Android’e Benzer Google Aluminum OS Sızdı!

Google’ın uzun süredir üzerinde çalıştığı ve mobil ile masaüstü deneyimini birleştirmeyi hedefleyen yeni Google Aluminum OS işletim sistemi, beklenmedik bir sızıntıyla teknoloji dünyasının gündemine oturdu. Şirketin bir hata sonucu yayınladığı iki farklı ekran kaydı, ChromeOS’un yerini alması beklenen bu yeni platformun arayüzünü ve temel özelliklerini ilk kez gözler önüne serdi. Bu sızıntı, teknoloji devinin bilgisayar pazarındaki stratejisini kökten değiştirebilecek önemli bir adımı işaret ediyor.

Google Aluminum OS Nedir ve Neler Vadediyor?

Google Aluminum OS, kısaca ALOS olarak da bilinen, temelinde Android’in esnekliğini ve yapay zekayı barındıran yeni nesil bir masaüstü işletim sistemidir. Bu projenin ilk sinyalleri, geçtiğimiz aylarda düzenlenen Snapdragon Summit etkinliğinde verilmişti. Etkinlikte konuşan Qualcomm CEO’su Cristiano Amon ve Google Cihazlar ve Hizmetler Kıdemli Başkan Yardımcısı Rick Osterloh, mobil ve PC platformları arasındaki ayrımı ortadan kaldıracak devrim niteliğinde bir proje üzerinde çalıştıklarını belirtmişlerdi.

Osterloh, “Eskiden PC’ler için geliştirdiğimiz sistemlerle telefonlar için geliştirdiklerimiz hep çok farklıydı. Şimdi bu ayrımı ortadan kaldıracak bir projeye başladık,” diyerek bu vizyonu net bir şekilde ortaya koymuştu. İşte bu vizyonun somut bir ürünü olarak karşımıza çıkan ALOS, Google’ın PC pazarındaki en büyük kozu olmaya hazırlanıyor.

Projenin adı ilk olarak Google’ın bir iş ilanında “Aluminum Operating System” olarak geçmiş ve merak uyandırmıştı. Edinilen bilgilere göre ALOS, sadece ChromeOS’un bir güncellemesi değil, tamamen yeni bir felsefeyle tasarlanmış bir platform. Sistemin en temelinde ise yapay zeka yatıyor. Google, kullanıcı deneyimini daha akıllı, kişiselleştirilmiş ve verimli hale getirmek için yapay zeka algoritmalarını işletim sisteminin her katmanına entegre etmeyi planlıyor. Bu durum, dosya yönetiminden uygulama önerilerine, sistem optimizasyonundan güvenlik önlemlerine kadar her alanda kendini hissettirecek.

Google Aluminum OS Arayüzü Sızıntısı

Sızdırılan ekran kayıtları, Google’ın yeni işletim sistemini bir HP Elite Dragonfly 13.5 Chromebook üzerinde test ettiğini gösteriyor. Videolarda görülen arayüz, ilk bakışta mevcut ChromeOS kullanıcılarına oldukça tanıdık gelecektir. Görev çubuğu, uygulama başlatıcısı ve pencere yönetimi gibi temel unsurlar, ChromeOS’un sadeliğini koruyor.

Ancak bu benzerlik, projenin henüz erken bir aşamada olmasından kaynaklanıyor olabilir. Uzmanlar, Google’ın kullanıcıları ürkütmeden yumuşak bir geçiş sağlamak için başlangıçta tanıdık bir tasarım dilini benimsediğini, ancak zamanla ALOS’un kendine özgü kimliğini daha belirgin bir şekilde ortaya koyacağını düşünüyor. Sızıntının en önemli detayı ise, bu yeni sistemin Android uygulamalarını çok daha doğal ve performanslı bir şekilde çalıştırabilme potansiyelidir. Bu, milyonlarca mobil uygulamanın ve oyunun doğrudan masaüstü bilgisayarlara taşınması anlamına geliyor.

ChromeOS’un Sonu mu Geliyor? Geçiş Süreci Nasıl Olacak?

Google Aluminum OS’un ortaya çıkmasıyla birlikte akıllara gelen ilk soru, “ChromeOS’a ne olacak?” oluyor. Kaynaklara göre Google, aceleci bir tavır sergilemeyecek. Planlanan strateji, ALOS ve ChromeOS’un bir süre boyunca piyasada birlikte var olması yönünde.

Bu paralel varoluş süreci, hem geliştiricilere uygulamalarını yeni platforma adapte etmeleri için zaman tanıyacak hem de mevcut Chromebook kullanıcılarının sorunsuz bir geçiş yapmasını sağlayacaktır. Belirli bir olgunluğa ulaştıktan sonra ise ChromeOS’un yavaş yavaş emekliye ayrılması ve tüm odak noktasının ALOS’a kaydırılması bekleniyor.

Bu geçişin arkasındaki stratejik nedenler oldukça açık. Google, bu hamleyle birkaç önemli hedefi birden vurmayı amaçlıyor:

  • Ekosistem Bütünlüğü: Tıpkı Apple’ın macOS ve iOS arasında kurduğu kusursuz uyum gibi, Google da Android telefonlar ve ALOS tabanlı bilgisayarlar arasında kesintisiz bir deneyim sunmak istiyor.
  • Uygulama Zenginliği: Google Play Store’daki milyonlarca uygulamayı masaüstüne taşıyarak, Microsoft Windows ve Apple macOS karşısında zayıf kaldığı uygulama ekosistemi sorununu kökünden çözmeyi hedefliyor.
  • Pazar Rekabeti: Özellikle ARM tabanlı işlemcilerin yükselişiyle birlikte, Android’in mobil dünyadaki hakimiyetini PC pazarına da taşımak ve Windows’a karşı güçlü bir alternatif oluşturmak istiyor.

Bununla birlikte, ALOS’un ne zaman son kullanıcıyla buluşacağı henüz belirsizliğini koruyor. Sızıntılar projenin aktif olarak geliştirildiğini gösterse de, kararlı bir sürümün yayınlanması için önümüzde uzun bir yol olabilir. Google’ın öncelikle geliştirici topluluğunu ikna etmesi ve büyük uygulama üreticilerinin desteğini alması gerekecek. Ancak bu sızıntı, bilişim dünyasında mobil ve masaüstü arasındaki sınırların giderek ortadan kalktığı yeni bir dönemin habercisi olarak büyük önem taşıyor.

Peki, Google Aluminum OS hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

600 TL Değerindeki Oyun Steam’de Ücretsiz Oldu!

Dijital oyun mağazası Steam, oyuncuların yüzünü güldürecek sürpriz bir kampanya başlattı. Normal satış fiyatı 608 TL yani yaklaşık 14 dolar olan görsel roman türündeki sevilen yapım Along the Edge, kısa süreliğine tamamen ücretsiz olarak erişime açıldı.

Seçimlerin Hikayeyi Şekillendirdiği Along the Edge Dikkat Çekiyor

Nova-box tarafından geliştirilen bu yapım, zengin hikaye anlatımı ve Avrupa çizgi romanlarını andıran sanat tasarımıyla öne çıkıyor. Oyun, Daphné isimli ana karakterin hem kişisel hayatındaki çalkantılarla hem de miras kalan eski bir aile eviyle uğraşmasını konu alıyor. Oyuncuların vereceği kararlar sadece hikayenin gidişatını değil, ana karakterin görünüşünü ve kişiliğini de doğrudan etkiliyor.

