir üne sahip olan Halide Mark III kamera uygulaması, mobil fotoğrafçılıkta çığır açacak yeni özellikleriyle kullanıcıların beğenisine sunuldu. Geliştirici Lux tarafından duyurulan bu büyük güncelleme, özellikle Apple’ın bilişimsel fotoğrafçılık algoritmalarını devre dışı bırakarak tam kontrol arayan kullanıcılara hitap ediyor. Yeni sürüm, ProRAW ve HDR desteği kazanan “Process Zero” motoru, “Tone Fusion” ayarı ve sanatsal “Chroma Noir” modu gibi dikkat çekici yenilikler içeriyor.

Halide Mark III Kamera Uygulaması Neler Sunuyor?

Halide, piyasaya çıktığı ilk günden bu yana iPhone’un standart kamera uygulamasının ötesine geçmek isteyen fotoğraf tutkunları için bir numaralı tercihlerden biri oldu. Manuel kontroller, detaylı histogram verileri ve RAW çekim yetenekleri sunan uygulama, kullanıcılara bir DSLR makinenin esnekliğini mobil platformda yaşatmayı hedefler. Mark III güncellemesi ise bu felsefeyi bir adım daha ileri taşıyarak, iPhone kameralarının donanımsal potansiyelini yazılımsal kısıtlamalar olmadan sonuna kadar kullanma imkanı tanıyor. Bu güncelleme, sadece mevcut özelliklerin iyileştirilmesi değil, aynı zamanda fotoğraf çekim sürecine yaklaşımı temelden değiştiren yeni teknolojilerin de entegrasyonu anlamına geliyor.

Güncellemenin merkezinde, Apple’ın otomatik görüntü işleme sistemlerini tamamen bypass eden “Process Zero” altyapısı yer alıyor. Bu sayede kullanıcılar, sensörden gelen en saf ve işlenmemiş veriye ulaşarak düzenleme aşamasında maksimum esnekliğe sahip oluyorlar. Gelin bu yeniliklere ve mobil fotoğrafçılık dünyasına etkilerine daha yakından bakalım.

“Process Zero” ile Bilişimsel Fotoğrafçılığa Veda

Modern akıllı telefonlar, bir fotoğraf çektiğinizde aslında onlarca işlemi saniyeden kısa bir sürede arka planda gerçekleştirir. Apple’ın “Bilişimsel Fotoğrafçılık” olarak adlandırdığı bu süreç; farklı pozlamaları birleştirme (Smart HDR), doku ve detayları iyileştirme (Deep Fusion) gibi birçok algoritmayı içerir. Bu sistemler, çoğu zaman harika sonuçlar verse de, fotoğraf üzerinde tam kontrol isteyen profesyoneller için bazen bir engel teşkil edebilir. Görüntünün aşırı işlenmiş, yapay veya gerçek dışı görünmesine neden olabilirler.

Halide Mark III Kamera Uygulaması Arayüzü

İşte Halide’nin “Process Zero” özelliği tam da bu noktada devreye giriyor. Bu mod aktif edildiğinde, iPhone’un tüm bu otomatik işleme sistemleri devre dışı bırakılır. Sonuç olarak, doğrudan sensörden alınan, hiçbir ek işlem görmemiş, tamamen “ham” bir fotoğraf elde edilir. Bu, fotoğrafçılara renkleri, pozlamayı, gölgeleri ve parlak alanları kendi vizyonlarına göre sıfırdan düzenleme özgürlüğü tanır. Mark III öncesinde de var olan bu özellik, yeni güncellemeyle çok daha güçlü ve kullanışlı hale getirildi.

Process Zero Güçlendi: HDR ve ProRAW Desteği

Halide Mark III ile gelen en önemli yeniliklerden biri, “Process Zero” motoruna eklenen HDR (Yüksek Dinamik Aralık) ve ProRAW desteğidir. Bu iki özellik, işlenmemiş fotoğraf çekim deneyimini kökten değiştiriyor.

  • HDR Desteği: Artık Process Zero modunda çekim yaparken bile yüksek kontrastlı sahnelerde (örneğin parlak bir gökyüzü ve karanlık bir ön plan) hem gölgelerdeki hem de parlak alanlardaki detayları korumak mümkün. Uygulama, Apple’ın agresif ton haritalaması olmadan, doğal bir görünüm sunan bir HDR birleştirme işlemi gerçekleştiriyor.
  • ProRAW Desteği: Apple ProRAW, standart RAW formatının esnekliği ile bilişimsel fotoğrafçılığın bazı verilerini birleştiren hibrit bir formattır. Halide Mark III, Process Zero ile ProRAW çekim yapma imkanı sunarak, kullanıcılara hem işlenmemiş bir görüntünün doğallığını hem de ProRAW’ın sunduğu 12-bit renk derinliği ve geniş düzenleme aralığını bir arada sunuyor. Bu, özellikle renk düzenlemesi yapan profesyoneller için büyük bir avantajdır.

Bu iki destek sayesinde, “Process Zero” artık sadece niş bir özellik olmaktan çıkıp, günlük çekimlerde dahi tercih edilebilecek güçlü bir alternatife dönüşüyor.

Sanatsal Dokunuşlar: Tone Fusion ve Chroma Noir

Halide Mark III, teknik geliştirmelerin yanı sıra kullanıcılara yaratıcı araçlar da sunuyor. Bunlardan ilki, Process Zero’ya eklenen “Tone Fusion” adlı yeni ayar seçeneği. Geliştiricilerin açıklamasına göre bu özellik, “parlak alanlardaki ve gölgelerdeki ayrıntıları geri getiren” hassas bir işlemdir. Apple’ın Smart HDR’ı gibi agresif davranmak yerine, fotoğrafın doğallığını bozmadan ince bir dokunuşla dinamik aralığı optimize eder.

Bir diğer heyecan verici yenilik ise “Chroma Noir” adı verilen siyah-beyaz film simülasyonu modu. Bu, basit bir renk filtresinden çok daha fazlasıdır. Lux, bu mod için tamamen yeni bir görüntü motoru geliştirdiğini belirtiyor. Chroma Noir, yüksek kontrastlı ve grenli yapısıyla klasik siyah-beyaz filmlerin estetiğini dijital ortama taşıyor. Geliştirici ekip, bu yeni görüntü motoru sayesinde gelecekte daha fazla film simülasyonu ve yaratıcı filtre sunulacağının da sinyalini veriyor.

Sonuç olarak, Halide Mark III güncellemesi, iPhone ile fotoğraf çeken herkes için, özellikle de yaratıcı kontrolü elinde tutmak isteyenler için ezber bozan yenilikler getiriyor. Ücretli aboneler için ana uygulama üzerinden test edilmeye başlanan yeni sürüm, mobil fotoğrafçılığın sınırlarını bir kez daha zorluyor.

iOS 26.3 ile iPhone’a Gelecek Yenilikler

iOS 26.3 ile iPhone’a Gelecek Yenilikler

Apple, yeni iOS 26.3 özellikleri ile iPhone deneyimini güncelliyor. Android'e geçiş, gizlilik ayarları ve daha fazlası.

Peki, Halide Mark III’ün yeni özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

OpenAI Yeni Bir Sosyal Medya Kuruyor!

