Redmi Turbo 5 dev bataryasıyla sızdırıldı!

Orta segmentin iddialı oyuncusu Redmi, merakla beklenen yeni modeli Turbo 5 ile ilgili sızıntıların ardı arkası kesilmiyor. Güvenilir bilgi kaynağı Digital Chat Station tarafından paylaşılan son detaylar, cihazın tasarım ve batarya özelliklerinde önemli iyileştirmelerle geleceğini gösteriyor.

Sızıntılara göre Redmi, Turbo 5 modelinde genel tasarım ve yapım kalitesine büyük önem vermiş. Telefonun özellikle malzeme kalitesi ve işçilik anlamında ciddi bir sıçrama yapması bekleniyor. Cihaz, 1.5K çözünürlüğe sahip, 6.5 inç düz LTPS ekranla kullanıcıların karşısına çıkacak.

redmi turbo 5

Premium bir his veren metal orta çerçeve ile donatılan telefon, suya ve toza karşı tam koruma sağlayan IP68 sertifikasına sahip olacak. Yeni modelde, daha modern ve hızlı bir çözüm olan ekran içi optik parmak izi sensörünün bulunacağı belirtiliyor. Redmi Turbo 5’in en dikkat çekici yönleri, performans ve pil ömründe sunduğu iddialı geliştirmeler.

Honor MagicOS 10 kendini geliştiren yapay zeka ile geldi

Honor MagicOS 10 kendini geliştiren yapay zeka ile geldi

ONOR, yeni yapay zeka işletim sistemi HONOR MagicOS 10’u duyurdu. Yeni YOYO ajanı ve 1x3xN ekosistem stratejisi tanıtıldı.

Daha önceki raporlar, Redmi’nin bu modelde MediaTek Dimensity 8500 Ultra yonga setini kullanacağını işaret etmişti. Bu güçlü çipin aynı zamanda Oppo Reno 15 Pro, Honor Power 2 ve Realme Neo 8 gibi diğer orta/üst segment cihazlarda da yer alması bekleniyor.

Önceden çıkan 9.000 mAh+ iddialarının aksine, son sızıntı cihazın 7.500 mAh gibi devasa bir batarya kapasitesine sahip olacağını doğruluyor. Bu büyük pil, kesintisiz güç deneyimi için 100W hızlı şarj desteğiyle geliyor.

Redmi, orta segmentteki rekabette öne geçmek için lansman takvimini hızlandırıyor. Daha önce 2026 yılının ilk çeyreği (Q1 2026) olarak konuşulan tanıtım tarihi, artık Kasım 2025 olarak bekleniyor. Bu, Redmi’nin yeni nesil performans telefonunu piyasaya beklenenden çok daha erken süreceği anlamına geliyor.

Serinin daha güçlü üyesi Turbo 5 Pro modelinin ise 2026 yılının ilk yarısında gelmesi bekleniyor. Redmi’nin önceki stratejilerine benzer şekilde, Redmi Turbo 5’in global pazarda Poco X8 Pro adıyla piyasaya sürülmesi bekleniyor. Poco X8 Pro’nun Avrupa sertifikasyon listelerinde görülmüş olması, bu ihtimali oldukça güçlendiriyor.

DJI Romo ile robot süpürge işine girdi

DJI Romo robot süpürge serisi, drone ve aksiyon kameralarıyla tanınan şirketin bu alandaki ilk adımı oldu. DJI, drone’larından edindiği görsel hassasiyet tecrübesini yeni süpürgelerine aktardığını iddia ediyor.

DJI Romo robot süpürge özellikleri neler?

DJI Romo, ön tarafında panoramik görüntü için iki adet balık gözü kamera kullanıyor. Bu kameralara, geleneksel robot süpürgelerdeki lazer yönlendirmeli görüş sistemi eşlik ediyor. Ayrıca, kendi geliştirdiği üç lazer modülü ve dürbün görüşü sayesinde, masadan sarkan bir kablo gibi 2 mm inceliğindeki nesnelerin bile atlanmamasını sağlıyor. DJI, yüzey haritalarını oluşturmak için yapay zeka kullandığını ve verilerin gizlilik için yerel olarak saklandığını belirtiyor.

Güçlü emiş ve akıllı temizlik

Romo, 25.000 pascal basınçta “ekstra geniş” bir emiş kanalına sahip. Bununla birlikte, dar alanlar arasına uzanabilen mekanik kollar ve ovma pedleri de bulunuyor. Islak paspas özelliği de sunan cihaz, 164 ml’ye kadar temizleme sıvısı karışımı tutabiliyor. Homing istasyonu ise farklı amaçlar için iki ayrı temizlik maddesi kabı içeriyor. DJI, Romo’nun farklı odaları ayırt etmek ve buna göre değişen güçte sıvılar kullanmak için görsel algısını kullandığını söylüyor.

Şeffaf tasarımlı Romo P modeli

DJI, Romo’yu A, S ve P olmak üzere üç modelde sunuyor. P modeli, Nothing markasının tasarımlarını anımsatan şeffaf bir kasaya ve baz istasyonuna sahip. S modeli tamamen beyaz bir gövdeye sahipken, A modeli beyaz bir süpürge ve şeffaf bir baz istasyonuna sahip.

