Son dönemde birçok Samsung Galaxy Watch kullanıcısı, akıllı saatlerinin kaydettiği uyku puanlarında beklenmedik ve yüksek artışlar olduğunu bildiriyor. Kullanıcıların uyku alışkanlıklarında herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, daha önce karşılaşmadıkları kadar yüksek skorlar görmeye başlamaları dikkat çekti. Bu durumun, One UI 8 yazılım güncellemesinin ardından ortaya çıktığı belirtiliyor.
Galaxy Watch’ta ilginç sorun
Güncelleme, yatma zamanı rehberliği gibi yeni özellikler getirmiş olsa da, uyku puanı hesaplama sisteminde resmi bir değişiklik yapılmadı. Buna rağmen, normalde 80-90 aralığında puanlar alan kullanıcıların skorlarının aniden 99 hatta 100 üzerinden 100’e kadar yükseldiği gözlemleniyor.
Çeşitli forumlarda paylaşım yapan kullanıcılar, üst üste birkaç gece neredeyse mükemmel uyku puanları aldıklarını ifade ediyorlar. Hatta bazı kullanıcılar, sadece kısa bir süre uzanmalarına rağmen dahi kusursuz skorlar aldıklarını belirterek, ölçümlerin güvenilirliğini sorguluyor.
Bu anormal yükseliş sorununun yalnızca tek bir Galaxy Watch modeline özgü olmadığı ve farklı ülkelerdeki kullanıcıları etkilediği görülüyor. Kullanıcılar, aldıkları yüksek skorlar nedeniyle mutlu olsalar da, bu ölçümlerin gerçek uyku kalitelerini yansıtmadığı endişesini taşıyorlar.
Tim Cook'un ardından yeni Apple CEO'su olarak John Ternus gelecek gibi görünüyor. Apple'ın geleceği çok farklı olabilir.
Samsung cephesinden ise bu beklenmedik uyku puanı hatasına ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmiş değil. Kullanıcılar, sorunun bir an önce tespit edilerek doğru uyku takibi verilerine geri dönülmesini bekliyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Japon telekomünikasyon ve teknoloji devi NTT, kanatlı hayvan çiftliklerini büyük bir tehditten korumak için yenilikçi bir çözüm geliştirdi. Şirketin NTT e-Drone Technology ve NTT East Japan birimleri, Chiba Eyaleti hükümetiyle iş birliği yaparak lazer donanımlı drone’lar tasarladı. Bu teknolojinin temel amacı, karga ve güvercin gibi yabani kuşları çiftliklerden uzak tutarak, ölümcül sonuçlara yol açabilen kuş gribi virüsünün yayılmasını engellemek.
Lazerli Drone’lar kuş gribiyle mücadelede kullanılıyor
Kuş gribi, dünya genelinde birçok ülkede ciddi hayvan kayıplarına neden olan büyük bir sorun. Salgının tespit edildiği durumlarda genellikle tek çözüm, enfekte olan tüm hayvanların itlaf edilmesi oluyor. Bu durum, çiftlik sahipleri için büyük ekonomik kayıplar anlamına geliyor. NTT tarafından yapılan açıklamada, sadece Ocak ve Şubat 2025 arasında Chiba Eyaleti’nde 3,3 milyondan fazla kanatlı hayvanın bu salgın nedeniyle itlaf edildiği belirtildi. Bu denli büyük kayıplar, önleyici teknolojilere yapılan yatırımların ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.
Geliştirilen sistem, çiftlik alanına giren yabani kuşları tespit ettiğinde otomatik olarak havalanan bir drone kullanıyor. Bu drone, tek bir yoğun lazer ışını yerine, ışığı birden fazla ışına bölen özel bir sisteme sahip. Güvercin, karga, sığırcık gibi birçok yabani hayvanı uzaklaştırmada etkili olduğu kanıtlanmış kırmızı ve yeşil renkli lazerler kullanılıyor. Ayrıca lazer ışınlarının sürekli yanmak yerine yanıp sönmesi, kuşların bu duruma alışmasını ve ışınların arasındaki boşluklara yerleşmesini engelliyor.
