ROG Xbox Ally ve Ally X modellerinin fiyat politikası hakkındaki tartışmalar, Xbox Başkanı Sarah Bond’un son açıklamasıyla netlik kazandı. Pek çok kullanıcı, cihazın Xbox markasını taşımasına rağmen Xbox Series X konsolundan daha yüksek fiyatlı olmasını sorguluyordu. Bond, Variety’ye verdiği röportajda bu konuya açıklık getirdi.
ROG Xbox Ally fiyatı şaşırttı
Xbox Başkanı Sarah Bond, hem ROG Xbox Ally hem de yeni çıkan Ally X modellerinin perakende fiyatlarının Microsoft tarafından değil, tamamen ASUS tarafından belirlendiğini doğruladı.
Bu açıklama, 599,99 dolarlık temel Ally ve 999,99 dolarlık Ally X fiyatlarının ardında Microsoft’un değil, üretici ASUS’un kendi ticari kararlarının bulunduğunu gösteriyor. Bond, Microsoft’un fiyatlandırma sürecinde yalnızca destekleyici bir rol üstlendiğini ve cihazların nihai fiyatlarının üretici firma tarafından belirlendiğini ifade etti.
Microsoft’un fiyat kararına yönelik eleştirilere de değinen Bond, ASUS’un Windows tabanlı taşınabilir oyun cihazları konusundaki tecrübesine güvendiklerini belirtti. Ayrıca, Ally X modelinin ön siparişlerinin hızla tükendiğini söyledi, ancak satış rakamlarını veya stok adetlerini paylaşmadı.
Sarah Bond, röportajında yeni nesil Xbox donanımı hakkındaki söylentilere de yanıt verdi. Bond, “Yeni nesil donanım geliştirme aşamasında. AMD ile ortaklığımız devam ediyor. Oyuncuların ve içerik üreticilerin beklentilerine göre yenilik sunmak istiyoruz” dedi.
Xiaomi 17 Pro Max ile serinin bir önceki canavarı Xiaomi 15 Ultra modellerini karşılaştırıyoruz. İyi seyirler dileriz.
Microsoft’un şu anda prototip aşamasında olduğu ve yeni donanımın AMD tabanlı olacağı bilgisi de doğrulandı. Yeni nesil Xbox hakkında henüz resmi bir çıkış tarihi veya teknik detay paylaşılmadı.
Ancak Microsoft’un AMD ile olan stratejik iş birliği, konsolun daha PC’ye dönük ve performans odaklı bir yapıya sahip olacağını gösteriyor. Bond, yeni Xbox’ın Playstation 6’dan daha güçlü olacağını da belirtti. Ancak şu an için bilinenler bu bilgilerle sınırlı kalıyor.
SpaceX, Pazar günü Florida ve Kaliforniya’dan fırlattığı iki Falcon 9 roketiyle Starlink geniş bant ağına 56 uydu daha ekledi. Bu görevler, şirketin uydu interneti projesi için önemli bir dönüm noktası oldu. Kaliforniya’daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden yapılan ikinci fırlatma ile SpaceX, alçak Dünya yörüngesine gönderdiği toplam Starlink uydu sayısını 10.000’in üzerine çıkardı.
Gökyüzü SpaceX’in: Aktif uyduların %70’i artık Starlink kontrolünde
Gökbilimci Jonathan McDowell, Dünya ile uzay arasındaki gidiş gelişleri yakından takip eden bir uzman. McDowell’ın hesaplamalarına göre, SpaceX’in fırlattığı toplam uydu sayısı tam olarak 10.006’ya ulaştı. Bu rakam, geçmişte gönderilen düzinelerce Starlink demo uydusunu içeriyor. Ancak şirketin son Starship test uçuşlarında taşıdığı prototip uydular bu hesaba dahil edilmiyor.
Starlink ağı, Ağustos ayında dünya çapında 7 milyon aboneyi geçti. Hizmet şu anda öncelikli olarak evlere ve iş yerlerine internet bağlantısı sağlıyor. SpaceX, şimdi hizmetini doğrudan akıllı telefonlara genişletmek için agresif bir strateji izliyor. Pazar günkü fırlatma sırasında SpaceX’in fırlatma direktörü, bu başarıyı “Tintin’den 10.000’e. İleri Starlink, ileri Falcon, ileri SpaceX” sözleriyle kutladı. Tintin A ve B, 2018’de fırlatılan ilk iki Starlink prototipinin kod adlarıydı.
paceX, yeni nesil Starlink V3 uydularını tanıttı. 1 Gbps indirme hızı ve gelişmiş özelliklerle internet erişimini dönüştürecek.
