Teknolojinin gelişmesi ile birlikte bilgisayarlar da artık küçülmeye başladı. Artık yüksek performans için devasa bilgisayarlara ihtiyacımız yok. Bunun en son örneği ise Apple’ın geçtiğimiz günlerde tanıttığı Mac mini modeli. Şimdi ise Intel ve Asus ortaklığı ile yeni mini bilgisayar modelleri geliyor.
ASUS, Intel ile anlaşarak Mac mini’ye kafa tutacak
Intel, ASUS ile Next Unit of Compute (NUC) mini bilgisayar modelleri için ortaklık kurduklarını açıkladı. İki şirket, ASUS’un Intel’in NUC serisindeki 10. ila 13. nesil ürünleri üretmesini, satmasını ve desteklemesini sağlayacak bir anlaşma imzaladı.
Bu anlaşma ile NUC mini bilgisayarlara imza atacak olan ASUS, ayrıca gelecekteki NUC bilgisayarların tasarımlarını da geliştirecek. Şirketin, gelecekteki NUC mini bilgisayarların yanı sıra özelleştirilebilir anakartları, kasayı ve diğer ögeleri de geliştirmesi bekleniyor.
Asus, güçlü donanıma sahip bilgisayarlar üretmeye devam ediyor. İçeriğimizde ASUS Expertbook B1502 modelini inceledik.
Intel, geçtiğimiz aylarda yaptığı bir açıklamada NUC bilgisayarlar için doğrudan yatırım yapmayı bırakacağını açıklamıştı. İşlemciler üretimine daha fazla yatırım yapmak istediklerini açıklayan şirket, bu hedef doğrultusunda NUC bilgisayarların geliştirilmesi için ise ilk olarak ASUS ile anlaşmış durumda.
Asus, yeni mini bilgisayar modelleri ile birlikte başta Mac mini olmak üzere piyasaya giriş yapmaya hazırlanıyor. Bilgisayar pazarının en güçlü markalardan olan ASUS, Intel ile yaptığı ortaklık sonrasında NUC bilgisayarlar ile mini PC konusunda iddiasını ortaya koyacaktır. Şirketin ayrıca NUC serisi kapsamında Mac Pro benzeri daha performans odaklı bir model de tanıtması bekleniyor.
Intel ve Asus arasında yapılan anlaşma markalar için herhangi bir bağlayıcı tarafı bulunmuyor. Bu yüzden ilerleyen dönemde başka markalardan da NUC mini PC modelleri görebiliriz. Peki siz Asus ve Intel arasında yapılan mini PC anlaşması hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Son birkaç yılda pazardaki hakimiyet alanını artırmayı başaran Vivo, özellikle bütçe dostu akıllı telefon modelleriyle dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Geçtiğimiz haftalarda Vivo Y36 modelini ülkemize getiren şirket, şimdi de orta segmentte iddialı yeni Vivo V29 Lite için bir duyuru yaptı. İşte detaylar…
Vivo V29 Lite, yakında Türkiye’de!
Vivo V29 Lite, 64 Megapiksel optik görüntü sabitleme özelliğine sahip ana kamerası, 120Hz göz korumalı AMOLED ekranı, bir günden fazla dayanabilen 5.000 mAh boyutunda bataryası ve 44W FlashCharge hızlı şarjı ile kullanıcılara tüm gün sorunsuz kullanım sunuyor.
Ayrıca Vivo, V29 Lite 5G ile sektörde bir ilke imza atarak orta segmentte kullanıcılara ilk defa kavisli ekrana sahip bir akıllı telefon sunuyor. Altın Işıltısı ve Siyah Elmas Işıltısı renk seçenekleri ile gelen V29 Lite, kavisli AMOLED ekranı ile tasarımsal bütünlük yakalamayı başarıyor.
Geçtiğimiz günlerde hediyeli kampanyasıyla ön siparişe açılan Vivo Y36 bugün satışa çıktı. İşte Vivo Y36 fiyatı ve özellikleri...
Gücünü Qualcomm’un Snapdragon 695 işlemcisinden alan vivo V29 Lite, Android 13 işletim sistemi ve FunTouch OS 13 ara yüzü üzerinde çalışıyor. Telefon 8GB RAM (+sanal 8GB) ve 128GB depolama alanı ile geliyor.
Genişletilmiş RAM 3.0 özelliği, mevcut 8 GB RAM’e ek olarak mevcut depolama alanından 8 GB’a kadar belleği “ödünç alarak” kullanıcıların 36 adede kadar uygulama arasında gecikme olmadan eşzamanlı geçiş yapmasına olanak tanıyor.
