Google, ilk ARM tabanlı işlemcisi Axion’u duyurdu!

Google, veri merkezlerinde kullanılmak üzere Arm tabanlı ilk işlemcisi olan Axion’u duyurdu. Bu yeni işlemci, Amazon’un veri merkezlerinde güç sağlayan Arm işlemcilerine Google’ın bir yanıtı niteliğinde. Gelin detaylarına birlikte göz atalım.

Google Cloud Next 2024 etkinliği kapsamında tanıtılan Axion, Google’ın veri merkezleri için özel olarak oluşturduğu ilk Arm tabanlı işlemci oldu.

Arm’ın Neoverse V2 işlemcisini kullanarak tasarlanan bu işlemci, Google’ın bulut hizmetlerinde kullanılan mevcut sistemlere göre %30 daha iyi performans sağlıyor. Ayrıca en son x86 tabanlı sanal makinelerden %50 daha iyi performans sergiliyor ve aynı zamanda %60 daha enerji verimli olduğu iddia ediliyor. Google, Axion’u şu anda BigTable ve Google Earth Engine gibi hizmetlerinde kullanıyor ve gelecekte daha fazla uygulamada kullanılması planlanıyor.

Video editörlerinin başı dertte! Google Vids tanıtıldı

Video editörlerinin başı dertte! Google Vids tanıtıldı

Google, iş için yapay zeka destekli video oluşturma uygulaması Vids'i tanıttı. Gelin detaylarına birlikte göz atalım.

Axion’un piyasaya sürülmesi, Google’ı Amazon gibi Arm tabanlı işlemcilerle veri merkezlerinde lider konumda olan bir rakip haline getirebilir. Amazon Web Services (AWS) tarafından sunulan Graviton işlemcileri, 2018’de piyasaya sürüldü ve sonraki iki yıl içinde yeni sürümleriyle güncellendi.

NVIDIA gibi diğer işlemci üreticileri de veri merkezleri için Arm tabanlı işlemciler geliştirdiler. Rekabetin arttığı ve endüstrinin dönüştüğü şu dönemde Google’ın bu adımının ne kadar önemli olduğunu siz düşünün.

Google, Axion’un yanı sıra Pixel telefonları için geliştirdiği Tensor işlemcileriyle de dikkat çekiyor. Bu işlemciler, Google’ın kendi tüketici ürünlerinde kullanmak üzere geliştirdiği ilk Arm tabanlı işlemciler. Hatta Google, veri merkezleri için Tensor Processing Unit (TPU) gibi özel işlemciler de geliştirdi ve bu işlemcileri 2015 yılından itibaren içeride kullanıyor.

Google Meet, yapay zeka özellikleriyle donatılacak

Google Meet, yapay zeka özellikleriyle donatılacak

Google Meet yapay zeka destekli not alma ve gerçek zamanlı arama çevirisi özelliklerine kavuşuyor. İşte detaylar!

Google’ın Arm tabanlı işlemcileri tercih etmesinin nedenlerinden biri, bunların genellikle daha düşük maliyetli ve enerji verimli olmaları. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Google Meet, yapay zeka özellikleriyle donatılacak

Dünyanın Teams ile birlikte en çok kullanılan iki toplantı uygulamasından biri olan Google Meet, yapay zeka destekli gıcır gıcır özellikler alacak. Şirket, uygulamaya ek bir ücret karşılığında sunulacak çok kullanışlı iki özelliği sunmaya hazırlanıyor.

Google Meet’e gelecek bu özellikler, Google Workspace’e ek bir ücret karşılığında sunulacak ve kullanıcılara toplantılarda not alma ve gerçek zamanlı çeviri imkanı sağlayacak.

Google Meet’e eklenen “Benim için Not Al” özelliği, toplantı katılımcılarının konuşmalarını otomatik olarak transkript ederek not alma ihtiyacını ortadan kaldıracak. Bu özellik, toplantılar sırasında önemli bilgilerin kaydedilmesini kolaylaştırarak katılımcıların daha etkin bir şekilde odaklanmasına olanak tanıyacak.

Video editörlerinin başı dertte! Google Vids tanıtıldı

Video editörlerinin başı dertte! Google Vids tanıtıldı

Google, iş için yapay zeka destekli video oluşturma uygulaması Vids'i tanıttı. Gelin detaylarına birlikte göz atalım.