Uydular, roketlerden yaklaşık 260 kilometre yükseklikte başarılı bir şekilde ayrıldı. Uyduların güneş panellerini açarak plazma motorlarını çalıştırması bekleniyor. Bu motorlar sayesinde uydular, 535 kilometrelik operasyonel yüksekliklerine tırmanacaklar. SpaceX, filoya yeni uydular eklerken eskiyen veya modası geçmiş uyduları da hizmet dışı bırakıyor. Bu emekli uydular, atmosfere yeniden girerek yer yüzeyine herhangi bir enkaz ulaşmadan yanacak şekilde tasarlandı.
McDowell’ın 20 Ekim Pazartesi günü itibarıyla paylaştığı verilere göre, şu anda yörüngede toplam 8.680 Starlink uydusu bulunuyor. Bunların 8.664’ü (henüz operasyonel olmayanlar dahil) çalışır durumda. Operasyonel yörüngede hizmet veren uydu sayısı ise 7.448. Bu rakamlar, bugün yörüngede bulunan tüm faal uyduların kabaca üçte ikisini temsil ediyor.
Aktif uyduların tam sayısını bilmek zor olsa da Avrupa Uzay Ajansı (ESA), yörüngede yaklaşık 12.500 işlevsel uydu olduğunu tahmin ediyor. Bu tahmine göre SpaceX, günümüzde yörüngedeki tüm aktif uyduların %70 kadarına tek başına sahip ve işletiyor. Şirketin mevcut V2 Mini uydularının güneş panelleri uçtan uca 30 metre genişliğe sahip. V3 olarak bilinen yeni nesil uydular ise Falcon 9’a sığmayacak kadar büyük olacak. Bu uyduların, belki de gelecek yıl, SpaceX’in yeni Starship roketiyle 60’arlı gruplar halinde fırlatılması planlanıyor.
Pazar günkü görevler sadece Starlink için değil, roket teknolojisi için de önemliydi. Florida’dan yapılan ilk fırlatma, şirketin en çok uçan Falcon 9 roketinin 31. görevi oldu. Roket, 32. uçuşu için Atlantik Okyanusu’ndaki kurtarma gemisine başarıyla indi. SpaceX mühendisleri şu anda Falcon 9 roketlerini 40 uçuşa kadar sertifikalandırıyor. Şirket bu yıl şu ana kadar 132 Falcon 9 görevi gerçekleştirdi ve geçen yılın toplam Falcon 9 uçuş sayısını şimdiden yakaladı. SpaceX’in bu hafta sonu kendi rekorunu kırması bekleniyor.
SpaceX’in bu hızlı büyümesi ve yörüngedeki uydu hakimiyeti, internetin geleceği hakkında pek çok tartışmayı da beraberinde getiriyor. Sizce Starlink gibi uydu internet sistemleri gelecekte geleneksel internet bağlantılarının yerini alabilir mi? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Yurt dışı alışveriş yapanları ilgilendiren yeni bir düzenleme yürürlüğe girdi. Gümrük mevzuatında yapılan değişiklikle, ayakkabı, oyuncak ve çanta gibi ürünlerde sipariş sınırlamaları getirildi. Bu karar, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını nasıl etkileyecek?
Yurt dışı alışverişte hangi ürünler kısıtlandı?
Yeni düzenlemeye göre, yurt dışından sipariş edilebilecek ayakkabı, oyuncak ve çanta gibi ürünlere miktar ve tür bazında kısıtlamalar geldi. Özellikle bireysel ithalatta, bu ürünlerin gümrük muafiyet sınırı düşürüldü. Bu nedenle, yurt dışı alışveriş yapacak olan tüketicilerin daha dikkatli sipariş vermesi gerekecek.
Kısıtlamaların amacı nedir?
Yetkililer, bu düzenlemenin yerli üretimi desteklemeyi ve kaçakçılığı önlemeyi amaçladığını belirtiyor. Ayrıca, gümrük süreçlerini daha etkin hale getirmek için bu adımların atıldığı ifade ediliyor. Ancak, bu durum tüketiciler için ek maliyetlere yol açabilir, özellikle yurt dışı alışverişe bağlı olanlar için.
Tüketiciler ne yapmalı?