Yapay zeka teknolojilerinin öncüsü OpenAI, şimdi de sosyal medya dünyasına adım atmaya hazırlanıyor. Forbes tarafından 28 Ocak’ta yayınlanan bir rapora göre şirket, kullanıcıların gerçek insan olduğunu doğrulamak amacıyla biyometrik doğrulama sistemleri kullanan yeni bir sosyal ağ üzerinde gizlice çalışıyor. Geliştirilen bu platformun en dikkat çekici özelliği, sahte hesapların önüne geçebilmek için iris taraması ve yüz tanıma gibi ileri düzey teknolojileri kullanacak olması.

OpenAI’dan Botlara Karşı Biyometrik Doğrulamalı Yeni Sosyal Medya Hamlesi

Bu girişim, günümüzde hemen hemen tüm sosyal medya platformlarını etkisi altına alan bot sorununa doğrudan bir meydan okuma niteliği taşıyor. Kaynaklar, projeyi “yalnızca gerçek insanların katılabileceği bir platform” yaratma çabası olarak tanımlıyor. OpenAI, yapay zeka ve bot hesapların gerçek kullanıcılardan ayırt edilebilmesi için sektörde “kişilik kanıtı” (proof of personhood) olarak bilinen bir teknoloji altyapısını merkeze alıyor.

OpenAI, Sosyal Medya, Biyometrik Doğrulama, Sam Altman, Worldcoin, Bot Hesaplar, Yüz Tanıma, İris Taraması, World Network

Projeyi yürüten ekibin şu an için 10 kişiden az olduğu ve geliştirme sürecinin henüz erken aşamalarda bulunduğu belirtiliyor. OpenAI mühendislerinin, doğrulama yöntemi olarak Apple’ın Face ID teknolojisini ve World Network’ün (eski adıyla Worldcoin) iris tarayan Orb cihazlarını değerlendirdiği konuşuluyor. Bilindiği üzere World Network, OpenAI CEO’su Sam Altman tarafından kurulan Tools for Humanity şirketinin bir projesi ve blok zinciri üzerinde dijital kimlik oluşturmayı hedefliyor.

OpenAI Bilim Dünyasında Devrim Yaratacak!

OpenAI Bilim Dünyasında Devrim Yaratacak!

OpenAI bilim insanları için geliştirdiği Prism adlı yeni çalışma alanını tanıttı. Ücretsiz sunulan araç GPT-5.2 ile entegre çalışıyor.

Haberlerin yayılmasının ardından kripto para piyasasında da hareketlilik yaşandı. Worldcoin token’ı, Forbes raporunun yayınlanmasından sonra %16’dan fazla değer kazanarak 0,53 dolar seviyelerine yükseldi. Yatırımcılar, bu gelişmeyi World projesinin dijital kimlik vizyonunun doğrulanması ve teknolojinin kullanım alanının genişlemesi olarak yorumladı.

OpenAI, Sosyal Medya, Biyometrik Doğrulama, Sam Altman, Worldcoin, Bot Hesaplar, Yüz Tanıma, İris Taraması, World Network

OpenAI’ın bu hamlesi, özellikle X (eski adıyla Twitter) platformundaki yapısal sorunları hedef alıyor gibi görünüyor. X’in sahibi Elon Musk, 2025 yılı içerisinde yaklaşık 1,7 milyon bot hesabı sildiğini belirtse de platformdaki bot sorunu devam ediyor. X ayrıca kısa süre önce etkileşim başına ödül veren kripto projelerini engelleyerek, bot faaliyetlerini ve düşük kaliteli içerik üretimini azaltmaya çalışmıştı.

Instagram ve Facebook Paralı mı Oluyor?

Instagram ve Facebook Paralı mı Oluyor?

Meta, Instagram ve Facebook için yeni premium abonelik modellerini test ediyor. Yapay zeka destekli özellikler ve gizlilik seçenekleri yolda.

Biyometrik veri toplama süreci, teknoloji dünyasında ilgi görse de ciddi gizlilik endişelerini de beraberinde getiriyor. Reddit’in de kullanıcıların anonim kalarak gerçek kişi olduklarını kanıtlamaları için World ID ile görüştüğü biliniyor. Ancak gizlilik savunucuları, retina taraması gibi verilerin sızdırılması durumunda geri dönüşü olmayan riskler oluşabileceği konusunda uyarıyor. Hatırlanacağı üzere World projesi daha önce Hong Kong, İspanya ve Kenya gibi bölgelerde veri gizliliği nedeniyle yasal incelemelere maruz kalmıştı.

Şu an için Meta veya LinkedIn gibi dev platformlar sadece telefon ve e-posta doğrulaması kullanırken, tam ölçekli biyometrik doğrulama yapan büyük bir sosyal ağ bulunmuyor. Peki siz sosyal medya hesaplarınızı doğrulamak için iris taraması veya yüz tanıma verilerinizi paylaşmayı güvenli buluyor musunuz?

Tesla 2025 Kar Raporu ile Şaşırttı!

Elektrikli araç devi Tesla, 2025 yılının dördüncü çeyreğine ve tüm yılına ilişkin finansal sonuçlarını resmi olarak paylaştı. Şirket, otomotiv satışlarındaki daralmaya rağmen enerji depolama ve yapay zeka odaklı stratejileriyle yatırımcıların beklentilerini aşmayı başardı. 28 Ocak 2026 itibarıyla paylaşılan rapor, Elon Musk’ın vizyonunun otomobilden yapay zeka ve robotiğe kaydığını net bir şekilde gösteriyor.

Tesla 2025 Yılında Beklentilerin Üzerinde Bir Performans Sergiledi

Yıl genelinde 1,65 milyondan fazla araç üreten ve 1,63 milyon teslimat gerçekleştiren şirket, toplamda 94,8 milyar dolar gelir elde etti. Analistlerin hisse başına 0,45 dolar olan kâr beklentisini dördüncü çeyrekte 0,50 dolara çıkarak geride bırakan şirket, piyasa kapanışı sonrası işlemlerde hisselerinin yükselmesini sağladı. Ancak bu başarının ardında sadece otomobil satışları değil, şirketin çeşitlenen gelir kalemleri yatıyor.

https://twitter.com/Tesla/status/2016618220611125332

Enerji Depolama Ve Otomotiv Dışı Gelirlerde Rekor Kırıldı

Tesla’nın enerji depolama birimi, 2025 yılında 46,7 GWh kapasiteye ulaşarak kendi rekorunu kırdı. Özellikle dördüncü çeyrekte otomotiv dışı iş kollarının toplam gelir içindeki payı %28’e yükseldi. Bu durum, şirketin sadece bir otomobil üreticisi olmaktan çıkıp sürdürülebilir enerji ve teknoloji liderine dönüştüğünün en büyük kanıtı olarak değerlendiriliyor. Ayrıca otomobil başına üretim maliyetinin 35.000 doların altına düşmesi, kâr marjlarının korunmasına yardımcı oldu.

Çinliler Türkiye’ye Otomobil Satamıyor!

Çinliler Türkiye’ye Otomobil Satamıyor!