Ayrıca Google Meet’e eklenecek olan “Benim için Çevir” özelliği ise çok dilli toplantılarda dil engellerini aşmayı hedefliyor. Bu özellik sayesinde Google Meet kullanıcıları farklı dillerde konuşulanları otomatik olarak algılayıp çevirebilecekler.

Google’ın bu yeni özellikleri, başlangıçta kurumsal kullanıcılara yönelik olacak olsa da ilerleyen zamanlarda tüketici düzeyindeki Google ürünlerine de yayılması bekleniyor.

Eğitim ve araştırma kurumları gibi kuruluşlar, bu yeni özelliklerin getirdiği kolaylıklardan faydalanarak daha etkili bir şekilde iletişim kurabilir ve projeler üzerinde işbirliği yapabilirler. Örneğin, Pepperdine Üniversitesi gibi kurumlar, Google Meet’in altyazı özelliğini kullanarak eşitlik ve erişilebilirlik konularında önemli adımlar atabilirler.

Google Meet’e gelecek bu yapay zeka özelliklerini kullanmak için aylık 10 dolar gibi bir ücret ödenmesi gerekecek. O da bu yazının yazıldığı tarih itibariyle güncel kur ile 322,42 TL’ye tekabül ediyor. Google’ın bu özellik için yerel fiyatlandırma yapıp yapmayacağına dair bir açıklama şu an için yok.

Google uygulamasında yeni dönem! Artık böyle görünecek

Google uygulamasında yeni dönem! Artık böyle görünecek

Android için Google uygulaması tasarımında bir dizi değişiklik yolda olabilir. Google, alt gezinme çubuğunu yenileyecek.

Google Meet’te şu anda hali hazırda ücretsiz bir şekilde altyazı ve çeviri uygulaması bulunuyor ancak hareketli görsellerde görebileceğiniz gibi o özellik, bunun gibi Gemini destekli değil. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Yıllar sonra nihayet! En çok satan bilgisayar üreticileri belli oldu

ABD merkezli araştırma şirketi International Data Corporation, (IDC) 2024’ün ilk çeyreğine ilişkin bilgisayar satışları raporunu yayınladı. Bu rapora göre PC satışlarında nihayet bir büyüme görüldü. İşte söz konusu veriler…

Rapora göre yılın ilk çeyreğinde toplamda 59.8 milyon PC sevkiyatı yapıldı. Bu rakam, 2023’ün ilk çeyreğinde 56.9 milyondu. Bu bağlamda yıllardır süren düşüşün nihayet durduğunu söyleyebilmek mümkün. En çok satan üreticiler de belli oldu.

2024'ün birinci çeyreğine ilişkin PC satışları raporu

Verilere göre en çok satan bilgisayar üreticisi, Lenovo oldu. Toplam 13.7 milyon sevkiyat gerçekleştiren şirket, pazarın yüzde 23‘lük dilimini elinde tutuyor. Bunu takiben, HP Inc. 12 milyon ürün sevkiyatı ile yüzde 20.1‘lik pazar payı elde ederek ikinci sırada yer aldı.

Microsoft’tan Apple MacBook için dikkat çeken iddia! Daha mı iyi?

Microsoft’tan Apple MacBook için dikkat çeken iddia! Daha mı iyi?

Microsoft, Snapdragon X Elite işlemcisinden güç alacak ARM Windows bilgisayarların M3 MacBook Air'den daha performanslı olacağını iddia etti.

Üçüncü sırada Dell‘in olduğunu görüyoruz. Firma 9.3 milyon sevkiyat gerçekleştirmişken pazar payı ise yüzde 15,5 olarak belirlendi. Apple ise 4.8 milyon satışla dördüncü sıraya adını yazdırdı. Son dönemlerde teknoloji dünyasının gündeminden düşmeyen şirket, pazarın yüzde 8,1‘lik kısmını elinde tutuyor.