Yüzlerce farklı görsel ve onlarca farklı son barındıran yapım, tekrar oynanabilirlik açısından oldukça zengin bir içerik sunuyor. Özellikle hikaye odaklı oyunları sevenler için kaçırılmayacak bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Kütüphaneye Eklemek İçin Son Gün Yarın

Bu fırsattan yararlanmak isteyen oyunseverlerin ellerini çabuk tutması gerekiyor. Kampanya 29 Ocak tarihinde sona erecek. Bu tarihe kadar oyunu Steam kütüphanesine ekleyen kullanıcılar, yapıma kalıcı olarak sahip olacak ve diledikleri zaman indirip oynayabilecekler.

Steam Ücretsiz Oyun Veriyor! Hemen Kapın!

Steam Ücretsiz Oyun Veriyor! Hemen Kapın!

Steam'de kısa süreliğine sunulan iki yeni ücretsiz Steam oyunları ile kütüphanenizi genişletin. Toplam 172 TL değerindeki bu oyunları kaçırmayın!

Peki, Steam tarafından sunulan bu ücretsiz oyun fırsatı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

WhatsApp Durum Paylaşımı Değişiyor

Popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, kullanıcı deneyimini zenginleştirecek yeni özellikler üzerinde çalışmaya devam ediyor. Son olarak, WhatsApp Kanallar Durum Paylaşımı adı verilen ve platformdaki etkileşimi kökten değiştirebilecek bir yenilik, Android için yayınlanan en son beta sürümünde ortaya çıktı. Bu özellik, kanal yöneticilerinin tıpkı kişisel profillerinde olduğu gibi, kanalları üzerinden 24 saat sonra kaybolan geçici güncellemeler paylaşmasına olanak tanıyacak.

Google Play Beta Programı aracılığıyla dağıtılan 2.26.4.5 kodlu güncelleme, uygulamanın gelecekteki sürümüne eklenecek bu önemli özelliğin ilk izlerini taşıyor. Henüz geliştirme aşamasında olan bu yenilik, kanalları tek yönlü bir duyuru aracından, daha dinamik ve interaktif bir iletişim platformuna dönüştürme potansiyeli taşıyor. Bu gelişme, özellikle içerik üreticileri, markalar ve topluluk yöneticileri için heyecan verici yeni kapılar aralıyor.

WhatsApp Kanallar Durum Paylaşımı Nasıl Çalışacak?

Ortaya çıkan ekran görüntülerine ve kod analizlerine göre, kanallara özel durum paylaşma özelliği, kullanıcıların alıştığı mevcut durum (hikaye) formatıyla büyük ölçüde benzerlik gösterecek. Kanal yöneticileri, kanal bilgi ekranında belirecek yeni bir giriş noktası sayesinde kolayca durum güncellemesi ekleyebilecekler. Bu süreç, standart bir durum güncellemesi oluşturmakla neredeyse aynı olacak.

Yöneticiler, kanalları için fotoğraf, video, metin ve hatta sesli mesajları durum olarak paylaşabilecek. Paylaşılan bu içerikler, takipçilerin “Güncellemeler” sekmesinde, ilgili kanalın profil resmine dokunarak görüntülenebilecek. Tıpkı kişisel durumlarda olduğu gibi, bu paylaşımlar da 24 saat sonra otomatik olarak kaybolacak. Bu geçici yapı, özellikle anlık duyurular, kısa süreli kampanyalar veya günlük içerikler için ideal bir ortam sunuyor.

Bununla birlikte, kanallardaki durum güncellemelerinin mahremiyet yapısı kişisel kullanımdan farklı olacak. Kanal yöneticileri, paylaştıkları durumun kaç kişi tarafından görüntülendiğini görebilecekler, ancak durumu kimlerin gördüğünün listesine erişemeyecekler. Bu, özellikle yüz binlerce veya milyonlarca takipçisi olan büyük kanallarda, sunucu yükünü hafifletmek ve kullanıcı gizliliğini korumak amacıyla alınmış bir önlem olarak değerlendiriliyor. Benzer şekilde, takipçiler de bir durumu başka hangi takipçilerin gördüğünü öğrenemeyecek. Bu da özelliğin daha çok bir yayın aracı gibi çalışacağını gösteriyor.

WhatsApp Android beta sürümünde kanallardan durum paylaşma özelliğini gösteren ekran görüntüsü

Takipçilerin bu durumlara etkileşimi ise şimdilik sınırlı olacak gibi görünüyor. Mevcut bilgilere göre, kullanıcılar kanalların durum güncellemelerine emojilerle tepki verebilecekler. Bu, yöneticilere içerikleri hakkında hızlı ve basit bir geri bildirim alma imkanı sunacak.

Kanal Yöneticileri İçin Yeni Bir Etkileşim Aracı

WhatsApp Kanalları, ilk çıktığı günden bu yana ünlüler, markalar, haber kuruluşları ve topluluklar için takipçilerine doğrudan ulaşmanın etkili bir yolu oldu. Ancak şimdiye kadar bu iletişim büyük ölçüde tek yönlü metin, görsel veya video paylaşımlarıyla sınırlıydı. Kanallar için durum paylaşımı özelliği, bu dinamiği değiştirerek daha anlık ve samimi bir bağ kurma fırsatı sunuyor.

Bu özelliğin potansiyel kullanım alanları oldukça geniştir:

  • Markalar: Kısa süreli indirimleri, flaş kampanyaları veya “günün fırsatı” gibi içerikleri duyurmak için kullanabilirler.
  • İçerik Üreticileri: Kamera arkası görüntüleri, günlük anlarını veya takipçilerine özel kısa videoları paylaşarak daha kişisel bir bağ kurabilirler.
  • Haber Kuruluşları: Son dakika gelişmelerini veya günün öne çıkan haber başlıklarını hızlıca paylaşmak için bu özelliği tercih edebilirler.
  • Topluluklar: Yaklaşan etkinlikler için hatırlatmalar veya anlık anketler düzenleyerek üyelerin dikkatini çekebilirler.

Bu yenilik, WhatsApp’ın kanalları sadece birer duyuru panosu olmaktan çıkarıp, Instagram’daki ‘Hikayeler’ veya Telegram’daki benzer özellikler gibi daha zengin bir içerik platformuna dönüştürme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Geçici içerik formatının başarısı, kullanıcıların anlık ve filtrelenmemiş içeriklere olan ilgisini kanıtlamış durumda. WhatsApp da bu trendi kendi ekosistemine entegre ederek platformdaki geçirilen süreyi ve etkileşimi artırmayı hedefliyor.

Özelliğin henüz geliştirme aşamasında olduğunu ve son kullanıcıya ulaşana kadar bazı değişikliklere uğrayabileceğini belirtmek önemlidir. WhatsApp, bu özelliği tüm beta test kullanıcılarına açtıktan sonra toplayacağı geri bildirimlere göre son halini şekillendirecektir. Ancak ilk işaretler, kanalların geleceğinin çok daha interaktif ve dinamik olacağı yönünde.