Düşük gürültü ve uygulama desteği

DJI, süpürgeyle birlikte düşük gürültülü çalışmaya odaklanıyor. Tasarımın, emiş ve dönen bıçaklardan kaynaklanan gürültüyü %80’e kadar azalttığını iddia ediyor. Kendi kendini temizleme özellikleri sunan cihaz, su veya toz toplama torbalarının ne zaman değiştirilmesi gerektiğini bildirmek için DJI Home uygulaması aracılığıyla uyarılar gönderiyor. Ancak Romo, bazı rakiplerinin aksine merdiven veya yüksek kapı eşiklerini tırmanamıyor.

DJI Romo fiyatı ve çıkış tarihi

Fiyatlandırmaya gelince, DJI Romo S modeli 650 dolar, tam şeffaf P modeli ise 950 dolar fiyatla satılıyor. Bu fiyatlar, iRobot gibi geleneksel oyuncularla benzer bir seviyede yer alıyor.

Peki, DJI’ın robot süpürge pazarına girişi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

SEGWAY, Stratejik Pazarlara Yatırımlarını Artırmaya Hazırlanıyor

Mikromobilite devi SEGWAY, “Yolculuğa Öncülük Et, Geleceği Şekillendir” temasıyla düzenlediği küresel iş ortakları konferansında, dünyanın dört bir yanından iş ortaklarını Çin’in Changzhou kentindeki akıllı fabrikasında ağırladı. SEGWAY, hızla gelişen mikromobilite sektöründe uzun vadeli işbirliklerini ve ortak büyümeye olan bağlılığını vurguladığı etkinlikte, küresel iş ortaklarıyla güven tazeledi ve kilit pazarlara yatırımlarını artırarak sürdürme taahhüdünü yineledi.

İki gün süren zirve kapsamında akıllı fabrikasının kapılarını iş ortaklarına açan SEGWAY, teknolojik gücünü ve üretim kabiliyetlerini sergiledi. Konuklar, SEGWAY’in akıllı fabrikasını, Ar-Ge laboratuvarlarını ve deneyim mağazalarını gezme şansı bulurken, aynı zamanda şirketin en yeni elektrikli kick-scooter, e-bisiklet, SSV ve UTV modellerini bizzat inceledi. Konferans, iş ortaklarına SEGWAY’in dünya standartlarındaki araştırma, üretim ve kalite kontrol kabiliyetleri hakkında ilk elden detaylı bilgiler sağladı.

SEGWAY’in inovasyon felsefesinin merkezinde kullanıcı olduğunu vurgulayan Segway-Ninebot Başkanı Vincent Chen, “Kullanıcı ihtiyaçlarını her zaman inovasyonun merkezine koyuyoruz. Hedefimiz, sürekli teknolojik gelişmelerle daha güvenli, daha akıllı ve daha konforlu ürünler sunmak” dedi. Chen, yüksek performanslı GT ve zorlu arazilere uygun ZT serilerinden günlük şehir içi ulaşım için tasarlanmış F ve E serilerine kadar uzanan ve her ihtiyaca yanıt veren geniş ürün yelpazesinin, kullanıcı odaklı yaklaşımlarının somut bir sonucu olduğunun altını çizdi.

SEGWAY’in iş ortaklarına olan bağlılığını ve gelecek taahhütlerini dile getiren SEGWAY Mikro Mobilite CMO’su Johnny Zhang, “Bayilerimizi ve bölgesel büyümeyi desteklemek, tüm ekosistemimiz için bir kazan-kazan modeli oluşturmak konusunda kararlıyız. Genç, güvenilir, profesyonel ve yenilikçi markamızın temel değerlerini daha güçlü bir şekilde anlatmak için kilit bölgelerdeki pazarlama yatırımlarımızı artıracağız” dedi.

SEGWAY Türkiye ve Orta Doğu Ülke Müdürü Can Yalçın Yıldız ise yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Türkiye ve Orta Doğu’da büyüyen pazarlarımızda, SEGWAY’in küresel vizyonunu yerel ihtiyaçlarla birleştirerek mikro mobilitenin geleceğini birlikte şekillendirmek için çalışmaya devam edeceğiz.”

Türkiye’den MediaMarkt, Teknosa, Vatan Bilgisayar ve Şengüller ile; Birleşik Arap Emirlikleri’nden Virgin Megastore üst düzey yöneticilerinin de bulunduğu konferansta, bölgedeki güçlü perakende ortaklıkların geleceğe taşınacağı vurgulandı.

2025 SEGWAY Mikro Mobilite Küresel Kilit Ortaklar Konferansı, mikromobilitenin geleceğinin ancak küresel vizyon ve yerel pazar uzmanlığının birleşimiyle yazılabileceğini teyit etti. SEGWAY, bu vizyon doğrultusunda, güçlü ürün yol haritası yerel liderlerle kurduğu işbirlikleriyle, mobilitenin daha akıllı ve çevreci geleceğine doğru net bir rota çiziyor.