Tüketicilerin, yurt dışı alışveriş yapmadan önce gümrük mevzuatını kontrol etmesi öneriliyor. Bununla birlikte, yerli alternatiflere yönelmek de bir çözüm olabilir. Kısıtlamalar, özellikle sık yurt dışı alışveriş yapanları etkileyebilir.
Apple ve Epic Games arasındaki uzun soluklu hukuki mücadele Avustralya’da yeniden alevlendi. Daha önce mahkeme kararıyla Fortnite’ın mağazalara geri dönmesi şart koşulmuştu, ancak Apple, Fortnite’ı platform dışında tutmaya devam edeceğini duyurmuştu. Bu kez Avustralya’da görülen dava kapsamında Apple, Epic’in “platformdan bedavaya yararlanmak” istediğini belirterek iddialara sert bir yanıt verdi.
Apple ve Epic Games davasında yeni perde
Epic Games, 2020 yılında Apple’a karşı Avustralya’da dava açarak şirketi rekabet yasalarını ihlal etmekle suçladı. Ağustos 2025’te Federal Mahkeme, Epic lehine kısmi bir karar verdi.
Bu kararda, Apple’ın harici uygulama yüklemeyi ve alternatif ödeme yöntemlerini yasaklayan kurallarının rekabet yasalarına aykırı olduğuna hükmedildi. Ancak mahkeme, Apple’ın güvenlik gerekçesiyle kısıtlama yetkisine sahip olduğunu da kabul etti.
Güncel durumda ise Epic Games, mahkemeden iPhone’larda harici uygulama yükleme ve alternatif ödeme sistemlerinin tamamen serbest bırakılmasını talep ediyor. Apple, Epic Games’in bu taleplerinin daha önceki mahkeme kararının sınırlarını aştığını savunuyor.
Şirket, yaptığı açıklamada, “Epic artık Apple’ın platformundan bedavaya yararlanmak ve kullanıcıları korumak için oluşturduğumuz tüm güvenlik önlemlerini devre dışı bırakmak istiyor. Fikri mülkiyet haklarımıza saygı duyulmasını ve kullanıcı güvenliğini koruyan bir karar çıkmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Xiaomi 17 Pro Max ile serinin bir önceki canavarı Xiaomi 15 Ultra modellerini karşılaştırıyoruz. İyi seyirler dileriz.
İki taraf, 17 Ekim’de yapılan duruşmada nihai çözüm için hazırlık sürecine resmen başladı. İlk tedbir duruşması Aralık ayında yapılacak, ancak asıl kararın verileceği esas duruşma Mart 2026’ya ertelendi. Apple’a, bu süre zarfında Epic’in önerdiği düzenlemelere karşı yanıt verme hakkı tanındı.
Mevcut hukuki tablo, son karar henüz açıklanmasa bile, Apple’ı harici uygulama yüklemeye ve alternatif ödeme sistemlerine izin vermeye zorlayabilir. Epic Games, kararın lehine sonuçlanması durumunda Fortnite’ın Avustralya’da iOS platformuna geri döneceğini belirtiyor. Ancak Apple, bu durumun kullanıcı güvenliğini zedeleyeceği görüşünü koruyor.
Yeni çıkan Battlefield 6 oyunu, PC oyuncuları arasında kusursuz optimizasyonu sayesinde büyük beğeni topladı. Battlefield topluluğundan gelen bildirimlere göre, oyun hem PC’de hem de PlayStation ve Xbox konsollarında kusursuz ve optimize edilmiş bir deneyim sunuyor.
Battlefield 6, optimizasyonu ile şaşırttı
Bu durum, yalnızca 2025’in popüler donanımlarında değil, aynı zamanda GeForce GTX 1650 SUPER ve Radeon RX 570 gibi daha eski ekran kartlarında bile akıcı bir oynanış sağlıyor.
Oyunun düşük ayarlarda bile 1080p çözünürlükte stabil 60 kare/saniye (FPS) vermesi dikkat çekiyor. Testler, oyunun minimum sistem gereksinimlerini karşılamayan 4 GB VRAM’e sahip ekran kartlarında bile yüksek performans sergilediğini gösterdi.
Örneğin, Intel Core i5-12400F işlemci ve 32 GB RAM ile donatılmış bir PC’de yapılan testlerde şaşırtıcı sonuçlar alındı. Radeon RX 570 ekran kartıyla 80 FPS’e kadar, Nvidia GTX 1650 Super ekran kartıyla ise yaklaşık 73 FPS alındığı belirlendi. Bu değerler, düşük ayarlarda ve 1080p kalitede elde edildi.