Peki, WhatsApp Kanallar Durum Paylaşımı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Mercedes Hidrojenli Kamyon Üretime Giriyor

Ağır vasıta taşımacılığında sürdürülebilir ve çevreci çözümlere olan talep artarken, Alman otomotiv devi Mercedes-Benz bu alanda ezber bozan bir adım atıyor. Markanın uzun süredir geliştirdiği Mercedes hidrojenli kamyon projesi, NextGenH2 adıyla seri üretime geçiyor. Bu yeni nesil kamyon, sadece sıfır emisyonlu olmasıyla değil, aynı zamanda kullandığı yenilikçi teknolojilerle de lojistik sektöründe yeni bir dönemin kapılarını aralamayı hedefliyor.

Mercedes-Benz, bu yıl içerisinde 100 adetlik sınırlı bir üretimle başlayacak olan NextGenH2 kamyonlarını ilk müşterilerine teslim etmeye hazırlanıyor. Bu hamle, hidrojen yakıt hücreli teknolojinin ağır ticari araçlardaki potansiyelini ve geleceğini göstermesi açısından büyük bir önem taşıyor. Dizel kamyonlara benzer menzil ve dolum süreleri vaat eden bu teknoloji, uzun yol taşımacılığının karbonsuzlaşmasında kilit bir rol oynayabilir.

Mercedes Hidrojenli Kamyon NextGenH2 Teknolojisi

Mercedes-Benz NextGenH2, geleneksel hidrojenli araçlardan önemli ölçüde farklılaşan bir güç aktarma sistemine sahip. Bu sistemin merkezinde, enerji kaynağı olan yakıt hücreleri ile elektrik motorları arasında bir tampon görevi gören devasa bir batarya yer alıyor. Araçta, 101 kWh kapasiteli bir lityum demir fosfat (LFP) batarya bulunuyor. Bu batarya, kamyonun yüksek güç gerektiren anlarda (örneğin yokuş tırmanırken) anlık performans sağlamasına ve frenleme sırasında enerjiyi geri kazanmasına olanak tanıyor.

Mercedes hidrojenli kamyon NextGenH2 yolda ilerliyor

Aslında NextGenH2, bir nevi menzil uzatıcılı bir elektrikli araç gibi çalışıyor. Gücünü doğrudan tekerleklere ileten sistem, markanın tamamen elektrikli modeli olan eActros 600‘den alınmış. Arka aksta bulunan bu elektrikli tahrik sistemi, sürekli olarak 496 beygir (370 kW) güç üretebiliyor. Enerji ise kabinin altına, normalde dizel motorun bulunduğu yere konumlandırılmış iki adet yakıt hücresi tarafından sağlanıyor. Bu yakıt hücreleri, hidrojeni elektrik enerjisine çevirerek bataryayı sürekli olarak besliyor ve toplamda 300 kW güç sağlıyor. Bu yapı sayesinde, kamyonun harici bir şarj girişine ihtiyacı kalmıyor; tüm enerji hidrojen tanklarından elde ediliyor.

Sıvı Hidrojen Devrimi: Menzil ve Dolum Süresi

Mercedes’in yeni kamyonunu rakiplerinden ayıran en kritik özelliklerden biri, yakıt olarak sıkıştırılmış gaz yerine sıvı hidrojen (LH2) kullanmasıdır. Sıvı hidrojen, -253°C gibi son derece düşük sıcaklıklarda depolanır ve gaz haline göre çok daha yüksek bir enerji yoğunluğuna sahiptir. Bu durum, daha küçük tanklarla çok daha uzun menzillere ulaşılmasını mümkün kılar.

Mercedes NextGenH2 kamyonunun hidrojen tankları detayı

NextGenH2, şasiye monte edilmiş iki adet paslanmaz çelik tankında toplam 85 kg sıvı hidrojen depolayabiliyor. Bu kapasite, kamyonun tam dolu yükle 1.000 kilometrenin üzerinde bir menzile ulaşmasını sağlıyor. Bu değer, dizel kamyonların menziliyle rekabet edebilecek düzeydedir ve uzun yol lojistiği için hayati bir avantaj sunar. Yapılan müşteri testlerinde, 16 ila 34 ton arasındaki yüklerle kamyonun ortalama tüketiminin 100 kilometrede 5,6 ila 8 kg hidrojen arasında olduğu ölçülmüştür.

Bununla birlikte, dolum süresi de teknolojinin en büyük artılarından biridir. Daimler Truck ve Linde tarafından geliştirilen sLH2 (sıvı hidrojen için alt soğutulmuş) dolum standardı sayesinde, kamyonun 85 kg’lık tanklarını tamamen doldurmak sadece 10 ila 15 dakika sürüyor. Bu süre, bir dizel kamyonun deposunu doldurma süresine oldukça yakındır ve bataryalı elektrikli kamyonların uzun şarj sürelerine kıyasla devrim niteliğindedir.

Mercedes hidrojenli kamyonun gece sürüşü

Seri üretim Actros mimarisi üzerine inşa edilen NextGenH2, bu platformun kanıtlanmış dayanıklılığını ve güvenliğini de miras alıyor. Sürücüler için en güncel bilgi-eğlence sistemleri ve gelişmiş sürüş destek güvenlik teknolojileri de standart olarak sunuluyor. Mercedes-Benz Trucks, ilk araçların 2026 yılı sonuna doğru teslim edileceğini belirtirken, tam ölçekli seri üretimin ise 2030’lu yılların başında başlamasını planlıyor. Bu vizyon, ağır vasıta taşımacılığının geleceğinin hidrojende olabileceğine dair güçlü bir sinyal veriyor.

Elektrikli Otomobil Satışlarında Türkiye’den Büyük Başarı

Elektrikli Otomobil Satışlarında Türkiye’den Büyük Başarı

Türkiye'de elektrikli otomobil satışları rekor kırdı! Son verilere göre Türkiye, Avrupa'nın en büyük 4. pazarı oldu.

Peki, Mercedes’in yeni hidrojenli kamyon teknolojisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

ON Dijital Bankacılık’ta yurt içi ve yurt dışı para transferlerinde masraf yok!

Burgan Bank’ın dijital bankacılık markası ON Dijital Bankacılık, hem yurt içinde hem de yurt dışı para transferlerinde masrafsız hizmet sunmayı sürdürüyor. Banka, havale, EFT ve FAST işlemlerinde kullanıcılarından herhangi bir ücret almadığını “Dünya döndükçe havale, EFT, FAST ücreti yok” taahhüdüyle uygulamaya devam ediyor.

Teknoloji dünyasında dijital bankacılık alanında rekabet artarken ON Dijital Bankacılık, Visa ile yaptığı iş birliği sayesinde Türkiye’de bir ilke imza attı. Visa iş birliğiyle sunulan yurt dışı para transferi hizmeti sayesinde kullanıcılar, Amerika, Kanada, İngiltere ve Avrupa ülkeleri dâhil 30’dan fazla ülkeye Euro, Amerikan Doları, Kanada Doları ve Sterlin gönderebiliyor. İşlemler dakikalar içinde tamamlanıyor ve hiçbir masraf veya komisyon uygulanmıyor.