NVIDIA RTX 5090 Founders Edition hayal kırıklığı yarattı

NVIDIA RTX 5090 Founders Edition tasarımı ile büyük bir tartışma yarattı. Ünlü onarım teknisyeni NorthridgeFix, bu yeni yapıyı “bir onarımcının bakış açısıyla şimdiye kadarki en kötü tasarım” olarak nitelendirdi.

NVIDIA RTX 5090 Founders Edition tasarımı neden ‘en kötüsü’ oldu?

NorthridgeFix kanalının yaptığı analize göre, sızdırılan görsellerdeki yapı oldukça karmaşık görünüyor. İddialar, kartın GPU, bellek ve VRM’ler için üç ayrı PCB (Baskılı Devre Kartı) kullandığını öne sürüyor. Bu durum, onarım sürecini mevcut modellere göre çok daha zorlu hale getiriyor.

GPU kalıbına erişim çok zor

En büyük endişe ise GPU kalıbının (die) konumu. Sızıntılar, GPU’nun ana PCB’nin *arkasında* yer aldığını gösteriyor. NorthridgeFix, bu nedenle GPU’ya erişmek için teknisyenlerin önce tüm soğutma bloğunu, ara katmanları ve diğer PCB’leri tamamen sökmesi gerektiğini belirtiyor.

Oysa mevcut RTX 4090 gibi kartlarda, soğutucuyu çıkardıktan sonra GPU’ya doğrudan erişim sağlanabiliyordu. Yeni tasarım, basit bir yeniden lehimleme (reballing) işlemini bile saatler süren bir operasyona dönüştürebilir.

Onarım süresi ve maliyeti artacak

NorthridgeFix, normalde 30-40 dakika süren bir onarım işinin bu tasarım yüzünden saatler alacağını vurguluyor. Bununla birlikte, artan işçilik süresi doğrudan onarım maliyetlerine yansıyacaktır.

Teknisyen, bu karmaşıklık nedeniyle birçok onarım noktasının bu kartları tamir etmekten kaçınabileceğini veya çok yüksek ücretler talep edebileceğini düşünüyor. Bu durum, garanti dışı kalan tüketiciler için kötü haber anlamına geliyor.

RTX 5060 Ti 8 GB hezimete uğradı

RTX 5060 Ti 8 GB hezimete uğradı

Nvidia, GeForce RTX 5060 Ti 8 GB ekran kartının satışlarından memnun kalmadı.

Elbette bu yorumların, sızdırılan ve henüz doğrulanmamış bir tasarıma dayandığını belirtmek gerekiyor. Nihai ürünün farklı bir yapıda olma ihtimali hala bulunuyor.

Peki, sızdırılan bu yeni NVIDIA tasarımı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Discord üzerinden her şeyiniz çalınabilir!

Siber suçlular, açık kaynaklı bir penetrasyon testi aracını yeniden şekillendirip Discord ve tarayıcı hesaplarını ele geçirmeye yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattı. Python tabanlı RedTiger adlı araç, güvenlik araştırmacıları için tasarlanmışken kötü niyetli aktörlerin elinde bilgi hırsızlığına yarayan güçlü bir araca dönüştü.

RedTiger nedir, nasıl kötüye kullanılıyor?

RedTiger, başlangıçta ağ taraması, parola kırma, açık kaynak istihbaratı toplama ve zararlı örnekler üretme kapasitesine sahip bir penetrasyon testi aracı olarak geliştirildi. Ancak saldırganlar, aracın kodunu PyInstaller gibi derleyicilerle bağımsız çalıştırılabilir .exe dosyalarına çevirip, bunları oyun eklentisi veya Discord yardımcı aracı gibi aldatıcı isimlerle sahte dağıtımlar halinde yayıyor. Kullanıcılar bu tür dosyaları çalıştırdığında sistemlerine arka kapı işlevi gören kötü amaçlı yazılım yükleniyor.

Hedef: Discord, tarayıcı verileri ve dijital cüzdanlar

RedTiger temelli kötü sürümler devreye girdikten sonra öncelikle Discord istemcisi ve popüler web tarayıcılarına ait veritabanlarını taramaya başlıyor. Düzenli ifadeler (regex) kullanarak Discord jetonlarını çıkarıyor, geçerli olanları doğruluyor ve hesapla bağlantılı e-posta, profil bilgileri, kayıtlı ödeme seçenekleri, iki faktör bilgileri ve abonelik verilerini topluyor. Ayrıca Discord’un index.js dosyasına enjekte edilen kodla oturum açma, parola değiştirme ve satın alma işlemleri anlık olarak izlenebiliyor. Böylece saldırganlar kredi kartı ve PayPal verilerine de erişebiliyor.

Tarayıcı tarafında ise kaydedilmiş parolalar, çerezler, geçmiş, kayıtlı kredi kartı bilgileri ve uzantılar hedef alınıyor. Yazılım masaüstünden ekran görüntüleri alabiliyor ve sistemdeki .TXT, .SQL, .ZIP gibi dosyalar üzerinde arama yapabiliyor.

Veriler nasıl dışarı çıkıyor?

