Barbie sonunda dijitale geliyor! İşte yayınlanacağı platform

Yaz aylarında rekorlar kırmayı başaran Barbie filmi, yıl bitmeden dijital platformlara gelmeye hazırlanıyor. İlk olarak 21 Temmuz’da gösterime giren romantik komedi yapımı, 2023’ün en çok kazanan filmi olmayı başardı. Peki Barbie hangi platformda yayınlanacak?

Barbie 15 Aralık’ta HBO Max’te yayınlanacak

Gişe rekorları kıran Barbie 15 Aralık’ta HBO Max’te dijital dünyaya adım atacak. Warner Bros. tarafından dağıtımı yapılan film, şirketin kendi dijital platformunda yayınlanmış olacak. Ancak HBO Max’in Türkiye’de yayında olmadığını belirtelim.

Filmin ülkemizde hangi platformdan yayınlanacağı şimdilik belirsiz. Netflix ve BluTv’nin daha önce bazı HBO Max yapımlarının haklarını aldığını biliyoruz. Ancak Barbie filmi için duyurulmuş bir karar bulunmuyor.

Sosyal medya karıştı: Barbenheimer filmi gerçek oluyor!

Sosyal medya karıştı: Barbenheimer filmi gerçek oluyor!

Barbie ve Oppenheimer'ın birleşimi Barbenheimer filmi gerçek oluyor. Parodi şeklinde hazırlanacak yapım 2024'te çekilecek.

Sinemada gösterime giren yapımdan bazı farklılıklar içereceği bildirildi. Bunların başında erişilebilirlik açısından önemli hizmetler sunulacak. Filmin, sinema gösteriminden farklı olarak, Amerikan İşaret Dili seçeneğine sahip olacağı aktarıldı.

Barbie rolünde Margot Robbie ve Ken rolünde Ryan Gosling’in olduğu romantik komedi yapımı, Temmuz ayında vizyona girdi. Dünya çapında 1,4 milyar doların üzerinde hasılat elde eden Barbie, 2023’ün en çok kazanan yapan filmi oldu.

barbie

Greta Gerwig’in Noah Baumbach ile birlikte yazdığı ve yönettiği Barbie, ikonik oyuncak bebeğe modern bir yorum getiriyor. Mükemmel dünyasını terk eden Margot Robbie, gerçek dünyada yaşamanın ne kadar zor olduğunu fark ediyor. Filmin oyuncu kadrosunda America Ferrera, Kate McKinnon, Michael Cera ve Simu Liu bulunuyor.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Güvenliğiniz tehlikede! Yapay zeka, kötü niyetli saldırılara karşı ne kadar savunmasız?

Son zamanların en popüler teknolojileri arasında yer alan yapay zeka; kamu kurumlarından sağlık sektörüne, otonom araçlardan mobil cihazlara birçok alanda aktif bir şekilde kullanılmaktadır. İnsanlarla arasındaki etkileşimi önemli bir boyuta ulaşmış durumda olan teknolojiyle ilgili bir araştırma, bazı dikkat çekici bulguları gözler önüne seriyor. İşte detaylar

Yapay zeka sistemleri, sanıldığından daha savunmasız!

Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesi’nin yürütmekte olduğu bir araştırma projesi kapsamında, yapay zeka güvenliği masaya yatırıldı. Sistemlerin kötü niyetli saldırılara karşı neler yapabildiğini görmek adına sınırların zorlandığı araştırmada, son derece kritik sonuçlara ulaşıldı. Bu sonuçlar, günümüz koşullarında bu sistemlerin sanıldığından çok daha savunmasız olduğunu ortaya koyuyor.

QuadAttacK

Araştırma süresince yapılan düşmanca denemeler, yapay zeka sistemlerine sağlanan veri akışının manipüle edilmesi suretiyle gerçekleştirildi. “QuadAttacK’ isimli özel bir yazılım aracılığıyla yapılan denemelerde sistemlerin karar verme süreçleri detaylı bir şekilde incelenerek olası güvenlik açıkları tespit edildi.

ChatGPT’nin çok beklenen özelliği bir başka bahara kaldı!

ChatGPT’nin çok beklenen özelliği bir başka bahara kaldı!

ChatGPT için sunulacak olan GPT Store 2024'e kaldı. Bu mağaza, kullanıcıların özel GPT modellerinden para kazanmasını sağlayacak.