ON Dijital, yalnızca para transfer işlemlerinde değil, yurt dışı kullanımında da avantaj sağlıyor; kullanıcılar yurt dışındaki ATM’lerden para çekerken ek ücret ödemiyor. Ayrıca ON FX platformuyla haftanın 7 günü 24 saat boyunca avantajlı kurlarla döviz alım satımı yapılabiliyor.

Yurt dışına para gönderenler veya sık seyahat edenler için bu avantajlar ON Dijital Bankacılık’ı öne çıkarıyor.

ON Dijital’in avantajlarından faydalanmak ve ON’lu olmak için hemen buraya tıklayabilirsiniz.

Galaxy S26 Ultra Özelliği Doğrulandı!

Samsung, teknoloji dünyasında uzun süredir sızıntılar ve söylentilerle gündemde olan Galaxy S26 Ultra gizlilik ekranı özelliğini resmi bir açıklama ile doğruladı. Şirketin “gündelik anlarınızı gerçekten size ait kılmak” sloganıyla tanıttığı bu yeni teknoloji, kullanıcıların telefon ekranlarını halka açık alanlarda meraklı gözlerden korumayı hedefliyor. Bu yenilik, mobil güvenlik ve kişisel mahremiyet kavramlarını bir üst seviyeye taşıyarak akıllı telefon kullanım alışkanlıklarını kökten değiştirebilir.

Galaxy S26 Ultra Gizlilik Ekranı: Meraklı Gözlere Son!

Samsung’un yaptığı resmi açıklamada, yeni özelliğin temel amacı net bir şekilde ortaya konuluyor: “Omuz sörfü” olarak bilinen, başkalarının telefon ekranınıza gizlice bakarak bilgilerinizi çalmasını engellemek. Şirketin basın bülteninde yer alan şu ifadeler, teknolojinin pratik faydasını gözler önüne seriyor: “Samsung, gittiğiniz her yerde telefonunuzu omuz sörfünden korumak için yakında yeni bir gizlilik katmanı sunacak. Toplu taşımada mesajlarınızı kontrol etmek veya bir şifre girmek için kimin izlediği konusunda iki kez düşünmek zorunda kalmayacağınız bir alana sahip olacaksınız.”

Bu açıklama, özellikle kalabalık ortamlarda telefonunu kullanmak zorunda kalan milyonlarca kullanıcı için önemli bir müjde niteliği taşıyor. Bankacılık uygulamalarından özel mesajlaşmalara kadar birçok hassas verinin görüntülendiği akıllı telefon ekranları, bu teknoloji sayesinde adeta dijital bir kaleye dönüşüyor. Galaxy S26 Ultra gizlilik ekranı, yalnızca belirli bir açıdan bakıldığında net bir görüntü sunarken, yan açılardan bakan kişilerin ekranı karartılmış veya okunamaz halde görmesini sağlıyor.

Kişiselleştirilebilir ve Esnek Mahremiyet Deneyimi

Samsung’un bu teknolojiyi rakiplerinden ve mevcut çözümlerden ayıran en önemli özelliği ise sunduğu esneklik ve kişiselleştirme seçenekleri. Piyasada bulunan fiziksel gizlilik filmlerinin aksine, bu özellik donanıma entegre bir şekilde çalışıyor ve yazılım üzerinden tamamen kontrol edilebiliyor. Kullanıcılar, bu özelliği sürekli açık tutmak yerine, ihtiyaçlarına göre anında devreye alıp çıkarabiliyor.

Bununla birlikte, Samsung’un sunduğu kontrol seviyesi oldukça etkileyici. Şirketin açıklamasına göre, kullanıcılar bu özelliği yalnızca belirli uygulamalar için (örneğin bankacılık veya mesajlaşma uygulamaları) aktif hale getirebilecek. Ayrıca, “telefonunuzun daha özel alanları için” şifre veya erişim bilgileri girerken otomatik olarak devreye girmesi de sağlanabilecek. Hatta isterseniz tüm ekran yerine sadece “bildirim pencereleri gibi deneyiminizin belirli kısımlarını” koruma altına alabileceksiniz. Bu, bir arkadaşınıza fotoğraf gösterirken gelen özel bir bildirimin görünmesini engellemek gibi senaryolarda büyük kolaylık sağlayacaktır.

Galaxy S26 Ultra'nın yeni gizlilik ekranı özelliği

Geleneksel Ekran Koruyucularına Karşı Teknolojik Bir Devrim

Uzun yıllardır piyasada olan yapıştırılabilir gizlilik ekran koruyucuları, benzer bir işlevi yerine getirse de birçok dezavantajı beraberinde getiriyordu. Bu filmler, ekran parlaklığını kalıcı olarak düşürerek hem pil tüketimini artırıyor hem de kullanıcının kendi görüş deneyimini olumsuz etkiliyordu. Ayrıca, dokunmatik hassasiyetini azaltabilen ve zamanla yıpranan bu çözümler, estetik olarak da her zaman ideal değildi.

Samsung’un Galaxy S26 Ultra gizlilik ekranı ise bu sorunları tamamen ortadan kaldırıyor. Teknoloji doğrudan ekran paneline entegre edildiği için, kapatıldığında ekran kalitesinde, parlaklığında veya renk doğruluğunda kesinlikle bir kayıp yaşanmıyor. Kullanıcı, telefonunu normal bir şekilde kullanmaya devam ederken, gizliliğe ihtiyaç duyduğu anda tek bir dokunuşla ekranını görünmez bir kalkanla çevreleyebiliyor. Bu durum, Samsung’un “ısmarlama bir yaklaşım” olarak tanımladığı felsefeyi mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Beş Yıllık Ar-Ge Sürecinin Meyvesi

Samsung, bu yenilikçi teknolojinin kolayca ortaya çıkmadığını, arkasında beş yılı aşkın bir “mühendislik, test ve iyileştirme” sürecinin yattığını vurguluyor. Bu uzun geliştirme süreci, teknolojinin ne kadar karmaşık olduğunu ve Samsung’un bu özelliği kusursuz hale getirmek için ne denli çaba sarf ettiğini gösteriyor. Ekran paneli katmanlarına entegre edilen mikro optik lensler veya elektrikle kontrol edilebilen sıvı kristal katmanlar gibi gelişmiş teknolojilerin kullanıldığı tahmin ediliyor. Bu sayede, yazılım komutlarıyla ışığın hangi açılarda geçip geçemeyeceği hassas bir şekilde kontrol ediliyor.

Akıllı Telefon Pazarında Yeni Bir Standart Mı?

Samsung’un Galaxy S26 Ultra ile sunacağı bu özellik, akıllı telefon pazarında yeni bir rekabet alanı yaratma potansiyeline sahip. Bugüne kadar kamera performansı, işlemci hızı ve pil ömrü gibi konular etrafında şekillenen amiral gemisi rekabeti, artık “gelişmiş gizlilik” eksenine kayabilir. Kullanıcıların kişisel verilerinin güvenliğine her zamankinden daha fazla önem verdiği günümüzde, bu tür donanım tabanlı güvenlik çözümleri önemli bir satış argümanı haline gelecektir.

