Markalara soruyoruz serimizin ilk bölümünde, sosyal medyadan sorduğunuz ve merek ettiğiniz soruları ASUS Türkiye’den Özerk Ihlamur’a sorduk.
Sizlerin sorularını ASUS’a sorduk!
Asus’un teknik PR pozisyonunda çalışan Özer Ihlamur ile Asus’un ürün ve iş faaliyetlerine dair çeşitli konuları ele aldık. Ihlamur, Asus’un hazır sistem ve parça ürünleri olmak üzere iki temel kolda faaliyet gösterdiğini belirtti.
Ayrıca, şirketin ürün yelpazesinin genişliği göz önüne alındığında, içeride bir ayrım yapıldığını vurguladı ve Asus’un Türkiye’deki varlığına ve Nvidia ile olan işbirliğine işaret etti. Ayrıca, Asus’un telefon segmentine girişi ve Türkiye pazarındaki durumu hakkında bilgi verdi.
Özerk Ihlamur, Asus’un ürün çeşitliliği ve iç yapılarına dair kişisel deneyimlerini paylaşarak işe alım sürecine ışık tuttu. Ayrıca, Asus’un tasarım kalitesi ve ürünlerin fiyatlandırması hakkında soruları yanıtladı. Oyun bilgisayarları ve Yapay Zeka destekli işlemciler konularında da bilgi veren Ihlamur, Asus’un gelecek planlarına dair de bazı ipuçları verdi. Örneğin, Snapdragon X Elit işlemcilerinin Vivobook serisinde kullanılacağını açıkladı.
Mojang Studios tarafından geliştirilen Minecraft, 2011 yılında piyasaya sürüldü. O dönemlerde basit bir sandbox oyunu olan ve zamanla popülerleşen yapım, günümüzde dünyanın en popüler oyunları arasında. Minecraft‘ın en sevilen yanlarından birisi de sınırsız bir dünya sunması. Bu bağlamda oyun içerisinde aylar boyunca yürüyebilirsiniz. Peki Minecraft‘ta 10 milyon blok yürürseniz ne olur? Bir oyuncu, bunu test etti. Sonuç ise şaşırttı.
Minecraft’ta 10 milyon blok yürüdü
Bilindiği üzere Minecraft, oyuncunun ilerlemesiyle doğru orantılı şekilde sürekli olarak yeni araziler üreten dinamik bir dünyaya sahip. Bu, oyuncuya keşfetmek için bitmez bir alan sunuyor. Üstelik oyundaki çeşitli biyomlar, bu yeni arazilerin birbirinden farklı olmasını sağlıyor.
Ancak dünya büyüdükçe, oyunun performansı düşebiliyor ve çeşitli hatalar ile karşılaşılabiliyor. Bu sebepten ötürü milyonlarca blok uzaklığa gidilmesi pek de tavsiye edilmiyor. Ancak bir oyuncu, sınırları zorladı.
Sosyal medya platformu Reddit’te Both-Challenge-3204 adlı bir kullanıcı, Minecraft‘ta 10 milyon blok yürüdüğünü söyledi ve yeni oluşan arazilerden fotoğraflar paylaştı. Bu görsellere baktığımızda oyunun lav, şelale ve geçitlerin olduğu bir vadi oluşturduğu görülüyor. Bu, oyuncuları şaşırttı. Zira böyle bir arazi ile çok nadir karşılaşılıyor.
Minecraft ’ın Xbox sürümü için oyuncular, yıllardır performansı artıran o güncellemeyi bekliyorlardı ve sonunda geldi.
Bir diğer fotoğrafta da oyunun bir köy oluşturduğunu ancak köyün altındaki zeminin eksik olduğunu görüyoruz. Bunun nedeni, tahmin edebileceğiniz üzere oyunun harita büyüdükçe bütünlüğünü sağlayamaması.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
vivo, ürün kataloğunu genişletmek için yoğun mesai harcıyor. Yakın zamanda katlanabilir Android telefon olan vivo X Fold 3‘ü tanıtmaya hazırlanan şirket, birden fazla model üzerinde çalışıyor. Son olarak vivo V2324HA adlı bir model, Geekbench performans testinde görüntülendi.
vivo V2324HA Geekbench raporu
Bilmeyenler için Geekbench, bir cihazın işlemci ve bellek performansını test etmek için kullanılan bir yazılımdır. Telefonun gerçekleştirdiği işlemlerin hızını ve verimliliğini ölçen bu yazılım, cihaza bir puan verir.
Yakın zamanda piyasaya sürülmesi beklenen vivo X100s Pro olduğu tahmin edilen vivo V2324HA modelindeki işlemcinin bir adet 3,4 GHz hızında Cortex-X4, üç adet 2,85 GHz hızında Cortex-X4 ve dört adet 2,0 GHz hızında Cortex-A720 çekirdeklerinden oluştuğu görülüyor.
Bu bilgiler, MediaTek tarafından üretilen Dimensity 9300‘ü işaret etse de birincil çekirdeğin saat hızında bir farklılık var. Buna göre Dimensity 9300+ olabilir.
Geri sayımda olan vivo X Fold 3 tanıtım afişleri ortaya çıktı. Afişlerle birlikte modellerin özellikleri ortaya çıktı.
