Mobil dünyasının gözü kulağı Snapdragon 8 Gen 5 işlemcisine çevrildi. Qualcomm, merakla beklenen yeni nesil yonga setinin tanıtım tarihini nihayet doğruladı. Teknoloji tutkunları, bu duyuruyla birlikte geri sayıma başladı.
Snapdragon 8 Gen 5 ne zaman tanıtılacak?
Şirket tarafından paylaşılan resmi davetiyeye göre, büyük lansman 26 Kasım tarihinde gerçekleşecek. Bu tarih, Android amiral gemisi telefonlar için yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Teknoloji devi, etkinlikte sadece hızı değil, yapay zeka yeteneklerini de ön plana çıkaracak.
Performans sınırları zorlanacak
Yeni işlemcinin, TSMC’nin gelişmiş üretim teknolojisiyle banttan inmesi bekleniyor. Sızıntılara göre, güncellenen Oryon çekirdekleri sayesinde hem işlem gücünde hem de enerji verimliliğinde büyük bir sıçrama yaşanacak. Bu sayede telefonlar, en ağır oyunları bile ısınmadan ve pil tüketimini minimumda tutarak çalıştırabilecek.
İlk hangi modellerde göreceğiz?
Gelenek bozulmayacak gibi görünüyor ve Xiaomi’nin yeni serisinin bu gücü kullanan ilk cihazlardan biri olması bekleniyor. Ayrıca Samsung ve OnePlus gibi devlerin de 2026 yılı amiral gemisi modellerinde bu yonga setine yer vereceği biliniyor. Rekabetin kızışacağı bu dönemde kullanıcıları heyecan verici seçenekler bekliyor.
Teknoloji dünyasında yaşanan son gelişmeler, tüketici elektroniği pazarında endişe yaratan bir tablo çiziyor. Xiaomi Grup Başkanı Lu Weibing, yaptığı çarpıcı açıklamayla akıllı telefon fiyatları konusunda kullanıcıları uyardı. Sektör devine göre, artan bileşen maliyetleri nedeniyle önümüzdeki yıl, ceplerimizi daha fazla yakacak fiyat etiketleriyle karşılaşacağız.
Akıllı telefon fiyatları neden hızla artıyor?
Fiyat artışlarının temelinde, bellek yongası (RAM ve depolama) üretiminde yaşanan maliyet patlaması yatıyor. Yapay zeka teknolojilerinin yükselişiyle birlikte, çip üreticileri kapasitelerini sunucu ve veri merkezi donanımlarına kaydırdı. Bu durum, mobil cihazlar için üretilen standart belleklerin arzında ciddi bir daralmaya yol açtı. Dolayısıyla, azalan arz ve artan talep dengesizliği maliyetleri doğrudan yukarı çekiyor.
Yapay zeka odaklı üretim dengeleri bozdu
Samsung ve SK Hynix gibi dev bellek üreticileri, üretim hatlarını kârlılığı daha yüksek olan AI (Yapay Zeka) çiplerine ayırıyor. Bu stratejik değişim, akıllı telefon üreticilerinin bileşen tedarik ederken daha yüksek faturalarla karşılaşmasına neden oluyor. Lu Weibing, bu maliyet artışının sadece şirketler tarafından absorbe edilemeyecek kadar büyük olduğunu vurguluyor.
2026 yılında bizi neler bekliyor?
Analizlere göre, yeni nesil amiral gemisi telefonların fiyatlarında %20 ile %30 arasında bir artış yaşanabilir. Bu durum sadece Xiaomi ile sınırlı kalmayacak, tüm sektörü etkisi altına alacaktır. Kullanıcılar, daha yüksek performanslı cihazlara erişmek için bütçelerini ne yazık ki artırmak zorunda kalacaklar. Şirketler ise bu artışı tüketiciye yansıtmamak için çabalasa da, ekonomik gerçekler zammı kaçınılmaz kılıyor.
