Suudi Arabistan destekli elektrikli araç üreticisi Lucid, tüketiciye yönelik otonom araçlar geliştirmek için Nvidia ile yeni bir iş birliği yaptığını duyurdu. Şirket, bu hedef doğrultusunda Nvidia’nın donanım ve yazılım teknolojilerinden faydalanacak. Anlaşma sadece araçları değil, aynı zamanda Lucid’in üretim hatlarının yapay zeka kullanılarak tasarlanmasını da kapsıyor.
Lucid ve Nvidia güçlerini birleştirdi: Tüketiciler için otonom araç geliyor
Eski Tesla çalışanları tarafından kurulan Lucid, halihazırda Kuzey Amerika’daki en verimli elektrikli araç olarak bilinen Air sedan modeliyle tanınıyor. Şirket, bu yıl ürün gamına Gravity SUV modelini de ekledi. Kârlılığa ulaşmak için satış adetlerini on binlere çıkarması gereken Lucid, 2027 yılında 50.000 doların altında bir fiyata sahip olması hedeflenen, daha uygun fiyatlı orta boy bir crossover model piyasaya sürmeyi planlıyor.
Lucid, yeni araçlarında “gerçek anlamda gözler, eller ve zihin serbest” bir otonom sürüş sistemi sunmak için Nvidia GPU’larını kullanacak. Şirketin geçici CEO’su Marc Winterhoff, “Yapay zekayı Lucid’in mühendislik mükemmelliğiyle birleştirerek yollardaki en akıllı ve en güvenli otonom araçları sunacağız” şeklinde bir açıklama yaptı. Winterhoff, Nvidia ile ortaklığın, otonom mobilite arayışında Amerikan inovasyon liderliğini güçlendirmeye devam ettiğini belirtti.
NVIDIA, kuantum ve GPU bilişimini birleştiren yeni NVIDIA NVQLink teknolojisi ile hibrit süper bilgisayar çağını başlatıyor.
İlk aşamada, Gravity SUV modeli “Nvidia Drive AV ile güçlendirilmiş” daha gelişmiş bir kısmi otomatik sürüş asistanına sahip olacak. Sonraki adım ise “Seviye 4” otonom sürüş sistemini hayata geçirmek. Bu sistem, belirli coğrafi sınırlar içinde veya sınırlı operasyonel alanlarda, insan müdahalesi olmadan aracın A noktasından B noktasına kendi kendine gitmesini sağlayacak.
Bu hedef, Tesla’nın “Seviye 5” (her yere git) hayalinden daha sınırlı ancak ulaşılması daha mümkün bir hedef olarak görülüyor. Waymo ve Zoox gibi şirketler de Seviye 4 teknolojiler geliştiriyor, ancak bu sistemler genellikle filo yönetimi için tasarlanıyor. Lucid ise bu teknolojiyi doğrudan son tüketiciye sunmayı amaçlıyor. Yeni orta boy EV platformunda Nvidia’nın iki adet Drive AGX Thor bilgisayarı yer alacak. Nvidia’nın yazılım altyapısını kullanmak, Lucid’i sürekli güncelleme yapma zorunluluğundan da kurtaracak.
Nvidia kurucusu ve CEO’su Jensen Huang, araçların “tekerlekli yazılım tanımlı süper bilgisayarlara” dönüştüğünü vurguladı. Müşteriler halihazırda General Motors’un Super Cruise gibi gelişmiş sürüş destek sistemlerine ücret ödemeye alışmış durumda. Lucid, çok daha gelişmiş bir otonom sistem sunarak önemli bir gelir modeli oluşturmayı umuyor.
Lucid tarafından geliştirilen Gravity isimli SUV elektrikli otomobil, paylaşılanlara göre iki farklı şarj portu ile gelecek. İşte detaylar.
Anlaşmanın bir diğer önemli boyutu ise üretim süreçleriyle ilgili. Lucid, Nvidia’nın endüstriyel platformunu kullanarak üretim hatlarını fiziksel olarak kurmadan önce dijital ortamda modelleyecek. Bu “dijital ikiz” yaklaşımı sayesinde robotik kolların yolları optimize edilecek, güvenlik artırılacak ve üretim hatlarının devreye alınma süresi kısaltılacak.
Lucid ve Nvidia iş birliği, otonom sürüş teknolojilerinin son kullanıcıya ulaşması konusunda önemli bir adım olarak dikkat çekiyor. Peki siz, yakın gelecekte Seviye 4 otonom araçların yaygınlaşacağını düşünüyor musunuz?
Otomotiv dünyasının devlerinden Toyota, merakla beklenen yeni Toyota Corolla konsepti ile geleceğe dair güçlü bir gösterim yaptı. Efsanevi Corolla modelinin geleceği için hazırlanan bu konsept, Japan Mobility Show 2025 etkinliğinde tam olarak görücüye çıktı.
Toyota corolla konsepti hangi detaylarla geldi?
Corolla’nın geleceğine ışık tutan bu çarpıcı konsept, keskin hatlara sahip son derece sportif bir tasarım dilini benimsiyor. Ayrıca aracın ön ve arka kısımlarında geniş ışık barları dikkat çekiyor. Toyota, üretime yakın versiyon için temel oluşturacak bu konsept modele 21 inç büyüklüğünde jantlar yerleştiriyor.