Apple, Google ve diğer Android üreticilerinin Samsung’un bu hamlesine nasıl yanıt vereceği ise merak konusu. Eğer kullanıcılar tarafından yoğun bir ilgiyle karşılanırsa, entegre gizlilik ekranlarının önümüzdeki birkaç yıl içinde tüm üst segment akıllı telefonlarda standart bir özellik haline gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Bu durum, mobil cihazlarda kişisel mahremiyetin korunması adına atılmış en önemli adımlardan biri olarak tarihe geçebilir.

iOS 26.3 ile iPhone’a Gelecek Yenilikler

iOS 26.3 ile iPhone’a Gelecek Yenilikler

Apple, yeni iOS 26.3 özellikleri ile iPhone deneyimini güncelliyor. Android'e geçiş, gizlilik ayarları ve daha fazlası.

Peki, Samsung’un yeni gizlilik ekranı teknolojisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

iOS 26.3 ile iPhone’a Gelecek Yenilikler

Apple, iPhone kullanıcıları için merakla beklenen yeni beta sürümünü yayınladı. Bu güncelleme, özellikle iOS 26.3 özellikleri arasında öne çıkan Android ile uyumluluk ve üçüncü parti akıllı saat destekleri gibi önemli yenilikler içeriyor. Güncelleme ayrıca gizlilik ve arayüz tarafında da dikkate değer iyileştirmelerle geliyor. İşte iPhone’unuza gelecek tüm yeniliklerin detaylı bir incelemesi.

iOS 26.3 Özellikleri Neler Sunuyor?

iOS 26.3, önceki büyük güncelleme olan iOS 26.2’ye kıyasla daha küçük ölçekli bir ara sürüm olsa da, getirdiği değişiklikler kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyecek nitelikte. Özellikle platformlar arası geçişi kolaylaştıran ve gizliliği artıran özellikler dikkat çekiyor. Gelin bu yeniliklere daha yakından bakalım.

iPhone’dan Android’e Geçiş Artık Daha Kolay

iOS 26.3’teki en büyük yenilik, iPhone kullanıcılarının bir Android cihaza geçiş yapmasını kolaylaştıran yeni “Android’e Aktar” sistemi. Bu sistem, Apple ve Google arasında yapılan ortak bir iş birliğinin ürünü olarak geliştirildi. Bu sayede, iki platform arasındaki veri aktarım duvarları önemli ölçüde yıkılıyor.

Ayarlar uygulamasında yer alan açıklamada, “Android cihazınızı bu iPhone’un yanına yerleştirerek bağlanın ve aktarım sürecini başlatın” ifadesi yer alıyor. İki cihaz bağlandıktan sonra, iPhone kullanıcısı fotoğraflarını, mesajlarını, notlarını, uygulamalarını ve daha fazlasını kablosuz olarak yeni Android cihazına aktarabiliyor. Bununla birlikte Apple, Sağlık verileri, Bluetooth cihazları ve kilitli notlar gibi hassas bilgilerin bu süreçte aktarılmadığını belirtiyor. Ancak, her iki platformda da beta test süreci devam ettikçe yeni veri türlerinin ekleneceği ifade ediliyor.

Yeni Gizlilik Kontrolü: Konum Veri Paylaşımını Sınırlandırma

iOS 26.3, “Hassas konumu sınırla” adında yeni bir gizlilik özelliği içeriyor. Bu özellik, hücresel ağların konumunuzu belirlemek için kullanabileceği bazı bilgileri sınırlandırmanıza olanak tanıyor. Örneğin, operatörünüz artık belirli bir adres yerine yalnızca cihazınızın bulunduğu mahalleyi tespit edebilecek. Bu, kullanıcı gizliliği için atılmış önemli bir adım olarak görülüyor.

Bu yeni özelliği kullanmak için gerekenler şunlardır:

  • iPhone Air, iPhone 16e veya iPad Pro (M5) Wi-Fi + Cellular
  • iOS 26.3 veya üzeri bir sürüm
  • Desteklenen bir operatör:
    • Almanya: Telekom
    • Birleşik Krallık: EE, BT
    • Amerika Birleşik Devletleri: Boost Mobile
    • Tayland: AIS, True

Bu ayara Ayarlar uygulamasından Hücresel > Hücresel Veri Seçenekleri adımlarını izleyerek ulaşabilirsiniz.

iOS 26.3, beta, duvar kağıtları, güncelleme, Apple

Üçüncü Parti Akıllı Saatler İçin Bildirim Yönlendirme

Bir diğer önemli yenilik ise, iPhone bildirimlerinin üçüncü parti bir akıllı saate veya başka bir giyilebilir cihaza yansıtılmasına olanak tanıyan “Bildirim Yönlendirme” sistemi. Bu özellik, Apple’ın Avrupa Birliği’ndeki Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kurallarına uyum sağlama hazırlıklarının bir parçası olarak sunuluyor.

Apple, bu özelliğin Ayarlar uygulamasındaki “Bildirimler” menüsünde yer alacağını ve “Bildirim Yönlendirme açıkken bildirimlerin Apple Watch’ta görünmeyeceğini” belirtiyor. Şirket, bu durumun kullanıcı gizliliği için bir tehdit oluşturduğunu savunsa da, yasal zorunluluklar gereği bu adımı atmak durumunda kaldı.

Duvar Kağıtları Menüsünde Değişiklikler

Apple, iOS 26.3 ile iPhone’daki duvar kağıtları menüsünde de küçük ama kullanışlı bir değişiklik yaptı. Daha önce Hava Durumu ve Astronomi duvar kağıtları için tek bir kategori bulunurken, bu kategori artık iki ayrı bölüme ayrıldı. Mevcut duvar kağıtları aynı kalsa da, Hava Durumu kategorisine birkaç yeni hazır duvar kağıdı eklendi. Bu duvar kağıtları, her zaman olduğu gibi bulunduğunuz konumdaki canlı hava koşullarını dinamik olarak yansıtıyor.

iOS 26.3 Ne Zaman Yayınlanacak?

Mevcut beta test süreci ve geçmiş yıllardaki yayın takvimleri göz önüne alındığında, iOS 26.3’ün nihai sürümünün Ocak sonu veya Şubat başında tüm kullanıcılara sunulması bekleniyor. Apple, genellikle bu dönemlerde ara güncellemeleri yayınlayarak hem yeni özellikler sunar hem de mevcut hataları giderir.

Sonuç olarak, iOS 26.3 küçük bir güncelleme gibi görünse de, getirdiği platformlar arası uyumluluk ve gizlilik odaklı yeniliklerle iPhone kullanıcıları için önemli iyileştirmeler vaat ediyor.

Peki, iOS 26.3 özellikleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Steam Ücretsiz Oyun Veriyor! Hemen Kapın!

Steam, oyuncuları sevindirecek yeni bir kampanya ile gündemde. Belirli aralıklarla düzenlediği promosyonlarla tanınan platform, bu hafta sonu için toplam değeri 172 TL olan iki bağımsız yapımı kütüphanelere kalıcı olarak ekleme fırsatı sunuyor. Bu yeni ücretsiz Steam oyunları kampanyası, özellikle platform ve aksiyon türlerini seven oyuncular için kaçırılmaması gereken bir avantaj sağlıyor. Sınırlı bir süre için geçerli olan bu teklif sayesinde, normalde ücretli olan bu yapımlara hiçbir ödeme yapmadan sahip olabilirsiniz.