Xiaomi 17 Pro Max ile serinin bir önceki canavarı Xiaomi 15 Ultra modellerini karşılaştırıyoruz. İyi seyirler dileriz.
Reddit’teki çok sayıda oyuncu, Battlefield 6’nın RTX 4060 Ti gibi orta seviye ekran kartlarında bile son derece akıcı çalıştığını bildiriyor. Bu kararlı performansın ardındaki temel nedenin, EA’in geliştirme sürecinde ışın izleme gibi deneysel özellikler yerine geleneksel rasterizasyon teknolojisine bağlı kalma kararı olduğu düşünülüyor.
EA ve DICE, geliştirme sürecinde kararlı performansa ve geniş donanım uyumluluğuna odaklandı. Bu yaklaşım, oyunun genel deneyimini olumlu etkiledi. Ayrıca, oyuncular oyunun kurulum boyutunun da (yaklaşık 70 GB) makul olmasından memnuniyet duyuyor. Battlefield 6, sunduğu kararlı performans ile geniş bir oyuncu kitlesine ulaşmayı başarıyor.
Yapay zekâ alanındaki patlamayı başlatan ve uzun süre tek lider olarak görülen ChatGPT, son dönemde pazar payını rakiplerine kaptırıyor. Bu süreçte en dikkat çekici büyümeyi ise Google Gemini yakaladı. SimilarWeb’in yayımladığı son trafik analizleri, Google Gemini’ın bir yıl içinde önemli bir büyüme ivmesi yakaladığını ve pazar payını iki katına çıkarmayı başardığını gösteriyor.
ChatGPT dominasyonu azalıyor
Geçen yıl üretken yapay zekâ araçlarına giden toplam trafiğin yalnızca yüzde 6,4’üne sahip olan Gemini, bu oranı bugün yüzde 12,9’a yükseltti. Buna karşılık, aynı dönemde ChatGPT’nin pazar payı yüzde 87,1 seviyesinden yüzde 74,1’e geriledi. OpenAI’ın aracı, haftalık 700 ila 800 milyon kullanıcı ile sektörün lideri olmaya devam ediyor.
Ancak, aradaki farkın bu kadar hızlı kapanması dikkat çekiyor. Yatırımcı Chamath Palihapitiya, bu tabloyu değerlendirirken, dağıtım gücüne sahip teknoloji devlerinin bu yarışta belirleyici olacağını ve Google gibi şirketlerin mevcut ekosistem avantajıyla uzun vadede daha agresif büyüme gösterebileceğini savunuyor.
Gemini’ın bu yükselişinin arkasında yer alan önemli etkenlerden biri de Nano Banana adı verilen görsel düzenleme aracıdır. Nano Banana, kullanıcıların görsel oluşturmasına ve düzenlemesine olanak tanıyan bir özellik olarak ortaya çıktı.
Çıktığı ilk dönemde sosyal medyada büyük ses getiren bu araç, Gemini’a çok sayıda yeni kullanıcı çekti. Nano Banana’nın Ağustos ayında kullanıma sunulmasının ardından Gemini uygulama indirmelerinde Temmuz sonuna göre yüzde 331’lik bir artış gerçekleşti. Yalnızca ABD pazarında ise Eylül ve Ekim ayları arasındaki artış tek başına yüzde 88 olarak belirlendi.
Xiaomi 17 Pro Max ile serinin bir önceki canavarı Xiaomi 15 Ultra modellerini karşılaştırıyoruz. İyi seyirler dileriz.
Aynı dönemde Adobe Firefly’ın indirme sayıları yüzde 68 ile yüzde 82 arasında düşüş gösterdi. Bu hızlı yükselişin ardından Gemini, iOS’ta en çok indirilen ücretsiz uygulamalar listesinde ChatGPT’nin önüne geçti.
Yarış hala ChatGPT’nin öncülüğünde sürse de, “tek taraflı üstünlük dönemi”nin sona erdiği açıkça görülüyor ve üretken yapay zekâ pazarının önümüzdeki dönemde çok daha sıkı bir rekabete sahne olması bekleniyor.