2024’ün ilk çeyreğine ilişkin bilgisayar satışları verileri şu şekilde;

SıraÜretici2024 Q1 Sevkiyat2024 Q1 Pazar Payı
1Lenovo13.7 milyonYüzde 23,0
2HP Inc.12.0 milyonYüzde 20,1
3Dell9.3 milyonYüzde 15,5
4Apple4.8 milyonYüzde 8,1
5Acer3.7 milyonYüzde 6,2
6ASUS3.6 milyonYüzde 6,1
7Diğer12.6 milyonYüzde 21,1
Toplam59.8 milyonYüzde 100
Q1 = Birinci Çeyrek

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Video editörlerinin başı dertte! Google Vids tanıtıldı

Google, Workspace’deki yaratıcı süreçleri iyileştirmek için yeni bir adım atıyor. Google Vids adını taşıyan yeni uygulamasıyla birlikte şirket, video oluşturmayı çok daha kolay hale getiriyor. Yapay zeka desteğiyle donatılan bu uygulama, kullanıcılarına tarayıcı üzerinden kolayca videolar oluşturma ve düzenleme imkanı sunuyor.

Google Vids, gerçek zamanlı iş birliğiyle birlikte iş akışlarını hızlandırırken, aynı zamanda Google Workspace’in diğer uygulamalarıyla entegre çalışarak kullanıcıların işlerini daha verimli bir şekilde yapmalarını sağlıyor.

Google Vids’in en dikkat çekici özelliği, kullanıcıların birkaç basit adımda videolar oluşturabilmesi. Bir proje başlatmak için kullanıcılar, önceden belirlenmiş şablonlardan veya “yardım et” özelliğinden birini seçebiliyorlar. Ardından Vids kullanıcılarına bir storyboard oluşturma ve video stili, senaryo ve seslendirme gibi detayları belirleme imkânı sunuluyor. Bu özellikler sayesinde kullanıcılar, hızla profesyonel görünümlü videolar oluşturabiliyor ve işlerini daha etkili bir şekilde iletebiliyorlar.

Google Vids’in en önemli avantajlarından biri, Google Workspace’in diğer uygulamalarıyla sorunsuz entegrasyonu olması. Kullanıcılar Docs, Sheets ve Slides gibi diğer Google uygulamalarıyla kolayca senkronize olabilir ve var olan içeriği videolara dönüştürme sürecini hızlandırabiliyorlar.

Google uygulamasında yeni dönem! Artık böyle görünecek

Google uygulamasında yeni dönem! Artık böyle görünecek

Android için Google uygulaması tasarımında bir dizi değişiklik yolda olabilir. Google, alt gezinme çubuğunu yenileyecek.

Google Vids’in sunacağı diğer önemli bir özellik de gerçek zamanlı iş birliği imkanı. Kullanıcılar bir projede aynı anda çalışabiliyor, değişiklikleri anında görebiliyor ve birlikte videoları geliştirebiliyorlar.

Google Vids, video oluşturma sürecini baştan sona değiştirecek gibi görünüyor. Kullanıcılar, kolay kullanımı, güçlü özellikleri ve Google Workspace’in diğer uygulamalarıyla entegrasyonu sayesinde daha etkili ve verimli bir şekilde videolar oluşturabilecekler.

Yoksa video editörleri için tehlike çanı mı çalıyor? Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Xbox Game Pass, kullanıcı sayısını artırıyor! Ne kadar aboneye ulaştı?

Microsoft şirketinin oyun aboneliği platformu Xbox Game Pass, bu sefer kullanıcı sayısı ile gündeme geldi. Görünüşe bakılırsa, platformun abone sayısı son dönemde gözle görülür şekilde arttı. Buradaki en önemli faktörün, Xbox yönetiminin yeni çıkan birçok popüler oyunu burada yayınlaması olarak gösteriliyor.

Ayrıca Microsoft’un Blizzard ve Bethesda gibi köklü oyun yapımcılarını bünyesini katarak burayı desteklemesi de diğer bir faktör olarak öne çıktı. İşte konu hakkındaki en önemli detaylar…

Yayınlanan son resmi rapora göre, Xbox Game Pass’ın abone sayısı 34 milyon barajını aştı. Bu da 2 yıl öncesine göre %40’a yakın bir artış anlamına geliyor. Ancak bu devasa üye sayısına rağmen, Xbox platformunun halen istenen maddi getiriyi sağlayamaması Microsoft yönetimini harekete geçirmiş durumda. Şirketin bu konuda oldukça radikal kararlar alabileceği konuşuluyor.

Xbox Game Pass Kullanıcı Sayısı-1

Sektörün uzmanlarından Michael Pachter ise, Game Pass hizmetinin geleceğini parlak olduğunu ve platformun yeni satın alımlarla birlikte önümüzdeki 10 yıl içinde tam 200 milyon kullanıcıya ulaşabileceğini öne sürdü.

