Red Dead Redemption 2 yeni nesil güncellemesi kapıda olabilir

Rockstar Games, eleştirmenlerce beğenilen açık dünya western oyunu Red Dead Redemption 2‘nin PlayStation 5 ve Xbox Series X|S konsollarına yönelik geliştirilmiş bir sürümünü (Enhanced Edition) duyurmaya hazırlanıyor olabilir. Steam veritabanında (SteamDB) yapılan gizemli değişiklikler ve şirketin geçmiş yayın takvimi, bu beklentileri güçlendiriyor.

Red Dead Redemption 2’nin SteamDB’deki açıklaması dikkat çekti

Söylentilerin fitilini ateşleyen gelişme, bir Twitter/X kullanıcısı olan BeskInfinity’nin Red Dead Redemption 2’nin SteamDB girişindeki mağaza açıklamasında yapılan ani ve önemli bir değişikliği fark etmesi oldu. Daha önce sadece ödülleri ve Red Dead Online erişimini vurgulayan eski metin, oyunu yeni bir başlık gibi pazarlayan, daha derin ve tematik bir açıklama ile değiştirildi.

Yeni metin, hikayenin ana karakteri Arthur Morgan‘ın ahlaki mücadelesine ve Van der Linde çetesinin zorlu yaşamına daha fazla odaklanıyor. Ayrıca, çevrimiçi mod olan Red Dead Online‘ın da kaçak içki operasyonları ve kanun savaşları gibi faaliyetlerini detaylandıran, daha kapsamlı bir tanımı eklendi. Böylesine köklü bir metin revizyonu, oyun topluluğu arasında bir “Geliştirilmiş Sürüm”ün yolda olduğu spekülasyonlarına yol açtı.

Bu söylentiler, Rockstar Games’in son yıllardaki yayın stratejisiyle de örtüşüyor. Şirket, 2021’den bu yana yıllık yeniden yayınlar yapma konusunda istikrarlı bir yol izledi.

  • Grand Theft Auto V‘in yeni nesil sürümü.
  • Red Dead Redemption‘ın yeniden düzenlenmiş konsol sürümü.

Bu yayın serisi, 26 Mayıs 2026’da Grand Theft Auto VI‘nın lansmanına kadar sürecek gibi görünüyor. Ancak, 2025 yılı için henüz resmi bir yeniden yayın duyurulmadı. Steam sayfasındaki son değişiklik, Red Dead Redemption 2 Enhanced sürümünün, bu yıla ait beklenen büyük yeniden yayın olabileceğini gösteriyor.

Ayrıca, Temmuz 2025’te Rockstar Games’in Red Dead Redemption 2’nin destek sayfasını güncellemesi ve özellikle önceki platformdan yeni nesil konsollara oyuncu istatistiklerinin ve ilerlemesinin aktarılmasını sağlayan çevrimiçi geçişle ilgili yeni bir sorun kategorisi eklemesi, platformlar arası bir geçişin hazırlığının yapıldığına dair önemli bir teknik ipucuydu.

Oyun dünyasının tanınmış kaynaklarından biri olan Nate the Hate de bu spekülasyonlara destek verdi. Nate the Hate, bir ay kadar önce, Red Dead Redemption 2’nin PS5 ve Xbox Series X|S için güncel nesil yükseltmesi alacağına dair söylentileri doğrulamış ve hatta oyunun Nintendo Switch 2‘ye de geleceğini iddia etmişti.

Resmi bir duyuru olmamasına rağmen, SteamDB’deki açıklama değişikliği, teknik destek sayfasındaki güncellemeler ve güvenilir sektör kaynaklarının iddiaları, Red Dead Redemption 2 hayranlarının beklediği yeni nesil güncellemenin çok yakın olabileceğini gösteriyor.

Huawei NVIDIA’ya meydan okudu!

Çinli teknoloji devi Huawei, yapay zekâ (AI) savaşında odak noktasını çip üretimindeki nanometre süreçlerinden, bilgi işlem gücü ve verimliliğine kaydırarak küresel bir meydan okumaya imza attı. Huawei Cloud CEO’su ve İcra Direktörü Zhang Pingan, şirketin bilgi işlem gücünün rakibi NVIDIA’nın AI yongalarından üç kat daha verimli olduğuna inandığını duyurdu.

Zhang Pingan, yaptığı açıklamada teknoloji dünyasının odağındaki 5 nm veya 7 nm gibi çip üretim süreçlerinin aslında yapay zekâda kilit nokta olmadığını vurguladı. CEO’ya göre, müşterilerin asıl talebi yüksek kaliteli bilgi işlem sonuçları ve bunu sağlayan temel etken hesaplama gücü ve verimliliği.

