Apple’ın yeni planı piyasayı kökten değiştirebilir

Apple, 2011 yılındaki iPhone 4S modelinden bu yana ana iPhone serisini genellikle Eylül veya Ekim aylarında tanıtıyor. Android akıllı telefon üreticileri de zamanla kendi amiral gemisi lansmanlarını Apple’ın bu sonbahar takvimine yaklaştırdı. Sektör tam bu ritme alışmışken, Bloomberg’den gelen yeni bir rapor Apple’ın 2026’dan itibaren tamamen farklı bir hızda koşacağını gösteriyor. İddialara göre iPhone 18 serisiyle birlikte Apple, lansman takvimini sonbahar ve ilkbahar olarak ikiye bölecek. Bu durum, tüm akıllı telefon endüstrisinin çıkış tarihlerini yeniden şekillendirebilir.

Tüm sektör yeniden şekillenecek: iPhone 18 lansman takvimi ikiye bölünüyor

Raporlara göre Apple, 2026 sonbaharında (muhtemelen Eylül ayında) iPhone 18 Pro, iPhone 18 Pro Max ve ilk katlanabilir telefonu olan iPhone Fold’u tanıtacak. Bu lansmanda standart iPhone 18 modelinin yer almaması dikkat çekiyor. Söylentilere göre standart iPhone 18 ve iPhone 18e gibi modeller ise altı ay sonra, yani 2027 ilkbaharında piyasaya sürülecek. Apple’ın bu yeni programla yılda beş ila altı farklı model tanıtması ve bu düzeni ilerleyen yıllarda sürdürmesi bekleniyor.

iPhone 18, Apple, Android, lansman, amiral gemisi

Apple’ın bu strateji değişikliğinin arkasında birden fazla mantıklı neden yatıyor. Gelir akışını sadece yıl sonu tatil sezonuna yoğunlaştırmak yerine yıl boyunca daha istikrarlı bir gelir elde etmek temel amaçlardan biri olarak görülüyor. Ayrıca, lansmanların bölünmesi çalışanlar, üretim ortakları ve tedarik zinciri üzerindeki yoğun baskıyı da azaltacak. Bir diğer önemli fayda ise farklı modellerin pazarlama çabalarının birbiriyle çakışmasını (kannibalizasyon) önleyerek her modele kendi parlama şansını vermek olacak.

iPhone 18, Apple, Android, lansman, amiral gemisi
Screenshot

Apple’ın bu çift sezonlu yeni lansman takvimi, Android amiral gemilerinin çıkış tarihlerinde de büyük bir bölünmeye yol açabilir. Sektör tahminleri, Android üreticilerinin de bu yeni düzene ayak uyduracağını öngörüyor. Tahminlere göre, premium Android modeller (Pro ve Ultra serileri) Apple’ın Pro modellerine rakip olmak için sonbahar aylarına kayacak. Katlanabilir telefonların da “tesadüfen” iPhone Fold’un çıkış tarihine yakın zamanlarda tanıtılması bekleniyor.

Katlanabilir iPhone sızdı: Büyük sürpriz

Katlanabilir iPhone sızdı: Büyük sürpriz

Apple, çok konuşulan iPhone Fold modeli ile karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.

Buna karşılık, daha uygun fiyatlı amiral gemileri, orta segment ve giriş seviyesi Android telefonların lansmanları ise ilkbahar aylarına (Şubat, Mart ve Nisan) kayabilir. Bu modeller, Apple’ın ilkbaharda tanıtacağı standart iPhone ve iPhone e modelleriyle doğrudan rekabet edecek. Bu geçişin birkaç yıl sürmesi ve kademeli olması bekleniyor. Örneğin, Samsung’un Galaxy S Ultra ve Z Fold’u sonbahara, standart Galaxy S ve FE modellerini ilkbahara çekebileceği konuşuluyor. Benzer şekilde Google’ın da Pixel Pro’ları sonbaharda, standart Pixel ve A serisini ilkbaharda tanıtacağı tahmin ediliyor.

Apple, iPhone Air 2 modelini rafa kaldırdı

Apple, iPhone Air 2 modelini rafa kaldırdı

Gelen bilgilere göre Apple, iPhone Air serisini yıllık planlamıyor. Bu nedenle iPhone Air 2 modelinin 2026'da gelmesi beklenmiyor.

Bloomberg raporu ayrıca iPhone Air ile ilgili söylentilere de açıklık getirdi. İddiaya göre iPhone Air, yıllık bir yenileme döngüsünde olan bir model değil ve 2026 için zaten planlanmamıştı. Bu modelin daha çok 2nm çipe geçiş gibi teknolojik denemeler için kullanıldığı belirtiliyor. Hatta iPhone Air’in, Apple’ın ilk katlanabilir telefonu (iPhone Fold) için bir hazırlık adımı olduğu; malzemeler, minyatürleştirme teknikleri ve pil optimizasyonları konusunda tedarik zincirini hazırladığı ifade ediliyor.