Toplanan bilgiler bir arşiv hâline getirilip üçüncü taraf dosya paylaşım platformlarına yükleniyor. Saldırganlar, bu dosyaların indirme bağlantılarını Discord webhook’ları aracılığıyla alıp yönetiyor. Zararlı sürümlerin bir kısmı, analiz araçlarını veya sanal ortamları tespit ettiğinde çalışmayı durdurarak güvenlik araştırmacılarının incelemesini zorlaştırıyor. Hatta bazı örnekler, sistemde binlerce sahte işlem başlatarak ve rastgele dosyalar oluşturarak davranış analizi süreçlerini yanıltmaya çalışıyor.

Güvenlik analizleri, bu saldırı dalgasının özellikle Fransız Discord kullanıcılarını hedef aldığına işaret ediyor. Ancak kullanılan dağıtım yöntemleri ve işletim mantığı, aynı tekniğin farklı coğrafyalarda hızla yayılabileceğini gösteriyor. Saldırılar genellikle oyun toplulukları, hile/mod paylaşımı yapılan gruplar ve üçüncü taraf eklenti arayan kullanıcılar üzerinden başlıyor.

Hangi önlemler alınmalı?

Güvenlik uzmanları, doğrulanmamış kaynaklardan gelen çalıştırılabilir dosyaların asla açılmaması gerektiğini vurguluyor. Özellikle mod, trainer, booster gibi oyun odaklı eklenti vaatleri taşıyan dosyalar yüksek risk barındırıyor.

Şüpheli bir etkinlik fark eden kullanıcıların izlemesi gereken adımlar şöyle:

Discord üzerinde oturum açma jetonlarını geçersiz kılmak, tüm hesaplarda şifreleri değiştirmek ve mümkünse tarayıcıda kayıtlı parolaları temizlemek ilk yapılması gerekenler arasında. Uygulamayı resmi kaynaktan yeniden yüklemek, iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirmek ve sistemde güvenilir bir antivirüs/EDR yazılımı ile tam tarama yapmak şart. Ayrıca tarayıcı uzantılarını gözden geçirmek ve bilinmeyen eklentileri kaldırmak, şüpheli dosyaların yedeğini izole edip profesyonel yardım almak atılabilecek diğer adımlar.

Türkiye’de Discord engelleneli 1 yıl oldu!

Türkiye’de Discord engelleneli 1 yıl oldu!

Ülkemizde Discord engelleneli bugün tam 1 yıl oldu. Veri sızıntısı yaşayan Discord'un ne zaman açılacağı belli değil.

Neden tespit etmek zorlaşıyor?

RedTiger tabanlı kötü örnekler, analizden kaçınma ve sahte davranış üretme yetenekleri sayesinde tespit edilemeyi zorlaştırıyor. Debugger veya analiz ortamı tespit edildiğinde çalışmayı durdurmaları, rastgele dosya ve işlem üreterek davranışı karma karışık hâle getirmeleri, geleneksel imza-tabanlı savunmaları yanıltabiliyor. Bu teknikler, güvenlik ekiplerinin bulaşan örnekleri hızlıca tanımlamasını ve izole etmesini güçleştiriyor.

RedTiger örneği, açık kaynaklı güvenlik araçlarının kötü niyetli kişilerin elinde nasıl tehlikeli silahlara dönüşebileceğini gösteriyor.

Yeni Kia EV4 GT geliyor: İşte tasarımı

Kia, 2026 yılında piyasaya süreceği yüksek performanslı elektrikli hatchback modeli EV4 GT’yi kamuflajlı görsellerle sessizce gün yüzüne çıkardı. Marka, elektrikli otomobilin bu performans versiyonunu “GT Wrap” adını verdiği özel bir kamuflajla tanıttı. Bu ilk görünüş, modelin yakında yollarda olacağının kesin sinyalini veriyor.

Yeni Kia EV4 GT ortaya çıktı

Yeni EV4 GT, çift motorlu dört tekerlekten çekiş (AWD) sistemi ve şasiye uygulanan performans odaklı güncellemeler ile geliyor. Kaynaklardan gelen bilgilere göre, bu çift motorlu AWD sistem yaklaşık 400 beygir güç üretiyor. Kia, bu donanımlarla EV4 GT’yi doğrudan VW ID.3 GTX, Cupra Born VZ ve MG4 X Power gibi elektrikli rakiplerin karşısına getiriyor.

Kamuflaj altında incelenen EV4 GT, genel hatlarıyla aracın GT-Line versiyonuna çok yakın duruyor. Buna karşın ön bölümde dikey hava girişleri ve yeniden tasarlanan tampon araca daha agresif bir görünüm kazandırıyor.

Yan profilde, elmas kesim jantların arasından parlayan neon renkli fren kaliperleri hemen dikkat çekiyor. Aracın arka kısmında GT’ye özgü bir difüzör ve ortada konumlanmış dikey LED aydınlatma grubu kullanıldı. Bu tasarım detayları, makyajlı EV6 GT modelini anımsatıyor.

Otomobilin görünmeyen kısmında ise sürüş dinamiklerine odaklanan ciddi farklılıklar bulunuyor. Kia’nın diğer GT modellerinde olduğu gibi EV4 GT de özel süspansiyon ayarları ve daha hızlı tepki veren direksiyon oranı ile geliyor.

