İş için MacBook Neo Kullanılır mı?

Son günlerde en çok merak edilen sorulardan birine bu videomuzda cevap veriyoruz: Apple’ın uygun fiyatlı yeni modeli MacBook Neo ile profesyonel işler yapılabilir mi? Hepinizin bildiği gibi bu cihaz, eğitim odaklı Chromebook ve giriş seviyesi Windows bilgisayarlara rakip olarak piyasaya sürüldü. Biz de bu videomuzda cihazı zorlu bir teste sokarak iş performansını yakından inceledik.

İş için MacBook Neo Mantıklı Bir Seçim mi?

MacBook Neo’yu Güvenli Bir Şekilde Satın Almak için Tıklayın

MacBook Neo, alışık olduğumuz M serisi işlemciler yerine iPhone 16 Pro modellerinde gördüğümüz A18 Pro işlemci ile geliyor. Apple, bu işlemcide bazı kırpmalara giderek grafik çekirdeği sayısını beşe düşürmüş. Cihazda 8 GB RAM ve 256 GB başlangıç depolama alanı bulunuyor. Ayrıca bağlantı noktası olarak sadece bir adet USB 3.0 ve bir adet USB 2.0 portuna yer verilmiş ki şarj işlemi de sadece USB 3.0 üzerinden yapılabiliyor. Harici bir disk bağlamak istediğinizde hızınız oldukça düşüyor.

Peki bu donanım video kurgu gibi ağır işlerin altından kalkabiliyor mu? Videomuzda CapCut üzerinden 4K 60 FPS çözünürlüğünde bir projeyi işlemeye çalıştık. Ne yazık ki cihaz bu noktada oldukça zorlandı. İşlemci kullanımından ziyade RAM tarafında büyük bir darboğaz yaşandığını, kullanım oranının yüzde 95’lere kadar çıktığını ve cihazın donmalar yaşadığını gördük. İki buçuk dakikalık kısa bir videonun dışa aktarım süresi bile oldukça uzun sürdü.

Sonuç olarak, MacBook Neo bir iş bilgisayarı olmaktan ziyade günlük kullanıma odaklanan bir cihaz. Eğer sadece web tarayıcısında gezinecek, Office uygulamalarını kullanacak, fatura kesecek veya film izleyecekseniz bu model işinizi fazlasıyla görecektir. Ancak video kurgu gibi daha profesyonel ve güç gerektiren işlemler yapmak istiyorsanız, M1, M2 veya M3 işlemcili MacBook Air modellerine yönelmeniz sizin için çok daha doğru bir tercih olacaktır. İyi seyirler dileriz.

Adrenalin 26.3.1 ile FSR 4.1 ve Yeni Nesil Oyun Desteği Geldi!

Ekran kartı pazarında yazılım teknolojilerinin rekabeti, donanım gücünün ve saf kas gücünün bile önüne geçmeye başladı. Özellikle yapay zeka destekli görüntü oluşturma ve çözünürlük ölçeklendirme teknolojileri, modern oyunların performans kaderini belirliyor. AMD, tam da bu noktada elini ciddi şekilde güçlendiren ve PC oyuncularının uzun süredir söylentilerini duyduğu büyük güncellemeyi nihayet yayınladı. AMD Radeon Software Adrenalin 26.3.1 sürümü resmi olarak indirmeye sunuldu. Bu paket sadece sıradan bir hata düzeltme yaması değil; aynı zamanda FSR 4.1 teknolojisinin ve merakla beklenen iki dev AAA oyunun resmi çıkış bileti niteliği taşıyor.

Yapay Zeka Destekli FSR 4.1 Sahneye Çıkıyor

Bu devasa sürücü güncellemesinin en büyük yıldızı şüphesiz AMD’nin makine öğrenimi (ML) tabanlı yeni çözünürlük teknolojisi olan FidelityFX Super Resolution 4.1 (FSR 4.1). AMD’nin Kıdemli Başkan Yardımcısı Jack Huynh’un da resmi duyuruda altını çizdiği üzere FSR 4.1; hareket halindeki nesnelerde çok daha keskin bir görüntü kalitesi, ince detayların kusursuz korunması ve kamera hareketlerinde şimdiye kadarki en pürüzsüz deneyimi vadediyor.

İlginç bir detay olarak; FSR 4.1’in altyapısı, Sony’nin PlayStation 5 Pro için geliştirdiği ve yakın zamanda güncellediği PSSR (PlayStation Spectral Super Resolution) teknolojisi ile aynı sinir ağı (neural network) mimarisini paylaşıyor.

Ancak burada AMD kullanıcıları arasında küçük çaplı bir hayal kırıklığı yaratacak kritik bir detay var: Sürüm notlarına göre FSR 4.1, şu an için yalnızca yeni nesil RDNA 4 mimarili Radeon RX 9000 serisi ekran kartlarına özel olarak sunuluyor. Yani RX 7000 (RDNA 3) veya daha eski nesil kart sahipleri bu devrimsel teknolojiden şimdilik mahrum kalacak.

Güncellemeyle gelen bir diğer görsel şölen aracı ise Ray Regeneration 1.1. Işın izleme (ray tracing) teknolojisinin kronikleşen “kumlanma” sorununu çözen bu özellik, oyunlardaki yansımaları ve küresel aydınlatmayı (global illumination) çok daha temiz, gerçekçi ve stabil bir şekilde işliyor.

Death Stranding 2 ve Crimson Desert İçin “İlk Gün” Optimizasyonu

AMD, bu güçlü yazılım silahlarını test etmek ve sergilemek için yılın en büyük iki çıkışını seçti. Adrenalin 26.3.1 sürücüsü, PC platformuna iddialı bir giriş yapan Hideo Kojima imzalı Death Stranding 2: On the Beach ve Pearl Abyss’in yıllardır beklenen devasa aksiyon RYO’su Crimson Desert için kusursuz İlk Gün optimizasyonu sunuyor.

Özellikle Crimson Desert, hem FSR 4.1 upscaling yeteneğini hem de Ray Regeneration 1.1’i tam entegre şekilde destekleyen ilk vitrin oyunu olarak PC oyuncularının karşısına çıkıyor.