Tespit edilen farklı güvenlik açıkları üzerine yoğunlaşan araştırmacılar, sistemlerin güvenlik seviyesinin beklenenden çok daha düşük seviyede olduğunu ifade ettiler. Örneğin yapay zeka ile veri analizi yapan bir X-ray cihazının incelediği verileri kolaylıkla değiştirilebilmesiyle sonuçlanabilecek bu güvenlik açıkları, birçok kritik sektörü de büyük bir risk faktörüyle karşı karşıya bırakıyor.

Gerçekleştirilen bu kritik araştırmanın bilimsel raporları henüz tam anlamıyla hazırlanmamış olsa da araştırma eskiz haliyle bile ziyadesiyle dikkat çekici görünüyor. Peki, sizler bu konuyla alakalı olarak neler düşünüyorsunuz? Sizce bu bulgular, kapsamlı bir değişikliğe gidilmesine önayak olabilir mi? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmından paylaşabilirsiniz.

Intel’den AMD’ye şok sözler! Kullanıcılar kandırılıyor mu?

Intel, AMD’nin işlemci markası hakkında kullanıcıları bilgilendirmeyi amaçlayan “Core Truths” adlı bir pazarlama kampanyası başlattı. Birtakım pazarlama görselleri hazırlayan şirket, Ryzen yongalarındaki numaralandırma şemasının kafa karıştırıcı olduğunu belirtti. Ayrıca AMD’yi eski ürünleri yeniymiş gibi göstermekle suçladı.

Intel: AMD Ryzen 7 serisi neden Zen 2 tabanlı?

AMD, Ryzen 7 serisini uygun fiyatlı sunabilmek amacıyla eski mimarileri kullanmaya devam ediyor. Ancak Intel, AMD’nin Ryzen 5 7520U gibi isimlendirmelerinin, “teknolojinin gerçek doğasını” gizlediğini savunuyor. Bu durum ise yeni işlemcilerin eski mimarilerle geliştirildiğinin üstünü örtüyor.

Intel, isimlendirme yapısını parçalayarak 7520U’nun aslında 2019’daki Zen 2 mimarisine dayandığını ifade etti. İşlemcinin 7 serisiyle sunulmasına rağmen, yeni mimariye dayanmadığını ifade etti. Şirketin iddiasına göre mimari, üçüncü rakamda gizleniyor. Yani “2” rakamı Zen 2’yi temsil ediyor.

ABD vermedi, Çin kendi yaptı! İşte Nvidia’ya rakip ekran kartı

ABD vermedi, Çin kendi yaptı! İşte Nvidia’ya rakip ekran kartı

Yapay zeka ve yüksek performanslı bilgi işlem odaklı Loongson LG200 GPU tanıtıldı. Çin'den gelen bu çip neler sunuyor?

Intel, iddialarını desteklemek için bazı performans sonuçları da sundu. 13. nesil Core i5 1335U’nun, Ryzen 5 7520U’ya karşı yüzde 80 daha başarılı olduğunu ifade etti. Bundan dolayı da Ryzen 5 7520U’nun eğitim ve öğrenci cihazlarında “son teknolojiyi” yansıtmadığını aktardı.

Bilmeyenler için AMD, Ryzen 7020 işlemcilerini uygun fiyatlı dizüstü bilgisayarlara yerleştiriyor. Intel ise daha yüksek performans ve verimlilik sunduğu gerekçesiyle 13. nesil Core i3 serisini tavsiye ediyor.

AMD Ryzen

Core Truths kampanyasıyla birlikte Intel, AMD’nin mobil numaralandırmadaki “hilesini” ortaya çıkarmak istedi. Özellikle eğitim sektöründeki uygun fiyatlı kullanıcıları hedefleyen şirket, AMD’nin eski mimarilerini kullanmasına dikkat çekiyor.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Her şeyin sahibi! Çin’in dev şirketi Tencent hakkında bilmedikleriniz

1

Dünyanın en değerli şirketleri tartışılırken Apple, Microsoft ve Google gibi isimlerin yanı sıra “Tencent” bu devler arasında öne çıkıyor. Şirket, değer olarak Exxon, MasterCard ve Samsung’u geride bırakıyor. Tencent, birçokları için ‘her şeyin sahibi’ gizemli bir şirket olmaya devam ediyor ve adı geçtiğinde genellikle şaşkınlıkla karşılanıyor.