Bu tür kampanyalar, oyuncuların yeni ve farklı türdeki oyunları keşfetmesi için harika bir olanak tanırken, aynı zamanda bağımsız geliştiricilerin de daha geniş kitlelere ulaşmasına yardımcı oluyor. Steam’in bu haftaki seçkisi, hem reflekslerinizi test edecek zorlayıcı bir deneyim hem de nostaljik bir yolculuk vaat ediyor. Gelin, bu iki oyunu ve kampanyanın detaylarını daha yakından inceleyelim.

Bu Haftanın Ücretsiz Steam Oyunları Hangileri?

Steam’in bu haftaki ücretsiz oyun kampanyası, iki farklı tarza sahip bağımsız platform oyununu kapsıyor. İlk oyun olan Cursedland, hızlı ve zorlayıcı yapısıyla dikkat çekerken, ikinci oyun Kiki ise retro grafikleri ve müzikleriyle oyuncuları geçmişe götürüyor. Her iki oyun da 31 Ocak tarihine kadar kütüphaneye eklendiğinde tamamen sizin oluyor.

Reflekslerin Sınandığı Kaotik Macera: Cursedland

Kampanyanın ilk oyunu olan Cursedland, 2D aksiyon-platform türünün zorlayıcı bir örneği olarak öne çıkıyor. Bu oyunda her bir zıplama, her bir hareket ve anlık karar hayati önem taşıyor. Oyuncuları sürekli tetikte tutan hassas kontrol mekanikleri, kaotik ancak bir o kadar da mizahi bir atmosferle birleşiyor. Eğer Super Meat Boy veya Celeste gibi sabır ve ustalık gerektiren oyunları seviyorsanız, Cursedland tam size göre bir deneyim sunabilir.

Oyunun temel amacı, tehlikelerle dolu bölümleri en hızlı ve hatasız şekilde tamamlamaktır. Ancak bu göründüğü kadar kolay değil. Sürekli hareket eden platformlar, aniden ortaya çıkan tuzaklar ve sizi avlamaya çalışan düşmanlar, reflekslerinizi sonuna kadar zorlayacak. Cursedland, özellikle rekabetçi ve meydan okumayı seven oyuncular için saatler süren bir eğlence vaat ediyor.

8-Bit Estetiğiyle Geçmişe Yolculuk: Kiki

Ücretsiz sunulan ikinci oyun olan Kiki, görsel tarzı ve chiptune müzikleriyle nostalji rüzgarı estiriyor. 8-bit ve 16-bit döneminin klasik platform oyunlarından ilham alan yapım, oyunculara basit ama bağımlılık yaratan bir oynanış sunuyor. Oyunda amacınız, Kiki adlı karakteri kontrol ederek tehlikeli tuzaklardan kaçmak ve bölümleri başarıyla tamamlamaktır.

Kiki, basit görünen ancak ustalaşması zaman alan bir yapıya sahip. Hızlı refleksler ve doğru zamanlama, bu oyunda başarının anahtarıdır. Oyunun minimalist grafikleri ve akılda kalıcı müzikleri, sizi adeta 90’lı yılların atari salonlarına geri götürecek. Eğer retro oyunları seviyor ve rahatlatıcı ama bir o kadar da dikkat gerektiren bir platform deneyimi arıyorsanız, Kiki kütüphanenizde mutlaka bulunmalı.

Kampanyadan Nasıl Yararlanılır ve Neden Önemli?

Bu ücretsiz Steam oyunları fırsatından yararlanmak oldukça basittir. Ancak unutmayın, oyunları kalıcı olarak kütüphanenize eklemek için 31 Ocak 2026 tarihinden önce işlemi tamamlamanız gerekiyor. Bu tarihten sonra oyunlar tekrar ücretli satışa dönecektir. İşte adım adım yapmanız gerekenler:

  • Steam Hesabınıza Giriş Yapın: Öncelikle Steam istemcisi veya web sitesi üzerinden hesabınıza giriş yapın.
  • Oyun Sayfalarını Ziyaret Edin: Steam mağazasında “Cursedland” ve “Kiki” oyunlarını aratarak kendi sayfalarına gidin.
  • Hesabınıza Ekleyin: Oyun sayfalarında bulunan “Hesaba Ekle” veya “Oyunu Oyna” butonuna tıklayın.
  • Kalıcı Olarak Sahip Olun: Bu işlemi tamamladıktan sonra oyunlar süresiz olarak Steam kütüphanenize eklenecektir. Artık istediğiniz zaman indirip oynayabilirsiniz.

Bununla birlikte, Steam’in düzenlediği bu tür ücretsiz oyun kampanyaları, oyun ekosistemi için büyük bir önem taşır. Oyuncular için kütüphanelerini maliyetsiz bir şekilde genişletme ve normalde denemeyecekleri oyunları keşfetme imkanı sunar. Özellikle bağımsız geliştiriciler için bu kampanyalar, paha biçilmez bir pazarlama aracıdır. Bir anda yüz binlerce, hatta milyonlarca oyuncuya ulaşan oyunlar, büyük bir görünürlük kazanır ve bu durum gelecekteki projeleri için de bir referans oluşturur. Dolayısıyla, bu kampanyaya katılarak hem siz kazanırsınız hem de bağımsız oyun stüdyolarına destek olmuş olursunuz.

Excalibur 31.5 inç 2K 180Hz Curved Monitör Oyunu Değiştiriyor

Excalibur 31.5 inç 2K 180Hz Curved Monitör Oyunu Değiştiriyor

Excalibur, oyuncuların ve profesyonel kullanıcıların beklentilerini aynı noktada buluşturan yeni nesil monitörünü piyasaya sundu.

Peki, bu ücretsiz Steam oyunları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Huawei Sevgililer Günü Kampanyası Başladı: İşte Fırsatlar

Huawei, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel olarak teknoloji tutkunu çiftleri hedefleyen yeni kampanyasını duyurdu. Başlatılan Huawei Sevgililer Günü kampanyası kapsamında, 30 Ocak – 16 Şubat tarihleri arasında birçok üründe cazip indirimler ve paketler sunuluyor. Şirket, bu kampanya ile klasik hediye anlayışının dışına çıkarak “Teknolojik Uyum” konseptini ön plana çıkarıyor.

Huawei Sevgililer Günü Kampanyası Detayları

Kampanyanın ana odağında, çiftlerin teknolojik cihazlarla uyum içinde olmasını sağlayan “Birlikte Al” kurgusu yer alıyor. Bu kapsamda, tek bir ürün almak yerine birbirini tamamlayan cihazları içeren paketler, ek avantajlarla birlikte sunuluyor. Huawei, akıllı saatlerden tabletlere, kulaklıklardan akıllı telefonlara kadar geniş bir ürün yelpazesinde çiftlere özel fırsatlar hazırladı.

Kampanyanın en dikkat çekici ürünlerinden biri de şık tasarımıyla öne çıkan FreeClip 2 kulaklığın yeni Pembe Altın renk seçeneği oldu. Estetik ve teknolojiyi bir araya getiren bu yeni model, Sevgililer Günü’ne özel “Depozito Kampanyası” ile satışa sunuluyor. Bu sayede hem ses kalitesinden ödün vermek istemeyen hem de şıklığına önem veren kullanıcılar için ideal bir hediye alternatifi oluşturuluyor.