Çin otomobil ihracatı 2025'te rekor kırdı. Hangi ülkeler zirvede? Elektrikli araçların payı ne? Türkiye listede var mı?

Elon Musk xAI Yatırımı İle Yapay Zeka Vizyonunu Güçlendiriyor

Raporun en dikkat çekici maddelerinden biri, Tesla’nın Elon Musk’ın yapay zeka girişimi olan xAI şirketine yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıklaması oldu. Master Plan Part IV kapsamında gerçekleştirilen bu hamle, fiziksel dünyadaki yapay zeka uygulamalarını (robotlar ve otonom araçlar) xAI’nın dijital zekasıyla birleştirmeyi hedefliyor. Şirket ayrıca 2026 yılı için Robotaxi ağını genişletme ve insansı robot Optimus’un yeni neslini tanıtma sözü verdi.

Öte yandan, radikal bir kararla Model S ve Model X üretiminin sonlandırılacağı sinyalleri verilirken, odak noktasının tamamen Cybercab, Tesla Semi ve yeni nesil Roadster modellerine kayacağı belirtildi. Şirket, 2026 yılında sermaye harcamalarını 20 milyar doların üzerine çıkararak teknolojik üstünlüğünü korumayı planlıyor.

Peki, Tesla şirketinin yapay zekaya olan bu dev yatırımı ve otomobil modellerindeki değişiklikler hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Samsung Ne Kadar Para Kazandı?

Teknoloji devi Samsung çeyrek sonuçları ile finans dünyasını ve teknoloji sektörünü adeta sarstı. Güney Kore merkezli şirket, yapay zeka (AI) devriminin getirdiği güçlü rüzgarı arkasına alarak beklentilerin çok üzerinde bir performans sergiledi. Açıklanan rakamlara göre şirket, son çeyrekte yaklaşık 65,7 milyar dolar gelir elde ederken, 14 milyar dolarlık devasa bir işletme kârına imza attı. Bu rakamlar, Samsung’un sadece pazarın lideri olduğunu değil, aynı zamanda doğru stratejilerle ne denli büyük bir büyüme potansiyeli taşıdığını da gözler önüne seriyor.

Samsung Çeyrek Sonuçları Detaylı Analizi

Samsung’un açıkladığı finansal veriler, özellikle kârlılık tarafında dikkat çekici bir sıçramayı işaret ediyor. Geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında, şirketin gelirleri %23,74 oranında artarken, işletme kârı ise inanılmaz bir şekilde %209 oranında yükseldi. Bu üç haneli kâr artışı, şirketin son yıllardaki en başarılı çeyreklerinden birini geçirdiğini gösteriyor. Başarının arkasındaki temel itici güç ise hiç şüphesiz yapay zeka teknolojilerine yönelik artan talep oldu.

İşte Samsung’un son çeyrek performansının öne çıkan rakamları:

  • Toplam Gelir: Yaklaşık 65,7 milyar dolar
  • İşletme Kârı: Yaklaşık 14 milyar dolar
  • Yıllık Gelir Artışı: %23,74
  • Yıllık Kâr Artışı: %209

Bu muazzam artış, özellikle pandemi sonrası dönemde teknoloji sektöründe yaşanan durgunluğun ardından gelen güçlü bir toparlanma sinyali olarak da yorumlanabilir. Ancak asıl hikaye, Samsung’un farklı departmanlarının performansı incelendiğinde ortaya çıkıyor.

Yarı İletken Bölümü Rekorlarla Zirvede

Raporun en dikkat çekici kısmı, Samsung’un çip üretimini de içeren yarı iletken bölümünün elde ettiği başarı oldu. Bu bölüm, tek başına yaklaşık 11,49 milyar dolarlık rekor bir işletme kârı üreterek şirketin toplam kârının büyük bir kısmını sırtladı. Bu başarı, küresel yapay zeka patlamasının bir sonucu olarak ortaya çıktı. Özellikle NVIDIA gibi şirketlerin geliştirdiği yapay zeka işlemcileri için kritik öneme sahip olan Yüksek Bant Genişlikli Bellek (HBM) ve veri depolama için kullanılan NAND flash bellek talebindeki artış, Samsung’un kasasını doldurdu.

HBM, yapay zeka modellerinin devasa veri setlerini hızla işleyebilmesi için gereken yüksek hızlı bir bellek türüdür. Samsung, bu alanda dünyanın en büyük üreticilerinden biri konumunda. Benzer şekilde, yapay zeka sunucularının ve veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek kapasiteli ve hızlı NAND depolama birimlerine olan talep de şirketin gelirlerini doğrudan etkiledi. Bu durum, Samsung’un yarı iletken pazarındaki stratejik konumunun ne kadar değerli olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Galaxy S26

Mobil ve Tüketici Elektroniği (DX) Bölümünün Performansı

Yarı iletken bölümü rekorlar kırarken, şirketin akıllı telefonlar, televizyonlar ve diğer tüketici elektroniği ürünlerini barındıran “DX” (Device Experience) bölümü daha mütevazı bir performans sergiledi. DX bölümü, bu çeyrekte yaklaşık 1,33 milyar dolar işletme kârı bildirdi. Bu rakam, tek başına çip bölümünün elde ettiği kârın oldukça gerisinde kalsa da, bölümün istikrarlı bir şekilde kârlılığını sürdürdüğünü gösteriyor.

Akıllı Telefon ve TV Pazarındaki Rekabet

Akıllı telefon pazarında Samsung, Galaxy S serisi amiral gemisi modelleri ve katlanabilir telefon segmentindeki liderliği ile güçlü konumunu koruyor. Ancak özellikle orta ve giriş segmentinde Çinli rakiplerden gelen yoğun baskı, kâr marjları üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Televizyon pazarında ise şirket, premium QLED ve OLED modelleriyle pazar payını korumaya çalışsa da, genel talepteki yavaşlama bu bölümün büyüme hızını sınırlıyor.

Bununla birlikte, DX bölümünün kârlılığı, şirketin genel sağlığı için hala kritik bir öneme sahip. Ancak son çeyrek sonuçları, Samsung için gelecekteki büyümenin ve kârlılığın ana motorunun yüksek teknolojiye sahip yarı iletkenler olacağını net bir şekilde ortaya koyuyor.

Gelecek Perspektifi: Yapay Zeka Rüzgarı Devam Edecek mi?

Analistler, yapay zeka teknolojilerine olan talebin önümüzdeki birkaç yıl boyunca artarak devam edeceğini öngörüyor. Bu durum, Samsung’un yarı iletken bölümü için parlak bir geleceğe işaret ediyor. Şirket, HBM ve gelişmiş NAND teknolojilerine yönelik yatırımlarını artırarak bu pastadan daha büyük bir pay almayı hedefliyor. Rekabette olduğu SK Hynix ve Micron gibi şirketlerle arasındaki teknoloji yarışını kızıştıran Samsung, üretim kapasitesini artırarak pazar liderliğini pekiştirmeyi amaçlıyor.

Sonuç olarak, açıklanan Samsung çeyrek sonuçları, şirketin yapay zeka çağının en önemli donanım sağlayıcılarından biri olma yolunda ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Mobil ve tüketici elektroniğindeki istikrarlı performansını, yarı iletken alanındaki patlayıcı büyüme ile birleştiren Samsung, teknoloji dünyasındaki yerini daha da sağlamlaştırmış görünüyor.