Huawei hız ve güvenilirlik ile öne çıkıyor

Huawei’nin bu stratejisi, özellikle ABD’nin uyguladığı ihracat kısıtlamaları nedeniyle en gelişmiş çip üretim teknolojilerine (5 nm gibi) erişimde zorluk yaşayan şirket için bir zorunluluktan öte, felsefi bir dönüşümü de işaret ediyor. Zhang Pingan, bu durumu şu çarpıcı sözlerle özetledi:

Çip süreci (5nm ve 7nm gibi) temel unsur değil. Müşterilerin asıl ihtiyacı olan şey yüksek kaliteli bilgi işlem sonuçları. Huawei Bulut Hizmeti, bilgi işlem gücü ve verimliliğinde çığır açtı ve üretim verimliliği, Nvidia’nın H20 çipinin üç katına ulaştı.

Bu açıklama, şirketin yazılım optimizasyonu ve sistem mimarisi sayesinde, donanım kısıtlamalarına rağmen rakibinin mevcut nesil ürünlerinden daha iyi bir verimlilik sunduğunu iddia etmesi anlamına geliyor.

Huawei yöneticisi, bu verimlilik artışını somut bir örnekle destekledi: Huawei Bulut Hizmeti’nin tek bir kartta, sadece 50 milisaniyelik bir gecikmeyle saniyede 2400 token üretme yeteneğine sahip olduğunu belirtti.

Zhang ayrıca, şirketin bulut platformu Ascend Cloud Hizmeti’nin güvenilirliğini ve kapsamını yıllar içinde artırdığını kaydetti. Hizmet, Huawei’nin kendi büyük dil modeli Pangu’nun yanı sıra, DeepSeek ve Kimi gibi üçüncü taraf Büyük Dil Modelleri (LLM) ile de verimli bir şekilde çalıştığını doğruladı. Bu iş birliklerinin kabul edilebilir düzeyde olduğunu belirten Zhang, yakında tüm LLM’lerin Ascend Cloud teknolojileri üzerinde daha hızlı ve daha iyi çalışacağını ekledi.

OpenAI piyasa değeri ile rekor kırabilir

OpenAI piyasa değeri ile rekor kırabilir

OpenAI, dünyanın en değerli özel şirketi oldu. Firma, tam 500 milyar dolar değerlemeye ulaşmayı başardı.

Huawei’nin bu atılımı, Çin’in uluslararası yaptırımlara rağmen yapay zekâ ve bilgi işlem alanında küresel bir merkez olma hedefiyle örtüşüyor. Şirket, Huawei Cloud’un 756 gün üst üste “sıfır büyük olay” rekorunu korumasının, bu segmente değerli bir katkı sağladığını belirtiyor.

Game Pass artık DLC indirimi sunmayacak

Microsoft, Xbox Game Pass aboneliklerinde yaptığı yüksek fiyat artışlarının hemen ardından, aboneleri için yeni ve beklenmedik bir değişiklik daha uygulamaya koydu. Şirket, abonelikle birlikte gelen ve oyuncular için önemli bir avantaj olan DLC indirimlerini sessiz sedasız kaldırdığını doğruladı. Bu uygulama yerine, abonelere DLC satın alımlarında Microsoft Rewards puanı geri ödemesi yapılacağı açıklandı. Bu durum, hizmetin cazibesini önemli ölçüde azaltacak bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Birden fazla teknoloji haber sitesine yapılan açıklamayla Microsoft, değişikliğin sadece belirli bir oyuna özgü olmadığını, Game Pass kütüphanesindeki tüm oyunların DLC ve oyun içi satın alımlarını kapsadığını belirtti. Yeni düzenlemeye göre, en üst paket olan Ultimate aboneleri yaptıkları uygun satın alımların %10’unu Rewards puanı olarak geri alacaklar. Premium üyeler için ise bu oran %5 olarak belirlendi. Bu sistem, eski sistemdeki anlık indirim avantajının yerini alarak, oyuncuları dolaylı bir mağaza kredisi kullanmaya yönlendiriyor.

Game Pass sisteminin eskisi kadar getirisi yok

Bu ayın başlarında Microsoft, Game Pass’in amacının sunduğu geniş oyun kataloğu ile “benzersiz değer sağlamak” olduğunu duyurmuştu. Hatta bu duyuruda fiyat artışıyla birlikte kütüphaneye 45 yeni oyun ekleneceği de bildirilmişti. Ancak DLC indirimlerinin kaldırılmasıyla birlikte, oyuncular artık anında yüzde onluk indirimden mahrum kalıyor ve bunun yerine puan biriktirmek durumunda kalıyorlar. Bu hamle, aboneliğin sağladığı doğrudan maliyet avantajını ortadan kaldırarak üyelerin abonelik hizmetinden aldıkları toplam değeri sorgulamasına neden oldu.