12 GB RAM ile geleceği görülen akıllı telefonun, Android 14 üzerinde çalışacağı bilgisi de yer alıyor. Bunlar dışında göze çarpan başka bir detay yok. Önümüzdeki günlerde yeni model ile ilgili daha fazla bilgi ortaya çıkacaktır.
vivo V2324HA (vivo X100s Pro) modelinin beklenen özellikleri şu şekilde sıralandı;
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? vivo‘nun yeni akıllı telefonundan beklentileriniz neler? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
NVIDIA GTC 2024 etkinliği, 18-21 Mart tarihleri arasında San Jose Kongre Merkezi‘nde gerçekleşecek ve 16 bin‘den fazla kişiyi yerinde, 300 bin‘den fazla kişiyi ise çevrimiçi ağırlayacak. Dev etkinlikte, aralarında Refik Anadol‘un da bulunduğu dünyaca ünlü sanatçıların üretken yapay zeka çalışmaları da yer alacak.
NVIDIA GTC 2024 etkinliği: Yapay zeka çok konuşulacak
NVIDIA’nın Geliştirici Programlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Greg Estes, verdiği röportajda, etkinliğin yapay zekanın ileriye doğru adımlarını yansıttığını söylüyor. NVIDIA, veri merkezi çipleri ve grafik işleme birimleri (GPU) ile özellikle generatif AI’de popüler hale geldi.
NVIDIA CEO’su Jensen Huang, 18 Mart’ta SAP Center’da, normalde konserler için ayrılan bu mekanda, yaklaşık iki saatlik bir anahtar konuşma yapacak. Etkinlik, üretken yapay zeka devriminin kalbi olarak kabul ediliyor ve birçok ana ortak etkinlikte yer alacak.
Gelecek nesil NVIDIA GeForce RTX 50 Blackwell serisinin GPU hafıza özellikleri sızdırıldı. Önemli gelişmeler ortaya çıktı.
Jim Cramer, GTC’den canlı yayın yapacak. NVIDIA, üretken yapay zekada teknik yetkinlik sağlamak için yeni bir profesyonel sertifikasyon sunacak. Bu, büyük dil modelleri ve çoklu modlu iş akışı becerilerine odaklanacak iki ortak seviyedeki generatif AI sertifikasyonu içerecek.
NVIDIA’nın Omniverse platformu, sanayi metaverse’ini ve dijital ikizleri bir araya getiriyor. NVIDIA, Earth 2 süperbilgisayarını da geliştiriyor.
Bu da önümüzdeki on yıllar için iklim değişikliğini tahmin etmek üzere tasarlanmış. GTC’de 1,700 sunucu ve 900’den fazla konuşma olacak. Etkinlikten canlı yayınlar ve ana ortaklarla röportajlar yapılacak.
Etkinlikte 20 günlük, uygulamalı teknik atölyeler de sunulacak. NVIDIA GTC, dünyaca ünlü sanatçı Refik Anadol’un dev bir üretken yapay zeka kurulumu sergileyecek. Etkinlik, sorumlu AI ve AI’nin iş yaratma, iş yok etme veya iş değiştirme gibi konuları ele alacak tartışmaları da içerecek.
NVIDIA GTC 2024, yapay zeka ve teknolojinin geleceğine dair yeni ufuklar açan bir platform olmaya hazırlanıyor. Bu etkinlik, yapay zekanın iş dünyası ve toplum üzerindeki etkilerini, gelişimini ve potansiyelini keşfetmek için önemli bir fırsat sunuyor.
Kısa bir bilgi olarak, NVIDIA’nın hisse senedi fiyatı bu yıl yüzde 84 arttı ve şirketin piyasa değeri 2.21 trilyon dolar olarak belirlendi. Peki sizin bu tarihi etkinlik hakkındaki düşünceleriniz neler? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Samsung, ana vatanı Güney Kore’de uzun yıllardır en çok satan akıllı telefon markası oldu ve dünya genelinde de önemli bir pazar payına sahip. Ancak son zamanlarda iPhone ‘un Samsung ‘a karşı kazandığı popülerlik artışı, bu durumu bile tersine çevirdi.
iPhone, Güney Kore’de Samsung ’u geçti
2023 yılında Apple’ın iPhone satışları, Güney Kore’de ve dünya genelinde artış gösterdi. Bu artış, Samsung’un liderliğinde bir sarsıntı yarattı ve Apple’ı dünya genelindeki akıllı telefon satışlarında zirveye taşıdı.
Güney Kore’de iPhone’un popülerliğinin artmasında birkaç faktör etkili oldu. iPhone’un teknolojik özelliklerinin gelişmesi ve kullanıcı dostu arayüzü, tüketicilerin dikkatini çekti. Ayrıca distribütörlerle yapılan anlaşmalar sayesinde iPhone’un fiyatı ülkede düştü ve daha erişilebilir hale geldi. Bu da iPhone’un Samsung’a karşı rekabet gücünü artırdı.