Elektrikli ve hibrit seçenekler yolda
Yeni nesil Corolla’nın hem tamamen elektrikli (EV) hem de hibrit motor seçenekleriyle sunulacağı belirtiliyor. Bununla birlikte, konseptin yaşam alanı seri üretime taşınması pek olası durmayan fütüristik çizgiler taşıyor. Ancak bu model, Toyota’nın yeni tasarım dilini ve Corolla efsanesinin gelecekteki duruşunu başarılı şekilde yansıtıyor.
Toyota’dan Avrupa’ya büyük elektrikli araç yatırımı
Toyota ayrıca, yeni bir elektrikli araç modeli için Avrupa’da önemli bir yatırım yapacağını duyurdu. Çek Cumhuriyeti’ndeki Kolin fabrikasında tamamen elektrikli yeni bir modelin üretimine başlanacak. Bu araç, Toyota’nın Avrupa’da üreteceği ilk tamamen elektrikli model olma özelliğini taşıyor.
Şirket, yeni elektrikli araç üretimi için yaklaşık 680 milyon avro yatırım yapacak. Yeni boya ve kaynak atölyeleri eklenerek tesis alanı genişletilecek. Bu yatırım, Toyota’nın 2040 yılına kadar Avrupa’da karbon nötr olma hedefi için atılmış kritik bir adım olacak.
Netflix, izleyici etkileşimini artırmak ve daha sürükleyici deneyimler sunmak için yeni bir döneme giriyor. Şirket, canlı yayınlanan içeriklerinde gerçek zamanlı oylama özelliğini kullanıma sunacağını duyurdu. Bu önemli açıklama, Netflix CTO’su Elizabeth Stone tarafından bir konferansta yapıldı. Bu hamle, yayın platformunun izleyici katılımını artırmak için bulduğu yeni bir yolu temsil ediyor. Yeni özellik, canlı şovları izleyenlerin gerçek zamanlı olarak etkileşime girmesine ve hatta içeriğin gidişatını etkilemesine olanak tanıyacak.
Netflix’ten büyük yenilik: Canlı yayınlarda gerçek zamanlı oylama dönemi başlıyor
İzleyiciler, canlı içerikleri TV veya mobil cihazlarından izlerken oy kullanabilecek ve izledikleri programın sonucuna doğrudan etki edebilecekler. Netflix, bu özelliği ilk olarak Ağustos ayında canlı yemek programı “Dinner Time Live with David Chang” ile test etmeye başladı. Bu denemelerde izleyicilere ton balığı ile kaşarlı tost arasında veya çorba ile salata arasında seçim yapmaları gibi sorular yöneltildi. Oylama sonuçları anlık olarak ekranda gösterildi.
Şirket, gerçek zamanlı oylama özelliğini daha kapsamlı olarak “Star Search” adlı yetenek yarışmasında kullanıma sunacak. Bu program, 20 yıl aradan sonra Netflix tarafından yeniden hayata geçiriliyor ve gelecek yıl yayınlanacak. CTO Elizabeth Stone, izleyicilerin evlerinden TV veya telefon aracılığıyla oy kullanarak yarışmacıların bir üst tura geçip geçmemesi konusunda karar verebileceğini belirtti. Stone, bunun içeriğin zamanla nasıl daha interaktif hale gelebileceğine dair sadece bir başlangıç örneği olduğunu ifade etti.
Netflix artık reklam kampanyaları ve abonelerine film önerilerinde yapay zeka desteğini kullanacak. İşte detaylar..
Oylama sırasında izleyicilerin ekranında bir uyarı belirecek ve performansları değerlendirmeleri için onlara sınırlı bir süre tanınacak. Eğer bir izleyici yayını geri sararsa veya canlı akışın gerisinde kalırsa, oylama penceresini kaçırma ihtimali bulunuyor. Netflix’e göre bu özellik, abonelerin kendilerini hikayenin bir parçası gibi hissetmelerini ve hikayeyi etkileyebilmelerini sağlayacak.
Yapılan ilk testler, bölümler arasında tutarlı bir izleyici katılımı olduğunu ortaya koydu. Netflix, bu sonuçların gelecekteki interaktif eğlence potansiyelinin güçlü bir sinyali olduğuna inanıyor. Yayın devi, diğer platformlarla artan rekabetin yaşandığı bu dönemde, yeni interaktif işlevselliğin üyeleri için topluluk odaklı bir izleme deneyimi yaratmasını umuyor.
Bu, Netflix’in etkileşimi ilk denemesi değil. Şirket daha önce “Too Hot to Handle” ve “Love Is Blind” gibi realite şovlarında izleyici anketlerini test etmişti. Ancak yeni duyuru, bu etkileşimin canlı yayınlar ve diğer formatlarda çok daha kapsamlı hale geleceğini gösteriyor. Netflix, bu adımlarla izleyicilerin izledikleri şovlara daha fazla dahil olmalarını hedefliyor.
Netflix ve Spotify, içerik dünyasını değiştirecek bir podcast iş birliğine imza attı. Yayınlar, 2026'dan itibaren Netflix'e ekleniyor.
Netflix, canlı yayınların yanı sıra TV için geliştirdiği “Parti Oyunları” (Party Games) ve ilerleyen dönemde podcast’ler için de gerçek zamanlı etkileşim üzerinde duruyor. Stone, bulut oyunlarının da benzer bir etkileşim deseni sunduğunu belirtti. Örneğin, “Boggle” gibi oyunlar bu yılın son çeyreğinde TV’lerde yer alacak. Ayrıca ana sayfada animasyonlar ve dinamik özel efektler içeren sürükleyici deneyimler de başlatılıyor. Cadılar Bayramı Koleksiyonu ile başlayan bu yeniliği, Aralık ayında Tatil Koleksiyonu ve gelecekte “Bridgerton” gibi özel temalar takip edecek.