Geçtiğimiz günlerde oldukça popüler oyunlardan Diablo IV’ün de bu platforma gelmesi büyük olay yaratmıştı. Fakat 200 milyon sayısının şu an için pek de gerçekçi olmadığını söyleyebiliriz. Tüm bu gelişmelerin, uzun vadede oyuncuların yararına olmasını umuyoruz.

Xbox Store’da Bahar İndirimleri başladı! İşte göze çarpan oyunlar

Xbox Store’da Bahar İndirimleri başladı! İşte göze çarpan oyunlar

Xbox Store'da merakla beklenen Bahar İndirimleri nihayet başladı. Pek çok popüler oyunun fiyatı düşürüldü. İşte fiyatlar...

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Xbox Game Pass gelecekte iyi bir başarı yakalayabilecek mi? Siz hiç Xbox oyun konsolunu kullandınız mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.

M1 Max’li MacBook ile LoL oynadık

Apple’ın M1 Max işlemcili MacBook Pro modelinin oyun performansını test ettik. 32 GB RAM ve 2 TB depolama kapasitesine sahip olan M1 Max işlemcili MacBook Pro nasıl bir oyun performansı sundu?

Editörümüz Alperen, League of Legends oyununun performansını pilde ve şarjdayken test etti. Oyun performansı ve şarj durumu üzerinde odaklanarak, bilgisayarın günlük kullanım ve ofis işleri için nasıl bir performans sergilediği konusunda oyun performansının tatmin edici olsa da, pi ile kullanımda oyunda kullanımının çok verimli olmadı.

Video boyunca oyunu oynarken yaşadığı deneyimleri ve performansı detaylı bir şekilde aktaran Alperen, FPS değerleri ve şarj durumu gibi teknik detaylarla birlikte oyun performansından memnun olmadığı ve cihazın güç tüketiminin yüksek olduğunu belirtti.

M1 Max işlemcili MacBook Pro’nun oyun performansının sınırlı olduğu ve pil kullanımının tatmin edici olmadığ, ancak cihazın günlük işler için yüksek performans sunduğunu belirtmekte yarar var.

Elon Musk’ın yüzü gülüyor! Starlink, kullanıcı sayısında sıçrama yaptı

Elon Musk‘ın uzay şirketi SpaceX tarafından sunulan Starlink, uydu üzerinden internete erişebilmeyi mümkün kılıyor. Pek çok ülkede kullanılabilen bu hizmetin kullanıcı sayısı giderek artıyor. Son dönemlerde ilginin bir hayli yükseldiği söyleniyor. Peki Starlink kullanıcı sayısı kaç?

SpaceX‘in Starlink internet hizmeti, Amerika Birleşik Devletleri’nden Fransa’ya, Bulgaristan’dan Yunanistan’a ve hatta Gürcistan ile Moğolistan gibi çeşitli ülkelerde sunuluyor. Ancak maalesef ki hizmet henüz Türkiye’de kullanıma sunulmadı. Servis haritasında ülkemizdeki çalışmaların devam ettiğine dair bilgiler yer alıyor. Ancak hizmetin ne zaman devreye gireceğine dair net bir tarih bulunmuyor.

Starlink kullanıcı sayısı kaç?

Starlink kullanıcı sayısı giderek artıyor. Elon Musk tarafından yapılan açıklamaya göre dört ay içerisinde 500 bin yeni kullanıcı hizmet almaya başladı. Aralık ayında 2.2 milyon olan toplam kullanıcı sayısının şu anda 2.7 milyona yükseldiği bildirildi.

Amazon, Starlink’e rakip uydudan internet için tarih verdi!

Amazon, Starlink’e rakip uydudan internet için tarih verdi!

Amazon Project Kuiper için prototip testlerine başlıyor. Altı aylık süreçte uydu iletişimi ve terminaller test edilecek.

İnsanları Mars’a göndermek ve Kızıl Gezegeni kolonileştirmek isteyen Elon Musk, Starlink‘in Mars’ta yüksek bant genişliğine sahip iletişim için oldukça önemli olduğunu söylüyor. Hizmetin inanılmaz bir bağlantı sağladığını ifade eden Musk, Starlink uydularının uydular arası veri aktarımını sağlayan 10 binden fazla lazere sahip olduğunu ve bu lazerler sayesinde bir günde 42 petabayt veri aktarımı yapıldığını belirtti.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Xiaomi, yeni nesil akıllı bebek kamerasını duyurdu!