Diğer yandan Samsung’un pazar payını kaybetmesindeki faktörlerin başında Android pazarındaki artan rekabet geliyor. Huawei, Google ve Xiaomi gibi rakip firmaların güçlenmesi, Samsung’un pazar payını olumsuz etkiledi. Ayrıca Samsung’un yenilik eksikliği ve cihazlarının tasarımında yaşanan monotonluk, tüketicilerin alternatif markalara yönelmesine neden oldu. En azından anketler böyle söylüyor.
Yeni Samsung Galaxy A35 teknik özellikleri, tasarımı ve daha birçok unsuru sızdırıldı. Gelin detaylara birlikte göz atalım.
Öte yandan Apple’ın son dönemde iPhone’lara USB-C şarj portu ve RCS mesajlaşma gibi özellikler eklemesi, tüketicilerin ilgisini bir hayli artırdı. Özellikle Güney Kore’de, telekomünikasyon şirketleriyle yapılan anlaşmalar sayesinde iPhone’larda arama kaydı özelliğinin sunulması, tüketicilerin iPhone’a geçişini hızlandıran faktörlerden.
Samsung’un ana vatanı Güney Kore’de bile Apple’ın gerisine düşmüş olmasının yegane sebepleri bunlar. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.
NVIDIA, GeForce RTX 50 serisi (Blackwell) ürünlerini geliştiriyor. Henüz kesin bir çıkış tarihi olmasa da, tanınmış donanım sızıntıları yapan bir hesap, Blackwell ailesinin Ada Lovelace serisinden çok farklı olmayan bellek arayüzü yapılandırmalarına sahip olacağını iddia ediyor.
Yeni nesil NVIDIA GeForce GPU hafıza özellikleri: RTX 50 Blackwell
NVIDIA’nın Blackwell serisinin, mevcut GDDR6 ve GDDR6X tabanlı bellek çözümlerine kıyasla performansı önemli ölçüde artırabilecek GDDR7 belleği destekleyeceği tahmin ediliyor.
İlk nesil GDDR7 SGRAM IC’lerin veri aktarım hızının 32 GT/s olacağı düşünüldüğünde, bu yongaları içeren 384-bit bellek alt sistemi, yaklaşık 1,536 GB/s bant genişliği sunacak. Bu, 512-bit bellek arayüzünün gereksiz kalacağını gösteriyor.
NVIDIA'nın yeni Blackwell serisi, RTX 4090'dan yüzde 70 daha hızlı olmasıyla NVIDIA, grafik kartları dünyasında devrim yaratacak.
Blackwell GPU bellek konfigürasyonları, RTX 50 serisinin bellek kapasitesi ve arayüz genişliğini kapsıyor. Örneğin, GB202 GPU’nun 384-bit GDDR7 ile 24 GB veya 36 GB bellek kapasitesine sahip olması bekleniyor.
Diğer modellerde ise farklı bit genişlikleri ve bellek türleri görülüyor. Blackwell ailesi, NVIDIA’nın en az iki veya üç çeyrek sonrası için planlanıyor. Bu ailenin bellek konfigürasyonları ve performans özellikleri, gelecek nesil tüketici grafik kartları için belirleyici olacak.
Özellikle yüksek bant genişlikleri ve verimlilik, oyun ve AI uygulamalarında fark yaratabilir.Bu bilgiler ışığında, NVIDIA’nın RTX 50 Blackwell serisi, oyun ve yapay zeka uygulamalarında yeni bir dönem başlatacak gibi görünüyor.
Bu konular, NVIDIA’nın RTX 50 Blackwell serisinin resmi duyurusuna kadar teknoloji dünyasında merakla takip edilecek. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Valve’ın Steam Deck OLED modeli, 1.500 saatlik kullanım sonrasında ekran yanması belirtileri göstermeye başlıyor. Bu durum, özellikle tek bir oyunu statik kullanıcı arayüzü öğeleriyle uzun süre oynayan kullanıcılar için önemli bir uyarı niteliğinde.
Steam Deck OLED’in ekran yanması sorunu: 1.500 saatte ortaya çıkıyor
OLED ekranların doğasında bulunan yanma riski, statik görüntülerin uzun süre ekranda kalması nedeniyle meydana gelir. Ekran yanması, aşırı kullanılan piksellerin kararması ve sıkça gösterilen grafiklerin ekranda hayalet gibi izler bırakmasıyla kendini gösterir.
Wulff Den ve The Phawx gibi bağımsız testçiler tarafından yapılan deneyler, Steam Deck OLED’in ekranında 1.000 ile 1.500 saat kullanım arasında hafif görüntü tutma sorunları baş gösterdiğini ortaya koydu.
Valve kısa bir süre önce oyunculara bir sürpriz yaparak Steam Deck'in OLED versiyonunu vitrine çıkardı. İşte ayrıntılar!
Wulff Den’in yaptığı teste göre, The Legend of Zelda: Breath of the Wild oyununun statik bir ekranı 1.500 saat boyunca gösterildi. Phawx ise, SDR ve HDR modlarındaki çeşitli renkleri test etmek için bir program kullandı.
HDR modunda 1.000 nit parlaklıkta belirgin görüntü tutma 750 saat sonra, SDR modunda 600 nit parlaklıkta ise hafif ekran yanması 1.500 saat sonra gözlendi. Steam Deck OLED’de maksimum fiziksel parlaklık yüzde 75 ekran parlaklığı olarak belirlenmiş.