Xbox Game Pass Microsoft DLC Rewards

Tüm bu gelişmeler, özellikle fiyat artışı ve beraberindeki avantaj kaybı düşünüldüğünde, bazı Game Pass üyelerinin aboneliklerini yenileme kararlarını tekrar gözden geçirmelerine yol açabilir. Her ne kadar bu tür ani değişiklikler oyuncuları üzse de, piyasada hala ön ödemeli kodlar aracılığıyla eski indirimli fiyatlardan abonelik alma yolları bulunabiliyor.

Xbox Game Pass nasıl iptal edilir?

Xbox Game Pass nasıl iptal edilir?

Bu rehberde, Microsoft tarafından yapılan zamlardan etkilenen Xbox Game Pass hizmetini nasıl iptal edebileceğinizi gösterdik.

Microsoft’un bu ardı ardına gelen hamleleri, hizmetin gelecekteki değeri hakkında soru işaretleri yaratıyor. Siz bu değişiklikler hakkında ne düşünüyorsunuz? Game Pass aboneliğinizi sürdürmeyi planlıyor musunuz?

App Store sahte Sora 2 uygulamalarıyla doldu

OpenAI tarafından geliştirilen ve metin komutlarından gerçekçi videolar üreten yapay zeka modeli Sora, teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Ancak bu popülerlik, kötü niyetli geliştiriciler için yeni bir fırsat kapısı araladı. Henüz genel kullanıma sunulmamış olmasına rağmen, App Store gibi uygulama mağazaları Sora adını taşıyan çok sayıda sahte ve klon uygulama ile dolmuş durumda. Bu uygulamalar, kullanıcıları yanıltarak haksız kazanç elde etmeyi amaçlıyor.

Henüz kullanıma sunulmayan Sora uygulamasının klonu App Store’da zirvede

App Store üzerinde yapılan basit bir “Sora” araması, karşınıza onlarca farklı uygulama çıkarıyor. kısa sürede “En İyi Fotoğraf ve Video Uygulamaları” listesinde dokuzuncu sıraya kadar yükseldi. Bu durum, sahte uygulamaların ne kadar hızlı yayıldığını ve ne kadar çok kullanıcıya ulaştığını gösteriyor. Bu uygulamaların birçoğu, kullanıcıları çekmek için OpenAI’ın logosunu veya Sora ile ilişkili görselleri izinsiz olarak kullanıyor.

Bu klon uygulamaların en büyük tehlikesi ise kullandıkları para kazanma yöntemleri. Birçoğu, temel birkaç özellik sunup gelişmiş yetenekler için kullanıcılardan yüksek ücretli haftalık veya aylık abonelikler talep ediyor. OpenAI’ın resmi Sora aracının henüz halka açık bir mobil uygulamasının olmadığını bilmeyen kullanıcılar, bu uygulamaların gerçek olduğunu düşünerek tuzağa düşebiliyor. Sonuç olarak, hem çalışmayan bir hizmet için para ödemiş oluyorlar hem de kişisel verilerini riske atabiliyorlar.

Yeni ve popüler teknolojiler ortaya çıktığında bu tür aldatmacaların yaşanması sık karşılaşılan bir durum. Kullanıcıların, özellikle büyük bir beklenti yaratan uygulamaları indirirken son derece dikkatli olması gerekiyor. Uygulamayı geliştirenin kim olduğunu kontrol etmek ve yorumları dikkatlice okumak, bu tür tuzaklardan korunmak için atılabilecek en önemli adımlar arasında yer alıyor.

Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Daha önce popüler bir uygulamanın sahte versiyonuyla karşılaştınız mı?

OpenAI finans sektörüne giriyor

Yapay zeka alanının lider şirketi OpenAI, önemli bir satın alıma daha imza attı. SpaceX’i geride bırakarak dünyanın en değerli özel şirketi unvanını kazandıktan hemen sonra harekete geçen ChatGPT üreticisi şirket, Roi isimli yapay zeka destekli kişisel yatırım uygulamasını satın aldığını duyurdu. Roi, kullanıcıların tüm finansal portföylerini tek bir platformda yönetmelerine olanak tanıyan ve kişiselleştirilmiş yatırım tavsiyeleri sunan bir sohbet robotuyla dikkat çekiyor. Bu hamle, OpenAI’ın finans teknolojileri alanına güçlü bir giriş yaptığının sinyallerini veriyor.

OpenAI Roi ChatGPT

Satın almanın finansal detayları hakkında herhangi bir resmi açıklama yapılmadı. Ancak teknoloji basınına yansıyan bilgilere göre, anlaşma kapsamında Roi CEO’su ve kurucu ortağı Sujith Vishwajith, OpenAI ekibine katılan tek isim olacak. Bu durum, OpenAI’ın öncelikli olarak Roi’nin arkasındaki teknoloji ve kurucusunun vizyonuyla ilgilendiğini gösteriyor. Şirketin, uygulamadan ziyade teknolojiyi kendi sistemlerine entegre etmeyi hedeflediği düşünülüyor.