Netflix’in canlı yayınlarda izleyiciye kontrol vermesi, platformdaki pasif izleme alışkanlıklarını değiştirebilir. Platformun bulut oyunları ve interaktif şovlara yönelik bu adımları, eğlence sektöründeki rekabeti de artıracak gibi görünüyor. Peki siz Netflix’in canlı yayınlar için getirdiği bu yeni interaktif oylama özelliği hakkında ne düşünüyorsunuz?
CEO Jensen Huang, Washington D.C.’de düzenlenen GTC etkinliğinde NVIDIA GTC 2025 duyuruları ile adeta teknoloji dünyasını sarstı. Huang, yapay zekanın yeni bir endüstriyel devrim olduğunu belirterek, bu devrimin merkezinde yer alacak yeni nesil teknolojileri, platformları ve çığır açan ortaklıkları tek tek açıkladı.
Tüm NVIDIA GTC 2025 duyuruları ve yapay zeka devrimi
Jensen Huang, konuşmasına bilişim dünyasındaki temel bir değişime dikkat çekerek başladı. Moore Yasası’nın artık sona erdiğini ve Dennard ölçeklemesinin on yıl önce durduğunu belirten Huang, geleceğin “hızlandırılmış bilişim” olduğunu vurguladı. Bu yeni dönemin anahtarının ise basitçe daha fazla transistör değil, tüm sistemi baştan tasarlamak olduğunu söyledi.
NVIDIA’nın ‘hazinesi’: CUDA X kütüphaneleri
Huang, NVIDIA’nın başarısının sadece GPU donanımından ibaret olmadığını, asıl “hazine”nin CUDA yazılım platformu olduğunu belirtti. Bu ekosistem, geliştiricilerin hızlandırılmış bilişimden faydalanmasını sağlıyor. Şirketin şu anda 350’den fazla CUDA X kütüphanesi bulunuyor.
Bu kütüphaneler arasında çip üretimi için TSMC ve Samsung’un kullandığı cuLitho, lojistik optimizasyonu için cuOpt, veri bilimi için cuDF, yapay zeka için cuDNN, sağlık ve medikal görüntüleme için Monai ve kuantum bilişim için cuQuantum gibi kritik teknolojiler yer alıyor.
Telekomünikasyonda dev adım: Nokia ile 6G ortaklığı
Huang, telekomünikasyonun bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu ve ABD’nin bu alanda liderliği geri alması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, dünyanın en büyük telekomünikasyon üreticilerinden Nokia ile dev bir ortaklık duyuruldu. Bu ortaklık, 6G teknolojisinin temelini yeniden yazmayı hedefliyor.
NVIDIA, ‘NVIDIA Arc’ (Aerial Radio Network Computer) adında yeni bir ürün hattı tanıttı. Grace CPU, Blackwell GPU ve ConnectX ağ teknolojilerini birleştiren bu platform, ‘Aerial’ kütüphanesi ile çalışacak. Bu sayede, baz istasyonları yazılım tanımlı ve yapay zeka destekli hale gelecek.
Bu teknoloji iki temel fayda sağlayacak: Birincisi, ‘AI for RAN’ ile radyo spektral verimliliğini artırarak enerji tüketimini düşürmek. İkincisi ise ‘AI on RAN’ ile baz istasyonlarını endüstriyel robotik gibi alanlar için birer uç (edge) bilişim merkezi haline getirmek.
Kuantum bilişim ve GPU’lar birleşiyor: NVQLink
Richard Feynman’ın 40 yıl önceki hayali olan kuantum bilişimde, nihayet stabil bir mantıksal qubit üretme konusunda atılım yaşandı. Ancak Huang, bu hassas sistemlerin çalışması için klasik süper bilgisayarlara ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Kuantum işlemcilerin (QPU) hata düzeltme ve kalibrasyon için GPU’lara bağlanması gerekiyor.
Bu ihtiyacı karşılamak için NVIDIA, ‘NVQLink’ adını verdiği yeni bir ara bağlantı mimarisini duyurdu. NVQLink, QPU’lar ve GPU’lar arasında terabaytlarca veriyi mikrosaniyeler içinde taşıyacak. CUDA-Q platformu ise bu hibrit sistemin yazılım temelini oluşturacak.
ABD bilimi için 7 yeni yapay zeka süper bilgisayarı
Huang, ABD Enerji Bakanlığı (DOE) ile büyük bir ortaklık yapıldığını açıkladı. Berkeley, Oak Ridge ve Los Alamos dahil 8 farklı DOE laboratuvarı, kuantum araştırmaları ve temel bilim için NVQLink ve CUDA-Q platformlarını benimseyecek. Bununla birlikte, ulusal bilimi ilerletmek amacıyla 7 yeni yapay zeka süper bilgisayarı inşa edilecek.
Yapay zeka nedir: Araç değil, ‘iş’
Konuşmanın en önemli bölümlerinden biri, yapay zekanın tanımına ilişkindi. Huang, yapay zekanın bir sohbet robotundan çok daha fazlası olduğunu belirtti. Yapay zeka, bilişim yığınını temelden yeniden icat etti. Artık her şey ‘tokenizasyon’ üzerine kurulu; metinler, kimyasallar, proteinler, genler ve hatta robot eylemleri bile ‘token’ haline getirilebiliyor.