Çiftlere Özel Akıllı Saat ve Telefon Fırsatları

Huawei, kampanya boyunca farklı kategorilerde özel indirimler sunuyor. Özellikle çift olarak yapılan alımlarda avantajlar artıyor. İşte öne çıkan bazı fırsatlar:

  • Akıllı Saatler: Seçili akıllı saat modellerinde 2.000 TL’ye varan indirimlere ek olarak, “Çift Paketi” şeklinde yapılan ikili alımlarda 1.500 TL’ye varan ek indirim sağlanıyor.
  • Tabletler: Yaratıcı çiftler için seçili tablet modellerinin yanında klavye, kalem ve mouse gibi aksesuarlar hediye ediliyor. Ayrıca, bu paketi router ve mouse indirimleriyle genişletme imkânı da bulunuyor.
  • Akıllı Telefonlar: Fotoğraf çekmeyi sevenler için Pura 80 serisinde 4.800 TL’ye varan kupon fırsatları sunuluyor. Nova 14 Pro modelinde ise 999 TL ön ödeme ile 4.000 TL’lik indirimden faydalanılabiliyor.

Bununla birlikte, evdeki teknolojik uyumu artırmak isteyenler için de çözümler mevcut. Seçili tablet alımlarında WiFi BE 3 Pro router modeline 1.999 TL ek ödeme ile sahip olunabilirken, diğer yüksek hızlı bağlantı cihazlarında 500 TL’ye varan indirimler uygulanıyor. Kampanya, 16 Şubat’a kadar Huawei Online Mağaza’da devam edecek.

Peki, Huawei’nin Sevgililer Günü kampanyası hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Dyson’ın Yeni Islak Kuru Robot Süpürgesi Spot+Scrub Ai Tanıtıldı

Teknoloji devi Dyson, ev temizliğinde çığır açacak yeni ürününü duyurdu. Şirketin ilk Dyson ıslak kuru robot süpürge modeli olan Dyson Spot+Scrub™ Ai, yapay zeka destekli özellikleriyle hem süpürme hem de paspas yapma işlevini bir araya getirerek kullanıcılara üst düzey bir deneyim vadediyor.

Dyson Islak Kuru Robot Süpürge Spot+Scrub Ai Neler Sunuyor?

Yeni robot süpürge, adından da anlaşılacağı gibi yapay zeka teknolojisini temel alıyor. Cihaz, sahip olduğu yüksek çözünürlüklü kamera ve yeşil LED aydınlatma sistemi sayesinde zemindeki gözle görülmesi zor lekeleri ve kirleri bile tespit edebiliyor. Gelişmiş yapay zeka, kablolar ve çoraplar gibi yaklaşık 200 farklı nesneyi tanıyarak bunlardan kaçınıyor ve en verimli temizlik rotasını kendisi oluşturuyor.

Dyson Spot+Scrub™ Ai’nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, bir lekeyi tespit ettiğinde o bölge tamamen temizlenene kadar (15 defaya kadar) odaklanmış temizlik yapabilmesi. Bu sayede inatçı kirler için manuel müdahaleye gerek kalmıyor.

Ayrıca cihaz, LiDAR teknolojisiyle evin haritasını hassas bir şekilde çıkarıyor ve MyDyson™ uygulaması üzerinden odaları otomatik olarak etiketliyor. Kullanıcılar bu uygulama üzerinden istedikleri bir bölgeye özel “noktasal temizlik” komutu da verebiliyor. Her temizlik sonrası, robotun nereleri temizlediğini gösteren bir “Temizlik Haritası” da uygulama üzerinden sunuluyor.

Kendi Kendini Temizleyen Akıllı İstasyon

Dyson’ın yeni robotu, temizlik sonrası bakım zahmetini de ortadan kaldırıyor. Cihaz, şarj ve boşaltma istasyonuna döndüğünde, 10 adet güçlü Dyson siklonu sayesinde torbasız haznesindeki kuru kirleri hijyenik bir şekilde boşaltıyor.

Bununla birlikte, ıslak temizlik için kullanılan mikrofiber silindir, istasyonda 60°C sıcaklıktaki su ve antibakteriyel çözelti ile yıkanıyor. Yıkama işlemi bittikten sonra ise 45°C sıcak hava ile kurutularak küf ve koku oluşumunun önüne geçiliyor. Bu sayede robot, her temizliğe tamamen hijyenik bir şekilde başlıyor.

Dyson Spot+Scrub™ Ai, Türkiye’de 59.999 TL fiyat etiketiyle satışa sunuldu. Peki, Dyson’ın yeni robot süpürgesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

iPhone 18 Fiyatları Zamlanacak mı?

Artan DRAM ve NAND flash bellek fiyatları, teknoloji dünyasında Apple’ın en çok konuşulan şirketlerden biri haline gelmesine neden oldu. Özellikle bu yılın sonlarına doğru piyasaya sürülmesi beklenen iPhone 18 serisinin zamlanıp zamlanmayacağı konusu, şu sıralar gündemi meşgul eden en büyük tartışmalardan biri olarak dikkat çekiyor.

DRAM Maliyetleri Rekor Kırarken iPhone 18 Fiyatı Ne Olacak?

Teknoloji devinin 2026’nın sadece ilk yarısı için uzun vadeli tedarik anlaşmaları yaptığı bildirilirken, önceki söylentiler yüksek depolama alanına sahip iPhone 18 modellerinin fiyat artışına maruz kalacağını iddia ediyordu. Ancak uzman bir analist, Apple’ın bu durumu fırsata çevirebileceği görüşünde. Analiste göre şirket, çip maliyetlerini üstlenerek piyasadaki bu kaostan tam anlamıyla yararlanmalı. Şirketin Hizmetler bölümünün sürekli para kazandırması, bu maliyet artışını dengelemek için yeterli bir finansal koruma sağlayabilir.

TF International Securities analisti Ming-Chi Kuo, Apple’ın bellek fiyatlandırma stratejisine dair önemli detaylar paylaştı. Şirketin daha önce Samsung ve SK Hynix ile anlaşmalar yapmak için yöneticilerini uzun süreliğine görevlendirdiği biliniyordu. Kuo’ya göre Apple artık altı ayda bir DRAM tedarik anlaşması yapamıyor; bunun yerine fiyatlandırmalar üç ayda bir değişecek şekilde müzakere ediliyor. Analist ayrıca NAND fiyat artışlarının DRAM’e kıyasla biraz daha düşük olduğunu belirtiyor.

iPhone’larda Kapandı Açılmıyor Sorunu: Batarya mı, Anakart mı?

iPhone’larda Kapandı Açılmıyor Sorunu: Batarya mı, Anakart mı?

iPhone'unuz kapanıp açılmıyorsa, nedeni çok çeşitli olabilir. Sorunun kaynağını öğrenin ve çözümleri keşfedin.