Can Sıkan Hatalara Veda

Tabii ki her sürücü güncellemesinde olduğu gibi, oyun keyfini baltalayan bazı kronik sorunlar da bu sürümle tarihe karışıyor:

  • Cyberpunk 2077‘de “Path Tracing” (Tam Işın İzleme) açıkken kayıtlı bir oyunu yüklemeye çalışırken yaşanan ani çökme ve sürücü zaman aşımı hataları tamamen giderildi.

  • AMD Software: Adrenalin Edition arayüzüyle etkileşime girerken hem oyun içinde hem de masaüstünde fare ve klavye işlevselliğinin aniden donmasına sebep olan o can sıkıcı hata onarıldı.

  • Radeon RX 7000 ve üzeri serilerde oyun içi ayarları art arda değiştirirken veya Alt-Tab kısayolunu kullanırken yaşanan sistem çökmeleri çözüme kavuşturuldu.

Eğer sisteminizde güncel bir AMD ekran kartı varsa ve bu günleri Death Stranding 2 veya Crimson Desert dünyalarında kaybolarak geçirmeyi planlıyorsanız, Adrenalin 26.3.1 sürücüsünü AMD’nin resmi yazılımı üzerinden vakit kaybetmeden indirmenizde büyük fayda var.

PlayStation Network (PSN) Efsanesi Sona Eriyor!

Oyun dünyasında tam anlamıyla bir devrin kapanışına tanıklık etmeye hazırlanıyoruz. 2006 yılında efsanevi PlayStation 3 ile hayatımıza giren ve o günden bu yana Sony ekosisteminin tam kalbini oluşturan PlayStation Network, namıdiğer “PSN”, çok yakında tarih sayfalarındaki yerini alacak.

Yapay Zeka ile Kod Bilmeden Kendi Oyununuzu Yapın

Yapay Zeka ile Kod Bilmeden Kendi Oyununuzu Yapın

Kod bilmeden oyun yapmak istiyorsanız bu video tam size göre. Yapay zeka ile kod bilmeden oyun yapabileceksiniz.

Sızdırılan son raporlar ve oyun geliştiricilerine gönderilen şirket içi gizli e-postalar, Japon teknoloji devinin çevrimiçi hizmetlerinde köklü ve radikal bir yeniden markalaşma sürecine girdiğini kesin olarak doğruluyor. Peki ama milyonlarca oyuncunun ezbere bildiği, yılların alışkanlığı olan PSN markası neden bir anda çöpe atılıyor?

PSN Tarih Oluyor!

Insider Gaming tarafından ortaya çıkarılan ve oyun dünyasına bomba gibi düşen şirket içi e-postaya göre Sony, Eylül 2026 itibarıyla “PlayStation Network” ve “PSN” terimlerini tüm platformlarından aşamalı olarak kaldıracak. Sony Interactive Entertainment (SIE) tarafından geliştiricilere gönderilen resmi bilgilendirme metninde, bu devasa markalaşma kararının tamamen stratejik olduğu belirtiliyor.

Temel hedef ise şirketin resmi kelimeleriyle; “sürekli gelişen ve yelpazesi genişleyen dijital hizmetlerimizin kapsamını çok daha doğru bir şekilde yansıtmak” olarak açıklanmış durumda.

PSN

Bu hamlenin arkasındaki asıl motivasyonu anlamak aslında sektörün gidişatına baktığımızda çok da zor değil. Bildiğiniz gibi Sony, artık sadece evlerimizde televizyonun altına koyduğumuz bir “konsol üreticisi” olmaktan çoktan çıktı. Eskiden yalnızca PlayStation cihazlarına özel olan God of War, Spider-Man, The Last of Us gibi devasa yapımlar, artık güçlü bir şekilde PC platformunda da boy gösteriyor.

Buna ek olarak bulut oyunculuk (cloud gaming) teknolojileri, mobil platformlara yönelik artan yatırımlar ve çoklu platform desteğine sahip servis oyunları (live-service), Sony’nin oyun alanındaki operasyon sınırlarını inanılmaz derecede genişletti. Şirket yönetimi, “PlayStation Network” isminin artık sadece ev konsoluna sıkışmış, vizyonu dar bir kavramı temsil ettiğini düşünüyor. Bu yüzden konsol, PC, mobil ve bulut oyuncularını tek bir bayrak altında toplayacak çok daha evrensel, kapsayıcı ve modern bir çatı marka inşa ediliyor.

Bu radikal değişim, oyun geliştiricileri için de mesai anlamına geliyor. Sızdırılan e-postada, stüdyoların 2026’nın sonbaharında güncellenecek olan Teknik Gereksinimler Kontrol Listesi’ne (TRC) katı bir şekilde uymaları gerektiği vurgulanıyor. Yani geliştiriciler, üretecekleri yeni oyunların menülerinden, arayüzlerinden ve hata mesajlarından “PSN” veya “PlayStation Network” ibarelerini tamamen temizleyip yeni markanın adını entegre etmek zorunda kalacaklar.

Gelelim oyuncuların aklındaki o en büyük ve haklı soruya: “Yıllardır oynadığım hesabıma, zar zor kazandığım kupalarıma (trophy) ve arkadaş listeme ne olacak?” İçiniz rahat olsun, hiçbir şey olmayacak! Geliştiricilere gönderilen belgede, yapılacak bu büyük değişikliğin “tamamen görsel ve marka odaklı” olduğu özellikle altı çizilerek belirtiliyor.

Altyapıda, güvenlik duvarlarında veya sunucu mimarisinde oyuncuları etkileyecek en ufak bir teknik değişiklik yapılmayacak. Çok oyunculu eşleşmeleriniz, yıllardır biriktirdiğiniz değerli kupalarınız, yüzlerce dolarlık dijital oyun kütüphaneniz ve arkadaş listeleriniz, duyurulacak bu yeni marka altında hiçbir kesintiye uğramadan, eksiksiz olarak yaşamaya devam edecek.

Eylül 2026’ya kadar tamamlanması planlanan bu geçiş sürecinde, Sony’nin yeni çevrimiçi ağının adının ne olacağı ise şimdilik sırrını koruyor. Özellikle ezeli rakibi Microsoft’un Xbox’ı sadece bir cihaz değil, “her ekranda erişilebilen bir ekosistem” haline getirme çabaları göz önüne alındığında; Sony’nin bu “PSN’den kurtuluş” hamlesi, yaklaşan yeni nesil donanım ve PC savaşları için son derece zekice atılmış bir vizyon adımı olarak tarihe geçmeye aday.