OpenAI ChatGPT’yi “daha kişisel” bir asistana dönüştürebilir

OpenAI’ın kişisel finans alanına yönelik bu adımı, şirketin gelecek planları hakkında önemli ipuçları barındırıyor. Bu satın alım, popüler sohbet botu ChatGPT’nin gelecekte sadece genel soruları yanıtlamakla kalmayıp, kullanıcılara özel finansal tavsiyeler sunan “proaktif bir asistana” dönüşebileceği beklentisini güçlendiriyor. Şirketin amacı, yapay zekayı gündelik hayatın daha kişisel ve kritik alanlarına entegre ederek kullanım alanını genişletmek olabilir.

Bu, OpenAI’ın son dönemdeki ilk satın alması değil. Şirket, ChatGPT’nin yeteneklerini artırmak için stratejik hamleler yapmaya devam ediyor. Hatırlanacağı üzere OpenAI, geçtiğimiz Mayıs ayında yapay zeka donanım girişimi io’yu 6.5 milyar dolara, Eylül ayında ise ürün testi odaklı bir girişim olan Statsig’i 1.1 milyar dolara bünyesine katmıştı. Roi’nin de bu stratejik büyüme planının önemli bir parçası olduğu anlaşılıyor.

ChatGPT ile alışveriş yapmak mümkün

ChatGPT ile alışveriş yapmak mümkün

ChatGPT'ye "Anında Ödeme" özelliğini geldi! Etsy ve Shopify ürünlerini, satıcının sitesine gitmeden doğrudan sohbet ekranından satın alın.

OpenAI’ın finansal danışmanlık alanına girmesi, yapay zekanın gelecekteki rolünü yeniden şekillendirebilir. Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? ChatGPT gibi bir yapay zeka modelinden kişisel yatırım tavsiyesi almayı düşünür müydünüz? Yorumlarınızı bizimle paylaşın.

Xbox’ın Call of Duty hamlesi pahalıya patladı

Microsoft’un oyun aboneliği hizmeti Xbox Game Pass, sürdürülebilirlik konusunda büyük bir baskıyla karşı karşıya. Bu hafta açıklanan %50’lik şok fiyat artışının ardından, Bloomberg’e konuşan eski çalışanlar, geçen yıl hizmete eklenen büyük bir oyunun şirkete faturasının ağır olduğunu ortaya çıkardı.

Xbox’a 300 milyon dolarlık Black Ops 6 faturası

Bloomberg’in haberine göre, Redmond merkezli firma, Call of Duty: Black Ops 6’yı doğrudan Game Pass aboneliğine sunarak 300 milyon dolardan fazla kayıp yaşadı. Bu devasa kayıp, oyunun Xbox ve PC’de Game Pass kapsamında ilk günden indirilebilir olması nedeniyle beklenen tam fiyatlı satış kayıpları üzerinden hesaplandı.

Veriler, Microsoft’un bu stratejisinin ne kadar riskli olduğunu gösteriyor:

  • Black Ops 6‘nın lansman ayı boyunca ABD’deki tam fiyatlı satışların %82’si rakip platform PlayStation üzerinden gerçekleşti.
  • Oyunun piyasaya sürüldüğü ayda, ABD’deki video oyunu abonelik harcamalarındaki artış yalnızca %16‘da kaldı, bu da Game Pass’in beklenen büyük ivmeyi yakalayamadığına işaret ediyor.

Microsoft, bu hafta, konsollarda ilk günden oyunları içeren tek abonelik seviyesi olan Game Pass Ultimate‘ın fiyatını aylık 29,99 dolara çıkararak dikkatleri üzerine çekti. Bu artış, hizmetin maliyetlerini karşılama konusunda zorlandığı yönündeki suçlamaları yeniden gündeme getirdi. Rakibi Sony’nin en pahalı aboneliği olan PS Plus Premium ise aylık yalnızca 17,99 dolar fiyata sahip.

PlayStation, kendi birinci taraf oyunlarını ilk günden abonelik hizmetine tam fiyattan vermenin sürdürülebilir olmadığını defalarca dile getirmişti. Bu duruşu eleştirilse de, son gelişmeler Sony’nin bakış açısının haklılığını kanıtlar nitelikte.

Xbox CEO’su Sarah Bond, Game Pass’e yapılan fiyat artışlarından hemen önce, hizmetin kârlı olduğunu iddia etse de, bu iddiasını desteklemek için sadece 5 milyar dolarlık bir gelir rakamı sundu, detaylı kârlılık verilerini paylaşmadı. Microsoft, en son 2024 yılında 34 milyon aktif abonesi olduğunu duyurduğundan beri toplam Game Pass abone sayısını da güncellemedi.

Battlefield 6’dan bir rekor daha!