Bu otomatik drone sistemi, hayvanları manuel olarak kovalamak, gürültü çıkaran cihazlar kullanmak veya kimyasal maddeler uygulamak gibi geleneksel yöntemlere göre çok daha etkili ve modern bir alternatif sunuyor. Japonya’da yerel yönetimlerin, çiftçilerin bu tür teknolojik sistemleri satın alabilmesi için teşvikler sunacağı da belirtiliyor.
Peki, siz teknolojinin tarım ve hayvancılık alanında bu tür sorunlara çözüm olarak kullanılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yorumlarınızı bizimle paylaşın.
Volkswagen’in Almanya’da yakın zamanda aldığı yeni bir patent başvurusu, otomobil işlevlerini kontrol etmek için oldukça ilginç bir yaklaşımı ortaya koyuyor. Bu sistem, göz takip teknolojisi ile direksiyona entegre edilmiş evrensel bir kontrol düğmesini birleştiriyor.
Volkswagen ilginç bir patent alıyor
Patent detaylarına göre, gösterge panelinin tam ortasına bir göz takip sensörü yerleştirilmiş durumda. Temel araç işlevlerini kullanmak isteyen sürücünün, öncelikle bakışlarını istediği özelliğe yönlendirmesi gerekiyor.
Ardından, direksiyon üzerindeki tek bir düğmeye basarak o işlevi aktif hale getirebiliyor. Yani silecekleri çalıştırmak için önce bakışınızı silecek kontrol bölümüne atmanız, sonra düğmeye basmanız yeterli oluyor.
Volkswagen, patent başvurusunda günümüz araçlarında artan işlev sayısının ya karmaşık menü yapılarına ya da çok sayıda fiziksel düğmeye yol açtığını ve bunun sürücü dikkatini dağıttığını savunuyor. Bu açıdan bakıldığında sistem, karmaşıklığı azaltma amacını taşıyor.
Ancak bu konsept, dikkat dağıtıcı bir sorunu çözmek yerine, potansiyel olarak başka bir sorun yaratabilir; zira düğmeleri tamamen kaldırmak yerine, sürücülerin niyetini sürekli bakışlarıyla tahmin etmeye çalışan bir sistem söz konusu.
Tim Cook'un ardından yeni Apple CEO'su olarak John Ternus gelecek gibi görünüyor. Apple'ın geleceği çok farklı olabilir.
Şimdilik bu teknolojinin yakın gelecekte seri üretim araçlarda kullanılması beklenmiyor. Volkswagen zaten daha geleneksel bir yaklaşımla direksiyon üzerindeki temel fonksiyon düğmelerini ve ekran altı kontrollerini geri getirme planını sürdürüyor.
Hatta geçtiğimiz günlerde tanıtılan ID.Every1 konsepti de bu fiziksel düğmeleri sergilemişti. Göz takibi ile yapılan bu kontrol sistemi, şimdilik gerçekçi bir entegrasyondan ziyade, şirketin araştırma ve geliştirme sürecindeki deneysel bir fikir olarak öne çıkıyor.
Elektrikli otomobil devi Tesla, bu hafta 7 Ekim Salı günü için planladığı gizemli bir ürün tanıtımıyla teknoloji ve otomobil dünyasını heyecanlandırdı. Pazar günü X platformunda paylaşılan kısa bir teaser videosu, dönen bir tekerleğe ya da fana benzeyen bir plastik bileşeni gösteriyor ve finalde “10/7” tarihini veriyor.
Tesla ne tanıtabilir?
Bu muğlak video, Tesla’nın Salı günü neyi ortaya çıkaracağına dair spekülasyon fırtınası başlattı. En popüler tahmin, videodaki dönen parçanın bir otomobil bileşeni olduğu yönünde. Bu, yakın zamanda sızdırılan uygun fiyatlı Tesla Model Y Standart varyantına işaret ediyor olabilir.
Dönmekte olan cisim, Model Y için yeni bir jant seçeneği olabilir. Ucuz Model Y’nin, maliyeti düşürmek amacıyla iç mekan (HEPA filtresi gibi) ve donanım tarafında bazı sadeleştirmelerle gelmesi ve $35.000 – $40.000 fiyat aralığında konumlanması bekleniyor.
Bazı kaynaklar, daha kompakt sınıfa ait, Model 3’ten daha küçük ve 30.000 doların altında fiyatlandırılması beklenen “uygun fiyatlı Tesla” (Model 2 veya Model Q olarak anılan) modelinin ilk detaylarının da bu etkinlikte gösterilebileceğini düşünüyor.