Google Gemini Mac’e geliyor

Teknoloji dünyasının iki ezeli rakibi ve mecburi ortağı arasındaki buzlar yapay zeka sayesinde erimeye devam ediyor. Uzun bir bekleyişin ardından, Apple ile yapılan yeni ortaklığın bir meyvesi olarak özel Google Gemini masaüstü uygulamasının nihayet Mac kullanıcılarıyla buluşmaya hazırlandığı ortaya çıktı.

Google Haritalar Yeni Arayüz Tasarımıyla Konum Paylaşımını Sadeleştirdi

Google Haritalar Yeni Arayüz Tasarımıyla Konum Paylaşımını Sadeleştirdi

Google Haritalar, konum paylaşımını tek bir dokunuşla yapmanızı sağlayacak yeni bir buton ve navigasyon arayüzünde değişiklikler test ediyor.

Google Gemini, Mac için ChatGPT ve Claude benzeri bir deneyim sunacak

Bloomberg raporlarına ve uygulama araştırmacısı M1Astra’nın sızıntılarına göre şirket, yeni masaüstü uygulamasının kapalı beta testlerine çoktan başladı. OpenAI’ın ChatGPT ve Anthropic’in Claude masaüstü sürümlerine benzer bir işlevsellik sunacak olan bu yeni yazılım, kullanıcıları web tarayıcısı kısıtlamalarından kurtaracak.

Yapay Zeka intihar

Apple ve Google ekosistemleri arasındaki duvarlar kalkıyor

Apple ve Google geleneksel olarak her zaman mesafeli ortaklar olmuştur. Google’ın kendi hizmetlerini Apple ekosistemine entegre etme konusundaki yavaş tutumu (örneğin yeni Apple API’lerini geç benimsemesi), bu iki dev arasındaki çekişmenin en bilindik örneklerinden biriydi. Ancak devasa yapay zeka ortaklığının duyurulmasından bu yana dengeler ve stratejiler değişmeye başladı.

Bu olumlu değişimin ilk sinyalleri şu adımlarla kendini gösterdi:

  • Apple Vision Pro için uzun zamandır beklenen yerel YouTube uygulamasının yayınlanması.
  • Şimdi ise macOS için özel, yerleşik bir yapay zeka asistanı uygulamasının test aşamasına geçmesi.
Nano Banana için Büyük Güncelleme Yolda

Nano Banana için Büyük Güncelleme Yolda

Google, Nano Banana için Yeniden Boyutlandırma ve Efektler gibi yeni düzenleme seçeneklerinin test edildiği ortaya çıktı.

Yeni masaüstü uygulaması kullanıcılara neler sunacak?

Bugüne kadar Mac kullanıcıları yapay zekaya yalnızca web platformu üzerinden, sınırlı bir kapsamda erişebiliyordu. Resmi bir çıkış tarihi henüz açıklanmasa da yakında yayınlanması beklenen uygulamanın şu avantajları getireceği öngörülüyor:

  • Doğrudan Dosya Yükleme: Web tarayıcısına ihtiyaç duymadan cihazınızdaki dosyaları sürükleyip bırakarak yapay zekaya anında aktarabileceksiniz.
  • Sistem Entegrasyonu: Uygulamanın Mac’inizdeki Takvim, Anımsatıcılar veya Fotoğraflar gibi yerel sistem uygulamalarından doğrudan bilgi çekebilme ve bunlarla etkileşime girme potansiyeli bulunuyor.
  • Erken Erişim İhtimali: Bu uygulamanın, yeni Apple Foundation Models’in resmi duyurusuna veya piyasaya sürülmesine bağlı kalmadan kendi başına çok daha erken bir tarihte yayınlanabileceği belirtiliyor.

Peki, iki teknoloji devi arasındaki “kapalı ekosistem” gerginliğini azaltan bu stratejik ortaklık ve yeni Mac uygulaması hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Aktif Soğutma Fanlı Huawei Mate 80 Wind Edition Duyuruldu!

Akıllı telefon dünyasında performans sınırları her geçen gün daha da zorlandıkça, üreticilerin karşılaştığı en büyük teknik engellerden biri şüphesiz ısınma problemi olmaya başladı. Özellikle mobil oyuncular ve cihazlarında ağır işlemler gerçekleştiren profesyoneller için termal kısıtlama deneyimi baltalayan can sıkıcı bir durum. Yıllardır yenilikçi tasarımlarıyla mobil sektöre yön veren Huawei, bu kronik soruna kökten ve oldukça radikal bir çözüm getiren yeni cihazını resmen duyurdu: Karşınızda aktif soğutma fanı teknolojisiyle donatılan Huawei Mate 80 Wind Edition.

One UI 8.5 Beta Daha Fazla Modele Geliyor!

One UI 8.5 Beta Daha Fazla Modele Geliyor!

Samsung, One UI 8.5 beta programını Galaxy S24 serisi, katlanabilir modeller ve sürpriz bir şekilde FE cihazları için genişletiyor.

Huawei Mate 80 Wind Edition Neler Sunuyor?

Huawei Mate 80 Wind Edition’ın tasarım hatlarına ilk bakışta orijinal Mate 80 Pro Max ile büyük benzerlikler taşıdığını görebiliyoruz. Ancak cihazın arkasını çevirdiğinizde, devrim niteliğindeki mühendislik detayı hemen göze çarpıyor.

Huawei, ikonik dairesel kamera modülünün etrafına yeni ve geniş bir çerçeve entegre etmiş durumda. Bu çerçevenin üzerinde yer alan ve boydan boya uzanan küçük hava kanalları (noktacıklar), sistemin içindeki aktif soğutma fanının nefes almasını sağlayan ana hava yolları olarak işlev görüyor.

Asıl dikkat çekici ve cesur karar ise iç dizilimde karşımıza çıkıyor. Standart Pro Max modelinde süper telefoto lensin bulunduğu kritik konum, bu özel sürümde yerini tamamen fan mekanizmasına bırakmış. Bu takas, Huawei’nin odak noktasını sadece üst düzey fotoğrafçılıktan çıkarıp, “kesintisiz zirve performans ve kusursuz soğutma” konseptiyle harmanladığını net bir şekilde gösteriyor.