Gelen son bilgilere göre Xiaomi, Baby Care Edition isimli yeni akıllı bebek kamerasıyla bu alanda büyük bir devrim yapmayı amaçlıyor. Sadece mobil sektörde değil diğer alanlarda da önemli ürünleri olan Xiaomi, bu kez anne-babaları hedefleyen yeni ürünüyle gündem oldu.

Full HD çözünürlüğe ve odanın her bölgesini eksiksiz şekilde gösterecek geniş bir açıya sahip olacağı söylenen cihaz, özellikle bebeklerin güvenliğini gözle görülür oranda artıracak gibi görünüyor. İşte ürün hakkındaki en önemli detaylar…

Oldukça güçlü bir Wi-Fi bağlantısına da sahip olacağı söylenen Xiaomi Baby Care Edition, özel microSD yuvası sayesinde çevrim dışı olarak da hizmet verebilecek. Çevrim içiyken Mi Home uygulaması sayesinde kolaylıkla uzaktan kontrol edilebilen cihaz, çevrim dışı durumdaysa yakalanan görüntüleri anında kendi veri tabanına aktarmaya başlıyor. Böylece kritik önem taşıyabilecek hiçbir görsel kaybolmamış oluyor.

Xiaomi Baby Care Edition-1

Ancak ürünün kamera açısı yalnızca elle ayarlanabiliyor ve internet aracılığıyla remote olarak değiştirilemiyor. Ayrıca bebek hıçkırık ve öksürük gibi sesler çıkardığında, cihaz ebeveynlere anında uyarı gönderebiliyor.

Ek olarak, çocuklar kamera aracılığıyla güvenli alan olarak belirlenen bölgenin dışına çıktığında, anne-babalar yine bir çeşit uyarı sinyali alıyor. Güvenliği artırmayı hedefleyen bu önlemler, şimdiden büyük ilgi çekmiş durumda. Xiaomi Baby Care Edition’ın fiyatı ise 115 dolar olarak belirlendi. Ürünün ülkemizde satışa çıkmasını da merakla bekliyoruz.

Xiaomi Smart Band 9 geliyor! Ne zaman çıkacak?

Xiaomi Smart Band 9 geliyor! Ne zaman çıkacak?

Xiaomi markasının yeni akıllı saati Smart Band 9 hakkında ilk bilgiler ortaya çıktı. İşte en önemli detaylar...

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Xiaomi yeni ürünüyle iyi bir satış başarısı yakalayabilecek mi? Siz Xiaomi markalı hangi elektronik ürünleri kullanıyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.

Galaxy Watch FE isim değişikliğine gidiyor! Yeni adı ne olacak?

Son günlerde sıkça konuşulan akıllı saat modellerinden Galaxy Watch FE, bir isim değişikliğine maruz kalacak gibi görünüyor. İddialara göre Samsung’un üst düzey pazarlama yöneticileri, FE ekinin Lite kelimesi gibi ucuz bir hava verdiğini düşünüyor.

Dolayısıyla şirket yöneticileri bu yanlış algıyı kırmak adına, cihazda Galaxy Watch 4 isimlendirmesini kullanmaya karar verdiler. Böylece akıllı saatin kullanıcılar arasında daha premium bir algı yaratarak, daha iyi bir satış başarısı yakalaması isteniyor. İşte konu hakkındaki en önemli detaylar…

Akıllı saat alanında son dönemde büyük atılımlara imza atan Samsung, geniş bir kullanıcı kitlesine hitap edebilecek uygun fiyatlı saatler de üretiyor. Şirketin yeni adıyla gündeme gelen Galaxy Watch 4 (2024) ürünü de alanda önemli bir başarı yakalayabilir.

2024 eki ise firmanın daha önce Galaxy Watch 4 adında bir cihazı piyasaya sürmesinden kaynaklanıyor. Hatta bu cihaz Samsung’un ilk Wear OS sürümlü akıllı saati olmuş ve oldukça iyi bir satış rakamı yakalamıştı.