Tencent: Sessiz imparatorluk

Çin merkezli bir teknoloji devi olan “Tencent” dünya genelinde etkileyici bir varlık haline geldi. Şirket, internet endüstrisindeki lider konumuyla dikkat çekiyor. Oyun, sosyal medya, e-ticaret, yapay zeka alanlarında geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi sunuyor.

tencent-pekinin-genclik-modu-davasiyla-karsi-karsiya

WeChat gibi popüler sosyal medya ve iletişim platformlarına sahip olan Tencent, dünya çapında milyonlarca kullanıcıya erişim sağlıyor. Ayrıca oyun endüstrisinde de önemli bir rol oynayan şirket, League of Legends gibi uluslararası çapta popüler oyunlarla geniş bir oyuncu kitlesine hitap ediyor. Tencent’in çeşitlendirilmiş portföyü, yenilikçi yaklaşımı ve küresel etkisi, şirketi dünya çapında bir teknoloji lideri haline getiriyor.

WeChat güvenlik riski nedeniyle o ülkede yasaklandı!

WeChat güvenlik riski nedeniyle o ülkede yasaklandı!

Kanadalı yetkililerin WeChat ve TikTok kullanması, uygulamaların kullanıcı cihazlarından önemli miktarda veri toplaması nedeniyle yasaklandı.

Tencent’in Çin’deki hakimiyeti

Tencent, Apple, Microsoft ve Google gibi devlerle aynı ligde yer almasına rağmen, adı geçtiğinde genellikle şaşkın ifadelerle karşılanan bir şirket. Bu devasa Çin şirketi, perde arkasında birçok sektörde faaliyet gösteriyor ve muazzam bir etki alanına sahip. Tencent’in varlığı, özellikle Çin’de, hayatın her alanını kapsayan tek bir uygulama olan WeChat sayesinde kendini gösteriyor.

WeChat'in sahibi Tencent Amerika yasağına omuz silkti

WeChat: Çin’in sosyal yaşam döngüsü

WeChat, Çin’in günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Bankacılık, oyun, alışveriş, sosyal medya gibi birçok hizmeti içinde barındıran bu uygulama, Çin’in dev nüfusu tarafından günde dört saatten fazla kullanılıyor. Ancak bu kapsamlı entegrasyon, kullanıcı verilerinin tek bir şirketin kontrolünde olmasıyla beraber endişelere neden oluyor.

Gözetim altında: Tencent ve Çin hükümeti ilişkisi

WeChat üzerinden yapılan iletişimlerin sansürlenmesi ve izlenmesi, Çin hükümetinin kontrolü altında gerçekleşiyor. Bu durum, kullanıcıların özel mesajlarına dahi erişim izni olmadan müdahale edilebileceği bir ortam yaratıyor. Tencent’in Çin Komünist Partisi ile bu denli iç içe olması, gözetim endişelerini arttırıyor ve bu durum, WeChat’in güçlü bir gözetleme aracına dönüşmesine neden oluyor.

Küresel etki: Tencent’in uluslararası genişlemesi

Tencent, küresel bir oyuncu olma vizyonuyla Reddit, Tesla, Discord, Spotify ve Ubisoft gibi birçok şirkete yatırım yapmış durumda. Oyun sektöründeki hakimiyeti dikkat çekerken, ödeme sistemlerinden müziğe, e-sporlardan Hollywood filmlerine kadar birçok alanda etkinlik gösteriyor.

Ancak Tencent’in uluslararası nüfuzunu kullanma potansiyeli, ABD ve Hindistan tarafından güvenlik tehdidi olarak değerlendiriliyor. Tencent, büyüklüğü ve iş başarısı ile, tartışmaları ve siyasi entrikaları peşinden sürüklüyor. Dev şirket, etkili olduğu kadar tartışmalı bir imparatorluk olduğunu ortaya koyuyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz. Yorumlarda buluşalım.

Google yine GPT 4’ün gerisinde kaldı!

Google bu yılın başlarında düzenlediği I/O 2023 etkinliğinde multimodal yeteneklere sahip yeni nesil yapay zekası Gemini AI‘yı tanıttı. Halihazırla Bard ile ChatGPT’ye alternatif sunan şirket Gemini ile bir adım ileri geçerek ChatGPT 4’e rakip olacaktı. Ancak yaşanan gelişmeler işlerin yolunda gitmediğini gösteriyor.

GPT 4 rakibi Gemini AI 2024’e ertelendi!

Google’ın şuanda kullanımda olan yapay zeka sohbet robotu Bard, Google’ın PaLM 2 modelini temel alıyor. 2023’ün başlarında piyasaya sürülen Bard bu süre zarfında yeteneklerini arttırdı. Ancak Google, çok modlu yeteneklerle konuşma yapay zekasını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Google bu nedenle I/O 2023’te açıklandığı Gemini adlı yeni nesil yapay zeka modeli üzerinde çalışıyor.

gemini

Google, OpenAI’nin ChatGPT4’ü ile rekabet etmek için geliştirdiği konuşmaya dayalı yapay zeka ürünü Gemini‘nin çıkışını sessizce 2024’ün ilk çeyreğine erteledi. Birden çok dilin desteklenmesi Gemini’nin küresel başarısı için kilit rol oynuyor.