Huawei Mate 80 Wind Edition

Isınma Sorununa Fiziksel ve Kesin Çözüm

Günümüzde birçok amiral gemisi akıllı telefon, sıvı soğutma (Buhar Odası – VC) veya grafen tabanlı pasif soğutma sistemleri kullanıyor. Ancak bu sistemler belirli bir noktadan sonra biriken ısıyı dışarı atamıyor ve işlemci saat hızlarını kısmak zorunda kalıyor.

Mate 80 Wind Edition’ın içerisindeki bu aktif donanımsal fan mekanizması; yüksek grafikli uzun oyun seanslarında, karmaşık render işlemlerinde veya cihazı bir masaüstü bilgisayar gibi kullanmayı gerektiren yoğun görevlerde cihazın serin kalmasını sağlayarak sürekli maksimum performansta çalışmasına olanak tanıyacak.

Detaylar 23 Mart Lansmanında Belli Olacak

Bugün saat 12:08 itibarıyla başlayan ön sipariş süreciyle birlikte cihazın RAM, depolama kapasiteleri ve renk seçenekleri gibi satın alım detayları da netlik kazanıyor. Ancak Huawei, yeni canavarının tüm hünerlerini ve yerleşik fan teknolojisinin teknik derinliklerini, 23 Mart’ta düzenleyeceği büyük etkinlikte tüm dünyaya detaylı olarak sergileyecek.

Akıllı telefonların kompakt yapıları içine böylesine mekanik parçalar entegre etmenin mühendislik zorlukları düşünüldüğünde, Huawei’nin bu cesur hamlesinin sektörde yepyeni bir trend başlatması işten bile değil.

Epic Games Ücretsiz Oyunları Açıklandı! Oyuna Doyacaksınız!

Oyun mağazaları arasındaki kıyasıya rekabette en güçlü silahlardan biri haline gelen “ücretsiz oyun” kampanyaları, oyunseverlerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Steam’e karşı pazar payını artırmak ve kemik bir oyuncu kitlesi oluşturmak amacıyla yıllardır her hafta düzenli olarak bedava oyunlar ile eklenti paketleri dağıtan Epic Games Store, geleneği bozmadı.

19 Mart haftasının merakla beklenen sürprizleri nihayet açıklandı. Platform bu hafta oyunculara hem simülasyon tutkunlarını hem de devasa deniz savaşları meraklılarını fazlasıyla tatmin edecek iki farklı içerik sunuyor: Popüler simülasyon yapımı Electrician Simulator ve World of Warships oyuncularına özel Epic Yıl Dönümü Tachibana Paketi.

Yapay Zeka ile Kod Bilmeden Kendi Oyununuzu Yapın

Yapay Zeka ile Kod Bilmeden Kendi Oyununuzu Yapın

Kod bilmeden oyun yapmak istiyorsanız bu video tam size göre. Yapay zeka ile kod bilmeden oyun yapabileceksiniz.

Electrician Simulator ile Ustalık Becerilerinizi Konuşturun

Son yıllarda oyun dünyasında büyük bir ivme ve popülerlik kazanan meslek simülasyonlarına güçlü bir alternatif daha katılıyor. Epic Games’in bu haftaki ana hediyesi olan Electrician Simulator, oyunculara sıfırdan bir elektrik ustası olma şansı tanıyor. Karanlıkta kalan evleri aydınlatmak, arızalı cihazları hayata döndürmek ve karmaşık kablo sistemlerini güvenli bir şekilde döşemek artık sizin işiniz olacak.

Geliştirici ekibin detaylara verdiği önem sayesinde oldukça gerçekçi bir deneyim vadeden yapım; sadece priz takma ve ampul değiştirme gibi temel işlemlerle sınırlı kalmıyor. Oyuncular aynı zamanda kendi atölyelerinde müşterilerinden gelen bozulan çamaşır makinelerini, oyun konsollarını, gamepad’leri ve çeşitli ev aletlerini lehim makinesi kullanarak tamir etme imkanı da buluyor. Tabii ki simülasyonun resmi açıklamasında da vurgulandığı gibi, “Elektrikle şaka olmaz!” kuralı oyunun temel mekaniklerinden biri. Doğru bağlantıları yapmak, voltajı iki kez kontrol etmek ve kabloları bağlamadan önce sigortaları kapattığınızdan emin olmak, başarılı bir elektrik ustası olmanın yazılı olmayan ama en hayati kuralları arasında yer alıyor.

World of Warships’te 5. Yıl Dönümü Coşkusu!

Haftanın bir diğer değerli sürprizi ise devasa çok oyunculu deniz savaşları efsanesi World of Warships donanma komutanları için geliyor. Oyunun Epic Games Store’daki 5. yıl dönümünü görkemli bir şekilde kutlamak amacıyla hazırlanan Epic Yıl Dönümü Tachibana Paketi, denizlerdeki taktiksel üstünlüğünü artırmak isteyen oyuncular için harika bir fırsat sunuyor.

Ücretsiz olarak kütüphaneye eklenebilen bu sınırlı süreli seçkin DLC paketi; üstün hızı, keskin manevra kabiliyeti ve sinsi torpido saldırılarıyla düşmanlarına korku salan Premium Japon Tachibana muhribini bedelsiz olarak limanınıza demirliyor.

Sadece güçlü bir savaş gemisiyle yetinmeyen bu özel paket, aynı zamanda savaş alanında görsel bir şölen yaratmanızı ve geminizi estetik bir şekilde kişiselleştirmenizi sağlayacak beş adet “Epic” kalıcı kamuflajını da beraberinde getiriyor. Hem mevcut World of Warships gazileri için kaçırılmayacak bir fırsat olan bu eklenti hem de engin denizlere ilk kez yelken açmayı düşünen yeni oyuncular için harika bir “hoş geldin” teşviki niteliği taşıyor.

Kütüphaneye Eklemeyi Unutmayın

Milyonlarca oyuncunun her hafta yakından takip ettiği bu kampanyalarda zamanlama çok büyük önem taşıyor. Epic Games Store’un sunduğu bu ücretsiz içerikleri kütüphanenize kalıcı olarak dahil etmek için bir haftalık süreniz bulunuyor.