Bu seviyenin üzerindeki ayarlar, dijital olarak pozlamayı artırıyor. Bu nedenle, yanma riskini azaltmak için kullanıcıların parlaklığı yüzde 75’in altında tutmaları tavsiye ediliyor. Yoğun kullanıcılar, özellikle aynı oyunu uzun süre oynayanlar, bir yıllık garanti süresi sonrasında görüntü tutma sorunlarıyla karşılaşabilirler.
Bu sorun, cihazın ekranının nispeten kolay bir şekilde değiştirilebilir olmasıyla bir nebze hafifletilebilir. Steam Deck OLED kullanıcıları için bu haber, cihazlarının ekranlarını korumak adına dikkatli olmaları gerektiğinin bir hatırlatıcısı niteliğinde.
Özellikle HDR kullanımı ve yüksek parlaklık ayarlarına dikkat etmek, ekran ömrünü uzatmak için önemli. Bu gelişme, OLED ekran teknolojisindeki yanma riskine dair süregelen tartışmaları da yeniden gündeme getiriyor. Sizin bu konudaki düşünceleriniz neler? Görüşlerinizi yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Çinli otomobil üreticisi Nio’nun yeni ET9 modeli, otomobiller için benzersiz bir özellik sunuyorve elektrikli aracın şasisi, karı temizlemek için bir köpek gibi sallanıyor. Nio tarafından yayınlanan bir videoda, aracın şasisinin hip-hop videolarındaki lowrider’lara benzer şekilde yanlara doğru sallandığı ve aracın üzerindeki karı etkili bir şekilde attığı görülüyor.
Nio’nun ET9 elektrikli otomobilin kar temizleme özelliği
Bu sistem, aracın her dört tekerleğindeki ayrı ayrı kontrol edilebilen hidrolikler sayesinde mümkün oluyor. Bu yenilikçi kar temizleme özelliği, kış aylarında otomobil sahipleri için büyük bir rahatlık sağlıyor.
Nio, Klasik yöntemlerle kar temizleme ihtiyacını ortadan kaldırarak, araç kullanıcılarına zaman ve emek tasarrufu sunuyor. Bu, elektrikli araçların kullanım kolaylığını artıran ve günlük hayatta pratik bir çözüm sunan bir yenilik olarak öne çıkıyor.
BMW, elektrikli araç sektöründe sürpriz bir konuma yükseldi ve stratejisi sayesinde Tesla'ya karşı etkili bir rekabet sağladı.
Nio ET9 modelinin sıra dışı hidrolik sistemi, darbeleri etkili bir şekilde absorbe etme yeteneğine de sahip. Yayınlanan bir videoda, aracın ön tekerleklerinin yerinde bir su birikintisinde zıplarken, aracın karoserinin sabit kaldığı ve üzerindeki iki su bardağının taşmadan durduğu gösteriliyor.
Nio ET9’un piyasa konumu ve fiyatı
ET9, lüks elektrikli otomobil segmentinde Tesla Model S, BMW i7 ve Mercedes EQS gibi rakipleriyle yarışıyor. Henüz Avrupa pazarına giriş tarihi açıklanmamış olsa da, aracın başlangıç fiyatı 100 bin Euro olarak belirlendi.
Bu fiyatlandırma, Nio ET9’un lüks segmentte yer aldığını ve rekabetçi bir konumda olduğunu gösteriyor. Nio’nun bu özellikle sunması, elektrikli otomobil sektöründe yenilikçi adımlar atılmasının önemini vurguluyor.
Kullanıcı ihtiyaçlarına odaklanan bu tür yenilikler, elektrikli araçların daha cazip hale gelmesine katkıda bulunuyor. Ayrıca, bu tür özellikler, elektrikli otomobillerin sadece çevre dostu olmanın ötesinde, günlük yaşamda pratik ve kullanışlı çözümler sunabileceğini gösteriyor.
Nio’nun bu yenilikçi özellikleriyle rekabette nasıl bir avantaj elde edeceğini düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.
Bilim insanları, yapay zekanın (AI) eğitimi ve büyük veri işlemleri için hayati önem taşıyan matematiksel işlemleri gerçekleştirebilen yeni bir biyobilgisayar çipi geliştirdi. Tanıtılan bu yeni biyobilgisayar platformu, modifiye edilmiş DNA molekülleri üzerinde veri depolayarak ve mikroakışkan kanallar kullanarak temel hesaplamalar yapabiliyor.
Yeni DNA çipli bilgisayar: Yapay zekayı daha verimli kılıyor
DNA, yaşamın mavi çizgisi olarak bilinir ve genetik bilgiyi kodlar, tıpkı verilerin elektronik tabanlı depolama aygıtlarına kodlanması gibi. DNA tabanlı cihazlar daha önce küçük ölçekte veri kodlamak için kullanılmıştı, ancak bu prototip çip, DNA’yı veri işlemek için de kullanıyor.
Rochester Institute of Technology’nin Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı olan çalışma yazarı Amlan Ganguly, DNA’nın veri depolamada elektronik modlardan çok daha iyi olduğunu belirtiyor.