Apple, yazılım dünyasında devrim yaratacak macOS Tahoe 26.2 güncellemesi ile kullanıcıların karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Teknoloji devi, bu yeni sürümle birlikte birden fazla Mac bilgisayarın gücünü tek bir merkezde toplamayı hedefliyor. Bu özellik, özellikle yüksek performans gerektiren işlemler için heyecan verici bir çözüm sunuyor.
macOS Tahoe 26.2 güncellemesi neler getiriyor?
Yeni işletim sistemi sürümü, “Hesaplama Kümesi” adı verilen yenilikçi bir altyapıya sahiptir. Bu sistem, kullanıcıların ev veya ofislerindeki farklı Mac cihazlarını kablosuz veya kablolu olarak birbirine bağlamasına izin veriyor. Sonuç olarak, cihazlar tek bir süper bilgisayar gibi hareket ederek işlem kapasitesini katlıyor.
Yapay zeka için muazzam performans artışı
Günümüzde yapay zeka modelleri ve büyük dil modelleri (LLM) ciddi donanım gücü talep etmektedir. Bu yeni özellik sayesinde, birleştirilen cihazların GPU ve NPU birimleri ortak bir havuzda çalışıyor. Böylece tek bir cihazın çalıştırmakta zorlandığı karmaşık yapay zeka projeleri, akıcı ve hızlı bir şekilde işleniyor.
Atıl duran cihazlar değerleniyor
Bu özellik sadece profesyoneller için değil, eski cihazlarını değerlendirmek isteyenler için de bir fırsattır. Kullanıcılar, kenarda duran eski Apple Silicon işlemcili Mac’lerini ana bilgisayarlarına bağlayarak ek güç elde ediyor. Bu sayede donanım israfının önüne geçiliyor ve verimlilik maksimum seviyeye çıkıyor.
Google, teknoloji dünyasının merakla beklediği en iyi Android uygulamaları ve oyunları listesini nihayet açıkladı. Her yıl düzenlenen bu prestijli ödüller, kullanıcı deneyimini zenginleştiren ve yenilikçi çözümler sunan yapımları onurlandırıyor. 2025 yılına damgasını vuran yapımlar arasında özellikle yapay zeka destekli araçlar ve yaratıcı oyunlar dikkat çekiyor.
Google tarafından seçilen en iyi Android uygulamaları
Bu yılın genel klasmandaki kazananı, üretkenliği artırmayı hedefleyen “Focus Friend” oldu. Ünlü içerik üreticisi Hank Green tarafından geliştirilen bu uygulama, odaklanmayı oyunlaştırarak kullanıcıların dikkat dağınıklığını azaltmasına yardımcı oluyor. Google editörleri, uygulamanın sunduğu sevimli arayüzü ve etkili zaman yönetimi özelliklerini övgüyle bahsetti.
Oyun dünyasının zirvesindeki isimler
Oyun kategorisinde ise büyük ödülü “Pokémon TCG Pocket” kucakladı. Kart oyunu tutkunlarını dijital dünyada buluşturan yapım, görsel kalitesi ve sadık kaldığı orijinal mekanikleriyle tam not aldı. Ayrıca çok oyunculu kategoride “Dunk City Dynasty”, hikaye anlatımıyla ise “Disco Elysium” öne çıkan diğer yapımlar arasında yerini aldı.
Farklı cihazlar için öne çıkanlar
Teknoloji devi sadece telefonlarla sınırlı kalmadı, diğer platformları da unutmadı. Çoklu cihaz desteği konusunda fotoğraf düzenleme aracı “Luminar” en iyi uygulama seçilirken, yarış oyunu “Disney Speedstorm” en iyi oyun ödülüne layık görüldü. Akıllı saatlerde “SleepisolBio”, tabletlerde ise “Goodnotes” kullanıcıların favorisi olmayı başardı.
Microsoft, merakla beklenen Game Pass yeni oyunlar duyurusuyla Kasım ayının ikinci yarısında kütüphaneye eklenecek yapımları paylaştı. Oyuncuları bu ay özellikle aksiyon ve yarış türündeki popüler yapımlar karşılıyor. Şirket, abonelerine sunduğu geniş yelpaze ile yıl sonuna güçlü bir giriş yapmayı hedefliyor.