Peki, Samsung’un bu rekor çeyrek sonuçları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Honor Magic 9 Ekran Boyutları Sızdırıldı: İşte Detaylar

Honor Magic 9 ekran boyutları hakkında ilk bilgiler sızdırıldı. Güvenilir bir sızıntı kaynağına göre, bu yılın sonlarına doğru tanıtılması beklenen yeni amiral gemisi serisi, hem daha kompakt hem de daha büyük ekranlı modellerle kullanıcıların karşısına çıkacak. Bu durum, Honor’un farklı kullanıcı beklentilerine hitap etme stratejisini güçlendirdiğini gösteriyor.

Sızdırılan Honor Magic 9 Ekran Boyutları Neler?

Sektörden gelen son bilgilere göre, Honor şu anda yeni nesil Magic 9 serisi için erken prototip çalışmalarına başlamış durumda. Bu süreçte iki farklı düz ekran panelinin test edildiği belirtiliyor: biri 6.36 inç boyutunda kompakt bir panel, diğeri ise 6.85 inç gibi oldukça büyük bir panel. Her iki ekranın da büyük ve yuvarlatılmış köşelere sahip 2.5D düz cam teknolojisiyle geleceği iddia ediliyor.

Honor Magic 9 Serisi Sızıntı

Bu sızıntılar, standart Honor Magic 9 modelinin daha küçük olan 6.36 inçlik ekranı benimseyebileceğini düşündürüyor. Bu boyut, bir önceki nesil olan 6.58 inçlik Magic 8’e kıyasla önemli ölçüde daha kompakt bir yapı sunacaktır. Buna karşılık, Honor Magic 9 Pro modelinin ise 6.85 inçlik devasa ekranla gelmesi bekleniyor. Bu da, 6.71 inç ekrana sahip olan Magic 8 Pro’dan daha büyük bir kullanıcı deneyimi vaat ediyor.

Pro Max ve RSR Modellerinde Durum Ne Olacak?

Sızıntıyı yapan kaynak, seride bir de “Pro Max” varyantından bahsetse de bu modelin Pro versiyonundan ne gibi farklar sunacağı henüz netlik kazanmış değil. Bununla birlikte, serinin en üst düzey modeli olması beklenen Magic 9 RSR versiyonunun ise geleneksel olarak Pro modeliyle aynı ekranı paylaşması bekleniyor. Dolayısıyla, RSR modelinin de 6.85 inçlik büyük paneli kullanması muhtemel görünüyor.

Honor Magic 9 Ekran Boyutları

Ayrıca, Honor Magic 9 serisinin gücünü henüz duyurulmamış olan Snapdragon 8 Elite Gen 6 yonga setinden alacağı da söylentiler arasında. Bir önceki neslin Ekim ayında tanıtıldığı göz önüne alındığında, yeni serinin de bu yılın aynı döneminde piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Xiaomi 17 Pro Max DxOMark Puanı Açıklandı!

Xiaomi 17 Pro Max DxOMark Puanı Açıklandı!

Xiaomi 17 Pro Max kamera performansı DxOMark estlerinde masaya yatırıldı. Fotoğrafta güçlü, videoda zayıf kalan cihazın tüm detayla burada.

Peki, yeni Honor Magic 9 serisinin ekran boyutları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Galaxy S26 Önemli Bir Eksikle Gelebilir!

Samsung Galaxy S26 serisinin tanıtımına yaklaşırken ortaya çıkan yeni sızıntılar, teknoloji meraklılarını heyecanlandıran bir özelliğin eksik olabileceğine işaret ediyor. SamMobile tarafından paylaşılan sızdırılmış şarj cihazı kutusu görselleri, yeni serinin yerleşik manyetik kablosuz şarj desteği sunmayabileceğini gösteriyor. Uzun süredir konuşulan bu özelliğin, Apple’ın MagSafe teknolojisine benzer bir deneyim sunarak aksesuarların ve şarj cihazlarının telefonun arkasına manyetik olarak yapışmasını sağlaması bekleniyordu. Ancak sızan görsellerdeki detaylar, bu beklentileri boşa çıkarabilir.

Samsung Galaxy S26 Sızıntısı: Beklenen Manyetik Şarj Özelliği Rafa mı Kalktı?

Söz konusu ambalajın üzerinde “Galaxy telefonlar için, şarjı etkinleştirmek adına bu şarj cihazını Qi2 uyumlu bir kılıfla kullandığınızdan emin olun” ibaresi yer alıyor. Bu küçük yazı, Galaxy S26 serisinin kendi içinde dahili mıknatıslara sahip olmayacağını, bunun yerine manyetik aksesuarları kullanabilmek için özel kılıflara ihtiyaç duyacağını düşündürüyor. Eğer bu durum doğrulanırsa, Samsung’un yeni amiral gemisi bu konuda Galaxy S25 serisinden çok da farklı bir deneyim sunmayacak demektir.

Samsung Galaxy S26, kablosuz şarj, Qi2, manyetik şarj, Evan Blass, sızıntı, Galaxy S26 Ultra, 25W şarj, akıllı telefon kılıfı

Yine de sızıntılar tamamen kötü haberlerden ibaret değil. Kutunun üzerindeki bilgiler, şarj cihazının 25W Qi2 manyetik kablosuz şarj desteğine sahip olduğunu gösteriyor. Önceki modellerin genellikle 15W kablosuz şarj hızıyla sınırlı kaldığı düşünüldüğünde, Galaxy S26 serisinin en azından bazı modellerinde şarj hızının 25W seviyesine yükselmesi önemli bir gelişme olacaktır. Bu da kullanıcıların cihazlarını kablosuz olarak daha hızlı şarj edebileceği anlamına geliyor.

Samsung Galaxy S26 Fiyatları Sızdı

Samsung Galaxy S26 Fiyatları Sızdı

Samsung Galaxy S26 fiyatları ortaya çıktı! Çoğu model zamlanırken S26 Ultra'nın ucuzlaması şaşırttı. Tüm sızdırılan fiyatlar burada.

Şarj cihazı sızıntılarının yanı sıra, güvenilir sızıntı kaynağı Evan Blass tarafından paylaşılan kılıf görselleri de cihazın tasarımına dair ipuçları veriyor. UAG markalı kılıfların görselleri, telefonların tasarımlarının büyük ölçüde Galaxy S25 serisine benzeyeceğini doğruluyor. Görsellerde dikkat çeken en belirgin fark, arka kamera lenslerinin tek tek çıkıntı yapmak yerine yükseltilmiş bir kamera bloğu içine yerleştirilmiş olması. Ayrıca sızan kılıf görsellerinin arkasındaki halkalar, yukarıda bahsedilen şarj cihazıyla uyum sağlamak için kılıflarda yerleşik mıknatıslar bulunduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Tüm bu sızıntıların ne kadar doğru olduğunu öğrenmek için çok fazla beklememiz gerekmeyecek. Samsung’un Galaxy S26 serisini 25 Şubat’ta düzenleyeceği etkinlikte resmen tanıtması bekleniyor. O tarihe kadar gelen bilgiler, kullanıcıların beklentilerini şekillendirmeye devam edecek gibi görünüyor.