Yapay zeka 2024’e girdi! İşte yeni yıl tavsiyeleri!

Yapay zeka 2024’e girdi! İşte yeni yıl tavsiyeleri!

Yapay zeka hızlı evrimi ile teknolojiye yeni bir boyut kazandırıyor. İşte 2024'e damgasını vuracak yeni yıl tavsiyeleri

Ancak ortaya çıkan raporlara göre Gemini, İngilizce dışındaki sorguları henüz başarılı bir şekilde cevaplayamıyor. Bundan dolayı CEO’su Sundar Pichai, Kaliforniya, New York ve Washington’da yapılması planlanan bir dizi Gemini etkinliğini kısa süre önce iptal etti.

Google, I/O 2023 etkinliğinde en yeni PaLM 2 ve Gemini hakkında uzun uzun konuşmuştu. Bilindiği üzere, Google Cloud programının parçası olan şirketlere test amacıyla Bard with Gemini’nin ilk sürümlerine erişim izni de verilmişti. Ancak iki hafta önce bu şirketlere Gemini’yi 2024’ün ilk çeyreğine kadar beklememeleri söylendi. Tüm bunlar, Google’ın Gemini AI teknolojisinde büyük gecikmeler yaşanacağını gösteriyor.

Bu arada OpenAI ise kendi yapay zekasını hızla geliştirmeye devam ediyor. Son olarak şirket Plus aboneleri için ChatGPT’de DALL-E 3 entegrasyonunu başlattı. Ayrıca gelecek yıl özel bir GPT Mağazası çıkarmayı planlıyor. Son zamanlarda OpenAI’de yaşanan çalkantılı olaylara rağmen yol haritaları ve yapay zeka inovasyonuna katkılar güçlü bir şekilde ilerliyor.

Görünen o ki ChatGPT tarafında yeni gelişmeler hızla ilerken, Google tarafında işler pekte iyi gitmiyor. Google ve ChatGPT arasında yaşanan rekabet hakkında sizlerin düşüncesi nedir?

Apple’a beklenmedik şok! iPhone üretimleri durdu

Apple, Çin’de sürdürdüğü iPhone üretimlerini Hindistan’a taşıyor. ABD-Çin ekonomik savaşından sonra planlarını değiştiren şirket, bu kapsamda dev ortaklarını farklı ülkelere davet etti. Ancak bölgesel krizlere ek olarak, hava olayları bile iPhone üretimlerini etkilemeye yeterli oluyor.

iPhone fabrikası, Hindistan’daki sel felaketi ile kapatıldı

Apple’ın iki büyük tedarikçisi Foxconn ve Pegatron, Hindistan’da yaşanan kötü hava şartlarından etkilendi. Bölgesel siklondan dolayı şiddetli yağışlar yaşandığı ve Chennai’daki fabrikalarının kapatıldığı belirtildi. Bu durum ise iPhone üretiminin askıya alınmasıyla sonuçlandı.

iphone 16

iPhone üretim tesisinde yaklaşık 35 bin çalışana sahip olan Foxconn, üretimin ne zaman devam edeceğine dair bilgi paylaşmadı. Konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklar, şiddetli yağışların bölgeyi vurması nedeniyle fabrikanın faaliyetlerini durdurduğunu söyledi.

Hyundai araçlarda bağırırken bir daha düşünün! Polisi arayabilir

Hyundai araçlarda bağırırken bir daha düşünün! Polisi arayabilir

Hyundai, H-SOS isimli bir proje ile araç içerisine mikrofonlar yerleştirecek. Kaza anında otomatik olarak polisi arayacak.

Tayvanlı üretici Pegatron da tesisindeki iPhone montajını durdurdu. Bu, Pegatron’un Eylül ayında bir yangın nedeniyle fabrikasını kapatmak zorunda kalmasının ardından son aylarda gerçekleştirdiği ikinci kapatmayı temsil ediyor.

Hindistan’da yaşanan siklon olayları, sel sularının araçları sürüklemesine ve havaalanının kapatılmasına kadar geniş bir hizmet aksaklığına yol açtı. Şiddetli sağanak yağış, başta iPhone fabrikaları olmak üzere teknoloji montajlarına darbe vurmuş durumda.