Game Pass yeni oyunlar ve çıkış takvimi
Kasım ayının ikinci yarısında eklenecek oyunların başında Ubisoft’un sevilen yarış oyunu The Crew Motorfest geliyor. Ayrıca macera tutkunları için Revenge of the Savage Planet bugünden itibaren erişime açılıyor. Microsoft, bu dönemde hem bağımsız yapımlara hem de büyük bütçeli oyunlara dengeli bir şekilde yer veriyor.
Kasım ve Aralık aylarında gelecek yapımlar
Listeye 20 Kasım tarihinde Monsters are Coming! Rock & Road ve The Crew Motorfest dahil oluyor. Hemen ardından 25 Kasım’da hikaye odaklı aksiyon oyunu Banishers: Ghosts of New Eden ve eğlenceli yapısıyla dikkat çeken Kill It With Fire 2 oyuncularla buluşacak. Aralık ayının ilk sürprizi ise 1 Aralık’ta kütüphaneye eklenecek olan Marvel Cosmic Invasion olacak.
Kütüphaneden ayrılan oyunlar
Yeni oyunlar gelirken bazı yapımlar da platforma veda ediyor. Yapılan açıklamaya göre 30 Kasım itibarıyla Octopath Traveler serisi, Lords of the Fallen ve Barbie Project Friendship kütüphaneden kaldırılacak. Bu oyunları oynamak isteyenlerin ellerini çabuk tutması gerekiyor.
Peki, Game Pass yeni oyunlar hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Epic Games Store, platform kullanıcılarının uzun süredir talep ettiği ve dijital mağazacılığın olmazsa olmazlarından biri olan bir özelliği sonunda sistemine entegre etti. Yapılan resmi duyuru ile birlikte, artık Epic Games Store üzerinden arkadaşlarınıza dijital oyunlar hediye etmeniz mümkün hale geldi. Bu yeni özellik sayesinde, sevdiğiniz bir oyunu satın alarak dilediğiniz kişiye gönderebiliyorsunuz; ancak bu işlemi sorunsuz gerçekleştirebilmek için hediyeyi göndereceğiniz kişinin de aktif bir Epic Games hesabına sahip olması gerekiyor.
Epic Games Store oyun hediye etme özelliğini resmen başlattı
Hediye gönderme işlemi kullanıcı arayüzünde oldukça basit adımlarla kurgulanmış durumda. Bir oyunun mağaza sayfasına girdiğinizde, normal “Şimdi Satın Al” butonunun hemen altında yeni bir “Hediye Et” butonu göreceksiniz. Bu butona tıkladığınızda, eğer o an giriş yapmadıysanız öncelikle hesabınıza giriş yapmanız isteniyor. Ardından, oyunu göndermek istediğiniz kişinin Epic hesabını seçmeniz, sistemde hazır bulunan mesaj şablonlarından birini tercih etmeniz ve hediyenin ne zaman “ulaşacağını” belirlemeniz gerekiyor. Yani hediyenin iletileceği tarihi kendiniz planlayarak özel günler için zamanlama yapabiliyorsunuz.
Epic Games, olası karmaşaları önlemek adına kullanıcı dostu bir iade politikası da açıkladı. Eğer hediye göndermeye çalıştığınız kişi zaten o oyuna sahipse, yaptığınız ödeme otomatik olarak iade ediliyor. Benzer şekilde, karşı taraf gönderdiğiniz hediyeyi kabul etmeyip reddederse de paranızı geri alabiliyorsunuz. Ancak platform üzerindeki her içeriğin hediye edilemediğini belirtmekte fayda var. Ücretsiz oyunlar, abonelik servisleri, ön satın alım teklifleri ve sanal oyun içi para birimleri şimdilik hediye gönderme sisteminin kapsamı dışında tutuluyor ve bu içerikler hediye olarak başkasına gönderilemiyor.
Epic Games, yeni haftanın ücretsiz oyununu resmen açıkladı. Yapım, birçok kişiyi şimdiden heyecanlandırdı.