Bir kez hesabınıza tanımladığınızda sonsuza dek sizin olan bu oyunlara ve paketlere sahip olmak için yapmanız gereken tek şey, mağazaya giriş yapıp ilgili yapımların sayfalarından ücretsiz “Yükle” veya “Al” butonuna tıklamak.

WhatsApp için Kusursuz Ses Deneyimi Geliyor

Meta’nın çatısı altında faaliyet gösteren dünyanın en popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşımak için arama kalitesini artırmaya odaklanmış durumda.

Günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen sesli ve görüntülü görüşmelerde en çok şikayet edilen konulardan biri olan arka plan gürültüsü, WhatsApp’ın getireceği yeni özellik sayesinde tarihe karışmaya hazırlanıyor. Üzerinde çalışılan yeni yerleşik gürültü engelleme altyapısıyla birlikte rüzgar, trafik veya kalabalık ortam sesleri artık önemli görüşmelerinizi sabote edemeyecek.

Instagram Reels Videoları Tek Dokunuşla Duraklatma Özelliğine Kavuştu

Instagram Reels Videoları Tek Dokunuşla Duraklatma Özelliğine Kavuştu

Instagram, kullanıcıların uzun zamandır beklediği tek dokunuşla duraklatma (Tap-to-Pause) özelliğini Reels videoları için kullanıma sundu.

WhatsApp Aramalar için Yeni Özelliğini Duyurdu

Uygulamanın test aşamasındaki özelliklerini önceden ortaya çıkarmasıyla bilinen WABetaInfo tarafından paylaşılan son raporlara göre, söz konusu yenilik WhatsApp’ın Android beta 2.26.11.8 sürümünde gün yüzüne çıktı.

Temel olarak donanımsal aktif gürültü engelleme (ANC) teknolojisine benzer bir mantıkla yazılımsal olarak çalışan bu sistem, cihazın mikrofonundan gelen sesleri gerçek zamanlı olarak analiz ediyor. Sistem insan sesi dışındaki trafik uğultusu, rüzgar sesi veya arka plandaki kalabalık uğultusu gibi istenmeyen sesleri anında filtreliyor. Sonuç olarak, ne kadar gürültülü bir ortamda olursanız olun karşı tarafa sadece sizin pürüzsüz ve net sesiniz iletiliyor.

WhatsApp

Apple kullanıcılarının bir süredir iPhone’larda aşina olduğu “Ses İzolasyonu” özelliğinin çok benzeri olan bu yerleşik yapı, özellikle işletim sistemi seviyesinde standart bir gürültü engelleme sunmayan Android ekosistemindeki cihazlar için büyük bir eksikliği giderecek. Dışarıda yürürken, toplu taşımadayken veya gürültülü bir kafede otururken yapılan aramalar, kapalı ve sessiz bir ofisteymişcesine yüksek bir kaliteyle gerçekleştirilebilecek.

Uçtan Uca Şifreleme Tavizsiz Korunuyor

Yeni bir ses işleme teknolojisi söz konusu olduğunda kullanıcıların aklına gelen ilk konulardan biri şüphesiz gizlilik oluyor. Sızdırılan detaylar, WhatsApp’ın gürültü engelleme işlemini doğrudan cihaz üzerinde, yerel olarak gerçekleştireceğini gösteriyor. Arka plan sesleri cihazınızın mikrofon seviyesinde filtreleniyor, ardından şifreleniyor ve karşı tarafa ancak ondan sonra iletiliyor. Yani ses verileriniz filtreleme işlemi için harici bir bulut sunucusuna gönderilmiyor ve WhatsApp’ın güvenlik temeli olan “uçtan uca şifreleme” prensibinden kesinlikle taviz verilmiyor.

Kontrol Tamamen Kullanıcıda Olacak

Geliştirilen altyapıda, gürültü engelleme özelliği sesli veya görüntülü bir arama başladığında herhangi bir ayar yapmanıza gerek kalmadan varsayılan olarak otomatik şekilde devreye girecek. Özellik çalıştığında ekranda aktif olduğuna dair ufak bir bilgilendirme metni belirecek. Ancak şirket kontrolü tamamen algoritmaya bırakmıyor; inisiyatif yine kullanıcıda olacak. Eğer bulunduğunuz ortamın sesini karşı tarafa dinletmek isterseniz (örneğin bir konserdeyken veya doğa seslerini paylaşmak istediğinizde), arama ekranındaki menü üzerinden bu özelliği tek dokunuşla dilediğiniz zaman kapatabileceksiniz.

WhatsApp İletişim Standartlarını Yeniden Belirliyor

Son dönemde platformun iletişim araçlarına yaptığı yatırımlar oldukça dikkat çekici. Daha önce ekran paylaşımı, iOS tarafında AR (Artırılmış Gerçeklik) tabanlı görüntülü arama filtreleri ve WhatsApp Web üzerinden grup aramaları gibi devrimsel yenilikleri test etmeye başlayan WhatsApp, durmak bilmiyor.

Yerleşik gürültü engelleme sisteminin de eklenmesiyle birlikte uygulama, yalnızca standart bir mesajlaşma aracı olmaktan çıkarak kurumsal düzeyde iletişim sağlayan profesyonel platformlara doğrudan kafa tutan, eksiksiz bir yapıya dönüşüyor.

Şu an için geliştirme ve beta test aşamasında olan bu hayat kurtarıcı özelliğin, önümüzdeki aylarda kararlı sürümle birlikte herkese açık hale gelmesi bekleniyor.

Samsung’dan 74 Milyar Dolarlık Yapay Zeka Hamlesi

Teknoloji dünyasında yapay zeka fırtınası tüm hızıyla esmeye devam ederken, sektörün dev isimleri bu devrimin gerisinde kalmamak adına yatırımlarını astronomik seviyelere çekiyor. Güney Koreli teknoloji devi Samsung, 2026 yılı için araştırma-geliştirme (Ar-Ge) ve üretim hatlarını iyileştirme çalışmalarına tam 74 milyar dolar bütçe ayırdığını duyurdu.