Videodaki dönen plastik fan bileşeni, doğrudan aracın Isıtma, Havalandırma ve Klima (HVAC) sistemini de işaret edebilir. Tesla, araçlarında standart olarak gelişmiş hava filtreleme sistemleri (HEPA) kullanıyor. Bu duyuru, şirketin daha yüksek verimlilik ve gelişmiş partikül filtrelemesi sunan yeni bir HVAC sistemi tanıtacağı anlamına gelebilir.
Tesla, sadece otomobilleriyle değil, yazılım ve donanım teknolojileriyle de sektörde iddialı. Yıllardır üzerinde çalışılan ve “dünyanın en hızlı seri üretim otomobili” olması hedeflenen yeni Roadster modelinin ilk resmi teaser görüntüleri veya detayları paylaşılabilir. Yapay zekâ destekli sürüş teknolojilerini daha yüksek doğrulukla çalıştırması beklenen yeni bir “Hardware 5.0” işlemcisi veya FSD yazılımının geliştirilmiş bir sürümünün duyurulması da güçlü bir ihtimal.
Microsoft’un sunduğu popüler abonelik hizmeti Xbox Game Pass, PC ve konsol kullanıcıları için kütüphanesini sürekli genişletiyor ve yenilemeye devam ediyor. Oyun severlerin merakla beklediği Ekim ayı içerikleri resmi olarak açıklandı ve bu ay, hizmete hem iddialı AAA yapımlar hem de heyecan verici bağımsız oyunlar ekleniyor.
Xbox Game Pass’e yeni oyunlar geliyor
Bu ay toplamda 16 yeni oyun Game Pass kullanıcılarının beğenisine sunuluyor. Öne çıkan eklemeler arasında fantastik açık dünya RPG’si Hogwarts Legacy, şehir kurma klasiğinin yenilenmiş sürümü Cities: Skylines – Remastered ve eleştirmenlerin favorisi Hades gibi başlıklar bulunuyor.
Ayrıca Warhammer 40,000: Darktide, Ninja Gaiden 4 ve The Outer Worlds 2 gibi farklı türlerden yapımlar da Ekim ayının farklı tarihlerinde kütüphanedeki yerini alıyor.
Tim Cook'un ardından yeni Apple CEO'su olarak John Ternus gelecek gibi görünüyor. Apple'ın geleceği çok farklı olabilir.
Ancak kütüphane büyürken bazı oyunlar da platformdan ayrılıyor. Kullanıcıların bu oyunları son bir kez deneyimlemeleri için 15 Ekim tarihine kadar süreleri bulunuyor. Ayrılacak oyunlar arasında Cocoon, Core Keeper, Donut County ve TMNT: Mutants Unleashed yer alıyor.
Güvenli ve yapay zeka destekli bulut ağ çözümleri lideri Zyxel Networks, özellikle küçük işletmeler için tasarlanmış altı yeni WiFi 7 access point’i (AP) piyasaya sürdüğünü duyurdu. WiFi 7 özellikli cihazlar halihazırda yaygın olarak bulunsa da, birçok küçük kuruluş hala maliyet ve karmaşıklık nedeniyle yükseltme engelleriyle karşılaşıyor. İç mekan, dış mekan ve masaüstü senaryolarını kapsayan yeni modeller, her küçük işletme için hem erişilebilir hem de uygun fiyatlı, buluttan yönetilebilir bir WiFi 7 yükseltmesi sunuyor.
Tüm WiFi 7 AP’ler aynı değildir
Tüm yeni modeller, çoğu WiFi 7 AP’de bulunmayan önemli yeni özellikler ve avantajlar sunuyor.
Güvenlik bilincine sahip işletmeler için SSID VLAN etiketleme desteği, kullanıcıların personele, misafirlere veya akıllı cihazlara farklı WiFi adları atamasına, karmaşık BT bilgisine ihtiyaç duymadan daha kolay yönetim ve gelişmiş gizlilik için ağ trafiğini ayırmasına olanak tanır.
Bu AP’ler aynı zamanda en önemli yerlerde performansı artırmak için tasarlanmış iki özel, sektörde ilk olan yeniliği içerir: Smart Mesh çoklu bağlantı işlemi (MLO) ve RF öncelikli tasarım.