16 Megapiksel ön kameraya sahip olan vivo V29 Lite 5G’nin arkasında 64 Megapiksel ana kamera, 2 Megapiksel bokeh, 2 Megapiksel makro lensten oluşan üçlü kamera sistemi bulunuyor. Telefon ekran altı parmak izi okuyucusu ile de kullanıcılara kullanım kolaylığı ve güvenlik sunuyor.
Capcom’un efsane korku-macera serisi Resident Evil, yeni remake yapımıyla bu yıla damga vurmayı başardı. Mart ayında çıkan Resident Evil 4 Remake, hem grafikleri hem de yenilenen oynanış kalitesiyle oyunculardan tam puan aldı. Şimdi ise Resident Evil 9 çıkış tarihi hakkında yeni bilgiler sızdırıldı.
Resident Evil 9 çıkış tarihi 2025 olabilir
Capcom, ikonik korku serisinin bir sonraki oyunu olması planlanan Resident Evil 9 için çalışmalara başladı. Resident Evil 7 ve 8 ile serinin popülaritesini oldukça genişleten şirket, RE9 ile bu başarıyı devam ettirmek istiyor. Buna göre yeni yapım 2025 yılında görücüye çıkacak.
Oyun dünyasının tanınmış isimlerinden olan Dusk Gollem, Resident Evil 9 için 2025’in potansiyel çıkış tarihi olabileceğini ve lansmanın 2024’te yapılabileceğini bildirdi. Capcom önceki lansmanlarını yaz aylarında gerçekleştirdiği için, RE9 tanıtımının da bu Haziran gibi yapılmasını bekliyoruz.
Resident Evil 4 Remake son olarak Steam'in belirli aralıklarla güncellenen en çok satanlar listesine damga vurdu.
Resident Evil 9’un en heyecan verici yönlerinden biri Chris Redfield veya Leon Kennedy gibi sevilen karakterleri oynama fırsatı sunması olacak. Bu karakterlerin her ikisi de serinin çeşitli bölümlerinde yer aldı. Ancak Village ve Biohazard’da başrol olan Ethan Winters’ın bu oyunda olmayacağı doğrulandı.
Capcom’un yeni bir karakter kadrosuyla birlikte yeni bir hikayeye giriş yapabileceği de söyleniyor. Yine de RE9’un detayları şu anda bilinmiyor.
Resident Evil 7: Biohazard, birinci şahıs bakış açısı ve klasik zombilerin ötesinde yeni karakterlere yer vermesiyle önemli bir değişime işaret etti. Bu başarı, oyuncuların vampirler, kurt adamları ve diğer doğaüstü yaratıkların yaşadığı bir dünyayla tanıştıran Resident Evil 8: Village ile devam etti.
Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…
xDrive, fizyoterapist onaylı ürünleriyle çalışma ortamında rahatlık ve verimlilik sunuyor. Oyuncu koltuğu, oyuncu masaları, çalışma koltukları ve oyun ve iş istasyonları gibi ürün modelleriyle bilinen yerli marka xDrive, şimdi ise “Monitör Standı” modelleriyle karşımızda!
xDrive’ın yeni monitör standı pazara girdi!
Günümüzde, başlıca çalışma alanlarımız bilgisayar başında geçiyor ve doğru ergonomi önemli bir konu haline geldi. Uzun süreler boyunca bilgisayar başında çalışmak, yanlış duruş pozisyonlarından kaynaklanan sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu sorunları önlemek için kullanıcıların ergonomik çözümlere yönelmeleri gerekmektedir. İşte tam da bu noktada devreye çok amaçlı monitör standları giriyor.
xDrive, Türkiye’nin ilk yerli oyuncu koltuğu üreticisi olarak 40 yıldır mobilya alanında üretim yapmakta ve fizyoterapist danışma kuruluyla birlikte uzun süreli oturumlara uygun oyuncu ve çalışma koltukları, masaları vd. ürünler tasarlamaktadır. Yeni monitör standı modelleriyle xDrive, çalışma ortamınızda daha rahat ve sağlıklı bir deneyim sunmayı hedeflemektedir.
Bu standlar, ergonomik bir çalışma düzeni sağlamak amacıyla monitörünüzü ideal görüş hizasına getirir ve gözlerinizin, boyun ve omuzlarınızın doğru açılarda kalmasını sağlar. Böylelikle gereksiz boyun ve sırt ağrılarını önlemeye yardımcı olurlar.