Bu sayede virajlı yollarda keskin, sportif ve dengeli bir sürüş sunuyor. Sürüş deneyimini zenginleştirmek için tasarlanan sanal vites geçişleri ve yapay devir kesici gibi sürücü odaklı özellikler de araçta yer alıyor.

One UI 8.5 beta ertelendi mi?

Samsung’un bir sonraki Android kullanıcı arayüzü sürümü olan One UI 8.5’in beta programının başlangıcı, ortaya çıkan iddialara göre ertelendi. Yeni arayüzün normal şartlarda Kasım ayında ilk beta sürümüyle kullanıcılara sunulması bekleniyordu. Ancak gelen bilgiler, Galaxy S26 serisinin geliştirme sürecindeki aksaklıklar nedeniyle bu takvimin değiştiğini gösteriyor.

One UI 8.5 beta ertelenmiş olabilir

Gecikmenin ana nedeni, Samsung’un amiral gemisi Galaxy S26 serisindeki bir modelin, özellikle Galaxy S26+’nın geliştirme sürecinde yaşanan aksama. Samsung bu modeli daha önce üretim planlarından çıkarmıştı.

Ancak, önceki nesil Galaxy S25 Edge modelinin düşük satış performansı sergilemesi üzerine şirket, S26+ modelini yeniden üretim planlarına dahil etti. Bu ani karar değişikliği ve tekrar sürece dahil etme, geliştirme sürecini sekteye uğrattı.

Bu değişiklikler zincirleme bir etki yarattı. Edinilen bilgilere göre, Samsung tüm Galaxy S26 serisinin lansmanını Mart ayına erteledi. Yeni amiral gemisi serisiyle birlikte piyasaya çıkması beklenen One UI 8.5’in beta sürecinin de bu nedenle ağırdan alındığı belirtiliyor.

Xiaomi 17 Air geliyor!

Xiaomi 17 Air geliyor!

Xiaomi 17 Air, karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Cihaz, tasarımı ile büyük fark yaratabilir.

Buna göre, Galaxy S26 serisi için tasarlanan One UI 8.5’in beta programının başlangıcı Kasım ayından kayarak artık Aralık veya Ocak ayında başlaması öngörülüyor. Bu durum, teknoloji çevrelerinde henüz resmi bir açıklama olmamasına rağmen, Samsung’un planlarında ciddi bir revizyona gittiği sinyalini veriyor.

Twitter.com alan adı artık resmen tarih oluyor

Elon Musk’ın sahibi olduğu X, twitter.com alan adı için beklenen son adımı attı. Elon Musk’ın yeniden markalaşma süreci kapsamında platform, artık tamamen x.com adresine taşındı.

Twitter.com alan adı neden x.com oldu?

Elon Musk’ın platformu devralmasının ardından başlayan yeniden markalaşma süreci tamamlanıyor. Uzun bir süredir twitter.com adresine giren kullanıcılar otomatik olarak x.com‘a yönlendiriliyordu.

Ancak, bu yönlendirmeye rağmen kullanıcılar tarayıcılarının adres çubuğunda hala twitter.com ifadesini görmeye devam ediyordu. Artık bu durum tamamen değişti.

Kullanıcılara bildirim gönderildi

X, kullanıcılara konuyla ilgili yeni bir bilgilendirme göstermeye başladı. Platform, açılır pencerede “Tüm temel sistemlerimizin x.com alan adına taşındığını duyurmaktan memnuniyet duyarız” mesajını yayınladı.

Musk’ın ‘her şey uygulaması’ hedefi

Bu son değişiklik, twitter.com‘un tarayıcı çubuğunda artık görünmeyeceği anlamına geliyor. Elon Musk, bu adımı X’i bir “her şey uygulaması” yapma vizyonunun önemli bir parçası olarak görüyor.

WhatsApp yeni özelliğini duyurdu

WhatsApp yeni özelliğini duyurdu

WhatsApp depolama yönetimi için sohbet bazlı yeni bir sistem getiriyor. Artık her sohbetin kapladığı alanı ayrı görebileceksiniz.

Peki, X’in bu alan adı değişikliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Opera GX Yayın Profili ile yayıncıları koruyacak

Opera GX, içerik üreticilerinin canlı yayınlardaki en büyük endişelerinden yola çıkarak yeni Opera GX Yayın Profili aracını geliştirdi. Bu yeni mod, yayıncıların yanlışlıkla kişisel bilgilerini veya dikkat dağıtıcı unsurları göstermesini engelliyor.

Opera GX Yayın Profili nasıl çalışıyor?

Yayın Profili, yayıncılara izleyicilerinin ne göreceği konusunda tam kontrol veriyor. Bu araç, tarayıcı geçmişinizi ve son aramalarınızı adres çubuğundan gizleyerek internet alışkanlıklarınızı güvende tutuyor.

Kişisel öneriler ve widget’lar gizleniyor

Başlangıç sayfasında, tarama geçmişine dayalı site önerileri kaldırılıyor. Ayrıca, çevrimiçi alışveriş sitelerinden son görüntülenen ürünler de gizleniyor. Bu sayede, hediye listenizin kazara ifşa olmasının önüne geçiliyor. Tertemiz bir görünüm için tüm widget’lar ve hızlı erişim kısayolları da bu modda kapatılıyor.