Eğer bu raporlar doğru çıkarsa, 2026 yılı akıllı telefon piyasası için bambaşka bir yıl olacak gibi görünüyor. Apple’ın bu hamlesi, tüm sektördeki rekabeti ve ürün çıkış döngülerini kökten değiştirebilir. Peki, siz Apple’ın lansman takvimini ikiye bölme planı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Şaka gibi telefon! OnePlus 15 kutu açılışı ve inceleme

Uzun zamandır beklenen amiral gemisi katili nihayet aramızda! OnePlus 15 modelini derinlemesine incelediğimiz bu videoda, telefonun neden piyasanın en heyecan verici cihazlarından biri olduğunu tüm detaylarıyla ele alıyoruz. OnePlus, 15 serisiyle akıllı telefon sektöründe çıtayı inanılmaz yükseltmiş. Bu canavar, sadece saf performansı değil, yeni tasarım yaklaşımı ve pil teknolojisindeki devrim niteliğindeki adımlarıyla da sınırları zorluyor. Peki, kağıt üzerindeki bu etkileyici özellikler günlük kullanımda, oyunlarda ve profesyonel içerik üretiminde nasıl bir deneyim sunuyor? Cevabı videomuzda!

OnePlus 15’in kalbinde, mobil dünyanın en güçlü işlemcilerinden biri olan Qualcomm Snapdragon 8 Elite Gen 5 (3 nm) bulunuyor. Bu en yeni ve ultra hızlı yonga seti, tam 16GB’a kadar çıkan devasa RAM seçenekleri ve ultra hızlı UFS 4.1 depolama ile birleşince ortaya durdurulamaz bir güç çıkıyor. En zorlu mobil oyunları en yüksek ayarlarda denedik ve telefonun AnTuTu testlerinde elde ettiği rekor sonuçlar, akıcılık ve verimlilik konusunda hiçbir taviz vermediğini gösteriyor. İşlemcin termal performansı, yeni soğutma sistemiyle dengeliyor.

Kullanıcı deneyiminin en kritik unsurlarından biri olan ekran, OnePlus 15’te adeta görsel bir şölen sunuyor. 6.78 inç büyüklüğündeki 165Hz LTPO AMOLED panel, 1 milyar renk desteği, Dolby Vision ve 1800 nit’e ulaşan tepe parlaklığı ile görüntü kalitesinde zirveyi hedefliyor. Oyun oynarken veya dış mekanda içerik tüketirken akıcılığı ve canlılığı hemen fark edeceksiniz. Tasarım tarafında ise IP68/IP69K su ve toz direnci sertifikası, Gorilla Glass Victus 2 ön koruması ve premium alüminyum çerçevesiyle sağlamlık ve şıklık bir arada sunuluyor.

Kamera yetenekleri, OnePlus 15’in en iddialı olduğu alanlardan bir diğeri. Üçlü 50MP’lik ana kamera sistemi, OIS destekli geniş sensör, tam 3.5x optik zoom yapabilen periskop telefoto lens ve ultra geniş açılı lens ile her senaryoya hazır. Özellikle 8K@30fps video kayıt desteği ve Hasselblad iş birliğiyle gelen renk bilimindeki gelişmeler, mobil fotoğrafçılıkta yeni bir dönemi başlatıyor. Tüm bu gücün arkasında ise devrim niteliğinde bir batarya bulunuyor: 7300 mAh kapasiteli Si/C Li-Ion pil, 120W kablolu şarj ile sadece 15 dakikada %50 doluluğa ulaşabilme yeteneği sunuyor. Ayrıca 50W kablosuz şarj desteği de mevcut!

OnePlus 15, sunduğu bu üst düzey özelliklerle (Snapdragon 8 Elite Gen 5, 7300 mAh batarya, 165Hz ekran, 3.5x periskop kamera) amiral gemisi dünyasına sağlam bir yumruk atmış ve rekabeti kızıştırmış. Peki, fiyat etiketine değer mi? Bu telefonun gizli kalmış artıları ve eksileri neler? Tüm sorularınızın cevabı, kapsamlı incelememizde! Videonun tamamını izlediğiniz için teşekkürler. Daha fazla inceleme, ipucu ve teknoloji içeriği için kanalımıza abone olmayı ve bildirimleri açmayı unutmayın!

Google bir darbe daha yedi!

Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde art arda açılan tazminat davalarına konu olan Google, yalnızca bu yıl açılan davalar sonucunda 5 milyar doların üzerinde tazminat ödemek zorunda kaldı.

Google yine tazminat ödeyecek

Şirket, geçtiğimiz hafta ABD’de 700 milyon dolarlık bir tazminat cezasında uzlaşma sağlamak durumunda kalmıştı. Bu hafta ise Almanya’dan yeni bir ceza haberi geldi. Google, Almanya’da 572 milyon Euro tutarında bir tazminat cezasına çarptırıldı. Bu cezaların odağında piyasa istismarı suçlamaları bulunuyor.