Bilim insanları yapay DNA modeli tasarlayarak devrim niteliğinde bir gelişmeye imza attı. 16 Kromozomdan oluşan sentetik maya ürettiler.
Araştırmacılar, DNA’yı moleküler seviyede nasıl manipüle edebileceklerini incelediler. DNA’nın dizilimi (veri okuma) ve sentezlenmesi (veri yazma) gibi işlevlerini hesaplama ile benzeştirdiler.
DNA üzerindeki kodlanmış veriler, ikili sistemin 1’leri ve 0’ları temsil etmek için çeşitli noktalarda kesilerek ve mikroakışkan kanallar kullanılarak farklı hesaplamalar yapıldı. Araştırmacılar, aynı çipte veri depolayıp işleyebildiklerini ve temel hesaplamalar yapabildiklerini buldular.
DNA çipli bilgisayar ile veri işlemenin avantajları
DNA tabanlı veri işleme, geleneksel bilgisayarlarda depolama ve hesaplama bileşenlerinin ayrı olmasının aksine, her iki işlemi de aynı bileşenle gerçekleştirebiliyor. DNA, SSD’lere kıyasla birim hacim başına 1,000 kat daha fazla veri depolayabiliyor ve bu da veri işleme verimliliğini artırıyor.
Ayrıca, DNA işleme, milyarlarca işlemi eş zamanlı olarak yapabilen “eşsiz paralellik” sunuyor. Bu yeni cihaz henüz bir kanıt niteliğinde olmasına rağmen, araştırmacılar, cihazı ölçeklendirerek bir gün AI sistemlerini eğitmek için kullanmayı umuyorlar.
Apple bilindiği gibi iPhone 14 ailesi ile birlikte “mini” modellerini tarihe karıştırdı ve yine dört modelden oluşan ailesine bu kez daha büyük ekranlı olan “Plus” modellerini ekledi. iPhone 14’le birlikte hayatımıza iPhone 14 Plus girdi; aslında iPhone XS Plus gibi iPhone 11 öncesi modelleri de hatırlayanlar olacaktır. iPhone 11’den itibaren aile düz modele ek mini, Pro ve Pro Max’tan oluştu. En büyük ekranı isteyen kullanıcılarsa doğrudan Pro Max modellere yöneldi.
iPhone 14 ve iPhone 15 ailesinde de elbette en büyük ekran Pro Max’te ancak bu kez daha düşük donanımlı ve uygun fiyatlı olan bir de iPhone 15 Plus seçeneği var. Sizlere bu yazıda iPhone 15 Plus batarya tamiri konusunda bilmeniz gerekenleri aktaracağız.
Kasa büyüklüğü sebebiyle iPhone 15 Plus batarya kapasitesi elbette standart olan modelden daha fazla ancak bu kez de ekranın büyümesi gibi faktörler günün sonunda aynı bekleme ve konuşma sürelerini ortaya çıkartıyor. Yani pratikte çok da bir şey fark etmese de ekran büyümüş oluyor.
iPhone 14 modelleri ile kıyaslandığında oldukça benzerlik gösteren iPhone 15 ailesinde batarya kapasiteleri açısından çok küçük yüzdelik farklar var. Konumuz iPhone 15 Plus pil değişimi olduğu için öncelikle iPhone 14 Plus’ın 4325 mAh’lık bir bataryaya sahip olduğunu söylemeliyiz.
iPhone 15 Plus’ta ise bu rakam 4383 mAh seviyesinde yani yüzde 1.34’lük bir artıştan bahsedebilmek mümkün. Performansı yükselen ve güç tüketimi de biraz gerileyen işlemciye rağmen günün sonunda bataryanın sunduğu ekstra bir performanstan bahsedebilmek doğru olmaz.
Yani bir iPhone 14 veya iPhone 14 Plus kullanıcısının iPhone 15 Plus’a bataryası için geçmesi çok gerinde bir karar değildir ve hatta hiçbir şey değişmeyecektir. iPhone 15 Pro Max’ta da benzer ekran büyüklüğü sunuluyor olmasına rağmen batarya 4422 Mah kapasitede ve bu da iPhone 15 Plus bataryası iPhone 15 Pro Max’a uyar mı gibi bir sorunun cevabını ortaya koymuş oluyor. Küçük geometrik farklar nedeniyle bu bataryaların ne yazık ki üretildiği cihazlar haricinde kullanılabilme şansları yok.
iPhone 15 Plus Yeni Pil Fiyatı
iPhone 15 Plus pil ne zaman değişmeli, batarya değişim ücreti nedir, batarya değişim videosu, yan sanayi pil ücreti, batarya değişimi için hangi teknik servis, Apple servisi onarım süresi gibi birçok soru kafanızı kurcalıyor olabilir. Öncelikle merak etmeyin; telefonunuzu günde birkaç kez şarj edecek kadar yoğun kullanıyor olsanız bile bataryanız 3-4 yıl sizi idare edecektir.
Bu sürenin sonunda ise iPhone 15 batarya bozulma belirtileri ortaya çıkacak ve cihazınız değişim zamanının geldiğini size bildirecektir. Apple teknik servisi iPhone 15 batarya fiyatı incelendiğinde şu an servis ücreti olarak 3499 TL istendiği web sitesinden görüntülenebiliyor.