Huang, “AI bir araç (tool) değildir, AI iştir (work)” diyerek çok önemli bir ayrım yaptı. Geçmişin yazılımları (Excel, Word) bizim kullandığımız araçlardı. Günümüzün yapay zekası ise (Cursor gibi) bizim adımıza araçları kullanan ‘ajan’ (agentic) sistemlerdir. Bu nedenle yapay zeka, 100 trilyon dolarlık küresel ekonomiye doğrudan etki edecek.
Blackwell için 500 milyar dolarlık rekor talep
Yapay zeka modelleri artık ‘para ödemeye değer’ bir noktaya ulaştı. Bu durum, ‘erdemli bir döngü’ (virtuous cycle) başlattı: Daha akıllı AI, daha fazla kullanıcı; daha fazla kullanıcı, daha fazla gelir; daha fazla gelir, daha fazla işlem gücü; daha fazla işlem gücü, daha akıllı AI.
Moore Yasası’nın bittiği bir dünyada bu döngüyü sürdürmenin tek yolu ‘aşırı birlikte tasarım’ (extreme co-design) olarak açıklandı. NVIDIA artık sadece çip değil, tüm sistemi bir bütün olarak tasarlıyor. Bunun son ürünü ise devrim niteliğindeki Blackwell platformu.
Yeni ‘MVLink 72’ mimarisi, 72 GPU’yu tek bir devasa GPU olarak çalıştırabilen bir ‘fabric’ (doku) oluşturuyor. Bu tasarım sayesinde Blackwell, H200’e kıyasla 10 kat daha fazla performans sunuyor. Daha da önemlisi, dünyanın en düşük maliyetli token üretimini mümkün kılıyor.
Bu performans farkı, pazara da yansıdı. Huang, NVIDIA’nın 2026’ya kadar Blackwell ve Reuben platformları için kümülatif olarak yarım trilyon (500 milyar) dolarlık bir talep görünürlüğüne ulaştığını açıkladı. Bu, Hopper’ın tüm ömründeki büyümenin 5 katı anlamına geliyor.
‘Made in America’: Üretim Arizona’da
Huang, Blackwell üretiminin ABD’ye döndüğünü de müjdeledi. Blackwell çipleri, Arizona’daki tesislerde tam kapasiteyle üretilmeye başlandı. Bu hamle, ABD’nin yeniden sanayileşmesi ve ulusal güvenlik için kritik bir adım olarak vurgulandı.
Gelecek nesil: Kablosuz ‘Reuben’ mimarisi
NVIDIA, Blackwell’in sevkiyatı devam ederken bir sonraki nesil olan ‘Reuben’ platformunu da tanıttı. Üçüncü nesil rack ölçekli sistem olan Reuben, tamamen kablosuz ve sıvı soğutmalı bir tasarıma sahip. Bu sistemin gelecek yıl bu zamanlarda üretime girmesi planlanıyor.
Omniverse DSX: Geleceğin dijital ikiz fabrikaları
NVIDIA artık sadece çip değil, tüm AI fabrikalarını tasarlıyor. Bu amaçla ‘Omniverse DSX’ duyuruldu. DSX, gigawatt ölçekli devasa yapay zeka fabrikalarını inşa etmeden önce onları dijital bir ikizde tasarlamak, simüle etmek ve optimize etmek için bir plan (blueprint) sunuyor.
Stratejik kurumsal ortaklıklar: Palantir ve CrowdStrike
NVIDIA’nın sadece bulut (AWS, Google, Azure) ve SaaS (SAP, ServiceNow) devleriyle değil, aynı zamanda stratejik yazılım şirketleriyle de çalıştığı belirtildi. İki yeni ortaklık öne çıktı. Birincisi, siber güvenlik devi CrowdStrike; bu ortaklık, siber tehditleri ışık hızında tespit edecek yapay zeka ajanları yaratacak. İkincisi ise veri analizi devi Palantir; Palantir’in Ontology platformu, NVIDIA ile hızlandırılarak hükümetler ve şirketler için devasa ölçekte veri işleme kapasitesi sunacak.
Fiziksel AI: Robotlar ve Uber duyurusu
Konuşmanın son bölümü ‘Fiziksel AI’ yani robotlara ayrıldı. Fiziksel bir yapay zekayı çalıştırmak için 3 bilgisayar gerekiyor: Blackwell (eğitim), Omniverse (simülasyon) ve Jetson Thor (operasyon). Bu platform, Foxconn’un Teksas’ta kurduğu robotik fabrikadan, Figure gibi insansı robotlara ve hatta Disney’in sevimli ‘Blue’ robotuna kadar her şeyi kapsıyor.
Ancak en büyük duyuru robotaksi alanında geldi. ‘NVIDIA Drive Hyperion’ platformu, Lucid, Mercedes-Benz ve Stellantis gibi üreticiler tarafından standart olarak benimsendi. Gecenin son bombası ise Uber ile yapılan ortaklık oldu. Hyperion platformunu kullanan tüm robotaksiler, Uber’in küresel ulaşım ağına bağlanarak devasa bir pazar oluşturacak.
Peki, NVIDIA GTC 2025 duyuruları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Android Auto, “Earth” kod adlı yeni bir güncelleme ile araç içi bilgi-eğlence sistemi deneyimini önemli ölçüde değiştirmeye hazırlanıyor. Bu yeni özellik, Android telefonlardan alışkın olduğumuz ana ekran widget’larını doğrudan araçların panosuna taşıyacak. “Earth”, kullanıcıların telefonlarındaki uygulamalara ait widget’ları Android Auto ana ekranına eklemelerine izin verecek şekilde tasarlandı. Özellik henüz geliştirme aşamasında ve 5.6.154404-release.daily (beta) sürümünde keşfedildi, ancak gelecekteki kişiselleştirme seçeneklerine dair ilk ipuçlarını sunuyor.