Apple, yakında piyasaya sürülmesi beklenen yeni karma gerçeklik başlığı Apple Vision Pro (M5) için hazırlıklarını sürdürüyor. Ancak ortaya çıkan yeni bilgiler, mevcut bazı aksesuarların yeni modelle tam uyumlu çalışmayacağını gösteriyor. Özellikle geliştiricilerin kullandığı ve USB-C portu bulunan Developer Strap (Geliştirici Kayışı), yeni Vision Pro (M5) ile kısıtlı özellikler sunacak.
Apple Vision Pro (M5) için yeni geliştirici kayışı geliyor: Eski model uyumsuz
Bu uyumsuzluk, yayınlanan son geliştirici beta sürümündeki kodlar sayesinde keşfedildi. Uzmanlar tarafından incelenen yazılım kodlarında, “Sınırlı Geliştirici Kayışı Bağlandı” şeklinde bir uyarı bulundu. Ayrıca kodlarda, “Apple Vision Pro’ya takılan Geliştirici Kayışı tam olarak desteklenmiyor; işlevsellik sınırlı olabilir” ifadeleri yer alıyor. Bu durum, Apple’ın yeni Vision Pro (M5) için güncellenmiş bir Geliştirici Kayışı hazırladığını gösteriyor.
Kod dizelerine ek olarak, beta sürümünde geliştirici kayışına ait yeni bir simge dosyası da bulundu. Bu yeni görsel, mevcut aksesuardan farklı, güncellenmiş bir sürümün yolda olduğuna dair bir başka kanıt olarak değerlendiriliyor. Apple’ın yeni aksesuarı piyasaya sürdüğünde, eski ve yeni kayış arasındaki sınırlamaların neler olduğunu netleştirmesi bekleniyor.
Apple, mekansal bilgi işlemde çığır açan Vision Pro M5 çip ile performans, pil ömrü ve konforu artırdı. Hemen keşfet.
Geliştirici Kayışı, ilk Vision Pro modeliyle birlikte tanıtılmıştı. Apple’ın açıklamasına göre bu aksesuar, özellikle “grafik açısından yoğun uygulama ve oyunların geliştirilmesini hızlandırmak” amacıyla tasarlandı. 299 dolar fiyat etiketine sahip olan bu kayış, cihazın standart sağ ses kayışının yerini alıyordu ve sadece Apple Geliştirici web sitesi üzerinden kayıtlı geliştiricilere satılıyordu.
Yeni Apple Vision Pro (M5) modelinin 22 Ekim Çarşamba günü piyasaya sürülmesi bekleniyor. Geçen yıl Apple, Geliştirici Kayışı’nı Vision Pro’nun satışa çıktığı gün piyasaya sürmüştü. Ortaya çıkan haberlere göre, mevcut kayışın stokları şu anda tükenmiş durumda. Satışların ise 22 Ekim’de, yani yeni Vision Pro’nun lansmanıyla aynı gün yeniden başlaması planlanıyor. Bu durum, güncellenmiş kayışın da yeni cihazla birlikte geleceği beklentisini güçlendiriyor.
Apple’ın karma gerçeklik başlığı pazarındaki bu yeni adımları, geliştirici ekosistemini de yakından ilgilendiriyor. Peki siz Apple’ın yeni Vision Pro (M5) modelinden neler bekliyorsunuz?
Apple’ın yeni akıllı telefon serisi iPhone 17, ABD ve Çin’de satışa çıktığı ilk on günde önemli bir başarı yakaladı. Counterpoint Research’ün yayınladığı verilere göre, iPhone 17 serisinin toplam satışı, selefi iPhone 16 serisine kıyasla yüzde 14 oranında daha fazla gerçekleşti. Bu artış, Apple’ın en büyük iki pazarında tüketici ilgisinin belirgin bir şekilde arttığını gösteriyor.
iPhone 17 satışları beklentileri aştı
Özellikle serinin temel modeli olan iPhone 17, geçen yıl 799 dolar fiyat etiketiyle sunulan iPhone 16 modeline göre çok daha yüksek bir talep görüyor. Counterpoint analistleri, satış ivmesindeki bu yükselişi doğrudan cihazdaki teknik iyileştirmelere bağlıyor.
Telefonun gelişmiş ekran kalitesi, artırılmış depolama kapasitesi ve yeni nesil A19 çipinin sağladığı performans artışı, bu ilginin temel nedenleri olarak öne çıkıyor. Çin pazarındaki satışlar, serinin ilk günlerinde iPhone 16’nın neredeyse iki katına ulaştı ve Ekim ayı boyunca bu yüksek talep seyrini korudu.