2025 yılında bu alanda 60 milyar dolarlık bir harcama yapan şirketin bütçesindeki bu devasa sıçrama, yapay zeka donanımları pazarında kurulacak yeni dengelerin en net habercisi konumunda.

One UI 8.5 Beta Daha Fazla Modele Geliyor!

One UI 8.5 Beta Daha Fazla Modele Geliyor!

Samsung, One UI 8.5 beta programını Galaxy S24 serisi, katlanabilir modeller ve sürpriz bir şekilde FE cihazları için genişletiyor.

Samsung Yapay Zeka için Vites Yükseltiyor

Peki, Samsung bu dev bütçeyi nereye harcayacak? Tüketici elektroniği ve akıllı telefon pazarındaki liderliğini sürdüren şirket, vizyonunu artık çok daha kârlı ve stratejik bir alana çevirmiş durumda: Yapay zeka sistemlerinin kalbini oluşturan yarı iletkenler.

Açıklanan 74 milyar dolarlık bütçenin aslan payı, yapay zeka odaklı yonga setleri üretecek olan yeni nesil yarı iletken tesislerinin inşasına ve mevcut üretim bantlarının modernizasyonuna gidecek. Özellikle veri merkezlerinin ve devasa dil modellerinin her geçen gün artan işlem gücü ihtiyacı, donanım tarafında oyunun kurallarını tamamen yeniden yazıyor.

Bu stratejik hamlenin arkasında yatan temel motivasyon ise Samsung’un geçtiğimiz yıl elde ettiği büyük finansal başarı. Şirket, küresel çapta patlama yapan üretken yapay zeka trendinin rüzgarını arkasına alarak, Yüksek Bant Genişliğine Sahip Bellek (HBM) ve NAND flash depolama birimlerinde rekor seviyede gelir artışı yaşadı. Sadece kısa bir süre önce Nvidia GTC 2026 etkinliğinde vitrine çıkan saniyede 4 TB bant genişliğine sahip yeni nesil HBM4 ve HBM4E bellekler, Samsung’un bu alandaki teknolojik üstünlüğünü kanıtlar nitelikteydi.

Samsung

Şirket, Nvidia’nın yeni nesil Vera Rubin platformu gibi gelişmiş sistemlerin ana tedarikçilerinden biri olmayı hedefleyerek, SK Hynix ve Micron gibi dişli rakipleriyle olan pazar payı savaşında arayı açmak istiyor.

Tablonun geneline baktığımızda, donanım endüstrisinde benzeri görülmemiş bir arz-talep değişimi yaşandığını görüyoruz. Sektör uzmanları, yapay zeka sunucularının geleneksel bilgisayar ve akıllı telefonlardan katbekat fazla bellek tükettiğini ve önümüzdeki dönemde üretilen bellek yongalarının yüzde 70’inin doğrudan veri merkezlerine gideceğini öngörüyor.

Samsung, pazarın bu yöne evrildiğini çok iyi okuyarak hem HBM4 gibi yüksek kârlı ürünlerin seri üretim kapasitesini proaktif olarak artırıyor hem de gelecekteki verimliliği maksimize etmek için üretim ağında uçtan uca otomasyona odaklanıyor.

Özetle; Samsung’un 74 milyar dolarlık bu rekor yatırımı, sadece bir Ar-Ge bütçesi güncellemesi değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön verecek altyapıyı domine etme girişimidir.

Yapay zeka devriminin yazılım tarafında kimin kazanacağı henüz tam olarak kestirilemese de, Samsung bu yeni dijital çağın sarsılmaz “donanım omurgası” olmak için elindeki tüm maddi ve teknolojik gücü masaya sürmüş durumda. Rakiplerin bu devasa bütçe hamlesine nasıl karşılık vereceği ise endüstrinin en çok merak edilen konularından biri.

Android Dünyasında Radikal Karar! APK Yükleme Zorlaşıyor!

Yıllardır Android ekosistemini iOS’ten ayıran ve teknoloji tutkunları için en büyük cazibe merkezi haline getiren özgürlük teması, Google’ın yeni güvenlik politikalarıyla büyük bir değişime uğruyor. Android cihazlara Google Play Store dışından uygulama yüklemek artık eskisi kadar hızlı ve zahmetsiz olmayacak. Ortaya çıkan son detaylara göre şirket, kullanıcı güvenliğini en üst düzeye çıkarmak amacıyla dışarıdan uygulama yükleme sürecini kasıtlı olarak yavaşlatacak ve bazı durumlarda sizi tam 24 saat boyunca bekletecek katı bir sistemi devreye alıyor.

Dolandırıcılara Karşı Zaman Kalkanı

PhoneArena’nın aktardığı detaylara göre, Google’ın bu tartışma yaratacak hamlesinin arkasındaki temel motivasyon hızla artan siber dolandırıcılık vakaları. Dolandırıcılar genellikle kurbanlarını panik halinde bırakarak zararlı APK dosyalarını saniyeler içinde cihaza yükletiyor. Google ise siber suçluların yarattığı bu “suni aciliyet” hissini kırmak için uygulama yükleme sürecini bilinçli olarak yavaş, sıkıcı ve aceleye getirilemez bir formata dönüştürüyor.

24 Saatlik Bekleme Süresi Nasıl İşleyecek?

Yeni sistemin merkezinde, Google’ın güncellenen “Android Geliştirici Doğrulama” standartlarını karşılamayan, yani doğrulanmamış geliştiricilerden gelen uygulamalar yer alıyor. Eğer yüklemek istediğiniz APK dosyasının geliştiricisi resmi olarak onaylanmamışsa, sistem toplam 6 adımdan oluşan zorlu bir güvenlik bariyerini karşınıza çıkaracak. Bu sürecin en dikkat çeken koruma kalkanları ise şunlar:

  • Zorunlu Cihaz Yeniden Başlatma: Sistem, uygulamayı kurmadan hemen önce telefonunuzu yeniden başlatmanızı isteyecek. Bu adımın çok kritik bir amacı var: Olası dolandırıcıların o esnada kurbanla yaptığı aktif telefon görüşmelerini, gizli ekran paylaşım seanslarını veya uzaktan erişim bağlantılarını fiziksel olarak anında kesmek.

