Huawei Kirin 9030 işlemcisi teste girdi

Huawei’nin Çin’de 25 Kasım’da düzenleyeceği etkinlikte tanıtılacak olan Mate 80 serisi öncesinde, serinin amiral gemisi yonga seti Kirin 9030’a ait kıyaslama sonuçları Geekbench platformunda doğrulandı. Bu veriler, yonga setinin mimarisi ve ilk erken performans rakamlarını gözler önüne seriyor.

Kirin 9030 kendini gösterdi

Geekbench listesindeki detaylar, Kirin 9030’un 1+4+4 şeklinde düzenlenmiş, toplam dokuz çekirdekli bir merkezi işlem birimi (CPU) yapısıyla geleceğini gösteriyor.

Bu yapının içinde 2.75 GHz hızında çalışan tek bir performans çekirdeği, dört adet 2.27 GHz hızında ayarlanmış çekirdek ve dört adet 1.72 GHz hızında çalışan verimlilik çekirdeği bulunuyor. Grafik birimi tarafında ise yonga setinin Maleoon 935 GPU’yu kullanacağı doğrulandı.

Test edilen cihazın Mate 80 Pro Max modeli olduğu ve 16 GB RAM’e sahip olduğu bilgisi paylaşıldı. Elde edilen bu erken performans sonuçları, Kirin 9030’un tek çekirdekte 1.131 puan ve çoklu çekirdekte 4277 puan aldığını gösteriyor.

Ancak, sızıntı kaynağı Digital Chat Station, test sırasında yonganın tam frekansta çalışmadığını belirtti. Bu durum, sonuçların nihai performansı tam olarak yansıtmadığını ve ilerleyen dönemde daha yüksek skorların görülebileceğini işaret ediyor.

Android Auto için Gemini çıktı!

Android Auto için Gemini çıktı!

Google yaptığı güncellemelerle birlikte Android Auto için yapay zeka asistanı Gemini modelini entegre etmeye başladı.

Mevcut sonuçlar, Kirin 9030’un şu anki görünümüyle Qualcomm ve MediaTek’in en üst seviye mobil işlemci çözümlerinin gerisinde kaldığını gösteriyor. Önceki model olan Kirin 9020; 2.5 GHz tek çekirdek, 2.15 GHz üç çekirdek ve 1.6 GHz dört verimlilik çekirdeği ile Maleoon 920 GPU’dan oluşuyordu.

Yeni çekirdek düzeninin, özellikle çoklu çekirdek performansı açısından Kirin 9020’ye kıyasla hissedilir bir iyileşme sunması bekleniyor. Kirin 9030’a ait tüm teknik detaylar ve kesin performans verileri, Huawei’nin düzenleyeceği Mate 80 lansmanında netlik kazanacak.

Ekran kartı pazarında dengeler değişti!

PC grafik işlemci (GPU) pazarında uzun süredir devam eden talep düşüşleri ve sevkiyat sorunları devam etmesine rağmen, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde pazarda hareketlenme gözlendi.

Ekran kartı pazarında lider kim?

Jon Peddie Research (JPR) tarafından paylaşılan verilere göre, toplam GPU sevkiyatları bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,5 artışla 76,6 milyon adede ulaştı. Bu çeyrekte, pazardaki ana oyunculardan AMD hem GPU hem de CPU cephesinde pazar payını artırmayı başardı.

Rapora göre, AMD’nin toplam GPU pazar payı çeyrek bazında yüzde 0,9 yükseldi. Pazarın diğer büyük oyuncularında ise sınırlı düşüşler yaşanıyor. Nvidia yüzde 0,1, Intel ise yüzde 0,9 oranında düşüş kaydetti.

Genel GPU pazar dağılımında entegre ve harici tüm çözümler değerlendirildiğinde, Intel yüzde 61 pay ile liderliğini koruyor, Nvidia yüzde 24 seviyesinde yer alıyor ve AMD yüzde 15 pay ile üçüncü sırada konumlanıyor.

Yıllık değişimlere bakıldığında ise farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Yıllık bazda Nvidia’nın payı yüzde 18’den yüzde 24’e yükselirken, Intel’in payı yüzde 65’ten yüzde 61’e geriledi. AMD’nin payı ise yüzde 17’den yüzde 15’e düştü.

Android Auto için Gemini çıktı!

Android Auto için Gemini çıktı!

Google yaptığı güncellemelerle birlikte Android Auto için yapay zeka asistanı Gemini modelini entegre etmeye başladı.

Sadece ayrık GPU çözümlerinin değerlendirildiği segmente bakıldığında ise, pazar paylarının 2025’in ikinci çeyreğinde olduğu gibi Nvidia lehine şekillendiği görülüyor. Bu alanda Nvidia yüzde 94 gibi büyük bir paya sahipken, AMD yüzde 6 payda kalıyor.

Ekran kartı pazarındaki bu hareketlenmeye paralel olarak PC işlemci (CPU) sevkiyatları da çeyrek bazında yüzde 2,2 artış gösterdi. CPU pazarında da AMD’nin payı yüzde 1 yükselirken, Intel cephesinde yüzde 0,8’lik bir küçülme olduğu bildiriliyor. CPU pazarının dağılımı değişmedi; yüzde 30’u masaüstü, yüzde 70’i dizüstü segmentinde bulunuyor.