Battlefield 6’dan bir rekor daha!

Battlefield 6, yeni bir rekora daha imza atmayı başardı. Yapım, Steam'de tam 1,7 milyon ön sipariş aldı.

Microsoft’un Activision Blizzard’ı 70 milyar dolara satın almasının ardından, şirketin üst yönetiminden Xbox bölümünün kârlılığını artırma baskısı giderek yükseliyor. Game Pass’in maliyetli operasyonları ve büyük bütçeli oyunların hizmete eklenmesinin yarattığı kayıplar, bu baskının somut sonuçları olarak yorumlanıyor.

Yapay zekaya CS 1.6 yaptırdık!

Yapay zeka artık sadece metin yazmakla veya görsel oluşturmakla sınırlı değil, kodlama ve oyun geliştirme gibi karmaşık alanlarda da boy gösteriyor. Bu videoda, yapay zeka dünyasının iki devini, ChatGPT ve Gemini’yi, şimdiye kadarki en zorlu testlerden birine tabi tutuyoruz.

Onlardan sıfırdan çalışan projeler oluşturmalarını isteyerek, hangisinin daha yetenekli bir geliştirici olduğunu ortaya çıkarıyoruz. Bu büyük kapışmada her iki yapay zeka modeline de üç farklı görev verdik: Efsanevi Counter-Strike 1.6’dan ilham alan basit bir oyun, kullanışlı bir web uygulaması ve şık bir kişisel web sitesi. Peki, hangisi daha temiz kod yazdı?

Hangi platformun ürettiği projeler daha sorunsuz çalıştı ve görsel olarak daha başarılı oldu? Tüm bu soruların cevabını videomuzda bulacaksınız. ChatGPT ve Gemini’nin kodlama konusundaki güçlü ve zayıf yönlerini, pratik örneklerle karşılaştırdığımız bu videoyu sonuna kadar izleyin. Sizce bu teknoloji savaşının galibi kim oldu? Kendi favorinizi ve düşüncelerinizi yorumlar bölümünde bizimle paylaşmayı unutmayın!

Gmail uçtan uca şifreleme özelliğini aktif etti

Google, Gmail için uçtan uca şifreleme desteğini genişlettiğini duyurdu. Artık Google Workspace Enterprise Plus hesabına sahip ve Assured Controls eklentisini kullanan kullanıcılar, Gmail üzerinden farklı e-posta sağlayıcılarına sahip alıcılara da güvenli mesaj gönderebilecek.

Gmail Uçtan Uca Şifreleme Nasıl Çalışıyor?

Gmail daha önce TLS ile veri aktarımını şifreliyordu. Yeni sistemle birlikte, şifreleme işlemi doğrudan kullanıcı tarayıcısında gerçekleşiyor. Bu sayede e-posta içeriği, ekler ve görseller Google’ın sunucularına ulaşmadan korunmuş oluyor. Ancak e-posta başlığı, konu satırı ve alıcı bilgileri bu ek güvenlik katmanına dahil edilmiyor.

Yeni sistem sayesinde alıcıların S/MIME sertifikası paylaşmasına gerek kalmıyor ve Gmail dışındaki sağlayıcıları kullanan kişiler de güvenli şekilde mesaj alabiliyor. Şifreli e-postayı alan kullanıcı doğrudan içeriği göremiyor. Gelen kutusuna bir bildirim geliyor ve bu bildirimdeki bağlantı aracılığıyla Google’ın güvenli portalına yönlendiriliyor. Portalda, geçici bir Google misafir hesabı oluşturuluyor. Kullanıcı e-posta adresini doğruladıktan sonra kendisine gönderilen kodu girerek mesaj içeriğine erişebiliyor.

Aktif Etmek İçin Manuel Açmak Gerekiyor

Kullanıcılar yeni bir e-posta oluştururken, pencerenin sağ alt köşesinde yer alan “Mesaj güvenliği” seçeneğini görebiliyor. Güvenliği etkinleştirmek için “Ek şifreleme” bölümünü açmak gerekiyor. Şifreleme yazmaya başlamadan önce aktif edilmezse, mevcut taslak siliniyor ve yeni bir pencere açılıyor. Bu nedenle kullanıcıların şifreleme seçeneğini en başta aktif hale getirmesi büyük önem taşıyor.

Gmail, POP3 mail desteğini sonlandırıyor

Gmail, POP3 mail desteğini sonlandırıyor

Gmail, POP3 mail desteğini kaldırıyor. Google, 1 Ocak’tan itibaren geçerli olacak bu kararı güvenlik gerekçeleriyle aldığını açıkladı.

Şirket yöneticilerinin dikkat etmesi gereken bir diğer husus ise, özelliğin varsayılan olarak kapalı gelmesi. Harici alıcılara uçtan uca şifreli e-posta gönderebilmek için organizasyon birimi ve grup düzeyinde ayarın açılması gerekiyor.