  • 24 Saatlik Koruyucu Bekleme Süresi: Telefon yeniden başlatıldıktan sonra uygulama anında cihaza kurulmayacak. Google, kullanıcının durumu sakin kafayla düşünebilmesi, birilerine danışabilmesi ve dolandırıcıların yarattığı panik havasından çıkabilmesi için tam 24 saatlik kilitli bir geri sayım başlatacak. Kurulum ancak bu süre dolduğunda ve kullanıcı kimliğini tekrar doğruladığında tamamlanabilecek.

Android APK

İleri Düzey Kullanıcılar İçin Açık Kapı Var mı?

Sürekli farklı kaynaklardan açık kaynaklı uygulamalar veya modlar deneyen, Android’in köklerindeki özgürlüğe alışkın “power user” (ileri düzey) kullanıcılar için bu durum ilk bakışta bir kabus gibi görünebilir. Ancak Google, ne yaptığını bilen deneyimli kullanıcıları tamamen ekosisteme küstürmek istemiyor.

Gelen bilgilere göre, ileri düzey kullanıcılar için sistem ayarları derinliklerinde bir defaya mahsus gerçekleştirilecek özel bir izin adımı bulunacak. Bu adımı tamamlayanlar, 24 saatlik engellemeye takılmadan eskisi gibi istedikleri an özgürce APK yüklemeye devam edebilecekler.

Google’ın, artan zararlı yazılım ve oltalama (phishing) saldırılarına karşı özgürlük ile güvenlik arasındaki ince çizgide ibreyi kesin bir şekilde güvenlikten yana kaydırdığını görüyoruz.

Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye Tarihi Hamle: SEPA Üyeliği Teklifi Masada

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki ekonomik ve ticari entegrasyonu yepyeni bir boyuta taşıyacak oldukça kritik bir gelişme yaşandı. AB cephesinden gelen son açıklamalar, Brüksel’in Türkiye’ye finansal sınırları fiilen ortadan kaldıracak stratejik bir teklif sunduğunu ortaya koyuyor.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas tarafından yapılan açıklamalara göre, AB yönetimi Türkiye’ye Avrupa Tek Ödeme Alanı (SEPA Single Euro Payments Area) sistemine katılım teklifinde bulundu. Eğer bu tarihi teklif hayata geçerse, yurt dışı para transferlerindeki yüksek komisyonlar ve uzun bekleme süreleri tamamen tarihe karışabilir.

Yapay Zeka ile Kod Bilmeden Kendi Oyununuzu Yapın

Yapay Zeka ile Kod Bilmeden Kendi Oyununuzu Yapın

Kod bilmeden oyun yapmak istiyorsanız bu video tam size göre. Yapay zeka ile kod bilmeden oyun yapabileceksiniz.

Ankara’da Kritik Temas: Marta Kos ve Hakan Fidan Görüşmesi

Gelen bilgilere göre bu önemli adımın temelleri geçtiğimiz şubat ayında atıldı. AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, Ankara’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya gelerek bu entegrasyon teklifini bizzat masaya getirdi.

Temel hedef, Türkiye’nin Avrupa ile olan derin ticari bağlarını mali işlemler boyutunda da pürüzsüz hale getirmek ve gurbetçilerin, işletmelerin üzerindeki ağır havale/EFT maliyetlerini sıfıra indirmek.

SEPA Nedir ve Ne Anlama Geliyor?

Şu an halihazırda 41 ülkeyi kapsayan Avrupa Tek Ödeme Alanı (SEPA), sınır ötesi Euro cinsi ödemelerin tam anlamıyla yurt içi bir banka transferi kadar ucuz, hızlı ve güvenli yapılabilmesini sağlayan devasa bir finansal ağ. Normal şartlarda SWIFT sistemi üzerinden yapılan ve günlerce sürebilen, aynı zamanda da ciddi işlem ücretleri kesilen yurt dışı para transferleri, SEPA ağı sayesinde saniyeler içinde ve çoğu zaman hiçbir ek ücret ödemeden gerçekleşebiliyor.

SEPA

Milyarlarca Euroluk Tasarruf Potansiyeli

Sistemin ne kadar avantajlı olduğunu anlamak için yakın zamanda atılan adımlara bakmak yeterli. Geçtiğimiz yıl SEPA ağına dahil olan Arnavutluk, Moldova, Karadağ ve Kuzey Makedonya gibi nispeten daha küçük ekonomiye sahip aday ülkelerin bile bu sistem sayesinde yıllık ortalama 500 milyon euro tasarruf edeceği öngörülüyor. Avrupa’nın en büyük üretim ve ticaret partnerlerinden biri olan Türkiye gibi bir dev için bu tasarruf kaleminin ve yaratacağı ekonomik hareketliliğin milyarlarca euroyu bulması işten bile değil.

Konunun önemine dikkat çeken Maslahatgüzar Jurgis Vilcinskas, değerlendirmesinde şu çarpıcı ifadelere yer verdi: “SEPA, aday ülke ve AB’nin önemli ticari ortağı olan Türkiye’nin ekonomik entegrasyonunu güçlendirmek için paha biçilemez bir fırsat sunuyor. Sınır ötesi euro transferlerini tıpkı yurt içi işlemler gibi hızlı ve ucuz hale getirerek Türk işletmeleri, tüketicileri ve geniş diasporası için yıllık bazda çok ciddi bir tasarruf imkanı yaratacaktır.”

Avrupa’daki Türk Diasporası ve İhracatçılar İçin Derin Bir Nefes

Özellikle Almanya, Hollanda, Fransa ve Belçika gibi ülkelerde yaşayan milyonlarca Türk vatandaşı için SEPA üyeliği hayati bir kolaylık anlamına geliyor. Yurt dışından Türkiye’deki ailelerine veya yatırımlarına para gönderirken yaşanan kesintiler ortadan kalkacak.

Aynı şekilde, Avrupa’ya ihracat yapan KOBİ’ler ve büyük ölçekli Türk şirketleri de tahsilatlarını anında ve masrafsız bir şekilde gerçekleştirebilecek. Bu durum, Türkiye’nin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü doğrudan artıracak bir kaldıraç olarak değerlendiriliyor.