Huawei Mate 80 ve Mate 80 Pro Resmi Olarak Tanıtıldı!

Huawei, uzun zamandır beklenen amiral gemisi akıllı telefonları Mate 80 ve Mate 80 Pro’yu resmen duyurdu. İki model, paylaştıkları birçok bileşen, özellikle ekran ve batarya sayesinde görsel olarak birbirine oldukça benziyor. İşte cihazların detayları.

Her iki telefonda da aynı ekran paneli kullanılıyor. 1-120Hz adaptif yenileme hızına sahip 6,75 inç LTPO OLED panel. Ekran, 1280×2832 piksel çözünürlük, 1,07 milyar renk ve P3 renk gamının tamamını kapsama özellikleriyle geliyor. Panel, 1440Hz PWM karartma ve 300Hz dokunmatik örnekleme hızını destekliyor.

Huawei, panelin bir telefonda görülen en parlak ekran olduğunu iddia ediyor ve parlaklığın 8.000 nit’e kadar ulaştığını belirtiyor. Ekranın üzerindeki koruyucu cam ise ikinci nesil Kunlun Glass. Her iki Mate 80 modeli de ön tarafta 3D ToF yüz tarama kamerasına ve yan tarafta konumlandırılmış parmak izi tarayıcısına sahip. Ayrıca her iki cihazda da uydu iletişimi desteği ortak bir özellik olarak sunuluyor.

Huawei Mate X7 özellikleri ve fiyatı resmen açıklandı

Huawei Mate X7 özellikleri ve fiyatı resmen açıklandı

Huawei Mate X7 özellikleri ve fiyatı belli oldu. Kirin 9030 işlemci ve çift ekranla gelen modelin tüm detayları haberimizde.

Mate 80 Pro, Kirin 9030 yonga setiyle gelirken, Mate 80 ise Kirin 9020 ile güçlendirilmiş. Yonga setlerine ilişkin detaylar sınırlı olsa da, Huawei Kirin 9030’un Kirin 9020’den %35 daha hızlı olduğunu, Kirin 9020’nin ise Kirin 9010’dan %35 daha hızlı olduğunu iddia ediyor.

Serinin en üstünde yer alan Mate 80 Pro Max’te ise Kirin 9030’dan daha üstün olan Kirin 9030 Pro bulunuyor. Bu Pro Max çipinin Kirin 9020’den %42 daha hızlı olduğu söyleniyor, bu da onu Kirin 9030 (Pro olmayan) modelinden %7 daha hızlı yapıyor. Mate 80 Pro Max sadece 16 GB RAM ile gelse de, Mate 80 ve Mate 80 Pro’nun her ikisi de 12 GB RAM ile başlıyor ve en üst düzey versiyonlarında 16 GB RAM seçeneğine kadar çıkıyor.

Her iki telefonda da 5.750 mAh batarya bulunuyor, ancak Mate 80 Pro daha hızlı şarj hızlarına sahip: 100W kablolu ve 80W kablosuz şarj. Mate 80 ise yine de saygıdeğer 66W kablolu ve 50W kablosuz şarj hızları sunuyor.

Görüntüleme alanında hem benzerlikler hem de farklılıklar mevcut. Her iki telefonda da arka tarafta üçlü kamera sistemi ve otomatik odaklamalı f/2.0 lense sahip 13MP selfie kamerası bulunuyor.

Mate 80, değişken diyafram açıklığına (f/1.4-f/4.0) sahip 50MP geniş açılı kamera ve 1/1,28 inçlik RYYB sensör içeriyor. Ayrıca f/2.2 lense sahip 40MP ultra geniş kamera ve son olarak 125 mm f/3.4 lense sahip 12MP 5.5x zoom kamera yer alıyor.

Mate 80 Pro ise aynı geniş ve ultra geniş kameralara sahip, ancak daha gelişmiş bir telefoto birimi getiriyor. Bu modelde 48MP sensörlü, 4x veya 92,5 mm telefoto lens ve çok daha parlak f/2.1 diyafram açıklığı bulunuyor.

Her iki kamera sistemi de işleme ve rengi ayarlayan Huawei’nin ikinci nesil Red Maple görüntüleme çipi ile destekleniyor. Mate 80 serisi, yeni bir tasarıma ve bir dizi yapay zekâ yeteneğine sahip HarmonyOS 6 ile piyasaya sürülüyor.

TSMC’den dev yatırım: Üç yeni tesis yolda!

Dünyanın en büyük yarı iletken üreticisi TSMC, yeni nesil teknolojilere olan talebi karşılamakta zorlanıyor. Mevcut üretim kapasitesinin küresel ihtiyaçlara yetersiz kalması üzerine şirket, kendi evinde devasa bir yatırım hamlesi başlattı. Gelen raporlara göre üretici, özellikle 2nm çip üretimine odaklanacak üç yeni tesis daha inşa etmeyi planlıyor. Bu kritik hamlenin arkasında yatan temel sebep ise pazardaki bastırılamayan talep artışı olarak gösteriliyor.