Samsung 2026 Yol Haritası Nasıl Olacak? Galaxy S26 Planları Ne?

Samsung 2026 Yol Haritası Nasıl Olacak? Galaxy S26 Planları Ne?

Samsung 2026 yol haritası resmen açıklandı! Galaxy S26'da devrimsel yapay zeka, daha ince tasarımlar ve yeni katlanabilir modeller yolda.

Sizce bir telefonda yerleşik mıknatıs olması, kılıf kullanma zorunluluğunu ortadan kaldırdığı için kritik bir özellik mi, yoksa zaten kılıf kullandığınız için bu detayı önemsemiyor musunuz?

Samsung 2026 Yol Haritası Nasıl Olacak? Galaxy S26 Planları Ne?

Samsung, teknoloji dünyasının merakla beklediği gelecek vizyonunu ortaya koyarak Samsung 2026 yol haritası ile ilgili ilk resmi detayları paylaştı. Şirketin 2025 yılı dördüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladığı toplantıda, Galaxy S26 serisinden yeni katlanabilir cihazlara kadar pek çok önemli yeniliğin sinyali verildi. Yapılan açıklamalara göre, önümüzdeki dönemde Samsung kullanıcılarını daha akıllı, daha ince ve daha hafif cihazlar bekliyor.

Samsung 2026 Yol Haritası Neler Vaat Ediyor?

Samsung’un gelecek planlarının merkezinde, akıllı telefon deneyimini kökten değiştirmeyi hedefleyen yapay zeka teknolojileri yer alıyor. Şirket, özellikle 2026’nın ilk yarısında piyasaya sürülmesi beklenen Galaxy S26 serisi ile birlikte yeni nesil eylemsel yapay zeka (agentic AI) deneyimlerini sunacağını doğruladı. Bu, cihazların kullanıcı komutlarını pasif bir şekilde yerine getirmekten ziyade, proaktif olarak görevleri anlayan, planlayan ve yürüten akıllı asistanlara dönüşeceği anlamına geliyor. Bu devrimsel adım, Samsung’un kendi geliştirdiği ikinci nesil özel uygulama işlemcisi tarafından desteklenecek ve “kullanıcı deneyiminde bir devrim” yaratma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka atılımının yanı sıra, Samsung’un 2026 stratejisi şu temel direkler üzerine inşa ediliyor:

  • Tasarım İnovasyonu: Gelecekteki Galaxy cihazları, hem amiral gemisi modellerde hem de katlanabilir telefonlarda daha ince ve hafif olacak şekilde yeniden tasarlanacak.
  • Katlanabilir Pazar Liderliği: Samsung, mevcut katlanabilir serisini güçlendirmenin yanı sıra, pazara yeni form faktörleri sunarak bu alandaki öncülüğünü pekiştirmeyi hedefliyor.
  • Ekosistem Entegrasyonu: Yapay zeka özellikleri sadece telefonlarla sınırlı kalmayacak; Galaxy Watch ve kablosuz kulaklık gibi giyilebilir teknolojilere de entegre edilecek.
  • Stratejik Ortaklıklar: Samsung, daha entegre ve yetenekli yapay zeka özellikleri sunabilmek için Google gibi sektördeki önemli ortaklarıyla iş birliğini güçlendireceğini belirtti.

Bu yol haritası, Samsung’un donanım odaklı bir şirketten, yapay zeka ve yazılım deneyimini merkeze alan bir teknoloji devine dönüşümünü gözler önüne seriyor. Özellikle Galaxy S26 serisinin, teknik özelliklerde büyük bir sıçrama yapmasa da, sunacağı akıllı özelliklerle pazarda fark yaratması bekleniyor. One UI 8.5 arayüzünde ipuçları görülen bu yapay zeka yetenekleri, telefonların günlük yaşamdaki rolünü yeniden tanımlayabilir.

Tasarımda Yeni Dönem: Daha İnce ve Hafif Cihazlar

Samsung’un 2026 planlarında en çok dikkat çeken unsurlardan biri de tasarım felsefesindeki değişim oldu. Şirket, gelecekteki tüm Galaxy cihazlarının daha ince ve daha hafif olacağını açıkça belirtti. Bu strateji, akıllı telefon pazarında giderek artan bir trend olan taşınabilirlik ve ergonomiye verilen önemi yansıtıyor. Kullanıcılar artık sadece güçlü donanım değil, aynı zamanda gün boyu rahatça taşınabilen ve estetik olarak şık cihazlar talep ediyor. Samsung’un bu hamlesi, Galaxy S26 Edge modelinin iptal edildiğine dair söylentilere rağmen, tasarımda radikal bir incelme hedefini koruduğunu gösteriyor.

Bununla birlikte, katlanabilir telefonlar alanında da önemli gelişmeler bekleniyor. Samsung, bu segmentteki ürün gamını güçlendireceğini ve yeni form faktörleri üzerinde denemeler yapmaya devam edeceğini duyurdu. Bu açıklama, teknoloji kulislerinde bir süredir konuşulan ve daha geniş bir ekran oranına sahip olacağı iddia edilen “Wide Fold” gibi yeni bir katlanabilir modelin hayata geçirilme ihtimalini kuvvetlendiriyor. Yeni tasarımlar, katlanabilir telefonların kullanım alanlarını genişleterek daha fazla kullanıcıya hitap etmesini sağlayabilir.

Galaxy Ekosistemi de Yapay Zeka ile Güçleniyor

Samsung’un yapay zeka vizyonu akıllı telefonlarla sınırlı değil. Şirket, sağlık ve fitness takibine olan ilginin artmasıyla birlikte Galaxy Watch serisindeki büyümenin devam etmesini bekliyor. Bu doğrultuda, giyilebilir cihazlarına yeni yapay zeka özellikleri ekleyerek kullanıcıların sağlık verilerini daha anlamlı ve proaktif bir şekilde analiz etmelerine olanak tanıyacak. Örneğin, bir akıllı saat sadece adımlarınızı saymakla kalmayıp, uyku düzeniniz ve aktivite seviyenize göre kişiselleştirilmiş sağlık önerileri sunabilir.

Ayrıca, kablosuz kulaklık pazarında da yeni bir talep yaratmak amacıyla ürün yelpazesinin genişletileceği belirtildi. Bu, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına ve bütçelerine yönelik yeni Galaxy Buds modellerinin yolda olduğu anlamına gelebilir. Öte yandan, tablet pazarında cihaz değiştirme talebinde bir yavaşlama yaşandığını kabul eden Samsung, bu durumu yapay zeka destekli dizüstü bilgisayarlar (AI PC) ile dengelemeyi planlıyor. Galaxy Book serisinin yeni üyeleri, güçlü yapay zeka yetenekleriyle hem profesyonel hem de günlük kullanıcılar için daha verimli bir çalışma ortamı sunacak.