Oyun hediye etme özelliği online mağazaların en temel fonksiyonlarından biri olduğu için, Epic Games Store’un bu özelliği şimdiye kadar sunmamış olması aslında özelliğin eklenmesinden daha şaşırtıcı bir durumdu. Bu gecikmenin sebeplerinden biri, şirketin bugüne kadar önceliğini Steam ve Apple App Store’un komisyon oranlarını kırmaya vermiş olması olabilir. Hatırlanacağı üzere şirket, geliştiricilerin elde ettiği gelirin ilk 1 milyon dolarından kesinti yapmayacağını, sonrasında ise sadece yüzde 12’lik bir pay alacağını duyurmuştu. Bu strateji ile hem geliştiricileri hem de ücretsiz oyunlarla yeni kullanıcıları çekmeye odaklanan platform, şimdi de mağaza özelliklerini geliştirmeye başlamış görünüyor.
Uzun süredir eksikliği hissedilen bu özellik, oyuncuların birbirlerini mutlu etmesi ve oyun kütüphanelerini genişletmesi için oldukça kullanışlı bir araç olacaktır. Peki siz Epic Games Store’un sunduğu bu yeni hediyeleşme sistemi ve kısıtlamaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Yakın zamanda arkadaşlarınıza bu özellik üzerinden bir oyun hediye etmeyi planlıyor musunuz?
iPhone 17 WiFi hızı konusunda yapılan testler şaşırtıcı sonuçlar verdi. Apple, yeni serisinde kullandığı gelişmiş bağlantı teknolojileri sayesinde rakiplerine büyük bir fark atıyor. Ortaya çıkan veriler, şirketin donanım konusundaki iddiasını bir kez daha kanıtladı.
iPhone 17 WiFi hızı neden bu kadar yüksek?
Apple, uzun süredir dış tedarikçilere olan bağımlılığını azaltmak için kendi çiplerini geliştiriyor. Bu stratejinin bir sonucu olarak cihazlar, optimize edilmiş bir performans sunuyor. Test sonuçlarına göre yeni seri, veri aktarımında önceki modellere ve Android rakiplerine göre çok daha kararlı çalışıyor.
Kendi ürettiği çip fark yaratıyor
Şirket, bu modelde Broadcom gibi üçüncü taraf üreticiler yerine kendi tasarımı olan WiFi çipine geçiş yapıyor. Bu hamle, donanım ve yazılımın kusursuz bir uyum içinde çalışmasını sağlıyor. Sonuç olarak kullanıcılar, çok daha düşük gecikme süreleri ve yüksek indirme hızları deneyimliyor.
Geleceğin bağlantı standartları
Yeni nesil bağlantı teknolojisi sadece hızı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji verimliliğine de katkı sağlıyor. Cihaz, yüksek performans gerektiren işlemlerde bile pil ömrünü korumayı başarıyor. Bu gelişme, özellikle mobil oyun ve yüksek çözünürlüklü video akışı sevenleri memnun edecektir.
Teknoloji dünyasının dev ismi Logitech siber saldırı şoku ile sarsıldı. Şirket, güvenlik sistemlerinin ihlal edildiğini kabul eden bir açıklama yaptı. Bu gelişme, kullanıcılar ve sektör takipçileri arasında endişe yarattı.
Logitech siber saldırı süreci nasıl gelişti?
Bilgisayar korsanları, şirketten hassas veriler çaldıklarını iddia etti. Bu durum üzerine Logitech, güvenlik ekiplerini hemen devreye soktu. Yapılan ilk incelemeler sonucunda yetkisiz bir erişim tespit edildi. Saldırganların elinde şirkete ait bazı tescilli verilerin bulunduğu öne sürülüyor.
Çalınan verilerin kapsamı nedir?
Saldırıyı üstlenen grup, şirketin bazı kaynak kodlarını ele geçirdiğini belirtiyor. Ancak şirket, bu ihlalin boyutunun sınırlı olduğunu vurguladı. Yani, saldırganlar şirketin ana operasyonlarını durduracak kadar derine inemedi. Bu nedenle, üretim ve hizmet süreçleri kesintisiz devam ediyor.
Müşteri bilgileri tehlikede mi?