Reddot Winner, Design Award, Contemporary Good Design Award gibi birçok uluslararası tasarım ödülüne sahip çok amaçlı xDrive monitör standları, şık tasarımlarıyla ilgi çekerken kullanıcılarına da çeşitli ayarlama seçenekleri sunar.
Yükseklik ayarları sayesinde monitörünüzü istediğiniz seviyeye getirebilir ve en uygun bakış açısını elde edebilirsiniz. Ayrıca, bazı modellerde döndürme, eğme ve yana kaydırma özellikleri de bulunmaktadır. Bu da monitörünüzü farklı açılardan ayarlayarak daha esnek bir çalışma deneyimi yaşamanızı sağlar.
Hyundai’nin kompakt SUV modeli olan Kona artık Türkiye’de. Uzun zamandır beklenilen fiyat/performans SUV modeli Kona Türkiye’ye adımını attı ve fiyat listesi belli oldu. Peki yeni Hyundai Kona bizlere neler sunuyor? Elektrikli, hibrit ve içten yanmalı ünitelere sahip Hyundai Kona fiyat listesi nasıl? İşte tüm detaylar…
Hyundai Kona teknik özellikleri ve fiyatı!
Yeni Hyundai Kona ütopik tasarımı ve yenilenen çizgileriyle yollara çıkmaya hazır. Türkiye tanıtımı bugün yapılan araç ilk etapta 3 farklı ünite ile kullanıcılara sunulacak. 1.0 T-GDİ Elite, 1.6 T-GDİ N Line ve 1.6 Hibrit üniteler ile ülkemize gelecek olan Hyundai Kona kompakt SUV kitlesine hitap edecek.
Yeni Hyundai Kona'ya hızlıca yakından bakalım. Fiyatları da yazdım.
– 1.0 T-GDI 120 beygir 1.612 bin TL – 1.6 T-GDI N Line 198 Beygir (dört çeker) 1.826 bin TL – 1.6 GDI Hibrit 141 Beygir 1.795 bin TL.
Egea'nın ardından son kale de yıkıldı! Renault Clio'nun fiyatı 1 milyon TL'yi aştı. İşte Renault Clio fiyat listesi ve detayları...
Yeni Hyundai Kona teknik özellikleri:
İçten yanmalı, elektrikli ve hibrit üniteler ile satılacak olan Hyundai Kona kullanıcılarına toplamda 5 farklı motor seçeneği sunuyor. İçten yanmalı üniteler ile başladığımızda yeni Kona 1.0 T-GDİ Elite ve 1.6 T-GDİ N Line üniteler ile sunulacak. 1.0 hacimli versiyon 120 Hp güç ve 200 Nm tork üretiyor. 1.6 litre hacimli ünite ise 198 hp ve 265 Nm tork üretiyor. Her iki ünite de 7 ileri DCT şanzıman ile kullanıcılara sunuluyor.
1.6 litre hacimli üniteyle alakalı eklememiz gereken diğer detaylar ise aracın N isimli spor paket ile gelecek olması. i20 N ve İ30 N modellerinden hatırlayacağınız üzere araç spor donanım ile gelecek. Ayrıca N Line paketi Kona ailesini 4 tekerden çekiş sunan tek modeli olacak.
Hibrit modele geldiğimizdeyse bizleri 1.6 litrelik GDi motor karşılıyor. Bu motor 145 Hp güç ve 261 Nm tork üretiyor. Bu modelse içten yanmalı ünitelerden ayrı olarak 7 ileri değil 6 ileri DCT şanzıman ile satılacak. Yeni Kona manuel şanzıman severleri ise biraz kıracak çünkü otomobil sadece otomatik şanzıman ile satılacak.
Son olarak aracın tam elektrikli versiyonuna geldiğimizdeyse Elektrikli Kona ise ülkemizde standart ve uzun menzilli olmak üzere iki farklı versiyon ile satılacak. Standart menzilli Kona, 156 Hp güç ve 255 Nm tork üretiyor. Giriş seviyesi elektrikli, 360 km menzil sunabiliyor. Uzun menzilli versiyon ise 218 Hp güç ve 255 Nm torka sahip. Bu modelin menzili ise 434 km olarak belirtiliyor.
Threads çıkış yaptığı günden beri hem Elon Musk ve Twitter kavgaları hem de kendi içerisindeki soru cevap etkinlikleri ile gündem olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde de böyle bir durum yaşandı ve ortalık alevlendi. Instagram Başkanı “Android iOS’tan daha iyi!” dedi. İşte detaylar…
Threads’te ortalığı karıştıran soru ve cevabı!