Yayın akışını bölen sesler ve bildirimler

Yeni profil, istenmeyen sesleri önlemek için tüm sekmeleri otomatik olarak sessize alıyor ve tarayıcı seslerini kapatıyor. Yerleşik reklam engelleyici ise açılır pencereleri engelliyor. Bununla birlikte, kenar çubuğundaki sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları da gizlenerek özel konuşmaların görünmesi engelleniyor.

Kolay erişim ve Streamlabs iş birliği

GX, bu profil için özel bir masaüstü kısayolu oluşturuyor. Böylece yayıncılar tek tıkla yayın düzenine geçebiliyor. Ayrıca, bu modda donanım hızlandırma devre dışı bırakılabiliyor; bu da bazı ekran yakalama araçlarıyla uyumluluğu artırıyor.

Lansman kapsamında Opera GX, Streamlabs ile de iş birliği yaptı. GX kullanıcıları, Streamlabs Ultra aboneliklerinde aylık 12 dolar, yıllık ise 39 dolar indirim fırsatı yakalıyor. Özelliği etkinleştirmek için tarayıcı logosuna tıklayıp “Profiller” menüsünden seçim yapmak yeterli.

Peki, Opera GX’in yeni yayıncı modu hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Yapay zeka ile çalışma süresi 3 güne inecek!

Zoom kurucusu ve CEO’su Eric Yuan, yapay zekanın çalışma haftamızı nihayet kısaltacağına inanıyor. Yuan, Pazartesi günü TechCrunch Disrupt 2025 konferansında sahnede önemli açıklamalarda bulundu. CEO, yapay zeka asistanlarının bu değişimi mümkün kılacağını söyledi. Zoom, video konferans ürününe yapay zekayı güçlü bir şekilde entegre ediyor. Bu özellikler arasında “dijital ikiz” adı verilen bir teknoloji de yer alıyor. Dijital ikiz, sizin yerinize konuşabilen bir yapay zeka avatarı olarak görev yapıyor.

Zoom CEO’sundan iddialı hedef: 5 yıl içinde haftada 3 gün çalışma

Eric Yuan, bu teknolojinin potansiyelini göstermek için dikkat çekici bir adım attı. CEO, bu yıl yatırımcılarla yapılan bir toplantıda kendi yapay zeka avatarını kullandı. Yuan, bu adımın “iletişimin sınırlarını” zorladığını belirtti. Disrupt etkinliğinde yönetici, yapay zeka hakkında çok zaman harcadıklarını vurguladı. Ayrıca Yuan, piyasaya sürülecek doğru ürünlere odaklandıklarını belirtti. Neye yatırım yaptığı sorulduğunda ise net bir cevap verdi: “Yapay zeka, yapay zeka ve yapay zeka.”

Zoom, Eric Yuan, yapay zeka

Zoom, yapay zekanın iş dünyasını kökten dönüştüreceğine inanıyor. Bu konu, şirketin saatler süren strateji toplantılarının merkezinde yer alıyor. Yuan, yapay zeka yardımcılarının kullanım alanlarının çok geniş olduğunu düşünüyor. Bu teknoloji sadece video konferanslarda yerinizi almayacak. CEO, gelecekteki bir senaryoyu da katılımcılarla paylaştı.

Zoom, Eric Yuan, yapay zeka

CEO, katılımcılardan iki yöneticinin Zoom üzerinden bir sözleşme üzerinde görüştüğünü hayal etmelerini istedi. Yuan’a göre, bu yöneticilerin uzun bir görüşme yapması gerekmeyecek. Önce dijital ikizlerini plan üzerinde çalışmaları için gönderebilecekler. Dijital ikizler birlikte çalışarak ön hazırlığı tamamlayacak. Yuan ayrıca yapay zekanın e-posta yönetiminde de yardımcı olabileceğini belirtti. Sistem, e-postalarınızı sizin yerinize kontrol edebilir. Hangilerinin önemli olduğunu ve acil yanıt gerektirdiğini belirleyebilir.

OPPO ve Google’dan Yapay Zeka ortaklığı!

OPPO ve Google’dan Yapay Zeka ortaklığı!

OPPO ve Google yapılan açıklamalarla birlikte Find X9 serisi için anlaşma yaptığını duyurdu. İşte detaylar.

Yuan, yapay zekanın Zoom’un diğer çözümlerini de geliştireceğine inanıyor. Şirketin çevrimiçi beyaz tahta ve ortak çalışma dokümanları gibi farklı araçları bulunuyor. CEO, “Bugün işleri halletmek için tüm bu ürünlere manuel olarak odaklanmam gerekiyor. Sonunda yapay zeka yardım edecek,” dedi. Yuan, asıl hedefini de açıkladı: “Bunu yaparak artık haftada beş gün çalışmamıza gerek kalmayacak.” “Beş yıl içinde haftada üç veya dört gün. Hedef bu.”