Kullanıcıların en çok merak ettiği konu kişisel verilerin güvenliğidir. Şirket sözcüsü, müşteri verilerinin bu saldırıdan etkilenmediğini net bir dille ifade etti. Buna göre, kredi kartı bilgileri veya şifreler güvende görünüyor. Yine de tedbiri elden bırakmamak ve şifreleri belirli aralıklarla güncellemek her zaman faydalıdır.
Apple, iOS 26.2 güncellemesiyle birlikte Japonya’daki iPhone kullanıcılarına köklü bir yenilik sunuyor. Şirketin yayınladığı iOS 26.2 betasında keşfedilen önemli bir entegrasyon detayı, yan tuşa uzun basma hareketinin artık yalnızca Siri’ye atanma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.
Siri zorunluluğu kalkacak
Bu sayede, Japonya’daki iPhone kullanıcıları yan tuşu uzun basarak üçüncü parti bir dijital asistanı etkinleştirebilecek. Bu gelişme, Apple ekosisteminde ilk kez gerçekleşiyor ve önemli bir dönüşümün başlangıcını işaret ediyor.
Siri zorunluluğu resmen kalkıyor.
iOS 26.2 beta 3’ün kodlarında, Apple’ın yan tuş işlevini sistem dışı bir asistana açtığını doğrulayan yeni ayar setleri bulunuyor. Bu setler arasında “Yan Tuşu Başka Bir Varsayılan Uygulamaya Ata”, “Bu uygulama artık yan tuşla kullanılamıyor” ve “Bölgenizde desteklenmiyor” gibi ifadeler yer alıyor.
Şu anki bilgilere göre, bu özellik yalnızca Japonya’daki iPhone kullanıcıları için geçerli olacak. Özelliği kullanmak için hem cihazın hem de Apple Kimliği’nin Japonya’da kayıtlı olması gerekiyor. Bu şartları sağlayan kullanıcılar, Siri yerine Google Gemini, Amazon Alexa veya Apple tarafından onaylanmış diğer üçüncü parti asistanları varsayılan olarak atayabilecek.
DRAM maliyetlerindeki yükseliş, ekran fiyatlarında da artışa sebep olacak gibi görünüyor.
Bu değişimin zamanlaması, Japonya’da bu yıl kabul edilen Mobil Yazılım Rekabet Yasası ile doğrudan ilişkili. Bu yasa, dijital platformların kendi hizmetlerine donanım tuşları üzerinden ayrıcalık tanımasını yasaklıyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Akıllı telefon hırsızlığı tüm dünyada artan bir sorun olmaya devam ederken, hırsızların hedefledikleri cihazlar konusunda oldukça seçici davrandıkları ortaya çıktı. Özellikle iPhone modelleri, hırsızlar arasında Samsung Galaxy cihazlara kıyasla çok daha fazla rağbet görüyor. Hatta bu durum o kadar ilginç bir hal aldı ki, bazı hırsızlık mağdurları, cihazlarının markası Samsung olduğu için telefonlarını geri alabiliyor. Londra’da yaşanan ve basına yansıyan olaylar, hırsızların Android tabanlı telefonları iPhone’lara kıyasla daha az tercih ettiğini ve hatta bazen çaldıktan sonra iade ettiklerini gösteriyor.
2025 yılı itibarıyla Android telefonların iPhone’lardan daha ucuz olduğu algısı aslında gerçeği yansıtmıyor. Samsung Galaxy S25 Ultra’nın fiyatı iPhone 17 Pro Max’ten daha yüksekken, Galaxy Z Fold 7 gibi katlanabilir modeller 2.000 dolar seviyelerinde satılıyor. Hatta Samsung’un yakında çıkacak olan üçe katlanır modelinin 3.000 doları bulması bekleniyor. Ancak telefon hırsızları piyasadaki bu fiyat değişiminden habersiz görünüyor. Hırsızlar, teknik özelliklere veya güncel mağaza fiyatlarına değil, cihazların ikinci el piyasasındaki hızlı nakit dönüşüne odaklanmış durumda ve bu alanda Apple ürünlerini daha değerli görüyorlar.