Galaxy Watch 4-1

Fakat aynı ismi kullanılmasına rağmen, yeni nesil üründe büyük değişikliklere imza atılması öngörülüyor. Cihazın teknik özellikleri şu an için belli olmasa da, bazı sızıntılara göre Exynos W920 yonga setine sahip olacağı düşünülüyor. 5nm teknolojisi ile tasarlanan bu işlemcide, grafik arabirimi olarak ise G68 MP2 mevcut. Galaxy Watch 4 (2024)’ün fiyatının ise emsallerine göre daha uygun olması bekleniyor.

Piyasanın en ucuz katlanabilir telefonu Nubia Flip tanıtıldı! İşte özellikleri

Piyasanın en ucuz katlanabilir telefonu Nubia Flip tanıtıldı! İşte özellikleri

Nubia ilk katlanabilir telefonu Nubia Flip'i resmi olarak tanıttı. İşte uygun fiyatı ve yüksek özellikleri ile dikkat çeken Nubia Flip...

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce yeni akıllı saat iyi bir satış başarısı yakalayabilecek mi? Siz hiç Samsung markalı bir elektronik ürün kullandınız mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.

X’in (Twitter) yeni özelliği daha fazla kullanıcı için sunuldu!

Popüler sosyal medya platformu Twitter veya yeni adıyla X, yeni özelliklere kavuşmaya devam ediyor. Son olarak platformun iOS uygulamasına eklenen ve uzun bir süredir yalnızca ABD’de kullanılabilen Geçiş Anahtarı özelliği, dünya genelinde kullanıma sunuldu. Peki bu yenilik ne işe yarıyor? İşte ayrıntılar…

Kısa süre önce yayınlanan güncelleme ile tüm X (Twitter) kullanıcılarına sunulan Geçiş Anahtarı özelliği, kullanıcıların hesap şifresini kullanmak yerine biyometrik doğrulama ile oturum açmasına olanak tanıyor. Buna göre Face ID veya Touch ID ile kimlik doğrulaması yapılabilir.

X (Twitter) Geçiş Anahtarı özelliği ne işe yarıyor?

Bilmeyenler için Geçiş Anahtarı, phishing veya sosyal mühendisliğe karşı daha güvenli bir giriş yöntemi olarak biliniyor. Bu bağlamda kullanıcılar tarafından kullanılması tavsiye ediliyor. Peki bu özelliği nasıl aktif edersiniz? Adım adım anlatalım.

X (Twitter), bot ve spam hesaplara tekmeyi vuracak!

X (Twitter), bot ve spam hesaplara tekmeyi vuracak!

X (Twitter) güvenlik ekibi, platform kurallarını ihlal eden bot ve spam hesapların kaldırılması için çalışmaların başlatıldığını duyurdu.

X (Twitter) için Geçiş Anahtarı özelliğini aktif edebilmek için şu adımları takip etmelisiniz;

  • 1. Adım: X (Twitter) uygulamasını açın.
  • 2. Adım: Sol üst köşedeki profil fotoğrafınıza dokunun.
  • 3. Adım: Açılan dikey menüden Ayarlar ve Destek > Ayarlar ve gizlilik butonuna dokunun.
  • 4. Adım: Güvenlik ve hesap erişimi > Güvenlik yolunu takip edin.
  • 5. Adım: “Ek şifre koruması” başlığı altındaki “Geçiş Anahtarı” seçeneğini aktif hale getirin.
  • 6. Adım: Hesap şifrenizi girerek doğrulama işlemini yapın.
  • 7. Adım: Geçiş Anahtarı için bir doğrulama zinciri uygulaması seçin.
  • 8. Adım: İşte bu kadar!

Geçiş Anahtarı özelliğinin Android kullanıcılarına ne zaman sunulacağı ise şimdilik belirsizliğini koruyor.

Peki siz bu yeni özellik hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

RAM fiyatlarında büyük bir artış yaşanabilir!