Bataryalar birbirinden farklı olsa da aslında yakın mAh değerlerine sahipler ve Apple tarafından da bu sebeple iPhone 14 Plus, iPhone 14 Pro Max, iPhone 15 Plus ve iPhone 15 Pro Max için aynı batarya değişimi ücretleri belirlenmiş durumda. Batarya değişimi için servise teslimat sağladığınızda bu ücreti ödemeniz gerekecektir ancak bataryanın eskimesi nedeniyle oluşabilecek farklı arızaların ayrıca ücretlendireceğini de unutmamanız gerekir.
iPhone 15 Plus orijinal batarya fiyatını yüksek buluyorsanız seçeneklerden biri de A kalite yan sanayi bataryaları tercih etmektir. Gerçekten de orijinal kalite performansı sunan batarya seçeneklerinin olduğundan bahsedebilmek mümkün ve aynı süre boyunca performans kaybı ve sorun yaşamadan gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.
iPhone batarya değişimi için servis tavsiyesi arayan birçok kullanıcı tarafından tavsiye edilen Teknoway’de aynı gün yarım saat içerisinde batarya değişimi yaptırmak da iPhone 15 Plus batarya değişimi için izlenebilecek bir diğer yoldur.
Apple servislerinin tüm cihazlara bakma zorunluluğu ve zaman zaman servis sürelerinin uzayabilmesi kullanıcılar aynı gün batarya değişimi yaptırabilecekleri profesyonel servis arayışına yöneltmektedir. Teknoway de bizim sizlere tavsiye edebileceğimiz, kolay ulaşılabilir, malzeme ve işçilik garantili teknik servis anlayışı ile bu konuda Türkiye’deki en iyi firmadır diyebiliriz. iPhone 15 Plus batarya değişimi veya farklı bir konuda Teknoway’den hizmet alabilirsiniz.
iPhone 15 Plus Batarya Değişimi Fiyatı
Teknoway’de size iPhone 15 Pro Max için orijinal ve A kalite batarya seçenekleri sunulmaktadır. Bazı kullanıcılar internetten yan sanayi batarya temin ederek garantisi sona ermiş cihazlarında bu işlemleri kendileri yapmayı denemektedir ancak her ne kadar batarya değişimi basit bir işlemmiş gibi görünse de asıl zorluk iPhone kasasının açılıp yine sıvı temasına karşı dayanıklı olacak şekilde geri kapatılmasıdır.
Özellikle batarya şişmesi veya akması gibi sorunlar oluşan cihazlarda entegrelerin detaylı şekilde temizliğinin yapılması önemlidir; böylece oksitlenmeyi engelleyerek ilerleyen zamanlarda cihazlarda sorun çıkmasının önüne geçilmektedir. Teknoway’in kullanıcılara önerdiği bir diğer önemli noktada orijinal veya orijinal kalitede yan sanayi şarj cihazı kullanmalarıdır.
Burada da batarya seçiminde olduğu gibi şarj cihazının ne derece kaliteli olduğu büyük önem taşımaktadır. Teknoway’de sizlere sunulan şarj cihazı seçenekleri bataryanızdan kullandığınız süre boyunca en iyi performansı alabileceğiniz ürünlerden oluşmaktadır.
iPhone 15 Plus kapanma sorunu, oyunlarda ekran gidiyor, şarja takınca ekran gidiyor, çok ısınıyor, kendi kendine kapanıyor gibi sorunlar batarya kaynaklı olabilir ve bu nedenle zaman zaman cihazınızın menüsünden pil sağlığını kontrol etmenizi tavsiye ederiz. Yüzde 80 altındaki pil sağlığı seviyesi artık batarya değişimi zamanının geldiğini göstermektedir.
Teknoway’in şu anda İstanbul’da Kadıköy ve Söğütlüçeşme olmak üzere iki şubesi bulunmaktadır. Teknoway şubelerine gelerek iPhone 15 batarya değişimi işlemini yarım saat içerisinde yaptırabilir ve varsa cihazınızın diğer sorunlarının da giderilmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca Teknoway şubeleri aksesuar seçenekleri olarak da birçok seçeneği sizlere sunmaktadır.
Eğer farklı bir şehirde ikamet ediyorsanız veya Teknoway şubelerine gelmek için zamanınız yoksa müşteri hizmetleri ile görüşme sağlayarak kargo da yapabilirsiniz. Teknoway servis merkezlerine ulaşan cihazların onarımları aynı gün gerçekleştirilerek müşterilere iade kargo kodları verilmektedir.
Özellikle iPhone’ların bir süredir kutularından şarj adaptörlerinin gelmiyor olması ve orijinal batarya fiyatları kullanıcıları yanlış yan sanayi ürünlere itebilmektedir. Teknoway mağazalarında sizlere sunulan tüm seçenekler telefonunuzla tam olarak uyumludur ve bataryanın zamanından önce verimini kaybetmesini engelleyecek teknolojiler içermektedir.
iPhone İstanbul Servisi İletişim Numarası
iPhone İstanbul servisi olan Teknoway’de ikinci el telefon alım – satım, onarım, yedek parça, aksesuar ve tamir hizmetleri alabilirsiniz. Bunun dışında günümüzün popüler teknolojik cihazları arasında yer alan elektrikli scooter’lar için de kapsamlı hizmetlere yer verilmektedir.