Ne umdu ne buldu iPhone 15 sipariş etti ama…

Apple üretimini Çin’den uzaklaştırmaya çalışırken, Foxconn da Hindistan’daki yatırımlarını hızla genişletiyor. Piyasa verileri, Apple’ın geçtiğimiz çeyrekte Hindistan’dan 2,5 milyon adedin üzerinde iPhone sevkiyatı yaptığını ortaya koydu.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Lütfen görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşınız.

Starfield oyuncu sayısı açıklandı! Beklentileri karşıladı mı?

Dünyaca ünlü oyun şirketi Bethesda Game Studios’un geliştirdiği, yıllardır merakla beklenen Starfield, geçtiğimiz aylarda piyasaya sürüldü. Oyun, çıkış yapar yapmaz çeşitli tartışmalara konu oldu. Peki buna rağmen söz konusu yapımı kaç kişi satın aldı? İşte Starfield oyuncu sayısı…

Starfield oyuncu sayısı kaç?

Uzay temalı bir aksiyon rol yapma oyunu olan Starfield, ilk olarak 2018 yılında gerçekleşen E3 oyun fuarında duyurulmuştu. Nihayet 6 Eylül’de çıkış yapan yapım, hikaye olarak günümüzden yaklaşık 300 yıl sonrasında geçiyor.

Starfield oyuncu sayısı kaç?

Oyuncuları keşif dolu bir galaksi macerasına çıkaran Starfield, 1000’den fazla gezilebilir gezegene ev sahipliği yapıyor. Uzun süreli bir oynanış sunan oyun, kimi kesimlerden olumlu yorumlar almışken, bazı oyuncular ise pek de beğenmedi. Bu bağlamda Starfield oyuncu sayısı oldukça merak ediliyordu. Bu soru kısa süre önce cevaplandı.

CS 2, tahtını kaptırdı! Yeni oyun, Steam listelerinin altını üstüne getirdi

CS 2, tahtını kaptırdı! Yeni oyun, Steam listelerinin altını üstüne getirdi

Dijital oyun mağazası Steam'de yakın zamanda piyasaya sürülen Lethal Company adlı bir oyun, çok satanlar listesini altüst etti.

Microsoft’un oyun geliştirme bölümü olan Microsoft Gaming’in Başkanı Phil Spencer, geçtiğimiz gün Brezilya’da gerçekleşen CCXP oyun etkinliğinde bir röportaj verdi. Kendisi, burada Starfield ile ilgili düşüncelerini paylaştı.

Starfield‘ın muhteşem ve oldukça özel bir oyun olduğunu söyleyen Spencer, oyun başarı elde ettiği için için mutlu olduklarını ifade etti. Üstelik Bethesda Game Studios’un geliştirdiği oyunlardan en çok oynananlar arasında yer aldığını söyledi.

Starfield oyuncu sayısı kaç?

Yakın zamanda paylaşılan bir rapora göre oyun, erken erişim sürecinden çıktıktan sonra ilk haftasında 6 milyon oyuncuya ulaştı. Bu rakam, oyunun çıkışından itibaren hızla yükseldi ve 20 Eylül itibariyle 10 milyona, ekim ayının sonuna kadar da 11 milyona kadar çıktı. Phil Spencer ise röportajda Starfield‘ın güncel olarak 12 milyondan fazla oyuncuya sahip olduğu bilgisini paylaştı.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Starfield’ı nasıl buluyorsunuz? Oyunu beğendiniz mi? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Togg vs Tesla: Türkiye satışlarında kim önde?

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), Kasım 2023 Türk otomobil ve hafif ticari araç satışları ile ilgili verileri açıkladı. ODMD’nin en son raporuna göre, Togg, kasım ayında 4.401 adet teslimat gerçekleştirdi. Aynı dönemde Tesla, Togg’un gerisinde kaldı. Togg ve Tesla Türkiye satışları rekabetinde Kasım 2023 kazananı Togg oldu.

Togg ve Tesla Türkiye satışları – Kasım 2023

futureflow.life yer alan habere göre, yılın son ayına girdiğimiz şu günlerde, Kasım 2023 için veriler gelmeye başladı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) tarafından yayınlanan Kasım 2023 Türk otomobil ve hafif ticari araç satışlarına göre, Togg, ay boyunca 4.401 adet T10X teslimatı gerçekleştirdi.

ODMD Kasım 2023 satış verileri

Türkiye’nin otomobilinin en güçlü rakiplerinden biri olan Tesla ise aylık telimatlarda 1.000 barajına ulaşamadı. Kasım 2023 boyunca sadece 900 adet Tesla teslimatı gerçekleştirildi. 2023 yılının geneline bakıldığında ise Togg’un teslimatlarının 13.572 adet seviyesinde olduğu görülüyor. Buna karşılık Tesla’da teslimatlar 11.600 adet olarak kaydedildi. Bir başka elektrikli otomobil üreticisi BYD de kısa süre önce Türkiye’de satışlara başlamıştı.