Yarı iletken krizine 28 milyar dolarlık çözüm: TSMC kapasite artırıyor

Şirketin bu yeni tesisler için yapacağı başlangıç yatırımının yaklaşık 28,6 milyar dolar seviyesinde olacağı belirtiliyor. Daha önce paylaşılan bilgiler, TSMC’nin mevcut iki yerel 2nm tesisinin maksimum üretim eşiğine ulaştığını ortaya koymuştu. Gelecek yılın sonuna kadar aylık plaka üretiminin 100.000 adede ulaşması hedeflense de, bu miktar dev teknoloji şirketlerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor.

TSMC, 2nm, yarı iletken, tesis, yatırım

TSMC’nin halihazırda Hsinchu Bilim Parkı ve Kaohsiung’da toplam yedi adet 2nm tesisi bulunuyor. Ancak bu tesislerin tamamı bile yükü kaldıramadığı için şirket, Güney Tayvan Bilim Parkı Özel Bölgesi yakınlarında inşaata başlamaya hazırlanıyor. Her bir tesis için gereken tahmini başlangıç yatırımının 300 milyar Yeni Tayvan Doları (yaklaşık 9,54 milyar ABD Doları) olacağı ifade ediliyor. Bu yatırım, gelişmiş litografide üretim yapabilen tek kurum olmanın bedeli olarak görülüyor.

TSMC, 2nm, yarı iletken, tesis, yatırım

Şirket sadece 2nm ile sınırlı kalmayıp, geleceğin teknolojisi olan 1.4nm üretimi için de Taichung’da “A14” adını verdiği tesisin inşasına başladı. Bu tesisler için atılan ilk adımların maliyeti ise 49 milyar dolar gibi dudak uçuklatan bir rakama ulaşıyor. TSMC’nin 2nm tesislerini bu kadar hızlı artırmasının arkasında ise Apple faktörü yatıyor. Apple’ın, iPhone 18 serisinde kullanılacak A20 ve A20 Pro yonga setleri için başlangıç arzının yarısından fazlasını şimdiden garantilediği konuşuluyor.

Intel ile TSMC arasında ajan krizi!

Intel ile TSMC arasında ajan krizi!

TSMC'nin eski yöneticilerinden Wei-Jen Lo'nun, Intel'e geçiş yaparken bazı ticari sırları yanında götürdüğü iddia ediliyor.

Bu durum, Qualcomm ve MediaTek gibi diğer devlerin, yaklaşmakta olan Snapdragon 8 Elite Gen 6 ve Dimensity 9600 işlemcileri için geri kalan kapasiteyi paylaşmak zorunda kalacağı anlamına geliyor. TSMC, müşterileri arasındaki bu rekabeti dengelemek ve siparişleri yetiştirmek için kontrolü eline almak zorunda kaldı. Yeni tesisler tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde aylık üretimin ne kadar artacağı ise henüz netlik kazanmadı.

Gelecek nesil cihazların kalbini oluşturacak bu işlemci yarışı ve artan üretim maliyetleri hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Beklentilerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın.

Güneş Enerjisine 400 Milyon Dolarlık Yeni Yatırım!

Güneş enerjisi santrallerine tahsis edilen 8 Yenilenebilir Kaynak Alanı (YEKA) için yarışmalar düzenlendi. 38 şirketten toplamda 77 başvurunun yapıldığı yarışmalarda, toplam 650 megavat kapasiteli alanların tahsisi yapıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “650 MW, yaklaşık 400 milyon dolarlık bir yatırım demek. Bu yatırımların sonucunda da yaklaşık 500 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek yenilenebilir güneş projeleri hayata geçmiş olacak.” dedi. 

Güneş enerjisi santrallerine yönelik olarak YEKA GES-2025 Yarışmaları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda yapıldı. Yarışmalara, 38 şirketten toplamda 77 başvuru geldi. 

7 İlde 8 Proje

Bolu, Erzurum, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mardin, Van ve Manisa’da bulunan toplam 650 MW kapasiteli 8 adet bağlantı kapasitesi, yatırımcılara tahsis edildi. Sosyal medyadan canlı olarak yayınlanan yarışmalar büyük bir rekabete sahne oldu. 

güneş enerjisi

20 Yılı Kapsıyor

Yarışmayı kazanan şirketler, sözleşme imza tarihinden itibaren ürettikleri elektriği 60 ay süre ile serbest piyasada satabilecek. Daha sonra 20 yıl süreyle üretilen elektrik, kilovatsaat başına 3,25 euro/cent fiyat ile iletim sistemine verilecek.

120 Bin MW Hedefi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yarışmaların ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin 2035 yılında güneş ve rüzgarda 120 bin MW kurulu güç hedefi olduğunu anımsatan Bakan Bayraktar, bu hedefe ulaşmak için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. 

500 Bin Haneye Elektrik

Bugün 650 MW’lık kapasite için 8 yarışma gerçekleştirildiğini ve 77 teklif geldiğini ifade eden Bayraktar, rekabetçi yarışmalar gerçekleştiğine vurgu yaptı. Bakan Bayraktar, “Bu 650 MW, yaklaşık 400 milyon dolarlık bir yatırım demek. Bu yatırımların sonucunda da yaklaşık 500 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek yenilenebilir güneş projeleri hayata geçmiş olacak.” dedi. 