Her ne kadar bakım gerektirmeyen cihazlar olsalar da elektrikli scooter’lar da dönem dönem çeşitli sebeplerden ötürü arızalabilir veya bakım gerektirebilir. Teknoway şubelerinde elektrikli scooter tamiri işlemleriniz de itina ile gerçekleştirilmektedir.
Türkiye’nin en iyi iPhone servisi Teknoway’e ulaşmak için 0 (537) 958 02 02 no’lu telefonu kullanabilir, teknoway.com.tr adresine gidebilir veya WhatsApp üzerinden erişim sağlayabilirsiniz.
Yapay zeka teknolojisinin hızla gelişimi, pek çok olumlu değişiklikle birlikte bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Bu risklerin en yenilerinden biri, “Morris II” olarak adlandırılan virüs. Bu solucan, ChatGPT ve Gemini sohbetlerinize sızarak bilgilerinizi çalabiliyor.
ChatGPT ve Gemini’yi hedef alan virüs: Morris II
Yapay zeka hizmetlerini hedef alan Morris II adlı virüs, yapay zekayı kullanarak kişisel verileri çalmak, propaganda yaymak ve kimlik avı saldırıları yapmayı mümkün kılıyor. İlginç olanı ise, Morris II’nin aslında teknoloji şirketlerini potansiyel tehditler konusunda uyarmak için geliştirilmiş olması.
Morris II, yapay zeka servislerini hedef alıyor ve modellerin işlediği girdilere zararlı komutlar ekleyerek kendini çoğaltabiliyor. Bu komutlar sonrasında çeşitli kötü amaçlı faaliyetlerde kullanılıyor.
Google Gemini, yanıtlarını kendi tercihlerine göre ince ayarlayabileceği bir güncelleme sunacak. Bu güncelleme ChatGPT'yi üzebilir.
Araştırmacılar, zararlı yazılımı yapay zeka destekli e-posta yardımcılarına yönelik saldırılar yaparak test ettiler. Yapay zeka destekli sistemler, bu tür zararlı yazılımlar için yeni bir alan oluşturuyor. Morris II, yapay zeka destekli sistemlere sızarak bu sistemleri manipüle edebiliyor.
Yapay zeka tabanlı e-posta yardımcılarına yapılan saldırılar bu yazılımın yeteneklerini açıkça gösteriyor. Örneğin, bir e-posta ekini kullanarak son kullanıcılara spam göndermek veya bir e-posta metnini kullanarak veritabanını zehirlemek gibi eylemler bu solucanın yapabildikleri arasında.
Bu çalışma, yapay zeka ekosistemlerinin tasarımında dikkate alınması gereken yeni tür bir tehdidi gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, yapay zekanın yaygın kullanımını sorgulamak yerine, olası risklerin değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyorlar.
Bu yeni zararlı yazılımın ortaya çıkışı, yapay zeka teknolojilerinin güvenlik yönlerini ve olası zayıf noktalarını tartışmaya açıyor. Peki, bu gelişme, yapay zekanın güvenliğine yönelik endişeleri nasıl etkileyecek?
Teknoloji şirketleri bu tür tehditlere karşı nasıl önlemler almalı? Düşüncelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Yapay zekanın güvenlik sorunlarına dair görüşlerinizi duymak isteriz.
ABD hükümetinin uzaylılar ve UFO kanıtlarını örtbas ettiği iddialarını kesin bir şekilde reddeden Pentagon, geniş kapsamlı yeni bir inceleme sonrasında çeşitli iddiaları geçersiz ilan etti. Gelin detaylarına birlikte göz atalım.
Pentagon, 9 ilginç UFO iddiasını yalanladı
ABD hükümetinin veya içierisindeki gizli bir programın, uzaylı cesetlerini ve uzay gemilerini topladığı ve bu sırada Kongre’den bu girişimi gizlemeye çalıştığı inancı, 1940’lardan bu yana gelen popüler bir komplo teorisi oldu.
Çoğu insan bu komplo teorisini doğa, uçak veya mevcut diğer teknolojilerle kolayca açıklanamayan garip UFO (tanımlanamayan uçan nesneler) gözlemleriyle ilişkilendiriyor. Son birkaç yıldır ABD Savunma Bakanlığı, konuyu UFO’lar olarak damgalayan şeylerden uzaklaştırmak için yeni bir terim benimsedi. Tanımlanamayan anormal fenomenler (UAP).
Pentagon yeni bir UFO raporu hazırladı. 1945'ten bu yana raporlanan tüm olayları değerlendiren Pentagon ne buldu?
Kongre’nin teşvikiyle Pentagon, 8 Mart’ta bir rapor yayınladı. Aynı zamanda NASA da kendi incelemesinde sınıflandırılmamış malzemeleri incelemekle görevlendirildi.
All-domain Anomaly Resolution Office tarafından yürütülen askeri çalışma, ABD hükümet ofislerine ve özel erişim programlarına dair 80 yıllık raporları, sınıflandırılmış ve sınıflandırılmamış kayıtları araştırdı. Kayıtlar, bu faaliyetlere dahil olduğu veya hakkında hikayeler duyan yaklaşık 30 mevcut ve eski hükümet çalışanıyla yapılan görüşmelerin bulgularını da içeriyor.