Smart Mesh MLO, WiFi verimini %40’a kadar artıran çift telsizli bir mesh backhaul oluşturmak için mesh networking ve MLO’nunbir kombinasyonunu kullanır. Bu atılım, gecikme süresini azaltarak yoğun veya geniş ortamlarda daha sorunsuz bağlantı sağlar.
RF öncelikli tasarım yaklaşımı, AP’leri özellikle yoğun ve kalabalık alanlarda kullanım için son derece uygun hale getirir. Bitişik WiFi, mobil ve hatta Bluetooth ağlarından kaynaklanan parazitler genellikle WiFi performansını etkileyebilir. Yeni AP’ler, paraziti en aza indirmek için anten izolasyon teknolojisi ve optimize edilmiş düzenlerle tasarlanmıştır. Sonuç, yüksek yoğunluklu veya parazite eğilimli konumlar için gerekli olan daha temiz ve daha güçlü bir sinyaldir.
Küçük işletmeler için kurumsal performans
Altı modelin tümü dört çekirdekli Qualcomm yonga setleriyle güçlendirilmiştir ve kullanıcıların şirket içi ve Nebula Cloud yönetimi arasında esnek bir şekilde geçiş yapmasına olanak tanıyan NebulaFlex ile birlikte gelir. Sıfır dokunuşla sağlama ve uygulama tabanlı ilk katılım ile kurulum, bir QR kodunu taramak kadar basittir. Bu da onu özel BT ekipleri olmayan işletmeler için ideal bir çözüm haline getiriyor.
Her model, aşağıdakiler de dahil olmak üzere belirli kullanım durumları göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır:
· Verandalar veya bahçeler gibi sağlam koruma gerektiren dış mekan dağıtımları: NWA55BE, IP55 sınıfı dış mekan dayanıklılığı sunar.
· Kalabalık ofisler, toplantı odaları veya darboğazın önemli bir sorun olduğu kalabalık mekanlar gibi yoğun trafikli alanlar: NWA90BE PRO ve NWA50BE PRO çift radyolu AP’ler, kullanıcılara sıkışıklığı azaltmak ve trafik akışını iyileştirmek için 5GHz ve 6GHz bantları arasında seçim yapma seçeneği sunan BandFlex üç bant desteğine sahiptir.
· Kafeler, oteller, klinikler veya mağazalar gibi misafir WiFi erişimi sunan işletmeler: NWA90BE PRO, NWA90BE ve NWA55BE gibi modeller, RADIUS Kimlik Doğrulama ve Captive Portal gibi güçlü güvenlik özellikleri içerir, bu da onları misafir bağlantısını güvenli bir şekilde yönetmek ve oturum açma deneyimini markalaştırmak için mükemmel kılar.
· Sorunsuz WiFi arayan küçük ofisler veya ev ofisleri: NWA50BE ve NWA30BE, farklı kurulumlara uyacak şekilde tavana veya masaüstüne yerleştirme için esnek seçeneklerle güvenilir çift radyolu WiFi 7 bağlantısı sunar.
· Perakende tezgahları, pop-up mağazalar veya geçici ofis kurulumları gibi alan kısıtlı ortamlar: NWA30BE, yatay ve masaüstü yerleştirme için optimize edilmiş yüksek verimli antenlere sahip kompakt bir tasarım sunarak kapsamlı kablolama veya tavan kurulumuna gerek kalmadan güçlü WiFi performansı sağlar.
Zyxel Networks Ağ Stratejik İş Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Kell Lin, “Bu lansmanla birlikte Zyxel Networks artık sektördeki en kapsamlı portföy olan 13 WiFi 7 AP sunuyor” dedi. “Basit, etkili ve güvenli WiFi’a ihtiyaç duyan en küçük işletme veya ev kullanıcılarından, tüm kullanıcılar için güvenilir ve tutarlı bağlantı, yönetilebilirlik ve korumanın gerekli olduğu daha zorlu, yüksek yoğunluklu ortamlara kadar her kuruluş ve kullanım senaryosu için seçenekler bulunuyor. Bu yeni AP’lerin sunduğu mükemmel performans, yerleşik güvenlik ve benzersiz özelliklerle Zyxel Networks, WiFi 7 teknolojisinin avantajlarını ortaya çıkarıyor ve daha birçok küçük işletmenin erişimine sunuyor.”