BYD, ay boyunca 552 adet teslimat gerçekleştirdi. Kısa süre önce Türkiye’de fabrika kurma planlarını açıklayan Skywell ise ay boyunca 2.541 adet teslimat yaptı. Genel satışlara baktığımızda, Kasım 2023 boyunca saf elektrik ve uzatılmış menzil olmak üzere toplam 11.218 adet elektrikli otomobil satıldı.

Apple’ın düşünceli özelliği büyük ses getirdi!

Apple’ın bu sonbaharda sunduğu iOS 17, iPadOS 17 ve macOS Sonoma güncellemeleriyle birlikte gelen Kişisel Ses özelliği, engelli hakları savunucusu ve aynı zamanda bir doktor olan Tristram Ingham için büyük bir umut kaynağı haline geldi. İşte konuyla ilgili detaylar…

Apple’ın Kişisel Ses özelliği, kapanan kapıları aralıyor!

Ingham, fasioskapulohumeral musküler distrofi (FSHD) adlı bir rahatsızlıkla mücadele ediyor ve zamanla konuşma yeteneğini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Ancak, Apple’ın Kişisel Ses özelliği sayesinde Ingham, kendi sesine benzeyen bir ses kaydı oluşturarak konuşma yeteneğini koruyabiliyor.

Tristram Ingham, yaşadığı rahatsızlık nedeniyle uzun bir günün sonunda sesini çıkarmakta zorlandığını fark etmiş ve bu durum gelecekte konuşma sesini hiç kullanamama riski taşıdığını göstermiş. Ancak Apple’ın Kişisel Ses özelliği, kullanıcılara metin okuma yoluyla 15 dakikalık bir ses kaydı oluşturma imkanı tanıyor ve bu sayede kişinin kendi sesine benzeyen bir ses oluşturmasına yardımcı oluyor.

Ingham, Kişisel Ses özelliğini kullanarak Apple’ın “The Lost Voice” filmi için kendi sesini oluşturdu. Bu özellik sayesinde, Engelli Kişiler Günü için hazırlanan yeni bir çocuk kitabını seslendiren Ingham, kendi sesini duymaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade ediyor.

Apple’ın Canlı Konuşma özelliği de bir diğer dikkat çekici erişilebilirlik özelliği olarak öne çıkıyor. Bu özellik, kullanıcılara yazdıkları metinleri seslendirme imkanı tanıyor ve Kişisel Ses ile veya sistemdeki yerleşik sesle birleştirilebiliyor.

Engelli toplulukları adına konuşan aracı seslere büyük önem veren Ingham, Apple’ın bu teknolojileri kullanarak kişisel bağımsızlığın ve kendi kendine idare etmenin önemli bir adımını attığını belirtiyor.

Bu gelişmelerin yanı sıra, Apple’ın Global Erişilebilirlik Politikaları ve Girişimlerinden Sorumlu Kıdemli Direktörü Sarah Herrlinger, iletişimin insanları bir araya getiren kritik bir faktör olduğunu vurgulayarak, konuşma yeteneğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan bireylere destek olmaya kararlı olduklarını ifade ediyor.

Sonuç olarak, Apple’ın yeni erişilebilirlik özellikleri, engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştırarak onlara daha fazla bağımsızlık ve iletişim olanakları sunuyor. Tristram Ingham gibi sesini kaybetme riski taşıyan bireyler için bu teknolojiler, değerli bir hazine olan kişisel seslerini korumalarına yardımcı oluyor.

“Evde oturup kalmaya hazır değilim.” diyen Ingham, ardından şunları söylüyor: “Çalışıyorum, toplulukta gönüllü oluyorum ve anlamlı biçimde katkı sağlamaya devam etmeyi umuyorum. Teknoloji bunu yapmama yardımcı oluyor.”

Ingham’ın profesyonel başarıları arasında dünya genelinde kullanılan epidemiyolojik COVID baloncuğu konseptinin ilk ortaya çıkışına verdiği katkı yer alıyor. Pandeminin ilk dönemlerinde engelli ve bağışıklık sistemi zayıf kişileri koruma altına almak için sunduğu bu konsept, büyük önem taşıyor.