Ubisoft, Bir Stüdyonun Daha Fişini Çekiyor

Oyun dünyasının dev isimlerinden Ubisoft, köklü Tom Clancy serisindeki efsanevi çalışmalarıyla tanınan Red Storm Entertainment stüdyosunda oyun geliştirme faaliyetlerini tamamen sonlandırma kararı aldı. Alınan bu radikal karar sonucunda stüdyodaki 100’den fazla tecrübeli çalışanın da işten çıkarılacağı duyuruldu.

Yapay Zeka ile Kod Bilmeden Kendi Oyununuzu Yapın

Yapay Zeka ile Kod Bilmeden Kendi Oyununuzu Yapın

Kod bilmeden oyun yapmak istiyorsanız bu video tam size göre. Yapay zeka ile kod bilmeden oyun yapabileceksiniz.

Ubisoft, küçülme stratejisi kapsamında 105 personeliyle yollarını ayırıyor

GamesIndustry.biz’e konuşan şirket kaynaklarına göre stüdyo kepenkleri tamamen indirmeyecek; ancak 105 kişiyle yollar ayrılacak. İşten çıkarmalardan etkilenmeyen personelin, son on yılda şirketin Star Wars Outlaws ve Avatar: Frontiers of Pandora gibi birçok devasa bütçeli oyununda temel olarak kullanılan “Snowdrop” oyun motoru üzerinde çalışmaya devam edeceği bildiriliyor.

İptal edilen projeler ve 30 yıllık köklü tarih

Red Storm, yakın geçmişte 2022 yılında iptal edilen isimsiz bir Splinter Cell VR oyunu ve yine sürpriz bir kararla iptal edilen The Division Heartland üzerinde çalışıyordu. Bizzat ünlü yazar Tom Clancy tarafından 1996 yılında kurulan (adını Clancy’nin Red Storm Rising romanından alan) stüdyo, 30 yıllık köklü tarihi boyunca çok sayıda Ghost Recon ve Rainbow Six oyununa hayat verdi. Ekip ayrıca 2023 yılında piyasaya sürülen ve genel olarak olumlu eleştiriler alan Assassin’s Creed Nexus VR projesini de geliştirmişti.

PS Plus Kütüphanesinden Nisan’da Ayrılacak Oyunlar Belli Oldu

PS Plus Kütüphanesinden Nisan’da Ayrılacak Oyunlar Belli Oldu

PS Plus Extra ve Premium kütüphanesinden ayrılacak ilk oyunlar belli oldu. EA Sports PGA Tour ve Lost Records serisi platforma veda ediyor.

Sektör kaynaklarına göre Red Storm’da yaşanan bu son işten çıkarmalar, Fransız yayıncının genel portföyünde geniş çaplı iş kesintileri ve oyun iptalleriyle sonuçlanan, daha geniş kapsamlı maliyet tasarrufu ve yeniden yapılanma planının sadece bir parçası olarak gerçekleşiyor.

Peki, oyun endüstrisinde son dönemde giderek artan bu stüdyo küçülmeleri ve işten çıkarmalar hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

One UI 8.5 Beta Daha Fazla Modele Geliyor!

Akıllı telefon pazarının lider isimlerinden Samsung, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşımayı hedefleyen yeni arayüzü One UI 8.5 beta programının kapsamını hızla genişletmeye devam ediyor. Şirket, yeni nesil amiral gemilerinden sonra gözünü önceki nesil popüler cihazlarına çevirmiş durumda.

Samsung Galaxy A37 Gümbür Gümbür Geliyor

Samsung Galaxy A37 Gümbür Gümbür Geliyor

Galaxy A37; 6.7 inçlik 120Hz ekranı, Exynos 1480 işlemcisi, 50 MP ana kamerası ve 45W hızlı şarj destekli 5000 mAh bataryası ile geliyor.

Eski amiral gemileri ve katlanabilir cihazlar One UI 8.5 beta programına dahil oluyor

Şirket, aralık ayının başlarında Galaxy S25 serisi için genel beta testlerine başlamıştı. Mart ayının başlarında Galaxy S26’nın doğrudan bu yeni sürümle piyasaya sürülmesinin ardından beta programı, yeni nesil katlanabilir telefonlar Galaxy Z Fold 7 ve Flip 7’yi kapsayacak şekilde genişletildi. Şimdi ise ufukta 2024 yılının yıldız cihazları var.

Güvenilir kaynaklardan @tarunvats33 tarafından aktarılan bilgilere göre; Galaxy S24 serisi, Z Fold 6 ve Flip 6 için hazırlanan ilk beta yapıları Samsung’un sunucularında tespit edildi. Bu gelişme, şirketin 2024 amiral gemisi cihazları için beta programını çok yakında başlatacağına işaret ediyor. Programın ilk etapta Hindistan, Güney Kore ve seçili Avrupa ülkelerinde kullanıma sunulması bekleniyor.

Fan Edition (FE) kullanıcılarına büyük sürpriz

Sunuculardaki sızıntıların belki de en şaşırtıcı kısmı Fan Edition cihazlarıyla ilgili oldu. Listede Galaxy S25 FE ve S24 FE modelleri için de ilk beta yapılarının bulunduğu görüldü. Samsung bugüne kadar Fan Edition serisi cihazlarını hiçbir zaman beta programlarına dahil etmemişti; görünüşe göre bu katı gelenek nihayet kırılıyor.

Samsung ile Tesla Güçlerini Birleştiriyor

Samsung ile Tesla Güçlerini Birleştiriyor

Samsung, Tesla'nın 2nm AI6 yapay zeka çiplerinin seri üretimine Teksas'taki 25 milyar dolarlık yeni fabrikasında başlayacağını duyurdu.

Kararlı sürüm süreci hızlanıyor

Mevcut Galaxy S26 serisinde halihazırda kararlı (stable) olarak çalışan bu sürümün, eski cihazlara gelmesi artık sadece bir an meselesi. S25 serisinin aksine, 2024 cihazları için yürütülecek beta programının çok uzun sürmeyeceği ve kararlı sürüme geçişin çok daha hızlı olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca sektördeki dedikodulara göre yeni nesil One UI 9 beta sürümünün testleri de sanılandan daha yakın olabilir.

Peki, genişleyen bu beta programı ve Fan Edition cihazlarına ilk kez sunulan test desteği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!