Apple için en iyi senaryonun herhangi bir fiyat artışından kaçınmak olduğu belirtiliyor. Analist, bunun mevcut bellek krizinden yararlanmak için ideal bir fırsat olduğunu savunuyor. Eğer Apple, iPhone 18 lansmanında fiyatları sabit tutma konusunda kararlı davranırsa pazar payını önemli ölçüde artırma şansı yakalayabilir. Cupertino merkezli firmanın her çeyrekte istikrarlı gelir getiren Hizmetler bölümü, bu fiyat emilimini telafi edecek güce sahip.

iPhone 18, Apple, DRAM fiyatları, Ming-Chi Kuo, iPhone 18 fiyatı, teknoloji haberleri, bellek maliyetleri

Fiyatları sabit tutmak mükemmel bir pazarlama stratejisi olabilir çünkü başka hiçbir şirketin bu maliyetleri üstlenmesi beklenmiyor. Şu anda Apple’ın 12GB LPDDR5X RAM için 70 dolar ödemesi bekleniyor. Bu rakam, tedarik zincirine 2025’in başında ödenen miktara kıyasla yüzde 230’luk bir artışa işaret ediyor. Aynı stratejinin Mac serisi için de uygulanabileceği ve Apple’ın bu duruşu benimseyerek dizüstü bilgisayar rakiplerinden pazar payı çalabileceği ifade ediliyor.

Oppo Find X10 Pro Ekranı ile iPhone 17 Pro’yu Üzecek

Oppo Find X10 Pro Ekranı ile iPhone 17 Pro’yu Üzecek

Yeni sızıntılar, Oppo Find X10 Pro ekran özellikleri hakkında heyecan verici detayları ortaya çıkardı. BT.2020 renk gamı ve 1.5K çözünürlük sizi bekliyor.

Sizce Apple artan maliyetlere rağmen iPhone 18 serisinde fiyatları sabit tutmayı başarabilir mi, yoksa yeni modellerde ciddi bir zamla karşılaşır mıyız?

EA FC 27 Açık Dünya Olacak

Yıllardır futbol oyunu tutkunlarının hayallerini süsleyen EA FC 27 açık dünya modu iddiaları, Electronic Arts’ın attığı somut bir adımla nihayet resmiyet kazanma yoluna girdi. Uzun süredir devam eden sızıntılar ve söylentiler, EA’in yeni bir ticari marka tescili yapmasıyla birlikte doğrulandı. Bu gelişme, popüler futbol serisinin tarihinde bir devrim niteliği taşıyabilir ve oyunculara şimdiye kadar görülmemiş bir deneyim sunabilir.

EA FC 27 Açık Dünya Modu “FC The Grounds” Adıyla Geliyor

Sektördeki söylentileri somut bir kanıta dönüştüren en önemli gelişme, EA Sports’un “FC The Grounds” ismi için resmi ticari marka başvurusunda bulunması oldu. Bu isim, oyunun geleneksel menü tabanlı yapısından çıkarak, oyuncuların serbestçe dolaşabileceği, etkileşime girebileceği ve çeşitli aktivitelere katılabileceği canlı bir dünyaya işaret ediyor. Bu hamle, açık dünya modunun sadece bir konsept olmadığını, aksine geliştirme sürecinin önemli bir aşamasında olduğunu gösteriyor.

Daha önce ortaya atılan iddialar, bu yeni modun yapısının NBA 2K serisindeki “The City” veya “The Neighborhood” modlarına benzer bir mantıkla çalışacağını öne sürüyordu. Oyuncular, kendi oluşturdukları avatarlarla bu sanal dünyada gezinebilecek, diğer oyuncularla tanışabilecek ve farklı futbol etkinliklerine katılabilecekler. Tescil edilen “The Grounds” (Saha, Alan) ismi de bu beklentileri tam anlamıyla karşılıyor.

https://twitter.com/gamer_matheusx/status/2015964505176441211

Bununla birlikte, sızdırılan bilgilere göre bu açık dünya, “District” adı verilen farklı bölgelerden oluşacak. Her bir bölgenin, dünyanın farklı yerlerindeki futbol kültürlerinden ilham alarak tasarlanacağı belirtiliyor. Örneğin, Brezilya’nın sokak futbolu temasını yansıtan bir bölge ile İngiltere’nin klasik stadyum atmosferini yansıtan başka bir bölge arasında geçiş yapmak mümkün olabilir. Bu yapı, oyunun tekrar oynanabilirliğini artırırken, oyunculara sürekli olarak yeni keşif alanları sunacaktır.

Futbol Oyunlarında Yeni Bir Dönem mi Başlıyor?

EA FC serisine eklenecek bir açık dünya modu, sadece oyunun kendisi için değil, tüm spor oyunları türü için de bir dönüm noktası olabilir. Yıllardır “maç yap, menüye dön, tekrar maç yap” döngüsüne sıkışan futbol oyunları, bu hamleyle çok daha geniş ve sosyal bir deneyime evrilebilir. Oyuncuların maçlar dışında da vakit geçirebilecekleri, avatarlarını kişiselleştirebilecekleri, mini oyunlara katılabilecekleri ve sosyal bir merkezde buluşabilecekleri bir platform, serinin ömrünü ve oyuncu bağlılığını önemli ölçüde artıracaktır.

Bu yeni modun potansiyel özellikleri arasında şunlar yer alabilir:

  • Kapsamlı Avatar Kişiselleştirme: Oyuncular, kendi sanal karakterlerini A’dan Z’ye tasarlayabilir ve giyim tarzından aksesuarlarına kadar her detayı özelleştirebilir.
  • Sokak Futbolu ve Mini Oyunlar: Ana stadyum maçlarının yanı sıra, 3’e 3 veya 5’e 5 sokak maçları, antrenman sahalarında şut ve pas yarışmaları gibi çeşitli mini oyunlar bulunabilir.
  • Sosyal Merkezler ve Kulüpler: Oyuncular, belirli alanlarda toplanarak sosyalleşebilir, takımlar kurabilir ve özel turnuvalara katılabilirler. Bu, Pro Clubs modunun çok daha gelişmiş bir versiyonu olabilir.
  • RPG Benzeri İlerleme: Oyuncular, görevleri tamamlayarak veya etkinliklere katılarak avatarlarının yeteneklerini geliştirebilir, yeni özellikler ve ekipmanlar açabilirler.

EA Sports’un bu adımı, özellikle Ultimate Team moduna alternatif, uzun soluklu ve daha az rekabetçi bir deneyim arayan oyuncu kitlesini hedefliyor olabilir. “FC The Grounds”, oyunculara sadece bir futbol simülasyonu değil, yaşayan bir futbol dünyası sunma vaadi taşıyor. EA FC oyunlarının genellikle sonbahar aylarında piyasaya sürüldüğü göz önüne alındığında, bu devrim niteliğindeki yeni modla ilgili ilk resmi duyuruların ve oynanış videolarının yaz aylarında yapılması bekleniyor. Şimdilik kesin olan bir şey var ki, EA FC 27, serinin hayranları için bugüne kadarki en heyecan verici ve yenilikçi oyun olmaya aday.

Excalibur 31.5 inç 2K 180Hz Curved Monitör Oyunu Değiştiriyor

Excalibur 31.5 inç 2K 180Hz Curved Monitör Oyunu Değiştiriyor

Excalibur, oyuncuların ve profesyonel kullanıcıların beklentilerini aynı noktada buluşturan yeni nesil monitörünü piyasaya sundu.

Peki, EA FC 27’nin açık dünya modu hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!