Meta, Threads’i başlattığından beri , kullanıcılar Instagram ekibi tarafından oluşturulan yeni uygulamada ne yayınlayacaklarını merak ediyor. Etkileşimi teşvik etmek için hem kullanıcılar hem de markalar takipçilerine sorular soruyor. Böyle bir soru Instagram Başkanı Adam Mosseri’nin dikkatini çekti ve yanıtladı. Ancak hiç ummadığı bir kaos ortaya çıktı.
Popüler teknoloji YouTuber’ı Marques Brownlee, Threads’teki takipçilerinden en iyi teknoloji değerlendirmelerini yapmalarını istedi. Yani “Samsung mu Apple mı?” ve “PlayStation mı Xbox mı?” gibi soruları hem sormalarını hem de yanıtlamaların istedi. İçerik üreticileri bu tarz gönderileri hem platform hem de kendi hesapları etkileşim alsın diye paylaşıyor.
Google ısı haritanız ortaya çıkıyor! Peki Google ısı haritası nedir? Hangi verilerimizi paylaştığımızda ortaya çıkar? İşte detaylar...
Ancak işin bir de diğer boyutu var. Bazen özellikle platformların üst kesimlerinden birileri -Instagram Başkanı gibi- bu tarz sorulara yanıt verdiklerinde küçükte olsa yemi yutmuş oluyorlar. Instagram Başkanı Adam Mosseri’de tuzağa düşmüş gibi. Verdiği yanıtta “Android iOS’tan daha iyi” ibaresine yer verdi. Tabii bu yanıt platformda ufak çaplı bir kaos başlattı.
Platformda gönderiyi gören herkes kendi kullandığı işletim sistemini övmeye ve korumaya başladı. Mosseri’nin yanıtı Android kullanıcıları tarafından beğenilmeye başlarken ona yanıt olarak iOS kullanıcıları kendi sebeplerini sunmaya başladılar. Evet Mosseri’nin yanıtı gayet masumca aslında. Kendi yönetimine bağlı olan bir sosyal medya platformunda dolaşırken bir kullanıcısına cevap veriyor aslında. Ancak mesele dışarıdan hiçte öyle anlaşılmadı.
Android ve iOS fanatikleri konuyu hala tartışmaya devam ediyorlar. Ateş hattında gerilim hala var kısacası. Konuyla ilgili Mosseri’den ikinci bir yanıt gelmedi. Kullanıcılarsa kendi birliklerini kurmuşlar ve kendi işletim sistemlerini savunmaya devam ediyorlar. Peki siz ne düşünüyorsunuz? Sizce Mosseri’nin yanıt vermesi doğru muydu? Ve son olarak bizde ateşi biraz körükleyelim. Sizce Android mi yoksa iOS mu daha iyi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…
Teknoloji her zaman peşimizde. Bazen kişisel verilerimiz bazen konumumuzla ilgili verilerimiz bazense neyi sevip neyi sevmediğimiz hakkındaki verileri. Kısacası her şeyimiz bilen bir cihaz var ve o hep yanımızda. Şimdiyse gündemde Google Haritalar üzerinden çıkartılan “ısı haritası” var. Peki ısı haritası nedir? Bu veriler kimlerin işine yarar? İşte detaylar…
En sık gittiğiniz yerler ısı haritanızda gözükür!
Android akıllı telefonlar ve tabletler ile birlikte Google Haritalar’a sahip iPhone’lar ve iPad’ler de -gizlilik ayarlarınızda bunu kapatmadıysanız- konum verilerinizi sürekli olarak Google sunucularına gönderir. Google Haritalar ise trafiğin gerçek zamanlı olarak görüntülenmesi ve trafik sıkışıklığı uyarıları için bu konum verilerini kullanır. Yani Google aynı yolda kaç farklı kişiden konum verisi aldıysa trafik sıkışıklığını da bu orana göre size gösterir.
Tabi bu verileri sizde görebiliyorsunuz. Google ile veri paylaşımı yapıyorsanız bir zaman çizelgesi üzerinde hangi tarihte, hangi saatte nerede olduğunuzu görebiliyorsunuz. Google bununla ilgili bir çizelge size sunmanın yanında dakika dakika konumuzun koordinatlarını da veriyor. Ayrıca iki konum arasındaki değişimi hangi yol veya güzergah üzerinden yaptıysanız onu da görebiliyorsunuz.