Berlin’deki mahkeme, şirketin Google Shopping hizmetini arama sonuçlarında rakiplerine kıyasla avantajlı bir şekilde konumlandırdığına hükmetti. Mahkeme kararına göre Google, Alman fiyat karşılaştırma platformu Idealo’ya yaklaşık 465 milyon euro, Producto’ya ise 107 milyon euro ödeme yapmak zorunda kaldı.

Idealo, Google’a karşı açtığı davada, şirketi arama sonuçlarında kendi hizmetlerini öne çıkararak rekabete zarar vermekle suçladı. Firma, bu hukuki mücadeleyi Şubat 2025’te en az 3,3 milyar euroluk bir tazminat talebiyle başlatmıştı.

Google ise kendisini savunarak, 2017 yılında yaptığı değişikliklerle rakip alışveriş platformlarına da Google Arama üzerinden reklam gösterme konusunda eşit fırsatlar sunduğunu belirtti.

Ekran kartı fiyatları artabilir!

Ekran kartı fiyatları artabilir!

DRAM maliyetlerindeki yükseliş, ekran fiyatlarında da artışa sebep olacak gibi görünüyor.

Google, Avrupa’da daha önce de benzer suçlamalarla karşı karşıya geldi. Şirket, Google Flights ve Google Hotels hizmetlerini de arama sonuçlarında kayırdığı gerekçesiyle suçlanmış, hatta Avrupa Birliği’nin Dijital Pazarlar Yasası çerçevesinde ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı belirtilmişti.

Ayrıca, bu karardan sadece bir ay önce Avrupa Komisyonu, Google’a reklam teknolojileri alanındaki tekelleşme uygulamaları nedeniyle yaklaşık 3 milyar euro ceza kesmişti.

Samsung Now Brief’e Nano Banana geldi

Samsung’un Now Brief uygulaması, Google’ın popüler yapay zeka görsel oluşturma aracı Nano Banana ile güncellendi. Galaxy kullanıcıları artık günlük brifingleri içinde bu yeni özelliği kullanarak eğlenceli görseller oluşturabilecek. “Nano Banana Görsel Oluşturma” olarak adlandırılan bu seçenek, Now Brief ayarları menüsünde yer alıyor. Özelliği kullanmak isteyenlerin bu ayarı manuel olarak açması gerekiyor. Etkinleştirildiğinde, gün sonunda sunulan kişiselleştirilmiş brifinglerde yapay zeka görsel oluşturma önerileri görünmeye başlıyor.

Galaxy telefonlara yapay zeka dopingi: Now Brief artık Nano Banana kullanıyor

Samsung, Now Brief özelliğini ilk olarak Ocak ayında Galaxy S25 serisiyle birlikte duyurmuştu. Bu uygulama şu anda Galaxy Z Fold 7, Z Flip 7, Z Flip 7 FE, S25 Edge, Galaxy S24 ve Galaxy Tab 11 serisi dahil olmak üzere birçok Samsung cihazında mevcut. Kullanıcıların Now Brief ile ilgili yaşadığı en büyük sıkıntılardan biri, YouTube haricinde üçüncü parti uygulamalardan bilgi alamamasıydı. Nano Banana, Samsung’un kendi uygulamaları dışından Now Brief’e eklenen nadir entegrasyonlardan biri olarak dikkat çekiyor.

Now Brief, Nano Banana, Samsung, Galaxy, yapay zeka

Yeni entegrasyonun çalışma şekli oldukça basit. Nano Banana ayarı açıldığında, özellik otomatik olarak kullanıcının Galeri uygulamasından bir fotoğraf seçiyor ve bunu günlük “Anılar” özetine dahil ediyor. Ardından, bu fotoğrafı düzenlemek veya geliştirmek için kullanılabilecek çeşitli istemler (prompt) öneriyor. SamMobile’ın aktardığına göre, önerilen istemlerden birine dokunulduğunda, fotoğraf işlenmek üzere Gemini uygulamasına yönlendiriliyor.

Now Brief, Nano Banana, Samsung, Galaxy, yapay zeka

Nano Banana, görseli Gemini uygulaması içinde işleyerek istenen sonucu üretiyor. Kullanıcılar, yapay zeka tarafından oluşturulan bu nihai görseli kaydedebilir, kopyalayabilir veya doğrudan paylaşabilir. Bu iş birliği, kullanıcıların mevcut fotoğrafları üzerinde hızlı ve yaratıcı değişiklikler yapmasına olanak tanıyor ve kişisel anıları yapay zeka ile yeniden şekillendirmeyi kolaylaştırıyor.

Samsung telefonunuzda casus yazılım olabilir!

Samsung telefonunuzda casus yazılım olabilir!

Bazı Samsung cihazlarındaki AppCloud uygulamasının İsrail bağlantılı bir casus yazılım olabileceği iddia edildi.