Zyxel Networks’ün WiFi 7 AP portföyü, AB’nin Radyo Ekipmanı Direktifi’nde belirtilen siber güvenlik gereksinimlerini karşılayan EN 18031 güvenlik standartlarına uyan sektördeki ilk ürünler arasında yer alıyor.
Xiaomi’nin yeni telefonu Redmi 15C, Türkiye’de satışa çıktıktan sonraki ilk haftasında 2 binden fazla adet satılarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Kullanıcıların yoğun ilgisi ve olumlu geri dönüşleri, Xiaomi’nin Türkiye pazarındaki güçlü konumunu pekiştirdi.
REDMI 15C; Xiaomi Türkiye’nin resmi çevrimiçi mağazasının yanı sıra, önde gelen online satış kanallarında da kullanıcıların beğenisine sunuldu. Kısa sürede yakaladığı satış başarısı, cihazın hem fiyat-performans dengesi hem de tasarımıyla öne çıktığını gösteriyor.
Redmi 15C özellikleri ile neler sunuyor?
Xiaomi, şık ve zarif tasarımı geniş ekran deneyimiyle bir araya getiren REDMI 15C’yi kullanıcılarla buluşturuyor. 6,9 inçlik HD+ ekranı, akıcı görselleri destekleyen 120Hz AdaptiveSync yenileme hızı ve 3D kavisli arka paneli ile kullanıcılarına estetik ve ergonomik bir deneyim sunuyor. Gece Siyahı, Mint Yeşili, Ay Işığı Mavisi ve Alacakaranlık Turuncusu olmak üzere dört farklı renk seçeneği bulunuyor.
Güçlü Kamera ve Uzun Ömürlü Batarya
Cihaz, 50MP yapay zekâ destekli çift arka kamera sistemi ile farklı ışık koşullarında net ve detaylı fotoğraflar çekebiliyor. İnce tasarımına rağmen, 6000mAh bataryası tek şarjla 22 saate kadar video izleme veya 82 saat müzik dinleme imkânı sunuyor. 33W turbo şarj desteği sayesinde bataryanın %50’si yalnızca 31 dakikada dolabiliyor. Ayrıca, ters şarj özelliğiyle gerektiğinde diğer cihazları da şarj edebiliyor.
Yüksek Performans ve Akıllı Yazılım
REDMI 15C, MediaTek Helio G81-Ultra işlemci ile güçlendirilirken, 16GB’a kadar RAM genişletme ve 1TB’a kadar artırılabilir depolama desteği ile çoklu görevlerde yüksek performans sağlıyor. Cihaz, Xiaomi HyperOS 2 ile geliyor ve Google’ın yeni nesil arama özelliği Circle to Search, Google Gemini entegrasyonu gibi akıllı çözümlerle kullanıcıların verimliliğini artırıyor.
Yapay zeka dünyasında dengeler değişiyor. Uzun süredir bu alanda açık ara lider olan ve tekelini sürdüren Nvidia, artık Çinli rakiplerinin hızlı ve güçlü yükselişiyle ciddi bir rekabetle karşı karşıya. Huawei, Cambricon ve Iluvatar gibi teknoloji devleri, ürettikleri yapay zeka çipleriyle sektördeki imparatorluğu resmen meydan okuyor.
ABD’nin son yıllarda uyguladığı ihracat kısıtlamaları, Çin’in gelişmiş Nvidia çiplerine erişimini engellemeyi hedefliyordu. Ancak bu durum, Pekin’in teknoloji alanında kendi kendine yeter hale gelme çabasını hızlandırdı. Huawei’nin “Ascend” serisi, Iluvatar’ın “CoreX” işlemcileri ve Cambricon’un yeni nesil hızlandırıcıları artık sadece laboratuvarlarda değil, büyük veri merkezlerinde de kullanılmaya başlandı.
Çin, Kendi Yapay Zeka Ekosistemini Kuruyor
Çinli üreticiler sadece donanımda değil, yazılım tarafında da büyük adımlar atıyor. CANN adlı yerel yapay zeka platformu, Nvidia’nın CUDA teknolojisine alternatif olarak geliştiriliyor. Ayrıca DeepSeek gibi büyük dil modelleri, Çinli çiplerle tam uyumlu çalışacak şekilde optimize ediliyor. Bu da ülkenin kendi yapay zeka altyapısını bağımsız bir şekilde geliştirmesini sağlıyor.