Yapay zekanın iş hayatımızı bu kadar değiştirecek olması önemli bir gündem maddesi. Peki siz Eric Yuan’ın haftada 3-4 gün çalışma hedefi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Dijital Hizmet Vergisi artabilir!

Türkiye, dijital ekonomide yeni bir düzenlemeye hazırlanıyor. Özellikle yabancı merkezli dijital platformlara uygulanan Dijital Hizmet Vergisi oranının artırılmasına yönelik teklif, son günlerde teknoloji ve ekonomi çevrelerinin ana gündem maddesi haline geldi.

Mevcut durumda Türkiye’de dijital hizmet sağlayıcılarından alınan vergi oranı %7,5 düzeyinde. Ancak yeni teklif ile bu oranın %12,5’e çıkarılması planlanıyor.

Vergi Artışının Gerekçesi

Dijital Hizmet Vergisi temel hedefi, yabancı dijital şirketlerin Türkiye’de elde ettikleri gelir üzerinden daha adil bir vergi yükümlülüğüne tabi olmalarını sağlamak. Özellikle video akış servisleri, müzik platformları, oyun mağazaları ve sosyal medya devleri gibi global firmaların ülke ekonomisine katkı payını artırmak amaçlanıyor.

Yetkililer, mevcut sistemde bu şirketlerin yerel gelirlerinin yeterince vergilendirilmediğini ve yerli teknoloji girişimlerinin rekabet gücünün zayıfladığını belirtiyor. Bu nedenle düzenleme, hem mali gelirleri artırmak hem de yerli dijital şirketlerin rekabet şartlarını güçlendirmek amacıyla gündeme getirildi.

Hangi Şirketler Etkilenecek?

Vergi artışı özellikle yabancı menşeli dijital içerik ve hizmet platformlarını doğrudan ilgilendiriyor. Müzik ve video akış servisleri, dijital oyun satıcıları, uygulama mağazaları, reklam ağları ve bulut tabanlı servis sağlayıcılar bu kapsamda değerlendirilecek. (Google, Facebook, TikTok, Netflix, HBO Max, Prime Video, Steam, Epic Games) gibi.

Bu durum, global devlerin Türkiye’deki fiyatlandırma politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Uzmanlara göre şirketler, artan vergi yükünü kullanıcıya yansıtabilir. Bu da abonelik ücretlerinde artış veya hizmet koşullarında değişiklik gibi sonuçlar doğurabilir.

Dijital Hizmet Vergisi’nin yükseltilmesi kısa vadede devlet gelirlerini artırabilir. Ancak uzun vadede bu adımın, uluslararası yatırımcıların Türkiye pazarına yaklaşımını etkileyebileceği konuşuluyor. Bazı uzmanlar, yüksek vergi yükünün yabancı dijital firmaları yatırım ve içerik üretimi konusunda daha temkinli davranmaya itebileceğini belirtiyor.

X’in yapay zeka ansiklopedisi Grokipedia açıldı

X’in yapay zeka ansiklopedisi Grokipedia açıldı

Elon Musk’ın X için geliştirdiği yapay zeka ansiklopedisi Grokipedia, kısa bir çöküşün ardından yayına girdi.

Kullanıcılara Yansıyacak mı?

Vergi artışı doğrudan kullanıcıyı hedeflemiyor olsa da, dolaylı etkileri kaçınılmaz görünüyor. Yabancı dijital platformların, maliyet artışını fiyatlarına yansıtması durumunda Türkiye’deki abonelik ücretleri yükselebilir. Özellikle popüler müzik ve video servislerinde bu artışın kısa sürede hissedilebileceği öngörülüyor.

Yabancı dijital şirketler açısından yeni düzenleme, sadece finansal değil, aynı zamanda hukuki ve operasyonel bir uyum süreci anlamına da geliyor. Kısacası, dijital dünyanın devleri Türkiye pazarında artık daha yüksek bir vergi yüküyle karşı karşıya kalacak.

Apple’dan 20. yıl devrimi: İşte iPhone 20 sızıntıları!

Apple, iPhone’un 10. yıl özel sürümünü 2017 yılında tanıttığı iPhone X ile kutlamıştı. Model; sektöre yön veren Face ID, çentikli tasarım ve minimize edilmiş çerçeveler gibi özellikleri sunmuştu. Bu tasarım, ekran alanını hiç olmadığı kadar genişletmişti. Şimdi ise iPhone’un 20. yıl dönümü yaklaşıyor. Söylentilere göre Apple, iPhone X ile başlattığı tasarımı 2027 yılında ileri bir seviyeye taşımak istiyor. Bu özel modelin tanıtılmasına henüz iki yıl olsa da Apple’ın büyük değişiklikleri gizlemesi zor görünüyor ve önemli söylentiler şimdiden teknoloji kulislerinde dolaşmaya başladı.

iPhone 19 Atlanabilir: Apple, 2027’de iPhone 20 ile Neleri Değiştirecek?