Kullanıcıların bu yeni özelliği Now Brief ayarlarında görebilmeleri için telefonlarındaki “Kişisel Veri Zekası” (Personal Data Intelligence) uygulamasını güncellemeleri gerekebilir. Bazı durumlarda uygulama güncel olsa bile, özelliğin etkinleştirilmesinin ardından önerilerin brifingde görünmesinin biraz zaman alabileceği belirtiliyor. Bu nedenle, ayarı açtıktan sonra önerileri hemen görememek normal bir durum olabilir.

Samsung ve Google arasındaki bu yeni iş birliği, yapay zeka özelliklerinin günlük kullanıma daha fazla entegre olduğunu gösteriyor. Peki siz Samsung cihazlarınızda Now Brief özelliğini aktif olarak kullanıyor musunuz? Bu yeni yapay zeka entegrasyonu hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

Google Play beklenen yeniliği sundu

Android cihazların önemli bir parçası olan ve telefonun güvenliğini sağlayan, hataları düzelten Google Play sistem güncellemeleri, bazen beklenmedik sorunlara neden oluyordu. Bu güncellemeleri kaldırmak, normal uygulamaların aksine, zorlu bir süreç gerektiriyordu. Google, bu durumu nihayet düzeltiyor ve soruna yol açan güncellemeleri kaldırmayı artık çok daha kolay hale getiriyor.

Google Play güncellemeleri yenileniyor

Daha önce, bir Google Play Sistem güncellemesini resmi olarak geri almanın tek yolu, özel bir aracı kullanmaktı. Bu yöntem, telefonu bir bilgisayara bağlamayı ve çoğu sıradan kullanıcının nasıl kullanılacağını bilmediği ADB’yi (Android Hata Ayıklama Köprüsü) kullanmayı gerektiriyordu. Bu zorluk nedeniyle, sorunlu bir güncellemeyi kaldırmak, çoğu kullanıcının kaçındığı veya mümkün olduğunu bile bilmediği bir işlemdi.

Google, şimdi çok daha kolay bir seçenek sunuyor. Bazı cihazlarda Google Play Hizmetleri’nde “Mainline hizmetleri” adında yeni bir giriş görünmeye başladı. Bu özellik henüz tüm kullanıcılara sunulma aşamasında, ancak kullanıma açıldığında Google Play Sistem güncellemeleri doğrudan telefon üzerinden kaldırılabilecek ve bilgisayar ihtiyacı ortadan kalkacak.

Kullanıcı “Mainline hizmetleri” seçeneğine dokunduğunda, doğrudan Play Store sayfasına yönlendiriliyor. Burada, eğer yüklenmeyi bekleyen bir güncelleme varsa, telefonu yeniden başlatmak için bir düğme çıkıyor.

Ekran kartı fiyatları artabilir!

Ekran kartı fiyatları artabilir!

DRAM maliyetlerindeki yükseliş, ekran fiyatlarında da artışa sebep olacak gibi görünüyor.

Ancak güncelleme yüklendikten sonra, ekranda “Güncellemeleri Kaldır” adında yeni bir düğme beliriyor. Bu düğmeye dokunulduğunda, sistem güncellemelerinin kaldırılmasının telefonun özelliklerini etkileyebileceğini belirten bir uyarı mesajı gösteriliyor. Kullanıcı devam etmeyi seçerse, sorunlu güncelleme kaldırılıyor.

ROG Azoth 96 HE oyunu değiştirmeye geldi

ASUS Republic of Gamers (ROG), ROG Azoth oyun klavyesi serisinin en yeni üyesi olan Azoth 96 HE‘yi duyurdu. Azoth 96 HE ROG HFX V2 manyetik anahtarlar, çok yönlülük için yeni %96 boyutlu düzen ve 8000 Hz’e kadar yenileme hızı dahil olmak üzere serideki diğer ürünlere kıyasla birçok avantaj sunuyor. Ayrıca üründe 1,47 inçlik tam renkli dokunmatik ekrana ve çalıştırma noktalarının ve diğer ayarların yerleşik olarak ayarlanması için üç yönlü bir düğmeye de yer veriliyor.

Çalışırken değiştirilebilir ROG HFX V2 manyetik anahtarlar ve ROG Hall sensörü

Azoth 96 HE, yüksek potansiyeline sahip oyun meraklıları için özel olarak tasarlanmış bir klavye. Serideki diğer modellerde bulunan ROG NX anahtarlar yerine, bu modelde ROG HFX V2 manyetik anahtarlar kullanılıyor. Aktivasyon noktası 0,1–3,5 mm arasında özelleştirilebiliyor ve hassas 0,01 mm’lik adımlarla ince ayar yapılarak tuş vuruşları iyileştirilebiliyor.

Azoth 96 HE ayrıca yüksek hassasiyetli 0,01 mm tuş vuruşu algılama, daha yumuşak ve daha güvenilir giriş için daha yüksek manyetik akım toleransı ve iyileştirilmiş güç verimliliği sunan ROG Hall sensörüne sahip. Her klavye, üretim sırasında her tuşun hareket mesafesinin hassas bir şekilde kaydedildiği çok aşamalı bir kalibrasyon sürecinden geçiriliyor. Bu veriler, gelişmiş kontrol için algoritmaya aktarılıyor ve tutarlı bir şekilde doğru (minimum toleransla) ve ultra duyarlı Hızlı Tetikleme performansı elde ediliyor.