Serinin tepe modeli olan iPhone 17 Pro Max de özellikle ABD pazarında güçlü bir satış grafiği çiziyor. Counterpoint, bu modelin, pandemi döneminde telefonlarını yenileyen kullanıcıların yeniden yükseltme yapmasını tetiklediğini belirtiyor.
Üç büyük operatörün sunduğu ek yüzde 10’luk indirim de bu yükseltme kararında etkili oldu. iPhone 17 Pro Max, şimdiye kadarki en gelişmiş kamera sistemi, yeni nesil ısı dağıtım mimarisi ve yıllardır görülen en kapsamlı fiziksel tasarım değişikliği gibi özelliklerle öne çıkıyor.
Xiaomi 17 Pro Max ile serinin bir önceki canavarı Xiaomi 15 Ultra modellerini karşılaştırıyoruz. İyi seyirler dileriz.
Öte yandan, sadece eSIM özellikli olarak piyasaya sürülen iPhone Air modeli ise, iPhone 16 Plus modelinden biraz daha iyi bir performans sergiledi. Ancak analistler, modelin fiyatı nedeniyle pazar içinde “niş” bir ürün olarak kalacağını bildiriyor.
Apple, gelirinin yaklaşık yarısını hala iPhone satışlarından elde etmeye devam ediyor. Şirket, yapay zeka geliştirmelerindeki bazı aksaklıklara ve Çin’de Apple Intelligence sisteminin henüz kullanıma sunulmamasına rağmen satışlarını güçlü bir şekilde sürdürüyor.
Amazon Web Services (AWS) sistemlerinde Pazartesi günü yaşanan büyük çaplı kesinti, teknoloji dünyasında yeni bir tartışmayı alevlendirdi. Bu kesinti, uçtan uca şifreli mesajlaşma uygulaması Signal de dahil olmak üzere çok sayıda web sitesini ve uygulamayı etkiledi. Yaşanan sorunun hemen ardından X (eski adıyla Twitter) Yöneticisi Elon Musk, dikkat çekici bir açıklama yaptı. Musk, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Artık Signal’e güvenmiyorum” şeklinde net bir ifade kullandı.
X’in sahibi Elon Musk ve Signal arasında “güvenlik” tartışması
Signal Başkanı Meredith Whittaker, Musk’ın X üzerinden yaptığı bu yoruma yanıt vermekte gecikmedi. Whittaker, “Signal’in güvenlik ve hacker topluluğu ile yüz milyonlarca kişi tarafından güvenildiğini” belirtti. Bu güvenin temel nedeninin, uygulamanın herkes tarafından incelenebilir olması (açık kaynak kodlu) olduğunu söyledi. Ayrıca Signal’in on yılı aşkın süredir sağlam, gizli ve güvenli olduğunu kanıtladığını vurguladı. Uzmanlar, Signal’in AWS gibi merkezi bir altyapıya dayanmasının, şifreli iletişimleri riske atmadığını belirtiyor. Çünkü Signal, bu altyapıda tutulan şifreli verilerin anahtarlarına sahip değil.
PSA: we are aware that Signal is down for some people. This appears to be related to a major AWS outage. Stand by.
Elon Musk, son dönemlerde kendi platformu olan X Chat’i (eski adıyla DM) güvenli ve şifreli bir iletişim yöntemi olarak aktif şekilde tanıtıyor. Ancak güvenlik uzmanları, güvenli iletişim vaadi sunan bir mesajlaşma uygulamasının, güvenilir olması için mutlaka açık kaynak kodlu olması gerektiğini savunuyor. Uzmanlara göre, kullanıcılar kodları inceleyemezse, uygulamanın arka planda tam olarak ne yaptığını bilmeleri imkansızdır. X platformu, geleneksel DM sisteminin yerini alması amaçlanan X Chat’i hâlâ “beta yazılım” olarak etiketliyor. Elon Musk daha önce de “Signal’i kullanın” paylaşımıyla dikkat çekmişti ve paylaşımın ardından Signal rekor kullanıcı sayısına erişmişti.
Try 𝕏 Chat, our new, encrypted communication system for texts, file transfers and audio/video calls.