Uzmanlara göre Çinli çipler hala “H100” seviyesinde değil, ancak fark hızla kapanıyor. Özellikle enerji verimliliği, üretim maliyetleri ve veri merkezi ölçeklendirmesinde Çinli üreticiler önemli ilerlemeler kaydetti. Buna karşılık Nvidia, rekabeti sürdürmek için daha güçlü mimariler ve optimize edilmiş yazılım güncellemeleriyle liderliğini korumaya çalışıyor.
Nvidia’nın Tahtı Tehlikede
Çin’in bu güçlü yatırımları, küresel çip savaşlarını yeni bir evreye taşıyor. Nvidia hala pazarın açık ara lideri konumunda, ancak Çin’in büyüme hızı dikkat çekici. Analistler, önümüzdeki beş yıl içinde bu rekabetin yapay zeka donanım pazarında yeni dengeler yaratabileceğini söylüyor. Kısacası, yapay zeka yarışında ABD’nin tahtı sallanıyor.
Huawei Cloud CEO'su Zhang Pingan, şirketin yapay zeka (AI) bilgi işlem gücünün NVIDIA çiplerinden 3 kat daha verimli olduğunu iddia etti.
Son olarak Çin’in çip endüstrisi de ürünlerinin Nvidia gibi rakiplerine kıyasla daha az kullanıcı dostu olduğu yönündeki eleştiriler sürüyor. Analistlere göre ise bu sorunların Çin’in teknoloji sektöründeki çok sayıda kalifiye çalışanı sayesinde kısa sürede çözülebileceğine inanıyor.
Peki siz ne düşünüyorsunuz? Yapay zeka çiplerinde süren liderlik yarışında Çinli girişimler gerçekten Nvidia’yı tahtından indirerek yerinden edebilir mi? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Teknoloji dünyasında son zamanlarda sıkça dile getirilen bir görüş var: Apple, yapay zeka yarışında rakiplerinin gerisinde kaldı. Ancak bu durum, Apple’ın iyi bilinen iş modelinin bir parçası olabilir mi? Şirketin, teknolojinin olgunlaşmasını bekleyip ardından mükemmelleştirilmiş bir ürünle pazara girdiği daha önce de görülmüştü. Cupertino merkezli dev, belki de bu yarışta tavşan olmak yerine kaplumbağa rolünü üstlenerek uzun vadeli bir oyun oynuyor.
Apple yapay zeka yarışında uzun vadede kazanabilir
Apple’ın yapay zeka konusundaki yetersiz olduğu algısı, özellikle “Apple Intelligence” özelliklerinin sunumundaki aksaklıklarla güçlendi. Haziran 2024’te duyurulan ve Ekim 2024’te aşamalı olarak kullanıma sunulacağı belirtilen yeni emoji araçları, görüntü düzenleme yetenekleri ve akıllı bildirim özetleri gibi özellikler genel olarak olumlu karşılansa da bazı kilit yenilikler ertelendi. Özellikle Siri’nin uygulamalar içinde işlem yapabilmesi ve kişisel verileri kullanarak daha özel bir asistan haline gelmesi gibi önemli özelliklerin gecikmesi, bu konudaki eleştirileri artırdı.
🍎 Is $AAPL's "invisible" AI strategy genius or mistake?
📱 Reality check: • AI promises for iPhone? Still waiting… • Siri upgrades? Pushed to next year • Stock dipped on AI silence in early 2025
🤔 But what if Apple's playing 4D chess? • Waiting for the RIGHT AI partner…
Bu gecikmeler, şirketin planlarında hazırlıksız yakalandığı iddialarını beraberinde getirse de Apple, arka planda stratejisini sessizce işlemeye devam ediyor. Şirket, yapay zeka yeteneklerini geliştirmek için OpenAI ile ortaklık kurdu ve TrueMeeting ile WhyLabs gibi alanında uzman üç girişimi satın aldı. En önemlisi, Apple gizliliği temel bir ayrıştırıcı olarak konumlandırdı. Basit yapay zeka görevlerini doğrudan cihaz üzerinde işleyerek, daha karmaşık olanları ise şifrelenmiş verilerle kendi özel bulut sunucularına taşıyarak kullanıcı verilerini güvende tutmayı hedefliyor.