Üç farklı bağlantı modu

Azoth 96 HE; ROG SpeedNova 8K kablosuz teknolojisi, kablolu USB ve Bluetooth® aracılığıyla aynı anda beş cihaza kadar bağlanabilir. Klavye ayrıca, güçlendirici aksesuara gerek kalmadan hem ROG SpeedNova 8K kablosuz hem de kablolu modlarda gerçek 8000 Hz yenileme hızı sunuyor.

Tam renkli OLED dokunmatik ekran

Azoth 96 HE’nin 1,47 inçlik tam renkli dokunmatik ekranı, önemli klavye ve sistem bilgilerini görüntülüyor. Bu ekran,amiral gemisi Azoth Extreme modelinde bulunan ekranla aynı. Klavye, çeşitli ayarlar arasında geçiş yapmak için üç yönlü bir düğmenin yanı sıra çalıştırma noktası ve tetik hassasiyeti ayarı imkanı veriyor. 

Contalı yapı ve altı katmanlı sönümleme 

Azoth 96 HE, titreşimleri ve anahtar seslerini emmeye yardımcı olan dört PORON® katmanı, IXPE dolgusu ve silikon dolgusu ile yumuşak bir yazma hissi sağlıyor. Conta yumuşaklığı, altındaki sönümleme katmanları değiştirilerek ayarlanabiliyor. 

Azoth 96 HE’nin üst kapağının metal kaplaması, birinci sınıf bir görünüm sunuyor. Oyuncular, ROG simgeli benzersiz yarı saydam tuş kapakları ile klavyeyi daha da özelleştirebilir.

Tesla’dan radikal hamle!

Tesla CEO’su Elon Musk, şirketin tedarik zincirinde önemli bir değişikliğe gidiyor. Gelen son bilgilere göre Tesla, Amerika Birleşik Devletleri’nde ürettiği otomobillerde Çin’de üretilmiş hiçbir bileşenin kullanılmaması talimatını tedarikçilerine vermeye başladı.

Tesla, Çin malı bileşen kullanmayacak

Bu karar, ABD ile Çin arasında kızışan ticaret savaşının batarya hücrelerinden nadir toprak elementlerine kadar en temel bileşenleri dahi kapsamasıyla, otomobil üreticileri için oluşan risk alanına karşı atılmış en dikkat çekici adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

tesla elon musk

Elon Musk yönetimindeki şirket, bazı parçaların şimdiden Çin dışındaki alternatiflerle değiştirildiğini bildiriyor. Geri kalan tüm bileşenlerin ise önümüzdeki bir ila iki yıl içinde tamamen Çin dışındaki kaynaklardan sağlanması gerekiyor.

Doğrudan Musk’tan geldiği belirtilen bu katı karar, Tesla’nın ABD tarafından uygulanan gümrük vergisi tarifelerinden daha az etkilenmesine olanak tanıyor. Aynı zamanda gelecekte ortaya çıkabilecek olası tedarik sıkıntılarının da önüne geçilmiş oluyor. Bu durum, General Motors ve Ford gibi diğer devlerin de uzun süredir tedarik ağlarını yeniden düzenleme çabalarına uyumlu bir adım olarak görülüyor.

Ekran kartı fiyatları artabilir!

Ekran kartı fiyatları artabilir!

DRAM maliyetlerindeki yükseliş, ekran fiyatlarında da artışa sebep olacak gibi görünüyor.

Tesla’nın Çin’e karşı agresif sayılabilecek bu adımı atmasında, Çin pazarındaki satışlarının giderek düşmesinin de etkili olduğu düşünülüyor. Çinli otomobil üreticilerinin pazar payını hızla artırmasıyla birlikte yerli alternatiflere yönelen Çinli kullanıcılar, Tesla’dan uzaklaşıyor. Bu nedenle, Elon Musk ve Tesla’nın Çin pazarını kaybetmekten eskisi kadar çekinmediği belirtiliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Recep İvedik 8 geliyor

2022 yılında vizyona giren Recep İvedik 7’nin ardından bir süre ara verilen popüler komedi serisi Recep İvedik geri dönüyor. Serinin başrol oyuncusu ve yaratıcısı Şahan Gökbakar, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşım ile Recep İvedik 8’i resmen duyurdu ve filmin ne zaman izleyici ile buluşacağını açıkladı.

Recep İvedik 8 karşımıza çıkıyor

Gökbakar, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda “2026’da… Baba zağlam geliyah!” ifadesini kullandı. Bu açıklama ile serinin sekizinci filminin önümüzdeki yıl izleyici karşısına çıkacağı kesinleşti.