Aynı zamanda, Māori halkından engelli kişileri ulusal çapta temsil eden kuruluşun başkanı olarak görev yapıyor ve Yeni Zelanda Sağlık Bakanlığı’na değerli tavsiyelerde bulunuyor. Kendisi ayrıca Otago Üniversitesi Wellington Tıp Fakültesi’nde kıdemli araştırma görevlisi olarak da görev yapıyor.

Belki de en önemli şey, konuşma sesinin durumu ne olursa olsun arkadaşlar ve aile ile kişisel bir bağ kurmaya devam edebilmek. “Üç torunum var.” diyen Ingham, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Onlara yatmadan önce masal anlatmayı çok seviyorum. Geldiklerinde genellikle gece bizde kalıyorlar. Deniz canlıları, tsunamiler ve benzeri şeyler hakkında hikayelere bayılıyorlar. Bunu gelecekte de yapmayı sürdürmek istiyorum.”

“Ne olacağını asla bilemezsin.” diye devam eden Ingham, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Çok değerli bir şeyin, bir taonga’n yani bir hazinen olduğunda bunu korumak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız diye düşünüyorum.” Bu sözlerle, Ingham’ın yaşam mücadelesindeki azmi ve değerli anıları koruma kararlılığı vurgulanarak, Apple’ın erişilebilirlik teknolojilerinin hayatına nasıl önemli bir katkı sağladığına dikkat çekiliyor

iPhone’da deprem uyarı sistemi nasıl aktif edilir?

Türkiye, jeolojik yapısı sebebiyle sık sık depremler ile karşı karşıya kalan bir ülke. Son yıllarda yaşanan depremler, önemli can kayıplarına yol açarak derin izler bıraktı. Bu nedenle akıllı telefonlarda bulunan deprem uyarı sistemini etkinleştirmek oldukça önem arz ediyor. Peki iPhone için deprem uyarı sistemi aktif etme nasıl yapılır? İşte adım adım yapmanız gerekenler…

iPhone için deprem uyarı sistemini aktif etme (Adım adım)

Deprem uyarı sistemi, Android ve iOS akıllı telefon kullanıcıları tarafından kullanılabiliyor. Bu ücretsiz hizmet, dünya çapında depremleri algılayarak kullanıcıları zamanında uyarıyor ve hayati önlemler alınmasına yardımcı oluyor.

iPhone için deprem uyarı sistemini aktif etme (Adım adım)

Android telefonlar, Google tarafından sunulan bir deprem uyarı sistemiyle donatılmış durumda. Öte yandan iPhone sahipleri için ise durum biraz farklı. iOS cihazlarda deprem uyarıları devlet kurumları veya operatörler aracılığıyla kullanıcılara iletiliyor.

Deprem uyarı sistemi nasıl aktif edilir?

Deprem uyarı sistemi nasıl aktif edilir?

Android deprem uyarı sistemi, depremleri algılayarak kullanıcıları anında bilgilendiriyor. Peki, sistem nasıl aktif ediliyor?

Android cihazlarda yer alan deprem uyarı sistemi, cihazın ivmeölçer donanımını dinleyerek deprem algılama yeteneğine sahip. Bu sayede kullanıcılar, deprem gerçekleşmeden birkaç saniye veya dakika önce uyarı alabiliyorlar. Ancak benzer bir işleyiş iPhone’lar için mevcut değil. Bu bağlamda geç bildirim alma, hatta hiç almama gibi bir durum da söz konusu olabiliyor. Tabii yine de bu özelliği kullanmakta fayda var.

iPhone’da deprem uyarı sistemini aktif etmek için şu adımları takip etmelisiniz;

iPhone için deprem uyarı sistemini aktif etme (Adım adım)
  • 1. Adım: Öncelikle Ayarlar uygulamasına giriş yapın.
  • 2. Adım: Bildirim bölümüne girin.
  • 3. Adım: Sayfanın en aşağısında yer alan “Hayati Uyarı Bildirimi” seçeneğini aktif hale getirin.
  • 4. Adım: İşte bu kadar!

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Deprem uyarı sistemini nasıl buluyorsunuz? Görüşlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

Hyundai araçlarda bağırırken bir daha düşünün! Polisi arayabilir

Hyundai Motor Group, acil durumlarda sürücülere yardımcı olması için bir araç içi gözetleme sistemini tanıttı. Henüz fikir aşamasında olan bu özellik, araç içerisini sürekli dinleyen mikrofonlar yer veriyor. Bu mikrofonlar çığlık veya patlama gibi sesleri duyması halinde 112 hattına bağlanıyor.