2 Milyar Dolarlık Gaz İthalatına Fren

Yapılacak projeler kapsamında yaklaşık 800 bin tonluk karbon emisyonu azaltımının söz konusu olacağına dikkat çeken Bayraktar, “İthal edeceğimiz doğal gazın önüne geçmiş olacağız. Bunu rakamsal olarak ortaya koyduğumuzda, YEKA ömrü boyunca, 5+20 yıl boyunca neredeyse 2 milyar doların üzerinde bir doğal gaz ithalatını bu şekilde önlemiş olacağız.” bilgisini paylaştı. 

101 Milyon Euro’luk Katkı Bedeli

Yeni YEKA modelinde dolar ödemesinden euro-cent ödemesine geçtiklerini ve güneş için 3,25 euro-cent kilowatsaat bir taban bedeli belirlediklerini belirten Bayraktar, “Bugün yapılan yarışmaların neticesinde de yaklaşık ortalama, katma değer vergisi dahil olmak üzere 156 bin 500 Euro-megavatsaatlik bir katkı bedelini alacağız. Bu toplamda yaklaşık 101 milyon Euroluk bir katkı bedeli ödemesi anlamına geliyor.” Açıklamasını yaptı.

Manisa’ya İlk Yüzer GES

YEKA GES-2025 Yarışmaları kapsamında İlk kez bir yüzer GES’in hayata geçeceğine işaret eden Bayraktar, “Barajlarımızın üzerine güneş panellerinden oluşan bir santral kurulumu Manisa’da gerçekleşecek. Demirköprü Barajının üzerine 35 megavatlık yüzer GES de YEKA kapsamında bugün yatırımcılarımızla buluşmuş oldu.” dedi.

Yıl Sonuna Kadar 8 Bin Megavat 

Güneş ve rüzgârda 120 bin megavatlık kurulu güç hedefine ulaşabilmek için Türkiye’nin her yıl her yıl 8-9 bin megavatlık yeni kurulu güce ihtiyacı olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, 2025 yılında yaklaşık 6 bin 743 megavat yeni kurulu gücü devreye aldıklarını, yıl sonuna kadar da 8 bin megavata ulaşacaklarını kaydetti. 

YEKA RES-2025 Aralık’ta

Bakan Bayraktar, Aralık ayında rüzgar enerjisi santrallerine (RES) yönelik bin 1150 megavatlık YEKA RES-2025 yarışmalarını yapmayı planladıklarını da söyledi. Bakan Bayraktar, yarışmanın hayırlı olmasını da diledi.

Monitör yerine yazıcı ile Minecraft oynadı!

Dünyanın en popüler oyunlarından biri olan Minecraft, oyuncuların sınırları zorladığı ilginç deneyimlere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Oyun dünyasında genellikle Doom oyununun fotoğraf makineleri veya tıbbi tarayıcılar gibi oyun için tasarlanmamış cihazlarda çalıştırılmasına alışkınız. Ancak bu seferki meydan okuma, dijital bir ekran yerine tamamen fiziksel bir yöntem kullanılmasıyla dikkat çekiyor. “smillgames” adlı bir içerik üreticisi, oyunu monitör kullanmadan, sadece yazıcıdan çıkan ekran görüntüleri aracılığıyla oynamaya çalışarak sıra dışı bir deneyime imza attı.

Monitör yerine yazıcı kullandı: Minecraft’ta imkansız meydan okuma

Yayınlanan videoda, oyuncunun anlık durumu takip edebilmek için düşük kaliteli kağıt çıktılarına bağımlı olduğu görülüyor. Normalde akıcı bir şekilde akan oyun, bu yöntemde yazıcının her bir kağıdı basma hızına endekslenmiş durumda. Yani oyuncu, karakterini yönlendirirken saniyelerce bekleyip yeni görüntünün yazıcıdan çıkmasını ummak zorunda kalıyor. Bu durum, oyunun oynanabilirliğini neredeyse imkansız hale getiren ciddi bir gecikme ve kopukluk yaratıyor.

Bu yöntemin zorlukları sadece hızla sınırlı değil. Yazıcıdan çıkan görsellerin kalitesi oldukça düşük olduğu için oyundaki detayları seçmek büyük bir problem haline geliyor. Örneğin, bir karede oyuncunun önünde duran bir koyun, bir sonraki kağıt çıktısında aniden ortadan kaybolmuş gibi görünebiliyor. Daha da kötüsü, Minecraft’ın kullanıcı arayüzü ve envanter ekranı, kağıt üzerinde anlaşılmaz siyah bir kutu olarak beliriyor ve eşya yönetimini tamamen engelliyor.

Minecraft devam filmi duyuruldu!

Minecraft devam filmi duyuruldu!

2025 yılının en çok hasılat yapan filmlerinden biri olan Minecraft, yakaladığı 957 milyon dolarlık başarıyla devam filmi için onayı aldı.

İçerik üreticisi henüz bu zorlu deneyimin tamamını yayınlamamış olsa da, mevcut görüntüler oyunun ne kadar zorlaştığını kanıtlar nitelikte. Basit bir yürüyüşün bile kafa karıştırıcı olduğu bu ortamda, bir Creeper saldırısından sağ kurtulmak veya Ender Ejderhası ile savaşmak hayal gibi görünüyor. Oyuncuların Hardcore modunda binlerce gün hayatta kalma rekorlarının yanında, bu tarz teknolojik kısıtlamalarla yapılan denemeler topluluğun yaratıcılığını gözler önüne seriyor.