İngiltere’deki Metropolitan Polisi verilerine göre, sadece 2024 yılında Londra’da 117.211 cep telefonu hırsızlığı yaşandı. Polis kayıtlarında marka ayrımı yapılmasa da mağdurların anlattıkları, hırsızların Samsung telefonları istemediğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Örneğin 32 yaşındaki Sam isimli bir mağdur, sekiz kişilik bir çete tarafından soyulduğunda kamerasının ve beresinin çalındığını, ancak hırsızlardan birinin geri dönüp Samsung telefonunu ona iade ettiğini belirtiyor. Benzer şekilde Mark isimli bir başka kullanıcı da bisikletli bir hırsızın telefonunu çaldıktan sonra cihazın Samsung olduğunu fark edip yere attığını ifade ediyor.
Uzmanlar bu durumu güvenlik açıklarından ziyade ekonomik nedenlere bağlıyor. Siber güvenlik danışmanı Jake Moore, Apple cihazların ikinci el piyasa değerinin çok daha yüksek olduğunu ve bu yüzden hırsızlar için daha cazip bir hedef haline geldiğini belirtiyor. Hem iPhone hem de Android telefonlar gelişmiş güvenlik önlemlerine sahip. Hatta Android tarafında, cihazın elden kapkaç yöntemiyle çalındığını ivmeölçer yardımıyla algılayıp kilitleyen “Hırsızlık Tespit Kilidi” gibi özellikler bulunuyor. Ancak hırsızlar için belirleyici faktör kilit sistemleri değil, cihazın ne kadar kolay ve yüksek fiyata elden çıkarılabileceği oluyor.
Google, 2026'da çıkacak Android 17 kod adı için kararını verdi. Baklava'dan sonraki yeni tatlı Cinnamon Bun oldu. Detaylar haberimizde.
Sonuç olarak iOS ve Android arasındaki rekabet, hırsızlık dünyasında da ilginç bir yansıma bulmuş durumda. Samsung kullanıcıları, cihazlarının ikinci el değerinin hırsızlar tarafından daha düşük algılanması sayesinde bu tarz olaylardan cihazlarını kurtararak çıkabiliyor. Bu durum, teknolojik cihazların sadece donanımlarıyla değil, yarattıkları marka algısıyla da sokaktaki olayları nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. Peki, siz bu ilginç hırsızlık trendi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce kullandığınız telefonun markası hırsızlara karşı bir avantaj veya dezavantaj sağlıyor mu? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Counterpoint tarafından açıklanan veriler, Apple’ın yeni iPhone 17 serisinin Çin’deki kullanıcılar tarafından büyük bir ilgiyle karşılandığını gösteriyor. Şirketin Ekim ayındaki iPhone satışları, bir önceki yıla göre tam %37 oranında artış gösterdi.
iPhone 17, Çin pazarına damga vurdu
Apple, iPhone 17 modellerine gelen yoğun talep sayesinde, Ekim ayında Çin’de satılan tüm akıllı telefonların %25’ini oluşturdu. Bu oran, iPhone’ların ilgili ayda satılan her dört telefondan biri olduğu anlamına geliyor ve şirket, 2022 yılından bu yana ilk kez bu pazar payı seviyesine ulaştı. Apple’ın premium segmentteki rakiplerinin nispeten az olması, bu dönüm noktasının yakalanmasında önemli bir etken oldu.
Yeni iPhone modelleri olan iPhone 17, iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max çift haneli yüzdelik büyüme sağladı ve bu büyümenin liderliğini standart iPhone 17 modeli yaptı. Yeni serinin, Apple’ın toplam birim satışlarının %80’inden fazlasını oluşturduğu belirtiliyor.
Bu performans, Apple için Aralık çeyreğine giden en iyi başlangıç oldu ve toplam satışlar, daha önce Ekim 2021’de görülen zirveyi önemli ölçüde geçti. Çin’de satılan her dört akıllı telefondan birinin iPhone olması durumu, 2022’deki tek bir dönemin ardından tekrar gerçekleşti.