Binlerce Android kullanıcısının kişisel verileri çalındı

Siber güvenlik uzmanları, Android cihazları hedef alan iki yeni casus yazılımı ortaya çıkardı. ProSpy ve ToSpy adlı zararlı yazılımlar, sahte Signal ve ToTok uygulamaları aracılığıyla yayıldı. Masum görünen eklenti ve güncelleme dosyalarıyla kullanıcıların cihazlarına sızan bu yazılımların, özellikle Orta Doğu bölgesinde yoğun şekilde aktif olduğu tespit edildi.

ProSpy kampanyası, Signal’e aitmiş gibi görünen sahte bir eklentiyle kullanıcıları kandırdı. Kurulumun hemen ardından indirilen paket, cihazın mesaj kayıtları, kişi listesi ve dosyalarına erişim için gerekli izinleri talep etti. Yükleme tamamlandığında kötü amaçlı yazılım arka planda çalışmaya başlayıp kişisel verileri çalındı ve saldırganların kontrolündeki sunuculara iletti.

Google Play Taklit Edildi

Saldırganlar, zararlı yazılımın gizli kalması için aldatıcı yöntemlere başvurdu. Uygulama, ana ekranda Google Play Hizmetleri simgesini taklit ederek kullanıcıların gözünde güvenilir görünüyordu. Simgeye dokunulduğunda ise gerçek Play Hizmetleri penceresi açılarak şüphe çekmesi engellendi. Bu yöntem, kötü yazılımın cihazlarda uzun süre farkedilmeden çalışmasını sağladı.

ToSpy ise sahte ToTok sürümleri üzerinden yayıldı. Kullanıcılar uygulamayı yüklediğinde depolama izni istendi ve hemen ardından belgeler, fotoğraflar, videolar ile sohbet yedekleri yani kişisel verileri çalınarak saldırganların sunucularına aktarıldı.

Uygulama başlatıldığında, arka planda gerçek ToTok uygulaması çalıştırılıyordu. Bu sayede kurbanlar sahte yazılımı fark etmekte zorlanıyordu. Cihazda ToTok yüklü değilse kullanıcılar resmi mağazalara yönlendiriliyor ve uygulamanın indirilmesi sağlanıyordu.

ESET Hileyi Tespit Etti

ESET’in incelemesine göre iki kampanya farklı zamanlarda etkinleştirildi. ToSpy, 2022’de kurulan bir altyapı üzerine inşa edilmişken, ProSpy’ın faaliyetleri 2024’te başladı. Sonuçlar, saldırıların uzun vadeli planlama ile yürütüldüğünü gösteriyor.

Casus yazılımlar, cihaz yeniden başlatılsa bile çalışmaya devam etmek için Android’in sistem servislerini kötüye kullanıyor. AlarmManager ile kapanan işlemleri yeniden tetikliyor, önde çalışan servisleri taklit ederek sistemin önceliğini elde ediyor ve böylece arka planda kesintisiz çalışıyor ve kişisel verileri çalmaya devam ediyor. Aynı zamanda cihaz açıldığında otomatik olarak başlatılarak kalıcı bir varlık sağlıyor.

Alınacak Önlem ve Uyarılar

Uzmanlar, sahte uygulamaların oluşturduğu tehlikelere karşı kullanıcıları uyarıyor. Android kullanıcıları, yalnızca Google Play Store gibi resmi mağazalardan uygulama indirmeli. Geliştiricilerin resmi internet siteleri üzerinden yapılan yüklemeler de güvenli kabul ediliyor.

Google yapay zekalı hoparlörünü duyurdu

Google yapay zekalı hoparlörünü duyurdu

Google Home Speaker tanıtıldı. Yenilikçi hoparlör, görülmemiş bir yapay zeka desteği sunuyor.

Kullanıcıların Play Protect özelliğini açık tutması, bilinmeyen kaynaklardan APK yüklememesi ve cihazlarında şüpheli hareketler fark ettiklerinde güvenlik yazılımlarını kullanmaları tavsiye ediliyor. Ayrıca kurumsal cihazlarda güvenlik politikalarının sıkı şekilde uygulanması gerektiği de vurgulanıyor.

Apple Watch Ultra bir dalgıcın hayatını kurtardı

Mumbai’de yaşayan bir dalgıç, Apple Watch Ultra’nın siren özelliğinden, cihazın otomatik olarak devreye girip hayatını kurtardığı ana kadar haberdar değildi.

Apple Watch Ultra’nın en çok öne çıkan özelliklerinden biri olmasa da, her modelde 86 desibel gücünde bir siren alarmı bulunuyor. Apple, bu özelliği kullanıcının tehlike anında cihazı manuel olarak veya hareket kabiliyeti azaldığında derinlik sensörünün durumu algılayıp otomatik olarak devreye sokabileceği şekilde tasarlamıştı.