YouTube videolarındaki sıkıcı yerleri geçmek artık daha kolay! İşte YouTube yeni video hızlandırma özelliği ve detayları...
Isı haritası konusuna gelirsek bu Google’dan ziyade bir 3. parti uygulamanın sizlere sunduğu bir özellik. Location History Visualizer isimli bu uygulama ile kendi Google ısı haritanızı oluşturabilirsiniz. Bunu yapabilmek için Google tarafından toplanan veriler ile oluşturulmuş çizelgeyi bilgisayarınıza indirmiş olmanız gerekiyor.
Verilerin bulunduğu çizelgeyi indirdikten sonra bu verileri Location History Visualizer isimli uygulamaya yüklüyorsunuz. Daha sonra uygulama sizin ısı haritanızı oluşturmaya başlıyor. Bu haritada en sık gittiğiniz yerleri, en sık kullandığınız yolları vb. haritayla ilgili tüm verileri görebiliyorsunuz. Tabi buraya kadar her şey güzel. Fakat işin bir de diğer boyutu var.
Uygulama ile Google verilerinizi paylaşmanız gerekiyor. Bu sayede ısı haritanız ortaya çıkıyor. Kısacası kendi rızanız ile Google Haritalar verilerinizi 3. parti bir uygulama ile paylaşıyorsunuz. Burada dikkat edilmesi gereken husus tüm işlemi kendi rızanız ile gerçekleştiriyor olmanız. Peki siz neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…
Dünyanın en popüler video platformu olan YouTube yeni bir özellik ile kullanıcılarının karşısına çıkıyor. Özellikle gün içerisinde birçok video izleyen ve videoların klasikleşen giriş kısımlarını atlayıp direkt sadede gelen kullanıcıları ilgilendiren bu özellik sayesinde kullanıcıların YouTube deneyimi daha da artacak. İşte YouTube yeni video hızlandırma özelliği ve detayları…
Video hızlandırma özelliği geliştiriliyor!
Hepimiz bir ürün satın almadan önce YouTube’da almak istediğimiz ürünü aratıp inceleme videolarını izlemişizdir. Özellikle de teknolojik bir ürün alan herkes ShiftDelete.Net YouTube kanalına bir göz atmıştır. Ancak ürünle alakalı tam kapsamlı bilgi sahibi olmak için o kadar çok video izliyoruz ki… Bu sebeple de hızlıca videoların inceleme bölümlerine geçmek istiyoruz.
Hatta bazı inceleme videoları o kadar uzun oluyor ki bazen sizin önemsemediğiniz detaylar o videoların bazı anlarında ana kahraman oluyor. Bu tarz kısımları geçmekle uğraşırken diğer detayları da atlıyoruz. Ancak YouTube özellikle mobil ve tabletten izleyen kullanıcılar için bu soruna çok güzel bir çözüm buldu.
Artık video hızlandırma özelliği direkt olarak parmaklarınızın ucunda olacak. Normalde videoları hızlandırmak için YouTube videosunun sağ alt tarafında pencere ikonu kenarında olan ayarlar sekmesinden hızı ayarlıyorduk. Daha sonra çalma hızını 0.25, 0.5, 0.75, 1, 1.25, 1.50, 1.75 ve 2 olarak seçiyorduk. Yani istersek hızlandırıyor istersek de videoyu yavaşlatıyorduk. Ancak bu işlem hem pratik değil hem de videonun sıkıcı kısımlarını geçmemizi çokta yardımcı olmuyordu.
Tüm mobil YouTube kullanıcıları bilir videoların sağına veya soluna iki kere tıkladığınız video 10 saniye geri veya ileri alınır. Buna benzer bir kombinasyon da hızlandırma için geliyor. Artık YouTube mobil veya tablet uygulamasında videonun üzerine uzun bastığınızda video x2 hızında ilerlemeye başlıyor. Sizde böylece önemli yerleri kaçırmadan videolarda gereksiz gördüğünüz yerleri geçmiş olacaksınız.
Peki siz YouTube mobil uygulamasına gelecek olan “hızlandırma özelliği” hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…
Instagram, milyonlarca kullanıcısıyla dünyanın en popüler sosyal medya platformlarından biri olarak öne çıkıyor. İlk olarak 2010 yılında yayımlanan ve daha sonra Meta tarafından satın alınan bu platform, yenilikçi özellikleri ve görsel odaklı yapısıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.