DRAM maliyetlerindeki yükseliş, ekran fiyatlarında da artışa sebep olacak gibi görünüyor.
Öte yandan, yerli markalar da Çin akıllı telefon pazarındaki genel büyümeye katkı sağlıyor. Xiaomi, 17 serisinin erken lansmanının etkisiyle on yıldan uzun bir süre sonra ilk kez pazarın ikinci sırasına yükseldi.
WhatsApp, dünya genelinde milyarlarca kullanıcısı olan popüler mesajlaşma platformunu geliştirmeye devam ediyor. Meta, iPhone kullanıcılarının uzun süredir beklediği bir özelliği nihayet test etmeye başladı. TestFlight üzerinden yayınlanan son beta sürümünde, uygulamanın çoklu hesap desteği sunduğu ortaya çıktı. Bu yeni özellik sayesinde kullanıcılar, artık tek bir iPhone üzerinden birden fazla WhatsApp hesabını yönetme imkanına sahip olacaklar.
iPhone’da iki WhatsApp hesabı dönemi başlıyor: Beta sürümü yayınlandı
Daha önceki dönemlerde kullanıcılar, aynı cihazda ikinci bir hesap kullanabilmek için WhatsApp Business uygulamasını indirmek veya güvenilirliği kesin olmayan çeşitli geçici çözümlere başvurmak zorundaydı. WABetaInfo tarafından keşfedilen güncelleme ile bu süreç tamamen değişiyor. Ayarlar menüsüne eklenen yeni “Hesap Listesi” bölümü veya QR kodunun yanındaki özel buton sayesinde, kullanıcılar ikincil bir cihaza ihtiyaç duymadan doğrudan uygulama içerisinden yeni bir hesap ekleyebilecekler. Bu hamle aynı zamanda uygulamanın sadece telefon numarası yerine kullanıcı adı desteğine geçiş sürecinin de bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Mevcut beta sürümünde WhatsApp, şimdilik en fazla iki hesabın senkronize bir şekilde çalışmasına izin veriyor. Eklenen bu yeni hesap, daha önce hiç kullanılmamış yeni bir numara olabileceği gibi, başka bir cihazda aktif olan mevcut bir hesap da olabiliyor. Kullanıcılar “eşlik eden mod” sayesinde, başka bir telefondaki hesaplarını QR kod taratarak iPhone’larına bağlayabiliyor ve mesajların otomatik olarak ana cihazla eşleşmesini sağlayabiliyor. Bu esnek yapı, birden fazla numarayı tek bir arayüz üzerinden yönetmeyi oldukça verimli ve pratik bir hale getiriyor.
WhatsApp, Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemesi kapsamında üçüncü taraf sohbet uygulamalarının entegrasyonuna izin verecek.
Özelliğin en önemli detaylarından biri de hesapların birbirine karışmasını önleyen ayrıştırılmış ayar yapısı. Her hesap; sohbet geçmişi, yedekleme yapılandırması ve bildirim sesleri gibi kendi özel tercihlerine sahip olacak. Yani bir hesapta yaptığınız ayar değişikliği, diğer hesabınızı etkilemeyecek ve gelen bildirimlerde mesajın hangi hesaptan geldiği kullanıcılara net bir şekilde gösterilecek. Henüz resmi bir çıkış tarihi açıklanmasa da, test sürecinin oldukça ilerlemiş olması özelliğin çok yakında tüm kullanıcılara sunulacağını işaret ediyor.
Özellikle iş ve özel hattını ayırmak isteyen ancak yanında iki farklı telefon taşımak istemeyen iPhone sahipleri için bu güncelleme büyük bir kolaylık sağlayacak. Yıllardır Android ekosisteminde veya farklı yöntemlerle kullanılabilen bu özelliğin iOS platformuna yerel olarak gelmesi iletişim alışkanlıklarını değiştirebilir. Peki, siz bu yeni özellik hakkında ne düşünüyorsunuz? Günlük yaşantınızda veya iş hayatınızda aynı telefonda iki farklı WhatsApp hesabı kullanmaya ihtiyaç duyuyor musunuz?