Android Auto yenileniyor: Ana ekrana Widget desteği geliyor
Mevcut Android Auto sistemi, kullanıcıların medya oynatma gibi hızlı kontroller için “Görev Çubuğu Widget’ları” eklemesine zaten izin veriyor. Bu mevcut kontroller, etkinleştirildiğinde ekranın alt kısmındaki uygulama simgelerinin yerini alıyor. Ayrıca, bir kişiyi aramak veya Google Asistan komutunu tetiklemek gibi eylemler için “Başlatıcıyı özelleştir” ayarlarından özel kısayollar da eklenebiliyor. Ancak yeni “Earth” özelliği, bu mevcut sistemlerden tamamen farklı bir şekilde çalışacak.
Yeni ana ekran widget sistemi, mevcut test versiyonunda Android Auto ekranını ikiye bölüyor. Widget’ın eklendiği panel, ekran genişliğinin yaklaşık %35-40’ını kaplıyor. Geri kalan %60-65’lik kısım ise diğer uygulamalar ve içerikler için ayrılıyor. Kullanıcılar, Android Auto ayarlarında “Customize Earth” (Earth’ü Özelleştir) olarak adlandırılan bir menü üzerinden bu widget’ları seçebiliyor. Bu “Widget companion” (Widget yardımcısı) ekranında, uyumlu uygulamalar listeleniyor ve bir widget seçilip eklenebiliyor.
Android Auto uygulaması, iki yeni özellik sunmaya başlıyor. Bu yenilikler, kullanıcı deneyimini oldukça iyileştirecek.
Kullanıcılar bu ekrandan yalnızca bir widget seçebiliyor. Yeni bir widget eklendiğinde, bir önceki widget’ın yerini alıyor. Yani, aynı anda birden fazla widget kullanmak şu an için mümkün değil. Ayrıca widget’ın boyutu sadece ayar menüsünde bulunan bir ölçek kaydırıcısı ile sınırlı bir şekilde ayarlanabiliyor; serbest konumlandırma veya yeniden boyutlandırma seçenekleri bulunmuyor.
Test edilen sürümde, birçok widget’ın henüz Android Auto için optimize edilmediği gözlemlendi. Örneğin, Spotify widget’ı yatay düzen için tasarlandığından ekranda tam olarak düzgün görünmüyor. Oynatma kontrolleri çalışsa da, albüm kapağına dokunmak bir uyarı mesajı çıkarıyor. Bu durum, widget’ın Android Auto içinde çalışmak yerine telefondaki ana uygulamayı açmaya çalışmasından kaynaklanıyor. Benzer şekilde, Gemini ve Google Keep widget’ları da dokunulduğunda aynı uyarıyı vererek düzgün çalışmıyor.
Google tarafından sunulan Android Auto için GameSnack kaldırılma iddiası ortaya atıldı. İşte detaylar ve dahası.
Öte yandan bazı widget’ların mevcut sürümde bile iyi performans gösterdiği tespit edildi. Pixel Hava Durumu widget’ı, konum erişimi etkinleştirildiğinde gerçek zamanlı bilgileri sorunsuz bir şekilde gösteriyor. Saat uygulamasının Kronometre widget’ı da normal şekilde çalışıyor. Google Takvim widget’ı ise aylar arasında geçiş yapılmasına izin veriyor, ancak belirli bir tarihe veya etkinliğe dokunmak yine de uyarı mesajını tetikliyor.
Bu özelliklerin tümü, Google’ın Android Auto deneyimini daha kişisel ve işlevsel hale getirme niyetini açıkça ortaya koyuyor. Geliştirme süreci henüz çok erken bir aşamada olduğundan, gelecekteki güncellemelerde daha fazla uygulamanın uyumlu hale gelmesi ve mevcut kısıtlamaların kaldırılması bekleniyor. Peki siz aracınızda Android Auto kullanıyor musunuz ve bu yeni widget özelliğinden beklentileriniz neler? Düşüncelerinizi bizimle paylaşın.
Siber güvenlik devi Kaspersky, Pazartesi günü yayınladığı bir raporda “Dante” adında yeni bir casus yazılım tespit ettiğini duyurdu. Bu yazılımın, Rusya ve komşusu Belarus’taki Windows kurbanlarını hedef aldığı belirtildi. Araştırmacılar, Dante casus yazılımının, 2019 yılında kötü şöhretli casus yazılım üreticisi Hacking Team’in satın alınmasıyla kurulan, Milano merkezli Memento Labs tarafından yapıldığını açıkladı.
Hacking Team’in küllerinden doğan Memento Labs, “Dante” yazılımıyla yakalandı
Haberin ardından Memento CEO’su Paolo Lezzi, yabancı basına konuşarak Kaspersky tarafından yakalanan casus yazılımın gerçekten de Memento’ya ait olduğunu doğruladı. Lezzi, bu açığın ortaya çıkmasından dolayı casus yazılımı kullanan bir hükümet müşterisini sorumlu tuttu. CEO, müşterinin Windows casus yazılımının eski bir sürümünü kullandığını ve Memento’nun bu sürüme verdiği desteği zaten bu yılın sonunda keseceğini ifade etti.