Hyundai, H-SOS ile acil durumlara karşı sizi izleyecek

“H-SOS” adı verilen konsept, Hyundai’nin her yıl düzenlenen Fikir Festivali’nde bronz ödül kazandı. Proje çevresini sürekli dinleyen mikrofonlar, kameralar ve sensörlere yer veriyor. Sistem, çığlık veya patlama gibi bir ses duyarsa araca dikkat çekmek için bazı önlemler alıyor.

H-SOS

Kaza oldugunu anlayan H-SOS, aracın farlarını ve kornasını etkinleştiriyor. Aynı zamanda polise otomatik olarak bildirimde bulunarak araçta kaydedilen videoyu iletiyor.

Twitter gerçekten battı mı? Elon Musk trafik verilerini açıkladı!

Twitter gerçekten battı mı? Elon Musk trafik verilerini açıkladı!

Elon Musk Twitter (X) için trafik verilerini açıkladı. İşte oldukça merak edilen konuyla ilgili detaylar...

Proje özellikle ıssız bölgelerde yaşanan kazalar için oldukça dikkat çekmeyi başardı. Ancak H-SOS’un en büyük sorunlarının başında gizliliği tamamen bitirmesi bulunuyor. Yani araç içerisindeki hareketler ve seslerin takip edilmesi, gizlilik endişelerine yol açtı. Hyundai’nin bu verileri nasıl depolayacağı da tartışma konusu.

Hyundai, H-SOS’un güvenliği artırmayı amaçladığını söyledi. Ancak gözetim yeteneklerinin; veri erişimi, kullanımı ve saklanmasına ilişkin katı kurallar yüzünden kısıtlanacağını düşünüyor. Veri güvenliğine ilişkin eleştirileri de kabul etmeyi unutmadı.

Bu projenin henüz fikir aşamasında olduğunu ve Hyundai tarafından resmi olarak geliştirilmediğini hatırlatmak gerekiyor. Bakalım şirket bu projeyi nasıl değerlendirecek, zamanla göreceğiz.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Lütfen görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşınız.

Sismik izolatör burada üretiliyor!

Türkiye, deprem kuşağında olmasıyla ve özellikle son yıllarda yaşadığı şiddetli depremlerle birlikte bu hafızasını sürekli güncel tutuyor. Peki yıkımları ve can kaybını önemli ölçüde etkileyen sismik izolatör sistemi nedir? Nasıl kurulur?

Sismik izolatör burada üretiliyor!

TİS Teknoloji web sitesine ulaşmak için buraya tıklayın

Depremler, Türkiye’nin yanı sıra tüm dünyada büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu tehdide karşı en etkili savunma yöntemlerinden biri de sismik izolatör sistemi. Sismik izolatör, deprem, rüzgâr gibi etkileri azaltmak için tasarlanmış bir sistem. Bu sistem, zemin ile yapının tabanı arasına yerleştirilen esnek enerji sönümleyici elemanlar sayesinde deprem kuvvetlerinin yapıya aktarılmasını azaltır ve sismik enerjiyi absorbe ediyor.

MİM Mühendislik tarafından kurulan TİS Teknoloji, Türkiye’deki deprem yalıtımlı bina ihtiyacına cevap vermek için kurulmuştur. Şirket, yalıtım cihazlarının tasarım, imalat, montaj ve servisine kadar tüm süreci yönetiyor. Özellikle sağlık sektöründe zorunlu hale gelen bu teknoloji, hastanelerin ve diğer kritik yapıların güvenliğini artırıyor.

Maraş Depremleri sırasında, sismik izolatörlerin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı’nın bölgedeki Şehir Hastaneleri, bu teknoloji sayesinde faaliyetlerine devam edebildi. Bu durum, sismik izolatörlü yapılara olan ihtiyacı ve önemi kanıtladı. Sağlık Bakanlığı’nın sismik izolatörlü hastaneler konusunda aldığı karar, bu teknolojinin gelişimine büyük katkı sağladı. Hastanelerin ve diğer kritik yapıların güvenliği bu kararla daha da önem kazandı.

Yerli üretim, Türkiye’nin deprem sorununa yerel çözümler sunarak önemli bir rol oynuyor. Yerli sismik izolatörler, ulusal ihtiyaçlara uygun olarak tasarlanıp üretiliyor ve böylece daha etkili sonuçlar veriyor. TİS Teknoloji’nin ürünleri çeşitli ülkelere ihraç ediliyor. Yurt dışındaki talebin Türkiye’deki talepten farklı olmasının sebepleri arasında deprem riskinin global ölçekte farklılık göstermesi ve Türkiye’nin bu alandaki uzmanlığının tanınması yer alıyor.