Sosyal medya platformlarının logoları, akılda kalıcılık için oldukça önemli. Bu noktada Instagram’ın logosu da tasarımı, renkleri ve yansıttığı mesaj ile oldukça dikkat çekiyordu. Bu içeriğimizde, Instagram logosunun geçmişten günümüze değişimini ele alacağız.
Instagram logosunun geçmişten günümüze değişimi
Instagram, şimdiye kadar birkaç kez kez logo değiştirdi. Fakat platformun kimliğini temsil eden fotoğraf makinesi şeklinden hiçbir şekilde vazgeçmedi. Bunun nedeni, fotoğraf makinesinin platformun fotoğraf paylaşma odaklığı olduğunu temsil etmesi. O halde Instagram logosunun geçmişten günümüze değişimine geçelim.
2010: Polaroid kamera
Instagram’ın ilk kullandığı logo, Polaroid kameranın önden çekilmiş görünümüydü. Platformun kurucularından olan Kevin Systrom tarafından tasarlanan bu logo, Instagram’ın fotoğraf paylaşma odaklı olduğu mesajını net şekilde veriyordu.
Bununla beraber üstünde platformun adının yazdığı küçük bir yazı da olduğu görülebilir. Instagram’ın bu logosu gözünüze biraz kötü görünmüş olabilir. Ancak şunu belirtmek gerekiyor ki; dönemin trendlerine uygun olarak, o zamanın standartlarına göre oldukça etkileyici ve güzel bir logo olarak kabul ediliyordu.
Apple logosunun geçmişten günümüze değişimi ve hangi ürünlerle birlikte yenilendiğini sizlerle paylaşıyoruz.
2010: Yenilenmiş Polaroid kamera
Instagram, aynı yıl önemli başarılara imza attı ve binlerce telefonda kullanılmaya başlandı. Platformun kurucusu Kevin Systrom, kendi tasarladığı logonun profesyonel bir görünüme sahip olmadığını düşünüyordu.
Instagram ekibi, daha profesyonel bir logo tasarımı için dışarıdan bir uzman ile çalışmaya karar verdi. Kevin Systrom’ın yakın arkadaşı olan tasarımcı ve fotoğrafçı Cole Rise ile anlaşıldı. Rise ise ilk logoya kıyasla daha minimal ve sade bir tasarımla şirketin karşısına çıktı.
İkinci logoda ise bir gökkuşağı şeridi ve sans-serif yazı tipi kullanılarak yazılan “INST” yazısı yer aldı. Bu yazı tipi ve gökkuşağı şeridi, logonun üst sol köşesine yerleştirildi. Logonun sağ üst köşesinde ise ikinci bir kamera bulunuyordu. Bu da o zamanlarda yeni yaygınlaşmaya başlayan özçekim (selfie) trendini temsil ediyordu.
2011: Daha parlak renkler
2011 yılına geldiğimizde ise Instagram logosunda devrim yaratacak bir değişiklik olmadı. Platformun logosu hala Polaroid fotoğraf makinesi şeklindeydi ve genel tasarımı büyük ölçüde korundu. Fakat ince detaylar göze çarptı.
Yukarıda gördüğünüz Instagram’ın üçüncü logosu, tasarlanırken, renklerde hafif tonlamalar yapılarak logo daha canlı hale getirildi. Ayrıca gölgelendirmelerde de ufak tefek değişiklikler yapıldı. Tabii bunlar da gözden kaçmadı.
2016: Hepimizin aklına kazınan minimalist logo
2016 yılında Instagram logosunda devrim niteliğinde bir değişiklik yapıldı. Öyle ki daha minimalist bir tasarım benimsendi. Logoda, mavi-turuncu-pembe bir geçiş tonu kullanıldı. Ayrıca Polaroid kamera resmi kaldırıldı ve onun yerine, onu temsil eden minimalist bir çizim kullanıldı.
Mackey Saturday tarafından tasarlanan Instagram’ın dördüncü logosu, markayı daha modern ve sade bir görünüme kavuşturdu. Bu logo, o dönemdeki diğer sosyal medya platformlarının logoları için de önemli bir ilham kaynağı oldu.
Microsoft logosunun geçmişten günümüze değişimi sıklıkla merak ediliyor. Peki şirketin logosu zaman içinde nasıl değişti?
2022 – günümüz: Şu anda kullanılan logo
2022 yılında tasarlanan ve günümüzde kullanılan bu logoda ise önemli bir değişiklik yapılmadı. Yalnıca arka planda kullanılan mavi renk daha sade bir ton aldı, pembe ve sarı renkler ise daha canlı ve parlak hale geldi.