Lezzi, müşterinin “açıkça zaten ölü olan bir yazılımı kullandığını” söyledi ve bu müşterinin yazılımı artık kullanmadığını düşündüğünü belirtti. Hangi müşterinin yakalandığından emin olmadığını ekleyen Lezzi, Memento’nun tüm müşterilerinden Windows kötü amaçlı yazılımını kullanmayı bırakmalarını daha önce istediklerini vurguladı. Şirketin, Kaspersky’nin Aralık 2024’ten beri Dante enfeksiyonlarını tespit ettiği konusunda müşterilerini uyardığı da öğrenildi.
Çin, yeni nesil casus yazılımı ile gündem oldu. Teknoloji, Android cihazlara fiziksel erişim sağlandığında devreye giriyor.
Paolo Lezzi, Memento Labs’ın mevcut odak noktasının değiştiğini ve artık yalnızca mobil platformlar için casus yazılım geliştirdiklerini söyledi. Ayrıca Lezzi, şirketin bazı “zero-day” (sıfır gün) açıkları geliştirdiğini, ancak çoğunlukla bu açıkları dış geliştiricilerden temin ettiğini de sözlerine ekledi.
Kaspersky sözcüsü Mai Al Akka ise casusluk faaliyetinin arkasında hangi hükümetin olduğuna dair yorum yapmadı. Ancak saldırganların “güçlü bir Rusça bilgisine ve yerel nüanslara hakim olduğunu” fakat ara sıra yaptıkları hataların ana dillerinin Rusça olmadığını gösterdiğini belirtti. Kaspersky, Dante casus yazılımını kullanan ve “ForumTroll” olarak adlandırdığı bir bilgisayar korsanlığı grubu tespit etti. Grubun, hedefleri “Primakov Readings” adlı siyaset ve ekonomi forumuna davetiyelerle tuzağa düşürdüğü bildirildi.
Avrupa hükümetleri kendi iletişimleri için Matrix gibi şifrelemeler kullanırken, Chat Control ile vatandaşların gizliliğini kırmak istiyor.
Kaspersky, Rusya’daki medya kuruluşları, üniversiteler ve devlet kurumları dahil olmak üzere geniş bir yelpazenin hedeflendiğini açıkladı. Dante’nin keşfi, firmanın Chrome tarayıcısındaki bir sıfır gün açığını istismar eden kimlik avı saldırılarını tespit etmesinin ardından geldi. Memento CEO’su Lezzi ise bu Chrome açığının kendileri tarafından geliştirilmediğini savundu. Araştırmacılar, casus yazılımın kodunda “DANTEMARKER” kelimesinin bırakıldığını, bunun da Memento’nun daha önce bir konferansta duyurduğu Dante ismine açık bir referans olduğunu belirtti.
Bu olay, Memento Labs’ın tartışmalı geçmişini yeniden gündeme getirdi. Lezzi, 2019’da Hacking Team’i sadece bir euro karşılığında satın aldığını ve “sıfırdan başlamayı” planladığını açıklamıştı. Hacking Team, 2015 yılında “Phineas Fisher” adlı bir bilgisayar korsanı tarafından hacklenmiş ve 400 gigabaytlık dahili verisi sızdırılmıştı. Bu sızıntı, şirketin insan hakları ihlalleriyle bilinen ülkelere yazılım sattığını ve gazeteciler ile muhaliflerin hedef alındığını ortaya çıkarmıştı.
Toronto Üniversitesi Citizen Lab’den kıdemli araştırmacı John Scott-Railton, bu durumun casusluk teknolojilerinin yayılmaya devam ettiğini gösterdiğini belirtti. Scott-Railton, tartışmalı bir şirketin büyük bir hacklenme ve skandallar sonrası “ölmesine” rağmen, küllerinden yeni bir şirket ve yeni casus yazılımlarla yeniden doğabildiğini vurguladı. Bu tür casus yazılımların devletler tarafından kullanılması hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Yeni bir çalışma, yapayzekaaramamotorları hakkında şaşırtıcı bir eğilimi ortaya çıkardı. Görünüşe göre bu sistemler, Google gibi geleneksel aramaların aksine daha az bilinen, düşük trafikli web sitelerini kaynak olarak gösteriyor.
Yapay zeka arama motorları nasıl farklı çalışıyor?
Ruhr University Bochum ve Max Planck Enstitüsü’nden araştırmacılar bu konuyu inceledi. Ekip, Google’ın standart arama sonuçlarını, Google’ın AI Overviews, Gemini 2.5 Flash ve GPT-4o’nun web arama modu yanıtlarıyla karşılaştırdı.
Popülerlik sıralaması değişiyor
Analiz, yapay zeka sistemlerinin popülerlikte çok daha alt sıralarda yer alan sitelerden yararlandığını ortaya koydu. Birçok durumda, bu kaynaklar Google’ın aynı sorgu için ilk 100 sonucunda bile görünmüyordu. Örneğin, Gemini’nin kaynaklarının medyan alan adı sıralaması 1.000’in üzerindeydi.
Bilgi kalitesi olumsuz etkilenmedi
Ancak, bu düşük trafikli sitelere kayışın bilgi kalitesine zarar vermediği görüldü. Araştırmaya göre GPT tabanlı modeller, sosyal medyadan kaçınarak kurumsal sitelere ve ansiklopedik içeriğe yöneldi. Bilgi çeşitliliği seviyesi de geleneksel arama ile benzer düzeyde kaldı.