FT: Sam Altman and ‘Father of the iPhone’ Face Setbacks in Developing Screenless AI Device
• The “screenless AI device” project co-developed by Sam Altman and Jony Ive, known as the “father of the iPhone,” has hit major obstacles due to insufficient computing power, software…
Apple’ın bu yaklaşımı, aceleci davranmak yerine sağlam adımlarla ilerlemeyi tercih ettiğini gösteriyor. Şirket, başkalarının deneme yanılma yoluyla öğrendiği bir alanda, dersleri not alarak ve teknolojiyi mükemmelleştirerek pazara girmeyi planlıyor. Apple CEO’su Tim Cook’un 2025’in ortalarında yaptığı açıklamada, “daha kişiselleştirilmiş bir Siri üzerinde iyi ilerleme kaydettiklerini” belirtmesi ve bu özelliğin 2026’da kullanıma sunulacağının sinyalini vermesi, bu sabırlı stratejinin bir parçası olarak görülüyor.
Apple Watch Ultra’nın otomatik olarak devreye giren siren özelliği, bir dalgıcın hayatını kurtardı. Dalgıç bu özelliği bilmiyordu.
Peki siz Apple’ın yapay zeka stratejisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu sabırlı bekleyişin sonunda kazanan taraf Apple mı olacak? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Steam’in en çok beklenen yapımları arasında yer alan Kingmakers, oyun severleri hayal kırıklığına uğratan sürpriz bir kararla ertelendi. Modern savaş teknolojilerini Orta Çağ ordularına karşı kullanma fikriyle büyük ilgi toplayan bu iddialı yapım, çıkışına yalnızca günler kala alınan bir kararla süresiz olarak ertelendiğini duyurdu.
Kingmakers beklenenden daha geç gelecek
Bağımsız stüdyo Redemption Road Games tarafından geliştirilen Kingmakers, aylar boyunca fragmanları ve benzersiz teması sayesinde Steam istek listesine en çok eklenen oyunlardan biri olmuştu ve oyun dünyasının hareketli geçmesi beklenen Ekim ayının en dikkat çekici oyunu olacaktı. Hayranlar, özellikle 8 Ekim’de yayınlanması beklenen erken erişim sürümünü büyük bir heyecanla bekliyordu.
Stüdyodan yapılan açıklamada, oyunun ileri bir tarihte kesinlikle piyasaya sürüleceği sözü verilse de, ne yazık ki bu erteleme için kesin bir tarih verilemeyeceği belirtildi. Bu durum, oyunun çıkışını dört gözle bekleyen oyuncular arasında doğal olarak endişeye yol açtı. “Günümüzün silahlarıyla geçmişte dev ordulara karşı savaşsaydık nasıl olurdu?” sorusundan yola çıkarak hazırlanan Kingmakers, bu ilgi çekici konseptiyle öne çıkıyordu.
Oyuncular, modern çağdan Orta Çağ’a gönderilen bir karakteri kontrol ederek, yanlarında getirdikleri çağdaş silahlar ve araçlarla binlerce askerin çarpıştığı dev savaş alanlarındaki dengeleri tamamen değiştiriyordu.
Tim Cook'un ardından yeni Apple CEO'su olarak John Ternus gelecek gibi görünüyor. Apple'ın geleceği çok farklı olabilir.
Gerçek zamanlı strateji öğelerini üçüncü şahıs aksiyonla harmanlayan bu yapım, tüfekler, makineli tüfekler ve hatta tanklar gibi modern araçları kale kuşatmaları ve geleneksel savaş taktikleriyle birleştirerek türler arası köprü kuran iddialı bir deneyim vaat ediyordu. Bu erteleme kararı, oyunun bu eşsiz vizyonunu tam anlamıyla hayata geçirebilmek adına ek zamana ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.
Samsung, Android 16 tabanlı One UI 8 güncellemesinin dağıtımına hız kesmeden devam ediyor. Bu hafta, hem eski amiral gemisi kullanıcılarını hem de orta segmentin popüler modellerini sevindirecek çifte bir haber geldi. Galaxy S22 serisi ve Galaxy A34, Avrupa’da kararlı One UI 8 güncellemesini almaya başladı. İşte detaylar.