İşte Pentagon’un yeni 63 sayfalık raporda mit olarak çürüttüğü 9 ilginç UAP iddiası:
1) Bilgileri gizli tutmak için gizlilik anlaşmaları imzalandı.
Pentagon müfettişleri, potansiyel UAP bilgi sızıntılarıyla ilişkili herhangi bir Gizlilik Sözleşmesi veya ölüm tehdidi kanıtı bulamadıklarını söylediler.
2) CIA yetkilisi, UAP deneylerini yönetti.
Görüşülen ihbarcılar, eski bir CIA yetkilisini dünya dışı teknolojiyi taşımakla suçladı. Bu eski yetkili, dünya dışı malzemelerin taşınmasını ya da dünya dışı teknoloji üzerinde herhangi bir deney yapılmasını denetlemediğini belirten bir not imzaladı.
3) Uzaylılar, bir teknoloji testini izledi.
Görüşülen kişilerden biri, uzaylıların gözlemlediği bir teknoloji testi hakkında iki askeri üs arasındaki elektronik iletişim üzerinden yapılan bir konuşmaya kulak misafiri olduğunu iddia etti. Müfettişler anlatımı inceledikten sonra kişinin konuşmayı yanlış anladığı sonucuna vardılar.
4) Bir askeri subay, bir uzaylı aracına dokundu.
Röportaj yapılan biri, 1999 yılında dünya dışı bir uzay aracına dokunduğunu iddia eden eski bir subayın adını verdi. Eski subay kayıtlara geçen bu iddiayı reddederek, görüşülen kişinin Lockheed’in emekli bir hayalet savaş uçağı olan F-117 Nighthawk ile ilgili bir hikaye hakkında kafasının karışmış olabileceğini söyledi. Eski subay ayrıca görüşülen kişiyle böyle bir konuşma yaptığını hatırlamadığını da söyledi.
5) Uzaylı teknolojisi testi gerçekleştirildi.
Görüşülen bir kişi bir hükümet tesisinde dünya dışı teknolojinin test edilmesine tanık olduğunu söyledi. Müfettişler, görüşülen kişinin neredeyse kesinlikle gerçek bir teknoloji testi gördüğünü, ancak gösterinin UAP ile hiçbir ilgisi olmadığını söyledi.
6) Beyaz Saray, uzaylı bilgilerini kamuoyuna açıklamayı düşündü.
Görüşülen iki kişi Beyaz Saray’ın 2004-2007 yılları arasında, Başkan George W. Bush’un yönetiminde ABD, Rusya ya da Çin’in dünya dışı kanıtlara sahip olduklarını açıklamalarının olası etkilerini incelemek üzere Kuzey Virginia’daki bir araştırma enstitüsünü kiraladığını iddia etti. Müfettişler çalışmanın gerçekten de bir günlüğüne yapıldığını ancak Beyaz Saray’ın böyle bir talepte bulunmadığını doğruladılar.
7) Bir uzay aracı örneği üzerinde deneyler yapıldı.
Müfettişler, UAP’yi araştıran özel bir kuruluştan ve ABD ordusundan, düşen bir dünya dışı uzay aracından geldiği iddia edilen materyali aldılar. Numunenin magnezyum, çinko ve bizmuttan oluşan insan yapımı bir alaşım olduğunu ve kurşun gibi diğer elementlerin de izlerini taşıdığını tespit ettiler. “Olağanüstü bir niteliği yok” dediler.
8) ‘Kona Blue’ adlı bir program, UAP bilgilerini barındırıyordu.
Hükümetin bilgi sakladığına inanan görüşmeciler, ABD’nin İçişleri Bakanlığı’nda UAP ile ilgili olduğunu düşündükleri, kod adı Kona Blue olan bir programın adını verdiler. Rapora göre bu eski DIA programı (Gelişmiş Havacılık ve Uzay Silah Sistemi Uygulama Programı), 2012 yılında liyakatsiz olduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılmıştı. Orijinal programın destekçileri Kona Blue’yu İçişleri Bakanlığı’na önermiş ancak hiçbir zaman onaylanmamıştı. Kısacası, Kona Blue diye bir program hiç var olmadı.
9) Bir program, uzaylı teknolojisi tersine mühendislik yapıyordu.
Gizli bir istihbarat topluluğu programı kapsamında 2021 yılında potansiyel UAP işlemleri yapıldı. Ancak rapora göre bu program ne üzerinde çalışılacak muhtemel materyali kurtardı ne de tersine mühendislik yaptı.
Bilim insanları, Uranüs ve Neptün 'ün yörüngesinde orbital hareket yapan gizli uydular keşfetti. İşte detaylar!
Araştırmacılar, bu yılın ilerleyen zamanlarında raporun başka bir bölümü aracılığıyla daha fazla bulgu yayımlayacaklarını belirttiler. Şu an için Pentagon, hükümetin uzaylı kanıtlarını veya herhangi bir UFO gözleminin gerçekten başka bir dünyadan olup olmadığını onaylamadı. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.