Özetleme ve güncellik zayıf noktalar
Yine de bir zayıflık tespit edildi. Bu sistemler bilgiyi özetlediği için bazı küçük veya belirsiz ayrıntılar kaybolabiliyor. Bununla birlikte, yapay zeka araçlarının zamana duyarlı veya hızla değişen konularda güncel bilgiyi sağlamakta zorlandığı da belirtildi.
Apple, rekor kıran iPhone 17 satışlarının desteğiyle 4 trilyon dolar değerleme barajını aşan üçüncü şirket oldu. Şirket, Microsoft ve Nvidia’nın ardından bu özel kulübe katıldı. Hisse senetleri 269,2 dolar ile rekor seviyeye ulaştı.
iPhone 17 talebi, Apple 4 trilyon dolar değerleme getirdi
Bu tarihi başarının arkasındaki en büyük itici güç, iPhone 17 serisine yönelik güçlü pazar talebi oldu. Counterpoint Research, satışların ilk 10 günde yıllık bazda %14 arttığını bildirdi. Özellikle standart iPhone 17 modeli, geçen yıla göre üçte bir daha fazla satış yaptı.
Gümrük vergileri ve üretim stratejisi
Apple’ın büyümesi, ABD’nin Çin ithalatına yönelik 2025 tarifelerine rağmen geldi. Şirket, Donald Trump’ın vergilerinden kaçınmak için üretim kaydırma stratejisini hızlandırdı. Bu nedenle Apple, iPhone üretimini Hindistan’a ve iPad montajını Vietnam’a taşıdı.
Fiyat artışına rağmen marjlar korundu
Bu esnek üretim hamlesi, Apple’ın kârlılığını korumasını sağladı. Analistler, iPhone 17 Pro modelindeki 100 dolarlık fiyat artışına rağmen marjların bu sayede korunduğunu belirtti. Bu durum, Apple’ın “korumacı bir ortamda büyümeyi sürdürme” becerisini kanıtladı.
Yatırımcıların gözü 30 Ekim’de
Piyasalar şimdi Apple’ın 30 Ekim’deki kazanç raporuna odaklanmış durumda. Wedbush Securities, Apple’ın genişleyen yapay zeka hizmetlerinin 2027’ye kadar yıllık 10 milyar dolar gelir üretebileceğini tahmin ediyor.
Çıkacak en iyi grafikli oyunlar, oyun dünyasını heyecanlandırmaya devam ediyor. Geliştiriciler, mevcut nesil konsolların (PS5 ve Xbox Series) gücünü tam anlamıyla kullanmaya başladı. Bu nedenle, 2026’da görsel bir şölen sunacak oyunlar yolda.
Merakla beklenen çıkacak en iyi grafikli oyunlar
Bu yıl Death Stranding 2 ve Assassin’s Creed Shadows gibi yapımlar grafikleriyle dikkat çekti. Ancak asıl görsel devrim 2026’da başlayacak. İşte çıkış tarihi onaylanan ve grafikleriyle nefes kesmeyi hedefleyen o yapımlar.
Resident Evil Requiem (27 Şubat 2026)
Capcom, RE Engine kullanarak fotorealistik ortamlar ve karakterler vaat ediyor. Resident Evil Requiem’in, serinin şimdiye kadarki en iddialı ve pahalı oyunu olduğu belirtiliyor. Bu durum, Capcom’un oyuna ne kadar güvendiğini gösteriyor.
Crimson Desert (19 Mart 2026)
Crimson Desert, ilk fragmanlarıyla inanılmaz görünüyordu. Geliştiriciler, devasa ve zengin detaylara sahip bir açık dünya sunuyor. Oyuncular kuleleri yok edebilecek, ejderhalara binebilecek ve devasa ordularla savaşlara katılabilecek. BlackSpace Engine bu yükü nasıl kaldıracak merak konusu.
Saros (20 Mart 2026)
Returnal’ın geliştiricisi Housemarque’dan yeni bir PS5 özel oyunu daha geliyor. Saros, Returnal’ın aksiyon-roguelike formülünü derinleştirirken, PS5’in ve DualSense kontrolcünün sınırlarını zorlayacak. Oyunun hızlı aksiyonu içinde görsel detayları fark etmek zor olabilir.
007 First Light (27 Mart 2026)
Hitman serisinin yaratıcısı IO Interactive’in en iddialı projesi olarak öne çıkıyor. Stüdyo, kendi Glacier Next motorunu kullanıyor. Bu oyun; geniş, ayrıntılı mekanlar, adrenalin dolu kovalamacalar ve sinematik bir yetenek sunacak.
Grand Theft Auto 6 (26 Mayıs 2026)
Listenin en çok beklenen oyunu şüphesiz GTA 6. Rockstar, muazzam açık dünyasında benzeri görülmemiş bir gerçekçilik ve sadakat düzeyi sunmayı hedefliyor. GTA 6, piyasaya çıktığında görsel çıtayı yıllarca aşılamayacak bir seviyeye taşıyabilir.
Yerli otomobil Togg T10X’in özel olarak üretilen Togg limuzin versiyonu ilk kez kamuoyuna çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Altay tankının teslimat törenine bu özel olarak tasarlanmış araçla katılım gösterdi.
Togg limuzin versiyonu törende dikkat çekti
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Altay tankı teslim törenine gelişi, Togg’un daha önce görülmemiş bu özel modelini ortaya çıkardı. Aracın kaputunda Cumhurbaşkanlığı forsu taşıdığı ve beyaz renkte olduğu görüldü. Bu özel model, standart T10X’ten belirgin şekilde daha uzun bir yapıya sahip.