Sonuç olarak, Samsung’un 2026 yol haritası, şirketin donanım gücünü yazılım ve yapay zeka zekasıyla birleştirerek teknoloji pazarındaki liderliğini sürdürme kararlılığını ortaya koyuyor. Galaxy S26 ile başlayacak olan bu yeni dönem, akıllı cihazların hayatımızdaki rolünü yeniden şekillendirme potansiyeline sahip.

iOS 26.3 ile iPhone’a Gelecek Yenilikler

iOS 26.3 ile iPhone’a Gelecek Yenilikler

Apple, yeni iOS 26.3 özellikleri ile iPhone deneyimini güncelliyor. Android'e geçiş, gizlilik ayarları ve daha fazlası.

Peki, Samsung’un 2026 planları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Google’dan Android Kullanıcılarına 135 Milyon Dolarlık Ödeme!

Teknoloji devi Google, Android kullanıcılarının verilerini yasa dışı yollarla topladığı iddiasıyla açılan toplu davada 135 milyon dolarlık dev bir uzlaşmaya imza attı. 2017 yılından itibaren Google’ın, Android işletim sistemini kullanıcıların rızası dışında veri toplayacak şekilde programladığı öne sürülmüştü. İddialara göre, kullanıcılar konum takibini kapatsa veya uygulamaları sonlandırsa bile Google, operatörler aracılığıyla veri toplamaya devam etti.

Android Veri Skandalında Google ile Dev Uzlaşma Geldi

Bu dava, Google’ın veri toplama pratiklerini “mülke izinsiz el koyma” (conversion) suçuyla ilişkilendirmesi bakımından büyük önem taşıyor. Davacılar, Google’ın bu verileri alarak kullanıcıları kendi mülkiyetlerinden mahrum bıraktığını savunuyor. Google ise herhangi bir yanlış uygulama yapmadığını belirterek bu iddiaları reddetti. Şirket sözcüsü, bu süreçlerin Android cihazların güvenliğini sağlayan endüstriyel standartlar olduğunu ifade etti.

Google, Android, Veri Gizliliği, Tazminat, Veri Toplama

Uzlaşma kapsamında Google, Android kullanıcılarına yönelik hizmet şartlarını değiştirmeyi kabul etti. Artık yeni bir telefon kurulurken kullanıcılardan daha açık rıza alınacak ve belirli veri toplama türlerini kapatmak için kontrol düğmeleri eklenecek. Ayrıca Google, veri toplama süreçlerini çok daha şeffaf bir şekilde açıklamak zorunda kalacak.

Google, Android, Veri Gizliliği, Tazminat, Veri Toplama

Ödeme süreciyle ilgili detaylar henüz kesinleşmese de kişi başı ödemelerin 100 dolar ile sınırlı tutulacağı belirtiliyor. Ancak bu tarz toplu davalarda Türkiye’deki kullanıcılar genellikle yasal süreçlerin kapsamı dışında kalıyor. Davanın ABD merkezli olması ve katılımcıların önceden kayıt yaptırmış olma şartı, Türkiye’deki kullanıcıların ödeme alamayacağı gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Android’e Benzer Google Aluminum OS Sızdı!

Android’e Benzer Google Aluminum OS Sızdı!

Google'ın ChromeOS'u rafa kaldıracak yeni işletim sistemi Google Aluminum OS, yanlışlıkla sızdırılan videolarla ortaya çıktı. Detaylar haberimizde.

Google aynı zamanda Google Asistan üzerinden kullanıcıları izinsiz dinlediği iddiasıyla açılan başka bir davada da 68 milyon dolarlık bir anlaşmaya vardı. Bu olaylar zinciri, teknoloji dünyasında veri gizliliğinin ne kadar kritik bir noktaya geldiğini bir kez daha gösteriyor. Peki, siz bu veri toplama süreci hakkında ne düşünüyorsunuz? Cihazlarınızdaki gizlilik ayarlarını ne sıklıkla kontrol ediyorsunuz?

Steam’e Yeni Ücretsiz Oyunlar Eklendi

PC oyuncularının vazgeçilmez platformu Steam, kütüphanesine eklediği 10 yeni Steam ücretsiz oyunlar ile oyun severlere yepyeni maceralar sunuyor. Bütçesini zorlamak istemeyen veya yeni türler keşfetmek isteyen oyuncular için harika bir fırsat olan bu yeni liste, aksiyondan stratejiye, simülasyondan bulmacaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Özellikle eski ve tecrübeli geliştiriciler tarafından hazırlanan Highguard gibi yüksek profilli bir yapımın da listede yer alması, oyuncular arasındaki heyecanı daha da artırıyor.

Steam Ücretsiz Oyunlar Listesine Eklenen 10 Yeni Yapım

Valve’ın popüler oyun dağıtım platformu Steam, her ay olduğu gibi bu ay da ücretsiz oyun kütüphanesini güncelledi. Oyuncular, herhangi bir ücret ödemeden bu oyunları kalıcı olarak kütüphanelerine ekleyebilir ve diledikleri zaman oynayabilirler. Listede yer alan oyunların bazıları oyun içi satın alımlar içerebilse de, temel deneyim tamamen ücretsiz olarak sunulmaktadır. Bu durum, oyuncuların bir oyuna para harcamadan önce denemelerine olanak tanır. İşte Steam’e yeni eklenen ve hemen denenebilecek 10 ücretsiz oyun:

  • Chicken Fren: Rahatlatıcı ve sevimli bir idle (boşta) oyunu.
  • Fortress Fury: Roguelite unsurları içeren bir kule savunma oyunu.
  • Glassy Stare: Karanlık ve sürükleyici bir görsel roman.
  • Highguard: Tecrübeli geliştiriciler tarafından hazırlanan PvP odaklı raid nişancı oyunu.
  • Knockoff: Hızlı tempolu bir aksiyon oyunu.
  • Potion Knight: Birinci şahıs nişancı mekaniklerini fantastik ögelerle birleştiren bir yapım.
  • SEGA Football Club Champions: Kendi futbol kulübünüzü yönettiğiniz bir menajerlik oyunu.
  • Terminal Lucidity: Zihin zorlayan bulmacalar içeren bir macera oyunu.
  • Truckin’ It: Arkadaşlarınızla oynayabileceğiniz bir co-op kamyon sürme ve kargo teslimat oyunu.
  • Where We Went: Gizemli bir hikayeye sahip bulmaca ve keşif oyunu.

Bu liste, farklı zevklere sahip oyuncular için çeşitli seçenekler sunarak Steam’in zengin içeriğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle bağımsız yapımcıların oyunlarını daha geniş kitlelere ulaştırması açısından ücretsiz modeller büyük önem taşıyor.

Listenin Gözdesi: Tartışmalı Nişancı Oyunu Highguard

Yeni eklenen oyunlar arasında en çok dikkat çeken ve hakkında en çok konuşulan yapım şüphesiz Highguard oldu. Wildlight Entertainment tarafından geliştirilen bu PvP raid nişancı oyunu, The Game Awards 2025’in son büyük duyurusu olarak sahneye çıkmıştı. Oyunun arkasındaki ekip, Apex Legends, Titanfall ve Call of Duty: Modern Warfare gibi sektörün dev yapımlarında çalışmış tecrübeli isimlerden oluşuyor. Bu nedenle Highguard’dan beklentiler oldukça yüksekti.