Siz bu ilginç oyun deneyimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Evinizdeki teknolojik aletlerle oyun oynamak için böyle çılgın yöntemler dener miydiniz? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Fortnite’a hangi animasyon karakterleri gelecek?

Fortnite oyuncularını heyecanlandıran yeni gelişmeler yaşanıyor. Ortaya çıkan son raporlara göre popüler oyun, sadece Sünger Bob ile sınırlı kalmayabilir. Epic Games’in Paramount ile geniş kapsamlı bir anlaşma imzaladığı ve bu anlaşmanın birçok sevilen serinin kapısını araladığı iddia ediliyor. Bu gelişme, oyun dünyasında büyük bir yankı uyandırmış durumda.

Fortnite ve Paramount anlaşması: Sünger Bob ve daha fazlası yolda

Kasım ayı başında yayınlanan Simpsonlar mini sezonuyla birlikte oyun dünyasına “Sidekicks” yani Yancılar özelliği eklenmişti. Bu özellik, oyuncuları takip eden küçük yardımcı yaratıkları veya minyonları içeriyor. Tanınmış Fortnite sızıntı kaynağı SamLeakss, pek çok Paramount karakterinin oyuna Yancı olarak ekleneceğini öne sürdü. Veri madencileri de daha önce Sünger Bob iş birliğine dair kanıtlar bulmuştu.

Fortnite, Sünger Bob, South Park, Paramount

Hangi karakterlerin veya serilerin oyuna dahil edileceği konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak Paramount’un portföyünde Nickelodeon ve Comedy Central gibi dev markalar bulunuyor. Olası adaylar arasında Sünger Bob Kare Pantolon, Ninja Kaplumbağalar, Transformers ve South Park gibi dev yapımlar yer alıyor. Öte yandan, Dora veya Paw Patrol gibi çok daha küçük yaş grubuna hitap eden serilerin Fortnite dinamiklerine uygun olmadığı için eklenmesi pek beklenmiyor.

Fortnite, Sünger Bob, South Park, Paramount

Hayranların bir diğer büyük beklentisi ise gerçek bir Sonic kostümü görebilmek. Kirpi Sonic filmlerinin yayın hakları Paramount’un en büyük markalarından biri olduğu için bu ihtimal oldukça güçlü görülüyor. Yılın başlarında yapılan iş birliğinde kozmetikler daha çok Rocket League için tasarlanmış ve Fortnite’a tam bir kostüm yerine sadece Sonic temalı eşyalar gelmişti.

Fortnite Simpsons sezonunda hile skandalı!

Fortnite Simpsons sezonunda hile skandalı!

Fortnite oyuncuları The Simpsons sezonunda hile artışından şikayetçi ancak Epic Games verileri farklı bir tablo çiziyor.

Daha önce Sünger Bob ve South Park hakkında çeşitli söylentiler dolaşıyordu. Bu sızıntıların sadece Yancı özelliği için mi yoksa daha kapsamlı iş birlikleri için mi olduğu henüz netlik kazanmadı. Ancak Simpsonlar sezonunun oyuna 2025 yılındaki en yüksek oyuncu sayısını kazandırması, Epic Games’in bu tarz nostaljik çizgi film hamlelerine devam edeceğini açıkça gösteriyor.

Siz bu olası iş birliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Fortnite’ta en çok hangi Paramount karakterini veya çizgi film kahramanını kostüm ya da yancı olarak görmek isterdiniz?

Spotify’a zam geliyor: Biz etkilenecek miyiz?

Dünyanın en popüler müzik platformu Spotify, görünüşe göre abonelik ücretlerinde yeni bir artışa hazırlanıyor. Financial Times tarafından yayınlanan rapora göre, şirket 2026’nın ilk çeyreğinde ABD pazarında Premium abonelik fiyatlarına zam yapmayı planlıyor. Temmuz 2024’ten bu yana bölgedeki ilk fiyat artışı olması beklenen bu hamle hakkında Spotify cephesi henüz resmi bir yorum yapmaktan kaçınıyor.

Spotify’dan yeni zam sinyali: 2026’da fiyatlar yine değişebilir

Platform, uzun yıllar süren bekleyişin ardından geçtiğimiz aylarda 24-bit/44.1 kHz FLAC kalitesinde kayıpsız ses (Lossless) özelliğini kullanıma sunmuştu. Pek çok uzman bu özelliğin bir fiyat artışıyla geleceğini öngörüyordu, ancak Spotify sürpriz bir şekilde bu iyileştirmeyi mevcut fiyatla sunmuştu. Gelen son raporlar ise bu “kısa süreli” jestin sona ermek üzere olduğunu ve yüksek kalitenin artık daha yüksek bir faturaya mal olabileceğini işaret ediyor.

Spotify, zam, ABD, Türkiye

Şirketin zam stratejisi sadece doğrudan fiyat artışıyla sınırlı değil; Hindistan gibi pazarlarda uygulanan “paket yapılandırması” modeli dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Spotify, bu bölgede Premium paketleri Platinum, Standard, Lite ve Öğrenci olarak yeniden düzenledi. Eskiden standart fiyata alınan “çok yüksek ses kalitesi” artık daha pahalı olan paketlere kaydırılırken, eski fiyatta kalan kullanıcılar daha düşük ses kalitesine (Lite) mahkum edildi. Yani, aynı hizmeti almaya devam etmek isteyen kullanıcılar dolaylı yoldan daha fazla ödeme yapmaya zorlandı.