9 koltuklu özel tasarım
Edinilen bilgilere göre limuzin Togg T10X, toplam 9 adet koltuk kapasitesine sahip. Aracın aynalarında ve ön tamponunda turkuaz renkli detaylar bulunuyor. Ayrıca, normal T10X modelinde olduğu gibi bu özel versiyon da yüzde 100 elektrikli bir motordan güç alıyor ve uzun bir cam tavana sahip.
Seri üretim planlanmıyor
Bu özel versiyonun seri üretimi veya halka yönelik bir satışı planlanmıyor. Aracın, Bursa’daki Togg fabrikasında misafir turları için özel olarak tasarlandığı belirtiliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın törende kullandığı bu model, Togg’un esnek üretim kabiliyetini de göstermiş oldu.
DxOMark, yeni modeller için yaptığıiPhone 17 ekran testi sonuçlarını paylaştı. Testler, hem iPhone 17 hem de yeni iPhone Air modelinin ekran performansını detaylıca ortaya koydu. Şaşırtıcı bir şekilde, iki cihaz da aynı genel puanı aldı.
iPhone 17 ekran testi ve Air modelinin karnesi
DxOMark uzmanlarına göre, iPhone Air modeli “dengeli ve rafine bir görsel deneyim” sunuyor. Cihazın yansıma yönetimi birçok rakibini geride bıraksa da, Samsung Galaxy S25 Ultra modelinin biraz gerisinde kalıyor. Raporda belirtilen tek olumsuzluk, otomatik parlaklık açıkken karanlıkta video izlemenin görüntüyü çok sönük bırakabilmesi oldu.
Dokunmatik tepki süresi ve renk
iPhone Air, True Tone açıkken veya kapalıyken iyi bir renk performansı sergiliyor. Bununla birlikte, testlerde en çok öne çıkan özelliği dokunmatik tepki süresi oldu. 69ms ölçülen bu süre, Galaxy S25 Edge (72ms) ve Pixel 10 Pro XL (90ms) gibi rakiplerinden daha hızlı.
iPhone 17: Okunabilirlikte belirgin artış
Standart iPhone 17 modeli ise “okunabilirlikte belirgin bir artış” vaadiyle öne çıkıyor. Cihaz, önceki modele göre dokunmatik tepki süresinde ve okunabilirlik alanında önemli iyileştirmeler gösteriyor. Ayrıca, doğrudan güneş ışığı altında bile güçlü bir okunabilirlik sağlıyor.
Puanlama ve genel sıralama
Her iki model de Okunabilirlik (154), Renk (155), Video (140) ve Dokunmatik (163) kategorilerinde birebir aynı puanları aldı. Bu sonuçlarla iki telefon da küresel sıralamada 25. sıraya yerleşti. Ancak iPhone 17, ‘premium’ kategoride 5. olurken, iPhone Air ‘ultra-premium’ kategoride 20. sırada yer aldı.
Apple, merakla beklenen iOS 26.1 güncellemesinin RC (Sürüm Adayı) versiyonunu beta test kullanıcılarına sundu. Gelecek hafta beklenen tam sürüm öncesindeki bu son adım, iOS 26.1 yenilikleri listesini netleştirdi. İşte öne çıkan değişiklikler.
Ana iOS 26.1 yenilikleri: ‘Liquid Glass’ ve Kilit Ekranı
En büyük yenilik ‘Liquid Glass’ (Sıvı Cam) için eklenen yeni geçiş ayarı oldu. Kullanıcılar artık Ayarlar > Ekran ve Parlaklık > Liquid Glass yolundan ‘şeffaf’ (mevcut tasarım) ve ‘renkli’ seçenekleri arasında tercih yapabilecek. Renkli seçenek, bildirimler ve sekme çubukları arkasındaki opaklık seviyesini değiştiriyor.
Kilit ekranı kamera hareketi kapanıyor
Bununla birlikte, iOS 26.1 çok istenen bir başka ayarı daha getiriyor. Artık Ayarlar > Kamera > Açmak için Kilit Ekranını Kaydır seçeneğiyle, kilit ekranındaki kamerayı açma kaydırma hareketi devre dışı bırakılabiliyor. Bu sayede, kameranın yanlışlıkla açılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Apple Intelligence ve AirPods için yeni diller
Apple Intelligence, bu güncellemeyle aralarında Türkçe’nin de bulunduğu 8 yeni dil (Danca, Felemenkçe, Norveççe vb.) desteği kazanıyor. Ayrıca, AirPods Live Translation (Canlı Çeviri) özelliği de Çince, İtalyanca, Japonca ve Korece dillerini desteklemeye başlıyor.
Apple TV yeniden markalaşıyor
Apple, yayın hizmeti Apple TV+’ı sadece ‘Apple TV’ olarak yeniden markalaştırıyor. Bu değişime ‘canlı yeni bir kimlik’ ve TV uygulaması için yeni bir ikon eşlik ediyor. Diğer küçük değişiklikler arasında, alarmları kapatmak için ‘Kilidi Açmak için Kaydır’ arayüzü ve Müzik uygulamasında şarkı değiştirmek için kaydırma hareketi de bulunuyor.
iOS 26.1 RC şu anda geliştirici beta test kullanıcıları için indirilebilir durumda. Herkese açık kararlı sürümün ise muhtemelen bir hafta içinde yayınlanması bekleniyor.