Instagram’ın Kreatif Direktörü Cynthia Pratomo, bu tasarımı şöyle açıklıyor;
Yenilik ve keşif ruhuyla tasarım evrimine yaklaştık ve sınırlarımızı zorlayacak küresel tipografi uzmanları, sanatçılar ve yaratıcı teknologlardan oluşan bir beyin güveniyle bir araya geldik. Birlikte, markanın en iyisini korurken yeni bir enerji ve ifade gücüyle doldurduk.
Cynthia Pratomo
Şirketler, dönemin trendlerine uygun olabilmek ve markalarını güncel tutabilmek için logolarını sürekli olarak güncelliyorlar. Bir markayı temsil eden logolar, yenilikçi bir görünüm sunmak için oldukça önemli. Bu doğrultuda sosyal medya platformları da sürekli olarak tasarım değişikliğine gidiyorlar.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Instagram’ın şu anki logosunu nasıl buluyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Gelişen teknolojiyle birlikte yapay zeka alanına yapılan yatırımlar da oldukça yükseldi. Bununla doğru orantılı olarak son yıllarda yapay zeka araçları oldukça arttı. Bunlar arasında OpenAI’ın ChatGPT’si ve Google’ın Bard’ı öne çıkıyorken, bunlara rakip uygulamalar geliştirmeye çalışan Meta gibi şirketler de çalışmalarını sürdürüyor.
Hayatımızın hemen her alanında yer edinen yapay zeka araçları, yakında akıllı telefonlarda yerleşik olarak gelmeye de başlayacak. Öyle ki Facebook’un sahibi Meta ile yarı iletken devi Qualcomm arasında bunun için bir anlaşma yapıldı.
Qualcomm ve Meta imzaları attı: Yapay zeka dil modeli Llama 2, akıllı telefonlara destek sağlayacak!
Kendi alanlarında dev olan iki şirket, bugün yaptıkları duyuru ile Meta’ya ait olan Llama 2 dil modelinin, 2024 yılından itibaren üretilen Qualcomm’un yonga setlerinde yer alacağını duyurdu. Bu, kalbinde Qualcomm çip olan akıllı telefonların ve bilgisayarların işlemleri, yapay zekadan destek alarak daha etkili şekilde yapabilecekleri anlamına geliyor.
Örneğin Qualcomm yonga seti kullanan akıllı telefonlardaki sesli asistanlar, Llama 2 dil modeli sayesinde daha akıllı ve hızlı çalışabilecekken, doğru yanıt verme olasılığı da yükselebilir. Bununla beraber sesli komutları algılama hızı da artabilir.
Microsoft ve Meta, Llama 2 için ortaklık kurdu. Meta'nın büyük dil modeli (LLM) olarak tasarladığı yapay zeka neler vadediyor?
Büyük bir metin ve kod veri kümesiyle eğitilen bu yapay zeka modeli; metin oluşturma, tercüme, soru cevaplama ve dil çıkarımı gibi görevlerde kullanılabiliyor. Bu doğrultuda Llama 2, kullanıcıya daha doğru öneriler de verebilir. Yani tam anlamıyla telefonu yapay zeka ile donatabilir.
Öte yandan Meta’nın Llama’sının, ChatGPT ve Bard’ın aksine açık kaynaklı olduğuna da dikkat çekmek gerekiyor. Bu, yazılım geliştiricilerinin, Meta’dan herhangi bir izin istemeden dil modelini kullanabilecekleri anlamına geliyor. Tabii bu da yeni araçların ortaya çıkmasına yol açar.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Türkiye’de son yıllarda artan enflasyon ve değer kaybeden Türk Lirası, zam olarak kendini gösterdi. Bu noktada Steam gibi dijtal oyun mağazaları yerelleştirilmiş dolar kurunu yükseltmişken, oyun şirketleri de önemli seviyelerde zam yaptı. Pek çok AAA kalitede yapımın fiyatı 1000 TL’ye aşmışken, kısa süre önce zamlanarak 99 bin 999,99 TL’ye satılmaya başlanan bir oyun ise oyuncuları şaşkına çevirdi.
Steam’de zam yedikten sonra 99 bin TL’ye satılan oyun: Spooky Men
Sözünü ettiğimiz Spooky Men adındaki bu oyun, geçtiğimiz Mayıs ayında Steam’de erken erişim şeklinde yayımlandı. Türkiye için 65 TL fiyat biçilen bu yapım, klasik bir hayatta kalma korku türü oyunu olarak karşımıza çıktı. Henüz yeni olduğu için oyun dünyasında pek bilinmiyor. Ancak fiyatı nedeniyle adından söz ettirecek gibi görünüyor.