Ortaya çıkan bazı sızıntılar, geçtiğimiz günlerde Tayvan’da meydana gelen talihsiz depremden dolayı RAM fiyatlarında gözle görülür bir artış yaşanabileceğini işaret ediyor. Yaşanan bu olay sonrası önde gelen birçok bellek üreticisinin resmi fiyatlarını açıklamayı durdurması kafaları karıştırırken, bu durum DRAM fiyatlarında bir artış olacağı şeklinde yorumlandı. Eğer bu iddialar gerçeklik kazanırsa, teknoloji sektöründe kartlar yeniden dağıtılabilir. İşte konu hakkındaki en önemli detaylar…

Son dönemde zaten fiyatlarında bir yükselme olan bellek sektörünün, bu son gelişmeyle birlikte birçok fiyat artışına da gebe olduğu konuşuluyor. Özellikle depremin etkilendiği bölgede hizmet veren Samsung, Micron ve SK Hynix gibi dev bellek üreticilerinin fiyatlarında büyük bir dalgalanma olabileceği söylenmekte. Örneğin Mikron 2024 yılının ikinci çeyreği için şimdiye kadar herhangi bir fiyat açıklaması yapmaktan kaçınırken, diğer firmalar da benzer bir politika izleyecek gibi görünüyor.

RAM Fiyatlarında Artış-1

Ayrıca bellek üreticilerinin düşük çip stoğuna sahip olması da, yükselen çip fiyatlarıyla birlikte DRAM fiyatlarında belirgin bir artışa sebep olacak gibi görünüyor. Fakat tüm bu gelişmelere rağmen, sektörde kullanıcı talebinin halen oldukça fazla olduğunu söyleyebiliriz. Geçtiğimiz yıllarda da, bazı doğa olayları sebebiyle üretimi sekteye uğrayan birçok teknoloji sektörü olmuştu. Pandemi sürecinde de benzer olaylar yaşadık.

TSMC, Amerika yatırımlarına hız veriyor! Ne kadar hibe aldı?

TSMC, Amerika yatırımlarına hız veriyor! Ne kadar hibe aldı?

Gelen son bilgilere göre, TSMC Amerika yönetiminden büyük bir teşvik daha alacak. İşte en önemli detaylar...

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce önümüzdeki günlerde RAM fiyatlarında önemli bir artış yaşanacak mı? Siz kişisel bilgisayarınızda hangi marka RAM kullanıyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.

BMW, Tesla Cybertruck’tan ilham mı alacak?

Ortaya çıkan son sızıntılara göre, BMW mühendisleri Tesla Cybertruck modelinden esinlenmeye çalışıyor olabilir. Çünkü geçtiğimiz günlerde, bir Cybertruck BMW’nin Almanya’daki en kapsamlı Ar-Ge merkezlerinden birinin oldukça yakınında görüldü.

Özellikle otomobil sektöründe bir anda ortalığı karıştıran bu gelişmenin doğruluğu, birçok kişi tarafından da teyit edilmiş durumda. Görünüşe bakılırsa, BMW yönetimi gelecekte piyasaya sürecekleri modeller için Cybertruck’tan esinlenmeye çalışıyor olabilir. İşte konu hakkındaki en önemli detaylar…

Otomobil üreticilerinin rakip firmaların araçlarını satın alarak detaylı bir şekilde incelemesi, aslında çok daha önceden alışık olduğumuz bir durum. Çeşitli tersine mühendislik yöntemleriyle bu araçların altını üstüne getiren şirketler, izlenen üretim sürecini ve kullanılan malzemeleri tespit etmeye çalışıyor. Son derece marjinal tasarımıyla dikkat çeken Cybertruck’ın, BMW’nin yanında diğer birçok dev araba markasını da etkilediğini biliyoruz.

bmw-tesla-cybertruck-1

BMW’nin yaptığı bu hamlenin, şirketin gelecekte üretmeyi planladığı bir pick-up modelinden kaynaklandığı düşünülüyor. Tamamen elektrikli olup olmayacağı şu an için bilinmeyen bu aracın, şimdiden sektörde büyük bir ses getirmesi bekleniyor.

Radikal açıklamalarıyla bilinen Tesla CEO’su Elon Musk ise, yaşanan bu ilginç olay hakkında şimdiye kadar bir yorum yapmadı. Tüm bu gelişmelerin, günün sonunda kullanıcılar için yararlı olmasını umuyoruz.

Toyota ve Huawei, Tesla’ya karşı güçlerini birleştiriyor!

Toyota ve Huawei, Tesla’ya karşı güçlerini birleştiriyor!

Toyota, Huawei ve Momenta otonom sürüş teknolojisi için birlikte çalışacağını açıkladı. İşte detaylar.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce BMW yeni nesil araçlarıyla iyi bir satış başarısı yakalayabilecek mi? Siz de bir Tesla Cybertruck kullanmak ister miydiniz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.