ABD’de şu an 11.99 dolar olan Bireysel Premium ücreti, rakipleri Apple Music ve YouTube Music’in (10.99 dolar) üzerinde seyrediyor. Rakiplerinin sunduğu avantajlı paketlere rağmen Spotify’ın fiyat artırma cesareti, platformun kullanıcı sadakatine ne kadar güvendiğini gösteriyor. Ancak bu durum, kullanıcıların alternatiflere yönelmesi riskini de beraberinde getiriyor.

Spotify Wrapped 2025 ne zaman yayınlanacak?

Spotify Wrapped 2025 ne zaman yayınlanacak?

Spotify Wrapped 2025 ne zaman yayınlanacak? Geçmiş yılların verilerine dayanarak 2025 Spotify özeti için en güçlü tarihleri analiz ettik.

Türkiye’deki kullanıcılar ise henüz 10 Kasım itibarıyla yürürlüğe giren ciddi bir fiyat artışının şokunu atlatabilmiş değil. Hatırlanacağı üzere, Bireysel Premium abonelik ücreti 80 TL’den 135 TL’ye, öğrenci aboneliği ise 60 TL’den 99 TL’ye yükseltilmişti. Küresel çapta konuşulan bu yeni zam dalgası veya Hindistan’daki gibi “paketlere bölerek gizli zam yapma” stratejisinin, önümüzdeki dönemde Türkiye pazarını da etkileyip etkilemeyeceği şimdilik belirsizliğini koruyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yakın zamanda yapılan zammın ardından platformu kullanmaya devam ediyor musunuz, yoksa farklı alternatiflere mi yöneldiniz?

Elon Musk: “Otomobil Üreticileri FSD Lisansı İstemiyor!”

Yıllardır diğer otomobil üreticilerinin Tesla’nın Tam Otonom Sürüş (Full Self-Driving – FSD) sistemini lisanslayacağı yönündeki iddiaların ardından, Elon Musk nihayet hiçbir otomobil üreticisinin bunu istemediğini kabul etti. Musk, duruma ilişkin yaptığı açıklamada, “Onlar bunu istemiyor!” dedi.

Yıllardır Tesla’nın (TSLA) temel değeri, şirketin sadece bir otomobil üreticisi değil, ilk robot ürünü otonom bir otomobil olan bir “Yapay Zekâ ve Robotik şirketi” olduğu fikrine dayanıyordu. CEO Elon Musk bu teoriyi daha da ileriye taşıyarak, Tesla’nın otonomideki liderliğinin o kadar büyük olduğunu, geleneksel otomobil üreticilerinin hayatta kalmak için sonunda FSD’yi lisanslamak zorunda kalacaklarını savunuyordu.

Tesla Model Y Standard

2021 yılının başlarında, 2020 4. Çeyrek kazanç çağrısında Musk, ilk kez Tesla’nın yazılımı lisanslama konusunda diğer otomobil üreticileriyle “ön görüşmeler” yaptığını iddia etmişti. Bu “açıklığı” sık sık dile getiren Musk, Haziran 2023’te ünlü bir tweet’inde Tesla’nın rakiplerine “Autopilot/FSD veya diğer Tesla teknolojilerini lisanslamaktan mutlu olduğunu” belirtmişti.

Rakamlarla Elon Musk’ın X kullanımı: Teknoloji mi siyaset mi?

Rakamlarla Elon Musk’ın X kullanımı: Teknoloji mi siyaset mi?

Elon Musk'ın X paylaşımları incelendi. NBC News analizine göre Musk günde 55 paylaşım yapıyor ve gündeminin 'unu siyaset oluşturuyor.

Spekülasyonlar, Nisan 2024’te Musk’ın açıkça Tesla’nın “büyük bir otomobil üreticisiyle görüşmelerde” olduğunu ve o yıl bir anlaşma imzalanma ihtimalinin yüksek olduğunu söylemesiyle zirveye ulaşmıştı. Fakat bu görüşmeler bir sonuca varmadı ve bir anlaşma yapılmadı.

Musk, X’te yaptığı bir paylaşımla FSD lisanslama fikrinden vazgeçmiş gibi görünüyor. Dün gece geç saatlerde yaptığı paylaşımda Musk, diğer otomobil üreticileriyle yapılan görüşmelerin durduğunu kabul etti ve onların Tesla için “uygulanamaz gereksinimler” talep ettiklerini iddia etti:

“Onları uyarmaya çalıştım ve hatta Tesla FSD’yi lisanslamayı teklif ettim, ama onlar istemiyor! Çılgınca… Geleneksel otomobil üreticileri ara sıra iletişime geçtiğinde, FSD’yi 5 yıl içinde çok küçük bir program için, Tesla için uygulanamaz gereksinimlerle uygulamayı çekingen bir şekilde tartışıyorlar, yani anlamsız.”