X’in şifreleme özelliği aslında 2018’de test edilmişti ancak resmi duyurusu 2023 yılında yapıldı. Şirket, sohbet özelliklerinin iddia ettikleri kadar güvenli olduğunu doğrulamayı gelecekte daha kolay hale getirmeyi planladıklarını da açıkladı. X’i Twitter adıyla kuran ve yıllarca yöneten Jack Dorsey de CEO olduğu dönemde uçtan uca şifrelemeye geçiş fikrini destekliyordu. Dorsey, yakın zamanda “Bitchat” adında coğrafi odaklı bir mesajlaşma uygulaması geliştirdi. Bitchat, özellikle Nepal’deki hükümet değişikliği sırasında ağ özellikleri sayesinde dikkat çekti. Uygulama, internet erişimi olmayan yerel alanlarda bile çalışabiliyor. Benzer bir özelliğe sahip FireChat adlı uygulama da 2014 yılındaki Hong Kong protestolarında kullanılmıştı.
Elbette Signal de kusursuz bir uygulama değil ve yıllar içinde çeşitli eleştirilerle karşılaştı. Güvenlik araştırmacıları, uygulamanın kayıt için telefon numaralarını zorunlu tutmasını uzun süre boyunca kötü bir fikir olarak nitelendirdi. Signal, bu eleştirilerin ardından yakın zamanda kullanıcıların yalnızca bir kullanıcı adıyla kaydolmasına izin vererek bu sorunu çözdü.
Elon Musk’ın beyin-bilgisayar arayüzü projesi Neuralink’e ilgi büyük. Deneme süreci için 10 binden fazla kişi başvuru yaptı.
Ancak Whittaker’ın Signal’in açıklığı ve doğrulanabilirliği hakkındaki yorumları, Bitcoin üzerinde çalışan bazı geliştiricilerden tepki gördü. Bitcoin geliştiricisi Peter Todd, Android ve iOS’taki uygulama mağazalarının, kullanıcıların cihazlarında çalışan kodun Signal tarafından yayınlanan açık kaynak kodla tam olarak eşleştiğini doğrulamasını engellediğini belirtti.
How do I know the open source code is what my phone is actually running? On iOS and Android? I'm installing from the app stores.
Bitcoin Core yazılımına katkıda bulunan Todd, “tekrarlanabilir derlemelerin” (reproducible builds) önemini vurguluyor. Bu yöntem, son kullanıcıların bir uygulamanın, yayınlanan açık kaynak kod kullanılarak oluşturulduğunu doğrulayabilmesini sağlıyor. Bitcoin açık kaynak geliştirme hibe sağlayıcısı Spiral’i yöneten Steve Lee de Signal’in Android sürümünde bu konuyla ilgili hâlâ açık bir sorun olduğuna dikkat çekti. Bitcoin topluluğu ayrıca, Signal’in AWS kesintisine yol açan merkezi altyapıya olan bağımlılığını da eleştiriyor.
Konu ister Bitcoin ister özel mesajlaşma olsun, mükemmel gizlilik ve güvenlik ile insanların gerçekten kullanacağı kullanıcı dostu bir uygulama oluşturmak arasında genellikle bazı ödünler vermek gerekiyor. Signal, şifreli mesajlaşma konusunda hâlâ standart olarak kabul edilse de, bu alanda doğrulanabilir gizlilik sağlayan daha fazla rekabetin olması her zaman olumlu bir gelişmedir. Peki siz, günlük iletişiminizde hangi şifreli mesajlaşma uygulamasını tercih ediyorsunuz ve neden?
Redmi K90 Pro Max, Xiaomi’nin yeni amiral gemisi olarak heyecan yaratıyor. Şirket, bu modeli Çin’de 23 Ekim’de resmi olarak duyuracak. Ultra dar çerçeveler ve yenilikçi özellikler, kullanıcıları bekliyor.
Redmi K90 Pro Max tasarımı ve özellikleri
Xiaomi, K90 Pro Max’in görüntülerini paylaştı. Telefon, ultra dar çerçevelerle modern bir görünüm sunuyor. Yan çerçeveler inceyken, alt çerçeve biraz daha kalın duruyor. Bu tasarım, premium bir his yaratıyor.
Periskop kamera ve ses sistemi
K90 Pro Max, üçlü arka kamera dizisine sahip. Seride ilk kez periskop telefoto kamera yer alıyor. Bu özellik, optik zoom’u güçlendiriyor. Arka hoparlörde BOSE imzası var. Ses kalitesi üst seviyeye çıkıyor.