Spooky Men‘in fiyatı, 13 Temmuz günü 65 TL‘den 112 TL‘ye yükseldi. Aynı gün içerisinde ise fiyatı geri 45 TL‘ye düştü. Buraya kadar dikkat çekecek değişiklik görülmüyor. Zira bu ve bunun gibi artışlara alışmış durumdayız.
Dying Light fiyatı yüzde 491 oranında zamlandı. Ayrıca Dying Light 2'nin de fiyatı yüzde 119 civarında yükseldi.
17 Haziran‘da ise dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Spooky Men, yine zamlandı. Fakat bu seferki zam, adından söz ettirecek kadar şaşırtıcı bir boyuta ulaştı. Oyunun fiyatı, 45 TL‘den birdenbire 99 bin 999,99 TL‘ye yükseldi. Daha sonrasında ise bu durumun yalnızca Türkiye’ye özel olmadığı görüldü. Zira ABD’deki fiyatı da 99 bin 999 dolara yükseldi.
Bu, oran olarak yüzde 2 bin 216‘lık bir artış anlamına geliyor. Bu fiyat, oyuncular tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Zira AAA kalitedeki oyunların büyük çoğunluğunun fiyatı bile zamlandıktan sonra 2 bin TL‘yi aşmadı.
Bu sebepten ötürü satın alanların yüzde 50‘sinden olumluyorum bile alamayan Spooky Men’in fiyatının yanlış girildiği düşünülüyor. Geliştiricinin yakında bir değişiklip yapıp yapmayacağı ise merak ediliyor.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce oyunun fiyatı yanlışlıkla mı girildi yoksa bilerek mi bu fiyat belirlendi? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Dünyanın dört bir yanından milyarlarca kullanıcısı ile en popüler sosyal medya platformlarından Instagram, her geçen yün yepyeni özellikler almaya devam ediyor. Son olarak çatı şirket Meta’nın Instagram için istenmeyen nesneleri kaldırma özelliği üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.
Instagram’a fotoğraftan istenmeyen nesneleri kaldırma özelliği geliyor!
Sosyal medyada paylaşmak için bir fotoğraf çekindiğinizde, bu fotoğrafta çıkan istenmeyen nesneler can sıkıcı olabilir. Bu nesne bir insan, eşya veya genel tabirle herhangi bir obje olabiliyor. Instagram’ın yeni özelliği ise bu sorun için bir çözüm getiriyor.
Sosyal medya ile ilgili içerikler hazırlayan Alessandro Paluzzi, Instagram’daki Hikayeler kısmında yapay zeka destekli yeni bir araç keşfetti. Paluzzi tarafından paylaşılan bilgiye göre araç, fotoğraftaki istenmeyen nesnelerin kaldırılmasını mümkün kılacak.
Meta CEO'su Mark Zuckerberg, Threads ile ilgili konuştu. Düşüşe geçti iddialarına açıklık getiren iş insanı, olumlu konuştu.
Paluzzi’nin Hikayeler bölümünde paylaştığı ekran görüntüsüne dikkatlice bakıldığında, üst kısımda görülebilen bu bu yapay zeka aracı ile ilgili detaylı bir bilgi henüz mevcut değil. Nasıl çalıştığı, başarılı sonuçlar verip vermediği ve en önemlisi de ne zaman kullanıma sunulacağı bilinmiyor. Ancak tahminler, önümüzdeki haftaları işaret ediyor.
Meta, bu özellik ile üçüncü parti uygulamalara ihtiyacı ortadan kaldırmayı da hedefliyor. Zira şu anda pek çok kullanıcı, istenmeyen objeleri kaldırmak için uygulama mağazalarındaki çeşitli geliştiriciler tarafından yayımlanan uygulamaları kullanıyor. Bunların Meta’ya göre ne kadar güvenli olduğu olduğu ise meçhul.
Bunun yanı sıra Instagram, iOS kullanıcıları için Canlı Etkinlikler özelliğini de test ediyor. Kullanıcılar, uygulamayı kapatmış olsa bile arka planda yapılan yüklemeyi Kilit Ekranı üzerinden kolayca takip edebilecek. Şu anda beta sürecinde olsa bu özelliğin de yakında zaman herkese sunulması bekleniyor.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Instagram’ın yeni özelliğini nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.