Kshitij Zodape adlı dalgıç, yaz aylarında Puducherry açıklarında, Bengal Körfezi’nde tüplü dalış yaparken beklenmedik bir tehlikeyle karşılaştı. Yaklaşık 36 metre derinlikte bulunduğu sırada, taktığı ağırlık kemeri yerinden çıktı. Bu durum, yalnızca daha derine dalmasını engellemekle kalmadı, aynı zamanda onu kontrolsüz biçimde yüzeye doğru itmeye başladı.

Apple Watch Nasıl Hayat Kurtardı?

Zodape’nin anlattıklarına göre, ne olduğunu tam olarak anlayamadan Apple Watch Ultra’nın derinlik sensörü, ani dikey hareketi algıladı ve acil durum uyarısı gönderdi. Ancak Zodape, kontrolünü kaybettiği için yükselmeyi durduramadı.

Talihsiz dalgıç; “Ne olduğunu anlamadan saatim uyarı vermeye başladı. Yükselişimin fazla hızlı olduğunu, bunun tehlikeli olabileceğini ve yavaşlamam gerektiğini söylüyordu. Ama elimden bir şey gelmiyordu, hala hızla yukarı çıkıyordum” dedi.

Zodape’nin tepkisiz kalması üzerine Apple Watch Ultra’nın sireni otomatik olarak devreye girdi. Bu yüksek sesli alarm, yakındaki bir dalgıç eğitmeninin dikkatini çekti ve Zodape’nin zamanında fark edilmesini sağladı.

Eğitmen kısa sürede Zodape’ye ulaşarak kontrolsüz biçimde yüzeye çıkmasını engelledi. Zodape’in bulunduğu derinlikte vücudu yüksek basınca maruz kalmıştı; bu nedenle yüzeye aniden çıkması akciğerlerinin genişleyip yırtılmasına yol açabilecek kadar tehlikeliydi.

Apple Avrupa Birliği’nden dolayı taktik değiştirdi!

Apple Avrupa Birliği’nden dolayı taktik değiştirdi!

Apple "Karbon Nötr" olarak pazarladığını ürünlerini Avrupa Birliği'nden dolayı artık pazarlayamıyor ve taktik değiştirdi.

Olası bir ölümcül kazayı önleyen bu olayın ardından Zodape, Apple’a teşekkür ederek siren özelliğinden daha önce haberi olmadığını söyledi.

Threads, yeni özelliğiyle X’e meydan okuyor

Threads, uygulamasının kullanım şeklini değiştirebilecek topluluklar özelliğini hayata geçirdi. Meta, Perşembe günü yaptığı açıklamada, kullanıcıların basketbol, televizyon, K-pop, kitaplar ve daha birçok konuda rahatça sohbet edebileceği 100’den fazla topluluğun dünya genelinde erişime açıldığını duyurdu.

Meta’ya göre bu yeni özellik, kullanıcılara ilgi duydukları konularda daha derin ve anlamlı sohbetler yapabilecekleri özel alanlar oluşturmayı hedefliyor. Kullanıcıların katıldıkları topluluklar, artık Threads profillerinde de görüntülenecek. Ayrıca her topluluğa özel bir “Beğen” emojisi bulunacak ve bu emoji yalnızca o topluluğun üyeleri tarafından kullanılabilecek.

X Benzerliği Dikkat Çekti

İlk bakışta Threads’in “Topluluklar” özelliği, X’in benzer özelliğini andırıyor gibi görünse de iki platform arasında belirgin farklar bulunuyor.

X’teki Topluluklar, kullanıcıların ortak ilgi alanları etrafında etkileşim kurabilecekleri özel alanlar sunuyor. Ancak bu topluluklar, doğrudan kullanıcılar tarafından oluşturulup yönetildiği için yapısı itibarıyla Reddit’e daha yakın bir model benimsiyor. X’te topluluk gönderileri herkese açık olarak görüntülenebiliyor, ancak yalnızca topluluğa katılan kullanıcılar tartışmalara aktif olarak katılabiliyor.

Topluluk Kontrolü Threads’a Ait

Threads tarafında ise toplulukların kontrolü tamamen şirkete ait. Kullanıcılar kendi topluluklarını oluşturamıyor, yalnızca mevcut olanlara katılabiliyor. Buna ek olarak, Threads’te topluluklara üye olmayan kullanıcılar da tartışmalara dahil olabiliyor, bu da platformu daha açık ve etkileşimli bir hale getiriyor.

Yöneticilere Özel Rozetler Olacak

Threads’te paylaşılan topluluk gönderileri, tıpkı X’te olduğu gibi “Sizin İçin” ve “Takip Edilenler”akışlarında tüm kullanıcılara gösterilebiliyor. Ancak gönderilerle etkileşime geçmek, özel bir “Beğen” emojisi gibi ayrıcalıklardan yararlanmak yalnızca topluluk üyelerine açık.