En dikkat çekici beklenti, Apple’ın uzun süredir hedeflediği “kesintisiz bir cam parçası” görünümündeki iPhone tasarımı. Söylentilere göre bu modelde hiçbir çıkıntı veya çerçeve bulunmayacak. Bunun için ekranın cihazın dört kenarından da aşağı doğru kavis yaparak çerçevenin etrafını tamamen sarması planlanıyor. Böyle bir tasarım, telefonu daha hassas hale getirebilir ve kullanılabilecek kılıf türlerini kısıtlayabilir. Ancak Apple, mevcut modellerde kullandığı Ceramic Shield 2 gibi teknolojilerle dayanıklılığı zaten artırmaya başlamıştı. Samsung da geçmişte kavisli ekranları kullanmış ancak hiçbir zaman tam çerçevesiz bir tasarım sunmamıştı.

iPhone 20, Apple, Face ID, A21

Tamamen cam tasarımın hayata geçebilmesi için Dynamic Island ve ön kamera deliğinin ortadan kalkması gerekiyor. Söylentiler bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Ekran analisti Ross Young, 2027 iPhone’u için ekran altı Face ID teknolojisinin hazır olmayacağını belirtirken, diğer kaynaklar bunun mümkün olabileceğini düşünüyor. Eğer Apple tüm bileşenleri ekran altına alamazsa, ekran altı Face ID ve ön kamera için küçük bir delik içeren bir ara çözüm görebiliriz. Ekran tarafındaki bir diğer yenilik ise daha parlak ve ince OLED paneller olacak. Apple’ın, COE (Kapsülleme Üzerine Renk Filtresi) teknolojisine sahip Samsung OLED ekranlarını kullanacağı iddia ediliyor.

iPhone kamerasına seviye atlatan uygulama!

iPhone kamerasına seviye atlatan uygulama!

Adobe Project Indigo kamera uygulaması, son güncelleme ile iPhone 17 serisine destek vermeye başladı. Uygulama, ücretsiz olarak sunuluyor.

COE teknolojisi, OLED paneldeki polarize filmi kaldırarak ekran katmanını inceltiyor. Böylece daha fazla ışık geçişine izin verilerek hem parlaklık artırılıyor hem de güç tüketimi azalıyor. Polarize film olmadığında yansımalarla başa çıkmak zorlaşsa da Apple’ın mevcut iPhone’larda kullandığı yansıma önleyici kaplamayı daha da geliştirmesi bekleniyor. Kavisli kenarlarda eşit parlaklık sağlamak için “krater şeklinde” bir ışık dağıtım katmanının da düşünüldüğü belirtiliyor.

Donanım tarafında ise Apple’ın kendi tasarımı olan modem çipine geçiş süreci öne çıkıyor. Şirketin hedefi, 2027 yılında iPhone’da kendi modemlerini kullanmak ve Qualcomm’un çiplerini performans olarak geride bırakmak. Apple modemlerinin, donanım entegrasyonu sayesinde çok daha verimli çalışması, daha yüksek hızlar sunması ve yapay zeka işlevlerini iyileştirerek pil ömründe ciddi bir artış sağlaması hedefleniyor. İşlemci tarafında ise, ikinci nesil 2 nanometre mimarisine sahip A21 çipinin kullanılması muhtemel görünüyor.

Kamera sisteminde de önemli iyileştirmeler bekleniyor. Söylentiler, daha iyi dinamik aralık sunacak özel bir HDR sensörünün kullanılacağı yönünde. Bu sensörün, tek bir karede 20 stop’a kadar dinamik aralık yakalayabileceği iddia ediliyor. Bu da üst düzey sinema kameralarının yeteneklerine yakın bir seviye anlamına geliyor. Bu gelişmenin, iPhone 18 modelleri için konuşulan değişken lens açıklığı gibi diğer yeniliklerle birleşmesi bekleniyor.

iPhone 18 RAM kapasitesi ile şov yapacak

iPhone 18 RAM kapasitesi ile şov yapacak

Apple'ın standart iPhone 18 RAM kapasitesini 12GB'a çıkaracağı iddia edildi. Bu, standart modelin Pro versiyonlarla eşitlenmesini sağlayacak.

Öte yandan isimlendirme konusunda da ilginç bir beklenti var. 2027’de iPhone 19 yerine Apple’ın bu numarayı atlayacağı düşünülüyor. Tıpkı 2017’de iPhone 9’un atlanması gibi, 2027’de de iPhone 18’den iPhone 20’ye bir geçiş yaşanabilir. Ayrıca, Apple’ın 2026 için planladığı ilk katlanabilir iPhone modelinin 2027’ye ertelenebileceği ve 20. yıl dönümüne denk getirilebileceği de konuşulanlar arasında.

İlk iPhone Ocak 2007’de duyurulup Haziran 2007’de piyasaya sürülmüştü. Teknik olarak 20. yıl dönümü 29 Haziran 2027 olsa da Apple’ın geleneksel Eylül ayı lansman takvimini değiştirmesi beklenmiyor. 20. yıl iPhone’unun da tıpkı iPhone X gibi Eylül ayında tanıtılması öngörülüyor. Apple’ın 10. yılda yaptığı gibi büyük bir teknolojik sıçrama yapıp yapmayacağı merak konusu. Peki siz 20. yıl iPhone’undan hangi özellikleri bekliyorsunuz?