Highguard karakterleri ve oyun içi görünüm

Oyun, Rainbow Six Siege gibi taktiksel nişancı oyunlarının gerilimini, Apex Legends gibi karakter tabanlı yeteneklerle birleştirerek kendine özgü bir deneyim sunmayı hedefliyor. Ancak oyunun çıkışıyla birlikte Steam’deki kullanıcı yorumları karışık bir tablo çizdi. Oyuncuların bir kısmı oyunun mekaniklerini ve potansiyelini överken, diğer bir kısmı ise teknik sorunlar ve denge problemleri nedeniyle eleştirilerde bulundu. Şu anki “Çoğunlukla Olumsuz” inceleme notuna rağmen, Highguard’ın arkasındaki güçlü ekip ve ücretsiz olması, nişancı türünü seven oyuncular için denemeye değer bir seçenek olmasını sağlıyor.

Listeden Öne Çıkan Diğer Dikkat Çekici Oyunlar

Highguard’ın gölgesinde kalsa da, listedeki diğer oyunlar da belirli oyuncu kitleleri için oldukça cazip seçenekler sunuyor. Örneğin, Fortress Fury, kule savunma türünü sevenler için ideal bir yapım. Oyuncular, dalga dalga gelen düşmanları durdurmak için kulelerini geliştirmeye çalışırken, roguelite elementleri sayesinde her oyunun farklı bir deneyim sunması sağlanıyor. Bu, tekrar oynanabilirliği artıran önemli bir faktör.

Eğer arkadaşlarınızla eğlenceli vakit geçirecek bir co-op oyun arıyorsanız, Truckin’ It tam size göre olabilir. Bu oyunda amaç, kargoları en hızlı ve hasarsız şekilde hedefe ulaştırmak. Basit gibi görünen bu görev, arkadaşlarınızla oynadığınızda kahkaha dolu anlara sahne olabilir. Bununla birlikte, Potion Knight ise fantastik bir dünyada iksirler ve büyülerle savaştığınız, alışılmışın dışında bir birinci şahıs nişancı deneyimi vaat ediyor.

Spor ve menajerlik tutkunları için ise SEGA Football Club Champions, kendi futbol takımını kurup yönetme imkanı sunuyor. Ancak bu oyunun da Steam’de “Çoğunlukla Olumsuz” yorumlar aldığını belirtmekte fayda var. Yine de, ücretsiz olması sayesinde türün meraklıları tarafından bir şans verilebilir. Son olarak, Terminal Lucidity ve Where We Went gibi oyunlar, bulmaca ve gizemli hikayeleri seven oyuncular için sakin ama bir o kadar da sürükleyici saatler geçirmeyi garanti ediyor.

Steam’in ücretsiz oyun kütüphanesini sürekli olarak genişletmesi, PC oyunculuğunun ne kadar dinamik ve erişilebilir olduğunun bir kanıtı. Oyuncular, bu tür fırsatları takip ederek hiçbir ücret ödemeden kaliteli ve eğlenceli yapımları keşfetme şansına sahip oluyorlar.

Peki, bu yeni Steam oyunları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Mark Zuckerberg: Sizi Anlayan Yapay Zeka Geliyor

Meta, 2026 yılını yapay zeka yatırımlarının geri dönüşünü alacağı bir dönüm noktası olarak görüyor. Teknoloji devi, yapay zeka laboratuvarlarına milyarlarca dolar harcayarak OpenAI ve Apple gibi rakiplerinden en iyi mühendisleri transfer etti. Mark Zuckerberg, bu çabaların sonucunda önümüzdeki aylarda bir dizi yeni yapay zeka modeli ve ürünü piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Ancak Zuckerberg, bunun tek bir andan ziyade uzun vadeli bir yolculuk olduğunu özellikle vurguluyor.

Meta’nın 2026 Planı: Instagram Algoritmaları Yerini Kişisel Yapay Zekaya Bırakıyor

Şirketin asıl hedefi, mevcut ürünlerini size özel hale getirmek için yapay zekayı kullanmak. Standart algoritmaların yerini, “sizi anlayan” yapay zeka sistemleri alacak. Bu yeni teknoloji, kişisel hedeflerinizi kavrayarak Instagram akışınızı ve reklamları buna göre düzenleyecek. Büyük Dil Modelleri (LLM), dünya bilgisi ve mantık yürütme yetenekleriyle neyi seveceğinizi tahmin edecek. Özellikle etkileşim verisi az olan yeni içerikler için bu sistem çok daha isabetli tahminler yapabilecek.

Meta, Mark Zuckerberg, Yapay Zeka, Akıllı Gözlük, Instagram, LLM, Kişiselleştirilmiş İçerik

Meta, Avrupa Birliği haricinde, platformlar arası reklamları ve gönderileri hedeflemek için yapay zeka sohbet geçmişini kullanmaya başladı bile. Bunun yanı sıra yapay zeka, Instagram’da geçirilen süreyi şimdiden artırıyor. Videoları yerel dillere çeviren yapay zeka dublajları sayesinde, her gün yüz milyonlarca insan çevrilmiş içerikleri izliyor. Ancak bu derin kişiselleştirme çabası, özellikle çocuklar ve gençler için güvenlik endişelerini ve yasal incelemeleri de beraberinde getiriyor.

Meta, Mark Zuckerberg, Yapay Zeka, Akıllı Gözlük, Instagram, LLM, Kişiselleştirilmiş İçerik

Zuckerberg’in vizyonu sadece yazılımla sınırlı değil. Şirket, Metaverse biriminde küçülmeye giderek odağını sanal gerçeklikten giyilebilir teknolojilere kaydırdı. Zuckerberg’e göre akıllı gözlükler bu vizyonun zirvesi olacak. Gördüğünüzü gören ve duyduğunuzu duyan bu gözlükleri, kapaklı telefonlardan akıllı telefonlara geçiş devrimine benzetiyor. Gelecekte insanların taktığı çoğu gözlüğün yapay zeka destekli olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Mark Zuckerberg’in Metaverse Rüyası Sona Erdi

Mark Zuckerberg’in Metaverse Rüyası Sona Erdi

Meta, 70 milyar dolarlık zararın ardından metaverse vizyonunu sonlandırıyor. VR stüdyoları kapanırken şirket rotayı yapay zekaya çevirdi.

Teknoloji dünyası, akıllı telefonlardan sonraki büyük değişimin giyilebilir yapay zeka ürünleri olacağını konuşuyor. Meta da tüm stratejisini bu geleceğe göre şekillendiriyor ve sizi tamamen tanıyan bir dijital asistan vadediyor. Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Günlük hayatınızda sizi sürekli dinleyen, izleyen ve sizi tanıyan bir akıllı gözlük kullanmak ister miydiniz?

Powerbank Gibi Telefon Realme P4 Power Tanıtıldı

Akıllı telefon pazarında rekabet her geçen gün artarken, markalar kullanıcıların en büyük sorunlarından birine odaklanıyor: batarya ömrü. Bu alanda devrim niteliğinde bir adım atan Realme, yeni P4 Power modeliyle adeta meydan okuyor. Realme P4 Power batarya performansı, 10.001mAh gibi akıl almaz bir kapasiteyle gelerek, şarj aletlerini unutturmayı hedefliyor. Bu devasa güç, 80W hızlı şarj ve üstün dayanıklılık özellikleriyle birleşerek, segmentindeki tüm dengeleri değiştirmeye aday bir telefon ortaya çıkarıyor.