Galaxy S22 ve Galaxy A34 Serisi One UI 8’e Geçiyor!
Galaxy S22, Galaxy S22+ ve Galaxy S22 Ultra kullanıcıları için bu güncelleme büyük önem taşıyor. Çünkü bu, Galaxy S22 serisinin alacağı dördüncü ve son büyük Android/One UI sürümü (S22 serisi) olarak kayıtlara geçiyor. Serinin yazılım yolculuğu, gelecek yıl yayınlanması beklenen One UI 8.5 ile devam edecek.
Yayında Olduğu Bölge: Avrupa
Ağırlık: 3.177,80 MB
Sürüm Numarası: S90xBXXUIGYI7
Orta segmentin en çok satan modellerinden biri olan Galaxy A34 kullanıcıları da yüzleri güldürecek haberle karşılaştı. Güney Kore’de geçen hafta başlayan kararlı One UI 8.0 (Android 16) güncellemesi, artık milyonlarca Avrupalı kullanıcıya ulaşıyor.
OnePlus tarafından geliştirilen OnePlus 15 yeni sızıntılarla tekrardan gündeme düştü. Bu sefer şarj ve batarya özellikleri ortaya çıktı.
Yayında Olduğu Bölgeler: Avusturya, Hırvatistan, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, Polonya, Portekiz, Sırbistan, Slovenya, İsviçre, Çek Cumhuriyeti ve Birleşik Krallık gibi birçok Avrupa ülkesi.
Ağırlık: Yaklaşık 2 GB
Sürüm Numarası: A346BXXUBEYI7
Yeni One UI 8 arayüzü, gelişmiş yapay zeka özellikleri, yenilenmiş tasarım ve birçok performans iyileştirmesiyle geliyor. Cihazınızı Ayarlar > Yazılım Güncelleme bölümünden kontrol etmeyi unutmayın.
Google, müzik erişilebilirliğini dünya çapında geliştirmek amacıyla YouTube Music uygulaması için yepyeni bir özellik üzerinde testler yapıyor. Bu yenilikçi araç, dinlenen şarkıların sözlerini gerçek zamanlı olarak çevirerek, kullanıcıların anlamadığı dildeki içerikleri dahi kolayca takip edebilmesini sağlayacak.
YouTube Music şarkı sözlerini anında çevirecek
Özellikle yabancı dildeki şarkıları dinlerken sözlerin anlaşılmaması durumunda müzik servislerinin sunduğu şarkı sözü özelliğinin yetersiz kaldığı biliniyor. Normalde kullanıcıların zahmetli bir şekilde sözleri kopyalayıp harici bir çeviri aracı kullanması gerekirken, YouTube Music bu süreci ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Bu yeni çeviri aracı, şarkı sözü gösterme arayüzüne eklenen bir “Translate” (Çevir) seçeneğiyle aktif hale getirilebilecek. Kullanıcı bu seçeneği etkinleştirdiğinde, orijinal şarkı sözlerinin hemen altında çevrilmiş metin otomatik olarak görünecek.
Ancak bu çeviri özelliğinin önemli bir detayı var: Çeviri, kullanıcının istediği herhangi bir dile yapılamayacak. Sistem, çeviriyi doğrudan kullanıcının cihaz ayarlarında belirlenen sistem diline göre gerçekleştirecek. Farklı bir dilde çeviri görmek isteyenlerin, cihazlarının uygulama bazlı dil ayarlarını değiştirmeleri gerekecek.
Tim Cook'un ardından yeni Apple CEO'su olarak John Ternus gelecek gibi görünüyor. Apple'ın geleceği çok farklı olabilir.
Şu an için Premium abonelerle test aşamasında olan bu özellik, makine çevirisi altyapısıyla çalışacak. Söz konusu yeniliğin, ilerleyen dönemlerde de yalnızca YouTube Music Premium kullanıcılarına özel bir ayrıcalık olarak sunulması bekleniyor. Bu hamle, küresel müzik dinleme deneyimini büyük ölçüde iyileştirerek, dil engellerini ortadan kaldırma yolunda önemli bir adım olarak görülüyor.