Geleneksel otomobil üreticileri genellikle bir “V-modeli” doğrulama sürecini takip ederler. Gereksinimleri tanımlar, titizlikle test eder ve piyasaya sürmeden önce güvenliği doğrularlar. Mercedes-Benz, gerçek bir Seviye 3 sistemi olan Drive Pilot’ı piyasaya sürdüğünde, sistem etkinken aracın tam yasal sorumluluğunu kabul etti.

Buna karşılık Tesla’nın “agresif dağıtım” stratejisi, “beta” yazılımı müşterilere yayınlamaya ve sistemi doğrulamak için onları kullanmaya dayanıyor. Bu yaklaşım, yıllardır federal soruşturmalara ve davalara yol açmıştır. Bu arada, Toyota gibi büyük otomobil üreticileri, Waymo ile ortaklık kurarak otonom sürüş teknolojisini tüketici araçlarına entegre etmeye başlamış durumda.

Amazon Leo internet hızıyla sınırları zorluyor!

Teknoloji devi Amazon, uzay tabanlı bağlantı projesi Project Kuiper’de köklü bir değişikliğe gittiğini duyurdu. Şirket, projenin adını Amazon Leo internet projesi olarak değiştirdiğini açıkladı ve kurumsal müşteriler için geliştirdiği, rakiplerine fark atacak yeni donanım özelliklerini tanıttı.

Yörüngede şimdiden 150’den fazla uydusu bulunan şirket, “Low Earth Orbit” (Alçak Dünya Yörüngesi) terimine atıfta bulunarak ismini sadeleştirdi. Bu yeni dönemle birlikte tanıtılan Leo Ultra terminali, sunduğu hız ve dayanıklılıkla özellikle işletmeler ve devlet kurumları için oyunun kurallarını değiştirmeyi hedefliyor.

Amazon Leo internet hizmeti neler sunuyor?

Amazon’un paylaştığı verilere göre proje, güvenilir bağlantının olmadığı bölgelerdeki işletmelere ve organizasyonlara can suyu olacak. Enerji, üretim, medya ve ulaşım gibi kritik sektörlerdeki bağlantı açıklarını kapatmayı hedefleyen sistem, ticari operasyonlara geçiş öncesinde önemli bir eşiği daha atladı. Şirket Başkan Yardımcısı Chris Weber, bu hizmetin en zorlu ortamlarda bile işletmelerin operasyonlarını dönüştüreceğini belirtiyor.

Sistem sadece hız değil, aynı zamanda yüksek güvenlik de vaat ediyor. Özellikle “Direct to AWS” özelliği sayesinde müşteriler, verilerini halka açık internete hiç çıkarmadan doğrudan Amazon’un bulut servislerine aktarabilecek. Bu özellik, hassas verilerle çalışan kurumlar için büyük bir güvenlik avantajı sağlıyor.

Leo Ultra terminali ile rekor hız

Tanıtımın yıldızı ise kuşkusuz “Leo Ultra” isimli yeni terminal oldu. Bu kurumsal sınıf anten, 1 Gbps’ye varan indirme ve 400 Mbps’ye varan yükleme hızları sunuyor. Şirket, bu cihazın şu anda üretimde olan en hızlı ticari faz dizili anten olduğunu iddia ediyor. Bu hızlar, gerçek zamanlı veri işleme ve video konferans gibi yoğun bant genişliği gerektiren işlemler için ideal bir ortam yaratıyor.

Cihazın tasarımı da en zorlu koşullara dayanacak şekilde mühendislik harikası olarak geliştirildi. Aşırı sıcak, soğuk, yağış ve şiddetli rüzgarlara karşı dirençli olan Leo Ultra, hareketli parça içermeyen yapısıyla dikkat çekiyor. Amazon’un kendi tasarladığı özel silikon çiplerden güç alan anten, gecikmeyi minimuma indirerek performansı maksimum seviyede tutuyor.

Gemini Siri gibi oluyor!

Gemini Siri gibi oluyor!

Google yaptığı geliştirmelerle yapay zeka modeli Gemini için daha kullanışlı sürümleri getiriyor. Şimdi de arayüzü yenileniyor.

Önizleme programı ve dev ortaklıklar

Amazon, hizmetin ticari olarak tamamen kullanıma sunulmasından önce seçkin müşteriler için bir önizleme programı başlattı. JetBlue, Hunt Energy ve Crane Worldwide Logistics gibi dev şirketler, bu teknolojiyi ilk test edenler arasında yer alıyor. Örneğin JetBlue, uçuş içi Wi-Fi hizmetlerinde bu teknolojiyi kullanarak yolcularına daha hızlı ve esnek bir deneyim sunmayı planlıyor.

Şirket, önümüzdeki yıl daha geniş bir ticari dağıtıma başlamadan önce bu program sayesinde geri bildirim toplayacak. Ayrıca 15 Aralık’ta ULA ile yapılacak yeni fırlatma göreviyle birlikte uydu ağının kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Bu sayede kapsama alanı genişledikçe önizleme programına daha fazla müşteri dahil edilecek.

Peki, Amazon Leo internet projesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

YouTube önerileri baştan aşağı değişiyor!