Nano-deri kapak ve renk seçenekleri
Şirket, mavi renkli modeli tanıttı. Arka kapak, kot kumaşını andıran dokuya sahip. İki tonlu dokuma ve üçüncü nesil nano-deri teknolojisi kullanıldı. UV direnci ve aşınma koruması sağlıyor. Lekeler kolayca temizleniyor.
Bununla birlikte, K90 Pro Max fiyatı 4.000 yuan civarında olacak. Bu, yaklaşık 561 dolara denk geliyor. Redmi Başkanı Lu Weibing, bu fiyatla segmentte liderlik hedeflediklerini belirtti.
Ayrıca, lansmanla birlikte Watch 6 da tanıtılacak. Diğer detaylar önümüzdeki günlerde netleşecek. Xiaomi, seriyi güçlendirmeye devam ediyor.
WT Serisi şarj ünitesi, elektrikli araç dönüşümünü hızlandırıyor. WAT Mobilite, yerli üretim bu ürünle sektöre kapsamlı çözümler sunuyor. Koç Holding çatısı altında geliştirilen ünite, Türkiye’nin şarj altyapısını güçlendiriyor.
WT Serisi şarj ünitesi özellikleri ve gücü
WAT Mobilite, WT Serisi’ni Ar-Ge ekibiyle tasarladı ve Türkiye’de üretti. Bu yerli ürün, elektrikli araç ekosistemine katkı sağlıyor. Şirket, sektördeki ihtiyaçları karşılamak için bu yeniliği devreye aldı.
Güç kapasitesi ve esnek modüller
WT şarj ünitesi, 180 kW’a kadar güç sunuyor. Ayarlanabilir modülü sayesinde 90, 120, 150 ve 180 kW seviyelerinde çalışıyor. Bu esneklik, kullanıcılara pratik çözümler sağlıyor.
Proje, 2024 başında başladı. Tasarım ve doğrulama aşamalarından sonra Mayıs 2025’te sertifikasyon süreci devreye girdi. Eylül 2025’te başarıyla tamamlandı. Bugün sınırlı satışta, 2026’da tam yurtiçi açılış planlanıyor. 240 kW modeli yıl sonunda sertifika alacak.
Bununla birlikte, WT Serisi şarj ünitesi 8 Ekim’de Bi Mola Reşadiye ve Bi Mola Çamlık Kuzey Tesisleri’nde hizmete girdi. Bu adım, Koç Grubu’na know-how kazandırıyor. Çin-Avrupa bağımlılığını azaltarak yerlileşmeyi destekliyor.
Ayrıca, WAT Mobilite sürdürülebilir ulaşımı öne çıkarıyor. Yenilenebilir enerji çözümleriyle şarj ağını genişletiyor. Şirket, geleceğin mobilite ekosistemine öncülük ediyor.
Alp Karahasanoğlu, WAT Mobilite & WAT Motor Genel Müdürü olarak konuştu. “Yerli güçle sürdürülebilir mobiliteyi dönüştürüyoruz” dedi. WT Serisi’ni mühendislik gücünün örneği olarak vurguladı. Ülkemizin ekosistemine hizmet hedeflediklerini belirtti.
Peki, WT şarj ünitesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Huawei Mate 70 Air seriye taze bir soluk getiriyor. Sızıntılar, cihazın ince tasarımı ve güçlü özelliklerini ortaya koydu. Yatırımcılar ve teknoloji severler heyecanla bekliyor.
Huawei Mate 70 Air özellikleri neler?
China Telecom’un listelemesi, Mate 70 Air’in detaylarını gün yüzüne çıkardı. Cihaz, geniş bir ekran ve yüksek performans vaat ediyor. Bu sızıntı, lansman öncesi ipuçları sunuyor. Mate 70 Air, 6.9 inç FHD+ ekran taşıyor. Çözünürlük 1920×1200 piksel seviyesinde. Üç şık renk mevcut: Golden Black, Feather White ve Gold Silver Brocade. Kullanıcılar tercihlerine göre seçebilecek.
Depolama ve işletim sistemi
Cihaz, 12GB RAM ile 256GB veya 512GB depolama sunuyor. HarmonyOS 5.0 yüklü gelecek. Bu sistem, akıcı bir deneyim sağlıyor. Huawei, yarın HarmonyOS 6’yı tanıtacak olsa da, bu model mevcut versiyonu tercih ediyor.
Bununla birlikte, işlemci ve kamera detayları henüz gizli. Kalınlık bilgisi de yok. Bu belirsizlik, merakı artırıyor.