Örneğin, NBA Threads topluluğunda gönderiler basketbol topu emojisiyle beğenilebilirken, Book Threads topluluğunda bu emoji bir kitap yığını simgesiyle temsil ediliyor. Meta ayrıca yakında aktif topluluk yöneticilerine özel profil rozetleri sunmayı da planlıyor.

Musk, Wikipedia’ya Grokipedia ile rakip oluyor

Musk, Wikipedia’ya Grokipedia ile rakip oluyor

Elon Musk, Wikipedia'ya rakip olarak Grokipedia isimli bir internet kütüphanesi kurmaya başladıklarını duyurdu.

Threads’te toplulukların uygulamayla bütünleşme biçimi, X’ten bazı yönleriyle ayrılıyor. Her iki platformda da kullanıcılar bir topluluğa katıldığında bu üyelik topluluğun genel sayfasında görüntüleniyor. Ancak Threads’te bu görünürlük bir adım öteye taşınıyor. Topluluğun konu etiketi, doğrudan kullanıcının profiline ekleniyor.

Kullanıcılar artık konu etiketini manuel olarak eklemeye gerek kalmadan doğrudan ilgili topluluğa gönderi paylaşabilecek. Ayrıca, en çok etkileşimde bulundukları toplulukların gönderilerini öne çıkarmak için akışlarını yeniden düzenleyerek favori topluluklarını varsayılan görünüm haline getirebilecekler.

Son olarak güncel veriler, Threads’in mobil cihazlarda günlük aktif kullanıcı sayısı bakımından X’e giderek yaklaştığını ortaya koyuyor. Meta, şu anda Threads’te en yoğun etkileşim alan toplulukları test ettiklerini, ancak ilerleyen dönemde bu kapsamı genişleterek çok daha fazla topluluğu kullanıma sunmayı planladıklarını belirtiyor.

Jeff Bezos, uzayda veri merkezi kurmayı planlıyor

Büyük teknoloji şirketleri yeni nesil yapay zeka için dev veri merkezleri kurma yarışındayken, Amazon’un kurucusu Jeff Bezos daha da ileriye bakıyor ve gelecekte uzaya gigawatt veri merkezleri yerleştirmeyi planlıyor.

Veri Merkezi Kurmak 20 Yıl Bile Sürmez

2025 İtalyan Teknoloji Haftası’nda Jeff Bezos’a, önümüzdeki yıllarda dünyanın nasıl şekillenebileceği soruldu. Milyarder, yanıtında roket şirketi Blue Origin’den söz ettikten sonra, uzaya veri merkezleri kurma planlarından bahsetti.

Jeff Bezos konuşmasında; “Uzayda bu devasa gigawatt kapasiteli veri merkezlerini tam olarak ne zaman inşa etmeye başlayacağımızı söylemek zor. Tahminimce süreç 10 yıldan uzun sürecek, ama 20 yılı da aşmayacak. Bu konuda oldukça eminim. Bu dev eğitim kümelerini uzayda inşa etmek daha avantajlı olacak, çünkü orada 7/24 güneş enerjisine sahibiz. Bulut, yağmur ya da hava koşulları gibi engeller olmayacak. Önümüzdeki on yıl içinde, uzaydaki karasal veri merkezlerinin maliyetlerini karşılayabilir hale geleceğiz.” dedi.

İnsanlar Uzayda Yaşayacak

Muhtemelen aynı veri merkezleri, lazer teknolojisi aracılığıyla birbirleriyle veri alışverişi yapabilecek. Ancak bu merkezleri yörüngeye fırlatıp sorunsuz şekilde çalıştırmak, göründüğü kadar kolay bir iş değil. Jeff Bezos, Blue Origin’in gelecekte veri merkezlerini uzaya taşıyabilecek kapasitede büyük ve yeniden kullanılabilir roketler geliştireceğine inanıyor.

Milyarderler uzaya benzin istasyonu kuruyor

Milyarderler uzaya benzin istasyonu kuruyor

Elon Musk ve Jeff Bezos, uzaya benzin istasyonları kurmaya hazırlanıyor. Bu hamle, uzay görevlerindeki başarıyı artıracak.

Uzayda yalnızca veri merkezlerinin bulunmayacağını, aynı zamanda insanların da orada yaşayacağını öngören Jeff Bezos; “Önümüzdeki birkaç on yıl içinde uzayda milyonlarca insanın yaşayacağına inanıyorum. Bu süreç o kadar hızlı ilerleyecek ki..” diye ekledi.

Peki siz neler düşünüyorsunuz? gelecek yıllarda uzaya veri merkezi kurulup insanların yaşaması da mümkün olur mu?