Serinin yedinci filmi olan Recep İvedik 7, sinemalarda gösterime girmeden doğrudan Disney+ platformunda yayınlanmıştı. Sekizinci film için de benzer bir yayın politikasının izleneceği konuşuluyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da,

Birsen Altuntaş tarafından aktarılan bilgilere göre Şahan Gökbakar, Recep İvedik 8 için de Disney ile anlaştı. Bu anlaşma gereği, yeni filmin de sinema salonlarını pas geçerek doğrudan Disney+ platformunda yayınlanacağı belirtiliyor. Ayrıca, filmin tek parça yerine iki bölüm halinde yayınlanacağına dair söylentiler de mevcut, ancak bu bilgi şu an için yalnızca bir söylentiden ibaret.

Ekran kartı fiyatları artabilir!

Ekran kartı fiyatları artabilir!

DRAM maliyetlerindeki yükseliş, ekran fiyatlarında da artışa sebep olacak gibi görünüyor.

Şahan Gökbakar, paylaşımında filmin konusu veya oyuncu kadrosu gibi detaylara yer vermedi. Bu nedenle Recep İvedik 8 hakkında bilinenler şimdilik yalnızca vizyon tarihi ve yayın platformu ile sınırlı kalıyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Katlanabilir iPhone sızdı: Büyük sürpriz

Apple’ın ilk katlanabilir iPhone modeli olan iPhone Fold ile ilgili yepyeni bilgiler kamuoyuna sızdı. Güvenilir bir kaynaktan gelen iddialara göre, iPhone Fold, beklentilerin çok üzerinde bir batarya kapasitesiyle test ediliyor.

iPhone Fold resmen geliyor

Elde edilen sızıntılar, cihazın 5.400 mAh ile 5.800 mAh aralığında bir bataryaya sahip olduğunu gösteriyor. Bu rakam, iPhone 17 Pro Max’in 5.088 mAh seviyesinin dahi üzerinde bir kapasiteye işaret ediyor. Bu kapasite artışı, cihazın toplam ağırlığını ve kalınlığını artırabilir.

iphone fold

Sektördeki diğer katlanabilir telefon üreticileri, son yıllarda cihaz ağırlığını ve kalınlığını azaltmak amacıyla silikon-karbon tabanlı pil teknolojilerine yöneliyor. Bu teknolojiler sayesinde kapasite ile fiziksel hacim dengesi optimize ediliyor.

Buna karşın Apple, daha uzun bir kullanım süresi sunmak için daha büyük bir bataryayı tercih ediyor. Bu karar sonucunda, katlanabilir modelin sektördeki rakiplerine kıyasla daha kalın ve daha ağır olması bekleniyor.

Apple’ın 2025 modelleri için genel olarak daha kalın bir tasarım yaklaşımı benimsediği biliniyor. Katlanabilir model için sağlanan ek iç hacim, sadece batarya kapasitesini değil, iç mimarideki diğer bileşenleri de etkiliyor. İç alanın geniş tutulması, Apple’a daha büyük yüzeyli bir buhar odası yerleştirme imkanı sağlıyor. Bu durum, cihazın termal tasarımının daha verimli olacağı anlamına geliyor.

Ekran kartı fiyatları artabilir!

Ekran kartı fiyatları artabilir!

DRAM maliyetlerindeki yükseliş, ekran fiyatlarında da artışa sebep olacak gibi görünüyor.

Sızıntılara göre, iPhone Fold açık haldeyken iki adet iPhone Air modelinin yan yana durduğu bir forma sahip. Ekran boyutlarına ilişkin prototip bilgileri de paylaşıldı; test edilen prototiplerden birinde 7.74 inç ana ekran ve 5.49 inç kapak ekranı bulunuyor.

Ancak, bu ölçülerin ve diğer tüm teknik detayların seri üretime kadar değişme ihtimali bulunuyor. Apple’ın nihai tasarım tercihleri için bir süre daha beklemek gerekiyor.

Teknoloji devleri Türkiye’ye yatırıma geliyor

Son günlerde teknoloji dünyasında heyecan uyandıran önemli gelişmeler yaşanıyor. Amerika merkezli teknoloji devleri, Türkiye’yi küresel operasyonları için stratejik bir merkez olarak konumlandırma kararı aldı. Alınan bilgilere göre, aralarında Google‘ın da bulunduğu birden fazla büyük teknoloji şirketi, İstanbul’da ortak bir dev tesiste buluşacak. Bu tesis, şirketlerin Türkiye’deki yeni ofislerini bir araya getirecek ve binlerce kişiye istihdam sağlayacak. Bu hamle, sadece altyapı yatırımı olmanın ötesinde, Türkiye’nin insan kaynağına ve geleceğine duyulan güvenin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Geçtiğimiz günlerde Google’ın Türkiye’ye yapacağını duyurduğu 1 milyar dolarlık büyük yatırım, bu tesisin kurulmasına yönelik ilk önemli sinyal olmuştu. Ancak gelen haberlere göre, bu dev üste yer alacak tek şirket Google değil. Tesiste, Google gibi küresel çapta büyük bir Hyperscaler (Büyük Ölçekli Bulut Hizmeti Sağlayıcısı) olarak adlandırılan, özellikle bulut ve yapay zeka alanlarında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi daha yer alacak.