Realme P4 Power Batarya Performansı ve Teknolojisi

Realme P4 Power’ın kalbinde, sıradan lityum-iyon pillerden çok daha fazlasını sunan yeni nesil bir Silikon-Karbon (Si-C) batarya yatıyor. Bu teknoloji, sadece yüksek kapasite sunmakla kalmıyor, aynı zamanda inanılmaz bir uzun ömürlülük vaat ediyor. Şirketin verilerine göre bu batarya, tam 8 yıllık kullanımın ardından bile orijinal kapasitesinin en az %80’ini koruyabiliyor. Bu, 1.650 tam şarj döngüsüne denk gelen bir değer ve günümüz standartlarının çok ötesinde bir dayanıklılık anlamına geliyor.

Peki, bu 10.001mAh’lik devasa batarya pratikte ne anlama geliyor? Rakamlar oldukça etkileyici. Realme, P4 Power’ın tek bir şarjla sunduğu kullanım sürelerini şu şekilde listeliyor:

  • Yaklaşık 12 saat kesintisiz PUBG Mobile oynama
  • 32 saatten fazla YouTube video izleme
  • 21 saatten fazla navigasyon kullanımı
  • 12 saat boyunca 4K video kaydı

Bununla birlikte, bataryanın en kritik anlardaki performansı da dikkat çekici. Şarj seviyesi sadece %5’e düştüğünde bile, P4 Power ile yaklaşık 4 saat sesli görüşme yapabilir veya bir saatten fazla süreyle navigasyonu kullanmaya devam edebilirsiniz. Bu özellik, acil durumlarda hayat kurtarıcı olabilir.

Realme P4 Power batarya ömrü ve kullanım süreleri

Şarj Teknolojileri: Hızlı ve Çok Yönlü

Böylesine büyük bir bataryanın ne kadar sürede dolacağı endişesi akıllara gelebilir. Ancak Realme, bu sorunu 80W SuperVOOC hızlı şarj desteği ile çözüyor. Bu teknoloji sayesinde telefon, sadece 36 dakika içinde %50 şarj seviyesine ulaşabiliyor. 10.001mAh’lik bir bataryanın yarısının bile çoğu telefonun tam kapasitesinden daha fazla enerji depoladığı düşünüldüğünde, bu oldukça etkileyici bir hız. Ayrıca, cihaz USB PD PPS şarj aletleriyle 55W’a kadar şarjı destekliyor.

Realme P4 Power 80W SuperVOOC hızlı şarj desteği

Realme P4 Power’ın bir diğer çarpıcı özelliği ise 27W ters şarj yeteneği. Bu, telefonu adeta yüksek hızlı bir powerbank’e dönüştürüyor. Örneğin, bir iPhone 16 Pro’yu sadece 27 dakikada %50 oranında şarj edebilirsiniz. Bu özellik, yanınızdaki diğer cihazların şarjı bittiğinde büyük bir kolaylık sağlıyor.

Dayanıklılık ve Tasarım: Sadece Güçlü Değil, Aynı Zamanda Sağlam

Realme, P4 Power modelini sadece bataryasıyla değil, aynı zamanda fiziksel dayanıklılığıyla da öne çıkarıyor. Telefon, zorlu çevre koşullarında bile sorunsuz çalışacak şekilde tasarlanmış. Bataryası -30°C ile 56°C gibi ekstrem sıcaklıklarda çalışabiliyor. Ayrıca, 1 metreden düşme testlerinden başarıyla geçen cihaz, düz sıkıştırmaya karşı da dirençli bir yapıya sahip. Su ve toza karşı koruma konusunda ise sınıf atlayan P4 Power, IP66, IP68 ve IP69 sertifikalarının tümüne sahip. Bu, cihazın 2 metre derinlikteki suya ve hatta sıcak (85°C) ve soğuk (0°C) tazyikli suya karşı bile dayanıklı olduğu anlamına geliyor.

Realme P4 Power Flash Orange ve Power Silver renk seçenekleri

Tüm bu güç ve dayanıklılığa rağmen, telefonun boyutları makul seviyelerde tutulmuş. 9.08mm kalınlığa ve 219 gram ağırlığa sahip olan P4 Power, bu devasa bataryayı şaşırtıcı derecede kompakt bir kasaya sığdırmayı başarıyor. Flash Orange ve Power Silver olmak üzere iki renk seçeneğiyle gelen telefonun arka kapağı, iki farklı dokuyu birleştiren özgün bir tasarıma sahip. Alt kısım mat bir yüzeye sahipken, üst kısımdaki şeffaf bölüm NFC bobini gibi iç bileşenlere göz atma imkanı tanıyor.

Ekran, Performans ve Kamera Özellikleri

Realme P4 Power, sadece bataryasıyla değil, diğer donanım özellikleriyle de iddialı bir model. Cihazda, 6.8 inç boyutunda, dört tarafı kavisli, 144Hz yenileme hızına sahip bir ekran bulunuyor. 1280 x 2800 piksel çözünürlük sunan bu panel, 6.500 nit’e varan tepe parlaklık değeriyle güneş ışığı altında bile mükemmel bir okunabilirlik vaat ediyor.

Realme P4 Power kavisli 144Hz ekran

Gücünü Dimensity 7400 Ultra yonga setinden alan telefon, yoğun kullanımda bile serin kalmasını sağlayan gelişmiş bir soğutma sistemine sahip. 4.613mm²’lik buhar odası ve 13.743mm²’lik ekstra büyük grafit katman, performansın her zaman zirvede kalmasını sağlıyor.

Realme P4 Power Dimensity 7400 Ultra yonga seti

Kamera tarafında ise OIS destekli, f/1.8 diyafram açıklığına sahip 50MP’lik Sony IMX882 ana sensör dikkat çekiyor. Bu ana kameraya, 112 derecelik görüş açısı sunan 8MP’lik bir ultra geniş açılı kamera eşlik ediyor. Ön tarafta ise 85 derece açılı 16MP’lik bir selfie kamerası bulunuyor. Telefon, 30fps’de 4K video kaydı yapabiliyor ve Gece Portre Bokeh gibi yazılımsal modlar sunuyor.

Realme P4 Power kamera özellikleri

Cihaz, kutusundan Android 16 tabanlı Realme UI 7.0 ile çıkıyor. Realme, 3 yıl işletim sistemi güncellemesi ve ek olarak 1 yıl güvenlik yaması desteği sunuyor. Bataryanın 8 yıllık ömrü göz önüne alındığında yazılım desteğinin daha uzun olmasını bekleyen kullanıcılar için bu bir eksi nokta olabilir.

Realme P4 Power yazılım güncelleme desteği

Sonuç olarak Realme P4 Power, özellikle batarya performansı ve dayanıklılık arayan kullanıcılar için ezber bozan bir seçenek olarak öne çıkıyor. Günlerce yeten bataryası, hızlı şarjı ve sağlam yapısıyla, mobil teknolojide yeni bir standart belirliyor.

Peki, Realme P4 Power’ın devasa bataryası hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!