YouTube, kullanıcıların karmaşık ana sayfa akışını düzenlemelerine yardımcı olacak yeni bir özelliği test ediyor. Yapay zeka destekli bu yenilik, izleyicilerin ne görmek istediklerini doğrudan platforma söylemelerine olanak tanıyor. Yıllardır algoritmaların belirlediği içerikleri sunan platform, bu hamleyle kontrolün bir kısmını kullanıcılara vermeyi hedefliyor. Test aşamasındaki özellik, YouTube ana sayfasında standart “Ana Sayfa” butonunun hemen yanında yeni bir seçenek olarak beliriyor.

Kişiselleştirilmiş akış geliyor: YouTube algoritmasına yapay zeka ayarı

Destek sayfasında yer alan bilgilere göre, “Kişiselleştirilmiş Akışınız” adını taşıyan bu özellik, seçili kullanıcılara sunulmuş durumda. Bu sistem, X platformunun Eylül ayında tanıttığı ve Grok yapay zekasını kullanan algoritmasına benzer bir mantıkla çalışıyor. Ancak YouTube’un yaklaşımındaki en büyük fark, video önerilerini özelleştirmek için bir yapay zeka sohbet botu kullanılması. Kullanıcılar sadece bir komut girerek ne izlemek istediklerini belirtiyor ve uygulama, karmaşık ayarlarla uğraşmaya gerek kalmadan öneri akışını anında güncelliyor.

YouTube, yapay zeka, akış, algoritma

Bu deney, YouTube’un algoritmasının her zaman kullanıcı isteklerini doğru tahmin edemediğini kabul ettiği nadir anlardan biri olarak görülüyor. Çoğu kullanıcı, meraktan tıkladığı tek bir videonun ardından ana sayfasının tamamen alakasız içeriklerle dolmasından şikayetçi olabiliyor. Yeni yapay zeka özelliği, tek bir tıklamanın tüm akışı bozması sorununu ortadan kaldırmak için tasarlandı. Böylece platform, kullanıcının o anki ruh haline veya ilgi alanına göre şekillenen bir deneyim sunabiliyor.

Yapay Zeka Destekli YouTube Music 2025 Özeti Yayınlandı!

Yapay Zeka Destekli YouTube Music 2025 Özeti Yayınlandı!

YouTube, Spotify'dan önce davranarak yapay zeka destekli YouTube Music 2025 özetini yayınladı. İşte detaylar.

YouTube’un bu son denemesi, kullanıcılara daha fazla kontrol sağlama yönündeki genel stratejisinin bir parçası olarak dikkat çekiyor. Şirket daha önce de belirli öneri türlerini gizleyen özellikler üzerinde çalışmıştı. Eğer bu deney geniş kitlelere yayılırsa, YouTube ana sayfanız artık algoritmanın gece yarısı ne izlemek isteyeceğinizi tahmin ettiği bir yer olmaktan çıkabilir. Bunun yerine tamamen sizin tercihlerinizle oluşturulmuş, kişisel bir alana dönüşebilir.

Siz YouTube’un mevcut video önerilerinden memnun musunuz yoksa akışınızı düzenlemek için bu tarz bir yapay zeka asistanına ihtiyaç duyuyor musunuz?

Gemini Siri gibi oluyor!

Gemini arayüzünün son görsel güncellemesi dört renkli bir parlama getirmişti. Şimdi ise Google, görünüşe göre tam ekran bir animasyona geçiş yapıyor. Şu anda, hap şeklindeki Gemini katmanı ekranın altından yukarı kayarak açılıyor ve çevresinde kırmızı, sarı, yeşil ve mavi tonlarında bir parlama yayılıyor. Daha sonra tamamen maviye dönüp kayboluyor. İşte gelecek yeni animasyon…

Android kullanıcıları, bugün itibarıyla ekranın çevresinde ilerleyen yeni bir parlama görüyor. Mavi renk baskın olsa da, yeşil, kırmızı ve sarı tonları da mevcut. Bu, Gemini Live dalga formu paletine oldukça benziyor. Animasyon hareket ederken, dalgaların bazıları ekranın merkezine doğru uzanıyor. Artık “Gemini’ye Sor” kutusunun etrafında bir parlama bulunmuyor.

gemini

Bu yeni tasarım, ekranın merkezini de kaplayan Circle to Search animasyonundan farklı. Ancak, Circle to Search’ün çeviri animasyonuyla benzerlikler taşıyor, Apple Intelligence/Siri’nin iPhone’daki tercih ettiği görsele de yaklaşıyor.

RedMagic 11 Pro mobil oyunculuğu değiştirecek

RedMagic 11 Pro mobil oyunculuğu değiştirecek

RedMagic 11 Pro özellikleri oyun dünyasını sarsıyor. Kare oluşturma ve AI teknolojisi ile mobil oyunculuk konsol seviyesine çıkıyor.

Bu özellik henüz geniş çaplı kullanıma sunulmuş değil, son görsel güncelleme, Gemini’nin “kıvılcım” simgesinin yeniden tasarlandığı Ağustos ayında gelmişti.

Hatırlatmak gerekirse, Mayıs 2025’teki I/O etkinliğinde sunulan en son Project Astra demosu, Gemini cihazı kontrol ederken ve uygulamalar arasında gezinirken bir Pixel 9 Pro’nun çevresinde sürekli mavi bir parlama kullanmıştı. Ayrıca bu demo, bir sohbet başlığı da kullanıyordu.

Peki siz Gemini kullanıyor musunuz? Deneyimlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.