Buna ek olarak, teknoloji alanındaki bu devler grubuna, hızla büyüyen elektrikli otomobil üreticilerinden biri de katılacak. Bu üç büyük gücün tek bir merkezde toplanması, Türkiye’nin teknoloji ekosistemini kökten dönüştürecek nitelikte.

Bahsi geçen bu yeni teknoloji üssünde toplamda binlerce çalışanın görev alması bekleniyor. Yatırımın büyüklüğü ve kapsamı göz önüne alındığında, bu tesisin Türkiye’nin teknoloji altyapısına ve dijitalleşme sürecine büyük katkı sağlaması öngörülüyor.

Özellikle yapay zeka ve bulut teknolojilerinde çalışacak olan yeni nesil nitelikli insan kaynağının bu tesis sayesinde istihdam edilmesi, ülkenin geleceğinin inşası adına atılmış dev bir adım olarak görülüyor. Şirketlerin, Amerika Birleşik Devletleri dışındaki yatırımlarını genellikle sınırlı tuttukları düşünüldüğünde, Türkiye’ye yapılan bu dev tesis yatırımı, ülkenin potansiyeline ve insan sermayesine olan inancın somut bir ifadesi olarak öne çıkıyor.

Tüm bu büyük yatırım ve tesisin kurulmasına yönelik kontratların imzaladığı kesinleşmiş durumda. Ancak şirket isimleri ve tesisin tam olarak nerede kurulacağı bilgisi, şirketlerin resmi açıklamaları beklenerek şu an için gizli tutuluyor. Elde edilen son bir ipucuna göre ise, bu önemli teknoloji üssü İstanbul’un Anadolu Yakası’nda hayata geçirilecek. İlerleyen günlerde, şirketlerin kendileri tarafından yapılacak resmi açıklamalarla birlikte tesisin konumu ve diğer detayların paylaşılması bekleniyor.

Samsung telefonunuzda casus yazılım olabilir!

Samsung, bazı uygun fiyatlı akıllı telefon modellerinde önceden yüklenmiş olarak gelen bir uygulama nedeniyle yeniden eleştirilerin hedefi oldu. Belirli coğrafi bölgelerde satışa sunulan Galaxy A, M ve F serisi cihazlarda bulunan “AppCloud” isimli bu hizmet, kullanıcılar yeni bir telefon kurulumu yaptıklarında veya cihazlarını güncellediklerinde üçüncü parti uygulama önerileri sunuyor. Bu durum bir süredir “bloatware” (istenmeyen yerleşik yazılım) olarak görülüp rahatsızlık yaratsa da, uygulamanın İsrail merkezli bir şirketle olan bağlantısı, çevrimiçi ortamda yeni bir tartışmayı ateşledi.

Milyonlarca Samsung kullanıcısı risk altında mı? AppCloud tartışması büyüyor

İddialara göre, “AppCloud” uygulaması kullanıcıların cihazlarına casus yazılım yüklenmesine olanak tanıyor. Uygulamanın geliştiricisi, İsrail merkezli bir girişim olan ironSource şirketi. Bu durum, uygulamanın özellikle Afrika, Orta Doğu ve Hindistan gibi bölgelerde bir gözetim aracı olarak kullanılabileceği yönünde ciddi endişeler yaratıyor. ironSource şirketi, her ne kadar şu anda Unity firmasına ait olsa da, uygulamanın kökeni tartışmaların merkezinde yer alıyor.

AppCloud, Samsung, Galaxy, casus

Bu tartışma aslında tamamen yeni sayılmaz; yaklaşık iki yıldır teknoloji forumlarında konuşuluyordu. Ancak konunun tekrar alevlenmesi, “International Cyber Digest” isimli bir X (eski Twitter) hesabının yaptığı paylaşımla gerçekleşti. 7.4 milyonun üzerinde gösterim alan gönderide AppCloud, “Samsung Cihazlarında Bulunan Kaldırılamayan İsrail Casus Yazılımı” olarak tanımlandı. Bu paylaşım, var olan endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Samsung ve TSMC rekabeti kızışıyor!

Samsung ve TSMC rekabeti kızışıyor!

Samsung, 2nm GAA yonga süreci için Çinli kripto para madenciliği şirketleri MicroBT ve Canaan ile anlaştı. TSMC ile rekabet kızışıyor.

Gönderi, aynı zamanda Lübnan merkezli bir dijital haklar kuruluşu olan SMEX tarafından bu yılın başlarında yayınlanan bir açık mektuba da atıfta bulunuyor. SMEX yaptığı analizde, ironSource’un AppCloud’u kullanıcı verilerini toplamak amacıyla kullandığını iddia ediyor. Kuruluş, İsrail’in ticari faaliyetlerinin kısıtlandığı Batı Asya ve Kuzey Afrika ülkelerinde bu durumun “ciddi yasal ve etik sorunlar” teşkil ettiğini belirtiyor.

AppCloud, Samsung, Galaxy, casus

Durumu daha da ciddi kılan şey ise AppCloud’un sistem izinlerine sahip olması ve bu nedenle kullanıcılar tarafından kolayca kaldırılamaması. Uygulamanın silinmesi, çoğu son kullanıcının bilmediği veya uygulamaya hâkim olmadığı özel ADB komutları gerektiriyor. Bu durum, uygulamanın cihazlar üzerinde kalıcı olmasını sağlıyor.

AppCloud, Samsung, Galaxy, casus

Geliştirici ironSource’un geçmişi de bu tür endişeleri güçlendiriyor. Şirket daha önce Windows ve macOS işletim sistemleri için “installCore” adında bir hizmet sunmuştu. Bu hizmet, uygulama yükleyicilerine ek programlar paketlenmesine izin veriyordu. Ancak kullanıcıdan net bir bilgi almadan çalıştığı için, birçok anti-virüs programı tarafından “potansiyel olarak istenmeyen program (PUP)” olarak etiketlenmişti.

Samsung’dan çok konuşulacak hamle

Samsung’dan çok konuşulacak hamle

Samsung, DRAM fiyatlarında artış yaptı. Bu karar, sektördeki dengeleri tamamen değiştirebilir.

AppCloud’un casusluk amacıyla kullanıldığı henüz resmi olarak doğrulanmış değil. Ancak bir uygulamanın önceden yüklenmiş olması ve kaldırılmasının bu denli zor olması, kullanıcılar arasında haklı bir tedirginlik yaratıyor. Bu son tepkilerin ardından, Samsung’un kullanıcılara en azından AppCloud’u devre dışı bırakma veya kalıcı olarak kapatma seçeneği sunması bekleniyor.

Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Kullandığınız Samsung model telefonda AppCloud uygulamasının varlığını fark etmiş miydiniz? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Resident Evil Requiem korkudan titretecek

Capcom’un yeni oyunu için yapımcı Masato Kumazawa, serinin hayranlarını sevindirecek açıklamalar yaptı. Kumazawa, önceki oyunlardaki aksiyon odaklı geri bildirimleri dikkate aldığını söyledi. Yeni oyun Resident Evil Requiem korku ögelerine ağırlık verecek ve seriyi klasik hayatta kalma korkusu köklerine geri taşıyacak. Yapımcı, oyuncuları oyun boyunca sürekli gerilimde tutma planlarını detaylıca anlattı.

Resident Evil Requiem korku dozu ve aksiyon dengesi

Kumazawa, oyuncuların geri bildirimlerine çok değer verdiğini ve eleştirilere açık olduğunu belirtti. Önceki bazı Resident Evil oyunlarında aksiyonun çok ön plana çıktığı yönündeki yorumlar bu kararda etkili oldu. Yapımcı, Resident Evil Requiem deneyimini önceliklendireceklerini ve klasik hayatta kalma korkusu mekaniklerini merkeze alacaklarını vurguladı. Ancak, bu durumun oyunun sürekli korku dolu anlardan oluşacağı anlamına gelmediğini de ekledi.

Gerilimi artırmak için doğru sıralama şart

Oyunun ilerleyişi ve olay örgüsü planlanırken gerilim ve aksiyon dengesinin çok kritik olduğunu belirten Kumazawa, bir korku filminin dahi ara sıra daha yavaş sahneler gerektirdiğine dikkat çekti. Bu yavaş sahneler, gerilimin bir sonraki büyük şoka kadar tekrar birikmesini sağlıyor. Bu nedenle ekip, oyuncuların sürekli korku düşüncesinden uzaklaştığı kısa aksiyon veya rahatlama anları serpiştirerek korku anlarının etkisini maksimize etmeyi amaçladı. Bu doğru sıralama, oyuncuları oyun süresince sürekli gergin tutmanın anahtarı olacak.

Epic Games yeni ücretsiz oyunu açıkladı

Epic Games yeni ücretsiz oyunu açıkladı

Epic Games, yeni haftanın ücretsiz oyununu resmen açıkladı. Yapım, birçok kişiyi şimdiden heyecanlandırdı.

Grace Ashcroft ile korkuya yeni bir bakış açısı

Resident Evil Requiem’in yeni başkahramanı Grace Ashcroft, serinin önceki kahramanlarından daha çekingen ve daha kolay korkan bir karakter olarak tasarlandı. Kumazawa, bu tasarımın, oyuncuların karakterle daha derin bir bağ kurmasını sağlayacağını ve korku unsurunu artıracağını düşünüyor. Oyuncular, kahramanın çaresizliğini ve tepkilerini görerek gerilimi daha yoğun hissedecekler. Ayrıca Grace’in peşinde olan gizemli “takipçi” düşmanın da niyetleri ve motivasyonları konusunda sürprizler olacağının sinyalini verdi.

Peki, Resident Evil Requiem’in klasik hayatta kalma korkusuna dönüşü hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!